Theses supervised by Prof. Dr. Mehmet Canbulat

16 theses · Akdeniz University

Master'sOpen AccessTR

Suriyeli öğrencilere yönelik Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi için hazırlanan materyallerin söz varlığı açısından incelenmesi: Aslı Hikâye Serisi örneği

Bu araştırmanın amacı, PIKTES projesi kapsamında hazırlanmış olan materyallerden Aslı Hikâye Serisi'nin kelime sıklığını ve atasözü, deyim, ikileme, kalıp söz ve yansıma sözcüklerden oluşan söz varlığını ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Araştırmanın veri setini, 6-12 yaş grubundaki A1-A2 seviyesi öğreniciler için hazırlanmış olan 10 kitaplık Aslı Hikâye Serisi oluşturmaktadır. Verilerin toplanma aşamasında hikâyelerin dokümanlarına projenin resmî sitesinden ulaşılmıştır. Verilerin analizi Cibakaya 2.3 programı ile yapılmıştır. Metinlerin programa yüklenmeye hazır hâle getirilmesi için kelimeler çekim eklerinden ayrılarak kök veya gövde hâli ile incelenmiştir. Bununla birlikte atasözü, deyim, ikileme, kalıp söz ve yansıma sözcükler tek bir kelime sayılmaları için düzenlenmiştir. Kelimeler sisteme yüklendikten sonra elde edilen bulgular tablo hâline getirilip yorumlanmıştır. Çalışma kapsamında elde edilen bulgular, yüksek lisans mezunu bir Türkçe öğretmeni ve doktora mezunu bir akademisyenle birlikte kontrol edilmiştir. Çalışmanın veri setini oluşturan öyküler, kitapların sonunda yer alan etkinliklerle birlikte değerlendirilerek kelime sıklığı açısından Pierce'in (1963) Sıklık Tablosu ve söz varlığı açısından TYDOÖP (2020) kazanımlarına yönelik olarak değerlendirilmiştir. Değerlendirmeler sonucunda metinlerde kullanılan kelimelerin, Pierce'in (1963) sıklık listesi ile bağlaç ve zamir kullanımı noktasında örtüştüğü sonucuna ulaşılmıştır. Serideki söz varlığı ögelerinin ise TYDOÖP (2020) A1-A2 düzeyindeki dinleme/izleme ve okuma kazanımları ile uyumluluk gösterdiği tespit edilmiştir. Çalışmanın sonunda ise konuyla ilgili öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi, Söz Varlığı, Yardımcı Okuma Kitapları

Türkçe eğitimi
Ümmü Koral
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul seviyesindeki iki dilli öğrencilerin (Rus/Türk) Türkçe kullanımında sosyokültürel çevrenin etkilerine yönelik görüşlerinin incelenmesi

Yüzyıllardır, farklı dil, köken ve kültüre sahip toplumlar göç, savaş, eğitim ve birçok sebepten bir arada yaşamıştır ve yaşamaya devam etmektedir. 2000'li yıllardan sonra, Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Antalya, yabancı turistlerin ilgi odağı haline geldi. Lev Vygotsky'nin en iyi bilinen yakınsal gelişim bölgesi (ZPD) metaforunu sunan sosyokültürel teorisine dayanmaktadır. Vygotsky (1986), dil ve kültür arasında güçlü bir bağ olduğunu ve iletişim ve etkileşimin dil öğrenme sürecini geliştirmek için gerekli olduğunu savunmaktadır. Vygotskian teorisinin temelinde sosyal etkileşim ve dil gelişimi arasındaki ilişki yatmaktadır (Vygotsky, 1979; Kozulin, Gindis, Ageyev & Miller, 2003; Lantolf & Poehner, 2008; Lantolf, 2009). Bu doğrultuda araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasına göre desenlenmiştir. Çalışma grubunu belirlemek için amaçlı örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan uygun örnekleme yöntemi ile özel bir okulda okuyan 10 Rus katılımcıyı içermektedir. Çalışmada yarı yapılandırılmış bireysel görüşme formuyla detaylı bir şekilde görüşleri alınan ortaokul seviyesindeki on Rus öğrenci ile çalışma grubu yürütülmüştür. Mevcut çalışmanın amacına en uygun sorular belirlenmiştir. Daha yüksek güvenilirlik elde etmek için araştırmacı, katılımcıları belirli bir yanıta yönlendirecek sorular kullanmaktan kaçınmış, bunun yerine görüşme sorularını netleştirmek için bol miktarda ayrıntı vermiştir. Doğru veri elde etmek için katılımcılardan görüşmeler sırasında fikirlerini açıklamaları da istenmiş ve araştırmacı, yorumlarını teyit etmek için ifadelerini nasıl yorumladığını belirtmiştir. Bu çalışmada veriler, tüm katılımcılarla yapılan ilk bireysel yarı yapılandırılmış görüşmeler ve katılımcı öğrencilerle yapılan derinlemesine görüşmeler ve araştırmacının katılımcı öğrencilerle gerçekleştirdiği görüşmelere dayanan formla toplanmıştır. Bu araştırmada, Creswell ve Creswell'in beş aşamalı modeli kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda on Rus öğrencinin sosyokültürel çevreye bağlı olarak dil seçimi yaptıkları sonucuna varılmıştır. Rus öğrencilerin okul ortamında Türkçe dilini tercih ederken aileleriyle Rusça dilini tercih ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Yaşlarından dolayı çoğunlukla anneleriyle vakit geçiren katılımcılar annelerin sosyokültürel çevrelerine göre hareket edildiği sonucuna varılmıştır. Türkçe dilini öğrencilere özellikle küçük yaş gurubundaki yabancı öğrenciler yaratıcı ve ilgi çekici verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Sosyokültürel çevre, öğrencilerin her iki dili de etkilediği ve dil seçimi bulundukları sosyal çevreye göre değişebildiği belirtilmiştir. Dil ve sosyokültürel çevrenin iç içe geçmiş olduğu ve dil gelişiminde göz ardı edilmemişi gerektiği görüşü bildirilmiştir. Katılımcılar Türkçe diline ve kültürüne ayak uydurmaya çalışıldıkları ve aktif oldukları araştırmada belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ana dil, İkinci dil, İki dillilik, Sosyokültürel çevre, Göç, Küreselleşme

