Chemistry
160 theses under this subject heading
Fıstığın dış yeşil kabuğundan farklı yöntemlerle elde edilen aktif karbon ile sulu çözeltiden ağır metal giderimi
Bu çalışmada, Siirt ilinden temin edilen fıstık dış yeşil kabuğu adsorban madde olarak seilmiştir. Bundan elde edilen aktif karbon ile sulu çözeltiden ağır metallerin gideriminde kullanılmasına çalışılmıştır. Fıstık dış yeşil kabuğundan, hidrokömür (hydrochar), biyokömür (biochar), mikrodalga yöntemleri ile elde edilen aktif karbonlar, NaOH, HCI ve H3PO4 ile farklı konsantrasyonlarda etkinleştirilmiştir. Optimum koşullarda elde edilen aktifleştirilmiş örnekler, farklı sıcaklıklarda (298K, 308K ve 318K) sulu çözeltilerden bakır ve cadmiyumun giderilmesi için kullanılmıştır. Optimum koşulları belirlemek için pH, temas süresi, adsorban miktarı, başlangıç derişimi ve sıcaklık gibi parametreler incelenmiştir. En yüksek yüzey alanına sahip aktif karbon örnekleri, sulu çözeltiden bakır ve cadmiyumun giderilmesi için kullanılmıştır. Adsorpsiyon çalışmalarının ardından adsorpsiyon kinetiği, termodinamiği ve izotermleri incelenerek sonuçlar değerlendirilmiştir. Tez kapsamında elde edilen aktif karbon için proses değişkenlerinin optimizasyon çalışmaları yapılarak elde edilen örneklerin BET, SEM, EDX, FTIR ile karakterizasyonları incelenmiştir.
Lise öğrencilerinin kimyasal denge konusunda grafik kulanma becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışmada kimya dersi öğretim programının on birinci sınıf düzeyinde yer alan "Tepkimelerde Hız ve Denge" ünitesindeki denge konusunu içeren açık uçlu sorulardan oluşan bir test geliştirerek söz konusu test ile öğrencilerin grafik çizme ile grafikleri okuma ve yorumlama becerilerini incelenmiştir. İlgili becerilere kaygının ve öğrencilerin zekâ alanlarının etkisi olup olmadığını da çalışma kapsamında incelenmiştir. Araştırmaya Ankara ve Eskişehir illerindeki toplam 150 öğrenci katılmıştır. Çalışmanın yöntemi olarak eş zamanlı üçgenleme deseni kullanılmıştır. Veri toplama amacı ile; grafik çizme, okuma ve yorumlama düzeylerini belirlemek amacıyla iki bölümden oluşan bir test, kaygı düzeylerinin belirlemek amacıyla Seçken ve Zan (2012) tarafından geliştirilmiş olan Kimya Derslerinde Grafik Kullanımına Yönelik Kaygı Ölçeği, zekâ alanlarını belirlemek amacıyla Seber'in 2001 yılında geliştirmiş olduğu ölçek kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, grafik okuma ve yorumlama beceri testinden alınan ortalama puanların grafik çizme becerilerinden elde edilen ortalama puandan daha yüksek olduğunu göstermiştir. Grafik çizme becerileri ile tüm zekâ alanları arasında pozitif ve anlamlı ilişki olduğu, grafik okuma ve yorumlama becerileri ile yalnızca mantıksal- matematiksel zekâ alanı arasında anlamlı ilişki olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, öğrenci grubunun kaygı düzeyleri ile ilgili becerileri arasında negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür.
Predictive maintenance simulation of a chemical plant in Cameroon
In the field of manufacturing, remarkable strides have been made in the development of predictive maintenance strategies. The research has incorporated cutting-edge technological innovations, such as machine learning, artificial intelligence, and the Internet of Things (IoT). Manufacturers can now proactively identify and address equipment malfunctions. This research study employs a degradation model simulation to evaluate and predict the remaining lifespan of a rotating element bearing in the manufacturing assembly line of a chemical plant situated in Cameroon. Additionally, the objective of this study is to perform a comparative analysis that seeks to assess the impact of implementing preventive and predictive maintenance strategies on the overall operational efficiency of a manufacturing system characterized by a series-parallel configuration. The study reveals that the predictive maintenance policy is more significant in manufacturing system where addressing system throughput or implementation cost. This highlights the enhanced efficiency and cost-effectiveness associated with predictive maintenance in manufacturing operations.
6.sınıf öğrencilerinin mühendislik ve mühendis algılarının madde ve ısı ünitesindeki FeTeMM eğitimi sürecinde incelenmesi
Yarı deneysel desene sahip bu araştırmada 6.sınıf öğrencilerinin Madde ve Isı Ünitesi'nde uygulanan Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (FeTeMM) etkinlikleri öncesinde ve sonrasında mühendis nedir ve mühendisler nasıl çalışır ile ilgili bilgi ve çizimleri incelenmiştir. Deney ve kontrol grubunda öğrenciler 'Bir termos tasarlayalım' ve 'Isı yalıtımlı ev tasarlayalım' etkinliklerini gerçekleştirmişlerdir. İki grupta da FeTeMM eğitimi aynı etkinlikleri içermekle birlikte eğitim gruplara iki farklı şekilde verilmiştir: deney grubunda verilen FeTeMM eğitimi açık ve düşündürücü mühendislik tartışmaları içermektedir. Bu grupta mühendis nedir, mühendislik nedir ve mühendisler nasıl çalışır soruları üzerinde gerek etkinlikler sırasında gerek ise etkinlikler sonrasında açık ve düşündürücü tartışmalar yapılmış ve farklı mühendislik dalları üzerine videolar izlettirilmiş ve ödev verilmiştir. Kontrol grubunda ise yine aynı FeTeMM etkinlikleri kullanılmakla beraber mühendislik üzerine açık ve düşündürücü tartışmalar gerçekleştirilmemiştir. İki ayrı FeTeMM etkinliğinin uygulanması (8 saat 1. etkinlik için + 8 saat 2. etkinlik için) toplamda 16 ders saati (1 ay) sürmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Van ili İpekyolu ilçesinde bulunan bir okulda öğrenim görmekte olan 6.