Theses supervised by Prof. Dr. Sefer Ada

48 theses · Yeditepe University

Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin okuma alışkanlıkları ve akademik başarı düzeyi arasındaki ilişki

Bilgi çağından bahsedilen günümüzde bilgi önemli bir değer olarak varlığını devam ettirmektedir. Bilgi kaynaklarının çeşitliliğine ve çokluğuna rağmen en güvenilir ve sağlıklı bilgi kaynağı kitaplardır. Herşeye rağmen insanlar bilgi birikimlerinin önemli bir kısmını okuyarak elde etmektedirler. Asırlar geçse de okumanın insan hayatındaki yeri ve önemi azalmayacaktır. Toplumların yayın miktarının gelişmişlik ölçüsü olarak kabul edilmesi de bu durumun önemli bir göstergesidir. Bunun yanında insan hayatında başarının ne denli önemli olduğunu takdir edersiniz sanırım. Araştırmada bahsedilen akademik başarıdır.Çalışmada ?Ortaöğretim Öğrencilerinin Okuma Alışkanlıkları ile Akademik Başarı Arasındaki İlişki Düzeyi? saptanmaya çalışılmıştır. Araştırma, başarının sadece verilen konuya çalışmakla yeterli ölçüde elde edilemeyeceğini, okumanın, kitapların başarıyı artırıcı nitelikte olduğunu bütün öğrencilerin ve eğiticilerin bunun farkında olması gerektiğini vurgulamak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Kocaeli il merkezindeki ve ilçelerindeki toplam 509 öğrenciye uygulanmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS ( Statistical Package For Social Sciences ) istatistik programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde bilimsel istatistiklerden frekans ( N ), yüzde ( % ), ortalama (X), Standart sapma ( ss ), ortalamalar arası farkın anlamlılığını test etmek üzere t testi ve çoklu değişkenlerde n>30 olduğu durumlarda anova analizi kullanılmıştır.Araştırmaya katılan öğrencilerin önemli bir bölümü(% 63.5) yeteri kadar kitap okumadığını düşünmektedir. Bu sonuç okuma alışkanlığının toplumumuzda zayıf olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bununla birlikte öğrencilerin önemli bir kısmı kitap okumayı sevmeme nedeni olarak, televizyon izlemeyi ve internette dolaşmayı ifade etmişlerdir(% 41.9). Bu sonuç da göstermektedir ki okumaktan çok izlemeyi ve eğlenmeyi seviyoruz. Araştırmada ortaya çıkan ilginç bir sonuç da anne ve babası çok okuyan öğrencilerin kitap okumayı daha çok sevmesidir. Bu sonuç da bize göstermektedir ki öğrencilerin okuma alışkanlığı kazanmasında ailelere ve eğiticilere önemli görevler düşmektedir. Araştırmaya katılan öğrencilerin sadece % 14.8'i 21'den fazla kitap okuduğunu belirtmiştir. Bu da çok okuyan öğrenci oranının düşük olduğunu gösteren ayrı bir sonuçtur. Araştırmada ortaya çıkan önemli sonuçlardan biri de öğrencilerin boş zaman aktivitesi olarak kitap okumaya 6. sırada yer vermeleridir( % 9.3).Anahtar Kelimeler: Okuma, Okuma alışkanlığı, Akademik başarı

Ahmet Ali Acıyan
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen motivasyonunda yönetici yaklaşımlarının incelenmesi: Kocaeli ili Gölcük ilçesi örneği

Bu çalışma; öğretmen motivasyonunda yönetici yaklaşımlarının etkilerini ölçmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığına bağlı liselerde çalışan öğretmenler arasında yapılan bir araştırmadır. Tarama modeliyle yapılan bu araştırma, öğretmenlerin bireysel motivasyonlarını ve eğitim yöneticilerinin motivasyon amaçlı yaklaşımlarının öğretmen motivasyonuna etkilerini bulmak için, eğitim, okul, eğitim yöneticisi, öğretmen ve motivasyonu artıracak ilgili kaynaklar taranıp, konu ile ilgili daha önceki benzer çalışmalar araştırılmıştır. Elde edilen bilgiler doğrultusunda, ilgili uzman görüşleri de alınarak anket formu hazırlanmış ve mesleki motivasyon ölçeği ile beraber uygulanmıştır. Araştırmada öğretmen motivasyonunun cinsiyet, yaş, kıdem, branş, medeni durum ve lise türü'ne göre farklılaşıp farklılaşmadığı öğretmen motivasyon ölçeği uygulanarak tespit edilmeye, öğretmen motivasyonunda yöneticilerin etkisi de yönetici tutum ölçeği uygulanarak tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma bağımsız evrenden alınmış bir bağımsız örneklemi içermektedir. Öğretmenlerin bireysel motivasyonlarının ölçülmesi, eğitim yöneticilerinin yaklaşımlarının motivasyonlarındaki etkilerinin belirlemesi amacıyla araştırma kapsamına alınan; Kocaeli ili Gölcük ilçesindeki 11 lisede görev yapan öğretmenler araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Bu evrenden tesadüfi örneklem yöntemi ile seçilen 200 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Bunlar; birinci bölüm giriş, ikinci bölüm kuramsal bilgiler ve literatür taraması, üçüncü bölüm araştırmanın yöntemi, dördüncü bölüm bulgular, beşinci bölüm sonuçlar ve tartışmalar, altıncı bölüm ise önerilerdir. Elde edilen verilerin istatistiki çözümlemelerinde p<0,05 düzeyinde bulunan sonuçlar ve diğer istatistiki bilgiler tablolarla gösterilmiş ve değerlendirilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçları özetleyecek olursak; lise öğretmenlerinin motivasyon düzeyleri arasında cinsiyete, yaşa, kıdeme, branşa, medeni durum ve lise türüne göre anlamlı bir fark bulunmamıştır. Yönetici tutumlarında da cinsiyete, yaşa, kıdeme branşa, medeni durum ve lise türüne göre anlamlı bir fark bulunmamıştır. Öğretmen motivasyonu ile yönetici tutumları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Eğitim yönetimiKocaeli-GölcükMotivasyon+2
Harun Çalış
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarındaki öğretmenlerin okul iklimine ilişkin algılarının öğrenci başarısıyla ilişkisi: Küçükçekmece ilçesi örneği