Sabahat Özakçaylı
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi için hazırlanan kitapların yapı iskelesine uygunluk durumu

Bu araştırmanın amacı yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders kitaplarının yapı iskelesine uygunluk durumlarını incelemektir. Bu bağlamda, araştırmada yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders kitaplarında yapı iskelesi ölçütlerine yer verilip verilmediği yer verilmişse ne ölçüde yer verildiği araştırılmaktadır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden betimsel analizden faydalanılmıştır. Araştırmanın veri kaynağını dil öğretiminde sıklıkla faydalanıldığı düşünülen; "Yeni Hitit Yabancılar için Türkçe Öğretim" seti, "İstanbul Yabancılar için Türkçe Öğretim" seti, ''Yedi İklim Türkçe Öğretim'' seti, "İzmir Yabancılar için Türkçe Öğretim" seti A2 düzeyi ders kitapları oluşturmaktadır. Araştımanın verilerinin oluşturulmasında, veri toplama yöntemlerinden doküman incelemesi tekniği kullanılmıştır. Araştırma için ders kitapları temin edilmiş, yapı iskelesiyle ilgili alanyazında yapılmış çalışmalar incelenmiştir. Alan uzmanlarının görüşleri doğrultusunda on maddeden oluşan ölçüt hazırlanmıştır. Yapı iskelesi bağlamında sınıflandırılan ve tablolar halinde sunulan iskele ölçütlerinin ders kitaplarına uygunluk durumları incelenmiştir. İskele ölçütleri ve ders kitaplarındaki etkinlikler gruplandırılarak tablolar halinde sunulmuştur. Çalışmada elde edilen verilerin analizi sırasında nitel araştırmalarda sıklıkla faydalanılan betimsel analiz kullanılmıştır. İncelemeler sonucunda model olma, soru sorma, talimat verme, metni yeniden sunma, görsellere yer verme, sosyal etkileşime dayalı etkinlikler ve geri bildirim stratejisine en çok İstanbul Yabancılar için Türkçe Ders Kitabında yer verilmiştir. Açıklama ve oluşturmayı değil tamamlamayı isteme stratejilerine en fazla Yeni Hitit Yabancılar için Türkçe Ders kitabında yer verilirken, ipucu stratejisine en çok Yedi İklim Yabancılar için Türkçe Ders Kitabında yer verildiği tespit edilmiştir.

Esra Yıldırım
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemdeki yabancı çocukların okula uyum süreçlerinde Türkçenin rolünün incelenmesi

Türkiye son yıllarda farklı ülkelerden göç almıştır. Antalya, Türkiye'de göçün en yoğun gerçekleştiği illerden bir tanesidir. Her ne kadar Antalya'da farklı ülke vatandaşları ikamet etse de ülke sıralamasında göre Rus vatandaşların bariz bir üstünlüğü vardır. Göç beraberinde birçok sorunu getirmekle birlikte bunlardan biri eğitim başlığıdır. Eğitime Türkiye'de başlamak zorunda kalan yabancı uyruklu çocuklar, uyum süreçlerinde dil konusunda birtakım zorluklarla karşılaşmaktadır. Bu zorluklarla karşılaşıldığında Türkçenin rolü ile ilgili araştırmanın yapıldığı bu çalışmada okul öncesi öğrenciler çalışma grubunu oluşturmaktadır. Öğrenci seçiminde yaşa bağlı değerlendirmelerin yapılabilmesi adına dört, beş ve altı olmak üzere farklı yaştaki çocuklar seçilmiştir. Okul öncesinde eğitim gören üç Rus uyruklu öğrenci tüm eğitim yılı boyunca gözlemlenerek öğretmenleri tarafından gelişimleri aylık gözlem formuna işlenmiştir. Durumun farklı bakış açılarıyla ortaya konması adına velilere ve öğretmenlere de anket çalışması uygulanmıştır. Araştırma sonucu öğrenci, öğretmen ve veli olmak üzere üç ayrı başlıkta irdelenmiştir. Velilere yönelik yapılan anket sonuçlarından çocuklarının dil gelişimine katkısı ve desteği araştırılmıştır. Dil gelişiminde katkı sağlamayan velilerin çocukları okul sürecinde bu sorunu öğretmen, akran desteği ile aştığı gözlenmiştir. Öğretmenlerin yabancı uyruklu çocukların eğitimi konusunda genel hatlarıyla yeterli düzeyde eğitim ve deneyime sahip olmalarının uyum süreçlerinde olumlu katkıları gözlenmiştir. Öğrenci bakımından yapılan değerlendirmeler genel dil gelişimi bakımından, dilin bilişsel yönden, sosyal ve duygusal yönden olmak üzere üç farklı aşamada değerlendirilmiştir. Her üç aşamadaki değerlendirmede de her ne kadar aylık olarak farklılıklar ortaya çıksa da, eğitim yılı sonunda her üç öğrenci de tüm kazanımları elde etmiştir. Bu durum yaşın dil gelişiminde sonuca etki eden bir faktör olmadığını göstermiştir. Velilere, öğretmen önerisi ile dil gelişiminde ihtiyaç duyulması halinde ek ders desteği alınmasının gerekliliği uyum sorununu aşmada faydalı olduğu anlaşılmıştır. Uyum sürecinin dil konusunda aşılmasında öğrenci, öğretmen, veli üçlüsündeki dayanışmanın önemi bu çalışma ile yeniden ortaya konmuştur.

