Automotive industry

55 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye otomotiv sektörü ve küresel rekabet gücünün analizi

Sanayileşmeyle birlikte üretiminde hız kazanan otomotiv, günümüzün en popüler sektörleri arasında yer almaktadır. Buna neden olarak da; başta birçok sektörle olan sürükleyici-lokomotif ilişkisi, teknolojik gelişimi desteklemesi, ana ve yan sanayide yarattığı istihdam ile ekonomiye en büyük katma değer sağlayan sektörler arasında olması gösterilmektedir. Bununla beraber; artan küreselleşme, bilgi ve iletişim teknolojilerinin her geçen gün daha fazla önem kazanması gibi nedenler de otomotivi birçok sektöre göre bir adım daha öne çıkartmıştır. Bu tez çalışmasında, Türkiye otomotiv sektörünün rekabet gücü incelenmiş ve küresel rekabette sektörün önde gelen üreticileri değerlendirilmiştir. Ülkelerin rekabet gücünün incelenmesi, sektörel politikaların hazırlanması sürecinde büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, otomotivin tüm sanayileşmiş ülkelerde ekonomiyi yönlendirici etkiye sahip olması da ülkeler tarafından yakından takip edilen sektörler arasında olmasına neden olmuştur. Çalışmada, sektörün önemi birçok açıdan vurgulanırken, rekabet güçlerini etkileyen faktörlerin belirtilmesi amaçlanmaktadır. Söz konusu analizin yapılması; ülkelerin gelişmişliklerinin arttırılması bakımından oldukça faydalı olmaktadır. Üreticiler; gelişmiş ülkeler ve ekonomik birlikler ile gelişmekte olan ülkeler olarak ayrı başlıklar altında ele alınmış, ülke örnekleri seçilerek sektörel değerlendirmeler yapılmıştır. Ülkelerin rekabet güçleri tespit edilirken; tarihsel gelişim, mevcut durum ve sektörel rekabette söz konusu ülkenin gelişimini etkileyen faktörler, alt başlıklar halinde incelenmiş, ülkelerin sektördeki rekabet güçlerinin hesaplanmasında Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler Endeksi(RCA) kullanılmıştır. Bununla beraber gelecekte adından oldukça söz ettirecek olan Endüstri 4.0 kavramının sektörle olan ilişkisi açıklanmış, önerilerde bulunulmuştur.

Endüstri 4.0Otomotiv endüstrisiOtomotiv sektörü+3
Nihal Gabaçlı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Bütünleşik bulanık çok kriterli karar verme metotları: Türk otomotiv ana sanayi örneği

Çevreye duyarlı düzenlemeler, firmalar arasında tedarik zincirindeki uygulamaları iyileştirmek amacıyla artan bir ilgi görmektedir. Bu düzenlemeler, her geçen gün gelişmekte olan bir alan olduğu için sürekli araştırılmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu çalışmada da Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi'nin (STZY) çevresel boyutu olan Yeşil Tedarik Zinciri Yönetimi (YTZY), Türk Otomotiv Ana Sanayi bağlamında, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) metotları kullanılarak incelenmiştir. Çalışmanın ilk aşamasında, Türk Otomotiv Ana Sanayi içerisinde bulunan 11 firma tarafından YTZY ait kriterler belirlenmiş ve bu firmaların YTZY'ye olan tutumları, girişimleri ve karşılaştıkları engeller hakkında bilgi verilmiştir. İkinci aşamada, kriterler oran ağırlıkları tekniği kullanılarak ağırlıklandırılmıştır. Ağırlıklandırma sonucunda, yeşil geri dönüşüm ve yeşil tasarıma ait alt kriterlerin ön plana çıktığı belirlenmiştir. Üçüncü aşamada, Ford OTOSAN'ın fabrikaları mutlak sayıları (Doğrusal Skorlama, Doğrusal Olmayan Skorlama, TOPSIS), bulanık sayıları (Bulanık TOPSIS, Entropi Ağırlıklı Bulanık TOPSIS) ve sezgisel bulanık sayıları (Üç Farklı Entropi ile Ağırlıklandırılmış Sezgisel Bulanık TOPSIS) içeren 8 ayrı metot kullanılarak, YTZY kriterleri kapsamında sıralanarak değerlendirilmiştir. Her metot için ayrı sıralamalar elde edilmiştir. Dördüncü aşamada ise karar verici olarak yer alan 11 firmanın önem ağırlıkları değiştirilerek 10 farklı senaryo oluşturulmuştur. Böylelikle Ford OTOSAN'ın fabrikalarının sıralamalarındaki değişimler duyarlılık analizleri ile izlenmiştir. Sonuçta, bu çalışma için Entropi ile Ağırlıklandırılmış Sezgisel Bulanık TOPSIS metotları (IFT-1, IFT-2, IFT-3)daha etkin olarak görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Yeşil Tedarik Zinciri Yönetimi, Çok Kriterli Karar Verme, Entropi, Sezgisel Bulanık TOPSIS

Bulanık TOPSISEntropiOtomotiv endüstrisi+2
Gözde Koca
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bir orijinal ekipman üreticisinde ((OEM) atıksu ve kimyasal geri kazanım sistemi geliştirme senaryolarının yaşam döngüsü değerlendirmesi kullanılarak karşılaştırılması

Sanayi devrimi ile başlayan teknolojik gelişmeler, artan makinelere gereken enerjiyi sağlamak adına arayışlar ile devam etmiştir. Kömürün buhar enerjisi üretimi için kullanılmaya başlanmasından, fosil yakıtların alternatif olması ile devam eden gelişmeler, günümüzde yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişin ve nükleer enerji gerekliliklerinin tartışılmasını ortaya çıkarmıştır. Dünya nüfusunun hızla yükselmesi sanayi ve teknolojinin giderek daha da artan enerji gereksinimi geri dönüşü zor olan çevresel etkileri beraberinde getirmiştir. Bu gidişin felaketle sonuçlanabileceğinin farkına varılması çevrenin korunmasını öncelikli amaçlayarak küresel iklim değişikliğinin önlenmesi için çalışmaların yapılmasını sağlamıştır. Bu çalışmada, örnek bir çevresel etki analiz metodu olan Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (YDD) bir otomotiv kaplama tesisinde kurgulanan iki farklı senaryo ile elde edilen veriler analiz edilmiştir. SimaPro 8.5.0.0 yazılımı ve ReCiPe etki analiz metodu kullanılarak 1m2 sıkma somunu kaplanması prosesinin hangi çevresel etkileri oluşturduğu kapsamlı bir biçimde hesaplanmıştır. Karşılaştırma sonuçlarına göre elde edilen bulgular ile, Senaryo 1 646mPt sonucu ile Senaryo 2 639mPt sonucuna göre daha olumsuz çevresel etkilerinin olduğu belirlenmiştir. Tüm etki kategorilerinde Senaryo 1'in çevre üzerinde Senaryo 2'den daha yüksek etkisinin olduğu bulguları elde edilmiştir. Gerçekleştirilen bu çalışma, fosfat kaplama prosesinden kaynaklanan tüm çevresel etki kategorilerinde en yüksek katkının elektrik tüketimi olduğunu göstermiştir. Tüm bu elde edilen sonuçların ışığında YDD'nin çevresel etkileri sayısallaştırmak için etkili ve faydalı bir yöntem olduğu sonucuna varılmıştır.

