Theses supervised by Prof. Dr. Şafak Uluçınar Sağır
11 theses · Amasya University
Fen alanı öğretmenlerinin araştırma sorgulamaya dayalı öğretime yönelik tutumlarının bazı değişkenlere göre incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, fen alanı öğretmenlerinin araştırma sorgulamaya dayalı öğretime yönelik tutumlarını bazı değişkenlere göre belirlemektir. Çalışmada karma modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu 2018-2019 eğitim öğretim yılında Yozgat il ve ilçelerinde görev yapan fen alanı (fen bilimleri, fizik, kimya, biyoloji) öğretmenlerinden oluşmuştur. Araştırma verileri "Araştırma Sorgulamaya Dayalı Öğretime Yönelik Öğretmen Tutum Ölçeği" ve öğretmen görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Fen alanı öğretmenlerinin araştırma sorgulamaya dayalı tutumlarını belirlemeye yönelik geliştirilen ölçekle nicel veriler toplanmıştır. Görüşme formu ile nitel veriler toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler parametrik testler olan t-testi ve ANOVA ile çözümlenmiş ve bu çözümlerde SPSS 20,0 istatistik programı kullanılmıştır. ANOVA'da gruplar arası farkın kaynağını belirtmek için Scheffe (post hoc) testinden yararlanılmıştır. Sonuçlar p=0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Görüşme verileri betimsel analiz yapılarak tablo ve şemalarla verilmiştir. Yapılan analizlere göre; Araştırma Sorgulamaya Dayalı Öğretime (ASDÖ) yönelik tutumları öğretmenlerin cinsiyete göre, mesleki deneyim yılın göre, mezun olunan branşlara göre, görev yaptığı okul türüne göre, mezuniyet durumlarına göre, sınıflardaki ortalama öğrenci sayısına göre ve ders kitabı dışında kullanılan kaynaklara göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Çalışmadan elde edilen diğer sonuçlara göre; öğretmenlerin ASDÖ'ye yönelik tutum ortalamalarının mesleki gelişim eğitimine katılmalarına göre, okuldaki laboratuar sınıfını kullanma sıklığına göre ve öğretmenlerin ASDÖ yaklaşımının kullanma sıklığına göre anlamlı bir fark görülmektedir. Öğretmenlerle yapılan görüşmede ise; bu yaklaşımdan haberdar oldukları; daha çok araştırma soruları vererek ve deney ortamı oluşturarak ASDÖ yaklaşımını uygulamaya çalıştıkları; eksik donanım, sınırlı zaman, kalabalık sınıflar gibi faktörlerin uygulamaları zorlaştırdığı; öğrencilerin verilen görevleri kısmen yerine getirebildikleri bulunmuştur. Çalışmadan elde edilen bulgulara dayanarak bir takım öneriler sunulmuştur. Buna göre; ASDÖ yaklaşımını kullanmak isteyen tüm öğretmenleri mesleki gelişim eğitimine katılmaları sağlanabilir. Öğretmenlerin laboratuar sıkıntısı yaşamaması için tüm okullarda eksiksiz laboratuar sınıfı oluşturulabilir. Ayrıca tüm bunların sıkıntısız ilerleyebilmesi için gerekli hizmet içi eğitimler düzenlenerek öğretmenler bu eğitimlere yönlendirilebilir.
