Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Adnan Ersoy
10 theses · Kütahya Dumlupınar University
Türk futbol antrenörlerinin tükenmişlik düzeylerinin değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı; Türkiye Futbol liglerinde görev yapan Türk futbol antrenörlerinin tükenmişlik düzeyleri ve tükenmişliği etkileyen bazı faktörleri saptamaktır.Çalışmanın evrenini Türk futbol antrenörleri oluşturmaktadır. Örneklemini ise; 19 ilde (Trabzon, Ankara, Malatya, Konya, Karaman, Antalya, Isparta, Burdur, Denizli, Erzurum, Kütahya, Manisa, Samsun, Eskişehir, Uşak, Gümüşhane, Bursa, Kocaeli, Mersin) Amatör, 3. Lig, 2. Lig A, 2. Lig B, 1. Liglerinde görev yapmakta olan 1096 Futbol Antrenörü oluşturmaktadır.Çalışmada antrenörlerin görüş ve beklentilerini anlamak için likert tipi bir ölçek olan Maslach Tükenmişlik Envanteri ( Maslach Burnout Inventory) uygulanmıştır. Anket soruları iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kişisel bilgiler saptamak için 19 soru sorulmuştur Anketin ikinci bölümünü ise 22 sorudan oluşan Maslach Tükenmişlik Envanteri oluşturmaktadır. Envanter üç alt bölümden oluşmaktadır; duygusal tükenmişlik, duyarsızlaşma ve kişisel başarı.Araştırma sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS programından yararlanılarak bulgular, frekans dağılımı ve çapraz tablolar halinde sunulmuştur.Bu çalışmada antrenörlerimizin antrenörlük mesleğinden beklentilerinin neler olduğu, çalışma şartlarının nasıl olduğu ve tükenmişlik düzeyleri tespit edilerek çözüm önerileri getirilecektir.
Amatör voleybol ligi,büyük erkekler ve büyük bayanlar kategorisinde mücadele eden sporcuların kulüplerinden beklentileri (Konya ili örneği)
Bu çalışmanın amacı; Konya bölgesi amatör voleybol ligi il birinciliği büyük erkekler ve büyük bayanlar kategorisinde mücadele etmekte olan sporcuların kulüplerinden beklentilerini saptamaktır.Çalışmanın evreni Konya bölgesi amatör voleybol ligi büyük erkekler ve büyük bayanlar kategorisinde mücadele eden sporcular oluşturmaktadır. Örneklemini ise; çalışmamıza katılım göstermiş olan 133 sporcu oluşturmaktadır.Bu amaç doğrultusunda konu ile ilgili literatür taranmış ve uzman görüşleri alınıp veri toplama aracı olarak anket hazırlanmıştır. Anket iki bölüm halinde düzenlenmiştir. Klasik yöntemle maddeler halinde düzenlenen anketin ilk bölümünde genel veya kişisel bilgilerle ilgili (7 soru) sorulara yer verilmiş, Likert tipi soruların yer aldığı ikinci bölümde ise voleybol oynama (5 soru), voleybol dalını seçme (7 soru), kulübün voleybola desteği (7 soru), antrenörün yeterliliği ve çalışma şartları (9 soru) olmak üzere toplam 35 soruya yer verilmiştir.Araştırma sonucunda Ms Excel paket programında derlenen veriler, istatistik işlem için Ms Windows ortamında SPSS paket programına aktarılmış, Nominal olarak derlenen verilere uygun istatistik test olarak SPSS' de ki-kare (Chi-Square) testi uygulandı.Test sonuçları voleybol oynama nedenleri arasında iyi bir çevre edinebilmek (P<0.05), geçimini temin etme ve maddi kazanç elde etmek için voleybol oynuyorum (P<0.05) düşüncesinin önemli olduğunu gösterdi. Voleybol dalını tercih etme nedeni olarak en çok aile ve arkadaş teşviki (P<0.05) önemli olduğu saptanmıştır. Diğer yandan voleybol dalını seçme nedenleri arasında basının fazla bir etkisinin olmadığı görüldü (P<0.05).Kulübün voleybola verdiği destek konusunda, sporcuların maddi yönden verilen desteği yetersiz buldukları (P<0.05), diğer yandan malzeme, çalışma solunu gibi konularda kulüplerinden gerekli desteği aldıkları tespit edildi (P<0.05). Takımların başında görev yapmakta olan antrenörlerin yeterli (P<0.05), fakat çalışma saate ve yoğunlu konusunda yeterli düzeyde çalışma yapılmadığı (P<0.05) tespit edildi.Bu çalışmada sporcuların kulüplerinden beklentilerini tespit ederek mevcut imkanların iyileştirilmesi ve içinde bulunulan eksikliklerin giderilmesi yönünde çözüm önerileri getirilecektir.
