Theses supervised by Prof. Dr. Hasan Baydar

14 theses · Isparta University of Applied Sciences

Master'sOpen AccessTR

Konvansiyonel ve organik tarımla elde edilen gül yağlarının uçucu yağ bileşenleri ve pestisit kalıntıları

Bu araştırmada, Göller yöresinde kültürü yapılan yağ gülü (Rosa damascena Mill.)'nden konvansiyonel ve organik üretim yöntemlerine göre elde edilen gül yağlarının uçucu yağ kompozisyonları ve pestisit kalıntıları karşılaştırılmıştır. 2018 yılının çiçeklenme sezonu boyunca haftalık olarak fabrika ve laboratuvar koşullarında damıtılan yağ gülü çiçeklerinden elde edilen uçucu yağlarda hem bileşen hem de pestisit analizleri GC/MS (Gas chromatography/Mass spectrometre) cihazında yapılmıştır. Organik yetiştirilen yağ güllerinin konvansiyonel yetiştirilen yağ güllerine göre daha düşük oranlarda uçucu yağ içerdikleri tespit edilmiştir. Hem konvansiyonel hem de organik yağ gülü çiçeklerinde en yüksek uçucu yağ oranları çiçeklenme sezonun ortasına denk gelen haftada (sezonun 3. haftası) elde edilmiştir. Genel olarak organik ve konvansiyonel gül yağları arasında uçucu yağ bileşenleri yönüyle önemli bir kompozisyon farklı olmadığı, ancak organik gül yağlarında citronellol+nerol ve methyl eugenol oranları daha yüksek bulunmuştur. 2. distilasyon ürünü olan kohobasyon gül yağlarının 1. distilasyon ürünü çiçek yağlarına göre 10 kattan daha fazla methyl eugonol içerdiği anlaşılmıştır. Konvansiyonel gül yağlarında ölçüm limiti (LOQ)'nin (0.005 ppm) üzerinde Fluopyram, Tebuconazole ve Penconazole gibi fungusit, Malathion, Thiacloprid, Cypermethrin, Dimethoate ve Deltamethrin gibi insektisit aktif maddelerine rastlanmıştır. Bu aktif maddeler organik gül yağlarında tespit edilmemiştir.

Betül Özkostak
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Pedigri ve tek tohum nesli seleksiyon metotlarıyla geliştirilmiş ileri aspir (Carthamus tinctorius L.) hatlarının verim, verim unsurları ve yağ kalite özellikleri

Aspir (Carthamus tinctorius L.) çok değerli bir bitkisel yağ kaynağıdır. Bu araştırma "Dinçer 5-18-1 × Montola 2000" melez popülasyonlarından pedigri (PSM) ve tek tohum nesli (SSD) seleksiyon yöntemleri ile geliştirilmiş ileri generasyon aspir hatlarının performanslarını belirlemek üzere yapılmıştır. Bu amaçla her iki seleksiyon yöntemi ile geliştirilmiş toplam 30 hat (15 PSM hattı ve 15 SSD hattı) ebeveynleri ile birlikte 2016 ve 2017 yıllarında tesadüf blokları deneme deseninde 3 tekrarlı olarak denenmiştir. Varyans analiz sonuçlarına göre pedigri ve tek tohum nesli seleksiyon yöntemleri ile geliştirilen hatlar (genotipler) arasında bitki boyu, dal sayısı, tabla sayısı, tohum sayısı, 1000 tane ağırlığı, kabuk oranı hasat indeksi, yağ verimi ve yağ oranı özellikleri bakımından istatistiksel olarak önemli farklılıklar bulunmuştur. Pedigri seleksiyon yönteminde bitki boyu, dal sayısı ve tohum verimi dışında, tek tohum nesli seleksiyon yönteminde ise bitki boyu dışında incelenen özellikler için genotip × yıl interaksiyonu önemli çıkmıştır. Pedigri seleksiyon yöntemiyle her iki ebeveynden de daha yüksek tohum ve yağ verimi üreten 5 hat (PSM-23, PSM-159, PSM-196, PSM-208 ve PSM-225) elde edilmiştir. Pedigri seleksiyon yöntemiyle geliştirilen hatların tamamı linoleik asitçe zengin (%60.97-80.61) iken, tek tohum nesli seleksiyon yöntemiyle geliştirilen hatlar arasında özellikle 2 hattın yüksek oleik asit (SSD-13: %78.84 ve SSD-50: %64.92) içerdiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak aspir çeşit ıslahında hem klasik pedigri seleksiyon yönteminin hem de alternatif olarak tek tohum nesli seleksiyon yönteminin uygulanabileceği anlaşılmıştır.

