Theses supervised by Prof. Dr. Yıldız Dilek Ertürk

16 theses · İstanbul University

Master'sOpen AccessTR

Televizyon izleyicilerinin pandemi sürecinde ikincil ekran kullanımıyla sosyal etkileşime dâhil olması: Survivor örneği

Televizyon ile sosyal medyanın yakınsaması doğrultusundaki entegrasyon süreciyle birlikte televizyon izleyicileri, yeni bir medya tüketim pratiği olarak ikincil ekran kullanımıyla birlikte etkileşimli bir sürece girmeye başlamıştır. Medyanın günlük yaşam yoksunluklarını ikame edici özelliği, pandemi sürecindeki ikincil ekran kullanımını önemli kılmıştır. Bu doğrultuda örneklem olarak, pandemi sürecinde reyting sonuçlarında ilk sırada yer alan Survivor programının izleyicileri seçilmiş ve ikincil ekran kullanımı, karakteristik özellikleri ve Survivor konuşulma düzeyinin yüksekliği nedeniyle Twitter üzerinden araştırılmıştır. Çalışmanın kuramsal temeli, medya tüketiminin sosyal ve psikolojik faktörlerin etkisi üzerinden ortaya çıkan beklentiler ve gereksinimler doğrultusunda gerçekleştirildiğini öne süren kullanımlar ve doyumlar yaklaşımına dayanmaktadır. Bu temel doğrultusunda, geleneksel medya ve yeni medya yakınsamasıyla birlikte ortaya çıkan ikincil ekran kullanımına, ikincil ekran kullanım araştırmalarına, televizyonda gerçeklik kurgusunu, hikâyesel anlatımı ve eğlence unsurlarını barından reality şovlara literatürde yer verilmiştir. Çalışma kapsamında alan araştırması yapılarak yeni medya, Twitter, reality şovlar, Survivor ve ikincil ekran kullanımını kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı çerçevesinde araştıran çalışmalara yer verilmiş, çevrimiçi anket ve yarı-yapılandırılmış derinlemesine görüşme bulgularıyla tartışılmıştır. Araştırmada rastlantısal şekilde seçilen, pandemi sürecinde Survivor izleyen 320 televizyon izleyicisiyle yapılan çevrimiçi anket tekniği bulguları ve pandemi sürecinde Survivor izlerken ikincil ekranda Twitter kullanan 10 gönüllü katılımcıyla gerçekleştirilen yarı-yapılandırılmış derinlemesine görüşme bulguları yer almaktadır. Pandemi sürecinde Survivor izleyenlerin ikincil ekranda Twitter kullanımındaki en temel motivasyonları önem sırasına göre; sosyal etkileşim, eğlence ve içerikle ilgili bilgi arayışı şeklinde bulunmuştur. Eğlence ve içerikle ilgili bilgi arayışı faktörleri, aynı frekans düzeyine sahiptir ve temel motivasyon faktörü, ikincil ekran kullanım amacına göre değişiklik göstermektedir. İkincil ekranda Twitter'ı sosyal etkileşim temel faktörü doğrultusunda gerçekleştirme düzeyinin pandemi süreci öncesine göre artış gösterdiği tespit edilmiştir. Survivor Panorama ve Survivor Ekstra izleme durumu, SMS ile içeriğe katılım ve hashtag takibi, ikincil ekran kullanımını ve kullanımdaki temel motivasyonları etkileyen pratik olarak saptanmıştır. Cinsiyet ve yaş değişkeni de ikincil ekran kullanım düzeyinde farklılık oluşturmaktadır. Yarı-yapılandırılmış derinlemesine görüşme yöntemiyle tespit eden temalar, ikincil ekranda Twitter kullanım motivasyonlarının kullanım amacına göre değişiklik gösterdiğini ortaya koymuştur. Çalışma, ikincil ekranda Twitter kullanımını Survivor izleyicileri örneklemini baz alarak araştırması, pandemi sürecinin sosyal ve psikolojik etkilerini göz önünde bulundurması ve farklı değişkenler ile pratiklerin ikincil ekran kullanımına etkisini ölçmesi ve nicel ile nitel verileri bir arada sunmasıyla özgün bir değer taşımaktadır.

PandemilerReality showSosyal etkileşim+5
Burak Aşık
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVİD-19 döneminde yeni gözetim paradigmaları: Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın twitter paylaşımlarının kesitsel örneklemi üzerinden eleştirel söylem analizi

