Theses supervised by Prof. Dr. Fuat Köksal

17 theses · Yozgat Bozok University

Master'sOpen AccessTR

Yüksek sıcaklığın genleştirilmiş vermikulit kullanılarak üretilen hafif harçların özelliklerine etkisi

Bu çalışma refrakter bir malzeme olan genleştirilmiş vermikulit kullanılarak üretilen harçların yüksek sıcaklığa maruz bırakıldıktan sonraki bazı fiziksel ve mekanik özelliklerinin deneysel olarak araştırılmasını kapsamaktadır.

Serdar Açıkgöz
Yozgat Bozok University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kömür külünün çimento esaslı kilit parke taşlarının bazı fiziksel ve mekanik özelliklerine etkisi

Bu çalışmada kömür külü ilave edilerek üretilen çimento esaslı parke taşlarının bazı fiziksel ve mekanik özelliklerine etkisi incelenmiştir. Üç farklı kömür külü üç farklı oranlarda kömür külü çimento miktarının %10, %20, %30, oranlarında çimento miktarıyla yer değiştirilmesi ile numuneler üretilmiştir. Standart küre tabii tutulan kilit parke taş numunesine herhangi bir ilave katılmamıştır ve referans olarak kabul edilmiştir. Üretilen kilit parke numuneleri üzerinde fiziksel özelliklerin belirlenmesi amacıyla, birim ağırlık, su emme ve porozite değerlerinin belirlenmesi, aşınma ve donma çözünme deneyleri yapılmıştır. Mekanik dayanımların tespiti için ise yarma dayanımı deneyi yapılmıştır. Çalışmada üretilen beton kilit parke taşlarının kuru birim ağırlıklarında azalma gözlenirken, su emme ve porozite oranlarında artış gözlenmiştir. Bu sonuçlar daha ince bir yapıya sahip olan kömür cüruflarının bir neticesi olarak değerlendirilmektedir. Çalışmada kullanılan 3 farklı kömür cürufu 90 günlük yarma dayanımı KC-1 kodlu cüruf %10 ve %20 oranlarında, KC-2 kodlu cüruf ise %10 ve 360 günlük yarma dayanımında ise KC-3 kodlu cüruf %10 ve %20 oranlarında çimento ile yer değiştirdiğinde beton parke taşları için ilgili standartta verilen minimum kriterleri sağlamaktadır.

Osman Okur
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek sıcaklığın polimer esaslı sentetik mikro lif takviyeli harçların mekanik özelliklerine etkisi

Bu çalışmada polimer esaslı sentetik mikro lif ilave edilerek üretilen harçların yüksek sıcaklık etkisindeki davranışları incelenmiştir. Mikro lifler %0, %0,5, %1 ve %1,5 oranlarda ve silis dumanı ise çimento miktarının ağırlıkça %0, %5, %10 ve %15 oranlarında olacak şekilde toplam 16 seri harç numuneler üretilmiştir. Standart küre tabii tutulan harç numunelerin üzerinde laboratuvar koşullarında, ayrıca 300 oC, 600oC ve 900 oC sıcaklık etkisini maruz bırakıldıktan sonra fiziksel özelliklerin belirlenmesi amacıyla kuru birim ağırlık, boşluk oranı, su emme ve ultrases geçiş hızı deneyleri yapılmıştır. Mekanik dayanımların tespiti için ise eğilmede çekme ve basınç dayanımı deneyleri yapılmıştır. Yüksek sıcaklık etkisine maruz bırakılan harçların kuru birim ağırlıklarında ve ultrases hızı geçiş hızlarında azalma gözlenirken, buna karşılık su emme ve porozite değerlerinde artış elde edilmişidir. Sıcaklık öncesi basınç ve eğilme dayanımlarında lif ve silis dumanı içeriğine bağlı olarak artış gözlenirken, sıcaklık sonrası dayanımlarda azalma gözlemlenmiştir. Ayrıca, yüksek sıcaklık sonrası basınç ve eğilme dayanımlarındaki azalmalarda silis dumanı ve mikro lifin olumlu etkileri olduğu sonucuna varılmıştır.

