Credits
218 theses under this subject heading
Döviz kuru ile sorunlu krediler ilişkisi: Türkiye örneği
Küresel konjonktürde, sorunlu krediler, banka bilançolarının aktif kalitesinin bir göstergesi olarak ifade edilmektedir. Özellikle, Türkiye gibi, bankacılığın finansal sistemdeki yerinin oldukça önemli olduğu ülkelerde, banka aktiflerinin kalitesinde bozulma meydana gelmesi, finansal piyasaların yanı sıra tüm ekonomiyi etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de son yıllarda kur şoklarıyla yeniden gündeme gelen döviz kurları ile sorunlu krediler ilişkisinin 2005:Q4-2017:Q4 dönemi için ARDL analiz yöntemiyle araştırılmasıdır. Çalışmada, öncelikle kredi ve sorunlu krediler ele alınmış olup, sorunlu kredilerin Türk bankacılık sektöründeki durumu incelenmiştir. İkinci bölümde döviz kuruyla ilgili temel kavramlar, döviz kuru rejimleri ve döviz kurunu etkileyen faktörler üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde, döviz kuru ile sorunlu krediler ilişkisine yönelik teori ve literatür araştırmasına yer verilmiştir. Yapılan literatür araştırmasında, döviz kuru ile sorunlu krediler arasında güçlü bir ilişkinin olduğu anlaşılmıştır. Son bölümde ise çalışmaya ait ampirik bulgulara yer verilmiş olup, ele alınan değişkenler arasındaki ilişki ekonometrik olarak incelenmiştir. Çalışmada analiz yöntemi olarak ARDL sınır testi yaklaşımı kullanılmıştır. ARDL yöntemiyle, değişkenler farklı düzeylerde durağan hale gelseler dahi eşbütünleşme ilişkisi tespit edilebilmektedir. Aynı zamanda, ARDL analizi kapsamında kurulan hata düzeltme modeli, hem kısa dönem hem de uzun dönem için değişkenlerle ilgili bilgi vermektedir. ARDL analiz yönteminin diğer bir özelliği ise az sayıda gözlem içeren serilerle çalışıldığında bile sapmasız ve tutarlı sonuçlar vermesidir. Çalışmanın analiz kısmında, ARDL eş bütünleşme testi kapsamında, öncelikle sınır testi uygulanmış ve çalışmada ele alınan değişkenler arasında eş bütünleşme ilişkisi olduğu belirlenmiştir. Eş bütünleşme ilişkisi tespit edildikten sonra ARDL modeli kurulmuş ve değişkenler arasındaki ilişki uzun ve kısa dönem için analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, hem uzun hem de kısa dönemde, reel efektif döviz kuru artınca, sorunlu kredilerin de arttığı sonucuna ulaşılmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında belirli süreli tüketici kredisi sözleşmeleri
Tüketici kredisi sözleşmeleri, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 22-31. maddeleri arasında yer almaktadır. Kanun koyucu, bu sözleşmeyi, tanımı ve genel hatlarıyla birlikte ortaya koyduktan sonra, uygulanacak hükümler bağlamında ikili bir ayrımı benimsemiştir. Söz konusu ayrım içerisinde bulunan ve bizim de özel olarak ele aldığımız hukuki ilişki, belirli süreli tüketici kredisi sözleşmeleridir. Çalışmamızda öncelikle tüketici kredisi sözleşmelerine ilişkin genel bir bilgi verilmekte ve bu sözleşme tipinin benzerleriyle karşılaştırması yapılmaktadır. Sonrasında belirli süreli tüketici kredisi sözleşmeleri, kurulmasından sona ermesine kadar farklı açılardan ele alınmaktadır. Bu kapsamda yeri geldiğince, 4077 sayılı mülga Tüketicinin Korunması Hakkına Kanun hükümlerine ve Avrupa Birliği'nin ilgili mevzuatına değinilmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Tüketici kredisi sözleşmeleri, Belirli süreli tüketici kredisi sözleşmeleri, Bağlı kredi sözleşmesi, 4077 sayılı TKHK, 6502 sayılı TKHK
Monetary policy and bank lending channel
The main purpose of this thesis is to evaluate whether the bank lending channel exist or not. Within this context, quarterly data of for the periods between 2002q1 and 2016q4 was taken into the consideration. Additionally, VAR model was used to reach the objective. According to the result of impulse response function, it was reached that producer price index, real exchange rate and policy rate are effective determinants. Additionally, banks balance sheet has important and positive influence on total credits but industrial production index is regarded as partially effective. While considering this result, it was also found that both bank balance and macroeconomic variables used in this thesis is the main determinants of bank total credit. KeyWords: Bank Lending Channel, VAR, Bank Credits
Dış ticaret finansmanı dış ticaret finansmanında kullanılan krediler ve özellikleri bu kredileri kullandıran kurumların kredileri kullandırma verimlilikleri
Ülke refahı ve ekonomik kalkınmanın sağlanabilmesinin en önemli yollarından biri ülkeye döviz girdisi sağlayabilmektir. Dış ticaret, döviz girdisi sağlamanın en önemli yollarından bir tanesidir. Günümüzde dış ticaretle uğrasan firmalar oldukça yoğun bir rekabet ortamı içindedirler, bunun nedeni özellikle küreselleşmenin hızlanması ve hızla ilerleyen teknolojidir. Gelişen teknoloji sayesinde insanlar bir yerden bir yere gitmeden birbirleriyle tanışabilmekte ve ticaret yapabilmektedirler. Yoğun rekabetin olduğu bu zamanda firmaların kendilerine rekabet etmek avantajı yaratmaları gerekir bunun içinde gerekli finansal güce mutlaka sahip olmaları gerekir.Günümüzde dış ticaretle uğrasan firmaların gerçekleştirecekleri ihracat ve ithalat işlemlerinin finansman ihtiyacı, nakdi ve gayri nakdi krediler tarafından sağlanmaktadır. Bunlardan ithalat kredileri, ihracat akreditif teyit kredisi, teminat mektupları, harici garantiler ve kontrgarantiler dış ticaretin finansmanında kullanılan gayri nakdi kredileri oluştururken hem bankalar tarafından sağlanan krediler hem de yabancı kaynaklar tarafından sağlanan yurtiçi kaynaklı Turk Eximbank kredileri ve yurtdışı kaynaklı olan pre-finansman, işletme ve yatırım kredileri, nakdi kredileri oluşturmaktadırlar.Dış ticaretin finansmanı için yararlanılan bu krediler, ithalatçıların talep ettikleri mala ve ihtiyaçlarına göre ihracatçıların ise ihraç malların üretiminde kullandıkları girdileri ucuz ve kolay temin edebilmelerine göre değişmektedir. Firmalar, bu kredileri verimli şekilde kullanabildikleri oranda finansal ihtiyaçlarını karşılayabilmektedirler.Bu çalışmamızda, dış ticaret firmalarının, dış ticaretin finansmanında kullanabilecekleri kredilerden, bu kredileri nerelerden ulaşabileceklerinden, kredilerin özelliklerinden ve maliyetlerinden, kredilerin kullanımı sırasından yaşanan problemlerden bahsedilmiştir.