ISOKaplamaOtomotiv endüstrisi+2
Gülçin Deniz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk otomotiv sanayinin gelişimi; Güney Kore ile bir kıyaslama

Otomotiv, bulunduğu ülkede vergi geliri yaratması, ihracatı arttırması ve istihdam sağlaması bakımından katma değeri yüksek bir sanayi dalıdır. Ülkelerde ekonomik büyümenin gerçekleşmesi için göz ardı edilemez bir öneme sahiptir. Ekonomide hem alıcı hem satıcı konumunda olduğundan çeşitli sektörlerle ileri ve geri bağlılık içerir, diğer sektörler üzerinde itici güç oluşturur. Bu çalışmada 1960'lı yıllarda ekonomik göstergeler açısından Türkiye ile denk sayılan ve bugün dünya otomotivinde bir dev hâline gelen Güney Kore ile Türkiye arasında, 1960'lı yıllardan itibaren uygulanan stratejiler, ortaya çıkan gelişmeler ve ekonomik politikalar yönünden kıyaslamalar yapılmıştır. Çalışmanın amacı Güney Kore'nin tecrübesinden yola çıkarak Türkiye için çıkarımlarda bulunmaktır.

Ekonomik büyümeEndüstrileşmeGüney Kore+3
Birsen Yiğit
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

World class manufacturing on automobile industry and applications of autonomous maintenance in press shop

Nowadays international competency is growing fast. In this condition, to be alive the first rule is being a fast runner! To do this, we should follow dynamic structure of this age and we should open for reforms and changes in our work life. Because of that companies have to adapt themselves according to new age technologies and systems, if not, they should be ready to be passed by others. From this reality, Lean Manufacturing system was developed by Toyota. Later from all over the world, so many companies started to implement it. Lean manufacturing with a short explanation is; distinguishing of the waste and value, decreasing or if possible zeroing the waste and making the value more worthy. Autonomous Maintenance as a subject is one of the most important fundamentals of the application side of lean manufacturing.In this study, effects of Autonomous Maintenance on manufacturing productivity have been investigated. It?s applications that are the basic of the World Class Manufacturing (WCM) and Total Preventive Maintenance (TPM). So, Firstly WCM system was introduced in this study. Then it replaced by Autonomous Maintenance (AM) applications and it has been studied step by step. In application part, both the effects of the AM applications in working shop and the importance of AM in equipment improvements have been tried to emphasize with the applications realized in Press Production Shop where is from a leader of automotive sector in Turkey.Key Words: Lean Manufacturing System, Total Preventive Maintenance, Autonomous Maintenance, World Class Manufacturing.

Automotive industryAutonomous systemsLean production
İbrahim Bozağaç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Üretim sektöründe dijitalleşmenin sosyolojik boyutları: Bursa sanayisinde büyük ölçekli bir fabrika örneği

Çalışma, endüstri 4.0 sürecinin üretim sektörü üzerindeki sosyolojik etkilerini incelemeye odaklanmaktadır. Teknolojik dönüşüm yalnızca makineleşme, otomasyon ve dijital araçların devreye girmesiyle sınırlı olan bir süreçten ibaret değildir. İşgücü yapısı, çalışma ilişkileri, üretim kültürü ve mesleki rolleri de köklü biçimde etkileyen bu sürecin sosyolojik boyutları bulunmaktadır. Tez kapsamında, endüstri 4.0 etkisiyle yaşanan bu dijital dönüşümün üretim sektöründeki yansımalarını analiz etmek amacıyla bir otomotiv yan sanayi firmasında saha araştırması gerçekleştirilmiştir. Araştırma, dijitalleşmenin insan üzerindeki etkisini görünür kılmak amacıyla yapılmıştır. Saha çalışmamız; üst düzey yönetici (A grubu), müdür (B grubu), beyaz yaka (C grubu) ve mavi yaka (D grubu) çalışanlar olmak üzere dört farklı statüde çalışan katılımcılarla yarı yapılandırılmış görüşme ile yürütülmüştür. Katılımcıların endüstri 4.0 sürecine dair; iş hayatlarında yaşadıkları fiziki değişimler, dijitalleşmeye dair algı ve tutumları, moral motivasyonları, sürece yönelik duygusal durumları, adaptasyon süreçleri, eğitim ihtiyaçları, iş güvencesine yönelik kaygıları gibi farklı ve insanı odak alan perspektiflerle dijitalleşme süreci ele alınmıştır. Elde edilen veriler, dijital dönüşümün sadece üretim sektöründeki verimliliği değil, aynı zamanda sosyal yapılar ve çalışma kültürü üzerindeki etkilerine de odaklanmayı ve bu bağlamdaki ilişkisini anlamlandırmayı hedeflemiştir. Tez kapsamında elde edilen bulgular, endüstri 4.0 süreci ile birlikte üretim sektöründe yaşanan dijitalleşmenin çelişkili etkiler yarattığını göstermektedir. Bir taraftan iş süreçlerinde hızlanma, kalite kontrolünde hassasiyet artışı, verimlilik kazanımı gibi olumlu çıktılar gözlemlenmiştir. Öte yandan çalışanlar işsizlik kaygısı, rol belirsizliği, yeni teknolojilere uyum sürecinde yaşanan eğitim eksiklikleri, adaptasyonda zorlanmalar, moral ve motivasyon düşüklüğü gibi konuları tekrar eden şekilde belirtmişlerdir. Dijitalleşmenin her düzeyde çalışan tarafından olumlu karşılanmadığı; özellikle mavi yaka çalışanlar arasında gözetlenme, denetim ve üretim sektöründen dışlanma gibi duyguları tetiklediği gözlemlenmiştir. Dijitalleşme sadece teknolojik bir ilerleme olmakla kalmayıp emek süreçlerini dönüştüren bir yapı olmaktadır. Saha bulguları, tekrar eden işler adına dışlayıcı bir etki oluşturabilen bu sürecin öte yandan dönüştürücü, yeni beceri ve roller ortaya çıkaran bir yönünün de bulunduğunu ortaya koymaktadır. Dijital dönüşümün sosyolojik boyutlarını görünür kılma amacı taşıyan çalışma, teknoloji merkezli üretim anlayışının insanın üstün yararına uygun uyarlamalarla ve ek adaptasyon destekleriyle dengelenmesi gerekliliği tartışmalarını açmaktadır. Tez, üretim sektöründe dijitalleşmenin yalnızca teknik değil, aynı zamanda sosyolojik bir mesele olduğunu vurgulayan bir bakış açısı sunmaktadır.

