Fuzzy logic

222 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Bulanık mantık denetimli alçak gerilim statik var kompanzasyon sisteminin modellenmesi ve plc ile gerçeklenmesi

Günümüzde elektrik enerjisi maliyetlerinin artması ile birlikte, tüketiciler için enerjinin verimli kullanımı çok önem kazanmıştır. Elektrik enerjisinin verimli kullanılmasının yöntemlerinden biri reaktif güç kontrolü ve kompanzasyonudur. Bir enerji kalitesi sorunu olan reaktif gücün azaltılması; bir başka deyişle kompanze edilmesi, kritik önem taşır. Enerjinin daha verimli kullanımı için yönetmeliklerde yapılan değişikliklerle beraber, reaktif enerji tüketiminde limitlerin düşürülmesi, reaktif güç kompanzasyonunun önemini arttırmıştır. Gelişen teknolojiyle beraber mikroişlemcilerin güç elektroniği sistemlerinde kullanılmaya başlamasıyla birlikte, kontrol sistemleri ve güç katı maliyetlerinin düşmesi, tristörlü kompanzasyon sistemlerini, geleneksel elektromekanik kompanzasyon sistemleriyle rekabet edebilir hale getirmiştir. Özellikle dengesiz yüklenmelerin olduğu ve yükün hızlı değiştiği durumlarda, alçak gerilim reaktif güç kompanzasyonu istenilen güçlerde ekonomik bir çözüm olarak ortaya çıkmaktadır. PLC kullanılarak gerçekleştirilen bu çalışmada, harmonikler ihmal edilerek reaktif güç kompanzasyonu sabit kapasite ve tristör kontrollü reaktör (SK-TKR) ile tasarlanmıştır. Tasarlanan kompanzatör PID, bulanık mantıkla birlikte yapılan PID (BPID) ve uyarlamalı sinirsel bulanık çıkarım sistemi (ANFIS) kontrol yöntemleri uygulanarak reaktif güç kompanzasyonu yapılmıştır. Uygulanan yöntemlerin sonuçları arasında kıyaslama yapılmıştır. Uygulanan kontrol yöntemleri ile PID performans verilerinden olan aşma, büyük ölçüde ortadan kaldırılmıştır. Üçgen ve yamuk üyelik fonksiyonlu BPID ile yerleşme zamanının azaltılması sağlanmıştır.

Bulanık mantıkPID denetlemePLC+2
Yalçın Doğrul
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Dış mekân elektromanyetik maruziyet seviyesinin yapay sinir ağı ve bulanık mantık ile tahmini

Elektromanyetik (EM) kaynakların insan hayatındaki önemi teknolojinin gelişmesiyle birlikte artmaktadır. Elektromanyetik radyasyon çevrede var olan elektronik cihazları ve daha da önemlisi insan sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Günümüzde bahsedilen sorunları tetikleyebilen yapılardan biri olan baz istasyonu bir bölgedeki insan yoğunluğu ile orantılı olarak radyasyon yaymaktadır. Hastaneler, konser alanları, askeri kışlalar, okullar, alışveriş merkezleri gibi insanların yoğun olarak bulunduğu alanlarda elektromanyetik maruziyet diğer bölgelere göre daha fazladır. EM seviyelerini izin verilen sınırların altında tutmak için bu alanlardaki elektromanyetik radyasyon yoğunluğu hakkında sürekli endişe göstermek önemlidir. Bursa Uludağ Üniversitesi Görükle Yerleşkesi'nde 55000'den fazla öğrenci ve her gün binlerce kişinin ziyaret ettiği bir tıp fakültesi hastanesi bulunmaktadır. Bu nedenle EM düzeyini tespit etmek ve bu değeri ulusal standartların altında tutmak önem arz etmektedir. Bu çalışmada, kampüs genelinde EM seviyelerini incelemek için insan yoğunluğunun çok yüksek olduğu noktalarda elektrik alan şiddetleri statik olarak ölçülmüştür. Elde edilen ölçümler sonucunda yapay sinir ağı ve bulanık mantık yöntemleri ile elektromanyetik alan şiddeti tahmini için modeller geliştirilmiştir. Oluşturulan modeller kullanılarak ölçüm yapılmayan noktalarda elektromanyetik alan seviyesi tahmini yapılmış, ölçüm sonuçlarıyla doğrulanmış ve modellerin performansları karşılaştırılmıştır Ölçüm sonuçları ve tahmin sonuçları, ulusal (BTK) ve uluslararası (ICNIRP) standartların belirlediği sınırlar içinde değerlendirilmiştir. Son olarak, ölçüm tahmin sonuçları, ölçüm noktalarına ve ortalama elektrik alan şiddeti yoğunluğuna göre haritalandırılmıştır.

Alan ölçüm teknikleriBulanık mantıkElektromanyetik radyasyon+2
Muhammed Rafet Bakcan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bulanık mantık yöntemi ile sıvı seviye kontrolü

Bu çalışmada değişik kontrol uygulamalarında deney amaçlı olarak kullanılmak üzere bir sıvı seviye düzeneği geliştirilmiştir. Deney düzeneği seviye kontrol tüpündeki sıvı seviyesi PID ve bulanık mantık kontrol yöntemleri kullanılarak kontrol edilmiştir.Geliştirilen sistemin önce matematiksel modeli çıkarılmıştır. Model oluşturulurken fiziksel yasalardan yararlanılmış, sistem için bir model önerilmiş önerilen bu matematiksel modelde elde edilemeyen parametreler sistem tanıma metotları ile elde edilmiştir. Sistem tanımada sisteme uygulanan farklı giriş işaretlerine karşılık sistemin verdiği cevaplar kaydedilmiş, elde edilen veriler kullanılarak sistemi ifade eden birinci derece polinom ifadesi ve grafiksel sonuçlar çıkarılmıştır. Daha sonra ise sisteme zamanla sürekli değişen bir işaret uygulanmış ve sistemin bu işarete karşılık cevabı kaydedilmiştir. Elde edilen bu veriler kullanılarak sıvı seviye sistemi için en küçük kareler yöntemi ile fiziksel modellemede elde edilemeyen parametreler bulunmuştur.Sisteme PID kontrol ve bulanık mantık kontrol yöntemleri uygulanmıştır. Bulanık mantık kontrol yöntemi uygulanırken üçgen üyelik fonksiyonu kullanılarak kural tabanı oluşturulmuş, oluşturulan kurallar sistemin tepkisine göre değiştirilmiştir. Bulanık mantık kontrolün verdiği sonuçlar, PID kontrol ile karşılaştırılmıştır. Bulanık kontrolde üyelik fonksiyonu ve kurallar iyi ayarlandığında başarılı sonuçların alındığı görülmüştür.

