Theses supervised by Prof. Dr. Baki Yılmaz
10 theses · Ankara Yıldırım Beyazıt University
14-16 yaş okçularda sezon öncesi bazı parametrelerin değerlendirilmesi
Bu araştırma, 14-16 yaş okçuların sezon öncesi performans parametrelerinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma grubu, spor yaşı 2 yıl ve üzeri olan 32 erkek ve 15 kız sporcudan oluşmaktadır. Araştırmaya, ortalama yaşı 14.72±1.34 yıl, boy uzunluğu 169.74±12,29 cm, vücut ağırlığı 63.72±15.45 kg, spor yaşı 4.51±2.06 yıl olmak üzere 47 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada katılımcılara sağ ve sol shark skill test, davies test, sağlık topu fırlatma tek ayak ve çift ayak testi, işitsel reaksiyon testi, görsel reaksiyon testi ve esneklik testleri uygulanmıştır. Sporcuların sezon öncesi performans parametreleri cinsiyet değişkenine göre değerleri incelendiğinde sağlık topu fırlatma tek ayak, çift ayak ve t testi sonuçlarında erkek sporcuların kız sporculara göre ortalama değerlerinin yüksek olduğu bulunmuştur. Sağ shark ve sol shark skill testinde kız sporcuların erkek sporculara göre ortalamalarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Performans parametrelerinde yeni başlayan ve spor yaşı fazla olan sporcular gruplar arası spor tecrübelerine göre durum değerlendirilmesinde sağ shark ve sol shark skill testinde yeni başlayan sporcuların ortalamaları daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın sağlık topu fırlatma tek ayak, çift ayak ve sağ shark, sol shark skill testi t testi ve davies test parametreleri ile işitsel reaksiyon test arasındaki ilişki incelendiğinde ise sadece sağlık topu çift ayak ile işitsel reaksiyon testler arasında anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0.001). Görsel reaksiyon testi ile işitsel reaksiyon test arasındaki ilişki incelendiğinde, sağ görsel reaksiyon ile işitsel reaksiyon test arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0.05). Sporcuların cinsiyet değişkenine göre esneklik testi sonuçları incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir (p<0.05). Bu çalışmanın sonucuna göre 14-16 yaş okçularda bazı performans parametreleri, kız ve erkek sporcularda ve spor tecrübesine göre farklılaşmaktadır. Ayrıca çift ayak sağlık topu fırlatma testi ile işitsel reaksiyon test arasında ters yönlü orta kuvvetli anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sporcuların görsel sağ reaksiyon testi ile işitsel reaksiyon testler arasında pozitif yönlü orta kuvvetli anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Cerrahi kliniklerde yatan hastaların hemşirelik bakımına ilişkin memnuniyet durumlarının değerlendirilmesi
Cerrahi Kliniklerde Yatan Hastaların Hemşirelik Bakımına İlişkin Memnuniyet Durumlarının Değerlendirilmesi Bu çalışma cerrahi kliniklerde yatan hastaların hemşirelik bakımına ilişkin memnuniyet düzeylerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 12 Haziran-31 Ağustos 2017 tarihleri arasında cerrahi kliniklerde yatan toplam 212 hasta oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak sosyo-demografik anket formu ile "Newcastle Hemşirelik Bakımından Memnuniyet Ölçeği (NHBMÖ) " kullanılmıştır. Veriler SPSS 23 Programında T-testi, ANOVA ve Pearson korelasyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir (P<0.05). Araştırmada elde edilen sonuçlara göre katılımcıların hemşirelik hizmetlerinden memnuniyet puan ortalamasının (71.57±13.03) olduğu bulunmuştur. Yaş, cinsiyet, yatış sebebi açısından incelendiğinde NHBMÖ skorlarında istatistiksel olarak anlamı fark olmadığı bulunmuştur. NHBMÖ skorlarında yatılan klinik, medeni durum, eğitim durumu ve ailede sağlık personeli bulunması açısından incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Katılımcıların eğitim düzeyi yükseldikçe memnuniyet düzeylerinin azaldığı saptanmıştır. Bekarlarda, ailesinde sağlık personeli bulunan hastalarda ve genel cerrahi kliniğine yatan hastalarda NHBMÖ skorları istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük bulunmuştur. Bu çalışma sonuçlarının cerrahi kliniklerde yatan hastaların hemşirelik hizmetlerinden memnuniyetlerini artırmaya yönelik girişimler için yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Bakım kalitesi, hasta memnuniyeti, hemşirelik bakımı, sağlık hizmeti
