Theses supervised by Prof. Dr. İsmail Hakkı Çavdar
14 theses · Karadeniz Technical University
Leo-geo-yer haberleşme sisteminin tasarımı ve performansının iyileştirilmesi: Türkiye örneği
Yeryüzünden bilimsel, askeri veya kamu amaçlı herhangi bir görüntünün toplanması için LEO uydular yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak kullanılan LEO uydunun yörüngesine bağlı olarak kurulan yer istasyonları, uydu ile sınırlı bir haberleşme süresine sahip olmakta ve genelde kutup bölgesinde başka bir ülke topraklarına konuşlandırılmaktadır. Ancak bir GEO uydunun LEO uydudan gelen verileri anahtarlayarak doğrudan yere ulaştırma fikri, gün geçtikçe daha ilgi çekici olmaktadır. Konu hakkında yapılan çalışmalar ve testler, iki uydu arasında lazer haberleşmenin kullanılabileceğini ve GEO uydudan yer istasyonuna/istasyonlarına verinin aktarılması için de RF kullanılabileceğini göstermiştir. Yapılan bu çalışmada, Türkiye odaklı olarak LEO-GEO-Yer haberleşme sistemi iyileştirilmiş, geliştirilen çözümler ile sistemin kesintisizlik yüzdesi artırılmış ve belirlenen bir hedef bölgeden daha fazla verinin toplanılması sağlanmıştır.
Kablosuz algılayıcı ağlarda kapasiteye dayalı akıllı ve adaptif ağ yapılandırılması
Bu tez, algılayıcı ağlarda kapasiteli sunucuların konumlandırma probleminin çözümü üzerine bir çalışmadır. Bu problem np-zor kombinatoryel problemlerin grubunda yer almaktadır. Problemin çözümü ile hem adaptif kümeleme hem de optimum küme başı seçimi gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada küme başlarının seçimi yapay zeka parçacık sürü optimizasyon (PSO: Particle Swarm Optimization), diferansiyel gelişim algoritması (DE: Differential Evolution) ve yayılmacı yarışmacı algoritma (ICA: Imperalist Competitive Algorithm) gibi optimizasyon teknikleri ile yapılmış ve aynı anda her iterasyondaki amaç fonksiyonun değerine bağlı kümeleme ve ağın konfigürasyonu değişmektedir. Yapılan denemelerde elde edilen sonuçlara göre ICA algoritması hız açısından daha iyi sonuçlar göstermektedir ama maliyet açısından PSO algoritması en düşük değerlerle daha iyi sonuçlar sunmaktadır. Kablosuz algılayıcı ağlarda kısıtlı işlemciler kullanıldığı için en uygun algoritmanın çalıştırılması gerekmektedir. ICA algoritması iyi performansa sahiptir ve düşük işlem gücü kullandığı için kablosuz algılayıcı ağlarda kullanımı önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kablosuz Algılayıcı Ağlar, Optimizasyon, Adaptif Kümeleme, Yapay Zeka, Sürü Zekası, Yayılmacı Yarışmacı Algoritma, Diferansiyel Gelişim Algoritma
Uydu ve yüksek rakımlı platform (Haps) için Trabzon şehri direkt görüş (LOS) olasılıklarının kestirimi
Herhangi bir yerleşim yeri için, direkt görüş(LOS) olasılık değerlerini belirlemek önemli bir konudur. LOS olasılık değerleri belirlendiğinde, ilgilenilen bölgedeki sinyalin şiddeti doğru şekilde kestirilebilir. Buna paralel olarak, haberleşme yapılacak bölgedeki yayılım modelleri, yol kaybı modelleri oluşturulabilir. Trabzon dijital haritasında en çok bilinen 26 cadde üzerinde ARCGIS'in alt modülü olan ARCMAP ile çeşitli işlemler uygulanmıştır. Bu tezde Yeryüzeyi düz olarak kabul edilmiştir. Matlab ortamında LOS olasılığını hesaplayan bir algoritma oluşturulmuştur. LOS olasılık değerleri için en önemli parametre yükselme açısıdır. Bu çalışmada azimut açısı gözönüne alınmamıştır, yani sıfır derece kabul edilmiştir. 26 caddenin yükselme açısına bağlı olarak LOS olasılığı hesaplanmıştır ve LOS olasılık grafikleri çizilmiştir. Bulunan bu LOS olasılık değerlerinin Matlab programında çizilen grafikleri incelenmiştir ve Matlab programında eğri uydurma aracı olan CFTOOL kullanılarak LOS olasılıklarının, en iyi Gompertz ve Weibul dağılımlarına uygunluk gösterdiği saptanmıştır. Gompertz ve Weibul dağılımlarında bazı manipülasyonlar yapılarak; Gompertz2 ve Weibul2 fonksiyonları elde edilmiştir. Bu son elde edilen dağılımların bazı sokak ve caddelerde diğer orjinal Gompertz ve orjinal Weibul dağılımlarından daha iyi uyum gösterdiği tespit edilmiştir. Dijital haritanın GIS analizleri sonucunda elde edilen alfa,beta ve gama parametreleri 26 cadde için ayrı ayrı hesaplanmıştır. Bu üç parametrenin sokaklara göre değişimi incelenmiştir ve aralarındaki korelasyon analizi yapılmıştır.