Bulanık denetimBulanık mantıkPID denetleme+1
Ahmet Ilıca
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Bulanık sinir ağı yapısı ile borsa endeks getirisi tahmini: BİST-100 örneği

Bu çalışmada Borsa İstanbul 100 endeksi (BİST – 100) getirisi, bulanık sinir ağı yapısı yöntemiyle, altın fiyatları, döviz kuru, tüketici fiyat endeksi, mevduat faiz oranı, Dow Jones Endeksi, cari açık ve gayri safi yurtiçi hâsıla değerleri kullanılarak tahmin edilmeye çalışılmıştır. Borsa endeksinin çalışma konusu olarak seçilmesindeki sebep, bir yatırım aracı olarak önemli bir alternatif olmasıdır. Borsa Endeksinin dinamik yapısı her dönem için farklı değişkenlerden etkilenmektedir. Verilerin güncelliği ise yapılan çalışmanın sonuç üretmedeki etkinliğini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu açıdan çalışmada 2013 yılsonu itibariyle yayımlanan son veriler kullanılmıştır. Çalışmaya konu olan zaman aralığı 2002 – 2013 yıllarıdır. Veriler aylık olarak çalışmaya dâhil edilmiştir. Sonuç olarak genel ekonomik dengelerin endeks üzerindeki etkileri gözlenmiştir. Bulanık çıkarım sistemi parametre değerlerinin farklılaştırılmasıyla elde edilen modeller ile tahmin başarısının önemli ölçüde artırılabildiği uygulama sonucunda ortaya konmuştur. Farklı bulanık sinir ağı modelleri kurulmasıyla %93 oranında tahmin başarısı yakalanmıştır. Parametre farklılaştırması ile en iyi ve en kötü model arasında R2' ye göre yaklaşık %10 oranında tahmin başarısı arttırılmıştır.

ANFISBorsa endeksiBulanık mantık+2
Fatih Güzel
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

Comparison of artificial intelligence methods for predicting tensile properties of multifilament polyester woven fabrics

The filament fineness, weave type and weave density have a great influence on the mechanical properties of multifilament woven fabrics. In this study, the previously determined breaking strength and breaking elongation values of multifilament woven fabrics were estimated using Artificial Neural Networks (ANN), Fuzzy Logic (FL), and Genetic Algorithms (GA) Artificial Intelligence (AI) techniques. The fabric samples used in the study have three different microfilament fineness and two different conventional filament fineness. Fabric samples with plain, twill and satin weave types were produced with four different weft setts. High accuracy rates were obtained with applied AI techniques. The mean absolute percentage error was lower than 6%. The minimum regression coefficient values (R^2) of linear regression analysis for each method were 0.80, 0.90 and 0.92 by ANN, BM and ANN-GA hybrid methods, respectively. As a conclusion, it was proved that the breaking strength and breaking elongation properties of multifilament woven fabrics can be estimated with high success rates.

Fuzzy logicFilamentGenetic algorithms+3
Nurselin Özkan Ayaz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

Flow coefficient modeling using the fuzzy SMRGT method compared with anfis and ANN methods: An example of the Aksu River basin

Estimating the flow coefficient is a vital hydrological procedure that holds considerable importance in flood prediction, water resource management, and flood mitigation. It is hard to accurately determine the flow coefficient without a good understanding of the river basin's hydrology, climate, topography, and soil characteristics. The latest flow coefficient modeling literature describes several methods. Most of these methods use opaque, non-generalizable methodologies. Therefore, this research employed three distinct methodologies; specifically, the Adaptive Neural Fuzzy Inference System (ANFIS), the Simple Membership Function and the Fuzzy Rules Generation Technique (SMRGT) are all examples of fuzzy inference systems, and the Artificial Neural Network (ANN), to achieve its objectives. The Aksu river basin in Antalya, Turkey, was chosen as the study area. The models underwent multiple permutations of precipitation, temperature, relative humidity, wind speed, land use, slope, and soil properties data tailored to the particular study region. The study analyzed the results using various performance metrics of the model, such as mean absolute error, Nash-Sutcliffe efficiency coefficient, root mean square error, and correlation coefficient. The results indicate that the SMRGT method resulted in a remarkable degree of accuracy in forecasting the flow coefficient, as demonstrated with the minimal RMSE and MAE values and high correlation coefficient values.

ANFISFuzzy logicArtificial neural networks
Ruya Mehdı Zaınalabdeen Zaınalabdeen
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Evsel atıksulardan modifiye beş kademeli bardenpho prosesiyle nütrient giderimi ve bulanık mantık yönteminin uygulanması

Çalışmada Modifiye Beş Kademeli Bardenpho (MBKB) prosesiyle evsel atıksuyun arıtımı incelenmiştir. Pilot ölçekli reaktör sırasıyla ön çöktürme, anaerobik, anoksik1, aerobik1, anoksik2, aerobik2 ve son çöktürme'den oluşmaktadır. İşletme sürecinde KOİ, TKN,NH3-N, NO3-N, NO2-N, TN, PO4-P, TP, AKM, UAKM analizleri yapılarak bu parametrelerin her fazdaki değişimleri incelenmiştir. Çalışmada ortalama %86,3 KOİ giderim verim elde edilmiştir. N ve P giderimi yapan MBKB prosesinde elde edilen ortalama TN, TP giderim verimleri sırasıyla %82,4 ve %88,7'dir. Ayrıca ortalama %85,7 verimle TKN, %92,8 verimle NH3-N, %87,4 verimle PO4-P, %91,5 verimle AKM ve %90,8 verimle UAKM giderilmiştir. Elde edilen veriler atıksulardan biyolojik nütrient gideriminde MBKB prosesinin verimli bir şekilde kullanılabileceğini göstermiştir.Çalışmanın ikinci aşamasında deneysel veriler kullanılarak bulanık mantık (fuzzy logic) tahmin modeli oluşturulmuştur. Çalışma süresi (zaman), giriş atıksuyu KOİ, TKN, TP değerlerinin girdi, reaktör çıkış atıksuyu KOİ, TKN, TP değerlerinin çıktı olarak kullanıldığı beş farklı model tanımlanmıştır. Elde edilen model sonuçlarıyla deneysel sonuçlar karşılaştırılmış ve 0,80'in üzerinde determinasyon katsayısı (R2) hesaplanmıştır. 1'e yakın elde edilen bu değerler bulanık mantık yönteminin sistemde uygulanabileceğini ve bu yöntemle sistem performansının başarıyla tahmin edilebileceğini göstermiştir.