Her okul, etkili bir eğitim ve öğretim sağlayabilmek için uygun ve olumlu bir örgüt kültürü oluşturmak zorundadır. Eğitim kurumları, örgütsel kültürü ve kimliğiyle diğer okullardan ayrılır. Her okulun kendine özgü bir kültürel ve örgütsel yapısı olmakla birlikte, kimi zaman diğer okullarla da benzerlikler gösterir. Bir okulun örgütsel kültürünün oluşturulması ve bunların yönetici ve öğretmenlerce kabul alanına alınması, bir okulun başarısının artmasına ve öğretmen performansının olumlu olarak şekillenmesine yardımcı olacağı yadsınamaz bir gerçektir.Örgüt iklimi, toplumdaki bireylerin belirgin beklenti ve davranışlara gösterdikleri yapılar üzerine kurulu bir kavram olup örgütün belli bir zamandaki havasını yansıtır. İklim, kişiler tarafından görünmez ya da dokunulmaz ancak gerçek ve üstelik bir oda içerisindeki hava gibi bir organizasyon içinde olup biten her şeyi içerir ve etkiler. Okullar sahip oldukları iklim özellikleri ile çalışan bireyleri farklı biçimlerde etkilemekle birlikte bunun uzantısı olarak da gerçekleştirilmeye çalışılan amaçlar bu etkilere göre şekillenmektedir. Amaçlar arasında belirgin fark olmamasına rağmen her okulun çıktısı bu etkilere göre değişmektedir.Bu araştırmada ilköğretim okullarında okul iklimi ile öğrenci başarısı arasındaki ilişki ele alınmakta ve bunların öğrenciler tarafından algılanma düzeyleri incelenmektedir. Araştırma, ilişkisel tarama modeli kullanılarak yapılmıştır. Teorik kısımda, ilgili kavramlar ve litteratür derinlemesine incelenerek bilgi verilmiş ve uygulama kısmında ise Halpin ve Croft (1963) tarafından geliştirilen ?Örgütsel İklimi Betimleme Anketi? (Organizational Climate Description Questionnaire, OCDQ) ve 8. sınıf öğrencilerinin SBS puanları ve not ortalamaları puanları kullanılmıştır.Çalışma evrenini, İstanbul ili Küçükçekmece ilçesi sınırları içerisindeki resmi ilköğretim okullarında görev yapan 400 branş öğretmeni ve SBS'ye katılan 400 8.sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Veriler, bilgisayar ortamında ve SPSS istatistik programı kullanılarak çözümlenmiştir. Verilerin istatistiksel çözümlemeleri için; frekans ve yüzde, ortalama, standart sapma, Bağımsız Grup t-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Scheffe, Pearson korelasyon kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi de p?0.05 olarak alınmıştır.Yapılan analizler sonucunda ilköğretim okullarında okul iklimi ile öğrenci başarısı arasındaki ilişki demografik değişkenlere göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı bulunmuştur. Bununla birlikte SBS puanları değişkeninin normalliğini denetlemek amacıyla yapılan bir örneklem Kolmogorov-Smironov testi sonucunda dağılımın normal dağılımdan anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır.Okul İklimi Ölçeği puanlarının medeni durum değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek üzere yapılan bağımsız grup t-testi sonucunda grupların aritmetik ortalamaları arasında farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.Okul İklimi Ölçeği çözülme alt boyutu puanlarının mesleki kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla gerçekleştirilen Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) sonucunda, grupların aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.Okul İklimi Ölçeği uzak durma alt boyutu puanlarının mesleki kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla gerçekleştirilen Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) sonucunda, grupların aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.SBS puanları ile Not Ortalaması puanları arasında anlamlı bir ilişki bulunup bulunmadığını belirlemek amacıyla yapılan Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi sonucunda değişkenler arasında pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunduğu saptanmıştır.Anahtar Sözcükler: Okul İklimi, Başarı.

Okul iklimiÖğrenci başarısıÖğretmen algısı+3
Sinem Eriş
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek liselerinde geometri dersinde buluş yoluyla öğrenmenin öğrencilerin akademik başarılarına etkisinin incelenmesi

Bu çalışma, geometri dersinde buluş yoluyla öğrenmenin meslek lisesi 9. sınıf öğrencilerinin akademik başarıları üzerindeki etkisini tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir.Uygulama 2010-2011 eğitim öğretim yılının ikinci yarıyılında yapılmıştır. Araştırmada, ?Kontrol Gruplu Öntest- Sontest Deney Modeli? kullanılmıştır. Çalışma İstanbul ili Sarıyer ilçesinde, Mehmet Şam Ticaret Meslek Lisesi öğrencilerinden 36'sı deney ve 36'sı kontrol grubu olamk üzere toplam 72 öğrencinin işbirliği ile birlikte yapılmıştır.Deney grubundaki öğrenciler ile araştırmacı tarafından hazırlanan buluş yolu ile öğrenme yaklaşımına uygun geometri etkinlikleri uygulanarak öğretim gerçekleştirilirken, kontrol grubu öğrencileri ile sunuş yolu ile öğretme yaklaşım kullanılarak öğretim gerçekleştirilmiştir. Buluş yolu ile öğrenme yaklaşımına uygun olarak hazırlanan ve 2009-2010 öğretim yılı 9. sınıf geometri dersi programında geometri öğrenme alanına ait kazanımların sınırları içerisinde düzenlenen uygulama etkinlerinde MEB'in ders kitabı dışında yardımcı kaynaklardan da yararlanılmıştır. Etkinlikler, programda öngörülen süre çerçevesinde 12 ders saati ile sınırlandırılmıştır. Etkinliklerin seçiminde ve hazırlanmasında öğretim ortamının ve materyallerin grup çalışmasına göz önüne alınmıştır. Öğrencilere, çalışmanın başında ve sonunda olmak üzere iki adet konu başarı testi uygulanmış, deney ve kontrol grubu verileri karşılaştırılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda buluş yolu ile öğrenme yaklaşımı ile geometri öğretiminin, 9. sınıf öğrencilerinin konu ile ilgili başarılarında sunuş yolu ile öğretme yaklaşımı ile öğretim gören öğrencilere göre anlamlı düzeyde etkili olduğu sonucuna varılmıştır.

Akademik başarıBuluş yoluyla öğretimGeometri+10
Sema Durak
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim II. kademe öğrencileri ile branş öğretmenleri arasında yaşanan çatışma alanlarına ilişkin öğrenci görüşleri

Bu araştırma, İstanbul ili, Sultangazi ilçesi ilköğretim okullarında görev yapan branş öğretmenleri ile II. Kademe öğrencileri arasında yaşanan çatışmalara ilişkin öğrenci görüşlerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır.Betimsel tarama modelinde olan bu araştırmanın evrenini, İstanbul ili Sultangazi ilçesindeki 29 resmi ilköğretim okulunda eğitim öğretim gören 27.189 öğrenci oluşturmaktadır. Belirlenen evrenin tümüne ulaşılması güç olduğundan random yöntemi ile İstanbul ili, Sultangazi ilçesindeki 19 ilköğretim okulundan 750 öğrenci örneklem olarak seçilmiştir. Belirtilen okullardaki öğrenci sayısı İstanbul ili, Sultangazi ilçesi Milli Eğitim Müdürlüğü'nden alınarak örneklem grubunun evreni temsil edebilme gücü belirlenmeye çalışılmıştır.Araştırmacı tarafından geliştirilen ?Eğitim Kurumları Öğretmenler ve Öğrenciler Arasındaki Çatışma Alanları Ölçeği? ile veriler toplanmış, elde edilen verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır.Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, varyans analizi, Anova, t-testi ve Tukey kullanılmıştır. Anlamlılık testinde 0.05 düzeyi esas alınmıştır. Verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgular ışığında öneriler geliştirilmiştir.

Branş öğretmenleriÇatışmaÖğrenci görüşleri+4
Ömer Gül
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki orta öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin okul müdürlerine duydukları güven düzeyi

Bu araştırmada mesleki ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin okul müdürlerine duydukları güven düzeyinin ne olduğu ortaya çıkarmak ve bu noktada hem öğretmen hem de müdürler açısından durum tespiti yapıp elde edilen bulgularla önerirle getirmek amaçlanmıştır.Araştırma İstanbul ili Anadolu yakası Ümraniye ilçesinde bulunan meslek liselerinde görev yapan toplam 167 öğretmen üzerinde gerçekleştirilmiştir. Anket sonuçlarının yorumlanmasına geçilmeden önce bu araştırmada her türlü kavram açıklanmıştır. Yönetimin tarihsel gelişimine, Eğitime, Mesleki eğitime ve güven olgusuna yer verilmiştir.Bu araştırmada mesleki ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin okul müdürlerine duydukları güvenin cinsiyet, yaş, eğitim durumu, eğitim alanı, mesleki kıdeme göre farklılıkları incelenmiştir.Bu araştırmadaki veriler güven ölçeği anketi ile toplanmış, veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Anketler okullarda öğretmenler ziyaret edilerek uygulanmıştır. Anket toplam 28 sorudan oluşmaktadır. Veriler aritmetik ortalama, frekans, % ( yüzde ) t-testi Anova (tek yönlü varyans analizi) testi istatistikleri ile analiz edilerek yorumlanmıştır.

