Theses supervised by Prof. Dr. Mehmet Eker
18 theses · Isparta University of Applied Sciences
Bazı kabuk soyma araçlarının verim ve kabuk soyma kalitesi açısından karşılaştırılması
Odun hammaddesi üretim sürecinde, meşcere içerisinde çeşitli nedenle gerçekleştirilen kabuk soyma işlemi, çoğunlukla elle ve basit makinelerle yapılmaktadır. Önceki çalışmalarda, çalı tırpanına kabuk soyma aparatı montajlanarak geliştirilen motosoyar adlı aracın teknik ve ergonomik açıdan kabuk soyma işlerinde iyileştirmeler sunacağı iddia edilmiştir. Bu araştırmada, motosoyarın arazide kullanılması ve ortaya çıkan verimin belirlenmesi; ayrıca motosoyar, motorlu testereye montajlı kabuk soyma ekipmanı ve de baltanın iş verimlerinin karşılaştırılarak motosoyarın kullanılabilirliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İlaveten, tomruk yüzeyinde kalan kabuk miktarı gösterge kabul edilerek bu üç aracın kabuk soyma kalitesinin karşılaştırılması da amaçlanmıştır. Ağaç Kesme ve Boylama Operatörü (AKBO) sertifikalı çalışanlar arasından gönüllü bir operatör seçilmiş; aynı arazi koşullarında, aynı meşcere içinde, aynı ağaç türünde (kızılçam; Pinus brutia Ten.), aynı tarihlerde kesilip boylanmış, benzer boy ve farklı çaplardaki tomrukların kabukları bu üç araçla soydurulmuştur. Zaman etütleri üzerinden iş verimleri belirlenmiş, tomrukta kalan kabuk miktarı üzerinden soyma kalitesi hesaplanmış ve birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Ortalama 25 cm orta çap ve 3 m boya sahip tomrukların kabuklarının soyulması operasyonlarında, tüm zaman dilimleri ölçeğinde motorlu testerenin daha verimli olduğu (3.65 m3/sa.); motosoyarın (3.06 m3/sa.) baltaya (1.25 m3/sa.) göre verimli olmasına karşın motorlu testereye göre düşük verimde olduğu belirlenmiştir. Soyma kalitesi yönünden baltanın daha temiz (kalan kabuk miktarı; %1.65) soyma yaptığı, motorlu testerenin % 2.73' lük oranla onu izlediği ve motosoyarın ise %3.42'lik bir düzeyde kabuk bıraktığı tespit edilmiştir. Motosoyar; yapısının iyileştirilmesi, kayış ve şaft kolunun düzenlenmesi ve iş tecrübesinin kazanılmasıyla motorlu testere kadar verimli ve kullanışlı olabilecektir. Gelecekte seri üretilmiş motosoyarlarla teknik, ekonomik ve ergonomik testlerin yapılıp motosoyarın genelleştirilip yaygınlaştırılması sağlanabilir.
Dikili ağaç satışlarının üretim süreci açısından değerlendirilmesi (Alanya orman işletme müdürlüğü örneği)
Ağaçların henüz dikili haldeyken satıldığı, hasat ve transport sürecindeki fiili masrafların alıcıya ait olduğu dikili ağaç satışının, üretim sürecinde; kesim, bölmeden çıkarma, yükleme ve taşıma operasyonlarının nasıl olduğu ve geleneksel üretim sürecinden farklı olup olmadığını araştırmak için bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın amacı; dikili satış bölmelerinde üretim faaliyetlerinin organizasyonel ve operasyonel sürecinde hangi iş ve işlemlerin hangi sırayla gerçekleştiğini analiz etmek, bunların geleneksel yöntemlerle karşılaştırarak değerlendirmektir. Dikili satışları analiz edebilmek için mevzuat, dokümantasyon, literatür, büro gözlemleri, arazi incelemeleri, kişisel iletişim, söyleşi ve mesleki tecrübe gibi kaynaklara başvurarak veri ve bilgi derlenmiştir. Alanya Orman İşletme Müdürlüğü çalışma alanı olarak belirlenmiş ve 3 dikili satış bölmesinde; sahada üretim operasyonları, büroda ise işleyiş takibi yapılmıştır. Sonuç olarak; ürün gamının alıcının direktiflerine göre ayarlandığı, çoğunlukla kabuk soyma aşamasının hasat sürecinden çıkarıldığı görülmüştür. Standartlara uyulmaksızın boylarına bölünen emvalin mümkün olan en kısa sürede bölmeden çıkarıldığı ve bölme içinde öbeklenmiş emvalin yukarıdan aşağıya doğru traktör ve/veya ekskavatörlerden yararlanılarak sürütüldüğü ve bekletilmeden üçüncü parti müşterilere satılıp taşındığı görülmüştür. Dikili satışlarda çalışma süresinin sınırlandırıldığı ve geleneksel yöntemden daha kısa olduğu, daha az işçinin ancak kalifiye işçiliğin tercih edildiği, çalışanların sigorta edildiği, mevzuat kapsamında çevresel etkilerin azaltılmasına ilişkin kontrollerin sağlandığı, hem tensil hem de bakım bölmelerinde açık artırmalı dikili satışın kullanılabildiği, üretim sürecinin toplam süresinin kısaldığı, iş adımlarının azaldığı, fiili masrafların alıcıya yüklendiği, kesim bölmeden çıkarma yükleme ve taşıma işleriyle depolama iş ve işlemlerinden kaçınıldığı belirlenmiştir. Böylelikle, dikili satışların orman idarelerindeki personel açısından, alıcılar açısından ve üçüncü parti müşteriler açısından avantajlar sunduğu; ancak orman köylüleri açısından aynı avantajların istenilen düzeyde olmadığı anlaşılmıştır
