Children's rights

110 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Çocuk edebiyatından hareketle çocuk hakları ile ilgili bir araştırma

Çocuk edebiyatı eserleri kurguları içerisinde çeşitli mesajlar barındırmaktadır. Bu araştırmanın amacı Türkiye' de satılan yerli ve yabancı çocuk kitaplarında çocuk haklarının düzeyi ve nasıl yer verildiğini belirlemektir. Bu araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın veri kaynağını, 2019 yılında Türkiye' de internet aramasında çıkan kitap satış mağazalarından Kitap Yurdu, İdefix ve D&R sitelerinde çok satılan yazınsal çocuk kitapları oluşturmaktadır. Bu kapsamda belirlenen 11 kitaptan doküman incelemesi yoluyla elde edilen veriler, betimsel olarak incelenmiştir. Araştırma ile Çocuk Hakları Sözleşmesi'nde yer alan temel çocuk haklarından çocukların eşitliği hakkı, çocukların gelişme hakkı, çocukların korunması hakkı, çocukların büyümesi ve sağlığı hakkı, çocukların aşağılanmasının önlenmesi hakkı, çocukların katılım hakkı, birlikte yaşama kültürü, çocuk kültürü ilkesi esas alınarak okumalar gerçekleştirilmiştir. Çalışma ile beraber, çok satılan çocuk kitaplarında insan haklarından hareketle çocuk haklarının sezinletilmesine dönük iletilerin bulunduğu ve bu iletilerin bazılarının cümlelerde doğrudan aktarıldığı, bazılarının ise dolaylı (örtük) olarak verildiği görülmüştür. Çocukların çocuk hakları sözleşmesinde geçen esas haklarını duyumsatan ve iletilerini örtük olarak veren kitaplarla buluşturulması gerekir. Çocuklara dönük yazılan diğer yapıtların da aynı amaç ve bakış açısıyla incelenmesi gerektiği bu araştırma kapsamında varılan bir sonuçtur.

Çocuk Hakları SözleşmesiÇocuk edebiyatıÇocuk eğitimi+4
Lokman Seday
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveynlerin çocuk haklarına ilişkin algılarının incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, ebeveynlerin çocuk haklarına ilişkin algılarını incelemektir. Araştırmada, nicel ve nitel araştırma desenlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma desenlerinden eş zamanlı desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim- öğretim yılında Van ili sınırları içinde Millî Eğitim Bakanlığı (MEB)'e bağlı anaokullarında ve anasınıflarında okul öncesi eğitime devam eden çocukların ebeveynleri oluşturmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın nicel boyutunda 618 katılımcıya, nitel boyutunda ise 70 katılımcıya ulaşılmıştır. Araştırmanın veri toplama aracı olarak; araştırmacı tarafından geliştirilen "Çocuk Haklarına İlişkin Ebeveyn Algı Ölçeği (ÇHİEAÖ)" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırmada SPSS bilgisayar paket programı kullanılmıştır. Nicel verilerin analizi için normallik testine başvurulmuş ve verilerin normal bir dağılım sergilemediği görüldüğünden non-parametrik testlerden Mann- Whitney U Testi ve Kruskal- Wallis H testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin analizinde ise içerik analizine başvurulmuştur. Araştırmanın sonucunda; ebeveynlerin çocuk haklarına ilişkin algılarında yaş ve bilgi sahibi olma değişkenlerinin anlamlı farklılık gösterdiği ancak cinsiyet, öğrenim durumu, meslek ve sosyoekonomik düzeyi değişkenlerinde anlamlı farklılığın olmadığı ve nitel sonuçların nicel sonuçları destekler nitelikte olduğu tespit edilmiştir.

AlgıAna-baba algısıEbeveynler+5
Samet Dokumacı
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Çocuk yoksulluğunu anlamak: Mardin örneği

Bu araştırma, yoksulluğun çocuk refahı üzerindeki etkilerini ve sonuçlarını, temel haklar ve yapabilirlik yaklaşımı çerçevesinde analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışma, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni kullanılarak gerçekleştirilmiş ve araştırma grubunu 13 çocuk, 12 ebeveyn ve 35 profesyonel oluşturmuştur. Veriler, her grup için ayrı tasarlanan yarı yapılandırılmış görüşme formları ile toplanmış, ardından MAXQDA 2020 nitel veri analiz programı aracılığıyla tematik analiz sürecine tabi tutulmuştur. Analiz sonucunda "çocuk yoksulluğunun boyutları", "çocuk yoksulluğunun nedenlerine yönelik algılar", "yoksulluğun çocuklar üzerindeki etkileri: riskler ve hassasiyetler", "çocuk yoksulluğunun sonuçları ve çocukların yaşadığı zorluklar", "mücadele yöntemleri ve verilen hizmetler" ile "çocuk yoksulluğunun azaltılması ve sona erdirilmesine yönelik görüşler" başlıkları altında temalar belirlenmiştir. Araştırma bulguları, çocuk yoksulluğunun hem maddi bir boyutu hem de çok boyuttan oluşan bir yapısı olduğunu ortaya koymaktadır. Çocuk yoksulluğunun; yapısal, ailevi, bireysel ve kaderci nedenleri bulunmakla beraber bu nedenlerin temelde yapısal nedenlere dayanmakta olduğu görülmüştür. Öte yandan yoksulluğun çocuk refahı üzerinde çocuk işçiliği, suça sürüklenme, bağımlılık ve istismar gibi etkiler oluşturduğu görülmüştür. Ayrıca yoksulluğun çocuklar üzerinde biyopsikososyal sonuçlar doğurduğu belirlenmiştir. Çocuklar ve ebeveynler, yoksullukla mücadelede farklı yöntemler geliştirirken; kurum ve kuruluşlar da çocuklara ve ailelere yönelik geliştirilen hizmet modelleriyle destek vermektedir. Bu kapsamda; yoksulluğun bağımlılık oluşturucu etkisini azaltmak için ailelerin güçlendirilmesi; koruyucu, önleyici ve iyileştirici hizmetlerin arttırılması; sosyal politika ve uygulamalarda hayırseverlik anlayışından hak temelli bir anlayışa dönüşümün gerçekleştirilmesi, politika ve araştırmalarda çocuk katılımının sağlanması önerilmektedir.

