Anadolu ağızları
53 theses under this subject heading
Anadolu ağızlarında ünlemler ve fonksiyonları
Bu tezde Anadolu Ağızlarındaki ünlemler tespit edilmiş ve bunlar yapı, ses sayısı ve fonksiyonları bakımından incelenmiştir. Bu amaçla Anadolu ağızları ile ilgili tasniflerde belirtilen ?Doğu Grubu? ağızlarından yedi; ?Kuzey Doğu Grubu? ağızlarından iki; ?Batı Grubu? ağızlarından yedi ağız üzerine hazırlanmış olan çalışmalar incelenmiş ve ünlemler tespit edilmeye çalışılmıştır. ?Giriş? bölümünde çeşitli araştırmacıların ünlemlerin tasnifi ve cümle içerisindeki görevleri konusunda görüşlerine yer verildi.?İnceleme? bölümünde örnek cümlelelerden hareketle Anadolu Ağızlarındaki ünlemler yapı, fonksiyon ve ses sayısı bakımından belirlendi.?Dizin? bölümünde ise ünlemlerin listesi verildi. ?Sonuç? bölümünde ise araştırma sonucunda elde edilen önemli hususlar ortaya konuldu.Anahtar Sözcükler-Anadolu ağızları, ünlem, ünlemlerin fonksiyonları, ünlemlerin yapıları
Anadolu ağızlarında çekim edatları ve çekim edatı olarak kullanılan isimler
Bu tezde Anadolu Ağızlarındaki çekim edatları ve çekim edatı olarak kullanılan isimler tespit edilmiş ve bunlar yapı, ses sayısı ve fonksiyonları bakımından incelenmiştir. Bu amaçla Anadolu ağızları ile ilgili tasniflerde belirtilen ?Doğu Grubu? ağızlarından yedi; ?Kuzey Doğu Grubu? ağızlarından iki; ?Batı Grubu? ağızlarından yedi ağız üzerine hazırlanmış olan çalışmalar incelenmiş, çekim edatları ve çekim edatı olarak kullanılan isimler tespit edilmeye çalışılmıştır. ?Giriş? bölümünde çeşitli araştırmacıların çekim edatı kavramı, çekim edatlarının tasnifi ve cümle içerisindeki görevleri konusunda görüşlerine yer verildi. ?İnceleme? bölümünde örnek cümlelelerden hareketle Anadolu Ağızlarındaki çekim edatları ve çekim edatı olarak kullanılan isimler yapı, fonksiyon ve ses sayısı bakımından belirlendi. ?Dizin? bölümünde ise çekim edatları ve çekim edatı olarak kullanılan isimlerin listesi verildi. ?Sonuç? bölümünde ise araştırma sonucunda elde edilen önemli hususlar ortaya konuldu.Anahtar Sözcükler-Anadolu ağızları, çekim edatı ve çekim edatı olarak kullanılan isimler, çekim edatları ve çekim edatı olarak kullanılan isimlerin fonksiyonları, çekim edatları ve çekim edatı olarak kullanılan isimlerin yapıları
Türkiye Türkçesi ağızlarında ölüm kavram alanına ait söz varlığı
Bir dilde, aynı yer ve zaman diliminde dilin konuşurları arasında konuşma farklılıkları bulunması doğaldır. Seslik farklılıklar başta olmak üzere biçimsel farklılıklar, söz varlığı düzeyinde çeşitlenmeler ve hatta bazı durumlarda söz dizimsel farklılaşmalar ağızları oluşturur. Bu noktada ağızlar, bir üst dilin konuşulduğu coğrafyanın daha küçük yerleşim birimlerinde varlığını sürdüren, yazı diline kıyasla birbirinden az çok ayrılan konuşma biçimleri olarak genel itibarıyla tanımlanabilir. Yaklaşık bir asır öncesinde diyalektolojik farkındalığı oluşmaya başlayan Türkiye Türkçesi ağızları üzerine bu zamana değin pek çok araştırma ve çalışma yapılmıştır. Derleme faaliyetlerinin yaygın olduğu bu araştırmalar arasında müstakil bir konu üzerine yapılan ağız çalışmalarının sayısı oldukça azdır. Bu nedenle var olan çalışmalara ek olarak hazırlanan ve "ölüm" temasının esas alındığı bu çalışmada, Türkiye Türkçesi ağızlarında yakın tarihsel süreçte kullanılmış ya da hâlihazırda kullanılmaya devam eden ölüm kavram alanına ilişkin mevcut söz varlığının dokümantasyonu ve incelemesi yapılmıştır. Var olan çalışmalar esas alınarak derlenen söz varlığı unsurlarının özgün biçimlerine bağlı kalınmış, bunlar ilgili bulundukları başlıklar altında sınıflandırmaya tabi tutulmuştur. Çalışmada yer alan söz varlığı unsurları arasında madde başı olarak verilen sözcükler ve diğer söz varlığı unsurları köken bilgisi itibarıyla araştırılmaya çalışılmış, tarihsel süreç içerisindeki gelişimleri dikkate alınmış ve bu doğrultuda tanım ve izahı yapılarak hemen ardından ağız çalışmalarından temin edilen ilgili bağlamlar alfabetik sırayla sunulmuştur.