Orman yol ağının odun hammaddesi üretimiyle ilişkisinin değerlendirilmesi: Bahtiyar Orman İşletme Şefliği örneği
Tez çalışmasının amacı; orman yolu yapım-bakım giderleriyle bölmeden çıkarma ve taşıma giderleri arasındaki ilişkiyi orman yol ağı metrikleri (yol uzunluğu, yol yoğunluğu, yol aralığı, işletmeye açma oranı, arazi işgal alanı, yollların alana konumsal dağılımı, vb.) yardımıyla teknik olarak analiz ederek birim miktar (1 m3) odun üretimi üzerindeki etkisini belirlemek; bu giderlerin (ve mümkünse odun satış gelirlerinin) karşılaştırılmasına dayalı iktisadi bağıntıyı değerlendirmektir. Bu kapsamda, Bahtiyar Orman İşletme Şefliği (Dalaman, Muğla) çalışma alanı olarak seçilmiş ve bölgede yer alan orman yollarının odun üretimi süreçlerindeki işlevi Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) destekli olarak analiz edilmiş, yol metrikleri ile odun hammaddesi üretimi arasındaki ilişki sayısal verilere dayalı olarak ortaya konulmuştur. Çalışma alanında genel yol yoğunluğu 24.7 m/ha, ortalama yol aralığı 253 m, ortalama işletmeye açma oranı %79, ortalama sürütme mesafesi ise 167 m olarak bulunmuştur. Bu koşullarda 1 km orman yolunun yapım maliyetinin 6427.11 $, yıllık bakım maliyetinin ise 57.1 $ olduğu belirlenmiştir. 1 m³ odun hammaddesi için ortalama gider 18.60 $, tomruk için sürütme ve taşıma giderleri ise 15.29 $ olarak belirlenmiştir.1 m3 odun hammaddesi başına yansıyan yol giderleri toplamının ise 1.59 $ olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar, orman yol ağının ve konumsal dağılımının, odun hammaddesi üretim faaliyetleriniteknik ve ekonomik açıdan doğrudan etkilediğini göstermektedir. Orman planlama birimleri ölçeğindeki yol ağı analizlerinin, yol yapım-bakım, sürütme ve taşıma giderlerinin minimizasyonu ile orman kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde işletilmesi açısından ormancılık operasyonlarının planlanması ve yönetim süreçlerinde etkili olabileceği ortaya konulmuştur.
Dikili ağaç satışlarında danışmanlık yapan serbest meslek mensubu orman mühendislerinin odun üretim sürecindeki iş yükünün incelenmesi
Türkiye ormancılığında son yıllarda artan dikili ağaç satışları, serbest meslek mensubu orman mühendislerinin (SMMOM) sektördeki rolünü giderek daha kritik hale getirmiştir. Danışman SMMOM'lerin dikili satışlardaki etkinliği ve becerileri, üretim operasyonlarının başarısını doğrudan etkileyebilmektedir. Bu çalışmanın amacı, danışman SMMOM' lerin dikili ağaç satış süreçlerindeki dosya hazırlama ve sahada iş yürütme pratiklerinden yararlanılarak iş yükü analizinin yapılması ve değerlendirilmesidir. Araştırmada güncel mevzuat, idari dokümanlar, mühendislik dosyaları (35 adet), 51 SMMOM ile yapılan anketler ve ilgili belge, bilgi ve bilimsel kaynaklardan yararlanılmış ve elde edilen veriler nicel ve nitel yöntemlerle değerlendirilmiştir. Dikili ağaç satışlarında çalıştırılması zorunlu olan danışman SMMOM'nin üretim sahasını teslim alma ve işe başlama, sahayı kontrol etme, üretim sürecini yönetme, zarar-ziyan ve usulsüzlükleri önleme, ölçü-tespit yapma, sahayı teslim etme işleriyle bunlara ilişkin evrak düzenleme ve teslimi gibi görevleri yaptığı belirlenmiştir. Bir dikili ağaç satış dosyasında ortalama 1683 m³ üretim miktarının olduğu; dosya hazırlama ile kapama sürecinin ortalama 58 gün sürdüğü belirlenmiştir. Danışman SMMOM'nin, bu nicelikte bir dosya için 12 gün aktif (60 günlük üretim süresinin yaklaşık 1/5'lik kısmında; haftada 1.5-2 gün) saha görevinde bulunduğu ortaya çıkmıştır. 45-90 günlük bir odun üretim sürecinde, danışman mühendisin zorunlu çalışma süresi üzerinden %15-28 iş yükü oranı (kapasite) ile çalışabileceği belirlenmiştir. Zorunlu gün sayısına, aktif çalışılan süreye (ortalama 5 saat/gün) göre SMMOM'nin iş yükü miktarını tanımlayan iş yükü saatleri oranının %100'ün altında olması nedeniyle düşük iş yükü düzeyinde çalıştığı bulunmuştur. Dikili satılan emval miktarının 8000 m3'ü aşması halinde, iş yükü düzeyinin optimal (tam kapasite) olacağı söylenebilir. Bir SMMOM'nin sadece dikili ağaç satışında danışmanlık yapması hali dikkate alındığında, yıllık (mevzuata uygun) 20 dosyaya danışmanlık yapabileceği ortaya çıkmıştır.
