Theses supervised by Prof. Dr. İşaya Üşür

11 theses · Gazi University

DoctorateOpen AccessTR

Hegemonya ilişkilerinin tarihsel dönüşümü: 1870-2010

Kapitalizmin tarihi boyunca sistemin zirvesinde nöbet değişimlerine tanık olunmuştur. Kontrol ettikleri coğrafi alanı ve pazarları korumak adına mücadele veren ülkeler bu uğraşları esnasında yükseliş ve düşüşler yaşamışlardır. Bu çerçevede, 18. yüzyılda hegemon bir güç olarak tarih sahnesine çıkan İngiltere'nin hegemon olma süreci ve yerini ABD hegemonyasına bırakışı bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. ABD hegemonyasının yükselişi ve olası gerileyişinin sistemde yol açacağı etkilerinin ele alınması çalışmada ele alınan bir diğer konudur.Çalışmada hegemonyada ortaya çıkan değişimin ve dönüşümün ortaya konulabilmesi için analiz yöntemi olarak tarihsel süreklilik anlayışı benimsenmiş, bu nedenle analiz tarihin ilk hegemonu olan Birleşik Eyaletler'e kadar götürülmüştür. Ardından İngiltere ve ABD hegemonyalarının ortaya çıkışı, yükselişi ve sonlanması/gerilemesi incelenmiştir.Çalışmada söz konusu üç ülkenin hegemonyaları analiz edilirken, eleştirel bir bakış açısı ile söz konusu ekolün teorik çerçevesi kullanılmak suretiyle hegemonyanın analizi gerçekleştirilmiştir. Son olarak, aynı teorik çerçevenin yardımıyla Çin, BRIC ekonomileri, G20 ve Avrupa Birliği gibi güç merkezlerinin hegemon olma olasılıkları ele alınmıştır.

Amerika Birleşik DevletleriDönüşümHegemonya+4
Yeliz Sarıöz Gökten
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İktisat teorisinde kar

Bu çalışmada iktisat teorisinde kar kavramı üzerine odaklanılmıştır. Kar, iktisat teorisi içerisinde kapitalist sistemin işleyişi ve istikrarı açısından önemli bir değişken olarak değerlendirilebilir. Aynı zamanda kar, bölüşüm teorisi içerisinde yer alan önemli bir gelir grubunu da temsil etmektedir. Karın önemi bu şekilde ifade edilebilirken bu çalışma içerisinde klasik, Marksist ve neoklasik iktisadi düşünce okullarının kara bakış açıları değerlendirilecektir.Klasik iktisadi düşünce, karı, emek değer teorisi çerçevesinde sermaye birikimi ve iktisadi gelişme sürecinin önemli bir kaynağı görmekte ve bu anlamda karın kapitalist sistem içerisindeki önemine vurgu yapmaktadır. Çalışma kapsamında incelenen diğer bir görüş olan Marksist iktisadi düşüncede kar, kaynağını artı değerden almakta ve kapitalist sistemin işleyişi gereği, artı değerin kaynağı ise üretim sürecinde kullanılan emeğin çalışma süresi ile emek gücünün devamını sağlamak için gereken ücret arasındaki farktan ortaya çıkmaktadır. Marksist iktisadi düşünce, klasik emek değer teorisinin çelişkilerinden yararlanarak kapitalizmin mübadele yasalarının emek ürününün tümünün emeğe gitmesini önlediğini ve karın kaynağı olan artı değerin kapitalist tarafından ele geçirildiğini öne sürmüştür.Klasik ve Marksist iktisadi düşüncedeki toplumsal sınıf kavramı, neoklasik iktisadi düşüncede yerini bireye bırakmıştır. Neoklasik iktisadi düşüncenin analiz birimi olan bireyler iki temel ekonomik olgudan tüketim kararı aldıklarında tüketici, üretim kararı aldıkları zaman ise üretici olarak ortaya çıkmakta, böylelikle, klasik ve Marksist iktisadi düşüncenin analiz birimi olan sınıflar ve üretim kesimlerinin yerini tüketici ve üretici ayrımı ile bireysel tüketim ve üretim kararları almaktadır Neoklasik iktisadi düşünce, toplumu, bir bireyler toplamı olarak görmüş ve bununla birlikte klasik emek değer teorisinin yerine de fayda değer teorisini geliştirerek iktisadi düşünce içinde yeni bir yaklaşım benimsemiştir. Neoklasik iktisadi düşünce için vurgulanması gereken önemli bir nokta, klasik ve Marksist iktisadi düşünceden farklı olarak faiz ve kar gelirlerini birbirinden ayrılmış olmasıdır. Neoklasik iktisadi, her üretim faktörünün üretime yaptığı katkıya eşit getiri sağladığını, bunun hakça bir paylaşım olduğunu, belirli varsayımlar altında toplam ürünün bütün girdiler arasında paylaşıldığını, geriye hiçbir artık kalmadığını gösteren bölüşüm kuramını kurmaya çalışmışlardır. Kar, neoklasik iktisadi düşüncede girişimcinin üretim süreci sonunda elde ettiği geliri ifade etmektedir ve bu anlamda girişimcinin üretime yaptığı katkıya eşit olduğu da neoklasik bölüşüm teorisi çerçevesinde söylenebilir.Anahtar Sözcükler1.Bölüşüm2.Kar3.Artı Değer4.Emek değer teorisi5.Fayda değer teoris