Ameliyathanede çalışan sağlık personelinin sağlığı geliştirici yaşam biçimi davranışları ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi
Bu araştırma, ameliyathanede çalışan sağlık personellerinin sağlıklı yaşam biçimi davranışları ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Ankara' da bir üniversite hastanesinde ameliyathane bölümünde çalışan 350 sağlık personeli oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini araştırmaya katılmayı kabul eden 300 sağlık personeli oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak sağlık personellerinin tanıtıcı özelliklerini belirlemek amacıyla literatür doğrultusunda geliştirilen Sosyodemografik veri formu, SYBDÖ II kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; iki gruba sahip kategorik değişkenler arasındaki farkın incelenmesinde bağımsız t testi, grup sayısı ikiden fazla ise One Way Anova testi kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenilirliği için Cronbach's alfa değerinden yararlanılmıştır. Araştırmamızın sonuçlarına göre, ameliyathanede çalışan sağlık personellerinin toplam SYBDÖ II puan ortalaması 122.49±19.30'dur. Ameliyathanede çalışan sağlık personellerinin SYBDÖ II toplam puanı ortalamaları ile yaş, cinsiyet, çalışma şekli, beslenme durumu, egzersiz yapma durumu ve sağlık durumu değişkenleri arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0.05). Araştırmanın sonuçları doğrultusunda ameliyathanede çalışan sağlık personellerinin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının orta düzeyde olduğu saptanmıştır.
Spor bahsi oynayan bireylerin paraya ilişkin tutumları ile bahis oynama motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Spor müsabakalarının sonuçlarını tahmin etmeyi içeren spor bahis sektörü, spor endüstrisinde hızlı bir çıkış göstermekte ve bu pazarda önemli bir bölümü temsil etmektedir. Ortaya çıktıkları günden bu yana yüksek kazanç elde etme ve hayallerin kolayca gerçekleşmesi gibi cezbedici faktörleri ile spor bahisleri, insanları etkisi altına almıştır. Bu çalışmada, spor bahsi oynayan bireylerin bahis oynama motivasyonları ile bu kişilerin paraya ilişkin tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada Ankara ilinde yaşayan en az lise mezunu olup spor bahsi oynayan 300 katılımcıya, Bahis Oynama Motivasyonu Ölçeği ve Paraya Yönelik Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Anket sonuçları Spss 25.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde t-testi, Anova testi ve Korelasyon testi uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar neticesinde, spor bahsi oynayanların, bu davranışı sergilemelerinde en çok içsel motivasyonların ağırlıkta yer aldığı, farklı bahis oynama motivasyonlarına sahip olunsa da tüm bahis oyuncularının parayı başarı göstergesi olarak tanımladıkları, bayi ortamında bahis oynayan katılımcıların, internet üzerinden oynayanlara kıyasla bahis için daha güçlü motivasyonlara sahip olduğu görülmüştür. Zengin olma amacıyla bahis oynayanların, aynı zamanda parayı başarı ile özdeşleştirdikleri, merak ve öğrenme güdüsü ile bahse yönelen bireylerin, aynı zamanda zevk ve heyecan isteği ile oyunlara katıldıkları araştırma sonucunda tespit edilen bulgular arasındadır.