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmaya deney grubunda 32 (12 kız, 20 erkek) kontrol grubunda ise 30 (14 kız, 16 erkek) öğrenci katılmıştır. Çalışmanın verileri 'Bir Mühendis Çiz' (MÇÖ) ve 'Mühendislik Bilgi Düzeyi Ölçeği''nin (MBDÖ) her iki grupta bulunan öğrencilere ön ve son test olarak uygulanması ile toplanmıştır. MBDÖ'nün nicel analizleri Mann- Whitney U testi ile SPSS paket programı ile yapılmıştır. MÇÖ analizleri ise çizim ve çizim için yazılanların nitel içerik analizi ile incelenmesi sonucu gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizlerde iki grubun MBDÖ son testleri arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşma bulunmaktadır (U=10,500, z= -6,654, p=,00, r=.85). Nitel analizler başlangıçta her iki grubunda mühendisler ve mühendislerin çalışma alanları hakkında yanlış ve eksik bilgilere sahip olduğunu göstermiştir. Uygulama öncesi çizimlerde her iki grupta da en çok inşaat mühendisi çizilmiştir. Uygulama sonrasında ise deney grubundaki öğrencilerin yanlış bilgilerini doğruları ile düzelttiği ve kontrol grubuna göre daha farklı mühendislik dallarında çalışan kişiler çizdiği belirlenmiştir. Tüm bu bulgular ışığında, FeTeMM etkinliklerinin öğrencilere doğru ve tam bir mühendis algısı kazandırması için etkinlikler sırasında ve sonrasında mühendislik nedir ve mühendisler nasıl çalışır noktasında açık ve düşündürücü tartışmalar yapılmalıdır. Anahtar sözcükler: FeTeMM eğitimi, STEM eğitimi, mühendislik, mühendislik tasarımı
İğde çekirdeğinden aktif karbon üretimi ve boyar madde adsorpsiyonu
Bu çalışmanın amacı, bir tür meyve olan iğde(Elaeagnus) türü, sultan iğdesi çekirdeğinden kimyasal aktivasyon yöntemi ile aktif karbon elde ederek, boyar madde adsorpsiyonugerçekleştirmektir. Aktif karbon Mikrogözenekli bir adsorbandır. Bu adsorban kömür, lignin, şeker ve Hindistan cevizi kabuğu, kayısı çekirdeği, zeytin çekirdeği dâhil çok çeşitli karbonlu materyallerden üretilir. Aktif karbonun adsorpsiyon özelliğini etkileyen bazı faktörler vardır. Bunlar yüksek yüzey alanı, yüksek adsorpsiyon kapasitesi ayrıca mikro gözenek yapısı ve yüzey fonksiyonel gruplarıdır. Aktif karbon elde edilmesinde, Fiziksel ve kimyasal aktivasyon olmak üzere iki farklı süreç kullanılmaktadır. Fiziksel aktivasyon yönteminde ham madde CO2, N2 ya da su buharı atmosferinde aktivasyon işlemi uygulanmaktadır. Kimyasal aktivasyon yönteminde ise hammadde, kimyasal bir madde ile (ZnCl2, KOH, H3BO3K2CO3, H3PO4, H2SO4 gibi) 400-900 °C de karbonize edilmektedir. Bu çalışmada üretilen aktif karbonlar, aşılı olarak tabir edilen iri meyveli bir iğde çeşidi olan sultan iğdesi çekirdeklerinin ZnCl2, KOH, H3BO3 ile impregnasyonu sonucu kimyasal aktivasyon yöntemi ile elde edilmiştir. Elde edilen aktif karbonların yapı ve yüzey özellikleri incelenmiştir. Kimyasal aktivasyon yöntemi kullanılarak üretilen aktif karbonlar ile boyar madde adsorpsiyonu sıcaklık, zaman, pH ve konsantrasyona bağlı olarak incelenmiştir. Adsorpsiyon denge deneysel verilerinden Langmuir ve Freundlich denklemlerine uyumları incelenerek sıcaklık ile değişimleri araştırılmıştır. Boyar madde adsorpsiyonu, hem Langmuir hem de Freundlichizotermine uyum göstermiştir. Aktive edilmemiş maddenin boyar madde adsorpsiyon kapasitesi pH, konsantrasyon, karıştırma süresi ve sıcaklığa bağlı olarak incelenmiştir. Kimyasal aktivasyonun aktif karbonun kapasitesini yükselttiği ölçülmüştür. ZnCl2, KOH, H3BO3 ile aktive edilen aktif karbonların boyar madde adsorpsiyonu çalışmaları sonucunda, kapasite olarak yüksek adsorpsiyon sırasıyla;KOH,ZnCl2,H3BO3 olarak tespit edilmiştir. Adsorpsiyon çalışmalarında sıcaklığa bağlı olarak adsorpsiyon termodinamiği incelenmiştir. Termodinamik veriler bütün adsorpsiyon işlemlerinin kendiliğinden yürüdüğünü göstermektedir.
Sığırkuyruğu bitkisi (Verbascum) saplarından elde edilen ligninin farklı sıcaklık ve çözücülerdeki dönüşümü
Bu çalışmada verbascum bitki saplarından elde edilen ligninin, yüksek basınç reaktöründe ve açık hava basıncında farklı organik çözücülerle katalizörlü ve katalizörsüz olarak yeni ürünlere dönüştürülmeye çalışılmıştır. Organik çözücü olarak etanol, metanol, aseton ve n-butanol, katalizör olarakta NaOH kullanılmıştır. Yüksek basınç reaktörü denemeleri 300 oC'de, açık hava basıncı denemeleri ise çözücülerin kaynama noktalarında yapılmıştır. Elde edilen sıvı ürünler GC-MS analizi ile incelenmiştir. İnceleme sonuçlarına göre yüksek basınç reaktörü ile yapılan denemelerde en yüksek dönüşüm oranı metanol çözücüsü ile % 51 olarak bulunmuştur. Açık hava basıncı denemelerinde ise en yüksek dönüşüm oranı n-butanolde % 63 olarak bulunmuştur. GC-MS sonuçlarına göre elde edilen sıvı ürünler içerisinde aromatik, alifatik, fenolik, oksijen ve azotlu bileşikler olduğu bulunmuştur.
