Theses supervised by Prof. Dr. Sayın Dalkıran

19 theses · Uşak University

DoctorateOpen AccessTR

Çağdaş selefi söylemin eyleme dönüşümü: DEAŞ örneği

Son yüzyılın İslami hareketlerinin geçirdiği değişim, dönüşüm ve kırılma aşamalarının sonucunda gelinen noktalardan biri olarak DEAŞ Sünni-Arap geleneğin anakronik bir izdüşümü olarak gözlenmektedir. Diğer taraftan DEAŞ'ı tartışmak için yalnızca radikal dini bir hareketten veya dinin cihad özelliğinden bahsetmek yerine, birey, toplum ve siyaset üçgeninde psikolojik, sosyolojik ve politik süreçleri de ele almayı zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda DEAŞ benzeri dini motifli örgütlerin beşerî ilişkiler açısından etkisinin ne olduğunun ortaya konulması, bugünün terör ilişkilerini anlamamıza katkı sunacağı gibi gelecekte de muhtemel olan terör yapılanmaları hususunda daha isabetli tahminler yaparak çözüm yolları ortaya koymamız noktasında işimizi kolaylaştıracaktır. Biz bu tez çalışmamızda kökleri yüzyıllar öncesine dayan bir düşüncenin ürünü olarak kedisini tanıtan ve uç noktada eylemsel bir form kazanmış olan bir zihniyetin çözümlemesini yapmaya çalıştık. Bu zihniyet çözümlemesini yaparken zaman içerisinde özden uzaklaşmaları ifade eden eksen kaymalarını tespit ederek bunların doğurduğu problemleri gün yüzüne çıkarmaya gayret gösterdik.

Yusuf Dokur
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Almanya'nın Donaueschıngen şehrinde yaşayan Türk vatandaşlarının mezhep ve cemaat anlayışları

Bu çalışma, Almanya'nın Donaueschingen şehrinde yaşayan Türk vatandaşlarının mezhep ve cemaat anlayışlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın temel amacı, göçmen Müslüman bireylerin dinî kimliklerini nasıl inşa ettiklerini, mezhep ve cemaatleri nasıl tanımladıklarını ve bu unsurların toplumsal ilişkiler üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Nitel araştırma yönteminin benimsendiği bu çalışmada, yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile Donaueschingen'de ikamet eden 22 katılımcı (kadın ve erkek, farklı mezhep aidiyetlerinden, Aleviler dahil) ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler tematik analiz yöntemiyle değerlendirilmiş ve katılımcıların dinî kimlik, mezhep aidiyeti, cemaat algısı ve Almanya'daki dinî yaşam deneyimleri üzerinden yorumlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların çoğunluğu dinî kimliklerini hayatlarının merkezinde gördüklerini, mezhepsel aidiyetlerinin büyük ölçüde aileden aktarıldığını ve cemaatlerin sosyal dayanışma açısından önemli roller üstlendiğini belirtmiştir. Bununla birlikte, farklı cemaatlerin varlığına dair hem olumlu hem de eleştirel yaklaşımlar gözlemlenmiştir. Almanya'da yaşayan Türk Müslümanlar açısından cemaat yapıları, dinî kimliğin korunması, sosyal bütünleşme ve kültürel süreklilik açısından belirleyici bir rol oynamaktadır. Mezhepler ise bireysel bilinçten çok geleneksel aktarımın sonucu olarak yaşanmaktadır. Çalışma, göç olgusunun dinî yapı ve aidiyetler üzerindeki etkisini ortaya koyarak ilahiyat ve sosyal bilimler alanına özgün bir katkı sunmayı hedeflemektedir. Anahtar Kelimeler: Dinî Kimlik, Mezhep, Cemaat, Göç, Almanya, Türkler

Hüseyin Yakar
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

İslâm düşüncesinde tecdîd-i îmân

İnanç konusu tüm dinlerin en temel meselesidir. Çünkü inanma veya reddetme duygusu insanın fıtratında yer alan gerçekliklerdir. Bu bakımdan İslâm dini insan fıtratında yer alan bu gerçeklik doğrultusunda insanları tevhid inancına çağırmış, Kur'ân ve hadislerde de en fazla imanla ilgili meselelere yer verilmiştir. İman insana ait kalbî bir eylemdir. Kelâmî ifadeyle iman zâtı bakımından kalbin tasdikinden ibarettir. Ancak kalbin tasdikinden ibaret olan iman donuk ve sabit bir özellik ihtiva etmemektedir. İmanın vasıfları, şubeleri ve psikolojik boyutu gibi birçok etken onun aktif ve değişen yönünü ifade etmektedir. İşte tecdîd-i îmân kavramı onun değişen, dönüşen ve aktif bir yapıya sahip olmasının neticesidir. Bu kavram iman esaslarının yenilenmesi, tazelenmesi ve tekrar eski haline dönüştürülmesi şeklinde tanımlanmaktadır. Bu yönüyle iman, kelime-i tevhid veya kelime-i şehâdetin dil ile ifade edilmesi anlamına gelmektedir. Ancak tecdîd-i îmân kavramı bu anlam özelliğinin çok daha ötesinde kelâmî anlamlar içermektedir. Araştırmamızda, ilim geleneğimizde müstesna bir yere sahip olan tecdîd-i îmân kavramı, tarihî arka planı da dikkate alınarak kelâmî açıdan ele alınacaktır. Bu amaç doğrultusunda araştırmamızı giriş ve dört ana bölüme ayırdık. Çalışmamızın birinci bölümünde iman ve tecdid kelimelerinin kavramsal çerçevesini tespit etmeye çalıştık. İkinci bölümde kavramın tarihî arka planı, üçüncü bölümde bu kavramın kullanılmasına neden olan itikadî nedenler ile birlikte kelâmî açıdan tecdîd-i îmân meselesini inceledik.