Hareketi gözlemlerken motor imgelemenin sıçrama performansı ve algılanan performans üzerine etkisi
Hareketi gözlemlemenin (HG) motor imgeleme (MG) ile birleştirildiğinde elde edilecek etkinin artacağına dair literatürde kanıtlar mevcuttur. Buradan hareketle imgeleme müdahalesini içeren HGMI yöntemi ile yapılacak araştırmanın performansa etki edeceği düşünülmektedir. Bu araştırmanın amacı hareketi gözlemlerken motor imgelemenin sporcuların performansı üzerine ve performans algısına etkisini incelemektir. Bu amaçla faktöriyel dizayn ile ön-test son-test modelinde araştırma deseni oluşturulmuştur. Araştırmada randomize kontrollü olarak oluşturulan iki grup müdahale alanlar deney grubuna ve imgeleme müdahalesi almayanlar ise kontrol grubuna atanarak oluşturulmuştur. Gruplar arası ve grup içi karşılaştırmaların yer aldığı bu modelde gereken örneklem boyutunu tahmin etmek için araştırma öncesi güç analizi yapılmış ve sonuç olarak verilere dahil olan 21 kişi (10'u erkek) gönüllü olarak araştırmaya katılmıştır. Alıştırma sürecini takiben derinlik sıçraması ve aktif sıçrama performans ölçümleri Opto Jump cihazı kullanılarak kaydedilmiştir. Ek olarak katılımcılardan imgeleme ve video gözlemleme uygulamasından sonra ne kadar yükseğe sıçradıklarını belirtmelerini istenilen performans tahminleri yapmaları talimatı verilmiştir. Ölçümleri takiben deney grubu 8 haftalık HGMI müdahale programına kayıtları yapılmıştır. Katılımcılar her hafta 3 günde 24 dakika süren video gözlemleme esnasında motor imgeleme müdahalesini almışlardır. Müdahalenin tamamlanmasının ardından son-test ölçümleri alınmıştır. Sonuçlarda HGMİ müdahalesini alan deney grubunda beklendiği gibi müdahale programından sonra performansı artışı gözlemlenememiştir. Deney grubu imgeleme performans tahmininde olmamak kaydıyla video gözlemleme uygulamasından sonra yaptıkları performans tahmininde performanslarının arttıkları yönünde yükseklik değerleri bildirmişlerdir. Ancak bu durum kontrol grubunda gözlemlenememiştir. Sonuçlar ilgili literatür çerçevesinde tartışılmıştır.
10-12 yaş yüzme branşındaki çocuklarda uygulanan su içi ve kara antrenmanlarının yüzme performansı üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı 10-12 yaş aralığında ki yüzücü çocuklara uygulanan su içi ve kara antrenmanlarının yüzme performansına etkisinin belirlenmesidir. Araştırmaya, Kayseri Kadir Has Yüzme Havuzu'nda ki kulüpler de en az 2 yıl aktif yüzen lisanslı 10-12 yaş aralığında ki 24 kız, 24 erkek olmak üzere toplam 48 yüzücü gönüllü olarak katılmıştır. Gönüllüler deney grubu ve kontrol grubu olmak üzere 2 eşit gruba ayrılmış olup, her iki grupta da eşit sayıda kız ve erkek sporcuların olmasına dikkat edilmiştir. Yüzücülerin antropometrik ölçümleri (boy uzunluğu vücut ağırlığı, vücut yağ yüzdesi ve beden kütle indeksi) yapılmıştır. Deney ve kontrol grubuna planlanan hem su hem kara antrenmanları (kontrol grubuna su antrenmanları, deney grubuna ise su ve kara antrenmanları) 8 hafta boyunca uygulanmıştır. Deney grubuna su antrenmanına ek olarak haftada 3 gün 55-60 dakika çoklu beceri gelişimine yönelik hareket eğitimi (kara antrenmanı) programı uygulanmıştır. Antrenman programı kapsamında yüzmenin temel becerilerine ve performans gelişimine yönelik üst ve alt ekstremite ile koordinasyon çalışmaları yaptırılırken katılımcıların kuvvet, sürat, dayanıklılık ve esneklik gibi motorik özelliklerinin gelişimine yönelik bir program uygulanmıştır. Deney ve kontrol grubuna ön testler ve son testler yapılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel analizleri için SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Deney ile kontrol erkek ve kız grubunun yüzme performanslarının ilk ve son ölçümlerinin karşılaştırıldığında antrenman programı sonrası serbest yüzme, sırtüstü yüzme, kurbağalama yüzme, kelebek yüzme ve sürat ile dayanıklılıklarının belirlenmesi için 25m ile 400m serbest yüzme değerlerinde antrenman programı öncesi değerlere oranla anlamlı bir artış olduğu gözlemlenmiştir (p<0,05). Deney ve kontrol erkek ile kız grubunun antrenmana başlamadan önceki yüzme performanslarının ilk ölçümleri karşılaştırıldığında serbest yüzme, sırtüstü yüzme, kurbağalama yüzme ve kelebek yüzme değişkenlerinde gruplar arasında istatiksel anlamda herhangi bir farklılık görülmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak, çoklu beceri hareket (kara) antrenmanlarının bu yaş grubu çocuklarda motor performanslarına ve bazı parametrelerine olumlu yönde etki ettiği ifade edilebilir. Anahtar Kelimeler: Antrenman, çocuk, kara, performans, su, yüzme.