Çocuk haklarıÇocuk refahıÇocuk yoksulluğu
İslam Akçe
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

The effects of the rehabilitation centers on the children in conflict with the law in Burundi: Case study of the Rumonge Rehabilitation Center

The phenomenon of children in conflict with the law is a problem that has affected the justice systems of different countries in the world for centuries. This confusing phenomenon has not spared African countries in general and the Republic of Burundi in particular. Indeed, the management of children in conflict with the law has become a complex problem in Burundi for several decades because Burundi has not included the juvenile justice system in its justice system, children accused of crimes punishable by the law were housed in adult prisons. It was not until April 2015 that Burundi opened its first-ever rehabilitation center for children in contact with the justice system as part of a community reintegration mission for children who infringe the law. The primary objective of this study was to evaluate the social policy of rehabilitation centers for children in conflict with the law in Burundi in the perspective of child rights. A qualitative research design was adopted which included the usage of semi - structured interview guide form with a total of 18 participants, 15 children in conflict with the law and 3 staff members of the Rumonge rehabilitation center for child offenders. The analysıs of these participants findings was carried out with Maxqda 2018 software using thematic coding and data analysis. This study supplies hopeful results to this topic as the policy of rehabilitating children in conflict with the law in Burundi is still a recent experience. The results from the analysis are satisfactory from the point of view of respect for the rights of the child, since the implementation of community reintegration of child offenders through reeducation centers, Burundi children in contact with the justice benefit from moral education, vocational training, and psycho-social treatment. Key Words: Child Offenders, Rehabilitation, Child Rights, Child Welfare.

BurundiLawsLaws conflict+5
Ramadhan Shabanı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Children rights and abuse of children in the world of politics

The concept 'child' has been perceived differently and has changed over the years. While a child was seen as a slave in and prior to the 18th century, it has become a more proper concept today and the Convention on the Rights of the Child in particular, has led to a more swift adoption of it by states. Child abuse has become more critical and while violence and its methods against children were unknown and ignored in the past, it is more exposed and spread by institutions created nowadays. Child abuse is defined by the World Health Organization as 'intentional or unintentional behaviors of an adult, society or a country that adversely affect the health and physical development of a child'. In this study, children's rights, the history of the convention, child abuse and its types have been examined. These countries have been examined according to the rate and types of abuse applied in them by looking at the causes and consequences of abuses. Protective and preventive policies, institutions and service models for the protection of children against all forms of violence in our country and around the world have been investigated. This study focuses on the basic reasons and solutions to child abuse in Turkey. Lack of education and poverty are the main reasons of child abuse in the country. To solve the issue of child abuse, the level of education should be increased and poverty should be eliminated. Education and programs aimed at protection and rehabilitation of children has been investigated at the end of this study and the results have been examined by looking at the objectives and activities of those programs. In this case, data provided by institutions such as UNICEF and UNESCO for the protection of child abuse has been used.

PoliticsUnited Nation Educational Scientific and Cultural OrganizationInternational Labour Organization+4
Merve Kösem
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Hukukunda babalık davası

Bu tez çalışmamızın amacı, 22.11.2001 kabul tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu başta olmak üzere, gereken hallerde 743 sayılı eski Türk Kanuni Medenisindeki durumu da karşılaştırmalı olarak ele alınıp, aynı zamanda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve diğer muhtelif kanun ve yönetmeliklerden yararlanıp, babalık davasını incelemeye çalışmaktır. Babalık davasının açılmasındaki amaç, evlilik dışı bir ilişkiden dünyaya gelmiş olan ve kendi rızası ile çocuğu tanımak istemeyen babanın, çocuğu ile arasındaki soybağı ilişkisinin mahkeme kararıyla kurulmasını sağlamaktır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunumuz, 2002 yılına kadar yürürlükte kalan 743 sayılı Eski Medeni Kanunumuzun soybağına ilişkin olan hükümlerinde önemli sayılabilecek değişiklikler yapmıştır. Babalık davası da bu değişikliklerden önemli derecede etkilenen kurumlardandır. Yapılan bu değişikliklerin ana nedeni, son zamanlarda gerek uluslararası gerekse ulusal hukuklarda çocuk haklarının gittikçe önem kazanması ve çocuk yararının üstünlüğü ilkesinin giderek evrensel bir hukuk ilkesi haline gelmesinden kaynaklanmaktadır. Babalık davası esnasında ortaya çıkan en önemli sorun olarak addedebileceğimiz babalığın ispatı, tıp biliminin gelişmesinden dolayı artık sorun olmaktan çıkmışve günümüzde gerek kan incelemesi yöntemleri, gerek antropolojik ve kalıtımsal inceleme yöntemi, gerekse DNA testleri ile davalının çocuğun babası olup olmadığını kesin olarak tespit edilmeye başlanmıştır. DNA testinin babalık davasında en önemli delil haline gelmesi, yapılacak test için kan ve doku vermekten kaçınan davalı ve üçüncü kişilere karşı nasıl davranılacağı hususunda kanun koyucuyu düzenleme yapmaya itmiştir. Çalışmamızda, babalık davası ile ilgili hukukumuzda yer alan düzenlemeler, doktrin açıklamaları ve Yargıtay'ın bu konudaki içtihatları doğrultusunda incelenmiştir.

Babalık belirlemeBabalık davasıSoybağı+3
Sıraj Suleyman
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The awareness of parents in Turkey on the digital rights of the children

This study examines the awareness of the parents in Turkey regarding the digital rights of their children. While the digital world provides many opportunities for children, it also brings some risks. For this reason, it is necessary to establish a balanced relationship to be protected from risks and to benefit from opportunities. Children use digital media for many different purposes. In this study, information about children's digital media usage habits, which vary in Turkey and the world, is given. Research on the opportunities and risks that children face in the digital world is examined and evaluated within the framework of the "4Cs" risk classification published by EU Kids Online in 2021 (Livingstone et al., 2021). On the other hand, the duties of parents, policymakers, and educators are discussed so that children can spend efficient and right time in the digital world. Information and solutions are presented to ensure the high benefit of children in digital media through different types of parenting and to prevent risks before they turn into harm. Using the quantitative method in the research, a questionnaire is applied to the parents of six to eighteen year old children living in Istanbul. There are many studies on children's use of digital media, but it is very difficult to find data that gives sufficient and reliable information about family attitudes that shape their use. Although there are informative resources prepared for parents in this area, it is not known whether parents have knowledge and awareness of the digital children's rights specified in the General Comment No. 25 (UN, 2021) accepted by the United Nations. Therefore, the research obtained results related to awareness by examining parental attitudes. The importance of parental awareness is emphasized for the active use of children's digital rights, protecting children from online risks, and taking advantage of opportunities.