Abdullah Vurucu
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İslâm kelâmında cennet ve cehennem: Risale-i Nur örneği

Tez, beş bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm Giriş bölümüdür. Bu bölümde; araştırmanın amacı ve önemi ifade edilmiştir. İkinci bölümde; literatür taramasına yer verilmiş ve bu başlık altında da Bediüzzaman Said Nursi'nin hayatı ve konu ile ilgili yapılan çalışmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölüm yöntem kısmına ayrılmış bu kısımda ise problem durumu, alt problemler, kapsam ve sınırlılıklar belirtilmiştir. Dördüncü bölüm olan bulgular ve yorumlar iki alt başlık altında açıklanmaya çalışılmıştır. Birinci başlıkta cennet ve cehennem kelimesinin sözlük ve terim anlamına, isimlerine ve özelliklerine yer verilmiştir. Burada esas kaynak olarak Kur'ân-ı Kerîm'den yararlanılmıştır. Konuyla ilgili ayet ve hadislere değinilmiştir. İkinci başlıkta ise esas konumuz olan Bediüzzaman Said Nursî'nin cennet ve cehennemle ilgili bazı görüşlerine yer verilmiştir. Cennet ve cehennemin varlığı, ebediliği, mahiyeti, rü'yetullah, âhirette dirilişin cismanî mi yoksa ruhani mi olacağı ve âhirette zamanın mahiyeti konuları hakkında açıklamalar yapılmıştır. Bu açıklamaları yaparken sadece Bediüzzaman Said Nursî'nin görüşlerine yer verilmemiş onunla aynı görüşü paylaşan ve tam tersi yönde görüş bildiren alim ve mezheplere de yer verilmiştir. Beşinci bölüm olan sonuç kısmında ise çalışma sonucunda ulaşılan değerlendirmeler ifade edilmiştir. Bu çalışmada tarama yöntemini kullanarak Risâle-i Nur külliyatında geçen cennet ve cehennemin nasıl tasvir edildiği, konunun nasıl ele alındığı, cennet ve cehennemin hangi yönlerine değinildiğini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Ayrıca Kuran-ı Kerim ile Risâle-i Nur külliyatında geçen cennet ve cehennem bahsi karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.

Büşra Temel
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Selçuklular döneminde Mâtürîdîlik-Eş'arîlik ilişkileri

Büyük Selçuklu Devleti, geniş bir alanda egemenlik kurarak Türklerin İslâmlaşma sürecinde önemli bir rol oynamıştır. Selçukluların hüküm sürdüğü bölgelerde pek çok din ve mezhep varlığını sürdürmüştür. Bu nedenle Selçuklular, bölgenin dinî, siyasî, sosyal ve kültürel özelliklerini göz önünde bulundurarak din ve mezhep politikası belirlemiştir. Belirlenen bu politika sonucunda Selçuklu topraklarında mezhepler arasında toplumsal barışı tehdit eden büyük çaplı mezhep kavgaları ve sosyal olaylar yaşanmamıştır. "Selçuklular Döneminde Mâtürîdîlik-Eş'arîlik İlişkileri" başlıklı bu çalışma, Ehl-i Sünnet'in iki önemli mezhebi olan Mâtürîdîlik ve Eş'arîlik arasındaki ilişkileri Selçuklular dönemi özelinde incelemektedir. Araştırmamızda, Selçuklu sultanları ve diğer yöneticilerin mezhebî yönelimlerinin yanı sıra, dönemin eğitim-öğretim kurumları olan medreseler ve Bâtınîlik gibi diğer düşünce akımlarının bu ilişkilere etkisi ele alınmıştır. Ayrıca Selçuklular döneminde yaşamış olan Mâtürîdî ve Eş'arî âlimlerinin fikrî ve kelâmî tartışmaları, özellikle tekvin sıfatı gibi önemli meseleler üzerinden değerlendirilmiştir. Çalışmamızda, betimleyici, deskriptif (tanımlayıcı), derinlemesine analiz yapma, eleştirel, karşılaştırmalı ve analitik bir yaklaşım benimsenmiş, aynı zamanda analitik davranmaya çalışan uzlaştırmacı bir yöntem takip edilmiştir. Literatür taraması ve veri toplama aşamasında, konuyla ilgili klasik ve çağdaş çalışmalardan mümkün olduğunca faydalanılmıştır. Bu sayede, Selçukluların Mâtürîdîlik ve Eş'arîlik mezhepleri karşısındaki durumu ile Selçuklular döneminde Mâtürîdîlik ve Eş'arîlik ilişkilerinin sosyo-politik ve kültürel bağlamı çok yönlü bir şekilde ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Feyzullah Dündar
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Nusayrîlikte Selmân-ı Fârisî'nin rolü

