Theses supervised by Prof. Dr. İbrahim Cengizler
13 theses · Çukurova University
Adana ve ilçelerinde kullanılan alabalık yemlerinde Aspergillus flavus ve aflatoksin araması
Bu araştırmada Adana ve ilçelerindeki alabalık üretme çiftliklerinde kullanılanalabalık yemlerinin aflatoksin düzeyleri ve dönemlere göre aflatoksin miktarınındeğişiminin belirlenmesi amaçlanmıştır.Aflatoksinlerle kontamine olmuş yemlerin alabalık yetiştiriciliğinde meydanagetirdiği en önemli sorun çok düşük (ppb) düzeylerde bulunması durumunda dahiyemden yararlanmayı azaltması ve büyümede gerilemeye neden olmasıdır.Alabalık üretme çiftliklerinden toplanan 33 adet yem örneğinde Aflatoksin B1 vetoplam Aflatoksin (B1+B2+G1+G2) aranması yüksek basınçlı likit kromatografi(HPLC) ile yapılmıştır. Örneklerin 8 tanesinde Aflatoksin B1 tespit edilmiştir.Araştırma sonucu alabalık yemlerinin hiçbirisi ülkemiz aflatoksin limitlerini aşmamaktadır. Bu açıdanilimiz ve çevresindeki alabalık çiftliklerinde kullanılan yemlerde bir sorun yok gibi görünmektedir.Şimdilik yasal bir sorun yoktur.Anahtar kelimeler : Aflatoksin, balık yemi, HPLC, alabalık, IAK.I
Chitosan uygulanan Tilapia (Oreochromis niloticus) bireylerinde bazı immünolojik parametrelerin etkisinin araştırılması
ÖZYÜKSEKLİSANS TEZİCHİTOSAN UYGULANAN TİLAPİA (Oreochromis niloticus)BİREYLERİNDE BAZI İMMÜNOLOJİK PARAMETRELERİN ETKİSİNİNARAŞTIRILMASIRozelin AYDINÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜSU ÜRÜNLERİ ANABİLİMDALIDanışman : Prof. Dr. İbrahim CENGİZLERYıl 2006, Sayfa: 29Juri : Prof. Dr. İbrahim CENGİZLERProf . Dr. Necdet AYTACYrd. Doç. Dr. Aysel SAHANBu çalışmada, chitosanın tilapia (Oreochromis niloticus ) bireylerinde özelolmayan immün sistem üzerindeki olası etkileri üzerinde durulmuştur. Denemede 24saat banyo tarzında 50 mg/l, 100 mg/l, 150 mg/l chitosan uygulandıktan sonradenemenin 1., 3., 7., 14. ve 21. günlerinde alınan kan örneklerinde lökokrit, nitrobluetetrazolium (NBT) pozitif hücre aktivasyonu, fagositik aktivite tespit edilmiştir.Çalışmamızda uygulanan dozlara bağlı olarak, 3.günde chitosan uygulanan tümgruplarda lökotrit değerlerinde bir artış görülmüştür (p>0.05). Günlere bağlı olarak,50 mg/L `lik chitosan uygulanan grupta 1. ve 7. günler arasında lökotrit değerlerindeartış olduğu tespit edilmiştir. 100 mg/L `lik chitosan uygulanan grupta 7. gün hariç(p<0.05) diğer günlerdeki lökotrit değerlerinde artış olduğu belirlenmiştir. 150 mg/L`lık chitosan uygulanan grupta 3. gün hariç (p<0.05), diğer günlerdeki lökotritdeğerlerinde bir artma olduğu tespit edilmiştir . Uygulanan dozlar arasında, 1., 3.,7.,14. ve 21. günlerde 1., 2. doz uygulanan gruplarda, elde edilen NBT pozitif hücreaktivasyonunun kontrol grubundan önemli derecede farklı olduğu belirlenmiştir(p<0.05). Günlere bağlı olarak, NBT hücre aktivasyonunda 1. ve 2. dozlarınuygulandığı tüm günlerde kontrol grubundan önemli bir düzeyde değişim gösterdiğisaptanmıştır (p>0,05). Çalışmada fagositik aktivitenin, 21. günlerde chitosanuygulanan tüm gruplarda diğer günlere oranla önemli düzeyde azalış gösterdiğigörülmüştür (p<0.05). 1 ile 14. günler arasında fagositik aktivitenin düzgün birbiçimde artış gösterdiği tespit edilmiştir (p>0.05). 7. ve 14. günlerde 150 mg/Lchitosan uygulanan grupla kontrol grubu arasında önemli düzeyde farklılıkgöstermiştir (p<0.05).Anahtar kelimeler: Tilapia, Chitosan, NBT, Fagositik aktivite, LökokritI
