Apple
52 theses under this subject heading
Arap Kızı yerel elma çeşidinde polifenol oksidaz enziminin saflaştırılması, karakterizasyonu, bazı killerle immobilizasyonu ve inhibisyon etkilerinin incelenmesi
Isparta ilinde yetiştirilen yerel elma çeşidimiz olan Arap kızı elmasından (Malus domestica) polifenol oksidaz enzimi (PPO) saflaştırılmıştır. Polifenol oksidaz enzimi fosfat tamponunda izole edildikten sonra amonyum sülfat çöktürme, diyaliz ve Sepharose 4-B-L-tirosin-p-aminobenzoik asit afinite jelinin ardarda kullanılmasıyla saflaştırılmıştır. SDS-PAGE ile enzimin molekül ağırlığı hesaplanmıştır. Optimum pH ve sıcaklık değerlerini belirlemek için farklı pH değerlerinde (4.5-9.0) ve farklı sıcaklık aralığında (10-45◦C) üç farklı substrat kullanılarak aktivite ölçümleri yapılmıştır. Arap kızı PPO enziminin farklı substratlara karşı KM ve Vmax değerleri Linewear-Burk yöntemi ile katekol substratı için 50 mM ve 2500 U/mLdak; 4-metil katekol substratı için 2 mM ve 2000 U/mLdak; pirogallol substratı için 6 mM ve 10000 U/mLdak olarak bulunmuştur. Pirogallol substratının Arap kızı PPO enzimi için en uygun substrat olduğu belirlenmiştir. Pirogallol substratı için optimum pH 8.5 ve optimum sıcaklık 10◦C olarak bulunmuştur. Saflaştırılan PPO enziminin üç farklı kile (kırmızı, yeşil ve beyaz) immobilizasyonu gerçekleştirilmiştir. PPO enziminin immobilize edildiği ve ölçüm sırasında eklendiği serbest enzim için inhibisyon tipleri, IC50 ve Ki değerleri belirlenmiştir. Hem immobilize enzim hem de serbest enzim için en etkili inhibitörün beyaz kil olduğu belirlenmiştir.
Isparta Eğirdir bölgesi elma bahçelerinde Akdeniz meyvesineği Ceratitis capitata (Wiedemann) (Diptera: Tephritidae)'ne karşı bazı entomopatojen fungusların laboratuvar ve arazi koşullarında uygulanarak etkinliklerinin belirlenmesi
Akdeniz meyve sineği (AMS), Ceratitis capitata (Wiedemann) (Diptera; Tephritidae çok sayıda önemli ticari meyve türlerinde zarar yapan ve ihracatta tolerans gösterilmeyen bir zararlı türüdür. Kimyasal mücadelenin olumsuzluklarının sık konuşulduğu bu dönemde biyolojik mücadele araştırmaları hız kazanmıştır. Böceklere bulaşarak popülasyonlarını baskı altında tutan entomopatojen funguslar üzerinde araştırmalar her geçen gün artmaktadır. Bu araştırma; Akdeniz meyve sineğinin son larva döneminin toprakta pupa olma özelliğinden faydalanarak, topraktan izole edilmiş yerel entomopatojen fungusların son dönem larvalar üzerindeki ölüm oranlarının saptanması amacıyla yapılmıştır. Denemede yerel olarak izole edilen 2 adet Beauveria bassiana izolatı ve 1 adet Isaria fumosorasea izolatı ve bunların 5 farklı dozu kullanılmıştır. 3. dönem Akdeniz meyve sineği larvalarına laboratuvar ortamında petri kaplarında ve steril toprak ortamında 5 farklı doz uygulanmıştır. Deneme verileri değerlendirildiğinde IFR isimli Isaria fumosorasea izolatı ile LD.2016 isimli Beauveria bassiana izolatının M6-4 izolatına oranla daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Bazı dozların döl verimini etkilediği görülmüştür. Yarı doğal arazi çalışmaları IFR ve LD.2016'nın en yüksek 3 dozu ile çalışılmıştır. Isparta ili Eğirdir ilçesinde zararlının biyolojisi takip edilemediği için sadece Antalya ilindeki 2020 ve 2021 yıllarında kurulan deneme alanından alınan veriler değerlendirilmiştir. 2020 yılında, IFR ve LD.2016 izolatlarının 108 konidi/mL konsantrasyonundaki ölüm oranları sırasıyla %65 ve %62, 107 konidi/mL ise , %60, %55 ve 106 konidi/mL ise %42 ve %35 olmuştur. 2021 yılı IFR ve LD.2016 izolatlarının 108 konidi/mL ölüm oranları sırasıyla, %60 ve %60 olurken, 107 konidi/mL ,%56 ve %55 ve 106 konidi/mL ise %40 ve %34 olmuştur. Yerel izolatların Akdeniz meyve sineği mücadelesinde kullanılabilme yeteneğinin olduğu düşünülmektedir.
Elma çeşitlerinde yapraktan potasyum ve kalsiyum uygulamalarının besin elementi içerikleri, meyve kalitesi ve verim üzerine etkisi
Çalışmada, 2 elma çeşidinde potasyum ve kalsiyum gübrelerinin ayrı ayrı ve birlikte yapraktan uygulama yapılarak, bu uygulamaların ağaçların meyve verimi, kalite ve besin elementi düzeyine etkilerini değerlendirmek ve öneriler geliştirmek amaçlanmıştır. Bu amaçla, Red Chief ve Golden Delicious çeşitleri kullanılmıştır. Deneme, üniversite bünyesinde olan elma bahçesinde yürütülmüştür. Yaprak analizleri (N, P, K, Ca, Mg, Fe, Cu, Zn, Mn); SPAD ölçümü, pomolojik analizler (meyve ağırlığı, meyve eni, meyve boyu, meyve kabuk rengi, meyve eti sertliği), verim hesaplaması yapılmıştır. Sonuçlara göre çeşitler ve uygulamalar bakımından değerlendirildiğinde N, P önemli bulunmazken, K, Ca ve Mg içeriklerinin Golden Delicious çeşidinde Red Chief çeşidine göre önemli ve fazla bulunduğu belirlenmiştir. Ortalama değerlere göre Fe dışındaki mikro elementlerin (Cu, Mn ve Zn) Red Chief çeşidinde Golden Delicious çeşidine göre daha fazla alındığı tespit edilmiştir. En, boy ve ağırlık bakımından çeşitler arası farkı önemli bulunmuş, ancak uygulamaların önemsiz olduğu görülmüştür. Sertlik bakımından ise çeşitler arası fark önemsiz olurken uygulamalar arasındaki fark önemli bulunmuştur. Kabuk rengi bakımından, Golden Delicious çeşidi Red Chief çeşidine göre daha yüksek değerlere sahip olduğu belirlenmiştir. Çeşitler arasında SPAD değerinin ise Red Chief çeşidi, Golden Delicious elma çeşidine göre daha yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak, benzer iklim ve toprak koşullarında potasyumlu ve kalsiyumlu gübrelerin ayrı ayrı veya birlikte yapraktan uygulanması durumunda elmanın verim, kalite ve besin elementi içeriğini artırmak için çeşide göre uygun gübre uygulamasının önemli olduğu ortaya konmuştur. Toprakta yeterli miktarda potasyum ve kalsiyum olsa dahi yapraktan %1 Ca + %1 K uygulama ile meyve kalitesi ve verimde artışın olabileceği belirlenmiştir.