MindfulnessDigital lifeDigital platforms+5
Gözde Okumuş
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveynlerin çocukluk çağı travmalarının ebeveyn davranışlarına ve çocuk hakları tutumuna etkisi

Bu araştırmanın amacı, ebeveynlerin çocukluk çağı travmalarının ebeveyn davranışları ve çocuk hakları tutumu üzerindeki etkisini ele almaktır. Bu amaç çerçevesinde çalışmada çocukluk çağı travmaları, ebeveynlik ve çocuk hakları tutumunun kavramsal ve kuramsal çerçevesine yer verilmiştir. Ardından araştırma metodolojisi sunulmuştur. Çalışmada Sosyodemografik Bilgi Formu, Ebeveyn Çocuk Hakları Tutum Ölçeği, Alabama Ebeveyn Davranışları Ölçeği ve Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği kullanılmıştır. İstanbul'da yaşayan, 7-14 yaş arası çocuğu olan ve okulda eğitim görmeye devam eden 284 ebeveynden veri toplanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 25 ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları, ebeveynlerin çocukluk çağı travmalarının ebeveyn davranışları ve çocuk hakları tutumu üzerinde anlamlı etkilerinin olduğunu göstermektedir. Cinsel taciz alt boyutu katılımcıların anne ve babalarının çocuk yetiştirme tutumlarına göre farklılaşmamaktadır. Duygusal taciz, fiziksel taciz, fiziksel ihmal, duygusal ihmal, aşırı koruma-kontrol alt boyutlarının ise katılımcıların ebeveynlerinin çocuk yetiştirme tutumlarına göre farklılaştığı ortaya konulmuştur. Demokratik bir çocuk yetiştirme tutumu benimseyen katılımcıların duygusal taciz, fiziksel taciz, duygusal ihmal ve aşırı koruma-kontrol travmaları, otoriter, tutarsız ve aşırı koruyucu çocuk yetiştirme tutumu benimseyen katılımcılara göre anlamlı bir şekilde daha azdır. Ayrıca demokratik bir çocuk yetiştirme tutumu benimseyen katılımcıların fiziksel ihmal ve cinsel travmaları, tutarsız ve aşırı koruyucu çocuk yetiştirme tutumu benimseyen katılımcılara göre anlamlı bir şekilde daha azdır.

Aile tutumuEbeveyn davranışıPsikolojik travma+4
Rugayye Aksu
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuğu ortaokula devam eden ebeveynlerin çocuk haklarına ilişkin tutumlarının incelenmesi

Yarınlarımızın güvencesi olan çocukların iyi yetişmesi, sağlıklı ve huzurlu bir toplumun temelini oluşturmaktadır. İyi yetişmiş çocuklar kendi haklarının farkında olabilirler ve bir birey olarak başkalarının haklarına da saygılı olmayı öğrenirler. Ebeveynlerin çocuk haklarına yönelik tutumları, çocukların yetiştirilmesinde hayata hazırlanmalarında çok önemlidir. Ebeveynlerin çocuk haklarına yönelik tutumları, demografik özellikleri de dikkate alınarak bu çalışma yapılmıştır. Bu çalışma ile Van ili merkez ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel ortaokullarda öğrenim gören öğrencilerin ebeveynlerinin çocuk haklarına yönelik tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Van ili merkez ilçelerindeki (İpekyolu, Tuşba, Edremit) Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel ortaokullara devam eden çocukların ebeveynleri oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklem grubunu 870 ebeveyn oluşturmaktadır. Örneklem hacmine ulaşılması için evrene dahil edilen merkez ilçelerdeki öğrencilerin anne-babalarına ulaşılarak toplamda 435 anne ve 435 baba ile çalışma yürütülmüştür. Çalışmada IBM SPSS 20 programı kullanılmıştır. Ebeveynlerin demografik ve okul ile ilgili özellik dağılımlarının gösteriminde frekans ve yüzde istatistikleri kullanılmıştır. Ölçekten alınan puanların çeşitli değişkenlere göre farklılıklarının incelenmesinde parametrik testler kullanılmıştır. Ölçeğin ve alt boyutlarının iç tutarlılığının kontrolü için Cronbach's Alpha güvenirlik katsayısı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular %95 güven düzeyinde değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuca göre anne ve babaların, çocuk haklarına yönelik algılarının oldukça yüksek olduğu bulunmuştur. Ebeveynler çocuklarının bakımlarının ve korunma ihtiyaçlarının kendileri ve devlet tarafından karşılanması hususunda hemfikirdir. Anne ve babalar çocuklarının zaman içerisinde kendi kendine karar alabilecekleri pozisyonlara getirilmesi konusunda da irade birliğine varmışlardır. Ebeveynlerin yaşına göre çocuklarının haklarına karşı olan tutumlarında bir farklılaşmaya rastlanmamıştır. Köyde yaşayan ebeveynlerin devlet güvencesi ve desteği bekleme durumları ile bakım ve koruma algılarının, ilçede ve şehir merkezinde yaşayanlara göre daha düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte şehir merkezinde yaşayanların, köyde yaşayanlara göre çocuklarının kendi kendine karar verecek biçimde daha fazla yetiştirdikleri belirlenmiştir. Ebeveynlerin eğitim durumuna göre çocuk haklarına yönelik tutumlarının farklılaştığı görülmüştür. Yalnızca okur-yazar olanların, devlet güvencesine ve desteğine yönelik tutumlarının; lise, lisans ve lisansüstü mezunlarına göre daha düşük olduğu ortaya çıkmıştır. İlköğretim mezunu olanların, devlet güvencesine ve desteğine yönelik tutumları lisans ve lisansüstü mezunu olanlardan daha düşüktür. Yalnızca okur-yazar olan ebeveynlerin bakım ve koruma gerekliliğine yönelik algıları, lisans ve lisansüstü mezunu olan ebeveynlerden daha düşüktür. İlköğretim mezunu olan ebeveynlerin bakım ve koruma gerekliliğine dair olan algılarının lisans mezunu ebeveynlere göre daha düşüktür. Yalnızca lisans mezunu olan ebeveynlerin ise çocuklarına okur-yazar ve ilköğretim mezunu olanlara göre, bireysel karar alabilme davranışını daha fazla kazandırdıkları belirlenmiştir. Mesleği öğretmenlik olan ebeveynlerin devlet güvencesi ve desteği ile ilgili tutumlarının; mesleği işçi ve ev hanımı olanlara göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Mesleği öğretmenlik olan ebeveynlerin çocukların bakım ve korunmasının, mesleği işçi ve ev hanımı olan ebeveynlere göre daha fazla üstlenilmesi gerektiğine inandıkları belirlenmiştir. Ebeveynlerin medeni durumu ile çocuklarının yaşına ve sınıfına göre çocuk haklarına yönelik bakış açılarının anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Çocuğu kız olan ebeveynler, çocuğu erkek olan ebeveynlere göre çocuklarının devlet güvencesinde olması gerektiğine dair algı geliştirmişlerdir. Ayrıca çocuğu kız olan ebeveynlerin, çocuğu erkek olan ebeveynlere göre kendilerinin de çocuklarına bakım ve koruma sağlamaları gerektiğine dair yaklaşımda olduğu saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Çocuk, Çocuk hakları, Ortaokul Öğrencileri, Ebeveyn, Tutum

