Coping

216 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde cep telefonu problemli kullanımı ile bilinçli farkındalık ve stresle başa çıkma stillerinin belirlenmesi

Hızlı gelişen teknolojinin ürünü olan cep telefonlarının bilinçsiz ve aşırı kullanımı gelişimsel dönemler arasında önemli bir yere sahip olan ergenlik dönemindeki bireyleri olumsuz olarak etkilemektedir. Olumsuz etkilerin belirlenmesi, önlenmesi için farkındalık ve stresle başa çıkma stilleri önemli yer edinmektedir. Araştırmada ergenlerin cep telefonu problemli kullanımı ile bilinçli farkındalık ve stresle başa çıkma stillerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla araştırma kesitsel tipte tanımlayıcı bir araştırma olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Hatay ili Antakya ilçesine bağlı liselerde 2017-2018 öğrenim döneminde öğrenim görmekte olan 28.144 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklemini ise tabakalı örnekleme yöntemi ile belirlenen 6 lisede öğrenim gören 789 öğrenci oluşturmuştur. Verileri toplamada sosyodemografik veri formu, cep telefonu problemli kullanım ölçeği (PU), bilinçli farkındalık ölçeği ergen formu (BFÖ-E), ergenler için başa çıkma ölçeği (EBÇÖ) kullanılmıştır. Verilerin değerlendirmesinde sayı, yüzdelik, Anova, Student t, Mann Whitney U, Kruskal Wallis ve spearman korelasyon testleri kullanılmıştır. Araştırmaya katılan ergenlerin PU toplam puanı 29.34±13.86, BFÖ-E toplam puanı 60.04±15.17, EBÇÖ aktif başa çıkma toplam puanı 6.32±2.52, kaçınan başa çıkma toplam puanı 4.87±2.23, olumsuz başa çıkma toplam puanı 2.60±1.87 olarak belirlenmiştir. Ergenlerin %85,4'ünün cep telefonu sahibi olduğu, %63,7'sinin ilk cep telefonunu 11-14 yaşlar arasında edindiği belirlenmiştir. Kız ergenlerin PU toplam ve EBÇÖ aktif başa çıkma puan ortalamaları erkeklere göre daha yüksektir. BFÖ-E ile PU toplam, sonuçlar, sosyal iletişim, bağımlılık, kaçınan başa çıkma ve olumsuz başa çıkma arasında negatif yönde, sonuçlar ve PU toplam puanları ile olumsuz başa çıkma alt ölçeği arasında negatif yönde zayıf anlamlı, sonuçlar, sosyal ilişkiler, bağımlılık ve PU toplam puanları ile kaçınan başa çıkma alt ölçeği arasında pozitif yönde zayıf anlamlı ilişkiler gözlenmiştir. Ergen sağlığını korumak, geliştirmek ve problemleri belirleyerek gerekli önlemleri almak için bilinçli farkındalık ile başa çıkma tarzları konusunda eğitimler verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Ergenler, Cep Telefonu Problemli Kullanımı, Bilinçli Farkındalık, Stres, Başa Çıkma.

Başa çıkmaBilinçli farkındalıkCep telefonu+3
Arzu Çalışkan
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Rekreatif sporla uğraşan orta yaş bireylerin stresle başa çıkma stilleri ve yaşam tatminlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Rekreatif sporla uğraşan orta yaş bireylerin stresle başa çıkma stilleri ve yaşam tatminlerinin çeşitli değişkenler üzerine etkisini incelemektir. Araştırmanın örneklem grubunu Akdeniz Bölgesi illerinden Mersin, Hatay ve Kahramanmaraş'ta ikamet etmekte olan orta yaş kategorisine mensup 765 katılımcı oluşturmuştur. Fakat elde edilen verilerin 750 tanesi değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada araştırmacı tarafından hazırlanan demografik değerlere ek olarak katılımcıların stresle başa çıkma tarzlarını değerlendirebilmek adına, Şahin ve Durak tarafından Türkçe'ye uyarlanan, Folkman and Lazarus tarafından geliştirilen 30 maddelik likert tipindeki "Stresle Başa Çıkma Stratejileri Ölçeği" ve katılımcıların stresle başa çıkma stillerinin yaşam tatmini üzerine olan etkisini değerlendirebilmek adına ise Diener, Emmons, Lorsen ve Griffin(1985) tarafından geliştirilmiş olan, Türkçe'ye uyarlanması ve geçerlik-güvenirliği Durak ve Gençöz(2010) tarafından yapılan tek alt boyutlu 5 sorudan oluşan " Yaşam Tatmini Ölçeği (Satisfactionwith Life Scale-SWLS)" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 17 istatistik programı kullanılmış olup istatistik programında normallik analizlerinden Kolmagorov- Smirnov testine tabi tutulmuş ve verilerin normal dağıldığı saptanmıştır. İkili grup karşılaştırmaları için T testi, üç ve üçten fazla grup karşılaştırmaları için Anova, iki durum arasındaki ilişkiyi saptamak içinse korelasyon testlerinden olan Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçları incelendiğinde Stresle başa çıkma yöntemleri ölçeğinin tüm alt boyutları ile şehir değişkeni arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Yine yaş değişkeni açısından ölçeğin kendine güvenli yaklaşım ve iyimser yaklaşım alt boyutları arasında anlamlı farklılık saptanmıştır. Yaşam tatmini ölçeğinden elde edilen sonuçlara bakıldığında ise cinsiyet değişkenine göre ölçekten alınan puanlar arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır.

Başa çıkmaFiziksel rekreasyonRekreasyon+4
Aslı Kahveci
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilik tiplerine göre serbest zaman engelleriyle baş etme stratejilerinin incelenmesi

Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin kişilik tipleri ve serbest zaman engelleri ile baş etme stratejileri arasındaki ilişkileri ortaya koymak amaçlanmaktadır. Nicel araştırma yöntemlerinden tarama yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada öğrencilerin serbest zaman engelleri ile baş etme stratejilerini değerlendirmek için Yerlisu Lapa (2014) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan Serbest Zaman Engelleri ile Baş Etme Stratejileri Ölçeği ile öğrencilerin kişilik tiplerini belirlemek için Bacanlı, İlhan ve Aslan (2009) tarafından geliştirilen Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi kullanılmıştır. Çalışmaya Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Kötekli yerleşkesinde lisans öğrenimi gören 233 kadın ve 263 erkek olmak üzere toplam 498 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Bu çalışmada öğrencilerin serbest zaman engelleriyle baş etme stratejilerinin ve kişilik tiplerinin cinsiyetler ve fakülteler arası farklılığı tespit etmek için bağımsız değişken t-testi, değişkenler arası ilişkiyi tespit etmek için ise basit korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, üniversite öğrencilerinin kişilik tiplerinin cinsiyet değişkenine göre ve okudukları fakültelere göre anlamlı farklılık bulunamamıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin serbest zaman engelleriyle baş etme stratejilerinden beceri kazanma stratejisinde cinsiyete göre farklılaştığı bulunmuştur (p < 0,05). İlişkisel analizler ise değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde ilişki olduğunu ve kişilik tiplerinin serbest zaman engelleriyle baş etme stratejilerini anlamlı olarak yordadığını göstermiştir. Sonuç olarak yumuşak başlılık, sorumluluk ve deneyime açıklık kişilik tiplerine sahip öğrencilerin serbest zaman engelleriyle baş etme stratejilerinden beceri kazanma, içsel onay ve fiziksel uygunluk stratejilerini kullandıkları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kişilik tipleri, serbest zaman engelleri, baş etme stratejileri.