Türkiye gayrimenkul sektörü finansman araçları: İpotekli konut kredileri ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'nın mevcut durumu
Sanayileşme ve kentleşme ile birlikte Anadolu'dan büyük kentlere göçler, kent nüfusunun ve konuta olan ihtiyacın artmasına neden olmuştur. Yaşanılan konut ihtiyacını karşılamak üzere hem tüketicilere hem de üreticilere yönelik sistemler geliştirilmiştir. İpotekli Konut Finansman Sistemi ile tüketicilerin konut ihtiyaçlarını karşılamak üzere talep ettikleri finansal destek sağlanırken; GYO'lar ile yapım maliyeti yüksek gayrimenkul projelerinde yaşanan finansal sıkıntıların önüne geçilerek, uzun vadede fon desteği sağlanmaktadır. Ekonomiler için lokomotif görevi gören konut sektörü, İpotekli Konut Kredileri ve GYO'lar sayesinde organize olarak, profesyonel şekilde ilerlemektedir. Bu tezin amacı; İpotekli Konut Kredileri ile GYO'ların mevcut durumlarının, risklerinin ve ekonomi içerisindeki yerlerinin belirlenmesi ile birlikte sitemin işleyişini ortaya koymak ve konut edinimindeki sistemler için farkındalık yaratmaktır.
Türkiye'de sendikasyon kredileri ile dış ticaret arasındaki ilişkinin ekonometrik analizi
Finansal kurumların bir araya gelerek kredi alıcılarına yüklü miktarlarda sağladığı sendikasyon kredileri 1990'lı yıllarda uluslararası bankacılık sektöründeki gelişmeleri de hızlandırmıştır. Önemli bir risk aracı olmasının yanında sendikasyon kredileri aynı zamanda büyük ölçekli işletmelere alternatif finansman kaynağı olmaktadır. Sendikasyon kredileri büyük ölçekli işletmelere üretimlerini verimli şekilde artırarak uluslarası piyasalara açılması için gerekli olan finansal kaynak ve hammadde ithalatının sağlanmasına katkıda bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, işletmelerin finansal ihtiyaçlarını karşılayarak dış piyasalara açılmalarını desteklemektedir. Böylece bulundukları ülkelerin dış ticaretini de olumlu yönde etkilemektedirler. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de sendikasyon kredileri ile dış ticaret arasındaki ilişkinin ortaya çıkartılmasıdır. Büyük işletmelere sağlanan yüklü miktarlardaki krediler olan sendikasyon kredileri, dış ticareti etkilemeleri sebebiyle ithalat ve ihracat verilerinden yararlanılmıştır. Veri seti oluşturulurken sendikasyon kredileri, ithalat ve ihracat verileri 2000-2016 dönemi için yıllık periyotlar da alınmıştır. İlişkinin ortaya konulması için verilerin çözümlenmesinde birim kök testlerinden ADF, PP ve KPSS testleri ile Johansen Eşbütünleşme ile Hata düzeltme modeli E-views paket programı kullanılmıştır. Çalışma sonucunda sendikasyon kredileri dış ticareti olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. İthalat ve ihracat için gerekli olan finansmanın sendikasyon kredileri tarafından sağlandığı gözlenmiştir. Dış ticarette meydana gelen artışla beraber daha fazla büyüme gereksinimi için daha fazla sendikasyon kredilerinin gerekliliğinin ortaya çıktığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sendikasyon Kredileri, Dış Ticaret, Ekonometrik Analiz
Banka kredilerinin ekonomik büyümeye etkisi: İller bazında yakınsama analizi
1900'lerin başından itibaren ekonomik büyüme ilgi konusu olmuştur. Ekonomik büyümenin nasıl sağlanacağına yönelik bilim adamları çeşitli görüşler belirtip, ekonomik büyüme ile ilgili teorilerin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır. Finansal piyasalar ve ekonomik büyüme ilişkisini açıklamaya yönelik birçok çalışma yapılmıştır. Finansal piyasalarla ekonomik büyüme arasında, kimi çalışmalar tek yönlü kimi çalışmalar ise çift yönlü ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca banka kredileri ve ekonomik büyüme ilişkisi üzerine çalışmalar da mevcuttur.Bu çalışmanın birinci bölümünde; modern büyüme modellerinden olan ve Neo-Klasik büyüme modeliyle özdeşleşen Solow modeli ayrıntılı bir şekilde irdelenmiştir. Solow büyüme modelinin en önemli çıktısı niteliğinde olan yakınsama hipotezi de detaylı olarak anlatılmıştır.İkinci bölüm; finansal piyasa türlerini ve finansal kredileri analiz etmektedir. Bu bölümde finansal piyasalar, finansal piyasa türleri, aracılar ve araçlar kısaca anlatılmıştır. Ayrıca finansal piyasalarla reel sektörü arasındaki ilişkiyi sağlayan kredilerin türleri anlatılmıştır. Banka kredileri ile ekonomik büyüme ilişkisi üzerine yapılan çalışmalara yer verilmiştir.Son bölümde ise yakınsama analizi yapılmıştır. Mutlak (ß) beta ve koşullu (ß) beta sınanmıştır. 1993?2001 dönemleri mevcut 76 il için yapılan regresyon analizinde mutlak (ß) beta yakınsamasına ulaşılmıştır. Ancak 76 il için koşullu (ß) Beta yakınsaması, söz konusu değildir. Kamu ve özel sektör banka kredileri için koşullu (ß) beta yakınsamasına etkileri bulunmamaktadır. Bu bölümde 76 il arasında sigma (?) yakınsamasına ulaşılmıştır. Mevcut 76 ilin gelir dağılımı düzelmiştir. Yedi coğrafi bölgeler arasında sigma (?) yakınsaması mevcut değildir. Bu bölgeler arasında ıraksama tespit edilmiştir. Ayrıca bölge içi sigma (?) yakınsaması analizinde sadece Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu illeri arasında yakınsamanın geçekleştiği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Solow-Swan, Banka Kredileri, Yakınsama
Tüketici kredilerinin kullanımı ve gayri safi yurtiçi hasıla oranları arasındaki ilişki