AspirCarthamus tinctorius L.Tohum verimi+2
Murat Karakuş
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Aspir (Carthamus tinctorius L.) bitkisinin budanması ile oluşturulan tek sap ve tek tabla şeklindeki morfolojik tasarımın büyüme ve gelişme özellikleri ile tarımsal potansiyeli üzerine etkisi

Bu araştırma, tek bir ana sap üzerinde tek bir ana tabla kalacak şekilde yan dalları budanarak dizayn edilen aspir (Carthamus tinctorius L.) bitkisinin farklı ekim sıklığı koşullarında büyüme ve gelişme özellikleri ile tarımsal potansiyelinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulan çalışmada, 3 budama zamanı (tomurcuklanma başlangıcı, tomurcuklanma sonu ve çiçeklenme başlangıcı) ve 3 sıra arası mesafe (15 x 10, 30 x 10 ve 45 x 10 cm) uygulanmıştır. Budama ile birlikte klorofil içeriği, bitki boyu, tabla çapı, tablada tohum sayısı ve 1000 tane ağırlığı olumlu yönde, bitkide tohum ağırlığı, hasat indeksi, yağ oranı, tohum verimi ve yağ verimi olumsuz yönde etkilenmiştir. Sıra arası mesafe genişledikçe yaprak klorofil içeriği, bitki boyu, dal sayısı, ana sap çapı, tabla çapı, tabla sayısı, bitkide tohum sayısı, bitkide tohum ağırlığı ve 1000 tane ağırlığı artarken, hasat indeksi, tohum ve yağ verimi azalmış, yağ oranı önemli düzeyde etkilenmemiştir. Yağ asitleri kompozisyonu üzerine hem budama zamanının hem de ekim sıklığının önemli bir etkisi olmamıştır. Budanarak tek sap/tek tabla bırakılan bitkiler, budama işlemi yapılamayan dallanan bitkilere kıyasla daha düşük oleik asit ve daha yüksek linoleik asit içermiştir. Tek sap/tek tabla bırakılan bitkilerin tabla başına tohum sayıları ve 1000 tane ağırlıkları fazla da olsa, dallanan bitkiler kadar çok tabla sayısına sahip olmadıklarından tohum ve yağ verimleri düşük kalmıştır. Budama yapılarak tek sap/tek tabla bırakılan bitkilerden elde edilen araştırma bulgularının, genetik dallanmayan bitkiler için rol model olabilecek veriler sunması bakımından oldukça önemli olduğu sonucuna varılmıştır.

AspirBudamaCarthamus tinctorius L.+2
Fırooz Ahmad Nıkzad
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Aspir (carthamus tinctorius L.) bitkisinde kimyasal polen kısırlığı ve morfolojik markör destekli hibrit tohum üretim olanaklarının araştırılması

Aspir (Carthamus tinctorius L.), Compositae (Asteraceae) familyasından çok değerli bir yağ ve enerji bitkisidir. Dünya genelinde yetiştirilen aspir çeşitlerinin büyük çoğunluğu standart çeşitler olup henüz hibrit çeşitler yaygınlaşmış değildir. Bu çalışmada, dikenlilik gibi monogenik bir markör karakter esas alınarak gibberellik asit (GA₃) destekli hibrit aspir tohumluğu üretim olanakları araştırılmıştr. 2022 yılında dikensiz 'Dinçer 5-18-1' çeşidi ana (♀) ebeveyn ve dikenli 'Olas' çeşidi baba (♂) ebeveyn olarak karışık ekim [%50♀ + %50♂] ve sıraya ekim [1♀:1♂; 2♀:2♂; 4♀:2♂ ve 6♀:2♂] olacak şekilde ekilmişler, dişi ebeveyne kimyasal erkek kısırlık (Ch-MS) yaratmak için gibberellik asit (GA3) uygulaması (çiçek tomurcuklarına birer hafta aralıklarla 2 defa 100 ppm) yapılarak açıkta tozlaşmaya bırakılmıştır. GA3 uygulanmış dikensiz dişi ebeveyn sıraları hasat edilmiş ve 2023 yılında tesadüf blokları deneme deseninde 3 tekerrürlü olarak yetiştirilmiştir. Rozet yapraklılık döneminde dikenli bitkiler sayılarak yabancı döllenme oranı belirlenmiştir. Doğal koşullarda yabancı döllenme oranı %9.29-19.30 arasında iken, 2♀:2♂ ekim deseninde yetiştirilen ve GA₃ püskürtülen bitkilerde yabancı döllenme oranı %86.82'ye çıkmıştır. F1 popülasyonunun tohum veriminde sırasıyla %53.19 ve %42.86 oranlarında heterosis ve heterobeltiyosis oranları tespit edilmiş, bilhassa tabla çapı, tablada tohum sayısı ve 1000 tane ağırlığı gibi verimle doğrudan bağlantılı özelliklerin pozitif heterosis ve heterobeltiyosis göstermesi nedeniyle F1 melezinin tohum verimi ebeveynlerine göre önemli seviyede artış göstermiştir. Bu araştırmadan elde edilen bulgular, aspir gibi yüksek oranlarda kendine döllenen bir bitkide, kastrasyon ve elle tozlaştırma işlemlerine gerek duyulmadan GA3 destekli hibrit (melez) tohum üretiminin mümkün olabileceğini göstermiştir.

