Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Ercan Keser
13 theses · Ağrı İbrahim Çeçen University
Marka prestiji ve marka kredibilitesinin tüketici temelli marka değeri üzerindeki etkisi
Bu çalışmanın temel amacı, marka prestiji ve marka kredibilitesinin, tüketici temelli marka değeri üzerindeki etkisinin tespit edilmesidir. Araştırmanın kapsamını, Diyarbakır ilinde yaşayan 18 yaş ve üzerindeki GSM operatörü kullanıcıları oluşturmaktadır. Çalışmada tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yönteminden yararlanılarak yüz yüze anket yöntemiyle toplam 494 katılımcıdan veri toplanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi, doğrulayıcı faktör analizi, varyans analizi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizlerin yapılmasında Lisrel 8.51 ve SPSS 22.0 paket istatistik programlarından yararlanılmıştır. Araştırma gerçekleştirilen regresyon analizleri sonucunda marka prestijinin ve marka kredibilitesinin tüketici temelli marka değerini oluşturan marka sadakati, marka farkındalığı, marka çağrışımı ve algılanan kalite boyutları üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte uygulanan varyans analizleri sonucunda cevaplayıcıların GSM operatörü kullanma süreleri açısından marka prestiji, marka kredibilitesi ve tüketici temelli marka değeri boyutlarına ilişkin düzeyleri arasında istatistiki yönden anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir.
Örgütsel özdeşleşme ve örgütsel desteğin iş tatmini üzerindeki etkisi
Bu çalışmanın temel amacı, araştırmaya katılan akademisyenlerin örgütsel özdeşleşme, örgütsel destek ve iş tatmini düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Bu temel amaç kapsamında araştırmada örgütsel destek ve örgütsel özdeşleşmenin iş tatmini üzerinde ve örgütsel desteğin de örgütsel özdeşleşme üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olup olmadığı incelenmiştir. Bu temel amacın yanı sıra araştırmada akademisyenlerin unvanları ile örgütsel özdeşleşme, örgütsel destek ve iş tatmini düzeyleri arasında anlamlı farklılıkların olup olmadığının belirlenmesi de araştırmanın alt amaçlarındandır. Araştırmanın kapsamını Bartın Üniversitesinde çalışmakta olan akademik personeller oluşturmaktadır. Araştırma Bartın Üniversitesinde çalışmakta olan 223 akademik personel ile anket yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi, doğrulayıcı faktör analizi, varyans analizi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizlerin yapılmasında Lisrel 8.51 ve SPSS 22.0 paket istatistik programlarından yararlanılmıştır. Regresyon analizleri sonucunda, araştırmaya katılan akademisyenlerin örgütsel destek ve örgütsel özdeşleşme düzeylerinin iş tatmini düzeyleri üzerinde ve örgütsel destek düzeylerinin de örgütsel özdeşleşme düzeyleri üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte, varyans analizleri sonucunda akademisyenlerin sahip oldukları akademik unvanları açısından örgütsel özdeşleşme, örgütsel destek ve iş tatmini düzeyleri arasında anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir.
Turistik destinasyon pazarlaması açısından kentin destinasyon marka imajının incelenmesi: Ağrı ili örneği
Günümüzde yüksek katma değer üretmenin önemli bir bileşeni haline gelen üretim ve turizm faktörü, küresel rekabette bölgesel ve toplumsal gelişmenin motorunu da oluşturmaktadır. Bu sebeple dünyada sürekli yeni cazibe merkezleri oluşturulmakta ve birçok şehir, yeni programlar ve projeler geliştirmektedir. Bu büyük rekabet içerisinde turistlerin ilgisini çekebilmek adına artık şehirler de insanlar nezdindeki imajlarını pozitif anlamda yeniden oluşturmaya çalışarak ve markalaşma stratejileri uygulayarak destinasyonları için rekabet avantajı elde etmeye çalışmaktadırlar. Bu çalışmanın temel amacı, Ağrı ilinin bir turizm destinasyonu olarak ele alınarak kentin destinasyon marka imajının incelenmesi ve katılımcıları demografik özellikleri açısından destinasyon marka imajı düzeyleri arasında anlamlı farklılıkların olup olmadığının tespit edilmesidir. Araştırmanın kapsamını, Ağrılı olmayan, başka illerde yaşayan ve de Ağrıya ilk kez gelen katılımcılar oluşturmaktadır. Çalışmada tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yönteminden yararlanılarak yüz yüze anket yöntemiyle toplam 429 katılımcıdan veri toplanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi, açımlayıcı faktör analizi ve varyans analizinden yararlanılmıştır. Analizlerin yapılmasında SPSS 22.0 paket istatistik programından yararlanılmıştır. Araştırma gerçekleştirilen varyans analizleri sonucunda yaş, eğitim ve gelir düzeyleri ile destinasyon marka imajı arasında anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir.