Kimya öğretmenlerinin kimya öğretiminde teknoloji kullanımına yönelik görüşleri ve uygulama düzeyleri
Bu çalışmada kimya öğretiminde öğretim teknolojilerinin kullanımı ele alınmış olup kimya öğretmenlerinin bu teknolojileri derslerinde kullanımlarına yönelik görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Ağrı il merkezinde ve Patnos ilçesinde görev yapan 15 kimya öğretmeninin görüşleri incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Görüşmelerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre kimya öğretmenlerinin çoğunluğu çalıştıkları okulların teknolojik donanımlarının yetersiz olduğunu ve teknolojik cihazların bakımlarının yapılmadığı için onlardan yeterli düzeyde faydalanamadıklarını belirtmişlerdir. Çalışmaya katılan öğretmenler genel olarak akıllı tahta kullandıklarını ve akıllı tahta sayesinde öğrenimin daha kalıcı olduğunu ve öğrenci başarısının arttığını ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin büyük bir kısmı teknoloji kullanımı yönünden kendisini yetersiz görmekte ve kendilerini teknoloji kullanımı yönünden geliştirebilmeleri için özellikle hizmet içi eğitimlere ihtiyaçlarının olduğunu düşünmektedirler. Ayrıca, öğretmenler genel olarak müfredatın kendilerini teknoloji kullanımına yönlendiremediğini ve öğretim teknolojilerine ayrılan bütçelerin ise yetersiz olduğunu ifade etmişlerdir. Anahtar Sözcükler: Öğretim teknolojisi, kimya öğretmenleri, kimya öğretimi, nitel çalışma
Tampon çözeltiler konusunda zihinsel modellerin belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı kimya öğretmen adaylarının tampon çözeltiler konusundaki zihinsel modellerinin belirlenmesidir. Örneklem grubu Eğitim Fakültesi Kimya Öğretmenliği Programına devam eden 35 kimya öğretmen adayından oluşmaktadır. Tüm katılımcılar Analitik Kimya I ve II derslerinde tampon çözeltiler konusunu görmüşlerdir. Veriler, açık uçlu 10 tane soru içeren bir ölçme aracı ile toplanmıştır. Sorularda tampon çözelti kavramı, tampon çözeltilerde denge, tampon çözeltilerde tepkime mekanizması ve tampon çözeltilerin kullanım amacına yer verilmiştir. Veriler, araştırmacı tarafından betimsel içerik analizi ve temalara göre matrisleme yapılarak, hibrit bir yöntemle analiz edilmiştir. Kimya öğretmen adaylarının tampon çözeltilerle ilgili kavramsal düzeyde anlamalara sahip oldukları ve zihinsel modellerinin bilimsel olmadığı tespit edilmiştir.
Kimya öğretmen adaylarının titrasyonlar konusunda zihinsel modellerinin belirlenmesi
Bu çalışmada kimya öğretmen adaylarının titrasyonlar konusunda zihinsel modellerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma durum çalışması olarak yürütülmüştür. Öğrencilerin zihinsel modellerini belirleyebilmek için Analitik Kimya Dersi titrasyonlar konusu kazanımları, ilgili alanyazın taraması ve uzman görüşlerinden yola çıkarak veri toplama aracı geliştirilmiştir. Geliştirilen veri toplama aracı titrasyonlar konusu ile ilgili 19 adet soru içermektedir. Geliştirilen veri toplama aracı bir devlet üniversitesinde Analitik Kimya Dersini almış ve titrasyonlar konusunda ön görülen kazanımlara sahip olduğu düşünülen Eğitim Fakültesi Kimya Öğretmenliği programında eğitimlerini sürdüren 45 öğrenciye uygulanmıştır. Titrasyonlar konusundaki zihinsel modellerin belirlenebilmesi için öğrencilerin her bir soruya dair verdikleri yanıtlardan kodlar oluşturulmuş ve anlama seviyeleri belirlenmiştir. Zihinsel modeller tam bilimsel model, kısmi bilimsel model, temel model ve geçiş modeli olarak belirlenmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde öğrencilerin ağırlıklı olarak tam bilimsel modele sahip olduğu görülmüştür. Çalışma sonucunda öğrencilerin titrasyonlar konusu ile ilgili ağırlıklı olarak bilimsel düzeyde anlamalara sahip olduğu fakat konu ile ilgili belirgin kavram yanılgılarının da bulunduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlardan yola çıkarak titrasyonlar konusunun laboratuvarda uygulamalı olarak anlatılması ve teknoloji destekli materyallerden yararlanarak somutlaştırılarak sunulması önerilmiştir.
Organik kimya laboratuvar uygulamalarında TGA (Tahmin – gözle- açıkla) destekli etkinliklerin çeşitli değişkenler üzerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, organik kimya laboratuvar dersinde Tahmin Et-Gözle-Açıkla (TGA) yöntemine dayalı olarak hazırlanan laboratuvar uygulamalarının kimya öğretmen adaylarının kimya laboratuvarına yönelik öz yeterlilik ve endişe düzeyleri ile kimya başarıları üzerine etkisini incelemektir. TGA yöntemiyle desteklenen laboratuvar uygulamalarında öğrencilerin öğrenecekleri bilgilerle önceden yapılandırdıkları bilgileri arasında ilişki kuracakları beklenmiştir. Bu şekilde hem teorik bilgilerin hem de pratik becerilerin bir arada kullanılmasının sağlanmasıyla laboratuvar ortamında çok yönlü öğrenme süreçlerinin olumlu bir şekilde sonuçlandırılması beklenmektedir. Bu görüşten hareketle TGA yöntemine dayalı olarak hazırlanan laboratuvar uygulamalarının kimya öğretmen adaylarının öz yeterlilik, endişe ve başarı düzeyleri üzerine etkileri araştırılmak istenmektedir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 güz döneminde Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Kimya Eğitimi Anabilim Dalı'nda organik kimya laboratuvar dersini alan kimya öğretmen adayları oluşturmuştur. Araştırmanın nicel boyutunda ön-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubunda, çalışma kapsamı için belirlenen deneyler TGA yöntemine dayalı çalışma yapraklarıyla; kontrol grubunda ise geleneksel yöntemle (föylerle) yürütülmüştür. Çalışmada, veri toplama aracı olarak "Organik Kimya Başarı Testi" (Önen, Altundağ & Mustafaoğlu, 2015), "Kimya Laboratuvar Öz yeterlilik Ölçeği" (Alkan, 2016) ve "Kimya Laboratuvarı Endişe Ölçeği" (Azizoğlu & Uzuntiryaki, 2006) kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise deney grubundaki öğrencilerle uygulanan yönteme yönelik etkinlikler hakkında yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Bu şekilde Tahmin Et-Gözle-Açıkla yöntemiyle desteklenen organik kimya laboratuvar uygulamalarının öğrencilerin öz yeterlilik ve endişe düzeyleri ile organik kimya başarıları üzerindeki etkisinin ortaya çıkarılması ve yorumlanması sağlanabilmiştir.