Ana-baba tutumuEbeveyn davranışıEbeveynler+2
Çetin Arslan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının çocuk haklarına yönelik görüşlerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi

Günümüzün modern toplumunda üzerinde hassasiyetle durulması gereken önemli konulardan biri de çocuk ve çocuk haklarıdır. Bu bağlamda eğitim fakültelerinde öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi'ni ve sözleşmenin temel ilkelerinin ne kadarını biliyor ve benimsiyor olduklarını öğrenmek araştırmanın konusunu oluşturmuştur. Bu araştırmanın amacı, eğitim fakültelerinde öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının çocuk haklarına yönelik görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın hedef evrenini, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Akdeniz Üniversitesinin eğitim fakültelerinde öğrenim görmekte olan tüm öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışma grubunu ise 2016-2017 eğitim öğretim yılı içerisinde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Akdeniz Üniversitesinin eğitim fakültelerinde öğrenim gören ve basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenen 1271 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada öğretmen adaylarının çocuk haklarına yönelik görüşlerini saptamak amacıyla veri toplama aracı olarak Kaya (2011) tarafından geliştirilen Öğretmen Adaylarının Çocuk Haklarına İlişkin Görüşleri adlı anket formu kullanılmıştır. Ölçme aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, araştırmaya katılanların kişisel bilgilerinin yer aldığı kısımdır. İkinci bölüm ise anket sorularının bulunduğu kısımdır. Ankette uç değerlerin olup olmadığı kontrol edilmiştir. Ardından geçerli ve güvenilir analizler yapabilmek için eksik verilerin olup olmadığı kontrol edilmiş, ölçekte kayıp verilerin bulunmadığı gözlenmiştir. Normallik varsayımlarının sağlanıp sağlanmadığının kontrol edilmesi için veri setinde yer alan tüm maddeler için ayrı ayrı çarpıklık-basıklık katsayısı incelenmiştir. Dağılımın normal olmadığına ve parametrik olmayan testlerin kullanılmasına karar verilmiştir. Dolayısıyla katılımcılardan elde edilen görüşler arasında kişisel değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olup olmadığının belirlenmesi için SPSS paket program yardımıyla non-parametrik testlerden Mann Whitney-U ve Kruskall Wallis testi ile betimsel istatistiklerden frekans ve yüzde hesaplamaları kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarından çoğunun Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi'ni okumadığı ve daha önce çocuk hakları ya da insan hakları ile ilgili bir eğitim almadıkları saptanmıştır. Öğretmen adaylarının maddelere verdikleri yanıtlardan elde edilen sonuçlara göre cinsiyet, öğrenim görülen üniversite, öğrenim görülen program türü, yaşamının çoğunu geçirdiği yerleşim yeri, sınıf düzeyi, branşını severek seçme ve ailelerinin gelir durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıkların olduğu saptanmıştır.

Aday öğretmenlerÇocuk Hakları SözleşmesiÇocuk hakları+2
Mehmet İşler
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarının çocuk hakları açısından incelenmesi

Türkçe ders kitaplarının çocuk haklarının öğretilmesinde önemli bir rolü vardır. Türkçe ders kitapları ile öğrenciler çocuk haklarını öğrenerek bu haklarını uygulama fırsatı bulurlar. Bu doğrultuda hazırlanan Türkçe ders kitapları çocuklara anadillerini öğretmenin yanında çocuk hakları eğitiminin verilmesinde de etkili öğretim araçları niteliği kazanabilirler. Bu araştırmanın amacı ortaokulda okutulan Türkçe ders kitaplarındaki yazınsal metinlerde, hazırlık sorularında, ders içi ve ders dışı etkinliklerde, değerlendirme sorularında ve görsel metinlerde Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nde çocuklara tanınan yaşama hakkı, gelişme hakkı, katılım hakkı ve koruma hakkının ne düzeyde yer aldığını belirlemektir. Araştırma doküman inceleme modelindedir. Bu araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmanın veri kaynağını ortaokulda okutulan 5, 6, 7, 8. sınıf olmak üzere dört tane Türkçe ders kitabı oluşturmaktadır. Çalışmada, ortaokulda okutulan Türkçe ders kitaplarında yer alan hazırlık soruları, yazınsal metinler, ders içi ve ders dışı etkinlikler, değerlendirme soruları ve görsel metinler çocuk hakları kapsamında incelemeye alınarak Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nde çocuklara tanınan haklar belirlenmeye çalışılmıştır. Veri analizi frekans dağılımları ve yüzdelikler üzerinden yapılarak yorumlama işlemi yapılmıştır. Ortaokulda okutulan Türkçe ders kitaplarında çocuk haklarına yer verilme düzeyinin incelendiği bu çalışmanın sonucunda ilk dikkat çekici bulgu, kitaplarda çocukların gelişimsel ve yaşamsal hakları ile ilgili anlatımlara daha çok yer verilmesi iken; katılım ve koruma hakları ile ilgili anlatımlara ise daha az yer verilmiştir. Diğer bir önemli bulgu ise Türkçe ders kitaplarının yazınsal metinlerinde Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nde çocuklara tanınan yaşama hakkı, gelişme hakkı, koruma hakkı ve katılım hakkı ile ilgili ifadelere daha fazla yer verilirken; Türkçe ders kitaplarında önerilen ders içi ve ders dışı etkinlikler, hazırlık soruları, değerlendirme soruları ve görsel metinlerde daha az yer verildiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca Türkçe ders kitaplarında çocukların gelişim düzeyleri ve çocuk hakları konularını anlama kapasiteleri dikkate alındığında ortaokulda üst sınıflara gidildikçe çocuk hakları konularına daha fazla yer verilmesi gerekirken; böyle bir seyir izlenmediği görülmüştür. Anahtar sözcükler: çocuk hakları, türkçe ders kitapları, birleşmiş milletler çocuk hakları sözleşmesi.