Günümüzde artan bankacılık hizmetleri ve bankalar arası rekabet, tüketici kredilerinin kullanımı alanında da bir dizi yeniliği beraberinde getirmiştir. Bankaların verdikleri önemli kredi türlerinden birisi olan tüketici kredileri, bankanın mudileri ile olan ilişkilerinde ve banka seçiminde de büyük önem arz etmektedir. Tüketici kredilerinin kullanımının kısa ve uzun vadedeki getirileri gerek bankalar, gerekse kredi kullanan mudiler için tüketici kredilerini ayrıcalıklı hale getirmiştir.İktisadi büyüme ve içsel büyüme oranları, bir ülkenin gelişmişlik düzeyinin göstergesi olarak, ülkenin eğitimden ekonomiye, istihdamdan diğer tüm alanlara kadar güncel durumunu gösteren rasyolar olarak görülebilir. Büyüme oranlarının kredi kullanımı ile arasındaki ilişkinin belirlenmesi, bu oranlara bakılarak kredi kullanımının olası maliyet ve zarar analizine olanak vermesini sağlayabilir. Bu nedenle bu çalışmada, büyüme oranları ile tüketici kredileri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmada, TÜİK tarafından derlenen 2002?2008 yılları arasındaki bankacılık sektörü ve katılım bankaları tüketici kredileri verileri ile yine TÜİK tarafından derlenen 1999?2006 yılları arasındaki gelire ve harcamaya dayalı GSYH değerleri arasında Tekrarlı Ölçüm (Repeated Measure) ve Korelâsyon analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre tüketici kredileri ile GSYH büyüme oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0.01).Anahtar Kelimeler: Tüketici Kredileri, GSYH, İçsel Büyüme, Büyüme.
Kredi riski ve Türk bankacılık sektörünün kredi riski görünümü
Bankalar kredi arz eden ve gelirlerini ödünç alıcılara yükledikleri faizden elde eden işletmelerdir. Kredi riski, bir bankanın ödünç alıcı ya da karşı tarafın sözleşme şartlarına uygun olarak yükümlülüklerini yerine getirmesinde başarısızlığa uğraması olasılığıdır. Kredi riski bankacılık sektöründeki finansal riskler arasında tipik ve en önemli risktir. Günümüzde bankalar kredi riskini analiz etme, ölçme ve yönetmede ödünç alıcıların kredi değerliliğinin fiyatlanmasını sağlayan gelişmiş özel metotlara ve modern risk değerlendirme ve ölçme metodolojilerine sahiptir.Bu çalışmanın amacı, bankaların sistematik bir şekilde kredi riskini fiyatlama, yönetme ve önleme süreçlerini incelemek ve Türk bankacılık sektörünün kredi riski görünümünü göstermektedir. Çalışmanın birinci bölümünde kredi sürecinin temel unsurları gösterilmiş ve bankaların maruz kaldığı en yaygın risk kaynakları tanımlanmıştır. İzleyen ikinci bölüm bankalarda kredi riski yönetimine genel bir açıklama sağlamaktadır. Bu bölümde bankaların kredi riski stratejilerini nasıl belirledikleri, kredi riskini nasıl ölçtükleri ve bankalarda uygulanan dışsal ve içsel kredi derecelendirme sistemleri açıklanmıştır.Türk bankacılık sektörünün kredi riski görünümü son bölümde değerlendirilmiştir. Bu bölümdeki istatistiksel analiz Türk bankalarının kredi riski yönetimine çok önem verdiğini ve maruz kalınan kredi riskini yeterli derecede önlediğini göstermiştir. Bankalar 2007'de ortaya çıkan küresel finansal krize rağmen, kredi riskini yönetebilmişlerdir. Kütahya'da altı banka ile yapılan mülakatın sonuçları, her bankanın kredi riski stratejisine ve hemen hepsinin kredi riski politikasına sahip olduğunu göstermiştir. Türk bankaları tarafından kullanılan kredi riski yönetimi araçları bankadan bankaya değişmekle birlikte, en çok kredi limitlerini kullanmaktadırlar.Anahtar Kelimeler: Kredi, Kredi Riski, Kredi Riski Yönetimi, Türk Bankacılık Sektörü.
Tüketici ve ihtisas kredilerinin bazı makroekonomik göstergeler üzerindeki etkisinin analizi: Türkiye örneği
Latince inanmak, güvenmek gibi anlamlara gelen kredi, bankacılık sektörünün en önemli kalemleri arasında bulunmaktadır. Çeşitli gruplara ayrılan kredi türlerinden bu çalışma için sadece tüketici ve ihtisas kredileri kullanılmıştır.Tüketici kredileri, ticari amaç gütmeksizin mal ve hizmet alımında tüketiciye tanınan bir kredi türüdür. Günümüz ekonomisinde oluşturulan mali politikaların bir sonucu olarak banka kredilerinin piyasa ekonomisi üzerinde belirleyici etken olması ve tüketici kredilerinin oransal olarak her geçen gün reklâm, ilan ve kitle iletişim araçları gibi yollarla kullanımının özendirilerek artması bu kredi türünün önemini gün geçtikçe arttırmaktadır. Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan Türkiye İlerleme Raporu'nda, Türkiye'de iktisadi büyümenin 2003 yılında %5.8 seviyesinden 2004 yılında %8.9'a yükselmesindeki temel neden olarak hızla düşen faiz oranları sonucu artış gösteren tüketici kredileri tarafından desteklenen tüketim harcamaları olduğunun belirtilmesi tüketici kredilerinin ekonomi üzerindeki etkisinin önemini göstermektedir.Çalışmada kullanılan diğer bir temel kredi türü ihtisas kredileridir. İhtisas kredileri, belirli bir uzmanlık alanına pazarlanan kredi türü olup genel olarak kredi ödemelerinin büyük bir kısmı, finanse edilen fiziksel varlıklardan elde edilen gelirlerle yapılmaktadır.Yapılan çalışmanın amacı, Türkiye'de pazarlanan tüketici ve ihtisas kredilerinin bazı makroekonomik göstergeler üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda 1985?2008 yılları arasında Türkiye'de finans sistemi tarafından verilen tüketici ve ihtisas kredilerinin makroekonomik göstergeler üzerindeki etkisi çoklu regresyon analizi yardımıyla incelenmiştir. Makroekonomik göstergeler olarak; tüketici fiyat endeksi, gayrisafi yurtiçi hâsıla, yatırım, ithalat ve döviz kuru seçilmiştir. Analizde bağımlı ve bağımsız değişkenlerin logaritmik değerleri kullanılıp tüm modeller log-log formatında kurulmuştur. Yapılan analizler sonrasında tüketici ve ihtisas kredilerinin seçilmiş olan makroekonomik göstergeler üzerinde attırıcı etkisinin olduğu ve bu nedenle gayrisafi yurtiçi hâsıla, yatırım ve ithalatın ülke ekonomisini olumlu yönde etkilediği fakat tüketici fiyat endeksi (enflasyon) ve döviz kuru üzerindeki arttırıcı etkisi nedeniyle ülke ekonomisini olumsuz yönde etkilediği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Finansal Sistem, Kredi, Kredi Türleri, Tüketici Kredileri, İhtisas Kredileri, Makroekonomik Göstergeler, Regresyon Analizi.