Bu çalışma, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın Covid-19 salgınının seyrine yönelik twitter üzerinden yaptığı günlük bilgilendirme paylaşımlarının yeni gözetim paradigmalarının oluşmasına neden olduğu sorgusundan yola çıkmıştır. Çalışma, bu yeni gözetim paradigmalarının söylemsel çerçevesini eleştirel dil biliminin açımlayıcı niteliği doğrultusunda görünür kılmayı amaçlamıştır. Araştırma, gözetilme algısının söylemsel olarak kuruluşunu, iktidar, kontrol ve bireysellik ekseninde tartışmayı hedeflemiştir. Çalışmada, dilsel müktesebat ve söylemin yönlendirici gücü disiplinlerarası bir yaklaşım çerçevesinde ele alınmıştır. Bilgilendirme paylaşımlarının birçoğunda alt metin olarak gözetme eylemi, insan sağlığının korunması esasına göre düzenlenmiştir. Bu doğrultuda söylemsel çerçeve gözetimin meşruluğunu onaylamakta; gözetim faaliyetleri zaman ve mekânda boşluk bırakmayacak şekilde olumlanarak rasyonel bir bağlama dayandırılmaktadır. Gözetim ve kontrol fenomenleri bireylerin sınıflandırılması, nitelendirilmesi çerçevesinde işlerken aynı zamanda istatistiksel bir şema içinde süreklilik arz eden bilgisel bir tahakküm bağlamında mutlaklaştırılmıştır. Diğer yandan takip, Hes kodu gibi dijital uygulamalar aracılığıyla gerçekleştirilmekte, bu durum bireysel süreçlerin psikolojik caydırma politikalarıyla disipline edildiği dijital bir denetim toplumu paradigmasını olanaklı hale getirmektedir. Nitekim, yeni biyopolitik gözetim iktidarının tehlike algısını insan sağlığı üzerinden mutlaklaştırması, gözetim ve denetimin olumlanmasını ortaya çıkarmakta; gözetim ve denetime toplumsal rıza üretmektedir.

COVID 19Eleştirel söylem çözümlemesiKoca, Fahrettin+4
Reşat Çaçan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
51
Master'sOpen AccessTR

Sanal dünya karakteri avatarların dijital pazarlama faaliyetlerinde kullanımı: Facebook ve Instagram karşılaştırması

Teknolojik gelişmeler ile birlikte geleneksel pazarlama faaliyetleri dijital pazarlamaya doğru bir dönüşüm içerisine girmiştir. İnternet tabanlı bir oluşum olan dijital pazarlama, sektöre yeni pazarlama yöntemleri kazandırmıştır. Online oyunlar ile hayatımıza giren sanal dünya kavramı bu alanda yaşanan olumlu gelişmelerin bir sonucu olarak pazarlama sektöründe de kullanılmaya başlanmıştır. Burada avatar görünümünde var olan gerçek dünya kullanıcıları potansiyel tüketiciler olarak yeni bir müşteri grubu ortaya çıkarmıştır. Potansiyel müşterilerine ulaşmak için avatarlara yönelik olarak pazarlama faaliyetleri içerisinde bulunan markalar kullanıcılar üzerinde marka bilinci oluşturmayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında sanal dünya karakteri olan avatarların dijital pazarlama faaliyetlerinde kullanımının gerçek dünya kullanıcıları üzerinde yarattığı etkileşim Facebook ve Instagram sosyal medya platformları bazında incelenmiştir. Bu bağlamda The North Face ve Gucci markalarının ortaklaşa çıkardığı The NorthFaceXGucci koleksiyonun gerçek dünya işbirliği gönderileri ile The Pokemon Go avatarlarına yönelik olarak çıkarılan sanal dünya koleksiyonunun gönderileri Gucci markasının Facebook ve Instagram hesapları üzerinden karşılaştırılarak incelenmiştir. Araştırma kapsamında avatar kullanılan sanal dünya işbirliği gönderileri her iki platform kullanıcıları tarafından olumlu olarak karşılanmıştır. Sanal dünya işbirliğinin yarattığı etkileşim Facebook ve Instagram kullanıcıları karşılaştırılarak incelendiğinde en yüksek etkileşim oranlarının Instagram'da olduğu görülmüştür. Bu anlamda avatarların sosyal medya gibi dijital pazarlama alanlarında kullanımının marka etkileşimi anlamında olumlu getiriler sağlayacağı söylenebilmektedir.

AvatarFacebookPazarlama+3
Aylin Calti
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Lüks marka kullanımında dijital tüketicilerin hedonik tutumlarının dönüşümü: İkinci el moda siteleri üzerine bir inceleme