Busbar enerji dağıtım hatlarının geniş bant PLC kanal modellemesi ve başarım analizi
Akıllı şebeke ile temelde enerjinin üretiminden son tüketiciye ulaşmasına kadar olan süreçlerin yönetilebildiği ve kontrol edilebildiği bir şebeke alt yapısı hedeflenmektedir. Enerjiyi etkin kullandırarak artan tüketimi gereken arz kalitesine ulaştırmayı ve varlık optimizasyonunu iyileştirmeyi hedefleyen akıllı şebeke mimarisi, güvenilir ve ihtiyaca göre genişletilebilen bir haberleşme alt yapısıyla sağlanabilir. Bu nedenle bilgi ve iletişim teknolojilerinin bu alanda etkin kullanımı büyük önem taşır. Bu bağlamda bu tez çalışmasında, dağıtım şebekesinin önemli bir kısmını oluşturan busbar dağıtım sistemleri geniş bant veri iletim ortamı olarak incelenmiştir. Busbar dağıtım hatları, ölçülen Sparametreleri kullanılarak iletken kesitine ve frekansa bağlı yeni bir RLGC (f, A) modeli ile modellenmiş ve busbar iletim hattı parametreleri elde edilmiştir. Busbar PLC kanalı N adet dallanması olan bir ağ gibi davranır. Tek dallanmalı bir ağın S-parametrelerine dayalı aşağıdan-yukarıya (BU) yaklaşım ile frekans bölgesinde bir kanal modelleme yoluna gidilmiş ve sistemin tümü kaskat bağlı N adet tek dallanmalı ağlar olarak düşünülmüştür. Farklı ağ topolojilerini gerçeklemek üzere bir simülatör ara yüzü oluşturulmuştur. Burada verici ve alıcı arasındaki hat uzunluklarının, dal özelliklerinin (sayısı, uzunluğu, konumu) ve yük empedanslarının kanalın transfer fonksiyonu üzerindeki etkisi incelenmiş, bu değişimlerin kanal kapasitesindeki etkisi de araştırılmıştır. İlaveten, farklı ağ topolojilerinde kanalın etkin gecikme yayılımı hesapları yapılmış ve BER başarımları elde edilmiştir.
Yüksek rakımlı platform istasyonlarda (HAPs) yayılım modellemesi ve başarım analizi
Kablosuz gezgin haberleşme servislerinde, yüksek veri hızı taleplerindeki sürekli artış, daha yenilikçi ve daha çok isteğe cevap verebilen haberleşme altyapılarına ihtiyacı da arttırmıştır. Karasal yer tabanlı sistemler ve uydu sistemleri, gezgin haberleşme servislerini sağlamada kullanılan sistemlerdir.Hem karasal yer tabanlı sistemlerin hem de uydu sistemlerinin birtakım dezavantajlarına çözüm olarak ve hücresel haberleşme teknolojisine yenilikçi bir bakış açısı olarak "Yüksek Rakımlı Platform İstasyon (High Altitude Platform Station-HAPs) " teknolojisi karşımıza çıkar. Bu nedenle bu alanda yoğun çalışmalar yapılmaktadır.Bu tezde HAPs (Yüksek Rakımlı Platform İstasyon) sistemlerinde yayılım modellemesi ve kanal başarımı üzerinde çalışılmıştır. Yükselme açısı modelin en önemli parametresidir. Olası yayılım ortamları, Yarı kent (SU), Kent (U), Yoğun kent (DU) ve Yüksek yapılı (Metropol) kent (UHR) olmak üzere dört gruba bölünmüştür. Bu gruplar bilinen istatistiksel modeller kullanılarak yükselme açısına bağlı olarak modellenmiştir. Modeldeki temel parametreler yükselme açısı, Rayleigh-Rice yayılım katsayıları ve sönümleme derinliğinin başarım yüzdesi olmuştur. Model parametrelerinin etkilerini gözlemlemek için sönümleme derinliği ile parametreler arasındaki ilişki katsayıları hesaplanmıştır. Aynı zamanda yükselme açısının ve her bir yükselme açısına karşılık gelen sönümle derinliklerinin toplam alandaki olasılık dağılımı hesaplanmış ve yükselme açısına bağlı bir dağılım fonksiyonu olarak ifade edilmiştir.Sonuç olarak oluşturulan sönümleme modeli serbest uzay yol kaybı ile birleştirilerek, 2-6 GHz frekans bandında, HAPs için olası dört yayılım ortamında toplam yol kaybı modelleri oluşturulmuştur. Bunun ardından, mevcut her bir yayılım ortamı için farklı durumlarda kanal başarım analizi yapılmıştır.