Endüstriyel otomasyonOtomotiv endüstrisiYapay zeka
Ayşe Şebnem Akyel
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Turquality programının dijitalleşmeye katkıları: Bir otomotiv sanayi işletmesi örneği

T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından 2004 yılında Türk ve Kalite kelimelerinden oluşturulan Turquality programı Türkiye'den dünya markaları çıkarmak için başlatılmıştır. Bakanlığın belirlediği belirli sektördeki firmaların küresel marka olma potansiyeli olanlara kriterler dâhilinde denetim yapılarak denetimden geçen firmalara yurt dışından tanınırlığı arttıracak destekler vererek küresel rekabette yer edinmeleri amaçlanmaktadır. Markalaşma potansiyeli olan firmaların kurumsallaşma, dijitalleşme, üretim, pazar faaliyetlerine kadar tüm proseslerine destek sunulmaktadır. Bu çerçevede çalışmanın amacı, bir büyük ölçekli otomotiv sanayi işletmesinde Turquality programının dijitalleşmeye katkılarını ortaya koymaktır. Tez konusu olan firma, yurtiçi ve yurt dışında satış gerçekleştirmekte, İstanbul Ticaret Odasının Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde ilk 100 içerisinde yer almaktadır. İlgili firma stratejileri doğrultusunda küresel bir marka olma ve ihracat rakamlarını yükseltme isteğiyle Turquality programı için bakanlığa başvuruda bulunarak, gerekli koşulları sağladığını gösterdikten sonra programa dâhil edilmiştir. Bayi/müşteri performans yönetimi, portföy stratejisinin oluşturulması, ürün yaşam döngüsü sistematiği, e-ticaret, marka konumlandırması, satış stratejilerinin iyileştirilmesi, yalın yönetim yaklaşımı, bakım süreçlerinin iyileştirilmesi, ar-ge inovasyon süreçlerinin iyileştirilmesi, üretim süreçlerinin iyileştirilmesi, kurumsal risk yönetiminin uygulanması ve tüm bu süreçlerin yönetiminin dijital ortamlarda yürütülmesi için destek almıştır. Örnek olaya dayandırılan araştırmanın amacı Turquality programının şirketlere verdiği desteğin, şirketlerin gelişmesi ve dijitalleşmesi açısından önemi ve sağladığı faydaları ortaya koymaktır. Araştırma sonucunda dijitalleşmenin şirketlerin süreçlerinde sağladığı gelişme ve programın sağladığı fayda açıklanmıştır. Araştırma, Turquality programına başvuruda bulunan ve bulunmak isteyen şirketlere programın sağladığı faydası göstermek için örnek olacağı düşünülmektedir.

KaliteMarkaOtomotiv endüstrisi+4
Enes Taha Öztürk
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir rekabet ortamında yönetim muhasebesi: İSO 500'de yer alan otomotiv firmaları üzerine bir araştırma

Bu çalışmada, Türkiye'nin en büyük 500 Sanayi Kuruluşunda yer alan otomotiv işletmelerinde geleneksel ve çağdaş yönetim muhasebesi uygulamalarının kullanım sıklığı ve önem derecelerinin incelemesi amaçlanmaktadır. Yapılan çalışma ile aynı zamanda, ele alınan yönetim muhasebesi uygulamaları ile dış çevrede algılanan rekabet şiddeti ve uygulanan rekabet stratejileri arasındaki ilişkilerin incelenmesi hedeflenmektedir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde yönetim muhasebesi kavramı ve yönetim muhasebesinin zamanla uğradığı değişim ele alınmıştır. İkinci bölümde sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlayabilmek amacıyla iç ve dış çevre analizi kavramlarının üzerinde durularak rekabet stratejilerinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde geleneksel ve çağdaş maliyet/yönetim muhasebesi uygulamalarına yer verilerek rekabet kavramı ile ilişkilendirilmiştir. Son bölümde ise araştırmanın örneklemi olan otomotiv sektörüne ilişkin genel bilgiler verilerek yapılan anket çalışmasının analiz sonuçlarına yer verilmiştir. Çalışma sonucunda; ISO 500'de yer alan otomotiv firmalarının ağırlıklı olarak geleneksel teknikleri kullandıkları gözlenmiştir. Kullanılan rekabet stratejileri arasından en fazla tercih edilen stratejinin maliyet liderliği stratejisi olduğu saptanmıştır. Ayrıca çalışmanın bir diğer bulgusu da kombine strateji uygulamalarının yaygın olmasıdır. Yapılan çalışma ile Türkiye'deki en büyük 500 sanayi kuruluşları içerisinde yer alan otomotiv firmalarının hem yönetim muhasebesi uygulamaları süreçlerinde hangi yöntemleri kullandıkları, hem de sert rekabet koşulları altında hangi stratejileri tercih ettikleri tespit edilmiştir. Benzer çalışmalar incelendiğinde yönetim muhasebesi ile rekabet ilişkisinin ülke bazında araştırılmamış olması, çalışmanın önemini artıran bir unsur olmuştur. Anahtar Kelimeler: Yönetim Muhasebesi, Rekabet, Rekabet Stratejileri, Otomotiv Sektörü

ISO 500ISOMuhasebe+6
Yağmur Çelik
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

DP ve paslanmaz çeliklerin farklı akım türlerinde nokta mig/mag kaynağının mikroyapı ve mekanik özelliklere etkisi