Türkiye olimpik hazırlık merkezlerinde görev yapan antrenörlerin liderlik ve iletişim beceri düzeylerinin sporcular tarafından değerlendirilmesi
Bu araştırmada Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde faaliyetlerine devam eden Türkiye olimpik hazırlık merkezlerinde görev yapan antrenörlerin liderlik ve iletişim beceri düzeylerinin sporcular tarafından değerlendirilmesi incelenmiştir. Bu kapsamda, araştırmaya katılan sporcuların cinsiyeti, yaşı, eğitim durumu, eğitim süresi ve eğitim statüsü gibi değişkenleri karşılaştırılmış ve aralarındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, Türkiye olimpik hazırlık merkezlerinde 16 spor branşında eğitim gören 15 yaş ve üzerindeki 425 sporcuya, tarama modelinde olan çalışmanın amacına uygun olarak Sporda Algılanan Liderlik Ölçeği ve Antrenör İletişim Ölçeği uygulanmıştır. Anket sonuçları SPSS 22.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde istatistiki yöntem olarak frekans, yüzde dağılımları, ttesti, Anova testi ve Korelasyon (Pearson) testi uygulanmıştır. Bulgular sonucunda; sporcu değerlendirmelerine göre antrenörlerinin liderlik davranış şekillerinden eğitici-destekleyici, demokratik ve açıklayıcı-ödüllendirici davranış düzeylerinin ortalamanın üzerinde olduğu ancak otokratik davranış düzeylerinin ortalamanın altında olduğu, antrenörlerinin iletişim beceri düzeylerinin ise ortalamanın üzerinde olduğu görülmüştür. Sporculara göre antrenörlerinin iletişim beceri düzeyleri arttıkça eğitici- estekleyici, demokratik ve açıklayıcıödüllendirici davranış düzeylerinde de artış görülmekte iken otokratik davranış şekillerinde ise düşüş olduğu elde edilen bulgular neticesinde görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Antrenörlerin iletişim becerisi, antrenörlerin liderlik becerisi, sporcu, Türkiye olimpik hazırlık merkezi
Futbolcularda duygusal zekânın atletik zihinsel enerjiye etkisinde antrenör-sporcu ilişkisinin aracılık rolü
Bu araştırmanın temel amacı; futbolcularda duygusal zekânın, atletik zihinsel enerji üzerindeki dolaylı etkisinde antrenör – sporcu ilişkisinin aracılık rolünün belirlenmesidir. Araştırma kapsamında, futbolcularda duygusal zekânın, atletik zihinsel enerjiyi etkileyeceği ve antrenör – sporcu ilişkisinin bu ilişkide aracılık rolüne sahip olduğu ileri sürülen teorik bir model kurulmuş ve bu model yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak test edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 sezonunda Türkiye profesyonel futbol liglerinde futbol oynayan ve araştırmamıza gönüllü olarak katılan 334 futbolcu oluşturmuştur. Araştırmada sosyo-demografik değişkenler ile ilgili bilgiler, araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Araştırmanın amacına ulaşmak için Türkçe uyarlaması Adiloğulları ve Görgülü tarafından gerçekleştirilen Lane ve arkadaşlarının "Sporda Duygusal Zekâ Envanteri", Türkçe uyarlaması Altıntaş ve arkadaşları tarafından gerçekleştirilen Jowett ve Ntoumanis' in "Antrenör – Sporcu İlişkisi Envanteri", Türkçe uyarlaması Yıldız ve arkadaşları tarafından gerçekleştirilen Lu ve arkadaşlarının "Atletik Zihinsel Enerji Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda duygusal zekânın, atletik zihinsel enerji ve antrenör – sporcu ilişkisini etkilediği; antrenör – sporcu ilişkisinin ise atletik zihinsel enerjiyi etkilediği ve duygusal zekâ ile atletik zihinsel enerji arasındaki dolaylı ilişkide aracılık rolü üstlendiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak önerilen teorik model doğrulanmıştır.