Başa çıkmaBeş faktör kişilik modeliBoş zamanları değerlendirme+5
Zeynep Ünal
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Süreğen ve kitlesel bir travma olarak Covid-19: Üniversite öğrencilerinde Covid-19 korkusunun algılanan stres ve travma ile başa çıkabilme algısını yordamasında yaşantısal kaçınmanın aracı rolü

Bu araştırmada üniversite öğrencilerinde COVID-19 korkusunun algılanan stres ve travma ile başa çıkabilme algısını yordamasında yaşantısal kaçınmanın aracılık etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu aracılık etkisinin farklı örneklemlerde incelenmesi için iki ayrı veri toplama işlemi gerçekleştirilmiştir. İlk çalışmanın örneklemi Türkiye'deki çeşitli üniversitelerde, örgün veya yaygın eğitimde, 2020-2021 bahar yarıyılında öğrenim gören, yaşları 18-29 arasında değişen lisans ve ön lisans öğrencilerinden oluşmuştur. Veri toplama işlemi 22 Şubat-15 Mart 2021 tarihleri arasında çevrimiçi gerçekleştirilmiş, -3.29Anahtar Kelime: Başa çıkma = Coping ; COVID 19 = COVID 19 ; Eğitim psikolojisi = Education psychology ; Pandemiler = Pandemics ; Stres = Stress ; Stresle başetme = Coping with stress ; Travma = Trauma ; Yaşantısal kaçınma = Experiential avoidance ; Üniversite öğrencileri = University students

Başa çıkmaCOVID 19Eğitim psikolojisi+6
Mesude Seven Gürçen
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sığınmacıların günlük yaşam deneyimleri, temel sorunları ve sorunlarla baş etme stratejileri: Eskişehir örneği

Bu tez çalışmasının temel amacı, Eskişehir'de yaşayan sığınmacıların gündelik hayat deneyimleri, karşılaştıkları temel sorunlar ve bu sorunlarla başetme stratejilerinin tespit edilmesidir. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın hedef kitlesi olan Irak, İran, Sahara-altı Afrika ve Afganistan'dan gelip mülteci olarak üçüncü ülkelere yerleşmeyi bekleyen sığınmacılarla derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerin yanısıra alan araştırması süreci boyunca bazı katılımcılarla kurulan yakın ilişkiler sayesinde gündelik hayat deneyimleri ve yaşam koşulları yakından gözlemlenmiştir. Alan araştırması sürecinde elde edilen veriler NVivo 11 programının yardımı ile analiz edilmiştir. Alan bulguları üzerinden yola çıkarak katılımcı sığınmacıların sınır geçişi ile vatandaşlık haklarını yitirdikleri, bu yitirişle birlikte sığınmacıların gündelik hayatta ciddi sorunlarla başetmek zorunda kaldıkları görülmüştür. Bu sorunlar sömürüye açık kayıt dışı çalışma, uygun olmayan barınma koşulları, yerelle temas anlarında deneyimlenen dışlanma ve yabancılık hissi ile sınırdalık/eşiktelik hali şeklinde kendini göstermektedir. Yaşadıkları sorunlarla başetme stratejisi olarak ise sığınmacıların, sahip oldukları sosyal sermayelerini harekete geçirerek kendi grupları içinde dayanışma ağları kurdukları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sığınmacı, Düzensiz göç, Küreselleşme, Neo-liberalizm,Maduniyet, Toplumsal Ağlar, Mensubiyet Yitimi, Eskişehir

Başa çıkmaEskişehirGöçmenler+7
Mine Karakuş Yetkin
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Travma yaşamış üniversite öğrencilerinin benlik saygıları ve travma sonrası büyüme düzeyleri arasındaki ilişkide stresle başa çıkmanın aracılık rolü

Bu çalışmanın iki temel amacı bulunmaktadır. İlki travma yaşamış üniversite öğrencilerinin benlik saygıları ve travma sonrası büyüme düzeyleri arasındaki ilişkide problem, sosyal destek ve kaçınma odaklı başa çıkmanın aracılık rolünü test etmektir. İkinci amacı ise travma sonrası büyüme düzeyi yüksek üniversite öğrencilerinin travma ile başa çıkma yollarını ve travma sonrası büyümeyi yaşamlarının hangi alanlarında deneyimlediklerini ortaya koymaktır. Karma modelde desenlenen bu araştırmada açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Çalışmanın nicel verileri Travma Sonrası Büyüme Ölçeği, Stresle Başa Çıkma Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Araştırmanın nitel verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla travma sonrası büyüme düzeyi yüksek öğrencilerden toplanmıştır. Çalışmanın nicel boyutunda 763, nitel boyutunda ise 12 öğrenciden veri toplanmıştır. Çalışmanın nicel verileri IBM SPSS ve AMOS Graphics programları aracılığıyla ve yapısal eşitlik modeliyle analiz edilmiştir. Ayrıca dolaylı etkinin anlamlılığını test etmek için bootstrapping işlemi kullanılmıştır. Nitel veriler ise NVIVO 11 programı aracılığıyla içerik analiziyle analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin benlik saygıları ve travma sonrası büyüme düzeyleri arasındaki ilişkide problem ve kaçınma odaklı başa çıkmanın kısmi aracılık ettiği sonucu elde edilmiştir. Sosyal destek odaklı başa çıkmanın ise benlik saygıları ve travma sonrası büyüme düzeyleri arasındaki ilişkiye aracılık etmediği gözlenmiştir. Bootstrapping işlemi sonrasında ise dolaylı etkilerin anlamlı olduğu sonucu gözlenmiştir. Araştırmanın nitel bulgularına göre travma sonrası büyüme düzeyi yüksek üniversite öğrencilerinin travma ile başa çıkmada kullandıkları yollar problem, sosyal destek, kaçınma odaklı ve dine sığınarak başa çıkma olarak ortaya çıkmıştır. Travma sonrası büyüme düzeyi yüksek üniversite öğrencilerinin travma sonrası büyüme yaşadıkları alanlar inanç sistemi, insan ilişkileri ve kendilik algısında değişim olarak ortaya çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: Travma sonrası büyüme, Stresle başa çıkma yolları, Benlik saygısı, Karma Yöntem, Yapısal Eşitlik, Bootsrapping, Üniversite Öğrencileri

Başa çıkmaBenlik saygısıBüyüme+7
Fatma Dilek Tel
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Covid-19'a yakalanan bireylerde dini başa çıkma (Amasya örneği)

