Theses supervised by Prof. Dr. Süha Berberoğlu
21 theses · Çukurova University
Adana Aşağı Seyhan ovasında narenciye bilgi sistemleri (NARBIS)oluşurulması
Bu çalışmada, uzaktan algılama verileri ve coğrafi bilgi sistemleri(CBS) yöntemleri kullanılarak, aşağı Seyhan Ovasının Adana İl sınırları içerisinde narenciye üretim alanları haritasının üretilmesi, ağaç sayısı, türü, yaşı ve verimliliği gibi üretimsel bilgilerin yanı sıra toprak, hidroloji ve iklim gibi çevresel koşulları içeren dinamik bir narenciye yönetim modeli oluşturulması amaçlanmıştır. Bu kapsamda 0.45 m. yerçözünürlüğüne sahip hava fotoğrafları kullanılarak, farklı uzaktan algılama teknikleri ile narenciye alanlarının sınıflaması gerçekleştirilmiştir. Narenciye parsellerinin sayısallaştırılması ve parsellere ait bilgilerin arazi çalışmaları ile elde edilecek coğrafi bilgi sistemleri(CBS) ortamına aktarılması sonucunda model oluşturulmuştur. Toprak, hidrolji ve iklim verilerinin de veritabanına aktarılmasıyla: i) Kısa ve uzun vadeli üretim miktarının belirlenmesi, gerçekçi pazarlama, paketleme ve işleme için sektörel planların geliştirilmesi; ii) Narenciye alanlarının konumsal olarak dağılımının, çeşitliliğinin ve verimliliğinin belirlenmesi, izlenmesi ve bunların birbirleriyle ve diğer çevresel faktörlerle ilişkilerinin analiz edilmesi; iii) Kimyasal kullanımıyla ilişkilendirilebilmesi; iv) Sulama ve drenaj planlarının oluşturulması; v)Toprak yeterliliğinin belirlenmesi ve gübre kullanımıyla ilişkilendirilebilmesi vi) Çevresel risk (don olayları) planlarının oluşturulması ve vii) Ağaç yaş ve gelişiminin izlenmesiyle tekrar dikim planlarının geliştirilmesi, mümkün olacaktır.Modelin bu fonksiyonları ile narenciye üretimine bağlı sanayi sektörüne kısa ve uzun vadede doğru üretim ve pazarlama politikaları geliştirebilmelerine katkı sağlamak amaçlanmıştır. Bu yenilikçi yaklaşımın Türkiye'de tarıma dayalı sanayi sektöründe diğer ürünler için de uygulama şansı ortaya konmaya çalışılmıştır.
Coğrafi bilgi teknolojileri kullanılarak trafik kaza analizi: Adana örneği
Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de trafik kazalarından ölümler ilk sıralarda yer almaktadır. Trafik kazaları sonuncunda hem can hem de maddi kayıp oluşmaktadır. Meydana gelen trafik kazalarının sayısının azaltılması için dünyada ve Türkiye'de birçok çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar yapılırken kazaya sebep olan unsurlar belirlenmekte ve ona göre tedbir alınma yoluna gidilmektedir.Bu çalışma kapsamında Adana İli şehir merkezinde meydana gelen kazalar incelenerek trafik kazalarının yoğun olduğu bölgeler ve kaza kara noktaları Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak tespit edilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarındaki kaza tutanakları veri seti kullanılarak kaza analizi yapılmıştır.Adana şehir merkezinde meydana gelen kazalar yaralanmalı/ölümlü kazalar; kaza oluş şekli, haftanın günleri, mevsimlere, hava sıcaklığına, tatil günlerine ve zaman dilimine göre incelenmiş ve bu etmenlerin kara nokta oluşumuna sebep olup olmadığı belirlenmiştir. Tespit edilen kara noktalardaki kaza nedenlerini CBS ortamında sorgulamalarla ortaya konmaya çalışılmıştır. Böylece trafik kaza tespit tutanaklarında yer alan bilgiler kullanılarak CBS'nin kaza analizinde etkinliği ortaya konarak Çekirdek Kestirimi ( Kernel Density ) Yöntemi ile Kaza Yoğunluk Tahmini yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Trafik Kaza Analizi, Adana, CBS, Çekirdek Kestirimi
Adana kentsel gelişiminin uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri kullanılarak modellenmesi
Bu çalışmanın amacı; (1) mevcut eğilimler, (2) ekolojik uygunluk gelişimi, (3) yönetim eğilimleri'ni dikkate alan üç farklı politika altında, Adana Kenti'nde büyüme politikalarının potansiyel etkilerini değerlendirebilmek için farklı alan kullanımı ve arazi yönetim kararlarını betimleyebilme yeteneğinde olan bir model önermektir.Cellular Automata (CA), şehir gelişiminin yersel örneklerini simule ve tahmin etmekte araştırmacıların dikkatini çekmektedir. Bölgesel ölçekte modelleme başarısı nedeniyle, farklı alanlarda farklı koruma katmanlarını entegre edebilme özelliği olan CA tabanlı Markov Chain, yapay sinir ağları (YSA), SLEUTH (slope, land use, exclusion, urban extent, transportation, hillshade), lojistik regresyon ve regresyon ağacı modelleri çalışma kapsamında Adana Kenti gelişiminin 2023 yılı modellenmesinde tercih edilmiştir. Bu kapsamda, 1967-1977 CORONA hava fotoğrafları, 1987-1998 SPOT ve 2007 ALOS AVNIR-2 uydu verileri kullanılmıştır. Model, geçmiş zaman serilerine ait uzaktan algılanmış veri seti kullanılarak kalibre edilmiş ve kentsel gelişim 2023 yılı dikkate alınarak modellenmiştir.SLEUTH ve Markov Chain sırasıyla % 75 ve % 72 Kappa değerleri ile en doğru sonucu üreten modeller olmuştur. Lojistik regresyon ve YSA % 66 Kappa değeri ile en az doğrulukta sonuç üretmiştir. Faklı modellerin kendine özgü metrikleri ve avantajları vardır. Bununla birlikte SLEUTH yöntemi Adana Kenti kentsel gelişimdeki değişkenliği en doğru şekilde yakalayan model olarak tespit edilmiştir.