Ders kitaplarıOrtaokullarTürkçe dersi+4
Melik Çelik
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sivil toplum kuruluşlarının mülteci çocuk koruma uygulamalarının değerlendirilmesi

Bu araştırma hak temelli uygulamalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının, mülteci çocuk koruma faaliyetlerinin değerlendirilmesini ve sosyal hizmet uzmanlarının uygulamalar sırasında karşılaştıkları sorunların ortaya çıkarılmasını amaçlamaktadır. Araştırmada fenomenolojik nitel arşatırma yönteminden faydalanılmıştır. Araştırmanın öznelerinin belirlenmesinde nitel araştırmanın amaca yönelik örneklem seçme tekniği kullanılmıştır. Türkiye'de mülteci çocuk koruma uygulamaları yürüten on farklı ulusal sivil toplum kuruluşunun İstanbul ve Ankara sahasında en az bir yıldır görev yapan yirmi sosyal hizmet uzmanı ile görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sonucunda elde edilen veriler Atlas.ti 8.4.24.0 yazılımı kullanılarak tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Yapılan analiz sonucunda mülteci çocuk koruma uygulamalarında sivil toplum kuruluşlarının insan kaynağı ve bütçe yetersizliği yaşadığı ve STK'ların işyükünün fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. STK'ların mülteci çocuk koruma faaliyetlerinde standartizasyonun sağlanamadığı ve bu noktada yapılandırma ve denetlenme gereksiniminin olduğu saptanmıştır. Aynı zamanda çocuğun korunma hakkına erişiminde kamu kurumu çalışanlarının inisiyatifinin belirleyici olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca STK'ların kamu kurumlarıyla ilişkilerinin kurum çalışanlarının kişisel ilişkilerine göre şekillenebildiği sonucuna ulaşılmıştır. Veri analizi sonucunda elde edilen bir diğer bulgu çocuk koruma sisteminin temel aktörleri olan kamu kurumlarının işyükünün fazla olduğu ve mülteci çocuk koruma faaliyetlerini eşgüdümlü olarak yürütemediğidir. STK'ların mülteci çocuk koruma uygulamalarında pandemi sürecinden ve mültecilerin sosyo-kültürel özellikleri nedeniyle çocuğa erişimde sorunlar yaşayabildiği sonucuna ulaşılmıştır. Mülteci çocuk koruma uygulamalarında sosyal hizmet uzmanlarının karşılaştığı bu sorunlar, mülteci çocukların korunma hakkına erişiminde ve Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin temel ilkelerin uygulanmasında hak ihlallerine neden olabilmektedir. Anahtar Sözcükler: Mülteci Çocuk Koruma, Sivil Toplum Kuruluşu, Çocuk Koruma Sistemi, Hak Temelli Sosyal Hizmet

GöçmenlerMültecilerSivil toplum+5
Semih Öztürk
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Çocuk ceza yargılamasının çocuk hakları bağlamında değerlendirilmesi

Çocukların gelişimlerini henüz tamamlamamış olmaları nedeniyle, farklılaştırılmış, ayrı bir adalet sistemine tabii olmaları gereklidir İlgili literatür incelendiğinde, çocuk ceza yargılamasının nasıl deneyimlendiğine dair sınırlı çalışmaların bulunduğu, araştırmaların daha çok suça sürüklenme nedenlerine ve suç algılarına odaklandığı görülmektedir. Bu araştırmanın amacı ise çocuk ceza yargılamasına ilişkin mevzuat ve uygulamaların çocuk haklarına uygun olup olmadığını araştırmak; yargılanma sürecinin özneleri tarafından nasıl algılandığını ve hayatlarına nasıl etki ettiğini açıklamak; çocukken yargılanan yetişkinlerin, uzmanların ve avukatların deneyimleri ile önerilerini tespit etmektir. Araştırmada, suça sürüklenen çocuk sıfatıyla hakkında soruşturma ve kovuşturma yürütülen 18 yaşını tamamlamış kişilerle ve çocuk ceza yargılamasında görev alan avukat ve uzmanlarla nitel görüşmeler yapılmıştır. Bulgular içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiş ve suça sürüklenen çocuklar hakkında yürütülen soruşturma, kovuşturma süreçlerinde çocukların yüksek yararına, yaşama ve gelişme haklarına ve katılım haklarına aykırılık taşıyan uygulamalar tespit edilmiştir. Bu uygulamalar sonucunda katılımcıların adli sisteme girmelerinin farklı suç ortamlarına maruz kalmalarına neden olduğu; aile ve akran ilişkilerini, eğitimlerini, iş hayatlarını, devlet ve yasalarla olan bağlarını olumsuz etkilediği görülmüştür. Ayrıca katılımcıların adli sisteme dahil olmaları nedeniyle damgalanmış hissettikleri, ümitsizliğe kapıldıkları, suçluluk duydukları, utandıkları, şaşkınlık ve üzüntü yaşadıkları, çocukluklarını kaçırdıklarına dair bir inanç geliştirdikleri, geleceğe dair kaygılı bir belirsizlik taşıdıkları anlaşılmıştır. Çalışmanın sonunda, çocuk ceza yargılamasının çocuk dostu olan bir çocuk adalet sistemine hizmet edebilmesi için öneriler sunulmuştur.