11. yüzyıl ve öncesi Türkçesinde insan yapımı nesne adları
II ÖZET 11. YÜZYIL VE ÖNCESİ TÜRKÇESİNDE İNSAN YAPIMI NESNE ADLARI Engin ÇETİN Yüksek Lisans Tezi, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Danışman: Doç. Dr. A. Deniz ABİK Eylül 2002, XIII + 455 sayfa Bu çalışma, 11. yüzyıl ve öncesinde yazılan Türkçe metinlerdeki insan yapımı nesne adlarını ve bu adların, Türkiye Türkçesi ağızlarına ve ölçünlü diline yansımalarını içermektedir. Söz konusu dönemde yaşayan Türk topluluklarının kültür değerlerini, bu değerlerin değişim seyrini ve koşullarını, üretim gücünü, ürettikleri nesnelere ad verirken Türkçeden ne ölçüde yararlandıklarım yazılı metinler ışığında gözler önüne sermeyi amaçlayan bu çalışma, dört ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, tarihî bakış açısıyla, insan-kültür-üretim-dil ilişkisi değerlendirilmeye çalışılmıştır. Tezimizin ana bölümünü oluşturan inceleme bölümünde, metinlerde saptanan insan yapımı nesne adları; Avlanma ile İlgili Nesne Adlan, Ekonomi, Bilim ve Sanat ile ilgili Nesne Adlan, Değerli Taş ve Maden adları, Devlet ve Han Simgesi Olarak Kullanılan Nesne Adlan, Denizcilikle İlgili nesne Adlan, Kumaş Adlan, Ev Gereçleri, Ev, İkametgâh ve Yer bildiren Nesne Adlan, Giyim kuşam ile İlgili Nesne Adlan, İnanç ile İlgili Nesne Adlan, Kimya ile İlgili Nesne Adlan, Müzik Araçları, Okçuluk ile İlgili Nesne Adlan, Oyunlarda Kullanılan Nesnelere Verilen Adlar, Savaş Araçları Kesici Nesneler ve Cezalandırma Araçla rı Süslenme ile İlgili Nesne Adlan, Şehircilik ile İlgili Nesne Adlan, Tarım ve Hayvancılığa İlişkin Nesne Adlan, Tıp ile İlgili Nesne Adlan, Yapı ve Üretim gereçleri, Yiyecek İçecek adlan gibi kültürel alanlara ayrılmış, her kültürel alanda ilgili nesnelere ilişkin sayısal veriler aktarılmıştır. Çalışmamızın değerlendirme ve Sonuç bölümünde, Türkiye Türkçesi ağızlarına ve ölçünlü diline ulaşan insan yapımı nesne adlan sayısal olarak verilmiş, Türkçe olan insan yapımı nesne adlarının yapışma ilişkin genel bilgiler aktarılmış, bu veriler ışığında değerlendirme yapılmıştır.Ill Dizinler bölümünde, insan yapımı nesne adlan, kullanım sıklıklarına göre, çok kullanılandan az kullanılana doğru sıralanmış, ayrıca alfabetik dizin oluşturulmuştur. Anahtar Sözcükler: Adlar, Anadolu Ağızları, Eski Türkçe, Karahanlı Türkçesi, Nesne Adlan
Kilis merkez ve köy ağızları
Bilgisayar destekli sözlük bilimi çalışmalarında derleme sözlüğü veri tabanı örneği
Bu çalışmada Anadolu ağızlarının söz varlığını içeren 12 ciltlik Derleme Sözlüğü'nün çevrim içi sorgulanabilir veri tabanı hazırlanmıştır. Sözlüğün madde başı, tanımlamalarını içeren anlam bölümü, örnek cümlelerin verildiği tanık bölümü, madde başlarının değişkeleri (varyantları) tablosu ve derleme yeri verisini içeren yer tablosu sözlükteki yapı esas alınarak oluşturulmuştur.124.692 adet madde başından oluşan sözlüğün birbiriyle ilişkilendirilmiş veri tabanı modeli sorgu arayüzünde gelişmiş sorgulama seçenekleriyle desteklenmiştir. Anlam tablosundaki eşdizim örüntüleri, kavramsal sorgulama, anlamlarda anahtar sözcükler , sıklık listesi ve en çok derleme yapılan yer bilgisini veren derleme yeri listesi de çıkarılmıştır.Doğal Dil İşlemenin çeşitli uygulama alanları, derlem dil biliminin tanımı, sözlük ve sözlük tekniği kavramları da tanıtılmaya çalışılmıştır.
Gördes ağzı
Bu çalışmada Manisa'ya bağlı Gördes ilçesinde 28 yerleşim bölgesinde ağız derlemesi yapılmış ve toplanan malzeme incelenmiştir.Bu çalışma "Giriş" bölümü hâricinde "İnceleme", "Metinler" ve Harita/Fotoğraflar olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışmanın yöntemi ile beraber bölgenin târihi ve coğrafyası ile ilgili bilgi verilmiştir. İnceleme bölümü "Ses Bilgisi" ve "Şekil Bilgisi" olarak iki başlık altında toplanmıştır. İkinci bölümde ise deşifresi yapılmış metinler yer almıştır. Üçüncü bölümde kaynak kişilerle çekilen bazı fotoğraflar ve bölgenin haritasına yer verilmiştir.