Konumsal bilgi sistemleri yardımıyla Türkiye'nin erozyon modellemesi
Son yıllarda birçok ülke erozyona duyarlı alanlarda; erozyon tahminleri, modellemeleri, izlenmesi ve haritalanmasında kullanışlı bir araç olan Coğrafi Bilgi Sistemlerini (CBS) yönetim planlamalarında kullanmaktadır. Erozyon koşullarının değerlendirilmesi ve potansiyel etkilerinin tahmin edilmesinde kapsamlı teknik ve modellerin oluşturulmasına çalışılmaktadır. Bu çalışmada fiziksel tabanlı bölgesel ölçekli toprak erozyon modeli olan PESERA (Pan-European Soil Erosion Risk Assessment) modeli Türkiye?deki farklıarazi kullanım türleri için aylık ve yıllık toprak kaybını değerlendirmek için kullanılmıştır. Geniş alanlar veya ülkesel ölçekte geliştirilmiş olan modeller toprak ve doğal kaynak yönetimi gibi ulusal ve bölgesel planlar için yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada ülke yüzeyinde bir yılda kaybedilen toprak miktarı yaklaşık 46 milyon ton olduğu hesaplanmıştır. Sadece tarım alanlarından kaybedilen verimli toprak miktarı ise yaklaşık 13.500 milyon ton/yıl'dır. Toplam erozyonun yaklaşık %30?unun tarım alanlarında olduğu tahmin edilmiştir. Bu miktarın geriye kalan % 68?lik kısmı çalılık ve bozulmuş orman alanlarında, %2?lik kısmı ise ormanlar ve yerleşim alanlarında olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Erozyon, Erozyon Modelleme, Türkiye?de erozyon, PESERA erozyon modeli
Aşağı Seyhan ovasında uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri yardımıyla tarımsal alan kullanım uygunluğunun belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı Aşağı Seyhan Ovası?nda (ASO) tarımsal alan kullanım uygunluğunun uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri araçlarından yararlanılarak belirlenmesi üzerine bölgesel hassasiyetleri de dikkate alan çok yönlü bir model geliştirmektir. Bu doğrultuda, ASO içerisindeki ürün deseninin %85?ini oluşturan buğday, mısır, pamuk ve narenciye tarımı için, alan kullanım uygunlukları belirlenmiştir. Buğday, mısır ve pamuk için ideal yetişme koşulları çalışma kapsamında tahmin edilen ürün verimlilikleri ve konumsal dağılımları dikkate alınarak hesaplanmıştır. Narenciye alanları içinse literatürdeki çalışmalardan faydalanılmıştır. Bu doğrultuda her bir ürün için ideal yetişme koşulları Objektif bir yaklaşım benimsenerek çok kriterli karar destek sistemleri yardımıyla haritalanmıştır. Daha sonrasında tamamen ekonomik kazancı dikkate alan, tamamen doğa merkezli ve sürdürülebilir senaryolar geliştirilerek tarımsal alan kullanım uygunlukları tanımlanmıştır. Çalışma sonucunda üretilen uygunluk değerleri ve verimlilik analizi sonuçları, günümüzde kullanılan arazi kullanım kabiliyeti (AKK) sınıflarıyla karşılaştırılmış ve tarımsal alan kullanım kararlarında temel alınan sistemle, bu tez çalışmasında önerilen sistem arasındaki uyum ve çelişki, belirlenerek, öneri alan kullanım modeli geliştirilmiştir. Uygulanan her üç senaryoda da narenciye tarımı için uygun alanların diğerlerinden daha fazla olduğu belirlenmiştir. Ekolojik senaryoda pamuk, ekonomik senaryoda ise mısır narenciyeden sonra önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tarımsal ürün verimliliği, Tarımsal modelleme, Alan kullanım uygunluğu, Uzaktan Algılama, Coğrafi Bilgi Sistemleri
Tarımsal peyzajın uzaktan algılama ile izlenmesi: Aşağı Seyhan Ovası örneği
Türkiye gibi tarımsal peyzaj alanlarının geniş yer tuttuğu ve tarımın ülke ekonomisinde büyük pay sahibi olduğu ülkelerde hasat öncesinde ekim alanlarının ve rekolte tahminlerinin hızlı ve ekonomik bir yöntem olan uzaktan algılama ile belirlenerek verilerin ortaya konulması tarım politikasında ve tarımsal peyzaj alanlarının belirlenmesinde hiç süphesiz ki faydalı olacaktır. Artık gelişmiş ülkeler ürün tahmini alanında en ileri teknolojilerden yararlanmakta ve uydu görüntüleri yardımıyla belirlenen tarımsal peyzaj alanlarında ürün desenlerini belirleyerek tarımsal alan kullnımlarını ve verim tahminlerini yapabilmektedirler. Yapılan bu çalışmanın amacı da Çukurova Bölgesi'nde ve Adana ili sınırları içerisinde bulunan Aşağı Seyhan Ovası'nda (ASO) tarımsal peyzaj alanlarının kullanım uygunluğunun uzaktan algılama yönteminden yararlanılarak belirlenmesi ve yersel veriler yardımı ile doğruluklarının ortaya konulmasıdır. Bu kapsamda ovada yetişen ürün desenlerinin (buğday, mısır, pamuk, patates, narenciye vb.) 2007-2013 yılları arasında değişimleri incelenerek tarımsal alan kullanım uygunlukları belirlenmiştir. Seçilen yıllar arasındaki ürün yetişme alanları tür bazında belirlenerek yazlık ve kışlık olarak sınıflandırılmış ve yıllar arasındaki değişimler incelenmiştir.