DP800 ve AISI304/430 çelikleri başta otomotiv endüstrisi olmak üzere korozyon direnci ve kullanım alanına göre sertlik ağırlık dengesinin uygun olması sebebiyle geniş kullanım alanına sahiptir. Bu çalışmamızda DP800 malzemesi 30x100mm olarak kesilmiştir. Önceden belirlenmiş ve işaretlenmiş noktaya Ø7'lik delik açılmıştır. Burada yapılan literatür taramaları ve yapılan ön çalışmalar sonucunda delik çapının Ø7 olarak seçilmesine karar verilmiştir. AISI304/430 parçalarında 30x100mm ölçülerinde kesilmiştir ve herhangi bir işlem uygulanmamıştır. DP800 malzemesi ile ASIS 304/430 parçaları DP800 malzemesi üst kısımda olacak şekilde sabitlenerek normal, pulse, double pulse yöntemleri kullanılarak farklı akım ve tel besleme hızlarında MİG yöntemiyle kaynaklama işlemi gerçekleştirilmiştir. Bu işlem sonucunda numuneler kaynak dikişlerinden kesilmişlerdir. Kesme işleminden sonra bakalitleme ve mikroyapı inceleme için hazır hale getirilmiştir. Mikroyapı inceleme için hazır hale getirilen numuneler mikroyapı görüntüleme, SEM görüntüleme, XRD analizi, EBSD analizi ve mikro sertlik testi uygulanmıştır. Kalan numuneler üzerinde çekme testi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar görseller ve bilimsel veriler kullanılarak tezin içeriğinde açıklanmıştır.

Kaynak yöntemleriOtomotiv endüstrisiPaslanmaz çelik
Mustafa Bal
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Otomotiv sektöründe deformasyona uğrayan şaside mekanik özelliklerinin incelenmesi

Türkiye'de 2010 yılında 1.104.388 adet trafik kazası meydana gelmiştir, bu kazalarda 4.045 kişi hayatını kaybetmiş ve 211.496 kişi yaralanmıştır.Trafik kazaları sıralamasında Avrupa'da ilk sırada ve Dünya'da ilk 10 arasında yer almaktayız.2010 yılında 25.000 adet araç pert'e (kullanılamayacak olup aracın % 60'ından fazlası hasar gördüğü için hurdaya ayrılan araç) ayrılmış ve diğer araçlar tamir edilerek tekrar kullanılmıştır.Bu tez çalışmamızda araçlarda önemli bir yere sahip olan,kazalarda genellikle hasar gören şasiler üzerine yapacağız,bir şasinin üretim aşamalarını ve kazaya uğrayan bir aracda şasinin mekaniksel değişimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır.Numuneler orijinal sac, deformasyona uğradıktan sonra soğuk düzeltilen ve deformasyona uğradıktan sonra sıcak düzeltilen sac olarak 3 farklı şekilde hazırlanmıştır.Numuneler çekme testi,darbe çentik testi,yorulma testi ve sertlikleri ölçülerek birbirleriyle arasında ki farklılıklar karşılaştırılmıştır.Yapılan çekme testleri sonucunda orijinal 3 adet sacın ortalaması 26,877 mm kopmuş, soğuk şekillendirilen numunelerin 17,317 mm'de koptuğu görülmüştür,en farklı değişim sıcak şekillendirilen numunelerde görülmüştür,1. Numune 8 mm'de, 2. Numune 13 mm'de 3. Numune 18 mm olmak üzere ortalama 13,250 mm'de kopmuştur.Yapılan darbe çentik testlerinde ise orijinal sacdan alınan 5 adet numune sonucunda ortalama 26,6 joule de kırıldığı, soğuk olarak düzeltilen sacdan alınan 5 adet numunede 24,6 joule de kırıldığı, sıcak olarak düzeltilen sacdan alınan 5 adet numunede de 24,4 jolue de kırıldığı tespit edilmiştir.Yapılan sertlik ölçümlerinde alınan 9 farklı ölçüm noktasında orijinal sacda 112,2 hrb sertlik, soğuk olarak düzeltilen sacda 111 hrb sertlik ve sıcak olarak düzeltilen sacda 50,3 hrb sertlik tespit edilmiştir.Sonuç olarak yapılan bütün test sonuçlarında ister soğuk isterse sıcak olarak düzeltilsin şasilerin mekaniksel olarak değişikliğe uğradığı ve yapısında ciddi değişikliklerin oluştuğu görülmüştür, özellikle sıcak olarak düzeltilen şasilerde bu değişiklik daha da çarpıcı olarak dikkat çekmektedir.Anahtar Kelimeler : Otomotiv sektörü,úasi,deformasyon

DeformasyonOtomotiv endüstrisiPres+1
Hamit Kocaman
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Üretim işletmelerinde kalite maliyetlerinin PAF modeline göre analizi: Otomotiv yan sanayisinde bir uygulama

Kalite maliyetlerinin analizi ile üretilen ürün veya sunulan hizmetin kalitesizlik nedenleri ve bunlara ilişkin maliyet unsurları araştırılır. Analiz sonuçlarıyla, bunların planlama ve önleme çalışmaları ile ortadan kaldırılması sağlanarak işletmelerin maliyetleri kontrol etmelerine yardımcı olunur. Çalışmanın amacı; bir otomotiv yan sanayi işletmesine ilişkin mevcut uygulamalar bakımından yönetsel kararlara ışık tutması açısından kalite maliyetlerini analiz etmektir. Bu amaç doğrultusunda, Düzce ilinde faaliyet gösteren ABC Otomotiv Yan Sanayi A.Ş.'ne ait 5 yıllık (2011-2015) kalite maliyetleri ile ilgili genel bilgiler, işletme yönetiminden alınmış olup işletmenin kalite maliyetlerine ilişkin unsurları PAF (Prevention-Appraisal-Failure) modeli çerçevesinde incelenmiştir. Bu çerçevede söz konusu işletmenin kalite maliyetleri oran ve trend analizleri yardımı ile analiz edilmiştir. Bu analiz sonucunda işletmenin yıllar itibariyle en fazla kalite maliyetlerinin iç ve dış başarısızlık maliyetleri olduğu görülmüştür. İşletmede beklenen iç ve dış başarısızlık maliyetlerinin zamanla düşüşün sağlanması ve bununda önleme, ölçme ve değerlendirme maliyetlerinin yeniden gözden geçirilerek bu maliyet unsurlarına daha fazla önem verilmesi sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kalite, Toplam Kalite Yönetimi, Kalite Maliyetleri Analizi, Üretim İşletmeleri.

