Concerto
66 theses under this subject heading
Henrı Dutilleux'nün besteciliğine bir bakış: L'arbre Des Songes'da perde organizasyonu
Yirminci yüzyılın ortalarından yirmi birinci yüzyılın başlarına dek süren bestecilik yaşamı süresince ortaya koyduğu eserler göz önünde bulundurulduğunda son derece değişken ve tanımlaması güç bir besteleme yaklaşımına sahip olduğu söylenebilecek Henri Dutilleux, bu bakımdan müzik tarihindeki önemli figürlerden biri olarak dikkat çekmektedir. Bestecinin dilini tanımlamayı güç kılan etkenlerin başında gelen perde organizasyonu süreçlerindeki çeşitlilik ile bu çeşitliliğin altında yatan işçilik ise bu çalışma için hareket noktası teşkil etmektedir. L'arbre des songes adlı keman konçertosunun, perde ilişkileri merkeze alınarak irdelendiği bu sanat çalışması raporu, Dutilleux'nün eserde perde organizasyonuna ilişkin izlemiş olduğu prosedürleri ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Çalışmanın ilk bölümünde, bestecinin besteleme yönelimlerine ilişkin fikir sahibi olmak amacıyla L'arbre des songes'un bestelenme tarihi olan 1985 yılına dek bestelediği eserler üzerine bir tarama yapılmış ve bestecinin müziği ile ilişkili olan kavramlar tartışılmıştır. İkinci bölümde ise eserin her bir bölümü ayrı ayrı mercek altına alınmış ve bestecinin her bir bölümde perde seçimleri noktasında kullandığı yöntemler ve araçlar araştırılmıştır. Yapılan analizler neticesinde bestecinin eserdeki perde seçimleri esnasında diyatonik modlardan on iki ses dizilerine kadar pek çok farklı ses malzemesinden yararlandığı tespit edilmiştir. Bunların yanında, Francis Bayer'in kademeli gelişme olarak isimlendirdiği, eserin başlangıcından sonuna kadar süren malzeme ağını tanımlayan fenomen ile yakından ilişkili olan birtakım çekirdeklerden de bu ses malzemelerinin işlenmesi noktasında etkin olarak istifade edildiği görülmüştür.
Klasik Batı müziği'nde doğaçlama ve J. Haydn (Hob. VIIb. No.2) viyolonsel konçertosu için yazılmış kadansların teknik olarak incelenmesi
Klasik Batı Müziği'nde, yorum anında doğaçlama denildiğinde sınırlı olsa da belli uygulamalardan bahsetmek mümkündür. Klasik dönem konçerto biçiminde karşılaştığımız kadans ise, doğaçlamaya olanak sağlayan özelliğiyle bu uygulamaların içerisinde belki de en dikkat çekenidir. Fakat bu dönem konçertoları için daha sonraki süreçte önemli virtüözler tarafından yazılmış hazır kadansların oluşu ve yorumcuların eseri seslendirirken onları tercih etmesi, kadanstaki doğaçlama işlevselliğinin göz ardı edilmesine neden olmuştur. Kadansın yorumcu tarafından yaratılması, eserin kadans kısımları için kendi müzikal fikrini oluşturabilmesinin yorumculuğuna ne gibi katkılar sağlayacağı düşüncesi, böyle bir çalışmanın oluşmasına ilham veren etkenlerden biridir. Bu çalışmada kadans kavramından yola çıkarak; Klasik Batı Müziği'nde doğaçlamanın varlığına, tarihsel süreçteki yeri ve değişen kimliğine, besteci ve teorisyenlerin doğaçlama ile ilgili görüşlerine değinilmiştir. Ayrıca viyolonsel repertuvarında önemli bir yeri olan J. Haydn'ın Hob. VIIb. No.2 Viyolonsel Konçertosu için yazılmış kadanslar teknik olarak incelenmiş, bu konçertonun birinci ve ikinci bölümü için özgün iki kadans yazılmıştır. Bu çalışma, Klasik Batı Müziği eğitimi veren konservatuvarlarda doğaçlamanın çalgı eğitiminin bir parçası olarak değerlendirilmesinin önemi üzerine odaklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Doğaçlama, Klasik Konçerto, Klasik Kadans, Haydn, Viyolonsel
Henry Vieuxtemps'ın sanatsal yaklaşımına genel bir bakış ve 4.Keman Konçertosunun solo keman partisinin çözümlemesi
Bu tezde Belçikalı kemancı ve besteci Henry Vieuxtemps'ın yaşam öyküsü ile Rusya'daki keman sanatına yaptığı katkıları anlatılmış ve Rusya'da bulunduğu sırada yazdığı 4. Keman Konçertosu'nun teknik ve müzikal zorlukları belirlenerek çalışma önerileri sunulmuştur. Tezde ayrıca bestecinin, Viyanalı birçok ünlü müzisyenin müzik yaşamındaki etkisine de değinilmiştir. Bununla birlikte bestecinin çocukluğu, müziğe başlaması, çalıştığı hocalar ve örnek aldığı besteciler, verdiği konserler, Rusya'ya gidişi ve Rusya'nın müzik kültürüne yaptığı katkılara da tez içinde değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Keman, Konçerto, Vieuxtemps, Belçika keman ekolü.
