Theses supervised by Prof. Dr. Adnan Uzun

13 theses · Feyziye Schools Foundation Işık University

Master'sOpen AccessTR

Hiperakümülatör bitkilerin peyzaj tasarımında kullanılması

Dünya genelinde hızla artan nüfus ve sanayileşme faaliyetleri, doğal kaynakların sürdürülemez şekilde tüketilmesine ve çevreye verilen zararın artmasına yol açmaktadır. Özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, yenilenemeyen kaynaklar üzerindeki olumsuz etkilerin azaltılması ve bu etkilerin oluşmadan önlenmesi, son yılların en kritik araştırma ve politika konularından biri haline gelmiştir. Bu bağlamda, çevre kirliliğinin en ciddi boyutlarda görüldüğü alanlardan biri olan sanayi bölgeleri, özel bir ilgi odağı haline gelmiştir. Peyzaj uygulamaları, sürdürülebilirlik ve çevre koruma açısından kritik işlevler üstlenmektedir. Son yıllarda, doğal kaynakların korunmasına yönelik geliştirilen yenilikçi yaklaşımlar arasında, hiperakümülatör bitkiler ile yapılan çalışmalar dikkat çekmektedir. Hiperakümülatör bitkiler, ağır metal kirliliğine toleranslı ve bu metallerin birikimini sağlayarak çevreyi temizleyebilen bitki türleri olarak bilinmektedir. Bu bitkiler, sanayi alanlarının neden olduğu çevresel kirliliği azaltmak için doğal bir çözüm sunmakta ve çevre mücadelesinde umut vadetmektedir. Bu çalışma, Kocaeli'nin Dilovası Sanayi Bölgesi'nde ağır metal kirliliğine maruz kalan topraklarda yetişen üç bitki türünün (Ligustrum vulgare, Tilia tomentosa, Olea europaea.) bünyelerinde biriktirdikleri Çinko (Zn), Kurşun (Pb), Bakır (Cu), Krom (Cr) ve Nikel (Ni) oranlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, bu bitkilerin aynı türlerinin kirlilik barındırmayan kontrol bölgelerindeki örnekleriyle karşılaştırılarak, mevcut çevresel koşullarda gelişimlerinin nasıl etkiledikleri gözlemlenecektir. Araştırmanın her aşaması, literatür taramaları ile desteklenmiş; alan seçimi, örneklerin toplanması, tanımlanması ve laboratuvar analizleri yoluyla yürütülmüştür. Sonuç olarak, ağır metal kirliliğine sahip bölgelerde uygulanacak uygun bitkilendirme tasarımları ile çevre kirliliğinin azaltılabileceği, bu uygulamaların ekolojik ve ekonomik açıdan nasıl fayda sağlayabileceği değerlendirilmiştir. Bu çalışma ile, çevre kirliliği ile mücadelede yeni yaklaşımlar geliştirilmesine ve sürdürülebilir peyzaj uygulamaları ile ekosistemlerin korunmasına katkıda bulunması hedeflenmektedir.

Habibe Nacak
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul boğaziçi kent mobilyalarının kent kimliği kapsamında irdelenmesi