Giriş gerilimi ve yükü değişken DA/DA yukarı dönüştürücü denetimi
Yarıiletken teknolojisi ve yüksek bilgi işleme kabiliyetine sahip mikrodenetleyicilerin son yıllardaki gelişimine bağlı olarak güç elektroniği sistemleri de ilerleme göstermiştir. Günümüzde güç elektroniği uygulamaları geniş bir alanda kullanılmaktadır. Önemli uygulamalardan biri, doğru akımdan - doğru akıma (DA-DA) dönüşüm yapan devrelerdir. DA-DA dönüştürücülerden beklenenler; yüksek regülasyon kabiliyeti, geniş bir aralıkta çalışabilme ve yüksek verimdir.Bu bilgiler ışığında tez çalışmasının amacı; 12-22V DA giriş gerilimi aralığında ve değişken çıkış güçlerinde, sabit 24V DA çıkış gerilimine yükseltecek DA/DA yukarı dönüştürücünün tasarımının mikrodenetleyici tabanlı gerçekleştirilmesi olarak belirlenmiştir. Tasarımın benzetim çalışması MATLAB/Simulink ortamında gerçekleştirilmiştir. Tasarım gerçekleştirilirken sistemin denetimi, mikrodenetleyici içine gömülmüş denetim algoritması vasıtasıyla yapılmıştır.Sistem oluşturulduktan sonra sırasıyla; değişken giriş gerilimi altında çıkış gerilimi başarımı, sabit giriş gerilimi ve değişken yük altında çıkış gerilimi başarımı şeklinde analizler yapılmıştır. Daha sonra yapılan başarım analizleri bir bütün halinde ortaya konularak değişken giriş ve değişken çıkış gücü için tasarlanan yükselten dönüştürücünün başarımı ve bu çıkış gücü aralığında sistemin verimi değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Yukarı Dönüştürücü, Mikrodenetleyici, Denetim Algoritması.
İletken tel saçıcıların tespiti ve music yöntemi kullanılarak elektromanyetik görüntülenmesi
Araziye döşenmiş tel tuzaklamalı el yapımı patlayıcı düzenekleri savunma sanayi içinde, Yüksek gerilim hatları ise alçak uçan helikopterler için tehlike oluşturmaktadır. Her iki olası uygulama için ortak payda iletken tellerin problemin bir parçası olmasıdır. İletken tel saçıcıların, elektromanyetik yöntemler kullanılarak varlığının tespiti, pozisyon, sayı ve şekillerinin bulunmasının mümkün olduğu düşünülmüştür. Tel saçıcıların varlığının tespiti için aydınlatıcı elektrik alanı polarizasyonu ile tel saçıcı yönü arasında oluşan polarizasyon açısının kullanılarak ilgi alanındaki tel saçıcıların diğer saçıcılardan ayırt edilmesine yönelik bir yöntem araştırılmış, önerilmiş ve deneysel olarak doğrulanmıştır. Tel saçıcıların, pozisyonlarının 3 boyutlu olarak bulunması, sayılarının tespiti ve şekillerinin görüntülenmesi elektromanyetik bir ters saçının problemi olarak değerlendirilmiş ve MUSIC (MUltiple SIgnal Clasification) yöntemi çalışılmıştır. Yöntem 2 boyutlu olarak silindirik koordinatlarda ve 3 boyutlu olarak ise Kartezyen koordinatlarda benzetim çalışmaları ile uyumlu olarak 2 boyutlu ve 3 boyutlu deney ve ölçme düzenekleri hazırlanmış ve benzetim sonuçları ile doğrulana, MUSIC yönteminin tel saçıcıların sayı, pozisyonlarını bulabildiği, saçıcı şekillerini görüntüleyebildiği deneysel olarak gösterilmiştir.
