Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Ahmet Kovancı
11 theses · İstanbul Beykent University
İş güvenliğinin çalışan memnuniyeti ve motivasyonu üzerine etkisi
İş Sağlığı ve Güvenliğinin günümüzdeki yeri ve önemi her geçen gün artmaktadır. Buna örnek verecek olursak, bir iş yerinde 50 kişi ve üzeri personel çalıştıran ve 6 aydan uzun iş ortaya koyan bütün işletmeler çalıştırdıkları kurumda iş güvenliği uzmanı, iş yeri hekimi ve iş yeri hemşiresi bulundurma zorunluluğu vardır. İş sağlığı ve güvenliği, çalışanların performanslarının arttırılması ve kurumun hasta potansiyelinin artması için büyük önem taşımaktadır. İş güvenliği ile ilgili bir çok yeni yönetmelik çıkarılmıştır. Çıkarılan bu yönetmelikler çalışanların haklarını daha iyi korunmasını sağlamaktadır. Bu durumda çalışanların iş yaşantısındaki motivasyon ve memnuniyetinin artmasını sağlar. İş sağlığı ve güvenliği yönünden çalışma ortamlarının çalışanların daha mutlu, huzurlu ve güven içerisinde çalışabilecekleri bir ortam oluşturulması gerekmektedir. Uygun fiziki ortam, aydınlatma, ısı, nem, havalandırma, gürültü gibi etkenlerin iyi düzenlenmesi gerekmektedir. Çalışanların motivasyon ve memnuniyetinin artması için çalışan personelin iş sınıfına göre bir takım olumlu iyileştirmeler yapması gerekmektedir. Bunlar ücret, fazla mesai , güvenlik vs. gibi sıralama yapmamız mümkündür.
Çağrı merkezlerinde dış kaynak kullanımının müşteri memnuniyeti üzerinde etkisi
ÖZ ÇAĞRI MERKEZLERİNDE DIŞ KAYNAK KULLANIMININ MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ ÜZERİNDE ETKİSİ Yapılan araştırma, günümüzde çok büyük bölümü dış kaynak altında yönetilen çağrı merkezlerinin, müşteri memnuniyeti sonuçlarına etkisini inceleyecektir. Araştırmada müşteri memnuniyetini ölçmek ve konuyla alakalı potansiyel problemleri gözlemlemek üzere bir telekomünikasyon şirketinden hizmet alan 875 müşteriyle, bağımsız araştırma şirketi tarafından yapılan müşteri memnuniyeti anket sonuçları incelenmiştir. Araştırmaya konu olan telekomünikasyon şirketinin dokuz farklı lokasyonda çağrı merkezi vardır. Çağrı merkezlerinden sekiz tanesi dış kaynak ( outsource ) bir tanesi şirket içi kaynak ( inhouse ) personel kullanımıyla yönetilmektedir. Araştırma sonuçlarında genel memnuniyet skoru ve tüm lokasyonlara ait skor beklenen memnuniyet hedefinin üzerinde gerçekleşmiştir. Şirket içi personel ile yönetilen çağrı merkezi memnuniyet skorlarının, hem araştırma yapılan ekim ayında hem de yıl ortalama trendinde diğer tüm lokasyonların üzerinde olduğu tespit edilmiştir.
