Theses supervised by Prof. Dr. Murat Taş
20 theses · Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty, Manisa Celal Bayar University
Gelenekselden moderne sürdürülebilir mimari mekan üretimi: Bursa örneği
Mimarlık kalıcı kültürel değerler üretir. Kültürel miras insan varlığının en önemli kanıtıdır. İnsanoğlu var olduğundan beri barınma ihtiyacını karşılamak amacı ile doğal çevreyi yapılı çevre haline dönüştürerek kendisine mekanlar üretmiştir. Bu durum tarihsel süreç içerisinde farklılaşmış, gelişmiş ve günümüze kadar ulaşmıştır. Değişmeyen bir gerçek varsa o da insanın, var oluşundan bu yana mimari mekanlar üretmek için doğal çevreyi ve ekolojik değerleri değiştirme çabası içinde olduğu gerçeğidir. Aynı zamanda doğal çevrenin kendisine sunduğu yaşamsal değerleri de ürettiği mimari mekanlar içerisinde sağlamak gayretinde olduğu görülmektedir. İnsanoğlu, yaklaşık 10.000 yıl öncesinde yerleşik duruma geçip, tarıma dayalı bir yaşamsal düzene girmiştir. Bu sürecin başlangıcında, insanın doğal çevreye müdahalesi sadece orman alanlarının tarım amaçlı tahribatı şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Fakat zaman içerisinde, insanların doğal çevreye olumsuz etkileyecek derecede mimari mekan üretmesinde artış gözlenmektedir. Bir yandan da yaşamsal devamlılığını sağlamak için doğanın kendisine sunduğu yaşamsal kaynaklardan en iyi şekilde yararlanmak amacı ile de geçmişten günümüze sürekli olarak sürdürülebilir mimari mekanlar üretmektedir. Bu bağlamda, sürdürülebilir mimari mekan üretimi kavramı günümüzde son derece önem kazanmaktadır. Sürdürülebilir mekan üretimi için gereken parametrelerin gelenekselde de var olduğunu ve günümüz mimari mekan üretimine katkı sağlayabileceğini söylemek mümkündür. Bursa, geçmişten günümüze coğrafi konumu, doğal kaynakları ve önemli ticaret aksları üzerinde yer almaktadır. Bu nedenle tarihi, kültürel, sanatsal ve sürdürülebilirlik açısından değerli birçok geleneksel mimari esere ev sahipliği yaptığı için çalışmanın odağını oluşturmaktadır. Bu çalışmada, sürdürülebilir mekan üretimi Bursa örnekleri üzerinden incelenecek ve modern mimari mekan üretimine katkıları sorgulanacaktır.
Futbolcularda statik ve dinamik core antrenmanların fiziksel performans üzerine etkisi
Amaç: Bu çalışma; statik ve dinamik core antrenman çeşitlerinin, futbolcularda fiziksel performans üzerine etkisinin olup olmadığını ve etkisi var ise hangi core antrenman çeşidinin daha etkili olduğunu ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya; Akhisarspor kulübünde futbol oynayan 45 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılar dinamik core antrenman grubu (n=15), statik core antrenman grubu (n=15) ve kontrol grubu (n=15) olarak üçe ayrılmıştır. Statik core antrenman grubunda ve dinamik core antrenman grubunda bulunan futbolcular 8 hafta haftada 3 gün antrenman yapmıştır. Kontrol grubu ise sadece takım antrenmanına devam etmiştir. Araştırmada futbolculara, vücut kütle indeksi, bel-kalça oranı, sürat testi (10m,20m,30m), patlayıcı kuvvet testi, koordinasyon testi (altıgen), pro agility testi ve fonksiyonel hareket analizi testleri ön test ve son test olarak uygulanmıştır. İstatistiksel analizler için eşleştirilmiş gruplar t-testi kullanılmış, anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda; 10 m sürat koşusu ve dikey sıçrama testlerinde dinamik core egzersiz grubunda gelişme tespit edilmiştir (p<0,05). Agility çeviklik testi ve bel/kalça oranı testinde ise statik core egzersiz grubunda gelişim tespit edilmiştir (p<0,05). Bel çevre testinde istatistiksel olarak sadece kontrol grubunda anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Kalça, 20 m ve 30 m sürat koşusu, altıgen, durarak uzun atlama ve fonksiyonel hareket analizi testleri açısından değerlendirildiğinde ise hem statik hem de dinamik egzersiz gruplarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir (p<0,05). Gruplar arasında ön test puan ortalamalarına göre; vücut kütle indeksi, bel, kalça, 10 m, 20 m, 30 m, dikey sıçrama, altıgen, agility, durarak uzun atlama ve foksiyonel hareket analizi parametrelerinde gruplara göre anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Ancak bel/kalça oranı ön test puan ortalamalarında kontrol ve dinamik core egzersiz gruplarında istatistiksel olarak statik core egzersiz grubuna göre anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Gruplar arası son test puan ortalamalarına göre ise; vücut kütle indeksi, bel, kalça, bel/kalça oranı, 10 m, 20 m, 30 m, dikey sıçrama, altıgen ve durarak uzun atlama parametrelerinde gruplara göre anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Ancak agility ve fonksiyonel hareket analizi parametrelerinin son test puan ortalamalarında gruplara göre anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuçlar: Elde edilen sonuçların kondisyonerler ve antrenörlere kasılma tipi bakımından ne tür egzersizler uygulayabilecekleri hakkında bilgi sağlayarak diğer yönden patlayıcı kuvvet, sürat, koordinasyon, çabukluk ve genel kuvvet gibi becerilerin önemli olduğu sporlarda core egzersizlerinin uygulanış biçimi, miktarı ve gerekliliği ile ilgili sorulara uygulanan antrenmanlar özelinde cevap oluşturduğu düşünülmektedir.