Bu araştırmanın temel amacı; ikinci el moda sitelerine üye olan tüketicilerin lüks tüketim eğilimleri, çevrimiçi alışverişe yönelik tutum ve davranışları ile ikinci el tüketim, hedonik motivasyon düzeylerini belirlemek ve aralarındaki ilişkileri incelemektir. Ayrıca tüketicilerin tanımlayıcı özelliklerine göre lüks tüketim eğilimleri, çevrimiçi alışverişe yönelik tutum ve davranışları ile ikinci el tüketim ve hedonik motivasyon düzeylerinde farklılaşma olup olmadığını belirlemek de araştırmanın diğer amacını oluşturmaktadır. Amaç doğrultusunda kişisel bilgi formu, "Lüks Tüketim Eğilimleri Ölçeği", "Çevrimiçi Alışveriş Tutum ve Davranış Ölçeği", "İkinci El Tüketim Motivasyonu Ölçeği" ve "Hedonik Motivasyon Ölçeği"nden oluşan veri toplama aracı; 1 Kasım -31 Aralık 2019 tarihleri arasında Türkiye'de ikinci el moda sitelerine üyeliği bulunan 1000 kişiye uygulanmıştır. Ayrıca 2019 yılı Aralık ayı içerisinde Türkiye'de faaliyet gösteren 3 ayrı-Modacruz, Ortak Dolap, Tarz 2- ikinci el moda sitesinin yöneticileri ile derinlemesine mülakat gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen nicel veriler bilgisayar ortamında SPSS 22.0 programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Mülakatlardan elde edilen veriler betimsel olarak yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda; katılımcıların orta düzeyde lüks tüketim eğilimine, ikinci el tüketim motivasyonuna ve hedonik alışveriş motivasyonuna sahip olduğu, yüksek düzeyde çevrimiçi alışverişe yönelik tutum ve davranışlar içerisinde oldukları saptanmıştır. İkinci el moda sitesi yöneticileriyle yapılan mülakatlar sonucunda; Türkiye'de ikinci el moda sitelerinin 2012 yılı sonrasında faaliyete geçtiği, başta Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa'daki uygulamalardan esinlenerek Türkiye'de ikinci el moda alışverişinin başladığı bilgisine ulaşılmıştır. Günümüzde ise ikinci el moda kavramının, dünyadaki gelişmeler ile birlikte, tüketici istek ve beklentileri doğrultusunda şekillenerek gelişme kaydettiği saptanmıştır.

HedonizmLüksLüks tüketim+7
Merve Çelik Varol
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kişilerarası iletişim bağlamında dijital kimlik algısı ve izlenim yönetimi üzerine bir araştırma

Dijital kimlikler; imaj, online itibar ve sunum kavramlarıyla ilişkilendirilmektedir. Günümüzde bireyler dijital kimlikleri ile farklı izlenim yönetimi taktikleri ve kişilik özellikleri sergilemektedir. Bu nedenle araştırmanın iki temel amacı bulunmaktadır. Birincisi özgün, geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. İkinci temel amaç ise 18 yaş üzeri dijital ortam kullanıcılarının dijital kimlikleri ile benlik sunumu ( izlenim yönetimi) taktikleri ve kişilik özellikleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırma, 18 yaş ve üzeri dijital ortam kullanıcıları yetişkin bireyler örneklemi üzerinde ilişkisel tarama modeli ve anket yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada geçerlik ve güvenilirlik testleri yapılmış olan On Maddeli Kişilik Ölçeği, Değiştirilmiş Benlik Sunum Taktikleri Ölçeği ile araştırmacı tarafından geliştirilen Dijital Kimlik Envanteri ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Ölçek geliştirme sürecinde hem nitel hem de nicel yöntemden faydalanılmıştır. Derinlemesine mülakat, pilot çalışma, asıl çalışma ve yapılan analizler sonucunda geçerli ve güvenilir bir Dijital Kimlik Ölçeği geliştirilmiştir. Dijital Kimlik Tanımlama, Dijital Kimlik, Kişilik ve Dijital Kimlik Sunumu İhtiyacı, Dijital Ortamlarda İletişim, İzlenim ve İtibar Yönetimi olmak üzere 3 alt boyuttan ve 28 maddeden oluşan ölçek, beşli likert tipinde hazırlanmıştır. Araştırma sonucunda dijital kimliğin benlik sunum taktikleri ve kişilik özellikleri ile pozitif, anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu görülmüştür. Dijital kimliklerin Örnek Davranışlar Sergileme, Kendini Sevdirme, Kendini Acındırma, Tehdit Davranışları ve Niteliklerini Tanıtma izlenim yönetimi taktikleri alt boyutları ve Dışadönüklük, Sorumluluk, Duygusal Dengelilik ve Deneyime Açıklık kişilik özellikleri alt boyutları arasında anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu gözlemlenmiştir.

Benlik sunumuElektronik kimlikKimlik algısı+5
Sevgi Kavut
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Instagram kullanımları üzerinden ergenlerin sosyal kimlik gelişimi ve benlik sunumlarının incelenmesi