İşletme yönetiminde karar alma tekniklerinde psikolojik faktörler
Karar hayatımızın her anını kapsamıştır değe biliriz. Aldığımız kararlar hayatımızı iyi ve kötü yönde yönledirir. Doğru karar aldıysak iyi, yanlış karar aldıysak kötü yönde diye biliriz. Bu yüzden karar almak yatımızın önemli bir parçasıdır söyleye biliriz. Doğru kararın alınması genel olarak biliğe dayanır. Lakin bazen öyle haller ola bilirki, ne kadar biliğimizin olmasına karşın yanlış karar kabul ederiz. Bu durumun bir sıra sebepleri vardı. Örneğin, karar kabul ettiğin an psikolojik baskının olması, korku, stres, heyacan, yanlış bilgiler vb. Yöneticinin doğru ve iyi bir karar alması üçün bilmesi gereken bazı teknikler vardır. İlk önce hangi amaç için karar alınacağını belirlemeli, toplaya bileceği kadar bilgi toplamalı, soruna her açıdan bakmalı, sorunun çözümü için bir yolla yetinmeyip birden fazla alternatif bulmalı, sonradan çıkan sorunları önlemek için tahminler yürütmelidir. Karar almakta duyguların rolu da önemlidir. İşletmelerde karar verilme tipi yöneticiden yöneticiye değişiyor. Otokratik yönetimde yönetici insandan çok işe önem veriyor. Verdiği kararlar da bu yönde değişiyor. Sert ve katı olduğu için amaçlarına varmak için her yolu denerler. Genelde böyle yöneticilerin kararları işletme için gelirli insan ilişkilerinde aksi olur. Bunun aksi olarak Kumru tip yöneticiler ise kararlarında insan ilişkilerine daha çok önem verirler. Liberal olan yönetim biçiminde yönetici nerdeyse karar vermez olur ve sorunluluktan kaçır. Ortayol yönetim biçiminde iş ve insan ilişkilerine ortak değer verilir. Burada yönetici karar alırken her iki tarafı düşünüyorlar. Demokratik yönetimde karalar genelde grup şekilde verilir. Çünkü bu yönetici astların ii kararlarına önem verir ve onların desteğiyle katılımlı bir biçimde karar alınır. Bu tip yöneticiler içinden sonucu Demokratik yönetim biçimi en verimli yönetim biçimidir.
Örgütsel davranışın sektörler arası karşılaştırılması ve yönetim psikolojisine etkisi
Çalışmanın amacı, örgütsel davranışın farklı sektörlerde faaliyet gösteren yöneticilerin yönetsel karar ve süreçlerindeki etkisini incelemektir. Amaç çerçevesinde öncelikle örgütsel davranış teorik olarak incelenmiş, sektörel tanımlamalar yapılmıştır. Sağlık, Turizm, Gıda sektörleri hakkında bilgilendirmeler yapılmıştır. Uygulama safhasında ise sağlık, turizm ve gıda sektörlerinde çalışan yöneticilere yönelik 15 soruluk anket gerçekleştirilmiştir. Uygulama sürecinde anket yöneticilere mail ortamında iletilmiştir. Yöneticilerde cinsiyet, yaş, medeni hal, eğitim durumu, sektör deneyimi gibi sorular sorulmuştur. Bunların dışında 5'li likert ölçeğine göre cevaplandırılması istenen sorular sorulmuştur. Grup şirketi olmasından dolayı 77 yöneticiye anket yöneltilmiştir. Anketin uygulandığı kitle orta ve üst düzey yönetici kitlesidir. SPSS 16 paket programında yapılan anketler değerlendirilmiştir. SPSS 16 paket programında anket sorularının güvenilirlik analizi, demografik bilgilerin ve soruların frekans analizleri yapılmıştır. Bununla birlikte anketlerin sorularının T-testi analizi, Anova analizi gibi analizleri de yapılmıştır.
Kaliteli hizmet üretiminin müşteri memnuniyeti üzerine etkisi ve havacılık sektöründe bir uygulama
Hizmet kalitesi olgusu şirketler için nihai bir hedef olarak görülmektedir. Bu hedef için de şirketler müşterilerinin beklentileri için uygun üretim ve pazarlama faaliyetleri tasarlamaktadırlar. Çünkü müşteriler, şirketlerin üretim ve pazarlama faaliyetlerine göre kendi satın alma davranışlarını belirlemektedirler. Hizmet kalitesi, bu davranışların şekillendirilmesi adına en önemli unsurların başında gelmektedir. Aynı zamanda şirketler, hizmet kalitesi için belirli bir standart da belirlemektedirler. Bu standartlar, hizmetlerin kalitesinin belirli kurallar çerçevesinde şekillenmesi adınadır. Müşteriler de şirketlerin bu faaliyetlerini yakından takip etmektedirler. Şirketlerin üretim ve pazarlama konularına dair algıları aynı zamanda müşterilerin satın alma ve tüketim algılarına da etki etmektedir. Bu nedenle hizmet kalitesi şirketlerin hizmet konusundaki tanıtıcı öğeleridir. Bu hizmet kalitesi konusu müşteri memnuniyeti adına değerlidir. Müşteri memnuniyetini sağlamak şirketlerin en önemli hedefidir ve müşterilerin memnuniyet hissetmek hem kanuni hem de sosyal hakkıdır. Özellikle karmaşık ve zorlu rekabet koşulları altında müşteri memnuniyeti şirketler için kaçınılmaz bir olgudur. Bir şirketin yaşam döngüsünün müşteri memnuniyetine bağlı olduğu söylenebilir. Bu tez çalışmasında, hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyeti kavramları ele alınmış ve hizmet kalitesinin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisine değinilmiştir. Tez çalışmasının son bölümünde bu etkinin ölçülmesi adına, havacılık sektöründe çalışan 77 kişi üzerinde uygulanan bir anket çalışmasına yer verilmiş ve katılımcıların konuya dair fikirleri değerlendirilmiştir.