Kübra Güllüdağ
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yurt dışındaki Türk çocuklarına Türkçe öğretiminde kök değerler aktarımında Türk ve Alman masallarının karşılaştırılması

Bu araştırma ile yurt dışındaki Türk çocuklarına Türkçe öğretiminde Türk halk masalları ve Alman halk masallarının içerdiği değerleri belirlemek, MEB kök değerler açısından incelemek bu inceleme ve karşılaştırma sonucunda konuya çeşitli öneriler getirmek amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada Türk ve Alman masallarında seçilen metinler, MEB tarafından belirlenen kök değerlere göre incelenip masallardaki değerler tespit edilmiştir. Seçilen metinler, Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda (2020) yer alan kök değerler esas alınarak incelenmiştir. Bu tespitler adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik, yardımseverlik değerleri üzerinden yapılmıştır. Çalışmada kaynak taraması ile elde edilen bilgilerden faydalanılmıştır. Araştırmanın sonucunda Türk masallarında 56 değer, Alman masallarında ise 58 değer tespiti yapılmıştır. Türk masallarında en çok işlenen kök değer sabır, sevgi, saygı, yardımseverlik olurken Alman masallarında en çok işlene değerler ise yardımseverlik, sevgi ve adalet olarak belirlenmiştir. Her iki kültürün ele alınan masallarında ise en az işlenen değerler aynı olup sırasıyla; vatanseverlik, özdenetim ve dostluk şeklindedir. Genel olarak Türk ve Alman masallarında ele alınan eserler Yurt Dışındaki Türk Çocuklarına Türkçe Öğretiminde değerler aktarımında kullanılabilir.

Feyza Şanlı
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Suriyeli mültecilerin dil eğitimi: Türkiye ve Almanya arasında karşılaştırmalı bir inceleme

Çalışmanın amacı, 2011 Suriye olaylarından sonra Türkiye ve Almanya'ya sığınan Suriyelilerin bu ülkelerde aldıkları dil eğitimlerini; dil politikaları, uyum programları, dil öğretim programları, kullanılan ders kitapları, dil öğretim yöntem ve teknikleri ve yapılan sınavlar açısından karşılaştırmak ve bu karşılaştırma sonucunda elde edilen verilerden hareketle Türkiye'ye gelen mülteci ya da göçmenlere yönelik Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde yaşanan sorunlara çözüm önerileri sunmaktır. Çoklu durum çalışması yönteminin kullanıldığı çalışmada her iki ülkede mülteciler için üretilen dil politikaları, uyum programları, öğretim programları, ders kitapları, öğretim yöntem ve teknikleri ve dil sınavları dil öğretim programı ve materyal geliştirmede temel ilkeler ekseninde doküman incelemesi tekniği ile incelenmiştir. Ayrıca Türkiye ve Almanya'da alan uzmanları ve öğrencilerle görüşmeler yapılmıştır. Araştırma sonucunda Türkiye'de uygulanan açık kapı politikasından ötürü kitlesel olarak Türkiye'ye gelen mültecilerin demografik bilgileri hakkında bilgi sahibi olunmadığından bu mültecilerin dil eğitimi için gerekli politikaları ve buna bağlı olarak nitelikli dil öğretim programları, nitelikli ders kitapları üretilemediği, uygun öğretim yöntem ve teknikleri ile ölçme ve değerlendirme yöntemleri kullanılamadığı tespit edilmiştir (Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı sahaya yeterince yansıtılamamıştır). Almanya'nın ise, sahip olduğu göç tecrübesi sayesinde Türkiye'ye göre daha nitelikli uyum ve entegrasyon politikaları ürettiği, bunların neticesinde daha uygun uyum ve öğretim programları hazırladığı, daha nitelikli ders kitapları ürettiği, daha uygun öğretim yöntem teknikleri ile ölçme ve değerlendirme yöntemleri kullandığı sonucuna ulaşılmıştır. Her iki ülkede ortak sorun ise nitelikli eğitici ihtiyacı ile uygulama sorunudur.

Mehmet Özşavlı
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk Devletleri Teşkilatına üye ülkelerin ana dili eğitiminin dil politikaları bağlamında incelenmesi

Dil, ait olduğu toplumu birçok açıdan etkileyen önemli bir kavramdır. Toplumsal uzlaşma ve ilerlemenin gerçekleşmesi, ulusu oluşturan fertler arasında birlik bağının oluşması, toplumların geçmişiyle bugünü arasında köprü kurularak köklerini unutmaması dil ile sağlanmaktadır. Dilin toplumsal hayattaki önemi, devletler için de politikalar bağlamında en temel unsurlardan biri olarak yer almasına imkân sunmuştur. Bu kapsamda devletler, farklı amaç ve etkilerle dil politikaları geliştirmektedir. Söz konusu politikalar, ülke içi veya ülke dışı kurum ve şahısların etkisinde belirlenebilir. Bu doğrultuda bu çalışmanın amacı, Türk dilinin, kültürünün ve bunların ayrılmaz bütünleyeni olarak görülen eğitimin önemine dayanarak Türk Devletleri Teşkilatına üye ülkelerin ana dili eğitiminin dil politikaları bağlamında incelenmesidir. İlgili amaç çerçevesinde, araştırma nitel araştırma yöntemine uygun bir biçimde yürütülmüştür. Araştırmanın veri kaynağı olarak bilimsel çalışmalar, ilgili ülkelerin resmî kurumlarının sayfalarından elde edilmiş bilgiler, dil ve dil politikası bağlamında ele alınabilecek kanunlar, devlet idarecilerinin söylemleri ve ülkelerin ilgili bakanlıklarının verileri ele alınmıştır. Verilerin analizi ise betimsel analiz tekniğine uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Türk Devletleri Teşkilatına üye ülkelerin ana dili eğitimleri dil politikaları bağlamında incelendiğinde, bağımsızlıklarını elde ettikleri yıllardan itibaren bu konuda pek çok kanun çıkarıldığı, ana dili eğitiminde ulus devlet anlayışına göre çalışmalar yapıldığı görülmektedir. Bu çalışmalar alfabe değişiklikleri, ana dili öğretimine dair konularda millîleşme ve güncel yaklaşımların takip edilmesi bunun yanında devlet yöneticilerinin, kamu, basın ve medya kuruluşlarının millî bilinç ve ana diline yönelik politikaları şeklinde sıralanabilir. Bu konuda Türkiye'nin diğer Türk devletlerinden daha farklı bir süreç geçirdiği bunun yanında diğer ülkeler için de farklı unsurların etkilerinin görüldüğü söylenebilir. Bu durumun nedeni olarak Türkiye'nin bağımsızlığının kesintiye uğramaması, harf devrimi ve dil inkılabı konusunda diğer Türk devletlerine kıyasla daha kararlı, tavizsiz ve net politikalar uygulaması gösterilebilir. Öte yandan Kırgızistan hariç Sovyet sonrası diğer tüm üye ülkelerde ortak iletişimi sağlamak adına önemli görülen Latin alfabesine geçiş süreci başlatılmıştır. Ancak Sovyetlerin asimilasyon politikalarının etkisinin nispeten günümüzde azalsa da hâlâ etkili olması, ülkelerin çok etnikli yapısı, resmî okulların çeşitliliği, birtakım siyasi ve ekonomik sebepler söz konusu devletlerde uluslaşma ve ana dillerinin gelişim süreçlerini olumsuz etkilemektedir. Bu çerçevede çalışmada her ülke adına sonuçlar ayrı ayrı değerlendirilmiş ve kıyaslamalar yapılarak çeşitli öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkçe eğitimi, ana dili, dil politikaları, Türk Devletleri Teşkilatı.