Abdullah Binici
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Silis dumanı, çelik ve bazalt liflerin harçların mekanik özelliklerine ortak etkisi

Bu çalışmada, silis dumanı, bazalt ve çelik lifleri içeren harçların mekanik ve fiziksel özellikleri araştırılmıştır. %0, 10 ve 20 silis dumanı, %0,25, 0,5 ve 0,75 çelik lif ve %0,3, 0,6 ve 0,9 bazalt lifi içeren 27 farklı harç karışımı ve referans harç karışımı üretilmiştir. Bu harçlara taze ve sertleşmiş birim hacim ağırlığı, porozite ve su emme gibi fiziksel testler, basınç ve eğilme dayanımı gibi mekanik testler yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda; silis dumanı, bazalt lif ve çelik lif oranları artıkça porozite ve su emme değerleri azalmıştır. Çelik lif ve bazalt lif oranları artıkça eğilme dayanımı artmıştır. En yüksek eğilme dayanımını %0 oranında silis dumanı, %0,5 oranında çelik lif ve %0,9 oranında bazalt lif içeren harç karışımda elde edilmiş ve bu değer referans numunesine göre %27,8 daha fazla eğilme dayanımı vermiştir. Silis dumanı, çelik lif ve bazalt lif oranları artıkça basınç dayanımı artmıştır. En yüksek basınç dayanımını %20 oranında silis dumanı, %0,75 oranında çelik lif ve %0,3 oranında bazalt lif içeren harç karışımda elde edilmiş ve bu değer referans numunesine göre %62,2 daha fazla basınç dayanımı vermiştir. Silis dumanı, bazalt lif ve çelik lifin beraber kullanılması ile birçok testten olumlu sonuç elde edilmiştir.

Mahmut Sami Yıldırım
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Polimer esaslı sentetik makro lif takviyeli betonların mekanik özellikleri

Bu çalışmada, sentetik makro liflerin betonların mekanik özeliklerine etkisi araştırılmıştır. Dört farklı sentetik makro lif belirli oranlarda betona katılarak numuneler üretilmiştir. Karışımlarda su/çimento oranı sabit tutulmuştur. Üretilen numunelere 28 gün standart kür uygulandıktan sonra numuneler üzerinde basınç dayanımı ve eğilmede çekme deneyleri yapılmıştır. Eğilme çekme deneyinden yük-sehim eğrileri ve buna bağlı olarak tokluk değerleri hesaplanmıştır. Eğilme deneyinden elde edilen deney sonuçlarından sentetik makro liflerin betonların ilk çatlak yükünü, eğilmede çekme dayanımını ve tokluğunu arttırdığı, buna karşılık basınç dayanımına etkisinin olmadığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, sentetik lif takviyeli betonların eğilme dayanımı ve tokluk üzerinde elde edilen iyileşmenin lif tipine bağlı olarak farklılık gösterdiği belirlenmiştir.

Cem Bacanlı
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Genleştirilmiş vermikülit kullanılarak üretilen köpük betonların fiziksel ve mekanik özellikleri