Adana ve Osmaniye ağızlarında geçmiş zaman işaretleyicilerinin doğrudanlık-dolaylılık bağlamında görünümleri
Bu çalışmanın konusunu Adana ve Osmaniye ağızlarında geçmiş zaman işaretleyicilerinin doğrudanlık ve dolaylılık bağlamında görünümleri oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Faruk Yıldırım'ın Adana ve Osmaniye İlleri Ağızları II kitabındaki derleme metinleri incelenmiştir. Çalışma giriş, kuramsal açıklamalar ve değerlendirmeler, inceleme ve sonuç olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde konu, amaç, kapsam, malzeme ve yöntem hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümü olan kuramsal açıklamalar ve değerlendirmeler kısmında ise geçmiş zaman işaretleyicileri, kip, kiplik, görünüş, kılınış, doğrudanlık, dolaylılık kavramları ve bu kavramların geçmiş zaman işaretleyicileri ile ilgileri üzerine çalışmış araştırmacıların görüşlerine yer verilmiş ve çalışmaya kuramsal çerçeve oluşturulmuştur. İnceleme bölümünde Faruk Yıldırım'ın Adana ve Osmaniye İlleri Ağızları II adlı çalışmasından geçmiş zaman işaretleyicilerinin geçtiği kullanımlar tespit edilmiş, tasnif edilmiş ve ardından doğrudanlık ve dolaylılık bağlamında görünümleri incelenmiştir. Ekler doğrudanlık, dolaylılık ve dolaylılık-dışı görünümlerine göre üç temel gruba ayrılmış ve kullanım özellikleri belirlenmiştir. Sonuç ve değerlendirmeler bölümünde ise incelenen geçmiş zaman işaretleyicilerinin biçimsel ve anlamsal kullanım özellikleri, bu işaretleyicilerin doğrudanlık ve dolaylılık bağlamında benzeyen ve ayrılan yönleri değerlendirilmeye çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Geçmiş zaman, işaretleyici, doğrudanlık, dolaylılık.
Dilde arkaiklik olgusu ve Irak Türkmen ağızlarındaki dil unsurlarının arkaiklik bağlamında incelenmesi
Türkoloji çalışmalarında dilde arkaiklik üzerinde teorik açıdan fazlaca durulmamış ve bugüne dek herhangi bir bölgenin ağzı bütün yönleriyle arkaiklik bakımından incelenmemiştir. Tezimizde bu eksiklikler göz önünde bulundurulmuş, bir yandan arkaikliğin nasıl tanımlanması gerektiği tespit edilmeye çalışılmış diğer yandan Irak Türkmen ağızlarında fonetik, morfoloji ve kelime-anlam arkaikliği araştırılmıştır. Çalışmamızda arkaikliğin bir terim olarak mahiyeti ortaya konulurken dilde değişme olgusundan yola çıkılmış, böylece dilde değişmeyen unsurların hangilerine hangi ölçütler kullanılarak arkaik hükmü verileceği üzerinde durulmuştur. Arkaikliğin etraflı bir tanımı yapıldıktan sonra da Irak Türkmen ağızları arkaiklik bakımından incelenmiştir. Tezin yürütülmesinde öncelikle yazılı metinler, gramer çalışmaları, sözlükler ve konuyla ilgili çeşitli kitap ve makalelerden yararlanılmış, yazılı kaynaklardaki bilgilerle de yetinilmemiş bölge sakinleriyle, aydınlarıyla ve alanda çalışmış uzmanlarla soruşturmalar da yapılarak konunun daha sağlıklı bir şekilde işlenmesi ve sonuca varılmasına gayret edilmiştir. Tezimizin fonetik bölümünde Irak Türkmen ağızlarındaki sesler ve ses hadiseleri incelenerek bu ağızlardaki arkaik fonetik unsurlar tespit edilmiş, morfoloji bölümünde ise bir yandan yapım ve çekim eklerinin arkaikliği araştırılmış diğer yandan bu eklerde, varsa işlev arkaikliği tespit edilme yoluna gidilmiştir. Kelime-anlam bölümünde ise kelimelerden hangilerinin veya hangi anlamlarının arkaik olduğu üzerinde durulmuştur. Tezimizde bir yandan art zamanlı metotla Türk dilinin tarihî dönemleri boyunca her bir dil unsurunun gelişimi incelenmiş, eş zamanlı metotla da Türk dilinin çeşitli lehçe ve ağızları arasında karşılaştırmalara girişilerek ilgili dil unsurunun arkaikliği hakkında hüküm verilmeye çalışılmıştır.