Deniz levreği (Dicentrarchus labrax, l. 1758)'nin kopepodid parazitlerinden Caligus minimus, otto, 1821'un biyolojisi üzerine çalışmalar
Jüri : Prof. Dr. İbrahim CENGİZLERDoç. Dr. Mahmut Ali GÖKÇEYrd. Doç. Dr. Mustafa DÖRÜCÜYrd.Doç.Dr. Aysel ŞAHANYrd. Doç. Dr. Ercüment GENÇBu çalışmada Deniz Levrek (Dicentrarchus labrax L.,1758)'lerinde görülen ve ektoparazit bir kopepod türü olan C. minimus'un üreme sistemi, planktonik yaşam döngüsünde kiaşamalar ve sıcaklık, tuzluluk, havalandırmalı ve havalandırmasız ortam ile ışıklı ışıksızortamın gelişim aşamalarına etkisi incelenmiştir.Elde edilen bulgulara göre dişi C. minimus'larda; sefalotoraksın dorsalinde yer alan 1çift ovaryum, her bir ovaryumdan çıkarak genital segment içerisinde kıvrımlar oluşturan 1 çiftovidukt kanalı, 1 çift semen bezi, spermlerin depolandığı dikdörtgen şeklinde receptakulumseminis ve döllenmiş yumurtaların depolandığı yumurta kolonlarından oluşan üreme sistemi;erkek bireylerde ise yine sefalotoraksın dorsalinde bulunan 1 çift testis, her bir testisten çıkanve genital segmente kadar uzanan 1 çift sperm kanalı, 1 çift semen bezi, 1 çift spermatofor vegenital açıklıktan oluşan üreme sisteminin bulunduğu görülmüştür.Planktonik yaşam döngüsünün Nauplii I-II ve Kopepodid aşamalardan oluştuğu,farklı sıcaklık ve tuzluluk değerlerine bağlı olarak her aşamanın tamamlanma sürelerindekideğişimlerin istatistiksel olarak önemli olduğu belirlenmiştir (p<0.05).Havalandırmasız ortamın ölümlere neden olduğu görülmüştür. Işıksız ortamdaaşamaların tamamlanma sürelerinin ışıklı ortama oranla uzadığı, yapılan t-testi sonucuna göreher iki ortamdaki aşamaların tamamlanma süreleri arasındaki farkın istatistiksel olarak önemliolduğu belirlenmiştir (p<0.05).Anahtar Kelimeler: Caligus minimus, Levrek, Caligidae, Biyoloji, Üreme, KopepodI
Yamula baraj gölü (Kayseri)'nde yaşayan bazı ekonomik balık türlerinde parazitolojik incelemeler
Bu çalışmada, Kayseri il merkezinin 35 km kuzeydoğusunda, Kızılırmak Nehri üzerinde elektrik üretimi ve sulama amacıyla kurulmuş Yamula Baraj Gölü'nde yaşayan bazı ekonomik balık türlerinde deri, yüzgeç, solungaç ve iç organlarda ekto ve endo parazit taraması yapılmıştır. 165 balık bireyi üzerinde Eylül 2006 ? Temmuz 2007 tarihleri arasında araştırma yürütülmüştür. Bu araştırmaya göre 165 numunede, 5 adet Cyprinus carpio, 3 adet Silurus glanis ve 1 adette Leuciscus cephalus olmak üzere toplam 9 adet parazit tesbit edilmiştir. Bu parazitler Trichodina nigra, Dactylogyrus vastator ve Molnaria intestinalis türleridir.