Biyolojik arıtmaBulanık mantıkEvsel atık su
Asuman Yıldırım
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Hafif raylı sistemlerin titreşimleri ve kontrolü

Bu doktora tezinde temel olarak, temas dinamiğinin doğal bir sonucu olarak tekerlek-ray geometrisi nedeniyle bozucu etkiden bağımsız bir şekilde düz yolda ortaya çıkan yanal ve yalpa hareketlerinin birlikte görüldüğü ?hunting? salınımları üzerinde durulmuştur. Hunting hareketi, tekerlek ve rayda aşınma problemini azaltmasına karşın yüksek hızlara çıkıldığında genlikleri artarak flanş tırmanmalarına ve sonra aracın raydan çıkmasına neden olmaktadır. Bu durum, raylı sistemlere ait yolda ya da raylarda herhangi bir bozukluk olmasa bile sistemi kararsızlığa götürerek düz ve düzgün bir yolda raylı taşıt hızını sınırlandırmaktadır. Hunting hareketi sonucu sistemin kararsızlığa gitmesi tüm raylı sistemlerde olduğu gibi hafif metro araçlarında da önemli bir problemdir. İstanbul gibi büyük şehirlerde istasyonlar arası mesafelerin artması ve yolcu taşıma kapasitesinin arttırılmak istenmesi nedeniyle hafif metro sistemlerinde işletme hızlarının yükseltilmesi temel bir ihtiyaçtır. Bu kapsamda, İstanbul ulaşımında kullanılan yerli imalat bir hafif metro aracı ele alınarak, temelde hunting salınımlarını inceleyen çeşitli analizler yapılmıştır. Doktora tezinde öncelikle tekerlek ? ray etkileşimi, oluşturulan tek tekerlek seti modelinde ortaya konularak doğrusallaştırılmıştır. Daha sonra, yanal salınımların ele alındığı hafif metro aracı modelleri oluşturulmuştur. Bu modeller Matlab yazılımında yalnızca yanal salınımları ele alan 27 serbestlik dereceli olarak, Simpack yazılımında ise tüm hareketlerin ele alındığı 54 serbestlik dereceli olarak kurulmuştur. İki ayrı yazılımda oluşturulan modeller üzerinde gerçekleştirilen modal analizler ile elde edilen doğal frekanslar karşılaştırılarak sunulmuştur. Aynı şekilde, zaman alanında yanal bir bozucu giriş altında yer değiştirme ve ivme cevapları elde edilmiştir. Bununla birlikte, iki ayrı yazılımla elde edilen frekans cevapları da karşılaştırılarak kontrol edilmiştir. Böylece, kurulan modellerin doğruluğundan emin olunmuştur. Bu aşamadan sonra, Matlab modelleri kullanılarak hafif metro aracına ait kararlılık analizleri yardımıyla kritik hızlar tespit edilmiştir. Hafif metro aracı kritik hızını etkileyecek parametreler olan eşdeğer koniklik (lamda), tekerlek yarıçapı (r0), birincil ve ikincil süspansiyon katılıklarının değişimine göre kritik hızın nasıl etkilendiği incelenmiştir. Daha sonra, buradan yola çıkarak birincil ve ikincil süspansiyon katılıklarının Matlab Genetik Algoritma aracı kullanılarak optimizasyonuna gidilmiştir. Yapılan optimizasyon ile elde edilen iyileştirme, zaman ve frekans alanında yapılan analiz sonuçları ile ortaya konulmuştur. Ayrıca, daha önce literatürde rastlanmamış bir yöntem olarak, raylı taşıt hızının sistem frekans cevapları ile ilişkisine bakılarak kritik hız tespit edilmiştir. Daha sonra, kritik hızın arttırılması için tekerlek setleri ile bojiler arasına yerleştirilen eyleyiciler vasıtasıyla tekerlek setlerine ait yanal ve yalpa hareketleri kontrol edilmiştir. Kontrol algoritması olarak, durum geri beslemeli optimal kontrol algoritması olan LQR (Doğrusal Karesel Uyarlayıcı) kullanılmıştır. Mevcut ve optimum katılıklara sahip süspansiyonların kullanıldığı kontrolörsüz ve LQR kontrolörlü sistem cevapları ayrı ayrı incelenerek sonuçlar karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Yapılan kontrol uygulaması ile hunting salınımları çok yüksek hızları garanti edecek şekilde bastırılarak kontrol edilmiştir. Tezde tüm analizler, hafif metro aracının yüksüz ve tam yüklü durumları için ayrı ayrı yapılmıştır. Böylece, hafif metro aracına ait kütle ve atalet değerlerinin değişimine rağmen yapılan iyileştirmelerin korunduğu gösterilmiştir. Ayrıca tezde, 6 serbestlik dereceli olarak modellenen hafif metro aracına ait düşey titreşimlerinin aktif kontrolü için, klasik PID tipli Bulanık kontrolör ile parametre uyarlamalı PID tipli Bulanık kontrolör tasarlanarak performansları karşılaştırılmıştır. Titreşimlerin aktif kontrolü için, Bulanık PI ve Bulanık PD kontrolörlerin birleştirilmesiyle elde edilen Bulanık PID kontrolör, dayanıklı yapısı ve üstün performansı nedeniyle tercih edilmiştir. Daha sonra, parametre uyarlamalı PID tipli Bulanık bir kontrolör tasarlanarak ölçekleme çarpanlarının çevrimiçi ayarlanmasıyla kontrolörün performansı arttırılmıştır. Sonuç olarak bu tezde, İstanbul ulaşımında kullanılan yerli imalat bir hafif metro aracının titreşim analizleri gerçekleştirilmiş, hunting salınımları bakımından kararlılığı incelenerek kritik hızı tespit edilmiştir. Daha sonra, yapılan optimizasyon ve kontrol uygulaması ile emniyetli bir seyehat için aracın yanal kararlılığı arttırılarak kritik hızı yükseltilmiştir. Ayrıca, düşey titreşimler de kontrol edilerek yolcu konforu artırılmıştır.

Bulanık mantıkKontrol sistemleriRaylı taşıtlar
Muzaffer Metin
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Çok amaçlı bulanık transport probleminin genişleme prensibiyle çözülmesi

Günümüzde deterministik parametrelere sahip, arz ve talep miktarı kısıtlı transport modellerinin yerini bulanık parametrelere sahip, üç veya daha fazla kısıtlı modeller almaktadır. Bu çalısmada, amaç katsayıları ve kısıt parametreleri bulanık sayı olan çok amaçlı transport problemi ele alınmıstır. Amaçlar toplam transport maliyetini ve toplam transport süresini minimize etmektir. Kısıtlar ise; fabrikaların üretim kapasiteleri, depoların talep miktarları, depoların bütçeleri ve tasıtların tasıma kapasiteleridir. Çözüm prosedürü, amaçların ayrı ayrı genisleme prensibiyle çözüldügü ve uzlasık çözüm için bulanık programlamanın kullanıldıgı iki basamaktan olusmaktadır. Amaçların genisleme prensibiyle çözümüyle amaç degerlerinin yaklastırılmıs üyelik fonksiyonları bulunmus, bulanık amaç degerleri elde edilmistir. Amaçların uzlasık çözümünü bulmak için ilk önce bütün parametreler ve amaç degerleri sentroid yöntemiyle durulastırılmıs, ardından bulanık programlama yaklasımı kullanılmıstır. Önerilen çözüm prosedürünü göstermek için, veteriner ilaç ve premiksleri üreten Topkim A.S. ve Biyoteknik A.S.'de bir vaka çalısması yapılmıstır. Problem bu firmaların ortak bir mamülünün Türkiye'deki onbes depoya, iki farklı kapasiteye sahip tasıtla tasınması seklindedir. Prosedürün uygulanmasının sonucunda toplam transport maliyetinin yaklasık olarak 11880 Yeni Kurus, toplam transport süresinin yaklasık olarak 248 Saat çıktıgı görülmüstür. Genisleme prensibinin avantajı, karar vericinin her amaç için degisik olasılık seviyelerinde olusabilecek aralık degerlerini ve olması en muhtemel degerleri görebilmesidir. Fakat amaç fonksiyonunda bulanık katsayı olmadıgı durumda model bu yöntemle çözülememektedir. Ayrıca kısıtların çok oldugu durumlarda modeli kurmak uzun zaman almaktadır. Bununla birlikte bulanık programlama ile çok amaçlı problemlerin çözümünün basit oldugu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Çok amaçlı bulanık transport problemi, bulanık mantık, genisleme prensibi, bulanık programlama.

