Theses supervised by Doç. Dr. Mehmet Karataş

15 theses · Fırat University, Dicle University, Adıyaman University, İnönü University

Master'sOpen AccessTR

Öğütülmüş pomza ve C sınıfı uçucu kül ikameli kendiliğinden yerleşen harçların mekanik ve durabilite özellikleri

Bu çalışma öğütülmüş pomza ve uçucu kül ikamesinin kendiliğinden yerleşen harcın taze ve sertleşmiş halleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Biri kontrol karışımı dahil olmak üzere toplamda dört seri kendiliğinden yerleşen harç karışımı üretilmiştir. İlk seri kontrol karışımıdır. İkinci seride çimento ağırlıkça %5, %10, %15 ve %20 oranlarında öğütülmüş pomza ile ikame edilmiştir. Üçüncü seride çimento ağırlıkça %10, %20 ve %30 oranlarında uçucu kül ile ikame edilmiştir. Dördüncü seride öğütülmüş pomza ve uçucu kül ağırlıkça çimentonun %25' ini geçmeyecek şekilde birlikte kullanılmıştır. Dördünce seride %10 oranında uçucu kül %5, 10 ve %15 oranlarında öğütülmüş pomza ile, %20 oranında uçucu kül ise %5 oranında öğütülmüş pomza ile beraber kullanılmıştır. Taze beton deneyi için her bir karışım için mini çökme-yayılma deneyi yapılmıştır. Sertleşmiş beton deneyi için 40x40x160 mm boyutlarındaki numuneler 7, 28 ve 90 gün boyunca kür edildikten sonra üç noktalı eğilme ve basınç deneyleri yapılmıştır. 28 günlük kür süresinden sonra numuneler 300 °C, 600 °C ve 900 °C sıcaklıklara maruz bırakılarak yüksek sıcaklık direnci araştırılmıştır. Bunun yanı sıra sülfat direncini incelemek için numuneler 28 günlük kür süresinden sonra %10'luk magnezyum sülfat çözeltisinde 90 gün boyunca bekletilmiştir. Bunların yanında her bir karışım için 50 mm'lik küp numuneler üzerinde porozite, toplam su emme, yoğunluk ve kılcal su emme deneyleri yapılmıştır. En yüksek eğilme ve basınç dayanımları 10P+10UK karışımından elde edilmiştir. 300 °C sıcaklık maruziyetinden sonra kontrol karışımının dayanımına en yakın olan karışım 15P kodlu karışım olmuştur. 600 °C ve 900 ° C sıcaklıklardan sonra tüm numunelerin dayanımlarında önemli azalmalar meydana gelmesinin yanısıra numunelerin yüzeyinde belirgin çatlamalar ve dökülmeler gözlenmiştir. Magnezyum sülfat maruziyetinden sonra en yüksek dayanım %10 UK ikameli karışımdan elde edilmiştir. En yüksek porozite ve su emme değerlerine sahip olan karışım 30UK kodlu karışım olmuştur.

DayanıklılıkHarçKendiliğinden yerleşen betonlar+2
Fatma Tabak
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğütülmüş bazalt ile üretilen kendiliğinden yerleşen harçların durabilite özellikleri

Bu tez çalışmasının amacı bazalt tozu ve silis dumanı ile üretilen kendiliğinden yerleşen harçların (KYH'nin) dayanıklılığı ve mekanik performansının araştırılmasıdır. Bu doğrultuda kontrol karışımı ile birlikte %5, %10, %15, %20, %25, %30, %35 ve %40 bazalt tozu ikamesi içeren ikili karışımlar ile %10 silis dumanı ve %5, %10, %15, %20 oranlarında bazalt tozu ikamesi içeren üçlü karışımlar olmak üzere toplamda 13 farklı karışımdan 5 seri harç numunesi üretilmiştir. Üretilen taze ve sertleşmiş harçların üzerinde işlenebilirlik ve dayanım deneyleri gerçekleştirilmiştir. 180 gün kür süresi sonunda sülfat çözeltisinde bekletilen numunelerin dayanım değerleri suda bekletilenlerle karşılaştırılmıştır. Bazalt tozu ve silis dumanı ikamesinin harç numunelerinin mekanik özellikleri, kılcal su emme oranları, toplam su emmeleri, poroziteleri ve sülfat dirençleri belirlemek için deneyler yapılmıştır. Çalışma sonucunda bazalt tozu ve silis dumanının birlikte kullanılmasının dayanıma katkı sağladığı görülmüştür. %10'a kadar bazalt tozu kullanımının KYH'nin mekanik özeliklerini arttırdığı belirlenmiştir. Bazalt tozu kullanımının sülfat atağına karşı olumlu etki gösterdiği gözlemlenmiştir.