Bu araştırma, ergenlerin psikososyal gelişim düzeyleri ile popüler sosyal ağlardan biri olan Instagram üzerinden yaptıkları benlik sunumları arasında bir ilişki olup olmadığını ortaya koymak ve benlik sunumlarının Instagram kullanım amaç ve tutumlarına göre değişip değişmediğini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda, 2019-2020 eğitim öğretim yılında liselerin 1. 2. 3. ve 4.sınıflarına devam eden yaşları 15 ile 18 arasında değişen 525 öğrenciye internet ortamında Demografik Bilgi Formu, Instagram Kullanım Anketi, Değiştirilmiş Benlik Sunumu Taktikleri Ölçeği ve Erikson Psikososyal Gelişim Dönemleri Ölçeği uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 23.0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Katılımcıların demografik bilgileri ve Instagram kullanımlarına ilişkin bilgiler betimleyici tablolar halinde verilmiştir. Araştırma değişkenleri arasındaki ilişki incelenirken Pearson basit doğrusal korelasyon analizinden faydalanılmıştır. Bunun yanı sıra araştırma değişkenlerinden benlik sunumu taktiklerinin Instagram kullanımları ve demografik değişkenler bakımından farklılık gösterip göstermediği incelenirken ise ilişkisiz örneklemler için t-testi ile ilişkisiz örneklemler için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. Farkın hangi gruplardan kaynaklandığını belirlemek için ise Scheffe çoklu karşılaştırma testinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, ergenlerin çoğunun 3-4 yıldır Instagram kullandığı; günde 1-3 saat aralığında Instagram kullandığı; Instagramda en çok kendi fotoğrafı ile arkadaşlarının fotoğraflarını paylaştığı; Instagramda paylaştığı gönderilerin altına en çok emoji ya da sembol kullandıkları; sosyal ağlarda 11-12 yaş aralığında hesap açtıkları belirlenmiştir. Ayrıca ergenlerin psikososyal gelişim düzeyleri arttıkça Instagram üzerinden benlik sunumu davranışı da artmaktadır. Yine kimlik kazanımı yüksek ergenlerin benlik sunumu davranışlarının da yüksek olduğu görülmektedir. Kadın katılımcıların "örnek davranış sergileme" benlik sunumu taktiği hariç diğer tüm taktikleri erkeklere göre daha çok kullandığı sonucuna ulaşılmıştır. Bir başka sonuca göre ise 11 ve 12.sınıfa devam eden ergenlerin 9 ve 10.sınıfa devam edenlerden daha fazla benlik sunumu davranışı sergilediği görülmüştür. 17 yaş grubunda olan ergenlerin 15 ve 16 yaş grubundakilerden daha fazla benlik sunumu davranışı sergiledikleri gözlenmiştir. Ergenlerin devlet ya da özel okula gitme durumlarına göre benlik sunumlarında herhangi bir fark yoktur. Instagramı 1 saatten az kullananlar ile 1-3 saat aralığında kullanan ergenlerin 5 saat ve üzeri Instagram kullanan ergenlerden daha fazla benlik sunumu davranışı sergiledikleri görülmüştür.

Benlik sunumuErgenlerKendilik+7
Ayşe Reyyan Arslan Kul
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Kişilerarası iletişimin temeli aile içi iletişim dengeleri:"COVID-19 sürecinde lise giriş sınavına hazırlanan ortaokul son sınıf öğrencilerinin aileleriyle yaşadıkları iletişim örüntüleri ve çatışmaları üzerine bir inceleme"

Ülkemizde her sene düzenlenen çeşitli sınavlar bulunmaktadır. Bu sınavlardan biri olan Lise Giriş Sınavı (LGS), salgın döneminde de uygulanmaya devam etmiştir. Sınava hazırlanan öğrenciler, genellikle stres ve kaygı dolu bir süreç geçirmektedir. Bu sınavın salgın dönemi belirsizlikleri ile dolu olan bir dönemde yapılıyor olması psikolojik, sosyal ve ekonomik çeşitli sıkıntılara neden olmuştur. Çalışma, salgın döneminde sınava hazırlanan çocukların hem bireysel olarak hem de aile içinde yaşadıkları sorunları incelemek amacıyla yapılmıştır. Pandemi döneminde Lise Giriş Sınavı'na (LGS) hazırlanan ortaokul son sınıf öğrencilerinin aileleriyle yaşadıkları çatışmalar ortaya konmuştur. Bunun yanında, çocukların sosyal, ekonomik, teknik ve psikolojik yönlerden nasıl etkilendiği ile ilgili sonuçlar ortaya konmuştur. Ebeveynleri ile çocuk arasında en sık yaşanan çatışma konusu ve salgın döneminde yaşanan kaygı durumları belirlenmiştir. Çalışma sonucunda, çocukların salgın döneminde aileleri ile en çok çatışma yaşadığı konunun ders çalışma olduğu, ebeveynlerin olumlu sınav tutumunun çocukla ilişkisini olumlu yönde ilerlettiği bulunmuştur. Öğrencilerin salgın sürecinde yaşadıkları zorluklar sürekli aynı ortamda olmak, arkadaşlarını görememek ve kendine sınav bilgisi ile ilgili güvenmemek olarak sıralanmaktadır. Çocukların, ekonomik, sosyal ve psikolojik olarak olumsuz duygu ve düşünceleri olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: aile, çocuk, çatışma, covid-19, salgın süreci

Aile içi iletişimAna-çocuk iletişimiBaba-çocuk iletişimi+6
Nur Su Yaman
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Markaya yönelik tutum oluşturmada duyusal markalama uyaranlarının rolü: Ev tekstili sektörü üzerine bir araştırma

