Theses supervised by Prof. Dr. Nasi Aslan

38 theses · Çukurova University

Master'sOpen AccessTR

İslam Hukukunda hak ve sorumluluk ilişkisi

Bu çalışmanın amacı, İslam hukukunda hak ve sorumluluk ilişkilerini; özel nitelikli kamu hakları, genel nitelikli kamu hakları ve hukuka aykırı fiilden doğan sorumluluk çerçevesinde ele almaktır.Tezin araştırma aşamasında, hak ve sorumluluk kavramlarının öncelikle Kuran ve Sünnet'teki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır. İslam hukuku eserlerinden kavramlar ve aralarındaki ilişkiyi ele alan bölümler taranmıştır. Yapılan araştırma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda, hakkın kaynakları, ilkeleri, sorumlulukla ilişkisinin önemi açısından Allah ve kul hakkı ayırımı işlenmiştir. Sorumluluğun tanımı, kaynakları ve kusura dayanan sorumluluğun unsurları ortaya konmuştur. Daha sonra kişisel kamu hakları, sosyal ve ekonomik haklar, siyasal haklar bağlamında hak ve sorumluluk ilişkisi üzerinde durulmuştur.Hak ve sorumlulukların içinde yaşanan sosyal ve ekonomik ortamlar ile kişinin içinde bulunduğu şartlardan etkilenerek genişleyip daralabildiği kanaatine ulaşılmıştır. Hakların kullanılmasında iyi niyetin esas alınması gerektiği ve hakların kötüye kullanılmasının İslam hukukunda sorumluluğu gerektirdiği için korunmadığı görülmüştür.İslam hukukunun kişinin kendi lehine doğan haklardan önce kendi aleyhine olarak başkası lehine doğan hakları öncelediği, bunun tabii sonucu olarak sorumluluğu önceleyen hukuk sistemleri arasında yer aldığı kanaatine varılmıştır.Anahtar Kelimeler: İslam Hukuku, Hak, Sorumluluk, Hukuka Aykırı Fiilden Doğan Sorumluluk, Kamu Hakları.

Borçlar hukukuHakHak ehliyeti+4
Menduh Kayıklık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Şeyhu'l-İslam Minkârizâde Yahya Efendi'nin Talakla ilgili fetvaları ve tahlili

Bu tez 17. yy Osmanlı Şeyhulislamlarından olan Minkârizâde Yahya Efendi'nin aile hukukuyla ilgili fetvalarının bir bölümü olan boşanma konusuyla alakalı fetvalarını Türkçeye çevirme, verdiği dipnotların kaynak gösterdiği eserlerde olup olmadığını tespit etme, atıfta bulunduğu eserler ve müellifleri hakkında bilgi verme, fetva ve kaza arasındaki ilişki ve Osmanlıda Şeyhulislamlık kurumu konularını kapsamaktadır.Araştırma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı ve yöntemi açıklanacak. Birinci bölümde Şeyhulislam'ın hayatı, eserleri, fetva ve kaza arasındaki ilişki, Şeyhulislamlık, Osmanlıda Şeyhulislamlık konuları hakkında bilgi verilecek. İkinci bölümde fetvalar Türkçeye çevrilecek, Arapça dipnotlar tercüme edilecek ve eserde geçen kitap ve müellifleri hakkında bilgi verilecek. Üçüncü bölümde eser metin yazımı yönünden tahkik edilecek ve değerlendirme yapılacaktır. Sonuç bölümünde eser hakkında genel bir değerlendirme yapılacaktır.

Mehmet Koç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İslam fıkhı'nda işçinin hak ve sorumlulukları

Bu tez İslam Fıkhı'nda işçinin hak ve sorumluluklarının tespitini, tasnifini ve değerlendirilmesini hedeflemektedir. İslam'ın birey ve toplum çerçevesinde işçi hukukuna bakışını ortaya koymak, yer yer de bu alanda yapılmış çalışmaları derlemek ve günümüz problemleri açısından mukayeseye varan yorumlarda bulunmayı amaçlayan çalışmamızda; iş dünyasının iki kesimi arasında oluşan kutuplaşmanın kökenindeki temel problemlerin neler olduğu, İslam Fıkhı'nın bu problemlere karşı ne tür önlemler aldığını, çalışma barışının daha kolay sağlanmasına yönelik vaz ettiği temel prensipler ayrıntılı olarak incelenmektedir.Araştırmamız bir giriş ve üç ayrı bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında tezin sınırları, amaç ve yöntemine yer verilmiştir. İşçinin hak ve sorumluluklarını araştırmadan önce bilinmesi gereken ilk esas, toplumu oluşturan fertlere- insan olmaları vasfıyla- İslam dininin verdiği değer ve önemdir. Bu gayeyle çalışmamızın birinci bölümünde işçinin her şeyden önce insan olma sıfatıyla temel hak ve hürriyetlerine değinilmiştir. Ayrıca İş hukukunun teorik yapısı ve temel kavramları da bu bölümde ana çizgileriyle açıklanmıştır.İkinci bölümde, İş hukukunun doğuşu, gelişimi ve başlıca iktisadi- sosyal sistemlerin çözümleri, onların temel mantıkları ve ana ilkeleri ele alındıktan sonra, üçüncü bölümde hizmet akdinin hukuki boyutu ana hatlarıyla işlenmiş, dördüncü bölümde ise, İslam Fıkhı'nda işçinin hak ve sorumlulukları İslam dininin iki temel kaynağı olan Kur'an ve Sünnet ışığında genişçe ele alınmıştır. Yine Hz. Peygamberin, Kur'an-ı kerim'in çalışma hayatı ve prensipleri ile ilgili ayetleri kendi hayatına nasıl uygulandığını, bu alanda doğruluk, güvenilir olma, adaleti uygulama ve sözleriyle davranışları arasında çelişki bulunmama gibi çalışma hayatının olmazsa olmazları olan iş ahlâkına dikkat çekilmiştir.Anahtar Sözcükler: İş hukuku, Hizmet Akdi, Hak, Sorumluluk, İşçi, İşveren