Ceza adaleti sistemiSuçlu çocuklarÇocuk adalet sistemi+2
Selmin Cansu Demir Yıldız
İstanbul University-Cerrahpaşa · Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Göç süreçlerindeki çocukların karşılanamayan gereksinimleri, haklara erişimleri ve beklentileri: Ankara ve Hatay'da yaşayan Suriyeli çocuklar örneği

Bu çalışma, çocukların göç süreçlerindeki gereksinimlerini, karşılaştıkları zorlukları ve çocuk haklarına erişimleri ile birlikte çocukların göç süreçlerindeki beklentilerini, baş etme mekanizmalarını ve destek sistemlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Aynı zamanda, çocukların ifadelerinden ve algılarından yola çıkarak, göç öncesi, göç eylemi ve göç sonrası olmak üzere farklı kronolojik evreleri içeren bütüncül bir zaman dilimini ele almaktadır. Bu kapsamda, Ankara ve Hatay'da yaşayan 13'ü kız, 17'si erkek, 30 Suriyeli çocuk ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Analiz süreci, yarı yapılandırılmış görüşme yönergesine ve araştırmanın amacına paralel olarak bilgisayar destekli nitel veri analizi (NVivo 11) çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda, göç süreçlerindeki "Çocukların Hakları Algılama Biçimi", "Çocukların Gereksinimleri ve Karşılaştıkları Zorluklar", "Çocukların Baş Etme Mekanizmaları ve Destek Sistemleri" ile "Çocukların Beklentileri" olmak üzere dört ana tema ortaya çıkmıştır. Çocukların hak kavramını, hak çerçevesinden öte, savaşın ve zorunlu göç sürecinin yarattığı karşılanamayan gereksinimler ve zorluklar üzerinden ifade ettikleri görülmüştür. Çocukların gereksinimleri ve karşılaştıkları zorluklar ise Max-Neef'in insani ihtiyaçlar ve giderilmesi matrisinde yer alan dokuz gereksinim çerçevesinde şekillenmiş olmasına karşın, veri yoğunluğu, daha çok yaşamı sürdürebilme gereksinimi ve koruma gereksinimi içerisinde yer alan temel gereksinimler çerçevesinde kümelenmiştir. Çocukların baş etme mekanizmaları ve destek sistemlerinin, büyük oranda geniş aile ilişkileri, kültürel ve geleneksel özellikler üzerinden şekillendiği gözlemlenmiştir. Çocukların beklentilerinin ise genel itibarıyla karşılanamayan gereksinimlerle ve zorluklarla paralellik gösterdiği belirlenmiştir. Bununla birlikte, Suriyeli çocukların gereksinimleri ve karşılaştıkları zorluklara ilişkin ihtiyaçların karşılanma biçimlerinin ve haklara erişim süreçlerinin farklılık gösterdiği görülmüştür. Çalışmanın ortaya çıkardığı sonuçlar çerçevesinde, göç süreçlerindeki çocuklara ilişkin hak temelli ve güçlendirme yaklaşımları çatısı altında, eklektik ve kapsayıcı bir sosyal hizmet müdahalesinin nasıl olması gerektiği tartışılmıştır.

Eğitim ihtiyaçlarıGöçmenlerKoruma altındaki çocuklar+7
Tahir Emre Gencer
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Çocuk hakları ve demokrasi eğitiminin çocukların demokratik davranışlarına etkisi

Bu araştırma, çocuk hakları ve demokrasi eğitiminin çocukların demokratik davranışlarına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ön-test /son-test ve kontrol gruplu yarı-deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Kayseri ilinde bulunan Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı iki okulun anasınıfına devam eden 60- 72 aylık 28'i deney (14 kız, 14 erkek), 25'i kontrol (11 kız, 14 erkek) olmak üzere toplam 53 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada, kontrol grubundaki çocuklar okul öncesi eğitim programına devam ederken, deney grubunda yer alan çocuklara okul öncesi eğitim programına ek olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Çocuk Hakları ve Demokrasi Eğitim'i uygulanmıştır. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen Demokratik Davranış Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Veri toplama aracı, deneysel işlem öncesinde ve sonrasında, ayrıca deney grubuna eğitim programının bitiminden 4 hafta sonra yeniden, uygulanmıştır. Veriler SPSS 21 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada, demografik bilgilerin betimlenmesinde; frekans (f) ve yüzde (%) kullanılmıştır. Verilere ilişkin normallik testleri Shapiro-Wilk Testi aracılığı ile analiz edilmiştir. Normal dağılımdan gelmeyen ikili gruplar arasındaki farklılıklar Mann Whitney U, normal dağılımdan gelmeyen bağımlı değişkenler arasındaki farklılık ise Wilcoxon Testi ile incelenmiştir. Araştırma sonunda, deney grubu çocuklarına uygulanan Çocuk Hakları ve Demokrasi Eğitimi'nin, çocukların demokratik davranış düzeyleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark yarattığı görülmüştür (O1.1. :118, O1.2. :182, p<0.001). Ayrıca program bitiminden bir ay sonra yapılan kalıcılık testi sonuçlarında da eğitim programının kalıcılığını koruduğu tespit edilmiştir (O1.2. :182, O1.3. :187, p>0.001)

Demokrasi eğitimiDemokratik bilinçDemokratik değerler+6
Sevi Kent Kükürtcü
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

TÜBİTAK tarafından çocuklara yönelik yayımlanan popüler bilim dergilerinin çocuk hakları açısından incelenmesi

Bu araştırmada, TÜBİTAK tarafından aylık olarak yayımlanan Meraklı Minik ve Bilim Çocuk dergilerinin, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'de yer alan maddeler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Her iki derginin farklı mevsimlerinde yayımlanmış toplam on altı sayısı araştırmanın veri kaynağını oluşturmuştur. Nitel araştırma yöntemlerinden biri olan içerik analiziyle veriler ele alınarak, olumlu ve olumsuz kullanımları açısından değerlendirilmiştir. Hem metinleri hem de görselleri incelenen dergilerde, çocuk haklarının olumsuz kullanımı olarak değerlendirilen çok az örneğe rastlanmıştır. Dergilerde en çoktan en aza sırasıyla katılım hakkı, gelişme hakkı, yaşama hakkı ve korunma hakkına yer verildiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Çocuk, Çocuk Hakları, Popüler Bilim Dergileri, Meraklı Minik, Bilim Çocuk.

BilimBilim Çocuk dergisiPopüler bilim dergileri+5
Bilge Nur Pembegül
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitimde hakkaniyet: Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi örneği