Bazı elma çeşitlerinde hasat sonrası kuşburnu esansiyel yağı ve kalsiyum klorür uygulamasının muhafaza süresi ve meyve kalitesine etkisi
Bu çalışmada, 'Starkrimson Delicious', 'Golden Delicious' ve 'Granny Smith' elma çeşitleri meyvelerinde derim sonrası kalsiyum klorür (CaCl2), kuşburnu esansiyel yağı (KEY), ve CaCl2 ile KEY'ının kombinasyon şeklindeki yenilebilir kaplama uygulamalarının meyvelerin depo ömrü ve depolama boyunca meyve kalitesi üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla, meyveler derim sonrası 4 gruba ayrılmış, 1. gruptaki kontrol meyveleri saf suya daldırılmış, 2. gruptaki meyvelere %1.5 CaCl2, 3. gruptaki meyvelere %2 KEY ve 4. gruptaki meyvelere de CaCl2 (%1.5) ile KEY'nın kombinasyon (%2) şeklindeki yenilebilir kaplama uygulamaları yapılmıştır. 'Starkrimson Delicious' çeşidinde en düşük ağırlık kaybı (%2.59) CaCl2 + KEY kombine uygulamasında, 'Golden Delicious' çeşidinde (%0.80) KEY uygulamasında saptanmıştır. 'Starkrimson Delicious' ve 'Golden Delicious' çeşitlerinde depolama sonunda en yüksek meyve eti sertliği (sırasıyla 7.90 ve 6.05 lb) KEY uygulamasından elde edilmiştir. 'Granny Smith' çeşidinde KEY uygulaması (%56.48) meyve sertliğini diğer uygulamalara göre daha iyi korumuştur. 'Starkrimson Delicious' ve 'Granny Smith' çeşitlerinde titre edilebilir asitlik kaybı en az (sırasıyla %8.20 ve %40.21) CaCl2 uygulamasında, 'Golden Delicious' çeşidinde KEY uygulamasında (%21.9) olmuştur. 'Starkrimson Delicious' ve 'Granny Smith' çeşitlerinde depolama sonunda en düşük solunum hızı KEY uygulamasında (sırasıyla 43.02 ve 44.64 µLCO2/kg.s), 'Golden Delicious' çeşidinde CaCl2 + KEY kombine uygulamasında (35.27 µLCO2/kg.s) kaydedilmiştir. 'Starkrimson Delicious' ve 'Granny Smith' çeşitlerinde meyve kabuğu rengini ve canlılığını en iyi koruyan uygulama KEY olmuştur. Sonuç olarak tüm bu parametreler incelendiğinde 'Starkrimson Delicious', 'Golden Delicious' ve 'Granny Smith' elma çeşitleri meyvelerinde derim sonrası CaCl2, KEY, ve CaCl2 ile KEY'nın kombinasyon şeklindeki yenilebilir kaplama uygulamalarının depolama boyunca meyvelerin kalite özelliklerinin korunmasında olumlu katkılarının olduğu saptanmıştır.
Bazı organik uygulamaların elmada (Malus communis L.) meyve kalitesi ve biyokimyasal içeriklerine etkileri
Çalışmada, 'Jeromine' elma çeşidinde, tam çiçeklenme döneminde ağaçlara bitki büyümesini teşvik eden uygulamaların kalite ve biyokimyasal içerikler üzerine etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla ağaçlara, bitki büyümesini teşvik eden rizobakteriler (PGPR) (%3), alg ekstraktı (%15) ve Vermikompost (10 kg ağaç-1-%2) uygulanmıştır. Genel anlamda uygulamaların kalite özelliklerini arttırdığı ayrıca meyvelerde biyokimyasal içerikler üzerine pozitif etkilerde bulunduğu, toplam antioksidan, fenolik madde ve flavanoid içeriklerinde Kontrol uygulamasına göre artış sağladığı saptanmıştır. Çalışmada en yüksek meyve ağırlığı PGPR+Vermikompost uygulamasından (346.8 g), en yüksek meyve eni Vermikompost uygulamasından (82.32 mm), en yüksek meyve boyu Vermikompost+Alg uygulamasından (78.23 mm) ve en yüksek meyve eti sertliği (78.99 N) Alg uygulamasından elde edilmiştir. Alg uygulamasının biyokimyasal içerikler üzerine önemli derecede etkili olduğu, bu uygulamanın en yüksek toplam antioksidan aktivite (92.29 %inhibisyon mg 100g-1), toplam fenolik madde içeriği (121.72 mg GAE 100g-1) ve suda çözünebilir kurumadde miktarı (SÇKM) (%14.10) içeriğine sahip olduğu belirlenmiştir. En yüksek flavonoid içeriği PGPR+Vermikompost+Alg uygulamasında (38.01 mg catechin 100g-1) saptanmıştır. En yüksek asitlik (pH) Kontrol uygulamasında (3.79), en yüksek titre edilebilir asitlik ise PGPR+Vermikompost+Alg uygulamasında (%0.40) saptanmıştır. Meyve renk değerlerinde en yüksek L* değeri Kontrol (48.38), en yüksek a* değeri Alg (24.76), en yüksek b* ve c* değeri PGPR+Alg (sırasıyla, 19.27-30.36), en yüksek h° değeri PGPR+Vermikompost+Alg (45.80) uygulamasından elde edilmiştir.
Soğukta depolama altındaki elmada hormon etkileşimlerinin gen ifadesi seviyesinde incelenmesi
Daha önceki çalışmalarda, meyve olgunlaşmasında yer alması potansiyel oksin/etilen etkileşimine ışık tutulmuş, ancak kısıtlı sayıda bulgu elde edilmiştir. Elmada depolama süresini ve meyve kalitesini arttırmak amacıyla yaygın olarak kullanılan etilen inhibitörü 1-MCP uygulamasıyla belirli gen ifadesi değişimlerinin incelendiği çeşitli çalışmalar mevcuttur. Ancak bu süreçte oksin metabolizmasının gen ifadesi seviyesinde incelendiği herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu çalışma ile, depolama altındaki elmada, farklı depolama dönemlerinde ve farklı hormon/hormon inhibitörü uygulamaları altında transkriptomun incelenmesi yoluyla hasat sonrası olgunlaşma sürecinin ve meyvedeki hormon etkileşimlerinin moleküler düzeyde karşılaştırmalı olarak incelenmesi ve incelenen parametreler dahilinde aydınlatılması hedeflenmiştir. Bu amaçla hasattan sonra 625 ppb 1-MCP (1-metilsiklopropen), 20 mg/L oksin, 0.5 g/L etilen ve 1 μg/L NPA (1-N-naftilfitalamik asit) uygulanan meyveler ve hiçbir hormon/hormon inhibitörü uygulanmamış kontrol grubu meyveleri 6 ay süreyle depolamaya alınmıştır. Depolama süresi boyunca 1. gün, 3. ay ve 6. ayda alınan örneklerden RNA izolasyonu gerçekleştirilmiş, ERF, Aux/IAA, NAC ve EIN3 genlerinin ifadeleri incelenmiştir. İfade analizleri sonucunda, oksin ve oksin inhibitörü NPA uygulamasının etilen ile ilişkili bazı ERF genlerinin ifadesini arttırdığı görülmüştür. Etilen uygulaması Aux/IAA geninin ifadesini 1. günde arttırmış, 3. ayda ve 6. ayda azaltmıştır. Etilen inhibitörü 1-MCP uygulaması ile Aux/IAA geninin ifadesi azalmıştır. NPA ve 1-MCP inhibitörlerinin bir arada uygulaması Aux/IAA geninin ifadesini 1. günde ve 6. ayda arttırırken, 3. ayda azaltmıştır. ERF4 geni ise inhibitörlerin bir arada uygulaması altında ifade göstermemiştir. Bu çalışmada incelenen parametreler ile elde edilen bulgular, önceki çalışmalarda ışık tutulan potansiyel hormon etkileşiminin varlığını kanıtlar niteliktedir.