Nurettin Akcan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Akidlerde rıza olgusu

İnsanlar arasında yapılan ve çeşitli ihtiyaçlardan kaynaklanan akidlerin temel unsurunu karşılıklı rıza oluşturmaktadır. Hem Kur'an-ı Kerim'i hem de hadisleri incelediğimizde taraflar arasında gerçekleşen anlaşmalarda rıza unsurunun önemi daha çok anlaşılmaktadır. Çünkü Kur'an'da karşılıklı rıza olmaksızın ticaretin helal olmayacağı vurgulanmaktadır. Dolayısıyla biz de çalışmamızda Kur'an'ın üzerinde önemle durduğu bu hususu ayrıntılı olarak inceledik.Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde tezin konusu, amacı ve metoduna yer verilmiştir. Ayrıca rızanın sözlük ve ıstılahtaki anlamlarına, Kur'an'da ve sünnette rızaya ve rıza-ihtiyar ayrımına değindik. İkinci bölümde, akdin kuruluş aşamasında rıza ve rızayı bozabilecek faktörlerden garar ve ikrahı inceledik.Üçüncü bölümde, akdin sona erdirilmesinde rıza başlığı altında ikâle ve muhâleayı ele aldık. Dördüncü bölümde ise, rızanın korunmasına yönelik tedbirlerden muhayyerlikleri ve fesih hakkı doğuran durumları inceledik.Anahtar Sözcükler: Akid, Rıza, İhtiyar, Garar, İkrah, İkâle, Muhâlea, Muhayyerlik, Fesih

FesihMuhaleaMuhayyerlik+3
Şahin Metin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Ömer Nasuhi Bilmen'in Ahkâm ayetleriyle ilgili görüşleri

Bu tez son dönem İslâm âlimlerinden Ömer Nasuhi Bilmen'in ahkâm ayetleriyle ilgili görüşlerinin ne olduğunu ortaya çıkarmak ve meydana getirdiği tefsir eserindeki görüşlerin kendi içtihadının sonucu ortaya çıkmış görüşler olup olmadığını tespit etmek amacıyla hazırlanmıştır. Söz konusu tespit yapılırken ahkâm ayetlerinin tamamı değil örneklendirme metoduyla daha ziyade geçmişten bu yana üzerinde tartışmaların yoğunlaştırıldığı ayetler incelenmiştir. Ayetler incelenirken genel itibarıyla önce konuyla ilgili tarih içerisinde oluşmuş görüşlere yer verilmiş, sonra da Bilmen'in görüşlerine değinilmiştir. Daha sonra ise konuyla ilgili farklı yaklaşım tarzlarına, farklı fikirlere sahip araştırmacıların görüşlerine yer verilerek geçmiş ve günümüz arasında bir anlamda köprü görevi yapmış olan Bilmen'in fikrî olarak nerede durduğu tespit edilmeye çalışılmıştır.Araştırmamız dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümü olarak hazırlanan birinci bölüm tezin konusu, amacı, yöntemi ile bilmenin hayatı ve eserlerine ilişkin açıklamalardan oluşmaktadır. İkinci bölümde temel ibadetlerden namaz, oruç, hac ve zekâtla ilgili ayetlerin açıklanması ve incelenmesine yer verilmiştir. Üçüncü bölüm ise aile hukuku ve ceza hukukuyla ilgili ayetlerin incelenmesine ayrılmıştır. Son bölümde ise diğer bazı ayetlerin tahlili yapılmıştır.Anahtar Sözcükler: Ömer Nasuhi Bilmen, Ahkâm, Ayet, Aile Hukuku, Ceza, Görüş, Faiz, İbadetler

AhkamAile hukukuAyetler+4
Hasan Rami Kara
Çukurova University
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'an'daki ma'rûf ve örf kavramlarının fıkhî açıdan değerlendirilmesi

Gelenekler, bir toplumun başta gelen ayırt edici vasıflarıdır. Evrensellik iddiası taşıyan İslam dininin bu olgudan müstağni kalmadığı; beşerî tecrübeyi ve geleneği önemsediği söylenebilir. Şöyle ki, o, bir yandan inanç esasları ve ahlak gibi sabiteler ortaya koyarken, bir yandan da birçok meselede sınırlar sabit kalsa da içeriği zamana ve zemine göre değişebilen dinamik hükümler ihdas etmiştir.Ma'rûf, (örf) dinin geleneğe dayandığına güzel bir örnek oluşturmaktadır. Zira Kur'an'da farklı bağlamlarla 39 yerde geçen ma'rûf kavramı özellikle aile hukuku alanında dine uygunluk (meşrû) anlamına geldiği gibi, toplumsal örf ve geleneğe uygunluk manası da taşımaktadır. İlgili âyetler bu açıdan değerlendirilirse, bu, İslâm hukukunun örf kaynağının da güçlü argümanı olur ve bu bağlamdaki konular da örfün Kur'an'daki örneklerini oluşturur.Ayrıca Fıkıh bilginleri ilgili âyetleri ve konuları işlerken doğrudan veya dolaylı olarak örfe atıf yapmışlar ve hükümleri ispat sadedinde örfü tâli bir delil olarak kullanmışlardır. Dahası, Örf, Mecelle ve Aile Hukuku Kararnamesinde olduğu gibi, hukuk sistemindeki bir yasa maddesine de gerekçe olmuştur.Anahtar Kelimeler: Nass, Gelenek, Örf, Ma'rûf

AyetlerKur'an-ı KerimMa`ruf+3
Mustafa Hayta
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Temel ibadetler konusunda Hanefîler ve Şâfiîler arasındaki farklılıklar