Kentsel mekân, kentte yaşanan çalışma, sosyalleşme, alışveriş gibi tüm olayların gerçekleştiği yerdir ve toplumun sosyoekonomik ve kültürel yapıları tarafından şekillenmektedir. Kentsel mekân ayrıca toplumun tüm bireylerinin yaşadığı, kamusal ihtiyaçların karşılandığı yerdir. Bu alanlar bir şehrin sağlığı ile doğrudan ilişkilidir ve mekânın kalitesi yaşam kalitesini etkilemektedir. Kullanıcı tarafından oluşturulan bir mekânda, mekânsal kimlik analizine konu olabilecek pek çok unsur bulunmaktadır. Literatürde ilk ve en önemli kriterlerin tarih, coğrafya ve tasarım olduğu gösterilmiştir. Birçok araştırmacı tarafından belirlenen bu kriterler, bölgenin kimlik sahibi olmasının sağlanması açısından oldukça önemli kabul edilmektedir. Kent kimliğine sahip olmak bölgenin kalitesini arttırır ve kullanıcılara iyi bir deneyim sunar. Kullanıcılara sunulan hizmetler açısından kent mobilyaları, kamusal alanların performansına katkı sağlayan en önemli unsurlardan biri olarak kabul edilmektedir. Kentsel alanlar ile kent mobilyaları arasındaki ilişki tasarım, işlev ve yaşam dahil olmak üzere birçok bağlamda tartışılmıştır, fakat kent kimliği bağlamında yeterli çalışma olmadığı görülmektedir. Bu çalışmada, önceki çalışmalarda bu açıdan değinilmemiş kentsel mekanlardaki kent kimliğinin, kent mobilyalarıyla olan ilişkisi araştırılmıştır. İstanbul Boğaziçi bölgesi örneğinde ''kentsel peyzaj mobilyaları ile mekânın kimliği'' arasındaki ilişkinin araştırılması araştırmanın temelini oluşturmaktadır. Kent mobilyaları; mekânsal farkındalığın önemli olduğu dayanıklı, işlevsel ve konforlu olmasının yanı sıra mekâna kimliğine uyum sağlamış şekilde kullanılmalıdır. Bu kapsamda farklı mimari doku açısından değerlendirilmiş bu bölgede farklı tipte birçok kent mobilyası araştırılmıştır. Bu araçların kent kimliğine etkisi değerlendirilirken; donatının mekân kalitesine katkısı ile mekâna uyumu arasındaki ilişki göz önünde bulundurulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kentsel Mekân, Kent Mobilyası, Kent Kimliği, Kent İmajı, Kentsel Peyzaj

Melis Melike Begdeş
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul kadıköy Acıbadem ve Hasanpaşa Hahallesi örneğinde yağmur suyu yönetimi

Günümüzde hızlı kentleşme süreci, doğal yüzeylerin geçirimsiz yapılarla yer değiştirmesine neden olmakta ve bu durum kentsel alanlardaki hidrolojik döngüyü önemli ölçüde etkilemektedir. Geçirimli yüzeylerin azalmasıyla birlikte, yağmur sularının yer altına sızması engellenmekte, bu da yer altı su kaynaklarının yenilenmesini zorlaştırmakta ve yüzeysel akışı artırarak suyun doğal çevrimini bozmaktadır. Bu değişim, su kirliliğinin artmasına, toprağın nem dengesinin bozulmasına ve sel ile taşkın risklerinin çoğalmasına neden olmaktadır. Artan nüfus, yaygın yerleşim ve sanayileşme faaliyetleri ile birlikte doğaya yapılan müdahaleler hız kazanmakta; bu faktörler küresel iklim değişikliği ile birleştiğinde taşkın tehlikesi daha ciddi boyutlara ulaşmaktadır (Dilley, 2005). Kentleşmenin çevresel etkileri sonucunda bireylerin erişebildiği temiz su, hava, güvenilir gıda ve yeşil alan miktarında belirgin azalmalar yaşanmaktadır. Bu bağlamda, kentsel alanların sürdürülebilirliğini sağlamak için doğal su döngüsünün korunması ve iyileştirilmesi büyük önem arz etmektedir. Yağmur sularının toprak tarafından infiltrasyonunun sağlanması, bu suların ekolojik yöntemlerle toplanarak değerlendirilmesi ve kentsel hidrolojik işlevlerin sürdürülmesi, sürdürülebilir yağmur suyu yönetiminin temel hedefleri arasında yer almaktadır. Bu doğrultuda geliştirilecek planlama ve uygulamalar, hem ekosistem sağlığının korunmasına hem de kentsel yaşam kalitesinin artırılmasına katkı sunacaktır. Bu çalışmada Acıbadem ve Hasanpaşa mahalleleri, İstanbul'un yoğun yapılaşmış kentsel alanlarından olmaları, geçirimsiz yüzey oranlarının yüksekliği ve yüzeysel akışın etkisiyle taşkın riski barındırmaları nedeniyle inceleme alanı olarak seçilmiştir. Her iki mahalle de, yağmur suyu yönetimi açısından doğal sızma olanaklarının sınırlı olduğu, geleneksel altyapının yetersiz kaldığı ve sürdürülebilir çözümlere ihtiyaç duyulan bölgeler arasında yer almaktadır. Ayrıca, mevcut arazi kullanımı çeşitliliği (konut, eğitim, park vb.) ve belediye tarafından desteklenen iklim uyum politikaları kapsamında bu mahalleler, doğa tabanlı çözümlerin uygulanabilirliğini değerlendirmek açısından uygun örnek alanları sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Yağmur Suyu Yönetimi, Rasyonel Yöntem, AHP, Uygunluk Analizi

