Theses supervised by Prof. Dr. Filiz Yurtal

15 theses · Çukurova University

Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin öz yeterlik algıları ile kaynaştırmaya yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin öz yeterlik algıları ile kaynaştırmaya yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu araştırma, ilköğretim okullarında görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerinin öz yeterlik algıları ile kaynaştırmaya yönelik tutumları arasındaki ilişkinin nasıl olduğunu belirlemek amacıyla yapılmış ilişkisel tarama modelinde bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 2010-2011 öğretim yılında Kahramanmaraş ili Merkez ilçesinde görev yapmakta olan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklem ise çalışma evreni içerisinde kaynaştırma eğitimi veren ilköğretim okullarında görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerinden rastgele seçilmiş 205 öğretmenden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak Öğretmen Bilgi Formu, Kaynaştırma Eğitimine Karşı Tutum Ölçeği ve Öğretmen Öz Yeterlik Ölçeği (Teachers' Sense of Efficacy Scale)'nin uzun formu kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda öğretmenlerin genel öz yeterlik ve alt boyutlarında kendilerini "oldukça yeterli" hissettiği görülmüştür. Öğretmenlerin genel öz yeterlik ve alt boyutlarında cinsiyet, kıdem, öğrenim durumu, hizmetiçi eğitim alma, sınıfta kaynaştırma öğrencisi bulunma durumu, daha önce kaynaştırma eğitimi verme ve daha önce kaynaştırma eğitimi verme süreleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin kaynaştırmaya eğitimine karşı ne çok olumlu ne de çok olumsuz bir tutuma sahip oldukları görülmüştür. Öğretmenlerin kaynaştırma eğitimine karşı tutumları ile cinsiyet, kıdem, öğrenim durumu, hizmetiçi eğitim alma, sınıfta kaynaştırma öğrencisi bulunma durumu, daha önce kaynaştırma eğitimi verme ve daha önce kaynaştırma eğitimi verme süreleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin genel öz yeterlik algı puanları ve kaynaştırma eğitimine karşı tutum ölçeğinden aldıkları toplam puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olmadığı görülmüştür. Anahtar kelimeler: Öz yeterlik, tutum, kaynaştırma, öğretmen öz yeterlik algısı

Kaynaştırma eğitimiSınıf öğretmenleriTutumlar+4
Cavide Çiftci
Çukurova University
2016
00
Master'sOpen AccessEN

The relationship between teachers' classroom managment profiles and their perception level of bullying in their classrooms

Teaching is a profession that requires to be sensitive to the newly-formed demands and changing needs. In recent years, in order to improve the academic achievement, efforts to exams, result of which, determines the future of pupils and the demands for school reforms in this direction have entered the list of major problems that should be taken into consideration. But there are also other problems need to be paid attention such as bullying. The aim of this research is to examine the relationship between the classroom management profiles and bullying detection levels by determining the primary school teachers' classroom management profiles they adopt and their bullying detection levels. For this purpose, form teachers working in the primary school in the central districts of Şanlıurfa in the 2013-2014 academic year constituted the target population of the research made as a depictive one in scanning model. The Demographic and Personal Information Survey, Classroom Management Profile Scale and Peer Victimisation Detection Scale were applied as data collection tools. At the end of this research, no differences were found between the frequency of bullying experienced in classrooms and genders of form teachers. It is found that in the classrooms who are youg, have less working hours and crowdedclassrooms, are paid and teach fourth graders, the perception level of bullying is higher. It is found that form teachers uses the most apprecieted classroom management profile. It was reached to the conclusion that among the students of the form teachers who have the appreciated classroom management profile the frequency of violent behaviors were less. The ascending sort of the frequency of violent behaviors according to profiles were found as Appreciated, Idle and Disregardful Classroom Management Profiles. Keywords: Classroom management, classroom management profiles, bullying, primary school teacher

In-class behaviorsClassroom managementClass teachers+4
Mutlu Yaşar
Çukurova University
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün yetenekli çocukların anneleriyle olan ilişkileri ve başarı güdüleri