2019 yılında Aralık ayında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından Çin'in Hubei bölgesinde Wuhan kentinde deniz mahsülleri pazarında, sebebi belli olamayan fazlaca pnömoni hastası tesbit edilmiş ve bildirilmiştir. İlk defa 12 Ocak 2020'de bu tür şikâyetlerin nedenlerinin yeni tip bir koronavirüs olduğu (2019-nCoV) belirtilmiş ve 11 Şubat 2020 tarihinde bu salgın "Covid-19" pandemisi olarak adlandırılmıştır. Özellikle hastalığın tedavisi için herhangi bir yol ve yöntem belirlenememesi nedeniyle bu salgın insanlarda korku, tedirginlik ve strese sebep olmuş ve bu duygular da insanların davranış şekillerinde bozulmalara ve psikolojik sağlamlıklarında olumsuzluk durumunu ortaya çıkarmıştır. Bir şeye inanma yani din, hayatta karşımıza çıkan zor durumlara karşı bizi güçlü kılan, bize zorluklar karşısında güç veren özelliktir. Ayrıca din, insanlara karşısına çıkan problemlerin karşılığını vereceğini vaad etmektedir. Olağanüstü bir olay ve problemle baş başa kalan bireyler bu olayı anlamaya çalışırken diğer taraftan karşısına çıkan olaylarla dininden destek alarak başa çıkmaktadır. Hayatta karşı karşıya kaldığımız salgınlar, hastalıklar, tehlikeler veya bizi strese sokan olaylarla baş edebilmek ve bu durumdan kurtulmak için başa çıkma yöntemleri kullanmaktayız. Olumsuz durumlarla karşı karşıya kaldığımız bu gibi durumlarda ortaya koyduğumuz bu çabanın dini yönelimi ise dini başa çıkma metodumuzu ortaya koymaktadır. Bazı kişiler Allah'tan yardım isterken, bazı kişiler ise dinden uzaklaşma davranışı gösterebilmektedir. Bu çalışmada Amasya il ve ilçelerinde ikamet eden ve resmi olarak Covid 19 tanısı alıp hastalığa yakalanmış kişilerin bu hastalığa yakalandıklarında bu hastalığın bir sağlık sorunu mu olduğunu düşündükleri yoksa hastalığı bir ceza olarak mı nitelendirdikleri, bu hastalıkla başa çıkmada dini başa çıkma yöntemlerine başvurup başvurmadıkları, hastalık sürecinde dini inanç ve ibadetlerinde farklılıklar olup olmadığı ve alternatif tıp yöntemlerine başvurup başvurmadıklarını ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışmanın evrenini Amasya il merkezi ve ilçelerinde yaşayan ve 2020-2021-2022 yıllarında Covid-19 salgınana yakalanan hastalar oluşturmaktadır. Örneklem olarak da tesadüfi örneklem yöntemi ile seçilen bireyler ile derinlemesine görüşme yapılmıştır. Başkale'nin (2016) çalışmasında derinlemesine görüşmelerde örneklemin yaklaşık 30 kişi olması gerektiğini ifade etmiştir. Buradan hareketle çalışmanın örneklemini 31 katılımcı oluşturmaktadır. Bu katılımcıların cinsiyetlerine göre homojen olarak dağılımlarına dikkat edilmiştir. Kullanılan yöntem ise nitel araştırma yöntemlerinden biri olan mülakat tekniğidir. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştıma neticesinde varılan sonuç Covid-19 hastalığına yakalanan bireylerin çoğunluğu bu hastalığı küresel bir sağlık sorunu olarak görmektedirler. Covid-19 hastalığına yakalanan bireylerin bu hastalığa yakalandıklarında inanç durumlarını sorgulamadıklarını, dini başa çıkma yöntemlerini kullandıklarını, bu hastalıkla birlikte dini inanç ve ibadetlerinde farklılık olduğunu belirtmişlerdir. Bu hastalığa yakalanan bireylerin büyük çoğunluğunun Covid-19 hastalığı ile başa çıkmak için alternatif tıp'a yönelmekle birlikte dini başa çıkma yöntemlerine başvurdukları ortaya çıkmıştır.

Başa çıkmaCOVID 19Din psikolojisi+4
Ramazan Öncül
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yetişkinlik döneminde dini başa çıkma üzerine bir araştırma

Bireylerin yaş dönemlerine bakıldığında, yetişkinlik dönemi kimlik arayışının olduğu bir dönem olarak karşımıza çıkar. Bu bağlamda bu araştırmanın temel amacı, yetişkinlik dönemindeki bireylerin kimlik statüleri ile kullandıkları başa çıkma stratejileri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bununla beraber yetişkinlik dönemindeki insanın anlam ve mutluluk arayışı, bir psikoterapi ekolü olarak Logoterapi, Logoterapinin dine bakış açısı, anlam arayışında kişinin dini inancının ne derece ve ne yönde etkisi ya da katkısı olduğu konuları ele alınıp araştırılmıştır. Yetişkin bireyin anlam arayışı ve anlamsızlık gibi konulara yer verilmiş olup onun dini inancının, dindarlık düzeyinin psikolojik iyi oluşuna ve bu bağlamda başına gelen olumsuzluklarla başa çıkma çabasına bulunduğu katkı değerlendirilmeye çalışılmıştır. Kişinin sahip olduğu Tanrı inancı, dindarlık düzeyinin başa çıkma yolculuğunda inanan insana bir dünya görüşü ve kalıcı anlamlar sunarak rehberlik etmek suretiyle destek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Baş etme stratejileriBaşa çıkmaDin psikolojisi+2
Esra Burcu Ataman
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerin stres yaşantılarında kullandıkları başaçıkma stratejilerinin benlik imajı ile ilişkisi

Bu araştırma, ergenlerin stres yaşantılarında kullandıkları başaçıkma sratejileri ve benlik imgelerinin, cinsiyet, doğum sırası, sosyo-ekonomik düzey ile sınıf düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, 2000-2001 öğretim yılında, Adana il merkezindeki genel liselerin I. ve II. sınıflarından seçilen 145'i kız 137'si erkek olmak üzere toplam 282 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Araştırmada öğrencilerin genel olarak stres yaşantılarında kullandıkları başaçıkma stratejilerini ölçmek üzere "Başaçıkma Stratejisi Ölçeği" (BSÖ), benlik imgesini ölçmek için ise "Offer Benlik İmgesi Ölçeği" (OBİÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde, korelasyon katsayısı, 't' testi ve varyans analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarında, benlik imgesi ile stresle başaçıkma stratejilerinden kaçınma stratejisi arasında ilişki bulunmuştur. Ayrıca tüm örneklemde erkeklere göre kızlar, alt sosyo-ekonomik düzeyde olanlara göre de orta sosyo-ekonomik düzeyde olanlar dahaolumlu benlik imgesi sergilemektedirler. Ergenlerin doğum sırası ve sınıf düzeyi, benlik imgelerinde farklılık yaratmamaktadır. Ergenlerin doğum sırası ile sosyo-ekonomik düzey, stresle başaçıkma stratejilerinde farklılık yaratmamaktadır. Kızlar, erkeklere göre sosyal destek ve kaçınma stratejilerini, II. sınıfta olanlar ise I. sınıfta olanlara göre Problem çözme ve Kaçınma stratejisini daha fazla kullanmaktadırlar. Anahtar Sözcükler: Stres, Başaçıkma Stratejisi, Benlik İmgesi

Başa çıkmaBenlik imajıErgenler+2
İlkay Özer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerdeki tükenmişlik görülen psikolojik belirtiler ve başaçıkma davranışları