Maurice Ravel'in piyano müziği ve sol majör piyano konçertosunun yorum açısından incelenmesi
20. yüzyılın en önemli temsilcilerinden ve izlenimci müziğin öncü isimlerinden olan Maurice Ravel özellikle orkestrasyon konusunda büyük bir ustalığa sahiptir ve birçok piyano eserini orkestra için yeniden düzenlemiştir. Bestecinin su sesleri, hayvanlar alemi, makineler ve Bask kültürüne duyduğu hayranlık, müziklerinde de açıkça kendini göstermiştir. Sol Majör piyano Konçertosunda, vurmalı çalgıların kullanımı dikkat çekmektedir. Ayrıca caz müziği ve Bask kültürüne ait melodiler barındırmaktadır. Bu çalışma; bestecinin hayatını, müzikal anlayışını ve Sol Majör Piyano Konçertosunun detaylı bir şekilde incelenmesini içermektedir. Bahsi geçen tez konusuyla ilgili ülkemizde yapılmış az sayıda çalışma olduğundan dolayı, bu metin çalışmasının konuyla ilgili araştırma yapacak öğrenci veya öğretmenlere ışık tutması hedeflenmektedir.
Johann Sebastian Bach'ın eşlikli konçertolarının incelenmesi ve kayıp konçertoların keman için yeniden düzenlenmesi üzerine bir çalışma
Bu araştırmada ilk olarak müzik tarihinin en büyük bestecilerinden birisi olan Johann Sebastian Bach'ın eşlikli konçertoları ve hayatının sonraki yıllarında bu eserler üzerine yaptığı düzenlemeler incelenmiş, düzenleme ve orijinal konçertolar arasında farklar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bach klavyeli çalgılar için konçerto biçiminde eserler veren ilk bestecidir, bu eserler yeni bir tür yaratma fikrinden ziyade kurumsal ve toplumsal müzik ihtiyaçlarından doğan nedenlere dayanır. Bach'ın bugün bilinen on dört klavsen (ya da çoklu klavsen) konçertosunu, solo çalgılar için daha önceki tarihlerde yazdığı eserlerden düzenlendiği sanılmaktadır. Bunun nedeni keman konçertoları ve dördüncü Brandenburg konçertosu gibi, hem orijinal modeli hem de sonradan besteci tarafından yapılmış klavsen için düzenlemelerinin mevcut olmasıdır. Bazı konçertolar ise yalnızca klavsen modeli ile bugüne kadar gelebilmiştir. Bu konçertoların önceki yıllarda başka çalgılar için yazılmış olduğuna kesin gözüyle bakılmaktadır. Orijinal modellerinin ise zaman içinde kaybolduğu düşünülmekte ve bazı kantat bölümleri dışında bu konçertolara ait hiçbir kaynak bulunamamıştır. Kayıp olduğu düşünülen konçertolar, bugün ancak bestecinin elinden çıkmış olan klavsen düzenlemeleri yoluyla anlaşılabilmektedir.Araştırmanın amaçlarından bir diğeri, klavsen konçertolarının incelenerek, olası orijinal konçerto biçimine uygun yeniden düzenlemelerin yapılmasıdır. Bu düzenlemeler orijinal modeli olmayan konçertoların keman için yazıldığı düşünülenlerini kapsamaktadır. Çalışmanın ana kaynağı olarak, bestecinin kendi yaptığı düzenlemeler, son yüz elli yıllık süre içerisinde bazı bilim adamları tarafından ortaya atılan görüşler, düşünceler ve daha önce yeniden yapılmış düzenlemelerden de yararlanılmıştır.Ayrıca çalışmada Bach ailesi ve bestecinin yaşam öyküsü ayrıntılı olarak ele alınmış, Bach'ın doruk noktasına ulaştırdığı Barok dönemin özelliklerine, gelişmekte olan çalgılara ve çalgı müziğine, özellikle barok dönemde konçerto formunun ortaya çıkışı ve gelişimine ayrıntılı olarak değinilmiştir. Son olarak Bach'ın eserlerinin ve Bach ailesinin detaylı bir listesi oluşturulmuştur.Tez süreci içinde yapılan taramada konu hakkında yeterli Türkçe kaynak bulunamamıştır. İleride bu tezin konusu olan konçertolar ile ilgili çalışmalarda yararlanılmak üzere, öğrencilere ve icracılara yararlı bir kaynak olacağı düşünülmüş, ayrıca yapılan yeniden düzenlemelerin Barok dönem çalgı müziği repertuarına katkı sağlayacağı düşünülmüştür.Nitel veri toplama yöntemlerinden yararlanılan bu çalışmada, doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışmada önemli değere sahip olan arşiv araştırması, literatür taraması ile pekiştirilmiş, eser analizi yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Bach, Barok Dönem, Keman, Klavsen, Konçerto.