Bu araştırmanın amacı, üstün yetenekli çocukların ve annelerinin, anne-çocuk ilişkilerinde, kabul-red ve kontrol algıları, çocukların başarı güdüsü ve çocukların anne kabul-red ve kontrol algıları ile başarı güdüleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırmanın evrenini, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Adana ve Mersin İli Bilim ve Sanat Merkezlerine devam eden 5. ve 6. sınıf öğrencileri ve anneleri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini 103'ü kız, 126'sı erkek olmak üzere, toplam 229 öğrenci ve 179 anne oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Ebeveyn Kabul-Red Ölçeği/Kontrol-Anne Kısa Form, Çocuk/Ergen Ebeveyn Kabul-Red Ölçeği/Kontrol-Anne Versiyon Kısa Form, Eğitimde Motivasyon Ölçeği, Anne ve Öğrenci Bilgi Toplama Formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler Mann-Witney U testi, Kruskal-Wallis H testi ve Pearson Korelasyon analizi ile değerlendirilip, anlamlılık derecesi p<.05 olarak alınmıştır. Araştırmanın sonucunda, annelerin çocuklarına yönelik davranışlarını yüksek düzeyde kabul, düşük düzeyde red ve orta düzeyde kontrol edici olarak algıladıkları bulunmuştur. Annelerin kabul-red ve kontrol algı düzeylerinin, sınıf, cinsiyet, anne yaşı, doğum sırası ve annenin çocuk sayısı, değişkenlerine göre farklılık göstermediği; anne eğitim durumu, çalışma durumu ve ailenin gelir durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği bulunmuştur. Çocukların annelerini yüksek düzeyde kabul, düşük düzeyde red ve orta düzeyde kontrol edici olarak algıladıkları bulunmuştur. Çocukların kabul-red ve kontrol algı düzeylerinin, sınıf, anne yaşı, doğum sırası ve annenin çocuk sayısı değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği; cinsiyet, anne eğitim durumu, çalışma durumu, ailenin gelir durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği bulunmuştur. Annelerin ve çocukların algıladıkları ebeveyn kabul-red ve kontrol düzeyleri arasında anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Çocukların özdeşleşmiş dışsal motivasyon ve içsel motivasyon düzeylerinin yüksek olduğu, motivasyonsuzluk ve içe yansıtılmış dışsal motivasyon düzeylerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Çocukların motivasyon düzeylerinin, anne eğitim durumu, çalışma durumu ve doğum sırasına göre anlamlı farklılık göstermediği; sınıf, cinsiyet, anne yaşı, ailenin gelir durumu ve annenin çocuk sayısı değişkenlerine göre ise anlamlı farklılıklar gösterdiği bulunmuştur. Çocukların anne kabul-red algıları ve motivasyonları arasında zayıf, anlamlı düzeyde ilişkilerin olduğu; anne kontrol algıları ve motivasyonları arasında orta düzeyde, anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Üstün yetenek, anne-çocuk ilişkisi, kabul-red, kontrol, motivasyon

Ana-çocuk iletişimiAna-çocuk ilişkisiBaşarı+5
Kübra Arslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin okul şiddetine ve güvenliğine ilişkin görüşleri

Bu çalışmanın amacı; okulların güvenlik durumu ve ihtiyaçlarını değerlendirmek ile okul yöneticilerinin; okul güvenliğine ve okul şiddetine ilişkin görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini; 2011-2013 eğitim- öğretim yıllarında Adana il merkezindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan okul yöneticileri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi ise belirlenen evrenden seçkisiz küme örnekleme yöntemi ile seçilen 155 yöneticiden oluşmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan anket formu kullanılmıştır. Anket formu ilgili literatür incelenerek hazırlanmıştır. Anket dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmaya katılan okul yöneticileri ve çalıştıkları okullara ait özellikleri belirlemeye yönelik sorular bulunmaktadır. İkinci bölümde okul güvenliğini tehdit eden risk faktörlerini belirlemeye yönelik 12 madde, üçüncü bölümde okul güvenliğini etkileyen koruyucu faktörleri belirlemeye yönelik 17 madde ve dördüncü bölümde ise okulda alınan güvenlik önlemlerini belirlemeye yönelik 8 maddeden oluşmuştur. Verilerin analizi; elde edilen bulguların frekans ve yüzde değerleri hesaplanarak yapılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi belirmekte ise ki–kare (chi-square) testinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda okullarda en sık rastlanan risk faktörleri; maddi yetersizlik yaşayan öğrenciler, sürekli devamsızlık yapan öğrenciler, nakil yolu ile kayıt değiştiren öğrenciler; en az rastlanan risk faktörleri ise; çete olayları, okulda hırsızlık, gasp, taciz gibi suçların işlenmesi ile güvenlik endişeleriyle ebeveynlerin çocuklarını okuldan almalarıdır. Okullarda en sık rastlanan koruyucu faktörler; öğrencilerin sınıf ortamı dışında da gözlemlenmesi, okul-aile işbirliği; en az görülen koruyucu faktörler ise; bilgilendirici el kitapları ve broşürlerin bastırılıp dağıtılması, şiddeti önleme planı yapılırken öğrencilerin sürece dahil edilmesi, öğrencilerin ilgisini çeken ders dışı etkinlikler sunulmasıdır. Okullarda en sık alınan güvenlik önlemleri; öğrenci devamsızlıklarının velilere bildirilmesi ve kamera sisteminin kullanılması; en az alınan güvenlik önlemleri ise; özel güvenlik personeli çalıştırılması ile okulların giriş-çıkış saatlerinde polis veya jandarmanın görev yapmasıdır. Ayrıca okul yöneticilerinin görev yaptıkları okulların bulunduğu ilçeler, okulların öğretim şekli, büyüklüğü ve sosyo- ekonomik çevresi ile şiddetin varlığı arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Okul yöneticilerinin görev yaptıkları okullarda alınan fiziksel güvenlik önlemleri ile okulların öğretim şekli, ve bulundukları sosyo-ekonomik çevre arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Okulda şiddet, okul yöneticileri, okul güvenliği