AnadilAzerbaycanDil politikaları+7
Betül Koparan
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde ölçme ve değerlendirme uygulamalarının standartlaştırılması

Bu araştırmanın temel amacı, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde önemli bir misyona sahip olan Türkçe Öğretimi, Uygulama ve Araştırma Merkezlerinde (TÖMER) görev yapan öğretim görevlilerinin değerlendirme süreçlerinin standartlaşmasını sağlamak ve değerlendirme süreçlerindeki güvenirliği ve geçerliliği arttırmaktadır. Bunun yanı sıra TÖMER'lerde uygulanan ölçme ve değerlendirme uygulamalarını inceleyerek mevcut durumun ortaya konulması amaçlanmaktadır. Karma araştırma yöntemlerinden eşzamanlı iç içe geçmiş desene uygun olarak planlan bu araştırmada, karma araştırma desenlerinden eşzamanlı üçgenleme deseninden farklı olarak, nitel ve nicel veriler eş zamanlı olarak toplanmış ve nitel verilere ağırlık verilmiştir. Araştırma, iki çalışma grubu halinde 60 kişiden oluşan öğretim görevlileriyle yürütülmüş, birinci çalışma grubu (30 katılımcı) ön test -son test kontrol gruplu yarı deneysel düzene uygun şekilde deney (15 katılımcı) ve kontrol (15 katılımcı) grubu olarak ikiye ayrılmış, deney grubundaki katılımcılara 8 saatlik teorik ve uygulama, 2 saatlik görev süreçlerinden oluşan standartlaşma eğitimi verilmiştir. Katılımcıların eğitim öncesi ve sonrası standartlaşma düzeyleri A2, B1 ve B2 düzeylerinden yazma ve konuşma becerilerine yönelik öğrenci ürünleri ile test edilmiştir. İkinci çalışma grubu nitel veriler için kullanılmış, ilgili katılımcıların TÖMER'lerde uygulanan ölçme ve değerlendirme ve standartlaşmaya yönelik süreçlere yönelik görüşleri yazılı görüş formları ile alınmış; bu çalışma grubundaki katılımcılar arasından 10 katılımcı ile beşerli gruplar halinde gönüllülük esasına göre odak grup görüşmeleri yapılmıştır. TÖMER'lerde uygulanan sınav yapısına ilişkin karşılaştırma yapabilmek amacıyla benzer amaçla kullanılan ve uluslararası alanda tanınırlığı olan TOEFL sınavının yapısı temel alınarak kontrol listesi oluşturulmuş, erişilebilen 23 Türkçe yeterlilik sınavı bu kontrol listesine göre incelenmiştir. Araştırma kapsamında görüş formları, sınav dokümanları, hipotetik ölçme ve değerlendirme senaryoları ve kontrol listesi olmak üzere dört farklı veri toplama aracından yararlanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistiklerden, homojenlik ve genellenebilirlik testinden, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda, deney grubunda yer alan katılımcıların yazma ve konuşma becerilerini değerlendirme konusunda standartlaşma düzeylerinin önemli ölçüde artış gösterdiği, her iki beceride de birey ana etkisinin arttığı dolayısıyla puanlayıcı etkisinin azaldığı görülmüştür. Ayrıca, deney grubunun eğitim öncesi puanlamasıyla eğitim sonrası puanlamasının B1 düzeyde konuşma becerisi dışındaki diğer becerilerde heterojen olduğu, kontrol grubunda ise istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılaşma meydana gelmediği saptanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, incelenen TÖMER'lerde sınav hazırlık süreçlerinde ilgili sınıf öğretmeni, idare ve öğretim görevlileri, öğretim görevlileri, ölçme ve değerlendirme birimi/sınav komisyonu/AR-GE birimi ve tecrübeli öğretim görevlileri olmak üzere dört farklı şekilde sınav hazırlık süreçlerinin yürütüldüğü, ortak bir anlayışın olmadığı, bazı kurumlarda sınav kontrol mekanizmanın faaliyet göstermediği dikkati çekmektedir. Benzer durumla sınavların okunması/değerlendirilmesi konusunda da karşılaşılmış, kurumlar arası farklı sınav değerlendirme süreçlerinin yürütüldüğü tespit edilmiştir. TÖMER'lerde yürütülen hizmet içi eğitim faaliyetlerine ilişkin bulgular, bazı kurumlarda yetersizliği ve eksiklikleri ortaya koyarken, diğerlerinde başta eğitim materyalleri ve programları, yenilikçi eğitim yaklaşımları, tecrübe paylaşımı, ölçme ve değerlendirme eğitimi gibi eğitici eğitimi faaliyetlerinin yürütüldüğünü göstermiştir. TÖMER'lerde uygulanan sınavların yapıları incelendiğinde, seviye belirleme ve ara sınavlarda dinleme becerisinin sınav kapsamına alınmadığı ya da konuşma becerisinin bir parçası olarak değerlendirildiği, özellikle seviye belirleme sınavının uygulanış şekline göre yazma ve dinleme becerisine sınavda yer verilmediği görülmüştür. TÖMER'lerde uygulanan Türkçe yeterlilik sınavlarının kontrol listesine göre değerlendirilmesi sonucunda, ilgili sınavların ayrıntılı sonuç raporu sunma, uluslararası düzeyde tanınma, bütünleşik konuşma ve yazma görevleri içerme konularında yetersiz olduğu ancak genel yapısı itibariyle TOEFL ile benzerlik gösterdiği belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarından hareketle, uygulayıcılara, politika yapıcılara, kurum ve kuruluşlara yönelik önerilerde bulunarak araştırma sonuçlandırılmıştır.