BazaltHarçKendiliğinden yerleşen harç+2
Esra Türk
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Alkalilerle aktive edilmiş bitlis yöresi pomzası içeren hibrit bağlayıcıların üretilebilirliğinin incelenmesi

Portland çimentosu üretimi esnasında çıkan CO2 gazının çevresel etkileri alternatif bağlayıcılar aranmasına sebep olmuştur. Alüminosilikat yapıya sahip malzemelerin alkali çözeltilerle aktif edilmesiyle üretilen alkalilerle aktive edilmiş bağlayıcılar (geopolimerler) bu alternatiflerden biridir. Az miktarda Portland çimentosu ile üretilen alkalilerle aktive edilmiş pomza içeren hibrit bağlayıcılar ise, geleneksel çimento ve inorganik geopolimerlerin malzeme özelliklerinden yararlanırken hem çevresel açısından hem de gelişmiş mukavemet özelliklerinden ötürü araştırmacıların ilgisini çekmektedir. Bu tez çalışmasında, Bitlis yöresine ait pomzanın alkalilerle aktive edilmiş sistemlerde kullanılabilirliği ve düşük oranlarda (%20'ye kadar) Portland çimentosu ilavesinin üretilen bu malzemelerin üzerindeki etkisi incelenmiştir. Alkali aktivatör olarak sodyum silikat (Na2SiO3) ve potasyum hidroksit (KOH) çözeltileri kullanılmıştır. Portland çimentosu içeren ve içermeyen alkalilerle aktive edilmiş hamur numunelerin malzeme oranları ve kür koşulları tespit edilmiş sonrasında alkalilerle aktive edilmiş pomza içeren hibrit harçlar üretilmiştir. Hamur karışımların en uygun malzeme miktarları; Portland çimentosu içeriği (%0, %5, %10, %15 ve %20), alkali çözelti/bağlayıcı oranı (0.47, 0.50 ve 0.53) ve Na2SiO3/KOH oranı (1, 2 ve 3) üzerinden değerlendirilmiştir. UPV, basınç dayanımı, yoğunluk, toplam su emme ve porozite deneyleri gerçekleştirilirken üretilen malzemelerin mikro yapılarının incelenebilmesi için SEM/EDX ve FTIR analizleri yapılmıştır. Karışım oranları belirlendikten sonra farklı etüv sıcaklıklarında (20˚C, 40˚C, 60˚C, 80˚C, 100˚C ve 120˚C), farklı etüv sürelerinde (24, 48, 72 ve 96 saat) ve farklı bekleme sürelerinde (3, 28 ve 90 gün) kür koşulları incelenmiştir. Farklı bağlayıcı dozajlarında hazırlanan alkalilerle aktive edilmiş pomza içeren hibrit harçların UPV, eğilme dayanımı, basınç dayanımı, yoğunluk, toplam su emme ve porozite değerleri deneyler sonucunda elde edilmiştir. Yüksek sıcaklıklar karşısındaki davranışlarını inceleyebilmek için optimum bağlayıcı dozajına sahip harç numuneler 200˚C, 400˚C, 600˚C, 800˚C ve 1000˚C sıcaklıklara maruz bırakılmış ve UPV, basınç dayanımı ve ağırlık kayıpları tespit edilmiştir. Mikro yapı özelliklerinin incelenebilmesi için SEM/EDX ve FTIR analizleri gerçekleştirilmiştir. Deneyler, ortam koşullarında kür edilen numunelerden tatmin edici basınç dayanımı sonuçlarının alınabileceğini göstermiştir. 100˚C sıcaklıktaki etüvde 72 saat bekletilen 28 günlük alkalilerle aktive edilmiş pomza içeren hibrit hamur numunelerde 91.09 MPa, harç numunelerde ise 43.66 MPa basınç dayanımı elde edilmiştir. Yüksek sıcaklık dereceleri arttıkça harç numunelerin basınç dayanımları düşmektedir. 800˚C sıcaklıkta basınç dayanımındaki kayıp %49.32 olarak gerçekleşmiştir. Bu sonuçlar, Bitlis yöresi pomzasının alkalilerle aktive edilmiş hibrit sistemlerde kullanılabileceğini göstermiştir.

Bilal Balun
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kaolin kullanımının kendiliğinden yerleşen harçların dayanım ve dayanıklılık özelliklerine etkisi