Türkiye Türkçesi ağızlarında ünlü değişenleri
Türkiye Türkçesi Ağızları gelişen teknoloji, eğitim seviyesinin artması ve büyük kent kültürlerinin ufak bölgesel nüansları tahrip etmesiyle gün geçtikçe silinip giderken bir yandan da yukarıda sayılan nedenlerden dolayı yeni ağızlarda meydana gelmektedir. Araştırmada eşzamanlı bir yöntemle son 40 yılda yapılmış araştırmalardan faydalanılarak Türkiye Türkçesinin Ağızlarının Ünlü Değişenleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde Türkiye Türkçesinin genel sesbilgisi hakkında bilgi verilmiştir. Farklı araştırmacılar tarafından Ölçünlü Türkçede bulunan sesler hakkında farklı görüşlerden bahsedilmiştir. Ardından Türkiye Türkçesi Ağızlarındaki ünlü varlığı ortaya konulmuştur. ardından bu değişenler Türkiye siyasi haritası üzerinde illere göre gösterilmiştir. Sonraki bölümde illere göre her bir değişen için tablolar hazırlanmıştır. Çalışmanın sonunda ünlülerle ilgili genel sayılar verilmiş bazı tartışmalı noktalar üzerinde durulmuştur.
Türkiye Türkçesi ağızlarında o>u, u>o değişimleri
Dilde hiçbir değişim nedensiz değildir. Ses değişimlerinin fonetik çevreye bağlı ve fonetik çevreye bağlı olmayan birçok nedeni bulunmaktadır. Dünya dillerinde O>U, U>O değişimlerinin nedenlerini ortaya koymak için laboratuvar ortamında birçok çalışma yapılmıştır. Bu çalışmalar sonucunda ünlü değişimlerini ele alan bazı ünlü değişim modelleri geliştirilmiştir. Dünya dillerinde O>U, U>O değişimlerinin iki nedeni bulunmaktadır: "Sosyal ağ etkisi" ve "ünlü değişim modelleri". Dilde sosyal ağ etkisi O>U, U>O değişimlerinin fonetik çevreye bağlı olmadan geliştiğini savunurken ünlü değişim modelleri O>U, U>O değişimlerinin fonetik çevreye bağlı geliştiğini ifade etmektedir. Türkçede O>U, U>O değişimlerinin de iki nedeni bulunmaktadır: Fonetik çevreye bağlı O>U, U>O değişimleri, fonetik çevreye bağlı olmayan O>U, U>O değişimleri. Türkçede fonetik çevreye bağlı olmayan O>U, U>O değişimleri, Türkçenin ünlü yapısına bağlı olarak oluştuğu için karakteristik bir özellik göstermektedir. Bu nedenle de kelimelerin ya /O/' lu ya da /U/' lu tek kullanımı görülmektedir. Fonetik çevreye bağlı O>U değişimlerinde ünsüzler önemli bir rol oynar. Türkçede bazı ünsüzler boğumlanırken ses yolunu daraltmaktadır. Fonetik çevreye bağlı U>O değişimlerinde ise geniş ünlülerin etkisi olduğu görülmektedir. Ünlü değişim modellerinde ünlülerin oluşum çizgileri /a, e/ sesleri, bazen /u, ü/ seslerini kendi boğumlanma yerlerine çeker. Fonetik çevreye bağlı olmayan değişimlerde kelimelerin ikili kullanıma sahip olduğu görülür.
Derleme Sözlüğü'nde geçen Kastamonu ağzına ait kelime ve deyimlerin ses bilimsel işlevliliği
Çalışmamızın konusu, Türkiye Türkçesi ağız araştırmalarının Türkiye'deki kurucusu Ahmet Caferoğlu'nun başlattığı derleme faaliyetlerinin ciddi bir yöntemle Türk Dil Kurumu tarafından ele alınıp yayınlanmasıyla Ekler cildi ile toplamda 12 cilt olarak basılan Derleme Sözlüğü'ndeki Kastamonu ağzına ait kelimelerin ses olayları bakımından incelemesine dayanmaktır. Bu çalışma; Giriş, Yöntem, İnceleme ve Sözlük bölümleri olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Türkiye Türkçesi ağız araştırmalarının tarihî gelişimi, konuyla ilgili uzmanlar tarafından yapılan tasnif çalışmaları, Kastamonu'nun bu çalışmalardaki önemi hakkında bilgiler verilmiştir. Ayrıca Kastamonu tarihine ve coğrafyasına da değinilmiştir. Yöntem bölümünde madde başlarının taranmasında kullanılan fişleme metoduna yer verilmiştir. İnceleme bölümünde yöntem bölümünde ele alınan metodun belirli kurallar çerçevesinde incelenen kelimelerinin ses olayları bakımından incelenmesi söz konusudur. Sözlük bölümünde, Derleme Sözlüğü'nden alınarak oluşturulan Kastamonu ağzına ait kelimeler listelenmiştir.