Bu çalışmada öğretmenlerdeki tükenmişlik konusu incelenmiştir. Araştırmada; "Tükenmişlik" işebağlı tutum ve davranışlardaki değişikliklerle kendini gösteren fiziksel-duygusal yorgunluk ve anksiyete ile karakterize edilen ve sonuçta kişisel başarı ile yeterlik duygularının azalmasına yolaçan bir durum olarak tanımlanmıştır (Chernis, 1980; Akt. Seidman ve Zager, 1991). Bu çalışmada öğretmenlerdeki tükenmişlik konusu incelenmiştir. Öğretmenlerdeki "Tükenmişlik"le birlikte, "Görülen Psikolojik Belirtiler", kullandıkları "Başaçıkma davranışları" ve "Meslek ve çalışma koşullan" da araştırılmıştır. Bu araştırmaya ilkokul, ilköğretim okulu, ortaokul ve lise öğretmenlerinden oluşan toplam 720 öğretmen katılmıştır. Araştırmada; sosyo-demografık değişkenlerle, görülen psikolojik belirtiler ve başaçıkma davranışları yönünden öğretmen tükenmişliğinde bir farklılaşma, olup olmadığını ortaya koymak ve Öğretmen tükenmişliği ile ilgili mesleğe ve çalışma koşullarına bağlı değişkenleri belirlemek amaçlanmıştır. "Tükenmişliği" belirlemek için Seidman ve Zager'in (1986-87) geliştirdiği "Öğretmen Tükenmişliği Ölçeği" geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılarak kullanılmıştır. Psikolojik Belirtileri saptamak için Derogatis ve arkadaşları (1977) tarafından geliştirilmiş olan "Ruhsal Belirti Tarama Listesi SCL-90-R" kullanılmıştır. Başaçıkma Davranışları için yine Seidman ve Zager (1986-87) tarafından geliştirilmiş "Kişisel Davranış Ölçeği" uyarlama çalışması yapıldıktan sonra kullanılmıştır. Son olarak da araştırmacı tarafından öğretmenlerin "Sosyo- Demografik" özellikleriyle "Meslek ve Çalışma Koşullarını" değerlendirme amacına yönelik olarak geliştirilen bir anketten yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda tükenmişlik ile; cinsiyet, yaş, öğrenim derecesi, çalışılan okul, okuldaki görevi, çalışma yılı ve okulun SED'i gibi sosyodemografık değişkenler arasında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür.

Başa çıkmaPsikolojik etkiTükenmişlik duygusu+1
Songül Tümkaya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1996
00
Master'sOpen AccessEN

The relationship between coping strategies and anxiety and depression levels of diabetic patients

Background: The study aimed to find out the prevalence of anxiety and depression among diabetic patients and their coping strategies. Also, the relationships between anxiety, depression, coping strategies, socio-demographic and illness-related data were investigated. Method: The study was descriptive. The sample consisted of 180 Iraqi adults with type 1 and type 2 diabetes. The anxiety and depression were measured with HADS scale and coping strategies were measured with the COPE scale. Multiple linear regression was used to test the relationship between coping strategies and both anxiety and depression. Result: The results showed that the prevalence of mild anxiety was the highest (44.4%), followed by moderate anxiety (24.4%), and severe anxiety (5%). With regard to depression, 35.6% of participants had mild depression, 19.4% had moderate depression, and 4.4% had severe depression. Anxiety and depression were more common among patients with type 1 diabetes, patients between the ages of 18 and 29, patients with long duration of diabetes, and those with a low monthly income. Depression was more common among females and patients who lived in urban areas. Those with lower levels of education also have higher levels of anxiety. There is a negative relationship between positive coping strategies (active coping and seeking support strategies) and both anxiety and depression. In contrast, there is a positive relationship between negative strategies (non-problem-focused coping and substance abuse) and both anxiety and depression. Therefore, there seems to be a need to pay attention to the psychological aspects of diabetic patients and educate them about coping strategies.

AnxietyCoping strategiesCoping+4
Sarmad Ahmed Khaleel Khaleel
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The relationship between treatment adherence and coping strategies in adult with diabetes mellitus patients in Diyala city, Iraq

The aim of this study is to examine the relationship between adherence to treatment and coping strategies in adult patients with diabetes mellitus in Diyala, Iraq. A descriptive and correlational research design was used. The research was conducted in the Baquba Teaching Hospital located in Diyala, Iraq, 1-31 May 2023. In this study, patients with diabetes mellitus were selected by purposive sampling (n=151). Sociodemographic Information Form, The Iraq Anti-diabetic Drug Adherence Scale and Brief Coping Scale were used in data collection by face-to-face interviews with patients. In the analysis of data was used descriptive statistics (number, percentage, mean, standard deviation), t-test, ANOVA, LSD test, Pearson correlation analyses. The significance level was accepted p<0.05. The mean score of Iraq Anti-diabetic Drug Adherence Scale for patients with diabetes mellitus was 5.77±2.08. The mean score of Brief Coping Scale' sub-dimensions was 38.46±6.80 for the "active coping" and 16.19±4.05 for the "passive coping". In this study, it was determined that patients with diabetes mellitus had low levels of adherence to treatment and moderately used both positive and negative coping styles. It was determined that patients with diabetes mellitus mostly used "Seeking support" active coping and "Non-problem-focused" passive coping styles. In this study, it was found that women used to active coping strategies more than men. A statistically significant, moderate and positive relationship (r=0.307, p<0.001) was found between Iraq Anti-diabetic Drug Adherence Scale score and active coping score. It is recommended that Consultation Liaison Psychiatric nurse develop programs to increase treatment compliance and positive coping strategies of patients with DM and evaluate the effectiveness of these programs.

CopingDiabetes mellitusNursing+2
Nawaf Naıf Dadoosh Al-zaıdı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşamın zorluklarıyla başa çıkmada kader inancının rolü

Bu çalışmada atıf kuramı çerçevesinde ?kader inancına? yüklenen anlamları ve bu inancın günlük hayatta karşılaşılan problemlerin üstesinden gelebilme hususunda bireye nasıl bir destek sağladığını tespite çalışılmıştır. Örneklem; Malatya/Battalgazi ve Kahramanmaraş/Andırın ilçelerinde 20-50 yaşları arası bayan Kur'an Kursu öğrencilerinden oluşmaktadır. Battalgazi'den 16, Andırın'dan 14 olmak üzere bu çalışmaya 30 öğrenci katılmıştır. Çalışmamızda yarı yapılandırılmış mülakat tekniğini kullanımıştır. Bu çalışma sonucunda da öğrenciler sorulan sorulara geleneksel müslüman kültürün değer yargılarıyla büyük oranda uyumlu cevap vermişlerdir. Öğrencilerin hayatın zorluklarıyla başa çıkarken kader inancından büyük bir destek aldıkları görülmüştur. Onlar için kader inancı psikolojik olarak rahatlatıcı bir görev üstlenmektedir. Çünkü kendi hayatını devam ettirirken tamamen pasif olan insan, yaşadıklarını anlamlı kılabilmek için ?yazılanı yaşadığını? ifade ederek zorlukların, çaresizliklerin üstesinden gelmeye çalışmaktadırlar.