Bu çalışmanın amacı mineral katkı kullanımının kendiliğinden yerleşen harcın (KYH) dayanım ve dayanıklılık özelliklerine etkisinin araştırılmasıdır. Beton üretiminde yüksek dayanım, dayanıklılık ve optimum işlenebilirlik özelliklerini belirlemek için hem taze hem de sertleşmiş harç özellikleri incelenmiştir. Mineral katkı maddelerinin (Silis dumanı, uçucu kül, yüksek fırın cürufu, metakaolin vb.) çimento yerine ikame edilmesi harçların taze ve sertleşmiş özelliklerini önemli derecede etkilemektedir. Ayrıca yapılacak çalışmalarla çimento yerine ikame edilen mineral katkı malzemelerine yöresel anlamda yenilerini eklemek hem yöre hem de ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır. Bu çalışmada, KYH üretiminde normal agrega olarak 0-2 mm ve 2-4 mm dere agregası kullanılmıştır. Mineral malzeme olarak CEM I 42.5 N sınıfı portland çimentosu yerine %5, %10, %15 ve %20 oranında kaolin (K) ve %5, %10, %15 ve %20 oranında 600 ºC'de 5 saat kalsine edilerek elde edilen kalsine kaolin (MK) kullanılmıştır. Serilerde, 630 kg/m3 toplam bağlayıcı malzeme ve 8 kg/m3 süper akışkanlaştırıcı (HTECH36) miktarı sabit tutulmuştur. Tüm harçlar 0.43 su/bağlayıcı oranında üretilmiştir. Biri kontrol numunesi olmak üzere toplamda 9 farklı harç numuneleri tasarlanmıştır. Tüm harçlarda kendiliğinden yerleşebilme özellikleri için taze haldeki KYH'lerin mini çökme yayılma, işlenebilirlik ve kıvam özellikleri için viskozimetre deneyleri gerçekleştirilmiştir. KYH'lerin sertleşmiş haldeki özelliklerinin belirlenebilmesi için de 5x5x5 cm küp numunelerine yoğunluk, porozite, toplam su emme ve kılcal su emme deneyleri yapılmıştır. 4x4x16 cm prizma numunelerine eğilmede çekme dayanımı, basınç dayanımı ve yüksek sıcaklık deneyleri yapılmıştır. Deney sonuçlarına göre mineral katkı kullanılan harçların taze haldeki özellikleri kendiliğinden yerleşebilirlik kriterlerine uymaktadır. Mineral katkı oranının artmasıyla harçların mekanik özellikleri azalmış ancak yüksek sıcaklığa karşı direnç artmıştır. Anahtar Kelimeler: Kendiliğinden Yerleşen Harç, Kaolin, Kalsine Kaolin, Yüksek Sıcaklık

Furkan Arslan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğütülmüş vermikülit kullanılarak üretilen kendiliğinden yerleşen harçların yüksek sıcaklık direnci

Bu tez çalışmasında amaç kendiliğinden yerleşen harç (KYH) üretiminde mineral katkı maddesi kullanımının dayanım ve durabilite özellikleri üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır. KYH'lerin işlenebilirlik özelliklerini belirlemek için taze harç deneyleri, dayanım ve durabilite özelliklerini belirlemek için sertleşmiş harç deneyleri uygulanmıştır. Yapılan deneysel çalışmalarda, KYH üretiminde agrega olarak 0-2 mm ve 2-4 mm dere agragası kullanılmıştır. Mineral katkı olarak öğütülmüş haldeki genleştirilmiş vermikülit (GV) %5, %10, %15, %20 oranlarında CEM I 42,5 N çimento yerine ikame edilmiştir. Ham vermikülit (HV) ise %5, %10, %15, %20 oranlarında CEM I 42,5 N çimento yerine, %10, %20, %30 ve %40 oranlarında agrega yerine ikame edilmiştir. KYH karışımlarında bağlayıcı miktarı 630 kg/m3, süper akışkanlaştırıcı 6 ile 8 kg/m3 miktarında sabit tutulurken su/bağlayıcı oranı değişmiştir. Kontrol numunesiyle birlikte 13 farklı karışım hazırlanmıştır. Tüm KYH karışımlarının taze haldeki özelliklerini belirlemek için mini çökme-yayılma ve viskozimetre deneyleri gerçekleştirilmiştir. KYH'lerin sertleşmiş haldeki özelliklerini belirlemek için 40x40x160 mm prizmatik numunelere eğilmede çekme dayanımı, basınç dayanımı ve yüksek sıcaklık deneyleri uygulanmıştır. 50x50x50 mm küp numunelere yoğunluk, porozite, toplam su emme ve kılcal su emme deneyleri uygulanmıştır. Deney sonuçlarına göre mineral katkı kullanılan KYH'lerin taze haldeki özellikleri kendiliğinden yerleşebilirlik kriterlerine uymaktadır. GV katkı kullanımı su emme değerlerini arttırırken mekanik özellikleri zayıflatmıştır. Kullanılan mineral katkı maddesi çeşit ve miktarı yüksek sıcaklık direncini etkilemiştir.