Odun üretiminde kullanılan bazı motorlu testerelerin performanslarının karşılaştırılması
Bu çalışmada, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü sınırlarında yer alan Serik-Ören ve Kaş-Karadağ Orman İşletme Şeflikleri'nde gerçekleştirilen tensil ve bakım kesimlerinde üç farklı benzinli motorlu testere modelinin performansı çalışma süresi ve iş verimine göre karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Araştırmada kullanılan testere modelleri Stihl MS 361, Husqvarna 268 ve Husqvarna 365 Special olup, uygulamalar aynı operatör tarafından, benzer meşcere, çaplar, arazi eğimi ve çevresel koşullar altında yürütülmüştür. Her model için 30 adet olmak üzere toplam 90 kızılçam (Pinus brutia Ten.) ağacı üzerinde kesme (ve devirme), dal alma ve tomruklama işlemleri gerçekleştirilmiştir. İş-zaman verileri dolaylı gözlem tekniğiyle (video destekli) ve zaman etüdü yöntemiyle analiz edilmiştir. Motorlu testere modellerine toplam ortalama çevrim süreleri ve iş verimleri sırasıyla; Stihl MS 361 için 5.4 dak/ağaç (9.51 m3/sa), Husqvarna 268 için 5.2 dak/ağaç (9.58 m3/sa) ve Husqvarna 365 Special için 5.5 dak/ağaç (9.51 m3/sa) olarak ölçülmüş ve hesaplanmıştır. Güç ağırlık oranı en yüksek olan Stihl MS 361 olmakla birlikte, aynı çap ( d1.30 ve ddip) ortalamalarına sahip ağaçlarda; en kısa kesme süresi Husqvarna 365, en kısa tomruklama süresi Stihl MS 361, en kısa dal alma süresi Husqvarna 268 ve en kısa toplam çalışma süresi Husqvarna 268 ile gerçekleşmiştir. Husqvarna 268 modelinin genel olarak en verimli motorlu testere olarak belirlenmiştir. Ağaç (d1.30) çapının 35 cm altındaki bireylerde Husqvarna 268'in, 35 cm üzeri bireylerde Stihl MS 361 modelinin daha yüksek performans gösterebildiği görülmüştür. Kesim sürecinin iş adımı bazlı dağılımında; tüm testereler için en uzun sürelerin dal alma işleminde harcandığı, akış gereği beklemelerin de iş verimini düşürdüğü ve motorlu testerelerin verimli çalışma zamanlarının %30' un altında kaldığı belirlenmiştir.
Orman ağaçlandırma işlerinde kadın iş gücünün iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi
Bu tez çalışmasında, orman ağaçlandırma faaliyetlerinde çalışan kadın işçilerin varlığı ve bu işlerdeki rolü, çalışmaktan kaynaklı sağlık problemlerinin araştırılması ve çalışma koşullarının iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Mersin Orman Bölge Müdürlüğü, Silifke Orman İşletme Müdürlüğü bünyesindeki ağaçlandırma çalışmalarında; basit bir iş analizi yapılarak ağaçlandırma işlerindeki iş adımları ortaya konulmuş, işçiler gözlemlenmiş ve de 91 kadın işçi ile yüz yüze anket ve mülakat uygulaması gerçekleştirilerek arazi gözlemleri ile beraber veri-bilgi toplanmıştır. Çalışma şartlarını, yapılan işi ve çalışanları değerlendirmeye yönelik 136 sorudan oluşan anket yüz yüze görüşme metoduyla uygulanmıştır. Arazi gözlemleri ve risk kontrol listeleri yardımıyla hareket ve risk analizleri yapılarak iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmiştir. Ağaçlandırma işlerinde; kadın iş gücü katılımının fidan dikimi aşamasında odaklandığı; bölgesel ve yöresel ölçekte çalışanların % 70' e yakınının kadın çalışanlardan oluştuğu belirlenmiştir. Kadın çalışanların % 60' tan fazlasının kas iskelet sistemi rahatsızlıklarından; yaklaşık % 42'sinin ise sürekliliği olan çeşitli sağlık problemlerden yakındıkları belirlenmiştir. Vücut kitle indeksi değerlerine göre % 50.55'inin fazla kilolu olduğu ortaya çıkmıştır. Fidan dikim işinin gerektirdiği çalışma postürünün ergonomik düzenleme gerektirecek şekilde yüklenme ve zorlanmalara neden olması, çalışanların nitelikleri, kısa süreli ancak sürekli tekrarlı hareketleri işçilerin yakınmalarını desteklemektedir. Katılımcılardan yaklaşık % 8'inin yılda en az bir kez kazaya uğradığı bildirilmiştir. Kişisel koruyucu donanımlardan sadece eldivenlerin kullanıldığı ancak bu işe uygun olmadığı belirlenmiştir. Çalışanların yaklaşık %95'inin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatından haberdar olmadıkları ortaya çıkmıştır. Fiziksel, ergonomik ve psikolojik risk faktörlerinin ağırlıkta olmasına rağmen, fidan dikim işlerinin az tehlikeli ve hafif-ağır işler kategorisinde yer alabileceği belirlenmiştir.