Bulanık mantıkBulanık programlamaBulanık ulaştırma
Başak Gözde Uğur
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Akıllı ev otomasyonun mikrodenetleyici ile gerçekleştirilmesi

Akıllı ev otomasyonu günümüzde üzerinde çalışılan en önemli otomasyon konularından biridir. Her yeni yapılan bina bir öncekine göre üstünlüğünü sergileyererek otomasyona yeni bir bakış açısı kazandırmaktadır.Gerçekleştirilen bu ev otomasyon projesinde maket bir ev modeli üzerinde çalışılmıştır. Odalarda bulunan mikroişlemci ile sıcaklık, aydınlatma ve güvenlik kontrolü yapılmaktadır. Sıcaklık kontrolünde bulanık mantık algoritması esas alınarak ekonomik yönden kazanç hedeflenmiştir. Aydınlatma kontrolünde kapalı çevrim kontrol yapılarak ışık grupları kademeli olarak sürülmüştür. Bu şekilde hem odada her noktada aynı aydınlık seviyesi yakalanmış olur hem de ekonomi yapılmış olunur. Güvenlik kontrolünde ise pencerelere yerleştirilen manyetik röleler kontrol edilir.Ana panoda bulunan mikroişlemci ise oda panolarından odalardaki sıcaklık ve ışık bilgisini alarak gösterge panelinde göstermektedir. Ana pano üzerinde bulunan tuş takımı ile kullanıcı eve giriş yapmaktadır. Şifre girmede sorun olduğunda ise güvenlik kontrolü devreye girmektedir.

Bulanık mantık
Hande Kongaz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar destekli ev otomasyonu

Otomasyon sistemleri günümüzde her alanda kullanılmaktadır. Bu tez çalışmasında otomasyonun evlerdeki uygulaması üzerinde çalışılmıştır.Gerçekleştirilen sistemde evin içerisindeki odalara oda panosu evin girişine ise ana pano olarak bilgisayar yerleştirilmiştir. Oda panolarının görevi odalardaki sıcaklık, aydınlatma kontrolünü yapmaktır. Aydınlatmada odanın içerisindeki ışık bilgisi LDR ler yardımıyla okunur. Çıkışta ise ışık grupları kademeli olarak P kontrol algoritmasına göre sürülmektedir. Bu şekilde odanın her noktasında aynı aydınlık seviyesi ekonomik olarak sağlanmış olmaktadır.Odalardaki sıcaklık kontrolünde ise TMP35 ler ile alınan oda sıcaklık bilgisi bulanık mantık algoritması ile işlenerek ısıtıcı veya soğutucunun kademeli olarak çalıştırılması sağlanmaktadır.Oda panosunda bulunan mikrodenetleyeci ile odanın pencerelerinde bulunan Ritz role yardımıyla pencere durumu öğrenilmekte ve kullanıcı tarafından aktive edilmemiş bir odadan gelen izinsiz pencere konumunun değişikliğinde oda modülü üzerinde bulunan alarm çıkışı aktif edilmektedir.Ana pano olarak kullanılan bilgisayar üzerine Delphi programı ile yazılmış olan yazılım yardımıyla oda modülerinden gelen oda sıcaklık bilgisi, oda sıcaklık set değer bilgisi ve oda aydınlık seviye bilgisi gösterilmektedir. Ayrıca odaların sıcaklık zaman grafiği bilgisayar yazılımında görülebilmektedir.

Bulanık mantık
Levent Birgül
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Katı atık yönetiminde optimal planlama için bulanık doğrusal programlama yaklaşımı

Katı atık yönetimi belediyeler ve ilgili kuruluslar için stratejik bir görevdir. lgili kuruluslar bütçelerinin bir kısmını katı atıkların bertarafı için ayırmak zorundadırlar ayrıca bu miktar tüketimle beraber artmaktadır. Diger taraftan bu kuruluslar bütün katı atıkların bertarafı için olusan maliyetleri azaltmanın yöntemlerini arastırmaktadırlar. Baska bir deyisle belediyeler ve ilgili kuruluslar katı atıkları bertaraf etmek zorundadırlar aksi takdirde toplumun saglıgı ve çevre büyük bir risk altına girecektir. Katı atıkların bertarafı bes faaliyetten olusmaktadır. Bunlar; toplama, tasıma, isleme, yakma ve düzenli depolamadır. Bütün bu faaliyetler karsılanması gereken maliyetlerden olusmaktadır. Olaylar gerçek hayatta çok karmasık ve dilseldir. Bu yüzden olayları matematiksel olarak ifade etmek çok zor olmaktadır. Çalısmamızda bir sistemdeki katı atıkların toplanmasında, tasınmasında, islenmesinde, yakılmasında ve düzenli depolanmasında maliyet minimizasyonunu arastırdık. Sistemde üç toplama merkezi, iki isleme merkezi, iki yakma merkezi ve iki düzenli depolama sahası bulunmaktadır. Ayrıca gerçek hayattaki gibi sistemden toplanan katı atık miktarını göz önünde bulundurduk. Bu durumu bulanık lineer programlama ile ifade ettik. Bulanık lineer programlamayı uygulamamızın sebebi kesin olmayan parametre ve amaç fonksiyonunun olmasıdır. Çalısmamız altı bölümden olusmaktadır. Birinci bölümde konuya giris yapılmıs, ikinci bölümde katı atıklar hakkında genel bilgiler verilmis, üçüncü bölümde ise katı atık yönetimi, katı atıklar ve katı atıkları bertaraf yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgiler sunulmustur. Dördüncü bölümde modelimizi uyarladıgımız bulanık lineer programlama yöntemi ve bulanık mantık anlatılmıstır. Besinci bölümde bulanık lineer model sunuldu ve sunulan bu model sayısallastırılarak çözülmüstür. Sayısallastırdıgımız modelin çözülmesinde bir lineer ve tamsayılı modelleme programı olan WinQSB kullanılmıstır. Çözülen modelin analizi besinci bölümde yapılmıs sonuçlar tartısılmıstır. Son bölümde çalısma sonuçlandırılarak gelecek çalısmalarla ilgili yorumlarda bulunulmustur. Anahtar Kelime: Katı atık yönetimi, bulanık mantık, bulanık lineer programlama.