Harput yöresindeki uzun hava formundaki eserlerin makam, form ve ses icrası özellikleri bakımından incelenmesi
Bu çalışmada, Harput yöresinde seslendirilen uzun havaların makam, form ve ses icrası özellikleri tespit edilerek müzikal analizi yapılmıştır. Daha önce Harput müziği hakkında "ses icrası"na odaklanan bir araştırma örneğine rastlanmamış olması çalışmayı özgün kılan unsurlardandır. Örneklemin içinde yer alan eserlerin müzikal analizi sonucunda Harput ses icrasının karakteristik özellikleri tespit edilmiştir. Çalışmanın amacı, yöntemi, evreni, örneklemi, sınırlılıkları, sayıltıları, literatür özeti problemi ve hipotezi "Giriş" başlığında detaylıca ele alınmıştır. Çalışmada tercih edilen notasyon kullanımı da sebepleriyle bu bölüm içerisinde açıklanmıştır. Sonraki başlıkta, "Kısa Harput Tarihi ve Harput Müziğinin Edebi Yönü" adlı ana başlık, iki alt başlık altında değerlendirilmiştir. İlk alt başlık içerisinde bu bölgedeki kültürün çeşitliliği ve zenginliğinin sebeplerinin ele alındığı bir bölüm yazılmıştır. Harput'un tarihsel süreçleri ve bu süreçlerin kent kültürü üzerine etkileri işlenerek, edebiyat ve müzikle olan bağlantısı kurulmaya çalışılmıştır. İkinci alt başlık altında edebi konulara değinilmiştir. Divan edebiyatının Harput müziğinde yansımaları ile birlikte tasavvufun ve din musikisinin bu bölgedeki önemi vurgulanmıştır. Ayrıca, bazı eserlerin ses icrasında aruz vezni olması nedeniyle aruz konusuna dair bilgiler verilmiştir. Ek olarak çalışmada analiz edilen bazı şiirlerin özgün anlamları açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde "Makam Kavramı ve Harput Yerel Makamları" başlığı ve alt başlıklarında, bu bölgedeki makamsal yapının tespiti ve yerel isimlendirilmeleri genelden özele yöntemi ile incelenmiştir. Makam kavramının ele alındığı bu bölüm içerisinde "ezgi çekirdeği" ve "ezgi kalıpları" gibi terimlerden de bahsedilmiştir. Ayrıca çalışma içerisinde müzikal analizi yapılan eserlerin ezgi çekirdekleri ve form çizelgeleri oluşturulmuştur. Çalışmanın dördüncü bölümünde "Uzun Hava Formu Ve Harput Yöresindeki Örnekleri" başlığı ve alt başlıklarında "uzun hava" kavramı işlenmiştir. Bu terimin kaynaklarda nasıl tanımlandığı açıklanmıştır. Alt başlıklarda Harput yöresinde seslendirilen "hoyrat", "maya", ve "gazel"e değinilmiştir. Çalışmanın beşinci bölümünde "Geleneksel Ses İcracılığına Özgü Kavramlar" başlığı ve alt başlıklarında, dilbilimi ve müzikoloji açısından ağız ve hançere kavramları açıklanmıştır. Çalışmanın altıncı bölümünde "Harput Uzun Havalarının Ses İcrası Analizleri" başlığında ise belirlenen ve notaya alınan eserlerin kalıp ezgi, motif, süsleme ve hançere kavramları açısından nota örnekleriyle desteklenerek detaylıca analiz edilmiştir. Bu bölümün amacı, ses icrasının detaylı analizini yapmak ve eser içerisinde gerçekleşen önemli icra özelliklerini vurgulamaktadır. Çalışmanın yedinci bölümünde "Harput Ses Tekniği Hakkında Tespitler" başlığında; konunun daha genel bir teknik kullanım içerisinde ele alınması hedeflenmiştir. Sesin bu bölgede icracılar tarafından nasıl kullanıldığı uluslararası kaynaklardan incelemelerle desteklenerek açıklanmıştır. Çalışmada, Harput'un çok eskiye dayanan kent kültürünün müzik ve edebiyatın gelişimini sağlayan etmenlerden en önemlisi olduğu, buna bağlı olarak kent yaşamının makamsal müziğin oluşumuna etki ettiği, Harput'ta oluşan yerel makamların ifade edilen eseri tanımlayan bir "beste" anlamına geldiği, ses icrasında analiz edilen eserlerde karakteristik motif ve ezgi kalıplarının olduğu, ses icrasında mordan, tril ve vibrato süslemelerinin kullanıldığı gibi sonuçlara ulaşılmıştır.