Hicri III. asrın sonlarına doğru sistemleşmeye başlayan, günümüze kadar ulaşmayı başaran ve günümüzde ülkemiz de dâhil olmak üzere, birçok ülkede yaygınlık kazanan, sünnî ekole mensup fıkhî mezheplerden, Hanefî ve Şâfiî mezheplerinin, birçok konuda ihtilâf ettikleri, bilinen bir gerçektir. Bu ihtilâfların, daha çok uygulanagelen temel ibadetler alanında öne çıktığını görmek mümkündür.Bu iki mezhep de, diğer mezhepler gibi, temellerini İslam'ın iki ana kaynağı, Kur'an ve Sünnet'e dayandırmış ve İslam teşriînin anlaşılması hususunda, bu iki kaynak dışında, delillerini açıklamaya yardımcı olacak birçok metodu ( icma-kıyas-istihsan vs.) kullanmışlardır. Kullanılan bu metodlar ve deliller, birçok ihtilâflı meseleye kapı aralamıştır. Varılan ihtilâflar sonucu, toplumda bazı problemler kendisini aksettirmiş ve bunun sonucunda da, fırkalar, mezhep taassupları, zaman içerisinde birbirlerinin görüş ve delillerini çürütme gayesi içerisinde olan, farklı görüşlere mensup oluşumlar ortaya çıkmıştır.Geçmişte çok fazla kendini hissettirmemekle birlikte, günümüzde, mezhep telakkisinin yanlış aksettirilmesi sonucu, Hanefî-Şâfiî anlayışı ön plana çıkmıştır. Oysa her iki mezhep de ulaştığı sonuçları, Kur'an'a ve Sünnet'e dayandırmış, bu görüşleri kendilerine mal etmeden, hükümlerin, sadece nassların anlamından çıkan bazı fürû meselelerine dair olduğunu ispata çalışmış, sünnî ekole mensup mezheplerdir. Bu ihtilafların İslam toplumu için bir rahmet ve kolaylık olduğunu idrak etmek gerekir. Çalışmamızda her iki mezhebin ihtilaf ettikleri temel meseleleri, mukayeseli olarak delilleriyle beraber izaha çalışacağız.

HanefilerKur'an-ı KerimMezhepler+3
Muhammed Ünverdi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Mukayeseli fıkıh bağlamında kurban ve kurbanın hükmü

Tarih incelendiği zaman, hemen hemen tüm toplumlarda, farklı şekillerde de olsa kurbanın varlığına rastlanmaktadır. Kurban, tarihi itibariyle Hz. Adem?e kadar uzanan bir ibadettir. Bu ibadet, Müslümanlar arasında da Allah?a yakınlaşma amacıyla ifa edilmektedir. Mezhepler penceresinden kurban ibadetinin hükmüne baktığımız zaman farklı hükümlerin olduğunu ve âlimlerin kurban ibadetinin hükmü konusunda ihtilaf ettiklerini görmekteyiz. Özellikle ihtilafın bir cephesinde Hanefi alimlerin bir çoğu dururken, diğer cephede cumhur alimler bulunmaktadır. Müslümanlar arasında bir kesimin kurban ibadetinin ifasına oldukça önem vermesi, diğer bir kesimin ise ilgili ibadetin ifası hususunda aynı ehemmiyeti göstermemesini, bu ihtilafın pratik hayata yansıması olarak kabul edebiliriz. Hanefiler bu ibadetin hükmü konusunda vacip kavramını kullanırlarken, cumhur ulema ise müekked sünnet tabirini kullanmaktadırlar. Bu ihtilafın bir nebze de olsa giderilmesi adına, hükmü konusundaki tarafların delillerinin iyi tahlil edilmesi gerekmektedir. Özellikle bu konuda başta ayetlerin, ardından da Hz. Peygamberin fiili uygulamasının incelenmesinin önemi büyüktür. Çalışmamızda öncelikle kurban ibadeti ile ilgili delil alınan Kevser suresinin 2. ayetini ayrıntılı bir şekilde inceledik. Akabinde delil alınan rivayetler hakkında İslam alimlerinin görüşlerine yer vermeye çalıştık.

Kur'an-ı KerimKurbanMezhepler+2
Bilal Düzbayır
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Zenbillizade Fudayl Çelebi'nin Tenvî'u'l-Usûl adlı eserinin tahkik ve değerlendirilmesi

İslam kültürünün yazılı kaynakları arasında "klasik eserler" diye anılan ilmî çalışmaların önemli bir bölümü hâlen yazmalar halinde bulunmaktadır. Geçmişte belirli bir alanda ilmî gelenek çerçevesinde kaleme alınan bu eserlerin metin neşrinin yapılarak o alanda günümüz araştırmalarına konu edilmesi yeni tespitlere ve bilgilere ulaşmada katkı sağlamaktadır. Bundan dolayı yazma eserler üzerinde çalışmak bir açıdan geçmişe ait bir sorumluluğu yerine getirmek, gelecekteki ilmî çalışmalara zemin hazırlamak anlamına gelmektedir. Söz konusu alan Fıkıh ve Fıkıh Usûlü olunca karşımıza tarihten miras kalan ciddi bir yekûn çıkmaktadır. Tezimizde Osmanlı dönemi fakîhlerinden Zenbillizade Fudayl Çelebi'nin halen yazma halindeki Tenvîʻu'l-Usûl adlı eserini tahkik ederek Fıkıh Usûlü alanındaki görüşlerini değerlendirdik. Bu alandaki düşüncelerinin anlaşılmasına ve analizine yardımcı olacak tarzda müellifin biyografisine yer verdik. Çalışmamız biri giriş olmak üzere dört bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Girişte tezin konusu, kapsamı, amacı ile ilgili bilgileri verdikten sonra araştırmada izlenen metot ve teknikleri belirttik. İkinci bölümde, eserin müellifi Fudayl Çelebi'nin hayatı, ilmi kişiliği ve eserleriyle ilgili elde ettiğimiz bilgileri değerlendirdik. Üçüncü bölümde, müellifin kendisinden önceki usûl âlimlerinden istifade ettiği yahut onlardan ayrıldıkları noktaları tespit ederek müellifin usûl anlayışını ortaya koymaya çalıştık. Dördüncü bölümde, eserin nüshalarının tanıtımını yaptıktan sonra tahkikte izlediğimiz metotları zikrederek tahkikli metne yer verdik. Sonuç bölümünde ise çalışmamız neticesinde vardığımız sonuçlara dair genel bir değerlendirme yaptık. Anahtar Kelimeler: Zenbillizade, Fudayl Çelebi, Cemali, Tenvîʻu'l-Usûl, Fıkıh, Usûl