Finansal yenilikler ve finansal yeniliklerin bireysel kredilendirme sürecine etkisi
Finansal piyasalar 1980'li yıllardan itibaren hızla gelişmiş ve ulusal sınırları aşmıştır. Uluslararasılaşmanın sonucu olarak bir yakınsama süreci ortaya çıkmış yeni bir finansal düzen oluşmuştur. Bu yeni piyasada artan rekabet ve talep sonucu var olan merkezler kendilerini geliştirmek ve yenilemek durumunda kalmış, böylece yeni finansal merkezler ve yeni finansal ürünlerin ortaya çıkması kaçınılmaz olmuştur.Son zamanlarda finansal piyasalarda gözlemlenen eğilimlerden birisi olan finansal yeniliklerin temel amacı, piyasaları etkin ve rekabetçi yapmak, kar elde etmek ve riski azaltmaktır. Bunlar aynı zamanda finansal yeniliğin arkasındaki itici unsurlar olarak kabul edilmektedir. Finansal yenileşme eğilimleri, daha çok kullanılan araçlarda ve finansal aracılık türlerinde karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada, finansal yenilikler incelenmiş ve bu yeniliklerin bireysel kredilendirme sürecine etkisi SPSS istatistik paket programı kullanılarak incelenmiştir. Bu kapsamda çalışmanın ilk üç bölümünde finansal sistem, finansal piyasalar, finansal yenilikler ve bireysel kredilendirme süreci ile ilgili kavramlar ayrıntılı bir şekilde açıklanmış, daha sonra bireysel kredileri etkilediği düşünülen değişkenler arasında çoklu regresyon yapılmıştırAnahtar Kelimeler: Finansal Sistem, Finansal Piyasa, Finansal Yenilikler, Bireysel Krediler.
Geçiş ekonomilerinde yabancı bankaların piyasaya girmesinin kredi tahsisine etkisi: 1995 sonrası karşılaştırmalı bir analiz
Geçtiğimiz yüzyılın sonlarına doğru Sovyet Sosyalist Cumhuriyet Birliğinin dağılması ve dağılan birlikteki ülkelerin piyasa ekonomisine geçiş çalışmaları, bilim çevrelerinin ilgisini çekmiştir. Geçiş ekonomisi olarak adlandırılan bu ülkelerin geçiş dönemi süreleri birbirlerinden farklı olması, ülkelerin coğrafik durumları ve planlı ekonomi dönemi öncesi durumları ile ilgilidir. Geçiş ekonomileri ülkelerine yabancı bankaların ilgi göstermeleri, bu ülkelerin finansal piyasaları liberalleştirmelerinden sonra artış göstermektedir. Yabancı bankaların geçiş ekonomileri ülkelerindeki varlığının olumlu ve olumsuz yanları yapılan akademik çalışmalar ile ortaya konmaya çalışmışlardır.Bu çalışmada 1995-2008 döneminde geçiş ekonomilerindeki yabancı banka varlığı ile kredi tahsisi arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmada panel veri yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonucundan yabancı banka varlığı ile özel sektöre verilen krediler arasındaki ilişkiler yorumlanmıştır. Geçiş ekonomilerinde yabancı banka varlığının kredilere erişimi makro boyutta olumlu etkilediği görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Yabancı Bankacılık, Kredi Tahsisi, Geçiş Ekonomileri, Kredi Erişimi
Gelir dağılımının iyileştirilmesinde mikrokredilere kaynak oluşturabilecek finansal araçlar
Bilgi ve teknolojideki ilerlemeler ile birlikte enformasyon iletimindeki artış dünya gelir düzeyinde artış kaydedilmesini olanaklı kılmış ve geneli itibari ile refah seviyesine katkıda bulunmuştur. Ancak toplam gelirde elde edilen artış adaletli bir dağıtımın sağlanamaması nedeni ile zengin ? yoksul ayrımında gittikçe derinleşen bir uçurumun oluşmasına da engel olamamıştır.Bu çalışma, özünde dünya refah seviyesindeki artışın devamlılığını gelir dağılımındaki adaletsizliği azaltarak sağlama olanağını konu edinmektedir. Bu sebeple yoksul kesimler için geliştirilen mikrokredilerin sermaye piyasalarının bir konusu haline getirilebilineceği düşünülmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde konu ile ilgili genel tanım ve kavramlara yer verilmektedir. İkinci bölümde mikrofinansman sektörünün gelişimine zemin hazırlayan etkenlere değinilmektedir. Son kısımda ise mikrofinans sektöründe finansman temininde finansal araçlardan yararlanılmasının gerekliliği üzerinde durulmaktadır.Anahtar Kelimeler: Gelir, Gelir Dağılımı, Gelir Eşitsizliği, Yoksulluk, Kalkınma, Büyüme, Mikrokredi, Mikrofinans, Yatırım, Refah
Türkiye'de banka kredileri ve büyüme ilişkisi üzerine bir uygulama: 1995?2010
Bu çalışmada, Türkiye'de banka kredileri ve büyüme arasındaki ilişkinin yönü belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca parasal aktarım mekanizması ve bu kanalın en önemli unsuru olan kredi kanalı üzerinde ayrıntılı olarak durulmuş ve Türk bankacılık sistemi kısacaca değerlendirilmiştir. Çalışmada, 1995-2010 dönemi için, üçer aylık veriler kullanılarak analizler yapılmıştır. Yapılan analizlerde kredi değişkenini, reel kredi hacmi değişim oranı temsil etmekte olup, büyümeyi ise kişi başına düşen GSYİH temsil etmektedir. Çalışmanın yönünü belirleyebilmek için, Birim Kök Testi, Koentegrasyon testi, Granger Nedensellik Analizi ve Regresyon Analizi gibi istatistiksel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Yapılan analizler ve değerlendirmeler sonucu, Türkiye'de bankacılık sektörü yapısı itibariyle kredi kanalının etkinliğini azaltmaktadır bundan dolayı kredi hacminin büyümeye etki etme gücü azalmıştır. Kredi ve büyüme arasındaki ilişki tek yönlü bir nedensellik ilişkisine dayanmaktadır. İlişkinin yönünün büyümeden kredilere doğru olduğu, büyümenin kredileri etkilediği fakat kredilerin büyümeyi etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Kredi, Kredi Kanalı, Kredilerin Sınıflandırılması, Parasal Aktarım Mekanizması, Büyüme, Granger Nedensellik Analizi, Regresyon Analizi.