Başak Abravanel
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kamusal yeşil alanlarda kentsel ekosistem hizmetleri ve ekonomik değerleme aşamaları: Validebağ Korusu'nun dolaylı kullanım değeri

Hızla artan kentleşme ile kent sakinlerinin yaşam kalitesi ve refahı için kamusal yeşil alanların önemi ön plana çıkmaktadır. Kentleşmenin artması ile azalan yeşil alanlar kentsel ekosistem hizmetini doğrudan etkilemekte ve kentsel ekosistem hizmetlerini yönetebilmek, sosyal ve ekolojik sürdürülebilirlik için kritik bir önem taşımaktadır. İşleyen ekosistemleri kent ortamında uygulamayı başarmak iklim değişikliğinden vb. doğabilecek zorluklara karşı esneklik sağlarken, sosyo-kültürel açıdan da kentte yaşayan insanlar için büyük fırsatlar sunmaktadır. Doğanın insanlara sunduğu hizmetleri anlamak ve ekonomik değerlerini hesaplamak yerel, bölgesel ve küresel ölçekte önemli bir konu haline gelmekle birlikte nicelleştirilen bu hizmetlerin politika ve karar verme sürecine bütünleştirilmesiyle sürdürülebilir kalkınma için katkı sağlayacağı açıktır. Fakat ekosistem hizmetlerine değer verme noktasında bulunan bazı zorluklar vardır. Bu zorluklar, hem ekosistem süreçleri ve işlevleri hakkında doğru verilere ulaşma zorluğu hem de uygulanan ekonomik değerleme tekniklerinin diğer yöntemlere oranla daha karmaşık bir süreç içermesinden dolayıdır. Bu tez kapsamında yapılan çalışma ve benzeri çalışmalar konuyu gündeme taşımak ve ilerde yapılacak çalışmalara katkı sağlamak açısından önem kazanmaktadır. Bu çalışma kapsamında; kentsel ekosistem hizmetlerinin, ekosistem hizmetleri içerisindeki hizmet sınıflarının belirlenmesi, çevresel değerlerin ekonomik değerlerinin hesaplaması konusunda yöntemler, kentsel ekosistem hizmetleri için değer verilen ekosistem hizmetlerine etik açıdan nasıl bakılması gerektiğine yönelik bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışma için ekolojik ve kültürel özellikleri bakımından İstanbul açısından önemli bir yere sahip Validebağ Korusu çalışma alanı olarak belirlenmiştir. Koru'nun kentsel ekosistem hizmetlerine katkısı ve dolaylı kullanım değeri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın temel amacı; kamusal yeşil alanların kentsel ekosistem hizmetlerine katkısını ve ekonomik değerini ortaya çıkarmak aynı zamanda dolaylı kullanım değerlerinin ekonomik değerlemesinin yapılması konusunda bir yöntem planlamak olmuştur. Bununla birlikte bu çalışmada nitel ve nicel veri eksikliği problemleri olsa da, (i) kentsel ekosistem hizmetlerinin kent yaşamı için katkıları, (ii) kentsel ekosistem hizmetlerinin ekonomik değerlemesi konusunda Türkçe literatüre katkı sağlamak, (iii) yeni araştırmaları ve tartışmaları teşvik etmek, (iv) daha sonraki çalışmalara katkı ve destek vermek, (v) ekosistem hizmetleri ve ekonomik değerleme çalışmalarına bakarken etik bakış açısını da dahil etmek amaçlanmıştır.

Ekonomik değerlendirmeEkosistemEkosistem hizmetleri+4
Elif Yurtkuran
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel alanlardaki ilkokul bahçelerinin tasarımları üzerine araştırmalar