Türkiye Türkçesi ağızlarında bitki ve hayvan isimleri
"Türkiye Türkçesi Ağızlarında Bitki ve Hayvan İsimleri" adlı tez çalışması bitki ve hayvan isimlerinin kavram alanını belirmek ve bu alandaki boşluğu doldurabilmek için hazırlanmıştır. "Türkiye Türkçesi Ağızlarında Bitki ve Hayvan İsimleri" adlı tezimizi hazırlamadaki ana gayemiz, Türk milletinin tabiata bakış tarzının ortaya konulması olmuştur. Böylece bu çalışmada, Türkçenin bitki ve hayvan isimleri alanındaki sözvarlığını bir arada derleme amaçlanmaktadır.Türkiye Türkleri, Anadolu'da hem geçimini sağlamak hem de yiyeceğini temin etmek için hayvan ve bitki yetiştiriciliği ile meşgul olmuşlardır. Bitkiler ve hayvanlar Türk kültüründe geniş bir etki alanı içerisinde yer almıştır. Bazı hayvanlar kutsallaştırılıp totem hâline getirilmiş, bazıları pek önemsenmemiş, bazılarından da sadece giyim kuşam yanında diğer doğal ihtiyaçlar amacıyla faydalanılmıştır. Bitkilerden de halk hekimliği yanında tıp ve eczacılık, kozmetik ve tekstil gibi birçok alanda fayda sağlanmıştır. Türkler'in çok eski devirlerde tarımla uğraşmaya başladıkları ve her türlü geçimlerini onlardan sağladıkları belirlenmiştir. Hayvanların etinden, sütünden ve süt ürünlerinden faydalandıkları gibi daha sonraki zamanlarda avcılıkla da ilgilenmeye başladıkları görülmüştür. Yarı göçebe bir hayat tarzı sürdüren Türkler, bitki ve hayvan isimlerini halk kültürünün ve felsefesinin özlü ifadeleri olan deyim ve atasözlerinde fazla sayıda kullanmışlardır. İsimleri verme ve kullanma bakımından da Türk milletinin hayat felsefesini bir yönüyle yansıtmak da diğer bir amacımız olmuştur. Bu sebeple Türkiye Türkçesinin ulaşılabilen bütün kaynakları taranmış ve farklı sonuçlar ortaya çıkmıştır. Hayvanlar; renkleri, yapıları, organları gibi fiziksel özellikleriyle beslenme ve üreme özelliklerine göre çeşitli isimler almıştır. Bitkiler; köküne, yetiştiği ortama, görünüşüne, rengine, uzunluğuna, kokusuna, kullanılışına, (insanlara ve organlarına, hayvan ve organlarına, eşyalara, diğer varlıklara) benzetme yoluyla çeşitli isimler almıştır. Adlandırmalara bakıldığında, Türkçenin kavramlaştırmada doğadaki nesnelere dayandığı ve somut bir anlatım dili kullandığı görülmektedir. Benzetmelere dayalı adlandırmalar yanında ad aktarmalarıyla ve deyim aktarmasıyla yapılan adlandırmalar da farklı özellikleriyle dikkat çekmektedir. Anadolu ağızlarında bunun yanında güzel adlandırma örnekleriyle benzetmeli, aktarmalı adlandırmaların tanığı olan, somut kavramlara da rastlanmıştır. Bir hayvana ya da bitkiye bir yörede başka bir isim verilirken başka bir yörede farklı bir isim verilmektedir. Bunun yanında aynı isim, yöreler arasında farklı anlamlara geldiği gibi farklı bitki ya da hayvan isimlerine verilmektedir.Türk dili ve edebiyatının yazılı ve sözlü malzemeleri incelendiğinde, Türkçenin bitki ve hayvan isimlerinin zengin ve çeşitli olduğu görülmektedir. Bitki ve hayvan isimleri, şahıs adlarında, halk hekimliğinde, yargı ve düşünce kalıplarında, gelenek görenek ile ilgili ifadelerde, inançlarda ve rüyalarda kendisini önemli derecede hissettirmektedir. Aynı zamanda kültür dilindeki kişileştirme, konuşturma, benzetme gibi söz sanatlarında ve destanlarda duygu ve düşüncelerin iletilmesi amacıyla da hayvan isimlerinden faydalanılmıştır. Türkler, bazı bitki ve hayvan adlarından bazılarını şahıs lakap ve unvanı ile yer adlarında kullanmışlar, bu adlandırmada yırtıcı kuşlar, pençeli hayvanlar ile evcil olanlardan özellikle erkek cinslerinin isimlerini gücü temsil ettiğinden dolayı tercih etmiştirler. Aynı zamanda kız çocuklarına da doğada bulunan güzel ve narin yapılı hayvan isimlerinin verildiği görülmüştür.Anahtar Sözcükler:1.Türkiye Türkçesi2.Anadolu Ağızları3.Bitki ve Hayvan Adları4.Dilbilim, Adbilim5.Sözcükbilim6.Adlandırma
Türkiye Türkçesi ağızlarında bağlaçlar
Görevdeş ya da anlamca birbiriyle ilgili kelimeleri, kelime gruplarını ve cümleleri biri birine bağlayan ve şekil ve anlam bakımından ilişki kuran dil birliklerinin birlikte kullanılmasını sağlayan gramer yapısına bağlaç diyoruz. Dolayısıyla bağlaç öbekleri hem yazılı hem de sözlü anlatımda metnin oluşumuna katkı sağlayan önemli bir ögedir. Bu yüzden bağlacın bulunduğu yerde mutlaka kendisinden önce veya sonra bir yargı bütünlüğünün bulunması gerekmektedir.Çalışmamızda Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde bulunan köy, kasaba, ilçe, il ve bölge merkezlerinde derlenen metinler ve bu metinlerde bulunan bağlayıcılık özelliği olan dil birlikleri çalışmamızın esasını oluşturmuştur.Türkiye Türkçesi Ağızlarında Bağlaçlar adlı çalışmamız; Giriş, İnceleme, Tablolar, Sonuç ve Kaynakça bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışmamızın esasını oluşturan bağlaç kavramı ile alakalı genel bilgiler verilmiştir. Bağlaçların Türkiye Türkçesi ağızlarındaki yeri ve kullanımları anlatılmıştır. Bağlaç ile ilgili kavramlar, farklı görüşler verildikten sonra konu ile ilgili bazı terim teklifleri yapılmıştır.Çalışmamızın asıl amacını oluşturan inceleme bölümünde 152 eserden tespit edilen bağlaçlar kökeni, yapısı, kullanımı, kullanım yeri ve görevi başlıklarında ayrı ayrı incelemeye tabi tutulmuştur.Tablolar bölümünde ise; taranan metinlerde tespit edilen bağlaç ve bunlarla alakalı veriler yedi ayrı başlık altında tablo şeklinde verilmiştir.Sonuç bölümünde doktora çalışmamız boyunca elde ettiğimiz sonuçlar maddeler halinde verilmiştir.Kaynakça bölümünde ise çalışmamız ile alakalı kullandığımız/kullanmadığımız ancak konuyu özümseme noktasında faydalandığımız kaynaklar verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Türkiye Türkçesi ağızları, bağlaç, bağlayıcı, düşünsel bağlayıcılık.