Eğitim yönetimiGüvenGüven ilişkisi+7
Selami Teke
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

1996 yılı ve sonrasında alan dışından sınıf öğretmeni olarak atanan öğretmenlerin mesleğe uyumu, verimliliği ve karşılaştıkları sorunlar: İstanbul ili-Sancaktepe örneği

Sınıf öğretmeni atama konusu Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyetin ilanıyla devam eden ve 2002 yılına kadar devam eden bir sorun olarak günümüze kadar gelmiştir. Veterinerlikten su ürünlerine, İktisattan mühendisliğe kadar değişik fakültelerden mezun olan kişiler, sınıf öğretmeni olarak atanmıştır. Alan dışından gelen kişilerin sınıf öğretmeni olarak atanmasıyla öğretmen açığının kapatılması amaçlanmıştır. Atanan öğretmenlerin bir kısmı lisans eğitimleri sırasında Pedagojik Formasyon Dersleri alırken; bir kısmı ise okul yönetimi, sınıf yönetimi, sınıf öğretmenliği hakkında herhangi bir hizmet içi eğitim kursundan geçirilmeden - ki bu atananların pedagojik formasyonu olmadan- köylere sınıf öğretmeni ve çoğunlukla tek öğretmen olmaları nedeniyle birleştirilmiş sınıflarda öğretmen aynı zamanda müdür yetkili öğretmen olarak çalışmışlardır. Bu çalışmada 1996 yılı ve sonrasında alan dışından sınıf öğretmeni olarak atanan öğretmenlerin mesleğe uyumu, verimliliği ve karşılaştıkları sorunları inceleyerek; çıkan sonuçlar neticesinde önerilerde bulunmak amaçlanmıştır. Bu amaçla İstanbul İli Sancaktepe İlçesinde alan dışından sınıf öğretmeni olarak atanan 109 öğretmene ulaşılmıştır. Betimsel bir çalışma olan bu araştırmada kaynak taraması yöntemi kullanılmıştır. Uzman görüşü alınmak suretiyle Erhan Saygılı tarafından geliştirilen bir anket yardımıyla veriler toplanmıştır. Uygulanan anket sonucu her üç konuda (verimlilik, uyum, sorunlar) da alan dışından atanan sınıf öğretmenlerinin görüşleri; cinsiyete, mezuniyet bölümüne, kıdeme, pedagojik formasyon alınıp alınmamasına ve yaşa göre ayrı ayrı değerlendirilmiş olup yapılan analizler ışığında özetle şu sonuçlara ulaşılmıştır: Araştırma sonucunda alan dışından atanan sınıf öğretmenlerinin kaliteli ve kalıcı öğrenme konusunda, başarıyı sağlama konusunda, eğitim ortamına uyum konusunda kendilerini yetersiz olarak görmedikleri, meslektaşlarıyla, öğrencileriyle, velileriyle herhangi bir sorun yaşamadıkları ve genel olarak atanmış oldukları sınıf öğretmenliğini benimsedikleri, mesleğe uyum sağladıkları ve eksikliklerini zaman içerisinde giderdikleri ve bu konuda kendilerini yenileme çabası içerisinde oldukları görülmüştür.

Özgür Barış Polat
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır'daki ilköğretim öğretmenlerinin özyeterlik düzeyi ve yaşadıkları iletişim sorunları

Bu araştırmanın amacı, Diyarbakır'daki ilköğretim öğretmenlerinin özyeterlik düzeyi ve yaşadıkları iletişim sorunlarını incelemektir.Araştırmanın evrenini, Diyarbakır'da görev yapan ilköğretim öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklemde ise, 2009-2010 öğretim yılında, Diyarbakır'da görev yapan 300 öğretmen yer almıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, t-testi, ANOVA varyans analizi, Levene testi analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda şu sonuçlar elde edilmiştir:Diyarbakır ilinde görev yapan kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere nazaran etkili iletişim özyeterlik algıları anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Program geliştirme boyutunda ise erkek öğretmenlerin özyeterlik algıları kadın öğretmenlere nazaran yüksek bulunmuştur.Sınıf yönetimi algısı düzeyi lisansüstü mezunu olan İlköğretim öğretmenlerin ön lisans düzeyi öğretmenlere göre anlamlı olarak özyeterliği yüksek bulunmuştur. Mesleki yeterlik için lisansüstü mezunu olan İlköğretim öğretmenlerin lisans düzeyi öğretmenlere göre anlamlı olarak özyeterliği yüksek bulunmuştur.Araştırmada katılımcıların öğretmenlerin yaşanan iletişim sorunları incelendiğinde sorunların başlıcaları öğretmenlerin görevleri dışındaki işlerde çalıştırılması ve öğretmenlerin izin ve sevk taleplerine olumlu cevap verilmemesi olarak görülmüştür. Öğretmenlerin, sınıf içi öğretimden başka, okulda kurulması gereken ve sorumluluk gerektiren komisyon çalışmalarında görev almak istememeleri ve öğretmenlerin değişim ve gelişime açık olmamaları ise önemsiz olan sorunlardır. Kadın ve erkek öğretmenler arasında iletişim sorunlarına ilişkin anlamlı farklılığa rastlanmıştır. Farklılığın kaynağını incelediğimizde ise erkek katılımcıların bayanlara nazaran sorunların fazla olduğunu düşündükleri sonucuna varılmıştır. 1 - 5 yıl kıdeme sahip bireylerin 5-10 yıl kıdeme sahip bireylere nazaran müdür ? öğretmen ilişkilerinde sorunları yüksek olarak düşündükleri sonucuna varılmıştır. Aynı şekilde 15- 20 yıl kıdeme sahip bireyler 5-10 yıl kıdeme sahip bireylere göre iletişim sorunlarının yüksek olduğunu düşünmüşlerdir. Lisans mezunlarının yüksek lisans mezunlarına göre okul müdürü-öğretmen sorunlarını yüksek olduğu görüşünde oldukları sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Özyeterlik, İletişim Sorunları, İlköğretim, Öğretmen.

DiyarbakırMesleki yeterlilikÖz yeterlilik+6
Dilek Umaz
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de, Cumhuriyet Döneminden 2009 yılına kadar olan, eğitim yöneticisi yetiştirme politikaları

İçinde bulunduğumuz yüzyılda eğitim yöneticilerinin davranışları, görevleri ve yöneticilerden beklentiler giderek artmaktadır. Okulları başarılı bir biçimde yönetecek eğitsel liderlere ihtiyaç, daha da artmaktadır. Bu sebepten dolayı, bu araştırmada Cumhuriyet Döneminden 2009 yılına kadar olan, eğitim yöneticisi yetiştirme politikaları ele alınıp; okul yöneticilerinin yetiştirilmesine ilişkin Türkiye'deki örneklerin değerlendirilmesi yapılmıştır.Araştırmada yedi alt probleme yanıt aranmıştır. Birinci alt problemde, Anayasalardaki; ikinci alt problemde, kanunlardaki; üçüncü alt problemde, yönerge ve yönetmenliklerdeki; dördüncü alt problemde, Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Şuralarındaki; beşinci alt problemde; Türkiye Cumhuriyeti Kalkınma Planlarındaki; altıncı alt problemde Türkiye Cumhuriyeti Hükümet Programlarındaki eğitim yöneticisi yetiştirmeye yönelik kararlar ile yedinci alt problemde; Türkiye'deki eğitim yöneticilerinin yetiştirilmesi uygulamaları değerlendirilmiştir.Araştırmanın sonucunda, eğitim yöneticisi yetiştirme politikalarının genellikle; Milli Eğitim Şuralarında şekillendiği; alınan kararların, atama ve yer değiştirme yönetmeliklerine yansıdığı ve belirli bir eğitim yöneticisi yetiştirme politikamızın olmadığı görülmüştür.