Aşağı Seyhan Ovası sol sahil sulaması, su ve nitrat bütçesinin modellenmesi
Bu çalışmada Türkiye'nin güneyinde yer alan Aşağı Seyhan Ovasında bulunan 9 495 ha lık alana sahip Akarsu Sulama Birliği sahasında yürütülmüş ve SWAT (Soil and Water Assessment Tool) modeli kullanılmıştır. Çalışmanın ana hedefi SWAT modelini değerlendirmek ve istasyonlardan elde edilen günlük akım değerleri ve nitrat konsantrasyonları kullanılarak kalibrasyonunun yapılmasıdır. Modelleme periyodu 2009 ve 2010 hidrolojik yıllarıdır. Modelin çalışması için ana veri girdileri iklim verileri, toprak tipi, arazi kullanımı, yönetim uygulamaları ve topoğrafyadır. Kalibrasyon için SWAT-CUP programı kapsamında SUFI-2 algoritması kullanılmıştır. Belirginlik katsayısı (R2) ve Nash-Sutcliffe (NSE) katsayısı esas alınarak günlük veriler ile kalibrasyon yapılmıştır. Model kalibrasyonu sonucunda, Akarsu sulama sahasında, SWAT programı kullanılarak hesaplanan akım değerleri ve nitrat yükü değerlerinin oldukça uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Küresel iklim değişikliği çerçevesinde Doğu Akdeniz Bölgesi ekosistem hizmetlerinin karbon temelli modellenmesi
Bu çalışmada, Türkiye Doğu Akdeniz Havzası'nda yer alan araştırma alanında karbon depolama ve karbon tutulumu süreci "Ekosistem Hizmetleri (ES)" çerçevesinde modellenmiştir. Karasal karbon depolama ve karbon tutulum hizmetine yönelik birim alanda; (i) toprak üstü biyokütle karbonu, (ii) toprak altı biyokütle karbonu, (iii) toprak karbonu ve (iv) döküntü karbonu dinamikleri Uzaktan Algılama (UA) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yardımı ile haritalanmıştır. Karbon tutulumunun belirlenmesi sürecinde geçmiş (1990-2003) ve güncel (2014) arazi örtüsüne ait mevcut eğilimler dikkate alınarak gelecek arazi örtüsü (2025-2055) tahmin edilmiştir. ES hiyerarşisinde iklim düzenleme hizmeti kapsamında değerlendirilen karbon depolama ve tutulumunun ekonomik değerini belirlemek amacı ile Regional Integrated Model of Climate and Economy (RICE) modelinden yararlanılarak, antropojen etki ile atmosfere salınan bir ton CO2 salınımın sosyal maliyeti ülkemize yönelik modellenmiştir. Araştırmanın son aşamasında araştırma alanına ait karbon depolama havuzları/yutakları, güncel-gelecek arazi örtüsü dinamikleri ve karbonun sosyal maliyeti (SCC) bileşenlerine ait sonuçlar Integrated Valuation of Ecosystem Services and Tradeoffs (InVEST) yaklaşımı aracılığı ile modellenmiştir. Anahtar kelimeler:Ekosistem hizmetleri, Karbon depolama, Karbon tutulumu, Karbonun Sosyal Maliyeti (SCC), InVEST
Modelling land use/cover change in Seyhan basin, Turkey using remote sensing and geographic information system
Land use and land cover (LULC) changes affect many environmental factors such as soil, water, biodiversity, climate, which all of them usually affect human lives. Therefore, LULC change has become an important topic to manage land use and environment. One of the effective way to analyses LULC change is using of modeling approaches. In this study, CA-Markov model that combines the Cellular Automata and Markov chain models, was used to predict LULC changes in the Seyhan Basin for the 20-year horizon, i.e., to 2036. Remote sensing multispectral imagery acquired in years 1995, 2006 and 2016 were classified using the object-oriented classification approach and fed into the CA-Markov model. Subsequently, post-classification comparison technique was used to detect historic change. Markov Chain analyses and Multi-Criteria Evaluation (MCE) were used to produce transition probability matrixes and suitability future maps, respectively. In validation process, the model was validated using Kappa index of agreement which resulted in overall accuracy 77 %. Finally, the future land use/cover changes of 2036 based on transition rules and transition area matrix was predicted and mapped. LULC prediction for year 2036 showed 50% increase of built-up area, 7% decrease of open spaces with little or no vegetation in comparing with year 2016. About 8% increase of agricultural land was found in 2036. No significant changes were found for wetland and water body category. About 4% increase of shrub land and 5% decrease of forest were found when compared with 2016 data. Keywords: Land use/cover changes, CA-Markov model, Seyhan Basin