5. sınıf kuvvetin ölçülmesi ve sürtünme ünitesine yönelik FeTeMM uygulamalarının etkililiğinin çeşitli değişkenler bağlamında incelenmesi
Bu çalışmada 5. sınıf fen bilimleri dersi "Kuvvetin Ölçülmesi ve Sürtünme" ünitesinde FeTeMM (fen, teknoloji, matematik, mühendislik) etkinlikleri ile yapılan öğretimin öğrencilerin akademik başarılarına, bilimin doğasıyla ilgili görüşlerine, bilimsel süreç becerilerine ve FeTeMM'e yönelik tutumlarına etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Çalışmada ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmada 2017-2018 eğitim öğretim yılında Amasya ilinin Taşova ilçesinde ki 5. sınıf öğrencileri evren olarak kabul edilmiştir. Örneklemi ise aynı ilçede bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan 5. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmada gruplar, okuldaki mevcut 5. sınıf şubelerinden biri deney grubu diğeri kontrol grubu olacak şekilde seçkisiz olarak atanmıştır. Çalışma deney grubunda 10 öğrenci, kontrol grubunda 10 öğrenci olmak üzere toplam 20 öğrenci ile yürütülmüştür. Çalışma 4 hafta boyunca sürdürülmüştür. Deney grubunda FeTeMM etkinlikleri, kontrol grubunda 5. sınıf fen bilimleri ders kitabı esas alınarak öğretim yapılmıştır. Deney grubunda öncelikle müfredattaki kazanımlara uygun olarak araştırmacı tarafından geliştirilen etkinlikler uygulanmıştır. Daha sonra öğrenciler de kendi seçtikleri bir kazanıma yönelik olarak FeTeMM etkinliği hazırlamış ve uygulamışlardır. FeTeMM etkinlikleri hazırlanırken bilimin doğası ile ilgili temalar göz önünde bulundurulmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Kuvvetin ölçülmesi ve sürtünme" ünitesi başarı testi, bilimin doğası anketi (VNOS E), bilimsel süreç değerlendirme testi ve STEM tutum ölçeği kullanılmıştır. Veri toplama araçları ön test ve son test olarak her iki gruba da uygulanmıştır. "Kuvvetin ölçülmesi ve sürtünme" ünitesine yönelik başarı testi araştırmacı tarafından geliştirilmiş, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Çalışmada SPSS 20.0 istatistik paket programı verilerin analiz edilmesinde kullanılmıştır. Örneklem sayısının yeterli düzeyde olmamasından dolayı analizlerde parametrik olmayan testler kullanılmış ve sonuçlar p<0,05 anlamlılık düzeyinde ele alınmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre bilimin doğasıyla ilgili görüşler ve FeTEMM'e yönelik tutumlarda FeTeMM etkinlikleri ile öğretim yapılan deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur. Bilimsel süreç değerlendirme testi ve akademik başarı testi son test sonuçlarında gruplar arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Başarı testinde deney grubunda bilişsel olarak üst düzeydeki soruların cevaplanma oranında artış dikkat çekmektedir. Deney grubunda öğretim sonunda başarı, bilimin doğasıyla ilgili görüşler ve STEM'e yönelik tutumlarda ön-son test değişimi anlamlı farklılık gösterirken; kontrol grubunda ön-son test değişimi anlamlı bulunmamıştır. FeTeMM etkinlikleri öğrencilerin derse olan ilgisini arttırmada önemli bir role sahiptir. FeTeMM etkinliklerinin fen bilimleri dersi dışında başka derslerde de kullanılmasının faydalı olacağı düşünülmektedir. Çalışmada yaşantı ile yakından ilişkili etkinlikler tasarlanması ve bu etkinliklerde zaman planlamasının iyi yapılması önerilmiştir. Bilimsel süreç becerilerini daha çok ön plana çıkaran etkinlikler geliştirilmesi tavsiye edilmektedir. Ayrıca çalışmada araştırmacılar ve öğretmenlere yönelik başka önerilerde de bulunulmuştur.