Farklı elle seyreltme uygulamalarının Fuji ve Granny smith elma çeşitlerinde meyve kalitesi ve verim üzerine etkisi
Bu çalışma Denizli ili Tavas ilçesi Kızılcabölük mevkisinde bulunan Ülkü Meyvecilik San. Tic. A.Ş'ye ait ticari elma bahçesinde 2021 yılında yapılmıştır. 'Granny smith' ve 'Fuji' elma çeşitlerinin elle seyreltme uygulamalarının bazı meyve kalite özellikleri (meyve boyu, meyve eni, tane ağırlığı, meyve eti sertliği, suda çözünür kuru madde miktarı, ağaç başına düşen verim, pH, titre edilebilir asitlik oranı, kabuk ve et renkleri) üzerine etkilerini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Kontrol grubu olarak hiç seyreltme yapılmayan bir uygulama kullanılmıştır. Her bir uygulamada 3 tekerrür bulunmaktadır. Araştırma sonuçları incelendiğinde meyve en (77.54 mm), meyve boy (71.61mm), tane ağırlık (217.6 g) ve verim (55.00 kg ağaç-1) bakımından en iyi sonuçları Granny smith elma çeşidi vermiştir. Sonuçlar uygulamalar açısından değerlendirildiğinde özellikle ağaç başına verim açısından 3 meyve uygulamasının daha iyi sonuç verdiği görülmektedir. Deneme sonucunda meyve seyreltme uygulamasının ticari elma bahçesinde meyvelerin kalite özellikleri ve verim üzerinde etkili olduğu saptanmıştır.
Karaman'da elma depolarında görülen önemli fungal hastalıklar ve biyolojik mücadelesi
Karaman ili ülkemizde elma üretiminin yanı sıra depolanması açısından da önemli bir yere sahiptir. Elma depolama sürecinde karşılaşılan fungal hastalıklara yönelik kimyasal uygulamalara alternatif mücadele arayışları giderek hız kazanmaktadır. Bu çalışmada, Karaman ili soğuk hava depolarındaki elmalarda görülen fungal hastalıkların tespiti yapılarak, en sık rastlanılan patojene karşı yine elmadan izole edilen epifitik antagonist etmenlerle biyolojik mücadelesi araştırılmıştır. Bu amaçla 2018-2019'da soğuk hava depolarına surveyler gerçekleştirilmiştir. Depolardan alınan çürümüş meyvelerden izole edilen etmenler arasında en sık karşılaşılan Penicillium spp. olmuş, bunu Botrytis cinerea ve Alternaria alternata takip etmiştir. Penicillium türlerinin morfolojik olarak tanılamaları yapılarak, P. digitatum, P. expansum ve P. italicum türleri olduğu saptanmıştır. Moleküler tanılama ile ITS ve β-tubulin genomik bölgelerine göre dizi analizleri gerçekleştirilerek türler doğrulanmıştır. Çalışmada kullanılan epifitik antagonistler soğuk hava depolarından alınan elmalardan izole edilmiş ve bu üç hastalık etmenine karşı in vitro etkinlikleri belirlenmiştir. Üç patojene de etkili bulunan iki epifitik antagonist seçilmiş, Aureobasidium pullulans ve Pantoea agglomerans olarak belirlenmiş ve antagonistlerin in vivo çalışmalarla etkinlikleri değerlendirilmiştir. A. pullulans üç Penicillium türüne karşı etkili olmakla birlikte lezyon gelişimini engellemede istatistiksel olarak fark görülmemiştir. P. agglomerans, P. italicum'un lezyon çapını azaltmada daha başarılı olmuştur. Sonuç olarak, in vivo denemeler sonucunda A. pullulans'ın Penicillium türlerinin meyvede meydana getirmiş olduğu lezyon çapını azatmada daha başarılı olduğu sonucuna varılmıştır.
Golden Delicious elma çeşidinde etilen, 1 -metilsiklopropen ve 1-n- naftilfitalamik asit uygulamalarının depolama boyunca meyve kalitesi üzerine etkisi
Çalışma 2021-2022 yıllarında Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü Derim Sonrası Fizyolojisi Laboratuvarı'nda yürütülmüştür. Çalışmada, Golden Delicious elma çeşidinde derim sonrası bazı uygulamaların meyve kalitesi üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu kapsamda elmalar 4 gruba ayrılarak ilk gruba, oda koşullarında 12 saat süreyle 625 ppb 1-MCP, ikinci gruba ise 3 dakika süre ile 0.5 g/L etilen uygulanmıştır. Üçüncü gruba, kombine uygulama için 3 dakika 1 μg/L 1-N-naftilfitalamik asit ve 12 saat süreyle 625 ppb 1-MCP uygulaması yapılmıştır. Kontrol grubu ise diğer uygulamalarda olduğu gibi 0.1%'lik Tween 20 içeren saf suya daldırılmıştır. 12 saat süreyle meyvelerin üzerindeki fazla suyun uzaklaştırılması sağlanmış, meyveler plastik kasalara yerleştirilmiş ve normal atmosfer bileşimine sahip soğuk odada; 0℃ ve %90-95 oransal nemde, 6 ay süreyle muhafaza edilmiştir. Depolama boyunca elmalarda kabuk rengi, ağırlık kaybı, solunum hızı, meyve eti sertliği, suda çözünebilir kuru madde (SÇKM), titre edilebilir asitlik (TEA), etilen üretim miktarı ve duyusal özelliklerdeki değişim belirlenmiştir. Raf ömrü çalışmaları için soğukta muhafazadan çıkartılan elmalar 7 gün boyunca 20ºC ve %60±5 oransal nemde bekletilerek aynı analizler yinelenmiştir. Çalışmada Golden Delicious elma çeşidinde 1 -MCP uygulamasının kalite kriterlerini önemli derecede koruduğu, NPA+1 -MCP uygulamasının 1-MCP'ye göre bariz üstünlüğünün bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, 1-MCP uygulanmış Golden Delicious elma çeşidinin 0℃ ve %90-95 oransal neme sahip normal atmosfer koşullarında 6 ay süreyle başarılı bir şekilde muhafaza edilebileceği görülmüştür
Eğirdir-boğazova elma bahçelerindeki damla sulama sistemlerinin hidrolik açıdan değerlendirilmesi
Bu çalışma Türkiye'nin en önemli elma üretim bölgelerinden biri olan Isparta ili Eğirdir İlçesi Boğazova'da bulunan Balkırı, Eyüpler, Kırıntı, Tepeli ve Yukarıgökdere köylerindeki elma bahçelerinde damla sulama sistemlerinin hidrolik performanslarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla belirtilen bu köylerde parseller büyüklük grupları göz önüne alınarak yöreyi temsil edecek şekilde toplam 58 adet parsel seçilmiştir. Seçilen bu parsellerde bulunan damla sulama sistemlerinde lateral debi değişimi (qdeg), lateral basınç değişimi (hdeg), damlatıcı debi değişim katsayısı (CV), Christiansen eşdağılım katsayısı (CU), dağılım üniformitesi (DU), damlatıcı debi üniformitesi (EU), istatistiksel eşdağılım (Us) ve sistem yayılım üniformitesi incelenmiştir. Araştırma sonucunda, lateral debi değişimi (qdeg) %9.1-55.6 arasında, lateral basınç değişimi (hdeg) %8.3-77.5 arasında, damlatıcı debi değişim katsayısı (CV) %6-53.5 arasında, Christiansen eşdağılım katsayısı (CU) %60.4-95.3 arasında, dağılım üniformitesi (DU), %34.4-92.6 arasında, damlatıcı debi üniformitesi (EU), %18.7-88.6 arasında, istatistiksel eşdağılım (Us), %46.5-94 arasında ve sistem yayınım üniformitesi (Eua) ise %35.4-90.0 arasında belirlenmiştir. Parsel gruplarının lateral debi değişimi (p<0.05) ve lateral basınç değişimi (p<0.01) üzerindeki etkisi önemli iken, diğer hidrolik parametreler üzerindeki etkisi önemsiz bulunmuştur.