Proaktif kişilik ve bireysel yenilikçiliğin girişimcilik eğilimi üzerindeki etkisi: Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde bir uygulama
Bu araştırmanın amacı, proaktif kişilik ve bireysel yenilikçiliğin, girişimcilik eğilimi üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın kapsamını, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Eczacılık Fakültesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ve Meslek Yüksek Okulunda öğrenim gören ve girişimcilik dersi alan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada yüz yüze anket yöntemi kullanılarak toplam 357 öğrenciden veri toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde; aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizler gerçekleştirilirken SPSS 22.0 paket istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmada gerçekleştirilen regresyon analizleri sonucunda proaktif kişiliğin, girişimcilik eğilimini oluşturan kendine güven, yenilik, başarma ihtiyacı, kontrol odağı ve risk alma boyutları üzerinde anlamlı ve pozitif yönde etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. Girişimcilik eğiliminin diğer bir boyutu olan belirsizliğe karşı tolerans üzerinde ise proaktif kişiliğin herhangi bir etkisi tespit edilememiştir. Araştırmanın diğer bir bağımsız değişkeni olan bireysel yenilikçiliğin ise girişimcilik eğilimini oluşturan kendine güven, yenilik, başarma ihtiyacı, kontrol odağı ve risk alma boyutları üzerinde anlamlı ve pozitif yönde etkisinin olduğu sonucuna varılırken belirsizliğe karşı tolerans boyutu üzerinde anlamlı ve negatif yönlü etkisinin bulunduğu görülmüştür.
Marka deneyiminin marka güveni, farkındalığı, sadakati ve müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisi
Bu çalışmanın temel amacı, marka deneyiminin marka sadakati, marka farkındalığı, marka güveni ve müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın ana kütlesini, Bursa ilinde yaşayan D ve E segmentinde otomobil sahibi bireyler oluşturmaktadır. Çalışmada örnekleme yöntemi olarak tesadüfî olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi esas alınmıştır. Araştırmada verilerin elde edilmesinde anket yönteminden yararlanılmış ve veriler cevaplayıcılarla yüz yüze görüşme yapılmak suretiyle elde edilmiştir. Çalışmada toplam 472 otomobil sahibi kullanıcı ile anket uygulaması yapılmıştır. Ancak, hatalı, eksik ve yanlış bir şekilde doldurulmuş olan anketler kapsam dışı sayılarak toplam 422 anket değerlendirme için ele alınmıştır. Araştırma boyunca ele alınan verilerin analiz işlemlerinde; aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, açımlayıcı faktör analizi, varyans analizi, güvenilirlik analizi ve çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizler SPSS 22.0 paket istatistik programlarından yararlanılarak yapılmıştır. Araştırma süresince yapılan analizlere göre marka deneyiminin düşünsel, duyusal ve duygusal boyutlarının marka güvenini, marka farkındalığını, marka sadakatini ve müşteri memnuniyetini anlamlı ve pozitif yönde etkilediği görülmektedir. Anahtar kelimeler: Marka, Marka Deneyimi, Marka Sadakati, Marka Farkındalığı, Marka Güveni, Müşteri Sadakati
Tüketici yenilikçiliği sembolik tüketim ve plansız satın alma davranışı arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Günümüz rekabetçi pazar koşullarında 'yenilik' işletmelerin ayakta kalmak için kullandıkları önemli araçlardan birisidir. Piyasaya sunulan yeni ürün ve hizmetlerin anlam kazanması ise tüketicilerin bu yenilikleri benimsemesi ile mümkündür. Firmaların, yenilik çalışmaları esnasında tüketicilerin ihtiyaç ve isteklerini göz önünde bulundurması ve dikkate alması, tüketicilerin yenilikleri benimsenmesi sürecini oldukça kolaylaştıracaktır. Bu çalışmanın temel amacı, tüketici yenilikçiliği, sembolik tüketim ve plansız satın alma davranışı arasındaki ilişkilerin tespit edilmesidir. Araştırmanın kapsamını, Ağrı ilinde yaşayan 18 yaş ve üzerindeki hazır giyim kullanıcıları