Akıllı şebeke uygulamalarına yönelik nesnelerin interneti tabanlı uzaktan izleme sistemi
Akıllı elektrik şebekeleri son yıllarda önem kazanan konulardandır. Akıllı şebeke, modern bilgi sistemi ile geleneksel elektrik şebekesinin bir kombinasyonudur. Ölçüm ve uzaktan izleme işlemleri akıllı şebekeler için oldukça önemli olan işlemlerdir. Enerji verimliliğinin arttırılması ve elektrik şebekesinin buna uygun olarak verimli bir şekilde yönetilmesi için yüksek doğruluklarda tahminlerin yapılması ve bu tahminlerin karar alma süreçlerinde kullanılması gerekmektedir. Bu çalışmada, akıllı şebekeler için akıllı ölçüm sistemi ve kablosuz uzaktan izleme sistemi tasarımı ve uygulaması önerilmektedir. Elektrik enerjisi tüketiminin etkin bir şekilde kontrol edilebilmesi için kullanıcıların, harcadıkları enerji miktarlarını anlık olarak takip edebileceği bir sistemin tasarımı gerçekleştirilmiştir. Sistemi oluşturan farklı yapı mimarileri ile uygun bir veri iletim yöntemi oluşturulmuş, bileşenlerin yapı içerisindeki davranışları ve kullanım yöntemleri incelenmiştir. Akıllı ev ve akıllı elektrik şebekeleri için Node-RED ağ tabanlı IoT (nesnelerin interneti) yapısı kurulumu yapılarak bir uygulama gerçekleştirilmiştir. IoT yapısı, izleme ve kontrol için çeşitli sensör ve aktüatörlerden oluşmaktadır. IoT 'de cihazların birbirleri ile iletişiminde MQTT (Message Queuing Telemetry Transport) haberleşme protokolü kullanılarak, akım sensörleri ile elektrikli ev aletlerinin tükettiği güç ölçümü yapıldıktan sonra yapılan ölçümler kaydedilerek bir veri seti oluşturulmuştur. Türkiye Elektrikli Ev Aletleri Veri Seti' nin (TEEAVS) geliştirilmesi ile birlikte veri madenciliği veya makine öğrenmesinde yapılmakta olan araştırmalar için kolay erişilebilir bir veri setinin elde edilmesi planlanmıştır.
Akıllı elektrık şebekeleri için derin öğrenme kullanarak elektrikli ev aletlerinin sınıflandırması
Akıllı elektrik şebekelerinde (smart grid) enerji talep tarafı yönetiminin (TTY) başarılı bir şekilde uygulanmasının temel koşullarından biri elektrik yük izleme sistemi ile farklı yüklerinin izlemesidir. Enerji ve sürdürülebilirlik sorunları, veri madenciliği ve makine öğrenmesi yaklaşımları kullanılarak ele alınabilecek çok sayıda sorunu beraberinde getirmektedir, Ancak, kamuya açık veri kümelerinin bulunmamasından dolayı bu tür problemlerin çözümü yavaş olmuştur. Bu çalışmada, önce verimli bir Enerji Ayrıştırma (energy disaggregation) modeli tasarlanmış ve Konutsal Enerji Ayrıştırma Veri Kümesi (REDD) adı verilen kamuya açık ortak kriter (benchmark) verilerine ve başarı metriklerine dayanarak model değerlendirmesi yapılmıştır, daha sonra akıllı şebekede cihaz sınıflandırma araştırmalarını ilerletmeyi hedefleyen ve ev elektriği kullanım verilerini içeren Türkiye Elektrikli Ev Aletleri Veri Seti (TEEAVS) adı verdiğimiz bir veri kümesi sunulmuştur. Ayrıca, bu çalışmada TEEAVS ile önerilen cihaz sınıflandırıcı modeli eğitilmiş ve performans değerlendirmesi yapılmıştır. Yapılan bu değerlendirmenin başarısı REDD veri seti ile yapılan performans testi ile doğrulanmıştır. Bu tezde veri toplamak için akım sensörleri ve Node-Red yazılım kurulumları ile Nesnelerin İnterneti (IoT) mimarisi kurulmuştur.