Başa çıkmaDinDin psikolojisi+1
Elif Batman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Bir kamu hastanesinde görev yapmakta olan hekim ve hemşirelerin algılanan stres düzeyleri ve baş etme tarzlarının belirlenmesi

Hekimler ve hemşireler çalışma alanları gereği stresli meslek grupları arasında sayılmaktadırlar. Bu nedenle stres düzeylerinin ve stresle başetmede kullandıkları yöntemlerin belirlenmesi, özellikle çalışmanın yapıldığı pandemi döneminde önem kazanmıştır. Tanımlayıcı tipte olan bu araştırma, bir kamu hastanesinde çalışan hekim ve hemşirelerin algılanan stres düzeyleri ve baş etme tarzlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Şubat 2021-Nisan 2021 aylarında Ankara Şehir Hastanesinde çalışmakta olan hekim (N=2410) ve hemşireler (N=3900); örneklemini ise çalışmaya katılmayı kabul eden hekim (n=130) ve hemşireler (n=242) oluşturmuştur. Veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Algılanan Stres Ölçeği, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre hemşirelerin Algılanan Stres Ölçeği puanları hekimlere göre yüksek bulunmuştur (p<0.005). Hekim ve hemşirelerin Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği alt boyutlarından aldıkları puanlarda; hekimlerin İyimser Yaklaşım alt boyutu puanı, hemşirelerin ise Çaresiz Yaklaşım ve Boyun Eğici Yaklaşım alt boyutu puanı daha yüksek çıkmıştır (p<0.005). Hekim ve hemşirelerin Kendine Güvenli Yaklaşım ve Sosyal Destek Arama alt boyutu puanları arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı belirlenmiştir (p>0.05). Sonuç olarak; hemşirelerin algılanan stres düzeylerinin hekimlere göre daha fazla olduğu; hemşirelerin stresle baş etmede hekimlere göre etkisiz yöntemlere daha fazla başvurduğu belirlenmiştir. Çalışmanın pandemi döneminin bitip, normal yaşama dönüldüğünde tekrar edilerek karşılaştırılması ve özellikle hemşirelere etkin baş etme yöntemlerini kullanmalarını sağlayacak uzun süreli psikososyal destek programları uygulanması önerilir.

Başa çıkmaDoktorlarHastaneler-devlet+3
Eda Yaralı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Perceived ‎personal ‎stress level of ‎Iraqi nurses ‎during ‎the ‎corona ‎pandemic and its relation with coping strategies

The COVID-19 pandemic has impacted the world physically, mentally, economically, and socially, and turned into a global public health problem. This study aimed to identify the stress level of nurses during the Corona pandemic period in Iraqi and the factors that are related to their level of stress, mainly their coping strategies. A descriptive cross- sectional study design was used. The study was conducted on a sample of 251, 99 males (39.4%) and 152 female (60.6 %) nurses. The data were collected using a survey which consisted of three parts: demographic data form, perceived stress scale, and coping strategies scale. The bulk of the participants had nursing high school for nursing (25.5 %), Diploma (45.4 %), and bachelor's degree (26.7 %). Most of the participants (81.3 %) were working at the isolation department. The mean perceived stress score is 21.9 (SD=5.2), and the mean coping strategies score is 3.1 (SD=0.9). The perceived stress level of participants was severe (17.1%), moderate (78.5%), or low (4.4%). The use of coping strategies of participants was moderate (76.5 %), high (19.5 %), and low (4%). The study does not find any statistically significant difference between level of stress and any of the examined sociodemographic characteristics. In addition, level of stress among those working at epidemic hospital affect the nurses' relationships with their families (t= 2.45, p= 0.015), daily life (t= 2.004, p = 0.046), and the daily mood (t = 2.226, p= 0.027). However, use of coping strategies did not differ between different age groups, gender, educational qualification, experience level, and working hours. Nurses should be prepared to deal with their own stress using the coping strategies in stressful events like pandemic so that they will be able to assist individuals better in society.

CopingCOVID 19Nurses+7
Sabreen Alwan Mohammed Alı Aladhmawee
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf ve branş öğretmenlerinin ilköğretim 5. sınıflarda karşılaştıkları istenmeyen davranışlar ve bu davranışlarla baş etme stratejileri

Bu araştırmanın amacı, sınıf ve branş öğretmenlerine göre ilköğretim 5. sınıflarda karşılaşılan istenmeyen davranışlar ve baş etmede kullanılan stratejilerin neler olduğunun incelenmesidir.Araştırma evrenini 2008?2009 eğitim öğretim yılında Şırnak ili Cizre ilçesinde bulunan ilköğretim okullarındaki 5. sınıflarda derslere giren sınıf ve İngilizce öğretmenleri oluşturmaktadır. Nicel ve nitel araştırma modellerinin ikisi kullanılarak desenlenen araştırmada örnekleme yöntemi olarak amaçlı (olasılıklı olmayan) örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi (convenience sampling) yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda Cizre merkez ve merkeze bağlı köyler de dahil olmak üzere toplam 18 ilköğretim okulundaki 84 sınıf öğretmeni ve 31 İngilizce öğretmeni olmak üzere toplamda 115 öğretmene ulaşılarak anket uygulanmıştır. Anket uygulanan öğretmenlerden gönüllülük esasına dayalı olarak 6 sınıf öğretmeni ve 6 İngilizce öğretmeni olmak üzere toplam 12 öğretmenle de görüşme yapılmıştır.Bu araştırma için gerekli veriler araştırmacı tarafından ilgili literatürden yararlanılarak ve uzman görüşüne başvurularak geliştirilen anket formunun uygulanması ve öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Anket kullanılarak elde edilen verilerin analizinde SPSS paket programı 13.0 kullanılmış, sonuçları ise frekans ve yüzde olarak sunulmuştur. Görüşme video kamera ile kaydedilmiş ve içerik analizi ile çözümlenmiştir Araştırmadan elden edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir:Sınıf öğretmenleri en çok karşılaştıkları istenmeyen davranışları; birbirleriyle konuşmak, söz hakkı almadan konuşmak, dersin akışını isteyerek bozmak, arkadaşlarına karşı saldırgan davranışlar sergilemek, ödev yapmamak, verilen görevleri yerine getirmemek, küfür etmek, yalan söylemek, hırsızlık yapmak ve öğretmeni dinlememek olarak belirtirken; İngilizce öğretmenleri ise en çok karşılaştıkları istenmeyen davranışları; birbirleriyle konuşmak, dersin akışını isteyerek bozmak, birbirlerini şikâyet etmek, arkadaşlarına karşı saldırgan davranışlar sergilemek, küfür etmek, yalan söylemek, derste ders dışı şeylerle uğraşmak olarak belirtmişlerdir.Sınıf öğretmenleri karşılaştıkları istenmeyen davranışlar karşısında en çok sözlü uyarı (söz ile uyarı), davranışın nedenini araştırma (soru sorma), beden dili (göz teması kurma), görmezden gelme ve davranış düzenleme (açıklama yapma) stratejilerini kullanırken; İngilizce öğretmenlerinin sözlü uyarı (söz ile uyarı), davranışın nedenini araştırma (dersten sonra konuşma), ceza verme (eksi not), görmezden gelme ve davranış düzenleme (açıklama yapma) stratejilerini kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sınıf Yönetimi, İstenmeyen Davranış, İlköğretim

Başa çıkmaEğitim yönetimiSınıf içi davranışlar+5
Gülsen Danaoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Ses temelli cümle yöntemi ile ilk okuma yazma öğretim sürecinde karşılaşılan güçlükler ve bu güçlüklerle baş etme stratejilerinin belirlenmesi; (Şırnak ili örneği)