Orman ağaçlandırma işlerinde kadın iş gücünün iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi
Bu tez çalışmasında, orman ağaçlandırma faaliyetlerinde çalışan kadın işçilerin varlığı ve bu işlerdeki rolü, çalışmaktan kaynaklı sağlık problemlerinin araştırılması ve çalışma koşullarının iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Mersin Orman Bölge Müdürlüğü, Silifke Orman İşletme Müdürlüğü bünyesindeki ağaçlandırma çalışmalarında; basit bir iş analizi yapılarak ağaçlandırma işlerindeki iş adımları ortaya konulmuş, işçiler gözlemlenmiş ve de 91 kadın işçi ile yüz yüze anket ve mülakat uygulaması gerçekleştirilerek arazi gözlemleri ile beraber veri-bilgi toplanmıştır. Çalışma şartlarını, yapılan işi ve çalışanları değerlendirmeye yönelik 136 sorudan oluşan anket yüz yüze görüşme metoduyla uygulanmıştır. Arazi gözlemleri ve risk kontrol listeleri yardımıyla hareket ve risk analizleri yapılarak iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmiştir. Ağaçlandırma işlerinde; kadın iş gücü katılımının fidan dikimi aşamasında odaklandığı; bölgesel ve yöresel ölçekte çalışanların % 70' e yakınının kadın çalışanlardan oluştuğu belirlenmiştir. Kadın çalışanların % 60' tan fazlasının kas iskelet sistemi rahatsızlıklarından; yaklaşık % 42'sinin ise sürekliliği olan çeşitli sağlık problemlerden yakındıkları belirlenmiştir. Vücut kitle indeksi değerlerine göre % 50.55'inin fazla kilolu olduğu ortaya çıkmıştır. Fidan dikim işinin gerektirdiği çalışma postürünün ergonomik düzenleme gerektirecek şekilde yüklenme ve zorlanmalara neden olması, çalışanların nitelikleri, kısa süreli ancak sürekli tekrarlı hareketleri işçilerin yakınmalarını desteklemektedir. Katılımcılardan yaklaşık % 8'inin yılda en az bir kez kazaya uğradığı bildirilmiştir. Kişisel koruyucu donanımlardan sadece eldivenlerin kullanıldığı ancak bu işe uygun olmadığı belirlenmiştir. Çalışanların yaklaşık %95'inin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatından haberdar olmadıkları ortaya çıkmıştır. Fiziksel, ergonomik ve psikolojik risk faktörlerinin ağırlıkta olmasına rağmen, fidan dikim işlerinin az tehlikeli ve hafif-ağır işler kategorisinde yer alabileceği belirlenmiştir.
Orman ağaçlandırma işlerinde kadın iş gücünün iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi
Bu tez çalışmasında, orman ağaçlandırma faaliyetlerinde çalışan kadın işçilerin varlığı ve bu işlerdeki rolü, çalışmaktan kaynaklı sağlık problemlerinin araştırılması ve çalışma koşullarının iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Mersin Orman Bölge Müdürlüğü, Silifke Orman İşletme Müdürlüğü bünyesindeki ağaçlandırma çalışmalarında; basit bir iş analizi yapılarak ağaçlandırma işlerindeki iş adımları ortaya konulmuş, işçiler gözlemlenmiş ve de 91 kadın işçi ile yüz yüze anket ve mülakat uygulaması gerçekleştirilerek arazi gözlemleri ile beraber veri-bilgi toplanmıştır. Çalışma şartlarını, yapılan işi ve çalışanları değerlendirmeye yönelik 136 sorudan oluşan anket yüz yüze görüşme metoduyla uygulanmıştır. Arazi gözlemleri ve risk kontrol listeleri yardımıyla hareket ve risk analizleri yapılarak iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmiştir. Ağaçlandırma işlerinde; kadın iş gücü katılımının fidan dikimi aşamasında odaklandığı; bölgesel ve yöresel ölçekte çalışanların % 70' e yakınının kadın çalışanlardan oluştuğu belirlenmiştir. Kadın çalışanların % 60' tan fazlasının kas iskelet sistemi rahatsızlıklarından; yaklaşık % 42'sinin ise sürekliliği olan çeşitli sağlık problemlerden yakındıkları belirlenmiştir. Vücut kitle indeksi değerlerine göre % 50.55'inin fazla kilolu olduğu ortaya çıkmıştır. Fidan dikim işinin gerektirdiği çalışma postürünün ergonomik düzenleme gerektirecek şekilde yüklenme ve zorlanmalara neden olması, çalışanların nitelikleri, kısa süreli ancak sürekli tekrarlı hareketleri işçilerin yakınmalarını desteklemektedir. Katılımcılardan yaklaşık % 8'inin yılda en az bir kez kazaya uğradığı bildirilmiştir. Kişisel koruyucu donanımlardan sadece eldivenlerin kullanıldığı ancak bu işe uygun olmadığı belirlenmiştir. Çalışanların yaklaşık %95'inin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatından haberdar olmadıkları ortaya çıkmıştır. Fiziksel, ergonomik ve psikolojik risk faktörlerinin ağırlıkta olmasına rağmen, fidan dikim işlerinin az tehlikeli ve hafif-ağır işler kategorisinde yer alabileceği belirlenmiştir.
Bazı kabuk soyma araçlarının verim ve kabuk soyma kalitesi açısından karşılaştırılması
Odun hammaddesi üretim sürecinde, meşcere içerisinde çeşitli nedenle gerçekleştirilen kabuk soyma işlemi, çoğunlukla elle ve basit makinelerle yapılmaktadır. Önceki çalışmalarda, çalı tırpanına kabuk soyma aparatı montajlanarak geliştirilen motosoyar adlı aracın teknik ve ergonomik açıdan kabuk soyma işlerinde iyileştirmeler sunacağı iddia edilmiştir. Bu araştırmada, motosoyarın arazide kullanılması ve ortaya çıkan verimin belirlenmesi; ayrıca motosoyar, motorlu testereye montajlı kabuk soyma ekipmanı ve de baltanın iş verimlerinin karşılaştırılarak motosoyarın kullanılabilirliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İlaveten, tomruk yüzeyinde kalan kabuk miktarı gösterge kabul edilerek bu üç aracın kabuk soyma kalitesinin karşılaştırılması da amaçlanmıştır. Ağaç Kesme ve Boylama Operatörü (AKBO) sertifikalı çalışanlar arasından gönüllü bir operatör seçilmiş; aynı arazi koşullarında, aynı meşcere içinde, aynı ağaç türünde (kızılçam; Pinus brutia Ten.), aynı tarihlerde kesilip boylanmış, benzer boy ve farklı çaplardaki tomrukların kabukları bu üç araçla soydurulmuştur. Zaman etütleri üzerinden iş verimleri belirlenmiş, tomrukta kalan kabuk miktarı üzerinden soyma kalitesi hesaplanmış ve birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Ortalama 25 cm orta çap ve 3 m boya sahip tomrukların kabuklarının soyulması operasyonlarında, tüm zaman dilimleri ölçeğinde motorlu testerenin daha verimli olduğu (3.65 m3/sa.); motosoyarın (3.06 m3/sa.) baltaya (1.25 m3/sa.) göre verimli olmasına karşın motorlu testereye göre düşük verimde olduğu belirlenmiştir. Soyma kalitesi yönünden baltanın daha temiz (kalan kabuk miktarı; %1.65) soyma yaptığı, motorlu testerenin % 2.73' lük oranla onu izlediği ve motosoyarın ise %3.42'lik bir düzeyde kabuk bıraktığı tespit edilmiştir. Motosoyar; yapısının iyileştirilmesi, kayış ve şaft kolunun düzenlenmesi ve iş tecrübesinin kazanılmasıyla motorlu testere kadar verimli ve kullanışlı olabilecektir. Gelecekte seri üretilmiş motosoyarlarla teknik, ekonomik ve ergonomik testlerin yapılıp motosoyarın genelleştirilip yaygınlaştırılması sağlanabilir.