Bu çalışma genleştirilmiş vermikülit tozu kullanılarak üretilen köpük betonların fiziksel ve mekanik özelliklerinin araştırılmasını kapsamaktadır. Köpük beton üretiminde 3 farklı çimento miktarı, 3 farklı genleştirilmiş vermikülit tozu miktarı ve 3 farklı köpük miktarı değişken olarak alınmıştır ve toplamda 27 seri köpük beton üretimi yapılmıştır. Üretilen köpük betonlar laboratuvar ortamında kür edilmiş ve 28 günlük kür sonrası numuneleri üzerinde fiziksel özelliklerin belirlenmesi için birim ağırlık, su emme, porozite, kılcal su emme, ultrases geçiş hızı ve ısıl iletkenlik deneyleri, mekanik özelliklerin belirlenmesi için ise eksenel basınç deneyi yapılmıştır. Deney sonuçlarına bağlı olarak karışımlarda köpük oranı ve genleştirilmiş vermikülit oranı artıkça birim ağırlığın belirgin şekilde azaldığı, su emme oranı ve porozitenin belirgin şekilde arttığı, buna karşılık basınç dayanımının azaldığı gözlemlenmiştir. Benzer şekilde, köpük oranı ve genleştirilmiş vermikülit oranı artıkça ısıl iletkenlik katsayısının azaldığı sonucuna varılmıştır. En düşük kuru birim ağırlık 405 kg/m3, en yüksek su emme ve porozite sırasıyla değeri %75,2 ve %40,3 en düşük ısıl iletkenlik katsayısı ise 0,063 W/m.K olarak elde edilmiştir. Köpük betonların basınç dayanımları ise 0,47-3,49 MPa arasında elde edilmiştir.

Ali Can Türeyen
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İç anadolu bölgesinde bulunan atıksu arıtma tesislerindeki yapısal hasarların araştırılması

Bu tezin amacı Ülkemiz İç Anadolu Bölgesinde faaliyet gösteren bazı atıksu arıtma tesislerinin (Yozgat, Kırşehir, Nevşehir, Çorum) kuruluş aşamasındaki genel bilgileri, çalışma prensipleri, kullanım sırasında atıksu kaynaklı bozulmalar ve çevresel şartlardan dolayı ortaya çıkan yapısal hasarların irdelenmesini kapsamaktadır. Ayrıca, atıksu arıtma tesisleri ünitelerinin yapımında genel olarak tercih edilen betonarme elemanlar üzerinde ortaya çıkan zamana bağlı veya imalat hatasından kaynaklı hasarların tespit edilmesi ve elde edilen sonuçlara bağlı olarak bu tür tesislerden beklenen performansların arttırılması için yapılması gerekenler hedeflenmiştir. Çalışma konusu atık su arıtma tesislerinde yerinde inceleme ve tespitlerde bulunuldu. Atıksu arıtma tesisleri ile ilgili elde edilen bilgilere bu çalışmada yer verildi. Ayrıca, atıksu arıtma tesislerinin sisteminde kullanılan betonarme elemanlar üzerinde yerinde bozulmalar ve hasar tespitleri yapıldı. Her bir hasar ve bozulma detaylı bir şekilde incelendi, bozulma ve hasarların nedenleri ortaya konuldu. Yapılan çalışma sonucunda araştırma konusu tesislerde genel olarak çevresel etkilerden ve yanlış malzeme seçiminden kaynaklı hasar ve bozulmalar tespit edildi. Hasarların genellikle bünyesinde kimyasal maddeler (tuz, sülfat, asit, klor vb.) içeren şehir atıksularının, ünitelerin betonarme elemanlarına teması ve hava şartlarına bağlı (ünitelerin dış ortamda bulunan yapılar olması) ortaya çıktığı tespit edilmiştir.

Ayça Durak Yılmaz
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek sıcaklığın genleştirilmiş vermikülit kullanılarak üretilen çimento esaslı hafif harçların özelliklerine etkisi

Bu çalışma hafif agrega olarak genleştirilmiş vermikülitin kullanılmasıyla üretilen hafif harçların yüksek sıcaklık etkisi sonrası bazı fiziksel ve mekanik özelliklerinin araştırılmasını içermektedir. Bu amaçla vermikülit/çimento oranı 3, 4, 5 ve 6 karışımlara sahip standart harç numuneleri üretilmiştir. Karışımlarda portland ve alüminatlı çimento olmak üzere iki farklı çimento tipi kullanılmıştır. 28 günlük standart kür sonrası laboratuvar ortamındaki referans numuneler ile 300°C, 600°C, 900°C ve 1100°C sıcaklığa maruz bırakılan numuneler üzerinde fiziksel özelliklerin belirlenmesi için birim ağırlık, su emme, boşluk oranı ve ultra ses hızı, mekanik özellikleri tayini için ise basınç ve eğilme deneyleri yapılmıştır. Elde edilen deney sonuçlarına bağlı olarak, genleştirilmiş vermikülitin kullanılması ile yangına dayanıklı çimento esaslı hafif kompozit kaplama malzemesi üretilebileceği, ayrıca genleştirilmiş vermikülitin yapılarda yalıtım özelliğine sahip sıva uygulamalarında hafif agrega olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