Selmân-ı Fârisî Nusayrîler tarafından bâb olarak kabul edilen ve kendisine olağanüstü birtakım özellikler atfedilen önemli bir şahıstır. Genel olarak Şiî fırkalarda ve özelde Nusayrîlikte Selmân-ı Fârisî'nin önemini anlamamıza yardım edeceğini umduğumuz bu çalışmanın, ülkemizde özellikle Hatay, Adana ve Tarsus vb. yerleşim bölgelerinde yaşayan Nusayrîleri tanımamıza, ilaveten Suriye'de ve Lübnan'da yaşayan Nusayrîler hakkında doğru kanaatlere ulaşmamıza ve yüzyıllardır iç içe yaşadığımız bu insanları doğru tahlil edebilmemize imkân sağlayacağını düşünüyoruz. Çalışmanın giriş bölümünde din ve mezhep kavramları incelenmiş, Nusayrîlik ve Selmân-ı Fârisî kısaca tanıtılmış, araştırmamızın amacı ve önemine değinilmiştir. Birinci bölümde Nusayrî isminin kökeni, teşekkülü, tarihi seyri, ayrıldığı kollar, inanç sistemi, dini bayramları ve günümüzdeki konumu ele alınmıştır. İkinci bölümde, Sünnî kaynaklarda Selmân-ı Fârisî hakkında verilen bilgiler incelenmiş, özellikle Selmân-ı Fârisî'nin kendi hayatı ile ilgili bilgi verdiği rivâyetler üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde Nusayrîlerce de kabul gören Şîî kaynaklara göre, Selmân-ı Fârisî hakkında verilen bilgiler incelenmiş, bu sâyede karşılaştırma yapma imkânı ortaya çıkmıştır. Dördüncü bölümde Nusayrîlere göre bâblık makâmının özellikleri ve bu makâmın temsilcileri incelenmiş, Nusayrîlerin bâblık makamı hakkında ileri sürdükleri deliller sıralanmış ve değerlendirilmiştir. Beşinci bölümde Adana ilinde gerçekleştirdiğimiz mülâkâtlar sonucu Selmân-ı Fârisî'nin günümüz Nusayrî toplumundaki yeri ve önemi araştırılmıştır. Altıncı bölümde fırkanın yanlışlarını görerek fırkadan ayrıldıklarını söyleyen ve Nusayrî inancının yanlışlarını tüm Nusayrîlere gösterme gayesi ile Kur'an Işığında Hak ve Batıl isimli kitabı yazan kişilerin Kitâbü'l-Mecmû tercümesi ile Ahmet Turan'ın Kitâbü'l-Mecmû tercümeleri karşılaştırılmıştır. Sonuç bölümünde ise elde ettiğimiz bilgilerin genel bir değerlendirilmesi yapılarak Nusayrîlerin inancı ve Selmân-ı Fârîsî özelinde bâblık makamı eleştirilerek bazı tesbitlerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Şia, Nusayrî, Selmân-ı Fârisî

Kur'an-ı KerimMezheplerNusayrilik+3
Abdurrahim Gültekin
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Nusayrîlikte Selmân-ı Fârisî'nin rolü

Selmân-ı Fârisî Nusayrîler tarafından bâb olarak kabul edilen ve kendisine olağanüstü birtakım özellikler atfedilen önemli bir şahıstır. Genel olarak Şiî fırkalarda ve özelde Nusayrîlikte Selmân-ı Fârisî'nin önemini anlamamıza yardım edeceğini umduğumuz bu çalışmanın, ülkemizde özellikle Hatay, Adana ve Tarsus vb. yerleşim bölgelerinde yaşayan Nusayrîleri tanımamıza, ilaveten Suriye'de ve Lübnan'da yaşayan Nusayrîler hakkında doğru kanaatlere ulaşmamıza ve yüzyıllardır iç içe yaşadığımız bu insanları doğru tahlil edebilmemize imkân sağlayacağını düşünüyoruz. Çalışmanın giriş bölümünde din ve mezhep kavramları incelenmiş, Nusayrîlik ve Selmân-ı Fârisî kısaca tanıtılmış, araştırmamızın amacı ve önemine değinilmiştir. Birinci bölümde Nusayrî isminin kökeni, teşekkülü, tarihi seyri, ayrıldığı kollar, inanç sistemi, dini bayramları ve günümüzdeki konumu ele alınmıştır. İkinci bölümde, Sünnî kaynaklarda Selmân-ı Fârisî hakkında verilen bilgiler incelenmiş, özellikle Selmân-ı Fârisî'nin kendi hayatı ile ilgili bilgi verdiği rivâyetler üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde Nusayrîlerce de kabul gören Şîî kaynaklara göre, Selmân-ı Fârisî hakkında verilen bilgiler incelenmiş, bu sâyede karşılaştırma yapma imkânı ortaya çıkmıştır. Dördüncü bölümde Nusayrîlere göre bâblık makâmının özellikleri ve bu makâmın temsilcileri incelenmiş, Nusayrîlerin bâblık makamı hakkında ileri sürdükleri deliller sıralanmış ve değerlendirilmiştir. Beşinci bölümde Adana ilinde gerçekleştirdiğimiz mülâkâtlar sonucu Selmân-ı Fârisî'nin günümüz Nusayrî toplumundaki yeri ve önemi araştırılmıştır. Altıncı bölümde fırkanın yanlışlarını görerek fırkadan ayrıldıklarını söyleyen ve Nusayrî inancının yanlışlarını tüm Nusayrîlere gösterme gayesi ile Kur'an Işığında Hak ve Batıl isimli kitabı yazan kişilerin Kitâbü'l-Mecmû tercümesi ile Ahmet Turan'ın Kitâbü'l-Mecmû tercümeleri karşılaştırılmıştır. Sonuç bölümünde ise elde ettiğimiz bilgilerin genel bir değerlendirilmesi yapılarak Nusayrîlerin inancı ve Selmân-ı Fârîsî özelinde bâblık makamı eleştirilerek bazı tesbitlerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Şia, Nusayrî, Selmân-ı Fârisî