Bulanık doğrusal programlamaBulanık mantıkKatı atıklar
Nezir Aydın
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Tıbbi atıkları işleme ve bertaraf etme teknolojisi seçme problemine bulanık analitik hiyerarşi prosesi ve bulanık analitik ağ prosesi yaklaşımı

Katı atık problemi, tüm dünyada karsılasılan en önemli çevre problemlerinden birisidir. Katı atıkların sınıflandırılması çok çesitli sekillerde yapılabilmektedir. Tıbbi tesislerden (hastaneler, saglık ocakları vb.) kaynaklanan ve tıbbi faaliyetler sonucu olusan zararlı ve bulasıcı maddeler tıbbi atık olarak adlandırılmaktadır. Tıbbi atıklar insan ve çevre saglıgı için uygun sekilde toplanıp, tasınıp, bertaraf edilmelidir. Genel tıbbi atık bertaraf etme teknolojileri arasında, yakma ve gömme gibi yöntemlerin yanında ısıyla zehrini giderme gibi yeni teknolojilerden de bahsedilebilinir. Tıbbi atıkların bertaraf edilmesinde kullanılacak teknolojinin dikkatli bir sekilde seçilmesi çok önemlidir. Bu çalısmada öncelikle katı atıklar ve katı atık yönetimi hakkında genel bilgi verilmis ve daha sonra katı atıkların bir çesidi olan tıbbi atıklar ve bu atıkları bertaraf etmede kullanılabilecek teknolojiler ayrıntılı bir sekilde incelenmistir. Çalısmanın devamında, tıbbi atıklarla ilgili pek çok faktör göz önünde bulundurularak, en iyi yöntemin seçilmesi için kriterler belirlenmis ve hiyerarsik bir yapı olusturulmustur. Gerçek hayatta var olan belirsizlik ve kesinsizlikleri de yansıtması açısından Bulanık Analitik Hiyerarsi Prosesine göre hesaplamalar yapılmıs ve bir sonuç elde edilmistir. Daha sonra, belirlenen kriterler arasındaki iliskiler de dikkate alınarak, problem için bir ag yapısı olusturulmus ve Bulanık Analitik Ag Prosesinden faydalanılarak yeni bir sonuç elde edilmistir. Çalısmanın son bölümünde ise elde edilen sonuçlar karsılastırılmıs ve bununla ilgili yorumlar yapılmıstır. Anahtar kelimeler: Katı atıklar, katı atık yönetimi, tıbbi atıklar, bertaraf teknolojileri, bulanık analitik hiyerarsi prosesi, bulanık analitik ag prosesi.

Analitik hiyerarşi süreciBulanık mantıkTıbbi atık
Hande Muşdal
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki mevcut koşulların bulanık analitik ağ süreciyle değerlendirilerek uygun tersane yeri seçimi

Günümüzde işletmelerin küresel pazarda rekabet edebilmeleri, karlılıklarını arttırabilmeleri ve etkin, verimli, üretkenliği yüksek bir üretim yapabilmeleri için öncelikle çok iyi bir planlama yapmaları gerekmektedir. İşletmelerin sınırlı kaynaklarını en iyi şekilde kullanmaları kendi özelliklerini çok iyi bilmesi ve dış etkenleri de iyi analiz edebilmesiyle mümkün olacaktır. Türkiye'de gemi inşaa sanayi altın çağını yaşamaktadır ve bunun önümüzdeki 5 sene boyunca süreceği tahmin edilmektedir. Bugün mevcut tersanelerimiz dünyanın dört bir yanına gemi inşaa etmekte ve pazardaki arzı karşılama payını yükseltmeye çalışmaktadır. Böylesi önemli bir yatırımda alternatiflerin çok iyi analiz edilmesi gerektiği açıktır. Bu amaçla literatürde ve uygulamada kendini kanıtlamış bir yöntem olan AAS kullanılmasına karar verilmiştir. Analitik Ağ Süreci yani AAS yardımıyla bir çok etkenin birbirleri ile ilişkisi değerlendirilerek karar verme sağlanır. AAS, AHP(Analitik Hiyerarşi Proses)'nin geliştirilmiş bir üst yapısıdır ve AAS ile tüm faktörlerin varsa birbirleri üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulup değerlendirilebilmektedir. Bu çalışmada, AAS'ye ek olarak Bulanık Mantıktan (Fuzzy Logic) da yararlanılmıştır. Bulanık mantığın kullanılmasının sebebi daha gerçekçi sonuçları ortaya çıkarmasındaki başarıdır. Uygulamayı yaparken kullanılan Super Decisions adlı yazılımdan AAS içerisindeki çapraz ilişkileri kurmada faydalanılmıştır. İkili karşılaştırmalar için ise Microsoft EXCEL kullanılmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen bilgi uzmanlara sunulmuş ve sonucun doğru olduğu teyit edilmiştir bu da kullanılan yöntemin, kurulan ağın ve alınan verilerin doğruluğunu desteklemiştir. Anahtar Kelimeler: AAS, Bulanık Mantık, Çok kriterli karar verme

Bulanık mantıkÇok kriterli karar verme
Mert Cengiz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Çamaşır makinelerinde bulanık mantık kontrol sistemlerinin mems sensörleri ile benzetim uygulaması

Günümüzde çamasır makinelerinde, mühendisler tarafından önceden belirlenmis yıkama programları kullanılmaktadır. Kullanıcı bu programların içinden, çamasırın cinsine, miktarına ve kirlilik derecesine göre uygun olan programı seçer. Bu seçime baglı olarak, yıkama için gerekli olan parametrelerde otomatik olarak belirlenmis olur. Bunlar, alınacak su miktarı, su sıcaklıgı, tambur dönme hızı ve kullanılacak deterjan miktarı gibi parametrelerdir. Fakat bu seçim her zaman dogru olmayabilir. Bunun sonucunda, gereksiz su ve enerji tüketimi, çamasırın zarar görmesi ve çamasırın uygun temizlenmemesi gibi durumlarla karsılasılabilir. Kullanıcıyı program seçiminden bagımsız hale getirmek, problemin çözümünün temelidir. Bununla birlikte, çamasırın farklı parametrelerini algılamak için çesitli sensörler kullanılır. Bu sensörlerin çıkıs degerlerine baglı olarak makine kontrol edilir. Bu çalısmada, çamasır makinesinde kullanılabilecek sensörler ve bunların ölçüm yöntemleri arastırılmıstır. Sensör çıkıslarının kontrol edilebilecegi en uygun yöntem olarak bulanık mantık kontrolü seçilmistir. Bulanık mantık temel alınarak bir algoritma modeli çıkarılmıstır. Algoritma içinde çamasır makinesi kontrolü için bes ayrı sensör kullanılmıstır. Bunlar sıcaklık, basınç, bulanıklık, iletkenlik ve yük sensörleridir. Bu sensör degerlerine baglı olarak makinenin yıkama suyu sıcaklıgı, yıkama devri, su miktarı, çamasırın cinsi, deterjan miktarı ve durulama tekrarı gibi kararlar verilir. Gerçeklestirilen bu kontrol aynı zamanda, bilgisayar ortamında gerçek zamana uygun olarak benzetim uygulaması gerçeklestirilmistir. Benzetim için bilgisayar ortamında nesne yönelimli bir program dili kullanılarak bir benzetim programı yazılmıstır. Program iki bölümden olusmaktadır. lki, çamasır makinesinin ön yüzünde kullanıcının görebilecegi parametre degisimlerinin gösterildigi ara yüzdür. Digeri ise bulanık mantık algoritmasının çalıstıgı, programın ilerleyisi hakkında bilgi veren programdır. Böylelikle farklı giris yıkama parametreleri ile yıkamanın nasıl gerçeklesecegi gösterilmis olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Çamasır makinesi kontrolü, sensör, basınç sensörü, bulanıklık sensörü, iletkenlik sensörü, yük sensörü, sıcaklık sensörü, bulanık mantık kontrol.