Kübra Kılıç
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Agrega tipinin çimento esaslı kompozitlerin radyasyon tutuculuk özelliğine etkisi

Bu çalışmada radyasyonun zararlı etkilerinden korunma amacıyla farklı agregalar kullanılarak üretilen harç numunelerinin radyasyon tutuculuk özellikleri incelenmiştir. Çalışmada barit (B), manyetit (M), limonit (L), hematit (H), vermikülit (V) 0-4 mm boyutlarında; demir tozu (DT) 0-2 mm ve silis dumanı ince toz halinde agrega olarak kullanılmıştır. Kullanılan bu 7 farklı malzeme grubunun her biri için 100*100*100 mm boyutlarında küp numuneler ve 40*40*160 mm boyutlarında prizmatik numuneler üretilmiştir. Üretilen örnekler 28 gün boyunca standart koşullarda kür edilmiştir. Radyasyon deneyleri için küp numuneler 1-2-3 cm kalınlıklarında kesilmiştir. Kesilen numunelerden elde edilen plakaların X ışını, gama(γ) ve nötron radyasyonu tutuculuk özellikleri araştırılmıştır. Radyasyon deneyleri sonucu elde edilen kütle zayıflatma katsayıları ile WinXCOM programı kullanılarak teorik olarak elde edilen kütle zayıflatma katsayıları karşılaştırılmıştır ve eşdeğer kurşun kalınlıkları hesaplanmıştır. Ayrıca prizmatik numuneler üzerinde fiziksel ve mekanik özelliklerin belirlenmesi amacıyla kuru birim ağırlık, porozite, su emme, ultrases geçiş hızı, eğilme dayanımı ve basınç dayanımı deneyleri yapılmıştır. Elde edilen deneysel sonuçlara göre malzemelerin radyasyon tutuculuk özelliği ile yoğunluğu arasında bir ilişki olduğu ve buna bağlı olarak yoğunlukları büyüdükçe radyasyon tutuculuk özelliğinin de arttığı belirlenmiştir. Deney sonuçlarına göre barit ve manyetit kullanılarak üretilen numunelerin X ışını ve gama(γ) ışını radyasyon tutuculuğunun diğer malzemelere göre daha iyi olduğu sonucuna varılmıştır. Hematit ve manyetit kullanılarak üretilen numunelerin ise termal nötronları soğurmada daha iyi olduğu gözlemlenmiştir.

Abdullah Mutlu
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğine göre bina yükseklik ve yerel zemin sınıflarının deprem yüküne etkisi