Tilapia (Oreochromis niloticus)'larda Streptococcus iniae infeksiyonundan sonra gelişen akut faz protein (APP)'lerinin araştırılması
Bu araştırmada, Oreochromis niloticus (Linnaeus, 1758) Streptococcus iniae (ATCC29178) ile deneysel yolla enfekte edilmiş, kan plazmasındaki bazı akut faz proteinleriincelenmiştir. Çalışmada ortalama 60,35+1,04 g canlı ağırlığında 72 adet tilapiakullanılmıştır. Balıklardan 3.3 x 105 kob/ml içeren Streptococcus iniae intraperitonel (i.p.)olarak 0,1 ml dozunda enjekte edilerek enfekte grup oluşturulmuştur. Aynı sayıda S. iniaeenjekte edilen balık gruplarına akut bir stres faktörünün ilavesi ile diğer deney grubuoluşturulmuştur. Son grup deney balıkları kontrol grubu olarak incelenip en uygun koşullaraltında tutulmuştur. Enfekte ve kontrol grubu balıkların kuyruk venasından alınan kanörnekleri, enfeksiyonun 7, 14 ve 21. günlerinde bazı akut faz proteinleri (APP) [C-reaktifprotein (CRP), fibrinojen (fb), serum amiloid A (SAA) ve transferrin (tf)] yönündenincelenmiştir. Çalışmamızda, enfekte gruplarda 1?2 gün içinde renk koyulaşması, balıkhareketlerinde düzensizlik ve yavaşlama görülmüştür. Ölçülen akut fazproteinlerinden yalnızca fibrinojen seviyelerinde düşüşler saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Tilapia, C-reaktif protein, Serum amiloid A, Fibrinojen, Transferrin
Zeolitin Aeromonas hydrophila ile enfekte edilen tilapia (Oreochromis niloticus)'ların bazı organ ve dokulardaki etkilerinin histopatolojik incelemeleri
Bu çalışmada Ağustos 2008-Mart 2009 tarihleri arasında yeme eklenerek tilapia (Oreochromis niloticus)'lara verilen zeolitin Aeromonas hydrophila enjeksiyonuna karşı balık bireylerinin doku ve organlarındaki koruyucu etkisi araştırılmıştır. Denemede 36 adet balığa intraperitonel olarak 1.9x106CFU/ml bakteri verilmiştir. Enjeksiyonun ardından balıklar 21 gün süre ile gözlenmiş ve 7., 14. ve 21. günlerde balıklardan solungaç, böbrek ve karaciğer doku örnekleri alınmış ve bunlarda bakteriden kaynaklanan iç organ hasarları değerlendirilmiştir.Zeolit katkılı beslemede bazı hasarların daha az olduğu gözlenirken, bazılarında oldukça yüksek doku hasarı olduğu belirlenmiştir. Yapılan makroskobik gözlemlerde, zeolit takviyesi alan balık gruplarında herhangi bir dış görünüm bozulması olmadığı gözlenmiştir. Ayrıca zeolitle beslenen gruplarda renk düzeninde de olumlu değişiklikler belirlenmiş, stresin yarattığı koyulaşmaya rastlanmamıştır. Kontrol grupları ile karşılaştırıldığında, zeolitin makroskobik incelemede bakterilerin oluşturduğu patolojileri geciktirdiği, ancak mikroskobik incelemede doku hasarlarına karşı herhangi bir etki göstermediği gözlenmiştir.Anahtar kelimeler: Tilapia, Zeolit, Histopatoloji, Aeromonas hydrophila
Akyatan lagünü (Adana)'nden yakalanan mavi yengeç (Callicetes sapidus)'lerde toksik madde araştırılması
Bu çalışmada, Akyatan Lagünü'nden avlanan mavi yengeç (Callinectes sapidus)' lerin kas dokularında PCB (Poliklorlu Bifeniller) 28, 52, 101, 118, 153, 138, 180, HCB (hekzaklorobenzen), toplam HCH (Heksaklorosiklohekzan), toplam DDT (dikloro difenol trikloroethan) kalıcı organik kirleticilerinin miktarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma 50 adet örnekle yürütülmüştür. 1 gr.'lık kas dokular içerisindeki kirletici miktarları ppb düzeyinde araştırılmıştır. Değerlendirme sonucunda incelenen tüm örneklerde bulaşma tespit ediliştir. En yüksek bulaşıklık PCB türevlerinde tespit edilmiştir. Gaz kromatografisi ECD dedektör kullanılarak kantitatif olarak bulanan kalıntı düzeyleri, kabul edilebilir kalıntı düzeyleri ile karşılaştırılmıştır. Değerlendirme sonucunda kalıcı organik kirletici oranları sırasıyla, ?- BHC % 36, ß- BHC % 2, ?- BHC % 10, HCB % 14, ? BHC % 40, o,p'- DDE % 56, p,p'- DDE % 12, o,p'- DDT % 24, p,p'- DDT % 34, ? DDT % 40, PCB 28 % 72, PCB 52 %70, PCB 101 % 54, PCB 118 % 40, PCB 138 % 2, PCB 153 % 28, PCB 180 %56 olarak tespit edilmiştir.