Kalite maliyetiMaliyetOtomotiv endüstrisi+5
Önder Ulu
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hata türleri ve etkileri analiz yöntemi (FMEA) ile problem çözümü ve otomotiv yansanayi işletmesinde uygulama

İşletmeler giderek zorlaşan rekabet ortamında pazarda kalabilmek ve öne geçebilmek için müşteri beklentilerini karşılamak zorundadır. Günümüzde, müşteri beklentilerine bağlı olarak ürünler giderek daha karmaşık hale gelmektedir. Bununla birlikte, karmaşık ürünlerin tasarımı ve üretimi bir çok faktörün bir uyum içerisinde sağlanması ile mümkün olmaktadır. Özellikle Otomotiv sektöründe binlerce parçanın bir arada hatasız çalışabilmesi hedeflenmiştir. Orjinal Ekipman Üreticileri (Original Equipment Manufacturer)-OEM olarak adlandırılan ana sanayi işletmelerinin; yan sanayilerden öncelikli olarak istekleri tedarik edilen ürünlerde hata olmamasıdır. Yan sanayi işletmelerin hataları tasarım ve üretim aşamalarında ortaya çıkarıp müşterilerine hatasız ürün sunmaları için süreçlerinde risk analizi yapmaları kaçınılmaz hale gelmiştir. Risk analizi uygulamalarından Hata Türü ve Etkileri Analizi (FMEA); sistem, ürün, proses ve hizmetten kaynaklanan potansiyel hatalara ait risklerin belirlenmesi ve yönetilmesi açısından güçlü bir yöntemdir. Bu çalışmada otomotiv yan sanayi sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin kaplama hazırlama prosesine yönelik Proses FMEA çalışması hazırlanmıştır. P-FMEA kapsamında ortaya çıkan risklere karşılık alınması gereken aksiyonlar tanımlanmış ve işletmeye sunulmuştur. Sonrasında işletmenin ihtiyaç duyulan yatırımları yapması ile riskler minimize edilmiştir. Bu yatırım ile prosesin insan faktöründen otomasyona geçişi sağlanarak inovatif ve teknolojik bir uygulama entegre edilmiştir. Ayrıca otomotiv sektöründe uygulanan FMEA metodolojisine ait farklılık ve güncel bilgiler ile literatüre uygulama zenginliği kazandırılmıştır.

FMEAHata türleri ve etkileri analiziOtomotiv endüstrisi+5
Nesimi Kök
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de otomotiv sektörüne yönelik ÖTV düzenlemeleri ve iktisadi etkileri

Otomotiv sektörü Dünya'da ve ülkemizde ekonomiye yaptığı katkılar, diğer sektörlerle olan bağlantıları ve teknolojik gelişmelere öncülük etmesi bakımından lokomotif niteliğindeki sektörler arasında yer almaktadır. Ülkemizde motorlu taşıtlar üzerinden alınan Özel Tüketim Vergisi'nin gelişmiş otomotiv sanayine sahip ülkelere kıyasla oldukça yüksek olduğu ve motorlu taşıt maliyetleri içerisinde önemli bir paya sahip olduğu bilinmektedir. Bu yönüyle otomotiv sektörüne yönelik yapılan Özel Tüketim Vergisi düzenlemelerinin sektöre ve ekonomiye yansımaları büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada ülkemizde otomotiv sektörüne yönelik uygulanan ÖTV düzenlemeleri ve bu yönde yapılan değişiklikler ele alınmış ve bu değişikliklerin otomotiv sektörüne ve ekonomiye olan yansımaları analiz edilmiştir.

Ekonomik etkiOtomotiv endüstrisiOtomotiv sektörü+6
Zeynep Şengül
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kocaeli ili otomotiv sanayi

Türkiye ihracatında en büyük oran otomotiv sanayisi sektörüne aittir. Otomotiv sanayi ekonominin lokomotifi olarak kabul edilir. Bunun nedeni diğer sanayi dallarıyla olan yakın ilişkisidir. Dünya otomotiv sanayisinin temelleri 1769 yılında uzun süreli çalışan buhar makinasının İngiliz James WATT tarafından yapılmasıyla atılmıştır. Otomotiv sanayisinin gerçek kuruluşu 1860'lardan sonra çeşitli Avrupa ülkeleriyle başlamıştır. Türkiye otomotiv sanayisinin temelleri ise 1950'li yıllarda atılmıştır. Otomobil üretiminde ilk girişim KOÇ şirketi yapmıştır. 1961 yılında ilk Türk otomobili DEVRİM üretilmiştir. Ancak bu araç sadece 4 adet üretilmiştir. Kocaeli ilimizde otomotiv sanayi özellikle 1980'li yıllardan sonra başlamıştır. Günümüzde dört ana sanayi firması ve yüzlerce yan sanayi firması Kocaeli ilimizde faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu dört otomotiv ana sanayi firması Ford Otosan A.Ş, Hyundai Assan, Honda Türkiye ve Anadolu Isuzu firmalarıdır. Ford Otosan tesisleri Gölcük ilçesinde, Hyundai Assan İzmit ilçesinde, Honda Türkiye ve Anadolu Isuzu Gebze ilçesinde bulunmaktadır. Dört firmada Türkiye'nin en büyük 500 sanayi kuruluşlarındandır. Anahtar Kelimeler: Kocaeli, Otomotiv, Sanayi, İstihdam

Endüstri işletmeleriKocaeliOtomotiv endüstrisi+2
Turgut Yılmaz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni bir ürün için stratejik pazarlama planı hazırlanması ve otomotiv sektörüne uygulanması

Günümüzde birçok işletme büyüme stratejisini benimseyerek gelişmeyi tercih etmektedirler. Söz konusu bu işletmelerin yönetim kadrosu da özellikle riski doğru hesaplama ve öngörme, karar alma, uygulamanın ve kontrol süreçlerinin etkin şekilde yapılması gibi konularda bilimsel metotları ve teknikleri alabildiğince kullanmaktadırlar. Zira işletmelerin hedefleri sadece kısa süreli yüksek karlılık elde etmek değil, sürdürülebilir ve daima artan bir karlılık trendi sağlamaktır. Bu amaca yönelik faaliyetlerini sürdürürler ve ürünlerini ve/veya hizmetlerini belirlenen koşullar çerçevesinde son kullanıcıyı memnun etmek adına sunmaktadırlar. Son kullanıcıların memnuniyeti odak noktası olduğunda ise pazara, tüketici algı ve tercihlerine yönelik yoğun ve detaylı araştırmalar yapmaktadırlar. Bu araştırmalar sonucunda elde edilen veriler giderek karmaşıklaşan yönetim yapısını iyileştirmek ve şirketin verimini arttırmak için kullanılmaktadır. İşte bu noktada, özellikle stratejik planlamanın daha etkin yapılması, uygulamada daha verimli kullanılması, proseslerin kontrol edilerek planlanan ve uygulanan arasında tespit edilen sapmaların tespit edilmesi kritik başarı faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Böylece, düzeltici faaliyetleri tekrar planlamaya dâhil ederek ana iş olan kaynakların verimli kullanması sağlanabilmektedir. Yapılan bu çalışmada ''hedef pazar'' ve ''bütçe'' konularının stratejik pazarlama planlaması ve işletmelerin sürdürülebilir karlılık hedeflerine ulaşabilmeleri için önemi, uygulamada nasıl ele alındığı kıyaslamalı şekilde gösterilmektedir. SPP hazırlanmasında, uygulanmasında yapılan yanlışlar ve dikkat edilmesi gereken hususlar incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Planlama, Proses, Strateji