Cumhuriyet DönemiEğitimEğitim politikaları+5
Emrah Çelikkol
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen seçim politikaları ve aday öğretmenin işe kabulü için sahip olması gereken nitelikler

Bu araştırma, okullara öğretmen seçme, işe alma sürecinde ülkemizdeuygulanan öğretmen seçme, işe alma politika ve modellerinin etkinliği; işe kabuledilmek için öğretmen adaylarının sahip olması gereken ya da gerektiği düşünülenniteliklerin neler olduğunu saptamak amacıyla yapılmıştır.Bu amaçla, araştırma konusunda daha önce geliştirilmiş bir veritoplama aracının olup olmadığına ilişkin inceleme yapılmış, yapılan incelemesonucu daha önce böyle bir ölçeğin kullanılmadığını ve bu konuda bir araştırmayapılmadığı görülmüştür. Veri toplama aracı ilgili alan uzmanı ve araştırmacınınkatılımı ile oluşturulmuştur. Ölçek, İstanbul ili Üsküdar ilçesinde 41'i devlet; 40'ıözel okul olmak üzere toplam 81 okul yöneticisine uygulanmıştır. Veriler SPSS 10.0(The Statistical Packet for The Social Sciences) paket programı ile analiz edilmiştir.Okul yöneticilerinin ve öğretmen seçiminde yetkili diğer personelin, öğretmenseçiminde önemli buldukları ölçütlere ilişkin değerlendirmelerinin belirlenmesinde;frekans (f), yüzde(%), aritmetik ortalama ( ) ve standart sapma (SS) gibi istatistikiölçüm araçları kullanılmıştır. Birinci ve dördüncü bölümde frekans dağılımları veyüzdelik hesaplamalar yapılmış olup. İki ve üçüncü bölümlerde maddelerinkurumlar bağlamında ilişkisini incelemek amacıyla t -testi uygulanmıştır.Yapılan araştırmanın sonucunda devlet ve özel okul yöneticileri, öğretmenseçim modelleri arasından, ?okul yönetimi ve uzman öğretmenler seçim komisyonu?modelini benimsedikleri görülmüştür. Bu sonuç doğrultusunda devlet sektöründe tekelden merkeziyetçi yapının bir an evvel bırakılarak yerel anlamda okul yönetimineCreate PDF files without this message by purchasing novaPDF printer (http://www.novapdf.com)geçişin yararlı olacağı düşünülmektedir. Okullarda öğretmen seçme işini yapmakiçin okula ait bir İnsan Kaynakları Yönetimi departmanın bulunması gerekmektedir.Araştırma sonucu ortaya çıkan sonuçlardan biri de öğretmen adaylarınınseçimlerinde etkili olan kişisel ve mesleki niteliklerdir. Bu konuda özellikle adayın?iletişim yeteneği, güvenilirliği, konuşma ve yazma dilini iyi kullanması, dışgörünümü, sınıf yönetim sitili? gibi nitelikler ön plana çıkmaktadır. Öğretmenadaylarının üniversite öğrenimleri sırasında bu ve benzer niteliklerini geliştirmelerimezuniyetleri sonrasında iş bulma olanaklarını arttıracaktır.

Devlet okullarıÖzel okullar
Atakan Çılgın
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretimde görev yapan öğretmenlerin duygusal zeka düzeyleri ile stresle başa çıkma becerileri arasındaki ilişki

Araştırmada amaç; İstanbul ili Anadolu yakasında görev yapan öğretmenlerin duygusal zeka düzeylerinin nasıl olduğu ve buna bağlı olarak stresle başa çıkma becerileri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır.Bu genel amacı gerçekleştirmek için aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır:1- Öğretmenlerin duygusal zeka düzeyleri ile demografik özellikleri arasında bir ilişki var mıdır? (cinsiyet, yaş, medeni durum, çocuk durumu, mezun olunan okul, toplam hizmet süresi, branş)2- Öğretmenlerin duygusal zeka faktörlerinden iyimserlik ile stresle başa çıkma becerileri alt ölçekleri arasında bir ilişki var mıdır? (aktif planlama, dış yardım arama, dine yönelme, kaçma soyutlama,kaçma soyutlanma, kabul bilişsel yeniden yapılanma)3- Öğretmenlerin duygusal zeka faktörlerinden duygulardan faydalanma ile stresle başa çıkma becerileri alt ölçekleri arasında bir ilişki var mıdır?(aktif planlama, dış yardım arama, dine yönelme, kaçma soyutlama, kaçma soyutlanma, kabul bilişsel yeniden yapılanma)4- Öğretmenlerin duygusal zeka faktörlerinden duyguların ifadesi ile stresle başa çıkma becerileri alt ölçekleri arasında ilişki var mıdır? (aktif planlama, dış yardım arama, dine yönelme, kaçma soyutlama, kaçma soyutlanma, kabul bilişsel yeniden yapılanma)Araştırmada veri toplama aracı olarak; öğretmenlerin duygusal zeka puanlarının belirlenmesi amacıyla geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan duygusal zeka ölçeği ve stresle başa çıkma beceri düzeylerini anlamaya yönelik olarak stresle başa çıkmaya yönelik beceri ölçekleri kullanılmıştır.Verilerin çözümlenmesi için SPSS 11.0 istatistik programı kullanılmıştır.Yapılan araştırma sonucunda amaçlanan hedeflerle ilgili bulgular özetle şu şekildedir:İlköğretim Öğretmenlerinin Demografik Özelliklerine Göre Duygusal Zeka Düzeyleri Arasındaki Farklılaşmalara İlişkin Yapılan İstatistiksel analızde Cinsiyet değişkenine göre duygulardan faydalanma alt boyutunda p<.01 anlamlılık düzeyde bir farklılaşma bulunmuştur. Diğer demografik özellikler ile Duygusal Zeka Düzeyleri arasındaki farklılaşmalara ilişkin yapılan istatistiksel analizde anlamlı düzeyde farklılaşma bulunamamıştır.İlköğretim öğretmenlerinin Duygusal zeka düzeyleri ile stresle başa çıkma tutumları arasındaki ilişki ile ilgili yapılan istatistiksel analizlerde,1- DZÖ/ İyimserlik İle Stresle Başa Çıkma Becerileri arasındaAktif Planlama Alt ölçeği ile P<.01,Dış Yardım Arama alt ölçeği ile P<.01Bilişsel Yeniden Yapılanma alt ölçeğinde P<.01 anlamlılık düzeylerinde ilişki bulunmuştur.2- DZÖ/ Duygulardan Faydalanma İle Stresle Başa Çıkma Becerileri arasındaDış Yardım Arama alt ölçeği ile P<.01Kaçma Soyutlama (biyokimyasal) alt ölçeğinde P<.01 anlamlılık düzeylerinde ilişki bulunmuştur.3- DZÖ/ Duyguların İfadesi İle Stresle Başa Çıkma BecerileriKaçma Soyutlama (biyokimyasal) alt ölçeğinde P<.01Kaçma soyutlama (duygusal elemsel) alt ölçeğinde P<.01 anlamlılık düzeylerinde ilişki bulunmuştur.4- Duygusal Zeka İle Stresle Başa çıkma Becerileri arasındaAktif Planlama Alt ölçeği ile P<.01,Kaçma Soyutlama (Biyokimyasal) alt ölçeğinde P<.05 anlamlılık düzeylerinde ilişki bulunmuşturAnahtar sözcükler; Duygusal Zeka ve Stres