Doğu Akdeniz(Türkiye) sahillerinden yakalanan has kefal(Mugil cephalus linnaeus, 1758)'lerde karşılaşılan myxobolus ichkeulensis, bahri ve marquez, 1996'(Myxosporea)'in biyolojisi üzerine çalışmalar
Bu çalışmada Has Kefal (Mugil cephalus)'ler de enfestasyon oluşturan Myxobolus ichkeulensis'in bazı biyolojik özellikleri araştırılmıştır. Araştırmalar 3 farklı temel bölüm de gerçekleştirilmiştir. I. Bölümde; M.ichkeulensis'in has kefaller üzerindeki enfestasyon düzeyleri belirlenmiştir. II. Bölümde M.ichkeulensis ile enfeste olmuş kefal bireyleri farklı tuzluluk ve sıcaklık değerlerinin enfestasyon düzeyine olan etkisi araştırılmış; III. Bölümde ise ışık ve electron mikroskop çalışmaları yapılarak M.ichkeulensis'in yaşam evreleri belirlenmeye çalışılmıştır.I. Bölümde yapılan araştırmada incelenen 1200 balığın 109'unda (%9,08) M.ichkeulensis enfestasyonu bulunduğu, Temmuz-Eylül ayları arasında enfestasyon düzeyinin diğer aylara oranla en yüksek olduğu belirlenmitir.II. Bölümde ise 38 ppt tuzluluk ve 30oC'de M.ichkeulensis'in enfestasyon hızının en yüksek olduğu, 0ppt tuzlulukta ise kist sayılarının azalarak 30. Gün'de de tamamen yok olduğu belirlenmiştir.M.ichkeulensis'in gelişim evrelerinin incelendiği son bölümde ; konak hücreleri ile çevrelenmiş tek bir plasmodia içerisinde sporların geliştiği, spor gelişimi boyunca asenkronize polar kapsül gelişimi gösterdiği, ancak gelişim evrelerinin diğer Myxobolus türlerinde görülen evreleri izleyerek tamamlandığı sonucuna varılmıştır.
Akyatan lagünü (Adana-Karataş)'nden yakalanan mavi yengeçler (Callinectes sapidus, Rathbun 1896)'de bakteriyolojik, parazitik ve fungal araştırmalar
Bu çalışmada Akyatan Lagünü (Adana-Karataş)'nden yakalanan Mavi Yengeç (Callinectes sapidus)'lerde bakteriyolojik, parazitik ve fungal araştırmalar yapılmıştır. Örneklemeler 01 Ekim 2011 - 01 Ekim 2012 tarihleri arasında her ay, 2013-2014 yıllarında sadece yaz döneminde kuzuluklardan kepçelerle, kuzuluk çevresinden pinterlerle yapılmıştır. Araştırmada 501 adet yengeç incelemeye alınmıştır. Laboratuvara getirilen yengeçlerden alınan hemolenf örnekleri ve diğer örnekler çeşitli boyama yöntemleri kullanılarak mikroskop altında incelenmiştır. PCR tekniği kullanılarak araştırmada elde edilen sonuçlar pekiştirilmiştir. Araştırma sonucunda; Acinetobacter baumannii, Acinetobacter lwoffii, Aeromonas cavaie, Aeromonas hydrophila, Serratia rubidea, Vibrio alginolyticus, Vibrio parahaemolyticus, Vibrio vulnificus, Vibrio mimicus, Citrobacter freundii, Enterobacter aerogenes, Enterobacter cloacae, Escherichia vulneris, Klebsiella phenmonaie, Klebsiella oxytoca, Moraxella sp., Proteus mirabilis, Pseudomonas sp., Micrococcus sp, Staphylococcus aureus, Bacillus sp. genusuna ait bakterilere; parazitik incelemeler sonucunda; Ichthyophthiris multifilis'e, Cryptobia sp.'ye, Trypanasoma sp.'ye, Cloronorchis sp.'nin metaserseriya evresine, Hematodinium sp.'ye ait amoeboid trofonta, Metasestoda, Microsporidian sporuna, Ameson sp.'ye, Trematod metaserseriyasına; fungistik incelemede; Oospora ve Lagenidium sp. zoosporu'na rastlanmıştır.