Bu araştırma ?Ses Temelli Cümle Yöntemiyle? (STCY) ilkokuma yazma öğretirken öğretmenlerin karşılaştıkları güçlükler ve bu güçlüklerle baş etme stratejilerini belirlemek amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır.Araştırma 2008?2009 Eğitim-öğretim yılında Şırnak il sınırları içinde yer alan 31 ilköğretim okulunda görev yapan 70 birinci sınıf öğretmeni ile yürütülmüştür. Veriler öncelikle oransız örnekleme yöntemi ile seçilen 11 birinci sınıf öğretmeni ile ilkokuma yazma öğretimi sürecinde 3 ayrı görüşme yapılarak toplanmıştır. Daha sonra Şırnak ili merkez ilçesinde bulunan okullarda 59 birinci sınıf öğretmenine öğretim yılı sonunda anket uygulanmıştır.Araştırmada nitel veriler araştırmacı tarafından ilgili literatürden yararlanılarak ve uzman görüşlerine başvurularak hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formları, nicel veriler ise yine araştırmacı tarafından geliştirilen ?Ses Temelli Cümle Yöntemi ile Okuma Yazma öğretim Sürecinde karşılaşılan Güçlükler ve Bu Güçlüklerle Baş Etme Stratejilerini Belirlenme Anketi? ve öğrenci tanıma formları kullanılarak toplanmıştır. Görüşmelerde elde edilen veriler için betimsel analiz kullanılmış ve anket ve öğrenci tanıma formlarından elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 11,5 paket programı kullanılarak yüzde ve frekans hesaplamaları yapılmıştır.Sonuç olarak ana dili Türkçe olmayan çocukların devam ettiği okullarda farklı durumlardaki (HTB, okulöncesi eğitim almamış ve okulöncesi eğitim almış) öğrencilerin benzer güçlükler yaşadıkları görülmüştür. Ana dili Türkçe olmayan çocukların devam ettiği okullarda çalışan öğretmenler öğrencilerinin karşılaştıkları güçlükleri; kendini ifade edememe, kelime, dağarcıklarının az olması, öğrenmelerinin zaman alması, telaffuz bozuklukları, araç gereç kullanımını bilmeme, okuduğunu anlayamama, sorulan sorulara cevap verememe, öğrendiklerini çabuk unutma şeklinde sıralamışlardır. Bu güçlüklerle baş etme yöntemlerini ise; görsel materyalleri ağırlıklı olarak kullanma, kelime dağarcıkları geliştirirci etkinlikler yapma, bireysel olarak birebir ilgilenme, sürekli tekrarlar yapma, şarkı tekerleme, masal vb etkinliklere çok yer verme, konuşurken vücut dili, jest ve mimikleri çok kullanma şeklinde sıralamışlardır.Öğretmenler, öğrencilerinin karşılaştıkları bu güçlüklerin nedenleri olarak ana dillerinin farklı olmasını, ailenin eğitime gerekli önemi vermemesini ve öğrencilerin okul öncesi eğitim almamış olmalarını göstermektedirler.Anahtar Kelimeler: İlkokuma yazma öğretimi, Ana dili, Ses temelli Cümle Yöntemi

Başa çıkmaEğitimEğitim sorunları+5
Vehibe Yiğit
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Palyatif bakım hastalarının manevi iyilik halleri ile ağrıyla başa çıkma durumları arasındaki ilişki

Bu araştırma palyatif bakım hastalarının manevi iyilik halleri ile ağrıyla başa çıkma durumları arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı, kesitsel ve ilişkisel olarak yapılmıştır. Araştırma bir şehir hastanesinin palyatif bakım ünitesinde yatan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 230 hasta ile yapılmıştır. Çalışma için etik kurul onayı, kurum ve hastaların yazılı izinleri alınmıştır. Veriler tanıtıcı özellikler formu, Ağrı İle Başa Çıkma Ölçeği ve Manevi İyilik Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzdelik, minimum ve maksimum değerler, ortalama ve standart sapma, student t testi, varyans analizi, spearman korelayon analizi, pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Hastaların yaş ortalaması 54,62±14,66, klinikte yattığı süre ortalaması ise 16,77±4,38 olup %56,5 'inin kadın olduğu saptanmıştır. Hastaların %61,7'si manevi bakıma ihtiyacı olduğunu belirtmiştir. Hastaların ağrıyla başa çıkma ölçeğinin alt boyutlarından aldıkları puanların dağılımları incelendiğinde; kendi kendine başa çıkma alt boyut puan ortalamasının 17,47±5,47, çaresizlik alt boyut puan ortalamasının 15,62±3,13, bilinçli bilişsel girişimler alt boyut puan ortalamasının 9,79±2,68, tıbbi çare arama alt boyut puan ortalamasının 15,31±2,66 olduğu saptanmıştır. Araştırmaya katılan hastaların, yaş, çalışma durumu, medeni durum, bir işte çalışma durumuna göre ağrıyla başa çıkma ölçeği alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlılık saptanmıştır (p<0,05). Hastaların manevi iyilik ölçeği genel toplam puanının 24,03±24, anlam alt boyut puanının 8,50±9,00, barış alt boyut puanının 6,33±6,00 inanç alt boyut puanının 9,20±9,00 olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan hastaların medeni durum, çalışma durumu, yaşanılan yer, aile tipi, kronik hastalık durumu ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımlılık düzeyine göre manevi iyilik hali ölçeği genel toplam, anlam, barış ve inanç alt boyutlarından aldıkları puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlılık saptanmıştır (p<0,05). Hastaların anlam ve kendi kendine başa çıkma puanı (r= 0,641) arasında orta düzeyde pozitif yönde, anlam ve çaresizlik puanı (r= -0,621) arasında orta düzeyde negatif yönde, barış ve kendi kendine başa çıkma puanı (r= 0,646) arasında orta düzeyde pozitif yönde, barış ve çaresizlik puanı (r=-0,686) arasında orta düzeyde negatif yönde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Çalışma sonucunda hastaların manevi iyilik düzeylerinin artırılması için hemşireler tarafından ağrı yönetiminin sağlanması ve hemşirelik bakımına manevi bakımı entegre etmesi önerilir. Anahtar Sözcükler: Palyatif Bakım, Ağrı, Hasta, Ağrıyla Başa Çıkma, Manevi İyilik, Maneviyat

AğrıAğrı yönetimiBaşa çıkma+3
Selver Bektaş
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Palyatif bakım ünitesinde ve dahiliye servisinde yaşlı hastaya bakım verenlerin deneyimlediği bakım verme yükü ve baş etme stratejileri

Amaç: Araştırma, palyatif bakım ünitesi ve dahiliye servisinde yaşlı hastalara bakım verenlerin bakım yükü ve bakım yükü ile başa çıkma stratejileri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacı ile karşılaştırmalı ve tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Materyal ve Metod: Araştırmanın örneklemini Nisan - Haziran 2017 tarihleri arasında bir şehir hastanesinde Palyatif Bakım Ünitesinde ve Dahiliye Servisinde yatmakta olan yaşlılara bakım veren 80 bakım veren oluşturdu. Bu çalışmada, araştırmacılar tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, Zarit Bakım Verme Yükü Ölçeği ve Başa Çıkma Stilleri Ölçeği- Kısa Formu kullanıldı. Verilerin değerlendirmesinde; bağımsız gruplarda t testi ve tek yönlü varyans analizi ile Pearson's korelasyon analizi kullanılmıştır. Önemlilik düzeyi p<0.05 olarak alındı. Bulgular: Yaşlılara bakım verenlerin % 65'i kadındır ve % 38.8'i 50 yaş üzerindedir. Bakım verenlerin Zarit Bakım Verme Yükü Ölçeği toplam puanı palyatif bakım ünitesinde 50.37 ± 10.93 iken dahiliye kliniğinde 32.72 ± 8.72 olarak bulundu. Başa Çıkma Stilleri Ölçeğinin Planlama ve Amaca Yönelik Sosyal Destek Arama alt boyutlarında ve Zarit Bakım Verme Yükü Ölçeği toplam değerinde iki grup arasında anlamlı farklılık saptandı. Sonuç: Hemşireler, palyatif bakım ünitelerinde yaşlı hastalara bakım verenlerin bakım verme yükü için risk oluşturabilecek sosyo-demografik özelliklerini, mali zorluklarını, aile ilişkilerini belirlemeli ve oluşan bakım yükü için baş etme stratejilerini geliştirmelerinde yardımcı olmalıdır. Anahtar Kelime: Baş etme, Bakım Yükü, Hemşirelik, Palyatif Bakım, Yaşlı