Tenvi'u'l-UsulZenbillizade Fudayl Çelebiİslam Hukuku
Ömer Korkmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Abdulganî Karabâğî'nin Şerhu'l-muhtâr adlı kitabının edisyon kritiği değerlendirilmesi (Edisyon kritik)

Bu çalışma edisyon kritik yani tahkik diye isimlendirilen bir çeşit literatür değerlendirme çalışmasıdır. Araştırmamıza konu olan eser, Hanefî mezhebi alanında yazılmış, dört meşhur metinden birisi olarak kabul edilen el-Muhtâr isimli eserin şerhlerinden Şerhu'l-Muhtâr'dır. Osmanlı fakihlerinden Abdulganî Karabâğî Efendiye ait olan bu el yazma eserin edisyon kritiğini yaparak müellifin usülünü ve eserin muhtevasını değerlendirdik. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm giriş, araştırmanın amacı, kapsamı, yöntemi ve müellif Abdulganî Karabâğî'nin hayatı hakkındadır. İkinci bölümde eserin yazılış nedeni, ihtiva ettiği konular ve bu konuların işleniş tarzından bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde Karabâğî'nin fıkhî tercihleri, mezhep içi tercihleri bu tercihlerde kullandığı lafızlar ve diğer mezheplere yaptığı atıflar ele alınmıştır. Son bölüm olan dördüncü bölümde ise Şerhu'l-Muhtâr'ın eldeki mevcut nüshası ve tahkikte izlenen yol anlatılmıştır.

HanefilerKarabağiYazma eserler+3
Abdulkadir Kabdan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Klasik Dönem şiî-imâmî fıkıh usulü anlayışı

Şîa'nın en kabul gören kollarından biri olan hatta zaman zaman da Şîa ile eşanlamlı olarak kullanılan İmâmiyye ya da İsnâaşeriyye'nin usul yaklaşımını ele aldığımız "Klasik Dönem Şiî-İmâmî Fıkıh Usulü Anlayışı" isimli bu araştırma, Giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde tezin önem, amaç ve yöntemine ilişkin bilgilerin yanında İmâmiyye'nin teşekkül sürecinden ve Ebû Ca'fer et-Tûsî'ye kadar fıkıh usulünün kat ettiği aşamalardan söz edilmiş ve görülmüştür ki fıkıh usulü, XII. imamın gaybetini müteakip Usûliyyûn ekolüne mensup isimlerin gayretleriyle doğmuş, gelişmiş ve tekâmül etmiştir. Birinci bölümde İmâmiyye'nin haber anlayışı ve âhâd haberle ameldeki metodu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu bölümdeki tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, Tûsî tarafından teorik olarak ortaya konulan gerek âhâd haberle amel etme metodunun ve gerekse de haberler arasındaki teâruzu giderme yollarının nesnel olmadığı, mezhebî kaygı ve sâiklerle hareket edildiği sonucuna varılmıştır. İkinci bölümde hitabın kısımları ve anlama delâlet şekilleri; üçüncü bölümde ise şer'î hükümler hakkında bilgi verilmiştir. Bu meyanda emir-nehiy; umum-husus; mutlak mukayyed; mücmel-mübeyyen; nâsih-mensûh lafzın anlama delâletinin kalıpları olarak kabul edilmiş, yükümlülük teorisi ise dört esas terim üzerine kurulmuştur. Buna göre, haram kabih kapsamında; mubah, mendup, vâcip ise hasen kapsamında yer almaktadır. Dördüncü bölümde ise kabul gören veya reddedilen delil ve yöntemler değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Kıyas ve ictihad aynı içerik ve işleve sahip olan iki kavram olarak telakki edilmiş ve usulde bir yöntem olamayacağı belirtilmiştir. İcmâ ise imamların kavlini keşfetmede bir yöntem olması açısından müstakil değil, şeklî anlamda bir delil olarak kendine yer bulabilmiştir. Buna mukabil, Kitap, ahbâr, Hz. Peygamber'in fiilleri, istishâb muteber deliller olarak kabul görmüştür. (Anahtar kelimeler: Şîa, İmâmiyye, Usûliyyûn, usul, delil)

Klasik DönemUsulü`l-fıkhİmamiyye+5
Mustafa Hayta
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