Tüketici ihtiyaç ve beklentilerinin değişkenlik göstermesi, markaları her geçen gün daha farklı stratejiler geliştirmeye yöneltmektedir. Bu stratejiler ile markalar, tüketici tutumlarını ve algılarını etkilemek istemektedirler. Duyusal markalama da bu stratejilerden biridir ve amacı, renk, ses, koku, doku ve tadı içeren beş duyu ile tüketici tutumlarını ve algılarını yönlendirmektir. Bu amaçla tüketicilerin, marka ile ilgili algıları, bilinçli ve sistematik olarak duyular aracılığıyla şekillendirilmektedir. Bu çalışmada tüketicilerin markaya ilişkin tutum oluşturmalarında, duyuların rolüne odaklanılmıştır. Alan yazındaki çalışma eksikliğinden yola çıkılarak, tüketicilerin duyusal markalamaya yönelik algılarını, tutumun öğeleri olan bilişsel, duygusal ve davranışsal boyutlarıyla araştırmak amaçlanmıştır. Araştırma, odak grup görüşmesi, pilot çalışma ve ana kütle analizi şeklinde üç aşamada gerçekleştirilmiştir. İki ayrı ön çalışma yapılan araştırmada, ilk ön çalışmada yarı yapılandırılmış açık uçlu görüşme tekniği ikincisinde ise soru sorma tekniği kullanılmıştır. İlişkisel bir alan araştırması kapsamında nicel ve nitel veriler elde edilerek, tüketicilerin ev tekstili sektörüne yönelik tutumları üzerinde duyusal markalama uyaranlarının rolü araştırılmıştır. Ana kütle analizi sonucunda ise tüketicilerin markaya yönelik tutumlarını ölçmek amacıyla "Duyusal Markalama Tutumlarını Ölçme Aracı" geliştirilmiştir. Görme, işitme, koklama ve dokunma duyularını içeren ölçme aracı, beşli likert tipinde 4 faktör, 12 alt boyut ve 36 maddeden oluşmaktadır. Araştırma sonucunda, tüketicilerin ürün veya markayla ilgili sahip oldukları bilgi düzeyi, his ve niyetin, markaya yönelik algılamaları ve tutumları etkilediği görülmüştür. En etkili tutum öğesi olduğu belirlenen duyguların, tüketicileri her duyu özelinde, bilişsel ve davranışsal olarak etkileyerek, bilinçli bir niyet oluşturmaya teşvik ettiği sonucuna varılmıştır.

AlgıDuyusal markalamaEv tekstili+5
Esra Büdün
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal ağlarda benlik sunumu: Gençlerin Instagram kullanımı üzerine bir inceleme

Sosyal ağlar yeni bir sosyal etkileşim mecrası olarak öne çıkarak günlük hayatın önemli bir parçası haline gelmiştir. Bu ağlardan Instagram, görsel içerik temelli olması sebebiyle fotoğraf paylaşımıyla etkileşim imkanı sunan, özellikle gençler arasında popüler bir platformdur. Gençler Instagram'da paylaştığı fotoğraflarla kendilerini sergilemekte, benlik sunumu yapmaktadır. Gençlerin Instagram'da benlik sunumu yaparak benlik açısından belli doyumlar sağladığı, dolayısıyla Instagram'ı yoğun şekilde kullandığı düşünülmektedir. Bu nedenle bu çalışmada, gençlerin Instagram kullanımları alışkanlıkları, kullanım amaçları, izlenim yönetimi davranışları ve sundukları benlik türleri ile ilgili bir durum tespiti yapmak amaçlanmıştır. Gençlerin izlenim yönetimi sürecinde Instagram kullanımı ve beden aracılığıyla benlik sunumu incelenerek bulgular Goffman'ın "izlenim yönetimi" yaklaşımı ile yorumlanmıştır. Çalışma kapsamında anket geliştirmek üzere gençlerle bir odak grup görüşmesi yapılmıştır. Görüşme bulguları doğrultusunda ölçme araçları geliştirilerek anket çalışması yürütülmüştür. Araştırma sonucunda, gençlerin Instagram'ı dikkat çekme, ilgi isteği, arşiv yapma, başkalarını gözetleme ve benlik sunum amacıyla kullandığı ve benlikle ilgili ihtiyaçlarını giderdiği görülmüştür. Gençlerin Instagram'ı gönderi ve hikaye olarak iki farklı benlik sunum alanı olarak kullanıp farklı benlik türlerini sergilediği ve izlenim yönetimi yaptığı tespit edilmiş; bu alanda doyum sağlaması nedeniyle Instagram kullanımın yoğun olduğu anlaşılmıştır. Çalışmayla, sosyal ağların benlik ve benlik sunumu açısından bireye doyum sağlayan yeni bir sosyal onay mecrası olduğu Instagram örneği üzerinden ortaya konulmuştur. Çalışmanın çok boyutlu olup daha önce çok çalışılmamış farklı değişkenler arasındaki ilişkiyi analiz etmesi yönünden konuya farklı bir bakış açısı getireceği ve Instagram'da benlik sunumu konusundaki boşluğu gidererek alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Benlik sunumuGençlerSosyal ağlar+2
Gülnur Yenilmez Kaçar
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital teknolojileri kullanım alışkanlıkları ve sosyalleşme: İlkokul öğrencileri üzerine bir araştırma