Bakım verenlerBakım verme yüküBaşa çıkma+6
Şerife Köleoğlu
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Ergenlerde görülen saldırgan davranışlarda ebeveyn ve ergenlere uygulanan psikoeğitim programının etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, saldırgan davranışları olan ergenlere yönelik "Şiddet ve Saldırganlıkla Baş Etme" programı ve bu ergenlerin ebeveynlerine yönelik "Şiddetsiz Karşı Koyma" ebeveyn programı uygulanmıştır. Bu programların ergenlerde görülen saldırganlık, anne-babalarının ebeveynlik rolüne ilişkin kendilik algıları, aile ilişkileri ve anne-baba stres düzeyleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırma karma desenli bir çalışmadır. Araştırmanın deney grubunda bulunan öğrencilere sistemik aile terapileri kuramlarına dayalı olarak oluşturulan 10 oturumluk 'Şiddet ve saldırganlıkla baş etme psikoeğitim programı' uygulanırken, onların anne-babalarına yönelik 14 oturumluk 'Şiddetsiz karşı koyma ebeveyn programı' uygulanmıştır. Kontrol gruplarına ise herhangi bir işlem yapılmamıştır. Deney grubu öğrencilerine haftada bir olmak üzere ortalama 90 dakika süren 10 oturum uygulanırken, onların ebeveynlerine haftada bir olmak üzere ortalama 90 dakika süren 14 oturum uygulanmıştır. Araştırmanın nicel verileri deney ve kontrol grubunda bulunan öğrencilere uygulanan 'Saldırganlık Ölçeği', ve ebeveynlere uygulanan 'Anne-Baba Stres Ölçeği', 'Aile Değerlendirme Ölçeği' ve 'Ebeveynlik Rolüne İlişkin Kendilik Algısı Ölçeği' aracılığıyla elde edilmiştir. Söz konusu ölçekler deney ve kontrol grubu öğrenci ve anne-babalarına öntest, sontest ve izleme ölçümleri olarak uygulanmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde SPSS 17 paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formlarıyla elde edilmiştir. Nitel verilerin analizinde içerik analizi yöntemikullanılmıştır. Bulgular incelendiğinde, ergen ve anne babalarına uygulanan programların ergenlerde görülen saldırgan davranışları azalttığı, ana-babalarının ebeveynlik becerilerini ve aile ilişkilerini geliştirdiği ve anne-baba stres düzeylerini anlamlı derecede düşürdüğü ve bu etkinin uzun süreli olduğu görülmüştür. Bu sonuçlardan hareketle özellikle ergenlere yönelik hizmet veren tüm kurumlarda, bu programların anne-babalarla işbirliği çerçevesinde uygulanması önerilmektedir. Ergenlerde görülen şiddet ve saldırganlık problemlerinin azaltılmasında, yapıcı ve sıcak ilişkilerin kurulduğu aile ortamının oluşturulması ve ebeveynlik becerilerinin geliştirilmesinin faydalı olabileceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Şiddet, saldırganlık, şiddet ve saldırganlıkla baş etme programı, şiddetsiz karşı koyma programı, aile ilişkileri

Aile içi ilişkilerBaşa çıkmaEbeveyn-çocuk ilişkisi+6
Suat Kılıçarslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışları ve kullandıkları başa çıkma yöntemleri

Öğrenciler sınıfta istenen davranışların yanında istenmeyen davranışları da doğrudan veya dolaylı yoldan öğrenirler. Okul, çevre, aile ve öğrencinin kişiliğinden kaynaklı olarak doğan aksaklıklar sınıfta istenmeyen öğrenci davranışların oluşmasına sebep olabilir. Araştırma, sınıf öğretmenlerinin sınıfta karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışlarının neler olduğunu ve öğretmenler tarafından hangi başa çıkma yöntemlerini daha sık kullandıklarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Batman il merkezinde MEB'e bağlı 23 ilkokulda görev yapan 422 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışma nicel araştırma olup tarama modeline göre desenlenmiştir. Verilerin toplaması için 48 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Veri toplama aracından elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 17.0 istatistik programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde aritmetik ortalama, standart sapma, yüzdelik, t-testi, ki-kare ve ANOVA tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin en sık karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışları ''teneffüste koridoru boşaltmama'', ''dersi dinlememe'', ''derse hazırlıksız gelme'', ''öğretmene arkadaşlarını sürekli şikayet etme'', ''söz almadan konuşma'' en az karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışları ''öğretmene karşı saygısızca davranma'', ''bağımlılık yapıcı madde kullanma'', ''cinsel konulara aşırı ilgi duyma'', ''derste sınıfta izinsiz ayrılma'', ''hırsızlık yapma'' olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin en çok tercih ettikleri başa çıkma yöntemleri ''birebir konuşma'', ''ailesi ile görüşme'', ''rehberlik servisine gönderme'', ''sınıf kurallarını hatırlatma'', ''öğrenciyi sözlü olarak uyarma'' en az tercih ettikleri başa çıkma yöntemleri ''fiziksel müdahalede bulunma'', ''tahtada ayakta bekletme'', ''öğrenciyi sınıftan atma'', ''söz hakkı vermeme'', ''yapılan olumsuz davranışın olumlusunu defalarca yazdırma'' olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Sınıf yönetimi, istenmeyen öğrenci davranışları, başa çıkma yöntemleri

Başa çıkmaSınıf yönetimiSınıf öğretmenleri+2
Umran Aymaz
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çiftlerin bağlanma stilleriyle stresle başa çıkma tarzları ve benlik saygısı düzeylerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı, çiftlerin bağlanma stilleri ile stresle başa çıkma tarzları ve benlik saygısı düzeyleri arasında fark olup olmadığının incelenmesidir. Betimsel tarama modelinde ilişkisel tarama yöntemiyle yapılan çalışmanın araştırma grubunu, Hatay ili Mustafa Kemal Üniversitesi ve Adana ili Çukurova Üniversitesi'nin çeşitli fakültelerine devam eden ve mezun olup pedagojik formasyon eğitimi gören 216 kadın ve 206 erkek olmak üzere toplam 422 kişi oluşturmaktadır. Araştırma verileri 2016-2017 akademik yılı güz yarıyılında toplanmıştır. Araştırmada çiftlerin bağlanma stillerini belirlemek için Çolakkadıoğlu, Akbaş ve Yıldızeli (2016) tarafından uyarlaması yapılan "Çiftlerde Bağlanma Ölçeği", stresle başa çıkma tarzlarını belirlemek için Şahin ve Durak (1995) tarafından uyarlaması yapılan "Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği", benlik saygısı düzeylerini belirlemek için Turan ve Tufan (1987) tarafından uyarlanmış olan "Coopersmith Benlik Saygısı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada stresle başa çıkma tarzları ve benlik saygısı arasında ilişki olup olmadığını belirlemek amacıyla Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı analizi tekniği kullanılmıştır. Ayrıca stresle başa çıkma tarzları ve benlik saygısı düzeyi bakımından güvenli ve güvensiz (kaygılı, kaçınan, kaygılı-kaçınan) bağlanmış çiftler arasında fark olup olmadığını belirlemek amacıyla Tek Yönlü MANOVA analiz tekniği kullanılmıştır. Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı analiz tekniği sonucunda Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeğinin, kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım ve sosyal destek arama yaklaşımı alt ölçekleri ile benlik saygısı arasında pozitif yönde anlamlı; çaresiz yaklaşım ve boyun eğici yaklaşım alt ölçekleri ile benlik saygısı arasında negatif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu bulunmuştur. Yapılan Tek Yönlü MANOVA analizi sonucunda, güvenli ve güvensiz (kaygılı, kaçınan, kaygılı-kaçınan) çiftlerin stresle başa çıkma tarzları ve benlik saygısı düzeyleri bakımından farklılaştığı görülmüştür. Analiz sonuçlarına göre, güvenli bağlanan çiftlerin stresle başa çıkma tarzları alt ölçeklerinden kendine güvenli yaklaşım ve iyimser yaklaşım ve sosyal destek arama yaklaşımını kullandıkları ve yüksek benlik saygısı düzeylerine sahip oldukları, güvensiz bağlanan (kaygılı, kaçınan, kaygılı-kaçınan) çiftlerin ise çaresiz yaklaşım ve boyun eğici yaklaşım tarzını kullandıkları ve düşük benlik saygısı düzeyine sahip oldukları bulunmuştur. Sonuç olarak güvenli bağlanan çiftlerin stresle başa çıkmada problem odaklı (etkili) başa çıkma tarzlarını kullandığı ve benlik saygısı düzeylerinin yüksek olduğu, güvensiz bağlanan çiftlerin ise stresle başetmede duygu odaklı (etkisiz) başa çıkma tarzlarını kullandığı ve benlik saygısı düzeylerinin düşük olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Bağlanma stilleri, çiftlerde bağlanma, stresle başa çıkma ve benlik saygısı