Futbolcularda sanal gerçeklik antrenmanının teknik beceri antrenman yükü ve mental yorgunluğa etkisi
Amaç: Bu çalışmanın amacı; futbolcularda sanal gerçeklik antrenmanın teknik beceri antrenman yükü ve mental yorgunluğa etkilerinin değerlendirilmesidir. Meteryal ve Yöntem: Bu araştırmaya, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından resmi lisansa sahip 18 yaş ve üzeri güncel müsabaka takvimlerinde müsabakalara katılım gerçekleştiren toplamda 24 futbolcu katılmıştır. Araştırmamıza, Rezzil Index® sanal gerçeklik uygulaması ile antrenman yapan uygulama grubu ve kendi takım antrenmanlarına devam eden kontrol grubu olmak üzere iki ayrı grup katılmıştır. Bu gruplar, 8 hafta boyunca haftada 2 gün, toplamda 16 birim antrenman yapmıştır. Araştırmaya katılan sporcuların antrenman yükü değerleri, antrenmandan sonraki 30 dakikalık zaman diliminde alınıp, bağımlı örneklem t-testi ile değerlendirilip Post-hoc analizlerinden (Bonferroni) analizi uygulanıp kayedilmiştir. Mental yorgunluk seviyeleri ise araştırmanın başında ön test olarak, sonunda ise son test olarak kaydedilmiştir. Araştırmanın futbola özgü kafa vuruşu, hareketli topa vuruş, duran topa vuruş ve pas vuruşu becerisini ölçen performans testleri ön test ve son test olarak değerlendirilip kayıt altına alınmıştır. Araştırmada ortaya çıkan grup içi bulgular istatistiksel yöntemlerden bağımlı örneklem t-testi ile iki grup arası bağımsız örneklem t-testi ile değerlendirilip kayedilmiştir. Bulgular: Analiz sonuçlarına göre uygulama grubunun ön test ve son test futbola özgü teknik beceri değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Kontrol grubunun ön test ve son test futbola özgü teknik beceri değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir (p>0,05). Analiz sonuçlarına göre uygulama grubunun ön test ve son test antrenman yükü değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Kontrol grubunun ön test ve son test antrenman yükü değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir (p>0,05). Analiz sonuçlarına göre uygulama grubunun ön test ve son test mental yorgunluk değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Kontrol grubunun ön test ve son test mental yorgunluk değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir (p>0,05). Analiz sonuçlarına göre uygulama grubu kontrol grubuyla karşılaştırıldığında futbola özgü teknik beceri, antrenman yükü ve mental yorgunluk test sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç: Sanal gerçeklik teknolojisi materyallerinin, futbola özgü teknik beceri gelişimini ve buna bağlı olarak antrenman yükü ile mental yorgunluk seviyelerinin gelişimini destekleyen alternatif bir antrenman uygulaması olarak kullanılabileceğini söyleyebiliriz. Anahtar Kelimeler: Sanal Gerçeklik, Futbol, Antrenman, Mental Yorgunluk, Antrenman Yükü, Teknik Beceri
Crossfit ve geleneksel kuvvet antrenmanlarının bazı performans parametrelerine etkisinin karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı fiziksel olarak aktif kişilerde crossfit antrenmanı ile geleneksel kuvvet antrenmanının bazı performans parametreleri üzerine etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Araştırmaya 18-25 yaş aralığında sağlıklı 45 kişi katılmıştır. Katılımcılar crossfit, geleneksel kuvvet ve kontrol olarak 15'er kişilik üç gruba ayrıldı. Katılımcılardan sekiz haftalık süreç öncesinde ve sonrasında vücut yağ yüzdesi, kas yüzdesi, el pençe, sırt, bacak kuvvetleri, dikey sıçrama, durarak uzun atlama, 10-20-30 metre koşu süreleri, çeviklik testi, Y denge testi, fonksiyonel hareket analizi ve yoyo dayanıklılık testi ölçümleri alınmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda One Way Anova testi kullanılmıştır. Grup içi karşılaştırmalarda ise parametrik verilerde T testi, parametrik olmayan verilerde Wilcoxon testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi olarak p<0.05 değeri alınmıştır. Bulgularda; crossfit ve kontrol gruplarının sırt kuvveti, bacak kuvveti, dikey sıçrama, durarak uzun atlama, çeviklik, yoyo, maksimal oksijen tüketimi, sağ denge ve sol denge son test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu. Geleneksel kuvvet ve kontrol grupları arasında vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, bacak kuvveti, çeviklik, yoyo, maksimal oksijen tüketimi ve sol denge son test değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu. Grup içi ön ve son testler incelendiğinde crossfit grubu için sadece sağ denge ve sol denge değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulundu. Geleneksel kuvvet grubunda ise vücut ağırlığı, sırt kuvveti, el pençe kuvveti, sağ denge, sol denge ve fonksiyonel hareket analiz değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu. Sonuç olarak; Crossfit ve geleneksel kuvvet antrenmanı grupları arasında fiziksel performans parametrelerinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.