Duygusal zekaStresle başetme
Özlem Gürol
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitime babaların katılım düzeyleri ile ilgili değişkenlerin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; okul öncesi eğitim kurumuna giden çocukların eğitiminde babalarının katılım düzeyleri ile katılım düzeyini etkileyen faktörleri belirlemektir.Bu amaç doğrultusunda hazırlanan anket; 2008-2009 Eğitim öğretim yılında İstanbul ili Ataşehir ve Kadıköy ilçelerinde faaliyet gösteren 19 resmi okulöncesi eğitim kurumuna çocukları devam eden 346 baba üzerinde uygulanmıştır.Anket sonuçları; SPSS 15 paket programı kullanılarak bilgisayar ortamında analiz edilmiştir. Anketin güvenilirliğinin test edilmesinde Alfa Katsayısından (Coranbach Alfa) , örneklem grubunun demografik özelliklerine göre dağılımında frekans ve yüzde tanımlayıcı istatistiklerinden ve baba ve annenin demografik özelliklerinin babaların eğitimine katılımına etkileri ise t-testi ve varyans analizi yöntemleri kullanılarak sınanmıştır.Araştırma sonucunda okul öncesi eğitim kurumuna giden çocukların eğitiminde babalarının katılım düzeyleri ile yaşları, medeni durumları ve meslekleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, diğer değişkenler ile babaların katılım düzeyleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları tablolar ve grafikler halinde bulgular bölümünde sunulmuştur.Anahtar kelimeler: Baba Katılımı, Aile Katılımı, Okul Öncesi Eğitim

Okul öncesi eğitim
Kamile Tuba Çatıkkaş
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Bayan sınıf öğretmenlerinin sınıf içi disiplin bozucu davranışlara gösterdikleri tepkilerin incelenmesi

Bu araştırma; İstanbul İli Ümraniye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmi ilköğretim okullarında 4. ve 5. sınıfları okutan bayan sınıf öğretmenlerin, öğrencilerinin sınıf içi olumsuz davranışlarına verdikleri tepkilerin neler olduğunu belirlemek amacıyla yapılmıştır.Bu amaç doğrultusunda hazırlanan anket İstanbul ili Ümraniye ilçesinde 37 resmi ilköğretim okulunda görev yapan, 4. ve 5. Sınıflara eğitim veren 150 bayan öğretmene uygulanmıştır.Anket sonuçları istatistiksel analizler SPSS (Stattistical For Social Sciences) for Windows Relaese 13.0 paket programından yararlanılarak, t testi, Kruskal Wallis-H testi, Mann Whitney-U testleriyle analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda; bayan öğretmenlerin öğrencilerinin disiplin dışı davranışlarına en fazla ?yapıcı eleştirilerde bulunurum?, ?öğrenciyle göz teması kurarım? ve ?davranışın olumsuz sonuçlarını anlatırım? tepkilerini gösterdikleri ve en az ?farkına varamam?, ?fiziksel olarak cezalandırırım? ve ?sınıfın tamamını eleştiririm? tepkilerini verdikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca, bayan öğretmenlerin sınıf içi disiplin dışı davranışlara gösterdikleri tepkilerin, kişisel niteliklere göre farklılaştığı; 4. sınıf öğrencilerine 5. sınıf öğrencilerine göre bayan öğretmenlerin daha olumlu tepkiler verdikleri ve evli, çocuk sahibi öğretmenlerin tepkilerinin de bekar ve çocuksuz öğretmenlere göre daha olumlu olduğu, yaş, medeni durum, mesleki kıdem ve sınıflarındaki öğrenci sayısı değişkenleri açısından ise disiplin dışı davranışlara gösterdikleri tepkilerin değişmediği belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Sınıf yönetimi, disiplin, öğretmen, istenmeyen davranış

Nimet Reyhan Kara
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında müdür öğretmen iletişimi

Okul içinde iletişimin önemi öğretimin de iletişime dayanmasından kaynaklanmaktadır. Eğitim, karşılıklı bir etkileşim sürecidir. Etkileşimin aracı ise iletişimdir. Bu sebeple okulda iletişim süreci, hem yönetim hem de eğitim için temel bir gereksinimdir.İletişim, yalnız okul içinde değil aynı zamanda okuldaki yönetimin etkili olması için gerekmektedir. Yöneticiler astlarından iyi performans beklerken, astlarda yöneticilerinden iyi yönetim beklemekte ve bunu talep etmektedirler. Okul müdürü ve öğretmenler arasındaki iletişimin kalitesi ne kadar iyi olursa ast ve üstler arasında sorunlar yaşanmayacaktır ve eğitimden beklenen verimlilik artacaktır.

Tuğba Yüksel
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu müdürlerinin öğretmenleri güdüleme rollerini gerçekleştirme düzeylerine ilişkin öğretmen görüşlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi (Sarıyer ilçesi örneği)

Bu araştırmada 2009-2010 Eğitim-öğretim yılında Sarıyer İlçesinde ilköğretim okullarında görev yapan okul müdürlerinin öğretmenleri güdüleme rollerini gerçekleştirme düzeylerine ilişkin öğretmen görüşlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir. Çalışma, İstanbul ili Sarıyer ilçesindeki resmi ilköğretim okullarında görevli 481 branş ve sınıf öğretmeni üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmada, çalışma evreninin tamamına ulaşılmaya çalışıldığından örneklem tayini yoluna gidilmemiştir. Demografik değişkenlerin toplanmasına yönelik Kişisel Bilgi Formu ve Güdüleme Ölçeği kullanılmıştır.Araştırmada; normal dağılım özelliği göstermeyen dağılımlar için non-parametrik teknikler, normal dağılım özelliği gösteren dağılımlar için ise parametrik analiz teknikleri, bağımsız grup t testi, tek boyutlu varyans analizi (ANOVA), non-parametrik Kruskal Wallis-H testi kullanılmış olup, manidarlık .05 düzeyinde sınanmıştır.Bu araştırmada Sarıyer ilçesi resmi ilköğretim okullarında görevli okul müdürlerinin öğretmenleri güdüleme rollerinin öğretmenlerin; cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, branş durumu, mezun olunan fakülte, meslekteki kıdem, hizmet içi eğitim kurs ve seminerlere katılım değişkenlerine göre farklılığı test edilmiştir. Sonuç olarak; yaş değişkeninde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur

MotivasyonMotivasyonOkul yöneticileri+7
Serdar İbak
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu lisesi öğretmenlerinin örgütsel adanmışlık düzeylerinin örgütsel değişmeye ilişkin tutumlarına etkisi (Sakarya ili örneği)