oluşturmaktadır. Çalışmada kolayda örnekleme yönteminden yararlanılarak 410 katılımcının yer aldığı anket çalışması yapılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi, açımlayıcı faktör analizi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizlerin yapılmasında SPSS 22.0 paket istatistik programlarından yararlanılmıştır. Araştırma gerçekleştirilen regresyon analizleri sonucunda tüketici yenilikçiliğinin hazır giyim sektöründe sembolik tüketim ve plansız satın alma davranışları üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yenilik, Tüketici Yenilikçiliği, Sembolik Tüketim, Plansız Satın Alma Kararı.
Marka imajı, güveni ve memnuniyetinin marka evangelizmine etkisinde marka özdeşleşmesi ve marka aşkının aracılık rolü
Bu araştırmanın amacı, marka imajı, güveni ve memnuniyetinin marka evangelizmine etkisinde marka aşkı ve marka özdeşleşmesinin aracılık rollerinin araştırılmasıdır. Araştırmanın ana kütlesini Elazığ ilinde yaşayan otomobil sahipleri oluşturmaktadır. Araştırmada tesadüfü olmayan örnekleme yöntemlerinden biri olan kolayda örnekleme yönteminden faydalanılmıştır. Araştırmada verilerin toplanmasında anket yönteminden faydalanılmış olup katılımcılar ile bire bir görüşme yapılarak elde edilmiştir. Toplamda 460 otomobil sahibine anket uygulanmış olup fakat eksik, yanlış ve hatalı olarak işaretlenen anketler araştırmanın dışında tutulduğundan dolayı 448 anket işleme alınmıştır. Araştırma verilerinin analizinde; aritmetik ortalama, standart sapma, güvenilirlik analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizler gerçekleştirilirken LİSREL ve SPSS 22.0 paket istatistik programından faydalanılmıştır. Araştırma boyunca yapılan analiz sonuçlarına göre marka imajının; marka güveni, marka memnuniyeti ve marka evangelizmini, marka güveninin; marka memnuniyeti, marka aşkı ve marka özdeşlemesini, marka memnuniyetinin; marka aşkı ve marka özdeşleşmesini, marka aşkı ve marka özdeşleşmesinin ise marka evangelizmini olumlu yönde etkiledikleri gözlenmiştir. Aynı zamanda marka aşkı ve marka özdeşleşmesinin aracılık etkileri olduğu tespit edilmiştir.
Sosyal girişimcilik ve sosyal zekâ arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın başlıca amacı, sosyal zekânın sosyal girişimcilik üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Araştırmanın kapsamını Ağrı ilinde yaşayan 18 yaş ve üzeri bireyler oluşturmaktadır. Çalışmada, tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden biri olan kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veriler yüz yüze anket yöntemi ile toplam 455 katılımcıdan toplanmıştır. Çalışmada kullanılan anket formunda 3 grupta toplam 62 soru yer almaktadır. Bunlardan birinci grup sorular katılımcıların sosyal girişimcilik düzeylerinin belirlenmesine yönelik 35 sorudan, ikinci grup sorular sosyal zekâ düzeylerinin belirlenmesine yönelik 21 sorudan oluşmaktadır. Anket formunda yer alan üçüncü grup sorularda ise katılımcıların demografik bilgilerinin belirlenmesine yönelik 6 soru yer almaktadır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi, açımlayıcı faktör analizi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizlerin yapılmasında SPSS 22.0 paket istatistik programlarından yararlanılmıştır. Çalışmada uygulanan keşfedici faktör analizleri sonucunda sosyal girişimcilik ölçeğinin dört boyutlu, sosyal zekâ ölçeğinin ise iki boyutlu bir yapıya sahip olduğu belirlenmiştir. Araştırmada gerçekleştirilen güvenilirlik analizleri sonucunda araştırma değişkenlerinin yeterli derecede güvenilirliğe sahip olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada katılımcıların sosyal girişimcilik düzeyleri 4.07, sosyal zekâ düzeyleri ise 3.90 olarak tespit edilmiştir. Araştırmada gerçekleştirilen regresyon analizleri sonucunda sosyal zekâ ölçeğine ilişkin boyutların sosyal girişimcilik ölçeği boyutları üzerinde istatistiki olarak anlamlı ve pozitif yönde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.