İslam Ceza Hukukunda irtidat ve temel insan hakları bağlamında değerlendirilmesi

Bu çalışma İslâm ceza hukukunda yer alan ve İslâm dininden çıkan kişilere tatbik edilen irtidad cezasını ve bu cezanın inanç özgürlüğü ile nasıl bir ilişkisi olduğunu içermektedir. Dört bölümden oluşan çalışmanın giriş/birinci bölümünde İslâm hukukundaki "suç" ve "ceza" kavramları üzerinde durduk. Bu bağlamda suç ve ceza kavramlarının tanımları, özellikleri ve suça uygulanacak cezanın oran ve şeklinin neye göre değişeceği gibi bazı teknik ayrıntılara yer verdik. İkinci bölümde din değiştirmenin hangi koşul ve şartlarda suç telakki edildiğini ele aldık. Ayrıca kişinin kâfir olmasını gerektirecek söz ya da eylemlere, inanç değiştiren kişide aranan özelliklere, din değiştirmenin suç olduğuna ilişkin getirilen delillere ve bu delillerin genel olarak değerlendirilmesine yer verdik. Üçüncü bölümde ridde suçuna uygulanan ve klasik fıkıh kitaplarında yer alan idam cezası ve bu konudaki görüş farklılıklarına yer verdik. İdam cezası yanında bu cezaya tâbi olarak takdir edilen mürtedin mirası, malî tasarrufları ve evliliği gibi konulardaki diğer yaptırımları da ele aldık. Dördüncü bölümde ise ridde cezası ile inanç özgürlüğü arasında nasıl bir ilişki olduğunu değerlendirdik. Her ne kadar cezanın hangi suç için takdir edildiği ile ilgili farklı görüşler söylenmiş olsa da bu çalışma sonunda irtidad cezasının bizatihi kalpte olan inancın değiştirilmesinden ziyade devlet rejiminin ve ideolojisinin kendisi üzerine oturtulduğu, bir bakıma vatandaşlık/kimlik bağı kabul edilen inancın değiştirilmesine takdir edilmiş bir ceza olduğu kanaatine hâsıl olduk. Beşerî sistemlerde "vatan hainliği" şeklinde tanımlanan rejime ve devlet ideolojisine karşı gelme suçuyla aynı olan bu cezanın vicdanda cereyan inanç üzerinde bir yaptırımın olmaması nedeniyle inanç özgürlüğünü kısıtlayan bir yönü bulunmamaktadır. Anahtar Sözcükler: İrtidad, suç, ceza, inanç, özgürlük

Din değiştirmeTemel haklarİnanç özgürlüğü+4
Fatih Orhan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Şevkânî'nin aile hukuku alanındaki görüşleri (Neylü'l-Evtâr özelinde)

Bu çalışmada, Yemenli din âlimi Muhammed b. Alî eş-Şevkânî'nin (v. 1250/1834), Mecdüddîn İbn Teymiyye tarafından (v. 652/1254) fıkıh bablarına göre tasnif edilmiş hadis kitabı "el-Müntekâ mine'l-ahbâri'l-Mustafâ"ya şerh olarak kaleme aldığı "Neylü'l-evtâr" adlı eseri, aile hukuku bağlamında incelenmiştir. Dört bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde Şevkânî'nin hayatı ve ilmî kişiliği hakkında genel bilgiler verilmek suretiyle müellifin tanıtılması amaçlanmıştır. İkinci bölümde "nikâh ve hukukî sonuçları" ele alınmış, üçüncü bölümde ise "talâk ve hukukî sonuçlarına" değinilmiştir. Çalışma sonucunda Şevkânî'nin, aile hukuku alanındaki görüşleri tespit edilmiştir. Onun bu görüşlere ulaşmasında taklitten uzak ictihadla nasları aklî değerlendirmelere tabi tutarak diyalektik bir yöntem izlemesinin rolü büyüktür. Bu yöntemin bir yansıması olarak kimi zaman cumhura muvafakat etmiş; kimi zamanda onları eleştirerek muhalif görüş sahiplerine iştirak etmiştir. Öte yandan kendisine özgü bazı kanaatleri olduğu da görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Şevkânî, Neylü'l-evtâr, nikâh, talâk, ictihad, şart, sahih.

Aile hukukuNikahİslam Hukuku+2
Fatih Çinar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Temel ibadetlerde niyâbet meselesi

Bu çalışmada "temel ibadetlerde niyabet" konusu incelenmiş ve niyâbetle ilgili zikredilen rivayetlerin fukahâ tarafından nasıl değerlendirildikleri ve mezheplerin konuya yaklaşımları tetkik edilmiştir. Niyâbetin hangi ibadetlerde, hangi şartlarda mümkün olduğu da konumuzun kapsamı içerisindedir. Araştırmamızda konu edindiğimiz niyabet meselesi asli kaynaklarda sarih ya da işaret yoluyla değinilmiş bir konudur. Gerek Peygamber Efendimizin hayatını, gerek sahabe hayatını, gerekse de tabiûn uygulamalarını konu edinen eserleri incelediğimizde niyabet konusuyla ilgili rivay etlere rastlamaktayız. Buna göre asr-ı saadette ibadetlerde niyâbet konusuyla alakalı yaşanan gelişmeler mercek altına alınmıştır. Ağırlık noktası ise dört mezhebe göre müçtehitlerin konuyla ilgili görüş ve değerlendirmeleri ile mezheplerce kabul gören görüşün ne yönde olduğudur. Beş bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde ibadetin mahiyeti ve çeşitleri hakkında genel bilgiler verilmiş, ikinci bölümde niyâbetin mahiyeti ve kısımları ele alınmış, üçüncü bölümde ise ibadetlerde niyâbet konusuna değinilmiştir. Dördüncü bölümde de niyabetle ilgili olması hasebiyle ıskat ve devir konusu ele alınmıştır. Çalışmanın sonuç bölümünde ise temel ibadetlerde niyabet ile ilgili müçtehit âlimlerin görüşleri değerlendirilerek, hâsıl olan kanaat ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Niyâbet, vekâlet, ibâdet, ıskât, devir.

Kur'an-ı KerimMezheplerTemel dinî bilgiler+3
Ahmet Az
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İmamzâde Ahmed. b. Muhammed b. İbrahim el-Eyyûbî'nin Vâcibu'l-Hıfz adlı eseri: Tahkik, tercüme ve değerlendirme