GenellenebilirlikStandartlaşmaÖlçme ve değerlendirme
Burak Asma
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin sözlü ve yazılı anlatım becerileri arasındaki ifade farklılıklarına toplumdilbilimsel bir bakış

Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin sözlü ve yazılı anlatımlarında bir dil değişkesi olarak kullandıkları ağız özelliklerini tespit etmek ve çıkan sonuçları toplumdilbilimsel değişkenler doğrultusunda incelemektir. Bu araştırma nitel araştırma yöntemlerinden açıklayıcı durum çalışması ile yürütülmüştür. Araştırma için veri toplanırken doküman incelemesi ve yapılandırılmamış görüşmeden yararlanılmıştır. Araştırma nitel araştırma desenlerinden betimsel analiz ve içerik analizi ile yürütülmüştür. Çalışma 182 ortaokul öğrencisi ile yürütülmüştür. Çalışma grubu oluşturulurken amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesinden yararlanılmıştır. Öğrencilere sözlü ve yazılı anlatım çalışmaları yaptırılmış ardından bu çalışmalarda yer alan ağız özellikleri tespit edilmiştir. Tespit edilen ağız özellikleri bulgular kısmında cinsiyet, sosyokültürel özellikler ve sınıf seviyeleri gibi toplumdilbilim değişkenleri doğrultusunda incelenmiştir. Sonrasında ise tespit edilen ağız özellikleri ses ve şekil bilgisi olarak iki grupta incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda tespit edilen ağız özelliklerine ilişkin bilgilere yer verilmiş ve araştırma problemine uygun çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır. Bu araştırmanın ülkemizde gelişmekte olan toplumdilbilim alanına, yapılacak olan ağız araştırmalarına ve Türkçe öğretmenlerine fayda sağlayacağı düşünülmektedir.

AğızlarDil değişkeleriOrtaokul öğrencileri+5
Ayşegül Ünal
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Almanya'daki göçmenlere ana dili öğretimi: İtalyan, Yunan ve Türk örneği

Çalışmanın amacı Almanya´da yaşamını sürdüren göçmenlerin ana dili öğretimine dair izledikleri dil öğretimi yaklaşımları ve bu alana yönelik gerçekleştirilen çalışmaları ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda, Türklerin, Yunanların ve İtalyanların öğretmen atamaları, öğrencilerin ana dili dersine katılım sayısı, öğretim materyalleri, öğretim programları ve bu alana dair oluşturulan e-platformları incelenmiştir. Bu doğrultuda araştırmadaki veriler nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yoluyla elde edilmiştir. Araştırmanın sonucunda göçmenlerin ana dili dersi öğretimine katılım sayısının gittikçe azaldığı ve yurt dışında bu dersi okutmak için atanan öğretmenlerden alanda uzmanlık aranmadığı saptanmıştır. Yine elde edilen bulgulara göre Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan yurt dışındaki ana dili öğretimine yönelik öğretim programlarının ve ders kitaplarının geliştirildiği tespit edilmiştir. Ancak "Türkçe ve Türk Kültürü" dersi için kullanılan kitapların yurt dışında ikamet eden çocukların dil düzeyine uygun olmadığı ve İtalyanca öğretiminde bazı kitapların hem ana dili öğretiminde hem de yabancı dil öğretiminde kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yurt dışında yaşayan Yunan, İtalyan ve Türk göçmen çocukların kendi öz benliklerini unutmamaları, ana dilleri ve kültürleriyle olan bağlarının kopmaması ve aynı zamanda bulundukları ülkeye uyum sağlamalarına yönelik "E.DIA.M.ME", "Vivi Italiano" ve "Uzaktaki Yakınlarımız Projesi" kapsamında internet sitelerinin kurulduğu fakat yurt dışındaki Türk çocukları için hayata geçirilen "Uzaktaki Yakınlarımız Projesinin" günümüzde işlevsellikten uzak olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Ana dili öğretimi, iki dillilik, dil öğretim programları.