Hasan Anıl Toprak
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

400 ve 401 nolu Çermik Şer'iyye sicillerinin transkripsiyonu ve değerlendirmesi

Sosyo-ekonomik, hukûkî, idarî, dinî vb. hadiselerine tanıklık eden Şer'iyye sicilleri döneminin toplumsal olaylarını incelemek isteyen araştırmacılar için temel kaynakların başında gelmektedir. 400 ve 401 Nolu Çermik Şer'iyye Sicillerinin Transkripsiyonu ve Değerlendirmesi, başlıklı bu çalışma; giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde; genel olarak Diyarbakır tarihine kısaca değinilmiş; Çermik ilçesinin ise Antik dönemlerden Osmanlı hâkimiyetine kadar geçen tarihi süreci ele alınmıştır. İlk bölümde; Şer'iyye sicillerinin tarih ilmi açısından önemine değinilerek şer'iyye mahkemelerinin işleyişi ve bu mahkemelerde görev yapan, başta kadı olmak üzere diğer görevliler hakkında bilgi verilmiştir. Bu bölümde ayrıca Şer'iyye mahkemelerinin tarihi seyri içerisinde geçirdikleri değişikliklere değinilmiş, son olarak da kadı tarafından kaleme alınan belge çeşitleri ve diğer makamlardan kadıya gönderilen belge türleri sınıflandırılarak ele alınmış ve bu belge türleri açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde ise, incelenen belgeler transkrip edilerek özetlenmiş ve bu belgelerin özetleri ise kalınlaştırılarak incelenen belgelerin üst tarafında verilmiştir. IV Son bölümde ise; "Defterlerdeki Kayıtların Mahiyeti" başlığıyla belgelerde tespit edilen konular işlenmiş ve bu belgelerden elde edilen bilgilere dayanılarak Çermik'in idarî, sosyal, etnik, dinî, iktisadî ve eğitim yapısı incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Osmanlı Devleti, Diyarbakır, Çermik, Kadı, Şer'iyye Sicili

Diyarbakır-ÇermikOsmanlı tarihiTarih+2
Recep Kaya
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

405 nolu Çermik şer'iyye sicilinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (H.1310-1312/ M.1894-1895)

Osmanlı toplumunun kapalı olan birçok yönünün aydınlığa kavuşturması yönünden yazılı tarihin veri kaynaklarından birisi de şer'iyye degterleri ya da bir diğer adıyla mahkeme kayıtlarıdır. Bu defterler sadece Osmanlı kanunlarının uygulanmasını değil, gündelik hayatın, iktisadi, sosyal ve idari hayatı güzel bir şekilde gösterebilme özelliğini taşımaktadır. Bu mahkeme kayıtlarından biri olan 405 Nolu Çermik Şer'iyye Sicili ile Diyarbakır'ın Çermik ilçesinin ekonomik, sosyal ve idari durumu araştırılmaya çalışılmıştır. 405 Nolu Çermik Şer'iyye Sicillerinin Transkripsiyonu ve Değerlendirilmesi, başlıklı bu çalışma; giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde; Şerʻiyye Sicillerinin tanımı, ortaya çıkışı ve öneminden bahsedilmiştir. Diyarbakır ve Çermik alanında çalışılan şerʻiyye sicillerine değinildikten sonra 405 Nolu Şerʻiyye defterinde kullanılan metod hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde; 405 Nolu Şer'iyye Sicili defterinin muhtevasının yanında incelenen şer'iyye sicilinin özetleri hem ayrı olarak ve hemde koyu harflerle transkrip edilen belgelerin üst tarafında verilmiştir. İkinci bölümde ise; transkript edilmiş olan belgelerden yararlanarak 1894-1895 yıllarında Çermik Kazası'nın ekonomik, sosyal ve idari yapısı hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır.

19. yüzyılDiyarbakır-ÇermikEkonomik durum+6
Abdullah Cengiz
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Tek taraflı kronik otitli hastalarda fasiyal asimetri araştırılması

Fasiyal asimetri yüzün iki tarafı arasındaki boyut veya ilişki uyumsuzluğudur. Yüz asimetrisi nedenleri; konjenital, gelişimsel veya hastalık nedeniyle edinilmiş asimetri şeklinde sıralanabilir. Kronik Otitis Media (KOM) orta kulak veya mastoid boşluğun kalıcı inflamasyonudur. KOM ile kraniofasiyal gelişim arasındaki ilişki ve KOM'nin yüz asimetrisi gelişmesinde bir etken olup olmadığı net bir şekilde ortaya konulmamıştır. Bu çalışmada tek taraflı KOM'si olan hastalarda fasiyal asimetrinin değerlendirilmesini amaçladık. Bu araştırma retrospektif bir çalışma olarak planlandı. 18 yaşından büyük , tek taraflı (sağ veya sol ) kronik otitis media nedeniyle operasyon geçiren 100 hasta çalışma grubuna, operasyon veya travma geçirmemiş 100 hasta kontrol grubuna dahil edildi. Hastaların temporal BT görüntülerinde kranium orta hattı belirlendi. Porion, zigomatik arkın en dış kenarı ve infraorbital foramen orta noktasının kranium orta hatta olan uzaklıkları santimetre (cm) cinsinden ölçüldü. Her bir landmark için Aİ=│(dR-dL)/(dR+dL)│ (Aİ: Asimetri indeksi, dR: sağ ölçüm, dL: sol ölçüm) formülü ile asimetri indeksi hesaplandı. Sol KOM'sı olan hastaların sağ ve sol porion ölçümleri kontrol grubuna göre daha kısa olup anlamlı bir fark saptanırken ( p<0,5); zigomatik ark ve infraorbital foramen ölçümlerinde kontrol grubuna gore ölçümlerde anlamlı bir fark saptanmadı (p>0,5). Sağ KOM'si olan hastaların sağ ve sol porion ile zigomatik ark ölçümleri kontrol grubuna göre anlamlı bir fark ( p<0,5) saptanırken, infraorbital foramen ölçümlerinde anlamlı bir fark (p>0,5) saptanmadı. Sonuç olarak çalışmamızda BT görüntülerinden yapılan ölçümlerle tek taraflı otitis medianın fasiyal asimetri üzerinde bir etken olup olmadığı incelendi. Sonuçlar otitis medianın yüz gelişimi üzerinde olumsuz etkilerinin olduğunu ancak bu etkinin yüz simetrisini bozacak kadar belirgin olmadığını göstermektedir.