Çalışma ile genel anlamda ilkokul ikinci kademe çocuklarının dijital teknolojileri kullanma alışkanlıklarını ve sosyalleşme süreçleri arasındaki ilişki incelenmeye çalışılmaktadır. 148 çocuğa kullanım alışkanlıkları ve sosyalleşmeye yönelik bilgi alma ve tutumlarını ölçmek amaçlı araştırmacı tarafından geliştirilen bir anket uygulanmıştır. Toplanan verilerin değerlendirilmesi için SPSS 24.0 istatistik programı kullanılmıştır. Çocukların dijital teknoloji kullanımlarını ve genel alışkanlıklarını belirlemek için betimleyici tablolardan, frekans ve yüzdelerden faydalanılmıştır. Araştırmaya katılan çocukların kullanım alışkanlıkları ve sosyalleşme üzerine tutumlarını ölçmek için keşfedici faktör analizi kullanılmıştır. Yapılan analizde, sosyalleşme de dahil toplam 4 faktör bulunmuştur. Bu faktörler; eğlence – boş zaman aktivitesi, sosyalleşme, bilgi edinme, araştırma yapma – etkileşim olarak belirlenmiştir. Bu faktörler; cinsiyet, yaş, kullanım sıklığı, yaşanılan şehir ve diğer değişkenler açısından incelenmiştir. Bu kapsamda analiz yapılırken, T testi ve Anova Testi'nden yararlanılmıştır.

AlışkanlıklarBilgisayar kullanımıSayısal teknoloji+4
Zeynep Korkmaz
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital sosyalleşme sürecinde kuşaklararası sosyal ağ kullanımına yönelik facebook kullanımı üzerine bir araştırma

Dijital medya araçlarının kullanımı yıllar ilerledikçe gelişim göstermiş ve kuşaklar arası kullanım alışkanlıklarında farklılıklara yol açmıştır. Özellikle, yeni kuşağın teknolojik gelişmelerin hızla ilerlediği ve sosyal medya araçlarının günlük hayatın vazgeçilmezlerinden biri olarak yerini aldığı günümüz dünyasında dünyaya gelmeleri, bu araçlarla olan iletişimlerini diğer kuşaklardan daha farklı kılmıştır. Bu yeni kuşağın oluşturduğu kültür de dijitalleşmenin etkilerini taşır ve bu nedenle dijital kültür olarak anılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada, dijital kültürün unsurları olan sosyal ağlar, dijital yerliler ve dijital göçmenler ele alınmış; bu yapılırken de internetin gelişim sürecine ve kuşaklararası farklılıklara değinilmiştir. Bu araştırmanın amacı, "Dijital Yerliler" ve "Dijital Göçmenler" olarak isimlendirilen X, Y ve Z kuşaklarının internet, dijital sosyal medya ağları ve özellikle Facebook sosyal ağının kullanım düzeylerinin sosyalleşme süreci içindeki farklılıklarını ve alışkanlıklarını incelemektir. Ayrıca Dijital Yerliler ve Dijital Göçmenler üzerine karşılaştırmalı bir çalışma yaparak bu alandaki literatüre katkı sağlanması da oldukça önemlidir. Araştırmada survey (anket yöntemi kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyalleşme Süreci, Sosyal Ağlar, Dijital Yerliler, Dijital Göçmenler, Dijital Kültür.

FacebookKuşaklarKuşaklararası iklim+3
Selen Tur
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Popüler kültür ve sosyal ağlar aracılığıyla kadın ikonlarda beden ve kendilik sunumuna yönelik bir instagram analizi