GüvenlikOkul güvenliğiOkul yöneticileri+2
İpek Ağbaht Uzun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul çocuklarında akran zorbalığı ve arkadaşlık niteliği arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Akran zorbalığı ve arkadaşlık niteliği ilgili araştırmalar olumlu arkadaşlık ilişkilerinin bireyin yüksek prososyal davranışlar, sosyal uyum ve benlik saygısı sağladığını, düşük çatışma, saldırgan davranışlarda azalma ve küresel bir tehdit olan akran zorbalığına karşı koruyucu bir set görevi gördüğü bildirilmiştir. Her geçen gün artan zorbalık davranışları karşısında bireylerin arkadaşlıkları ve zorbalıkları arasındaki ilişkiyi anlamak olumlu eğitim ortamları oluşturumaya katkı sağlayacaktır. Bu çerçevede araştırmada ilkokul 3.ve 4. sınıf öğrencilerinin sahip oldukları zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma durumları ile arkadaşlık nitelikleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma, 2018-2019 eğitim öğretim yılı birinci döneminde Şanlıurfa ili Siverek ilçesinde resmi ilkokullarda bulunan 298' i kız 292' si erkek toplam 590 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma örnekleminin zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma durumları "Akran zorbalığı Belirleme Ölçeği-Çocuk Formu", sahip oldukları arkadaşlık nitelikleri "Arkadaşlık Niteliği Ölçeği" ile belirlenmiştir. Araştırmada ölçeklerden elde edilen veriler üzerinde zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma durumlarının arkadaşlık niteliği ile ilişkisini belirlemek üzere Basit Doğrusal Regresyon Analizi, değişkenlerle ilgili analizler için Bağımsız Örneklem t Testi ve Tek yönlü ANOVA testi yapılmıştır. Yapılan tüm analizlerde anlamlılık değeri p<,05 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin % 1,9' u zorba, %27,8' inin kurban, % 45,9' unun zorba-kurban ve % 24,4' ünün katılmayanlar statüsünde yer aldığı görülmüştür. Öğrencilerin en fazla karşılaştıkları zorbalık türünün fiziksel zorbalık olduğu, en az karşılaştıkları zorbalık türünün eşyalara zarar verme olduğu bulunmuştur. Zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma durumunda cinsiyet, sınıf düzeyi ve baba eğitim düzeyin değişkenlerinde anlamlı farklılıklar bulunurken, sosyo-ekonomik düzey ve anne eğitim düzeyiyle bir farklılık bulunmamıştır. Öğrencilerin arkadaşlık niteliklerinde sadece baba eğitim düzeyi değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı bulunmuştur. Ayrıca arkadaşlık niteliğinin zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma değişkenleriyle anlamlı bir ilişki içinde olduğu gözlenmiştir. Arkadaşlık niteliği, zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma durumlarını negatif bir şekilde yordadığını göstermektedir. Özetle arkadaşlık niteliği ve akran zorbalığının birbirlerini etkileyen durumlar olduğu görülmüş bulguların ilgili yazına katkıları ortaya konulan sonuçlar çerçevesinde tartışılmıştır.

Akran zorbalığıArkadaşlıkNitelik+1
Tarık Tekce
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokullarda akran zorbalığını önleme stratejileri ve karşılaşılan güçlüklere ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri

Bu araştırmanın amacı; akran zorbalığını önlemede öğretmenlerin kullandıkları stratejilere ve karşılaşılan güçlüklere ilişkin ilkokul dördüncü sınıf öğretmen ve öğrencilerinin görüşlerinin incelenmesidir. Bu ana amaca istinaden alt amaçlar belirlenmiştir. Araştırma nitel araştırma modellerinden durum araştırma deseni kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2018-2019 eğitim öğretim yılı, 1. döneminde Adana iline bağlı merkezi ilçelerde (Çukurova, Sarıçam, Seyhan ve Yüreğir) yer alan merkez ve köy ilkokullarında görev yapan 102 dördüncü öğretmeni ve 119 dördüncü sınıf öğrencisinden oluşmakta olup çalışma grubunun belirlenmesinde sistematik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada, öğrencilerin zorba ve kurban olma durumlarının belirlenmesi için "Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği", öğretmenlere ait kişisel özelliklerin belirlenmesi için "Kişisel Bilgi Formu", öğretmenlerin akran zorbalığını önlemede kullandıkları stratejileri belirlemeye ve akran zorbalığını önlemde karşılaştıkları güçlükleri belirlemeye ilişkin "İlkokullarda Akran Zorbalığını Önleme Stratejileri ve Karşılaşılan Güçlükleri Belirleme Anketi" ve öğrencilerin öğretmenlerinin uyguladıkları akran zorbalığını önleme stratejilerine ilişkin görüşlerine ulaşmak için "Öğretmenlerin Akran Zorbalığını Önleme Stratejileri Hakkında Öğrenci Görüşleri Anketi" kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Bulgulardan elde edilen sonuçlar incelendiğinde; öğretmenlere ait bulgulardan, öğretmenlerin zorbalığı önlemede kullandığı stratejiler incelendiğinde cevap olarak en fazla "uyarırım" cevabını verdiği, bunun yanında çoğunluk olarak "öğrencimi doğru davranışa yönlendiririm", "okul ile ailenin işbirliği içinde olmasını sağlama", "aileye bu konuda bilgilendirme yapma", "öğrencilerinin empati kurmasını sağlama", "yaptığı davranışın sebebini araştırma" gibi yöntemler kullandıkları ve öğrencinin başkasının eşyasına zarar verdiğinde, öğrencinin zararı karşılamasını sağladığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin akran zorbalığını önlemede ne gibi güçlüklerle karşı karşıya kaldıklarını sorusuna verilen cevaplar incelendiğinde, öğretmenlerin "ailenin bu durumu kabullenmemesinin" cevabını en fazla verdikleri, bu sonuca yakın olarak "ailenin akran zorbalığını önlemede öğretmene destek vermediğini" ve "çocuğun şiddet görmenin normal olduğunu benimsemesi", "davranışın süreklilik göstermesi", "velinin ilgisizliği" sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak, öğrencilerin akran zorbalığı davranışları karşısında öğretmeniniz ne yapıyor sorusundan en fazla "öğretmenimiz sözel olarak şiddet uyguluyor" anlamına gelen cevaplar verdikleri, bazı durumlarda ise "uyarırım" ve "tepkisiz kalmayı tercih ederim" sonucuna, öğretmeninizin ne yapmasını istersiniz sorusuna ise öğrencilerin çoğunluğunun "öğretmenimizin yaptığı doğru", yani sözle olarak şiddet uygulamasını isterim cevapları verildiği ve "birbirinizin hoşuna gitmeyen cümleler söylediğinizde", "birbirinize diğer arkadaşlarınız ile arkadaşlık ilişkisi kurmada engel olduğunuzda", "birbirinizi arkadaş gruplarına alamayarak yalnız bıraktığınızda" ve "birbirinizin eşyalarını, parasını zorla aldığınızda" sorularına öğrencilerin, öğretmenim "bu duruma tepkisiz kalsın" cevabını en fazla verdikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Akran Zorbalığı, Sınıf Öğretmeni, Zorbalığı Önleme, Kurban

Akran zorbalığıÖğrenci görüşleriÖğretmen görüşleri+2
Ebru Barik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin öz yeterlik inançları ile sınıf içi davranışlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin öz yeterlik inançları ile sınıf içi öğretmen davranışlarının incelenmesidir. İlişkisel tarama modelinde gerçekleştirilen çalışmaya 2018-2019 eğitim öğretim yılında görev yapan 247 sınıf öğretmeni katılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin demografik bilgilerini elde etmek amacıyla kişisel bilgi formu, öz yeterlik inançlarını belirlemek amacıyla Çolak, Yorulmaz ve Altınkurt (2017) tarafından geliştirilen "Öğretmen öz yeterlik inancı ölçeği" ile öğretmenlerin sınıf içi öğretmen davranışları belirlemek amacıyla Büyüköztürk, Kılıç, Karadeniz ve Karataş (2004) tarafından geliştirilen "Sınıf içi öğretmen davranışları ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda öğretmenlerin öz yeterlik inançları ile sınıf içi öğretmen davranışları arasında orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin öz yeterlik inançları ile cinsiyetleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğretmenlerin öz yeterlik inançları ile mesleki kıdemleri arasında 10 ve üzeri mesleki kıdeme sahip öğretmenlerin 1-5 yıllık mesleki kıdeme sahip öğretmenlere göre akademik öz yeterlik inançlarının daha yüksek olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışmada öğretmenlerin okutmuş oldukları sınıf düzeylerine göre anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Bu farklılık öz yeterlik ölçeğin tümü ile mesleki öz yeterlik ve entelektüel öz yeterlik alt boyutundadır. Ayrıca çalışmada öğretmenlerin sınıflarında yabancı öğrenci bulunmasının öğretmenlerin öz yeterlik ölçeğinin alt boyutu olan sosyal öz yeterlik alt boyutunda anlamlı bir farklılığa neden olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin sınıf içi öğretmen davranışları incelendiğinde kadın öğretmenlerin daha çok öğrenci merkezli eğitim tercih ettikleri bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışmada öğretmenlerin öğretmen veya öğrenci merkezli eğitim tercihleri ile mesleki kıdem, okutulan sınıf ve sınıflarında yabancı öğrenci bulunup bulunmaması değişkenine göre anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Öz yeterlik inancı, öğretmen öz yeterliği, sınıf öğretmeni, sınıf içi öğretmen davranışları.