Aspir
Eda Pınar Akcan
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Tıbbi adaçayı (salvia officinalis L.) ve anadolu adaçayı (salvia fruticosa mill.)'nda kolhisin ile poliploidi uyartısının bazı morfolojik, anatomik, sitolojik ve tarımsal özellikler üzerine etkisi

Adaçayı (Salvia spp.), içerdiği terpenler ve fenolik bileşikler nedeniyle yüksek değere sahip tıbbi ve aromatik bir bitkidir. Tıbbi adaçayı (Salvia officinalis L.) ve Anadolu adaçayı (Salvia fruticosa Mill.), birçok bitki türüne kıyasla daha az kromozoma ve daha küçük genoma sahip diploid (2n = 2x = 14) türlerdir. Bu çalışma, ekonomik öneme sahip bu iki adaçayı türünde kolhisin uygulamasıyla autotetraploid bitkiler üretmede etkili bir sistem geliştirmek ve elde edilen autotetraploid bireylerin (2n = 4x = 28) fenolojik, morfolojik, fizyolojik, sitolojik, tarımsal ve kalite özelliklerini diploid ebeveynleriyle karşılaştırmak amacıyla yürütülmüştür. Poliploidi indüksiyonu için kolhisin muamelesi (0, 125, 250 ve 500 ppm), S. officinalis cv. Elif ve S. fruticosa cv. Karık'ın hem çimlenme sırasında embriyolara hem de fide dönemi sürgün uçlarına uygulanmıştır. Nükleer DNA miktarı (pg/2C) akış sitometrisi ile belirlenmiş, S. officinalis'te 9 adet ve S. fruticosa'da 16 adet autotetraploid bitki tanımlanmış; poliploidizasyon etkinliği sırasıyla %15.0 ve %12.3 olarak tespit edilmiştir. Her iki türde de en yüksek poliploidi indüksiyonu 48 saat süreyle 250 ppm konsantrasyonunda tohuma kolhisin muamelesi ile elde edilmiştir. Diploid bitkilere kıyasla autotetraploid bitkilerde stoma ve polen boyutlarında artış ve kloroplast sayısında yükselme gözlenirken; polen üretimi ve canlılığı, büyüme hızı ve biyokütle verimi azalmıştır. Autotetraploid bitkilerde uçucu yağ taşıyan glandlı trikomların boyutu artmakla birlikte yaprak yüzeyinde sayıları (yoğunlukları) azaldığı için uçucu yağ içerikleri diploidlerin gerisinde kalmıştır. Tartılı derecelendirme sonuçlarına göre iki adet diploid (So2x-250/16 ve So2x-F/5) ve iki adet autotetraploid (So4x-F/1 ve Sf4x-250/39) en yüksek skor puanı almıştır. Bu bulguların, adaçayında evrimsel bitki ıslahına yönelik kapsamlı çalışmalara değerli katkılar sağlaması beklenmektedir.