Örgütlerde otokratik liderlik sistemi ile örgütsel sinizm ilişkisi, çalışanlar ve örgüt verimliliği üzerindeki etkileri
Örgütler için liderler birleştirici birer unsur olarak en önemli aktördürler. Örgütlerin başarısı, bütünlüğü ve istikrarı için liderlerin etkinliğine ihtiyaç duyulmaktadır. Aynı zamanda çalışanlar da lider figürüne büyük önem atfetmektedirler. Çünkü lider, çalışanların kendilerini örgütün ve sistemin birer parçası olarak hissetmeleri adına koruyucu ve yönlendirici bir göreve sahiptir. Çalışanlar bireyler de bunu bilerek liderlerini buna göre gözlemlemektedirler. Fakat örgütler de klasik bir lider modeli olarak otokratik liderlik davranışı da görülebilmektedir. Kültürel yapı ya da zorunluluk gibi nedenlerden ötürü örgütlerin içerisinde otokratik liderlik davranışına rastlanabilmektedir. Bu davranış bazı çalışanlar tarafından kabul görse bile çalışanların çoğunluğu tarafından kabul edilmemektedir. Çünkü çalışanların genel olarak beklentisi daha demokratik bir lider modelidir. Bu baskın lider modeli ile birlikte çalışanlar ve örgüt için bazı sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Bunlardan biri olarak örgütsel sinizm son yıllarda ciddi bir tehdit haline gelmiştir. Örgütsel sinizm, özellikle örgütlerdeki iletişim süreçlerindeki sorunun bir çıktısı olarak değerlendirilmektedir. Bu sorunun yönetimi için de uzlaştırıcı ve arabulucu bir lider modeline ihtiyaç duyulmaktadır. Otokratik liderliğin bu noktadaki konumu tartışmalıdır. Bu çalışmada otokratik liderlik ve örgütsel sinizm kavramlarının ilişkisi ve örgütlerin verimliliği üzerine etkisine değinilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise 58 kişilik, havacılık sektöründe görev alan bir katılımcı grubu ile anket çalışması bulunmaktadır ve bu araştırmada katılımcıların iki kavramın ilişkisine dair algısına bakılmıştır.
Günümüz motivasyon unsurlarının insan kaynakları yönetimindeki etkinliği üzerine bir araştırma
Motivasyon konusu 19. Yüzyıldan günümüze kadar araştırılmış, farklı teoriler geliştirilmiş ve çeşitli deneyler yapılarak insanların motivasyonunun nasıl sağlanacağı konusunda net bir karara varılamamıştır. Çünkü insan ihtiyaçları ve onları etkileyen unsurlar farklıdır. İnsan kaynakları yönetimi bu noktada insanı yakından takip ederek, ihtiyaçlarını belirleyip onları motive eden unsurları ön plana çıkartarak farklı uygulamalar ile motivasyonlarını arttırmaktadır. Bu çalışmada motivasyon konusu ve insan kaynakları yönetimi kavramsal olarak ele alınmıştır. İstanbul ili içinde farklı sektörlerde iş görenler üzerinde anket çalışması yapılarak veri tabanı oluşturulmuştur. Veri tabanından elde edilen bilgiler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Anket çalışmasına katılan insanların motivasyonunu arttıran unsurların neler olduğu, bu unsurların insan kaynakları yönetiminde ki etkisi ve önemi açıklanmıştır. Yapılan çalışmanın sonucunda motivasyon konusunun insan kaynakları yönetiminin en önem verdiği konu olduğu anlaşılmıştır. İnsanların ihtiyaçlarının, demografik özelliklerinin, toplumsal ve sosyal konumlarının farklı olması sebebiyle iş görenlerden yüksek performans elde edebilmek adına bu ihtiyaç ve özellikler göz önünde bulundurularak farklı motivasyon unsurları uygulanabilir sonucuna ulaşılmış, yüksek lisans tezi olarak rapor haline getirilmiştir.