Sınıf içi davranışlarSınıf öğretmenleriÖz yeterlilik+2
Burak Elgit
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin algılarına göre müdürlerin kullandıkları güç kaynakları ile öğretmenlerin motivasyon ve örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, sınıf öğretmenlerinin algılarına göre müdürlerin kullandıkları güç kaynakları ile öğretmenlerin motivasyonu ve örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Hatay ili Dörtyol ve Payas ilçelerinde, toplam 38 devlet ilkokulunda görev yapan 661 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Örneklemi ise, tesadüfi (random) şekilde ulaşılabilen okullardaki 389 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Güç Kaynakları Ölçeği", "İş Motivasyonu Ölçeği" ve "Örgütsel Bağlılık Ölçeği"nden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik teknikleri yanında, değişkenler arasındaki ilişkiyi belirleyebilmek amacıyla Pearson korelasyon analiz tekniğinden, örgütsel güç kaynaklarının öğretmen motivasyon ve örgütsel bağlılığını ne ölçüde yordadığını inceleyebilmek amacıyla Regresyon Analizi'nden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların algılarına göre, ilkokul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları alt boyutlarından ödül gücü alt boyutu ile öğretmenlerin içsel motivasyon ve dışsal motivasyon alt boyutları arasında pozitif yönlü orta düzeyde; ödül gücü ile örgütsel bağlılık alt boyutlarından uyum alt boyutu arasında negatif yönlü orta düzeyde, özdeşleşme ve içselleştirme alt boyutları arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Yasal güç ile uyum bağlılığı arasında pozitif yönlü zayıf düzeyde, içselleştirme bağlılığı arasında negatif yönlü zayıf düzeyde ilişki saptanmıştır. Zorlayıcı güç alt boyutu ile içsel motivasyon arasında negatif yönlü zayıf düzeyde, dışsal motivasyon alt boyutu arasında negatif yönlü orta düzeyde ve örgütsel bağlılıklarına ilişkin uyum alt boyutu arasında pozitif yönlü orta düzeyde, özdeşleştirme ve içselleştirme boyutlar arasında negatif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Kişilik gücü alt boyutu ile öğretmenlerin içsel ve dışsal motivasyon alt boyutları arasında pozitif yönlü orta düzeyde; örgütsel bağlılıklarına ilişkin uyum alt boyutu arasında negatif yönlü orta düzeyde, özdeşleşme ve içselleştirme alt boyutları arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Regresyon analizi sonucunda örgütsel güç kaynağı boyutlarının, öğretmen motivasyonunun içsel ve dışsal boyutlarını; örgütsel bağlılığın uyum, özdeşleşme ve içselleştirme boyutlarını anlamlı olarak yordadığı belirlenmiştir.

Güç kaynaklarıMotivasyonMüdürler+4
Bahadır Han Çatalyürek
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Gülmece unsurlar içeren çocuk öykülerinin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin okuma motivasyonu ve tutumuna etkisi

Bu araştırmanın amacı, gülmece içerikli çocuk öykülerinin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin okuma motivasyonu ve tutumuna etkisini belirlemektir. Araştırma, nitel veri setlerinin nicel verilere ulaşmada basamak oluşturduğu karma araştırma yöntemlerinden sıralı dönüşümsel tasarım modeli temele alınarak tasarlanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda araştırma kapsamına alınan çocuk öyküleri Mizah Teorileri ve Mizah Yaratma Yöntemleri'ne göre üç okur tarafından tahlil edilmiş ve gülmece unsurlar açısından analizi yapılmıştır. Nicel verileri desteklemek amacıyla analiz edilen mizahi öyküler deneysel uygulama sürecinde kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda öntest sontest karşılaştırma gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, 2020-2021 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde Mersin ili Erdemli ilçesindeki bir ilkokulda yapılmıştır. Deney grubunda 18, karşılaştırma grubunda 18 öğrenci olmak üzere toplam 36 dördüncü sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilen çalışma sekiz hafta sürmüştür. Araştırma kapsamında deney grubu öğrencilerine mizah içerikli öyküler, karşılaştırma grubu öğrencilerine ise mizah içermeyen öyküler araştırmacı tarafından okunmuştur. Araştırmanın nitel boyutunda "Hikaye Değerlendirme Formu", nicel boyutunda ise öğrencilerin kitap okumaya ilişkin motivasyon ve tutumlarını belirlenmek için "Okuma Motivasyon Ölçeği" ile "Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılarak veriler toplanmıştır. Nitel analiz bölümünde mizah içerikli öykülerde yer alan mizah unsurları, okurlar tarafından kuramsal temel dikkate alınarak betimsel olarak analiz edilmiştir. Nicel analiz bölümünde deney grubu ve karşılaştırma gruplarının deneysel işlem öncesi öntest ve sontest puanları parametrik olmayan testlerden Mann Whitney U Testi ile analiz edilmiştir. Nitel verilerden elde edilen bulgulara göre, mizah içerikli öyküler, Mizah Teorileri'ne ve Mizah Yaratma Yöntemleri'ne göre detaylı olarak tahlil edilmiş ve çok sayıda gülmece unsur belirlenmiştir. Çocuk öykülerinde yazarların üstünlük, uyumsuzluk ve rahatlama teorilerinin her üçünü de kullandıkları tespit edilmiş ancak Üstünlük Teorisi ve Uyumsuzluk Teori'sinin Rahatlama Teorisi'ne göre daha sıklıkla kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Öykülerde mizah yaratma yöntemlerinden komik unsurlar, alay içerikli söylemler, abartılı söz ve anlatımlar ve benzetme yapma gibi yöntemlerin oldukça fazla yer aldığı sonucuna ulaşılmıştır. Nicel verilerden elde edilen bulgulara göre, araştırmanın deney grubu ve karşılaştırma grubu öntest sontest puanları karşılaştırılmış; mizah içerikli öykü okuma uygulaması ile öğrencilerin okuma motivasyonlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülürken okumaya yönelik tutumlarında herhangi bir farklılığın gerçekleşmediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Mizah, Mizah Teorileri, Mizah Yaratma Yöntemleri, Okuma Motivasyonu, Okuma Tutumu.