Salvia fruticosaSalvia officinalisUçucu yağlar
Ümmü Tuğlu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Pedigri ve tek tohum nesli seleksiyon metotlarıyla geliştirilmiş ileri aspir (Carthamus tinctorius L.) hatlarının verim, verim unsurları ve yağ kalite özellikleri

Aspir (Carthamus tinctorius L.) çok değerli bir bitkisel yağ kaynağıdır. Bu araştırma "Dinçer 5-18-1 × Montola 2000" melez popülasyonlarından pedigri (PSM) ve tek tohum nesli (SSD) seleksiyon yöntemleri ile geliştirilmiş ileri generasyon aspir hatlarının performanslarını belirlemek üzere yapılmıştır. Bu amaçla her iki seleksiyon yöntemi ile geliştirilmiş toplam 30 hat (15 PSM hattı ve 15 SSD hattı) ebeveynleri ile birlikte 2016 ve 2017 yıllarında tesadüf blokları deneme deseninde 3 tekrarlı olarak denenmiştir. Varyans analiz sonuçlarına göre pedigri ve tek tohum nesli seleksiyon yöntemleri ile geliştirilen hatlar (genotipler) arasında bitki boyu, dal sayısı, tabla sayısı, tohum sayısı, 1000 tane ağırlığı, kabuk oranı hasat indeksi, yağ verimi ve yağ oranı özellikleri bakımından istatistiksel olarak önemli farklılıklar bulunmuştur. Pedigri seleksiyon yönteminde bitki boyu, dal sayısı ve tohum verimi dışında, tek tohum nesli seleksiyon yönteminde ise bitki boyu dışında incelenen özellikler için genotip × yıl interaksiyonu önemli çıkmıştır. Pedigri seleksiyon yöntemiyle her iki ebeveynden de daha yüksek tohum ve yağ verimi üreten 5 hat (PSM-23, PSM-159, PSM-196, PSM-208 ve PSM-225) elde edilmiştir. Pedigri seleksiyon yöntemiyle geliştirilen hatların tamamı linoleik asitçe zengin (%60.97-80.61) iken, tek tohum nesli seleksiyon yöntemiyle geliştirilen hatlar arasında özellikle 2 hattın yüksek oleik asit (SSD-13: %78.84 ve SSD-50: %64.92) içerdiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak aspir çeşit ıslahında hem klasik pedigri seleksiyon yönteminin hem de alternatif olarak tek tohum nesli seleksiyon yönteminin uygulanabileceği anlaşılmıştır.

AspirCarthamus tinctorius L.Tohum verimi+2
Murat Karakuş
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Isparta ekolojik koşullarında bazı ketencik [Ccamelina sativa (l.) Crantz] genotiplerin tarımsal ve yağ kalite özelliklerinin belirlenmesi

Ketencik (Camelina sativa (L.) Crantz), kurak ve yarı kurak bölgelerin doğal yağışlarla beslenen marjinal tarım arazilerinde düşük maliyetle kültürü yapılabilen, yüksek yağ içeriğine sahip ve omega yağ asitleri bakımından zengin bir yağlı tohum bitkisidir. Bu araştırmada 16 ketencik genotipi (Vniimk 17, No. 402, Ames 26665, Ames 26667, Ames 26673, Ames 26676, CSS-CAM25, Ames 26680, Ames 26681, Ames 26686, Ames 28372, Ames 22964, Ames 22987, K-49, K-50 ve Arslanbey) 25 Eylül 2018 tarihinde tesadüf blokları deneme deseninde 3 tekerrürlü olarak ekilmişler ve 10 Haziran 2019 tarihinde hasat edilmişlerdir. Genotiplerin ortalama bitki boyu 83.1 (Vniimk 17) ile 102.7 cm (Ames 26680), bitki başına ortalama dal sayısı 14.5 (Ames 26665) ile 22.2 adet (Ames 26680), bitki başına ortalama kapsül sayısı 589.7 (Ames 26665) ile 1344.7 adet (K-50), 1000 tane ağırlığı 0.63 g (Ames 22964) ile 0.87 g (Ames 26676), hasat indeksi % 5.94 (Ames 26673) ile % 12.69 (Arslanbey), tohum verimi 103.1 kg/da (Vniimk 17) ile 227.8 kg/da (K-49) ve yağ oranı % 24.66 (Ames 266676) ile 30.62 (Ames 22964) arasında değişmiştir. Ketencik genotiplerinden elde edilen ham yağlarda oleik asit % 14.37-20.08, linoleik asit % 17.30-24.46, linolenik asit % 37.04-49.98 ve erusik asit % 0.21-4.92 arasında değişim göstermiştir. Ketencik yağında en önemli kalite kriteri olarak kabul edilen erusik asit bakımından genotiplerin 11'inde ise % 2'nin altında erusik asit varlığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, ketencik tarımı için son derece elverişli ekolojik koşullara sahip olduğu anlaşılan Göller yöresinde tarımsal ve kalite özellikleri yönüyle öne çıkan farklı orijinli ketencik genotipleri belirlenmiştir.