Mehmet Kaya
Adıyaman University
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeki akademisyenlerin etik algısının değerlendirilmesi

Amaç: Bu araştırma İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görev yapmakta olan akademisyenlerin etik algısının değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Bu araştırma, tanımlayıcı nitelikte bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesinde görev yapan 440 akademisyen (Prof. Dr., Doç. Dr., Dr. Öğr. Üyesi, Araştırma Görevlisi) oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi ise güç analizi ile 120 olarak belirlenmiştir. Toplamda 123 veri toplanmıştır. Veriler, Temmuz-Ekim 2021 tarihleri arasında akademisyenler ile yüz yüze görüşülerek, kişisel bilgi Formu ve akademik etik değerler ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler ile Kolmogorov Smirnov Testi, Levene testi, Mann Whitney Testi, ANOVA, Duncan Testi, Kruskal Wallis Testi ile yapılmıştır. Yanılma düzeyi ise p<0.05 anlamlı olarak alınmıştır. Bulgular: Katılımcıların %47.2'sinin araştırma görevlisi, %50.4'nün 5 yılın üzerinde çalıştığı, %34.1'in 31-40 yaş aralığında olduğu, %65'i klinik deneyime sahip, %74'ü ulusal alanda makale yayını olduğu, kendi ifadelerine göre %73.2'sinin akademik etik hakkında yeterli bilgiye sahip olduğu ve %69.9'unda etik dışı davranışı şikayet edeceği, %14.6'sının etik ihlal ile karşılaştığı saptanmıştır. Katılımcıların etik değerler algısı ortalaması 196.76 ± 16.27 (max: 260; Min: 155)'dir. Sonuç: İnönü Üniversitesini Tıp Fakültesinde görev alan akademisyenlerin etik algısıyla; cinsiyet ve karşılaşılan etik ihlali türleri arasında anlamlı farklılık olmadığı fakat yaş, klinik deneyim durumu, görev süresinde Akademik Etik Değerler Ölçeği alt boyutlarında gruplandığı zaman anlamlı farklılıklar olduğu, etik dışı davranışı şikayet etme, unvan, akademik etik hakkında bilgi, ulusal-uluslararası makalesi olma durumları arasında anlamlı farklılıklar olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Akademisyen, Tıp Fakültesi, Etik Algısı

AhlakAkademik personelAlgı+3
Sibel Kaynak
İnönü University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yoğun bakımda çalışan doktor ve hemşirelerin yoğun bakıma özgü etik konulardaki yaklaşımlarının etik duyarlılıkla ilişkisi