Tüketici sinizminin tüketici boykot davranışı üzerindeki etkisinde tüketici boykot katılım güdülerinin aracılık rolünün incelenmesi
Tüketici sinizmi, tüketicilerin işletmelere karşı hissettikleri güvensizlik, memnuniyetsizlik ve karşılanmamış beklentiler ile açıklanmaktadır. Tüketici boykot davranışı, pazarlama biliminde tüketici davranışlarının bir formu olarak değerlendirilmektedir. Tüketici boykot katılım güdüleri ise, tüketicilerin boykota katılmasını sağlayan motivasyonlar olarak ifade edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, tüketici sinizminin tüketici boykot davranışı üzerindeki etkisinde tüketici boykot katılım güdülerinin anlamlı bir aracılık etkisinin olup olmadığının incelenmesidir. Araştırmanın kapsamını, Erzurum ilinde ikamet eden tüketiciler oluşturmaktadır. Dolayısıyla araştırma Erzurum ili ile sınırlandırılmıştır. Araştırma, Erzurum ilinde yaşayan 401 tüketici ile anket yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi, varyans analizi, doğrulayıcı faktör analizi, açımlayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik analizinden yararlanılmıştır. Analizlerin yapılmasında Lisrel 8.51 ve SPSS 22.0 paket istatistik programlarından yararlanılmıştır. Çalışmada uygulanan güvenilirlik ve doğrulayıcı faktör analizleri sonucunda araştırma değişkenlerinin yüksek derecede güvenilirliğe sahip olduğu ve yapılan modifikasyonlar sonucu uyum iyiliği değerlerinin de kabul edilebilir sınırlar içerisinde bulunduğu belirlenmiştir. Araştırmada tüketicilerin tüketici sinizmi düzeylerinin 3.34, tüketici boykot davranışı düzeylerinin 3.78 ve tüketici boykot katılım güdüleri düzeylerinin ise 3.30 olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada gerçekleştirilen yapısal eşitlik analizi sonucunda tüketici sinizminin tüketici boykot davranışı üzerindeki etkisinde tüketici boykot katılım güdülerinden fark yaratma ve kendini geliştirme değişkenlerinin anlamlı bir aracılık etkisinin olduğu; karşı argümanların ise anlamlı bir aracılık etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.