Ankara ili ağızları (inceleme-metinler-dizin)
Bu çalışmanın konusu: Ankara ilindeki ağız gruplarının tespit edilmesi ve bu ağızların ses bilgisi özellikleri bakımından eş zamanlı ve karşılaştırmalı olarak incelenmesidir.Bu tez: Giriş, Birinci Bölüm, İnceleme, Metinler ve Dizin olmak üzere beş bölümden meydana gelmektedir. Giriş bölümünde çalışmamızda esas aldığımız malzemenin elde edilmesi ve deşifre edilmesinde kullanılan yöntemler üzerinde durulmuştur. Birinci Bölüm'de Ankara ilinin genel coğrafyası ve yüzey şekilleri, iklimi, bitki örtüsü ve nüfusu ile ilgili bilgiler bulunmaktadır. Ayrıca bu bölümde, Ankara ilinin tarihi, etnik yapısı, Ankara ili ağızlarıyla ilgili günümüze kadar yapılan çalışmalar, Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılmasında Ankara İli Ağızları ve Ankara ilinin diyalektolojik durumu hakkında bilgiler verilmiştir.İnceleme bölümünde Ankara'daki ilçe ve köylerden derlenen metinlerin incelenmesiyle ortaya konulmuş olan Ankara ili ağızlarının ses bilgisi özellikleri bulunmaktadır. Burada Ankara ili ağızlarında kullanılmakta olan ve yazı dilinden farklı olan ünlüler ve bunların özellikleri, Ankara ili ağızlarında bulunan uzun ünlüler ve bunların oluşma sebepleri, kısa ünlüler, ünlü uyumu, ünlü değişmeleri, ünlü düşmesi, ünlü türemesi ve bunların sebepleri ele alınmaktadır. Ayrıca ünsüzler konusunda da yazı dilinden farklı olarak Ankara ili ağızlarında kullanılan ünsüzlerin özellikleri ile ünsüz değişmeleri başlığı altında ünsüzlerin tonlulaşması, tonsuzlaşması, süreklileşmesi (sızıcılaşma, akıcılaşma), süreksizleşmesi, ünsüz benzeşmesi, ünsüz düşmesi, ünsüz türemesi, ünsüz ikizleşmesi, hece kaynaşması, ünsüz göçüşmesi ve vurgu gibi konular üzerinde durulmuştur. Sonuç bölümünde ise Ankara ili ağızlarında tespit ettiğimiz dil özellikleri maddeler hâlinde sıralanmıştır. Kaynakça bölümünde çalışma sırasında faydalanılan kaynakların künyeleri bulunmaktadır.Metinler bölümünde Ankara ili sınırları içerisindeki yerleşim birimlerinden derlenen ve bu çalışmaya kaynaklık eden metinler bulunmaktadır. Çalışmanın son bölümünde metinlerin gramatikal dizini yer almaktadır.Anahtar Sözcükler1. Ağızlar2. Anadolu Ağızları3. Ankara İli Ağızları4. Ankara5. Gramatikal Dizin
Anadolu ağızlarında isim çekim ekleri
Anadolu ağızlarında isim yapım ekleri
Akçadağ, Doğanşehir ve Darende ağızları (fonetik ve morfolojik inceleme)
Anadolu ağızlarında fiil yapım ekleri
Anadolu ağızlarında yabancı kelimeler
Güneydoğu Anadolu ağızlarının karşılaştırmalı ses bilgisi
Bu tezde Güneydoğu Anadolu Ağızlarının karşılaştırmalı ses bilgisi özellikleri incelenmiştir. Giriş kısmı, Türkiye Türkçesi Ses Bilgisi İle İlgili Genel Bilgiler, Türkiye Türkçesi Ses Bilgisi Hakkında Yapılmış Çalışmalar, Ağızlar ve Ağız Çalışmalarıyla İlgili Genel Bilgiler, Türkiye Türkçesi Ağız Çalışmaları, Türkiye Türkçesi Ağızlarının Sınıflandırılması, Karşılaştırmalı Ağız Araştırmalarının Önemi, Güneydoğu Anadolu Ağızları Üzerine Yapılan Çalışmalar ve Tez Çalışmamızla İlgili Bilgiler başlıklarından oluşmaktadır. Çalışmanın inceleme kısmı Ünlüler, Ünsüzler ve Ses Olayları olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Ünlüler bölümünde, Güneydoğu Anadolu ağızlarında bulunan ünlülerin ortak ve farklı yönleri karşılaştırmalı olarak verilmiştir. Ünsüzler bölümünde ele alınan ağızlarda bulunan ünsüzler, özellikleri açıklanarak ortak ve farklı yönleri karşılaştırılarak verilmiştir. Ses Olayları bölümünde ise ağızlar, ses olayları bakımından detaylı bir şekilde incelenip karşılaştırılma suretiyle ortak ve farklı yönler ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu çalışma, aynı bölgede bulunan ağızlar arasında ses bilgisi yönünden ne gibi farklılıkların ve benzerliklerin olduğunu ortaya koyan karşılaştırmalı ağız çalışması olması yönüyle diğer ağız çalışmalarından farklıdır.