Motorlu tırpana montajlı kabuk soyma aracının geliştirilmesi ve denenmesi
Odun hammaddesi üretimi, uzun süreçleri içeren ve çoğunlukla emek yoğun çalışmayı gerektiren bir uğraşı alanıdır. Kesim alt sürecinde, özellikle ibreli ağaç tomruklarının üretim bloklarının içinde soyulması, hem üretim süresinin uzamasına hem de maliyetlerin artmasına neden olmaktadır. Manuel ya da motor-manuel teknolojiye dayalı gerçekleşen bu işlerde işgücü ağırlıklı çalışılmaktadır. Buna bağlı olarak da iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tehlike ve risklerle de karşılaşılmaktadır. Kabuk soyma işlerinin kolaylaştırılması ve konforunun çalışan lehine arttırılması düşüncesiyle; bu çalışmada, halihazırda motorlu testereye monte edilen kabuk soyma aparatı, motorlu tırpana monte edilerek motosoyar adı verilen bir araç geliştirilmiştir. Amaç, varolan teknolojinin transferi ile daha ergonomik bir kabuk soyma aracının geliştirilmesi ve bunun fizibil olup olmadığının denetlenmesidir. Yerel sanayi koşullarında, Orac BG520 marka ve modeldeki motorlu tırpan ve Baseh marka kabuk soyma ekipmanı birleştirilerek motosoyar geliştirilebilmiştir. Toplam yatırım bedeli 1600 TL civarında olan bir harcamayla imal edilen bu aracın kızılçam ve sedir tomruklarının kabuklarının soyulmasındaki iş veriminin sırasıyla; 2.83 m3/saat ve 2.61 m3/saat olduğu belirlenmiştir. Gaz, toz, gürültü, vücut postürü vb. açıdan işçi sağlığı ve iş güvenliği lehine avantajlara sahip olan bu aracın, motorlu testereye montajlı kabuk soyma aparatına göre üstünlükleri olduğu ancak iş tekniği ve verimlilik itibarıyla iyileştirmelerin yapılması gerektiği belirlenmiştir.
Motorlu tırpana montajlı kabuk soyma aracının geliştirilmesi ve denenmesi
Odun hammaddesi üretimi, uzun süreçleri içeren ve çoğunlukla emek yoğun çalışmayı gerektiren bir uğraşı alanıdır. Kesim alt sürecinde, özellikle ibreli ağaç tomruklarının üretim bloklarının içinde soyulması, hem üretim süresinin uzamasına hem de maliyetlerin artmasına neden olmaktadır. Manuel ya da motor-manuel teknolojiye dayalı gerçekleşen bu işlerde işgücü ağırlıklı çalışılmaktadır. Buna bağlı olarak da iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tehlike ve risklerle de karşılaşılmaktadır. Kabuk soyma işlerinin kolaylaştırılması ve konforunun çalışan lehine arttırılması düşüncesiyle; bu çalışmada, halihazırda motorlu testereye monte edilen kabuk soyma aparatı, motorlu tırpana monte edilerek motosoyar adı verilen bir araç geliştirilmiştir. Amaç, varolan teknolojinin transferi ile daha ergonomik bir kabuk soyma aracının geliştirilmesi ve bunun fizibil olup olmadığının denetlenmesidir. Yerel sanayi koşullarında, Orac BG520 marka ve modeldeki motorlu tırpan ve Baseh marka kabuk soyma ekipmanı birleştirilerek motosoyar geliştirilebilmiştir. Toplam yatırım bedeli 1600 TL civarında olan bir harcamayla imal edilen bu aracın kızılçam ve sedir tomruklarının kabuklarının soyulmasındaki iş veriminin sırasıyla; 2.83 m3/saat ve 2.61 m3/saat olduğu belirlenmiştir. Gaz, toz, gürültü, vücut postürü vb. açıdan işçi sağlığı ve iş güvenliği lehine avantajlara sahip olan bu aracın, motorlu testereye montajlı kabuk soyma aparatına göre üstünlükleri olduğu ancak iş tekniği ve verimlilik itibarıyla iyileştirmelerin yapılması gerektiği belirlenmiştir.