Spor hizmeti verilen kurumlarda iletişimde öneri sisteminin yönetim ve organizasyon açısından önemi
Bu çalışmanın amacı; Eskişehir bölgesi Spor hizmeti verilen kurumlarda çalışan yönetici, antrenör ve diğer personelin öneri sistemi ile ilgili düşüncelerini ve beklentilerini saptamaktır. Çalışmanın evrenini Eskişehir bölgesi spor hizmeti verilen kurumlarda çalışan yönetici, antrenör ve diğer personel oluşturmaktadır. Örneklemini ise çalışmamıza katılım göstermiş olan 202 kişi oluşturmaktadır.
Üst düzeydeki judocularda müsabaka öncesi durumluk kaygı düzeylerinin değerelendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, 2009 yılı Büyükler Türkiye Şampiyonasına katılan ve üst düzeye yükselmiş judocuların durumluk kaygı düzeylerinin belirlenmesi ve bu düzeylerin performanslarına etkisi değerlendirilmiştir.Araştırma grubumuz erkek ve bayan olmak üzere 263 sporcudan oluşmaktadır.Sporcuların durumluk kaygı düzeylerini belirlemek için durumluk kaygı envanteri kullanılmış bazı kişisel bilgilerin tespiti içinde anket uygulanmıştır. Değerlendirmeler için ki-kare, frekans, T testi ve one way testleri uygulandı. Sporcuların cinsiyet, yaş, medeni durumu, eğitim durumu, judo branşı ile kaç yıldır uğraştıkları ve haftalık antrenman saatleri ile ilgili karşılaştırmalar yapılmış ve değerlendirmeler uygulanmıştır. Ayrıca verilerin normal dağılımdan geldiği ve homojen olduğu ve analiz sonucunda değişkenler arasında farklar olduğu ortaya çıkmıştır.Deneklerin büyük kısmı 21-23 yaş arasında (%30,4)'lük oranla katılım sağlanmıştır. Katılımcıların büyük kısmı (%64'6)lık oranla erkek deneklerden oluşmaktadır. Deneklerin çoğunluğunun lise mezunu oldukları tespit edildi. Eğitim düzeylerinin yaşlarının ve cinsiyetin müsabaka öncesi durumluk kaygı düzeylerine etkisi olduğu görülmüştür.Judonun gelişmesi için judo eğitimine önem verilmesi ve judo çalışmalarının bilimsel temellere dayandırılarak yapılması gerekir. Bunun yanında yapılacak olan çalışmaların akademisyen antrenörler tarafından bilimsel yollarla ve sporcuların fiziksel ve psikolojik durumlarını göz önüne alarak yapılması gerektiği vurgulanmaktadır.