Kimya öğretmenlerinin bağlam temelli etkinlik hazırlama ve uygulama becerilerinin geliştirilmesi
Bu çalışmada, kimya öğretmenlerinin bağlam temelli etkinlik hazırlama ve uygulama becerilerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Bu hedeften yola çıkarak öğretmenlerin; süreçten beklentilerinin, bağlam temelli kimya öğretimi sonucunda elde ettikleri kazanımların, bağlam temelli kimya öğretiminin uygulanabilirliğine ilişkin görüşlerinin ve uygulamalar sonrasında verilen dönütlerin öğretmenlerin bağlam temelli öğretim yeterliklerinin gelişimine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma paradigmasıyla yürütülen bu araştırmada durum çalışması deseninin kolektif durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Çalışma, araştırmacı tarafından verilen Bağlam Temelli Kimya Öğretimi Hizmet İçi Eğitim Kursu'na katılan iki kimya öğretmeniyle yürütülmüştür. Araştırmada, her bir öğretmen üç bağlam temelli kimya öğretim etkinliği hazırlamış ve uygulamıştır. Uygulamalar sırasında öğretmenler, bağlam temelli öğretim yeterlikleri çerçevesinde gözlemlenmiş ve her uygulama sonrasında öğretmenlere bu yeterlikleri sağlayıp sağlayamamaları durumlarına göre dönütler verilmiştir. Her uygulama video kayıt cihazıyla, yapılan görüşmeler ise ses kayıt cihazıyla kayıt altına alınmıştır. Araştırmanın verileri, gözlem, görüşme ve alan notları aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilere betimsel analiz ve içerik analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgular kodlar ve kategoriler oluşturularak sunulmuş ve yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda, A Öğretmen'in beş bağlam temelli öğretim yeterliğinin; B Öğretmen'in ise iki bağlam temelli öğretim yeterliğinin geliştiği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin bağlam temelli öğretim yeterliklerinin gelişimine dönütlerin etkisi olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, sürece etki eden faktörler öğretmen profili ve öğrenci özellikleri kategorileri altında, öğretmenlerin beklentileri öğrenci ve öğretim sürecine yönelik beklentiler kategorileri altında, öğretmenlerin süreç sonunda elde ettiği kazanımlar mesleki ve bireysel kazanımlar kategorileri altında; bağlam temelli öğretimin uygulanabilirliği öğretim programı, eğitim ortamı ve eğitim politikaları kategorileri altında incelenmiş ve sonuç-tartışma bölümünde sunulmuştur. Anahtar sözcükler: bağlam temelli kimya öğretimi; bağlam temelli öğretim yeterlikleri; öğretmenler; dönüt verme.
Yükseköğretim programları genel kimya laboratuvarı uygulamalarının iş sağlığı ve güvenliği açısından incelenmesi
İş sağlığı ve güvenliği "işyerinde işin yürütülmesi sırasında çeşitli nedenlerden kaynaklanan sağlığa zarar verebilecek koşullardan korunmak amacıyla yapılan sistemli ve bilimsel çalışmalardır" diyebiliriz. Günümüz İSG yaklaşımında ortamdaki tehlike kaynaklarının belirlenerek çalışanların sağlık ve güvenliği açısından risk değerlendirmesinin yapılması, önleme ve koruma tedbirlerinin belirlenip uygulanması ve çalışanların bilgilendirilip eğitilmesi gerekmektedir. İSG kapsamında genel kimya laboratuvarlarında öğrencilerin ve akademisyenlerin sağlığına etki eden faktörlerin başında kimyasallar gelmektedir. Kimya laboratuvarları 72.19.01 NACE kodu (Doğal bilimler ve mühendislikle ilgili diğer araştırma ve deneysel geliştirme faaliyetleri) ile işyerleri olarak tehlikeli sınıfa girmektedirler ve B sınıfı iş güvenliği uzmanı ile çalışmalıdırlar. Üniversitelerin genel kimya laboratuvarlarında çalışanlar ve öğrenciler, bir çok kimyasal ile çalışmakta ve çeşitli risklere maruz kalmaktadırlar. Bu tez çalışması kapsamında, üniversitelerin genel kimya laboratuvarlarında çalışanların ve öğrencilerin maruz kaldığı kimyasal riskler incelenmiştir. Bu alanda kullanılan kimyasallar ve sağlık etkilerine yer verilmiştir.
Investigation of electrochemical properties of NMC/Graphene Cathode active materials coated with Cerium(IV) Fluoride and Lithium Fluoride
Lithium-ion batteries are commonly used as power source systems for computers, cell phones, and electric vehicles (EVs). In recent years, Li(Ni0.33Mn0.33Co0.33)O2 (NMC) has been more preferred cathode active material due to its properties of high reversible capacity, high power, more safety, low environmental impact and low cost. Besides these good qualities, poor rate capabilities, poor cycle life, thermal instability and cation mixing are some disadvantages experienced by this cathode. There are many researches focusing on ion doping, surface coating or forming composites containing the conductive materials and cathode active materials to solve these problems in the literature. In the scope of this study, the cathode active materials of Li1.1(Ni0.33Mn0.33Co0.33)O2 and Li1.1(Ni0.33Mn0.33Co0.33-xMx)O2 (x=0.05 Fe and Cu) were synthesized with solid state synthesis method. The effects of conductive material N-doped graphene oxide (N-GO) and surface modification with cerium(IV) fluoride (CeF4) and lithium fluoride (LiF) on the electrochemical performances of these synthesized materials were investigated. After the synthesis processes were completed, scanning electron microscope (SEM), X-ray diffraction (XRD) and energy dispersive X-ray spectroscopy (EDS) were utilized for material characterization of cathode active materials. Moreover, for electrochemical characterizations, tests were carried out to evaluate the initial discharge capacity, cycling and rate capability performances in the battery testing system. Key Words : Lithium-ion Batteries, Metal Doping, Cerium(IV) Fluoride, Lithium Fluoride, Surface Modification