Turunçgil yönetim modeli: Konumsal bilgi sistemi ve uzaktan algılama entegrasyonu
Çalışmanın amacı Mersin İli Tarsus-Silifke ilçeleri arasında turunçgil üretim alanları haritalarının üretilmesi, ağaç sayısı, türü, yaşı ve verimliliği gibi bilgilerin yanı sıra toprak ve iklim gibi çevresel koşulları da içeren dinamik bir yönetim modeli oluşturarak bu modeli web sistemi üzerinden sorgulama yapabilir hale getirmektir. Bu kapsamda uydu görüntüleri kullanılarak, turunçgil alanlarının sınıflaması gerçekleştirilmiştir. Arazide yapılan tespitler doğrultusunda çalışma alanında bulunan parsellere ait "ürün çeşidi", "ağaç sayısı", "ağaç yaşları", "anaç türü", "alan büyüklüğü", "sulama yöntemi", "içeriği (saf/karışık)", tespit edilmiş toprak yapısı iklim verileri (don riski) gibi öznitelik bilgileri üretilmiştir. Veriler CBS ortamına aktarılarak bilgi sistemi oluşturulmuştur. Oluşturulan bu sistem web tabanlı olarak hedef kullanıcıların sorgulama yapmalarına, istatiksel bilgilere ulaşmasına ve sistemi güncellemesine olanak tanımaktadır. Anahtar Kelimeler: Web-Tabanlı Bilgi Sistemi, CBS, Turunçgil Yönetim Modeli
Seyhan havzasında agro-ekolojik zon temelli tarımsal alan kullanım önerilerinin geliştirilmesi
Bu çalışmanın temel amacı Seyhan Havzası'nda özellikle tarımsal üretim üzerinde etkin olan çevresel faktörler ve bunlara bağlı gelişen çevresel risk süreçlerini konumsal olarak tahmin ederek peyzaj birimleri bazında dinamik ve öngörü odaklı bir agro-ekolojik zonlama yaklaşımı geliştirmektir. Bu kapsamda Seyhan Havzası'nda çevresel faktörlere bağlı olarak üretilen peyzaj birimleri, agro-ekolojik odaklı özelleştirilmiş ve en doğru alan kullanım hedefleri doğrultusunda tarımsal alanlar için ideal ürün önerileri ortaya konulmuştur. Böylelikle tarımsal alanların optimum kullanımı, doğal alanlar üzerindeki yanlış alan kullanım baskısı azaltılarak alan kulanımı ile doğa koruma arasındaki dengenin sağlanması amaçlanmıştır. Çalışma ile Seyhan Havzası için hedeflenen agro-ekolojik zonlama sürecinde öncelikle Uzaktan Algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yardımıyla iklim, arazi örtüsü, topografya, jeoloji ve toprak yapısı gibi temel çevresel faktörler konumsal olarak ifade edilmiştir. Bu çevresel faktörler temel alınarak CBS ortamında peyzaj birimlerinin üretilmesi ve çalışma alanı kapsamında en etkin çevresel risk süreci olan toprak erozyonunun modellemesi gerçekleştirilmiştir. Buna ek olarak ilgili çevresel faktörler kullanılarak alanda üretimi yapılan 23 ürün grubu özelinde her peyzaj birimi için su bütçesi hesaplanmıştır. Ürün grubuna özel su bütçesi, alanın toprak özellikleri, sıcaklık ve erozyon katmanlarından uygunluk indeksleri üretilerek çok-kriterli analiz ile birleştirilmiştir. Bu uygunluk indeks katmanları kullanılarak her peyzaj birimi nitelendirilmiş ve agro-ekolojik zonlar tanımlanmıştır. Böylece Seyhan Havzası için agro-ekolojik zonlar temelinde ürün uygunluk indeksleri ve öncelik sıralaması oluşturularak optimal alan kullanımı için ekolojik peyzaj planlama önerileri sunulmuştur.
Büyük Menderes havzası görsel peyzaj kalitesinin değerlendirilmesi
Çalışmanın amacı, Büyük Menderes Havzası'nın doğal ve kültürel peyzaj özellikleri kullanılarak Amerika Birleşik Devletleri'nin Arazi Yönetim Bürosu (BLM,2010a) tarafından geliştirilen görsel kaynak yönetim modelinin Büyük Menderes Havzası'na adaptasyonunun sağlanması ve görsel peyzaj kalitesinin değerlendirilmesidir. Araştırma Büyük Menderes Havzası sınırına giren Uşak, Aydın, Afyonkarahisar, Denizli, Muğla illerinde yürütülmüştür. Farklı peyzaj tiplerine sahip alanlarda görsel peyzaj kalitesinin değerlendirilmesi amacıyla yapılan arazi çalışmalarında İHA ile alınmış 42 adet fotoğraf uzmanlar tarafından anket çalışması ile değerlendirilmiş, diğer aşamada ise Büyük Menderes Havzası'nın görsel peyzaj kalitesini değerlendirmek için uzaktan algılama verileri ile Coğrafi Bilgi Sistemlerinden yararlanılmıştır. Coğrafi Bilgi Sistemleri ve uzman değerlendirmesi sonucu ortaya çıkan puanlar istatistiksel olarak karşılaştırılmış ve iki veri setinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür. Çalışmanın son aşaması olarak Büyük Menderes Havzası'nın görsel peyzaj kalite değeri farklı alt ölçeklerde irdelenmiştir.