Yoğun Bakım Ünitelerinde Çalışan Doktor ve Hemşirelerin Etik duyarlılık Düzeylerinin Yoğun Bakıma Özgü Etik Konulardaki Yaklaşımlarının Etik Duyarlılıkla İlişkisi Amaç: Yoğun bakım ünitelerinde görev yapan doktor ve hemşirelerin etik duyarlılık düzeylerinin yoğun bakıma özgü etik konulardaki yaklaşımlarının etik duyarlılıkla ilişkisini saptamak amacıyla yapılmıştır. Meteryal ve metot: Tanımlayıcı nitelikte bir araştırmadır. İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nde yoğun bakımlarda çalışan doktor ve hemşireler çalışmanın evrenini oluşturmaktadır. Örneklem seçim yöntemine gidilmeyerek dahil edilme kriterlerine uyan tüm doktor ve hemşireler araştırmanın örneklemini oluşturdu. Toplamda 144 doktor ve 144 hemşireye ulaşıldı. Araştırmanın verileri Kişisel bilgi formu, Yoğun Bakıma Özgü Konulara Yaklaşım Anketi ve Ahlaki Duyarlılık Anketi (ADA) ile elde edildi. Veriler medyan (min-maks), ortalama (standart sapma) ve sayı (%) ile verildi. Normal dağılıma uygunluk Shapiro-Wilk testi ve Kolmogorov-Smirnov testi ile yapıldı. Analizlerde Mann-Whitney U testi ve Kruskal Wallis testi uygun olan yerlerde kullanıldı. Çoklu karşılaştırmalarda Kruskal Wallis testi için Conover testi kullanıldı. p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Ahlaki duyarlılık anketi puan ortalaması 67.13 ± 22.01 olarak belirlendi. Ölçeğin alt boyutlarından alınan puanlar incelendiğinde bütüncül yaklaşım alt boyutu puan ortalaması 10.53 ± 4.16, yarar sağlama alt boyutu puan ortalaması 9.31 ± 4.29, uygulama alt boyutu puan ortalaması 7.91 ± 4.03, oryantasyon alt boyutu puan ortalaması 6.88 ± 3.66, çatışma alt boyutu puan ortalaması 8.89 ± 3.12, otonomi alt boyutu puan ortalaması 14.91 ± 5.22 olarak belirlendi. Sonuç: Çalışmamıza katılan doktor ve hemşirelerin ahlaki duyarlılık düzeyleri yüksek bulunmuştur. Çalışmaya katılanlardan 36 yaş ve üzeri olanların ahlaki duyarlılık düzeyleri diğer yaş gruplarına göre, erkeklerin kadınlara göre, doktorların hemşirelere göre, cerrahi birimlerde çalışanların dahili birimlerde çalışanlara göre, Etik eğitim alanların almayanlara göre ahlaki duyarlılıkları daha yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Etik Duyarlılık, Etik Yaklaşım, Hemşirelik Etiği, Kritik Hasta Bakımı, Tıp Etiği, Yoğun Bakım Hekimliği, Yoğun Bakım Hemşireliği

DoktorlarEtikEtik duyarlılık+6
Aybüke Kübra Çelik
İnönü University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Etik ikilem kavramı ve eczanelerde karşılaşılan etik ikilemlerin analizi kapsamında eczaneler üzerinde yapılan bir çalışma

Amaç: Bu çalışmada eczanelerde karşılaşılan etik ikilemlerin detaylı analizlerinin yapılması hedeflenmiştir. Materyal ve Metot: Çalışmamız tanımlayıcı nitelikte bir araştırmadır. Evreni Malatya ili merkezinde bulunan 226 eczanenin tümüdür. 25 sorudan oluşan ve özgün olarak hazırladığımız anket ile Mart 2022- Nisan 2022 tarihleri arasında yüz yüze ve on-line olarak katılmaya gönüllü eczacılara ve eczane teknisyenlerine yapılmıştır. Anket verilerinin analizi 'SPSS' programı ile yapılmış olup karşılaştırma testleri için anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak alınmıştır. Bulgular: Katılımcıların %47.24'nün eczacı, %52.76'nın ise eczane teknisyeni olduğu görülmektedir. Ankete katılan teknisyenlerin ilköğretim, lise, ön lisans, lisans ve yüksek lisans mezunu olmalarına göre sırasıyla %77.27, %91.49, %90.32, %66.67 ve %100 oranlarında etik ikilem kavramını bildiklerini belirtmişlerdir. Bu oranın eczacılardan lisans mezunlarında %69.70, yüksek lisans mezunlarında %85, doktora mezunlarında ise %100 olduğu görülmüştür. Sonuç: Ankete katılan eczacıların ve eczane teknisyenlerinin eğitim durumlarına ve meslekteki çalışma sürelerine göre yapılan incelemelerde tüm gruplarda etik algısının ve etik değerlere duyulan hassasiyetin yüksek olduğu, etik ikilem kavramının katılımcıların çok büyük bir kısmı tarafından bilindiği, her iki meslek grubunun da eğitim düzeylerini geçmiş yıllara göre ileri düzeylere taşıdıkları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Eczacı, Eczane Teknisyeni, Etik İkilem.

Eczacı kalfasıEczacılarEczaneler+2
Onur Avcı
İnönü University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Birleştirilmiş sınıflarda ilkokuma ve yazma öğretimine ilişkin öğretmen görüşleri