Gülmece diliHikayeOkuma+5
Bekir Yıldız
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokullarda akran zorbalığının yordayıcısı olarak hoşgörü değerinin incelenmesi

Bu araştırmada ilkokul çocuklarında akran zorbalığı ile hoşgörü eğilimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi hedeflenmiştir. İlişkisel tarama modeli ile yürütülen araştırmanın örneklemi, belirlenen evrende basit tesadüfî örnekleme yolu ile seçilen 401 ilkokul 4. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Çalışmaya katılan öğrencilerin hoşgörü eğilimlerini belirlemek için "Hoşgörü Eğilimi Ölçeği" ve zorbalık düzeylerini belirlemek için de "Akran Zorbalığını Belirleme Ölçeği: Çocuk Formu" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 20 istatiksel analiz paket programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve basit regresyon analizinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin zorbalık yapma durumları ile cinsiyet değişkeni arasında anlamlı farklılıklar bulunurken, sosyoekonomik düzey, anne-baba eğitim düzeyiyle ilgili anlamlı farklılıklar bulunmamıştır. Zorbalığa maruz kalma durumları ile anne eğitim durumu arasında anlamlı farklılıklar saptanmış olup cinsiyet, sosyoekonomik düzey ve baba eğitim durumu değişkenleri ile anlamlı farklılıklar saptanmamıştır. Öğrencilerin hoşgörü eğilimleri cinsiyetlerine, sosyoekonomik düzeylerine ve anne eğitim durumuna göre anlamlı farklılık gösterirken baba eğitim düzeyi değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı saptanmıştır. Ayrıca hoşgörü eğilimlerinin zorbalık yapma durumu ile istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki içinde olduğu ancak zorbalığa maruz kalma durumu ile arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olmadığı gözlenmiştir. İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin hoşgörü eğilimlerinin, zorbalık yapma durumlarını negatif yönde yordadığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Zorbalık, akran zorbalığı, değer, değer eğitimi, hoşgörü.

Akran zorbalığıDeğerler eğitimiHoşgörü+3
Gökhan Kısadal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinin açık alanda oyun oynama tutumu ile akran zorbalığı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin açık alanda oyun oynamaya yönelik tutumları ile akran zorbalığı arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu özelliklerin demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırmaya 2021-2022 eğitim öğretim yılı birinci döneminde Adana ili Seyhan ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı düşük, orta ve yüksek sosyo-ekonomik düzeydeki ilkokullarda öğrenim gören 149'u kız, 147'si erkek olmak üzere toplam 296 öğrenci katılmıştır. Öğrenciler basit tesadüfü örnekleme yoluyla seçilmiştir. Araştırmada, öğrencilerin zorba ve kurban olma durumlarının belirlenmesi için "Akran zorbalığı Belirleme Ölçeği-Çocuk Formu", açık alanda oyun davranışları için "Çocuklar İçin Açık Alanda Oyuna Yönelik Tutum Ölçeği", kişisel özelliklerin belirlenmesi için "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde, açık alanda oyun oynama tutumları ile zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma ilişkisini belirlemek üzere korelasyon analizi, değişkenlerle ilgili analizler için Kruskal Wallis-H testi, Mann Whitney-U testi, Bağımsız Örneklem t Testi ve Tek yönlü ANOVA testi yapılmıştır. Tüm analizlerde anlamlılık değeri p<.05 olarak alınmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular; zorbalık yapma durumunda cinsiyete göre, sosyo-ekonomik düzeye göre, anne eğitim düzeyine göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ancak baba eğitim durumu değişkenine göre anlamlı bir fark bulunmamıştır. Zorbalığa maruz kalma durumunda cinsiyet, sosyo-ekonomik durum, anne eğitim durumuna göre anlamlı farklılık bulunmuş, baba eğitim düzeyine göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğrencilerin açık alanda oyun oynama tutumu cinsiyet ve sosyo-ekonomik durumuna göre anlamlı bir farklılık bulunmuş, anne ve baba eğitim düzeyine göre ise anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Açık alanda oyun oynama tutumu ile zorbalığa maruz kalma puanları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Açık alanda oyun oynama tutumu ile zorbalık yapma puanları arasında ise anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Açık alanda oyun oynama tutumu ile zorbalık yapma arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu, açık alanda oyun oynama tutumu puanları arttıkça zorbalık yapma puanlarının azaldığı söylenebilmektedir. Anahtar kelimeler: Akran zorbalığı, zorbalık yapma, zorbalığa maruz kalma, açık alanda oyun