Bankalarda kredi riski yönetimi performans analizi ve veri zarflama analizi yöntemi ile uygulama
Bankalar faaliyetleri sebebiyle çok çeşitli risklerle karşılaşmaktadır. Bankaların karşılaştığı riskler ne kadar çeşitli olsa da esas faaliyet konusu olan kredi verme işlevi gereği en büyük risk unsuru olarak kredi riski görülmektedir. Kredi riskini ölçmek artık üretilen yazılımlar ve yapılan uygulamalarla çok daha basit hale gelmiştir. Kredi riski ölçümünde kullanılan yöntemlerin güvenilirliliği de yıllar içerisinde yaşanan tecrübeler ve stres testleri yardımıyla ölçülebilmektedir.Kredi riskini yönetmek her bankanın doğal bir faaliyetidir. Ancak kredi riski yönetiminin başarılı olup olmadığı da ölçülmesi gereken başka bir başarı kriteridir. Kredi riskini yönetmek daha çok finansal metrik içermeyen bir uygulamadır. Ancak kredi riski yönetiminde başarılı olan bir bankanın aktif kalitesi de yüksek olacaktır. Bu sebeple çalışmamızın uygulama aşamasında yöntem olarak seçtiğimiz veri zarflama analizi yönteminde girdi ve çıktı olarak aktif kalitesini ölçen oranlar kullanılmıştır.Çalışmamızın birinci bölümünde kredi riski yönetimi kavramı açıklanmaya çalışılmış, kredi riski yönetiminin amaçları ve temel unsurları üzerinde durulmuş ve son olarak da bankalarda kredi riski yönetiminin organizasyonu ele alınmıştır.İkinci bölümde çalışmamıza temel oluşturan kredi riski yönetiminin performans analizinin finansal ve finansal olmayan metrikleri yer almaktadır.Üçüncü bölümde ise kamu sermayeli, özel sermayeli ve Türkiye'de kurulmuş yabancı sermayeli bankaların 2005-2010 yılları arası verileri kullanılarak veri zarflama analizi yöntemiyle kredi riski yönetim performansları analiz edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Bankalarda Kredi Riski Yönetimi, Performans Analizi, Veri Zarflama Analizi, Kredi Riski Yönetimi Performans Analizi.
Tüketici kredilerinin belirleyicileri üzerine bir inceleme: 2006-2011 Türkiye uygulaması
Tüketici kredileri, ticari amaç gütmeksizin mal ve hizmet alımında tüketiciye tanınan bir kredi türüdür. 2001 ekonomik krizinin Türkiye?deki olumsuz etkilerinin ortadan kalkmaya başladığı dönemden itibaren tüketici kredilerinin arttığı gözlenmektedir. Tüketici kredileri artarken bu kredilerin en önemli belirleyicileri olduğu düşünülen faiz, enflasyon, ekonomik büyüme ve beklentiler gibi faktörlerde ciddi değişimler yaşanmıştır. Yapılan bu çalışmada 2006-2011 yılları arasında Türkiye de enflasyon ve ekonomik büyüme oranlarının bireylerin kullandıkları tüketici kredilerine etkisi incelenmiştir. Çalışmanın iki hipotezi bulunmaktadır. Birincisi, enflasyon oranındaki artış tüketici kredilerinin kullanım miktarını etkilemektedir. İkincisi, ekonomik büyüme oranındaki artış tüketici kredilerinin kullanım miktarını etkilemektedir. Bu doğrultuda 2006-2011 yılları arasında enflasyon ve ekonomik büyüme oranlarının tüketici kredilerine etkisi johansen eşbütünleşme analizi, granger nedensellik analizi ve çoklu regresyon analizi yardımıyla incelenmiştir. Değişkenlerin seçiminde tüketici fiyat endeksi (enflasyon), harcamalar yöntemi gayri safi yurtiçi hasıla (ekonomik büyüme) ve katılım bankalarının kullandırdığı tüketici kredileri (tüketici kredileri) verileri kullanılmıştır. Analiz sonrasında hipotezler test edildiğinde birinci hipotezin doğrulanamadığı görülmüş yani enflasyon oranının tüketici kredilerini etkilemediği fakat ikinci hipotezin doğrulandığı yani ekonomik büyümenin tüketici kredilerini attırıcı etkisi nedeniyle ülke ekonomisini pozitif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Finansal Sistem, Banka, Bankacılık Kredi, Kredi Türleri, Tüketici Kredileri, Enflasyon, Ekonomik Büyüme, Regresyon Analizi.