Çocuklar eğitim öğretim hayatlarına başladıklarında zamanlarının önemli bir bölümünü okulda geçirmektedirler. Okullardaki eğitimin yalnızca sınıftaki derslerle kalmaması, dış mekânda da görüp öğrenmeleri çocukların gelişimleri açısından önemlidir. Tezin araştırma konusu olan ilkokul öğrencilerinin yaş aralığı (5-9) dikkate alındığında oyun önemli bir yere sahiptir. Bu yaş aralığındaki çocukların keşif duyguları, merak ve öğrenme istekleri çok yüksektir. Bu sebeple çocukların isteklerini karşılayabilecek okul bahçelerine ihtiyaçları vardır. İstanbul gibi büyük şehirlerde öğrenim gören öğrencilerin büyük bir kısmı yoğun nüfus ve hızlı kentleşme içerisinde sıkışmış, dar ve yetersiz ilkokul bahçelerinde eğitim almaktadır. Alan olarak küçük ve yetersiz kabul edebileceğimiz okullarda öğrenim gören öğrencilerin durumları ve bu alanların planlanarak öğrencilere ne gibi faydaları olacağı konusu bu tezin amacını oluşturmaktadır. Konu ile ilgili öncelikle literatür araştırması yapılmıştır. Dünyada yapılan çalışmalar ve uygulamalar incelenmiş, kalabalık şehirlerdeki imkanlar doğrultusunda "Nasıl bir okul bahçesi tasarlanabilir?" sorusunun cevabı aranmıştır. Seçilen okulda öğrenciler, öğretmenler ve veliler ile anket yapılmış, sonuçları değerlendirilerek kentsel alanlardaki ilkokul bahçelerinin tasarım ilkeleri konusunda çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

Kentsel alanlarKentsel tasarımOkul bahçeleri+2
Sinem Safi
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul-Şile ilçesi liman çevresinin turizm potansiyelinin belirlenmesi

Bu çalışmada Şile ilçesinin sahip olduğu turizm potansiyeli ve ne şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirlemek amaçlanmıştır. Şile ilçesine ziyarete gelen turistlerin görmek istediklerini ve Şile ilçesinin eksiklerini anket yöntemiyle tespit edilmiştir. Şile ilçesi turizm için oldukça verimli ve uygun bir bölgedir. Yapılan çalışma bu potansiyelin en verimli şekilde kullanılmasını amaçlamaktadır. Yıl içinde gelen turistlerin Şile ilçesinde görmek istedikleri ve bu alanlarda yapılan çalışmaları tespit etmek için Şile ilçesini kapsayan bir anket çalışması uygulanmıştır. Şile bezi, Kültür ve Sanat Festivali, balıkçılık, hayvancılık gibi gelir kaynakları da araştırılmıştır. Şile ilçesi için önem taşıyan yapıların halk tarafından nasıl kullanılması gerektiğini anket yöntemiyle tespit etmek hedeflenmiştir.

Deniz turizmiDoğa turizmiDoğal peyzaj+3
Hami Onur Semiz
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul-Maslak örneğinde yağmur suyu yönetimi

Yapılaşmanın her gün arttığı kent ortamları geçirimsiz yüzeylerin hâkim olduğu alanlara dönüşmektedir. Bu dönüşüm doğal su döngüsünün bozulmasına sebep olduğu için sel ve kuraklık gibi olumsuz olayları beraberinde getirmektedir. Böylece kentler, sürdürülebilir bir yaşamdan uzaklaşmaktadır. Kentleri sürdürülebilir bir yaşama geri döndürebilmek için doğal döngülerin iyileştirilmesi gerekmektedir. Bu noktada yağmur suyu yönetimi devreye girmektedir. Geleneksel yağmur suyu yönetimlerinden farklı olarak suyu gerektiği kadar sızdıran, gerektiği kadar toplayan ve tekrar verimli olarak nasıl kullanılabileceği ile ilgilenen bir sistem olan sürdürülebilir yağmur suyu yönetimi üzerinden ilerlenmelidir. Bu yeni yönetim anlayışını biyolojik hendekler, geçirimli yüzeyler ve yeşil çatılar gibi sürdürülebilir yağmur suyu yönetim üniteleri oluşturmaktadır. Türkiye'nin birçok kentinde de özellikle nüfusun artmaya başlaması ile sert yüzeylerin artış gösterdiği gözlenmektedir. İstanbul, sert yüzeylerin hızla artış gösterdiği kentlerin başında gelmektedir. Kentte doğal su döngüsü bozulmaya başlamıştır. Bu tez kapsamında İstanbul ilinde yer alan yüksek binaların hâkim olduğu, iş merkezi olarak tanımlanan Maslak çalışma alanı olarak belirlenmiştir. Bölgenin yağmur suyu yönetim kurgusu sağlanarak doğal su döngüsüne katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Maslak bölgesinde 3 aşamalı bir çalışma gerçekleştirilmiştir. İlk aşamayı ne kadar suyun kontrol altına alınması gerektiğini tespit etmek amacıyla akışa geçen yağış miktarının hesaplanması oluşturmaktadır. Bu aşamada kentsel havzalarda kullanıma en uygun hesaplama yöntemi olan rasyonel yöntem kullanılmıştır. Akışa geçen su miktarı rasyonel yönteme göre yüzeysel akış katsayısı, yağış yoğunluğu ve havza alanının çarpılması ile bulunmaktadır. Yöntemde kullanılmak üzere geçirimli ve geçirimsiz alanların tespiti gerçekleştirilmiştir. Tespit edilen alanların türüne göre akış katsayıları belirlenmiştir. Çalışma alanına en yakın meteoroloji istasyonundan alınan yağış verileri yönteme göre düzenlenmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda akışa geçen yağış miktarı hesaplanmıştır. İkinci aşamayı AHP'ye Dayalı Çok Ölçütlü Uygunluk Analizi oluşturmaktadır. CBS ile hazırlanan eğim, bakı ve arazi kullanım verilerinin akıştaki suların toplanacağı alanları ne kadar etkileyeceğini tespit etmek için AHP ile önem derecesi atanmış ve kriterlere atanan değerlerin tutarlılığı test edilmiştir. Buna göre yine CBS üzerinden verilerin çakıştırılmasıyla uygunluk analizi elde edilmiştir. Analize göre en uygun alanlarda akışa geçen su miktarına bağlı olarak sürdürülebilir yağmur suyu yönetim üniteleri ile bir yağmur suyu yönetim kurgusu oluşturulmuştur. Bu kurgu çerçevesinde ve çalışma alanı için, kentsel tasarım ve peyzaj mimarlığı ölçeğinde yağmur suyu yönetimine katkı sağlayabilecek tasarım önerileri sunulmuştur.