Spor bilimleri fakültesinde okuyan öğrencilerin stresle başa çıkma stratejileri ile psikolojik sağlamlık düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Bu araştırma kapsamında Ankara'da öğrenim gören spor bilimleri öğrencilerinin stresle başa çıkma stratejileri ile psikolojik sağlamlık düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelindeki araştırmada K B. Aydın (2008) tarafından geliştirilen (Gözden geçirilmiş) Stresle Başa Çıkma Stratejileri Ölçeğinden ve B W. Smith tarafından geliştirilip T. Doğan (2015) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği: Ankara' da Spor Bilimleri Fakültelerinde öğrenim görmekte olan ve bu araştırmaya gönüllü olarak katılan 135 kadın, 167 erkek olmak üzere toplam 302 öğrenciye uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde verilerin dağılımları göz önünde bulundurularak ikili grup karşılaştırmalarında bağımsız gruplar t-testi, ikiden fazla grupların karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi (Anova) kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişki ise Pearson Korelasyonu ile incelenmiştir. İhtiyaç dâhilinde ikili grup karşılaştırmalarında Tukey post-hoc testinden yararlanılmış ve değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizlerde manidarlık düzeyi olarak p<0.05 dikkate alınmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin değişik stres kaynaklarına maruz kaldıkları görülmüştür. Stresle başa çıkma stratejilerinin ise psikolojik sağlamlık düzeylerini olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Öğrencilerin stresle başa çıkabilmesi için önerilere yer verilmiştir.
Akademisyenlerde yetenek yönetimi iş motivasyonu ve iş performansı ilişkisinin incelenmesi
Bu araştırma yükseköğretim kurumlarının spor bilimleri alanında görev yapmakta olan öğretim elemanlarının yetenek yönetimi, iş motivasyonu ve iş performansı ilişkilerinin incelenmesi üzerine gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, araştırmaya katılan öğretim elemanlarının demografik değişkenler ışığında istatiksel analizleri gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya, yükseköğretim kurumlarının spor bilimleri alanında 2019/2020 eğitim öğretim yılında görev yapmakta olan 65 kadın, 159 erkek olmak üzere toplam 224 öğretim elemanı gönüllü olarak katılmıştır. Tarama modelinde gerçekleştirilen çalışmanın amacına uygun olarak Yetenek Yönetimi Ölçeği, İş Motivasyonu Ölçeği ve İş Performansı ölçeği kullanılmıştır. Anket sonuçları SPSS 25.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde istatistiki yöntem olarak frekans, yüzde dağılımları, t-testi, Anova, çoklu karşılaştırma testi (post hoc) ve Korelasyon (Pearson) testi kullanılmıştır. Bu araştırmada elde edilen bulgular sonucunda öğretim elemanlarının uyarıma özgü içsel motivasyon algıları ile iş performansı algılarında ve bilgi ve gelişime özgü içsel motivasyon algıları ile iş performansı algıları arasında orta düzey pozitif anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan öğretim elemanlarının yönetimle bağlantı algıları ile iş performansı algıları arasında ve yetenek stratejileri algıları ile iş performansı algıları arasında ve yetenek yönetimi algıları ile iş performansı algıları arasında düşük düzey pozitif anlamlı bir ilişki olduğu sonucu saptanmıştır.