Futbolcularda nöromuskuler egzersizler ile foam rolling gevşeme tekniğinin bazı fiziksel uygunluk parametrelerine etkisinin incelenmesi
Amaç: Bu çalışma, nöromusküler egzersizlerin foam rolling gevşetme tekniği ile birlikte uygulanarak futbolcularda bazı fiziksel uygunluk parametreleri üzerine etkisini ve sporcu performansına katkısını incelemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya, Onvo Antalyaspor kulübünde futbol oynayan 30 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılar, nöromusküler egzersizler ve foam rolling gevşetme tekniğini uygulayan egzersiz grubu (n=15) ile kontrol grubu (n=15) olarak ikiye ayrılmıştır. Sporcular 8 haftalık nöromuskuler egzersizler ve foam rolling gevşetme tekniğini haftada 3 gün olacak şekilde uygulamıştır. Katılımcıların, antropometrik özelliklerni belirleyici testler ve saha testleri olan esneklik, dikey sıçrama, dinamik ve statk denge, eklem hareket açıklığı ve diz eklem propriosepsiyon testler uygulanmıştır. İstatistiksel analizler için eşleştirilmiş gruplar t testi kullanılmış, anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırmanın veri analizlerine göre egzersiz grubu antropometrik özelliklerinde vücut ağırlığı ve vücut kitle indeksinde istatistiksel olarak anlamlı fark görülürken, kontrol grubu için sadece vücut ağırlığında istatistiksel olarak anlamlı fark belirlenmiştir (p<0,05). Katılımcıların saha testlerinde ise egzersiz grubu esneklik, dikey sıçrama, dinamik ve statik denge, eklem hareket açıklığı ve diz eklem propriosepsiyon ölçüm testlerine göre istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu, kontrol grubunda dinamik dengede sağ alt ekstremite postlateral yönde ve eklem hareket açıklığı testi belirli bölgelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Her iki grup arasında veriler incelendiğinde antropometrik özelliklerinde istatistiksel olarak herhangi bir fark olmadığı (p>0.05) dinamik denge ve eklem hareket açıklığında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir(p<0,05). Sonuçlar: Elde edilen bulgulara göre, nöromusküler egzersizleri foam rolling gevşetme tekniği ile birlikte uygulayan egzersiz grubunun spor performansında gelişim gösterdiği gözlenmiştir.
Karatecilerde uygulanan kalça aktivasyonu egzersizlerinin denge çeviklik ve branşa özgü sürate etkisinin incelenmesi
Bu araştırma, 9–13 yaş arası karate sporcularında sekiz haftalık kalça aktivasyonu egzersizlerinin denge, çeviklik ve branşa özgü sürat performansı üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya toplam 30 sporcu katılmış; sporcular deney ve kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubuna rutin karate antrenmanlarına ek olarak kalça aktivasyon programı uygulanmıştır. Antrenman protokolü öncesi ve sonrası Y-Denge Testi, T-Çeviklik Testi, Tekme Performans Testi ve Kizami Mawashi Geri Sürat Testi uygulanmıştır. Verilerin analizinde deney ve kontrol grubu arası karşılaştırmalarda ön test ve son test ölçümlerindeki farkları belirlemek amacıyla bağımsız örneklem t-testi uygulanmıştır. Her grubun ön test ve son test ölçümleri arasında meydana gelen değişimi incelemek amacıyla ise bağımlı örneklem t-testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Bulgular, deney grubunun denge performansında tüm yönlerde anlamlı gelişme gösterdiğini ortaya koymuştur (p<0,05). Tekrarlı tekme performansında da deney grubunun belirgin ilerleme kaydettiği görülmüştür (p<0,05). Çeviklik performansında her iki grup da gelişme göstermiştir (p<0,05). Fakat gruplar arasında anlamlı fark oluşmamıştır (p>0,05). Sonuç olarak, karate antrenmanı öncesi uygulanan kalça aktivasyonu egzersizlerinin çocuk karate sporcularında denge ve tekrarlı tekme performansını geliştiren etkili bir yöntem olduğu belirlenmiştir.
Rekreatif amaçlı spor yapan bireylerin fiziksel aktivite düzeyleri ve yaşam kaliteleri arasındaki ilişki
Amaç: Rekreatif amaçlı spor yapan bireylerin ,fiziksel aktivite düzeyi ve yaşam kaliteleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmanın evrenini İstanbul ilinde ikamet eden, farklı spor merkezlerinden 18 yaş ve üzeri 40 kadın ve 60 erkek toplamda 100 birey oluşturmaktadır. Bireylerin kendi kendilerine uyguladıkları son bir haftadaki fiziksel aktivite düzeylerini değerlendirmek içinUluslararası Fiziksel Aktivite Kısa Formu ve son dört hafta içinde yaşam kalite düzeylerini belirlemek için Short-36 yaşam kalitesi formu uygulanmıştır. Verilerin analizinde spss 22 paket programını kullanılmıştır.Tanımlayıcı istatistikler için sayı ve yüzde, uygulama sonrasında elde edilen verilerin karşılaştırılmasında Wann-Whitney ve Kruskall-Wallis ve Spearman's rho korelasyon analizi testiyle yapılmış olup elde edilen verilerin anlamlılığı 0,05 ve 0,01 düzeyinde sınanmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan bireylerin ortalama Met değerleri 770,04 MET/dak/hafta' dır. Yaşam kalitesi ortalama puanları Ağrı; 74,18, Genel Sağlık Algısı; 64,85 puan, Fiziksel fonksiyon; 83,11, Fiziksel Rol Güçlüğü; 71,00, Emosyonel Rol Güçlüğü; 54,00, ortalama Sosyal işlevsellik;77,25 puan, Enerji-Canlılık; 63,10, Ruhsal Sağlık; 67,00 puan olarak bulunmuştur. Toplam Mental Sağlık Skoru; 65,34 puan, Fiziksel Sağlık Skoru; 73,28 puan olarak belirlenmiştir. Sonuç: Spor ve fiziksel aktivite arttıkça, bireylerin yaşam kalitelerinde de önemli ölçüde artış olduğu söylenebilir.