Otomotiv endüstrisiOtomotiv sektörüPazarlama+5
Ümit Atdağ
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı ABS (anti-lock brake system) fren sistemlerinin performansının belirlenmesine yönelik test metodolojisinin geliştirilmesi

ABS (Anti-lock Brake System) performansını analiz edebilmek için frenleme basınç verilerinin doğru ve tekrarlanabilir bir şekilde elde edilmesi gerekir. Yolda yapılan fren performans testlerinde her zaman aynı şartlarda tekrarlanabilir veri alınması oldukça zordur. Farklı kontrol tekniklerine sahip araçlarda frenleme parametrelerinin değişimlerini incelerken ölçülen değerlerin aynı şartlarda elde edilmesi çok önemlidir. Özellikle farklı zemin şartları ve bölünmüş yol testleri, ABS kontrol tekniğini inceleme açısından büyük önem arz etmektedir.Bu çalışmada laboratuar ortamında oluşturulan, farklı şartların test edilebildiği bir test sistemi ve cihazı geliştirilmiştir. Bu sistem ile ABS donanımlı araçlarda frenleme basınç ve pedal kuvvet verileri alınarak, analizler yapılmış ve fren etkinliği bu veriler ışığında değerlendirilmiştir. Geliştiren test sisteminde 3 farklı aracın ABS performansları test edilmiştir.

FrenFren sistemleriFrenleme+2
Mesut Düzgün
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Otomotiv sektöründe lüks segmentte marka kişiliği ve kullanıcı imajlarının karşılaştırılması üzerine bir araştırma

Hızlı ve sürekli değişim gösteren piyasa dinamikleri nedeniyle firmalar çok fazla rakiple yarışmak zorundadırlar. Ürün özelliklerinin teknolojinin gelişmesi sayesinde birbirine benzemesiyle işletmelerin elinde olan en etkili güçleri marka kavramları olmuştur İşletmeler rakiplerinden ileride olmayı istemektedirler ve tüketiciler üzerinde farklılıklarını ortaya çıkarmak istemektedirler. Bu sebeple firmalar farklılaştırma ve konumlandırma stratejilerini sembol, duygu ve diğer anlamlara bağlı olarak yapılandırılmaya başlamışlardır. Markalı ürünlerin artışına karşın markaların farklılıklarının giderek düşmesi marka kişiliği kavramını çok önemli hale getirmektedir. Markalarını insanların benimseyeceği kişilikler ile özdeştirerek marka ile kullanıcı arasında bir bağ oluşturulmaktadır. Bu Araştırmanın amacı, üst segmentte en yakın iki rakip marka olan X ve Y markalarının kullanıcıları tarafından marka kişiliklerinin nasıl algılandığını, yanı sıra kullanıcı imajlarının farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Araştırmanın ana kütlesini İstanbul ilinde ikamet eden X ve Y kullanıcıları oluşturmaktadır. Çalışmada zaman ve maliyet kısıtı nedeniyle olasılıksal olmayan örnekleme yöntemlerinden kota örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Yüze anket metodu ile veriler toplanmıştır. Araştırma sonucunda X marka kişiliğinin en önemli boyutunu Samimiyet ve Coşku boyutu oluşturmaktayken Y için marka kişiliğinin en önemli boyutunu, Coşku boyutu oluşturmaktadır. X kullanıcı imajında ise özerklik, ilgili grubun en önemli özelliği olmuştur. Y kullanıcı imajında ise en önemli özellik yakın ilişki/üstünlük olmuştur. Y'in marka kişiliğinin sadece dürüst, samimi, ciddi ve lider özellikleri X'den anlamlı bir şekilde ön plandadır, X'in ise orijinallik, neşe, arkadaş canlısı, cesur, modayı izleyen, heyecan verici, esprili, havalı, genç, hayalperest, çağdaş, zeki, teknik, sportif ve batılı özelliklerinin tümünde Y markasından anlamlı bir şekilde ön planda olduğu tespit edilmiştir. Y markasının kullanıcı imajı X kullanıcı imajına göre ''Karşıt görüşlere saldırır" ve "aşağılanırsa, hakaret edilirse veya hor görülürse öç alır" kavramlarında daha yüksek puanlar aldığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulguların hem literatüre katkı sağlayacağı hem de baskın marka kişiliklerinin ön plana çıkarılması ve kullanıcı imajı özellikleri sayesinde hedef kitleyi daha iyi analiz ederek tutundurma faaliyetlerinde kullanılmasıyla marka yönetimleri için rekabet avantajı sağlayabileceğine inanılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Marka, Marka Kişiliği, Kullanıcı İmajı, Lüks Tüketim

Beden imajıKişisel imajLüks+7
Emel Belet
Doğuş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi yönetimi sürecinin örgütsel performansa etkisi ve otomotiv sektöründe bir araştırma

Günümüzde bilginin ekonomik yaşamın en önemli faktörü haline gelmesi nedeniyle örgütlerin bilgi varlıklarını sistemli bir biçimde yönetmeleri zorunluluk haline gelmiştir. Örgütler yaşamlarını sürdürebilmek ve rekabetçi üstünlük sağlayabilmek için bilgiyi etkin şekilde yönetme ihtiyacı duymaktadırlar. Çünkü bilgi yönetimi örgütlerin artan bir hızla ve sürekli değişen çevreye uyum sağlama ve rekabet üstünlüğünü ele geçirmelerinde anahtar rol oynar. Örgütler, bilgiyi elde etme, bilgiyi kullanılabilir bilgiye dönüştürme, bilgiyi uygulama ve bilgiyi koruma süreçleri aracılığıyla rekabet güçlerini ve performanslarını artıracaklardır. Bu çalışmanın temel amacı örgütlerde bilgi yönetim sürecinin örgüt performansına etkisini değerlendirmektir. Bunun için konuya ilişkin kapsamlı bir literatür taraması gerçekleştirilmiştir. Öncelikle bilgi ve bilgiyle ilgili kavramlar, örgütlerde bilgi yönetiminin temelini oluşturan bilgi yönetiminin altyapısı ve bilgi yönetim süreci incelenmiş ve bu sürecin örgüt performansına etkisi üzerinde durulmuştur. Bu araştırmanın ana kitlesini, Bursa il merkezindeki organize sanayi bölgelerine kayıtlı otomotiv yan sanayi işletmelerinin orta ya da üst düzey yöneticileri oluşturmaktadır. Araştırmanın hipotezleri çoklu regresyon analizi ile test edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; bilgi yönetimi süreçlerinin finansal ve finansal olmayan performans üzerinde kısmen pozitif etkiye sahip olduğu görülmüştür. Son olarak, söz konusu bulguların ışığında otomotiv yan sanayinde faaliyet gösteren işletmeler için önerilerde bulunulmuştur.