Motorlu tırpana montajlı kabuk soyma aracının geliştirilmesi ve denenmesi
Odun hammaddesi üretimi, uzun süreçleri içeren ve çoğunlukla emek yoğun çalışmayı gerektiren bir uğraşı alanıdır. Kesim alt sürecinde, özellikle ibreli ağaç tomruklarının üretim bloklarının içinde soyulması, hem üretim süresinin uzamasına hem de maliyetlerin artmasına neden olmaktadır. Manuel ya da motor-manuel teknolojiye dayalı gerçekleşen bu işlerde işgücü ağırlıklı çalışılmaktadır. Buna bağlı olarak da iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tehlike ve risklerle de karşılaşılmaktadır. Kabuk soyma işlerinin kolaylaştırılması ve konforunun çalışan lehine arttırılması düşüncesiyle; bu çalışmada, halihazırda motorlu testereye monte edilen kabuk soyma aparatı, motorlu tırpana monte edilerek motosoyar adı verilen bir araç geliştirilmiştir. Amaç, varolan teknolojinin transferi ile daha ergonomik bir kabuk soyma aracının geliştirilmesi ve bunun fizibil olup olmadığının denetlenmesidir. Yerel sanayi koşullarında, Orac BG520 marka ve modeldeki motorlu tırpan ve Baseh marka kabuk soyma ekipmanı birleştirilerek motosoyar geliştirilebilmiştir. Toplam yatırım bedeli 1600 TL civarında olan bir harcamayla imal edilen bu aracın kızılçam ve sedir tomruklarının kabuklarının soyulmasındaki iş veriminin sırasıyla; 2.83 m3/saat ve 2.61 m3/saat olduğu belirlenmiştir. Gaz, toz, gürültü, vücut postürü vb. açıdan işçi sağlığı ve iş güvenliği lehine avantajlara sahip olan bu aracın, motorlu testereye montajlı kabuk soyma aparatına göre üstünlükleri olduğu ancak iş tekniği ve verimlilik itibarıyla iyileştirmelerin yapılması gerektiği belirlenmiştir.
Ormancılıkta üretim işlerinde iş güvenliği tedbirlerinin değerlendirilmesi
Bu tez çalışmasında ormancılıkta üretim faaliyetleri sırasında alınan veya alınması gerekli iş güvenliği tedbirleri incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Tez çalışması Denizli ve Bolu Orman Bölge Müdürlüğü sahalarında çalışmakta olan ağaç kesme boylama operatörleri (AKBO) üzerinden elde edilen verilerin analiz ve değerlendirilmesiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmada veri toplama işlemi; yapılandırılmış çoktan seçmeli anket yöntemiyle Orman Genel Müdürlüğü çalışanları, ormancılık operasyonları ve orman ürünleri ticareti alanında faaliyet gösteren firma sahipleri ve kesim işçileriyle (AKBO) yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilmiştir. İşçi sağlığı ve iş güvenliğine yönelik alınan önlemler, iş tekniği iş güvenliği eğitimleri, kişisel koruyucu donanım kullanımı ve halihazırda kişilerin iş güvenliği bilinci gibi konular sorgulanarak ve gözlemlenerek; hedef kitleyi oluşturan işçilerin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki algı ve beklentileri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda; araştırmaya katılan işçilerin %1.6'sının bugüne kadar işçi sağlığı ve güvenliği konusunu hiç duymadığı, %70.1'inin iş güvenliği eğitimlerini almalarına rağmen kişisel koruyucu donanım kullanmak gibi önlemleri tam olarak dikkate almadıkları ortaya çıkmıştır. Öte yandan ormancılık sektörünün içinde olup orman üretim işçileriyle ilişkili olan firmaların iş güvenliği konusuna temkinli yaklaştıkları, bunun kendilerine ekonomik yük getireceğinden dolayı tedirgin oldukları ve ortak sağlık güvenlik birimleriyle beraber çalışan ormancılık firmalarının, iş güvenliği hizmetini sağlıklı bir şekilde aldıklarından emin olmadıkları belirlenmiştir. Orman idarelerindeki personelin ise, işçi sağlığı ve iş güvenliği yaptırımının kendilerini etkilemediği müddetçe işçi lehine uygulanmasından ve bunun için gönüllülükten ziyade zorunlayıcı koşulların oluşturulmasından yana oldukları belirlenmiştir. İş sağlığı ve güvenliği prensiplerine uyum açısından gönüllülük esasına dayalı bir iş güvenliği kültürünün oluşturulması için eğitim ve iyileştirme çalışmalarına devam edilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır.
Ormancılıkta üretim işlerinde iş güvenliği tedbirlerinin değerlendirilmesi
Bu tez çalışmasında ormancılıkta üretim faaliyetleri sırasında alınan veya alınması gerekli iş güvenliği tedbirleri incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Tez çalışması Denizli ve Bolu Orman Bölge Müdürlüğü sahalarında çalışmakta olan ağaç kesme boylama operatörleri (AKBO) üzerinden elde edilen verilerin analiz ve değerlendirilmesiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmada veri toplama işlemi; yapılandırılmış çoktan seçmeli anket yöntemiyle Orman Genel Müdürlüğü çalışanları, ormancılık operasyonları ve orman ürünleri ticareti alanında faaliyet gösteren firma sahipleri ve kesim işçileriyle (AKBO) yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilmiştir. İşçi sağlığı ve iş güvenliğine yönelik alınan önlemler, iş tekniği iş güvenliği eğitimleri, kişisel koruyucu donanım kullanımı ve halihazırda kişilerin iş güvenliği bilinci gibi konular sorgulanarak ve gözlemlenerek; hedef kitleyi oluşturan işçilerin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki algı ve beklentileri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda; araştırmaya katılan işçilerin %1.6'sının bugüne kadar işçi sağlığı ve güvenliği konusunu hiç duymadığı, %70.1'inin iş güvenliği eğitimlerini almalarına rağmen kişisel koruyucu donanım kullanmak gibi önlemleri tam olarak dikkate almadıkları ortaya çıkmıştır. Öte yandan ormancılık sektörünün içinde olup orman üretim işçileriyle ilişkili olan firmaların iş güvenliği konusuna temkinli yaklaştıkları, bunun kendilerine ekonomik yük getireceğinden dolayı tedirgin oldukları ve ortak sağlık güvenlik birimleriyle beraber çalışan ormancılık firmalarının, iş güvenliği hizmetini sağlıklı bir şekilde aldıklarından emin olmadıkları belirlenmiştir. Orman idarelerindeki personelin ise, işçi sağlığı ve iş güvenliği yaptırımının kendilerini etkilemediği müddetçe işçi lehine uygulanmasından ve bunun için gönüllülükten ziyade zorunlayıcı koşulların oluşturulmasından yana oldukları belirlenmiştir. İş sağlığı ve güvenliği prensiplerine uyum açısından gönüllülük esasına dayalı bir iş güvenliği kültürünün oluşturulması için eğitim ve iyileştirme çalışmalarına devam edilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır.