Araştırmanın amacı, birleştirilmiş sınıflarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin, ilkokuma ve yazma öğretimi sürecine ilişkin görüşlerini ortaya koymaktır. Bu sebeple araştırma, çok sayıda köyü bulunan bir ilçe genelinde yapılmıştır. Bu ilçeye bağlı olan köylerde eğitim öğretim faaliyetleri yaygın olarak birleştirilmiş sınıflı ilkokullarda yürütülmektedir. Bu araştırma, nitel araştırma yaklaşımlarından fenomenoloji (olgubilim, görüngübilim) deseni ile hazırlanmıştır. Araştırma sürecinde görüşme tekniği için yarı yapılandırılmış bir görüşme formu hazırlanmıştır. Bu form kapsamında, 2017-2018 eğitim öğretim yılında, Sivas ili Yıldızeli ilçesine bağlı olan köy ve kasabalardaki birleştirilmiş sınıflı ilkokullarda görev yapan 20 sınıf öğretmeni ile görüşülmüştür. Bu 20 öğretmeninin okutmakta olduğu sınıflar, birinci sınıfı da içine alan birleştirme türündeki sınıflar (1-2, 1-2-3, 1-2-3-4 vb.) olarak seçilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanan veriler, araştırmacı tarafından yazılı hale getirilmiştir. Yazılı veriler, içerik analizi yöntemiyle analiz edilip kodlar belirlenmiştir. Bu kodlar, çeşitli temalar altında birleştirilmiştir. Temalara ait kodlar, katılımcılar ve frekanslar tablolar haline getirilip yorumlanmıştır. Araştırmanın amacına hizmet etmesi için hazırlanan sorulardan elde edilen sonuçlar, görüşme formundaki soru sırasına göre verilmiştir. Sonuçlara göre, sınıf öğretmenlerinin birleştirilmiş sınıflarda çoğunlukla akran öğretimini kullandığı ve birinci sınıfların bireysel çalışma becerilerinin yetersiz olduğu görülmüştür. Bununla beraber birinci sınıf Türkçe öğretimi programının öğretmenlerin çoğunluğu tarafından uygun bulunmadığı ve öğretmenlerin tamamının dik temel yazıyı tercih ettiği tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin çoğunluğunun MEB tarafından dağıtılan kitapları yetersiz bulduğu ama defter uygulamasından memnun kaldıkları ortaya çıkmıştır. Alt problemlere yönelik olarak ortaya çıkan son sonuca göre birleştirilmiş sınıflarda sınıf içi donanımın ve kırtasiye malzemelerinin yetersiz olduğu görülmüştür. Eklenen bu sorulardan ortaya çıkan sonuca göre, öğretmenlerin çoğunun daha önce hiç müstakil sınıf okutmadığı, okutanların da genellikle birleştirilmiş sınıfı bir dezavantaj olarak gördüğü belirlenmiştir. Bununla beraber, ilkokuma ve yazma öğretimi dersinin diğer derslere kıyasla hem üstün hem de zayıf yanlarının bulunduğu da ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Birleştirilmiş Sınıflar, İlkokuma ve Yazma Öğretimi

Birleştirilmiş sınıflarOkumaOkuma eğitimi+6
Pervin Demir Çetin
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

2017-2018 yeni sosyal bilgiler öğretim programında yer alan 5.sınıf sosyal bilgiler dersi kazanımlarının öğretmen görüşlerine göre gerçekleştirilme düzeyinin belirlenmesi

Sosyal bilgiler öğretim programı Türkiye'de ilk defa 1968 yılında uygulanmaya başlanmış ve günümüze kadar içeriğinde ve kapsamında birçok değişiklikler yapılmıştır. Son olarak 2017 yılında yeni bir öğretim programı hazırlanarak uygulamaya konulmuştur. Yeni hazırlanan öğretim programında konu içeriğinin sadeleştirilmesi, kazanım sayılarının azaltılması gibi birçok değişiklik göze çarpmaktadır. Araştırma yeni hazırlanan 5. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretim programında yer alan kazanımların öğretmen görüşlerine göre gerçekleştirilme düzeyiyle ilgilidir. Araştırma kapsamında 2017 yeni 5. sınıf sosyal bilgiler dersi kazanımlarının öğretmen görüşlerine göre gerçekleştirilme düzeyinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu yönüyle bir önceki programda bulunan kazanımlarla ilgili alan yazında birçok araştırma olmasına rağmen, bu araştırma yeni öğretim programında bulunan kazanımlarla ile ilgili ilk çalışmalardan birisi olacaktır. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin 5. sınıf sosyal bilgiler dersi kazanımlarının öğretmen görüşlerine göre gerçekleştirilme düzeyini belirlemek amacıyla yapılan bu araştırmada nicel araştırma yöntemi ve betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma Tokat il merkezinde bulunan Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokullarda görev yapan 5. sınıf sosyal bilgiler dersini yürüten 60 sosyal bilgiler öğretmenine açık uçlu sorularında yer aldığı anket uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak üç bölümden oluşan "2017-2018 Yeni 5. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersi Kazanımlarının Öğretmen Görüşlerine Göre Gerçekleştirilme Düzeyi Anketi" (Ek 3) kullanılmıştır. Değerlendirilen 57 anket formundan elde edilen veriler SPPS istatistik programı yardımı ile frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, t testi, tek yönlü (oneway) anova ve scheffe testi teknikleri ile çözümlenmiştir.