BilgiBilgi yönetimiOtomotiv endüstrisi+4
Dilek Kahya
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de otomotiv endüstrisinin sektörel analizi

Bu çalışmada, Otomotiv endüstrisinin kısa tarihçesi, Dünyada otomotiv endüstrisinin durumuna genel bir bakış, Türkiye otomotiv endüstrisinin bugüne kadar geçirdiği aşamalar, bugünkü durumu analiz edilerek, endüstri kuruluşları, üretimleri, gelirleri, vergileri ve istatistiki bilgileri ile Türkiye'deki otomotiv endüstrisinin mevcut durumu ortaya konmuştur. Değişik kaynaklardan elde edilen bilgiler, tablolar, grafikler ve şekillerle açıklanmıştır. Bu istatistiki bilgiler ile, otomotiv sektörünün tarihi aşamalardan geçerken uğradığı değişimler ortaya konarak otomotiv sektöründe analizler yapılıp geleceğe yönelik tahminlerde bulunulmuştur.

Otomotiv endüstrisiSektörel analiz
Ali Çengelci
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Oto - boya sanayiinde çalışan işçilerin işçi sağlığı ve iş güvenliği bakımından korunması

Oto boyacılığı, İşçi Sapığı ve İş Güvenliği bakımından en riskli meslek dallarından bilidir. Bu dalda çalışan işçiler, çözücü (solvent) ve diğer boya büeşMerinden ve işyerlerinin olumsuz fiziksel koşullarından etkilenmektedirler. Bu etkilenmenin sonucunda, çeşitli sağlık şikayetleri ve meslek hastalıklarıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Araştırmamızda,, Ankara evreninden tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 30 değişik işyerinden 51 işçiye anket uygulandı. İşyerlerinin sosyo-költürel özellikleri yanında, işyeri özellikleri tespit edildi. 5 işyerinde boya atımı esnasında ortamdaki çözücülerin konsantrasyonu, hava akım hızı ve gürültü ölçümleri yapıldı. Oto-boya atelyelerinde çalışan işçilerin yaptıkları işin her aşamasında (yüzey hazırlama, boya sökümü, boyama ve temizlik vs.) kimyasal unsurlardan (çözücü buharları, pigment tozlar ve tiner vs.) ve olumsuz işyeri koşullarından etkilendikleri görüldü İşyerlerinin sağlıksız koşullarda kurulması, iyi bir havalandırma sisteminin olmayıp ve işçilerin kişisel koruyucu banmamaları nedeniyle; baş ağnsı ve baş dönmesi, uyuşukluk ve çabuk yorulma, kas ve eklem ağrıları, cilt ve göz iritasyonlannın devamlı olduğu tespit edilmiştir. Bilim Kodu Anahtar Kelimeler : Oto boyacılığı, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği

Otomotiv endüstrisiİş güvenliğiİş kazaları+1
Ruhi Odabaşı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
11
DoctorateOpen AccessTR

Ar-ge yatırımları ve satış hasılatı ilişkisi: Türkiye otomotiv ana ve yan sanayii

Otomotiv sektörü, ar-ge ve yenilikçilik faaliyetlerinin büyüklüğü ile dünya çapında en üst sıralarda yer almaktadır ve bağlantılı sektörlerinin genişliği ile bulunduğu ülke ekonomileri için büyük bir öneme sahiptir. Türkiye'nin otomotiv sektörü tecrübesi ise 1950'li yıllarda başlamaktadır. Türkiye, bu yıllardan günümüze, coğrafi konumu ve beşeri sermayesi ile küresel otomotiv ana ve yan sanayii üretici yatırımlarının ilgi odağında olmaya devam etmektedir ve sektör Türkiye ekonomisi içinde büyük bir öneme sahiptir. Bu büyüklüğe rağmen, Türkiye otomotiv sanayiinin, uzun yıllardır strateji belgelerinde ifade edilmekte olan hedeflere yaklaşamadığı, ar-ge faaliyetlerinin düşük teknolojiler üzerine olduğu, sektörün yabancı yatırımların kontrolünde şekillendiği gibi konular akademik çalışmalarda ve çeşitli yayınlarda tartışılmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye otomotiv sanayii bugünkü durum ve gelecek beklentileri detaylı olarak incelenmiştir. Ayrıca, yurt içi işletmelerinde ar-ge faaliyetleri, pazarlama faaliyetleri ve işletme maddi duran varlıkları ile satış hasılatı ilişkileri istatistiksel yöntemler ile değerlendirilmiştir. Böylelikle, Türkiye otomotiv sanayiinin geleceği için politikaların belirlenmesinde veriye dayalı bir yol haritası oluşturulmasında katkı sağlanması hedeflenmektedir. Bu anlamda, çalışmada yapılan detaylı incelemelerin ve elde edilen bulguların, akademik dünya, işletme yönetimleri ve politika oluşturucular için değerli olması beklenmektedir.

Araştırma-geliştirme harcamalarıBilgiDuran varlıklar+7
Özkan Ovalı
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yalın üretim sistemleri ve sanayi işletmelerinde incelenmesi