Bulanık mantıkDenetim sistemleriSensörler+2
Pelin Ekiz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessEN

An asymmetric fuzzy logic controller based MPPT algorithm for PV system

Renewable solar energy systems with photovoltaic modules convert solar thermal energy into electricity, making sunlight a viable renewable energy source. Sunlight is available in surplus amounts and can be replenished naturally. Conventional solar systems with advanced maximum power point tracking (MPPT) features cannot utilize all power supplied by the photovoltaic system due to nonlinear properties of the PV cell. Optimized control algorithms and powerful MPPT controllers are essential for efficient and organized solar energy systems. It has the significant advantage of utilizing all the power with minimum energy loss. Another advantage of using an MPPT controller is that it is very cost-effective. The main objective of this study is to compare various powerful technology-based techniques to implement MPPT control and to obtain a regulated production with better results. MPPT control algorithm has been used to maintain the PV array's route of greatest power with an effective and optimum output response. In order to assure a quick and precise MPPT algorithm and to extract the most energy and power possible from the PV array, an effective DC-DC Boost converter has been used. Maximum power-delivering mechanism for solar power systems has been analyzed. In this study; PI controller, fuzzy logic and Adaptive-Network Based Fuzzy Inference System (ANFIS) has been used for MPPT. The results of three algorithms has been compared which each other.

Fuzzy logicPhotovoltaicProportional integral
Sarmad Khalıd Waheeb Aldoorı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Benzer olmayan paralel makinelerin çizelgelenmesinde bulanık esaslı proses zamanlarının genetik algoritma uygulaması

Günlük yaşantımızda, kesin olduğunu düşündüğümüz ancak gerçekte kesin olmayandurumlarla karşılaşırız. Bu durumların sistematik bir biçimde öngörülebilmesi ancak bazıkabullerin yapılmasından sonra mümkün olmaktadır. Birçok sosyal, ekonomik ve teknikolayda da belirsizlik ve dolayısıyla karmaşıklık bulunmaktadır. Bu belirsizliklerin analizedilmesi Zadeh tarafından geliştirilen bulanık mantık teorisi kapsamında mümkündür.Genetik Algoritma, olası tüm çözümlerin değil de salt bâzı seçilmiş çözümlerin denenmesiyoluyla beklenen optimum sonucu bulmaya çalışan, parametre kodlama temeline dayanan birarama tekniğidir. GA'lar doğada geçerli olan ?en iyinin yaşaması? kuralına dayanarak sürekliiyileşen çözümler üretir. Bunun için ?iyi? nin ne olduğunu belirleyen bir uygunluk fonksiyonuve yeni çözümler üretmek için yeniden kopyalama ve değiştirme gibi operatörleri kullanır.Bu çalışmada, benzer olmayan paralel makinelerde, iş sıralama probleminde bulanık proseszamanlarına bağlı olarak, önce bulanık mantık teorisinin esasları anlatılacak ve daha sonragenetik algoritma metodu özetlenecektir. Bulanık mantığın ardından genetik algoritmahakkında bilgi verilecek ve bu konularda bir uygulama yapılacaktır. Problem sonuçları GAile ilgili olarak Java Eclipse Europa programında anlatılmaktadır.

Bulanık mantıkGenetik algoritmalar
Pelin Alcan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Kalite yönetim sistemlerinde tetkik performansının bulanık mantık ile analitik hiyerarşi süreci ve bulanık analitik ağ süreci kullanılarak ölçülmesi

ÖZETKarar vericiler için en iyi seçenegi seçmek oldukça zor bir istir. Karar vericiler alternatiflerarasından seçim yaparken degisik amaçları gerçeklestiren, bazen de birbiriyle çelisenseçenekler arasından en uygun olanı bulmak ya da bunları önem derecelerine göre sıralamakzorundadırlar. Bu nedenle birçok karar verici bu sekildeki problemlerle karsılastıgı zamanÇok Amaçlı Karar Verme Yöntemlerini uygular. `Çok amaçlı karar verme' demek birçokalternatif arasından öncelikli olanı seçmektir; kabaca degerlendirme, sıralama ve seçim'dir.Çok amaçlı karar verme prosedürleri is seçiminden savas uçagı seçimine kadar çok farklıalanlarda uygulanabilir.lerleyen teknolojiye baglı olarak degisen ve gelisen yönetim anlayısları, organizasyonlarınyönetim sistemlerine bakıslarını da degistirmis ve yönetim sistemlerinin (Kalite YönetimSistemleri, Çevre Yönetim Sistemleri, Gıda Güvenligi Yönetim Sistemleri, Bilgi GüvenligiYönetim Sistemleri,?) gelismesini, çesitlenmesini, performans ölçümlerinin ve denetim(tetkik) mekanizmalarının da bilimsel ve objektif enstrümanlarla donanmasını zorunlukılmıstır. Bu tez çalısmasında performans ölçüm modeli gelistirilirken Çok Amaçlı KararVerme Yöntemleri ile Bulanık Mantık birlikte kullanılarak bir yönetim sisteminin performansölçümüne uygulanmaktadır. Benim bu çalısmada odaklandıgım yönetim sistemi, yönetimsistemleri içerisinde en jenerik ve en yaygın uygulama alanı bulan ISO 9001:2000 KaliteYönetim Sistemi'dir. (KYS). Ancak tasarlamıs oldugum model, diger tüm yönetim sistemleriile uyumludur. Çalısmanın içeriginde tetkik edilen sistemin performansı Bulanık Mantık veAnalitik Hiyerarsi Prosesi ve Analitik Ag Prosesi yöntemleri ile modellenmistir. Önerilenmodel bir isletmede uygulanmıs ve uygulama ile modelin çalısması gösterilmistir.Anahtar Kelimeler: Bulanık Mantık, Bulanık Kümeler, Analitik Hiyerarsi Prosesi, AnalitikAg Prosesi, ISO 9001:2000