Step aerobik ve direnç egzersizlerinin orta yaşlı kadınlarda bazı fiziksel ve fizyolojik parametrelere etkisi
Amaç:Bu çalışma; düzenli olarak yapılan step-aerobik ve direnç egzersizlerinin sedanter kadınlarda bazı fiziksel uygunluk ve kan parametrelerine olan etkilerinin ortaya konulması ve literatüre katkı sağlaması amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem:Araştırmaya; sedanter 30-65 yaş arası, denek grubu (n=13) ve kontrol grubu (n=11) olan 24 kadın gönüllü katılmıştır. Denek ve kontrol gruplarının; sağ/sol el pençe kuvveti, bacak ve sırt kuvveti, esneklik, dikey sıçrama, vücut ağırlıkları, vücut yağ ve kas miktarı, VKİ, HDL, LDL, trigliserid değerleri ön test ve son test olarak analiz edilmiştir. Grup içi karşılaştırmalarda (ön test-son test) Wilcoxon testi kullanılmıştır. Denek ve kontrol grubu değişkenleri aralarındaki istatistiksel farklılıkları görmek için Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Bulgular:Denek grubunun demografik bilgileri Yaş: 40,61±9,78 yıl, Boy:147,51±44,15 cm'dir. Kontrol grubunun demografik bilgileri ise; Yaş:40,72±12,77 yıl, Boy:158,72±5,46 cm' dir. Karşılaştırma sonuçları incelendiğinde 14 haftalık egzersizin sonunda sırt ve bacak kuvveti, sağ el pençe kuvveti, sol el pençe kuvveti, esneklik, dikey sıçrama, vücut ağırlığı, kas ve yağ miktarı, VKİ, HDL, LDL, trigliserid değerlerinde istatistiksel olarak (p<0,05) düzeyinde anlamlı değişiklikler meydana gelmiştir. Sonuç: 14 hafta, haftada 2 gün düzenli olarak yaptırılan step-aerobik ve direnç egzersizlerinin sağ/sol el pençe kuvveti, bacak ve sırt kuvveti, esneklik, dikey sıçrama, vücut ağırlıkları, vücut yağ ve kas miktarı, VKİ, HDL, LDL, trigliserid üzerinde istatistiki açıdan anlamlı etkisi olduğu tespit edilmiştir.
Deniz Harp Okulu kürek takımına uygulanan kombine antrenmanların kürek ergometre performansları üzerine etkisinin incelenmesi
Amaç: Bu Çalışma kombine antrenman programları uygulayan kürek sporcularının kürek ergometre performanslarına etkisinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu Araştırmada Deniz Harp Okulunda aktif olarak Kürek takımında yer alan yaşları 19-22 arasında değişen toplam 24 erkek katılımcı yer almaktadır, 12 denek, 12 kontrol grubu olmak üzere rastgele 2 gruba ayrılmıştır. Çalışmada 8 haftalık antrenman periyodu öncesinde ve sonrasında her iki grubunda antropometrik ölçümleri(Tanita BC418),nabız ölçümleri, kuvvet testleri (Takai) ve kürek ergometre testleri(Concept II-Model D) alınmıştır. Bulgular: Denek grubunun son test verileri El kavrama kuvveti Sağ57.83±6.14 El kavramakuvveti Sol 54.25±6.74 Sırt kuvveti 191.08±18.33 Bacak kuvveti 170.75±15.04 Kürek ergometresi Maksimum Güç 466.66±22.44 Kürek ergometresi Ortalama Güç 237.75±20.88 Kürek Ergometresi 500,1000,1500,2000 metre geçiş süreleri sırasıyla 1.33±0.093/ 3.39±0.10/ 5.34±0.15/ 7.33±0.31 olarak tespit edilmiştir. Kontrol grubunun son verileri incelendiğinde el kavrama sağ kuvveti51.6±6.87 el kavramasol kuvveti 48.18±5.23 sırt kuvveti Í63.0±20.1 bacak kuvveti 152.08±18.7 Kürek Ergometre maksimum güç 464.7±24.27.(watt) kürek ergometre ortalama güç 217.8±17.28(watt) kürek ergometre 500,1000,1500 2000 metre geçiş zamanları sırasıyla 1.64±0.29/ 3.50±0.19/ 5.48±0.14/ 7.59±0.31 olarak tespit edilmiştir Sonuçlar: Denek ve Kontrol grubu karşılaştırıldığında El kavramasağ ve sol kuvvetleri, sırt kuvvetleri, kürek ergometresi 500 m sonucunda p.<0.05 anlamlılık düzeyinde farklılık meydana gelirken, Bacak Kuvveti, Kürek Ergometre 1000,1500,2000 m performanslarında p<0,05 anlamlılığında fark bulunmamıştır. Anahtar Sözcükler: Kürek, Kürek Ergometresi, Laktik Asit, Yüksek Şiddetli İnterval Antrenman, Çok Eklemli Kuvvet Egzersizleri, Core Antrenman
Kadın futbolcularda 12 haftalık kettlebell antrenmanlarının bazı fiziksel ve fizyolojik parametreler üzerine etkilerinin incelenmesi
Amaç: Bu çalışmada kadın futbolcularda 12 haftalık kettlebell antrenmanlarının bazı fiziksel ve fizyolojik parametrelerinin zamana bağlı süreçte etkilerinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya, düzenli antrenmanlara ve müsabakalara katılan 17-25 yaş arasında, denek grubu (n=15), kontrol grubu (n=15) olan 30 lisans kadın futbolcu gönüllü olarak katılmışlardır. Denek ve kontrol gruplarının; sağ/sol el pençe kuvveti, bacak ve sırt kuvveti, esneklik, dikey sıçrama, vücut ağırlıkları, vücut yağ ve kas miktarı, VKİ, VO2Maks, çeviklik ve sürat değerleri ön test ve son test olarak analiz edilmiştir. Katılımcıların saha içindeki testlerden oluşan; maksimal aerobik, çeviklik ve sürat testleri için 0,01 hassasiyetli fotosel cihazı kullanıldı. İlk ölçüm ile son ölçüm arasında 12 hafta, haftada 3 gün olmak üzere toplamda 48 kettlebell antrenman yaptırılmıştır. Sporculardan alınan ön test ve son test ölçümlerine sakat sporcular alınmamıştır. Sporcuların antrenman günü içerisinde 30 dakikalık ısınma sonrasında testler yaptırılmıştır. Testler öğleden sonra 15.00-17.00 saatleri arası yaptırılmıştır. Çalışmadan elde edilen verilerin analizleri, SPSS 25.0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının kendi içlerindeki karşılaştırılmalarında