Ekonomi teorileriEmek-değer teorisiKar+6
Ahmet Deniz Bozkurt
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Küreselleşme sürecinde devlet / toplum kompleksinin dönüşümü ve Türkiye'de ulusötesi sermayenin yükselişi: Koç Holding örneği

Bu çalışmada günümüz kapitalist sisteminin bundan yüz yıl öncesine göre çok daha ulusötesi bir karakterde olduğu öne sürülmektedir. Bu önerme etrafında, birinci bölümde ?ulusötesi kapitalist sınıf? (UKS), ?devletin ulus-ötesileşmesi? ve ?ulusötesi tarihsel blok? gibi anahtar kavramlar tanıtılıyor. Bu bölüm, aynı zamanda, ulusötesi tarihsel materyalist yaklaşımın temel kavram ve yaklaşımlarını incelemektedir. Burada günümüzde kapitalist sınıfın farklı fraksiyonları ve kapitalist büyük güçlerin arasında yaşanan yerel ve küresel mücadelelerin bazı belirli biçimleri çözümlenmektedir. Bu bağlamda çalışma küresel politik ekonomiyi Kees van der Pijl tarafından geliştirilen ?ulusötesi ve sistemik mücadeleler? kavramına dayanarak anlamaya ve açıklamaya çalış-maktadır.Çalışmanın ikinci bölümünde ?kapitalist sınıf?, ?sınıf fraksiyonları? ve ?sınıf bilinci? gibi diğer bazı temel kavramlar tartışılmaktadır. Ulusötesi fenomeni ve dünyada UKS oluşumu süreçleri de bu bölümün inceleme kapsamına giren konulardır. Burada kapitalist sisteme bugün sahip olduğu ulusötesi niteliğini kazandıran bazı gelişmeler sıralanmaktadır. Bu gerek altyapısal ve gerekse üstyapısal gelişmeler UKS oluşumunun ampirik belirleyicileri olarak da ele alınabilir. Bunlar; 1) UÖŞ'lerin ve iştiraklerinin yaygınlaşması, 2) uluslararası doğrudan yatırımlardaki (UDY) keskin artışlar, 3) Sınır-ötesi birleşme ve satın alma işlemlerindeki (B&SA'lar) artış, 4) Her çeşit ulusötesi stratejik ittifakların artışı, 5) Ulusötesi ortak yönetim kurulu üyeliklerindeki artış, 5) Ulusötesi iş çevrelerinin özel forumlarının dikkat çekici yükselişi.Üçüncü ve dördüncü bölümlerde bu altı gelişme sırasıyla Türkiye ekonomisi ve Koç Holding örnek olayı üzerinden ele alınmaktadır. Buradaki temel so-runsal, Türkiye'de UKS oluşumuna zemin sağlayan bir ortamın var olup olmadığını anlamaktır. Ortaya çıkarılan bulgular, Türkiye'nin Locke'cu Batı'ya entegrasyonu ile Türkiye'de UKS oluşumu süreçlerinin birbiriyle yakından ilişkili, iç içe geçmiş gelişmeler olduğunu göstermektedir. Koç Topluluğu gibi dinamik ulusötesi sermaye gruplarının varlığı ise Türkiye'deki UKS varlığının en güçlü delilleri olmaktadır.