Analitik ağ süreciAnalitik hiyerarşi süreciBulanık küme teorisi+2
Umut Hulusi İnan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Çok amaçlı bulanık optimizasyon ve bir uygulama

Artan rekabete ayak uydurmak isteyen firmalar öncelikle kendi iç süreçlerindeki verimliliği arttırmanın yoluna gitmişlerdir. Günümüzde iç süreç verimliliği üst sınır seviyelerine ulaşmaya başlayan firmalar rekabet avantajlarını koruyabilmek için tedarik zincirlerini iyileştirme yolları aramaktadır. Bu durumun bir sonucu olarak artık firmaların rekabeti yerine tedarik zincirlerinin rekabetinden bahsedilmeye başlanmıştır.Tedarik zincirlerinin daha verimli yönetilmesi konusunda artan eğilim dış kaynak kullanımıdır. Firmalar lojistik süreçlerini, 3. parti lojistik hizmet sağlayıcılara aktarmaktadırlar ve bu eğilimin artarak devam edeceği beklenmektedir.3. parti lojistik hizmet sağlayıcıların, portföylerindeki birçok müşterisinin bir taraftan inbound yönetimlerini ve depo yönetimlerini birleştirirken diğer bir taraftan taşıma hizmetini birleştirmeye başladığı ve yarattığı sinerji ile maliyetleri düşürüp, verimliliği arttırmaya çalıştığı görülmektedir.Bu çalışmada, 3. parti lojistik hizmet sağlayıcıların müşterilerinin taşıma maliyetlerini minimize eden ve bunu uygun performansla sağlayan ( düşük taşıma süreleri) bir yaklaşım sunulmuştur. Taşıma sürelerinin belirsiz olduğu durumlar için bir çok amaçlı bulanık optimizasyon modeli geliştirilmiştir. Ayrıca çözüm kümelerinin etkinliklerini araştırarak sıralayan ?rassal karar kümeleri oluşturarak bunları simüle eden? bir program, Delphi ortamında ve nesneye yönelik programlama mantığıyla geliştirilmiş ve sunulmuştur.

Bulanık mantıkTedarik zinciri yönetimiÇok amaçlı karar verme
Mehmet Sedat Aydın
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğru akım motorunun genetik algoritmalar yardımıyla bilgisayar temelli PI-tip bulanık mantık kontrolü

ÖZET Günümüzde yaygın olarak endüstride kullanılmaya başlanılan -bulanık kontrol sistemlerinde en önemli kısım, sisteme ait kural tabanın oluşturulmasıdır. Çünkü iyi sonuçlar alınabilecek kural taban, ancak sistemi tanıyan ve sistem hakkında tecrübeye sahip bir uzman tarafından tanımlanabilir. Bu da sistem için gerekli kontrol yapışım oluşturmada, ancak uzun zaman alan denemeler sonucu başarılabilir. Son yıllarda bu ve benzeri problemler nedeniyle bulanık kontrol sistem için gerekli kural tabanı otomatik olarak öğrenme veya örneklerden çıkaracak araştırıcı yöntemler kullanma yoluna gidilmektedir. Bu çalışmada, bir DC motorun bulanık kontrolünde gerekli kural tabanın belirlenmesi için öğrenme metodları araştırılmış ve Bulanık Mantık kontrolör için Genetik Algoritmalar temelli yeni bir öğrenme algoritması geliştirilmiştir. Geliştirilen metod ile elde edilen PI-tip bulanık kontrolör, Bulanık Model Temelli Öğrenme algoritması (Layne J.R., Passino K.M., 1993) ile elde edilen PD-tip Bulanık kontrolör ve manuel olarak yapılandırılan bir bulanık kontrolör sonuçlan ile karşılaştırılmış ve geliştirilen öğrenme algoritmasının DC motorun bulanık kontrolünde başarılı sonuçlar verdiği gözlenmiştir. Bu tez çalışmasında, Bulanık Model Referans Öğrenen Control Algoritması (FMRLC- Fuzzy Model Reference Learning Control) ilk olarak DC Motor hız kontrolü için simulasyon bazda kullanılmış ve elde edilen sonuçlar "International Conference on Signal Process Applications And Technologies, Dallas, TX, October 2000, USA" konferansında sunulmuştur. Bu algoritma öğrenmeye dayalı olduğundan DC motor PD-tip bulanık kontrolör dizaynı için kullanılmıştır. FMRLC algoritması doğrudan bulanık kontrolör bilgi tabanım tasarlamak ve yeni durumlara karşı düzenlemek için otomatik öğrenmeye bağlı bir metod sağlamaktadır. PD-tip Bulanık Kontrolöre ait elde edilen kural tabanın tezde kullanılan DC motor transfer fonksiyonuna uygulanmasıyla elde edilen sonuçlar, bu tezde geliştirilen Genetik Bulanık Sisteme ait sonuçların değerlendirilmesinde kullanılmıştır. Bu tezde kullanılmak üzere, PC parallel portu üzerinde 8-bit olarak bilgi transferi olanağı sağlayan ve üzerinde motor sürme devresi ve hız geri bilgisi sağlayabilen bir dijital I/O (giriş- çıkış) arabirim oluşturulmuştur. Kontroller PC üzerinde oluşturularak on-line olarak motor kontrolü gerçekleştirilmiştir. Motor hız bilgisi arabirim üzerinden bilgisayara gönderilerek grafik üzerinde izlenmesi sağlanmıştır. DC motor hız kontrolü için Genetik temelli Bulanık Kontrol Kural Tabanı Öğrenme algoritması (GBS) geliştirilerek en uygun kurallar araştırılmıştır. Genetik Bulanık Kontrol Algoritması Turbo C programlama dili ile yazılmıştır. Kontrol edilecek sistemin parametreleri kullanılarak matematiksel modeli elde edilmiş ve ilk olarak bu model üzerinde uygulanmıştır. Off-line olarak elde edilen kural taban bulanık kontrol programına yerleştirilerek PC üzerinden tasarımı yapılan arabirim devresi üzerinden motora başarıyla uygulanmıştır. Alınan sonuçlar göz önüne alındığında GBS algoritması elde tasarlanan PI-tip Bulanık kontrolörün FMRLC öğrenme algoritması ile tasarımı yapılan PD-tip bulanık kontrol sistemine göre daha iyi performansa sahip olduğu görülmüştür. Genetik algoritmanın bir çözüm uzayında en iyiyi araştırma yapısından dolayı algoritmanın her çalıştınlışında farklı kural taban elde edilmektedir. Verimli sonuç alınması, algoritma çözüm havuzun geniş olarak seçilmesiyle orantılı olmakta fakat öğrenme zamanı açısından süreyi uzatmaktadır. Anahtar Kelimeler : Bulanık Kontrol, Genetik Algoritmalar, DC motor, Kural Taban Öğrenilmesi xii