Suda çözünebilir karbonhidrat kaynağı olarak elmanın yaş şeker pancarı posası silaj kalitesi üzerine etkisi
Bu çalışmada, buğday kepeği ile kuru madde oranı %25'e çıkarılan yaş şeker pancarı posasına %5 ve %10 oranında elma ilavesi ile hazırlanan yaş şeker pancarı posası silajının kalite parametreleri incelendi. Bu amaçla, yaş şeker pancarı posasının kuru maddesi %25 olacak şekilde buğday kepeği ilavesi yapıldıktan sonra, ağırlık esasına göre, farklı seviyelerde (%5 ve %10) elma (altın çekirdek) ilavesi yapılarak laboratuar siloları hazırlandı. Her gruptan 10 tekerrür hazırlanan cam kavanozlar 60 gün sonra açıldı. Silaj örneklerinde fiziksel ve kimyasal analizler yapıldı. Koku, dış görünüş ve renk bakımından yapılan puanlama sonucunda yaş şeker pancarı posası silajları "Pekiyi" olarak puanlandı. Elma katkısı ile silaj kuru maddesinin (KM) önemli derecede azaldığı (P<0.001) belirlendi. Silajlarda ham protein (HP) ve nötral deterjan lif (NDF) miktarlarının elma katkılı silajlarda kontrol grubuna kıyasla önemli derecede azaldığı (P<0.001); ham kül (HK), organik madde (OM) ve asit deterjan lif (ADF) miktarının ise elma katkısından istatistiksel olarak etkilenmediği belirlendi. Silajlara ait pH değerlerinin 3.89-4.04 aralığında olduğu; elma katkısı ile yaş şeker pancarı posası silajı pH'sının önemli derecede düştüğü belirlenmiştir (P<0.001). Silajlarda laktik asit (LA) miktarının %5 elma ilavesi ile önemli derecede azaldığı, asetik asit (AA) miktarının önemli derecede arttığı ve silajlara ait propiyonik asit (PA) ile bütirik asit (BA) miktarlarının ise oldukça düşük olduğu belirlendi. Elma katkılı silajların toplam azot içerisindeki amonyağa bağlı azot (NH3N-TN) oranlarının kontrol grubu silajlarına kıyasla önemli derecede arttığı (P<0.01), elma katkılı silajlarda ise NH3N-TN oranının istatistiksel olarak değişmediği tespit edilmiştir. Yaş şeker pancarı posasına katılan her iki seviyedeki elmanın yaş şeker pancarı posası silajının kalitesini iyileştirdiği ve elmanın yaş şeker pancarı posasına suda çözünebilir karbonhidrat kaynağı olarak katılabileceği sonucuna varıldı. Anahtar Kelimeler: Şeker Pancarı Posası Silajı, Buğday Kepeği, Elma, Silaj Kalite Parametreleri
Amasya elma çeşidinde uygulanan kimyasal ve organik gübrelerin meyve kalitesi üzerine etkileri
Bu çalışma Uşak ili Sivaslı ilçesinde bulunan Amasya elma çeşidinin bulunduğu kapama meyve bahçesinde yürütülmüş olup, kimyasal ve organik gübre uygulamalarının meyve kalitesi üzerine bazı pomolojik ve biyokimyasal özelliklerinde meydana gelen farklılıkların belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Yaprak gübresi (20.20.20) ve organik gübre (deniz yosunu) kullanımının etkisi her uygulamadan tesadüfen seçilen 30'ar adet meyve üzerinde ölçülerek belirlenmiştir. Pomolojik özellikler bakımından yapılan ölçümde meyve ağırlığı 157,53 gr ile 162,37 g; meyve boyu 68,04 mm ile 69,68 mm; meyve eni 71.4 mm ile 72,88mm; biyokimyasal özelliklerden fenolik madde 181,82 ppm ile 258,18 ppm; flavanoid madde 678,00 ppm ile 793,33 ppm; SÇKM oranı %14,00 ile %15,83 aralığında ölçülmüştür. Organik asit içeriklerinden okzalik asit 34,67 ppm ile 48,33 ppm; malik asit 9625,33 ppm ile 10393,66 ppm; askorbik asit 88,00 ppm ile117,67 ppm; tartarik asit 1388,33 ppm ile 2140,67 ppm; sitrik asit 787,33 ppm ile 1008,33 ppm; asetik asit 719,00 ppm ile 995,00 ppm aralığında ölçülmüştür.
Malatya yöresinde yetiştirilen mahalli elma genotiplerinin fenolojik, pomolojik ve bazı fitokimyasal özelliklerinin belirlenmesi
Bu çalışma 2020-2021 yılları arasında Malatya Turgut Özal Üniversitesi Elma- Armut Gen Kaynakları Parselinde bulunan Malatya yöresinde yetiştiriciliği yapılan elma genotipleri üzerinde yürütülmüştür. Çalışmamızda, Sarıkav, İngiliz Elma, Barguzu, N.Taş (Necati Taş) Elma, Tatlı Çıtlık Elma, Mayhoş Çıtlık Elma, Tokat Elma, Yazılı (Tavşan) Elma, Pat Elma, Ağ Elma, Şaban Elma, Karamemiş Elma genotiplerinin bazı fenolojik, pomolojik ve fitokimyasal özellikleri incelenmiştir. Çalışmamızda, Tomurcuk patlaması; 19 Mart-2 Nisan, tomurcuk kabarması; 11-27 Mart, tam çiçeklenme; 3-24 Nisan, çiçeklenme başlangıcı; 30 Mart-19 Nisan, çiçeklenme sonu; 11-28 Nisan, hasat olgunluğuna; 28 Temmuz-17 Eylül, tam çiçeklenmeden hasada kadar süreye; 106-161 gün aralıklarında, meyve ağırlığı; 59-49 g-164,23 g, meyve çapı; 55,22 mm-75,97 mm, meyve boyu; 39,93 mm–69,55 mm, meyve eti sertliği; 2,13 (kg /cm 2)-8,45 (kg /cm 2), L* değeri; 45,09-90,43, a* değeri;-9,09-43.64, b* değeri; 15,11-46,25, meyve çekirdek sayıları; 7,4 adet-10 adet, hacim değerleri; 94,8 cm3-168,4 cm3, pH değerleri; 3,45-4,8, SÇKM miktarı; 12,3-18,5, ağaç başına düşen ortalama verim; 10 kg-57,06 kg, gövde kesit alanı; 19,63 cm2-85,7 cm2, birim gövde kesit alanına düşen verim; 0.18 kg/cm2-1.35 kg/cm2; birim alana düşen verim; 92,59 kg/da-592 kg/da toplam fenolik madde miktarı; 558 mg/1000g GAE-950 mg/1000g GAE, Antioksidan aktivitesi; 871 mg TEAC/1000gr-1421 mg TEAC/1000gr, arasında değişim gösterdiği tespit edilmiştir. Yaptığımız çalışmamızda var olan yöresel elma genotiplerinin pomolojik ve fenolojik karakterlerini inceleyerek üstün özellikleri belirleyip ümitvar genotiplerin tespiti yapılmıştır. Yerel elma genotipleri arasından meyve iriliği bakımından İngiliz elma, meyve eti sertliği yönünden N.Taş elma, anaçlık olabilme özelliği bakımından Şaban elma genotipi öne çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Elma genotipi, fenolojik ve pomolojik özellikler
Kırmızı biber, elma ve pırasanın kurutulmasında infrared kurutma tekniğinin kullanılması
Bu çalısmada kırmızı biber, elma ve pırasanın kuruma eğrileri ve kuruma hızı üzerine infrared lamba gücünün ve hava hızının etkileri değerlendirilmis ve kuruma zamanı, özgül enerji tüketimi, renk (L, a, b, ?E, kroma, hue açısı), büzülme, rehidrasyon oranı ve askorbik asit (C vitamini) gibi bazı parametreler üzerine infrared lamba gücü ve hava hızının etkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıstır. Bu çalısma için infrared lambalarla çalısan bir kurutma düzeneği gelistirilerek tarım ürünlerinden kırmızı biber, elma ve pırasa dilimleri 3 farklı hava hızında ve 3 farklı infrared lamba gücünde (1,0; 1,5; 2,0 m/s hava hızı ve 300, 400 ve 500 W infrared lamba gücü) kurutularak denemeler gerçeklestirilmistir. Ürün kurutma süresi değerleri 1,0 - 2,0 m/s kurutma hava hızı aralığında ve 300, 400 ve 500 W infrared lamba güçlerinde sırasıyla kırmızı biber için 315-455 dak, 213-297 dak, 196-230 dak, elma için 198-274 dak, 171-261 dak, 137-170 dak ve pırasa için ise 305-341 dak, 195-244 dak, 183-241 dak değerleri arasında değismistir. Ürün kuruma süresi hava hızının artmasıyla artmıs, infrared lamba gücünün artmasıyla azalmıstır. Kırmızı biber, elma ve pırasa dilimlerin kurutulmasında infrared lamba gücünün artırılmasıyla her üç ürün kuruma hızı artıs göstermistir. Özgül enerji tüketim değerleri kırmızı biber, elma ve pırasa dilimleri için 1,0 - 2,0 m/s kurutma hava hızı aralığında ve 300, 400 ve 500 W infrared lamba güçlerinde sırasıyla kırmızı biber için 16,62-27,31 MJ/kg, 17,02-21,27 MJ/kg, 17,65- 19,51 MJ/kg, elma için 13,67-19,00 MJ/kg, 16,42-24,21 MJ/kg, 15,81-19,50 MJ/Kg ve pırasa için 19,18-19,15 MJ/kg, 15,01-22,56 MJ/kg, 18,02-25,84 MJ/kg değerleri arasında değismistir. Ürünün kurutulması için gerekli özgül enerji tüketimlerinin genel olarak hava hızının artmasıyla arttığı ve özgül enerjinin kuruma zamanı ve infrared lamba gücünün optimizasyonuna bağlı olduğu söylenebilir. Ürün büzüsme katsayıları kırmızı biberde sabit infrared lamba gücünde hava hızının artmasıyla azalmıs, pırasada ise düzgün bir değisim değeri elde edilememistir. Aynı ürünlerin rehidrasyon değerlerinin kırmızı biberde hava hızının artırılmasıyla düstüğü, infrared lamba gücünün artırılmasıyla yükseldiği görülmüs, elma dilimlerinde ise hız ve gücünün değismesiyle rehidrasyon değisimlerinde tekdüze değiskenlikler görülmemistir. Ürünlerin kurutma öncesi ve sonrasında yapılan renk ölçümlerinde, renk değerleri arasında küçük farklılıklar olduğu saptanmıstır. Anahtar Kelimeler: ?nfrared kurutma, kuruma eğrisi, kuruma hızı, özgül enerji, rehidrasyon, kırmızı biber, pırasa, elma
Çanakkale yöresi elma bahçelerinde karaleke hastalığı etmeni Venturia inaequalis'in bazı fungisitlere duyarlılıkları ve alternatif savaşım yöntemleri üzerinde araştırmalar
Çanakkale İlinde iklim koşullarının uygun olduğu yıllarda karaleke hastalığı (Venturia inaequalis) epidemi yapmakta ve üreticiler hastalığa karşı yoğun fungisit uygulaması yapmaktadırlar. Bu çalışmada Çanakkale'nin dört farklı lokasyonundan elde edilen 20 V. inaequalis izolatının Siterol Biosentezi Engelleyicilerinden hexaconazole, Strobulirinlerden trifloxystrobin ve Trichloromethylthiocarboxamide'lerden captan'a karşı duyarlılıkları in vitro'da test edilmiştir. Ayrıca in vivo'da hexaconazole ve trifloxystrobin'in tek başlarına ve alternatif maddeler potasyum sorbat ve eugenol ile karışımlarının biyolojik etkinlikleri hastalığa karşı araştırılmıştır.V. inaequalis izolatları ED50 değerlerine göre captan'da 7 izolat 0,01-0,03 µg/ml, 12 izolat 0,03-0,1 µg/ml ve 1 izolat 0,1-0,3 µg/ml doz aralığında; hexaconazole'de 6 izolat 0,01-0,03 µg/ml, 13 izolat 0,03-1 µg/ml ve 1 izolat 0,1-0,3 µg/ml aralığında ve trifloxystrobin'de 12 izolat 0,01-0,03 µg/ml, 8 izolat 0,03-0,1 µg/ml yer almıştır. İzolatlar MIC değerlerine göre ise captan'da 5 izolat 0,3-1 µg/ml, 9 izolat 1-3 µg/ml, 6 izolat 3-10 µg/ml; hexaconazole'de 5 izolat 1-3 µg/ml, 15 izolat 3-10 µg/ml ve trifloxystrobin'de 8 izolat 0,3-1 µg/ml, 10 izolat 1-3 µg/ml, 2 izolat 3-10 µg/ml doz aralığında yer almıştır. In vitro çalışmaları V. inaequalis'in hexaconazole, captana ve trifloxystrobin'e karşı duyarlılıklarının azaldığını ortaya koymuştur.Hexaconazole ve trifloxystrobin ile yapılan biyolojik etkinlik denemesinde hastalık basıncının çok yüksek olması nedeniyle (kontrolde hastalık şiddeti %92.01) fungisitler beklenen performansı ortaya koyamazken, alternatif maddeler fungisitlerle karışımlarında beklenen sinerjist etkiyi gösterememişlerdir. Hexaconazole karaleke hastalığına karşı %52,1, trifloxystrobin %69,7, hexaconazole + eugenol %46,7, hexaconazole + potasyum sorbat %48,9, trifloxystrobin + potasyum sorbat %69,9 ve trifloxystrobin + eugenol %67,0 etkililik göstermiştir. Potasyum sorbat %9,6 ve eugenol %24,0 ile çok düşük etkililik ortaya koymuşlardır.Araştırma sonuçları Çanakkale Yöresi elma bahçelerinde V. inaequalis'in kullanılan fungisitlere karşı duyarlılığın giderek azaldığını, fungisit dayanıklılığının sürekli izlenerek, hastalığa karşı savaşımda yeni stratejilerin geliştirilmesi gerektiğini göstermiştir.
Çanakkale ili elma bahçelerindeki entomopatojen nematod faunasının belirlenmesi ve elma iç kurdu (Cydia pomonella, Linnaeus) (Lepidoptera: Tortricidae)'na karşı laboratuvarda etkinliklerinin araştırılması
Bu çalışma ile Çanakkale İli ve ilçelerindeki elma bahçelerine yapılan sörveyler ile entomopatojen nematod faunası belirlenmiş ve elde edilen izolatların laboratuvarda elma iç kurdu larvaları Cydia pomonella (Lep.: Tortricidae) üzerindeki etkinlikleri araştırılmıştır. Çanakkale İli ve ilçelerindeki elma bahçelerinden 2009 Haziran ayında toplam 596 toprak örneği alınmıştır. Entomopatojen nematodlar topraktan tuzak konukçu kullanılarak elde edilmiştir. Tuzak konukçu olarak son dönem Galleria mellonella (Lep.: Pyralidae) larvaları kullanılmıştır. Alınan 596 toprak örneğinin 57 adedinde entomopatojen nematod varlığı tespit edilmiştir. Elde edilen entomopatojen nematod izolatlarının bazı morfolojik özellikleri belirlenmiş ve morfometrik ölçümler doğrultusunda tür teşhisleri yapılmıştır. Morfometrik ölçümleri yapılan 57 izolattan 25'inin Steinernema feltiae, 32'sinin ise Heterorhabditis bacteriophora türüne ait olduğu tespit edilmiştir.Elma bahçelerinden alınan toprak örneklerinden elde edilen entomopatojen nematodların elma iç kurdu larvaları üzerindeki etkinliğini araştırmak amacı ile yapılan çalışma 12 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Dört farklı sıcaklık (10, 15, 20 ve 25 oC) ile üç farklı uygulama yoğunluğunun (100, 200 ve 400 IJ/larva) kullanıldığı deneme yedinci günün sonunda sonlandırılmıştır.Etkinlik denemeleri için elde edilen entomopatojen nematod izolatlarından 7 S. feltiae ve 7 H. bacteriophora izolatı kullanılmıştır.H. bacteriophora ve S. feltiae izolatları ile yapılan uygulamalarda 10 oC'de, elma iç kurdu larvalarında meydana gelen ölüm oranı uygulama yoğunluğunun artmasına bağlı olarak artmıştır. Ancak düşük sıcaklıklarda S. feltiae'nin elma iç kurdu larvalarında meydana getirdiği ölüm oranı H. bacteriophora'ya oranla daha yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak sıcaklık arttırıldığında, kullanılan her iki türün de elma iç kurdu larvalarındaki ölüm oranını arttırdığı belirlenmiştir.Anahtar sözcükler: Steinernema feltiae, Heterorhabditis bacteriophora, Cydia pomonella, fauna, etkinlik.
Farklı ön işlemler uygulanarak vakum altında kurutulan küp kesim elmaların kuruma karakteristiklerinin ve bazı kalite özelliklerinin belirlenmesi
Bu çalışmada, baharatlı saf su ve sakkaroz çözeltilerine daldırılarak etüv (75°C'de atmosferik basınçta 9 dk) ve vakum impregnasyon (75°C'de 600 mbar 9 dk) ön işlemleri ile hazırlanan elma örneklerinin, vakum altında kurutulması (75°C'de 100, 200 ve 300 mbar) ile sağlıklı bir atıştırmalık ürününün elde edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla üretilen elma küplerinin kurutma kinetikleri ile birlikte fizikokimyasal özellikleri ve biyoaktif bileşenleri incelenmiştir. Kurutulmuş elma küplerinin L*, a* ve b* değerleri sırasıyla 50,64 - 65,28; 0,93 - 9,85 ve 26 - 62,41 aralığında bulunmuştur. Kurutulan örneklerin toplam fenolik madde miktarı (TFM) ve toplam antioksidan kapasite (TAK) değerleri taze elmaya göre artış göstermiştir. Kurutulmuş elmaların TFM miktarları 124,70 - 174,5 mg GAE/ 100 g kuru madde (km) arasında değişirken; TAK miktarları DPPH, FRAP ve CUPRAC yöntemleri için sırasıyla 5,17 - 5,69 µmol troloks/g km, 9,5 - 18,77 µmol troloks/g km ve 9,23 - 65,17µmol troloks/g km arasında değişim göstermiştir. Örneklerin kurutma kinetikleri incelendiğinde en kısa kurutma süresinin, 240 dk ile VI-SA-100 (vakum impregnasyon ön işlemi 75°C'de/ 600 mbar'da baharatlı sakkaroz çözeltisine daldırma olan ve 75°C/ 100 mbar vakumda kurutulan örnek) örneğinden elde edildiği görülmüştür. Uygulanan matematiksel modelleme sonuçlarına göre R2, RMSE ve χ2 değerleri sırasıyla 0.8265 - 0.9993, 0.004422 - 0.095429 ve 0.000345 - 0.121394 aralığında saptanmış olup, elma küplerin kurutulmasına uyan en iyi modellerin Page, Modifiye Page ve Wang ve Sing olduğu belirlenmiştir.
Endüstriyel üretimde nar ve elma posalarının değerlendirilmesi
Ülkemiz meyve ve meyve suyu üretim ve tüketimi açısından oldukça önemli bir yerdedir. Bu sektörden elde edilen posaların değerlendirilerek ekonomiye kazandırılması maddi olarak, atılmasıyla oluşacak çevre kirliliğinin önlenmesi insani olarak önem taşımaktadır. Çalışmada meyve suyu üretim sektöründen elde edilen nar ve elma posalarının 50, 60, 70 ve 80°C sıcaklık ve 2±0,1 m/s sabit hava hızı ile kurutulması gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar on adet matematiksel modele uyarlanmış ve bu modellerden Midilli vd. matematiksel modelinin en uygun tahminleri verdiği görülmüştür. Nar ve elma posaları difüzyon katsayısı değerleri 1,22x10-10 ile 4,40x10-10m2/s arasında değişmiştir. Aktivasyon enerjisi değerleri ise nar posası için 39,67 kJ/mol, 29,65 kJ/mol olarak bulunmuştur. Nar ve elma posaları nemli ve kuru örneklerinin içerik analizleri yapılmıştır. Sonuçlar her iki posanın diyet lif miktarı açısından zengin olduğunu göstermiştir. Ayrıca her iki posada farklı miktarlarda vitamin, yağ, mineral içermektedir. Elde edilen bu sonuçlara ve daha önce yapılan literatür çalışmalarına dayanarak posaların ülke ekonomisine hangi yönden katılabileceği önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Nar posası, elma posası, kurutma
Kurutulmuş elma cipsi üretim tekniği üzerine araştırma
Kurutulmuş elma cipsi üretiminde değişik çözelti kullanımının bazı ürün nitelikleri üzerinde etkileri araştırılmıştır. Materyal olarak Amasya, Golden delicious ve Starkrimson delicious çeşitleri kullanılmıştır. Kalınlığı 1.6 mm olan halkalar şeklinde dilimlenen elmalar kurutma işleminden önce kükürtdioksit (S02), sitrik asit (SA), askorbik asit (AA), eritorbik asit (EA) çözeltileri ile "SA+AA" ve "SA+EA" çözelti karışımları içinde bekletilmişlerdir. Kurutma işlemi kesikli çalışan sıcak hava akımlı dehidratörde 75°C'de yapılmıştır. Kurutulan elmalar ambalajlanarak 8 ay süre ile oda sıcaklığında depolanmıştır. Depolama süresince kuru elma cipslerinin; Hunter değerleri, esmerleşme düzeyleri, toplam fenolik madde, L-askorbik asit, toplam ve invert şeker, toplam asit, toplam kuru madde içerikleri, kırılganlık değerleri, rehidrasyon kapasiteleri ve duyusal özellikleri belirlenmiştir. Kurutulmuş elma cipsi örnekleri içerisinde en açık renge S02 çözeltisine daldırılarak kurutulanlar sahip olmuştur (Hunter L değerleri 78.52- 83.43). SA, AA ve EA çözeltilerinin kurutulan örneklerin rengini koruyucu etkisinin olmadığı, bazı çeşitlere ait örneklerde kontrol grubu ile benzer veya daha olumsuz etkisinin olduğu belirlenmiştir. "SA+AA" ve "SA+EA" çözeltilerine daldırılan dilimlerden elde edilen cipsler sadece Golden çeşidinde olumlu sonuç vermiştir. Hunter değerleri ile duyusal değerlendirme sonuçlan benzerlik göstermiştir. Yapılan analizler sonucunda taze elma rengine en yakın örneğin Golden çeşidine ait olduğu belirlenmiştir. En yüksek kuru elma cipsi veriminin Golden çeşidine ait olduğu bulunmuştur. En gevrek yapılı ve rehidrasyon kapasitesi en yüksek cipslerin Amasya çeşidine ait olduğu belirlenmiştir. Duyusal değerlendirmede en çok Golden çeşidine ait cipsler beğenilmiştir. Anahtar Kelimeler: Elma, Elma Kurutma, Esmerleşme, Askorbik Asit, Kükürtdioksit
Elma phyllosphere mikoflorası'nın karaleke hastalığı etmeni Venturia inaequalis (Cke.) wint.'e antagonistik etkilerinin saptanması
Bu çalışmada elma karaleke hastalığı etmenine {Venturia inaequalis (Cke.) Wint.)'duyarlılıklan farklı Granny Smith, Starkspur Golden ve Starkrimson elma çeşitlerinin yapraklarından periyodik aralıklarla yapılan 5 izolasyonun sonucunda 43 farklı fungus tür veya izolatlan saptanmıştır. Elma fillosferinde Cryptococcus (beyaz maya), Sporobolomyces (pembe maya), Alternaria, Penicillium, Cladosporium, Epicoccum, Heterosporium, Papularia, Peyronellaea ve Papularia fungal türleri belirlenmiştir. Yaprak yüzey mikroorganizmaları suda süspanse edilerek cm2 yaprak yüzeyindeki fungal populasyon hesaplandığında her üç elma çeşidinde de Aurebasidium ve Cryptococcus türlerinin toplam fungus populasyonunun büyük bir kısmını oluşturduğu görülmüştür. In vitro' da. V. inaequalis' 'in miseliyal gelişimini değişik antagonistik yöntemlere göre en iyi inhibe ettiği saptanan fungus izolatlan Cryptococcus (A21), Sporobolomyces (A3), Penicillium (A8, Ali) ve Papularia (Al) türleri olmuştur. İkili kültür çalışmalarının sonucunda Cryptococcus, Sporobolomyces, Alternaria altenata, Papularia ve Epicoccum türlerinin ürettikleri uçucu antibiyotiklerin V. inaequalis' m. miseliyal gelişimini %100 inhibe ederek diğer izolatlara göre daha etkili oldukları saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Venturia inaequalis, Mikoflora, Fungal Antagonizm, Elma, İkili Kültür
Pozantı-Kamışlı Vadisinde yetiştirilen ülkemiz önemli elma çeşitlerinin derim zamanlarının saptanması ve soğuk depolarda muhafazası
166 7. ÖZET 1993 ve 1994 yıllarında yürütülen bu çalışmada Pozantı-Kamışlı Vadisinde yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan ve ülkemiz ekonomisi açısından büyük öneme sahip standart elma çeşitlerimizden Golden Delicious, Stark Spur Golden Delicious, Granny Smith, Starking Delicious ve Starkrimson elmalarında en uygun derim zamanı saptanarak, muhafaza sürelerini uzatmak ve depolanan meyvelerde kaliteyi artırmak amaçlanmıştır. Meyve iriliği (ağırlık, çap ve yüksekliği), çekirdek evi etilen miktarı, meyve eti sertliği, nişasta düzeyi, SÇKM ve bu 3 kritere bağlı olarak hesaplanan olgunluk indeksi, titre edilebilir asit miktarı ve meyve suyu pH'sına göre sırasıyla 3 farklı derim zamanı gözönüne alınarak meyveler derilmiş ve soğukta muhafaza denemelerine alınmışlardır. Meyveler ilk yıl PE, 2. yıl ise Fresha-Pac modifıye atmosfer torbalarına konularak muhafaza edilmişlerdir. Muhafaza çalışmaları sırasında ise meyvelerde aylık ağırlık kaybı, meyve eti sertliği, nişasta düzeyi, SÇKM ve bu 3 kritere bağlı olarak hesaplanan olgunluk indeksi, titre edilebilir asit miktarı ve meyve suyu pH'sına ait analizler yapılmış, analizler sonucunda aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir. 1. Depolama süresince ağırlık kayıpları depolama süresini ve kalitesini etkileyen en önemli faktörlerdendir. Denemeye aldığımız tüm çeşitlerde ağırlık kayıpları % l'in altında kalmıştır. Plastik torbalar ağırlık kayıplarım büyük ölçüde azaltmış, Fresha-Pac torbalan özelikle Granny Smith çeşidinde meyve kabuk zemin renginde açılmalara neden olmuştur. 2. Meyve eti sertliğindeki azalma depolama süresince devam etmiştir. Golden Delicious, Stark Spur Golden Delicious, Granny Smith, Starking Delicious ve Starkrimson elmalarında meyve eti sertliğindeki azalma depolama süresini ve kalitesini etkileyen önemli bir özeliktir. 3. Depolama süresince karbonhidratlardaki değişimi saptamak amacıyla, meyve yüzeyindeki nişasta dağılımı gözlenmiştir. Tüm çeşitlerde depolama süresi ilerledikçe meyve yüzeyindeki nişastalı alanların büyüklüğü azalmıştır. 4. Tüm çeşitlerde yıllara göre farklı değerlerde gerçekleşen asitlik değeri depolama süresi ilerledikçe azalmıştır. 5. SÇKM içeriğinde muhafaza süresince artışlar gözlenirken olgunluk indeksinde azalmalar meydana gelmiştir.167 6.Meyve suyu pH'sı depolama süresinin ilerlemesiyle artış göstermiş, yıllara ve derim zamanlarına göre farklı olarak gerçekleşen bu artış asitlik değerlerinin düşüşüne bağlı olarak gelişim göstermiştir. 7.Ülkemizde ilk defa derim zamanının tayininde çekirdek evi etilen miktarı ve meyve eti sertliği, nişasta düzeyi ve SÇKM gibi derim zamanının tayininde önemli yeri olan bu 3 kritere bağlı olarak hesaplanan olgunluk indeksinin derim zamanının tayininde kullanılabileceği saptanmıştır. 8.Optimal derim zamanı Golden Delicious, Stark Spur Golden Delicious, Starking Delicious ve Starkrimson çeşitleri için 27 eylül-5 ekim, Granny Smith çeşidi için ise 5-12 ı ekim (2. derim zamanı) olarak saptanmıştır. Bu tarihler yıllara göre ekolojide meydana gelen farklılıklardan etkilenebileceği için optimal derim zamanını tayin etmede daha uzun süreler çalışmalar yapılmalıdır. 9.Denemede kullandığımız çeşitler makinalı soğutmalı depoda l°C'de % 85-90 oransal nemde 3-4 ay başarılı bir şekilde muhafaza edilmişlerdir. Muhafaza süresinin ilerlemesiyle depodan çıkarılan meyvelerin görünüşlerinin güzel olmasına rağmen manav ömrü araştırılan meyvelerde superficial scald, Starking Delicious ve Starkrimson çeşitlerinde ise buna ek olarak unlulaşma göze çarpmakta bu da meyvelerin daha uzun süre muhafaza edilebilme imkanını ortadan kaldırmaktadır. 10.Makinalı soğutmalı depodaki muhafaza süreleri Starking Delicious için 2-3 ay öteki çeşitler için ise 3-4 aydır. 11.Yaptığımız çalışmada depolama sırasında fizyolojik ve mantarsal nedenli bozulmalar bakımından bir sorunla karşılaşılmamıştır. 12.Yapmış olduğumuz bu çalışmanın sonucunda çekirdek evi içsel etilen miktarı, meyve eti sertliği, nişasta düzeyi ve olgunluk indeksinin derim zamanını doğru olarak tayin etmede kullanılabileceği saptanmıştır. 13.Optimum derim zamanı için Golden Delicious, Stark Spur Golden Delicious, Granny Smith, Starking Delicious ve Starkrimson elmalarında meyve eti sertliği 15.8-17.5 Ib, 15.8- 17.0 Ib, 17.3-19.2 Ib, 16.6-17.4 Ib ve 16.6-17.1 Ib arasında olmalıdır. 14.Optimum derim zamanı için Golden Delicious, Stark Spur Golden Delicious, Granny Smith, Starking Delicious ve Starkrimson elmalarında nişasta düzeyi 3.6-6.5, 5.0-6.5, 2.5- 3.9,2.9-4.5 ve 2.9-5.0 arasında olmalıdır...
Yumuşak çekirdekli meyve ağaçlarında gövde zararlanmalarına neden olan viral etmenlerin biyolojik, serolojik ve moleküler yöntemlerle saptanması ve karakterizasyonu
Bu çalışma Adana, Kahramanmaraş, Mersin, Niğde ve Osmaniye illerinde bulunan elma, armut ve ayva alanlarında 2006-2009 yılları arasında yürütülmüştür. Çalışmanın amacı; yumuşak çekirdekli meyve ağaçlarında zararlı Elma Gövde Çukurlaşma (Apple stem grooving capillovirus: ASGV) ve Elma Gövde Yivleşme (Apple stem pitting foveavirus: ASPV) virüs hastalıklarının saptanması, elde edilen izolatların karakterizasyonu ve bazı elma çeşitlerinin bu hastalıklara karşı reaksiyonlarının belirlenmesidir. Sürvey çalışmaları sonucunda 134 bahçeden alınan 619 elma, armut ve ayva örneğinin %18,41 oranında bu hastalık etmenleri ile enfekteli olduğu ELISA testi ile belirlenmiştir. Hastalık etmenlerinin bulunma oranı sırasıyla ASPV % 10,34, ASGV %5,49 ve ASPV+ASGV % 2,58, konukçu türlerin enfeksiyon oranları ise armut % 19,35, elma %18,33 ve ayva %17,39 şeklinde tespit edilmiştir. Bu hastalık etmenlerinin varlığı moleküler ve biyolojik yöntemlerle de doğrulanmıştır. Sürvey alanlarında yapılan makroskobik gözlemler sonucunda bu hastalıkların konukçuları üzerinde bazı belirtiler meydana getirdiği ve özellikle ASPV'nin ayva ve armut üzerinde ekonomik zarara neden olduğu tespit edilmiştir. Karakterizasyon çalışmaları sonucunda ASPV ve ASGV hastalık etmenlerinin konukçularına göre farklı biyolojik karakterlere sahip oldukları, karışık enfeksiyon halinde bulundukları durumlarda daha tahripkar seyrettikleri, fakat moleküler düzeyde izolatlar arasında büyük bir fark olmadığı belirlenmiştir. Çeşit reaksiyon denemesi çalışmalarında, bu hastalık etmenlerinin bazı ticari elma çeşitlerinin gövde çapında ve odun dokusu kuru ağırlığında azalmaya, dal açılarında ise genişlemeye neden oluduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bu etmenlerin bazı ticari elma çeşitlerinde floem nekrozu ve dallarda şişkinlik şeklinde belirtilere de yol açtığı gözlenmiştir.
Antep fıstığı SSR lokuslarından yeni ISSR primerlerinin geliştirilmesi
Bu çalışmada, antepfıstığında dört farklı motif ile zenginleştirilerek oluşturulan genomik kütüphanenin kullanılmasıyla ortaya çıkan SSR lokuslarından yeni ISSR primerlerinin antepfıstığı, ceviz, elma, kayısı ve kiraz türlerinde test edilmesi ile geliştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada herbir türden sekiz çeşit veya genotip ile birlikte yeni dizayn edilen 137 adet ISSR primeri kullanılmştır. British Columbia üniversitesi tartafından geliştirilen 36 ISSR primeri de karşılaştırma amaçlı kullanılmıştır. Yeni geliştirilen ISSR primerleri ile antepfıstığında, 618'i polimorfik olmak üzere toplam 791 bant, cevizde 395'i polimorfik olmak üzere toplam 613 bant, elmada, 496'sı polimorfik olmak üzere toplam 696 bant, kayısıda, 429'u polimorfik olmak üzere toplam 666 ve kirazda ise 281'i polimorfik olmak üzere toplam 514 bant elde edilmiştir. Elden edilen toplam bant sayısı ve polimorfizm seviyesi bakımından yeni geliştirilen ISSR primerleri UBC primerleri ile benzer özellik göstermişlerdir. Sonuç olarak, bu çalışma yeni geliştirilen ISSR primerlerinin çeşit tanımlanmasında, genetik kaynakların karakterizasyonunda, markör geliştirmede ve genetik haritalamada kullanılabileceğini göstermiştir.
Türkiye'nin elma ihracatı ve Isparta Eğirdir Bölgesi'nin incelenmesi
Bu çalışmada Türkiye'nin elma ihracatı ve Isparta Eğirdir Bölgesi'nin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında detaylı bir araştırma gerçekleştirilmiştir. TÜİK, FAO, USDA gibi veritabanlarından elma üretimi, elma verimi, elma ticareti, elma ithalat ve ihracatına ilişkin veriler alınmıştır. Toplanan verilerin güncel olmasına özen gösterilmiş ve bu veriler tablolaştırılarak yorumlanmıştır. Çalışmada çeşitli makale, tez, rapor gibi yerli yabancı internet kaynaklarından faydalanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde elmanın tanımı, bitkisel özellikleri gibi bilgilere yer verilmiş ve detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Dünya ve Türkiye elma ticaretine güncel veriler incelenmiştir. İncelenen veriler sonucunda, dünya elma ihracat ve ithalatında öncü olan ülkeler, üretim alanları, üretim verileri gibi bilgiler detaylı bir şekilde belirtilmiştir. Bununla birlikte Türkiye'deki elma üretim alanları, elma verimi, elma ticaretinde ön plana çıkan şehirler açıklanmıştır. Türkiye'de elma üretiminde önem teşkil eden şehirlerin başında Isparta'nın geldiği ve Isparta'yı Niğde, Karaman gibi şehirlerin takip ettiği görülmüştür. Elma üretimi için oldukça verimli toprağa sahip olan Türkiye'nin ihracat alanında diğer dünya ülkelerine göre geri planda kaldığı da dikkat çekmiştir. Anahtar Kelimeler: Elma, elma ticareti, ithalat, ihracat, Türkiye.