Eşleştirilmiş Örneklem t-Testi (Paired Sample t-Test), iki grubun karşılaştırılmasında ise Bağımsız Örneklem t-Testi (Independent Sample T-Test) olarak yapılmıştır. Katılımcıların tanımlayıcı verileri minimum, maksimum, ortalama ve standart sapma olarak gösterildi. Anlamlılık değeri istatistiksel olarak p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Denek grubun demografik bilgileri Yaş: 21,00 ± 2,00 yıl, Boy: 1,65 ± 0,03 cm ve Spor yaşı: 11,87 ±2,00 yıl' dır. Kontrol grubunun demografik bilgileri Yaş: 20,00 ± 2,25 yıl, Boy: 1,63 ± 0,04 cm ve Spor yaşı: 10,47 ±1,60 yıl' dır. Her iki grubunda karşılaştırma sonuçları incelendiğinde 12 haftalık kettlebell antrenman programının sonunda sırt ve bacak kuvveti, sağ/sol el kavrama kuvveti, dikey sıçrama, VO2Maks, çeviklik, sürat, vücut ağırlıkları ve VKİ değerlerinde istatiksel olarak (p<0,05) düzeyinde anlamlı farklılıklar meydana gelmiştir. Sonuç: Katılımcılara 12 haftada, haftada 3 gün düzenli olarak yaptırılan kettlebell antrenman programının sağ/sol el kavrama kuvveti, sırt ve bacak kuvveti, dikey sıçrama, vücut ağırlıkları, VO2Maks, çeviklik ve sürat üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kettlebell, Kettlebell Antrenmanları, Kadın Futbolu, Kuvvet, VO2Maks
12-13 yaş çocuk futbolcularda sanal gerçeklik antrenmanının kafa vuruşu becerisine etkisi
Amaç: Bu çalışmanın amacı; 12-13 yaş çocuk futbolcularda sanal gerçeklik antrenmanının kafa vuruşu becerisini etkililiğinin değerlendirilmesidir. Gereç Yöntem: Araştırmaya 12-13 yaş arasında, Türkiye futbol federasyonu tarafından amatör sporcu lisansına sahip 24 çocuk futbolcu katılmıştır. 24 katılımcı, sadece sanal gerçeklik teknolojisi yöntemi ile futbol kafa vuruşu becerisini uygulayan SG grubu, sanal gerçeklik ve geleneksel yöntemlerin karma bir şekilde kullanıldığı SG ve Geleneksel Yöntem grubu ve sadece geleneksel yöntemlerle antrenman yapan Kontrol grubu olarak, 3 ayrı gruba 8'er kişi olarak ayrılarak 8 haftalık antrenman sürecine katılmışlardır. Araştırmada karma araştırmak teknikleri uygulanmıştır. Araştırma tasarımı; Kalkan (2020) tarafından geliştirilen birleştirilmiş karma desendir. Araştırmanın performans testi ön-test, ara-test ve son test olmak üzere gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Performans testleri isabet puanları sonucu sanal gerçeklik teknolojisi ve geleneksel yöntem ile çalışan SG ve Geleneksel Yöntem grubu, diğer gruplara istinaden isabet oranını en çok arttıran grup olmuştur. Fakat Kontrol grubuna kıyasla SG grubu ile SG ve Geleneksel Yöntem grubu arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Sonuçlar: Bulgulardan elde edilen sonuçlara istinaden; futbolda kafa vuruşu becerisinin gelişiminde sanal gerçeklik teknolojisinin etkin bir antrenman metodu olarak kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Futbol, Antrenman, Sanal Gerçeklik, Teknik, Beceri
Yüzücülerde karada ve suda yapılan kuvvet antrenmanlarının atletik performansa etkisi
Amaç: Bu çalışma, 12-14 yaş aralığındaki yüzücülerde; yüzme antrenmanlarına ek olarak karada ve suda yapılan kuvvet antrenmanlarının fiziksel performans ve yüzme performansına etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırmamıza Manisa İl'inde antrenman yapan, 12-14 yaş aralığında, toplam 28 yarışmacı yüzücü katılmıştır. Yüzücüler; su, kara ve kontrol olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Yüzme antrenmanlarına ek olarak 8 hafta boyunca, haftada 3 gün; su grubu suda kuvvet, kara grubu karada kuvvet antrenmanı yapmış, kontrol grubu sadece yüzme antrenmanlarını yapmıştır. 8 haftalık süreç içinde ön, ara ve son test olmak üzere 3 ölçüm alınmış, karada, dikey sıçrama, 30 sn mekik, 30 sn şınav, el kavrama kuvveti, sırt ve bacak kuvveti ölçümleri ile suda 25, 50, 100m serbest yüzme ile kulaç oranı ve kulaç uzunluğu testleri gerçekleştirilmiştir. İstatistiksel analizler için parametrik olmayan Mann Whitney U (MWU) Testi, Friedman Testi, Kruskal Wallis H test istatistiği uygulanmıştır. Bulgular: İstatistiksel analiz sonuçlarına göre; sırt ve bacak kuvvetinde su ve kara grubunun, sağ el kavrama kuvvetinde; kontrol grubunun, sol el kavrama kuvvetinde; su ve kontrol grubunun, 25 ve 50m serbest yüzme performanslarında ve kulaç oranı ölçümünde su grubunun gelişiminde anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0,05). Kontrol ve kara grubu arasında sırt kuvveti, kontrol ve su grubu arasında 25 ve 50m serbest yüzme süresi sonuçlarında anlamlı farklar elde edilmiştir (p<0,05). Sonuçlar: Suda kuvvet çalışmalarının yüzme süresi ve bazı kuvvet parametrelerine, karada kuvvet çalışmalarının bazı kuvvet parametrelerine olumlu etkileri olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Yüzme, kara antrenmanları, kuvvet antrenmanları, atletik performans, direnç lastiği
Geleneksel ve yerel ev mimarisinin değerlerini modern ve evrensel konut üretimi ile bütünleştirmek: Bursa örneği