Kur'an-ı KerimMezheplerNusayrilik+3
Abdurrahim Gültekin
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mütekaddimîn Dönemi Ehl-i sünnet kelâmcılarına göre kerâmet

Bu çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın amacı, daha ziyade mutasavvıflar tarafından ele alınan kerâmet hadiselerine, ilk dönem Ehl-i sünnet kelâmcıları tarafından nasıl bir tavır geliştirildiğini tespit etmek ve söz konusu kerâmet hadiselerinin mucize karşısındaki konumunu ilk dönem kelâmcılarının bakış açısıyla belirlemektir. Girişte konunun önemi ve amacı, çalışmanın kapsam ve yöntemine yer verilmiştir. Birinci bölümde kerâmet kelimesinin etimolojik tahliline yer verilmektedir. Bu bağlamda kelimenin Araplar arasında nasıl kullanıldığı irdelenip velîlerde ortaya çıkan olağanüstülüklere nasıl isim olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Daha sonra kerâmet hadiselerinin Kur'an ve hadislerde nasıl geçtiği tespit edilmiştir. Ayrıca kerâmet kavramının, mucize ve diğer kavramlar ile ilişkisi açıklanmaktadır. İkinci bölümde bazı zümre ve kişilerin kerâmet hakkındaki görüşlerine yer verilmiştir. İlk olarak kerâmet hadiselerine en fazla değinen Sufiyye zümresinin görüşlerine temas edilerek onların bu olaylara bakış açısı ortaya konulmuştur. Sonrasında Şia mezhebinin imamlarına atfettikleri kerametlere değinilmiş ve Şia'nın kerâmete yaklaşımı tespit edilmeye çalışılmıştır. Burada son olarak İslâm filozoflarından İbn Sînâ'nın kerâmet hadiselerine yaklaşımı değerlendirilmektedir. Üçüncü bölümde ilk dönem Ehl-i sünnet ekollerinin görüşleri sırasıyla verilmektedir. İlk olarak Selefiyye ekolünün görüşlerinden başlanmakta, daha sonra ise Eş'arîyye ve Mâtüridiyye ekolünün ilk döneminde konu hakkında görüş beyan eden kelâmcılarının görüşlerine yer verilmektedir. Anahtar Kelimeler: Mucize, kerâmet, olağanüstü, kelâm, velî.

Ehl-i sünnetKelamMucizeler+1
Hasan Sefa Turan
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Mütekaddimîn Dönemi Ehl-i sünnet kelâmcılarına göre kerâmet

Bu çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın amacı, daha ziyade mutasavvıflar tarafından ele alınan kerâmet hadiselerine, ilk dönem Ehl-i sünnet kelâmcıları tarafından nasıl bir tavır geliştirildiğini tespit etmek ve söz konusu kerâmet hadiselerinin mucize karşısındaki konumunu ilk dönem kelâmcılarının bakış açısıyla belirlemektir. Girişte konunun önemi ve amacı, çalışmanın kapsam ve yöntemine yer verilmiştir. Birinci bölümde kerâmet kelimesinin etimolojik tahliline yer verilmektedir. Bu bağlamda kelimenin Araplar arasında nasıl kullanıldığı irdelenip velîlerde ortaya çıkan olağanüstülüklere nasıl isim olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Daha sonra kerâmet hadiselerinin Kur'an ve hadislerde nasıl geçtiği tespit edilmiştir. Ayrıca kerâmet kavramının, mucize ve diğer kavramlar ile ilişkisi açıklanmaktadır. İkinci bölümde bazı zümre ve kişilerin kerâmet hakkındaki görüşlerine yer verilmiştir. İlk olarak kerâmet hadiselerine en fazla değinen Sufiyye zümresinin görüşlerine temas edilerek onların bu olaylara bakış açısı ortaya konulmuştur. Sonrasında Şia mezhebinin imamlarına atfettikleri kerametlere değinilmiş ve Şia'nın kerâmete yaklaşımı tespit edilmeye çalışılmıştır. Burada son olarak İslâm filozoflarından İbn Sînâ'nın kerâmet hadiselerine yaklaşımı değerlendirilmektedir. Üçüncü bölümde ilk dönem Ehl-i sünnet ekollerinin görüşleri sırasıyla verilmektedir. İlk olarak Selefiyye ekolünün görüşlerinden başlanmakta, daha sonra ise Eş'arîyye ve Mâtüridiyye ekolünün ilk döneminde konu hakkında görüş beyan eden kelâmcılarının görüşlerine yer verilmektedir. Anahtar Kelimeler: Mucize, kerâmet, olağanüstü, kelâm, velî.