Seyhan havzası örneğinde kış rekreasyon alanı belirlemede uzaktan algılama ve CBS tabanlı model geliştirme
Seyhan üst havzasında kış için uygun rekreasyonel alanların belirlenmesi amacıyla yapılan bu çalışmada, kış rekreasyonu için oldukça önemli bir bileşen olan doğal kar örtüsünün zamansal ve yersel dağılım tahminleri, Uzaktan Algılama ve CBS yöntemlerinden yararlanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda, alan kullanım uygunluk haritaları ile birlikte kullanılan optik ve radar veri setleri ile potansiyel alanların uygunluklarının saptanması için Uzaktan Algılama ve CBS tabanlı bir model geliştirilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, çok kriterli analiz yöntemleri kullanılarak oluşturulan haritalarla kayak pistleri tesis edilebilmesi için başlangıç, orta ve profesyonel düzeyde uygun alanlar belirlenmiştir. Daha sonra bu alanlar kapsamında yer alan alt havza örneğinde süreç tabanlı J2000 hidrolojik model yaklaşımı kullanılarak kar örtüsü bileşenleri tahmin edilmiştir. Belirlenen bu alanlarda radar veri seti (2016-2020) kullanılarak interferometri yöntemi ile kar kalınlıklarının (Aralık-Ocak) kış dönemi içerisindeki değişimlerine bakılarak alanda karın düzenli bir yoğunluk ve hacimde kalıcılığı test edilmiştir. Sonuç verileri üretilirken önem derecesi yüksek olan kar faktöründen uygun alanların belirlenmesinde daha fazla yararlanılmıştır. Ayrıca söz konusu alanların sürdürülebilir kullanımları için önerilerde bulunulmuştur.
Adana Sarıçam İlçesi'nde sürdürülebilir kentsel gelişim için yeşil altyapı planlaması
Çalışmanın amacı Sürdürebilir Kentsel Gelişim İçin Adana ili Sarıçam ilçesindeki mevcut ve yeni yapılacak imar planlamalarında Yeşil Altyapı Planlamasının gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır. Bölgeye ait uydu görüntüleri, sayısal ve tematik haritalar ve meteorolojik verilerden yararlanılmış, Çok Kriterli Karar Verme Yöntemi kullanılarak yapılan analizle taşkın risk alanları belirlenmiştir. Araştırmada bölgenin fiziksel (bakı, eğim, yükseklik ve toprak) yapısı, arazi kullanımı ve hidrolojik özelliklerine ait çeşitli analizler yapılmış, yağmur suyu yönetimi odaklı kullanılması amacıyla taşkından etkilenen yerleşim alanlarının kentsel yeşil alan olarak planlanması önerilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda Adana ili Sarıçam ilçesinin yeşil altyapı planlamasına katkı sunmak amacıyla uygulama planı ve çeşitli örnek tasarımlara yer verilmiştir.
Seyhan havzası karbon odaklı arazi örtüsü arazi kullanımı optimizasyonu
Çalışmanın amacı, Seyhan Havzası'nda karbon yutaklarının işlevini geliştirmek ve karasal ekosistemlerde karbon depolamasını arttırmak için arazi örtüsü/kullanımının karbon odaklı kayıp ve kazançlarının optimizasyonudur. Araştırmada toplam karbon veriminin belirlenmesi için; (i) biyokütle karbonu, (ii) net birincil üretim, (iii) toprak organik karbonu ve (iv) döküntü karbonu, Uzaktan Algılama (UA) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yardımı ile haritalanmıştır. Seyhan Havzası'na ait geçmiş (2000-2010) ve güncel (2020) arazi örtüsü/kullanımı haritaları Google Earth Engine platformunda üretilmiştir. Çalışmanın son aşamasında elde edilen toplam karbon verimi ve güncel arazi örtüsü/kullanımı haritaları kullanılarak Constrained Multi-objective Optimization of Land use Allocation (CoMOLA) modeli aracılığıyla karbonu maksimize edecek arazi örtüsü/kullanımları belirlenmiştir.
Farklı çok kriterli karar verme yöntemleri ile Büyük Menderes nehri havzası'nın tarımsal alan kullanım uygunluğunun değerlendirilmesi
Büyük Menderes Nehri Havzası'nın (BMH) tarımsal açıdan uygun alanlarının belirlenmesi amacıyla yapılan bu çalışmada, geleneksel yöntemlerden (i) Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemleri ile parametrik sınıflama teknikleri ile güncel tekniklerden (ii) Makine Öğrenmesi (MÖ) algoritmaları ile parametrik olmayan sınıflama teknikleri kullanılmıştır. Araştırma kapsamında hem parametrik hem de parametrik olmayan sınıflama tekniklerinde hibrit teknikler kullanarak sonuçların karşılaştırılmasının yapılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ÇKKV yöntemlerinden AHP, Bulanık DEMATEL ve SIMOS teknikleriyle, MÖ algoritmalarından Random Forest (RF), Lojistik Regresyon (LR) ve Yapay Sinir Ağları-Çok Katmanlı Algılayıcı (MLP) ile BMH'nda tarımsal açıdan uygun alanlar tespit edilmiştir. Her bir teknikten ve algoritmadan elde edilen sonuçlar CBS ortamında dört sınıfa (çok uygun, orta derecede uygun, az derecede uygun, uygun değil) ayrılarak yeniden sınıflandırılmış ve tarımsal uygunluk haritaları elde edilmiştir. Parametrik sınıflama teknikleri sonucunda elde edilen tarımsal uygunluk haritasında "orta derecede uygun" olan alanlar BMH'nda %58,39 oran ile en fazla alana sahiptir. Bu oranı %40,64 ile "az derecede uygun" olan alanlar takip etmektedir. En az oranı ise %0,33 ile "çok uygun" olan alanlar oluşturmuştur. Parametrik olmayan sınıflama teknikleri sonucunda elde edilen tarımsal uygunluk haritasında ise BMH'nda tarıma "uygun olmayan" alanlar RF (%59,7), LR (%67,4) ve MLP (%77,0) oranları ile en fazla alana sahiptir. Bu oranı RF algoritması için %15,2 ile "az derecede uygun" olan alanlar, LR algoritması için %20,2 ve MLP algoritması için %18,69 ile "çok uygun" alanlar takip etmektedir. En az oranı ise RF (%11,7) "çok uygun", LR (%6,0) ve MLP (%2,02) "orta derecede uygun" alanlar oluşturmuştur.