Bitkisel yağlarIspartaKetencik+3
Gülçin Koçer
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Isparta ekolojik koşullarında bazı ketencik [Ccamelina sativa (l.) Crantz] genotiplerin tarımsal ve yağ kalite özelliklerinin belirlenmesi

Ketencik (Camelina sativa (L.) Crantz), kurak ve yarı kurak bölgelerin doğal yağışlarla beslenen marjinal tarım arazilerinde düşük maliyetle kültürü yapılabilen, yüksek yağ içeriğine sahip ve omega yağ asitleri bakımından zengin bir yağlı tohum bitkisidir. Bu araştırmada 16 ketencik genotipi (Vniimk 17, No. 402, Ames 26665, Ames 26667, Ames 26673, Ames 26676, CSS-CAM25, Ames 26680, Ames 26681, Ames 26686, Ames 28372, Ames 22964, Ames 22987, K-49, K-50 ve Arslanbey) 25 Eylül 2018 tarihinde tesadüf blokları deneme deseninde 3 tekerrürlü olarak ekilmişler ve 10 Haziran 2019 tarihinde hasat edilmişlerdir. Genotiplerin ortalama bitki boyu 83.1 (Vniimk 17) ile 102.7 cm (Ames 26680), bitki başına ortalama dal sayısı 14.5 (Ames 26665) ile 22.2 adet (Ames 26680), bitki başına ortalama kapsül sayısı 589.7 (Ames 26665) ile 1344.7 adet (K-50), 1000 tane ağırlığı 0.63 g (Ames 22964) ile 0.87 g (Ames 26676), hasat indeksi % 5.94 (Ames 26673) ile % 12.69 (Arslanbey), tohum verimi 103.1 kg/da (Vniimk 17) ile 227.8 kg/da (K-49) ve yağ oranı % 24.66 (Ames 266676) ile 30.62 (Ames 22964) arasında değişmiştir. Ketencik genotiplerinden elde edilen ham yağlarda oleik asit % 14.37-20.08, linoleik asit % 17.30-24.46, linolenik asit % 37.04-49.98 ve erusik asit % 0.21-4.92 arasında değişim göstermiştir. Ketencik yağında en önemli kalite kriteri olarak kabul edilen erusik asit bakımından genotiplerin 11'inde ise % 2'nin altında erusik asit varlığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, ketencik tarımı için son derece elverişli ekolojik koşullara sahip olduğu anlaşılan Göller yöresinde tarımsal ve kalite özellikleri yönüyle öne çıkan farklı orijinli ketencik genotipleri belirlenmiştir.

Bitkisel yağlarIspartaKetencik+3
Gülçin Koçer
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Isparta ekolojik koşullarında bazı ketencik [Ccamelina sativa (l.) Crantz] genotiplerin tarımsal ve yağ kalite özelliklerinin belirlenmesi

Ketencik (Camelina sativa (L.) Crantz), kurak ve yarı kurak bölgelerin doğal yağışlarla beslenen marjinal tarım arazilerinde düşük maliyetle kültürü yapılabilen, yüksek yağ içeriğine sahip ve omega yağ asitleri bakımından zengin bir yağlı tohum bitkisidir. Bu araştırmada 16 ketencik genotipi (Vniimk 17, No. 402, Ames 26665, Ames 26667, Ames 26673, Ames 26676, CSS-CAM25, Ames 26680, Ames 26681, Ames 26686, Ames 28372, Ames 22964, Ames 22987, K-49, K-50 ve Arslanbey) 25 Eylül 2018 tarihinde tesadüf blokları deneme deseninde 3 tekerrürlü olarak ekilmişler ve 10 Haziran 2019 tarihinde hasat edilmişlerdir. Genotiplerin ortalama bitki boyu 83.1 (Vniimk 17) ile 102.7 cm (Ames 26680), bitki başına ortalama dal sayısı 14.5 (Ames 26665) ile 22.2 adet (Ames 26680), bitki başına ortalama kapsül sayısı 589.7 (Ames 26665) ile 1344.7 adet (K-50), 1000 tane ağırlığı 0.63 g (Ames 22964) ile 0.87 g (Ames 26676), hasat indeksi % 5.94 (Ames 26673) ile % 12.69 (Arslanbey), tohum verimi 103.1 kg/da (Vniimk 17) ile 227.8 kg/da (K-49) ve yağ oranı % 24.66 (Ames 266676) ile 30.62 (Ames 22964) arasında değişmiştir. Ketencik genotiplerinden elde edilen ham yağlarda oleik asit % 14.37-20.08, linoleik asit % 17.30-24.46, linolenik asit % 37.04-49.98 ve erusik asit % 0.21-4.92 arasında değişim göstermiştir. Ketencik yağında en önemli kalite kriteri olarak kabul edilen erusik asit bakımından genotiplerin 11'inde ise % 2'nin altında erusik asit varlığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, ketencik tarımı için son derece elverişli ekolojik koşullara sahip olduğu anlaşılan Göller yöresinde tarımsal ve kalite özellikleri yönüyle öne çıkan farklı orijinli ketencik genotipleri belirlenmiştir.