Ehl-i sünnetKelamMucizeler+1
Hasan Sefa Turan
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessAR

منهج بديع الزمان سعيد النورسي في بحث الأسماء الحسنى(دراسة تحليلية في علم الكلام)

The scholars of Islam have many books on the subject of the Beautiful Names of Allah. These books dealt with the topic of the Beautiful Names with different approaches. In this work, we will seek to classify them with reference to the most important features of them. It has become clear that the most important works on the subject of the Beautiful Names of Allah, which were written by the pens of previous scholars were written according to main three approaches that we can call: the approach of the people of language, the approach of the people of narration, and the approach of the people of behavior. In our present age, most of the writings on the subject of the Beautiful Names of Allah have followed the same methods as the predecessors. But we can exclude books that written by a contemporary thinker, for it was written with a method that we can call the Qur'anic method. This work discusses the methodology of Bediuzzaman Said Nursi in researching the Beautiful Names of Allah. Bediuzzaman studied this subject with a unique Quranic method, which contributes to the renewal of Kalam. The contemplator in the Risale-i Nur authered by Bediuzzaman will find that Nursi presents the Qur'anic facts in a manner that suits the understandings of the age, and explains the Beautiful Names of Allah by explaining their effects on the universe and man. Therefore, in this study, the researcher will address examples of the application of this Quranic method of Risale-i Nur at the same time will clarify the methods of earlier scholars. This study will shed light on important topics, such as the The Beautiful Names and their great manifestations, the Beautiful Names and their effects in the universe, the Beautiful Names and their relation with sciences, the Beautiful Names and their appearances on man, and the Beautiful Names and investigative tawheed.

Yasin İbrahim
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessAR

منهج بديع الزمان سعيد النورسي في بحث الأسماء الحسنى(دراسة تحليلية في علم الكلام)

The scholars of Islam have many books on the subject of the Beautiful Names of Allah. These books dealt with the topic of the Beautiful Names with different approaches. In this work, we will seek to classify them with reference to the most important features of them. It has become clear that the most important works on the subject of the Beautiful Names of Allah, which were written by the pens of previous scholars were written according to main three approaches that we can call: the approach of the people of language, the approach of the people of narration, and the approach of the people of behavior. In our present age, most of the writings on the subject of the Beautiful Names of Allah have followed the same methods as the predecessors. But we can exclude books that written by a contemporary thinker, for it was written with a method that we can call the Qur'anic method. This work discusses the methodology of Bediuzzaman Said Nursi in researching the Beautiful Names of Allah. Bediuzzaman studied this subject with a unique Quranic method, which contributes to the renewal of Kalam. The contemplator in the Risale-i Nur authered by Bediuzzaman will find that Nursi presents the Qur'anic facts in a manner that suits the understandings of the age, and explains the Beautiful Names of Allah by explaining their effects on the universe and man. Therefore, in this study, the researcher will address examples of the application of this Quranic method of Risale-i Nur at the same time will clarify the methods of earlier scholars. This study will shed light on important topics, such as the The Beautiful Names and their great manifestations, the Beautiful Names and their effects in the universe, the Beautiful Names and their relation with sciences, the Beautiful Names and their appearances on man, and the Beautiful Names and investigative tawheed.

Yasin İbrahim
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şehbenderzâde Filibeli Ahmet Hilmi'nin Tarih-i İslam kitabının İslam Mezhepler Tarihi ve kelam açısından incelenmesi

Siyasî ihtirasların etkisinde kalan tarihçilerin büyük bir kısmı maalesef İslam tarihini objektif bir şekilde değerlendirememişlerdir. Şehbenderzâde Filibeli Ahmet Hilmi Bey, siyasî ihtirasların etkisinde kalan tarihçilerin, zahirî vazifeler, batınî faziletler, ahlak, irfan ve içtimaî vaziyet gibi birbirinden ayrı değerlendirilmesi gereken bahisleri birbirleriyle karıştırdıklarını belirtmiş ve Tarih-i İslam isim eserinde, bu minvalde gelişen tarih kültürünün İslam toplumlarını ciddi bir şekilde etkisi altına aldığını ifade etmiştir. Ahmet Hilmi Bey'e göre bu etki, İslam toplumları arasındaki ihtilafları ortadan kaldırmak ve sorunları çözmek yerine daha da çıkmaza sürüklemiş; nitekim tarihi süreç içerisinde İslam toplumları arasında ayrışma ve bunun neticesinde taassup kaçınılmaz olmuştur. Ahmet Hilmi Bey, İslam Mezhepler Tarihi'nin de siyasî ihtiraslardan nasibini aldığını ve yanlış temel üzerine bina edildiğini belirtmiştir. Bu düşüncesini İslam'ın en büyük iki mezhebi olan Ehl-i Sünnet ile Şîa arasındaki ihtilafları ele alarak desteklemeye çalışmıştır. Ayrıca Ahmet Hilmi Bey, Müslümanların yanlış temel üzerine inşa ettikleri tarih ilminin müsteşrikler tarafından istismar edildiğini, Hollandalı müsteşrik Dozy üzerinden örneklendirmeye çalışmıştır. Anahtar Kelimeler: Mezhepler Tarihi,Tarih-i İslam, Filibeli Ahmet Hilmi, Dozy, Mezhep

