Theses supervised by Prof. Dr. İlyas Öztürk

11 theses · Sakarya University

Master'sOpen AccessTR

Çeviride cinsiyet sorunsallığına eleştirel bakış

Çeviri çalışmalarında ve araştırmalarında çeviride cinsiyet önemli bir yer tutmaktadır. Bu bağlamda kadının kimliği, toplumdaki yeri ve etkisi ile ilgili çalışmalar, giderek daha yaygın hale gelmektedir. Bu durum söylem, yazın bağlamlarında çeviriye yansımaktadır. Çeviride kadın konusu, giderek farklı boyutlarda irdelenmeye ve ele alınmaya başlanmıştır. Feminizm hareketleri çeviri yolu ile görüşlerini dile getirmeye başlayınca, çeviride cinsiyet sorunsallığı da ortaya çıkmıştır. Cinsiyet, biyolojik cinsiyet ve toplumsal cinsiyet olarak ikiye ayrılmaktadır. Biyolojik cinsiyet kadın ve erkek arasındaki fizyolojik ve vücut kimyası ile ilgili farklılıkları göstermektedir. Fakat, toplumsal cinsiyet ise toplum tarafından kadına ve erkeğe yüklenen kültürel görüşleri, değerleri ve beklentileri ifade etmektedir. Çeviri de, hem biyolojik hem de toplumsal cinsiyetten etkilenmektedir. Kadın ve erkeğin sözcük seçimleri, dil kullanımı, ifade tarzı da cinsiyete bağlıdır. Kadın ve erkeğin dil kullanımlarının farklı olması, çevirmenin tutumunu da etkilemektedir. Ayrıca erkeğin egemen olduğu bir toplumda kadının dil kullanımı sınırlanmaktadır. Toplumun ve erkeğin kadına bakış açısı kadınların eylemlerini, ifadelerini olumsuz manada etkilemektedir. Dolayısı ile kadının ve erkeğin ifade farklılıkları çeviriye de yansımaktadır. Böylelikle, çeviride cinsiyet sorunsallığı ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmamızda, "Çeviride Cinsiyet Sorunsallığını" iki çeviri örneğinde irdelemeye çalışacağız. İrdelememiz, her iki çevirmenin seçtiği sözcük ve kullandığı stil üzerinde olacaktır. Bu çalışma, kadın ve erkeğin çeviri kararlarını, sözcük seçimini, dil kullanımlarının ve tercih ettikleri söylem farklılıklarının, çeviri eylemini nasıl etkilediğini betimleyici bir yöntem ile ön plana çıkaracaktır.

Cinsel kimlikCinsiyetDil kullanımı+6
Esra Ertekin
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Çeviribilimde çevirilemezlik: Çevirilemezlik kavramının çoklu durum çalışmalarında görünürlüğü

