Supervision of education
80 theses under this subject heading
Öğretimin denetimi aracılığıyla sınıf içi kapsayıcı eğitim uygulamalarının etkililiğini arttırma
Bu araştırmanın amacı, sınıf içi kapsayıcı eğitim uygulamalarının öğretim denetimi aracılığıyla etkililiğini arttırmaktır. Araştırma ihtiyaç analizi, sınıf gözlemleri ve gözlemlerden sonra yapılan görüşme olmak üzere üç aşamalı olarak uygulanmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması deseni kullanılmıştır. Bu doğrultuda ilk aşamada Gaziantep ilinde kapsayıcı eğitim uygulayan öğretmenlerin, kapsayıcı eğitime dair algıları, uygulamalarında karşılaştıkları sorunları, bu sorunların nedenleri ve bu sorunlara ilişkin önerileri tespit edilmeye çalışılmıştır. İkinci aşamada ihtiyaç analizinden elde edilen veriler ve uzmanların görüşleri ile belirlenen gözlem formları ile sınıf gözlemleri gerçekleştirilmiştir. Sınıf gözlemi süreci gözlem öncesi görüşme, gözlemin yapılması ve gözlem sonrası görüşme olarak üç basamaktan oluşmaktadır. Son olarak ise sınıf gözlemlerinden sonra yarı yapılandırılmış bir görüşme daha gerçekleştirilmiştir. Araştırma 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ilinde eğitim veren 4 bağımsız anaokulundan 12 kadın okulöncesi öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sınıf gözlemi süreci pandemi koşulları, zaman ve gönüllülük esasları dikkate alınarak bir öğretmen ile gerçekleştirilebilmiştir. Araştırmanın ihtiyaç analizi ve gözlemler sonrası yapılan son görüşme kısımlarında toplam 14 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Sınıf gözlemleri ise toplamda 14 formdan oluşan 12 odak noktasına göre gerçekleştirilmiştir. Sınıf gözlemlerinde video kayıt tekniğinden faydalanılarak dersler kayıt altına alınmıştır. Araştırma bulguları da ihtiyaç analizi, sınıf gözlemi ve gözlem sonrası son görüşme olarak üç başlıkta verilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin kapsayıcı eğitime ilişkin sadece bir kısmının doğru ve net tanımlamada bulunabildiği, sınıf içi uygulamalarda sınıf içi ve sınıf dışı etmenler göz önüne alındığında pekçok alanda sorun yaşadıkları belirlenmiştir. Sınıf gözlemlerinde öğretmene sunulan rehberlik ve destekle birlikte öğretmenin etkililiğini artırdığı gözlenmiş ve bu durum katılımcının gözlem sonrası görüşmeleriyle teyit edilmiştir. Bu bakımdan bulgulara dayalı olarak birtakım önerilerde bulunulmuştur.
Ortaokul yöneticilerinin denetim becerilerinin öğretmenlerin örgütsel adalet algıları üzerindeki rolü
Bu çalışmada ortaokul müdürlerinin denetim becerilerinin öğretmenlerin örgütsel adalet algıları üzerindeki rolünü belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Çalışmanın örneklemini, Gaziantep ili merkez ilçelerinde bulunan ortaokullarda görev yapan 501 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Dağlı, Baysal ve Korkut (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan Örgütsel Adalet Ölçeği ve Özdemir (2019) tarafından geliştirilmiş Denetim Becerileri Ölçeği kullanılmıştır. Veri analizinde tanımlayıcı istatistikler, t-testi, ANOVA ve Pearson korelasyon testleri kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, öğretmenlerin genel örgütsel adalet algıları ve etkileşimsel adalet algıları yüksek, dağıtımsal ve işlemsel adalet algılarının ise orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Denetim becerilerine ilişkin bulgular, öğretmenlerin algısına göre okul müdürlerinin denetim becerilerinin iyi olduğunu göstermektedir. Öğretmen geliştirme ve farklılıklarla baş etme, okul müdürlerinin en başarılı oldukları alanlar olarak tespit edilmiştir. Demografik değişkenlerle yapılan karşılaştırmalar; öğretmenlerin işlemsel, dağıtımsal ve etkileşimsel adalet algılarının yaş, cinsiyet, kıdem ve yöneticilerle çalışma süresine göre farklılaştığını, okul müdürlerinin denetim becerilerinin ise yaşa göre farklılaştığını göstermiştir. Korelasyon analizine göre, okul müdürlerinin farklılıklarla baş etme ve öğretmeni geliştirme becerileri ile öğretmenlerin etkileşimsel ve genel örgütsel adalet algıları arasında pozitif ilişki bulunmuştur (p<0.01). Okul müdürlerinin takım oluşturma becerileri ile örgütsel adaletin tüm boyutları arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir (p<0.05). Elde edilen sonuçlar, diğer araştırmalar ile tartışılmıştır. Gelecek araştırmalarda denetim becerileri ve örgütsel adalet ilişkisinin farklı okul türlerinde ve örneklemlerde incelenmesi önerilmektedir.
Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde enfeksiyon kontrolü
Giriş ve amaç: Hastane enfeksiyonu, semptomları, önemi, yan etkileri, sonuçları, önlemleri, mikroorganizmaların bulaşma yolları, personelin korunma yolları konularında hastane personeline eğitim verilmelidir. Bu çalışmanın amacı, yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde, tıbbi bakım uygulamalarında, enfeksiyon kontrol önlemleri açısından sorunların saptanması, gerekli önlemler hakkında eğitim verilmesi ve eğitimin bu uygulamalara etkisinin araştırılmasıdır. Materyal metot: Çalışma, Aydın Adnan Menderes Üniversite Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde, 30 hemşire ve 9 hastabakıcıya uygulanmıştır. Ünitenin tıbbi bakım uygulamalarını değerlendirmek için el hijyeni gözlemi ve ünite denetimi yapılmıştır. Ünite hemşire ve temizlik personellerine, enfeksiyon kontrol önlemleri hakkında eğitim verilmiştir. Eğitim, 104 slayt içeren PowerPoint sunumu ile yapılmıştır. Gözlem ve denetimler, eğitim öncesi, eğitimden sonraki 1. ay ve 3. ay sonrasında olmak üzere üç kez tekrarlanmıştır. Araştırma verileri SPSS (Statistical for the Social Sciences) 21.0 istatistik programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmada, hemşirelerin, el hijyeni sağlama oranı, aseptik işlemler öncesi durumunda, eğitim öncesi % 53, eğitimden sonrası 1. ayda %83, eğitim sonrası 3. ayda %80 olarak belirlenmiştir ve anlamlı bulunmuştur. Vücut sıvılarının bulaşma riski sonrasında, el hijyeni sağlama oranı, eğitim öncesi %56, eğitimden sonrası 1. ayda % 80, eğitim sonrası 3. ayda %96 olarak belirlenmiştir ve anlamlı bulunmuştur. Hasta çevresi ile temas sonrası, el hijyeni sağlama oranı, eğitim öncesi %40, eğitimden sonrası 1. ayda %83, eğitim sonrası 3. ayda % 80 olarak belirlenmiştir ve anlamlı bulunmuştur. Elde edilen bulgular, verilen eğitim sonrasında doğru tıbbi bakım uygulamalarında artma olduğunu göstermiştir. Eğitimde özellikle enfeksiyon kontrol önlemlerinin farkındalığın sağlandığı, denetimlerle de doğru tıbbi bakım uygulanmalarının arttığı belirlenmiştir. Sonuç: Çalışmamızda, yanlış ve doğru uygulamaların saptanması ve farkındalık oluşturulması için yapılan denetimlerin de önemli olduğu görülmüştür. Bu nedenle eğitimlerle beraber denetimlerin de sürekli olması, sonuçların personellerle paylaşılmasının önemi anlaşılmıştır. Eğitimler, yanlışların saptanması ve düzeltilmesi, doğruların devamlılığının sağlanması yönünde olmalıdır. Çalışmamızda, eğitimin ve etkili iletişimle yapılan denetimlerin, enfeksiyon kontrolü önlemlerini artırdığı görülmüştür.