Yargılama Hukuku alanında mahkemeler tarafından davalılara gönderilen celpnameler hukukun işlerliği ve adaletin tesisi bakımından önemli bir yere sahiptir. Özellikle de, açılan davalarla bir ilgisi varmış gibi görünen ancak hakikatte duruşmalarda hazır bulunmalarının mahkemenin vereceği karara olumlu ya da olumsuz herhangi bir etkisinin olmayacağı üçüncü şahısların gereksiz yere mahkemelerde meşgul edilmemeleri dikkat edilmesi gereken bir konudur. Yapmış olduğumuz bu çalışma, Hanefi mezhebi kaynaklarına dayanılarak yazılmış olup mahkemelerde davacı ve davalı dışındaki üçüncü şahısların hangi durumlarda duruşmalara katılmaları gerektiği konusunu ele alan, İmamzâde Ahmed b. Muhammed b. İbrahim el-Eyyûbî'nin Vâcibu'l-Hıfz adlı risalesinin tahkik, tercüme ve değerlendirilmesini ihtiva etmektedir. Çalışmamız dört bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölüm giriş, tezin konusu ve kapsamı, tezin amacı, araştırmada izlenen metot ve teknikler hakkındadır. İkinci bölümde müellif İmamzâde'nin hayatı, eserin adı ve müellife aidiyeti, nüshaların tanıtımı ve tahkikte izlenen metot, eserde atıf yapılan kaynak kitaplar ve kullanılan rumuzlar anlatılmıştır. Üçüncü bölümde eserin tahkikli metni yer almaktadır. Dördüncü bölümde metnin tercümesi yapılmıştır. Ardından, değerlendirme ve sonuç yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Ġmamzâde, Vâcibu‟l-Hıfz, tahkik, el yazma.

Vacibu'l-HıfzYargılamaİmamzade Ahmed bin Muhammed bin İbrahim el-Eyyubi+2
Ferdi Menteş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ebû İshâk eş-Şîrâzî'nin icmâ anlayışı

Fıkıh kitaplarında birçok dinî hükmün meşruiyet temelini göstermek üzere başvurulan, fıkıh usûlü eserlerinde ise kaynaklar teorisinin vazgeçilmez bir üyesi olarak yer alan ve temel şer'î deliller arasında genellikle üçüncü sıraya yerleştirilen icmâ, İslâm fıkıh ve kültürünün çok önemli kavramlarından biridir. Bu çalışmada Şâfiî mezhebinin büyük âlimlerinden, hem usûl hem de fürûda birçok eser yazan ve özellikle usûl alanında bıraktığı el-Lüm'a, Şerhu'l-Lüma', ve et-Et-Tebsıra adlı eserlerinin sahibi eş-Şîrâzî'nin icmâ anlayışı ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırma, bir giriş üç bölüm ve bir sonuçtan oluşmaktadır. Girişte, araştırmanın amacı, kapsamı, önemi ve metodu ele alınmıştır. Birinci bölümde Şîrâzî'nin hayatı, ilmi gelişimi, hocaları, öğrencileri ve eserleri hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci ve üçüncü bölümde Şîrâzî'nin icmâ hakkındaki düşünceleri incelenmiştir. Son bölüm ise genel değerlendirmeler ve sonuçtan ibarettir. Anahtar Kelimeler: Şîrâzî, usûl, hukuk, icmâ.

Ebu İshak eş-ŞiraziKur'an-ı Kerimİcma+1
Hüseyin Akkurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Lübab özelinde İslam Hukukunda küllî kaideler

İslam fıkhının içerisinde yer alan, fıkhın varlığı ile beraber ortaya çıkan, öz ifadeler şeklinde dile getirilen ve belirli bir eserde toplama faaliyeti Şâfiî mezhebinde Tacceddin es-Subkî, Hanefi mezhebinde İbn-i Nuceym'in el-Eşbâh ve'n-Nezâir gibi eserlerinde müstakil bölümlerde hayat bulan ve mecellede kanun maddeleri şeklinde yer alan fıkıh küllî kâidelerini ele aldık. Bu kâideleri, araştırma konusu yaparken Meydânî'nin el-Lübâb fi Şerhi'l-Kitab eserini kaynak olarak seçtik. Tezimiz üç bölümden oluşmakta, giriş bölümünde tezin önem, amaç ve yöntemine ilişkin bilgilerin yanında müellifin hayatı ve eserleri hakkında öz bilgiler verdik. Birinci bölümde kâide ve küllî kavramları, benzer kavramlarla farklılık ve benzerliklerini, küllî Fıkıh kâidesinin delil olup olmama noktasında bilginlerin görüşlerini, küllî kâidelerin tarihsel gelişimi konusunda öz bilgi, alanda meşhur olan eserler, kâidelerin kısımlarını ve kaynaklarını zikrettik. İkinci bölümde ise çalışmamızın bel kemiğini oluşturan Lübâb kitabındaki küllî fıkıh kaîdelerini eserde geçtiği ifadelerle kaleme alarak, kâidenin içinde yer alan kavramları lügat ve ıstılah açısından tanımlamak suretiyle, kâideye örnek teşkil eden misalleri aynı eserden aldık. Küllî Fıkıh kâidelerle alakalı olan önemli konular işlenmiş, varolan kâideler ortaya konmuştur. Anahtar kelimeler: Küllî, kâide, fıkıh, hanefi.

El-MeydaniHanefilerKaide+5
Muhammed Değirmenci
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Müzenî'nin İmam Şâfiî'ye aykırı görüşleri ve mezhepteki yeri