Devlet-halk ilişkileriKoç HoldingKüreselleşme+4
Mehmet Gürsan Şenalp
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Para kavramı üzerine karşılaştırmalı bir analiz: Marx, Keynes, Simmel

Bu çalışmada Marx, Keynes ve Simmel'ın teorik katkıları çerçevesinde paraya ilişkin kavramsal bir analiz geliştirilmiştir. Paraya ilişkin kavramsal analizin temel çıkış noktalarından birini, ?para nedir?? şeklindeki kavramsal soru oluşturmaktadır. Bu soru bu Tez'de nesnel bir varlık olarak para ile bir toplumsal ilişki olarak para arasındaki kategorik ayrım temelinde tartışılmıştır. Böylelikle para verili bir nesne olarak alınmak ya da görünüşteki işlevselliği içinde değerlendirilmek yerine, parayı ortaya çıkaran toplumsal ilişkiler analiz edilmiş, para kavramsal bir olgu olarak tanımlanmıştır.Ele alınan yazarların, özelde parayı ve genel olarak iktisadı nasıl kavramsallaştırdıkları tartışması, bu çalışmanın özünü oluşturmaktadır. Bu analiz kavramsal ve yöntemsel bir içerikte yürütülmüş olup, bir yandan yazarlar karşılaştırmalı olarak ele alınırken, diğer yandan da özgün bir yaklaşım geliştirilmeye çalışılmıştır.

Karşılaştırmalı analizKavramsal değişimKeynesyen ekonomi+4
Vedat Ulvi Aslan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Ulus devlet ve vergiler: Karşılaştırmalı tarihsel bir analiz

Ulus devlet kurulum süreçlerinde vergilerin oynadığı rolü inceleyen bu çalışmada, İngiltere, Fransa ve Almanya'yı kapsar şekilde Batı Avrupa ve Osmanlı/Türkiye ulus devlet kurulumlarındaki farklılıklar açıklanmaya çalışılmıştır. Karşılaştırmalı tarihsel sosyolojik bir yöntemden hareket etmekle birlikte çalışmada ulus devlet kurulumu ?sınıf temelli? mali sosyolojik bir bakışla incelenmiştir. Brenner'in siyasal birikim kavramından hareketle çalışmada ulus devlet kurulumundaki farklılıklar coğrafi, etnik ve kültürel nedenlerden ziyade ülkelerin sahip oldukları farklı sınıf yapılarının bir sonucu olarak ele alınmıştır.

Mali sosyolojiUlus-devletVergi politikası+3
Mesut Sert
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

İktisat ve güç

Bu tezin amacı iktisatta güç meselesini incelemekti. Bu nedenle, İktisat ve İktidar tezi, iktisat, endüstri ilişkileri, kamu maliyesi, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler disiplinlerini içeren disiplinler arası bir çalışmadır. İktidar kavramı ve sorunsalı bu disiplinlerde merkezi önemde olduğu için, tez zorunlu olarak neredeyse bütün sosyal disiplinleri kapsamıştır.Tez tarihsel ve sosyal olmadığı ve gerçekte güç sorununu dışladığı için, anaakım iktisat perspektifi olan Walrasian iktisadı eleştirmiştir.Tezde güç ilişkilerini, firma, piyasa, ulus devlet ve küresel düzeylerde ele almıştır. Bu bakımdan, sınıflar arası mücadele ve sınıf içi rekabet anahtar açıklayıcı değişkenler olarak kabul edildi. Anahtar Sözcükler1.İktisat 2.Güç 3.Sınıf 4.Rekabet 5. Mücadele

DevletEkonomiGüç+4
M.kemal Doğru
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Değer kavramına yeni bir bakış: Carl Menger

Ondokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru liberal geleneğe olan ilgi artmış ve Avusturya İktisat Okulu yeniden canlanma dönemine girmiştir. Avusturya İktisat Okulu'nun kurucusu olan Carl Menger'in Politik İktisadın İlkeleri isimli eseri yarattığı devrimle değer kavramına yeni bir bakış getirmiştir. Menger'in ekonomiye en büyük katkısı, marjinal faydaya dayanan değer teorisidir. Değeri kişiye sağladığı faydayla açıklayan Menger, analizinin merkezine bireyi oturtmuştur. Metodolojik bireycilik Menger'in analizinin temel çıkış noktasıdır. Subjektif değer teorisi ile birlikte değer artık içerdiği emekle değil bireye sağladığı faydayla ölçülmektedir. Avusturya İktisat Okulu'nun ilk kuşağını oluşturan Böhm-Bawerk ve Wieser gibi takipçiler Menger'in teorisini geliştirmişlerdir. Avusturya İktisat Okulu günümüzde altıncı kuşak yazarlarıyla bazı üniversite ve enstitülerde varlığını sürdürmektedir.Bu çalışmanın amacı, yaklaşık bir yüzyıl boyunca akademik çevrelerde çoğunlukla kabul görmüş olan nesnel değer teorisinden öznel değer teorisine geçişte Carl Menger'in Klasik Okula yönelttiği eleştiriler ve getirdiği yeni bakış açısını analiz etmektir.Anahtar Kelimeler1.Carl Menger2.Subjektif Değer Teorisi3.Avusturya İktisat Okulu4.Değer Teorisi5.Marjinalizm