Bu çalışmada Bursa kent merkezindeki 17-19. yüzyıl sivil mimari örnekleri ve kentsel yapı incelenmiştir. İncelemeler sonucunda geleneksel evde mimari değerler analiz edilerek dört ana başlık altında toplanmıştır. Bu değerlerden günümüz modern konutunda kaybolanlar, devam ettirilenler, yaşatılması gerekenler ile ilgili karşılaştırmalar yapılmıştır. Modern konut üretimi hakkında bilgiler sunulmuş, kullanıcıların modern konuttan beklentileri incelenmiştir. Geleneksel ve yerel ev mimarisinin değerlerini modern ve evrensel konut üretimi ile bütünleştirme çalışması hedeflenmiştir. Bu amaçla birinci bölümde problemin tanımı, çalışmanın amacı ve yöntemi belirtilmiştir. İkinci bölümde yapılacak çalışmanın yöntemini belirleyen kaynak araştırmaları, literatür taramaları ve alan analizleri yapılmıştır. Geleneksel ve yerel evin özellikleri, modern ve evrensel konut üretimi Dünya'da, Türkiye'de ve Bursa'da konut üretimi, modern konutta kullanıcı talepleri anlatılmıştır. Araştırmalar boyunca konuya ilişkin daha önce yazılmış akademik tezler, makalelerden yararlanılmıştır. Bursa kent merkezinde geleneksel ev ve modern konut uygulamaları incelenmiştir. Üçüncü bölümde yapılan çalışmanın materyal ve yöntemi ele alınmıştır. Bursa'da geleneksel ev mimarisi ve konut üretimi kapsamında Bursa'nın kentsel ve mimari gelişimi, fiziki özellikleri, tarihi yapısı ve kentsel dokusu çeşitli kaynaklardan yararlanılarak anlatılmıştır. İncelenecek alan hakkında bilgiler verildikten sonra geleneksel Bursa evlerindeki mimari özellikleri sosyokültürel, fiziksel, estetik ve ekonomik değerler kapsamında kategorize edilerek analizi yapılmıştır. Devamında Bursa'da konut üretimi anlatılmış, modern konut uygulamaları ile ilgili örneklere ve analizlere yer verilmiştir. Dördüncü bölümde çalışma alanının, geleneksel evlerin ve modern konutların geçmiş dönemdeki ve mevcut durumu sosyokültürel, fiziksel, estetik ve ekonomik olarak analiz edilmiştir. Yapılan uygulamalara ilişkin örnekler mimari olarak değerlendirilmiştir. Geleneksel Bursa ev mimarisinde mimari değerler ile modern konuttan beklentilerin karşılaştırılması yapılarak, konut üretiminde geleneksel ve yerel evin mimari değerlerini modern ve evrensel konut ile bütünleştirmek üzerine değerlendirmeler yapılmış, öneriler sunulmuştur. Beşinci ve son bölümde, yapılan çalışma sayesinde elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir.
Sürdürülebilir toplu konut üretimi üzerine bir araştırma
Sürdürülebilirlik, endüstrileşmenin hızlanmasıyla beraber artan nüfusa, çevre sorunlarına, sağlıksızlaşan şehirlere ve beraberinde getirdiği yaşam kalitesi düşük ve eşitliksiz toplumların oluşmasına engel olmak ve çözüm sağlamak üzere ortaya çıkmış bir kavramdır. İnsanoğlunun temel gereksinimlerinden biri olan barınma ihtiyacı ise sürdürülebilirlik ile doğrudan etkileşim içerisindedir. Bireylerin şimdi ve gelecekte sağlıklı bir çevrede ve yeterli düzeyde barınma ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri sürdürülebilirlik için bir gerekliliktir. Günümüzde daha fazla insanın barınma ihtiyacını karşılamak üzere yüksek kullanıcı yoğunluğuna sahip toplu konut uygulamaları için sürdürülebilirlik olanaklarının araştırılması önem arz etmektedir. Tez kapsamında konut üretimi için planlama, kullanım ve geri dönüşüm süreçleri bir bütün olarak ele alınarak; bu süreçlerde su, enerji, arazi gibi doğal kaynakların verimli kullanılması gözetilerek, ekonomik ve sosyal alanlarda da sürdürülebilirliğin hedeflenmesinin sonuçları ve uygulanabilirliği incelenmiştir. Doğal çevreyi yapılı çevreye dönüştürürken uygulanabilecek aktif ve pasif sistemler ya da alınabilecek bazı önlemler ile sürdürülebilir yüksek yoğunluklu konut üretiminin sağlanması için birçok uygulama mevcuttur. Bu bağlamda ortaya çıkmış olan sertifika sistemlerinin konut üretimi ve kullanımındaki katkıları, olumlu ve olumsuz yönleri örnek projeler ve oluşturulan tablo üzerinden incelenmiştir. Bu çalışmada, artan nüfus ve gelişen teknolojiye bağlı olarak insanoğlunun temel barınma ihtiyacına çözüm olarak ürettiği yüksek yoğunluklu konut yapılarının sürdürülebilirlik bağlamında değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, konut, toplu konut, konut üretimi
Bursa kıyıları mimari kimliğinin incelenmesi ve iyileştirme önerileri: Mudanya ve Gemlik
Bursa kıyı alanları, jeopolitik olarak önemli bir konumda yer alması sebebiyle tarihsel süreç boyunca birçok kültüre ev sahipliği yapmıştır. Her bir kültür, ardında kıyı mimarisini etkileyecek eserler bırakmış ve zamanla bölgeye özgü bir kıyı mimari kimliği ortay çıkmıştır. Denizden kente yaklaşımda; kıyı yapıları, doğal oluşumlar ve tarihi sivil mimari örneklerinin oluşturduğu kıyı silüeti, kent ile ilgili ilk izlenimi yaratmaktadır. Ancak zamanla; dönemin şartları gereği izlenen politikalar, doğal afetler, teknolojik gelişmeler gibi birçok sebeple birlikte kıyı mimari kimliği de değişime uğramıştır. Bu çalışmada; Bursa'nın tarihsel süreçleri, kıyı alanlarının konumu ve mimari kimlik ile ilişkisi, kıyı bölgelerinde yaşanan kentsel dönüşüm örnekleri; literatür taraması ve alan çalışmaları yöntemleriyle incelenmiştir. Kıyı mimari kimliğini etkileyen parametreler, kıyı silüetinde yer alan yapıların mimari biçimlenişi ve diğer çevre faktörleriyle etkileşimi ortaya konulmuş olup; kıyı mimari kimliğinin iyileştirilmesi konusunda öneriler getirilmiştir.