14-18 yaş grubu gençlerin vücut yağ yüzdesi, vücut kitle indeksi, fiziksel aktivite ve beslenme alışkanlıklarının araştırılması
Bu çalışmada ergenlik dönemindeki gençlerin vücut yağ yüzdeleri, vücut kitle indeksleri, fiziksel aktivite ve beslenme alışkanlıklarının araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla 2009-2010 eğitim ve öğretim yılı bahar döneminde çalışmanın yapılacağı okullara gidilerek çalışmaya katılacak yeterli sayıda gönüllü öğrencinin bulunup bulunmadığı okul idaresi ve beden eğitimi öğretmenlerinin yardımıyla bir ön çalışma neticesinde belirlenmiştir. Çalışmaya düzenli olarak spor yapmayan ve fiziksel olarak her hangi bir engeli bulunmayan gönüllü öğrencilerin katılması sağlanmıştır. Ölçümler Şubat ve Haziran aylarında yapılmıştır. Yapılacak çalışma ile ilgili olarak okul idareleri ayrıntılı olarak bilgilendirilmiştir. Ölçümlerde fiziksel aktivite tespiti için pedometreler, beslenme alışkanlıkları için bilgi formları, vücut yağ yüzdeleri ve VKİ değerleri için bio empedans yöntemi kullanılmıştır. İstatistiksel yöntem olarak öncelikle verilerin normal bir dağılıma sahip olup olmadığını belirlemek için Kolmogorov-Simirnov testi uygulandı. Veriler normal dağılım gösterdiğinden parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmamızda bağımlı değişkenlerinin (adım sayısı, kat edilen mesafe, VKİ, vücut yağ yüzdesi ve alınan enrji) karşılaştırılmalarında T Testi, VKİ gruplarına göre karşılaştırmalarında ise One Wey Anova Testi uygulanmıştır (p=0.05). Çalışma sonucunda, deneklerin cinsiyetlerine göre vücut yağ yüzdelerinin arasında anlamlı bir fark olduğu (T;-4,46, P<0.05), cinsiyetlerine göre VKİ'leri arasında anlamlı bir fark olmadığı (T;-1,19, P<0.05), cinsiyetlerine göre Adım Ortalamaları arasında anlamlı bir fark olmadığı (T;-0,49, P<0.05), cinsiyetlerine göre kat ettikleri mesafeler arasında anlamlı bir fark olmadığı (T;-0,49 ,P<0.05), cinsiyetlerine göre günlük aldıkları enerji miktarları arasında anlamlı bir fark olduğu (T;-0,24, P<0.05), deneklerin kilo gruplarına göre vücut yağ yüzdesi ortalamalarının anlamlı bir şekilde farklılaştığı (F; 21,618, p<0.05), kilo gruplarına göre günlük adım ortalamalarının anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı (F; 0,972, p>0.05), kilo gruplarına göre kat edilen mesafe ortalamalarının anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı (F; 0,972, p>0.05) ve kilo gruplarına göre alınan enerji ortalamalarının anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı görülmüştür (F; 1,437, p>0.05). Bu çalışmada elde edilen sonuçlar daha önceden yapılmış çalışmaları destekler nitelik taşımaktadır. Cinsiyete göre vücut yağ yüzdelerindeki faklıların ergenlik döneminin özelliği olmasından ve kilo gruplarına göre vücut yağ yüzdelerinin farklılaşmasının yağ yüzdesi ve kiloluluk durumları arasında doğru orantılı bir ilişki olmasından kaynaklanabilir. Farklılaşmanın görülmediği sonuçların ise eğitim kurumunun özelliğinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Eğitim kurumunun etkisinin ortadan kaldırılmasında ikili eğitim yapan kurumlarda benzer çalışmaların yapılması yararlı olabilir.Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite, Beslenme, Vücut Kompozisyonu.
Sporun işitme engellilerin sosyalleşmesi üzerine etkisi
Yapılan bu araştırmanın amacı, sporun, işitme engelli öğrencilerin sosyalleşmesi üzerinde etkisinin ne yönde olduğunu ortaya koymaktır.İşitme engellilik ve bu kişilerin sosyalleşme süreçleri, günümüzde oldukça ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle yapılan bu araştırmada, spor yapan ve spor yapmayan işitme engellilerin sosyalleşme düzeyleri incelenerek, sporun işitme engelli kişilerin sosyalleşmesi üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırma kapsamında, Afyon Karahisar İşitme Engelliler İlköğretim Okulu (n=30), Kütahya İşitme Engelliler İlköğretim Okulu (n=30) ve Eskişehir Ahmet Yesevi İşitme Engelliler İlköğretim Okulunda (n=40) okuyan, yaşları 10 ila 17 arasında değişen, 47'si spor yapan ve 53'ü spor yapmayan olmak üzere toplam (n=100) işitme engelli öğrenci üzerinde anket yapıldı.Anket verilerine, SPSS 17.0 for Windows paket programı ile frekans, crosstabulation ve ? =0.05 anlamlılık düzeyinde Ki-kare analizi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre spor yapan işitme engelli öğrencilerle spor yapmayan işitme engelli öğrencilerin sosyalleşme düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). Yine araştırma sonuçlarına göre spor yapan işitme engelli öğrencilerle spor yapmayan işitme engelli öğrencilerin sporla sosyalleşme düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). Araştırma sonuçlarına göre işitme engelli kişilerin sosyalleşmesinde spor etkili bir sosyalleşme aracı olarak kullanılabilir.