Değer teorisi
Fatma Esra Görmez
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
10
Master'sOpen AccessTR

Avusturya okulunda devlet anlayışı (Hayek özelinde bir inceleme)

On dokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru liberal geleneğe olan ilgininyeniden canlanmasına da ki en etkileyici gelişmelerden biride F.A. Hayek'insosyal ve politik yazılarıdır. Hayek bu yazılarında refah devletinin en önemliargümanı olan planlama kavramına karşı çıkmıştır. Bu karşı çıkışınmetodolojik temellerini ise Avusturya ktisat Oklunun sübjektivizm, bireycilik,bilgi ve kendiliğinden doğan düzen gibi ilkeleri oluşturmuştur. Hayek,piyasanın ve toplumun işleyişine yapılacak herhangi bir müdahaleninözgürlükleri yok edeceğini, sistemi totalitarizme götüreceğini savunmuştur vebunu yaparken kurucu rasyonalizmi eleştirerek yerine evrimci rasyonalizmiön plana çıkarmıştır. Buradan hareketle Hayek serbest piyasayı savunarakplanlamacı ve müdahaleci zihniyetleri eleştirmiş, özgürlüklerin en ateşlisavunucusu olmuştur. Hayek'in özgürlük anlayışı hem bireysel anlamda hemde özgürlük anlamında ?bireyin dışarıdan hiçbir müdahaleye ve zorlamayamaruz kalmaksızın serbestçe hareket edebileceği? şeklinde tanımlanannegatif karakterlidir. Siyasi alanda ise özgürlüklerin arttırılmasını bunun içinde kamusal alanın piyasa lehine daraltılarak devletin kanun hakimiyeti altındasınırlandırılmasını öngörmüştür.Bu çalışmanın amacı ise, tüm bunların ışığı altında özgürlükler,serbest piyasanın önemi devletin sınırlarının ve görevlerinin ne olmasıgerektiği gibi konularda, Hayek'in sosyal devlet düzenine yönelttiğieleştirilerden yola çıkarak onun devlet anlayışının bir incelemesini yapmaktır.

Ahmet Emre Biber
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Türk sanayileşmesinde bir durak: I. Sanayi Planı 1929-1939

ÖZET Cumhuriyet kurulduğunda Osmanlı imparatorluğundan dışa bağımlı ve tarım ağırlıklı bir iktisadi yapı devralınmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında izlenecek iktisat politikasının belirlenmesi amacıyla toplanan İzmir İktisat Kongresinde de liberal yaklaşımların korunması dileğiyle birlikte iktisadi unsurların millileştirilmesi gerektiği ortaya koyulmuştur. Lozan anlaşmasının hükümleri gereğince gümrük tarifeleri üzerindeki hakların kısıtlanmış olması dolayısıyla ve Kongredeki yaklaşımlar doğrultusunda 1929 yılına kadar özel sektörün teşvik edilmesine dayanan bir iktisat politikası izlenmiştir. 1929 yılında gümrük tarifeleriyle ilgili kısıtlamaların son yılı olması dolayısıyla bir önceki yıla göre dış ticaret açığı iki katına çıkmıştır. 1930'da gümrük tarifelerinin yükseltilmesiyle birlikte özel sektöre dayanan ancak korumacı bir politika izlenmeye başlamıştır. 1929 Bunalımının etkilerinin hissedilmeye başlandığı 1930 yılında toplumsal huzursuzluklar da artmış ve kurulan Serbest Fırka bunun termometresi olmuştur. Rejim tehlikesinin sezildiği bu yıllarda özel sektörün hem sanayileşme konusunda hem de kalkınma konusunda tatmin edici sonuçlar vermediği düşüncesiyle devletçilik tartışmaları da hız kazanmıştır. Konu üzerinde farklı yaklaşımların dile getirildiği bir ortamda Sovyetler Birliği'yle ilişkiler artırılmış ve onların tecrübelerinden yararlanılmıştır. Karşılıklı işbirliği doğrultusunda Türkiye'ye gelen Sovyet uzmanların hazırladığı raporlar İktisat Vekaletince yayınlanan BBYSP'nın temelini teşkil etmiştir. Hazırlanan plan 1934 yılı Nisan ayında gizli bir BKK ile yürürlüğe koyulmuş ve kaynak olarak da Sovyet, İngiliz ve Alman kredileri ile bütçe olanakları kullanılmıştır. Plandaki projeler büyük oranda süresi içinde gerçekleştirilmiştir. Uygulamayla birlikte hem sanayileşme, hem büyüme, hem de dışa bağımlılık konusunda geçmiş dönemler ve benzer ülkelerden çok daha iyi bir performans ortaya koyulmuştur.