Bitkisel yağlarIspartaKetencik+3
Gülçin Koçer
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İleri generasyon aspir (carthamus tinctorius l.) hatlarının tohum karışım oranlarının verim ve yağ kalite özellikleri üzerine etkisi

Aspir (Carthamus tinctorius L.), tohumlarında bulunan yüksek kalitede yağı ile Türkiye'nin bitkisel yağ ihtiyacının karşılanmasında değerlendirilebilecek en önemli potansiyel ürünlerden birisidir. Bu araştırma, ileri generasyon aspir hatlarında tohum karışımları yapılarak hem doğal heterosis etkisinden hem de çok hatlı çeşitlerin avantajlarından faydalanmak için yürütülmüştür. Fenolojik özellikleri benzer, ancak tohum ve yağ verimlilikleri farklı üç hat (BAY-ER 2, BAY-ER 5 ve BAY-ER 15) saf (yalın), ikili (1/2 + 1/2) ve üçlü (1/3 + 1/3 + 1/3) tohum karışım oranlarında yetiştirilerek açıkta tozlaşmaya bırakılmış, elde edilen kısmi melez tohumlar bir sonraki yıl tesadüf blokları deneme deseninde üç tekrarlı olarak ekilerek tarımsal ve kalite özellikleri karşılaştırılmıştır. Hatlar ve karışımlar arasında bitki boyu, dal sayısı, tabla sayısı, 1000 tane ağırlığı, kabuk oranı, yağ oranı, tohum ve yağ verimi gibi özellikler bakımından istatistiksel olarak önemli farklılıklar bulunmuştur. İkili ve üçlü tohum karışımları saf hatlara göre daha yüksek verim performansı göstermiş, BAY-ER 2 + BAYER 15 ikili karışımından % 50.7 ve BAY-ER 5+ BAY-ER 15 ikili karışımından % 44.0 olarak yüksek karışım etkinliği elde edilmiştir. Bütün karışımlar kendisini oluşturan saf hatlardan daha yüksek tohum verimi ve yağ oranı vermiştir. Genel olarak palmitik ve stearik asitler bakımından hatlar ve karışımlar arasında önemli bir fark bulunmazken, hatlar linoleik asit bakımından ve karışımlar ise oleik asit bakımndan biraz daha yüksek oranlar vermiştir. Sonuç olarak, aspirde belirli sayıda saf hattın farklı oranlarda tohum karışımları ile tarımsal performansın artıtılabileceği anlaşılmıştır.

Ümmü Bozdağ
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İleri generasyon aspir (carthamus tinctorius l.) hatlarının tohum karışım oranlarının verim ve yağ kalite özellikleri üzerine etkisi