Bu araştırmada, Anadolu Lisesi öğretmenlerinin örgütsel adanmışlık düzeylerinin örgütsel değişmeye ilişkin tutumlarına etkisi ölçülmüş ve öneriler geliştirilmiştir. Araştırmanın yürütülmesinde genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma grubunu, 2007?2008 Eğitim-Öğretim yılında, Sakarya ilinde bulunan Anadolu liselerinde çalışan 281 öğretmen oluşturmuştur. Öğretmenlere üç ölçme aracı uygulanmıştır. Bunlar; kişisel bilgi formu, örgütsel adanmışlık ölçeği ve örgütsel değişmeye ilişkin tutum ölçeği'dir. Araştırma: ?Giriş?, ?Literatür?, ?Yöntem?, ?Verilerin Çözümü ve Yorumlanması?, ?Sonuçlar, Tartışma ve Öneriler? olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. Araştırmada; bağımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Post-Hoc testi olarak Tukey testi, Pearson korelasyon testi kullanılmış olup istatistiklerin manidarlığı .05 düzeyinde sınanmıştır. Elde edilen bulgulara göre aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır.1)Bayan öğretmenlerin örgütsel değişmeye daha olumlu baktıkları ve örgütsel adanmışlıklarının daha yüksek olduğu görülmüştür.2)Çalışma süresi veya yaşı fazla olan öğretmenlerin örgütsel adanmışlıkları daha fazladır. Ayrıca öğretmenlerin şu andaki çalıştıkları okulda çalışma süreleri arttıkça, okula, öğretmenlik mesleğine ve çalışma grubuna adanmışlıkları artmaktadır.3)Öğretmenlerin örgütsel adanmışlık düzeyleri ile örgütsel değişmeye ilişkin tutumları arasında bir ilişki bulunmamaktadır.Anahtar Kelimeler: Eğitim, Öğretmenler, Değişme, Örgütsel Değişme, Toplam Kalite Yönetimi, Örgütsel Adanma, Değişim yönetimi.

Birkay Artun
Yeditepe University
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Alan dışından sınıf öğretmeni olarak atanan öğretmenlerin durumu ve sınıf öğretmenliği mezunlarıyla karşılaştırılması

Ulu önder Atatürk ?Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseridir.? demiştir. Bu söz öğretmenlik mesleğinin önemli ve kutsal olduğunu göstermektedir. Yeni nesli yetiştiren, yönlendiren öğretmenler büyük bir mesuliyeti üzerlerinde taşımaktadırlar. Çünkü bir ulusun yeni nesli onlarla şekillenmektedir. Bu kadar önemli bir mesleği gerçekleştiren öğretmenler sıradan olmamalıdır. Belirli vasıflara ve özelliklere sahip olmalıdırlar.Öğretmen yetiştirmenin üç boyutu vardır: Genel kültür, alan bilgisi ve öğretmenlik meslek bilgisi. Genel kültür, öğretmenin genel olarak sahip olması gereken bilgilerdir. Alan bilgisi, anlatacağı ve aktaracağı derslerin detaylarını gördüğü bilgilerdir. Öğretmenlik meslek bilgisi, bu mesleği gerçekleştirecek kişilerin bilmesi gereken, mesleğe özel bilgilerdir. Sınıf öğretmenliği bölümünde okuyanlar eğitimleri süresince bu bilgileri detaylı ve yıllara dağıtılmış şekilde görmektedirler. Alan dışından atanan öğretmenler ise alan ve öğretmenlik meslek bilgisini; okurken değil, daha sonradan ve sıkıştırılmış şekilde almaktadırlar. Cumhuriyet tarihi boyunca alan dışından çeşitli şekillerde öğretmen alınmıştır. En son 2000 yılında alan dışından öğretmen alınmış, daha sonra bu alım durdurulmuştur.Bu çalışma alan dışından atanan öğretmenlerin durumunu incelemek için yapılmıştır. Bu amaçla alan dışından atanan öğretmenlere ve sınıf öğretmenliği mezunlarına çeşitli sorular yöneltilmiş, yapılan kıyaslamalarla çeşitli çözümlemeler yapılmıştır.Yapılan çalışma 5 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm ?Giriş?, ikinci bölüm ?İlgili Yayınlar?, üçüncü bölüm ?Araştırma Yöntemi?, dördüncü bölümde ?Bulgular ve Yorum?, son bölümde ise ?Sonuç ve Öneriler? yer almaktadır.

Jale Korkmaz
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek lisesi öğrencilerinin disiplin algılarının incelenmesi

Disiplin, eğitim kurumlarının ve sınıf yönetiminin en önemli ögelerinin başında gelmektedir. Çünkü eğitimin uygulayıcıları olan öğretmenler, derslerinin ve doğal olarak zamanlarının büyük bir bölümünü, sınıf için disiplini sağlamak ve bunu devam ettirmek için kullanmaktadırlar. Bu sebeple eski, klasik, bilindik yöntemler terk edilip öğrencilerin kendi özgür iradeleriyle kararlara katılacakları, sorumluluk alıp başarma ve kendini gerçekleştirme duygusu tadacakları yeni ve çağdaş metotların uygulanması gerekmektedir.Bu araştırma Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin, disipline bakış açılarının incelenerek ortaya çıkarılması amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında, İstanbul ilindeki ortaöğretim okullarındaki Motorlu Araçlar, Elektrik-Elektronik ve Bilişim Teknolojileri Alanlarındaki 11.sınıfta olan 369 öğrenci oluşturmaktadır. Hazırlanan anketin ilk bölümünde 10 sorudan oluşan kişisel bilgiler formu bulunmaktadır. Araştırmanın ikinci bölümünü ise öğrencilerin disiplin algılarına yönelik görüşlerini almak amacıyla hazırlanan 20 soru oluşturmaktadır.Verilerin çözümlenmesinde istatistiklerden frekans(F), yüzde(%), aritmetik ortalama(X ̅), standart sapma (ss), ortalamalar arasındaki farkın anlamlılığını test etmek için "t-Testi" ve ikiden fazla yani çoklu değişkenlerde "Tek yönlü Varyans analizi (Anova)" kullanılmıştır. Varyans analizinde anlamlılık bulunduğu durumlarda farkın hangi gruplar arasında olduğunu yani kaynağını belirlemek amacıyla ise tamamlayıcı analizlerden biri olan "Scheffe Testi" kullanılmıştır. Varyansların heterojen olması durumunda ise yaygınlıkla kullanılan "Tamhane's T2" çoklu karşılaştırma tekniği tercih edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin, kız veya erkek olmasının disiplin algılarını genel olarak etkilemediği, sınıf mevcudu arttıkça disiplin suçu işleme olaylarının artacağı, kiminle yaşadığının disiplin algılarını etkilemediği, annelerinin eğitim durumu ilköğretim ve lise olan öğrenci gruplarının, üniversite olan öğrenci grubuna göre daha az disiplin suçu işleyeceği sonucu bulunmuştur. Öğrencilerin %73'e yakını okulda ya da sınıfta yapmış olduğunuz davranışların hangilerinin disiplin suçu olduğunu bildiklerini belirtmişler ve sınavlarda, konuşmak, kopya çekmek gibi davranışlarda bulunmayı normal olarak algılamışlardır. Öğrencilerin en fazla katıldıkları ifadeler ise, öğretmenleriyle tartışmaktan çekinmeme, okulda yapılan resmi etkinlik ve törenlerden kaçmak sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Disiplin, İstenmeyen Davranış, Endüstri Meslek Lisesi.