Ahmed HilmiKelamKitaplar+4
Mehmet Zahit Safa Kansızoğlu
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şehbenderzâde Filibeli Ahmet Hilmi'nin Tarih-i İslam kitabının İslam Mezhepler Tarihi ve kelam açısından incelenmesi

Siyasî ihtirasların etkisinde kalan tarihçilerin büyük bir kısmı maalesef İslam tarihini objektif bir şekilde değerlendirememişlerdir. Şehbenderzâde Filibeli Ahmet Hilmi Bey, siyasî ihtirasların etkisinde kalan tarihçilerin, zahirî vazifeler, batınî faziletler, ahlak, irfan ve içtimaî vaziyet gibi birbirinden ayrı değerlendirilmesi gereken bahisleri birbirleriyle karıştırdıklarını belirtmiş ve Tarih-i İslam isim eserinde, bu minvalde gelişen tarih kültürünün İslam toplumlarını ciddi bir şekilde etkisi altına aldığını ifade etmiştir. Ahmet Hilmi Bey'e göre bu etki, İslam toplumları arasındaki ihtilafları ortadan kaldırmak ve sorunları çözmek yerine daha da çıkmaza sürüklemiş; nitekim tarihi süreç içerisinde İslam toplumları arasında ayrışma ve bunun neticesinde taassup kaçınılmaz olmuştur. Ahmet Hilmi Bey, İslam Mezhepler Tarihi'nin de siyasî ihtiraslardan nasibini aldığını ve yanlış temel üzerine bina edildiğini belirtmiştir. Bu düşüncesini İslam'ın en büyük iki mezhebi olan Ehl-i Sünnet ile Şîa arasındaki ihtilafları ele alarak desteklemeye çalışmıştır. Ayrıca Ahmet Hilmi Bey, Müslümanların yanlış temel üzerine inşa ettikleri tarih ilminin müsteşrikler tarafından istismar edildiğini, Hollandalı müsteşrik Dozy üzerinden örneklendirmeye çalışmıştır. Anahtar Kelimeler: Mezhepler Tarihi,Tarih-i İslam, Filibeli Ahmet Hilmi, Dozy, Mezhep

Ahmed HilmiKelamKitaplar+4
Mehmet Zahit Safa Kansızoğlu
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şihâbeddîn Sühreverdî'nin Avârifu'l-Ma'ârif adlı eserindeki tasavvufî kavramlar

Tasavvuf tarihinde önemli bir yere sahip olan Sühreverdî'nin yazmış olduğu Avârifu'l-Ma'ârif adlı eseri tasavvufun önemli kaynaklarından biri olarak görülmektedir. Sühreverdî hayatı boyunca kendini ilme adamış bir kişidir. Tahsil görmek için birçok yere seyahatlerde bulunmuş ve bu süre içersinde birçok âlim ve mutasavvıftan ders almıştır. Almış olduğu eğitimlerden dolayı tasavvufun yanı sıra fıkıh, hadîs, tefsir, mantık ve kelâm konularında eserleri bulunmaktadır. Sühreverdî'nin Avârifu'l-Ma'ârif adlı eserindeki tasavvufî kavramlar, detaylı bir şekilde incelenerek sade ve anlaşılır bir üslupla anlatılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmamız, giriş, sonuç ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, çalışmanın konusu, amacı, yöntemi ve kaynakların değerlendirilmesi konuları hakkında bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde müellifimizin hayatı, doğumu ve yetişmesi, tahsili ve hocaları, yetiştirdiği talebeleri, müridleri, dönemindeki âlim ve mutasavvıflar, vefatı ve yazmış olduğu eserler ele alınmıştır. İkinci bölümde Avârifu'l-Ma'ârif adlı eserde bulunan tasavvufî kavramlar, tasavvufî hayat, tarikat, manevi makamlar, seyr ü sülûk, nefs tezkiyesi, ibadet ve ahlâk gibi konuları kapsayan tahallukla ilgili olan kavramlar olarak ele alınmıştır. Bu bölüm kendi içinde ibadet ve ahlâka dair olan kavramlar ve seyr ü sülûk'e dair olan kavramlar olmak üzere iki gruba ayrılarak işlenmiştir. Kavramların lügat ve terim anlamları açıklanmış, kavramlar hakkında bilgiler verilmiştir. Sühreverdî'nin bu kavramlar üzerine yüklemiş olduğu anlamlar ve yorumlar ele alınmış ve diğer mutasavvıfların da bu kavramlar üzerindeki yorumlarıyla mukayese edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde bilgi ve hâller gibi konuları kapsayan tahakkukla ilgili olan kavramlar olarak işlenmiştir. Bu kavramlar da kendi içinde kalbî ve vicdani olan kavramlar ve mârifet ve bilgiye dair olan kavramlar olmak üzere iki grupta ele alınmıştır. Aynı şekilde bu kavramların da lügat ve terim anlamlarına değinilmiş, kavramlar hakkında açıklamalarda bulunulmuş, Sühreverdî ve diğer mutasavvıfların yazmış olduğu eserlerdeki tasavvuf kavramları üzerinde durularak değerlendirmelerde bulunulmuş ve açıklamalar yapılmıştır. Sonuç bölümünde ise, Sühreverdî hakkında kısa bir bilgi verilip, onunla ilgili yapılan çalışmalara ve çalışma hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır.