İlkokul fen bilimleri öğretim programı, ders kitabı ve öğrenci kazanımlarının bilimsel süreç becerileri bakımından değerlendirilmesi
İnsanoğlunun doğayı merakı bilimi ortaya çıkarmıştır. Toplumların gelişip ilerleyebilmesi için bilimi her alanda kullanabilmeleri gereklidir. Bu nedenle bireylerin bilim ile çok küçük yaşlarda tanışmaları sağlanmalı, okullarda ise ilköğretimin başından itibaren fen bilimleri dersi aracılığıyla öğrencilere bilimsel çalışmalar yaptırılarak bilim için gerekli olan bilimsel beceriler kazandırılmaya çalışılmalıdır. Bilimsel becerileri kazanmış bir birey karşılaştıkları problemler ile fen konuları arasında bağlantı kurabilecek, problemlerin çözümünde bilimsel yöntemleri kullanabilecektir. Bu nedenle araştırmada ilkokul fen bilimleri öğretim programı, ders kitabı ve öğrenci kazanımlarının bilimsel süreç becerileri açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde Aksaray İli ilkokullarında öğrenim gören 1133 4. sınıf öğrencisi (540 kız, 593 erkek) ile 31 ilkokul 4. sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan karma yöntem araştırma desenlerinden iç içe karma desende; sınıf öğretmenlerinin bilimsel süreç becerileri hakkındaki düşünceleri durum çalışması yöntemi ile; öğrencilerin bilimsel süreç becerilerinin karşılaştırılması açısından tarama yöntemi ile, fen bilimleri dersi öğretim programı ve ders kitabının bilimsel süreç becerileri ise doküman analizi ile incelenmiştir. Araştırmanın yazılı dokümanlarının incelenebilmesi için Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan "ilkokul 4. Sınıf Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı" ve "İlkokul 4. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı" kullanılmıştır. Öğrenci beceri düzeylerinin belirlenebilmesi için araştırmacı tarafından hazırlanan "Araştırma Formu", Smith ve Welliver (1994) tarafından geliştirilmiş ve Başdağ ve Güneş (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Bilimsel Süreç Değerlendirme Testi" kullanılmış, öğretmenlerin bilimsel süreç becerileri hakkındaki görüşlerinin belirlenebilmesi için "Öğretmen Görüşme Formu" kullanılmıştır. Bilimsel süreç değerlendirme testi 40 sorudan oluşmakta ve 13 bilimsel süreç becerisini ölçmekte olup testin güvenirlik katsayısı 0,81 olarak belirlenmiştir. Öğretmen görüşme formu ise araştırmacı tarafından uzman görüşü alınarak hazırlanan, on dört yarı yapılandırılmış sorudan oluşmaktadır. Yapılan incelemeler sonucunda fen bilimleri dersi öğretim programı kazanımları ve ders kitabı etkinliklerinin bilimsel süreç becerilerini kapsama düzeyinin düşük olduğu belirlenmiştir. Sonuçlar öğrenciler açısından incelendiğinde öğrencilerin bilimsel süreç becerilerinin orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Programda ve ders kitabında birleştirilmiş bilimsel süreç becerileri kazanımına daha fazla ağırlık verilmesine rağmen öğrencilerin temel bilimsel süreç beceri düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. Kız öğrencilerin, erkek öğrencilere göre bilimsel süreç becerilerini kullanmada daha başarılı oldukları belirlenmiştir. Sonuçlar öğretmenler açısından incelendiğinde öğretmenlerin bilimsel süreç becerileri bilgisinin yeterli olmadığı görülmüştür. Öğrencilerin bilimsel süreç becerilerini kazanmaları için fen bilimleri eğitim programı ile ders kitabının bilimsel süreç becerilerini daha fazla kapsayıcı şekilde hazırlanması ve öğretmenlerin de bilimsel süreç becerileri konusunda eksikliklerinin tamamlanması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Bilimsel süreç becerisi, Program değerlendirme, Fen bilimleri