DisiplinEğitim yönetimiLise öğrencileri+4
Gülistan Taş
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul seçmeli dersler uygulamasının öğrenci görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi (Gebze örneği)

Bu çalışma 2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren ortaokullarda uygulanmaya başlanan haftalık ders çizelgesinde; yer alan seçmeli dersler uygulamasının öğrenci görüşleri doğrultusunda incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Bakanlığın uygulamaya koyduğu seçmeli dersler uygulamalarına öğrencilerin, öğretmenlerin, velilerin ve okul idarelerinin nasıl bir yaklaşım içerisinde oldukları, öğrencilerin bakış açısından değerlendirilmiştir.Araştırmanın evrenini 2014-2015 eğitim- öğretim yılında Kocaeli ili Gebze ilçesindeki ortaokul öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya Gebze ilçesindeki 4 eğitim bölgesindeki özel ortaokul, imam hatip ortaokulu, ilk ve ortaokul aynı binada, ortaokul ve köy ortaokulları evrenini temsil edecek 15 okulda 1123 öğrencinin görüşlerine, anketteki sorular vasıtasıyla ulaşılmıştır. Bu araştırmada veriler " Kişisel Bilgi Formu " ve "Seçmeli Derslere Yönelik Soruların Bulunduğu Anket" ile toplanmıştır. Anket, madde havuzunda araştırılan konuda öğrencilerinden alınan dönütler ve seçmeli derslerin okullarda uygulanması aşamasında karşılaşılabilecek problemlerin anket maddesi formuna dönüştürülmesiyle oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda öğrencilerin problemsiz bir şekilde yürütüldüğünü düşündükleri seçmeli derslerin okul idaresi, öğretmen, veli ve öğrenci tarafından zorunlu dersler kadar önemsendiğine ulaşılmıştır. Araştırmanın hareket noktası olan "seçmeli dersleri kimin belirlediği?" sorusuna, öğrencinin kendisinin belirlediğine, bu belirlemede velilerinin ve öğretmenlerinin tavsiyelerini dikkate alındığına, mevcut şubelerinden farklı dersliklerde yapılan seçmeli derslerin yeni arkadaşlıklar ve yeni işbirlikleri kurabilmelerine; öz güvenlerini, ilgi ve yeteneklerini geliştirmelerine olanak sağladığı sonuçlarına ulaşılmıştır.

Ders programlarıOrtaokul öğrencileriOrtaokullar+3
Murat Kaya
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri meslek lisesi öğretmenlerinin alıştıkları okullardaki yöneticilerin dönüşümsel liderlik yeterliklerine ilişkin görüşleri ile umut düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi (İstanbul Anadolu Yakası örneği)

Gerçekleştirilen bu çalışmanın amacı İstanbul Anadolu Yakasında yer alan Endüstri Meslek Liselerinde çalışan öğretmenlerin algılarına göre umut düzeyleri ile yöneticilerinin dönüşümsel liderlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu araştırmada temel araştırma türlerinden tarama modelinde olup tarama model türlerinden ilişkisel model kullanılmıştır. Çalışmanın örneklem grubunu 2014–2015 öğretim yılında İstanbul ili Ümraniye ilçesinde eğitim ve öğretim yapan tüm Meslek Liselerinde görev yapan 169 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veriler Umutsuzluk Ölçeği ve Dönüşümsel liderlik Ölçeği kullanılmıştır. Toplanan veriler bilgisayar ortamına aktarılarak SPSS 17 programı kullanılarak çözümlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin dönüşümsel liderlik algıları ve umut düzeyleri yüksek düzeydedir. Meslek derslerine giren öğretmenler branş derslerine giren öğretmenlere kıyasla daha fazla düzeyde motivasyon kaybı yaşamaktadırlar, erkek öğretmenler daha fazla düzeyde motivasyon kaybı yaşamaktadırlar. Öğretmenlerin yaş ve kıdemleri ile motivasyon kaybı alt boyutundan elde ettikleri skorlar arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Müdürlerin dönüşümsel liderlik özellikleri bekâr ve evli öğretmenler arasında anlamlı seviyede farklılaşmamaktadır. Elde edilen bu bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmıştır.

Dönüşümcü liderlikEğitim yönetimiLiderlik+7
Funda Düvenci
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin sınıf yönetim becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi (İstanbul ili örneği)

Bu araştırmada ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin sınıf yönetim yeterliliklerinin cinsiyete, branşa, kıdeme, mezun oldukları okullara, okuttukları sınıf düzeyine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık gösterip göstermediğinin ve sınıf yönetim yeterlilikleri düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili ilkokul ve ortaokullarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Ekim 2014 itibarıyla İstanbul ili ilkokul ve ortaokullarında 78.139 öğretmen görev yapmaktadır. Araştırma kapsamında 301 öğretmene anket uygulanmıştır. Araştırma betimsel tarama modelinde bir araştırmadır. Öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterlilikleri Gündüz (2001) tarafından geliştirilen 5 boyutlu Sınıf Yönetim Yeterlilikleri Anketi kullanılarak ölçülmüştür. Anketin alt boyutları fiziki ortamın yönetimi, plan-program hazırlama ve uygulama, sınıfın ilişki düzeni, zamanı etkili kullanma ve davranışların geliştirilmesi ve düzenlenmesi alt boyutlarıdır. Anketin güvenilirliğini gösteren Cronbach Alpha değeri 0,84 olarak hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; Öğretmenlerin Sınıf Yönetim Yeterlilik düzeyleri her zaman ( =3,11) yeterli, Fiziki Ortamın Yönetimi Yeterlilik düzeyleri genellikle ( =3,00) yeterli, Plan Program Hazırlama ve Uygulama Yeterlilik düzeyleri her zaman ( =3,05) yeterli, Sınıfın İlişki Düzeni Yeterlilik düzeyleri her zaman ( =3,22) yeterli, Zaman Yönetimi Yeterlilik düzeyleri her zaman ( =3,09) yeterli ve Davranış Geliştirme Becerisi Yeterlilik düzeyleri her zaman ( =3,16) yeterlidir. Öğretmenlerin sınıf yönetim yeterlilikleri cinsiyete, kıdeme ve okuttukları sınıf düzeyine göre değişmektedir. Kadın öğretmenlerin erkeklere göre, 21 yıl ve üstü kıdemi olan öğretmenlerin diğer kıdem gruplarına göre, 1. sınıfı ve ortaokulu okutan öğretmenlerin diğer sınıfları okutan öğretmenlere göre Sınıf Yönetim Yeterlilikleri daha yüksektir. Kullanılan Anahtar Kelimeler: Sınıf, Sınıf Yönetimi, Öğrenci, Öğretmen.