Toplu konut üretiminde bütünleşik bina tasarımı yönetimi: Bursa örneği
Temel ihtiyaçlardan biri olan barınma ihtiyacına dair beklentiler, zaman içerisinde yaşam koşullarıyla beraber değişmiştir. Beklentilerin değişimi ve konut üretiminin kitleselleşmesi üretim sürecine birçok paydaşın dahil olmasını gerektirmiştir. Konut üretim sürecinin çeşitli sebeplerle karmaşıklaşması sonucunda süreci kontrol etmek için çeşitli proje yönetimi şekilleri ortaya konmuştur. Bu yönetim şekillerinden biri de bütünleşik bina tasarımı yönetimidir. Bu anlayış, üretim sürecinde yer alan paydaşların sürecin başından itibaren bir koordinasyon içerisinde iş birliğine dayalı hareket etmesini gerektirmektedir. Bu organizasyon sayesinde süreç boyunca ortaya çıkabilecek aksaklıkların önceden tahmin edilmesi, eldeki kaynakların verimli kullanılması, tasarımın ileri aşamalara etkisinin ön görülmesi ve planlamadaki hedeflerin gerçekleştirilmesine olanak sağlar. Bu tez çalışmasında; Bursa ilinin merkez ilçelerinde faaliyet gösteren ve benzer üretim hacmine sahip yapım firmaları ve bu firmalara tasarım hizmeti veren paydaşların bütünleşik bina tasarımı yönetimi kavramına karşı bakış açıları, tasarım sürecindeki rolleri ve aralarındaki örgütsel ilişki tanımlanmıştır. Araştırma sonucunda ise anket verilerine de dayanarak, bütünleşik bina tasarımı yönetimi anlayışının konut üretim ortamını nasıl şekillendireceğine değinilmiş, paydaşların bilinçlendirilmesine ve teşvikine yönelik öneriler sunulmuştur.
Toplu konut üretiminde bütünleşik bina tasarımı yönetimi: Bursa örneği
Temel ihtiyaçlardan biri olan barınma ihtiyacına dair beklentiler, zaman içerisinde yaşam koşullarıyla beraber değişmiştir. Beklentilerin değişimi ve konut üretiminin kitleselleşmesi üretim sürecine birçok paydaşın dahil olmasını gerektirmiştir. Konut üretim sürecinin çeşitli sebeplerle karmaşıklaşması sonucunda süreci kontrol etmek için çeşitli proje yönetimi şekilleri ortaya konmuştur. Bu yönetim şekillerinden biri de bütünleşik bina tasarımı yönetimidir. Bu anlayış, üretim sürecinde yer alan paydaşların sürecin başından itibaren bir koordinasyon içerisinde iş birliğine dayalı hareket etmesini gerektirmektedir. Bu organizasyon sayesinde süreç boyunca ortaya çıkabilecek aksaklıkların önceden tahmin edilmesi, eldeki kaynakların verimli kullanılması, tasarımın ileri aşamalara etkisinin ön görülmesi ve planlamadaki hedeflerin gerçekleştirilmesine olanak sağlar. Bu tez çalışmasında; Bursa ilinin merkez ilçelerinde faaliyet gösteren ve benzer üretim hacmine sahip yapım firmaları ve bu firmalara tasarım hizmeti veren paydaşların bütünleşik bina tasarımı yönetimi kavramına karşı bakış açıları, tasarım sürecindeki rolleri ve aralarındaki örgütsel ilişki tanımlanmıştır. Araştırma sonucunda ise anket verilerine de dayanarak, bütünleşik bina tasarımı yönetimi anlayışının konut üretim ortamını nasıl şekillendireceğine değinilmiş, paydaşların bilinçlendirilmesine ve teşvikine yönelik öneriler sunulmuştur.