Temel insan haklarından biri de eğitim hakkıdır. Ulusal ve uluslararası yasal metinlerde eğitim hakkından sıklıkla bahsedilmektedir. Ancak üst yasal metinlerde geçen eğitim hakkı kavramının neleri kapsadığı, içeriğinin ne olduğu, nasıl anlaşılması gerektiği konusunda eksiklikler bulunmaktadır. Bu eksikliklerin en büyük sebebi ise eğitim hukuku alanına yeterince önem verilmemesi ve eğitim hukuku alanında yapılan çalışmaların oldukça az sayıda olmasıdır. Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi'nin eğitim hakkını düzenleyen 13. maddesine yönelik komite tarafından yayımlanan 13 Numaralı Genel Yorum çerçevesinde yer alan devletin yükümlülüklerinden yola çıkarak, Konya ilindeki Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin yaşam hikayeleri doğrultusunda eğitimde adaletin tam anlamıyla uygulanıp uygulanmadığını ortaya koymak araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Konya ilinde eğitim vermekte olan toplam beş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiş 19 katılımcı araştırmada yer almaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak yüz yüze yapılan görüşmeler sonucu elde edilen veriler içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Öğrencilerin yarı yapılandırılmış görüşme formu sorularına vermiş oldukları cevaplardan yola çıkarak çözümlenen veriler; mevcudiyet, erişilebilirlik, kabul edilebilirlik ve uyarlanabilirlik olmak üzere dört başlık üzerinden değerlendirilmiştir. Araştırma bulgularına göre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin eğitim hakkına ulaşmada zorluklar yaşadığı, eşit nitelikli eğitim fırsatını yakalayamadıkları, sosyoekonomik ve sosyokültürel yönden dezavantajlı konumdan geldikleri ve okudukları lisede bu dezavantajlı konumun daha çok belirginleştiği sonucuna ulaşılmıştır. Ülkelerin kalkınmasında ve sanayileşmesinde büyük öneme sahip olan Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri'nin kuruluş amacına hizmet etmeleri için çocukların eğitim hakkından tam olarak ve eşit fırsatlarda faydalanması ve bütüncül, kapsayıcı tedbirler alarak eğitimde adaletin sağlanması gerekmektedir.

Anadolu meslek liseleriAnadolu teknik liseleriEğitim hakkı+5
Fatmanur Pekhamarat Çağman
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik yüksekokulu öğrencilerinin çocuk hakları konusundaki tutumlarının belirlenmesi

Çocuk haklarına saygıyı öngören bir kültür yaratılmasında çocuklarla birlikte ve çocuklar için çalışan profesyonellerin bu alanda eğitilmesi önemli taşıyan bir konudur. Bu araştırma, hemşirelik yüksekokulu öğrencilerinin çocuk haklarına ilişkin tutumlarını farklı değişkenler açısından belirlemek amacı ile tanımlayıcı olarak tasarlandı. Çalışmanın evrenini, 2013-2014 eğitim öğretim bahar yarıyılı dönemi İstanbul Bilim Üniversitesi Florence Nightingale Hastanesi Hemşirelik Yüksekokulu'na devam eden 1., 2., 3., ve 4. Sınıf öğrencileri oluşturdu. Çalışma örneklemi; araştırmaya katılmayı kabul eden, anket ve ölçeği eksiksiz dolduran 415 öğrenciden oluşturuldu. Veri toplama aracı olarak Karaman – Kepenekçi tarafından (2006) geliştirilen "Çocuk Haklarına İlişkin Tutum Ölçeği (ÇHTÖ)" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanıldı. Elde edilen verilerin analizi bilgisayar ortamında Spearman's korelasyon katsayısı, Kruskal Wallis Testi ve Mann Whitney U testleri kullanılarak gerçekleştirildi. Bu araştırma sonucunda; öğrencilerin çoğunun (%91,1) kadın, yaş ortalamasının 20,90±1,97 yıl olduğu ve %39,0'nun çocuk haklarına yönelik bilgi aldığı, %91,8'inin bu bilgiyi okuldan aldığı tespit edildi. Sınıf düzeyi ve ÇHTÖ puan ortalamasına bakıldığında; 4. sınıf öğrencilerinin ÇHTÖ puan ortalamasının 1., 2., ve 3., sınıf öğrencilerinin ÇHTÖ puan ortalamasından istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptandı (p=0,042; p=0,001; p=0,016). Ayrıca 1. Sınıf öğrencilerinin ÇHTÖ puan ortalaması 2. Sınıf öğrencilerinin ÇHTÖ puan ortalamasından yüksek olduğu ve istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu belirlendi (p=0,020). Cinsiyet ve ÇHTÖ puan ortalamasına bakıldığında; erkeklerin ÇHTÖ puanlarının kadınlara göre daha yüksek olduğu belirlendi (p<0,05). ÇHTÖ ve yetişkinlerin bilinçlendirme düzeyi incelendiğinde; yeterince bilinçlendirildiğini düşünenlerin ÇHTÖ puanları, bilinçlendirilmeyenlere göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edildi (p<0,01). Hemşirelik yüksekokulu öğrencilerinin yaş, bilgi edinme, çocuk haklarını ihmal edildiğini düşünme durumu ile çocuk haklarına ilişkin tutumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığı belirlendi (p>0,05).

HemşirelikTutumlarÇocuk hakları
Esra Yılmaz Aldemir
Demiroğlu Bilim University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk hakları krizi: Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve Uygulanması Analizi

Çocuk hakları belki de insan hakları alanında üzerinde en hassas durulması gereken başlıklardan birisidir. Çocuk, insan olmanın gereği en temel haklara sahipken pek çok aktör tarafından çocuğun hakkı her ne kadar dünyada resmi olarak Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme kapsamında en fazla devlet tarafından tanınsa da en çok ihmal edilen ve en çok zarar gören gruplardan birisi olmaktadır. Uluslararası sistemde çocuğun hakkını korumak için tarihsel pek çok gelişmenin akabinde doğan Çocuk Haklarına Dair Sözleşme akabinde çocuk hakları alanında beklenen değişimler yeteri kadar gerçekleşmemektedir. Çocuk hala kırılgan, hala ihmal edilen olmuştur. Ve dünya çocuk hakları kriziyle baş başadır. Bu çerçevede genel olarak pek çok başlıkta çocuk haklarının günümüzde geldiği nokta dünya genelinde incelenmiş ve gelişimin gerekliliği ve durumun aciliyeti gösterilmek istenilmiştir. Çalışma, İnsani Gelişmişlik Raporu çerçevesinde listenin en başındaki ülkelerden dünyanın farklı bölgelerinden örnek devletler seçilerek bu devletlerin Çocuk Hakları Komitesi tarafından sunulan nihai gözlem raporlarının incelenmesi ve İnsani Gelişmişlik Raporu kapsamında gelişmiş olduğu iddia edilen bu ülkelerin çocuk hakları alanında hangi konumda olduğu incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çocuk, çocuk hakları, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Çocuk Hakları Sözleşmesi.