Odun üretim işlerinde kullanılan zaman ölçüm metotları ve araçlarının değerlendirilmesi
Ormancılık operasyonlarında kullanılmakta olan zaman ölçme araçları ve metotları irdelenmiş; saha çalışmaları için kolayca erişilebilen ve kullanılabilen bir etüt aracına ihtiyaç duyulduğu anlaşılmıştır. Kişiselleştirilebilme ve kolay taşınabilme özellikleri dikkate alınarak dizüstü bilgisayar, tablet ve akıllı telefon gibi mobil cihazlara uygun bir uygulama aracının nasıl geliştirilebileceği problemi ile karşılaşılmıştır. Bu kapsamda, gerekli yazılım ve donanım desteğiyle, bir "android tabanlı zaman ölçme ve kaydetme aracı" (ZOKA) uygulaması geliştirilmiştir. Uygulamanın geçerliliğini ve kullanılabilirliğini test etmek için öncül saha çalışmaları yapılmış ve gerekli iyileştirmelerin ardından uygulamaya son hali verilmiştir. Bu uygulama yazılımının performansını ölçmek için kronometre ve time analysis adlı başka bir yazılımla kıyaslama yapmak amacıyla halihazır odun üretim faaliyetlerindeki kesim sürecine ilişkin iş adımları üzerinde iş-zaman ölçümü yapılmış ve iş dilimlerinin çalışma zamanları kaydedilmiştir. Büro ortamında, video oynatıcı programlar yardımıyla dolaylı gözlem metodu çerçevesinde, zaman etüdü gerçekleştirilmiş ve elde edilen sonuçlar kontrol verisi olarak kullanılmıştır. Aynı metodoloji ile ZOKA uygulaması, dijital kronometre ve time analysis adı verilen zaman ölçme araçları ile zaman ölçümleri yapılmış ve analiz sonuçları hem kontrol verisiyle hem de birbirleriyle kıyaslanmıştır. Farklı amaçlara yönelik zaman etütleri için kısa süreli iş dilimlerini ölçebilmesi, hassasiyeti, kolay kullanımı, maliyetlerinin düşük olması, veri depolama ve işleme yeteneği ve hacmi, her türlü zaman ölçme metoduna uyum sağlaması bakımından ZOKA uygulamasının teknik, ekonomik, ekolojik ve ergonomik ölçütler açısından uygun bir zaman ölçüm aracı olduğu ortaya çıkarılmıştır. Zaman etütlerinde, kümülatif ve sıfırlamalı zaman ölçme yönteminin birlikte entegre edildiği yönteminin daha hassas sonuçlar ortaya koyacağı belirlenmiştir.
Odun üretim işlerinde kullanılan zaman ölçüm metotları ve araçlarının değerlendirilmesi
Ormancılık operasyonlarında kullanılmakta olan zaman ölçme araçları ve metotları irdelenmiş; saha çalışmaları için kolayca erişilebilen ve kullanılabilen bir etüt aracına ihtiyaç duyulduğu anlaşılmıştır. Kişiselleştirilebilme ve kolay taşınabilme özellikleri dikkate alınarak dizüstü bilgisayar, tablet ve akıllı telefon gibi mobil cihazlara uygun bir uygulama aracının nasıl geliştirilebileceği problemi ile karşılaşılmıştır. Bu kapsamda, gerekli yazılım ve donanım desteğiyle, bir "android tabanlı zaman ölçme ve kaydetme aracı" (ZOKA) uygulaması geliştirilmiştir. Uygulamanın geçerliliğini ve kullanılabilirliğini test etmek için öncül saha çalışmaları yapılmış ve gerekli iyileştirmelerin ardından uygulamaya son hali verilmiştir. Bu uygulama yazılımının performansını ölçmek için kronometre ve time analysis adlı başka bir yazılımla kıyaslama yapmak amacıyla halihazır odun üretim faaliyetlerindeki kesim sürecine ilişkin iş adımları üzerinde iş-zaman ölçümü yapılmış ve iş dilimlerinin çalışma zamanları kaydedilmiştir. Büro ortamında, video oynatıcı programlar yardımıyla dolaylı gözlem metodu çerçevesinde, zaman etüdü gerçekleştirilmiş ve elde edilen sonuçlar kontrol verisi olarak kullanılmıştır. Aynı metodoloji ile ZOKA uygulaması, dijital kronometre ve time analysis adı verilen zaman ölçme araçları ile zaman ölçümleri yapılmış ve analiz sonuçları hem kontrol verisiyle hem de birbirleriyle kıyaslanmıştır. Farklı amaçlara yönelik zaman etütleri için kısa süreli iş dilimlerini ölçebilmesi, hassasiyeti, kolay kullanımı, maliyetlerinin düşük olması, veri depolama ve işleme yeteneği ve hacmi, her türlü zaman ölçme metoduna uyum sağlaması bakımından ZOKA uygulamasının teknik, ekonomik, ekolojik ve ergonomik ölçütler açısından uygun bir zaman ölçüm aracı olduğu ortaya çıkarılmıştır. Zaman etütlerinde, kümülatif ve sıfırlamalı zaman ölçme yönteminin birlikte entegre edildiği yönteminin daha hassas sonuçlar ortaya koyacağı belirlenmiştir.