Web 2.0 araçları ile desteklenen kimya dersi etkinliklerinin öğrencilerin akademik başarılarına, kimya dersine ve bilişim teknolojilerine yönelik tutumlarına etkisi
Amaç: Bu çalışmada 10. sınıf kimya dersi 'Asitler, Bazlar ve Tuzlar' ünitesinde web 2.0 araçları ile desteklenmiş araştırma sorgulamaya dayalı etkinliklerin öğrencilerin başarısına, kimya dersine ve bilişim teknolojilerine yönelik tutumlarına etkisini araştırma sorgulamaya dayalı etkinlik temelli yaklaşım ile karşılaştırmak amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: 2018 yılı kimya dersi öğretim programındaki ilgili kazanımlar göz önünde bulundurularak ve web 2.0 araçlarından Padlet ve Quizizz kullanılarak hazırlanan etkinlikler uygulanmış, çalışmada veri toplama araçları olarak "Asitler, Bazlar ve Tuzlar" ünitesi başarı testi, Şenocak tarafından Türkçeye uyarlanan "Kimya Dersi Tutum Ölçeği" ve Eskicioğlu tarafından geliştirilen "Bilgi İletişim Teknolojisine (BİT) Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmanın modeli öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desendir. Çalışmadaki gruplar belirlenirken 2021-2022 öğretim yılı birinci dönem sonu kimya dersi başarı ortalamalarının yakınlığı göz önünde bulundurulmuştur. Çalışma 2021-2022 öğretim yılı ikinci döneminde, Aydın ili Germencik ilçesindeki bir lisede, bir deney (n=26) ve bir kontrol (n=25) grubu olmak üzere toplam 51 öğrenci ile yürütülmüştür. Yedi haftalık çalışmada deney grubu ile web 2.0 araçlarından Padlet ve Quizizz kullanılarak dersler işlenirken, kontrol grubunda mevcut öğretim programına göre dersler işlenmiştir. Geliştirilen başarı testi için güvenirlik ve geçerlilik analizi, uygulanan başarı testi ve ölçekler için ise bağımlı ve bağımsız gruplar t-testi, Mann Whitney U testi, Wilcoxon işaretli sıralar testi ve tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Bulgular: Web 2.0 araçları ile desteklen araştırma sorgulamaya dayalı etkinliklerin kullanıldığı deney grubu ile kimya öğretim programındaki araştırma sorgulamaya dayalı etkinliklerle derslerin işlendiği kontrol grubunun Asitler, Bazlar ve Tuzlar (ABT) başarı son-test puanlarında ön-teste göre anlamlı bir farklılık oluşmuş ancak farklı öğretim yöntemleri arasında anlamlı bir farklılık oluşmamıştır. Kontrol ve deney grubundaki öğrencilerin başarıları benzer oranda artmıştır. Öğrencilerin kimya dersine yönelik tutumlarında anlamlı bir farklılığa ulaşılamamıştır. Kimya tutum ölçeğinin alt boyutları incelendiğinde yalnızca kontrol grubunun okul kimyası hakkında değerlendirmeci inançlarda öntest lehine anlamlı bir farklılık belirlenmiştir. Bilişim teknolojisine yönelik tutumlarında ise deney grubu lehine anlamlı bir farklılık vardır ve etki büyüklüğü yüksek düzeydedir. Bilişim teknolojilerine yönelik tutum ölçeğinin alt boyutları analiz edildiğinde; yararlılık ve olumsuz duygu alt boyutlarında hem deney hem kontrol grubu öğrencilerinin tutum puanları arasında sontest lehine anlamlı bir farklılık vardır. Ancak iki grup arasında anlamlı bir farklılık belirlenmemiştir. Olumlu duygu ve endişe- kaygı alt boyutlarının sontest tutum puanlarında deney grubunun lehine anlamlı bir farklılık belirlenmiştir. Sonuç: Web 2.0 araçlarından Padlet ve Quizizz ile desteklenerek düzenlenen etkinliklerin onuncu sınıf öğrencilerinin akademik başarılarının artmasını sağladığı ancak farklı öğretim yaklaşımları arasında anlamlı bir fark oluşturmadığı, kimya dersine yönelik tutumlarında uygulama öncesine göre değişimin olmadığı, bilişim teknolojilerine yönelik tutuma deney grubu lehine önemli ölçüde olumlu yönde etki ettiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Asitler, Bazlar, Kimya, Padlet, Quizizz
İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin fen bilgisi dersi kimya konularındaki kavram yanılgıları ilköğretim sekizinci sınıf fen bilgisi dersi kimya konularındaki kavram yanılgıları
Bu çalışma İlköğretim 8. sınıf Fen Bilgisi dersinin kimya konularını oluşturan; periyodik tablo, kimyasal bağlar, kimyasal tepkimeler, asitler-bazlar konularında öğrencilerin sahip olduğu kavram yanılgılarını tespit etmek ve bu kavram yanılgılarının giderilmesi için öneriler sunmak amacıyla yapılmıştır.2007-2008 eğitim öğretim yılı 1. dönemi içinde Ankara ili, Etimesgut ilçesinde yer alan; Ağa Ceylan, Hasan Şükran Saruhan, İstiklal Ve Nasrettin Hoca İlköğretim Okullarında okuyan 633 öğrenci bu çalışmaya katılmıştır.Tez çalışması süresince öğrencilere kimyasal kavramlar testi uygulanmış ve test sonuçlarının değerlendirilmesinden sonra ortalamaya yakın puanlar alan dört öğrenci ile en yüksek puan alan öğrenciler acık uçlu sorulardan oluşan bir mülakata alınmıştır.Araştırmada toplanan verilerin analizi, bilgisayar ortamında SPSS for Windows ve Microsoft Office Excel programları kullanılarak yapılmıştır. Tespit edilen kavram yanılgıları literatürde yer alan kavram yanılgıları ile örtüşmektedir. Literatürde yer almayan yeni kavram yanılgıları da tespit edilmiştir. Kavram yanılgılarının tespit edilmesi ve giderilmesine yönelik Fen Bilgisi öğretmenlerine öğrenme-öğretme süreçleri ve değerlendirmede dikkate alabilecekleri önerilerde bulunulmuştur. Eğitim programı uzmanlarının da dikkatine sunulan önerilere yer verilmiştir.ANAHTAR KELİMELER: İlköğretim, Fen Bilgisi, Kimya Konuları, Kavram Yanılgısı.