Birleşmiş MilletlerSözleşmelerÇocuk Hakları Sözleşmesi+1
Damla Aydaşo
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz çocuk haklarının ilham kaynağı olan Janusz Korczak ve çocuk hakları

Bu tez, Polonyalı pediatrist Dr. Janusz Korczak'ın, çocuklar ve çocukların hakları hakkındaki düşüncelerine dair bir değerlendirmedir. Tezde, Korczak'ın deneyimleri ve onun başta çocuğun saygı hakkı düşüncesi olmak üzere çocuklarla ilgili düşünceleri, günümüz çocuk haklarına etkisi bakımından ele alınmaktadır. Korczak, yirminci yüzyılın başında, çocuk haklarıyla ilgili çok az çalışmanın olduğu bir dönemde, Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin temel ilkeleri olan yaşama hakkını, gelişme hakkını, çocuğun üstün yararı ilkesini ve katılım hakkını ilk kez düşünenlerden biri olmuştur. Bu tezde, onun çocuklarla ve çocukların haklarıyla ilgili çalışmaları, çocuk haklarına katkısı bağlamında tartışılmaktadır. Anahtar Sözcükler: Janusz Korczak, Çocuk, Çocuk Hakları, İnsan Hakları

Korczak, JanuszÇocuk haklarıÇocuklar+1
Senem Kapucu
Maltepe University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 2005 yılı sonrası çocuk haklarının gelişimi

İnsan hakları bağlamında tarihsel süreçte yavaş yavaş ilerleyen çocuk hakları konusu, "Ülkemizde çocuklar, karşılaşmaları olası risklere karşı koruma altında mıdır?'' sorusundan hareketle ele alınmıştır. Çocuk haklarına ilişkin uluslararası düzenlemelerin yasal mevzuata nasıl yansıdığı, mevcut yasaların uygulamada ne ölçüde maksada ulaştığı, çocuk hakları ile ilgilenen kurum ve kuruluşların hedef, görev ve işleyişleri değerlendirilecektir.

Çocuk Hakları SözleşmesiÇocuk haklarıÇocuklar+1
Burcu Şüheda Şimşek
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Children's rights in relation to perceived parenting styles and parental well-being

Research shows that human rights attitude in general is influenced by parental behavior from childhood and also from current well-being. The objective of this study was to investigate the mediating effect of current well-being on the relationship between perceived parental attitude and current well-being. The sample of this study were 252 Turkish parents with a child aged between 5 to 13 (M = 8.24, SD = 2.49). 155 (61.5%) female and 97 (38.5%) male parents voluntarily participated in this study. The participants were administered Demographic Information Form, Turkish Adaptation of Warwick-Edinburgh Mental Well-Being Scale, Parenting Styles Questionnaire, and Scale of Attitude towards Child Rights. Mediation models were computed by using SPSS 29 and PROCESS Macro 4 software. To investigate the subject further, a series of correlation and regression analysis were performed as well as a series of t-test and ANOVA to assess group differences. Results revealed that well-being had a partially mediating role in the relationship between three perceived parental attitudes (maternal acceptance, maternal strictness, paternal strictness) and children's rights attitude. Relevant implications and future research directions are discussed in light of the findings.

Perceived parenting stylesParents attitudeParents+4
Aylin Yetgen
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yerel yönetimlerin çocuklara yönelik politikaları: Kütahya örneği

Yerel yönetimlerin, politikalarını uygulama imkânı buldukları kentlerin çocuklar için daha yaşanabilir olması konusunda çalışmalar yapılmaktadır. Söz konusu çalışmaların, merkezi yönetim ve yerel yönetimler tarafından belirlenen hedeflere uygun olarak gerçekleştirilmesi beklenir. Ancak çocuklar, kamunun sorumluluğunda olan hizmetlerden yeterli düzeyde ve eşit koşullarda faydalanamamaktadır. Mevzuatta ve uygulanan politikalarda belirli eksikliklerin olduğu görülmektedir. Bu durum, geleceğin teminatı olan çocukların, sahip oldukları hakları kullanmaları için gerekli olan koşulların oluşmasını engellemektedir. Çocukların eğitimli, sağlıklı, sosyoekonomik güvenceye sahip ve mutlu bireyler olması yerel yönetimlerin de sorumluluğundadır. Dolayısıyla gerek belediyeler gerek kent konseyleri, çocukların ihtiyaçlarının belirlenmesinde ve taleplerinin dikkate alınmasında rol oynamaktadır. Bunun sebebi, çocukların yerel düzeyde karar alıcı ve uygulayıcı mekanizmalar içinde bulunması gerekliliğidir. Söz konusu gerekliliğin gerçekleşmesi, kent konseylerinin varlık amacına uygun yönetim yapısını ve iş birliğini ortaya koyacaktır. Bu çalışma, çocuk haklarını politikaların ayrılmaz bir parçası hâline getirmek için yerel yönetim düzeyinde gerçekleştirilen uygulamaları ele almaktadır. Bu kapsamda, Kütahya'da, belediyenin ve kent konseyinin çocuk haklarına ve çocukların iyi olma hâline yönelik çalışmaları irdelenmektedir. Değerlendirilen faaliyetler, sadece çocuklar için yapılan çalışmaları değil, aynı zamanda planlama, kaynak kullanımı, veri toplama ve kapasite geliştirme gibi tercihleri de içermektedir. Anahtar Kelimeler: Çocuk Hakları, Belediye, Kent Konseyi, Kütahya

BelediyelerKent konseyleriKütahya+3
Hatice Akman
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin çocuk haklarına ilişkin davranışlarının öğrenciler tarafından değerlendirilmesi

Bu araştırmada öğretmenlerin çocuk haklarına ilişkin davranışlarının öğrenciler tarafından değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Tarama modeline göre yapılan bu araştırmada, öncelikli olarak literatür taraması yapılmış daha sonra veri toplama aracı olarak kullanılan anket geliştirilmiştir. Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra araştırmanın uygulama aşamasına geçilmiştir. Araştırmanın uygulanması İstanbul ilinin Çekmeköy ilçesinde öğrenim gören 600 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Anketin ilk bölümünde kişisel bilgilerden oluşan 6 soruluk bilgi formu yer almakta, ikinci bölümde öğrencilerin, öğretmenlerine dair çocuk haklarına ilişkin görüşleri ve üçüncü bölümde eklemek istedikleri görüşleri bulunmaktadır.Araştırmanın verileri toplandıktan sonra gerekli analiz işlemleri yapılmıştır. Bu kapsamda öğrencilerin öğretmenlerine yönelik çocuk haklarına ilişkin görüşleri ayrıntılı olarak analiz edilmiştir.

Çocuk Hakları SözleşmesiÇocuk haklarıÖğrenci algısı+2
Sümeyye Kübra Dağlı
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2015
00

Related subjects