Avarifu'l-Ma'arifTasavvufŞihabuddin Sühreverdi
Fikret Can
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Şihâbeddîn Sühreverdî'nin Avârifu'l-Ma'ârif adlı eserindeki tasavvufî kavramlar

Tasavvuf tarihinde önemli bir yere sahip olan Sühreverdî'nin yazmış olduğu Avârifu'l-Ma'ârif adlı eseri tasavvufun önemli kaynaklarından biri olarak görülmektedir. Sühreverdî hayatı boyunca kendini ilme adamış bir kişidir. Tahsil görmek için birçok yere seyahatlerde bulunmuş ve bu süre içersinde birçok âlim ve mutasavvıftan ders almıştır. Almış olduğu eğitimlerden dolayı tasavvufun yanı sıra fıkıh, hadîs, tefsir, mantık ve kelâm konularında eserleri bulunmaktadır. Sühreverdî'nin Avârifu'l-Ma'ârif adlı eserindeki tasavvufî kavramlar, detaylı bir şekilde incelenerek sade ve anlaşılır bir üslupla anlatılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmamız, giriş, sonuç ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, çalışmanın konusu, amacı, yöntemi ve kaynakların değerlendirilmesi konuları hakkında bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde müellifimizin hayatı, doğumu ve yetişmesi, tahsili ve hocaları, yetiştirdiği talebeleri, müridleri, dönemindeki âlim ve mutasavvıflar, vefatı ve yazmış olduğu eserler ele alınmıştır. İkinci bölümde Avârifu'l-Ma'ârif adlı eserde bulunan tasavvufî kavramlar, tasavvufî hayat, tarikat, manevi makamlar, seyr ü sülûk, nefs tezkiyesi, ibadet ve ahlâk gibi konuları kapsayan tahallukla ilgili olan kavramlar olarak ele alınmıştır. Bu bölüm kendi içinde ibadet ve ahlâka dair olan kavramlar ve seyr ü sülûk'e dair olan kavramlar olmak üzere iki gruba ayrılarak işlenmiştir. Kavramların lügat ve terim anlamları açıklanmış, kavramlar hakkında bilgiler verilmiştir. Sühreverdî'nin bu kavramlar üzerine yüklemiş olduğu anlamlar ve yorumlar ele alınmış ve diğer mutasavvıfların da bu kavramlar üzerindeki yorumlarıyla mukayese edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde bilgi ve hâller gibi konuları kapsayan tahakkukla ilgili olan kavramlar olarak işlenmiştir. Bu kavramlar da kendi içinde kalbî ve vicdani olan kavramlar ve mârifet ve bilgiye dair olan kavramlar olmak üzere iki grupta ele alınmıştır. Aynı şekilde bu kavramların da lügat ve terim anlamlarına değinilmiş, kavramlar hakkında açıklamalarda bulunulmuş, Sühreverdî ve diğer mutasavvıfların yazmış olduğu eserlerdeki tasavvuf kavramları üzerinde durularak değerlendirmelerde bulunulmuş ve açıklamalar yapılmıştır. Sonuç bölümünde ise, Sühreverdî hakkında kısa bir bilgi verilip, onunla ilgili yapılan çalışmalara ve çalışma hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır.

Avarifu'l-Ma'arifTasavvufŞihabuddin Sühreverdi
Fikret Can
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Nusayrîlikte mezhebe kabul töreninin tarihi ve sosyolojik tahlili

Nusayrîlerde sırrın verileceği kişilerle ilgili ciddi şartların ve süreçlerin olduğu bilinmektedir. Dine giriş törenleri gerek inancın devamlılığının sürmesi, gerekse mensubiyetin getirdiği toplumsal bağların sağlanması noktasında oldukça önemlidir. Burada öne çıkan kavram din amcalığıdır. Din amcalığı kurumu bireyin dine girişinde olgunluğunu ve sırrı muhafaza edip edemeyeceğini ölçen, kişiye Nusayrî öğretilerini ve kültürünü kazandıran kurumdur. Dine girecek bireyler ile biyolojik olarak bir bağları olmayan din amcaları, dini kültürün kazandırılmasını sağlarlar. Mezhebin genel yapısına hâkim olan gizlilik ve takîyye anlayışı, bireyi kendi etnik grubu içerisinde hayata hazırlarken, kendilerinin dışındaki grup ve topluluklara karşı da asosyal ve toplumun genelinden uzak kişiler haline getirebilmektedir. Dolayısıyla karmaşık ve toplumun genelinden kopuk, çift kişilikli bireyler ortaya çıkmaktadır. Burada araştırmaya ihtiyaç olan konu Nusayrilik'te mezhebe kabul şartlarının neler olduğu, bu şartların değişik dönemlerde nasıl uygulandığı, ne gibi değişimler ve esnemeler yaşadığıdır. Bu merasimlerin dini ve tarihsel süreç içerisinde nasıl şekillendiği ve nasıl uygulandığı konumuzun temelini oluşturmaktadır. Ayrıca mezhep içerisinde karşılaşılan farklı uygulamalar ve temellendirmelere de çalışmamızda yer verilmeye gayret edilmiştir. Genel olarak üç merhalede gerçekleşen bu merasimi bizatihi yaşamış olan, daha sonra Sünnî İslam'a geçmiş veya hala mezhep içerisinde kalarak şeyh konumuna kadar yükselen, hatta din amcalığı yapmış kişilere ulaşarak görüşmeler yapılmış, birinci ağızlardan öğrendiğimiz bilgiler de çalışmada yer bulmuştur. Bütün bunların sonunda Nusayrîler'de mezhebe kabul törenleri, amcalık kurumu, sosyal ağlar, sivil örgütlenme, sosyal hareketler ve kültürel nitelikleriyle sosyolojik bir değerlendirmede bulunulmuştur.