FPGA tabanlı PLC FSK modem tasarımı ve benzetimi
Haberleşme ve veri iletim yöntemleri günümüzde oldukça önemli bir yere sahiptir. Teknolojinin gelişmesiyle alternatif haberleşme teknikleri üzerine yapılan çalışmalarda artmaktadır. Enerji hattı haberleşmesi de bu alternatiflerden biridir. Ayrıca bu alternatif haberleşme yöntemlerinin tasarımının esnek, kolay test edilebilir ve gerçeklenebilir olması tasarımların daha hızlı ve pratik şekilde gerçekleştirilebilmesi için gereklidir. Bu noktada alanda programlanabilir kapı dizileri yapısı itibari ile bu ihtiyaçları karşılamaktadır. Bu tez çalışmasında alanda programlanabilir kapı dizileri üzerinde 100-500 kHz frekans aralığı enerji hattı haberleşmesi için kullanılacak bir FSK modem tasarımı yapılmış ve bu tasarımı test edilerek benzetimi yapılmıştır. Yapılan tasarım ve benzetim çalışmaları için Vivado ara yüzü ve VHDL donanım tanımlama dili kullanılmıştır. Benzetimler sonucunda tasarımın girişine uygulanan bilgi işaretinin çıkışta geri elde edildiği gözlemlenmiştir.
FPGA tabanlı dar bant BPSK PLC modem tasarımı ve benzetimi
Haberleşme sistemlerinde gelişen teknolojiye göre her seviyede kullanıcıya kesinti olmaksızın cevap verebilecek ekonomik altyapı ihtiyacı günden güne artmaktadır. Bu durum haberleşme teknolojilerinde çeşitli yöntemlerin kullanılmasını ve geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Enerji hattı üzerinden haberleşme (Power Line Communication-PLC) teknolojisi, günümüzde birçok alanda yaygın olarak kullanılan güçlü haberleşme alternatiflerinden birisidir. PLC kanalı, gösterdiği yüksek zayıflama ve değişken karakteristiği nedeniyle esnek ve adaptif yapıda PLC modem tasarımını gerektirir. Bu nedenle PLC modem tasarımı için esnek yapılı kapı dizileri, kısa tasarım süresi, kullanıcı tarafından yeniden programlanabilme özelliklerine sahip FPGA (Field Programmable Gate Array) tabanlı sistemler düşük maliyetli, esnek ve pratik bir çözüm olarak düşünülmektedir. Bu tez çalışmasında; ikili faz kaydırmalı anahtarlama (Binary Phase Shift Keying- BPSK) modülasyon tekniği ile CENELEC standardında yer alan dar banda göre 100 kHz frekanslı taşıyıcıya sahip, esnek yapılı BPSK-PLC modem tasarımı yapılmıştır. BPSK modem tasarımı için benzetim çalışmaları, önce MATLAB® ortamında daha sonra ise Xilinx destekli Vivado ortamında VHDL (Very High Speed Integrated Circuit Hardware Description Language) yazılım dili kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar, oluşturulan FPGA tabanlı BPSK-PLC modemin, PLC iletişim sistemine uyumlu olduğunu göstermiştir.