Rekabet koşullarının hızlı bir şekilde artış göstermesi ve pazar koşullarının değişime uğraması işletmelerin faaliyetlerini müşteri odaklı bir şekilde düzenlemeye yöneltmiştir. Müşterilerin isteklerini eksiksiz yerine getirebilmek, günümüz rekabet koşullarına ayak uydurabilmek amacıyla işletmeler, geleneksel üretim sistemlerinden vazgeçerek günümüz koşullarının gerektirdiği sistemlere yönelmeye başlamıştır. Bu durum işletmelerin rekabet gücünü artıracak ve müşteri odaklı ilkelerin benimsendiği yalın üretim sistemlerini önemli kılmıştır. Yalın üretim sistemleri üretim evrelerinde ortaya çıkabilecek her türlü israfı ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetleri benimseyerek, işletmelerin yoğun rekabet ortamında var olabilmeleri için değer yaratan üretim süreçleri oluşturmayı amaçlamaktadır. Yalın üretim sistemi felsefesini benimseyen işletmeler üretim sürecinde meydana gelen her türlü israfı tespit ederek daha iyi ve daha verimli ürünler ortaya koyabilmektedir. Bu tezin amacı yalın üretim sistemleri ortaya koymak ve sanayi işletmelerinde uygulanabilirliğini incelemektir. Çalışmanın bir diğer amacı ise; gerek tanımlanması ve özellikleri, gerekse işlev, fonksiyon ve araçları mercek altına alınmaktadır. Özellikle, otomotiv sektöründe yapılan uygulama yardımı ile yalın üretim sistemlerinin sanayi işletmelerinde incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın amacı doğrultusunda birinci bölümde yalın üretim hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde yalın üretim sisteminin teknikleri ve karakteristikleri hakkında ifadelere yer verilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise yalın üretim sisteminin uygulanabilirliği ve sanayi işletmelerine sağlayacağı faydaları ortaya koymak amacıyla anket çalışması yapılmıştır. Yapılan anketler spss anket analiz programıyla analiz edilerek bulgular ortaya koyulmuştur.

Endüstri işletmeleriOtomotiv endüstrisiOtomotiv sektörü+4
Züleyha Yakut
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kalkınma planlarında Türk otomotiv sanayi ve Japon üretim modeli uygulaması

Türkiye'de otomotiv sektörünün tarihsel gelişimi ve Japon üretim modeli olan toplam kalite yönetiminin Türk otomotiv sektörü üzerindeki etkilerini geniş bir perspektif üzerinden inceleme amacı taşıyan bu çalışma; bu amaç doğrultusunda ana sanayi Toyota ve Tofaş otomotiv fabrikaları ve yan sanayi Birmot A.Ş. üzerinden Türkiye'nin otomotiv sanayindeki geleceği üzerine öngörülerde bulunmaya hedeflemektedir.İki bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümü Türk Otomotiv Sanayi'nin Gelişimi başlığını taşımakta olup, ülkemizde otomotiv sanayinin gelişimini kalkınma planları ışığında açıklamaya çalışmaktadır. İkinci Bölüm ise Japon Otomotiv Sektöründeki Üretim Yönetimi ve Türk Otomotiv Sektörü Uygulaması; Toyota, Tofaş, Birmot A.Ş. örnekleri başlığı taşımaktadır. Bu bölüm içerisinde öncelikle Japon üretim modeli açıklanmakta ana sanayi Toyota, Tofaş Fabrikaları ve yan sanayi Birmot A.Ş.'deki uygulamalar hakkında bilgiler verilmektedir. Çalışma son olarak Türk Otomotiv Sanayinin geleceği üzerinde tahminlerde bulunmaktadır.Anahtar Kelimeler: Kalkınma Planları, Japon Üretim Yönetimi, Otomotiv Sanayi.

JaponyaKalkınmaKalkınma planları+6
Uğur Esen
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Dikey yayılımların yerel kurumsal bağlamı: Türkiye otomotiv sanayii örneği

Bu tezde, Türkiye otomotiv sanayiinde yabancı sermayeli ana sanayii örgütleri ile yerel tedarikçi örgütler arasında kurulan alıcı-tedarikçi ilişkilerinden kaynaklanan verimlilik, yenilikçilik ve uluslararasılaşma yayılımları (dikey yayılımlar), kurumsal kuram bakış açısıyla ev sahibi ülke yerel bağlamının ve yerel örgütlerinin dinamikleri çerçevesinde açıklanmaya çalışılmaktadır. Çalışmada, geriye dönük dikey doğrudan yabancı sermaye yatırımı (DYSY) yayılımlarının taraflarından birisini temsil eden yerel tedarikçi örgütlere odaklanılmaktadır. DYSY yayılımları, gelişmekte olan ülkeler ve bu ülke örgütlerinin ihtiyaç duydukları bilgi ve teknolojilere ulaşmaları adına önemli bir dışsal kaynağı temsil etmektedir. DYSY yayılımlarıyla ilgili yazın genel olarak değerlendirildiğinde, örgütlerin yapı ve stratejilerini ve hatta örgütler arasındaki iş birliği örüntülerini şekillendiren kurumsal çevrenin göz ardı edildiği görülmektedir. Kurumsal çevreyi merkezine alarak DYSY yayılımlarını inceleyen kısıtlı sayıdaki çalışmanın ise genellikle kurumların düzenleyici çevre unsurlarına odaklandığı, kurumların normatif ve bilişsel boyutlarının yeteri kadar çalışılmadığı ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada ise ilgili yazın tarafından göz ardı edilen hem ana ülkeye hem de ana ülke kurumsal bağlamının çeşitli bileşenlerine odaklanılarak, söz konusu boşlukların doldurulmasına katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Nitel araştırma desenlerinden çoklu örnek olay çalışmasına dayanan çalışmada, amaçlı örnekleme stratejisiyle belirlenen 7 yerel otomotiv tedarikçi örgütüyle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış mülakatlar, ikincil veriler ve gözlem notları araştırmanın veri setini oluşturmaktadır. Elde edilen veriler, içerik analizi kullanılarak analiz edilmiş ve toplam 30 kod ve bu kodların birleşmesiyle 7 tema elde edilmiştir. Analiz bulguları, DYSY'ler tarafından ev sahibi ülke yerel bağlamına sunulan değerli teknolojik ve yönetsel bilgi sayesinde ortaya çıkabilecek potansiyel verimlilik, yenilikçilik ve uluslararasılaşma yayılımlarının yerel örgütler tarafından özümsenmesinde, standartlar, üniversite-sanayii iş birlikleri, devlet kurumlarının destekleri, patron şirketi yapılanması, tedarik ilişkileri bağlamı, farkındalık, motivasyon, bilişsel kapasite ve çoklu normatif baskılar olarak isimlendirilen kurumsal çevre koşullarının önemli etkilere sahip olduğunu göstermektedir. Araştırmanın temalarını da temsil eden bu kurumsal çevre koşulları, çeşitli düzenleyici, normatif ve bilişsel mekanizmalarla yerel örgütlerin DYSY girişlerinden kaynaklanan olumlu verimlilik, yenilikçilik ve uluslararasılaşma etkilerini yakalamalarını bir yandan teşvik edip diğer yandan kısıtlayarak önemli ölçüde yönlendirmektedir. Anahtar Kelimeler: DYSY Yayılımları, Yeni Kurumsal Kuram, Türkiye Otomotiv Sanayii.

Endüstriler arası yayılmaKurumsal kuramOtomotiv endüstrisi+6
Fatih Şahin
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Related subjects