Şeyma Sevinç
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İç mekan tasarımında sürdürlebilirlik: Sürdürülebilir yapı analizi örneği

İnsanlar tarih boyunca kendilerine ait bir yaşam alanı belirlemek amacı ile çevrelerine sınırlar belirlemiştir. Bu sınırlar ile ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda mekânları oluşturmuşlardır. İnsanlar her türlü ihtiyaçlarını doğal çevrenin sunduğu kaynaklardan sağlamaktadır. Zaman içerisinde bu kaynakların bilinçsiz bir şekilde tüketilmesi beraberinde birçok sorunu getirmiştir ve doğanın dengesini bozmuştur. Doğadaki kaynaklar ve enerjiler, etkileşim ve dönüşüm ilişkisi içerisindedir. Bu etkileşim bozulduğu zaman doğanın insanlara sunabileceği kaynaklar yok olmaya doğru gitmektedir. Sürdürülebilirlik, doğadaki kaynak ve enerjilerin doğal döngülerine zarar vermeden bu kaynakların ihtiyaçlara göre kullanılması anlamına gelmektedir. Sürdürülebilirliğin sözlük anlamı var olanı koruma durumu olarak tanımlanmıştır. Bugün birçok kurum ve kuruluş sürdürülebilirlik için çalışmakta ve kendini geliştirmektedir. Yeşil bina kavramının ortaya çıkmasıyla birlikte yeşil bina sertifikasyon sistemleri uygulanmaya başlanmıştır. Bu tür sistemler ilk önce gelişmiş ülkelerde geliştirilmiş ve daha sonra birçok ülkede kullanılmıştır. Birçok ülke kendi yeşil alan sertifikasyon sistemlerini geliştirmiştir veya diğer ülkelerin uluslararası sertifikasyonlarını kullanmaktadır Bu çalışma, 6 temel bölümden meydana gelmektedir. Girişte iç mekân analizinde sürdürülebilirlik kavramı genel olarak ele alınmıştır. 1. Bölümde; sürdürülebilirlik kavramının tanımı yapılarak, sürdürülebilir kalkınmanın boyutları açıklanmıştır. 2. Bölümde sürdürülebilir kalkınmanın iç mekân tasarımına etkisi incelenerek, mimarlık ve iç mimarlık ilke ve yöntemleri açıklanmıştır. 3. Bölümde sürdürülebilir tasarım esasları anlatılmıştır. İç mekân çevre koşulları, enerji tüketimi ve kullanımı, kaynak kullanımı açıklanarak, sürdürülebilir tasarım faktörlerinin iç mekânsal olarak değerlendirilmesi yapılmıştır. 4. Bölümde; sürdürülebilir iç mekân tasarım kriterleri bağlamında bir model olarak Temmuz 2014'te LEED Gold Sertifikası alan Torun Tower incelenmiştir. Proje hakkında genel bilgiler verildikten sonra projenin LEED sertifikası kapsamında analizi yapılmıştır. Proje analizi kısmında LEED Sertifikasının temel kategorileri olan; sürdürülebilir araziler, su verimliliği, enerji ve atmosfer, malzemeler ve kaynaklar, iç mekân çevre kalitesi, yenilik ve bölgesel öncelik irdelenmiştir. Burada her kategori için amaç, gereksinim ve modelin değerlendirilmesi ile puanı açıklanmıştır. Daha sonra projenin analizleri değerlendirilmiştir ve özet olarak sunulmuştur. Sonuç bölümünde ise yapılan çalışmadan elde edilen bulgular özetlenmiştir. Anahtar Kelimeler: LEED Sertifikasyon Sistemi, Sürdürülebilirlik, İç Mekân, Torun Tower, Ekolojik İç Mekân, Sürdürülebilir Malzeme