Din sosyolojisiMezheplerMezhepler tarihi+5
Yasin Sertkaya
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Nusayrîlikte mezhebe kabul töreninin tarihi ve sosyolojik tahlili

Nusayrîlerde sırrın verileceği kişilerle ilgili ciddi şartların ve süreçlerin olduğu bilinmektedir. Dine giriş törenleri gerek inancın devamlılığının sürmesi, gerekse mensubiyetin getirdiği toplumsal bağların sağlanması noktasında oldukça önemlidir. Burada öne çıkan kavram din amcalığıdır. Din amcalığı kurumu bireyin dine girişinde olgunluğunu ve sırrı muhafaza edip edemeyeceğini ölçen, kişiye Nusayrî öğretilerini ve kültürünü kazandıran kurumdur. Dine girecek bireyler ile biyolojik olarak bir bağları olmayan din amcaları, dini kültürün kazandırılmasını sağlarlar. Mezhebin genel yapısına hâkim olan gizlilik ve takîyye anlayışı, bireyi kendi etnik grubu içerisinde hayata hazırlarken, kendilerinin dışındaki grup ve topluluklara karşı da asosyal ve toplumun genelinden uzak kişiler haline getirebilmektedir. Dolayısıyla karmaşık ve toplumun genelinden kopuk, çift kişilikli bireyler ortaya çıkmaktadır. Burada araştırmaya ihtiyaç olan konu Nusayrilik'te mezhebe kabul şartlarının neler olduğu, bu şartların değişik dönemlerde nasıl uygulandığı, ne gibi değişimler ve esnemeler yaşadığıdır. Bu merasimlerin dini ve tarihsel süreç içerisinde nasıl şekillendiği ve nasıl uygulandığı konumuzun temelini oluşturmaktadır. Ayrıca mezhep içerisinde karşılaşılan farklı uygulamalar ve temellendirmelere de çalışmamızda yer verilmeye gayret edilmiştir. Genel olarak üç merhalede gerçekleşen bu merasimi bizatihi yaşamış olan, daha sonra Sünnî İslam'a geçmiş veya hala mezhep içerisinde kalarak şeyh konumuna kadar yükselen, hatta din amcalığı yapmış kişilere ulaşarak görüşmeler yapılmış, birinci ağızlardan öğrendiğimiz bilgiler de çalışmada yer bulmuştur. Bütün bunların sonunda Nusayrîler'de mezhebe kabul törenleri, amcalık kurumu, sosyal ağlar, sivil örgütlenme, sosyal hareketler ve kültürel nitelikleriyle sosyolojik bir değerlendirmede bulunulmuştur.

Din sosyolojisiMezheplerMezhepler tarihi+5
Yasin Sertkaya
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessAR

ماهية الإنسان ووظيفته وعاقبته في علم الكلام(رسائل النور أنموذجا)

This research deals with the issue of man from the perspective of the science of islamic theology (kalam) which discusses the fundamentals of religion and answers the great questions concerning divinity , prophecies, and the unseens. This study is an attempt to find out the full picture about the nature of man, his duty, and his desteny after this worldly life. The researcher analyzesed one of the most important secholarly works in this age named Risale-i Nur (the letters of the light) wish has been written by the great scholar Said Nursi. He Has revived this science of kalam by including a section to it in addition to its important topics which can be called ( islamic humanities). He has provided an important treatment to the existential human issues with systematic approach and a holistic content. Key Words: Man. Nature of man. Duty of man. Desteny of man. islamic theology (kalam). Risale-i Nur. Bediuzzaman Said Nursi.

Yassine İbrahim Mahamat
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessAR

ماهية الإنسان ووظيفته وعاقبته في علم الكلام(رسائل النور أنموذجا)

This research deals with the issue of man from the perspective of the science of islamic theology (kalam) which discusses the fundamentals of religion and answers the great questions concerning divinity , prophecies, and the unseens. This study is an attempt to find out the full picture about the nature of man, his duty, and his desteny after this worldly life. The researcher analyzesed one of the most important secholarly works in this age named Risale-i Nur (the letters of the light) wish has been written by the great scholar Said Nursi. He Has revived this science of kalam by including a section to it in addition to its important topics which can be called ( islamic humanities). He has provided an important treatment to the existential human issues with systematic approach and a holistic content. Key Words: Man. Nature of man. Duty of man. Desteny of man. islamic theology (kalam). Risale-i Nur. Bediuzzaman Said Nursi.

Yassine İbrahim Mahamat
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Other supervisors