Aspir (Carthamus tinctorius L.), tohumlarında bulunan yüksek kalitede yağı ile Türkiye'nin bitkisel yağ ihtiyacının karşılanmasında değerlendirilebilecek en önemli potansiyel ürünlerden birisidir. Bu araştırma, ileri generasyon aspir hatlarında tohum karışımları yapılarak hem doğal heterosis etkisinden hem de çok hatlı çeşitlerin avantajlarından faydalanmak için yürütülmüştür. Fenolojik özellikleri benzer, ancak tohum ve yağ verimlilikleri farklı üç hat (BAY-ER 2, BAY-ER 5 ve BAY-ER 15) saf (yalın), ikili (1/2 + 1/2) ve üçlü (1/3 + 1/3 + 1/3) tohum karışım oranlarında yetiştirilerek açıkta tozlaşmaya bırakılmış, elde edilen kısmi melez tohumlar bir sonraki yıl tesadüf blokları deneme deseninde üç tekrarlı olarak ekilerek tarımsal ve kalite özellikleri karşılaştırılmıştır. Hatlar ve karışımlar arasında bitki boyu, dal sayısı, tabla sayısı, 1000 tane ağırlığı, kabuk oranı, yağ oranı, tohum ve yağ verimi gibi özellikler bakımından istatistiksel olarak önemli farklılıklar bulunmuştur. İkili ve üçlü tohum karışımları saf hatlara göre daha yüksek verim performansı göstermiş, BAY-ER 2 + BAYER 15 ikili karışımından % 50.7 ve BAY-ER 5+ BAY-ER 15 ikili karışımından % 44.0 olarak yüksek karışım etkinliği elde edilmiştir. Bütün karışımlar kendisini oluşturan saf hatlardan daha yüksek tohum verimi ve yağ oranı vermiştir. Genel olarak palmitik ve stearik asitler bakımından hatlar ve karışımlar arasında önemli bir fark bulunmazken, hatlar linoleik asit bakımından ve karışımlar ise oleik asit bakımndan biraz daha yüksek oranlar vermiştir. Sonuç olarak, aspirde belirli sayıda saf hattın farklı oranlarda tohum karışımları ile tarımsal performansın artıtılabileceği anlaşılmıştır.

Ümmü Bozdağ
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İleri generasyon aspir (carthamus tinctorius l.) hatlarının tohum karışım oranlarının verim ve yağ kalite özellikleri üzerine etkisi

Aspir (Carthamus tinctorius L.), tohumlarında bulunan yüksek kalitede yağı ile Türkiye'nin bitkisel yağ ihtiyacının karşılanmasında değerlendirilebilecek en önemli potansiyel ürünlerden birisidir. Bu araştırma, ileri generasyon aspir hatlarında tohum karışımları yapılarak hem doğal heterosis etkisinden hem de çok hatlı çeşitlerin avantajlarından faydalanmak için yürütülmüştür. Fenolojik özellikleri benzer, ancak tohum ve yağ verimlilikleri farklı üç hat (BAY-ER 2, BAY-ER 5 ve BAY-ER 15) saf (yalın), ikili (1/2 + 1/2) ve üçlü (1/3 + 1/3 + 1/3) tohum karışım oranlarında yetiştirilerek açıkta tozlaşmaya bırakılmış, elde edilen kısmi melez tohumlar bir sonraki yıl tesadüf blokları deneme deseninde üç tekrarlı olarak ekilerek tarımsal ve kalite özellikleri karşılaştırılmıştır. Hatlar ve karışımlar arasında bitki boyu, dal sayısı, tabla sayısı, 1000 tane ağırlığı, kabuk oranı, yağ oranı, tohum ve yağ verimi gibi özellikler bakımından istatistiksel olarak önemli farklılıklar bulunmuştur. İkili ve üçlü tohum karışımları saf hatlara göre daha yüksek verim performansı göstermiş, BAY-ER 2 + BAYER 15 ikili karışımından % 50.7 ve BAY-ER 5+ BAY-ER 15 ikili karışımından % 44.0 olarak yüksek karışım etkinliği elde edilmiştir. Bütün karışımlar kendisini oluşturan saf hatlardan daha yüksek tohum verimi ve yağ oranı vermiştir. Genel olarak palmitik ve stearik asitler bakımından hatlar ve karışımlar arasında önemli bir fark bulunmazken, hatlar linoleik asit bakımından ve karışımlar ise oleik asit bakımndan biraz daha yüksek oranlar vermiştir. Sonuç olarak, aspirde belirli sayıda saf hattın farklı oranlarda tohum karışımları ile tarımsal performansın artıtılabileceği anlaşılmıştır.