Güreşçilerin kişilik özellikleri ile stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı, erkek güreşçilerin kişilik tipleri ile stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBTO) ve Eysenck Kişilik Anketi-Kısaltılmış Formu (EKA-GGK) kullanılmıştır. Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği, Folkman ve Lazarus tarafından geliştirilmiş olup, ülkemiz için geçerlik ve güvenirlik çalışması Şahin ve Durak tarafından yapılmıştır. Eysenck Kişilik Anketi-Kısaltılmış Formu, Francis ve arkadaşları tarafından geliştirilmiştir. Ülkemiz için geçerlilik ve güvenirlik çalışması, Karancı ve arkadaşları tarafından yapılmıştır. Çalışmanın evrenini, 2012 yılında büyükler Türkiye şampiyonasına katılan tüm güreşçiler oluştururken, örneklemini ise çalışmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden 227 erkek güreşçi oluşturmaktadır. Verilerin çözümlenmesinde SPSS 15 paket programı kullanılmış olup verilerin normal dağılıma sahip olduğunu belirlemek için ?Kolmogorov-Smirnov? testi, homojenliğini belirlemek için ''Anova-Homogenety of variances? testi uygulanmış ve verilerin homojen ve normal bir dağılıma sahip olduğu belirlenmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik ve güreşçilerin kişilik tipleri ile stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkiyi belirlemek için pearson korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Çalışmanın sonunda, kendine güvenli yaklaşım ile psikotizm kişilik tipi arasında, iyimser yaklaşım boyutu ile nörotizim ve psikotizim kişilik tipleri arasında, çaresiz yaklaşım boyutu ile nörotizim kişilik tipi, sosyal destek arama boyutu ile yalan boyutu arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık belirlenmiştir (p<0,05). Diğer boyutlarda is istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0,05).
Spor merkezlerine katılan bireylerin hizmet kalitesine yönelik beklenti ve algılarının araştırılması (Gaziantep ili örneği)
Bu çalışmanın amacı spor merkezlerine devam eden üyelerin hizmet kalitesine yönelik beklenti ve memnuniyetlerinin araştırılmasıdır.Araştırmanın evreni, Gaziantep ilinde faaliyet gösteren spor merkezleri müşterileri oluştururken örneklemini ise aynı ilde faaliyet gösteren sekiz spor merkezine devam eden toplam (n=259) oluşturmaktadır. Spor merkezlerinden yararlanan kişilerin hizmet kalitesine yönelik memnuniyetlerini araştırmak için; Lam, Zhang ve Jensen (2005),trafından geliştirilen ve Gürbüz, Koçak ve Lam (2005) tarafından da Türkiye?de geçerlik güvenirlik çalışması yapılan SQAS (Service Quality Assessment Scale) hizmet kalitesi ölçeği kullanıldı. Ölçeğin iç tutarlılığı Cronbach Alpha yöntemi ile test edildi. Gruplar arası farklılıkları bulmak için bağımsız-örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanıldı. Hizmet kalitesi boyutlarının güvenirlik katsayıları 0.90?in üzerinde tespit edilmiştir.Test sonuçları; cinsiyete göre bayanların puanlarının Erkeklerden daha yüksek olmasına rağmen T testi sonucunda Genel hizmet kalitesinde (t(257)=1.553, p>0.05). T testi sonuçları arasında farkın olmadığını gösterdi. Yaşa göre, Genç yetişkinlerin hizmet kalitesi puanlarının Ergenlerden ve yetişkinlerden anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğunu gösterdi. Eğitim durumu değişkenine göre, Personel beklenti puanları Üniversitelilerin hizmet kalitesi puanlarının Lise ve İlköğretim anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğunu gösterdi. Test sonuçları katılma süresine göre Genel hizmet kalitesi alt boyutunda yapılan kar?ıla?tırmada hizmet kalitesi puanları arasındaki farkın önemsiz olduğunu gösterdi (F4,258=0.73, P>0.05).Sonuç olarak; spor merkezlerine devam eden üyelerin beklenti ve algılarının değerlendirilmesinde beklentilerinin algılarından daha yüksek ve spor merkezlerinin üyelerin beklentilerini kar?ılamayacak düzeyde olduğu tespit edildi.Anahtar kelimeler: Hizmet Kalitesi, Beklenti, Algı