Tarihi çevrelerde alan yönetiminin sürdürülebilirliği
Tarihi çevreler aynı toplumdaki insanların ortak geçmişlerini anlatan, tarihi birikimlerini ortaya koyan, sadece üzerinde bulunduğu toplum ve gelecek kuşaklar için değil tüm insanlık için anlam ifade eden zenginliktir. Tarihi çevreleri korumak ve yaşatmak tarihi çevrelerin yönetimi konusunda temel hedef olmasına rağmen korumayla beraber ekonomik ve sosyal gelişimin de sağlanması, toplumun kültürel kimlik değerleri gözünde bulundurularak toplumsal beklentilerinin gelecek kuşak ve insanlık için ön plana çıkarılması, korumada sürdürülebilirlik kavramını ortaya çıkarmıştır. Tarihi çevrelerde alan yönetiminin sürdürülebilirliği, tarihi değerler, toplum ve çevre arasındaki ilişkinin uzun süreli ve sadece günümüz toplumu için değil gelecek kuşak için de yaşamasının sağlanabilmesi bakımından önemlidir. Tarihi çevrelerde alan yönetiminin sürdürülebilirliği için, değerlerin neden korunması gerektiği konusunda toplumsal bilinç oluşturulmalı ve bu bilinç artırılmalıdır. Bu konudaki önemli konulardan biri korumada katılımcı yaklaşımlardır. Sürdürülebilir yönetimde katılımcı yaklaşım ile korumanın amacı, değeri toplumdan soyutlamak değil değeri topluma kazandırıp kültürel ve sosyal yaşamda yer edinmesini, ekonomik ve sosyal gelişmede kültürel miras değerinin katkıda bulunmasını sağlamaktır. Katılımcı yaklaşımlarda tarihi çevrelerde kullanım, ekonomik, kültürel ve sosyal açıdan sürdürülebilir olmalıdır, değerlerin bütünlüğünü olumsuz yönde etkilememeli ve ekonomik kaygılarla kullanım ön plana çıktığında, fiziksel zararın önüne geçilebilmelidir. Yönetimin sürdürülebilirliğinin sağlanması için tarihi çevrelerde uygulanan alan yönetim planlarının, tarihi çevrelerde oluşturduğu sonuçlar ve yarattığı etkiler ölçülmeli, takip edilmeli ve bir sonraki planı etkilemelidir. Bu çalışmanın temel amacı; tarihi çevrelerde, koruma ve yaşatmaya yönelik güncel ve evrensel yaklaşımları yönetimin sürdürülebilirliğinin sağlanması anlamında ele alarak, tarihi çevrelerde alan yönetiminin sürdürülebilirliğinin incelenmesidir. Çalışmada öncelikle tarihi çevreleri koruma ve yaşatma, koruma yönetimi konularında ulusal ve uluslararası yayınlar incelenmiş ve tarihi çevrelerin yönetilmesinin sürdürülebilirliği için öneriler geliştirilmesi hedeflenmiştir.
Kültürel miras alanları etki değerlendirme yönetimi
Kültürel miras, bir toplumun geçmişi ile bugünü arasındaki köprüyü oluşturan, onu kimliklendiren, kültürel önem niteliği taşıyan her türlü somut ve somut olmayan varlıklar bütünüdür. Tarihi kentlerimiz de kültürel mirasa ev sahipliği yapan, toplumların gelişimine tanıklık eden en önemli merkezlerdir. Dinamik yapıya sahip olan tarihi kentlerimiz, modernleşme ve küreselleşme ile beraber hızlı ve kontrolsüz bir şekilde kentsel gelişmeye ve bu gelişmeye bağlı olarak kentin dokusuna zarar verecek birçok tehditlerle karşı karşıya kalmıştır. Kentsel gelişime bağlı olarak yapılması planlanan yeni yapılanmaların, geliştirme projelerinin veya iyileştirme çalışmalarının kültürel miras alanlarının üstün evrensel değeri üzerindeki etkilerinin tespiti, olumsuz etkilerin önlenmesi/azaltılması ve kültürel miras alanlarının korunmasında bir araç olarak kullanılan ''Kültürel Miras Etki Değerlendirme'' çalışmaları yapılmaktadır. Bu çalışmada yeni bir kavram olan kültürel miras etki değerlendirilmelerinin sürdürülebilir kentsel gelişime olanak sağlayan bir araç olarak kullanılmasının, kültürel mirasın üstün evrensel değerinin korumasındaki potansiyel rolü ve tarihi kentin gelişimine sağladığı fayda incelenmiştir. Çalışma kapsamında UNESCO' nun daha çok ''Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi''ne kayıt ettiği ve izleme altına aldığı örnekler üzerinden incelenerek, kültürel miras etki değerlendirme çalışmalarındaki yerel ve ülke özelindeki mevcut ve potansiyel sorunları ve eksikleri analiz ederek önerilerde bulunulmuştur.
Tarihi çevrelerde alan yönetiminde farklılıkların yönetimi
Tarihi çevreler, tarihsel anlam barındıran farklı zamanlardaki olay örgüleri veya kişilerin katmanlaştığı korunması gereken alanlardır. Alan yönetimi ise, korunması gereken tarihi çevrelerin sistematik ve planlı bir biçimde neden, nasıl ve kimlerle korunacağına dair yöntemleri ortaya koyan disiplinler arası bir yaklaşımdır. Alan yönetimi süreci, katılımcılık anlayışını benimsemekte ve içerisinde birçok paydaş bulundurmaktadır. Bu paydaşlar; karar verenler (yöneticiler, yerel yönetimler), kararı etkileyenler (akademisyenler, sivil toplum örgütleri, kalkınma ajansları, meslek örgütleri) ve karardan etkilenenler (bölgede yaşayan halk, bölgeyi ziyaret eden turistler) şeklindedir. Bireyler ve toplumlar çeşitli boyutlar açısından birbirlerinden farklılaşmaktadır. Bu durum aynı ortamda bulunması gereken insanlar arasında bir gerilim yaratmaktadır. Yaşanan bu gerilimin yönetilmesi, farklılıkların yönetimi olarak tanımlanmaktadır. Toplumların ve bireylerin kültürel kimliklerinin devamlılığı ve sürekliliği için tarihi çevre alanlarının ve kültürel varlıkların korunması çok önemlidir. Bu da başarılı alan yönetim çalışmaları ile mümkün olmaktadır. Çalışmada tarihi çevrelerde alan yönetimi ve farklılıkların yönetimi kavramları incelenmiş; tarihi çevrelerde alan yönetimindeki söz konusu paydaşlar arasında ne tür farklılıkların bulunduğu ortaya koyulmuş ve yapılacak alan yönetimi çalışmalarında ortaya çıkacak çalışmaların başarıya ulaşabilmesi için farklılıkların yönetilmesi konusunda öneriler geliştirilmiştir.