Sınıf öğretmenlerinin öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları, özyeterlik inançları, teknolojiye yönelik tutumları ve teknolojik pedagojik alan bilgileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada sınıf öğretmenlerinin öğretmenlik mesleğine yönelik tutumu, özyeterlik inançları, teknolojiye yönelik tutumları ve teknolojik pedagojik alan bilgileri arasındaki ilişkiyi incelemek; yaş, cinsiyet, mezuniyet durumu, mesleki kıdem, bilgisayar kullanma düzeyi, bilgisayar başında gün içinde geçirilen süre ve eğitim öğretim ortamında kullanılan teknolojik araç sayısı değişkenleri ile arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu değişkenlerin öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarını, özyeterlik inançlarını, teknolojiye yönelik tutumlarını ve teknolojik pedagojik alan bilgilerini yordama düzeylerini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinde tasarlanmış olup araştırmanın evrenini Amasya merkez ve ilçelerinde 2020-2021 eğitim-öğretim yılında görev yapan tüm sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini araştırmaya katılan 507 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum (ÖMYT) Ölçeği", "Öğretmen Özyeterlik Algı (ÖÖİ) Ölçeği", "Teknolojiye Yönelik Tutum (TYT) Ölçeği", "Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Değerlendirme Ölçeği (TPAB)" ve katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek için Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS Statictics 22 programında t testi, ANOVA ve Regresyon analizi ile incelenmiştir. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin ÖMYT, TPAB, TYT ve ÖÖİ puanları arasında ilişki olduğu, TPAB ile mezuniyet durumu değişkeni arasında ilişki olmadığı; yaş, cinsiyet, mesleki kıdem, bilgisayar kullanma düzeyi, bilgisayar başında gün içinde geçirilen süre ve eğitim öğretim ortamında kullanılan teknolojik araç sayısı değişkenleri ile arasındaki ilişki olduğu, TYT ile mezuniyet durumu, mesleki kıdem ve bilgisayar kullanma durumu değişkenleri arasında ilişki olmadığı; yaş, cinsiyet, bilgisayar başında gün içinde geçirilen süre ve eğitim öğretim ortamında kullanılan teknolojik araç sayısı değişkenleri ile arasındaki ilişki olduğu; ÖÖİ ile cinsiyet ve mezuniyet durumu değişkenleri arasında ilişki olmadığı; yaş, mesleki kıdem, bilgisayar kullanma düzeyi, bilgisayar başında gün içinde geçirilen süre ve eğitim öğretim ortamında kullanılan teknolojik araç sayısı değişkenleri ile arasındaki ilişki olduğu; ÖMYT ile cinsiyet, yaş ve mesleki kıdem değişkenleri arasında ilişki olmadığı; mezuniyet durumu, bilgisayar kullanma düzeyi, bilgisayar başında gün içinde geçirilen süre ve eğitim öğretim ortamında kullanılan teknolojik araç sayısı değişkenleri ile arasındaki ilişki olduğu, TYT, ÖÖİ, cinsiyet, yaş ve mesleki kıdem, bilgisayar kullanma düzeyi, bilgisayar başında gün içinde geçirilen süre ve eğitim öğretim ortamında kullanılan teknolojik araç sayısı değişkenlerinin TPAB'ın yordayıcısı oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Farklı branşlardaki öğretmelerin de TPAB yeterliklerinin araştırılması ve TPAB yeterliğinin tüm öğretmenler tarafından yeterli düzeye çıkarılması önemlidir.
Öğretmen adaylarının sosyobilimsel konulara yönelik tutumları ve bu konuların öğretimine yönelik yeterlik algılarının incelenmesi
Bu çalışmada öğretmen adaylarının sosyobilimsel konulara (SBK) yönelik tutumları ve bu konuların öğretimine yönelik yeterlik algılarını belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda 1, 2, 3 ve 4. sınıfta öğrenim gören fen bilimleri, sınıf öğretmenliği ve okul öncesi öğretmen adaylarının SBK'a yönelik tutumları online olarak hazırlanmış anketle (sosyobilimsel konular tutum ölçeği) nicel olarak; daha sonra yeterlik algılarını ve tutumlarını detaylıca incelenmesi için amaçlı örneklem seçimi ile belirlenen öğretmen adaylarıyla yapılan mülakatla nitel olarak incelenmiştir. Nicel verilerin toplanmasında toplamda 121; nitel veriler için 10 öğretmen adayı örneklemi oluşturmuştur. Öğretmen adaylarının sosyobilimsel konulara yönelik tutum düzeylerinin orta/yüksek olduğu söylenebilir. Kullanılan ölçeğin betimsel istatistiklerine bakıldığında en yüksek ortalamanın yarar ve ilgilenme alt boyutunda olduğu tespit edilmiştir. Alt probleme yönelik öğretmen adaylarının SBK'ya yönelik tutum düzeyleri cinsiyet, sınıf, bölüm, anne- baba öğrenim durumu, SBK'ya yönelik ders alma durumu, bilimsel olayları takip etme sıklığı ve takip edilen yer, yaşanılan yer ve SBK'ya yönelik yeterlik algısı değişkenlerine göre incelenmiştir. Sonuç olarak öğretmen adaylarının cinsiyet, bölüm, SBK ile ilgili ders alma durumu ve yaşanılan yer değişkenlerinin sosyobilimsel konulara yönelik tutumu etkilemezken sınıf düzeyi, anne- baba öğrenim durumu, bilimsel olayları takip etme sıklığı, bilimsel