Keban baraj gölü (Elazığ)'nde yer alan alabalık üretim tesislerinde kullanılan medikamentler, aşılar ve etkinliklerinin araştırılması
Bu çalışmada ülkemizin önemli balıkçılık alanlarından birisi olan Keban Baraj Gölü'nde yer alan 39 adet balık üretim tesisinde yetiştiriciliği yapılan gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss)'nda görülen hastalıklara karşı uygulanan sağaltım yöntemleri ve kullanılan medikamentler ile aşılar araştırılmış, gerekli kayıtlar alınarak retroperspektif sorgulamalar yapılmış, medikamentlerin ve aşıların etkinliği ortaya konmaya çalışılmıştır. Verilen yanıtlar kullanılarak TUKEY ve ANOVA testleri yapılmış ve hastalık etmenleri ile alınan önlemler arasındaki bağlantı istatistiki olarak değerlendirilmiştir. Bu sonuçlara göre, ilaç verimliliği ile hastalık etmenleri arasında yapılan anova testi sonucunda, anlamlı (önemli) farklılık bulunmuştur (p<0,01). Üretim kapasitesi'ne yıllara göre bakıldığında yıllar arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,01). Hastalık etmenleri ve alınan önlemler arasında yapılan varyans analizi sonucun da önemli bir fark olmadığı anlaşılmıştır (p>0,05). Çalışan mühendis sayısı, hastalık etmenlerinin ve alınan önlemlerin varyans analizi sonucunda önemli bir fark olmadığı anlaşılmıştır (p>0,05). Üretim kapasitesi ile çalışan personel sayısı arasında anlamlı bir fark olmadığı anlaşılmıştır (p<0,01). Aşı uygulaması yapılan işletmelerle yapılan görüşmelerde aşı uygulamasının daha çok tercih edildiği öğrenilmiş, uygulanan bu aşıların balık sağlığına önemli bir ön koruma oluşturduğu ve antibakteriyel ilaç kullanımını azalttığı tespit edilmiştir.
Ege bölgesinde yer alan denizel balık yetiştiriciliği sektöründe aşı kullanımı ve etkinliği
Günümüzde, Su Ürünleri sektörü her geçen gün büyümekte olup, su ürünleri yetiştiriciliğinde ithalat ve ihracat da buna bağlı olarak yükseliş göstermektedir. Aşı uygulamaları levrek balıklarında yaygın olan bakteriyel hastalıklara karşı (Vibrio spp. ve türevleri) immün sistemini kuvvetlendirerek, balıkların daha doğru ve sağlıklı bir şekilde daha az kayıp ile yetiştirilmesine olanak sağlamaktadır. Bu bağlamda, Ege Bölgesi'ndeki gerek büyük gerekse küçük işletmelerde aşı kullanımı genel olarak yaygınlaşmıştır. Aşı uygulaması ile uğraşan firma sayısının sınırlı olmasından işletmelerdeki genel düşüncenin aşı fiyatlarının, aşı uygulamasının pahalı olmasından ötürü duyulan rahatsızlık ve bu sebepten küçük aile işletmelerinin aşı uygulamasını maddiyata dayandırarak yaptıramadığı sonucuna varılmıştır. Değerlendirme çalışmasından elde edilen bulgular sonuç bölümünde bir araya getirilerek Ege Bölgesi'ndeki aşı kullanımının yaygınlığı ve aşı uygulamasının balıklar üzerindeki etkisine değinilmiş ve Türkiye'de ki aşı sektörünün ileride nerelere gelebileceği, aşı uygulamalarının su ürünleri yetiştiriciliği için ne derece gerekli olduğunun anlatılabilmesi amaçlanmıştır.