Akran zorbalığıAçık alan aktiviteleriAçık alanlar+5
Gülnur Eroğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Matematik eğitiminde argümantasyon çalışmalarının ilkokul öğrencilerinin problem çözme başarısına, üstbilişsel becerilerine ve motivasyonlarına etkisi

Araştırmanın genel amacı, matematik eğitiminde argümantasyon çalışmalarının ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin problem çözme başarısına, üstbilişsel becerilerine ve matematik dersine yönelik motivasyonlarına etkisini ve argümantasyon çalışmaları ile uygulama sürecine yönelik görüşlerini belirlemektir. Araştırmada, nicel ve nitel araştırma desenlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma desenlerinden gömülü desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen, nitel boyutunda ise durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde Adana ili Pozantı ilçesinde orta sosyo-ekonomik düzeyde bir çevreye sahip bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan 63 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Problem Çözme Başarı Testi", "Üstbilişsel Farkındalık Ölçeği" ve "Matematik Dersi Motivasyon Ölçeği" öntest, sontest ve kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Ayrıca deneysel işlem bitiminde deney grubunda yer alan öğrencilerden farklı düzeyde başarı göstermiş öğrencilerin uygulamaya ve yaklaşıma ilişkin görüş ve düşüncelerini almak için araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Uygulama öncesinde araştırmanın yapılacağı ilkokuldaki dördüncü sınıf şubelerine "Problem Çözme Başarı Testi" uygulanarak istatistiksel analiz sonucunda gruplar arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmüş, yansız atama yöntemiyle bir deney (21 öğrenci) ve iki kontrol grubu (21+21) belirlenmiştir. Belirlenen deney grubunda öğretim, argümantasyon yaklaşımına göre hazırlanmış etkinlikler kullanılarak araştırmacı tarafından, kontrol gruplarında ise mevcut öğretim programına göre birinde araştırmacı tarafından, diğerinde dersin sınıf öğretmeni tarafından 6 hafta boyunca yürütülmüştür. Öğrencilerin argümantasyon çalışmalarına ve uygulama sürecine yönelik görüşlerinin belirlenmesi amacıyla deney grubu öğrencileri arasında "Problem Çözme Başarı Testi"nden elde edilen verilere göre oluşturulan yedişer kişiden oluşan gruplarla odak grup görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca uygulama bittikten 4 hafta sonra kalıcılık testi uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel verilerin analizinde kovaryans analizi (ANCOVA), nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerin sonucunda, argümantasyon çalışmalarının öğrencilerin problem çözme başarılarında anlamlı farka yol açtığı, öğrencilerin üstbilişsel becerileri ve matematik dersine yönelik motivasyonlarında anlamlı farkın olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan istatistiksel analizler argümantasyon çalışmalarının problem çözme başarılarında kalıcılığa etkisinin olmadığını göstermiştir. Araştırmaya ait nitel bulgular ile deney grubunda yer alan öğrencilerin çoğunun argümantasyon yaklaşımına dayalı etkinliklerle gerçekleştirilen dersleri daha iyi anladıkları ve beğendikleri, etkinliklerin uygulanması esnasında sınıf ortamı ile ilgili olumlu görüşlere sahip oldukları ortaya koyulmuştur. Anahtar kelimeler: Argümantasyon, problem çözme, üstbiliş, motivasyon, matematik.