Türkiye'de klarnet müziğinin gelişimi ve Cumhuriyet Dönemi bestecilerinin klarnet repertuvarına katkısı
Üflemeli çalgıların kökeni tarih öncesi çağlara dayanmaktadır. İnsanlar içi boş nesnelere üfleyerek ses çıkarabildiklerini fark ettikleri andan itibaren üflemeli çalgıları kullanmaya başlamışlardır. Klarnet; üflemeli çalgılar ailesinden, tahta üflemeli sınıfına ait ve tek kamıştan oluşan bir çalgıdır. Klarnetin atası sayılan Chalumeau (şalümo) adı verilen çalgının ortaya çıkışı orta çağa kadar geriye uzanmaktadır. Bu araştırma kapsamında klarnet çalgısının ortaya çıkışı, tarihsel gelişimi ve özellikleri incelenmiş, besteciler tarafından benimsenme ve orkestralarda yer bulma süreci de açıklanmıştır. Erişilebilen kaynaklardan faydalanılarak ve geniş çaplı literatür taraması yapılarak klarnet için bestelenen eserler ve önemli besteciler derlenmiştir. Literatürde, Türkiye'de ve özellikle cumhuriyet döneminde bestelenen klarnet eserleriyle ilgili kaynak eksikliği de göz önünde bulundurularak, Türkiye'de müziğin ve klarnet çalgısının gelişim süreci açıklanmış, Cumhuriyet Dönemi besteleri ve klarnet eserleri listelenmiştir. Türkiye'de müziğe olan ilginin ve sanatsal üretimin eser ve besteci bazında artırılabilmesi için yapılabilecek uygulamalara öneriler geliştirilerek sunulmuştur. Bu araştırmanın, klarnet ve müzik öğrencilerine, araştırmacılara ve sanatçılara faydalı bir kaynak olarak Türkçe literatüre önemli bir katkıda bulunacağı umulmaktadır. Anahtar kelimeler: Klarnet, Konçerto, Repertuvar
Müzikte klasik dönemin keman repertuvarına yansıması
Bu araştırmada, Müzikte klasik dönemin keman repertuvarına olan katkısı ve yansıması dönemsel bilgiler ile keman repertuvarına katkıları analiz etmek suretiyle incelenmiştir. Birinci bölüm, bu araştırmaya gerekçe olan problem, amaç ve hangi açılardan önem taşıdığını belirten, ayrıca araştırmanın sınırlarının açıklandığı bölümdür. İkinci bölüm, Müzikte klasik dönemin açıklandığı bölümdür. Üçüncü bölüm, Klasik dönem bestecilerinin incelendiği bölümdür. Dördüncü bölüm, Klasik dönem bestecilerinin dönemsel sırlamasının incelendiği bölümdür. Beşinci bölüm Müzikte klasik dönemin keman repertuvarına yansımasının incelendiği bölümdür. Anahtar Kelimeler: Müzikte klasik dönem, keman repertuvarı, klasik dönem keman repertuvarı.
Klasik dönem (1725-1850) periyodunda yazılmış olan seçilmiş viyolonsel konçertolarının stil ve teknik açısından karşılaştırılmalı analizi
18. yüzyıldan 19. yüzyılın ortalarına kadar süren Klasik Dönem Aydınlanma Düşüncesi, Fransız Devrimi gibi sosyal dönüşüm süreçlerine sahne olmuştur. Bu dönüşüm süreçleri toplumların dünya görüşlerinin yanı sıra müzik alanını da etkilemiştir. Müzikte sadelik, belirgin ve dengeli bir müzikal anlayış ve ifadeye dayalı bir yaklaşım yaygınlık kazanmıştır. Bu yaklaşımla beraber, çalgıların ifade potansiyellerine alan açan konçerto formu önem kazanmış, aynı zamanda bu önemden viyolonsel çalgısı da etkilenmiştir. Bu döneme kadar bir eşlik çalgısı rolünde kullanılan viyolonsel bu rolünden sıyrılmış ve bestecilerin konçerto yazmasıyla beraber solo kimliği kazanmıştır. Bu dönem içerisinde bestelenen viyolonsel konçertoları, viyolonsel literatüründe önemli bir yer edinmiş ve öne çıkan çeşitli viyolonsel konçertolar bu tez kapsamında analiz edilmiştir. Yöntemsel bir yaklaşımla Joseph Haydn'ın 1 numaralı do majör ve 2 numaralı re majör viyolonsel konçertoları, Johann Christian Bach'ın do minör viyolonsel konçertosu, Luigi Boccherini'nin 9 numaralı si bemol majör viyolonsel konçertosu, Jean-Baptiste Breval'ın 2 numaralı re majör viyolonsel konçertosu ve Ignace Pleyel'in do majör viyolonsel konçertosu kapsamlı bir şekilde analiz edilmiştir. Bu konçertoların analiz sürecinde, eserlerin form yapıları, orkestrasyonları, tonalite kullanımları, modülasyon çeşitleri, teknik gereksinimleri ve dönemin stilistik özellikleri göz önünde bulundurularak sistemli bir şekilde incelenmiştir. İncelenen her eser, dönemin getirdiği ortak özelliklerle beraber, bestecilerinin bireysel yaklaşımları dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Analizlerde partisyon incelemeleri baz alınmış ve aynı zamanda eser seçiminde eserlerin viyolonsel repertuvarındaki yeri ve eğitim alanındaki önemi de dikkate alınmıştır. Bu temeller ışığında, klasik dönemde bestelenmiş olan viyolonsel konçertoları karşılaştırılmalı bir şekilde analiz edilmiştir. Eserleri analize konu olan bestecilere ek olarak, eğitim içerikli viyolonsel kitaplarıyla tanınan Friedrich Dotzauer ve Jean-Louis Duport'un viyolonsel eğitimi alanına yapmış oldukları katkılar biyografik bir alanda değerlendirilmiştir. Yapılan araştırmalar ve analizler sonucunda, her bir bestecinin stil ve teknik anlayışı açısından çeşitlilik sağladığı, form yaklaşımı açısından ise birbirleriyle benzer formlarda eser ürettikleri gözlenmiştir. Aynı zamanda, bu eserlerin viyolonselin solo kimliğinin oluşmasına önemli katkılar sağladığı sonucuna varılmıştır.
Mozart'ın piyano konçertolarına ilişkin bir çerçeve kadans modeli
Bu araştırma, evrensel müziğin çığır açıcı bestecilerinden biri olan ve yapıtlarıyla müzik eğitiminde önemli bir yer tutan Wolfgang Amadeus Mozart'ın solo piyano konçertolarının ilk bölümlerine ilişkin genel ve özgün bir "çerçeve kadans modeli" oluşturmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Sözkonusu amaç doğrultusunda, Mozart'ın kendi bestelediği 15 kadans arasından seçilen 10 kadans üzerinde, "süre, biçimsel yapı, motifsel alıntılar, genel armonik seyir görünümü ve kapsanan teknikler" olmak üzere nesnel olarak gözlenip ölçülebilir 5 ana ve 31 alt boyutu içeren müziksel ve istatistiksel çözümlemeler yapılmıştır. Elde edilen bulgular sistematik bir bütün haline getirilerek "çerçeve kadans modeli" oluşturulmuştur. Bu model esas alınarak, bestecinin "Mozart kadanssız" bir solo piyano konçertosuna ilişkin bir "örnek kadans" bestelenmiştir. Çerçeve kadans modelinin ve bu modeli "Mozart kadanssız" bir konçertoya uygulama örneğinin, ilgili besteciler, piyanistler, ileri piyano eğitimcileri ve müzik kuramcılarının bu yöndeki çalışmalarına önemli yararlar sağlaması beklenmektedir.Anahtar Kelimeler Sayfa Adedi Tez Yöneticisi 224.18.01 Mozart, piyano konçertoları, çerçeve kadans modeli
A. Vivaldi'nin Mevsimler başlıklı eserinde metin ve müzik ilişkisi ve "İlkbahar" Konçertosundaki programlı müzik özelliklerinin incelenmesi
Bu araştırma, A. Vivaldi'nin Mevsimler başlıklı eserindeki metin ve müzik arasındaki ilişki ve Op.8 No.1 (Mi Majör) "La Primavera" (İlkbahar) konçertosundaki programlı müzik özelliklerinin incelemesini amaçlamaktadır. Araştırma, icracıların bestelenmiş olan bu eser hakkında detaylı bilgiye sahip olabilmesini sağlamak ve bu sayede eseri bestecinin de istediği şekilde, yazmış olduğu şiirler ile birlikte yorumlayabilmesine yardımcı olmaktır. Anahtar kelimeler: "İlkbahar" konçertosu, programlı müzik öğeleri, metin-müzik ilişkisi, .
Gitar yarışmalarında tercih edilen konçertolar ve müzisyenlerin belirlenen eserlerdeki problemli pasajlara getirdiği çözümlerin irdelenmesi
Gitar Yarışmaları, 20. yüzyıl ile birlikte Avrupa'da düzenlenmeye başlamış, günümüzde gitaristler için önemli bir yere sahip olmuştur. Uluslararası Francisco Tárrega (Benicassim) ve Uluslararası Michele Pittaluga (Alessandria) Gitar Yarışmaları, final aşamasında gitar konçertosu icra edilen ilk yarışmalar olarak bilinmektedir. Bu çalışmada, belirlenen yarışmalarda birincilik ödülü almış müzisyenlerin final aşamasında hangi konçertoları icra ettiği araştırılmıştır. Yarışmalarda çalınan eser seçimleriyle ilişki olarak, konçerto formundaki eserlerin gitar partileri incelenmiş, problemli olduğu düşünülen bölüm ve pasajlar belirlenmiştir. Yarışmada birincilik ödülü alan müzisyenlerin ve büyük gitar virtüözlerinin belirlenen sorunlu pasajlara getirdiği çözümler incelenmiş ve bu çözümlerin amaçları irdelenmiştir. Araştırmanın sonucunda; belirlenen gitar yarışmalarında birincilik ödülü kazanmış müzisyenlerin, yarışmaların final aşamasında icra ettikleri konçerto seçimleri ortaya çıkmıştır. Gitar sanatçılarının bu eserlerdeki problemli pasajlara getirdiği çözümler, icra önerisi olarak sunulmuştur.
Cumhuriyet Dönemi müzik modernleşmesinin Türk Beşleri'nin keman konçertolarına yansımaları
"Cumhuriyet Dönemi Müzik Modernleşmesinin Türk Beşleri'nin Keman Konçertolarına Yansımaları" başlıklı bu tezin amacı, Cumhuriyet dönemi Müzik İnkılabı temel düşüncesinin Türk Beşleri olarak adlandırılan bestecilerin keman konçertolarına ne kadar yansıdığının incelenmesidir. Bu tezde, betimlemeli-çözümlemeli araştırma metodu kullanılmıştır. Araştırmada öncelikle modernleşme kavramı ile bağlantılı olarak Türk modernleşmesi ve Cumhuriyet dönemi öncesi ve sonrası yapılan gelişmeler ile ilgili bilgiler verilmiştir. Daha sonraki bölümlerde incelenen bestecilerin kısa biyografileri ve bestecilik özelliklerinden söz edilmiş, keman konçertoları ayrıntılı ve örnekler verilerek incelenmiştir. Ortaya çıkan bulgularla; Cemal Reşit Rey ve Ulvi Cemal Erkin'in keman konçertolarında Müzik İnkılabı temel düşüncesini yansıtan bir yapı kullanıldığı gözlemlenmiştir. Ahmed Adnan Saygun ve Necil Kazım Akses'in konçertolarında ise; bu görülmemiştir. Anahtar Kelimeler: Müzik Modernleşmesi, Müzik İnkılabı, Türk Beşleri, Keman Konçertosu.
Romantik Dönemde ulusalcılık akımının etkisinde Antonin Dvorak'ın Opus 104 Viyolonsel Konçertosu'nun çalgı tekniği ve biçim bakımından incelenmesi
Bu çalışma kaynaklar esas alınarak romantik dönem viyolonsel repertuvarının en önemli eserlerinden olan Antonin Dvorak'ın Opus 104 Viyolonsel Konçertosu'nu incelemektedir. Birinci bölümde eserin yazılmış olduğu dönemin genel yapısı ve 19. yüzyılda Avrupa'yı etkisi altına alan ulusalcılık akımının müzikteki yansımaları anlatılmıştır. İkinci bölüm, toplumsal dönüşümlerin; ulusal özgürlüklerin ve politik tartışmaların söz konusu olduğu bir ortamda yetişen Antonin Dvorak'ın (1841-1904) yaşamı ve müzik kariyerinin yanı sıra çağdaşlarıyla olan ilişkisi ve bestecinin kariyerine olan katkıları aktarılmıştır. Üçüncü bölüm ise Dvorak'ın Viyolonsel Konçertosu'nu yazma süreci, Çek viyolonselci Hanuš Wihan'ın esere yapmış olduğu teknik öneriler ve son olarak da Konçerto'nun biçimsel analizi yer almaktadır. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Antonin Dvorak 2- Dvorak Viyolonsel Konçertosu 3- Viyolonsel
Wolfgang Amadeus Mozart'ın piyano konçertolarındaki beste bütünlüğü ve performans uygulamaları
W.A Mozart'ın Piyano Konçertoları'ndaki beste bütünlüğü ve performans uygulamalarının boyutları bestelendiği günden, günümüze kadar tartışılan bir konudur. Konçertoların basımları, otantikliği, kadans ve fermata seçimleri, süslemeler, pedal kullanımı, nüans işaretleri, basso continuo, doğaçlamalar, edisyon farklılıkları gibi önemli konularda belirsizlikler vardır.Hummel ve Cramer gibi bestecilerin düzenlemeleri, tarihsel açıdan kabul görmüş dokümanlar Mozart stilini oluşturdu ve süsleme ile ilgili bilgilenmemize yardımcı oldu. Paul-Eva Badura, Frederick Neumann ve Neal Zaslaw'ın yapmış olduğu araştırmalar sonucunda, var olan yazılı dokümanı, bilgi ve farklı bakış açıları ile performansa dönüştürme imkanına sahibiz.Dönemlerinin en dikkat çekici eserlerinden olan Mozart'ın Piyano Konçertoları, Klasik Dönemden, Romantik Döneme geçişte önemli rol oynamışlardır. Klavyeli çalgıların mekanik olarak gelişmesi ve piyanoda pedal kullanımı ile Mozart'ın piyano konçertoları aynı dönemdedir.Günümüzde W.A.Mozart'ın piyano konçertolar, piyanistler ve orkestralar tarafından özellikle tercih edilen eserler arasına girmişlerdir.
Samuel Barber'ın op. 14 Keman Konçertosu'nun incelenmesi
Araştırmanın konusunu Samuel BARBER'ın Op. 14 Keman Konçertosu'nun incelenmesi" oluşturmaktadır. Bu araştırmada Samuel BARBER'ın müzikal hayatı, önemli yapıtları, kendine özgü bestecilik özellikleri ile bestecinin en önemli eserlerinden Op. 14 Keman Konçertosu incelenmiş, 20. yüzyıl keman repertuvarının en çok çalınan konçertolarından olan bu eser ile bestecisinin daha iyi anlaşılması amaçlanmıştır. Bu araştırmanın modeli "Örnek Olay" Tarama Modelidir. Araştırmaya konu olan bilgi ve veriler ilgili literatür taranarak toplanmış, Keman Konçertosu'nun incelendiği kısımda ise analitik yöntemlere başvurulmuştur.
Richard Strauss'un eserlerinde korno; 1 No'lu Op.11 ve 2 No'lu korno konçertolarının teknik ve müzikal analizi
Richard Strauss kornonun gelişimini hem solo hem de orkestrasyon manasında etkilemiştir. 1883 ve 1942 yıllarında yazdığı iki korno konçertosu korno için solo yazımının kilometre taşlarıdır. Bu eserler onun kariyerinin başında ve sonunda daima etkili olmuştur. Natural korno ile 19. ve 20 yüzyıllardaki valfli kornoların tam kromatik kullanımı ve korno kullanımının yapısal teknik ihtiyaçları anlamındaki farklılıklarını bu konçertolarında birçok yönden yansıtmıştır. 1883'te yazdığı birinci korno konçertosu doğal kornonun karakteristik pasajlarına sahipken, İkinci korno konçertosu valfli korno özelliklerine göre yazılmıştır. Strauss'un oldukça başarılı ve mutlu geçen gençlik yılları ile yetişkinlik yıllarında hissettiği ıstırap arasındaki zıtlık ise kompozisyonel kariyerindeki önemli bir özelliğidir. Stillerinin altında yatan ana etmenler farklı olmasına rağmen, birbirileri ile tamamen uyum gösteren korno konçertoları bu uzun yılları birbirine bağlayan köprüyü gözlerimizin önüne sunacaktır.
Franz Joseph Haydn Re Majör Hob.VIIB:2 Viyolonsel Konçertosu'nun D.Popper, C.A.Piatti'nin etüd ve kaprisleri ile çalışılması için öneriler
Müzik tarihinde Klasik Dönem geleneğinin en önemli temsilcilerinden sayılmış Franz Joseph Haydn; oda müziği, konçerto, senfoni ve opera gibi hem enstrümantal hem de ses müziği türlerinde çok sayıda eser ortaya koyarak; kendi dönemi müziğinin en üretken bestecilerinden biri olmuştur. Viyolonsel için bestelediği iki konçerto, bu enstrümanın ses sınırları, çalış imkânları ve virtüöz kalitelerinin Klasik Dönem konçerto biçimi çerçevesinde olabildiğince sergilendiği; viyolonselin sahnede icra geleneğinin başlıca eserlerinden sayılmıştır. Bu çalışmanın birinci bölümünde, Avusturyalı besteci Franz Joseph Haydn'ın hayatı ve Klasik Dönem müziğine olan katkıları araştırılmış; Klasik Dönem konçerto geleneği çerçevesinde Haydn konçertoları ele alınmış ve Re Majör Hob.VIIb:2 Konçertonun formal kurgusu incelenmiştir. İkinci kısmında, David Popper ve Carlo Alfredo Piatti'nin müzik yaşamı ekseninde viyolonsel eğitimi repertuvarına katkıları ele alınmış; bu bağlamda Popper Op.73, Piatti Op. 25 başlıklı kitapların viyolonsel repertuvarındaki önemi tartışılmıştır. Üçüncü kısımda, Popper Op.73 ve Piatti Op. 25 viyolonsel metotları ile Joseph Haydn'ın Hoboken VIIb/2, Op.101 sayılı Re Majör viyolonsel konçertosunun çalışılması için öneriler ortaya koyulmuştur. Bu bilgiler çerçevesinde, çalışmanın alana katkı sağlayan Türkçe kaynak olması amaçlanmıştır.
Vanhal, Hoffmeister ve Stamitz viyola konçertolarının çalışma yöntemleri
Bu tezin ilk bölümünde; Klasik Dönem'deki tarihsel ve kültürel gelişmelere kısaca değinilmiş, kültürel etkiler ve bu etkilerin yansımaları belirtilmiş, Mannheim Okulu'nun önemi ve dönemin genel özellikleri ifade edilmiştir. İkinci bölümde, Klasik Dönem eserlerinin performansı sırasında dikkat edilmesi gereken teknik ve müzikal konular genel hatlarıyla belirtilmiştir. Tezin sonraki bölümlerinde ise; sırasıyla Vaňhal, Hoffmeister ve Stamitz'in yaşamlarından, Vaňhal'in Do Majör, Hoffmeister ile Stamitz'in Re Majör viyola konçertolarının tarihçeleri ve form analizlerinden bahsedilmiştir. Sonrasında bu eserlere bir performansçı gözüyle odaklanılmış, teknik ve müzikal zorlukları saptanmıştır. Ardından; bu zorlukların Klasik Dönem stili çerçevesinde nasıl çalışılması gerektiği, öneri ve tavsiyeler, nüanslar, parmak numaraları ve egzersizler ile ortaya konmuştur. Bu tez, yukarıda bahsi geçen viyola konçertolarının çalışılması ve çalınması hakkında, öğrenciler ve eğitmenlere daha detaylı bilgi vermek amacı ile hazırlanmıştır.
Aram Haçaturyan keman konçertosunun form ve icra teknikleri açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, keman literatüründe önemli bir yeri olan ve aynı zamanda Doğu ile Batı müziğinin kesişim noktalarından birisi sayılan Ulusalcı akımın Sovyetler Birliği Ermeni bestecilerinden Aram Haçaturyan'ın Keman Konçertosunun icra ve yorum açısından incelenmesidir. Bu kapsamda ilk olarak konuyla ilgili literatür taraması yapılmış ve elde edilen veriler betimsel analize tabi tutulmuştur. Bestecinin hayatı ve eserleri konusunda Türkçe oldukça az kaynağa rastlanılmış, konuyla ilgili İngilizce kaynaklardan faydalanılmıştır. Bir eseri yorumlayabilmek için eser ve bestecisi hakkında derinlemesine bilgi sahibi olunması gereklidir. Eserin analizine geçilmeden önce hem besteci hem de eserin tarihi ile ilgili araştırmalar yapılıp elde edilen bilgiler sunulmuştur. Bunun ardından eser analizine ışık tutması açısından literatürde genel tarama yapılarak bilgiler derlenmiştir. Daha sonra eserin besteleniş süreci incelenmiş, eser üzerinde biçimsel ve tonal analiz yapılarak bunlar tablolar halinde verilmiştir. Bunun ardından da eserde kullanılan çalım teknikleri incelenmiş ve kullanıldığı yerlerden örnekler verilmiştir. Son olarak da elde edilen veriler ışığında eserin yorumlanmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Maurice Ravel'in piyano müziğine genel bir bakış ve "Miroirs" albümünün teknik ve müzikal analizi
Bu çalışmada, Fransa'nın en önemli bestecilerinden biri olarak tanınmış, eserleri ile Avrupa'da ve Amerika Birleşik Devletleri'nde müziğin gelişimine büyük katkılarda bulunmuş besteci Maurice Ravel'in hayatı incelenmiş, bir besteci olarak yetiştiği erken 20. yüzyıl'ın barındırdığı müzikal gelişmeler ve değişimler çerçevesinde, piyano müziği ve piyano repertuvarında önemli bir yer tutan Miroirs albümü irdelenmiştir. İsviçre'li mühendis bir baba ve Bask'lı bir annenin oğlu olan Ravel, bu renkli kimliğini, zengin yaratıcılığıyla birleştirerek eserlerinde ilham kaynağı olarak kullanmıştır. Avrupa'nın en prestijli müzik okullarından Paris Konservatuvarı'ında uzunca bir eğitim gören besteci, burada kazandığı sanatsal gelişiminin yanında Paris'in müzik çevrelerince tanınırlık kazanmış ve daha sonra kendi sanatçı arkadaşlarıyla bu çevrelerin içinde seçkin bir yer kazanmıştır. Ürettiği bale müziği, oda müziği, çeşitli enstrüman ikilileri ve koral müzikler gibi türlerin yanı sıra, piyano için bestelediği zengin dağarcık, günümüzde hala popülerliğini ve önemini korumaktadır. Eserlerinde, Mozart'tan Saint-Saëns'a, Debussy'den Gershwin'e, çeşitli ustalardan etkilenmiş, piyano müziğine getirdiği yenilikleri ve buluşlarıyla da kendinden sonraki bestecilere de ilham kaynağı olmuştur. Ravel'in, zamanının empresyonist akımını geliştirmekle beraber, bu akımın en önemli temsilcilerinden biri haline gelmesini sağlayan eseri Miroirs, bu çalışmada piyano tekniği, müzikal ve içerik bakımından incelenmiştir.
Ölçüt olarak kabul edilmesi bağlamında, Ferdinand David Konçertino'nun analizi ile yorumsal ve teknik açıdan çalışma yöntemleri
Hemen hemen her tromboncunun hayatında bir dönem üzerinde çalışmış olduğu Ferdinand David Konçertino'nun, yorum ve teknik icrasının uygulanmasında, orkestraların tenor trombon sanatçısı almak için açtıkları sınavlarda, eğitim alanlarının belirli seviyelerinde, bazı yarışmalarda zorunlu eser olarak önemli ve belirleyici pasajları ile dikkate alınmış olduğu görülmektedir. Bütün eserlerin icrasında olduğu gibi Ferdinand David Konçertino'nun da dikkate alınan belirleyici pasajlarını, beklendiği gibi icra edebilmek için ilk olarak bestecinin hayatını, eserin hikayesini, dönemsel özelliklerini, form olarak analizini öğrenmek ve zor pasajları ile ilgili gerekli teknik çalışmaları yapmak gerekmektedir. Bu bağlamda izlenmesi gereken yöntemlerin uygulanması eserin daha iyi tanınabilmesi için gereken bilgi ve yöntemlerin bu araştırma ışığında daha detaylı ve farklı bakış açıları getirilerek, eserin belirleyiciliğinin anlaşılmasını ve icrasının daha yetkin sergilenebilmesi amaçlanmıştır.
Necil Kazım Akses'in keman konçertosunun yapısal analizi ve keman çalış teknikleri açısından incelenmesi
Necil Kazım Akses 6 Mayıs 1908 tarihinde doğmuş, Prag ve Viyana'da kompozisyon eğitimi almıştır. Eğitimcilik ve yöneticilik yapmasının yanı sıra birçok öğrenci yetiştirmiş, 60'a yakın eser yazmıştır. Ankara'da 1999 yılında vefat etmiştir. Akses Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nun siparişi üzerine yazdığı keman konçertosunu 31 Aralık 1969'da Suna Kan'a ithaf etmiştir. Konçertonun yapısal analizi ile çalışma teknikleri konusu incelenmiş, müzikal analizi ve keman tekniği açısından önemli pasajlara yönelik çalışma yöntemleri ele alınmıştır. Akses'in bu eseri Türk Beşleri arasındaki yazılmış en uzun keman konçertosu olarak kabul edilir ve yaklaşık 44 dakika sürmektedir. Çalışma iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Akses'in müzikal yaşam öyküsü, eğitim hayatı, besteciliği, başlıca eserleri ve keman konçertosu hakkında genel bilgiler yer almaktadır. İkinci bölümde, konçertonun tüm bölümlerinin orkestrasyon, tematik, kontrpuantal, poliritmik ve tınısal açılardan oldukça yoğun, içiçe geçmiş pekçok müzikal ögeye ve çok büyük bir form yapısına sahip olması nedeniyle eserin yapısal analizi çok fazla ayrıntıya girilmeden, sadce genel hatlarıyla incelenmiş olup, daha çok solist partisinde yer alan teknik zorlukların giderilmesine yönelik çalışma önerilerinin eserin icrasında nasıl etkili olabileceği konusuna odaklanılmıştır. Bu çalışmada genç müzisyenlere çağdaş Türk müziği dağarındaki keman konçertolarından ana hatlarıyla yapısal olarak incelenmiş bir örnek sunmak, solistlik yolunda ilerlemeyi hedefleyen kemancılara konçertoda icra açısından zor olduğu tespit edilen pasajların çalım rahatlığının ve eserin daha verimli çalışılmasının sağlanılmasına yönelik yöntemler öneren, teknik açıdan faydalı olabilecek fikirler üretmek amaçlanmıştır.
Johannes Brahms'ın "Opus 77 Keman Konçertosu" adlı eserinin keman çalma teknikleri ve çalışma yöntemleri açısından incelenmesi
Johannes Brahms'ın Opus 77 keman konçertosu ilk seslendirilişinden bu yana teknik ve müzikal ifadeye ilişkin zenginliğiyle her zaman önemli bir yere sahip olmuştur. Keman repertuvarının en çok seslendirilen ve önem gören eserlerinden biri olarak söz konusu eser, keman bölümü öğrencileri açısından daima teknik seviyeyi zorlayan ve öğrencilerin kendilerini geliştirmelerine aracılık eden bir eser olarak kabul edilmiştir. Ne var ki söz konusu eseri keman çalım tekniği bakımından ele alan ve çalışma yöntemlerine yönelik öneriler ortaya koyan bir inceleme henüz ortaya konulmamıştır. Bu çalışma adı geçen eseri seslendirmeyi ya da öğretmeyi hedefleyen kişilere yardımcı olarak keman eğitimine lisansüstü düzeyde bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
Alexey Konstantinovich Lebedev 'İntuba - bas trombon için "1 Numaralı Konçertosu" ile "Concert Allegro" eserlerinin müzikal analizi ve teknik açıdan incelenmesi
Bu çalışmada trombonun tarihteki ilk örneklerinden ve nasıl ortaya çıktığından bahsedilmiş, bas trombonun bu süreç içerisindeki gelişimine yer verilmiştir. Özellikle 20. Yüzyıl müziğinin ve sanatının gereksinimleri doğrultusunda modern bas trombonun nasıl şekillendiğinden bahsedilmiştir. Ayrıca bu çalışmada "1 Numaralı Konçertosu" ile bakır üflemeli çalgılar alanında kendini tüm dünyaya tanıtmış olan Rus besteci ve Tuba icracısı Alexey Konstantinovich Lebedev 'in hayatından kısaca bahsedilmiştir. Bestecinin tuba ve bas trombon repertuvarında önemli bir yeri olan "1 Numaralı Konçertosu" ile "Concert Allegro" eserinin müzikal analizi yapılmış ve eserlerin bas trombon üzerinde çalım teknikleri ile ilgili önerilerde bulunulmuştur.