Mesleki yeterlilikOrtaokul öğretmenleriOrtaokullar+7
Merve Kulaber
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin, Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatlanmasında ki üst yönetimlerle yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri (Gaziantep ili örneği)

Bilim ve teknolojik gelişmelerin sonucunda eğitim sistemimiz de kendini yenilemek ve çağa ayak uydurmak zorundadır. Bu yüzden eğitim sisteminin en küçük yapı taşı olan okullardan bakanlık makamına kadar bütün yöneticilerin, bu çerçevede kendini geliştirmesi ve çağa ayak uydurması gereklidir. Eğitimde böyle pozitif bir gelişmenin süreklilik haline gelebilmesi için okul yöneticilerinin okul yönetimi sırasında, üst yönetimlerle yaşadığı sorunlara değinmek ve bu sorunlara çözüm önerileri getirmek amacıyla bu çalışma yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim-öğretim yılı içinde Gaziantep ili Şahinbey, Şehitkamil ve Araban ilçelerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan okul yöneticileri oluşturmaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu bu ilçelerde görev yapan 50 okul yöneticisine uygulanmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Toplanan verilerin analiz sürecinde nitel analiz yöntemlerinden içerik analizi kullanılarak bulgular elde edilmiştir. Merkez ve taşra teşkilatı arasındaki kopukluğun giderilmesi için merkez teşkilatlanmasında eğitim alanında uzmanlaşmış yetkin yöneticilerin olması önerilmektedir. Okul yöneticilerinin daha etkin bir yönetim sunabilmesi adına yöneticilik alanında düzenli bir eğitime tabi tutulmaları ve taşra teşkilatlanmasında adam kayırmaca anlayışını bitirmek adına daha liyakatli yöneticilerin göreve getirilmesi sorunların çözülmesine imkan sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Üst yönetimler, Okul yöneticilerinin sorunları, Bakanlık teşkilatlanması, Taşra teşkilatı,

Eğitim yönetimiMilli Eğitim BakanlığıOkul yöneticileri+2
Faruk Kozak
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Maarif müfettişlerinin eğitimde yerelleşmenin okulların ekonomik sorunlarının çözümüne katkılarına dair görüşlerinin incelenmesi(İstanbul ili örneği)

Yerelleşme veya daha doğru kullanımla yerinden yönetim, yetkilerin yerel otoriteler tarafından kullanıldığı, yerel otoritelerin merkezi yönetimden bağımsız olarak kararlar verebildiği ve sorumluk üstlendiği yönetim biçimidir. Yerinden yönetim, bugün Dünya'da ve Türkiye'de üzerinde önemle durulan kavramlardan birisidir. Türkiye'de aşırı merkeziyetçi anlayıştan kaynaklanan hantal bir yapının olduğu ve bu durumun önemli problemlere sebep olduğu ile ilgili görüş ve tespitlere yaygın bir biçimde yer verilmektedir. Ayrıca, Türkiye'de eğitim sistemi içerisinde yer alan önemli problemlerden birisi de okulların ekonomik sorunlarıdır. Bu çalışmanın amacı; İstanbul ilinde görev yapan Maarif Müfettişleri örnekleminde, Maarif müfettişlerinin eğitimde yerelleşmenin okulların ekonomik sorunlarının çözümüne katkılarına dair görüşlerinin incelenmesidir. Araştırma, kesitsel tarama modelinde nicel bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini İstanbul'da 2015-2016 yıllarında görev yapmakta olan Maarif Müfettişleri oluşturmuştur. Örneklem ise bu evren içerisinden uygun (kolaycı) örnekleme yoluyla seçilen toplam 222 maarif müfettişinden oluşmuştur. Araştırmanın verileri toplam 21 kanıdan oluşan ve araştırmacı tarafından geliştirilen anket aracılığıyla toplanmıştır. Katılımcılardan elde edilen verilerin çözümlenmesi betimsel analiz yöntemiyle yapılmıştır. Sonuç olarak, Maarif Müfettişleri örnekleminde, Maarif Müfettişlerinin eğitimde yerelleşmenin okulların ekonomik sorunlarının çözümüne katkılarına dair görüşlerinin çeşitli değişkenlere göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğinin tespiti amacıyla yapılan farklılık analizlerinde; Cinsiyete göre yapılan analiz sonucunda, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık bulunmadığı, katılımcıların yaşlarına göre karşılaştırılması amacıyla yapılan analiz sonucunda göre anlamlı bir farklılık bulunduğu en fazla 42-48 yaş aralığında Maarif Müfettişinin ankete katıldığı, katılımcıların kıdem yıllarına göre karşılaştırılması amacıyla yapılan analiz sonucunda, kıdem yılına göre anlamlı bir farklılık bulunmadığı, görev yapılan bölgeye göre yapılan analiz sonucunda yapılan bölgeye göre anlamlı bir farklılık bulunduğu, katılımcıların eğitim durumuna göre karşılaştırılması amacıyla yapılan analiz sonucunda eğitim durumu değişkenine göre anlamlı bir farklılık bulunmadığı, katılımcıların branşlarına göre karşılaştırılması amacıyla yapılan analiz sonucunda branş değişkenine göre anlamlı bir farklılık bulunmadığı görülmüştür. Yerinden yönetim lehine olan sorulara katılımcıların verdiği cevapların katılım ortalamasının 2,98 olduğu, katılımcıların bu sorulara genel olarak "katılıyorum" cevabını verdikleri, cevaplar detaylı olarak incelendiğinde katılımcıların en fazla katıldıkları kanıların fiziki sorunların çözümü, okul aile birliklerine destek ve okul – çevre ilişkilerine katkı olduğu görülmüştür. Ayrıca, Maarif Müfettişlerine göre yerinden yönetim okulların ekonomik sorunlarının çözümüne önemli katkılar sağlayacaktır. Yerinden yönetim aleyhine olan sorulara katılımcıların verdiği cevapların katılım ortalamasının 1,36 olduğu, katılımcıların bu sorulara genel olarak "katılmıyorum" cevabını verdikleri, cevaplar detaylı olarak incelendiğinde katılımcıların en fazla katılmadıkları cevapların nitelikli personel eksikliğinin olmasının olumsuz sonuçlar doğuracağı ve fırsat eşitsizliğinin ortaya çıkacağı ile ilgili kanılar olduğu görülmüştür buradaki cevaplar da katılımcıların yerinden yönetimi destekleyici cevaplar verdiklerini göstermektedir.

DenetçilerEkonomik sorunlarEkonomik sorunlar+5
Osman Mutlu
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Resmi ilköğretim okulu sınıf öğretmenlerinin okulların fiziki durumu konusunda görüşleri (Esenyurt ilçesi örneği)

Nitelikli bir eğitim hedeflendiğinde, bilgi aktarımının uygun mekânlarda, doğru araç ve gereçlerle yapılması gerekmektedir. İlköğretim yıllarında çocukların okulda geçirdikleri süre hayatlarının oldukça büyük bir kısmını kapsamaktadır. Bundan dolayı bu mekânlardaki eğitimin kaliteli olması çok önemlidir. Bu mekânların iyi tasarlanması, öğrencilerin davranışlarını olumlu etkiler ve eğitimin kalitesini artırır.Bu araştırmada, resmi ilköğretim okullarında görev yapan birinci kademe sınıf öğretmenlerinin okullarının fiziki durumlarının eğitime uygunluğunu içeren görüşleri ele alınmıştır. Araştırmanının örneklemini, İstanbul İli Esenyurt İlçesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ilköğretim okullarında görev yapan 175 birinci kademe sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında veri toplamak amacıyla iki bölümden oluşan bir anket kullanılmıştır. Anketin birinci bölümünde araştırmaya katılan öğretmenlerin demografik bilgileri araştırılmış, ikinci bölümde ise sınıf araç-gereçleri ve/veya okulun fiziki durumuna ilişkin öğretmen görüşleri sorulmuştur.Araştırmanın sonucunda öğretmenlerin okullarının fiziki durumlarının eğitime uygunluğunu içeren görüşlerinin genelde olumsuz olduğu ortaya çıkmıştır. Erkek, yaşı ilerleyen, mesleki kıdemi artan, kalabalık sınıfları okutmayan ve sınıf araç-gereç ve/veya okulun fiziki durumu ile ilgili bir seminere katılan öğretmenlerin okulları ile ilgili görüşlerinin daha olumlu olduğu tespit edilmiştir.

Araç-gereçlerDevlet okullarıEğitim kurumları+10
Tamer Akyol
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00

Other supervisors