Tilapya (Oreochromis niloticus, Linnaeus 1758) için koruyucu probiyotiklerin eldesi: Büyüme performansı ve Streptococcus iniae'ye karşı etkisinin araştırılması
Bu çalışmada, Tilapya (Oreochromis niloticus)'nın bağırsak mukusundan izole edilen iki bacillus suşunun (Bacillus subtilis ve Bacillus mojavensis) tilapyalarda büyüme performansı, bağırsak morfolojisi, doğal bağışıklık ve hastalık direncine karşı etkisi incelenmiştir. Toplam 375 balık bireyi üç tekerrür halinde beş gruba ayrılmıştır. Nil tilapyası, 1x106 CFU/g (BM6;BS6) ve 1x108 CFU/g (BM8;BS8) olacak şekilde farklı konsantrasyonlarda probiyotik ve kontrol diyetler ile 60 gün beslenmiştir. Besleme denemesi sonrasında, probiyotik ilave edilmiş diyetler ile beslenen tilapya bireyleri, kontrol grubuna göre önemli ölçüde daha iyi büyüme performansı göstermiştir. Işık mikroskobu incelemelerinde, probiyotikle beslenen tilapyanın bağırsaklarında kontrole kıyasla yüksek sayıda goblet hücreleri saptanmıştır ve bağırsak villus uzunluğunun ve perimetre oranının da arttığı gözlenmiştir. TEM incelemelerinde ise, probiyotik ile beslenen gruplarda kontrol grubuna kıyasla mikrovillus uzunluğu ve yoğunluğunun arttığı saptanmıştır. Buna ek olarak, probiyotikle beslenen Tilapyaların bağırsak dokularında sitokin gen ekspresyonlarının kontrol grubuna kıyasla anlamlı şekilde arttığı belirlenmiştir. 60 günlük beslenmenin ardından, tilapya bireyleri i.p. yolla Streptococcus iniae ile enfekte edilmiş, probiyotik ile beslenen gruplarda nispi yaşama oranlarının artığı görülmüştür. Elde edilen veriler, çalışmada kullanılan aday probiyotiklerin, tilapyanın büyüme performansı, bağırsak morfolojisi ve hastalığa karşı direncini olumlu yönde etkilediğini göstermektedir.
Kalecik Baraj Gölü (Osmaniye)'nde yetiştiriciliği yapılan Gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss)'nda lernaea araştırmaları
Bu çalışmada Osmaniye İli, Kalecik Baraj Gölü'nde yetiştiriciliği yapılan ekonomik bir balık türü olan Gökkuşağı alabalığı, Oncorhynchus mykiss (Walbaum, 1792)'nın üretim sezonu olan Ekim 2015 - Mayıs 2016 ve Ekim 2016- Mayıs 2017 tarihleri arasında 1000 adet balık bireyi üzerinde Lernaea sp. enfestasyonu araştırılmıştır. Doğal ortamında ağ kafeslerde yetiştiriciliği yapılan alabalık bireyleri havuzlarda stoklanıp 15 günde bir örneklenmiş ve incelenmiştir. İncelenen balıklarda tespit edilen Lernaea bireyleri tutunduğu doku ile birlikte disekte edilerek daha sonra incelenmek üzere fiksatif içerisinde saklanmıştır. Yapılan çalışma neticesinde Mart ve Nisan aylarında enfestasyona rastlanmış, diğer aylarda enfeste balık tespit edilememiştir. Elde edilen veriler istatistiki olarak değerlendirildiğinde ise araştırma yapılan aylar arasında istatistiki fark önemli (p<005) bulunmuştur. Çalışma esnasında alınan ve fikse edilen örneklerin bir kısmı, Taramalı Elektron Mikroskop (SEM) çalışması yapılabilmesi için doku tabikine alındıktan sonra SEM fotoğraflamaları yapılarak tür tespiti yapılmıştır. Bu araştırmayla incelenen alabalık bireyleri üzerindeki Lernaea cinsine ait parazitlerin varlığı incelenmiş ve elde edilen parazit bireylerin Lernaea cyprinacea ( Linnaeus, 1758) türüne ait olabileceği anlaşılmıştır.