Enerji ve Çevre Dostu Tasarımda LiderlikMekan tasarımıSürdürülebilirlik+3
Mahmut Emre Ertem
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Enez (Ainos) ilçesi kültürel peyzaj alanlarının tarihsel süreçteki değişimleri üzerine araştırmalar

Her kentin geçmişten gelen, tarihi, kültürü, gelenekleri, doğal ve yerel özellikleri gibi unsurlardan oluşan bir kimliği vardır. Kentin kimliğini var eden önemli unsurlardan biri tarihi çevresidir. İnsanlar, tarih boyunca yaşamlarını, geleneklerini ve kültürlerini; sokaklara, pazarlara ve mimari yapılarına yansıtmışlardır. Bu çalışmada; kentin, geçmişi ve bugüne dair bir değerlendirme yapılarak, kentin sahip olduğu, kültürel değerler irdelenmiştir. Enez Kenti'nde açık mekanlardaki fiziksel değişim ve mekanların etki alanları incelenerek, bugünkü koşullarda tarihi kimliği, kültürel çevre ve mimari özellikleri korunarak plan ve tasarım yapılmasına olanak sağlayacak incelemelerde bulunulmuştur. Ayrıca, tarihsel süreçte kentin değişimi ve gelişimi ile kentsel sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla kullanımlar incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı; Enez tarihi kentinde yüzyıllardır var olan ve modern kent ile zaman içerisinde değişen kültürel peyzaj alanlarının geçmişten bugüne değişimini kentsel açıdan incelenmesidir. Bu değişim ile kentin gelişim dönemlerinde kentsel anlamda ne kadar etkilendiğini ve günümüzde sürdürülebilir kullanım sağlanmasına yardımcı olacak kentsel ve mimari analizlerin yapılması ve değerlendirilmesidir.

Ebru Öztürk Bektaş
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yüzey çizgi-desen özelliklerinin sanal gerçeklik ortamında mekansal algıya etkisi