İklim değişikliği çerçevesinde Türkiye'nin biyoiklimsel konfor durumunun modellenmesi
Bu çalışmada iklim değişikliği temelinde uzaktan algılama verilerinin de yardımıyla Türkiye'nin güncel ve gelecek biyoiklimsel konfor bölgelerinin modellenmesi, turizm konfor alanlarının belirlenmesi, ısı stresine neden olan bölgelerin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Biyoiklimsel konfor durumunun belirlenmesinde insan enerji dengesinden yola çıkılarak, termal çevrenin fizyolojik koşulları değerlendiren Fizyolojik Eşdeğer Sıcaklık (FES) indeksi kullanılmıştır. Çalışma alanı olan Türkiye'nin güncel durumdaki biyoiklimsel konforu belirlenirken 2584 adet meteoroloji istasyonuna ait saat 14:00 ve günlük uzun yıllar (1998-2019) ortalama sıcaklık (°C), bağıl nem (%) ve rüzgâr (m/s) verileri ve MODIS uydu verisinden bulutluluk (octas) verileri kullanılmıştır. Gelecekteki durum ise CMIP6 tahmin verilerinden 2050 yılı için SSP2-4,5 ile SSP5-8,5 senaryolarına ait hava sıcaklığı, nispi nem, rüzgar hızı ve solar radyasyon verileri kullanılmıştır. Meteoroloji verileri ANUSPLIN yardımı ile MODIS uydu görüntüsü ile uyumlu olacak şekilde 1km yersel çözünürlükte interpole edilmiştir. Elde edilen veriler ülke geneli her km'de bir nokta olacak şekilde 997.197 adet noktaya işlenerek RayMan Pro yazılımı aracılığıyla FES değerleri üretilmiştir. Böylelikle meteoroloji istasyonlarındaki eksik veriden kaynaklanan kayıpların önlenmesi amaçlanmıştır. Turizme uygun iklim bölgelerini belirlemek için ise Mieczkowski (1985) tarafından geliştirilen Turizm İklim İndeksi (TCI) kullanılmıştır. Isı stresi, MODIS arazi yüzeyi sıcaklığı (LST) haritası kullanılarak Thom (1959)'un geliştirdiği konforsuzluk indeksi (DI) ile üretilmiştir. Çalışma sonucunda Kocaeli, Yalova, Çanakkale, Zonguldak ve İstanbul illerinin yılın 45 haftasını konforlu geçirdiği, Erzurum, Batman, Şırnak, Mardin ve Ardahan illerinin ise yıl boyunca sadece 38 hafta boyunca biyoiklimsel konfora sahip olduğu ortaya konulmuştur. Yakın gelecekte FES değerlerinin 1,3 –2,6 °C artış göstereceği öngörülmektedir. Turizm konfor açısından Şubat-Kasım ayları boyunca iyi ve kabul edilebilir konfor durumu olduğu ortaya konmuştur. Çalışma ile ortaya konan sonuçlar web tabanlı olarak yararlanıcıların erişimine açılmıştır.