AlmanyaAnadilDil öğretimi+6
Tuğba Özen
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan ders kitaplarındaki dil bilgisi öğretim yöntemlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, yabancılara Türkçe öğretiminde en sık kullanım alanına sahip materyal olan ders kitaplarındaki dil bilgisi öğretim yöntemlerinin izlencesi çıkartılarak kitaplarda kullanılan dil bilgisi öğretiminin yöntemlere uygun olup olmadığını tespit etmektir. Bu araştırmada yabancılar için Türkçe ders kitapları model olarak seçilip yazılı kaynak durumunda olan yabancılar için Türkçe ders kitapları dil bilgisi ve belirlenen ölçütler açısından incelenmiştir. Araştırma nitel modellerden doküman incelemesine dayanmaktadır. Araştırmanın çalışma evreni, yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlere yönelik hazırlanmış tüm ders kitaplarını kapsamaktadır. Evrenin tamamına ulaşmak mümkün olmadığı için uygun örnekleme yoluyla seçilen ders kitapları çalışmanın örneklemini oluşturmuştur. Bir kitap serisinin aynı izlence ve yöntemle hazırlandığı düşünüldüğünde inceleme için üç farklı yayınevine ait A1-A2 düzeyindeki kitapların çalışma için uygun olacağı düşünülmüştür. Bu kapsamda çalışma evrenini; Gazi Üniversitesi TÖMER Yabancılar İçin Türkçe Öğretim Seti A1-A2 Ders Kitabı, İstanbul Yabancılar İçin Türkçe Öğretim Seti A1-A2 Ders Kitabı ve Hitit Yabancılar İçin Türkçe Öğretim Seti Temel A1-A2 Ders Kitabı oluşturmaktadır. Çalışma, yabancı dil olarak Türkçe ders kitaplarının dil bilgisi öğretimi açısından incelenmesini amaçlayan nitel bir araştırma olduğu için verilerin analizinde buna uygun olarak doküman analizi tekniği benimsenmiştir. Çalışma kapsamında yabancılar için Türkçe ders kitaplarını dil bilgisi açısından incelenmesine yönelik alanyazın taraması yapılmış ve alan uzmanlarının görüşlerine başvurulmuştur. Bunların neticesinde beş maddelik inceleme ölçütü çerçevesi oluşturulmuştur ve incelemeler bu ölçütler çerçevesinde yapılmıştır. Verilerin analizinde öncelikle ders kitaplarındaki konuların neye göre sıralandığının belirlenmesi amacıyla her bir kitabın içindekiler kısmı ve üniteleri taranmış ve kitapların benimsedikleri izlenceler belirlenmiştir. Çalışmanın sonunda yabancı dil olarak Türkçe öğretimi yapan ders kitaplarında kullanılan dil bilgisi öğretim yöntemlerinin yapılandırmacı yaklaşımları hangi düzeyde kapsadığı incelenerek, kitapların dil bilgisi öğretiminin güncel ve kullanılabilir olma durumu hakkında değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yabancılara Türkçe Öğretimi, Dil Bilgisi, Dil Bilgisi Öğretim Yöntemleri, Ders Kitabı.

Ders kitaplarıDilbilgisiTürkçe eğitimi+5
Emre Kayasandık
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarının toplumsal cinsiyet rolleri göndermeleri açısından incelenmesi

Bu araştırma, 2015–2016, 2016–2017, 2017–2018 eğitim–öğretim yıllarında ortaokulda (5, 6, 7, 8. sınıflar) okutulan Türkçe ders kitaplarında yer alan görsellerdeki kadın ve erkek figürlerinin birlikte gösterildiği bireylerin, eylemlerin, mekânların, nesnelerin ve kitaplarda yer alan metinlerin ana ve yan karakterlerinin cinsiyetlere göre incelenerek, toplumsal cinsiyet farkındalığının eğitimin en önemli materyali olan ders kitaplarına yansıma ve değişimlerin saptanması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma, betimsel nitel bir araştırma desenine sahiptir. Doküman incelemesi yoluyla veri toplanmış ve toplanan verinin analizi içerik çözümlemesi yoluyla yapılmıştır. Araştırmada incelenen dokümanlar, Antalya ilinde, MEB ve Talim Terbiye Kurulunun ortaokullarda 2015-2016, 2016-2017, 2017-2018 eğitim öğretim ders yılları için okutulmasına izin verdiği Türkçe ders kitaplarıdır. Araştırmada yapılan inceleme sonucunda, kitaplardaki görsellerde toplam 1300 yetişkin erkek, 400 yetişkin kadın vardır. Kadın ve erkeğin kimlerle birlikte gösterildiğine bakıldığında, aralarındaki en temel farklılık erkeklerin kadınlardan çok kalabalıkla ve tek başına gösterilirken; kadınlar ise aile, çocuk ve yetişkin(ler) ile gösterilmişlerdir. Kadınlar erkeklere göre daha çok çocuğa yönelik eylemde bulurken erkekler ise daha çok kamusal eylemle gösterilmiştir. Erkekler daha çok kamusal alanda kamusal nesnelerle gösterilirken kadınlar sosyal hayatta ve ev çevresinde özel nesnelerle gösterilmişlerdir. Kitapların görsellerinde toplam 573 erkek çocuk ve 250 kız çocuk yer almaktadır. Kızlar erkeklerden daha çok tek başına ve aile ile gösterilirken erkek çocuklar, çocuk ve yetişkin(ler), tek başına ve kalabalıkla gösterilmişlerdir. Erkek çocuklar daha çok birincil toplumsal ilişki içeren eylemlerde yer alırken kız çocuklar ise ikincil ilişki içeren eylemlerde yer almışlardır. Kitapların metinlerinde ise ana ve yan karakterlerde yetişkin erkekler yetişkin kadınlara ve çocuk figürlere göre daha çok yer almıştır. Araştırma sonucunda; yıllara göre bakıldığında, ders kitaplarındaki metinlerde ve figürlerde toplumsal cinsiyet göndermelerinde herhangi bir azalma olmamıştır.