Bu çalışmada 2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğine göre bina yükseklik ve yerel zemin sınıflarının deprem yüküne etkisi araştırılmıştır. Yapılar aynı parselde olduğu düşünülerek beş farklı zemin sınıfı (ZA, ZB, ZC, ZD, ZE) ve dört farklı bina yüksekliği (BYS8, BYS7, BYS6, BYS5) dikkate alınarak deprem yükleri değerlendirilmiştir. Yapının BYS ve DTS sınıfı, deprem hesap yöntemi seçiminde Eşdeğer Deprem Yükünü kapsadığı için bu yöntem seçilmiştir. Deprem kuvvetleri sonuçlarının zemin gurubu düştükçe artması beklenirken, bazı zemin sınıfı ve bina yüksekliklerinde artış belirli aralıklarda kaldığı sonuçları saptanmıştır. Bu kompleks sonuçların nedeni yapının deprem kuvveti hesabında etkili olan yatay elastik spektral ivmelerin etkili olduğu gözlemlenmiştir. Bu sebeple zemin sınıfları ve bina yükseklikleri ile birlikte yatay elastik spektral ivmelerin yapılarda deprem kuvvetini nasıl etkilediği değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgularda yapının zemini iyiden kötüye gittikçe (ZA'dan ZE'ye gittikçe) yapılarda oluşan deprem kuvvetleri artmaktadır. Bunanla birlikte yapı yüksekliği arttıkça yatay elastik ivme düştüğü için bina yüksekliğine bağlı olarak zemin taşıma gücü azaldıkça deprem kuvveti her zaman artmadığı gözlemlenmiştir. Deprem yüklerinin değerlendirilmesinde ZA ve ZB zemin sınıflarında sonuçlar birbirine yakın olduğu tespit edilmiştir. Yapılan hesaplamalarda deprem kuvvetlerindeki en büyük artışın ZE zemin sınıfında ve BYS=5 de olduğu hesaplar ile tespit edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Deprem Kuvveti, Zemin Sınıfı, Bina Yüksekliği

Servet Ersoy
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bina deprem yüklerinin 2007 ve 2018 Türkiye bina deprem yönetmeliklerine göre karşılaştırılması

Depremler büyük can kayıplarına ve kazalara sebep olan bir doğal afetlerden biridir. Ülkemizin büyük bir bölümü deprem tehlikesi altındadır. Bundan dolayı inşa edeceğimiz yapıların tamamı depreme dayanıklı olmalıdır. Yapıların depreme dayanıklı olması için bir takım kurallara ihtiyaç vardır. Bu yapım kuralları deprem yönetmelikleri olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada, yürürlükten kaldırılan 2007 tarihli Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'ne ve 2018 tarihli Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'ne göre bina yüksekliği ve zemin sınıflarının deprem yükü üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Her deprem yönetmeliği için sünek çerçeve-perde duvar taşıyıcı sistemli bir yapı incelenmiştir. Taşıyıcı sistemi belirlenen yapıların, aynı parsele inşa edildiği düşünülerek Türk Deprem Yönetmeliği 2007'deki zemin sınıfları (Z1, Z2, Z3 ve Z4) ve Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018' de buna karşılık gelen (ZA, ZC, ZD ve ZE) zemin sınıfları dikkate alınarak dört farklı bina yüksekliği için deprem yükleri hesaplanmıştır. Taban kesme kuvvetlerinin zemin sınıfı kötüleştikçe artması beklenirken; elde edilen bulgularda Türk Deprem Yönetmeliği 2007'ye göre bazı zemin sınıfı ve yapı yüksekliklerinde doğrusal bir artışın olmadığı, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018'e göre ise doğrusal bir artışın olduğu saptanmıştır. Bu karmaşık sonuçların nedeni olarak yapının deprem kuvveti hesabında yatay elastik spektral ivme değerlerinin etkili olduğu gözlemlenmiştir. Bu sebeple zemin sınıfı ve yapı yükseklikleri ile birlikte yatay elastik spektral ivmelerin yapılarda deprem kuvvetini nasıl etkilediği değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Yapılan analizlerde taban kesme kuvvetlerindeki en büyük artışın; TDY-2007'ye göre Z4 zemin sınıfında on bir katlı yapıda ve TBDY-2018'e göre ise ZE zemin sınıfında sekiz katlı yapıda (TBDY-2018 BYS=6) olduğu tespit edilmiştir.