Yapay sinir ağı tabanlı görüntü sınıflandırma tekniği ile X-ray tarama görüntülerinden usb bellek içerenlerin sınıflandırılması
X-ray tarama teknolojisinin gelişmesi ve yaygınlaşması sonucunda, üretilen görüntülerin sayısı da aynı oranda artmaktadır. X-ray tarama sistemleri tıptan endüstriye birçok alanda kullanıldığı gibi güvenlik alanında sıklıkla tercih edilmektedir. Gelişen teknoloji ile yüksek çözünürlüklü görüntü üretme kapasitesine sahip yeni nesil X-ray cihazları güvenlik alanında, potansiyel tehditlerin tespiti konusunda hayati önem taşımaktadır. Ancak kullanım esnasında hızlı tarama yapabilen bu cihazların ürettiği görüntülerinde kullanıcılar tarafından hızlı bir şekilde analiz edilmesi gerekmektedir. Özellikle veri güvenliğini tehdit eden USB Bellek gibi küçük cihazların hızlı bir şekilde Xray görüntülerinden tespiti bir sorun oluşturmaktadır. Bu çalışma, derin öğrenme tabanlı sınıflandırma yöntemleri ile tarama görüntülerinde USB bellek olup olmadığını tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda, X-Ray tarama sistemleriyle 1217 adet USB Bellek içeren ve içermeyen veri oluşturulmuştur. Oluşturulan veri seti Evrişimsel Sinir Ağları (ESA) tabanlı derin öğrenme mimarisine sahip 8 farklı model ile eğitilmiştir. Yapılan eğitim sonucunda (%93) başarı oranı ile en yüksek genel doğruluk değerine ResNet50V2 modeli ile ulaşılırken, ResNet50 modeli ile en düşük (%67) genel doğruluk değeri elde edilmiştir. Anahtar Sözcükler: X-ray, Tarama Sistemleri, Yapay Zekâ, Yapay Sinir Ağları, USB bellek, ESA
Deniz yüzeyinde 5 GHZ frekans bandında radyo dalgası propagasyonu
Deniz haberleşmesinde kullanılan mevcut sistemlere alternatif olarak sunulan 5 GHz Wi-Fi hizmeti, ücretsiz oluşu ve ihtiyaç duyulan genişband veri hizmetini karşılayabilmesi açısından öne çıkmaktadır. Ülkemizde 5 GHz frekans bandı için lisans gerekmeden dış ortamda 1W'a kadar çıkış gücüne sahip Wi-Fi ağlarına izin verilmektedir. Deniz ortamında bu sistemin kullanımı amacıyla deniz haberleşme kanalının belirtilen frekanslar için propagasyon modelinin oluşturulması gerekmektedir. Bunun için öncelikle deniz kanalının tespiti için deniz ölçümleri yapılmıştır. Ardından serbest uzay, 2-ışınlı, 3-ışınlı, log-distance ve dual-slope yol kaybı modellerinin deniz kanalı propagasyonuna uyumu ve başarımı değerlendirilmiştir. Deniz haberleşmesinin yapılacağı konuma bağlı olarak deniz haberleşme kanalını etkileyen faktörler değişmektedir. Deniz ortamı için haberleşme kanalını etkileyen faktörler dikkate alınarak 2-ışınlı model için beş farklı yaklaşımda bulunulmuştur. REL (Round Earth Loss) modeli için alıcı anten yüksekliği ve açıya bağlı anten kazançlarının dahil edilmesiyle başarım artışı sağlayan bir geliştirme yapılmıştır. Geliştirilmiş REL ve log-distance modelleri kullanılarak yeni bir parçalı propagasyon modeli önerisinde bulunulmuş ve önerilen modelin en yüksek başarımı gösterdiği başarım değerlendirmeleriyle ortaya konulmuştur.
Tüketim verilerine dayalı ges tasarımı ve analizi
Bu tez çalışmasında, farklı tüketici profillerine dayalı olarak GES tasarımı ve ekonomik analizi gerçekleştirilmiştir. Çalışmada dokuz farklı OSB tüketicisine ait gerçek tüketim verileri ve iki modellenmiş tüketim verisi kullanılarak GES sistemlerinin saatlik ve aylık bazda üretim hesaplamaları yapılmıştır. Ekonomik analiz kapsamında tüketimi karşılayan GES kurulu gücü, enerji denge noktaları, yirmi beş yıllık fatura hesaplamaları, panel eğiminin enerji üretimine etkisi ve coğrafi konumların ekonomik etkileri Kar/kWh, Net Kar/kWh ve Amorti Süreleri cinsinden değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular GES kurulu güç gereksinimlerinin coğrafi konuma ve tüketim profiline bağlı olarak değiştiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca optimum panel eğiminin belirlenmesinin üretim verimliliğini artırarak ekonomik kazancı maksimize ettiği görülmüştür. Tüketici profillerinin analizi sonucunda yüksek enerji tüketimine sahip ve güneş enerjisi üretimiyle uyumlu tüketim profili sergileyen tüketicilerin ekonomik açıdan en avantajlı durumda olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte tüketim ihtiyacının üzerinde tasarlanan GES sistemlerinde şebekeye fazla enerji verilmesi durumunda ekonomik faydanın azaldığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu çalışma, GES yatırımlarında tüketim profilinin detaylı incelenmesinin ve coğrafi konum analizinin önemli olduğunu göstermektedir.