olayların takip edildiği adres ve SBK öğretiminde yeterlilik algısının sosyobilimsel konulara yönelik tutumu bazı alt boyutlarda anlamlı olarak farklılaştırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adayları programda yer alan konular, öğretmen adaylarının ve öğrencilerin zorlanabileceği SBK olarak GDO, klonlama, küresel ısınma, kök hücre ve nükleer enerji santralleri gibi ismen aşina oldukları konuları belirtmektedir. Aynı zamanda öğrencilerin kavram yanılgılarının da en çok bu konularda olabileceğini ifade etmişler kavram yanılgılarının sebebi olarak aile, kitle iletişim araçları ve çevresel faktörlerin etkili olacağını düşünmektedirler. Öğretmen adaylarının çoğu sorunun cevabı olarak aynı sosyobilimsel konuyu söylemelerinden zihinlerindeki SBK örneklerinin sınırlı olduğu sonucunu çıkarmak mümkündür. Öğretmen adayları sosyobilimsel konuların öğretiminde ise eğitici video, drama, gezi gözlem ve daha çok günlük hayatla bağdaştırarak yaparak yaşayarak öğrenmelerin sağlanacağı etkinlikleri tercih edeceklerini belirtmişlerdir. SBK öğretiminde ve diğer konuların öğretiminde kullanacakları tekniklerin benzer olduğunu, bu tekniklerin ise gezi gözlem, anlatım, deney, rol oynama ve drama olacağını belirtmişlerdir. Ayrıca adaylar eğitici videoların, model ve numunelerin, materyal kullanmanın ve dramanın sosyobilimsel konuların anlaşılmasını kolaylaştıracağını düşünmektedirler. Adayların SBK'ın öğretiminde, var olan kavram yanılgılarının belirlenmesi ve oluşumlarının önlenmesinde benzer yöntem teknikleri kullandıkları görülmektedir. Bu veriden hareketle adayların konuya uygun yöntem teknik seçme bilgilerinin sınırlı olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara ve bu konuda çalışma yapacak araştırmacılara yönelik öneriler verilmiştir.
İlkokul 3. sınıf fen bilimleri dersinde otantik öğrenme yaklaşımının etkililiği
Bu araştırmada ilkokul üçüncü sınıf fen bilimleri dersinde otantik öğrenmenin etkililiğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda araştırma sürecinde "Otantik öğrenme yaklaşımının ilkokul fen bilimleri dersi Canlılar Dünyasına Yolculuk ünitesi üzerinde etkisi nedir?" sorusuna yanıt aranmıştır. İç içe gömülü karma desenin kullanıldığı bu çalışmanın nicel kısmını yarı deneysel desen, nitel kısmını ise olgu bilim oluşturmaktadır. Araştırma Amasya ili Merkez ilçesine bağlı bir ilkokulun üçüncü sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Kotrolde 20, deney sınıfında 20 olmak üzere 40 öğrenci yer almaktadır. İlk aşamada tüm öğrencilere ön test olarak Canlılar Dünyasına Yolculuk Ünitesi Akademik Başarı Testi ile Fen Bilimlerine Yönelik Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Deney sınıfında otantik öğrenme yaklaşımı ile dersler işlenirken kontrol sınıfında öğretmen 3.sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabına uygun olarak derslerini işlemiştir. Yaklaşık 6 haftalık bir otantik uygulama sürecinden sonra yine aynı araçlar son test olarak uygulanmıştır. Son test uygulamasından bir süre sonra aynı testler her iki grupta da tekrar uygulanmış ve kalıcılık izlenmiştir. Ayrıca uygulama sonrası öğrencilerin bazıları ile görüşmeler yapılarak otantik uygulamalarla ilgili görüşleri alınmıştır. Veri toplama süreci tamamlandıktan sonra nicel veriler için SPSS25 programı ile analizler yapılmıştır. Öntest - sontest ve deney- kontrol gruplarının düzeylerini birbirleri ile karşılaştırmak amacıyla t-testi uygulanmıştır. Ayrıca kalıcılığı izlemek amacıyla ise ANOVA ile analiz yapılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Deney ile kontrol grubu öğrencileri arasında akademik başarı düzeyleri noktasında istatiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Fakat iki grupta da kendi içinde öğrenme gerçekleşmiş ve deney sınıfındaki puan artışı kontrole göre daha fazladır. Fene yönelik tutumlarına baktığımızda deney grubundaki öğrenciler lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Kalıcılık testinde ise deney grubu öğrencilerinde kalıcılık devam ederken kontrol grubu öğrencilerinde devam etmediği görülmüştür. Görüşme formundan elde edilen verilere göre öğrenciler otantik öğrenme uygulamaları hakkında çoğunlukla olumlu görüş bildirmiştir.