Bu çalışma, görüntü odaklı sosyal medya platformlarında kadın bedeni ile cinsiyet temsillerine ait popüler söylemlerin ve imajların, günümüz kadının kendilik algısında nelerin idealize edilmesine dair verdiği mesajlara odaklanıyor. Teknolojik gelişmelerin artması ve internet kullanımının yaygınlaşması yeni medya ortamlarının yoğun kullanımını beraberinde getirdi. Günümüz toplumunun hayatına dahil olan sosyal medyanın, algıları, bakış açılarını ve anlam inşasını şekillendirmeye başlaması, popüler kültürün oluşumu ve iletimindeki rolünü incelemek oldukça önemli hale geldi. Bununla birlikte, sosyal medya, kadınların beden imajlarını sergilemek adına yeni bir platform temin etmekte Geleneksel reklamcılıkta ünlü aktrisler, modeller aracılığıyla gerçekleştirilen kadın temsilleri bu çalışmada yeni medya ortamı olan Instagram ile Batılı kadın pop-ikonlar üzerinden değerlendirilmiştir. Araştırma örneklemi olarak popüler kültürü ve Batı kültürünü yansıtan pop-ikonlar seçilmiştir. Bunun yanı sıra kadın pop-ikonların her birinin son 6 aydaki görsel paylaşımları, öncelikli olarak katergorisel içerik analizine tabi tutulmuş, analiz sonrası ortaya çıkan tematik kategorilerden birer örneğin çözümlemesi yapılarak, medya otoriteleri dışında ünlü kadınların kendilerini nasıl sundukları incelemeye tabi tutulmuştur. Tüm çalışma boyunca beden, kendilik, popüler kültür ve şöhret olgularının incelenmesinde çeşitli düşünürlerin ve sosyologların bakış açısından yararlanılıp, olgular çok boyutlu ele alınmıştır. Araştırmanın amacı, Instagram'daki idealize edilmiş ünlü kadın görüntülerine bağlı olarak popüler kadın imajlarını incelemek ve günümüzde kadınlarda idealize edilen benlik özelliklerinin ortaya konulması amaçlanmıştır.

Beden algısıBenlik sunumuKadınlar+7
Merve Yılmaz
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir sosyal destek sistemi olarak sosyal ağlar: Otizm tanılı çocukların anneleri ile bir araştırma

İnternet teknolojisinin sunduğu imkanlar sayesinde git gide içine aldığı kişilerarası iletişim dinamikleri, sosyal ağ kullanımlarıyla birlikte etkilenmeye ve değişiklikler göstermeye başlamıştır. Bununla birlikte bireylerin sosyalleşme süreçleri ve bireysel psikolojileri de bu tür kullanımlardan etkilenmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, otizm tanılı bireylerin annelerinin ayrımcılık, yalnızlık, sosyal destek ve umutsuzluk algılarının sosyal ağ kullanımları üzerinden değerlendirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda, 206 tane otizmli çocuğun annesine online veya yüz yüze şekilde ulaşılmış olup, Demografik Bilgi Formu, Sosyal Ağ Kullanımları Formu, Algılanan Ayrımcılık Ölçeği, UCLA Yalnızlık Ölçeği, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ve Beck Umutsuzluk Ölçeği uygulanmıştır. Veriler SPSS 24.0 programı ile analiz edilmiştir ve verilerin analizinde Pearson momentler çarpımı korelasyonu, bağımsız gruplar için t-testi, tek yönlü varyans analizi, Bonferroni çoklu karşılaştırma testi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Otizm açısından değerlendirildiğinde annelerin hangi sosyal ağları hangi amaçlarla kullandıkları, sosyal ağlar üzerinden sosyalleşme, bilgi edinme, rahatlama/stresten uzaklaşma, değer pekiştirme gibi kullanım amaçları ve sosyal ağları kullanım sıklığı ile algıladıkları ayrımcılık, yalnızlık, sosyal destek ve umutsuz düzeyleri arasındaki ilişkinin tespiti amaçlanmıştır. Sonuçlara göre otizm tanılı çocukların anneleri sosyal ağları otizm açısından en çok bilgi edinme (%38,6) amacıyla kullanmaktadırlar ve en çok tercih ettikleri sosyal ağ platformu Facebook'tur (%43,7). Yine yapılan analizlerin sonucunda sosyal ağları bilgi edinme amaçlı kullanım ile ÇBASDÖ aile desteği puanı ve BUÖ toplam puanları arasında anlamlı fark bulunmuştur. Sosyalleşme amaçlı kullanım ile ÇBASDÖ toplam puanları, UCLA LS toplam puanları arasında anlamlı fark bulunmuştur. Değer pekiştirme amaçlı kullanım ile ÇBASDÖ aile desteği puanı ve BUÖ toplam puanları arasında anlamlı fark bulunmuştur. Rahatlama/stresten uzaklaşma amaçlı kullanım ile ÇBASDÖ toplam puanı ve BUÖ toplam puanları arasında anlamlı fark bulunmuştur. Sosyal ağları kullanım sıklığına göre UCLA LS puanları arasında anlamlı fark bulunmuştur.