Ahmet Fazıl Kartal
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öngerilmeli kirişlerin deplasman açısından incelenmesi

Bu çalışma kapsamında tek açıklık üzerinde analizi yapılan yükseklikleri 90cm, 100cm ve 120cm olan farklı tip öngerilmeli kirişlerin tek açıklıklı hesabında ilgili standart ve yönetmeliklerle beraber kesit tesirleri, yeterli öngerme halatı ve bu öngerme halatlarının öngerilmeli kiriş üzerindeki yerleşimi, öngerme kayıpları, taşıma kapasitesi kontrolü, yatay mukavemet kontrolü, maksimum ve minimum donatı miktarları belirlenmiş ve sonuç kısmında tüm kombinasyonlardan elde edilen veriler ile farklı gerilmeler karşısında öngerilmeli tip kirişlerin davranışları incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Tez çalışması altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde öngerilmeli kirişler hakkında dünya ve ülkemizdeki kullanımı ile beraber genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, literatür çalışması yapıldı ve daha önce yapılan çalışmalar hakkında özet bilgiler verildi. Üçüncü bölümde öngerilmeli betonarme örnek bir köprü kirişinin analizi analog olarak yapılmış ve çalışma hesap detayları ayrıntılı olarak gösterilmiştir. Dördüncü bölümde analiz sonuçları tüm öngerilmeli tip kirişler için detaylı hesap sonuçları ve bilgiler sunulmuştur ve değerlendirilmiştir. Beşinci bölümde sonuç ve öneriler sunuldu. Altıncı bölümde ise kaynaklar yer almıştır. Devamında öz geçmiş bilgisi verilerek sonlanmıştır. Bu yüksek lisans tez çalışması kapsamında öngerilmeli kirişlerin deplasman açısından incelenmesi amaçlanmıştır.

AASHTO standardıKöprülerSehim+4
Ertuğrul Can Doğan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Çelik tel tipi ve içeriğinin hafif betonarme kirişlerin eğilme davranışına etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada çelik tel narinliği (tel boyu/tel çapı) ve çelik tel içeriğinin LC25/28 beton sınıfı referans alınarak üretilen hafif betonarme kirişlerin eğilme altındaki davranışı araştırılmıştır. Referans beton karışımı dikkate alınarak 3 farklı narinlikteki çelik teller (55, 65 ve 80) 4 farklı çelik tel içeriğinde (15 kg/m3, 30 kg/m3, 45 kg/m3 ve 60 kg/m3) kullanılarak referans grup dahil toplam 13 farklı beton karışımda numuneler üretilmiştir. Çelik tellerin yapısal hafif betonarme kiriş numunelerin moment taşıma kapasitesine, yük-sehim eğrilerine, enerji tüketim kapasitelerine ve moment-eğrilik ilişkilerine olan etkileri incelenmiştir. Ayrıca, prizmatik kiriş numuneler üzerinde eğilme dayanımı, yük-sehim ve yük-ÇAAD (çatlak ağzı açılma deplasmanı) eğrilerinden kırılma enerjileri, kırılma toklukları ve karakteristik boy değerleri belirlenmiştir. Diğer mekanik özelliklerin belirlenmesi için ise standart silindir numuneler üzerinde basınç ve yarma deneyleri gerçekleştirilmiştir. Eksenel basınç deneyleri ile numunelerin gerilme-şekil değiştirme eğrileri, basınç dayanımı, elastisite modülü, basınç tokluğu, basınç tokluk indeksi ve süneklik faktörü belirlenmiştir. Çelik tellerin hafif donatılı betonarme kirişlerin akma yüküne, yük taşıma ve enerji tüketim kapasitelerini iyileştirdiği belirlenmiştir. Ayrıca kirişlerin moment taşıma kapasitesi ve etkin eğilme rijitliklerinde artışlar olduğu gözlemlenmiştir. Yarmada çekme dayanımı, eğilme dayanımı, kırılma enerjileri ve tokluklarında çelik tel ilavesiyle belirgin artışlar elde edilmiştir. Buna karşılık beton basınç dayanımında yarma ve eğilme dayanımlarına kıyasla daha az iyileştirmeler gözlemlenmiştir.