Ortaokulda fen bilimleri dersinde bağlam temelli öğrenme yaklaşımının etkililiği
Fen öğretiminde kullanılan yeni yaklaşımlar öğrenci merkezli bir anlayış benimseyerek daha kalıcı ve anlamlı öğrenmeyi destekler. Fen öğretiminde kullanılan yeni yaklaşımlardan biri de bağlam temelli öğrenmedir. Bağlam temelli öğrenme, günlük hayattan alınan örneklerin öğrenci seviyesine uygun olarak öğrenmeyi ve sınıf içi etkinlikleri gerçek dünyadaki problemlerle ilişkilendirerek konuların anlaşılmasını sağlayan öğretim yöntemidir. Öğrencilere günlük hayattan bağlamlar sunularak bilgiye ulaşmalarını gerektirecek bir öğrenme ortamı oluşturulur. Bu araştırmanın amacı 6. sınıf fen bilimleri dersinde bağlam temelli öğretimin etkililiğini araştırmaktır. "Ses ve Özellikleri" ünitesinde bağlam temeli öğretim yapılmış, bağlam temelli öğrenmenin akademik başarı, fen konularına yönelik ilgi ve fene yönelik kaygıya etkisi incelenmiştir. Çalışmada ön test- son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Ağrı ili Patnos ilçesinde bulunan bir ortaokuldan seçilen iki şubedeki 6. sınıfta öğrenim gören 36 öğrenci oluşturmaktadır. Deney grubunda bulunan 20 öğrenciye araştırmacı tarafından REACT modeline göre hazırlanan bağlam temelli öğrenme etkinlikleri ile altı hafta etkinlik yapılırken, kontrol grubundaki 16 öğrenciye ise ders kitabındaki etkinliklerle öğretim yapılmıştır. Çalışmada veri toplama araçları olarak Aksoy ve Özcan (2020) tarafından geliştirilen "Ses ve Özellikleri Ünitesi Başarı Testi", Şimşek ve Nuhoğlu (2013 tarafından geliştirilen "Fen Konularına Yönelik İlgi Ölçeği" ve Uluçınar Sağır (2014) tarafından geliştirilen "Fen Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmanın analizinde SPSS 22 istatistik paket programından yararlanılmıştır. Normal dağılım gösteren verilere parametrik testler uygulanmıştır. Araştırmada, bağlam temelli öğrenmenin; öğrencilerin akademik başarıları (t34=5,089; p=0,000) ve fene yönelik ilgilerinde (t34=2,901; p=0,006) olumlu etkisi olduğu fakat fen kaygısına (t34=-1,129; p>0,05) etkisi olmadığı bulunmuştur. Fen bilimleri hayatın içinden konuları içeren bir derstir. Öğrencilerin günlük hayatta karşılaştıkları örnekleri derste problemler olarak görmeleri dersin anlaşılırlığını ve derse duyulan ilgiyi artırmaktadır. Farklı ünite ve sınıf düzeylerinde farklı değişkenler için bağlam temelli öğrenmenin etkililiği araştırılabilir.
Fen bilgisi öğretiminde genişletilmiş gerçeklik uygulamalarının etkililiği üzerine bir meta-analiz çalışması
Bu araştırmanın amacı, K-12 ve yükseköğretim düzeyinde fen bilimlerine ait disiplinlerde genişletilmiş gerçekliğin fen başarısına etkisini inceleyen gerçek ve yarı deneysel çalışmalara ilişkin meta-analiz yapmaktır. Bu amaç doğrultusunda 2000-2021 (Haziran) yılları arasında yayımlanmış çalışmalara ulaşmak için anahtar kelimelerle ISI Web of Knowledge, Scopus, ERIC, ScienceDirect, EBSCO, ProQuest Digital Dissertations, Google Scholar ve YÖK Tez Merkezi elektronik veri tabanlarında tarama yapılmıştır. Çalışmanın amacına uygun olan sanal gerçeklikle ilgili 98 yayına ve 98 etki büyüklüğüne, artırılmış gerçeklikle ilgili 94 yayına ve 100 etki büyüklüğüne ve karma gerçeklikle ilgili 26 yayına ve 27 etki büyüklüğüne ulaşılmıştır. CMA (Comprehensive Meta Analysis) yazılımı kullanılarak her bir gerçeklik türü için ve ayrıca bütüncül bir bakış açısıyla genişletilmiş gerçeklik için rastgele etkiler modeline göre genel etki büyüklüğü (Cohen's d) değerleri hesaplanmıştır. Bu değerler sanal gerçeklik için 0,531; artırılmış gerçeklik için 0,641 ve karma gerçeklik için 0,299 çıkmıştır. En yüksek etki büyüklüğü değeri artırılmış gerçeklik için elde edilmiştir. Elde edilen değerler sanal ve artırılmış gerçekliğin fen başarısı üzerinde orta etkiye, karma gerçekliğin fen başarısı üzerinde küçük etkiye sahip olduğu anlamına gelmektedir. Bütüncül olarak bakıldığında genişletilmiş gerçekliğin fen başarısı üzerindeki genel etki büyüklüğü 0,553 çıkmış ve bu değer orta etki anlamına gelmektedir. Ayrıca etki büyüklüklerindeki sistematik farklılıkları bulmak ve bunları açıklayabilmek amacıyla moderatör analizleri yapılmıştır. Sanal gerçeklik için 15, artırılmış gerçeklik için 13 ve karma gerçeklik için 13 moderatör incelenmiştir. İstatistiksel olarak anlamlı olan ve olmayan tüm moderatörler tek tek ele alınmıştır. Genişletilmiş gerçeklik uygulamalarının fen alanında kullanımı; teknoloji, pedagoji ve bilimsel araştırma bağlamlarında yorumlanarak gerekli önerilerde bulunulmuştur.
Okul dışı öğrenme etkinlikleri destekli biyomimikri uygulamaları
Bu araştırmada, okul dışı öğrenme etkinlikleri destekli biyomimikri uygulamalarının öğrencilerin akademik başarısına, çevresel farkındalıklarına, çevreye yönelik tutumlarına, çevreye yönelik sorumlu davranışlarına, öğrenci görüşlerine ve öğrencilerin çizdikleri biyomimikri tasarımlarını değerlendirmeye etkisinin incelemesi amaçlanmıştır. Araştırma 2022-2023 eğitim-öğretim yılı 2. döneminde Konya ilinin Karapınar ilçesindeki bir devlet okulunun 5. sınıfındaki öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Araştırma beş hafta sürmüştür. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yönteminin bir arada kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Veriler "İnsan ve Çevre Ünitesi Başarı Testi", "Çevresel Farkındalık Ölçeği", "Çevreye Yönelik Tutum Ölçeği", "Çevreye Yönelik Sorumlu Davranış Ölçeği", "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" ve "Biyomimikri Tasarım Değerlendirme Rubriği" ile toplanmıştır. Çalışmanın nicel verileri SPSS 29.0 istatistik programı ile analiz edilmiş; nitel verileri için içerik analizi uygulanmıştır. Çalışma; deney grubunda okul dışı öğrenme etkinlikleri destekli biyomimikri uygulamaları içeren ders planları doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubunda ise dersler 5. sınıf fen bilimleri ders kitabında yer alan etkinlikler esas alınarak yapılmıştır. Yapılan uygulama sonucunda, öğrencilerin akademik başarıları, çevre farkındalıkları, çevreye yönelik tutumları ve sorumlu davranışlarında istatiksel olarak deney grubu lehine anlamlı farklılık oluştuğu saptanmıştır. Tasarım değerlendirmeleri ve görüşme sonucunda, öğrencilerin yaratıcılık ve problem çözme becerilerinin arttığı, öğrencilerin biyomimikriye yönelik algılarında gelişme sağlandığı belirlenmiştir.