Ag-N-heterosiklik karben kompleksleri ve katalitik özellikleri
N-heterosiklik karbenler (NHC'ler), modern koordinasyon kimyasında güçlü ve çok yönlü ligandlar olarak öne çıkmaktadır. Elektronca zengin yapıları sayesinde metal merkezine güçlü σ-donör etkileşimleri sunar, bu da komplekslerin hem kararlılığını hem de katalitik etkinliğini artırır. Gümüş-NHC kompleksleri, NHC ligandlarının güçlü σ-donör özelliklerini gümüşün yumuşak Lewis asidik karakteriyle birleştirerek benzersiz bir kimyasal profil ortaya koyar. Bu kompleksler, özellikle kararlı öncül katalizörler olarak dikkat çeker. Son yıllarda Ag-NHC kompleksleri; aldehit, amin ve alkinlerin üçlü birleşme tepkimesi olan A3 eşleşme tepkimelerinde de kulllanılmaya başlanmıştır. A3 eşleşme tepkimeleri propargilaminlerin sentezi için kullanılan güçlü bir yöntemdir. Propargilaminler; çeşitli azot içeren bileşiklerin hazırlanmasında kullanılan çok yönlü ara maddelerdir. Bu alanda hem Ag-NHC komplekslerinin kullanımı kısıtlı olduğundan hem de reaksiyon kapsamı sınırlı substartlarla incelenmiş olmasından dolayı yeni katalizörler geliştirilmesi ve substrat çeşitliliğinin artırılması amacıyla bu tez çalışmasında; • Azot üzerine 2,2-dietoksietil ve 2,2-dimetoksietil grubu içeren benzimidiazolyum tuzları sentezlendi ve yapıları uygun spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. • Sentezlenen benzimidiazolyum tuzlarının Ag-NHC kompleklsleri sentezlendi ve yapıları uygun spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. • Sentezlenen Ag-benzimidiazol-2-iliden komplekslerinin A3 eşleşme tepkimelerindeki katalitik aktiviteleri incelendi.
Ortaöğretim kimya öğretmenlerinin iş tatmini
Kaliteli kimya ögretimi için bu sektörünün en önemli çalısanı olan kimya ögretmenlerinin kisisel özelliklerini ve ihtiyaçlarının belirlenmesi gerekmektedir. Çünkü bu ihtiyaçlar onların is tutumlarını ve davranıslarını belirler. En önemli is tutumu olan is tatmini ögretmenlerin performans ve motivasyonlarını etkilemektedir. Bu çalısmada ortaögretim kimya ögretmenlerinin is tatmin düzeyleri ortaya çıkarılması amaçlanmıstır. Arastırma iliskisel tarama modellerinden karsılastırma türü tarama modelinde bir çalısmadır. 2005-2006 egitim-ögretim yılında istanbul ilinde çalısan 201 kimya ögretmenin kisisel özellikleri ve is tatmin düzeyleri belirlenmistir. Veri toplama aracı olarak Kisisel Bilgi Formu ve Minnesota is Tatmin Ölçegi (MSQ) kullanılmıstır. Verilerin analizinde SPSS 13.0 paket programı kullanılmıstır. Verilerin çözümlenmesinde demografik degiskenler için betimsel analizler, is tatmin ölçegi genel ve alt boyut puanlarının dagılımlarının normalligini belirlemek amacıyla yapılan tek örneklem Kolmogorov-Smirnov testi, demografik degiskenlerine göre is tatmin ölçegi genel ve alt boyut puanlarının farklılasıp farklılasmadıgını belirlemek amacıyla bagımsız grup t testi, Kruskal Wallis-H Testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) teknigi ve Non-Parametrik Mann Whitney-U Testi kullanılmıs ve anlamlılık 0.05 düzeyinde sınanmıstır. Cinsiyet, yas, medeni hal, çocuk sahibi olma durumu, çocuk sayısı, hizmet süresi, çalıstıgı okul sayısı, idari görev yapma durumu, mezuniyet lisans alanı, halen ögretmenlik dısı gelir getiren bir isle ugrasma durumunu, yapılan ek is türü, ek gelir durumu, oturdugu eve kira verme degiskenleri için is tatmini ve alt boyut puanları arasında anlamlı farklılık bulunmamıstır. Kimya dısında farklı derslere girme durumu, çalıstıgı okulun statüsü ve türü, otomobil sahibi olma, ailesinde baska ögretmen olma, hizmet içi egitim alma, lisansüstü egim durumu ve baskalarına kimya ögretmenligi tavsiye etme degiskenleri ile is tatmini genel, iç kaynaklı tatmin ve dıs kaynaklı tatmin puanları arasında anlamlı farklılık bulunmustur. Arastırma sonuçları ısıgında öneriler getirilmistir. Arastırmanın bu alandaki çalısmalara katkı saglaması ve yeni çalısmalara ısık tutması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Ortaögretim, Kimya Ögretmeni, is Tatmini, iç Kaynaklı Tatmin, Dıs Kaynaklı Tatmin, MSQ.
Kadim Türklerde kimya tarihi
The subject of the study is the chemistry applications of the ancient Turks up to the Uighur state through the development of chemistry within the framework of science and history of science. Firstly, the meaning of science, the limits and the understanding of what is understood as a science, then the special place of chemistry as a field of science and its history is examined, and as a result of the development of the history of the Ancient Turks and the material that today is directly applied to the framework of the application of this science and the material of the people in the past tried to be placed. As a consequence of resources and working conditions, they are specifically used for the purposes of a nomadic-settlement analysis, which is necessary to discuss the construction of a direct linear history. The blacksmithing activities were supported by analyzes such as SEM and EDS, especially through its relations with its neighbors. Information is also given about a number of methods used. The results showed that settlement findings were reached as a result of the isotope analyzes conducted in the regions where Turks lived, and that in the area of blacksmithing, the population and the region could have an impact on the iron production methods as well. More systematic isotope analyzes, SEM and EDS analyzes on the history of the ancient Turks, where the sources seem insufficient, can illuminate a number of issues that remain in the dark. Key words: chemistry, AncientTturks, science, history of science, ironrworking
Yeni dipeptit sübstitüe ftalosiyanin komplekslerinin sentezi, termal ve elektrokimyasal özellikleri
Phthalocyanines are macrocyclic compounds with 18-π electrons delocalization consisting of four iminoisoindoline units. These compounds have application potential in many scientific and technological fields due to their interesting electronic structures, stability, physical and chemical properties. In view of this great feature, studies on the synthesis and properties of phthalocyanine and its derivatives are increasing exponentially among many research groups. The purpose of this study is to synthesize a series of novel tetra substituted dipeptide amino acid phthalocyanines complexes bearing Tyrosine base dipeptide amino acid as substituent such as methyl (tert-butoxycarbonyl)-L-tyrosyl-D-phenylalaninate, methyl(tert-butoxycarbonyl)-L-tyrosyl-D-alaninate, methyl(tert-butoxycarbonyl)-L-tyrosylglycinate and Methyl (tert-butoxycarbonyl)-L-tyrosyl-L-valinate were synthesis through peptide coupling reaction. These compounds was reacted with 4-nitrophthalonitrile to form methyl ((S)-2-((tert-butoxycarbonyl) amino)-3-(4-(3,4-dicyanophenoxy) phenyl) propanoyl)-D-phenylalaninate, methyl ((S)-2-((tert-butoxycarbonyl) amino)-3-(4-(3,4-dicyanophenoxy) phenyl) propanoyl)-D-alaninate, methyl ((S)-2-((tert-butoxycarbonyl) amino)-3-(4-(3,4-dicyanophenoxy) phenyl) propanoyl)glycinate and methyl ((S)-2-((tert-butoxycarbonyl) amino)-3-(4-(3,4-dicyanophenoxy) phenyl) propanoyl)-L-valinate ligands respectıvely. The structures of the synthesized dipeptides were elucidated by elemental analysis, melting point, FT-IR, 1H NMR, 13C NMR, and mass spectroscopies methods while the ligands were verified by only FT-IR and 1H NMR spectroscopies methods. The synthesized ligands undergo cyclotetramerization reactions in the presence of Cr(III), Mn(II), Fe(II), Co(II), Ni(II), Cu(II), or Zn(II) acetate salts respectively to form the complexes. IR and UV-visible spectroscopies methods clarified the formation of these synthesized complexes. The thermal behavior of the complexes was investigated by thermogravimetric analysis (TGA) and differential thermal analysis (DTA). Furthermore, Electrochemical properties of phthalocyanine complexes were conducted by Cyclic and Square wave voltammetry analysis techniques in non-aqueous solvent.