Branş öğretmenleriSosyal bilgilerSosyal bilgiler dersi+5
Önder Çalıkan
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğütülmüş andezit kullanılarak üretilen kendiliğinden yerleşen harçların mühendislik özellikleri

Bu tez çalışması, andezit tozu ve silis dumanı kullanılarak üretilen kendiliğinden yerleşen harçların (KYH) dayanıklılığını ve mekanik performansını araştırmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, 4 farklı seri harç numunesi üretilmiştir. Bu numuneler, kontrol karışımı ile birlikte %5, %10, %15, %20, %25 ve %30 oranlarında andezit tozu ikamesi içeren ikili karışımlar ile %5, %10 ve %15 oranlarında silis dumanı ve %5, %10, %15, %20 ve %25 oranlarında andezit tozu ikamesi içeren üçlü karışımlardan oluşmaktadır. Üretilen taze ve sertleşmiş harç numuneleri üzerinde işlenebilirlik ve dayanım deneyleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, 90 gün kür süresi sonunda yüksek sıcaklıklara (300°C, 600°C ve 900°C) maruz bırakılan numunelerin dayanım değerleri karşılaştırılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda, andezit tozu ve silis dumanının birlikte kullanılmasının harçların dayanımına olumlu katkı sağladığı gözlemlenmiştir.

Bazaltik andezit
Emre Bozcan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Do Not Resuscitation kurallarının gelişimi ve karşılaşılan etik ikilemler

ÖZET Do Not Resuscitation Kurallarının Gelişimi ve Karşılaşılan Etik İkilemler Amaç: YBÜ (Yoğun Bakım Ünitesi)'de görev yapan anestezi uzmanları, anestezi asistanlarının DNR (Do Not Resuscitation) kurallarının gelişimi ve karşılaşılan etik ikilemler hakkındaki bilgilerini saptamak amacıyla yapılmıştır. Materyal Metod: Çalışma kesitsel ve tanımlayıcı araştırma türünde planlanmıştır. Araştırma, araştırmacı ve etik uzmanları tarafından hazırlanan 18 soruluk anket formu ile Anesteziyoloji ve Reanimasyon Hekimleri ile yüz yüze görüşülerek yapılmıştır. Araştırma MEAH (Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi)'da çalışan Anesteziyoloji ve Reanimasyon Hekimlerinin görüşleri alınarak DNR uygulamasının içerebileceği etik ikilemler, Türkiye'deki yasal düzenlemeler ve etik açıdan yaşanan sorunlara çözüm önerileri sunacaktır. Çalışmada evrenin tamamına (20 kişi) ulaşılmaya çalışılmıştır. İstatistik analizlerde Pearson ki-kare testi ve Fisher'in kesin ki-kare testi kullanılmıştır. Uygulanan istatistiksel analizlerde p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Tüm analizler IBM SPSS Statistics 26.0 kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Anket formundaki MEAH YBÜ'de çalışan anestezi uzmanı ve anestezi asistanlarının yaş karşılaştırmalarında p<0,05'e göre istatistiksel olarak anlamlı sonuç çıkmamıştır. Cinsiyet karşılaştırmasında p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilen; DNR uygulaması yasal olsaydı hastanın özerklik hakkı nedeniyle hasta tarafından tercih edilmişse yapılmalı mıdır? Sorusuna (p=0,028) kadınlar evet, erkekler hayır cevabını vermektedir. Anestezi uzmanları ve Asistanlarının karşılaştırılmasında ''Diğer hastaların YBÜ gereksinimi olsa da mevcut hastalarıma yasal dahi olsa DNR uygulamam'' (p=0,049) ifadesine anestezi uzmanları uygulamam, anestezi asistanları uygularım cevabını vermektedir. Meslek yılları karşılaştırıldığında p<0,05'e göre istatistiksel olarak anlamlı sonuç çıkmamıştır. Yoğun bakımda çalışma yıllarına göre verilen cevaplarda anlamlı bir istatistiksel sonuca varılamamıştır. Sonuç: Çalışmamıza katılan anestezi uzmanları ve anestezi asistanlarına uygulanan ankette DNR'nin anlamını bütün çalışanların bildiği ancak, uygulama yöntemi ve uygulama zamanı hakkında net bir fikir birliğine varamadıkları ve etik ikilem yaşadıkları sonucuna varılmıştır. DNR'nin ülkemizde yasal olmaması, DNR uygulama şeklinin yasalarla netleşmemiş olması, çalışanların kendi etik algısına ve tecrübesine göre cevap verdiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Do Not Resuscitation, Do Not Resuscitation kuralları, Türkiye'deki yasalar, etik ikilemler, Anesteziyoloji ve Reanimasyon hekimleri

AnesteziyolojiEtik
Demet Akaslan
İnönü University · Institute of Health Sciences
2024
00

Other supervisors