Tarih boyunca insanlar hayatlarını devam ettirebilmek amacıyla bir kabuğa ihtiyaç duymuştur; bu kabuğu "mekân" olarak tanımlamaktayız. Mekân kişiler için; dış etkenlerden koruyan, ona mahremiyet ve aidiyet sağlayan bir kavram olarak literatürde bulunmaktadır. Mekân, insan ile özdeşleşen bir kavramdır. Öznesi olan insan ile anlamlanır ve öznel bir şekilde yorumlanır. Bu yorumlamalar kişinin öznel beğenileri, duyguları, istekleri, tercihleri ve algısal durumlarına bağlı olarak değişmektedir. Mekanının bütüncül algılanabilmesi için birçok parametre bulunmaktadır. Genel olarak mekân duyularla algılanmaktadır. En güçlü algılama unsuru ise görsel algılamadır. Bu nedenle beynin görme algısı ile ilgili olan kısmı diğer duyularımıza ayrılan kısımlardan çok daha geniştir. Çalışma kapsamında da görsel algı ve görsel algıyı etkileyen unsurların üzerinde durulmakta, deney çalışması görsel algı kapsamında yürütülmektedir. İnsan ve mekân algı ilişkisinin teknolojik yöntemlerle desteklendiği bu çalışmada öncelikle tasarım disiplinlerinin tarih boyunca teknolojik yeniliklerden etkilendiğini, geliştiğini söylemek mümkündür. Gelişen teknolojiler, süreç boyunca yeni yöntemler geliştirilmesine katkı sağlamakta, en hızlı gelişim bilgisayar ve teknolojilerin, hayatın bir parçası olması ile yaşanmaktadır. Bu teknolojiler sayesinde tasarımda kontrol artmakta ve yazılım destekleri ile kusurlar en aza indirgenmektedir. Bu sayede tasarlanmak istenen ürünün performansı artmakta ve gelişen teknolojiler üretime hız kazandırmaktadır. Özellikle sanal gerçeklik teknolojileri, tasarlanmak istenen ürünü, üretilmeden önce kullanıcıya deneyimleme fırsatı sunmakta; ekran gibi iki boyutlu bir ara yüzden çıkartarak üç boyutlu bir dünyaya taşımaktadır. Bu tezin amacı; mekân algısını sanal gerçeklik ortamında test etmek, tasarlanan mekanların insanları nasıl etkilediğini incelemek ve bu etkilerin nasıl oluştuğuna açıklık getirmektir. Araştırma kapsamında, mekânsal algının test edilebilmesi amacıyla hazırlanmış olan anket formu iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm katılımcılarla ilgili genel bilgiler (yaş, cinsiyet, okuduğu bölüm) ve deney için konsantrasyonu, ikinci bölüm ise farklı desen-çizgi özelliklerinin bulunduğu mekanların, mekân algısı üzerindeki etkilerinin belirlenmesini içeren anlamsal farklılaşma cetveli oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında aynı mekanların, farklı yüzey ve biçim özelliklerinin; mekânsal algıyı nasıl değiştirdiği, 1/1 ölçekte simülasyon desteği sağlayan sanal gerçeklik gözlüğü desteği ile araştırılmıştır. Bu amaçla özellikle belirlenen "çizgi" değişkeni kullanılarak, sanal gerçeklik ortamı oluşturulmuş ve deney, tasarım eğitimi alan üniversite öğrencileri ile birlikte gerçekleştirilmiştir. Bulunan sonuçlar ile kullanıcıların iç mekânı algılamalarının yüzey ve biçim özellikleri açısından farklılaştığı tespit edilmiştir. Deney kapsamında; mekanların kullanıcı üzerinde bıraktığı psikolojik etkiyi sağlayacak fiziksel bileşenler oluşturulmakta ve bu etkinin nasıl bir mekânsal algı yarattığı sorgulanmaktadır.

Nevin Say
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Enez (Ainos) ve yakın çevresinin turizm potansiyelinin saptanması

Günümüzde turizm, ülkemizde ve dünya genelinde ekonomik açıdan önemli bir yere sahip olan sektörlerden biridir. İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılda gelişen teknoloji ve yaşanan gelişmeler, seyahat etmenin kolaylaşması ve hızlı hale gelmesi insanların turistik aktivitelere ulaşmasını kolaylaştırmıştır. Sürekli gelişmekte ve büyümekte olan turizm sektörü insanlara günlük hayatlarından uzaklaşabilecekleri ve rahatlayabilecekleri farklı turizm türleri ile imkanlar sunmaktadır. Bu çalışma kapsamında seçilen Edirne ilinin Enez ilçesi gerek doğal güzellikleri gerek tarihi ve kültürel alanların gerekse uzun sahil şeridinin varlığından dolayı turizm potansiyeli oluşturmaktadır. Bu yüksek lisans tezinde literatür araştırmaları, yaz ve kış kullanımı anketleri, resmi kurum yöneticileri ile yapılan söyleşilerle ve SWOT analizi sonucunda alanın potansiyelini kullanıp kullanamadığı ve bu potansiyele engel olan sorunlar belirlenecek olup bu sorunlara uygun çözümler sunularak alanın potansiyelinin tam anlamda kullanılmasının sağlanması için öneriler sunulması amaçlanmıştır.

Edirne-EnezSWOT analiziTurizm+3
Volkan Parlayan
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Enez kent merkezi ve kalesinin kültürel peyzaj açısından değerlendirilmesi

Farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan kentler, çoğu zaman bünyesinde barındırdıkları kültürel zenginlikleri muhafaza edememektedir. Kentlerin dokusu ve kimliğini oluşturan tarihi çevre ve kültürel değerler, rasyonel bir planlama kapsamında koruma kullanım dengesi ile gelecek nesillere bozulmamış şekilde aktarılamamaktadır. Tarihi çevre ile bütünleşik olan kültürel peyzaj kavramı planlama sürecine çoğu zaman dahil edilmemektedir. Enez kentinin sahip olduğu, tarih öncesinden günümüze ulaşmış kültürel miras hem Türkiye'de hem de uluslararası mecrada tanınmamaktadır. Bölgede mevcut olan eserlerin çoğu atıl durumda veya acil koruma müdahalesine ihtiyaç duymaktadır. Bu kapsamda hem eserlerin tarihi, mimari özellikleri ile güncel durumlarına dair incelemelerde bulunulmuş hem de bölgenin yavaşça değişen jeomorfolojik yapısının etkilediği kalenin tarih içerisindeki değişen yapısı incelenmiştir. Bu çalışma kapsamında kentin önemli simgesi olan Enez kalesi ve çevresinin; koruma ve kullanım dengesi gözetilerek kültürel peyzaj açısından değerlendirilmesi yapılmıştır. Bölgenin sahip olduğu sorun ve potansiyeller incelenmiş ve analiz edilmiştir. Elde edilen veriler ışığında Enez kalesinin mevcut potansiyelinin korunup geliştirilmesine dair tasarım önerileri sunulmuştur.

Ceren Altan Erol
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Peyzaj tasarımında bütünleştirici tasarım yöntemi olarak biyomimikri: Üsküdar – Esenyurt örneği

Peyzaj tasarımı, doğal ve yapay olan çevreler arasında denge kurmayı sağlamak için çalışan ve bunu yaparken çevreyi estetik açıdan güzelleştirmeyi hedefleyen bir meslektir. Günümüzde kalabalıklaşan kentler için, yapıyı çevreyle birlikte tasarlamak artık tasarımcıların yapmak zorunda olduğu bir görev halini almıştır. Kirlenen, kuraklaşan, hayvan ve bitki nesillerinin tükendiği, enerjinin yüksek oranda harcandığı, üretim oranının çok düşük olduğu yerleşimler, dünyadaki küresel tahribatın hızını artırmakta büyük bir rol oynamaktadır. Kentlerin sebep olduğu bu tahribatı azaltabilmek adına tasarımcılar, ekolojik ve sürdürülebilir çözüm stratejileri geliştirmektedir. Biyomimetik Tasarım doğadan ilham alan ve çözümü doğada bulan, sürdürülebilir bir tasarım modeli olarak burada karşımıza çıkmaktadır. Aslında çok eski çağlardan bu yana günümüze ulaşan tasarımlar göstermektedir ki, doğadan esinlenme ve doğaya uyum sağlama çok eski çağlara kadar dayanmaktadır. Bu tasarım anlayışı, günümüzde birçok disiplin dalında kullanılmakta olduğu gibi, mimari, peyzaj ve kentsel tasarım alanında da birçok örneği bulunmaktadır. Kentlerdeki yeşil alanların kentleşmeye oranla yetersiz kalması, çevrenin sürdürülebilirliğini olumsuz etkileyebilmektedir ve bunun çözümü olarak yapılara entegre edilmiş dikey bahçeler, teras ve çatı bahçeleri gibi yeşil tasarımlar yapılmaktadır. Ancak bu tasarımların sürdürülebilir olmaması, su ve enerji sarfiyatına sebep olabilmektedir. Dolayısıyla bir kentin veya tasarımın sürdürülebilir olması için yeşil tasarım olması yeterli olamamaktadır. Biyomimikri tasarımcıya sürdürülebilir tasarım stratejileri için ipuçları vermektedir ve kentsel ekosisteme hizmet edecek olan yeşil alanların bu tasarım bilinciyle oluşturulması kentteki sürdürülebilirliğin önünü açmaktadır. Mimaride, peyzajda ve kentsel tasarımda yapılan planlamalarda ortaya konulan sürdürülebilir çözümler birbirinden bağımsız olabilmektedir. Bu sebeple biyomimetik tasarım yöntemleri daha bütünleşik tasarımların ortaya konmasında etkili bir yöntemdir. Biyomimikri tasarım modelinin sunduğu tasarım ilkelerinden yola çıkılarak, yeşil alanların, yapı ve kentlere entegrasyonunun sağlanması sonucu çevre sürdürülebilirliği, kentlerde yaşayan floranın, faunanın ve kaynakların devamlılığı sağlanırken, kent-doğa-kullanıcı (hayvanlar ve insanlar) ilişkisi dengelenebilecektir.

Ekolojik mimariGeleneksel mimariKent mimarisi+4
Özde Yıldız
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00

Other supervisors