Kütahya amatör futbol kulüplerinde başarıyı etkileyen faktörler
Bu araştırmanın amacı, ?Kütahya amatör futbol kulüplerinde başarıyı etkileyen faktörlerin neler olduğunun tespit edilip, amatör kulüplerde mücadele eden takımlarımızın sporcularının, amatör kulüplerde görev yapan antrenörlerin ve kulüp yöneticileri bazında eksiklikler neler olduğu ve beklentileri neler olduğu ? konusundaki bu çalışma, teorik ve uygulamalı alan araştırması olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır.Kaynak taramasının kullanıldığı birinci bölümde, spor, futbol ve gelişimi hem dünya hem de Türkiye'deki gelişimi tartışılmıştır. Futbolda Başarıyı Etkileyen İç Faktörler; motivasyon, zeka, algı, korku ve kaygı, stres ve Dış Faktörler; ekonomik sıkıntılar, fiziksel faktörler, beslenme, antrenmana bağlı faktörler, teknik ve taktiğe bağlı faktörler ve müsabaka malzemesi üzerinde durulmuş tesis ve altyapı oluşumu, görevinin ve sorumluluğunun bilincinde olan antrenör ve yönetici, sporcu ahlakıyla yetiştirilecek yetenekli sporcuların, futbol kulüplerinin maddi ve manevi olarak etkilendikleri sonucuna varılmıştır.Araştırmanın ikinci bölümünde problemlerine göre hazırlanan anket formu, araştırmanın evren ve örneklemini oluşturan 2007-2008 futbol sezonunda Süper Amatör, Birinci ve İkinci Amatör takımlarında faaliyet göstermekte olan 245 Sporcuya, 28 Antrenöre, 25 yöneticiyle uygulanmıştır. Elde edilen veriler frekans dağılımı ve Ki-Kare analizi adlı istatistiki tekniklerden yararlanılarak değerlendirilmiş ve yorumlar buna göre yapılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen bulgular şöyle özetlenebilir :Sporun içinde olan başta yönetici, antrenör, sporcu ve taraftarlar her şeyin başında ahlaken olgunluğa erişmek gerektiğini ve skorun üç ihtimalle biteceğinin idrakine varması ve her şeyden önce karşılıklı saygının önem kazandığı bilincinin yerleşmesi gerektiği tespit edilmiştir. Ayrıca yönetici ve antrenörlük mesleğinin kişilik ve mesleki yeterlilik açısından donanımlılık eksikliğinin de olduğu, yöneticilik, liderliğin getirdiği ve idari bir yükümlülük gerektirdiği ve bunun eksikliği, kulüp yöneticiliği bilincinin gelişmediği ve kulüp yönetimi, yönetim üyelerinin görevlendirilmesi değil sadece başkanın her türlü yükümlülüğü kendisinin yaptığı ağır bir yük haline geldiği, bununda idari açıdan birçok eksikliğe neden olduğu ve kulüplerde kulüp yönetiminin ciddi bir teşkilatlanma eksikliğinin, her üyenin sorumluluğunda bir görev dağılımı olmadığı sonucuna varılmıştır.Günümüzde futbolda başarının hemen gelmesi ve kısa zaman diliminde gerçekleşmesinin istenilir hale geldiği ve bunun akabinde uzun vadeli köklü değişikler yaparak öncelikle tesis; kulüp binası, kulübe ait saha, malzeme açısından antrenörün ve sporcuların sıkıntı çekmemesi ve ön önemlisi gençlere önem verilerek yani altyapına önem verilerek günü birlik transferler değil uzun vadede takım iskeletini oluşturup genç yetenekleri takviye etmekle istikrarlı bir takım hüviyeti oluşturma idealinin eksikliği sonucuna ulaşılmıştır.