Cinsel kimlikDers kitaplarıKitaplar+5
Yasemin Özdemir
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Selanik'te yaşayan Türklerin dil durumu

Bu çalışmada Selanik'te yaşayan Türklerin dil kullanımları, kişisel ve duygusal etkinliklerindeki dil seçimleri, Türkçe ve Yunancaya yönelik dilsel tutumlarıyla cinsiyet, yaş, eğitim durumu ve kimlik algısı değişkenleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Farklı ülkelerde ve kentlerde ana dili Türkçe olan topluluklarla dil durum çalışmaları yapılmış olmasına rağmen tarihi ve siyasi açıdan bizim için çok değerli olan ve Mustafa Kemal Atatürk'ün kenti Selanik'in bu çalışmalardan yoksun kaldığı görülmüştür. Ayrıca yapılan çalışmalar genellikle Türklerin yoğun olarak bir arada yaşadığı bölgelerde yapılmıştır. Bu çalışmayı diğerlerinden ayıran özellik tarihten bu yana kozmopolit yapısıyla adeta bir kültür mozaiği olan Selanik'te günümüzde az sayıda Türk'ün yaşaması ve bu kişilerin sosyal yaşamlarını birbirinden kopuk bir biçimde sürdürmesidir. Bu yönden kişilerin bu çok kültürlü kentteki dilsel durumları, dil sürdürümleri ve kültürel yönelimleri merak konusu olmuştur. Çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden olan tarama (survey) tekniğine dayalı betimsel bir araştırmadır. Tarama araştırmalarında ölçülen değişkenler arasındaki ilişkiler incelenebilirken bunun yanında evrenin özellikleri ile değişkenler arasındaki ilişkilerin betimlenmesi de yapılabilir. Bu çalışmada da ilişkilerin incelenmesinde ki kare testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını Yunanistan'ın Selanik kentinde yaşayan farklı yaş, cinsiyet ve meslek gruplarından toplam 64 kişi oluşturmuştur. Veriler, Yağmur tarafından geliştirilen ve farklı dönemlerde farklı coğrafyalarda Türk azınlığın dil tutumu, dil seçimi, dil değiştirimi ve dil sürdürümünü ölçen bir sormacadan yararlanılarak toplanılmıştır. Sormaca, katılımcıların kişisel özelliklerini, Türkçe ve diğer dilde öz yeterliliklerini, kişisel ve duygusal etkinliklerde ve toplumsal ağlarda hangi dili kullanmayı tercih ettiklerini, Türkçe ve diğer dile ilişkin tutumlarını sorgulamaktadır. Sormacada yer alan sorular katılımcı gruba yöneltildikten sonra elde edilen veriler bir istatistik programından yararlanılarak, uygulanan istatistik işlemleriyle bilgisayar ortamında çözümlenmiştir. Araştırma bulguları Türkçenin Selanik'te %64 oranında bir dilsel sürdürümü olduğunu, bu da Türkçenin sürdürümünü devam ettirsede özellikle genç kuşak için bir tehdit içerdiğini bizlere anlatmaktadır. Aile içinde Türkçenin en etkili iletişim dili olduğu ve katılımcıların genelinin Türkçeye karşı olumlu tutum içinde olduğu gözlemlenmiştir. Ancak genel anlamdaki bu olumlu tutumun genç Türk nüfusunda düşüş yaşadığı saptanmıştır. Özellikle sosyal ortamlarda büyük oranda Yunancanın tercih edildiği görülmüştür. Genel anlamda Türkçe ve Türk kimliği adına olumlu bir tablo görülsede Türkçenin Balkanlardaki geleceği için özellikle genç kuşaklarımızı içeren çalışmalar yapılmalıdır.

Dil eğitimiDil kullanımıTürkler+2
Devrim Divrik
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı futbolcuların ve kulüp yöneticilerinin Türkçe öğrenimine ilişkin görüşleri

Çalışmanın amacı; Türk liglerinde profesyonel olarak futbol oynayan yabancı futbolcuların ve kulüp yöneticilerinin Türkçe öğrenimine ilişkin görüşlerinin belirlenmesidir. Bu amaçla yarı yapılandırılmış görüşme formu yardımıyla araştırma yapılmıştır. Araştırma nitel araştırma modellerinden durum çalışması yaklaşımlarından bütüncül çoklu durum deseni ile gerçekleştirilmiştir. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir örnekleme tekniği kullanılarak Antalyaspor ve Aytemiz Alanyaspor'daki 17 yabancı futbolcu ve 6 kulüp yöneticisi, çalışma grubu olarak alınmıştır. Araştırma için yabancı futbolculara ve kulüp yöneticilerine yönelik iki görüşme formu hazırlanmış ve uzmanlar tarafından onaylanarak uygulanmıştır. Yabancı futbolcular için geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu; İngilizce ve Fransızca dillerine uzman tercümanlar yardımı ile çevrilmiş ayrıca kulüp tercümanları desteği ile uygulanmıştır. Yabancı futbolcuların Türkçe öz yeterlilik düzeylerini, daha önce futbol oynadıkları ülkelerin dillerini öğrenme durumlarını, Türkçe öğrenme istek ve ihtiyaçlarını, kulüp içi iletişim dillerini ve kulüp yöneticilerinin yabancı futbolcuların Türkçe öğrenmelerine ilişkin görüşlerini esas alan uygulamadan elde edilen veriler, MAXQDA 12 programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre yabancı futbolcuların büyük bir oranının uzun süre Türkiye'de bulunmasına rağmen Türkçeyi öğrenmediği, Türkçeyi bildiğini belirten futbolcuların ise çok az derecede Türkçe bildiği görülmüştür. Türkçeye ilişkin görüşlerde Türkçenin ana dillerine uzaklığı, telaffuz, anlam özelliği, cümle yapısı, konuşma hızı gibi etmenlerin, öğrenmede güçlük oluşturduğu görüşleri görülmüştür. Yine yabancı futbolcuların, Türkiye dışında futbol oynadıkları ülkelerin dillerini büyük ölçüde öğrendikleri görülmüştür. Futbolcuların kulüp içinde çoğunlukla kendi dillerinde tercüman yardımı ile veya İngilizce iletişim kurdukları, Türkçeyi öğrenmeye ihtiyaç duyduklarını beyan etmelerine rağmen yeterli bir çaba içinde olmadıkları görülmüştür. Kulüplerin, Türkçe öğretimine ilişkin imkân sağlamadıkları, program geliştirmedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Yine kulüp yöneticilerinin ve yabancı futbolcuların Türkçeye ilişkin görüşlerinde özellikle saha içi mesleki Türkçenin öğrenilmesinin ihtiyaç olduğu görülmüştür. Bulgulardan hareketle yabancı futbolcular örneğinde olduğu gibi Türkçenin yabancılara öğretimi boyutunda ülkemizde mesleki amaçla bulunan yabancılara yönelik ihtiyaca dayalı iş Türkçesi çalışmalarının yürütülmesinin, işverenlerin bu konuda programlar uygulamasının gerekli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tüm bunların aynı zamanda devletin bir dil politikası gereği olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Dil öğrenimiFutbolcularTürkçe+5
Özhan Güven
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde Türk kültür ögelerinin aktarımına ilişkin öğrenci ve öğretim elemanı görüşleri ile ders kitaplarının incelenmesi