Yoksullukla mücadelede mikro kredi: Muş ili örneği
Yoksulluğu azaltmak, tüketen kesimden çok üreten kesimi ve gelir seviyesini artırmak amacıyla çeşitli politikalar üretilmektedir. Bu politikalar uygulanırken çeşitli araçlar kullanılır. Bu araçlar içerisinde farklı dünya ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de uygulanan ve son yıllarda önemi daha da artan mikro kredi yöntemi önemli bir yer tutmaktadır. Mikro kredi yönteminin amacı; yoksul olan kadınların ekonomiye katılması, üreten ve gelir elde eder bireyler olmasının sağlanmasıdır. Çalışmanın amacı; mikro kredi yönteminin Doğu Anadolu Bölgesi Muş İl'inde yoksulluğu azaltmada etkin olup olmadığının incelenmesidir. Çalışmanın amacına uygun olarak Muş İl'inde mikro kredi kullanan iki yüz kadın ile yüz yüze anket yöntemi uygulan mikro kredinin kadınlar üzerindeki ekonomik ve sosyal etkileri incelenmiştir. Mikro kredi uygulamasının sonucunda; iş imkanlarının yetersiz ve istihdamın az olduğu Muş İl'inde hem kredi kullanan kadınların hem de bu kadınların kurdukları işlerde çalıştırdıkları diğer kadınların istihdama katıldıkları ve üreten bireyler oldukları görülmüş ve kadınların gelirlerinde görece artış tespit edilmiştir. Çalışmada mikro kredi sistemi ile sadece kredi kullanan kadınların değil, ailelerinde de aile içi toplam gelirlerde, harcamalarda ve tasarruflarda da önemli artışlar meydana geldiği görülmüştür. Bunun dışında mikro kredi kullanan kadının ekonomik özgürlüğünü kazanması gerek aile içinde gerekse çevresinde kadının statüsünü artırarak özgüveninin artmasına neden olduğu tespit edilmiştir. Çalışmamızda "Mikro Kredi Yöntemi Muş İl'inde Yoksulluğu Azaltmada Etkindir" şeklindeki hipotezi destekleyen bulgulara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yoksulluk, Mikro Kredi, Muş İli Örneği.
Türk bankacılık sektöründe sorunlu kredilerin makroekonomik değişkenlerle ilişkilerinin araştırılması
Bankaların önemi, bütün dünya ekonomilerinde olduğu gibi Türkiye ekonomisinde de gün ve gün artmaktadır. Ekonomi de büyümenin görülebilmesi, küçük ve atıl durumda ki kaynakların kartopu gibi büyüyerek yeni yatırımlarda kullanılmasına bağlıdır. Tasarruf sahipleri tarafından gelir elde etmek amacı ile banka kasalarında toplanan küçük meblağlar büyüyerek buradan piyasaya kredi olarak aktarılmaktadır. Banka kredilerinin verimli yatırımlara aktarılarak, ekonomik yaşamın canlılığı, atıl durumda ki paranın değerlendirilmesi, endüstrileşmede yeni projelerin devreye sokulması, mali piyasaların canlanması gibi sonuçları bulunmaktadır. Kredilerde olabilecek sorunlar tasarruf sahiplerini, işletme sahiplerini, bankaları, işletme ile bir şekilde bağı olan tüm kişi ve kurumları sonuçta da ülke ekonomisine olumsuz yansımaları olacaktır. Bu çalışmada, sorunlu hale gelen banka kredilerinin makroekonomik değişkenlere yansımaları araştırılmıştır. Sorunlu krediler ile makroekonomik göstergeler arasındaki ilişkinin değerlendirildiği bu çalışmada, 2010:1Ç-2019:4Ç dönemine ait üçer aylık bağımlı değişken olarak Sorunlu Krediler, bağımsız değişken olarak da Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla, Toplam Özel Tüketim Harcamaları Reel Artış Hızı, TÜFE Değişim Hızı verileri kullanılmıştır. Çalışmada değişkenler arasındaki uzun vadeli ilişkilere bakılmış olunup bu amaçla ARDL Sınır Testi ile eş bütünleşme analizi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Hata Düzeltme Modeli (VECM) ile kısa dönemli ilişkilere de bakılmıştır. Son olarak, yapılan analiz sonucunda elde edilen bulgular yorumlanmıştır.
İktisat teorisinde enformasyon sorununa yönelik yaklaşımlar
Yüzyıldan daha uzun süredir iktisat teorisinde hâkim olan Neo-Klasik paradigmanın temeli mükemmel enformasyon varsayımına dayanmaktadır. Her ne kadar iktisat düşünürleri daha önceki yüzyıllarda enformasyon eksikliğinin iktisadi analizlerde yol açacağı sonuçlara işaret etse de Neo-Klasik paradigma çerçevesinde analizler mükemmel enformasyon varsayımına göre yapılmaktadır. Neo-Klasik paradigmanın egemenliği enformasyonun iktisadi analizlerde yer almasıyla birlikte çok daha fazla sürmeyeceğini çalışma içerisinde incelenen araştırmalarda görülmektedir. Yeni yüzyılla birlikte enformasyonun mükemmel olmadığı kabul edilmeye başlandığı ve anlayıştaki bu değişimin piyasa iktisadının temel karakteristiğini etkileyerek standart paradigmayla anlaşılması zor olan birçok iktisadi ve sosyal fenomenin açıklanmasını sağladığı görülmektedir. Çalışmada iktisadi düşüncede belirsizlik tartışmalarından yola çıkarak olarak mükemmel olmayan enformasyona dayalı yeni paradigmaya geçişin öncüleri olan asimetrik ve eksik enformasyon teorileri ile bu yeni paradigmanın iktisat teorisine olan katkıları incelenmektedir. Asimetrik enformasyona teorilerine dayalı olarak kurgulanan model çerçevesinde Türk bankacılık sektöründe kredi tayınlamasının varlığına ilişkin sonuçlar elde edilmesi de yeni ekonomi anlayışının incelenmesinin önemini göstermektedir.