AnnelerHasta yakınlarıOtistik çocuklar+6
Özgür Sarıçan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Halkla ilişkilerde sosyal medya kullanımı: Facebook, Twitter ve İnstagram hesapları üzerinden "Pılot" markasının incelenmesi

İletişim etkinliklerinde sosyal mecraların kullanımı günden güne artış göstermektedir. Bu çalışma ile hedeflenen halkla ilişkiler faaliyetlerinde sosyal medyanın yerini anlamak ve açıklamaktır. Bu amaca, literatür taraması ve Pilot markası üzerinden betimsel yöntemle örnek olay ve içerik analizi yöntemlerinden faydalanılması ile ulaşılmaya çalışılmıştır. Varılan sonuçlar, halkla ilişkiler faaliyetlerinin sosyal medya araçları kullanılarak etkinleştirilmesinde organizasyonların yeni iletişim stratejileri oluşturmasında ve marka yayılımında önemli bir etken olduğu yönündedir. Örnek olay olarak incelemesi yapılan Pilot markasının bunu süreçte Facebook'u etkili kullandığı, İnstagramdaysa yeterli etkide bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Literatürde mevcut olan bilgiler ve Pilot markasıyla ilgili ulaşılan bilgilerin geçerliliği ve güvenilirliğinin kabul edilmesi söz konusu çalışmanın sınırlılığını oluşturmaktadır

FacebookHalkla ilişkilerMarka+7
Türkan Tokatlı Yavuz
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya kullanımını yönlendiren motivasyonel etkenler: Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı çerçevesinden sosyal medya kullanıcıları üzerine bir inceleme

Teknolojinin her geçen gün ilerlemesiyle birlikte kullanımı giderek artan sosyal medya platformları, insan yaşamının vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş ve birçok akademik çalışmaya konu olmuştur. Bu tezin amacı; kullanıcıların sosyal medya platformlarını tercih etme nedenleri, hangi sıklıkta, ne amaçlarla ve özellikle de ne tür motivasyonlarla kullandıklarını Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı çerçevesinde incelemektir. Tezin birinci bölümünde; sosyal medya kavramı ve sosyal medya platformları üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde; motivasyon kavramı ve motivasyon süreci ile birlikte Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı incelenmiştir. Üçüncü ve son kısımda ise online anket yöntemi ile kullanıcıların hangi sosyal medya platformlarını, ne sıklıkla ve ne amaçlarla kullandıkları saptanarak, sosyal medya kullanımını yönlendiren motivasyonel etkenler Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı çerçevesinden incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda kullanıcıların en çok "gözetim ve bilgi edinme" motivasyonuyla, ikinci olarak "sosyalleşme" motivasyonuyla, üçüncü olarak ise "eğlence ve oyalanma" motivasyonuyla sosyal medyayı kullandıkları saptanmıştır. Bu tezin sosyal medya kullanım motivasyonlarını incelemek amacıyla yapılacak olan farklı çalışmalar için yol gösterici olacağı umulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Sosyal Medya Platformları, Motivasyon, Motivasyon Süreci, Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı.

Kullanıcı tatminiKullanımlar ve doyumlarMotivasyon+1
Gökçe Biliciler
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir uluslararası halkla ilişkiler stratejisi olarak kültür ve yaratıcı endüstri ürünleri: Latin Amerika pazarında Türk dizileri üzerine bir araştırma

Bu tez çalışmasında Türk televizyon dizilerinin 2014 yılında Şili'de başlayan Latin Amerika serüveni uluslararası halkla ilişkiler, kamu diplomasisi, kültürel diplomasi, yumuşak güç ekseninde analiz edilmekte; Türk televizyon dizileri bir yaratıcı kültür endüstrisi ürünü olarak ele alınmakta ve kültür ürünlerinin Şili'de elde ettiği başarı uluslararası halkla ilişkiler çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu araştırmada Türk televizyon dizilerinin yurt dışındaki, özellikle de Latin Amerika pazarındaki başarısının incelenmesi ve bu etkinin olası sonuçlarının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Yarattığı sansasyon itibarıyla Türk televizyon dizilerinin basit bir eğlence, zaman geçirme aracından ibaret görülmesi mümkün değildir; yurt dışında yayımlanan Türk dizilerinin bir kültür endüstrisi ürünü, hatta bir uluslararası halkla ilişkiler stratejisi olarak ele alınması gerekmektedir çünkü Türk televizyon dizilerinin farklı ülkelerde gösterilmesi ve popüler olmasının uzun vadeli derin etkileri görüleceğine şüphe yoktur. Bu etkilerin neler olabileceği, geleceğe yönelik neler yapılması konusunda da veriler sunacağından önemlidir. Çalışma kapsamında uluslararası halkla ilişkiler ve kültür odaklı literatür çalışması sırasında kamu diplomasisi, kültürel diplomasi, yumuşak güç, kültür endüstrisi, yaratıcı endüstri konularına değinilmiştir. Araştırma kısmında Şili'de gerçekleştirilen doktora alan araştırması kapsamında Latin Amerika'da Türk televizyon dizilerinin yayımlandığı ilk ülke olan Şili'de Türk dizilerinin başarısı örnek olay tekniğiyle incelenmiş; sonrasında Şili'de derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda Türk dizilerinin Şili'de Türkiye ve Türk kültürüne dair bir bilgi kaynağı olarak işlev gördüğünü, önyargıları yıkmaya yaradığını, Türkiye'nin yumuşak gücünü arttırdığını ve bu nedenle de uluslararası halkla ilişkiler stratejisi olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Dizi filmHalkla ilişkilerKültür+6
Pınar Aslan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Other supervisors