Bulanık denetimBulanık mantıkDoğru akım motorları+2
Mehmet Bulut
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
DoctorateOpen AccessTR

Alan yönlendirmeli asenkron motorun bulanık kayan kip ve genetik kayan kip konum kontrolü

Skaler kontrol yöntemleri, fiyat bakımından asenkron motorlar için uygun olmasına rağmen, kötü bir karakteristiğe sahiptirler ve inverter-motor performansım da kısıtlamaktadırlar. Bu kısıtlamalar alan yönlendirmeli kontrol (vektör kontrol) kullanıldığında ortadan kalkmaktadır. Genel olarak alan yönlendirme yönteminin dezavantajı, motorda hız veya akı sensörlerinin bulundurulmasıdır. Alan yönlendirmeli kontrol teknikleri dolaylı (indirekt ) ve doğrudan (direkt) olmak üzere iki grupta sınıflandırılabilir. Bu tezde, matematiksel sistem modeli olarak sincap kafesli asenkron motorun d-q modeli kullanılmıştır. Moment ve akıyı bağımsız olarak kontrol edebilen vektör bileşenleri, stator akımının senkron olarak dönen isq ve İsa bileşenleridir. Simülasyon programı bu modele dayanılarak hazırlanmıştır. Kontrolör olarak kullanılan Kayan Kip Kontrol (KKK) sistemi, Değişken Yapılı Kontrol (DYK) sistemi olarak bilinmektedir. DYK dizaynı genellikle çarpma ve kayma fazı olarak iki kısımdan oluşmaktadır, önce sistem bir geri besleme kuralıyla anahtarlama yüzeyine doğru yönlendirilmekte ve sonra kayan kip oluşturulmaktadır. Sistem durumları kayan kipe girdiğinde, sistemin dinamiği bu kayma yüzeyinin belirlenmesiyle bulunmaktadır. Motor kontrolü, robot manipülatörleri ve belirsiz sistemler gibi değişken yapılı sistemler, modern doğrusal olmayan sistem kontrolünde önemli bir yer tutmaktadır. Bununla birlikte, gerçel kontrolörlerle gerçekleştirilemeyen kontrol sınırları arasında birçok anahtarlamanın gerçekleşmesi gibi bazı problemler vardır. Bu problemin üstesinden gelmek için, anahtarlama yüzeyinin komşuluğunda ince bir sınır tabaka oluşturulur. Böylece süreksizlik kaldırılmış olur. Bu sınır tabaka bir doyma fonksiyonuyla elde edilebilir fakat sınır tabakanın oluşturulması halinde sürekli hal hataları da oluşabilmektedir. KKK teorisinde bahsedilen sınır tabaka problemi, bulanık mantık ile giderilebilir. Bulanık- kayan kip kontrol, bulanık mantık ve değişken yapılı sistem teorilerinin birleşimidir. Bulanık mantığın temel özelliği, klasik kontrol teorisine ve bir uzman deneyimine dayalı olmasıdır. Genetik Algoritmalar (GA), birçok genin kodlu olarak birleşmiş kromozomundan oluşmaktadır ve sahip olduğumuz genetik yapıdaki koda benzerlik gösteren bir yapıya dayanmaktadır. GA'da temel işlemler üreme, çaprazlama ve mutasyon olarak üç kısımdan oluşmaktadır. Bu çalışmada, dolaylı alan yönlendirmeli asenkron motora, önce sınır tabakalı kayan kip kontrolörü, sonra bulanık-kayan kip ve genetik-kayan kip kontrolörleri uygulanmış ve başarılı sonuçlar alınmıştır. Tezde yapılan simülasyon çalışmaları MATLAB programıyla gerçekleştirilmiş ve elde edilen sonuçlar birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Anahtar kelimeler: Asenkron motor, kayan kip kontrol, bulanık mantık, genetik algoritmalar

Asenkron motorlarBulanık mantıkGenetik algoritmalar+1
Metin Demirtaş
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessEN

Control of doubly fed induction generator with PWM inverter

The doubly-fed induction generator (DFIG) is based on a wound-rotor induction machine. The stator and the rotor of this induction machine are both connected to an electrical source hence the name doubly fed. In wind energy conversion systems, DFIG with a back-to-back converter is an extensively utilized system. This machine has been the subject of several scientific researches, especially its application in wind energy. This thesis focuses on the control of the Double-Feed Induction Machine by PI Regulator and Fuzzy Logic Regulator Techniques. After presenting the mathematical models of the machine and the converter in the three-phase frame then in the two-phase frame using the Clarke and Park transformations, the vector control of the machine was approached by the orientation of stator flux. A decoupled control of active and reactive power is synthesized employing PI controllers to control the power flowing between the DFIG stator and the grid. Using a fuzzy logic regulator instead of a PI improves overall robustness and tracking performance when dealing with uncertainties. Matlab/SIMULINK software is used to display simulation results for different operating modes.

Induction motorsFuzzy logicPulse width modulation+3
Kanadıd Abdı Isman Kanadıd Abdı Isman
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Improved torque and speed performances for DTC+ controlled asynchronous machine by fuzzy switching algorithm

Direct torque control is a vector method of control that is based on stator flux and torque. It was pioneered by Takashi in the mid-1980s. Direct selection of the inverter's output voltage vectors allows control of the asynchronous machine's main parameters, especially the stator flux and electromagnetic torque. These decisions are made in such a way that both quantities remain inside a hysteresis band. Our study is mainly concerned with the minimization of the ripple of the electromagnetic torque and stator flux with the use of the direct torque control method that will be applied to the three-phase induction machine. PID controllers and fuzzy logic will produce the best results in terms of reducing ripple at the related torque and speed control. The results will be shown by using Matlab/Simulink at the end of the article, and a discussion will be made by comparing those two regulator.

Induction motorsFuzzy logicDirect torque control+1
Wahıb Hılouan Mohamed
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Efficient design of island load management in microgrid systems based on fuzzy logic

Sun and wind are not always present during the day. For this reason, photovoltaic and wind energy varies and cannot be used at all hours of the day. However, it is possible to extract and use hot water from the ground. In this study, a simulation of microgrid application was performed using a photovoltaic power system and thermoelectric generator sources. Since the hot water from the spa areas is available at any time of the day, the microgrid system is designed in a way that no battery is needed and the cost is reduced when the battery is removed from the system. The priorities of the classified loads were controlled by a fuzzy logic controller based on the generated power of the utilized energy sources. Loads are divided into primary, secondary, and third-priority loads, and the system is designed in such a way that there is no interruption of the primary load in all power generation conditions. When the generation power increased, the control system switched on the second and third loads according to the applied rules. No instability was observed in the system during the transition of the loads to the active- passive state. The energy balance between supply and demand in the microgrid system was successfully implemented in the Matlab/Simulink environment.

Fuzzy logicEnergy management systemsPhotovoltaic+3
Ethar Sulaıman Yaseen Yaseen
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00

Related subjects