Ümmü Bozdağ
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tıbbi adaçayı (salvia officinalis l.)'nda klon seleksiyonu ile geliştirilmiş b-klonlarının tarımsal ve teknolojik özellikleri

Bu araştırma, tıbbi adaçayında (Salvia officinalis L.) klon seleksiyonu ile elde edilmiş 60 adet A-klonu arasından seçilmiş 10 adet B-klonu ve 1 adet standart çeşidin (kontrol) tarımsal ve teknolojik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Tesadüf blokları deneme deseninde üç tekerrürlü olarak kurulan tarla denemesinde her bir B klonundan kenar tesiri dışında kalan 10 bitkide; ilk çiçeklenme tarihi (gün), bitki boyu (cm), taze herba verimi (kg/da), drog herba verimi (kg/da), drog yaprak verimi (kg/da), drog yaprak oranı (%), uçucu yağ oranı (%), uçucu yağ bileşenleri (%) gibi gözlem, ölçüm ve analizler yapılmıştır. Tıbbi adaçayında taze herba verimi 701.00 (14. klon) ve 1285.70 (41. klon) kg/da, drog herba verimi 176.13 (27. klon) ve 368.87 (8. klon) kg/da, drog yaprak verimi 89.07 (27. klon) ve 202.30 (41. klon) kg/da, drog yaprak oranı %43.96 (35. klon) ve %58.60 (41. klon), uçucu yağ oranı %0.90 (27. klon) ve %1.72 (8. klon) arasında değişim göstermiştir. Tıbbi adaçayının uçucu yağ kompozisyonunu oluşturan en önemli bileşenlerin 1,8-sineol (%16.48-33.86), α-tuyon (%1.85-31.01), β-tuyon (%3.99-17.51) ve kafur (%0.74-14.94) olduğu belirlenmiştir. 27 numaralı klon dışındaki klonların uçucu yağları tıbbi adaçayı uçucu yağ standardına (ISO 9909, 1997) büyük ölçüde uygun olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre drog yaprak verimi, uçucu yağ oranı ve uçucu yağ kalitesi yüksek olan 8, 11, 21 ve 41 nolu klonların tıbbi adaçayı çeşit geliştirme ıslahında öncelikli olarak değerlendirilebileceği öngörülmüştür. Anahtar Kelimeler: Tıbbi adaçayı, Salvia officinalis L., klon seleksiyonu, B-klonları, drog verimi, uçucu yağ bileşenleri

Ümmü Tuğlu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tıbbi adaçayı (salvia officinalis l.)'nda klon seleksiyonu ile geliştirilmiş b-klonlarının tarımsal ve teknolojik özellikleri

Bu araştırma, tıbbi adaçayında (Salvia officinalis L.) klon seleksiyonu ile elde edilmiş 60 adet A-klonu arasından seçilmiş 10 adet B-klonu ve 1 adet standart çeşidin (kontrol) tarımsal ve teknolojik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Tesadüf blokları deneme deseninde üç tekerrürlü olarak kurulan tarla denemesinde her bir B klonundan kenar tesiri dışında kalan 10 bitkide; ilk çiçeklenme tarihi (gün), bitki boyu (cm), taze herba verimi (kg/da), drog herba verimi (kg/da), drog yaprak verimi (kg/da), drog yaprak oranı (%), uçucu yağ oranı (%), uçucu yağ bileşenleri (%) gibi gözlem, ölçüm ve analizler yapılmıştır. Tıbbi adaçayında taze herba verimi 701.00 (14. klon) ve 1285.70 (41. klon) kg/da, drog herba verimi 176.13 (27. klon) ve 368.87 (8. klon) kg/da, drog yaprak verimi 89.07 (27. klon) ve 202.30 (41. klon) kg/da, drog yaprak oranı %43.96 (35. klon) ve %58.60 (41. klon), uçucu yağ oranı %0.90 (27. klon) ve %1.72 (8. klon) arasında değişim göstermiştir. Tıbbi adaçayının uçucu yağ kompozisyonunu oluşturan en önemli bileşenlerin 1,8-sineol (%16.48-33.86), α-tuyon (%1.85-31.01), β-tuyon (%3.99-17.51) ve kafur (%0.74-14.94) olduğu belirlenmiştir. 27 numaralı klon dışındaki klonların uçucu yağları tıbbi adaçayı uçucu yağ standardına (ISO 9909, 1997) büyük ölçüde uygun olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre drog yaprak verimi, uçucu yağ oranı ve uçucu yağ kalitesi yüksek olan 8, 11, 21 ve 41 nolu klonların tıbbi adaçayı çeşit geliştirme ıslahında öncelikli olarak değerlendirilebileceği öngörülmüştür. Anahtar Kelimeler: Tıbbi adaçayı, Salvia officinalis L., klon seleksiyonu, B-klonları, drog verimi, uçucu yağ bileşenleri

Ümmü Tuğlu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2018
00

Other supervisors