Kanamisin tayini için moleküler baskılanmış sensör hazırlanması ve uygulaması
Bu tez çalışmasında kanamisin (KAN) tayini için moleküler baskılanmış polimer elektrot üzerinde elektrokimyasal impedans spektroskopisi tekniği kullanılarak yeni bir yöntem geliştirilmiştir. İlk olarak, camsı karbon elektrot grafen oksitle kaplandıktan sonra KAN içeren pirol çözeltisiyle modifiye edilerek polimerleştirilmiştir. Daha sonra ise, KAN molekülleri, KAN baskılanmış polimer yüzeyden asit yardımıyla sökülerek KAN'a özgü moleküler izler elde edilmiştir. Hazırlanan elektrotlar ve elektrot malzemeleri; taramalı elektron mikroskopu (SEM), X-Işınları fotoelektron spektroskopisi (XPS), dönüşümlü voltametri (CV), ve elektrokimyasal impedans spektroskopisi (EIS) teknikleriyle karakterize edilmiştir. KAN baskılı elektrotun hazırlanma aşaması farklı parametreler için optimize edilmiştir. Geliştirilen elektrotlar üzerine inkübe edilen farklı KAN konsantrasyonlarına karşılık kullanılan redoks probun yük aktarım dirençleri belirlenerek kalibrasyon çalışması yapılmıştır. Yapılan çalışmanın doğrusal tayin aralığı 5 nM-1000 nM ve belirlenen kalibrasyon eşitliği de Rct=0,21118+0,00057[KAN] olarak hesaplanmıştır. Ayrıca, geliştirilen yöntemin alt tayin sınırı (LOD) 5 nM olarak belirlenmiştir. Geliştirilen yöntemin doğruluk ve kesinlik değerleri, gün içi ve ardışık beş gün için günler-arası olmak üzere %4'ün altında değer verdiği için doğruluğu ve kesinliği yüksek bulunmuştur. Kanamisin ile girişim yapması muhtemel tobramisin (TOB), gentamisin (GEN), penisilin (PEN) ve amoksilin ile birlikte 1 mM Na+, 1 mM NH4+ gruplarının girişim etkileri incelenmiştir. KAN tayin yönteminin gerçek numune performansını belirlemek için çeşme suyu ve süt numuneleri kullanılmış ve bu numuınelerde KAN tayin uygulaması başarıyla yapılmıştır.
Siyah hardal tohumundan ( Brassica nigra) lipaz enziminin saflaştırılması ve karakterizasyonu
Lipazlar yapıları incelendiğinde yağ asitlerinden ve gliserolden oluşturulan esterlerin su ile etkileşimi sonucunda ikiye ayrılan veya lipit yapılarında bulunan ester bağlarının oluşumunda katalizör görevini üstlenen enzimler olarak bilinirler. Çalışma ile lipaz saflaştırılan bitkisel kaynaklara bir alternatif oluşturulmuş ve ilk defa hardal tohumundan lipaz enziminin eldesi gerçekleşmiştir. Hardal tohumundan lipaz eldesi konusunda hardal tohumunun yapısında bulunan proteinlerin yağsızlaştırılması ile başlanmıştır. Jel filtrasyon kromotografisi prosesleri kullanılarak hardal tohumu lipazı saflaştırılmıştır. Bütün saflaştırma yöntemlerinde Bradford metoduna göre protein tayini yapılmış ve titrasyon işlemleri ile lipaz aktivitesi tayini gerçekleştirilmiştir. Buna bağlı olarak spesifik aktivitelerin hesaplanması yapılmıştır. İşlemler sonucunda hardal tohumu lipazının 37,89 kat saflaştırıldığı tespit edilmiştir. Saflaştırılan lipaz enzimi SDS-PAGE ile karakterizasyonu yapılmıştır. Enzim en yüksek aktiviteyi pH 5,6 ve 60 derecede göstermiş, ayrıca stabil pH ve stabil sıcaklık seviyeleri de 6,8 ve 4 ˚C olarak tespit edilmiştir. Lipaz enziminin depolanma kararlılığını belirlemek amacıyla iki hafta boyunca stabil şartlarda +4 ˚C derecede aktivitesini koruduğu tespit edilmiştir. Lipaz enzimleri için önemli parametrelerden olan Km ve Vmax değerleri hesaplanmış, substrat olarak da triolein kullanılmıştır. Km değeri 0,1222 mM ve Vmax değeri ise yaklaşık 1,0195 U/dk.mg enzim olarak bulunmuştur.