Mustafa Türkmenoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinin okuma motivasyonları ile Türkçe dersine yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada ilkokul öğrencilerinin okuma motivasyonu ile Türkçe dersine yönelik tutumlarını çeşitli değişkenlere göre incelenmesi ve okuma motivasyonlarının Türkçe dersine yönelik tutumlarını yordama düzeyinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla araştırma ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemi ise basit tesadüfi yöntemle belirlenen 392 ilkokul 4. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Türkçe Dersi Tutum Ölçeği" ve "Okuma Motivasyonu Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 22 paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin çözümlenme sürecinde betimsel istatistikler, t-testi, pearson korelasyon analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumları cinsiyete göre, okuma sıklığına göre, anne okuma sıklığı değişkenlerine göre anlamlı farklılık görülürken okul öncesi eğitim alma, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, baba okuma sıklığı değişkenlerine göre anlamlı farklılık görülmemiştir. Öğrencilerin okuma motivasyonları cinsiyet, okuma sıklığı, anne okuma sıklığı ve baba okuma sıklığı değişkenlerine göre ölçeğin tamamında ve alt boyutlarda anlamlı farklılık gösterirken okul öncesi eğitim alma durumuna göre dışsal motivasyon alt boyutu ve ölçeğin tamamında anlamlı farklılık görülmüştür. Bununla birlikte öğrencilerin okuma motivasyonları anne eğitim durumu ve baba eğitim durumlarına göre anlamlı derecede farklılık görülmemiştir. Korelasyon analizi sonuçlarına göre öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumları, okuma motivasyonu ve alt boyutları arasında orta düzeyde, pozitif yönde anlamlı ilişkilerin olduğu bulunmuştur. Regresyon analizi sonuçlarına göre öğrencilerin okuma motivasyonlarının Türkçe dersine yönelik tutumlarının anlamlı bir yordayıcısı olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Türkçe dersi, tutum, okuma motivasyonu

MotivasyonOkumaTutum ölçekleri+7
Mehmet Ateş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Mizahla zenginleştirilmiş fen bilimleri öğretiminin öğrencilerin başarı motivasyon ve eleştirel düşünme eğilimlerine etkisi

Bu araştırmanın genel amacı fen bilimleri eğitiminde mizah ve karikatür kullanımının ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına, motivasyonlarına ve eleştirel düşünme eğilimlerine etkisinin belirlenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan deneysel desenlerden, öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Malatya il merkezindeki orta sosyo-ekonomik düzeyde çevreye sahip bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan 64 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Akademik Başarı Testi", "Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği" ve "Fen Öğrenimine Yönelik Motivasyon Ölçeği" öntest, sontest ve kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Araştırmada mizah destekli eğitimin 5E öğretim modeliyle uygulandığı I. deney grubu, sadece 5E öğretim modelinin uygulandığı II. deney grubu ve mevcut öğretim programına göre uygulamaların yapıldığı kontrol grubu oluşturulmuştur. Uygulama öncesinde araştırmanın yapılacağı ilkokuldaki dördüncü sınıf şubelerine "Akademik Başarı Testi", "Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği" ve "Fen Öğrenimine Yönelik Motivasyon Ölçeği" uygulanarak istatistiksel analiz sonucunda gruplar arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmüş, yansız atama yöntemiyle gruplar belirlenmiştir. Belirlenen üç grupta da dersler altı hafta boyunca araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Ayrıca uygulama bittikten beş hafta sonra kalıcılık testi uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerin sonucunda, mizah destekli öğretimin öğrencilerin akademik başarılarında anlamlı farka yol açtığı, öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimleri ve fen bilimleri dersine yönelik motivasyonlarında ise anlamlı farkın olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan istatistiksel analizler, mizah destekli öğretimin öğrencilerin akademik başarılarında kalıcılığa etkisinin olmadığını göstermiştir. Anahtar kelimeler: Mizah ve karikatür, akademik başarı, eleştirel düşünme, motivasyon, fen bilimleri

Mehmet Demirhan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk hakları perspektifinden ilkokullarda akran zorbalığı

Bu araştırmada, çocukların haklarına yönelik olarak bilinç düzeyleri ile akran zorbalığında zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya Adana ili Sarıçam ilçesinde 2023-2024 eğitim öğretim yılı 2. döneminde ilkokul 4. sınıfta öğrenime devam eden 210'u kız ve 213'ü erkek olmak üzere 423 öğrenci katılmıştır. Aşamalı örnekleme yönteminin kullanıldığı araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Akran Zorbalığı-Çocuk Formu" ve "Çocuk Hakları Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans analizi Mann-Whitney-U ve Kruskall Wallis-H testleri kullanılmış, çocuk hakları ve akran zorbalığı ilişkisi için "Spearman Sıra Farkları Korealasyonu" hesaplanmıştır. Tüm testlerde p<.05 anlamlılık düzeyi aranmış, sadece çocuk hakları ve akran zorbalığı ilişkisinde p<.01 anlamlılık düzeyi ortaya çıkmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin zorbalığa maruz kalma davranışlarında cinsiyete göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Çocukların haklarına yönelik bilinç düzeylerinde ise anne öğrenim durumu ve baba çalışma durumu değişkenlerinde anlamlı bir farklılık görülmüştür. Öğrencilerin çocuk haklarına yönelik bilinç düzeylerinin tüm alt boyutlarıyla birlikte akran zorbalığına maruz kalma ve zorbalık yapma durumları arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Zorba ve mağdurların, çocuk haklarına yönelik bilinç düzeylerinde farklılık görülmemiştir. Anahtar kelimeler: Akran zorbalığı, çocuk hakları, ilkokul.

Mehmet Özkan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00

Other supervisors