Açık hava reklamlarının pazarlama üzerine etkisi: İstanbul ili örneği
Günümüzde aynı üründen birden fazla markanın seçeneklerini tüketiciye sunulurken bir adım daha önde yer almak için işletmeler reklam araçlarından yararlanmaktadır. Üretimin olması, tüketiciye birden fazla seçenek sunulması, pazar piyasasındaki rekabeti acımasız hale getirmektedir. İşletmeler kar oranını yüksek, tanıtım maliyetini düşük tutmayı, hedef kitleye ulaşmayı ve sonrasında ürünü almak ya da hizmeti kullanmak için satın alma işlemini gerçekleştirmeyi hedeflemiştir. Açık hava reklamları hedef kitleye ulaşmada ve istediği mesajı vermede zorluk çekmeden tanıtım yapmaktadır. Hareketli, durağan, gezgin ya da teknolojiye uygun şekilde tüketicinin dikkatini başarıyla çekmektedir. Satın alma işlemini gerçekleştiren, ürünün tutundurmasını sağlayan ve marka farkındalığını oluşturan reklam aracıdır. İstanbul ilindeki sokağa çıkan insanların üzerindeki, açık hava reklamcılığının pazarlama üzerine etkisini araştırmak üzere 55 sorudan hazırlanmış anket uygulaması yapılmış olup, 362 kişiye uygulanmıştır. SPSS 21 programında güvenirliliği ve geçerliliği kontrol edilen anketlerrin, faktör analizi, korelasyon analizi yöntemleri ile incelenmiştir. Sonuçta Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis H testi ve diğer bilgi etkenlerinin pazarlama üzerine anlamlı bir ilişkisi olduğu belirlenmiştir. Böylelikle açık hava reklamlarının pazarlama üzerine etkisinin olduğu ortaya konulmuştur.
Kabin ekibi personelinin yetkinlik geliştirme ve işe uyum süreci; Havacılık sektöründe bir araştırma
İnsan kaynaklarında önemli olan yetkinlik geliştirme ve işe uyum konusunun sivil havacılık sektöründe kullanımına yönelik kabin ekiplerini kapsayan araştırmanın amacı kabin ekiplerinin yetkinlik geliştirme ve işe uyumda algı düzeylerini tespit etmek, gelişimi ve uyumu etkileyen demografik özelliklerin etkileme seviyesini görmek ve bu alanda yapılmak istenen yeni uygulamalar için veri oluşturmaktır. Sivil havacılık sektöründe aktif olarak görev yapmış,minimum 10 yıl tecrübesi olan farklı şirketlerde görev yapmış 386 kabin ekibine anket yoluyla uygulanmıştır.Uygulanan anketin içeriği 43 adet çoktan seçmeli ve 10 adet demografik sorudan oluşmuştur.yetkinlik geliştirme ve uyum olarak 2 ölçek oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda kabin ekiplerinin yetkinlik geliştirme ve işe uyum algılarının genel olarak yüksek olduğu görülmüştür. Cinsiyet, yaş ve medeni durum özelliklerden ziyade algı seviyesini belirleyici faktörler eğitim durumu, çalışma hayatı süresi, kurumda çalışma süresi ve iş yerindeki pozisyon olmuştur.Genel olarak mesleğinde yetkinliği geliştikçe sosyal statü olarak gelişme düşüncesinin yüksek olduğu ancak görev farkındalığı ve iletişimle ilgili bölümde ekip içindeki algının düşük olduğu görülmüştür. Literatür araştırmalarında, takım ve gruplar ya da farklı sektörlerde İK uygulamalar çalışılmıştır ancak sivil havacılık sektöründe kabin ekiplerine yönelik yetkinlik geliştirme ve işe uyum açısından yapılmış ilk çalışma özelliği vardır.