Yoksullukla mücadelede mikro kredi uygulamalarının etkinliği: Gaziantep ili örneği
Son yıllarda gelişmiş ülkeleri de yakından ilgilendiren yoksulluk kavramı Dünya'da olduğu gibi ülkemizde de sistematik araştırmalara konu olmaktadır. Yoksulluğun tanımlanması ve ölçülmesine yönelik uluslararası alanda yapılan araştırma kapsamı genişletilerek yoksullukla mücadele temeline dayalı uygulamalı çalışmalara dönüştürülmektedir. Yoksullukla mücadelede çözüm amaçlı geliştirilen uygulamalı sosyal projelerden biri de mikro kredi yöntemidir. Bu çalışmada mikro kredi uygulamalarının yoksullukla mücadelede etkili olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Mikro kredinin yapısal ve işlevsel bakımdan geçirdiği evreler incelenerek Dünya'daki ve Türkiye'deki genel durum değerlendirmeleri yapılmıştır. Veri toplamada anket istatistiği yönteminden yararlanılmıştır. Anket formlarıyla toplanmış verilerin frekans/yüzde dağılım, çapraz tablo ve grafiksel analizleri yapılmıştır. Analiz sonucunda mikro kredi kullanan kadınların gelirlerinde ve refah seviyelerinde sağladıkları artışla birlikte başta aile ortamında olmak üzere sosyal çevrelerinde kendilerini daha rahat ifade edebildikleri ve geleceğe dair planlar yapma konusunda daha kararlı bir tutum içinde oldukları görülmüştür. Ancak kadınların çoğunun el emeğine dayalı faaliyetlerle uğraşmayı tercih etmeleri ve kazançlarının önemli kısmını aile geçimine harcamaları nedeniyle mesleki bakımdan kısıtlı alanlarda (dükkan, elişi üretim tezgâhları vs. gibi küçük çaplı işlerde) çalıştıkları anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yoksulluk, Mikro kredi, Gaziantep.
Türkiye'de mevduat bankalarının kredi verme davranışı ve analizi
İşletmelerin küreselleşme olgusu içerisinde faaliyetlerini idame edebilmeleri ancak güçlü bir finansal yapıyla mümkündür. İşletmelerin finansal yapıları özkaynakların yanında yabancı kaynaklardan da meydana gelmektedir. Bu yabancı kaynaklar arasında banka kredilerin önemi büyüktür. Bu çalışmanın amacı, firmaların sermaye yapılarında etkili olan banka kredilerinin arzında bankaların önemsediği unsurları belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda Gaziantep, Malatya, Şanlıurfa, Diyarbakır ve Adıyaman illerindeki mevduat bankalarında kredi tahsis birimlerindeki 514 çalışanla yüz yüze anket uygulaması kullanılarak çalışmayla ilgili veriler toplanmıştır. Ankette yer alan açıklayıcı sorular 5 temel faktör altında birleştirilmiştir. Bağımlı ve bağımsız değişkenlere ait Anova ve T testi analizi sonuçlarına göre araştırma kapsamında belirtilen kredi maliyet, riskleri, değerlendirilmesi ve taleplerinin önemli olduğu ve bankaların kredi davranışlarında bu kriterleri önemsediği görülmüştür. Bankaların faaliyet süreleri, sermaye yapısı ve aktif büyüklüğü kredi arzlarında farklı davranmalarında etkili olan unsurlardır. Çalışanların yaş, cinsiyet ve öğrenim durumları kredi onaylamalarında etksini hissettiren kriterler olarak görülmektedir. Bankaların ve firmaların, bu sonuçları nasıl yorumlanması gerektiği ile ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.
KOBİ'lere kredi verme davranışı: Türk bankacılık sektörü'nde bir uygulama
Bu çalışmanın amacı bankaların Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere (KOBİ) kullandırdıkları kredileri etkileyen faktörleri ortaya koymaktır. Bu amaçla kamu, katılım, yerli-özel ve yabancı banka gruplarının her birinin davranışını etkileyen faktörler araştırılmıştır. KOBİ'lere kredi kullandırma tutumlarını etkilediği düşünülen bankacılık sektörüne özgü değişkenler ve makroekonomik göstergeler kullanılarak regresyon analizi yardımıyla çalışmanın hipotezleri test edilmiştir. Yapılan analizden elde edilen sonuçlara göre, katılım, yerli-özel ve yabancı banka gruplarında kredi verme tutumu mevduat faiz oranı ve kredilerin gayrisafi yurtiçi hasıla(GSYİH)'ya oranından etkilenirken, kamu bankalarının kredi verme tutumu sadece kredilerin gayrisafi yurtiçi hasıla(GSYİH)'ya oranından etkilenmektedir. Aktif karlılığı değişkenin hiçbir banka grubunda kredi verme tutumunda etkisi olmamıştır. Anahtar Kelimeler: KOBİ kredileri, Türk Bankacılık Sektörü, banka grupları, regresyon analizi
Türk bankacılık sisteminde kurumsal kredi derecelendirme süreçlerinde KOBİ'lerin kredibilitesinin değerlendirilmesi
Ülkemizde finansal sistem içerisinde bankacılık sektörü önemli bir yere sahip olmakla birlikte içinde bulundurduğu mekanizmalar ve disipline sistemler ile birçok unsuru barındırarak ekonomik yaşamsal alanların gelişmesi ve büyümesine büyük katkı sağlamış ve finansal alanların dışında kalan kimi değerleri finansal alanın içine dahil ederek sektörel alanlarını genişletmiştir. Bankaların tarihsel süreçlerin getirdiği tecrübe ve teknoloji ile gelişmesi ve büyümesi gerçekleşmiş, ülkelerin ekonomilerine kattıkları değerler ile adeta ekonomilerin odağı haline dönüşmüşlerdir. Bankalar fon fazlası olan birimlerden temin edilen kaynakları fon talep edenlere aktarılmasında önemli bir görev üstlenerek temel faaliyetleri olan kredilendirme işlevini icra ederler. Bu işlem karlı olduğu kadar çeşitli riskleri de içinde barındırdığından ayrı bir disipliner yaklaşım gerektirmektedir. Teknolojik gelişmeler, bankaların sermayelerine olumlu katkıları olduğu kadar tam tersi durumların yaşanmasına da neden olmuş ve ekonomik sistemlerin uluslararası bir boyut kazanması ile sistemin temel işlevi olan kredilendirme faaliyetlerinin analizleri gitgide ayrı bir fonksiyonel faaliyet alanı oluşturmuştur. Çalışma, ülkemizde ekonomik sistemlerin önemli bir parçası olan KOBİ'lerin kredi çalışmalarında kredi süreçlerinin nasıl işlediği, kredi karar mekanizmalarında görev yapan personeller