Çevirilemezlik, Antik Dönemden günümüze çevirinin olanaksızlığı tartışmasının anahtar kelimesi olmuş çeviri fenomenidir. Batı çeviri geleneğinde Humboldtla başlayan tartışma çevirilebilirlik kavramıyla yürütülmektedir. Ses-kavram ilişkisinin anlamlandırılmasındaki eşdeğerlik arayışından, anlamın doğası-dil felsefesi düzlemlerine taşınan tartışma, Evrenselci, Monadist ve Yapısökümcü felsefi yaklaşımlarla yürütülmüştür. Her şey çevrilebilir-hiçbir şey çevrilemez gibi mutlak uçlarda gezen tartışmada, yapısökümcülük ara bir konumdadır. Göstergenin nedensizliğiyle açıklanan "anlam farklılıklar üzerine kuruludur" Saussüre'ün söylemiyle, Catford'un çevirilemezlik ayrımı çalışmanın dilbilimsel ayağını oluşturmaktadır. Quine'nin çevirilemezlik tezi ve nihai gösterilenin olamayacağı Derrida'nın savı, tezin felsefi ayağını teşkil etmiştir. "Hiçbir şey çevrilemez mi?" ve "herşey çevrilebilir mi?" soruları tezin araştırma sorularındandır. Çevirilemezlik kavramını kapsamlı bir çalışmayla tanımlamak, çevrilemezliği sınıflandırmak tezin amaçlarıdır. Nitel araştırma desenlerinden çoklu durum çalışmasına uygun nitel bir araştırma yöntemi kullanılmıştır. Farklı durumları temsil ve çoklu bakış açısısı için "amaçlı örnekleme" stratejisi uygulanmıştır. Böylece oluşturulan bütüncedeki yazılı-görsel metinler çevirilemezlik durumları başlığı altında türlerine göre sınıflandırılmışlardır. Kavram 4 türe ayrılmıştır. Dilsel çevirilemezlik 4 alt bölümden oluşmaktadır. Sesbilimsel çevirilemezlikte, ses-kavram ilişkisi, sırasıyla yansımalı sözcük, portmanto sözcük, ses benzeşmesi, sözcük oyunu gibi dil retorikleri üzerinden incelenmiş, fonolojik-grafolojik aktarım durumlarına bakılmıştır. Sözcüksel çevirilemezlikle, göstergenin nedensizliği ve dilin tarihselliği vurgulanmış, anlam farklılıkları tablolanmıştır. Sözdizimsel çevirilemezlikte, iki dilbilgisel dizimin yüzeysel yapıda kesişmesinin ve diller arası uyumsuzluğun yol açtıkları çeviri güçlükleri gösterilmiştir. Metinsel çevirilemezlikte, metinsellik ve edimsellik şartlarının erek kültüre ne derece taşındığı, bir üst dilin eksikliği bağlamında incelenmiştir. Kültürel çevirilemezlikte, çevirinin metonimik yüzü ve dilin davranış üzerindeki etkisi işlenmiştir. Mutlak çevirilemezlikle, çevirinin ideolojik boyutu yansıtılmış, travma ürünü bir dünyayla gerçeklik arasındaki his farkını çevirinin kapatamayacağı saptanmıştır. Edebi çevirilemezlikte, yapıtları saran dildeki yüzey-derin yapı örüntülerinin dengelenmesinin güçlüğü gösterilmiştir. Bütüncenin analizinde, tümdengelim-tümevarım yaklaşımları kullanılmıştır. Çevirilemezlik, niteliğe ve olguya dayalı iki farklı anlam taşımaktadır; her iki anlam çeviriye karşı bir tutumdur. Çevirilemezlik tanımı, anlamları arasındaki farkı kapsamaktadır. Kavrama, mutlak çevirilemezlik türü yeni bir boyut olarak eklenmiştir.

ÇeviriÇeviri bilimÇevirilemezlik
Gökmen Gezer
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Alman hukuk sistemlerinde işleyen yargı sürecinde kullanılan terminolojilerin karşılaştırılması

Değişen ve gelişen dünya standartları, teknolojinin ilerlemesi ile oluşan yeni sahalar ve bu gelişmelerin dünyanın her yerine iletilmesi talepleri doğrultusunda, her bir sektörde çeviriye ve uzman çevirmenlere duyulan ihtiyaç artmış, tüm bu talepler de çevirmene farklı sorumluluklar yüklemiştir. Sorumlulukları fazlalaşan çevirmen, çeviri sürecini ihtiyaç duyduğu alanda terminoloji çalışması yaparak kolaylaştırabilir. Bu çalışmada hukuk alanında Almanca - Türkçe karşılaştırmalı olarak çift dilli bir terminoloji çalışması yapılmıştır. Çalışma; teorik kısım ve örneklerle terminolojik kısım olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Çalışmada ilk önce terim, terminoloji, terminoloji öğretisi ve çalışmaları açıklanıp, terminoloji çeviribilimle ilişkilendirilmiş, ardından alan dili ve tezin özünde hukuk terimlerinin incelenmesi bulunduğu için hukuk dili hakkında bilgi verilip, hukuk dilinin kendine has özellikleri ve bu özelliklerinin de çeviriyi zorlaştıran etmenler arasında yer aldığı maddeler halinde açıklanmıştır. Almanya ve Türkiye ekseninde iki farklı ülkenin hukuk sistemlerinin tarihsel gelişimlerine genel bir bakış ile aralarındaki varsa benzerlikler ve farklılıklar tespit edilmiş, iki ülkenin yargı teşkilatlarının yapılanmasının incelenmesinden sonra, pratik kısımda yer alan Almanca ve Türkçe boşanma karar örnekleri içerik, şekil, zaman ve biçem açısından incelenip karşılaştırılmış, daha sonra bu karar örneklerinden seçilen terimlerin bir listesi oluşturulmuş, ilgili terimin, gramer açısından incelemesi, varsa eş anlamlıları ve kısaltmaları yazılıp, sonrasında da hukuk uzmanlık alanında karşı dildeki eşdeğerliği ya da yeterli bir çeviri için seçilen uygun karşılığı sunulmuştur.

Alman hukukuHukuk terimleriTerimler+4
Duygu Özlem Toptan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Güncel sektör ihtiyaçları doğrultusunda bir çevirmen edinci model önerisi

Çeviri yapabilme yetkinliği kimi zaman çeviri edinci kimi zaman çevirmen edinci olarak tanımlanmıştır. Çeviri eylemini gerçekleştiren kişi çevirmen olarak kabul edilmektedir. Ancak çevirmen olabilmek için sadece çeviri yapabilmek yeterli değildir. Çevirmenliği sadece çeviri yapabilmekle sınırlandırmak, sektör ihtiyaçlarını tam anlamıyla karşılamakta zorluk yaşayacak çevirmen adaylarının yetişmesine neden olmaktadır. Bu düşünceden hareketle, çeviri eylemini de kapsama alarak çevirmenin güncel piyasa koşullarında nelere ihtiyaç duyduğunun tespit edilmesi önemlidir. Bu çalışmanın amacı, çevirmenin çeviri sektöründe nelere ihtiyacı olduğunu tespit ederek kapsamlı bir çevirmen edinci model önerisinde bulunmaktır. Yazılı ve sözlü çeviri uygulamaları birbirinden tamamıyla farklı bilişsel süreçler gerektirdiği için bu araştırmada yazılı çeviri kapsamında bir model oluşturmaya çalışılmıştır. Nitel bir araştırma olarak tasarlanan bu çalışmada, fenomenoloji deseni uygulanmıştır. Alanda istihdam yaratan çeviri işletme sahipleri amaçlı örneklem modeline uygun bir şekilde kartopu tekniğiyle belirlenmiştir. Fenomenoloji deseninde en çok tercih edilen veri toplama şekli olan görüşme yöntemi sayesinde veriler toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak ise yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Her bir görüşme, katılımcıların rızası alınarak ses kayıt cihazı ile kaydedilmiştir. Veri analizi süreci ses kayıtlarının yazılı hale getirilmesiyle başlamıştır. Elde edilen yazılı görüşme kayıtları tek tek incelenmiş ve kodlanmıştır. Belirlenen kodlar anlamsal açıdan değerlendirilerek belirli kategorilere ayrılmıştır. Ortaya çıkan kategoriler daha kapsamlı bir çerçeve sunmak amacıyla temalara dönüştürülmüştür. Veri analizi sonucunda, güncel sektör ihtiyaçları doğrultusunda çevirmen edincinin 'Temel Bilgiler', 'Edimsel Beceriler' ve 'Mesleki Anlayış Parametreleri' şeklinde adlandırılan 3 temadan oluştuğu tespit edilmiştir. 'Temel Bilgiler' teması; çevirmenin çeviri eylemini gerçekleştirebilmek için ana dil, yabancı dil, kuramsal, alan/uzmanlık, dünya ve kültür, metin ve malzeme bilgisi gibi 7 farklı bilgi türüne ihtiyaç duyduğunu ortaya çıkartmıştır. 'Edimsel Beceriler' teması ise çevirmenin mesleğini uygulamasını mümkün kılan izlem, araştırma, aktarım, çeviri teknolojilerini kullanabilme, düzenleme, son-düzenleme ve öz-değerlendirme olarak tanımlanan 7 çeşit beceriyi edinmiş olması gerektiğini ortaya koymuştur. Analiz sonucunda elde edilen son tema ise diğer iki temayı tamamlar nitelikte işlev gören 'Mesleki Anlayış Parametreleri' olarak saptanmıştır. Bu tema; çeviride kalite, mesleki etik, çeviri ve çevirmen mevzuatı, işletme kültürü, proje yönetimi, sektör analizi, çeviride finans, girişimcilik, pazarlama ve iletişim adındaki 10 bileşenden meydana gelmektedir. Özetle, sektör ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanan çevirmen edinci modeli birbiriyle etkileşim içerisinde olan ve eşzamanlı işlev gören 3 ana temadan ve bu 3 ana tema içerisinde de toplam 24 bileşenden oluşmaktadır.

Akademik dilAkademik çalışmalarEtkinlik+6
Buğra Kaş
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İkinci yabancı dil olarak Almanca okutulan Anadolu liselerinde çevirinin rolü (Adapazarı örneklemi)

Türkiye'de yabancı dil öğretimi, uzun zamandır bir tartışma konusudur. "Türkiye'de neden yabancı dil öğretemiyoruz?" veya "Öğrencilerimiz neden yabancı dilde iletişim kuramıyor?" sorularının cevapları henüz tam olarak verilememektedir. Bu çalışmada Sakarya'da ikinci yabancı dil olarak Almanca eğitimi incelenmiştir. Bu çalışmanın temel amacı, ikinci yabancı dil olarak Almanca eğitimi alanında son gelişmelerden haberdar olmak, Almanca eğitimi uygulanırken hangi yöntem ve tekniklerin kullanıldığını öğrenmek ve verilen bu eğitimde çevirinin yerini tespit edebilmektir. Bu çalışmada verilen Almanca eğitiminin yanında derslerde çeviri yöntemlerinin ne kadar kullanıldığı, çeviriye ne kadar ihtiyaç duyulduğu araştırılacaktır. Aynı zamanda bu öğrencilerin Çeviribilim ya da Mütercim Tercümanlık bölümlerine karşı farkındalık kazanması hedeflenmektedir. Bu çalışma yapılan analizler sonucunda eğitime katkı sağlamayı ve eğitimde iyileştirme yapmayı hedeflemektedir. Bu araştırmanın sonunda öğrencilerin derste gördükleri çeviri çalışmaları sonucunda Mütercim Tercümanlık veya Çeviribilim bölümlerindeki yatkınlıkları araştırılacaktır. Buna göre araştırılan liselerdeki öğrenci profilinin adı geçen bölümlere yatkınlığı veya uzaklığı gözlemlenecektir. Araştırma kapsamında Millî Eğitim Bakanlığından elde edilen bilgilere göre Sakarya ili Adapazarı ilçesinde bulunan 2.Yabancı Dil olarak Almanca okutulan Anadolu liseleri tespit edilecektir. Ayrıca anket yöntemiyle sorular hazırlanacak, öğretmenlerin Almanca eğitimi hakkındaki görüşleri alınacaktır. Bu çalışma kapsamında Sakarya ili Adapazarı ilçesinde yer alan toplam 3 tanesi devlet okulu, 3 tanesi özel okul olmak üzere toplam 6 okulda görev yapmakta olan Almanca öğretmenlerinden elde edilen veriler analiz edilecektir. Bu liselerde okuyan öğrencilerin çeviribilim bölümlerine gelme ihtimali olan öğrenciler olduğunu varsayarsak, öğrencilerin de çeviribilim bölümlerine ve Almanca derslerine tutumlarını öğrenmek amacıyla bir anket çalışması da kendileriyle yapılacaktır. Bu anket çalışması yalnızca ikinci yabancı dil olarak Almanca eğitimi almakta olan lise öğrencileri ile yapılacaktır. Aynı zamanda bu öğrencilerin çeviribilim ya da mütercim tercümanlık bölümlerine karşı farkındalık kazanması hedeflenmektedir. Elde edilen bulgulara göre sonuç bölümünde düşünce ve önerilere yer verilecektir.

AlmancaAnadolu liseleriDil eğitimi+7
Hayriye Yüksel
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kültürlerarası ilişkilerde çeviri açısından Toledo Çevirmenler Okulu'nun Avrupa'daki etkisi

Bu çalışmanın amacı, çeviri tarihinde çok önemli bir yere sahip olan Toledo Çevirmenler Okulu'nun kuruluşu, işleyişi, bu okulda görev yapan çevirmenler ve çalışmalarını açıklamak ve kültürlerarası ilişkilerde çeviri açısından Avrupa'daki etkisini örnek eserler üzerinden ortaya koymaktır. Çalışmada, Toledo Çevirmenler Okulu'nun nasıl oluştuğu, izlenen çeviri yöntemleri, kurulduğu dönemin siyasi ve sosyal yapısı, kuruluşunda etkili olan tarihi figürler ele alınmış, bu okulda faaliyet gösteren çevirmenler ve yaptıkları çalışmalar Antony Pym'in çeviri tarihi anlayışı bağlamında incelenmiş ve kültürlerarası ilişkilerde Avrupa üzerinde yapmış olduğu etki üç örnek eser; İbn Sînâ'nın el-Kânûn fi't-Tıb, Gazâlî'nin Makâsidü'l-Felâsîfe ve Ebû Bekir er-Râzî'nin et-tıbbu'l-Mansâri adlı eserleri üzerinden ortaya konulmaya çalışılmıştır. Örnek eserlerin daha iyi anlaşılabilmesi için, Gerard Genette'in Paratexts: Thresholds of Interpretation eserinde belirttiği kriterler çerçevesinde yanmetinler ve işlevleri bağlamında incelenmiş, kültürlerarası ilişkilerde Avrupa üzerinde nasıl bir etki yaptığını ortaya koymak için Martin ve Nakayama'nın kültürlerarası iletişimde üç farklı sosyal bilim yaklaşımı; işlevselci, yorumlayıcı ve eleştirel yaklaşımların bir arada kullanıldığı diyalektik yaklaşım çerçevesinde ele alınmıştır. Çalışma sonucunda Batıda Avicenna olarak tanınan ve Toledo Çevirmenler Okulu'nun en verimli çevirmenlerinden Cremona'lı Gerardo tarafından Latinceye çevrilen İbn Sînâ'nın el-Kânûn fi't-Tıb adlı eserinin, asırlarca Batıda etkisini sürdürdüğü, Batı için tıp açısından adeta kurtarıcı bir kitap olup başta Fransa ve İtalya olmak üzere birçok Batı üniversitesinde ders kitabı olarak okutulduğu, birçok çalışmaya konu olduğu ve halen olmaya devam ettiği; önemli çevirmenlerden Dominicus Gundissalvi tarafından çevrilen ve Latinceye De Philophorum intentionibus olarak çevrilen ve 1506 yılında Venedik'te Summa theoricae philosophiae adıyla basılan, Gazâlî'nin Makâsidü'l-Felâsife adlı eserinin, üç yüz yıldan fazla bir süre okuyucu kitlesi olduğu ve Latinlerin bu sayede Aristo felsefesini öğrendikleri ve Batılı önemli filozofların bu eserlerden yararlandıkları; İslam'ın büyük hekimi olarak kabul edilen Ebû Bekir er-Râzî'nin et-Tıbbu'l-Mansûri adlı eseri Cremona'lı Gerardo tarafından Liber ad Almansorem olarak çevrilip, yedinci ve dokuzuncu bölümlerinin Batı dünyasında tanındığı ve Batı üniversitelerinde okutulduğu ve birçok çalışmaya konu olduğu ortaya koyulmuştur.

Kültürlerarası ilişkilerÇeviriÇeviri bilim
Recep Hatipoğlu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğu-batı ekseninde feminist çeviri

Bu tezin amacı Doğu-Batı ekseninde yaşayan, arada kalmış ve Batı'nın ötekileştirdiği coğrafyalarla bağı olan, çoğunlukla oralarda doğmuş yazarların eserlerini Türkçeye çevirmiş çevirmenlerin görünür olmayan yazarları ve metinlerini bilinçli olarak görünür kılma çabalarını ve feminist çeviriye katkılarını ortaya koymaktır. Çeviri, öznesi sonucunda ortaya çıkan ürün ve diller boyutunda düşünüldüğünde aradadır ve hep öyle kalacaktır. Bu araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması modeli kullanılarak yürütülmüştür. Öncelikle ulus-aşırı kimliğe sahip yazarlar seçilmiş ve çevirdikleri metinler okunmuştur. Nitel çalışmalar feminist araştırmalarda en çok tercih edilen yöntemdir çünkü bu tür çalışmaların amacı bir durumu, olayı ya da olguyu belirli bir düzlemde değerlendirebilmektir. Kesin yargılar ve sınırlar çizmekten kaçınır. Feminizm, çeviri, doğu ve batı kavramlarının birleştirilmesi ve bunun çevirmen üzerinden incelenmesi detaylı inceleme gerektirmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak yapılan yüz yüze görüşmelerin yazıya aktarılmasından sonra bir uzmanla birlikte temalar, alt temalar ve kodlar belirlenmiştir. Temaların belirlenmesi araştırma sorularından yola çıkarak yapılmıştır. Sonrasında kod tabloları oluşturulmuş ve araştırmanın bulgularını oluşturan kodlar alanyazınla desteklenerek yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda feminist çeviri kuramını teorik olarak bilen bir tek çevirmen olmasına rağmen çevirideki kültürel dönüş ve feminist çevirinin sınırlarını yıkma girişimleri de düşünüldüğünde Türkiye'deki çevirmenlerin feminist çevirinin amaçlarını gerçekleştirmekte olduğu görülmüştür. Kendilerini feminist çevirmen olarak tanımlamadıkları ve feminist çeviri hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları halde Türkiye'deki çevirmenlerin yaptığı çeviriler feminist çeviridir. Feminist çeviri Kanada Ekolünce belirlenmiş içeriğini ancak farklılıkları görerek ve sınırlarını esneterek çıkabilir. Çevirmenlerin bir tanesi hariç hepsinin kadın olması ve yaşadıkları coğrafya nedeniyle ötekileştirilmiş kadınlara ait metinleri bilinçli olarak tercih etmeleri, sosyal sınıfı ne olursa olsun kendinin de arada kalmışlığının farkında olması feminist çeviri ve çeviribilim için bir zenginliktir. Çeviri farklılıkların ifadesi olmasının yanında ortaklıkların da ifade yöntemidir. İster doğulu ister batılı olsun kadınların yaşantıları ve sorunları ortak bir düzlemde buluşur. Bu ortaklığın sesini duyuran eylem de çeviridir. Türkiye'de yaşayan çevirmenler kültürel, sosyal, ideolojik, cinsiyet ya da dil unsurları nedeniyle arada kalmışlıklarını yine ulusaşırı kimliğe sahip bir yazarın metinini tercih ederek görünür kılmışlardır. Feminizm her coğrafyayı ve kadını farklılıklarıyla ya da benzerlikleriyle kucaklayabildiği müddetçe daha ilerilere gidebilecektir. Ülkemizdeki çevirmenlerin yaptığı bu anlamda çok önemli bulunmaktadır. Feminist çevirinin sınırlarının genişlediğinin de kanıtı niteliğindedir. Anahtar Kelimeler: Feminist çeviri, doğu ve batıda feminizm, ulus-aşırı yazın ve çeviri, çevirmen ve feminizm

Doğu-Batı ilişkileriEdebi eserlerFeminizm+3
Ebru Ak
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Yerelleştirme bağlamında kullanılan çeviri teknolojileri (Çeviribilim öğrencileri ve çeviri sektörü örneklemlerinde)

Bu çalışmada, yerelleştirme uygulamalarının Türkiye'deki konumu sorgulanmıştır. Bu konumun belirlenmesi için çeviri sektöründe yer alan firma yöneticilerinin ve çeviribilim/mütercim-tercümanlık bölümlerindeki öğrencilerin görüşlerine başvurulmuş ve yerelleştirme uygulamalarının müfredattaki ağırlıkları incelenmiştir. Söz konusu amaçların gerçekleştirilmesi için çeviribilim/mütercim-tercümanlık öğrencilerine ve firma yöneticilerine anketler aracılığıyla sorular sorulmuş, alınan yanıtlar SPSS programı ile değerlendirilmiştir. Çeviri eğitimi müfredatı içerisinde yerelleştirme derslerinin konumunun belirlenmesi için Türkiye genelinde çeviribilim/mütercim-tercümanlık bölümleri olan üniversitelerin müfredatlarına web siteleri aracılığıyla ulaşılmıştır. Müfredatlarında yerelleştirme dersi olan bölümler tespit edilmiş, derslerin AKTS değerlerinin genel çeviri eğitimi programı içerisindeki ağırlığı belirlenmiştir. Tez içerisinde hem anket çalışma sonuçlarının değerlendirilmesi, hem de müfredat analizinde gerekli olan verilerin incelenmesi için nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Yapılan çalışmaların sonucunda; yerelleştirmenin çok önemli bir alan haline geldiği, bu alan içerisinde yerelleştirme amaçlı kullanılan çeviri araçlarının da bir o kadar önemli olduğu, hatta bu araçlar olmadan yerelleştirme uygulamalarının yapılamayacağı kanısına varılmıştır. Çeviri sektörü, çevirmen adaylarının yerelleştirme ve çeviri teknolojilerini kullanacak yeterlilikte olmasını beklemektedir. Çeviri bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerin de bu alanın öneminin farkında oldukları ancak, konuyla ilgili bilgilerinin yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Varılan sonuçlardan bir diğeri ise, yerelleştirme eğitimi verilirken üniversite ve sektör işbirliğinin yapılmasının çok faydalı olacağıdır. Elde edilen verilerin; çeviri eğitimi veren kurumlar müfredatlarını hazırlarken, müfredatta yer almasını istedikleri yerelleştirme ve çeviri teknolojileri dersi için yol gösterici olması beklenmektedir.

TeknolojiTeknoloji kullanımıYerelleşme+5
Ulvican Yazar
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Güneşte Gölgenin Yokoluşu isimli romanda kullanılan Türk isim, motif ve kavramların Alman kültüründeki karşılıkları

Tezimde ana konu olarak 'Güneşte Gölgenin Yok Oluşu' isimli romanın çevirisinde geçen Türk isim, motif ve kavramlarının analizini yapmakla birlikte kitabın orijinalinde nasıl ele alındıklarını, belirtildiklerini gösterip karşılaştırma yapacağım. Yazar Barbara Frishmuth, kimi zaman aynı kelimeler olmasına rağmen, bazı Türkçe kelimeleri Türkçe ses uyumuna uygun biçimde, bazılarını hiç değiştirmeden, bazılarını ise Almanca karşılıkları ile vermiştir. Bunların çeşitli cümleler içerisinde nasıl kullanıldıklarını örneklerle gösterip uygulamalı olarak karşılaştıracağım.Yazar Barbara Frischmuth'un biyografisini, yaşam hikayesini ve eserlerini ( romanları, çocuk kitapları, tiyatro eserleri, radyo dinletileri ve filmleri ) ele alarak Türk kültürüne olan eğilimini ve nedenlerini göstermeye çalışacağım.Sonuç olarak ise yazarın sadece bu esere özgü olarak orijinal ve hedef metin kavramlarını nasıl değiştirdiğini ve okuyucuların karşılaşabilecekleri, yaşanabilmesi muhtemel sorunları göstermeye çalışacağım.

AdlarAlman edebiyatıAlman romanı+6
Merve Karabağ
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Çeviri tarihinin bugünün çeviri bakış açısıyla incelenmesi

"Çeviri tarihinin bugünün çeviri bakış açısıyla incelenmesi" adlı çalışma ile çevirinin geçmişte sebep olduğu gelişmeleri irdeleyerek hangi gelişmelerin kaydedildiği incelendi. Asıl olrak incelenen çevribilimin geçmişten bugüne hangi yönde geliştiği konusudur.Tezimiz, çevribilimin ilk olarak kimler tarafından temeli atıldığı ve tarihte kimlerin çevribilimi artan adımlar ile bugüne taşıdığı incelenmektedir. Geçmişteki düşünce yapısının uygun gördükleri ile sınırlı kalan ve belli bir zaman sonra tarihin sınırlayıcı bakış açısından sıyrılıp yeni bir boyut kazanan çevirinin bugünkü bakış açısına ulaşan serüvenini konu almaktadır.Antik Çağlardan başlayarak, Ortaçağ ve yakın Çağ ele alındı ve çevirinin konumu ve gelişimi araştırıldı. Çevirinin kimler tarafından desteklenerek hangi toplumları geliştirdiği ela alındı. Bunun yanında yükselen toplumların yanında karanlıkta kalınmış toplumlara da değinildi. Aynı zamanda çevirinin sayesinde nasıl bu eksenin değiştiğinin sebepleri de çalışmaya yansıtıldı.Bu çalışmada, Çeviri Kuramlarının Tarihsel Yapısı, Çağdaş Çeviri Yaklaşımları ve Çeviribilim Alanındaki Bilimsel Bakış Açıları ile geniş yelpazeli bir inceleme oluşturuldu. Çağdaş çeviri yaklaşımlarından bahsedilirken Toury'nin Betimleyici Kuramı, Even-Zohar'ın Çoğuldizge Kuramı, Holz-Maenttaeri'nin Çeviri Eylem Kuramı ve Vermeer'in Skopos Kuramı ele alındı.Aynı zamanda Çeviribilimin Paradigma değişiminden de bahsediliyor çalışmada. Kaynak odaklı çevirinin ve eşdeğerlilik sorununun paradigma değişimi ile yerini işlevsel çeviriye bırakıtığını görüyoruz. Bunun dışında çalışmada son olarak Türkiyedeki çeviribilim adına nasıl çalışmaların yapıldığı ve bu çalışmaların ne kadar faydalı olduğundan bahsediliyor.

Tarihsel gelişimÇeviriÇeviri bilim+3
Sibel Okuyan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı metin türlerinin çevirisinde karşılaşılan sorunlara eleştirel bir bakış

Tezimizde çeviri nedir ile başlayan teorik bilgilerden yola çıkarak farklı metin türlerine kadar çeviri ile ilgili pek çok bilgiye değindik.Özellikle yüksek lisans ders yılında karşılaştığım edebiyat metinleri ile ilgili sorunlar beni bu tez çalışmasını yapmaya teşvik etti.Pek çok mahkeme kararını, bilgilendirici bir metni, edebiyat metinleri ve orjinallerini yabancı dilde, genelde İngilizcede ve bazen Almancada çevirileri ile inceledik. Özellikle yabancı dilde ve kendi dilimizde yapılan çevirilerdeki işlemleri ve yazıları karşılaştırıp eleştiriler yaptık.Son olarak da hukuk ve yazın alanındaki metinleri ve çevirilerini dil ve üslup, yazım vb. birçok açıdan yorumları ile ele aldık.

Oya Çoraylı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00

Other supervisors