Kaju fıstığından (Anacardium occidentale) lipaz enziminin saflaştırılması ve karakterizasyonu
Lipazlar, su-yağ ara yüzeyinde gerçekleşen trigliseridlerin hidroliz reaksiyonunda katalizör olarak görev alan enzimlerdir. Organik yapıların sentezi, ilaç Ar-Ge departmanlarında, deterjan üretim proseslerinde, peynir üretiminde ve süt ürünleri endüstrisi gibi geniş bir yelpazeye sahip biyoteknolojik uygulamalarda kullanılmaktadır. Bu çalışmada kaju fıstığından lipaz enziminin saf olarak eldesi ve karakterizasyon işlemleri yapılmıştır. Bu çalışmada sanayi alanlarında kullanımı oldukça yaygın olan lipaz enzimi kaynaklarına yeni bir alternatif oluşturacak, kaju fıstığından lipaz enziminin saflaştırılması amaçlanmıştır. Kaju fıstığından lipaz enzimi saflaştırması sırasında ilk basamak olarak; kaju fıstığı proteinlerinin yağsızlaştırılması ile başlanmış, yağsızlaştırma işleminden sonra amonyum sülfat çöktürmesi, enzimi saf olarak elde edebilmek adına jel filtrasyon kromotagrafisi metodları kullanılarak kaju fıstığı lipazının saf olarak eldesi gerçekleştirilmiştir. Saflaştırma basamaklarında Bradford metodu kullanılarak protein tayini yapılmış ve titrimetrik analiz yöntemi kullanılarak lipaz enziminin aktivite ölçümleri ve spesifik aktivite hesaplamaları yapılmıştır. Yapılan ölçüm ve analizler sonucunda kaju fıstığı lipazının 66,45 kat saflaştırıldığı bulunmuştur. Kaju fıstığı lipazının karakterizasyon işlemleri SDS-PAGE ile yapılmıştır. Enzimin optimum şartları belirlenmiş ve bu şartlar altında enzimin maksimum düzeyde depo kararlılığı belirlenmiştir. Saflaştırılan lipaz enziminin en yüksek aktiviteyi pH 6,8 ve 60°C derece sıcaklıkta gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca enzimin stabil olarak kaldığı pH ve sıcaklık değeri ölçümlerinde stabil pH'ı 6,8 stabil sıcaklığının 40°C derece olduğu belirlenmiştir. Depo kararlılığını belirlemek amacıyla, on gün süreyle aktivite ölçümleri yapılmıştır. Enzim aktivitesinin on günün sonunda 4°C'de korunduğu gözlenmiştir. Substrat olarak triolein kullanılarak kaju fıstığı lipazının Km ve Vmax değerleri hesaplanmıştır. Yapılan hesaplamalar sonucunda Km= 0,3355 mM ve Vmax= 0,936 U/dk. mg enzim olarak hesaplanmıştır.
Benzotiyazol türevlerinin ve metal komplekslerinin insan eritrosit karbonik anhidraz enzimleri üzerine etkilerinin incelenmesi
Karbonik anhidraz (CA) (E.C. 4.2.1.1.), karbondioksitin HCO3 ve H+ iyonlarına iki basamakta dönüşümlü hidratasyonu reaksiyonunu katalizleyen, aktif bölgesinde çinko iyonu bulunduran bir metaloenzimdir. İnsan göz dokusunda CA I, CA II ve CA IV izoenzimleri bulunur. Bunlardan CA I ve CA II izoenzimleri sitozolik iken, CA IV izoenzimi membrana bağlıdır. Karbonik anhidraz inhibitörleri, aköz humorun fazla salgılanmasıyla oluşan yüksek göz içi basıncını (IOP) düşürdükleri için glokom tedavisinde kullanılırlar. Bu çalışmada glokom hastalığı tedavisinde kullanılmaya aday yeni karbonik anhidraz inhibitörlerinin bu enzim üzerindeki inhibisyon etkileri in vitro olarak araştırılmıştır. Öncelikle insan eritrositlerinden hCA I ve hCA II izoenzimleri afinite jeli (Sepharose-4B-L-tirozin-sülfanilamid) kullanılarak saflaştırıldı. hCA I 1108,21 EU/mg protein spesifik aktivite ve %16,82 verimle, hCA II 2399,80 EU/mg protein spesifik aktivite ve %23,97 verimle saflaştırılmıştır. Kalitatif ve kantitatif protein tayini yapıldı ve SDS-PAGE elektroforezi ile enzimlerin saflığı kontrol edildi. Enzim aktiviteleri kinetik çalışmalarla belirlendi. Daha sonra sentezlenen bileşiklerin insan eritrosit hCA I ve hCA II izoenzimleri üzerindeki inhibisyon etkileri incelendi. Bileşiklerin inhibisyon etkisini belirlemek için karbonik anhidraz enziminin hidrataz ve esteraz aktiviteleri ölçüldü. İnhibisyon etkisi gösteren bileşikler için %Aktivite-[I] grafikleri çizilerek IC50 değerleri belirlendi. Lineweaver-Burk grafikleri çizilerek Ki sabitleri hesaplandı. Hidrataz IC50 değerleri hCA I için 2,55-84,07 µM arasında, hCA II için 1,91-56,48 µM arasında bulundu. Esteraz IC50 değerleri hCA I için 0,15-890 µM arasında, hCA II için ise 0,09-820 µM arasında bulundu. Ki değerleri ise hCA I için 0,06-4,38 µM arasında, hCA II için ise 0,04-3,5 µM arasında bulundu.
Sorgulamaya dayalı öğrenme ortamında v-diyagramı kullanımının fen bilimleri öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerine ve genel kimya laboratuvar algılarına etkisi
Çalışmanın amacı, sorgulamaya dayalı öğrenme ortamında V-diyagramı kullanımının 1. Sınıf Fen Bilimleri öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerine ve Genel Kimya Laboratuvar algılarına etkisini incelemektir. Çalışmada zenginleştirilmiş karma yöntem kullanılmıştır. Çalışma grubu 2018-2019 yılı güz döneminde yürütülmüştür. Genel Kimya dersinde rehberli sorgulama ve açık sorgulama düzeylerine göre V-diyagramları kullanılmıştır. Bilimsel süreç becerileri testinde, deney tasarlama, gözlem, ölçme, verilerin toplanması, elde edilen verilerin işlenmesi ile yorum ve değerlendirme boyutlarında anlamlı farklılık bulunurken, problemin belirlenmesi boyutunda bulunmamıştır. Genel Kimya Laboratuvar algılarında, açık uçluluk boyutunda anlamlı bir farklılık bulunurken, bütünleşme boyutunda bulunmamıştır. Durum çalışmasında 3 farklı algı düzeyine sahip (yüksek, orta, düşük) öğretmen adaylarının açık uçluluk boyutunda algıları değişirken bütünleşme boyutunda değişmemiştir. Sonuç olarak V-diyagramlarının Fen Bilimleri öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerini geliştirdiği ve Genel Kimya Laboratuvar algısının açık uçluluk boyutunu etkilediği tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerindeki ve algılarındaki değişimin nedenleri bilimsel sorgulamanın doğasına yönelik anlayışları ve sosyobilişsel öğrenme kuramı dikkate alınarak açıklanmıştır.