Yönetimde karar süreçlerinde dönüşümcü liderlerin çalışanların yaratıcılıklarına etkisi: Mobilya sektörü çalışanları üzerinde bir araştırma
Dönüşümcü liderliğin ortaya çıkış amacı kurum genelinde sistemli değişim ve dönüşümü gerçekleştirmek ve sonrasında da bunu sürdürebilmektir. Bu bağlamda çalışmanın amacı yönetimde karar süreçlerinde dönüşümcü liderlerin çalışanların yaratıcılıklarına etkisinin ortaya konulmasıdır. Araştırma kapsamında çalışanlara dönüşümcü liderlik ve yaratıcılık ölçeklerinden oluşan anket uygulanmıştır. Ölçeklere ilişkin Cronbach Alfa değerleri İdealleştirilmiş Etki 0,869, Telkinle Güdüleme 0,762, Bireysel Destek 0,814, Yaratıcılık ise 0,797'dır. Araştırmanın önemli bulguları içerisinde cinsiyetin idealleştirilmiş etki, telkinle güdüleme, bireysel destek ve yaratıcılık ölçeği toplam puan ortalamaları karşılaştırılmış, ortalamalar arasındaki farklılığın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı sonucuna varılmıştır. Evli bireylerin telkinle güdüleme puanları bekarlara göre yüksek olduğu görülürken, bekar bireylerin yaratıcılık ölçeği toplam puanları evlilere göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Medeni durum bakımından idealleştirilmiş etki ve bireysel destek puan ortalamaları arasındaki farklılığın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı gözlenmiştir. Yaş düzeylerine göre ise idealleştirilmiş etki, telkinle güdüleme, bireysel destek ve yaratıcılık ölçeği toplam puan ortalamaları arasındaki farklılığın istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığı araştırılmış, telkinle güdüleme ve bireysel destek toplam puan ortalamaları arasındaki farklılığın istatistiksel olarak anlamlı olduğu sonucuna varılmıştır.
Aile şirketleri yönetiminde nepotizmin etkileri ve İstanbul ili aile şirketleri üzerine bir araştırma
Aile işletmelerinin oluşum aşamaları ve devam eden dönemlerde aile bireylerinin yönetime dahil olması konusunda bazı sorunlar yaşanmaktadır. Aile işletmelerinde görev alan kişilerin profesyonel yeterliliklerinde yaşanan sorunlar ve sadece aile bireylerinden oluşan çalışan kadrosu, dönemsel olarak başarısızlıklara neden olabilmektedir. Nepotizm kavramı, şirket içinde aile üyelerine yapılan kayırma davranışını nitelemektedir. Kurumsallaşamama konusunda nepotizmi devam ettiren şirketlerin piyasa içinde karşılaştıkları sorunlar arasında önemli bir yere sahiptir. Nepotizmin var olduğu işletmelerde motivasyon, bağlılık ve işten duyulan hazzın azaldığı pek çok araştırmayla ortaya konmuştur. Aile işletmelerinde nepotizm uygulamalarını konu edinen bu çalışmada 171 aile işletmesi çalışanından hazırlanan anket formunu doldurmaları istenmiştir. Elde edilen bulgular aile işletmelerinde uygulanacak stratejilerin gelişimine katkı sağlayacaktır. Bu çalışmanın sonuçları işe alım, ücretlendirme politikaları ve ücret seviyelerinin belirlenmesi ile çalışma koşullarının adilliği bakımlarından nepotizm uygulandığını doğrulamaktadır. Anahtar Kelimeler : Nepotizm, Aile Şirketleri, Kurumsallaşamama