Betonarme kirişHafif betonLif takviyeli beton+2
Hüseyin Okan Anadut
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çelik tel narinliği ve içeriğinin beton plakların kırılma enerjisine etkisi

Bu tez çalışması çelik tel içeren beton plakların davranışının araştırılmasını içermektedir. Bu amaçla 65 ve 80 narinliğe sahip çelik teller 15 kg/m3, 20 kg/m3 ve 25 kg/m3 miktarlarda kullanılarak çelik tel donatılı beton (ÇTDB) numuneler üretilmiştir. Araştırmada 15 cm çökme değerine sahip C30/37 beton sınıfı referans alınmıştır. Taze beton deneyi olarak işlenebilirlik ve taze birim ağırlık deneyleri yapılmıştır. Sertleşmiş çelik tel donatılı beton numuneler üzerinde sırasıyla basınç ve yarmada çekme dayanımı deneyleri yapılmıştır. Basınç dayanımı tayini deneyi için standart 150mmx150mmx150mm küp ve yarma dayanımı tayini deneyi için ise standart 100mmx200mm silindir numuneler kullanılmıştır. Ayrıca üretilen 600mmx600mmx100mm boyutlarındaki plak numuneler üzerinde ise çelik tel donatılı betonların kırılma enerjileri belirlenmiştir. Deney sonuçlarına bağlı olarak çelik tel içeriğinin artmasıyla basınç ve yarma dayanımlarında artışlar elde edilmiştir. Yarma dayanımında iyileşme basınç dayanımına kıyasla daha yüksek elde edilmiştir. Çelik tel narinliği ve içeriğine bağlı olarak ÇTDB plakların kırılma enerjilerinde belirgin artışlar elde edilmiştir.

Beton plaklarBetonarmeKırılma+2
Yusuf Yıldız
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çelik tel narinliği ve içeriğinin betonun kırılma enerjisine etkisi

Bu tez çelik tel narinliği ve içeriğinin betonların kırılma enerjilerine etkisinin araştırılmasını kapsamaktadır. Araştırma kapsamında Ülkemizde üretimi yapılan çelik teller ve uygulama açısından uygun çelik tel içeriklerinin kullanılması hedeflenmiştir. Bu amaçla 65 ve 80 narinliğe sahip çelik teller 15 kg/m3, 20 kg/m3 ve 25 kg/m3 miktarlarda betona ikame edilerek numuneler üretilmiştir. Deneysel çalışmada C30/37 beton sınıfı ve 15 cm çökme değeri referans alınmıştır. Taze betonlar üzerinde işlenebilirlik ve taze birim ağırlık deneyleri yapılmıştır. Sertleşmiş çelik tel donatılı (ÇTDB) numuneler üzerinde sırasıyla basınç ve yarmada çekme dayanımı deneyleri yapılmıştır. Basınç dayanımı deneyi için 150mmx150mmx150mm küp ve yarma dayanımı deneyi için ise 100mmx200mm silindir numuneler kullanılmıştır. Ayrıca 150mmx150mmx600mm boyutlarında üretilen çentikli prizmatik kiriş numuneler üzerinde eğilme deneyi yapılarak numunelerin eğilme dayanımları belirlenmiştir. Eğilme deneyinden elde edilen yük-sehim eğrilerinden ise ÇTDB'ların kırılma enerjileri hesaplanmıştır. Deney sonuçlarına bağlı olarak çelik tel içeriğinin artmasıyla basınç, yarmada çekme ve eğilme dayanımlarında artışlar elde edilmiştir. Eğilme ve yarma dayanımlarında artışlar basınç dayanımına kıyasla daha yüksek elde edilmiştir. Çelik tel narinliği ve içeriğine bağlı olarak ÇTDB kirişlerin kırılma enerjilerinde belirgin artışlar elde edilmiştir.