Şâfiî mezhebinin oluşmasında ve sistematik yapıya kavuşmasında ilk öğrencilerin etkisi ve katkısı inkâr edilemez. Bu anlamda Irak'ta Zaferânî, Mısır'da ise Büveytî, Müzenî ve Rebi' b. Süleyman el-Murâdî'yi sayabiliriz. Bu öğrenciler içerisinde Müzenî, önceleri kelâmî konularla ilgilenirken İmâm Şâfiî'nin Mısır'a gelmesiyle fıkhî konulara yönelmiştir. Dört yıl gibi kısa bir süre İmâm Şâfiî'ye öğrencilik yapmıştır. Münazara ehli ve delil sunma becerisinin güçlü olması gibi özellikleri ile İmam Şâfiî'nin beğenisini kazanmış ve İmam Şâfiî tarafından mezhebin yardımcısı olarak görülmüştür. İmam Şâfiî'nin vefatından sonra birçok eser yazmış ancak "Muhtasarü'l-Müzenî" eseriyle mezhepte şöhret bulmuştur. Muhtasarü'l-Müzenî, Şafiî mezhebinin temel kaynakları arasında yer alır. İmam Şâfiî'nin el-Ümm kitabının ihtisar halini çağrıştırsa bile konu tertibinin farklı olması ve Şâfiî'nin el-Ümm'de bulunmayan görüşlerine ve kendi yorumlarına yer vermesi bakımından orijinal bir eser olarak karşımıza çıkmaktadır. Müzenî, kitabının başında "Bu kitabı Şâfiî'nin ilminden ve görüşlerinden ihtisâr ettim/özetledim." demektedir. Bu da Muhtasar olarak isimlendirilmesinde temel etken olmuştur. Yıllarca ders kitabı olarak okutulmuş, sistematik yapısı ile kendisinden sonraki eserlere örneklik teşkil etmiş, üzerine birçok şerh ve haşiyeler yapılmıştır. Müzenî, Muhtasar'da ele aldığı her konuda ilk önce İmâm Şâfiî'nin görüşlerine yer vermiş, arkasından bu görüşleri yorumlamak suretiyle İmâm Şâfiî'nin ne kastettiğini ortaya koymaya çalışmıştır. Yaptığı yorumlarda kendi görüşlerine de yer vermiştir. Bu görüşleri mezhep görüşü olarak kabul edilmese bile değer görmüş ve birçok fıkhî eserde yer edinmiştir.

Kur'an-ı KerimMezheplerMüzeni+4
Mehmet Ali Sezer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Nikâhta mehir akit ilişkisi

Nikâh, İslam Hukukunun ortaya koyduğu şartlara uygun olarak erkek ve kadının hayatlarını birleştirmeleri hususunda yaptıkları akiddir. İslam nikâhı helal, nikahsız birlikteliği gayri meşru olarak addetmiş ve haram kılmış, nikâhı meşru bir zemine oturtmuştur. Burada amaç İslam'ın ana gayelerinden birisi olan neslin korunması, dolayısıyla da sağlıklı bir toplumun oluşturulmasıdır. Ailenin oluşumunda ilk basamağı teşkil eden nikâh akdinin bir takım hukuki sonuçları ortaya çıkmakta ve nikâh akdi taraflara bir takım maddi ve manevi sorumluluklar yüklemektedir. Erkeğe yüklenen mali sorumlulukların başında ise kadına verilmesi gereken mehir yer almaktadır. İslam öncesi hemen hemen tüm din ve toplumların kültürlerinde mehre benzeyen uygulamalara kaynaklarda rastlanmakla birlirkte, bu uygulamalar mehirden farklılıklar arz etmektedir. Anahtar kelimeler: Nikâh, Akit, Mehir, Karı-Koca, Veli, Şahit.

EvlilikMehirNikah+1
Süleyman Nuri Dere
Çukurova University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İslâm hukuku ve Türk Medenî Kanununda şüf'a' ( önalım ) hakkına ilişkin yaklaşım farklılıkları

Bu çalışma İbn Hazm'ın el-Muhallâ adlı eserindeki "talak'' hükümlerinin incelenmesini konu almaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde İbn Hazm'ın hayatı, eserleri, ilmi çalışmaları, usul anlayışı ve Zâhirî metodolojisine katkılarına değinildi. Yine aynı bölümde el-Muhallâ adlı eserinin muhteva ve sistemetiği hakkında bilgi verilmektedir. İkinci bölümde talak kavramının tanımı, Kuran, Sünnet ve icmadaki delillerine, talak ile fesih kavramlarının benzer ve farklı noktalarına yer verilmiştir. Ayrıca talakla ilgili kavramların ve çeşitlerinin lügat ve ıstılahî tanımı yapılmış ve bu kavramlar hakkında genel bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde İbn Hazm'ın el-Muhallâ adlı eserindeki talak çeşitleri ile talak hükümlerinin incelenmesine ve diğer mezheplerin bu konular hakkındaki hükümlerine yer verildi. Dördüncü bölümde kazâî boşanma sebepleri ve el-Muhallâ'daki hükümleri ve diğer mezheplerin görüşleri incelendi. Bu çalışmanın sonucunda İbn Hazm'ın, diğer fıkhî konularda olduğu gibi talak konusunda da Zâhirî mezhebinin görüşlerinden ziyade kendi özgün metodolojisini yansıttığını görmekteyiz. Zira usul ve fürûdaki tutarlılığını, diğer mezhep imamlarına karşı eleştirisel yaklaşımını, meseleleri işleyişindeki yöntemi ve sert tutumunu bu eserde talak bölümünü işlerken de yansıtmıştır.

Türk Medeni Kanunuİslam hukukuŞüf'a
Semiyye Yurtoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

XVIII. yüzyıl Adana Şer'iyye sicilleri özelinde Aile Hukuku

XVIII. Yüzyılda Adana mahkemelerinde kayıt altına alınan 72 şer'iyye sicili defteri, klasik fıkıh eserleri ve dönemin fetva mecmuaları çerçevesinde hazırlanan bu çalışma, aile hukuku uygulamalarını ele alarak karşılaşılan problemleri ve bu problemlere sunulan çözüm yollarını göstermeyi ve bilimsel/doğru verilerden hareketle Osmanlı aile yapısıyla ilgili isabetli sonuçlara ulaşmayı amaçlamaktadır. Giriş, sonuç ve üç bölümden meydana gelen bu çalışmanın giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı, yöntemi, kaynakları ve Adana'nın kısa tarihçesi üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde Adana'nın idari, sosyal ve hukukî hayatı ele alınmış, mülki yapılanması, mahalleleri, demografik yapısı hakkında bilgi verilerek Adana'da XVIII. yüzyılda görev yapmış kadılar, müftüler ve nakibü'l-eşraflar hakkında kısaca bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ailenin teşekkülü, üçüncü bölümde ise evliliğin sona ermesi Adana şer'iyye sicillerinden tespit edilen uygulamalar çerçevesinde ele alınmıştır. Sonuç bölümünde ise ulaşılan sonuçlara yer verilmiştir.