Turizm potansiyeli ve rotalarının Adana Karaisalı ilçesi örneğinde belirlenmesi
Yerel, doğal ve kültürel miraslar turizmin en önemli parçasıdır ve bu değerlerin korunması, muhafaza edilmesi ve gelecek nesillere aktarılması oldukça önemlidir. Özellikle bu değerler turistik rotalarla ilgili ise bölgeye bir katma değer sağlama potansiyeline sahiptir. Turistik rotaların temel amacı; rota için planlanan doğal ve kültürel değerlerin birleştirilmesi, bölgenin geliştirilmesi ve turistler için keşif düzeyinin yükseltilmesidir. Bu çalışmanın amacı Karaisalı ilçesinde doğal ve kültürel turizm değerlerini ortaya koymak amacıyla Karaisalı ilçesinin turizm potansiyeli kapsamında yürüyüş, bisiklet ve enduro motosiklet rotaları belirlenmiş ve haritalandırılmıştır. Rotalarının Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında doğal ve kültürel verilerin sayısallaştırılması, envanter analizi, anket yoluyla belirlenmesidir. Bu kapsamda araştırma; literatür taraması, veri toplama, envanter, haritalama, analiz, değerlendirme ve sentez çalışmalarını içermektedir. Turizm talep ve eğilimleri belirlenerek, Güçlü, Zayıf, Fırsat, Tehdit (GZFT-SWOT) analizi ile mevcut durum değerlendirilmiş, turizm için stratejik eylem planı hazırlanmış ve bu veriler ışığında yürüyüş, bisiklet ve enduro motosiklet rotaları ortaya konmuştur. Karaisalı ilçesinde doğal ve kültürel turizm değerleri mekansal, noktasal ve doğrusal olarak sayısallaştırılmış ve ağ analizi kullanılarak mevcut ulaşım yolları ve ulaşım mesafeleri dikkate alınarak güzergahlar belirlenmiştir. Karaisalı ilçesi doğal ve kültürel açıdan önemli değerlere sahiptir. Varda Köprüsü, Kapıkaya Kanyonu ile ilçede yer alan doğal ve yeşil alanlar, camiler ve türbeler, tarihi yapı, çeşme ve anıtlar, kaleler ve tarihi hamamlar ele alınmıştır. Çalışma alanıyla ilgili yapılan anketler sınıflama haritaları ve literatür taramaları sonucunda uygunluk analizleri oluşturulmuştur. Çalışma sonucunda 3 grup halinde yürüyüş, bisiklet ve enduro motosiklet rotaları önerilmiştir. Rotalar üzerinde aktiviteler ve etkinlikler belirlenmiş, mekânsal öneriler ile rotalar üzerinde turizm yönünden destekleyici somut çıktılar çıkartılmıştır.
Kırılganlık analizi ve modellemesi ile Büyük Menderes Havzası'nda, sektörel ve senaryo tabanlı ideal alan kullanım planlaması
Doğa koruma ve sürdürülebilir kalkınma çalışmalarında birçok ideal alan kullanım planlama stratejisinden yararlanılmıştır. Bununla birlikte, bir doğa koruma yaklaşımı içerisinde uygun ideal alan kullanımı, sektörel ve senaryo temelli planlamaya ulaşmak için kırılganlık analizi ve modellemesinin ne ölçüde etkin bir şekilde kullanılabileceği belirsizliğini sürdürmektedir. Bu çalışma, modellenen ekosistem hizmetlerindeki değişikliklerin Büyük Menderes havzasının sürdürülebilirliği üzerindeki etkisini Doğa Koruma Yaklaşımı (DKY) çerçevesinde araştırmaktadır. Bu kapsamda hassas alanların belirlenerek ve doğa koruma üzerinde en az etkiye sahip senaryoları araştırarak, iklim değişikliğinin ve insan faaliyetlerinin zorluklarıyla karşı karşıya kalan havza alanlarında doğa koruma stratejilerinin ve sürdürülebilir kalkınma uygulamalarının etkinliğini artırmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmayı yönlendiren temel araştırma sorusu, ekosistem hizmetlerindeki değişikliklerin Büyük Menderes havzasının sürdürülebilirliği üzerindeki etkisinin neler olacağıdır. Çalışma, bu soruları araştırarak, iklim değişikliği ve insan faaliyetleri etkisi altındaki havzalarda doğa koruma stratejilerinin ve sürdürülebilir kalkınma uygulamalarının etkinliğini artırmak için mevcut bilgilerdeki boşlukları ve yenilikçi müdahale noktalarını tespit etmeyi amaçlamaktadır. Uzman görüşüyle yapılan üç kapsamlı inceleme ile desteklenen bu çalışmada, Büyük Menderes havzasında ideal alan kullanımı, sektörel ve senaryo tabanlı planlama analizi ve modellemesini yapmak için FAHP-TOPSIS, Gri İlişkisel Analiz ve PROMETHEE I-II yöntemleri gibi çeşitli entegre yöntemler kullanılmıştır. Araştırma sürecinde uygulanan metodolojilerin tutarlılığını sağlamak için makine öğrenmesi, sıcak nokta ve kappa testi gibi çeşitli değerlendirme ve doğrulama analizleri de uygulanmıştır. DKY'ye dayalı ideal alan kullanımların belirlenmesinin ardından, farklı sektörler çeşitli kriterler göz önünde bulundurularak analiz edilmiş ve sonuçlar sektöre özgü hassasiyetleri değerlendirerek Büyük Menderes havzasında tarım %18, sanayi %20, hizmetler (eğitim, sağlık vb.) %17, enerji %9, ormancılık %17, turizm %6 ve inşaat/emlak %13 olmak üzere sektörler önceliklendirilmiştir. Senaryo bazlı analiz, sektör sıralamalarını ve etkileşimlerini ortaya koyarak koruma dengeli bir yaklaşıma duyulan ihtiyaç vurgulanmaktadır. Sanayi ve tarım gibi sektörler kaynak kullanımı ve çevresel etkiyi önemli ölçüde etkileyebilirken, turizm ve enerji zıt etkiler sergilemektedir. Kırılganlık analizi ve modelleme tekniklerinin DKY çerçevesine entegre edilmesi, Büyük Menderes havzasında doğa koruma üzerindeki olumsuz etkileri azaltmak için optimum alan kullanım konfigürasyonları, sektöre özgü uygunluk ve kalkınma senaryolarını belirlemiştir. Bu yaklaşım, iklim değişikliği ve insan faaliyetlerinin havza alanlarında doğa koruma stratejilerini, sürdürülebilir kalkınma uygulamalarını ve çevresel planlamayı geliştirmektedir. Anahtar Kelimeler: Ekosistem Hizmetleri, Hassasiyet Analizi, Doğa Koruma, Bütünleşik Planlama, Sürdürülebilirlik.