Günümüzde yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, çeşitli ülkelerdeki insanların değişik ihtiyaç ya da sebeplerle Türkiye'ye gelmesi sonucunda birçok farklı kurumda yapılmakta ve bu kurumlarda öğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilerin sayısının her geçen gün arttığı bilinmektedir. Bu durum Türkçeyi, yabancıların öğrendikleri bir dil hâline getirirken aynı zamanda da Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminin de önemini ortaya koymaktadır. Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde doğru ve etkili bir dil öğretiminin gerçekleştirilebilmesi için aynı zamanda toplumun kültürünün de yansıtılabilmesi gerekli görülmektedir. Dil aracılığıyla kültür öğretiminin gerçekleşmesi, bireyin o yabancı dilin konuşulduğu ülkede olması durumunda daha da kolaylaşır. Bu doğrultuda araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasına göre desenlenmiştir. Nitel araştırma yöntemine uygun olarak doküman analizi, odak grup görüşmesi ve bireysel görüşmeler ile veriler elde edilmiştir. Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde, kültür ögelerinin aktarımının öneminden yola çıkılarak ilk olarak Akdeniz Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinde kullanılmakta olan yabancılara Türkçe öğretimi ders kitaplarında bulunan Türk kültürüne ait ögeler belirli ölçütlere göre incelenmiştir. Ders kitaplarında tespit edilen Türk kültür ögelerinden hareketle yine Akdeniz Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinde öğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilerin Türk kültürü hakkındaki görüşlerine başvurulmuştur. Çalışmanın bir diğer veri toplama aracı olarak ise yine Akdeniz Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinde görevli olan öğretim elemanlarıyla gerçekleştirilen bireysel yarı yapılandırılmış görüşmeler oluşturmaktadır. Bu çerçevede 32 yabancı uyruklu öğrenciyle odak grup görüşmesi, 11 yabancı uyruklu öğrenci ve 10 öğretim elemanı ile yarı yapılandırılmış bireysel görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi, içerik analizi yoluyla yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda yabancı uyruklu öğrenciler Türk kültür ögelerini daha çok sosyal hayat, Türk arkadaşlar ve dizilerden öğrendiklerini bununla beraber ders kitaplarından ve öğretim elemanlarından da bu konuda yararlandıklarını ifade etmişlerdir. Ayrıca ders kitaplarında da Türk kültür ögelerinin yer aldığı fakat daha güncel ve yabancı uyruklu öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarına yönelik kültür ögelerinin yer alması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. TÖMER'de derslere girmekte olan öğretim elemanlarının görüşlerine bakıldığında ise öğretim elemanları; kültür aktarımının yabancı dil öğretiminde olması gereken, en temel unsurlardan biri olarak görmekle birlikte ders kitaplarını Türk kültür ögelerinin öğretimi açısından tam olarak yeterli bulmadıklarını belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Yabancı dil öğretimi, Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, dil ve kültür ilişkisi, kültürel etkileşim, kültür aktarımı.

Ders kitaplarıDil öğretimiKültür+7
Betül Koparan
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretim programının ve Türkçe ders kitabının dilbilim açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan kazanımları ve 6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı'nda bulunan etkinlikleri dilbilimsel kavramlar bağlamında gruplandırıp incelemektir. Bu bağlamda, 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı 6. sınıf kazanımlarının oluşturulmasında dilbilimin verilerinden ne ölçüde faydalanıldığı, faydalanılmışsa bunun 6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı etkinliklerine kavramsal olarak yansıyıp yansımadığı araştırılmaktadır. Nitel araştırma desenlerinden durum çalışmasının kullanıldığı bu araştırmanın evrenini, Türkçe öğretim programları ve Türkçe ders kitapları oluşturmaktadır. Araştırma evrenin tamamına ulaşmak mümkün olmadığı için olasılık dışı (amaçlı) örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılarak 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı ve 2018 yılında MEB Yayınları tarafından basılan Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu 6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı araştırmanın örneklemi olarak seçilmiştir. Çalışmanın verileri, nitel veri toplama yöntemlerinden doküman incelemesi tekniği ile toplanmıştır. Bu bağlamda ilk olarak araştırma için seçilen 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı ve 6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı temin edilmiştir. Dilbilimsel kavramlar bağlamında sınıflandırılan ve tablolar halinde sunulan kazanımların Türkçe ders kitabı etkinliklerine kuram ve uygulama boyutunda aktarımı ve işlenişi incelenmiş, aktarımın yapıldığı etkinlikler gruplandırılarak tablolar halinde sunulmuştur. Çalışmada elde edilen verilerin analizi sırasında nitel araştırmalarda sıkça kullanılan betimsel analiz ve içerik analizi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda Türkçe Öğretim Programı ile Türkçe Ders Kitabı'nın büyük ölçüde uyumlu olduğu, programda yer alan kazanımlardaki dilbilimsel kavramların etkinliklere uyumlu bir şekilde yansıtıldığı tespit edilmiştir. Programda ve ders kitabında en çok kazanımın metindilbilime ait olduğu en az kazanımın ise sesbilim ve sözdizim alanında olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Türkçe Dersi Öğretim Programı, Türkçe Ders Kitabı, Dilbilim ve Alt Alanları.

Dil bilgisiDil bilimTürkçe+4
Mustafa Çağrı Çağlar
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
00

Other supervisors