Güneydoğu Anadolu ağızlarının karşılaştırmalı şekil bilgisi
Ağızlar, Türkiye Türkçesi dil araştırmalarında önemli bir yer tutmaktadır. Önce ağız çalışmaları derlemelerle başlamış, derlenen metinlerin dil özellikleri ortaya konmuştur. Ağızların sınıflandırılması gereği araştırmacıların ilgisini karşılaştırmalı ağız çalışmalarına yöneltmiştir. İşte bu tez çalışmasında da Güneydoğu Anadolu Ağızları şekil bilgisi yönünden karşılaştırılmak suretiyle aynı bölgede yer alan iller arasındaki benzerlik ve farklılıklar gösterilmeye çalışılmıştır. Bu tez çalışması; giriş, inceleme ve sonuç olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, Türkçe Şekil Bilgisi İle İlgili Yapılan Çalışmalar, Türkiye Türkçesi Ağız Çalışmaları, Türkiye Türkçesi Ağızları Üzerine Yapılmış Sınıflandırma Çalışmaları, Güneydoğu Anadolu Ağızları Üzerine Yapılan Çalışmalar ve Tezle İlgili Bilgiler adlı başlıklardan oluşmaktadır. İnceleme bölümünde ağızlar şekil bilgisi yönünden karşılaştırılarak verilmiştir. Bu bölüm Yapım Ekleri ve Çekim Ekleri olmak üzere iki ana başlıktan oluşmaktadır. Sonuç bölümünde ise Güneydoğu Anadolu ağızlarının karşılaştırmalı şekil bilgisi üzerine ulaşılan sonuçlar yer almaktadır.
Anadolu ağızlarında zarf-fiil ekleri
"Ağız" bir dilin veya lehçesinin sınırları içinde belli bölge veya topluluklara özgü sözlü anlatım yollarının bütünü olarak tanımlanmaktadır. Anadolu'ya gelen boyların esasını Oğuzlar teşkil etmiştir. Dolayısıyla dil ve ağız yapısının esası bütünüyle Oğuz Türkçesine dayanmaktadır. 24 Oğuz boyundan 23'ü Anadolu'nun iskânında yer almıştır. Anadolu ağızları üç ana ağız grubuna ayrılmıştır: 1. Doğu Grubu ağızları 2. Kuzeydoğu Grubu ağızları 3. Batı Grubu ağızları. Anadolu ağızlarındaki zarf-fiil eklerinin çeşitliliği, bu eklerdeki genişleme eğilimi, eklerin arkaik şekillerinin ve yazı dilinden farklılıklarının belirlenmesine yönelik olarak yaptığımız bu çalışmada eklerin ses düzeni, işlevleri ve kullanım özellikleri ele alınmış ve şu sonuçlara ulaşılmıştır: Zarf-fiiil ekleri kullanım alanları ve kullanım sıklıkları bakımından farklı coğrafî dağılımlar göstermektedir. Bu coğrafi dağılım ve tercihler Anadolu'nun başta Oğuzlar olmak diğer Türk boylarından müteşekkil yapısı ile yakından ilgilidir. Anadolu ağızlarında çok çeşitli ek, zarf ve edatlarla ortaya çıkan yazı dilinden çok farklı şekiller, ek yığılması olayının çeşitli boyutlarını sergilemektedir. Bu sürecin böyle devam edeceği anlaşılmaktadır, örneğin - arak zarf-fiil ekinin -dan ayrılma hâli ekiyle genişletilmiş -araktan şekli daha sonra -a ile -araktana şeklinde genişletilmiştir. Bu şeklin -araktanam, - araktanak ya da -araktanaz şeklinde gelişmesi ihtimal dahilindedir.Zarf -fiil eklerinin ağızlardaki şekilleri gibi işlevleri de yazı dilindekinden fazladır. Birçok ek, en eski işlevlerini ağızlarda muhafaza etmektedir.