18. yüzyılAdanaAile hukuku+5
Ömer Korkmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Abdurrahîm el-Mar'aşî'nin el-Mu'âdil isimli eserinin edisyon kritiği ve değerlendirilmesi

Bu çalışmamız, Hanefî fakihlerinden İbrahim el-Halebî'nin (ö. 956/1549) Mülteka'l-Ebhur isimli eseri üzerine Abdurrahîm el-Mar'aşî'nin (ö. 1149/1736) yaptığı Mu'âdil isimli şerhin edisyon kritiği ve değerlendirmesi üzerinedir. Çalışmamız bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte araştırmanın amacı, kapsamı ve yönteminden bahsedilmektedir. Birinci bölümde; Hanefî fıkhının istidlâl yöntemi ve literatürü ile Mülteka'l-Ebhur; temel aldığı eserler, önem ve özellikleri ile şerh ve tercümeleri bağlamında tanıtılmaktadır. Şerh faaliyetlerinin Hanefî fıkhına etkisi anlatılmakta, Mu'âdil şârihi Abdurrahîm el-Mar'aşî; hayatı, ilmî kişiliği ve eserleri ile tanıtılmakta, Mu'âdil şerhinin Hanefî fıkıh literatürü içindeki önemi, muhtevası, özellikleri, konularının işleniş tarzı ve faydalandığı kaynaklardan bahsedilmektedir. İkinci bölümde; Hanefî mezhebi içindeki görüşler hiyerarşisi, mezhep içi tercihler ve bu tercihler için kullanılan fetva lafızları ile Mültekâ'daki tercihlerle Mu'âdil'deki tercihlerin mukayesesi ele alınmaktadır. Üçüncü bölüm de ise; Mu'âdil'in edisyon kritiği, asıl nüshanın mukayese edildiği diğer nüshaların tanıtımı ve tahkikte izlenecek yol ve yöntem anlatılmaya çalışılmaktadır.

Abdurrahim el-Mar'aşiHanefilerİbrahim el-Halebi+2
İsmet Kalkan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Hazm'ın "talak" ahkamına ilişkin görüşleri

Bu çalışma İbn Hazm'ın el-Muhallâ adlı eserindeki "talak'' hükümlerinin incelenmesini konu almaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde İbn Hazm'ın hayatı, eserleri, ilmi çalışmaları, usul anlayışı ve Zâhirî metodolojisine katkılarına değinildi. Yine aynı bölümde el-Muhallâ adlı eserinin muhteva ve sistemetiği hakkında bilgi verilmektedir. İkinci bölümde talak kavramının tanımı, Kuran, Sünnet ve icmadaki delillerine, talak ile fesih kavramlarının benzer ve farklı noktalarına yer verilmiştir. Ayrıca talakla ilgili kavramların ve çeşitlerinin lügat ve ıstılahî tanımı yapılmış ve bu kavramlar hakkında genel bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde İbn Hazm'ın el-Muhallâ adlı eserindeki talak çeşitleri ile talak hükümlerinin incelenmesine ve diğer mezheplerin bu konular hakkındaki hükümlerine yer verildi. Dördüncü bölümde kazâî boşanma sebepleri ve el-Muhallâ'daki hükümleri ve diğer mezheplerin görüşleri incelendi. Bu çalışmanın sonucunda İbn Hazm'ın, diğer fıkhî konularda olduğu gibi talak konusunda da Zâhirî mezhebinin görüşlerinden ziyade kendi özgün metodolojisini yansıttığını görmekteyiz. Zira usul ve fürûdaki tutarlılığını, diğer mezhep imamlarına karşı eleştirisel yaklaşımını, meseleleri işleyişindeki yöntemi ve sert tutumunu bu eserde talak bölümünü işlerken de yansıtmıştır.

AhkamBoşanmaKur'an-ı Kerim+3
Nihal Yıldızbakan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Rüşd'ün Bidâyetü'l-Müctehid adlı eserinde haber-i vahidi delil olarak kullanması: Aile Hukuku örneği

İslam hukuku, yapısı itibarıyla İslam dininin temel metinleri olan Kur'an ve hadislerden hareket etmek durumundadır. Kur'an'ın mütevâtir olmasından dolayı sübutu hakkında ittifak söz konusu olup ayetlerin delaletleri noktasında bazı ihtilaflar bulunmaktadır. Ancak İslam hukuk metodolojisindeki asıl ihtilaflar haber-i vahid konusunda yaşanmıştır. Prensip olarak haber-i vahidin bilgi gerektirmeyeceği ancak amel gerektireceği kabul edilmiştir. Bunun neticesinde bütün mezhepler bazı usul ve kaideler çerçevesinde haber-i vahid ile amel etmiştir. Diğer mezhepler gibi Malikî mezhebi de haber-i vahidin amel değerini kabul etmiş ve bu haberler ile amel etmek için bazı şartlar ileri sürmüştür. İbn Rüşd'ün haber-i vahid ile ilgili görüşlerine bakıldığında genel kabule uygun bir şekilde haber-i vahidin amel gerektireceğini kabul ettiği görülmektedir. Ancak o da haber-i vahidin kabulü için bazı şartlar ileri sürmektedir. Bu şartlar incelendiğinde bunların genel olarak Malikî ekolünün kabul ettiği şartlara uygun olduğu söylenebilir. İbn Rüşd teorik olarak haber-i vahidi kabul etmiş ayrıca pratik olarak da fürû-i fıkıh alanında delil olarak kullanmıştır. Fürû fıkıh alanındaki kitabının nikâh ve talak bölümleri incelendiğinde mezheplerin bu konudaki delillerinin tahlil edildiği ileri sürülebilir. İbn Rüşd bu tahlil esnasında mezhepler arası benzerlikleri zikretmiştir.

Aile hukukuBidayetü`l-MüctehidHaber-i vahid+3
Begüm Havva Kayapınar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Other supervisors