Odun üretim işlerinde kullanılan zaman ölçüm metotları ve araçlarının değerlendirilmesi
Ormancılık operasyonlarında kullanılmakta olan zaman ölçme araçları ve metotları irdelenmiş; saha çalışmaları için kolayca erişilebilen ve kullanılabilen bir etüt aracına ihtiyaç duyulduğu anlaşılmıştır. Kişiselleştirilebilme ve kolay taşınabilme özellikleri dikkate alınarak dizüstü bilgisayar, tablet ve akıllı telefon gibi mobil cihazlara uygun bir uygulama aracının nasıl geliştirilebileceği problemi ile karşılaşılmıştır. Bu kapsamda, gerekli yazılım ve donanım desteğiyle, bir "android tabanlı zaman ölçme ve kaydetme aracı" (ZOKA) uygulaması geliştirilmiştir. Uygulamanın geçerliliğini ve kullanılabilirliğini test etmek için öncül saha çalışmaları yapılmış ve gerekli iyileştirmelerin ardından uygulamaya son hali verilmiştir. Bu uygulama yazılımının performansını ölçmek için kronometre ve time analysis adlı başka bir yazılımla kıyaslama yapmak amacıyla halihazır odun üretim faaliyetlerindeki kesim sürecine ilişkin iş adımları üzerinde iş-zaman ölçümü yapılmış ve iş dilimlerinin çalışma zamanları kaydedilmiştir. Büro ortamında, video oynatıcı programlar yardımıyla dolaylı gözlem metodu çerçevesinde, zaman etüdü gerçekleştirilmiş ve elde edilen sonuçlar kontrol verisi olarak kullanılmıştır. Aynı metodoloji ile ZOKA uygulaması, dijital kronometre ve time analysis adı verilen zaman ölçme araçları ile zaman ölçümleri yapılmış ve analiz sonuçları hem kontrol verisiyle hem de birbirleriyle kıyaslanmıştır. Farklı amaçlara yönelik zaman etütleri için kısa süreli iş dilimlerini ölçebilmesi, hassasiyeti, kolay kullanımı, maliyetlerinin düşük olması, veri depolama ve işleme yeteneği ve hacmi, her türlü zaman ölçme metoduna uyum sağlaması bakımından ZOKA uygulamasının teknik, ekonomik, ekolojik ve ergonomik ölçütler açısından uygun bir zaman ölçüm aracı olduğu ortaya çıkarılmıştır. Zaman etütlerinde, kümülatif ve sıfırlamalı zaman ölçme yönteminin birlikte entegre edildiği yönteminin daha hassas sonuçlar ortaya koyacağı belirlenmiştir.
Ormancılıkta üretim işlerinde iş güvenliği tedbirlerinin değerlendirilmesi
Bu tez çalışmasında ormancılıkta üretim faaliyetleri sırasında alınan veya alınması gerekli iş güvenliği tedbirleri incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Tez çalışması Denizli ve Bolu Orman Bölge Müdürlüğü sahalarında çalışmakta olan ağaç kesme boylama operatörleri (AKBO) üzerinden elde edilen verilerin analiz ve değerlendirilmesiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmada veri toplama işlemi; yapılandırılmış çoktan seçmeli anket yöntemiyle Orman Genel Müdürlüğü çalışanları, ormancılık operasyonları ve orman ürünleri ticareti alanında faaliyet gösteren firma sahipleri ve kesim işçileriyle (AKBO) yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilmiştir. İşçi sağlığı ve iş güvenliğine yönelik alınan önlemler, iş tekniği iş güvenliği eğitimleri, kişisel koruyucu donanım kullanımı ve halihazırda kişilerin iş güvenliği bilinci gibi konular sorgulanarak ve gözlemlenerek; hedef kitleyi oluşturan işçilerin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki algı ve beklentileri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda; araştırmaya katılan işçilerin %1.6'sının bugüne kadar işçi sağlığı ve güvenliği konusunu hiç duymadığı, %70.1'inin iş güvenliği eğitimlerini almalarına rağmen kişisel koruyucu donanım kullanmak gibi önlemleri tam olarak dikkate almadıkları ortaya çıkmıştır. Öte yandan ormancılık sektörünün içinde olup orman üretim işçileriyle ilişkili olan firmaların iş güvenliği konusuna temkinli yaklaştıkları, bunun kendilerine ekonomik yük getireceğinden dolayı tedirgin oldukları ve ortak sağlık güvenlik birimleriyle beraber çalışan ormancılık firmalarının, iş güvenliği hizmetini sağlıklı bir şekilde aldıklarından emin olmadıkları belirlenmiştir. Orman idarelerindeki personelin ise, işçi sağlığı ve iş güvenliği yaptırımının kendilerini etkilemediği müddetçe işçi lehine uygulanmasından ve bunun için gönüllülükten ziyade zorunlayıcı koşulların oluşturulmasından yana oldukları belirlenmiştir. İş sağlığı ve güvenliği prensiplerine uyum açısından gönüllülük esasına dayalı bir iş güvenliği kültürünün oluşturulması için eğitim ve iyileştirme çalışmalarına devam edilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır.