Arkadaşlık
53 theses under this subject heading
İlköğretim 3. 4. ve 5. sınıf çocuklarının arkadaşlık konusundaki görüşleri ve arkadaş seçimlerinin etkileyen etmenler
ÖZET İLKÖĞRETİM 3. 4. VE 5. SINIF ÇOCUKLARININ ARKADAŞLIK KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLERİ VE ARKADAŞ SEÇİMLERİNİ ETKİLEYEN ETMENLER Rezzan GÜNDOGDU Yüksek Lisans Tezi, Eğitini Bilimleri Anabilim Dalı Danışman : Yard. Doç. Dr. Meral Atıcı Şubat - 2003, 145 sayfa Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 3. 4. ve 5 sınıf öğrencilerinin arkadaşlık konusundaki görüşleri ve arkadaş seçimlerini etkileyen etmenlerin neler olduğunun ortaya çıkarılmasıdır. Bu çalışma, 2001-2002 eğitim-öğretim yılında Niğde İl Merkez' inde bulunan alt, orta ve üst sosyo-ekonomik düzeyi temsil eden 3 ilköğretim okulundaki 355 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri öğrenciler için hazırlanan anket formu ile, araştırmanın amaçları doğrultusunda ve uzmanların denetiminde toplanmıştır. Araştırmada öncelikle açık uçlu sorulara öğrencilerin verdiği yanıtlar içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Bu analiz sonucunda ortaya çıkan temaların okul, cinsiyet ve sınıf düzeylerine göre ayrı ayrı yüzde ve frekans değerleri hesaplanmıştır. Ortaya çıkan bu yüzde ve frekans değerleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Sonuçta, çocukların arkadaşı; iyi olan, dürüst olan, çalışkan olan kişi olarak tanımladıkları görülmüştür. Arkadaş tanımında kız ve erkek öğrencilerin benzer özelliklere dikkat ettiği görülmüştür. Ancak sınıf düzeylerine göre farklılıklar olduğu görülmüştür. Sınıf düzeyi yükseldikçe, çocukların arkadaşı tanımlamada kullandıkları özelliklerin de arttığı bulunmuştur. vıuÇocukların arkadaş seçiminde etkili olan faktörler incelenmiş, fark etmez cevabının en fazla tercih edilen madde olduğu, kendi cinsinden birini seçme eğilimlerinin, karşı cinsten birini seçme eğiliminden daha fazla olduğu bulunmuştur. Yine arkadaş seçiminde aynı yaşta olup-olmamaya ise, araştırmaya katılan öğrencilerin yarısı önem verirken diğer yarısı bunun o kadar önemli olmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir. Anne-baba ve öğretmenlerin çocukların arkadaş seçimine karıştıkları yönünde bir sonuç çıkmıştır. Anne-baba ve öğretmenlerin çocukların arkadaş seçiminde önem vermelerini istedikleri özelliklerin aynı olduğu bulunmuştur. Bu özellikler ise, iyi olma, dürüst olma, çalışkan olma ve kötü olmamadır. Anahtar Kelimeler: Arkadaş, Arkadaşlık ıx
Kubasık ögrenme tekniklerinden birlikte ögrenme tekniğinin 5. sınıf fen bilgisi dersinde ögrencilerin akademik basarıları ve arkadaslık düzeylerine etkisi
Bu deneysel çalışmada, ilköğretim 5. sınıf Fen Bilgisi dersinin ?Isı ve IsınınMaddedeki Yolculuğu? ile ?Hareket ve Kuvvet? ünitelerinin öğretiminde, Kubaşıköğrenme tekniklerinden Birlikte Öğrenme tekniğinin öğrencilerin akademik başarılarınave arkadaşlık düzeylerine etkisi olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırma 2003-2004 öğretim yılının bahar yarıyılında Adana li Seyhanlçesindeki bir resmi ilköğretim okulunda yapılmıştır. Araştırma iki deney ve bir kontrolgrubunda bulunan toplam 132 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma 8 haftasürmüştür. Dersler Birinci ve kinci Deney gruplarında kubaşık öğrenme tekniklerindenBirlikte Öğrenme tekniği, kontrol grubunda ise tüm sınıf öğretimine dayalı gelenekselöğretmen merkezli yönteme göre hazırlanan ders planları doğrultusunda işlenmiştir.Deney ve kontrol gruplarına ?Fen Bilgisi Başarı Testi? ve ?Sosyometri Testi? öntest-sontest olarak verilmiştir.Araştırmada başarı testi ve sosyometri testinden elde edilen veriler üzerindeistatistiksel teknik olarak kovaryans analizi kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyip<.05 olarak alınmıştır.Sonuç olarak, başarı testinden elde edilen toplam puanlar ile bilgi düzeyi, kavramave uygulama düzeyi açısından deney grupları arasında anlamlı bir fark bulunmazken,kontrol grubu lehine anlamlı farklar bulunmuştur.Sosyometri testinden elde edilen bulgulara bakıldığında deney grupları arasındaBirinci Deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Kubaşık Öğrenme, Birlikte Öğrenme Tekniği, Fen Bilgisi
İlköğretim öğrencilerinde okul yaşam kalitesi algısının arkadaşlara bağlılık ve empatik sınıf atmosferi değişkenleriyle ilişkisinin incelenmesi
Bu çalışma ilköğretim öğrencilerinde okul yaşam kalitesi algısının arkadaşlara bağlılık ve empatik sınıf atmosferi değişkenleriyle ilişkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evreni 2008?2009 Öğretim Yılında Adana ili merkez ilçelerindeki (Seyhan ve Yüreğir) ilköğretim okullarına devam eden altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Evrendeki ilköğretim okullarından alt, orta ve üst sosyo-ekonomik düzeyden olacak şekilde yansız küme örnekleme yoluyla üç okul belirlenmiş, bu okullardan da yine seçkisiz olarak birer şube seçilmiştir. Belirlenen bu üç okuldan seçilen üçer şubedeki öğrenciler araştırmanın örneklemini oluşturmuşlardır.Araştırmaya, alt sosyo-ekonomik düzeydeki okuldan 106, orta sosyo-ekonomik düzeydeki okuldan 112 ve üst sosyo-ekonomik düzeydeki okuldan da 80 olmak üzere toplam 298 öğrenci katılmıştır.Bu araştırmada veriler üç farklı ölçme aracı kullanılarak toplanmıştır. Bunlar ?Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği? (OYKÖ) (Sarı, 2007), ?Empatik Sınıf Atmosferi Tutum Ölçeği? (ESATÖ) (Özbay ve Şahin, 1996, 2000) ve ?Arkadaş Bağlılığı Ölçeği? (ABÖ) (Hortaçsu ve Oral; Akt. Saçar, 2007)'dir.Verilerin analizinde SPSS 11.5 paket programı kullanılarak betimsel istatistikler incelenmiş, ayrıca bağımsız gruplar t testi ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır.Bulguların anlamlı olup olmadığının değerlendirilmesinde .05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Analizler yapılmadan önce örneklemin ?doğrusallık? ve ?normallik? sayıltılarını karşıladığı belirlenmiştirOYKÖ'den elde edilen bulgulara göre, Adana ili merkez ilçelerindeki ilköğretim okullarında okul yaşam kalitesi düzeyi hem toplam puanlar hem de alt boyutlar bazında ortalamanın üzerindedir ve öğrenciler, okullarındaki yaşam kalitesini olumlu algılamaktadırlar. Araştırma sonuçları üst sosyo-ekonomik düzey okullarındaki öğrencilerin okullarındaki yaşam kalitesini, alt ve orta sosyo-ekonomik düzeyden okullardaki öğrencilerden daha olumlu algıladıklarını göstermiştir.Araştırma sonuçları ilköğretim öğrencilerinde okul yaşam kalitesi algısının arkadaşlara bağlılık ve empatik sınıf atmosferi değişkenleriyle ilişkileri .01 düzeyinde anlamlı bulunmuştur. Araştırma bulgularına göre en önemli yordayıcı değişken arkadaş bağlılığıdır. Yordayıcı değişkenlerin okul yaşam kalitesi algısı üzerindeki göreli önem sırası ise arkadaş bağlılığı ve empatik sınıf atmosferi şeklinde bulunmuştur.
İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin arkadaş ilişkileri ve cinsiyete göre öfke düzeyleri ve öfke ifade tarzlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin arkadaş ilişkileri ve cinsiyete göre öfke düzeyleri ve öfke ifade tarzları arasında farkın olup olmadığını incelemektir.Araştırmanın örneklemi yaşları 13-16 arasında değişen ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinden (n=494) oluşturulmuştur. Çalışmada öğrencilerin öfke düzeyleri ve öfke ifade tarzlarını incelemek amacı ile ?Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarz Ölçeği (SÖÖTÖ)? ve yine ergenlerin arkadaş ilişkilerini incelemek amacı ile ?Arkadaş İlişkileri Ölçeği (AİÖ)? kullanılmıştır.Her bir arkadaşlık ilişkileri alt ölçeğinden düşük, orta ve yüksek puan alan gruplar oluşturulduktan sonra öğrencilerin Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı alt ölçek puanlarına uygulanan 3 (düşük-orta-yüksek) X 2 (cinsiyet) ANOVA sonuçları, sürekli öfke puanları üzerinde güven ve kendini açma açısından cinsiyet temel etkisinin, bağlılık, kendini açma ve sadakat açısından grup temel etkisinin anlamlı düzeyde olduğu bulunmuştur. ANOVA sonuçları dışa yönelik öfke puanları açısından incelendiğinde, bağlılık ve sadakat temel etkisinin ve bağlılık ve cinsiyet ortak etkisinin anlamlı olduğu açığa çıkmıştır. Öğrencilerin içe yönelik öfkeleri ise, bağlılık, güven, kendini açma ve sadakat temel etkisine ve sadakat-cinsiyet ortak etkisine göre anlamlı şekilde farklılaştığı bulunmuştur. Sonuçlar öfke kontrol puanları açısından ele alındığında, bağlılık ve sadakat cinsiyet ve grup temel etkisinin ve sadakat cinsiyet ortak etkisinin anlamlı düzeyde olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Öfke, Öfke İfade Tarzları, Ergenlik, Arkadaş ilişkileri
Üniversite öğrencilerinin cinsiyete göre psikolojik doğum sırası ile karşı cinsle ilişkide sosyal yetkinlik beklentisi düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, üniversite öğrencilerinin cinsiyete göre psikolojik doğum sırası ile karşı cinsle ilişkide sosyal yetkinlik beklentisi düzeyleri arasındaki ilişkinin incelemesi amaçlanmıştır.Araştırma, 2008?2009 eğitim-öğretim yılında Çukurova Üniversitesi'nde çeşitli fakülte ve yüksekokullarında öğrenim gören 421 üniversite öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin psikolojik doğum sıralarını belirlemek amacıyla uyarlaması Kalkan (2005) tarafından yapılan ?White-Campbell Psikolojik Doğum Sırası Envanteri?, karşı cinsle ilişkide sosyal yetkinlik beklentisini belirmek amacıyla ?Karşı Cinsle İlişkide Sosyal Yetkinlik Beklentisi Ölçeği (Ünlü, 2004)? ve kişisel ve ailesel özelliklere ilişkin bilgi edinmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Verilerin analizinde ?Tek Yönlü Varyans Analizi, Bağımsız Gruplar T-testi ve Ki Kare?den yararlanılmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, erkeklerin, kızlara oranla aile içinde kendilerini, daha fazla memnun edici/düzenleyici (büyük çocuk) ve sevimli/ikna edici (küçük çocuk) çocuk olarak algıladıkları ortaya çıkmıştır. Ayrıca karşı cinsle ilişkide, ilişkiyi başlatabilme konusunda erkeklerin, kızlardan daha yüksek puan aldıkları görülmektedir.Bunun yanı sıra, memnun edici/düzenleyici (büyük çocuk) çocukların, karşı cinsle ilişkiyi sürdürebilme, dışlanmış/ihmal edilmiş (ortanca çocuk) çocukların ise ilişkiyi sonlandırabilme konusunda daha yetkin olduğu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Psikolojik Doğum Sırası, Çıkma-Flört, Sosyal Yetkinlik Beklentisi, Yetkinlik Beklentisi, Karşı Cins
Ortaokul öğrencilerinde okula aidiyet duygusunun arkadaşlara bağlılık düzeyinin ve empatik sınıf atmosferi algısının incelenmesi
Bu çalışma, ortaokul öğrencilerinde okula aidiyet duygusunun arkadaşlara bağlılık düzeyinin ve empatik sınıf atmosferi algısının incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada bu üç değişken arasındaki istatistiksel ilişkiler de ele alınmıştır. Araştırmanın evreni 2011?2012 Öğretim Yılında Adana ili merkez ilçelerindeki ortaokullara devam eden altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Evrendeki ilköğretim okullarından alt, orta ve üst sosyoekonomik düzeyden olacak şekilde yansız küme örnekleme yoluyla üç okul belirlenmiştir. Araştırmaya, alt sosyo-ekonomik düzeydeki okuldan 207, orta sosyo-ekonomik düzeydeki okuldan 205 ve üst sosyo-ekonomik düzeydeki okuldan da 190 olmak üzere toplam 602 öğrenci katılmıştır. Bu araştırmada veriler üç farklı ölçme aracı kullanılarak toplanmıştır. Bunlar, Okula Aidiyet Duygusu Ölçeği (OADÖ) (Goodenow, 1993a), Empatik Sınıf Atmosferi Tutum Ölçeği (ESATÖ) (Özbay ve Şahin, 2000) ve ?Arkadaş Bağlılığı Ölçeği? (ABÖ) (Hortaçsu, Oral ve Yasak-Gültekin, 1991)?dir. Verilerin analizinde SPSS 11.5 paket programı kullanılarak betimsel istatistikler incelenmiştir. Ayrıca bağımsız gruplar t testi ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Bulguların anlamlı olup olmadığının değerlendirilmesinde .05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Analizler yapılmadan önce örneklemin ?doğrusallık? ve ?normallik? sayıltılarını karşıladığı belirlenmiştir. OADÖ?den elde edilen bulgulara göre Adana ili merkez ilçelerindeki ortaokulları öğrencilerin okula aidiyet duygusu ortalamaları toplam ve alt boyutlar bazında ortalamanın üzerindedir. Araştırma sonuçları üst sosyo-ekonomik düzeye sahip okullardaki öğrencilerin, alt ve orta sosyo-ekonomik düzeye sahip okullardaki öğrencilere göre kendilerini okullarına daha fazla ait hissettiklerini göstermiştir. Araştırmada, ortaokul öğrencilerinin okula aidiyet duyguları, arkadaşlara bağlılıkları ve empatik sınıf atmosferi algıları arasında anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir. Ayrıca arkadaş bağlığı ile empatik sınıf atmosferi algısının öğrencilerin okula aidiyet duygularının anlamlı yordayıcıları olduğu belirlenmiştir. Yordayıcı değişkenlerin okula aidiyet duygusu üzerindeki göreli önem sırası, arkadaş bağlılığı ve empatik sınıf atmosferi şeklindedir.
Ergenlerde yalnızlığın yordayıcısı olarak algılanan sosyal destek, arkadaşlık kalitesi ve arkadaşa bağlanmanın incelenmesi
Bu araştırmanın amacı arkadaştan algılanan sosyal destek, arkadaşlık kalitesi ve arkadaşa bağlanma değişkenlerinin ergenlerin yalnızlık düzeyini ne derecede yordadığı incelemektir. Betimsel yöntem kullanılarak yürütülen araştırmada örneklemi 2016-2017 eğitim öğretim yılında Hatay ili İskenderun ilçesindeki anadolu liselerinde okuyan 239 kız ve 191 erkek olmak üzere 430 öğrenci oluşturmuştur. Bu kullanılan veriler; Kişisel Bilgi Formu, UCLA Yalnızlık Ölçeği, Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Arkadaşlık Kalitesi Ölçeği ve Arkadaşa Bağlanma Ölçeği ile elde edilmiştir. Araştırma değişkenleri cinsiyet, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, kardeş sayısı, aile gelir düzeyi, sınıf düzeyi açısından incelenirken SPSS programı üzerinden ilişkisiz örneklemler T- testi, tek yönlü varyans analizi (One Way Anova), Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Yalnızlığın; algılanan sosyal destek, arkadaşlık kalitesi ve arkadaşa bağlanma değişkenleri tarafından ne derece yordandığı incelenirken hiyerarşik çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda arkadaştan algılanan sosyal destek, arkadaşlık kalitesi ve arkadaşa bağlanma değişkenlerinin yalnızlığı anlamlı olarak yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Cinsiyet, sınıf düzeyi, anne eğitim, baba eğitim, kardeş sayısı, ailenin aylık gelir düzeyi değişkenlerinin UCLA Yalnızlık Ölçeğine göre anlamlı farklılaşmadığı görülmüştür. Arkadaşlık kalitesi ve algılanan sosyal desteğin cinsiyet açısından anlamlı farklılaştığı; kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre arkadaşlarından daha fazla sosyal destek algıladıkları görülürken; sınıf düzeyi, anne eğitim seviyeleri, baba eğitim seviyeleri, kardeş sayısı, ailenin aylık gelir düzeyi değişkenlerinin anlamlı farklılaşmadığı görülmüştür. Arkadaşa bağlanma güvenli alt boyutunun kızların lehine olarak cinsiyet açısından farklılaştığı görülmüştür. Sonuçlar ergenlik, yalnızlık, sosyal destek, bağlanma ve arkadaşlık kalitesi değişkenleri kapsamında literatürdeki diğer çalışmalar da göz önünde bulundurularak tartışılmıştır.
İlkokul çocuklarında akran zorbalığı ve arkadaşlık niteliği arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Akran zorbalığı ve arkadaşlık niteliği ilgili araştırmalar olumlu arkadaşlık ilişkilerinin bireyin yüksek prososyal davranışlar, sosyal uyum ve benlik saygısı sağladığını, düşük çatışma, saldırgan davranışlarda azalma ve küresel bir tehdit olan akran zorbalığına karşı koruyucu bir set görevi gördüğü bildirilmiştir. Her geçen gün artan zorbalık davranışları karşısında bireylerin arkadaşlıkları ve zorbalıkları arasındaki ilişkiyi anlamak olumlu eğitim ortamları oluşturumaya katkı sağlayacaktır. Bu çerçevede araştırmada ilkokul 3.ve 4. sınıf öğrencilerinin sahip oldukları zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma durumları ile arkadaşlık nitelikleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma, 2018-2019 eğitim öğretim yılı birinci döneminde Şanlıurfa ili Siverek ilçesinde resmi ilkokullarda bulunan 298' i kız 292' si erkek toplam 590 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma örnekleminin zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma durumları "Akran zorbalığı Belirleme Ölçeği-Çocuk Formu", sahip oldukları arkadaşlık nitelikleri "Arkadaşlık Niteliği Ölçeği" ile belirlenmiştir. Araştırmada ölçeklerden elde edilen veriler üzerinde zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma durumlarının arkadaşlık niteliği ile ilişkisini belirlemek üzere Basit Doğrusal Regresyon Analizi, değişkenlerle ilgili analizler için Bağımsız Örneklem t Testi ve Tek yönlü ANOVA testi yapılmıştır. Yapılan tüm analizlerde anlamlılık değeri p<,05 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin % 1,9' u zorba, %27,8' inin kurban, % 45,9' unun zorba-kurban ve % 24,4' ünün katılmayanlar statüsünde yer aldığı görülmüştür. Öğrencilerin en fazla karşılaştıkları zorbalık türünün fiziksel zorbalık olduğu, en az karşılaştıkları zorbalık türünün eşyalara zarar verme olduğu bulunmuştur. Zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma durumunda cinsiyet, sınıf düzeyi ve baba eğitim düzeyin değişkenlerinde anlamlı farklılıklar bulunurken, sosyo-ekonomik düzey ve anne eğitim düzeyiyle bir farklılık bulunmamıştır. Öğrencilerin arkadaşlık niteliklerinde sadece baba eğitim düzeyi değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı bulunmuştur. Ayrıca arkadaşlık niteliğinin zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma değişkenleriyle anlamlı bir ilişki içinde olduğu gözlenmiştir. Arkadaşlık niteliği, zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma durumlarını negatif bir şekilde yordadığını göstermektedir. Özetle arkadaşlık niteliği ve akran zorbalığının birbirlerini etkileyen durumlar olduğu görülmüş bulguların ilgili yazına katkıları ortaya konulan sonuçlar çerçevesinde tartışılmıştır.
İlkokul öğrencilerinin çeşitli değişkenler açısından yalnızlık düzeyleri ve arkadaşlık niteliklerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin çeşitli değişkenler açısından yalnızlık düzeyleri ve arkadaşlık nitelikleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmada yalnızlık düzeyleri ve arkadaşlık nitelikleri puanlarının, sosyo-demografik değişkenlere (cinsiyet, akademik başarı, anne-baba eğitim durumu, anne-babanın mesleği, anne- babanın kronik hastalığı, anne-baba birliktelik durumu, kardeş sayısı ve gelir düzeyi) göre farklılık gösterip göstermediği ve yalnızlık düzeyini yordamada arkadaşlık niteliklerinin alt boyutlarının etkililiği incelenmiştir. Araştırma, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin çeşitli değişkenler açısından yalnızlık düzeyleri ve arkadaşlık nitelikleri arasındaki ilişkiyi belirlemeyi amaçlayan ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılında Adana ilindeki ilkokullarda öğrenim gören 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemini ise araştırmanın yapıldığı yıl içinde Adana merkez ilçelerindeki (Yüreğir, Seyhan, Sarıçam, Çukurova) ve Karataş ilçesindeki ilkokullarda öğrenim gören 4. sınıf öğrencileri arasından basit rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen ve gönüllü olan toplam 889 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin sosyo-demografik özelliklerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", yalnızlık düzeylerini belirlemek amacıyla Kaya (2005) tarafından Türkçe'ye uyarlanması yapılan "Çocuklar İçin Okul Temelli Yalnızlık Ölçeği" ve öğrencilerin arkadaşlık niteliklerini ölçmek amacıyla Öztürk (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanması yapılan "Arkadaşlık Niteliği Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS-22 programına girilerek analiz edilmiştir. İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin, araştırmanın iki bağımlı değişkeni olan yalnızlık düzeyi ve arkadaşlık niteliğinin, cinsiyet, anne-baba birliktelik durumu, anne-baba eğitim durumu, anne-babanın mesleği, anne- babanın kronik hastalığı, kardeş sayısı, gelir düzeyi ve akademik başarı bağımsız değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesi için tek yönlü MANOVA tercih edilmiştir. İlkokul 4. Sınıf öğrencilerinin yalnızlık düzeyleri ile arkadaşlık nitelikleri algıları arasındaki ilişkiyi belirlemek için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon analizi, öğrencilerin arkadaşlık nitelikleri algılarının, yalnızlık düzeylerini yordayıp yordamadığını belirlemek için ise Çoklu Doğrusal Regresyon analizi yapılmıştır. Çalışma sonucunda ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin düşük düzeyde yalnızlık yaşadığı, arkadaşlık niteliğinin güven boyutunda daha çok arkadaşlık niteliği algıladığı, arkadaşlık niteliğinin yalnızlık düzeyini yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin cinsiyet, babanın eğitim düzeyi, babanın kronik hastalığı, kardeş sayısına göre yalnızlık düzeylerinin farklılaşmadığı görülmüştür. Ancak annenin eğitim düzeyi, annenin mesleği, babanın mesleği, anne-babanın birlikteliği, annenin kronik hastalığı, gelir düzeyi, akademik başarısına göre yalnızlık düzeylerinin farklılaştığı belirlenmiştir. Annesi okur-yazar olmayan öğrencilerin, anne eğitim düzeyi farklı olan diğer öğrencilere göre; annesi ev kadını olan öğrencilerin, annesi memur olan öğrencilere göre; babası serbest meslek çalışanı olan öğrencilerin, babası memur olanlara göre; anne-babası ayrı olan öğrencilerin, anne-babası birlikte olanlara göre; annesinde kronik bir hastalık bulunan öğrencilerin, annesi kronik bir hasta olmayanlara göre; kardeş sayısı 2 olan öğrencilerin, kardeş sayısı farklı olan diğer öğrencilere göre; aile gelir düzeyi düşük olan öğrencilerin, gelir düzeyi iyi olanlara göre; akademik başarısı orta olanların, akademik başarısı iyi olanlara göre yalnızlık düzeylerinin anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin cinsiyet, anne-babanın birlikteliği, annenin kronik hastalığı, babanın kronik hastalığına göre arkadaşlık niteliğinin farklılaşmadığı görülmüştür. Annesi üniversite mezunu olan öğrencilerin, anne eğitim düzeyi farklı olan diğer öğrencilere göre; annesi memur olan öğrencilerin, annesi ev kadını olan öğrencilere göre; babası üniversite mezunu olan öğrencilerin diğer öğrencilere göre, babası memur olan öğrencilerin, baba mesleği farklı olan diğer öğrencilere göre; kardeş sayısı 2 olan öğrencilerin, kardeş sayısı farklı olan diğer öğrencilere göre; aile gelir düzeyi iyi olan öğrencilerin, diğer gelir düzeylerine sahip öğrencilere göre; akademik başarısı iyi olanların, akademik başarısı orta olanlara göre arkadaşlık niteliği toplam puanlarının daha yüksek olduğu ve anlamlı bir şekilde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Yalnızlık, arkadaşlık, arkadaşlık niteliği, ilkokul öğrencileri.
Diğerkâmlık davranışı, iş arkadaşı desteği ve lider desteğinin işgören sesliliği üzerindeki etkisi
Bireyler günlerinin önemli bir kısmını ve hayatlarının en değerli zamanlarını iş yaşamında harcamaktadırlar. Buna bağlı olarak iş hayatı boyunca çalışanların iş yerlerinden, işverenlerinden, amir ya da yöneticilerinden beklentileri yüksek düzeyde olabilmektedir. İş yerinin en önemli ve en değerli unsuru olan çalışanlar iş arkadaşlarından ve liderlerinden destek aldığında, bunlarla beraber diğerkâmlık olgusuna sahip olduğunda seslilik davranışı sergileyeceği gibi bu sayede de hem kendi rafahını arttıracağı hem de işyerinin gelişimi ve kârlılığına katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Bu sebeple bu araştırmada diğerkâmlık davranışı, iş arkadaşı desteği ve lider desteğinin işgören sesliliği üzerindeki etkisi tespit edilmek istenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi tercih edilmiş ve anket tekniği kullanılmıştır. Araştırma evreni Bolu Orman Bölge Müdürlüğü çalışanları olup Bolu Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Orman İşletme Müdürlükleri çalışanlarından veriler elde edilmiştir. Yapılan araştırma neticesinde, diğerkâmlık davranışı, iş arkadaşı desteği ve lider desteğinin işgören sesliliği üzerinde pozitif düzeyde ve anlamlı bir etkisinin olduğu sonucu elde edilmiştir. Çalışanların demografik özellikleri bakımından ise, seslilik davranışlarının unvan ve eğitim düzeylerine göre anlamlı farklılıklara sahip olduğu tespit edilmiştir. Ancak seslilik davranışının cinsiyet, medeni durum, yaş ve Orman Genel Müdürlüğü (OGM) bünyesinde çalışma sürelerine anlamlı farklılıklara sahip olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İşgören Sesliliği Davranışı, Diğerkâmlık, Lider Desteği, İş Arkadaşı Desteği.
Arkadaşlığın sosyolojisi: Değişen arkadaşlık ilişkileri üzerine bir araştırma (Mardin örneği)
Çalışma, arkadaşlık ilişkilerini ve arkadaşlık ilişkilerinde yaşanan değişimleri ilişkisel nedenleriyle anlamayı ve açıklamayı amaçlamaktadır. Arkadaşlık, seçili bir kişiler arası ilişki türüdür. İnsanlar arkadaşlarını kendi iradeleri ile seçtikleri gibi tecrübe ettikleri ilişkileri/eylemleri de kendi iradeleri ile gerçekleştirir. Diğer yandan arkadaşlık ilişkilerinde yaşanan değişimler modernleşme, bireyselleşme, teknoloji gibi bazı nedenlere dayandırılabilir. Çalışma, nitel araştırma yönteminin fenomenolojik yaklaşımı benimsenerek gerçekleştirildi. Maksimum çeşitlilik örneklem tekniğine göre seçilen 40 kişi ile yarı yapılandırılmış görüşme formu ile derinlemesine görüşme yapıldı. Görüşmecilerin sosyo-demografik ve sosyo-ekonomik özellikleri tasnif edilerek arkadaşlıkların kurulması, sürdürülmesi ve sona erdirilmesi ile ilgili deneyimleri ortaya konuldu. Bu deneyimler üzerinden arkadaşlığın ekonomik, siyasi, dini, toplumsal ve psikolojik boyutları ele alındı. Görüşmeler neticesinde arkadaşlık ilişkilerinde bir değişim ve dönüşüm yaşandığı sonucuna varıldı. Modernleşmenin, bireyselleşmenin ve teknolojik gelişmelerin arkadaşlık ilişkilerini etkilediği, arkadaşlığın geçmişe kıyasla değiştiği, değişimin samimiyet yerine yüzeysellik, fedakârlık yerine bencillik yönünde olduğu anlaşılmıştır.
Pakize Özcan'ın eserlerinin değerler eğitimi açısından incelenmesi
Bu tez çalışmasında, Pakize Özcan'ın eserleri değerler eğitimi açısından incelenmiştir. Değerlerin belirlenme aşamasında ortaokul Türkçe ders kitaplarından yararlanılmıştır. Türkçe ders kitapları aracılığıyla araştırmada kullanılmak üzere 44 değer belirlenmiştir: sakınılması istenen davranışlar, geçmişe duyulan özlem, çağdaş ve demokratik olma, dayanışma ve birliktelik, cesur olma, vatanseverlik, sabırlı olma, çalışkan olma-çaba gösterme, diğerkâmlık, duyarlı olma, barış, sevgi, adalet ve eşitlik, eğitimin önemi, aile birliğine verilen önem, yaşanılan çağa eleştiri, başkalarına zarar vermeme, sorumluluk, edebî bilinç, arkadaşlık-dostluk, saygı, yardımseverlik, şefkatli ve merhametli olma, öz güven, güven, çevreyi ve diğer canlıları koruma, dürüstlük, gerçeği arama, umutlu olma, özgürlük, kadının toplumdaki yeri, temiz olma, kendini tanıma, komşuluk ilişkileri, toplumsal inanışlar, şehir ve köy yaşamı, sağlıklı olmaya önem verme, hoşgörü, alçak gönüllü olma, bilimsellik, misafirperverlik, sanata ve sanatçıya duyarlılık, tarihe duyarlılık ve kültürel miras. Belirlenen bu değerler içerisinde sanata ve sanatçıya duyarlılık, tarihe duyarlılık, kültürel miras adlı değerlere, eserlerde rastlanılmadığından dolayı, eserler geriye kalan 41 değer açısından incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: Pakize Özcan, Değerler Eğitimi, İnceleme.
Romantik ilişkilerin kişilik özellikleri açısından incelenmesi
Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin romantik ilişkileri ile ilgili çeşitli psikolojik eğilimleri ile beş faktör kişilik özelliği arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı romantik ilişkilerle ilgili psikolojik eğilimleri yordayan kişilik özelliklerini saptamak bunun yanı sıra ilgili değişkenlerle kişilik özelliklerinin arsındaki ilişkiyi ortaya koymaktır.Araştırmaya Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesinin çeşitli bölümlerine devam eden ve romantik bir ilişki yaşayan 270 kız, 112 erkek, toplam 382 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı olarak Çok Boyutlu İlişki Ölçeği (ÇBİÖ), Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi (SDKT) ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Veri analizinde SPSS 15.0 programı kullanılmış ve çoklu regresyon analizi yapılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulara göre romantik ilişkilerde dışadönüklük, deneyime açıklık, özdisiplin, yumuşak başlılık kişilik özelliklerine sahip bireylerin ilişki başlatma ve sürdürme konusunda daha girişken ve başarılı oldukları, daha az kaygı yaşadıkları, ilişkilerinden daha fazla doyum aldıkları ve ilişkilerinin kendi kontrolünde geliştiğine inandıkları bulunmuştur. Buna karşın nevrotik bireylerin romantik bir ilişkide daha fazla kaygı yaşadıkları, kendilerine daha az güvendikleri ve ilişkilerinde başkalarının görüşlerine önem verdikleri, ilişkiyi başlatma ve sürdürmede sorunlar yaşadığı araştırmada elde edilen bir diğer sonuçtur.Araştırmada elde edilen bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Romantik ilişkiler, kişilik özellikleri, üniversite öğrencisi
The contributions of using key-pal as A communication tool for english as A foreign language secondary school students
This research was carried out in order to find out the contributions of key-pal in the process of learning English as a foreign language with 7th grade learners in a Turkish secondary school. The perspectives and reflections of ten secondary school students-participants about having a key-pal were also gathered in this study. Three types of instruments were used for data collection. First of all, after an initial social media interaction with their pals, the participants were interviewed via a semi-structured interview to collect the necessary data to answer the research questions. Thereafter, a further semi-structured interview was held with an English language teacher of the participants to gain a deeper understanding. Finally, notes of the researcher were used when necessary to supplement the findings. Due to the nature of the study, content analysis was used to describe the emerging themes. The classifications were shaped by the data shared by the participants, the English language teacher and the researcher. The content was then identified and the data from the various instruments was compared and cross-referenced. The findings were verified against the theory outlined in the literature review in order to identify the similarities and differences about the effects of using key-pal in the language learning process.
Ebeveynlerin olumlu çocukluk yaşantıları düzeylerinin, çocuklarının arkadaşlık ilişkilerine yansıması
Çocukluk yaşantıları, bireyin gelişimi üzerinde kalıcı izler bırakan ve yaşamları boyunca etkileri devam eden oldukça hassas bir dönemdir. Özellikle yetişkinlik döneminde bireyin üstlendiği en önemli rol ve sorumluluklardan biri olan ebeveynlik süreci de çocukluk yaşantıları ve deneyimlerinin yansımasıyla şekillenir. Bu yaşantı ve deneyimlerin olumlu/olumsuz olması ise, ebeveynlik tutum ve davranışlarına yön verebilmektedir. Bu araştırma, ebeveynlerin olumlu çocukluk yaşantıları düzeylerinin, çocuklarının arkadaşlık ilişkilerine yansımasını derinlemesine araştırmak için nitel yöntemle tasarlanmıştır. Araştırmanın katılımcılarını Osmaniye il merkezinde yaşayan okul öncesi dönemde çocuğu olan ebeveynler oluşturmaktadır. Katılımcıların belirlenmesinde, aykırı durum örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu amaçla, Doğan ve Aydın (2020) tarafından geliştirilmiş 22 maddelik ''Olumlu Çocukluk Yaşantıları Ölçeği'' 134 katılımcıya uygulanmıştır. Veriler, IBM SPSS 25 programıyla analiz edilerek, katılımcılardan en uç 110 değer alan 8 kişi ve en dip 34 değer alan 8 kişi olmak üzere toplam 16 ebeveynle görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler ses kaydı alınarak yapılmış, ses kayıtları metne dönüştürülmüş ve içerik analizine tabii tutulmuştur. Elde edilen bulgular, ebeveynlerin çocukluk yaşantıları tanımlamaları, kendilerinin arkadaşlığa ilişkin tanımlamaları, çocuklarının arkadaşlık ilişkilerini değerlendirmeleri şeklindedir. Sonuç olarak, ebeveynlerin çocukluk yaşantıları düzeylerinin, çocuklarının arkadaşlık ilişkilerinde etkili bir faktör olduğu görülmüştür. OÇYD yüksek ve düşük ebeveynlerin, ebeveyn-arkadaşlık yönetimine ilişkin stratejilerinin farklılaştığı görülmüştür. OÇYD yüksek ebeveynler, çocuklarının arkadaşlıklarını desteklemek için bir takım stratejilere daha ağırlık verirken, OÇYD düşük ebeveynlerin baskıcı, arkadaşlık ilişkilerine müdahaleci yöntemler kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır.
Çemberin Köşeleri
Tez projesi olarak ? ÇEMBERİN KÖŞELERİ ? adlı kısa film çekilmiştir. ÇEMBERİN KÖŞELERİ ? için hazırlanan bu çalışma içerisinde, ilk iki bölüm kısa film hakkındaki genel bilgilere; üçüncü bölüm, çekim öncesi ve hazırlıklarına ayrılmıştır. Dördüncü bölümde kısa filmin çekimine yer verilirken beşinci bölümde çekim maliyeti yer almaktadır. Son bölüm, kurgu kapsamında filmi oluştururken karşılaşılan problemler ve bunun yanında oyuncular, teknik ekip hakkındaki bilgilere ayrılmıştır. ? ÇEMBERİN KÖŞELERİ ? hayatında geçimini zar zor sağlasa da yaptığı işlerden memnun olanların ve kahrını çektiklerine inandıkları hayatın, bir gün onlar için çizilmiş bu çemberin herhangi bir köşesinde tekrar karşılarına fırsatlar çıkaracağına inanmalarına ve asla bu hayallerinden vazgeçmeyeceklerine vurgu yapmaktadır. Film boyunca aynı evi paylaşan ve kendi işlerinde hayallerinin gerçekleşmesi için ellerinden gelen tüm gayreti gösteren üç gencin, çemberin içinde ki kendi oluşturdukları köşelerinde kesişmeler yaşamaktadırlar. Senaryosunun kabul edilmesi için uğraşan genç senaristin yazdığı hikaye, filmde oynamasını düşündüğü oyuncu arkadaşının başına gelmektedir. Aynı çemberin içinde farklı köşelerde yaşanan bu paralellik iki arkadaşın işleri konusunda birbirlerini ne kadar iyi tanıdıklarını ve birbirlerine ne kadar çok inandıklarını göstermektedir.Anahtar Sözcükler: Çemberin Köşeleri, Hayat, Fırsat, İnanmak
Arkadaş kaybı yaşamış kişilerin uzamış yas belirtilerinin yordayıcılarının incelenmesi
Yas ve kayıp birçok kişinin deneyimlediği olağan bir süreçtir ancak bazı durumlarda yas süreci normal süresinden çok daha uzun ve yoğun olarak yaşanmaktadır. Bu durum ise uzamış yas bozukluğu olarak adlandırılmaktadır. Mevcut araştırmada arkadaşını kaybetmiş kişilerde uzamış yas bozukluğu belirtilerini etkileyen faktörler incelenmiştir. Bu faktörler kişinin demografik bilgileri, kayıp yaşantısına dair bilgiler, ölüm kaygısı, hayatta anlam ve algılanan sosyal destektir. Araştırmanın veri toplama sürecinde demografik bilgi formu, Türkçe Ölüm Kaygısı Ölçeği, Hayatın Anlam ve Amacı Ölçeği, Uzamış Yas Ölçeği, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği kullanılmıştır. Mevcut araştırmanın örneklemini en az 6 ay en fazla 5 yıl önce bir arkadaşını kaybetmiş 18-65 yaş arasındaki kişiler oluşturmaktadır. Araştırmada uygun örnekleme yöntemiyle 155 kişiye ulaşılmış ve uzamış yas bozukluğu tanısının yaygınlığı %10.3 olarak bulunmuştur. Ardından değişkenler arası ilişkilerin incelenmesi için korelasyon analizleri yapılmıştır. Analize göre uzamış yas bozukluğu belirti şiddeti ve ölüm kaygısı arasında pozitif anlamlı ilişki bulunmaktadır. Öte yandan uzamış yas bozukluğu belirti şiddeti ile hayatta anlam düzeyi ve algılanan sosyal destek arasında negatif anlamlı ilişkiler bulunmaktadır. Ölüm kaygısı ile hayatta anlam arasında negatif anlamlı bir ilişki bulunurken, ölüm kaygısı ve algılanan sosyal destek arasında anlamlı bir ilişki bulunmamaktadır. Son olarak algılanan sosyal destek ve hayatta anlam arasında pozitif anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Korelasyon analizlerinin ardından uzamış yas bozukluğu tanısını yordayan değişkenlerin incelenmesi için Çoklu Lojistik Regresyon analizleri kullanılmıştır. Son olarak ise uzamış yas bozukluğu şiddetini yordayan değişkenlerin incelenmesi adına Çoklu Doğrusal Regresyon Analizleri yürütülmüştür. Sonuçlara göre ölüm kaygısındaki artış ve kaybedilen arkadaşla ilişkinin yakınlık düzeyindeki artış, uzamış yas bozukluğu tanısını anlamlı şekilde yordamaktadır. Kişinin ölüm kaygısındaki artış, yaşının büyük olması, başka kayıplardan etkilenme düzeyindeki artış, kaybedilen arkadaşla kurulan ilişkinin yakınlık düzeyindeki artış, hayatta anlam düzeyindeki azalış ve kayıptan beri geçen süredeki azalış, uzamış yas bozukluğu belirti şiddetindeki artışı yordamaktadır. Son olarak ölüm nedeni, kaybın beklenmediklik düzeyi, algılanan sosyal destek ve cinsiyet değişkenlerinin uzamış yas bozukluğu tanısını ve uzamış yas bozukluğu belirti şiddetini anlamlı bir şekilde yordamadığı bulunmuştur. Mevcut araştırmanın bulguları ilgili literatür doğrultusunda tartışılmıştır.
Kadın sığınmaevinde kalan çocuklarla öfke, arkadaşlık ilişkileri, kendini ifade edebilme ve toplu yaşam kuralları konulu grup odaklı sosyal hizmet uygulaması
Şiddetin çocuklar üzerindeki etkileri, fiziksel yaralanmalardan, ağlama nöbetleri, içe kapanma, kendine ya da çevreye dönük saldırganlık, öfke kontrolünde zorlanma, akranlarla ilişki kurmada güçlük, düşük eğitim başarısı gibi duygusal ve davranışlar sorunlara kadar uzanan geniş bir yelpaze içinde yer alabilmektedir. Bazı durumlarda çocuklar şiddetin öznesi olabildikleri gibi tanığı da olabilmektedirler. Dünyada ve ülkemizde aile içi şiddet ciddi bir sosyal sorundur. Bu sorunla mücadelede kadın sığınmaevleri önemli kurumlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Kadın sığınmaevleri şiddete maruz kalmış kadınların çocukları ile birlikte kalabilecekleri, şiddetten uzak, güvenilir, psikolojik, sosyal, hukuki destekler alabilecekleri yatılı sosyal hizmet kuruluşlarıdır. Kadın sığınmaevlerinde çocuklar anneleri ile şiddetten uzak bir ortamda kalabilseler bile hem yaşadıkları travmatik durumlar hem de toplum yaşam koşulları nedeniyle sorunlar yaşayabilmektedirler. Bu sorunların çözümünde sosyal hizmet önemli bir meslek olarak karşımıza çıkmaktadır. Sosyal hizmetin kadın sığınmaevinde yapacağı farklı müdahale bulunmaktadır. Grup odaklı sosyal hizmet uygulamaları bu müdahale yöntemlerinden biridir. Literatürde çocuklarla çalışmada grup çalışmalarının (mezzo) bireysel görüşmelere (mikro) göre daha etkili olduğu ye almaktadır. Bu araştırmanın amacı, Ankara'daki bir kadın sığınmaevinde anneleri ile birlikte kalmakta olan ilk ve ortaokul çağındaki 7-11 yaş arası çocukların, grup odaklı sosyal hizmet uygulaması ile öfke, iyi arkadaşlık ilişkileri kurabilme, toplu yaşam kurallarına uyum sağlayabilme ve kendini ifade edebilme konularında farkındalık kazanmalarının sağlanmasıdır. Gerçekleştirilen grup odaklı sosyal hizmet uygulamasının oturum içerikleri, araştırmanın amacına göre düzenlenmiştir. Oturumlarda öfkeyi ve öfkenin etkilerini fark etme, iyi arkadaşlık ilişkileri kurabilme, kendini ifade edebilme ve toplu yaşam kuralları üzerinde durulmuştur ve oyun, boyama yapma, rol oynama teknikleri kullanılmıştır. Uygulama, 7-11 yaş arası altı çocuk ile yedi oturum şeklinde yürütülmüştür. Grup odaklı sosyal hizmet uygulamasındaki ve uygulama sonrasındaki gözlem ve görüşmeler neticesinde, grup sürecine katılan çocukların sosyal becerilerinde artış olduğu ve grup sürecinden yararlandıkları görülmüştür.
İşyerinde arkadaşlık ilişkilerinin temel belirleyicileri ve örgütsel sonuçlar üzerine etkisi
Günümüzde işyerinde saklı bir yapı içine bürünmüş olan yakın işyeri arkadaşlıklarının çalışanlar üzerinde bireysel ve örgütsel etkileri aşikardır. İşyerinde yakın arkadaşlık ilişkileri ile ilgili yapılan çalışmalar genellikle arkadaşlıkların bireysel ya da örgütsel sonuçlar üzerine etkisine odaklanmıştır. Kuramsal ve görgül çalışmalarda arkadaşlıkların oluşumu ile ilgili sorulara ilginin düşük düzeyde kaldığı belirlenmektedir. Buradan hareketle işyerinde yakın arkadaşlıkların çalışanlar arasında bireysel faktörlere dayanarak nasıl ya da neden oluşturulduğu sorusu bu tez çalışmasına rehber olmuştur. Bu tez çalışmasının amacı, iş ortamında kurulan yakın arkadaşlık bağlarını oluşturan boyutları ortaya koyacak özgün bir ölçek geliştirmek ve bu ölçek yardımıyla örgütlerin beşeri ve sosyal yönünü oluşturan en önemli dinamiklerden biri olan arkadaşlık ilişkilerinin anlaşılmasını sağlamaktır. Araştırmanın ikinci amacı ise, geliştirilen ölçek yardımıyla arkadaşlık ve işten ayrılma davranışı arasındaki ilişkilerde iş arkadaşlarından algılanan destek, iş arkadaşlarından duyulan memnuniyet, iş tatmini ve örgütsel bağlılık değişkenlerinin aracı rolünün bir bütün olarak ele alınması olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada görüşme, açıklayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve model testi gibi hem nitel hem de nicel analiz tekniklerinin yer aldığı karma yöntem yaklaşımı izlemiştir. Türkiye'nin en iyi turizm cazibe merkezlerinden biri olan Antalya'da konaklama işletmeleri çalışanları üzerinde yapılan araştırma ile işyerinde yakın arkadaşlıkların boyutları üzerine geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirilmiştir. Geliştirilen işyerinde yakın arkadaşlık ölçeği ile belirlenen örgütsel sonuçlar arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiş; araştırmanın sonuçları yorumlanarak gelecek çalışmalar için bazı yeni soruların ipuçları olabilecek olgulara da dikkat çekilmiştir.
Muzaffer İzgü'nün "Anneannemin Akıl Almaz Maceraları" serisinde "arkadaşlık" kavramının çocuk gelişimi açısından değerlendirilmesi
Çocuk edebiyatı; çocukların ruhsal, ahlaki, zihinsel gelişimine, anadili yeterliliklerine uygun, olumsuzluklardan uzak, yorumlamaya, düşünmeye imkan tanıyan ürünlerden oluşan bir bütündür. Çocuk üzerindeki etkisi bu denli fazla olan edebi eserlerin çocuğun dünyasına uygun iletiler sunması da son derece önemlidir.Okul çağındaki çocuk yaşam alanını genişletir ve zamanının önemli bir bölümünü okuldaki ya da ikamet ettiği çevredeki arkadaşlarıyla geçirir. İşte bu dönemde akranları ile olumlu ilişkiler geliştirme, çocuğun sosyal çevreye dahil olması ve gelişimi için büyük önem taşır.Ülkemiz çocuk edebiyatı, cumhuriyetin ilanı ile birlikte büyük gelişme göstermiştir. Bu alanda oldukça fazla eser ortaya koymuş yazarlarımızdan biri de Muzaffer İzgü'dür. Yazarın on dokuz kitaptan oluşan ?Anneannemin Akıl Almaz Maceraları? adlı serisi, bünyesinde taşıdığı iletiler itibariyle incelemeye değerdir. Söz konusu seride arkadaşlık kavramı ile ilgili çocukları yönlendiren, paylaşmanın, yardımlaşmanın, kalıcı arkadaşlıkların önemini ortaya koyan pek çok ileti bulunmaktadır.
Yetişkinlikte çocukluğa ilişkin hatırlanan ebeveyn kabul-reddi ile yalnızlık arasındaki ilişkide duygu dışavurum tarzlarının ve arkadaşlık kalitesinin aracı rolleri
Bu çalışmanın temel amacı, yetişkinlikte çocukluğa ilişkin hatırlanan ebeveyn kabulü ile yalnızlık arasındaki ilişkide, mutluluk, üzüntü, öfke dışavurum tarzlarının ve arkadaşlık kalitesinin seri çoklu aracı rollerinin belirlenmesidir. Çalışmada yaş ortalaması 26.55 olan (S.D. = 7.59) 876 yetişkin (% 62 kadın) katılımcıya Anne-Baba Kabul-Red Ölçeği, Duygu Dışavurum Tarzları Envanteri, McGill Arkadaşlık Ölçeği-Arkadaşlık Fonksiyonları, UCLA Yalnızlık Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Söz konusu değişkenler arasındaki doğrudan ve dolaylı etkiler, PROCESS makrosu kullanarak bootstrap yöntemi ile (n = 5000 bootstrap örneklemi) test edilmiştir. Yedi farklı seri çoklu aracılık modelinin test edilmesi sonucunda, hem anne hem baba kabulü ile yalnızlık arasındaki ilişkide (a) mutluluğun ben odaklı dışavurumunun (b) hem üzüntünün hem de öfkenin sözel dışavurumunun ve (c) arkadaşlık kalitesinin kısmi aracı rolleri anlamlı bulunmuştur. Ayrıca anne kabulü ile yalnızlık arasındaki ilişkide mutluluğun öteki odaklı dışavurumu ve arkadaşlık kalitesinin kısmi aracı rolleri anlamlıdır. Buna göre hatırlanan ebeveyn kabulü artıkça mutluluğun ben odaklı dışavurumu, üzüntünün ve öfkenin sözel dışavurumu artmakta, söz konusu duygu dışavurumlarındaki artışlar, arkadaşlık kalitesini artırarak yalnızlığı azaltmaktadır. Ayrıca baba değil ama anne kabulünün yalnızlıkla ilişkisinde, mutluluğun öteki odaklı dışavurumunun ve arkadaşlık ilişkisinin de kısmi aracılık etkileri vardır. Yani anne kabulü arttıkça, mutluluğun öteki odaklı dışavurumu artmakta, öteki odaklı dışavurumdaki artış arkadaşlık kalitesini artırarak yalnızlığı azaltmaktadır. Çalışma bulguları Kabul-Red Kuramı ve ilgili literatür bağlamında tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ebeveyn Kabul-Reddi, Duygu Dışavurumu, Arkadaşlık Kalitesi, Yalnızlık.
Ergenin anne-baba ve yakın arkadaşı ile bilgi paylaşma ve sır saklama davranışı ile psikolojik esenlik hali: Değişken ve birey odaklı inceleme
The present study examined adolescents' disclosure and secrecy behaviors in their close relationships and their psychological well-being (life satisfaction, problem-solving confidence, and (lower) trait anxiety). In a sample of 1232 adolescents (ages 11-19 years; 60.1 % girls), disclosure and secrecy across three relationship contexts were examined by variable- and person-centered approaches. With a variable-centered approach, the study examined the links between disclosure to and secrecy from mother, father, and best friend and psychological well-being using structural equational modeling (SEM) analysis. Results of SEM showed that higher disclosure and lower secrecy levels were related to higher psychological well-being. More specifically, variable-centered analysis results showed that higher disclosure and lower secrecy in relationship with father predicted better psychological well-being. Disclosure to and secrecy from mother were not found as much effective as the father in the model. Results did not support the relation between secrecy from best friend and well-being but high disclosure to best friend predicted higher well-being. With a person-centered approach, the study investigated adolescents' disclosure and secrecy behaviors in their relationships with their mother, father, and best friend through clusters. Cluster analysis yielded patterns in which adolescents share information with or keep secret from their parents which differ in levels of psychological well-being. The best friend-adolescent cluster was found to be significantly related to psychological well-being but the relation was weaker as compared to other clusters' relationship with psychological well-being indices. Findings are discussed by synthesizing the information yielded by variable- and person-centered analyses. Keywords: disclosure, secrecy, parents, friendship, adolescent psychological well-being, person-centered analysis, variable-centered analysis
Kültürün, ebeveyne ve akrana bağlanmanın ve ebeveyn akran yönetimi uygulamalarının Türk üniversite öğrencilerinin arkadaşlık niteliğindeki rolünün incelenmesi
High quality friendships have been associated with psychosocial well-being of adolescents; therefore, it is important to find the potential contributing factors in the process of becoming mentally healthy individuals. There is an increasing number of studies examining the amount of time and activities shared among peers through early and middle adolescence. However, there are limited numbers of studies focusing on friendship quality in late adolescence. The purpose of the current study was to examine the role of culture, attachment to parents and peers, and parental peer management practices on the positive and negative friendship quality. Also, age, sex, and family SES in friendship qualities were added as control variables in this study. Positive friendship quality involved companionship, security, help, and closeness shared in dyadic interactions. Negative friendship quality included the amounts of conflicts experienced in mutual associations. The total of 719 university students (402 females, 317 males) with the mean age of 19.71 (SD = 1.23) ranging from 16.97 to 22.90 years from Bolu and Ankara participated in the present study. The data collection tools were as follows: Friendship Qualities Scale (Bukowski, Hoza, & Boivin, 1994), Individualistic-Collectivistic Views of Family Scale (Hui, 1988), Inventory of Parent and Peer Attachment (Armsden & Greenberg, 1987), and Parental Management of Peers Inventory (Mounts, 2002). Two separate hierarchical regression analyses were conducted for positive and negative friendship quality. Results showed that there was a sex difference in terms of positive and negative friendship quality. Accordingly, female students scored higher in the positive friendship quality while male scored higher in negative friendship quality. Parental support for peer relations, attachment to peers, and collectivistic values were positive predictors of positive friendship quality. Prohibiting from parents positively and peer attachment negatively predicted negative friendship quality. In addition to these findings, regression analysis demonstrated the mediator role of peer attachment on the association between parent attachment and friendship qualities. We conducted a mediation analysis by controlling for age, sex, and family SES, even though it was not our research question. Results supported the mediator role of peer attachment on the relationship between parent attachment and positive and negative friendship quality. Our findings suggested the significant role of culture, parents, and peers on the socialization process of adolescents. Therefore, future studies examining friendship qualities should focus on how to foster positive parent and peer associations considering the importance of culture. Key Words: positive friendship quality, negative friendship quality, individualistic values, collectivistic values, peer management, parent, and peer attachment
Ergenin anne, baba ve yakın arkadaşı ile çatışma çözme davranışının ve psikolojik esenlik halinin birey odaklı yaklaşım ile incelenmesi
The current study aimed to examine adolescents' conflict resolution patterns in their relationships with their mother, father, and best-friend and to investigate how these patterns differ in adolescents' well-being (i.e., life satisfaction, problem solving confidence, trait-anxiety). Participants were 1033 Turkish adolescents between the ages of 11 to 19. Adolescents' conflict resolution behaviors were examined with a person-centered approach through cluster analysis which revealed four groups of adolescents who differ in their conflict resolution patterns. The first cluster which labeled as "Confrontational and Withdrawing" was characterized by low levels of problem-solving and high levels of conflict engagement, withdrawal and compliance. The second cluster which labeled as "Problem Solver" was characterized by high levels of problem solving and low levels of conflict engagement, withdrawal, compliance. The third cluster "Confrontational but not Withdrawing" was characterized by high levels of conflict engagement and low levels of withdrawal, problem solving, compliance. The fourth cluster "Problem Solver but Withdrawing" was characterized by low levels of conflict engagement and high levels of withdrawal, problem solving, compliance. Univariate ANCOVAs, conducted to examine how these clusters differ in psychological well-being revealed that "Problem Solver" had the highest scores in well-being indicators while "Confrontational and Withdrawing" had the lowest scores. Overall, findings revealed how combinations of different resolution styles differ in well-being and highlighted the importance of developing constructive resolution behaviors in adolescence. Keywords: adolescent psychological well-being, conflict resolution styles, parent-adolescent relationship, friendship in adolescence, person-centered approach