Endüstri politikalarıEndüstrileşmeEndüstriyel plan+1
Tufan Büyükcan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek enflasyondan düşük enflasyona geçiş sürecinde Türk bankacılık sektörü

Türkiye Ekonomisi'nde uluslararası rekabete açık ve düzenlemeler itibariyle Avrupa Birliği'ne uyuma hazır olan sektörlerin başında bankacılık sistemi gelmektedir. Piyasa ekonomisine geçilen 1980Tı yıllarda uygulamaya konulan reform niteliğindeki yapısal değişiklikler, bankacılık sektörünün ve mali sektörün gelişmesini ve büyümesini sağlamıştır. Diğer taraftan bu büyümenin motoru olan enflasyon 1990'lı yıllardan itibaren ekonominin en ciddi sorunu haline gelmiştir. Enflasyonla beraber banka bilançolarının yapısında ve bileşiminde önemli değişiklikler olmuştur. Menkul kıymetlerin payı krediler aleyhine artarken, kaynaklar çok kısa vadelerde yoğunlaşmıştır. Döviz kurundaki ve enflasyon rakamlarındaki yıllık ortalama değişim değerlerinin ihale faiz oranlarının altında kalması, bankalara açık pozisyonla kârlılıklarını artırabilme imkanı sağlamıştır. Kârlılık bir taraftan bankacılığı cazip hale getirirken, diğer taraftan kur ve faiz riskinin artması, mali gücü zayıf bankaları olası krizlere karşı korumasız kılmıştır. Bu çalışmada, yüksek enflasyondan bankacılık sistemininin nasıl etkilendiği üzerinde durulmuş, bilanço ve gelir-gider tablolarının ana kalemlerindeki değişimler için analitik sonuçlara varılmıştır. Tersi durumda düşük enflasyon dönemlerinde düşük enflasyon süreci yaşayan ülkelerin tecrübeleri ve ülkemizle olan korelasyon da dikkate alınarak sektörü bekleyen riskler, alınması gereken tedbirler ve düzenlemeler için öngörüler yapılmış, sektör için olası projeksiyonlar tasarlanmıştır.

BankacılıkBankacılık sektörüBankalar+2
İsmail Gövdeli
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası iletişim ve yeni iktisadi boyutları

ÖZET İletişim, örgütlenmiş yaşamda günlük pratiklerin kurulmasının, sürdürülmesinin, geliştirilmesinin ve değiştirilmesinin zorunlu bir koşuludur. İletişim tarzı, kişilerarasından uluslararası boyuta değin aynı karakteristik özelliklere sahiptir. İletişimin uluslararası boyutunun ele alındığı bu çalışmada, konunun dünya genelindeki sosyal içeriğinin ve yeni iktisadi boyutlarının ortaya konulması amaçlanmıştır. İletişim teknolojilerinin ekonomik dönüşüme paralel gelişimi, karmaşık iletişim ve haberleşme sistemlerinin toplumsal ilişkiler ağıyla iç içe geçmişliğinin göstergesidir. Uluslararası iletişimin çok boyutluluğu konunun ekonomik, politik, teknolojik, kültürel, sosyolojik, psikolojik ve hukuki unsurlarına dikkat çekmektedir. Son yirmi yılda globalizm, uluslararası iktisat ve iletişim alanlarının köklü bir yeniden değerlendirmeye tabi tutulmasına yol açmıştır. Dünya ekonomisinde kapitalist çokuluslu şirketlerin ortaya çıkışı ve güç kazanması, beraberinde çokuluslu medya şirketleri ile ulusal kimliklerden bağımsız düzenlemeleri getirmektedir. Çokuluslu şirketlerin egemenliğindeki uluslararası iletişim düzeni, ulusal yapılardan bağımsız bir özellik arz ettiği gibi; ulusal iletişim düzenlerini de değişime zorlamaktadır. Çalışmada iletişimin mülkiyet ilişkilerine dayanan sosyal bir biçimlenme kazanmasının tarihsel gelişimi vurgulanmış ve iletişimin bir hizmet olarak dünya ekonomisi içerisinde vazgeçilemeyecek bir yere sahip olduğu belirtilmiştir. 183

EkonomiUluslararası iletişimİletişim
Tolga Tellan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00

Other supervisors