Yürüyüş egzersizinin 18-22 yaş arası bayanların bazı fiziksel ve fizyolojik parametrelere etkisi
Yürüyüs egzersizleri sedanter bayanların solunum ve kan degerleri üzerine etkisini arastırmak amacıyla yapılan bu çalısmaya, yas ortalamaları 20.70±1,16yıl ve boy uzunluklarının ortalamaları 166,54±4,47cm olan 24 gönüllü ve saglıklı bayan katıldı. Deneklere 8 hafta boyunca uygulanacak yürüyüs programı, çalısmanın amacı ve çalısma öncesinde ve sonrasında kendilerine uygulanacak testler ve kan analizleri hakkında yeteri sekilde bilgilendirildi.. Deneklerin yapılan ölçümler neticesinde, vücut yag yüzdesi ve vücut kitle indeksi degerlerine bakıldıgında birinci ölçümde vücut yag yüzdesi 20,71±2,75, vücut kitle indeksi 20,36±2,42 iken ikinci ölçümde vücut yag yüzdesi 19,10±2,48, vücut kitle indeksi 20,08±2,43, aerobik kapasite degerlerine bakıldıgında birinci ölçümde 28,40±2,33 iken ikinci ölçümde 30,57±2,79, sistolik ve diastolik basınç degerlerine bakıldıgında birinci ölçümde116,04±11,51, 75,62±9,59 iken ikinci ölçümde 115,20±9,02 75±8,07, hemoglobin, eritrosit, lökosit degerlerine bakıldıgında sırası ile birinci ölçümde hemeglobin 12,45±1,24 iken ikinci ölçümde 12,63±1,14, eritrosit degeri birinci ölçümde 4,42±0,24 iken ikinci ölçümde 4,40±0,20, lökosit degeri birinci ölçümde 6,47±1,47 iken ikinci ölçümde 6,77±1,56 tespit edilmistir. Deneklere ait, glikoz degerlerine bakıldıgında birinci ölçümde 80,75±8,43 iken ikinci ölçümde88,50±13,31, kolestrol degerlerine bakıldıgında birinci ölçümde134,1±12,11 iken ikinci ölçümde 136,33±13,78 olarak, trigliserid degeri ise birinci ölçümde 94,91+18,33 iken ikinci ölçümde 95,58±18,91, HDL ve LDL degerlerine bakıldıgında birinci ölçümde HDL 47,70±6,81 iken ikinci ölçümde 92,37±15,32, LDL birinci ölçümde 67,39±14,14 iken ikinci ölçümde 24,57±8,87, FVC degerine bakıldıgında birinci ölçümde 2,99±0,42iken ikinci ölçümde 3,09±0,52 olarak, FEV1degeri ise birinci ölçümde 2,93+0,38 iken ikinci ölçümde 3,00±0,47 olarak, FEV% birinci ölçümde 98,20+2,84, ikinci ölçümde 98,04+4,17, MVV ise birinci ölçümde 110,08+14,42 ve ikinci ölçümde 110,20+14,85, PEF degerine bakıldıgında birinci ölçümde 314,20±62,33 iken ikinci ölçümde 396,08±61,23 tespit edilmistir. Sonuç olarak; yürüyüs egzersizlerinin aerobik kapasiteyi olumlu yönde gelistirdigi ve buna baglı olarak alınan oksijen miktarını artmasıyla beraber bazı kan parametrelerinde, vücut yag yüzdesinde, vücut kitle indeksinde istatistikî anlamlılıklar bulurken solunum parametrelerini çok fazla etkilemedigi tespit edilmistir.