Adana ili Ceyhan ilçesi acil durum toplanma alanlarının peyzaj planlama yönüyle değerlendirilmesi
Günümüzde kentlerde yaşayan nüfusun yoğunluğu, şehirleri doğal, teknolojik ve insan kaynaklı afetlere karşı savunmasız kılmaktadır. Afetler, birey ve toplumların kayıplar yaşamasına yol açan, günlük yaşamı aksatan ve mevcut kaynaklarla başa çıkılamayan olaylardır. Kentlerin dayanıklılığı, afet sonrası ağır ve kalıcı sonuçların önlenmesi açısından hayati öneme sahiptir. Afet ve acil durum toplanma alanları, erişilebilir ve işlevsel kentsel açık alanlar olarak toplumun güvenli toplanmasında kritik rol oynar. Türkiye'nin neotektonik ve topografik yapısı, farklı afet türlerine maruziyeti göstermektedir. Özellikle 6 Şubat 2023'te meydana gelen Pazarcık ve Elbistan merkezli depremler, onbir ilde ciddi hasar ve can kayıplarına yol açarak, afet ve acil durum toplanma alanlarının yeterliliği konusunu gündeme taşımıştır. Adana iline bağlı Ceyhan ilçesi, doğal afetler (özellikle depremler) ve insan kaynaklı afetler (endüstriyel kazalar) açısından yüksek risk taşımaktadır. Bu çalışma, Ceyhan ilçesindeki mahalleleri deprem riski açısından değerlendirmiş, mevcut toplanma alanlarını peyzaj planlama bağlamında inceleyerek yeterliliklerini belirlemiştir. Analiz edilen veriler doğrultusunda mahallelerin risk düzeyleri puanlandırılmış; Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından belirlenen 13 toplanma alanının tamamı incelenmiş ve risk puanı yüksek mahallelerde yer alan alanlar için öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Peyzaj, Afet, Deprem, Toplanma Alanları, Yeşil Alanlar
Peyzaj karakter analizinde jeokonumsal modelleme entegrasyonu büyük menderes havzası örneği
Bu çalışma, peyzaj karakter analizine yönelik üç yeni metodolojik yaklaşım geliştirmeyi amaçlamıştır. i) peyzaj birimi üretimine hidrolojik faktörlerin dahil edilerek üretilmesi, ii) farklı kümeleme yöntemleriyle peyzaj karakter alanlarının belirlenmesi ve iii) peyzaj karakter analizi sonuçlarının yenilikçi bir yaklaşımla planlamaya aktarımını incir ağacı (Ficus carica L.) için alan uygunluk analizi örneğinde uygulanmasıdır. Çalışma alanı olarak, Türkiye'nin yedinci büyük havzası olan ve farklı iklim ile morfolojik özellikleri sonucu zengin bir biyoçeşitliliğe sahip olan Büyük Menderes Havzası seçilmiştir. Ayrıca, ülkemiz açısından ekonomik öneme sahip incir ağacının en yoğun üretimi bu havza sınırları içerisinde gerçekleşmektedir. Peyzaj karakter analizi çalışması sürecinde peyzajı temsil eden en küçük birim olan peyzaj birimlerinin üretilmesinde klasik girdi verilerine ek olarak hidrolojik yapıyı temsil eden su akışını sürece dahil ederek peyzaj birimleri arasında ilişki ve bağlantılılık yüzey akışı ile sağlanmıştır. Ayrıca farklı kümeleme yöntemleri yardımıyla peyzaj karakter alanlarının oluşturulmasında hem kategorik hem de nümerik veriler, DBSCAN ve SOM (Kendini Düzenleyen Haritalar) kümeleme yöntemleri kullanılarak en homojen ve temsil edici peyzaj karakter alanlarına ulaşılmıştır. Son olarak, peyzaj tipleri bazında incir için uygun alanların tespiti ve incir alanlarının iklim değişikliği çerçevesinde alansal değişimlerinin değerlendirilmesi gerçekleştirilmiştir. Çalışmada yapay sinir ağlarından biri olan Evrişimsel Sinir Ağları (Convolution Neural Network-CNN) modeli kullanılarak incir ağacı için uygun alanlar belirlenmiştir. Genel olarak ovalar ve Aydın dağlarının etekleri yüksek uygunluk göstermiştir. Ancak iklim değişikliği çerçevesinde 2050-2100 yılları HadGEM2-AO Küresel Dolaşım Modelinde (GCM) kullanılan Temsili Konsantrasyon Rotaları (Representative Concentration Pathways-RCP) 4.5 ve 8.5 senaryoları değerlendirildiğinde havzanın genelinde uygun alanların azalacağı öngörülmektedir. Toprak ve iklim değişkenlerinin yetişme koşulları açısından önemi istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Ayrıca Akdeniz bitki örtüsü ile ilişkisi kanıtlanmış Emberger biyoiklim sınıflaması çalışmaya dahil edilmiştir. Bulgular, iklim değişikliğinin incir ağacı üzerindeki etkilerini öngörebilir ve yerel ve bölgesel ölçeklerde incir üretimine ilişkin tahminlerin yapılabilmesine ve iklimle uyumlu tarımsal uygulama stratejilerinin geliştirilmesine altlık oluşturabilir niteliktedir.