Satış sonrası hizmetlerde kalite algısının tüketici sinizmi üzerindeki etkisi: Otomotiv sektöründe bir uygulama
Tüketici sinizmi, tüketicilerin piyasadaki davranışlarına yön veren birtakım tutarlı inançlar ve negatif duygular olarak tanımlanabilir. Tüketici sinizmi, firmaların kötü niyetli olduğuna yönelik genel bir inancı ortaya koymaktadır. Söz konusu bu inanç kapsamında sinik tüketiciler işletmelere yönelik olumsuz duygular beslemektedir. Sinik tüketiciler işletmelerin dürüstlükten yoksun olduklarına inanmakta ve belirli markalara karşı kızgınlık veya kin beslemektedirler. Bu çalışmanın temel amacı, otomotiv sektöründe hizmet sunan yetkili bayiler kapsamında satış sonrası hizmetlerdeki kalite algısının tüketici sinizmi üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Çalışmada, tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden biri olan kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın kapsamını Van il merkezinde yaşayan otomobil sahipleri oluşturmaktadır. Bununla birlikte araştırma, otomotiv yetkili servislerinden hizmet alan kullanıcılar ile sınırlandırılmıştır. Araştırmada verilerin elde edilmesinde anket yöntemi kullanılmış ve araştırma 419 kişi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizler SPSS 20.0 istatistik programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada cevaplayıcıların sinizm düzeyleri 3.75; satış sonrası hizmet kalitesi düzeyleri ise 2.68 olarak tespit edilmiştir. Bununla birlikte araştırmada uygulanan regresyon analizleri sonucunda satış sonrası hizmet kalitesi boyutlarının –fiziksel varlıklar, güvenilirlik, karşılık verme, güvence, empati- tüketici sinizmi üzerinde anlamlı ve negatif yönde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Hizmet Kalitesi, Sinizm, Tüketici Sinizmi
Beş faktör kişilik özellikleri açısından tüketici sinizmi ve tüketici boykot davranışının incelenmesi
Tüketici sinizmi, tüketicilerin işletmelerin fırsatçı olduğu düşüncesiyle geliştirdikleri şüphe, güvensizlik ve memnuniyetsizlik gibi olumsuz duygular olarak tanımlanmaktadır. Tüketici boykotu, bir grubun birtakım amaçları doğrultusunda belirli bir ürün veya hizmeti satın alınmasına engel olmak amacıyla diğer tüketicileri uyarma girişimi olarak açıklanmaktadır. Kişilik, bireyde doğuştan var olan ve yaşantı sonucu kazanılan, onu diğer insanlardan ayıran özellikler olarak tanımlanmaktadır. Son yıllarda öne çıkan beş faktör kişilik özellikleri bir kişilik teorisidir ve tüketicilerin, tüketim eğilimlerinde önemli bir unsur oluşturmaktadır. Bu çalışmada, beş faktör kişilik özellikleri açısından tüketici sinizmi ve tüketici boykot davranışının incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma, Türkiye' de yaşayan 18 yaş ve üzeri insanları kapsamaktadır. Araştırma online anket yöntemi kullanılarak toplam 703 tüketiciyle gerçekleşmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde Amos 22.0 ve SPSS 25.0 paket istatistik programlarından yararlanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin normallik dağılımına bakılmıştır. Ölçeklerin basıklık ve çarpıklık değerleri -1,5 ve + 1.5 değerleri arasında olduğu dağılımın normal olduğu görülmüştür. Ölçeklerin güvenirlik katsayılarının hesaplanmasında Cronbach Alpha katsayılarına bakılmıştır. Tüketici sinizmi (α =0.858) iyi derecede, Tüketici boykot davranışları (α =0.928) çok iyi derecede, beş faktör kişilik özellikleri (α =0.735) iyi derecede güvenilir olarak hesaplanmıştır. Araştırmada tüketicilerin sinizm düzeylerinin 3,74, tüketici boykot davranışı düzeylerinin 4,18 ve beş faktör kişilik özellikleri boyutları düzeylerinin dışadönüklük 3,56, uyumluluk 3,71, sorumluluk 3,52, nevrotiklik 2,73 ve açıklık 3,67 olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada uygulanan güvenilirlik ve doğrulayıcı faktör analizleri sonucunda araştırma değişkenlerinin iyi ve çok iyi derecede güvenilirliğe sahip olduğu ve uyum iyiliği değerlerinin de tüketici sinizmi ve tüketici boykot davranışları ölçeğinin iyi uyum sınırları içerisinde, beş faktör kişilik özellikleri ölçeğinin düşük uyum sınırlarında çıktığı görülmüştür. Yapılan analiz sonuçlarına göre beş faktör kişilik özellikleri ölçeğinin nevrotiklik boyutu hariç diğer boyutların tüketici boykot davranışı üzerinde pozitif yönde etkilediği; tüketici sinizmi üzerindeki etkisinde ise tüm boyutların pozitif yönde olduğu belirlenmiştir. Tüketici sinizminin de tüketici boykot davranışını üzerindeki etkisinin pozitif olduğu tespit edilmiştir.