için genel uygulamada kredi sürecinin safhaları ve hangi unsurların önem arz ettiği konular belirlenerek Türk Bankacılık Sisteminde kredi operasyonel ve kredi ağırlıklı işlevlerin incelenmesi, bilanço, gelir tablosu ve nakit akım tablosu verileri kullanılarak firma hakkında genel bilgilere ulaşılması sonucu muhasebe konulu aktarma ve arındırma işlemleri ile firmanın gerçek durumunu ortaya çıkarıp oran analizleri ile nicel ve nitel değerler konsolide edilerek firmanın bugünkü ve gelecekteki kredibilite değerliliğinin tespiti ile risk oluşturan faktörlerin firma yaşam sürelerini ne denli etkileyeceği belirlenecektir. Kredinin daha ziyade teknik boyutuna ilişkin mali analiz veya diğer analizler dışında mali olmayan kriterlerin de aslında mali veriler kadar önemli olduğu kurumsal kredilerin ilgilendiği diğer konular arasındadır. Çalışma üç bölümden oluşmakta olup birinci bölüm içeriğinde bankacılık sektörü, Türk bankacılık sistemi ve Türkiye'de faaliyet ve sermaye türlerine göre bankalardan bahsedilmiştir. İkinci bölümde KOBİ'lerin Türkiye Ekonomisindeki yeri, bankalarla olan ilişkileri, kredi limit tahsis süreçleri, finansman ihtiyaçları, kredi limitlerinin belirlenmesi ve bilançolarında yapılan aktarma ve arındırma işlemleri ile firmalardan derecelendirme notu alınması, operasyonel faaliyetleri ile kredi süreç döngüsünün tamamlanmasından bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise ilgili süreçlere değinilerek imalat sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın kredi talebinin değerlendirilmesi süreçleri incelenmiş ve konuyla ilgili literatür çalışması yapılmıştır. Ülkemizde faaliyet gösteren 8 adet kamu ve özel bankanın 15 uzman görüşüyle hazırlanan veri setleri finansal analize ek olarak durum analizi ile uygulamalı olarak ele alınmış, T.C Merkez Bankası Sektör Bilançoları ve literatür bilgisi esas alınarak tespit edilen kriterler derecelendirildikten sonra ayrıca yorumlanmıştır. Türk bankacılık sistemi'nin önemle üzerinde durduğu ana kriterler belirlenmiş olup daha önce ilgili literatüre ait çalışmalarda ele alınmayan ham ve düzeltilmiş verilerin firma kredi notuna etkisi hesaplanarak Türk Bankacılık Sistemi Genel Uygulamaları dahilinde nihai puana göre firma kredi teminat durumu tespit edilmiştir. Çalışma, literatüre katkı sağlamakla birlikte sektörde faaliyet gösteren KOBİ'lere kredilendirme süreçlerinde yardımcı olacağı düşünülmektedir.
Bankalar tarafından sağlanan dış ticaret kredileri ve dış ticaret hacmi arasındaki ilişki: Türkiye örneği
Dış ticaret faaliyetleri ülkeler açısından temel ekonomik bileşenlerin biridir. Dış ticaret hacmi de benzer şekilde, ulusal ekonomiler bakımından başat makroekonomik dinamiklerden biridir. Nitekim ülkelerin makroekonomik performansı dış ticaret faaliyetlerinden önemli ölçüde etkilenme eğilimindedir. Bir ülke açısından dış ticaretin sürdürülmesi ve geliştirilmesi için kilit önemi haiz mekanizmalardan biri ise bankacılık faaliyetleridir. Bankalar bu rolü temelde dış ticaret faaliyetlerinde bulunan müesseselere çeşitli dış ticaret kredileri sağlayarak ifa ederler. Bankalar tarafından sağlanan dış ticaret kredileri ithalat ve ihracat kredileri gibi uygulamaları içerir. Bu açıdan bakıldığında, bankalar tarafından sağlanan ithalat ve ihracat kredileriyle ülkelerin dış ticaret hacmi arasında güçlü bir ilişki olması beklenir. Bu çalışma, Türkiye'de faaliyette bulunan bankalar tarafından sağlanan dış ticaret kredileri (ihracat ve ithalat kredileri) ile Türkiye'nin dış ticaret hacmi arasındaki nedensellik ilişkisini ve bu kredilerin Türkiye'nin dış ticaret hacmi üzerindeki olası etkisini araştırmaktadır. Çalışmada incelenen dönem 2013 Şubat ile 2021 Ağustos arası olup ampirik çalışma dahilinde faydalanılan veriler aylık bazda alınmıştır. Çalışmamızda, dış ticaret kredisi sağlayan tüm bankalar: mevduat bankaları, katılım, kalkınma ve yatırım bankaları ile bunların yurt dışı şubeleri dâhil olmak üzere çalışmaya dahil edilmiş olup, dış ticaret kredisi sağlamayan banka ve finans kurumları ise çalışmaya dahil edilmemiştir. Çalışmada, dış ticaret kredileri ile dış ticaret hacmi arasındaki nedenselliğin mevcudiyetinin ve bu olası nedensellik ilişkisinin nitelik ve nicelik yönünden özelliklerinin tespit edilmesi amacıyla "Granger Nedensellik Testi" uygulanmıştır. Türk bankacılık sektöründe faaliyette bulunan bankalar tarafından sağlanan dış ticaret kredilerinin (ihracat ve ithalat kredileri) Türkiye'nin dış ticaret hacmi üzerindeki olası etkisi, bu potansiyel etkinin istatistiki olarak anlamlılığı ile etkinin yönü ve rakamsal büyüklüğünün tespiti için ise "En Küçük Kareler zaman serisi regresyon" yöntemine başvurulmuştur. Çalışma neticesinde, Granger Nedensellik Testi sonuçlarına göre dış ticaret kredilerinden dış ticaret hacmine %5 düzeyinde istatistiki olarak anlamlı Granger nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Benzer şekilde, dış ticaret hacminden dış ticaret kredilerine doğru %5 düzeyinde istatistiki olarak anlamlı Granger nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Granger nedensellik testi bulgularına göre Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren bankalar tarafından sağlanan dış ticaret kredileri ile Türkiye'nin dış ticaret hacmi arasında %5 istatistiki anlamlılık düzeyinde karşılıklı nedensellik ilişkisi mevcuttur. Diğer yandan, En Küçük Kareler serisi regresyon sonuçlarına göre ise Türkiye'deki bankalar tarafından sağlanan dış ticaret kredilerinin Türkiye'nin dış ticaret hacmi üzerinde istatistiki olarak anlamlı ve pozitif bir etkisinin mevcudiyeti bulgulanmıştır. Anahtar Kelimeler Hacmi: Dış Ticaret, Bankacılık, Dış Ticaret Kredileri, Dış Ticaret