5. sınıf fen bilimleri dersinde STEM etkinliklerinin öğrenme ürünlerine etkisi
Çalışmada STEM etkinliklerinin 5. sınıf öğrencilerinin başarıya, STEM tutumlarına ve fen öğrenmeye yönelik öz-yeterlik inançlarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma 2022-2023 Eğitim-Öğretim yılı 2. Döneminde Ankara'da bir ortaokuldaki 5. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplamak için başarı testi, STEM tutum ölçeği, fen öğrenmeye yönelik öz-yeterlik inanç ölçeği kullanılmıştır. Çalışmadaki verilerin analiz edilmesinde SPSS 20.0 istatistik programı kullanılmıştır. Deney grubunda araştırmacının geliştirdiği STEM uygulamaları yapılırken, kontrol grubunda ise 5. sınıf fen bilimleri ders kitabı temel alınarak uygulama yapılmıştır. Uygulama sonrasında öğrenci başarıları test ortalamasına bakıldığında gruplar arasında deney grubu lehine son test puanları bakımından anlamlı fark oluştuğu görülmektedir. STEM tutum ölçeği ortalamalarına bakıldığında deney ve kontrol grubu arasında anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna varılmıştır. Fen öğrenmeye yönelik öz-yeterlik inanç puanlarına bakıldığında deney ve kontrol grubu arasında anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna varılmıştır. Araştırma sonunda STEM eğitimine yönelik olarak geliştirilen etkinliklerin başarıyı artırmada olumlu bir etkisinin olduğu görülmüştür. Bu anlamda Fen Bilimleri öğretmenlerinin STEM temelli etkinlikleri derslerde kullanması önerilmektedir.
Yaratıcı okuma etkinliklerinin hayat bilgisi dersinde öğrenme ürünlerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada yaratıcı okuma etkinliklerinin 3. sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimlerine, başarı algılarına ve yaratıcı okuma sürecine ilişkin değerlendirmelerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın problemini "Hayat Bilgisi dersinde yaratıcı okuma uygulamalarının eleştirel düşünme becerileri, başarı algıları ve yaratıcı okuma sürecine yönelik değerlendirmelerine etkileri nelerdir?" sorusu oluşturmaktadır. Araştırma karma yöntem ile gerçekleştirilmiş, nicel ve nitel yöntemler bir arada kullanılmıştır. Nicel boyutta "ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen" şeklinde gerçekleştirilen araştırmanın nitel boyutunda durum çalışması deseni kullanılmıştır. Örneklemi 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Amasya ili Hamamözü ve Göynücek ilçelerindeki 3. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Deney grubu olarak Hamamözü Atatürk İlkokulunda öğrenim gören öğrenciler seçilmiştir. Yaratıcı okuma etkinlikleri uygulamalarından önce ve sonra gruplara "İlkokul Öğrencileri İçin Başarı Algısı Ölçeği", "İlkokul Öğrencileri İçin Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği" ve "Yaratıcı Okuma Sürecini Değerlendirme Ölçeği" ön-test ve son-test şeklinde uygulanmıştır. Veriler bilgisayar ortamına aktarılmış ve SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Normal dağılım gösterdiği belirlenen verilere parametrik testler uygulanmıştır. Yaratıcı okuma etkinliklerinin öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimlerinde anlamlı farka neden olmadığı bulunmuştur. Başlangıç durumları kontrol altına alındığında verilen eğitimlerde her iki grupta da puan artmasına karşın deney grubunda eleştirel düşünme eğilimi ortalamalarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Başarı algısı ortalamaları arasında anlamlı fark olmasa da ortalama farklarına bakıldığında deney grubundaki artışın fazla olması yaratıcı okuma etkinliklerinin öğrencilerin başarı algılarında olumlu yönde bir değişime neden olduğunu göstermektedir. Araştırmada üçüncü değişken yaratıcı okuma sürecine yönelik değerlendirmede de deney grubunun ve kontrol grubunun ön-test ve son-test puanları arasında anlamlı fark görülmemiştir. Her iki grubun ortalama puanları artış göstermiş olsa da bu artış deney grubunun son-test puan ortalamasında daha fazla olmuştur. Deney grubunda bulunan öğrencilerin Hayat Bilgisi dersindeki yaratıcı okuma etkinlikleriyle ilgili deneyimlerini ve bakış açılarını ortaya çıkarmak amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Öğrencilerle yapılan görüşmeler sonrasında, yaratıcı okuma uygulamalarının eğlenceli ve keyifli olduğu, Hayat Bilgisi konularını anlamayı kolaylaştırdığı, öğrencilerin okuma isteğinde artış meydana getirdiği, okunanlarla ilgili hayal kurmada ve okunanları zihinde canlandırmada etkili olduğu, öğrencilerin uygulamaların Türkçe, Fen Bilimleri ve Matematik dersinde de uygulanmasını istediği, yaratıcı okuma uygulamalarının öğrencilerin farklı fikirler üretmelerini ve bu fikirlerin paylaşımını sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.