Basınç dayanımıBetonarme kirişNarinlik+2
Muhammed Furkan Ekici
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

4 katlı çelik bir yapıda sismik izolatör kullanılmasının deprem etkisinin araştırılması

Bu çalışmada, son dönemde deprem dirençli yapı tasarımı yöntemlerinden biri olan sismik izolatör tekniğinin, çelik binaların deprem yükleri üzerindeki etkileri ele alınmıştır. Geleneksel yapı tasarımında, deprem hareketinin binalar üzerindeki etkileri, ilgili yapısal malzemelerin dayanıklılığı ile karşılanmaktadır. Bu bağlamda, yapı elemanları üzerindeki gerilmeler, göreli kat kaymaları, düşey eksen etrafında meydana gelen dönmeler ve eğilmeler, güvenlik sınırları ile karşılaştırılmaktadır. Bu yaklaşımda, yer hareketinin yarattığı tüm titreşimler, yapı temeli aracılığıyla üst yapıya aktarılır. Ancak sismik izolasyon yönteminde, zemin ile yapı arasında, yer hareketinin etkilerini yapıya iletmesini engelleyen veya azaltan özel mesnetlerin kullanılması söz konusudur. Bu mesnetler, yatayda yüksek deplasman yapma kapasitesine sahipken, düşeyde de yeterli rijitliği sağlamak üzere tasarlanmaktadır. Böylece, yapının serbestçe yatay hareket edebilmesi mümkün hale gelir ve yapı periyodu uzar. Bu periyot uzaması, yapıda oluşan spektral ivmelerin azalmasını sağlar. Bu çalışmada, benzer özelliklere sahip iki yapının, birinin sismik temel yalıtım sistemine sahip, diğerinin ise sabit mesnetli olduğu durumlarda, birleşim bölgelerindeki etkiler ayrı ayrı incelenmiştir.

Abdullah Şorabatır
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kırmızı toprak kullanılarak üretilen çimento esaslı hafif kompozitlerin özellikleri

Volkanik kayaçların zamanla değişim göstermesi sonucu oluşan kum, çakıl ve taşların değişik renkleri aldığı belirlenmiştir. Bu renkli kum, çakıl ve taşların betonda agrega olarak kullanılması, beton için yeni bir doğal kaynak olabileceğinden önem arz etmektedir. Betonda kullanılan kireçtaşı ve kalker esaslı agregaların yerine kullanılabilecek agregaların araştırılması konusu popüler bir araştırma alanı olduğu açıkça görülmektedir. Renkli toprak, kum, çakıl vb. agregaların betonda kısmen ya da tamamen kalker esaslı agregalar ile yer değiştirilerek beton ve betonarme malzemeler üretilebilmektedir. Bu çalışmada Yozgat Terzili-Delice köyleri arasında bulunan volkanik kayaçlardan doğal yollarla oluşan kırmızı toprağın betonun üretiminde kullanılabilirliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla kırmızı toprak çimentonun ağırlıkça %10, %20, %30 ve %40 oranlarında harç karışımlarına ilave edilmiştir. Su/çimento (su/ç) oranı 0,4, 0,5 ve 0,6 için hazırlanan karışımlardan 40x40x160 mm3 boyutlarında prizmatik harç numuneleri üretilmiştir. Üretilen numunelerin kuru birim ağırlık, su emme, porozite, ısıl iletkenlik katsayısı ve ultrases geçiş hızı gibi fiziksel özellikleri ile basınç ve eğilme dayanımı gibi mekanik özellikleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre aynı oranda kırmızı toprak içeriğine sahip numunelerde su/çimento oranı arttıkça su emme, birim ağırlık, ultrases geçiş hızı artmaktadır. Buna karşın numunelerin basınç dayanımı ve eğilme dayanımı değerlerinde azalma görülmüştür. 2024, xiii + 57 Sayfa Anahtar Kelimeler: Kırmızı toprak, çimentolu kompozit, pomza, hafif kompozit

Hafif agregaPortland çimentosuTerra-rossa toprak
Erdal Bilge Sadef
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00

Other supervisors