BağlanmaBağlanma stilleriBaşa çıkma+7
Sevcan Karabulut Uslu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilişsel esneklik eğitim programının lise öğrencilerinin bilişsel esneklik ile algılanan stres düzeylerine ve stresle başa çıkma tarzlarına etkisi

Bu araştırmanın genel amacı, Bilişsel Davranışçı Kuramlar çerçevesinde geliştirilen Bilişsel Esneklik Psikoeğitim Programı'nın lise öğrencilerinin bilişsel esneklik ve algılanan stres düzeylerine ve stresle başa çıkma tarzlarına etkisini ve bu etkinin uzun süreli kalıcılığını incelemektir. Araştırmanın deney grubunda bulunan öğrencilere, Bilişsel Davranışçı Terapi kuramlarına dayalı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen, bilişsel esnekliği arttırmaya yönelik, 12 oturumluk Bilişsel Esneklik Psikoeğitim Programı uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise herhangi bir deneysel işlem yapılmamıştır. Deney grubu öğrencileri ile 12 hafta boyunca haftada bir olmak üzere ortalama 50 dakika bir araya gelinmiştir. Araştırmanın nicel verileri Martin ve Rubin (1995) tarafından geliştirilen 'Bilişsel Esneklik Ölçeği', Cohen, Kamarck ve Mermelstein (1983) tarafından geliştirilen 'Algılanan Stres Ölçeği' ve Folkman ve Lazarus (1980) tarafından geliştirilen Başa Çıkma Yolları Envanterini (Ways of Coping Inventory) esas alarak, Şahin ve Durak (1995) tarafından geliştirilen 'Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği' aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırma kapsamında, Bilişsel Esneklik Ölçeğinin lise formunun geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmıştır. Söz konusu ölçekler deney ve kontrol grubu öğrencilerine öntest, sontest ve izleme ölçümleri olarak uygulanmıştır. Deneysel programa katılan 15 öğrenci (7 erkek 8 kız) bu ölçeklerden alınan puanlara (M= 48.00; Q= 5) göre belirlenmiştir. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde SPSS 23 paket programı kullanılmıştır. Deney grubu ile uygulamaların bitiminden 1 hafta sonra sontest, 2.5 ay sonra ise izleme ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen nicel verilerin analizinde Mann Whitney-U Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış Genel Değerlendirme Formu ile elde edilmiştir. Nitel verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Nitel veriler oturumlar bittikten iki hafta sonra toplanmıştır. Yapılan nitel ve nicel analizler sonucunda deney grubunda yer alan öğrencilerin, bilişsel esneklik düzeylerinin ve Kendine Güvenli Yaklaşım, İyimser Yaklaşım gibi daha olumlu stresle başa çıkma stratejilerinin kullanımlarının kontrol grubundakilere göre arttığı; algılanan stres düzeylerinin ve Çaresiz Yaklaşım kullanımlarının da kontrol grubundakilere göre azaldığı bulunmuştur. Yapılan izleme çalışmaları sonucunda, bu etkinin bilişsel esneklik düzeyinde, kendine güvenli yaklaşım ve iyimser yaklaşım stratejilerinde kalıcı olduğunu gösterirken, algılanan stres düzeyi ve çaresiz yaklaşım stratejilerinde uzun süreli olmadığını göstermiştir. Bunun yanı sıra uygulanan programın Sosyal Destek Arama ve Boyun Eğici Yaklaşım stratejileri üzerinde etkili olmadığı da elde edilen bulgular arasındadır. Elde edilen bulgular, araştırmacı tarafından geliştirilen Bilişsel Esneklik Psikoeğitim Programı'nın öğrencilerin bilişsel esneklik düzeylerinin ve olumlu başa çıkma stratejilerini kullanımlarının artmasında, algılanan stres düzeylerinin ve bazı olumsuz başa çıkma stratejilerini kullanımlarının azalmasında kısmen etkili olduğunu göstermektedir. Anahtar kelimeler: Bilişsel esneklik, algılanan stres, başa çıkma tarzları

Başa çıkmaBilişsel esneklikEğitim+4
Fatma Altunkol
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessEN

Practicum stress and coping strategies of pre-service language teachers

As the leading position of English as the world's primary language for international communication has evidently been continuing for several decades, English language teacher education is getting more and more important. One of the most major components of teacher education programs is the practicum that requires senior pre-service language teachers to observe classes and do practice teaching before actual teaching profession. Recently, there has been increasing research focusing on identifying practicum-related stress sources and their coping strategies in order to maximize the efficiency of practicum. Based on a mixed-method research design with pragmatism research paradigm, this study constitutes an example of a multiple case study which aimed to investigate the pre-service language teachers' stresses and their coping strategies throughout the second term of the practicum. This study was conducted with the participation of fifteen senior pre-service language teachers who were selected by convenience sampling. The data for the study were collected through questionnaires, reflective journals, focused group and one-to-one interviews, observation visits, video-taping of formal micro-teaching performances, and field notes. The quantitative data of the study was analyzed by SPSS 18 and the qualitative data was analyzed through content analysis. The sources of practicum-related stresses were discussed under seven categories: classroom management, social factors, school mentors' attitude, affective factors, ELT methods and techniques, textbook, and professional factors. The highest source of stress was associated with classroom management. In coping with practicum-related stresses, the most frequently used strategies by pre-service language teachers (from high to low) during the second term of practicum were maintaining discipline, following interesting activities, ignoring, and negotiating with university supervisor. Also, the most effective stress coping strategy was negotiating with university supervisor. It is suggested that stress generating factors and the strategies that pre-service language teachers employ should be discussed and reflected upon in pre-service language teacher education programs.

Candidate teachersCopingEducation psychology+7
Farzaneh Mahmoudı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Related subjects