Omnichannel müşteri deneyiminin müşteri sadakati üzerindeki etkisinde perakendeci güveni ve müşteri memnuniyetinin aracılık rolünün incelenmesine yönelik bir model önerisi
Omnichannel, işletmelerin tüm kanallarda sorunsuz bir müşteri deneyimi sağlamasına olanak tanıyan, bir müşterinin fiziksel mağazalar, çevrim içi platformlar, sosyal medya ve diğer kanallar aracılığıyla bir şirketle olan etkileşimlerini içeren ve tüketicilere birleştirilmiş bir alışveriş deneyimi sunma adına fiziksel ve dijital platformların kullanıldığı temel bir stratejidir. Müşteri deneyimi, ürün ve hizmetlerin sağladığı faydayı duyusal yönleriyle birlikte düşünülmesini sağlayan bütüncül bir kavramdır. Müşteri sadakati, bir müşterinin belirli bir markayı veya işletmeyi sürekli olarak tercih etme ve ona bağlı kalma eğilimi olarak tanımlanır. Müşteri memnuniyeti ise müşterilerin beklentileri ile mevcut durum arasındaki farktır. .Bu çalışmanın temel amacı, perakendecilik sektöründe faaliyet gösteren işletmeler kapsamında omnichannel müşteri deneyiminin müşteri sadakati üzerindeki etkisinde perakendeci güveni ve müşteri memnuniyetinin anlamlı bir aracılık rolüne sahip olup olmadığının incelenmesidir. Araştırma, işletmelerin hem fiziksel hem de online kanallarından alışveriş yapan 425 kişi üzerine anket yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin analiz edilmesinde; aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi, açımlayıcı faktör analizi, basit ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada gerçekleştirilen regresyon analizleri sonucunda omnichannel müşteri deneyiminin müşteri sadakati, müşteri memnuniyeti ve perakendeci güveni üzerinde, perakendeci güveninin müşteri sadakati ve müşteri memnuniyeti üzerinde ve müşteri memnuniyetinin de müşteri sadakati üzerinde istatistiki olarak anlamlı ve pozitif yönde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Araştırmada SPSS programında Process Makro eklentisi ile omnichannel müşteri deneyiminin müşteri sadakati üzerindeki etkisinde perakendeci güveni ve müşteri memnuniyetinin araclıık rolü incelenmiştir. Analiz sonucunda hem perakendeci güveninin hem de müşteri memnuniyetinin omnichannel müşteri deneyimi ile müşteri sadakati arasında anlamlı bir aracılık rolüne sahip olmadığı belirlenmiştir.
Minimalizm ve sürdürülebilir tüketim: Ağrı ilinde bir uygulama
Bu araştırmada bireylerin sürdürülebilir tüketim davranışlarının minimalist tüketim davranışları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmanın anakütlesini Ağrı il merkezinde yaşayan 18 yaş ve üzeri bireyler oluşturmaktadır. Araştırmada tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi kullanılmış ve toplam 525 katılımcıdan anket yoluyla veri toplanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi, açımlayıcı faktör analizi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizlerin yapılmasında SPSS 22.0 paket istatistik programlarından yararlanılmıştır. Araştırmada gerçekleştirilen faktör analizi sonucunda tüketici minimalizmi ölçeğinin 3 sürdürülebilir tüketim ölçeğinin ise 4 faktörlü bir yapıya sahip olduğu ve ölçeklerin yüksek derece güvenilir oldukları belirlenmiştir. Çalışmada katılımcıların tüketici minimalizmi genel ortalaması 3,88; sürdürülebilir tüketim davranışı genel ortalaması ise 3,39 olarak belirlenmiştir. Araştırmada gerçekleştirilen regresyon analizi sonuçlarına göre sürdürülebilir tüketim davranışının çevre duyarlılığı, tasarruf ve yeniden kullanılabilirlik boyutlarının minimalist tüketim davranışı üzerinde anlamlı ve pozitif yönde; ihtiyaç dışı satın alma boyutu üzerinde ise anlamlı ve negatif yönde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.