İl eğitim denetmenlerinin mesleki yardım ve rehberlik görevlerini gerçekleştirme düzeylerinin öğretmen algılarına göre değerlendirilmesi (Diyarbakır örneği)
Bu araştırmanın amacı, il eğitim denetmenlerinin mesleki yardım ve rehberlik rollerini gerçekleştirme düzeyine ilişkin, ilköğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin görüşlerini saptamaktır. Araştırmanın evrenini, 2012-2013 eğitim öğretim yılında, Diyarbakır il merkezinde bulunan 110 resmi ilköğretim kurumunda görevli 5849 öğretmen, örneklemini ise 40 okulda görevli bulunan 398 öğretmen oluşturmaktadır. Bu araştırmada, Korkmaz (2007) tarafından geliştirilen ve 21 maddeden oluşan ölçme aracı kullanılmıştır. Ölçme aracının birinci bölümünde kişisel bilgilere ilişkin sorular, ikinci bölümde ise denetim sürecine ilişkin sorular yer almaktadır. Anket formlarının uygulanmasından elde edilen ve kodlanarak bilgisayara yüklenen verilerin analizinde SPSS for Windows istatistik programı kullanılmıştır. Verilerin analiz ve yorumunda yüzde, frekans, aritmetik ortalama, t testi, standart sapma, tek yönlü varyans analizinden yararlanılmıştır. Anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda ulaşılan önemli bulgular şunlardır: 1. İl eğitim denetmenlerinin öğretmenlere yönelik "mesleki yardım ve rehberlik" rollerini "oldukça" düzeyinde gerçekleştirdikleri saptanmıştır. 2. İl eğitim denetmenlerinin, öğretmenlere yönelik "mesleki yardım ve rehberlik" rollerini gerçekleştirme düzeyine ilişkin, öğretmenlerin algılarında cinsiyet, hizmet süresi ve öğrenim durumu değişkenleri açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır. 3. İl eğitim denetmenlerinin, öğretmenlere yönelik "mesleki yardım ve rehberlik" rollerini gerçekleştirme düzeyine ilişkin, öğretmenlerin branşları açısından görüşleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Sınıf öğretmenlerinin branş öğretmenlerine göre daha yüksek ortalamaya sahip olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Teftiş, Rehberlik, Eğitim Denetmeni
Öğretmenlerde algılanan örgütsel destek ile eğitim denetmenlerine yönelik tutum arasındaki ilişki
Öğretmenlerin örgütsel destek algısı ile eğitim denetmenlerine yönelik tutumları arasındaki ilişkilerini belirlemek, algılanan örgütsel destek ile eğitim denetmenlerine yönelik tutumun, öğretmenlerin demografik özelliklerine göre farklılaşma durumunu incelemek amacıyla gerçekleştirilen araştırmada aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: Amaç doğrultusunda hazırlanan anket formu; 2012-2013 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Ataşehir ilk ve orta öğretimde görev yapan 465 öğretmene uygulanmıştır. Anket sonuçları bilgisayar ortamında SPSS 17.0 istatistik paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmaya katılan demografik özelliklerin belirlenmesinde frekans ve yüzde istatistiklerinden, örgütsel destek ve müfettişlere karşı tutum düzeylerinin belirlenmesinde ortalama ve standart sapma istatistiklerinden faydalanılmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerine göre örgütsel destek ve müfettişlere karşı tutum düzeylerinin farklılaşmasının incelenmesinde t testi, tek yönlü anova ve tukey testlerinden faydalanılmıştır. Katılımcıların örgütsel destek algıları ile müfettişlere karşı tutumları arasındaki ilişkilerin incelenmesinde korelasyon analizinden, örgütsel destek algılarının müfettişlere karşı tutumları üzerindeki etkilerinin incelenmesinde ise regrasyon analizinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda; öğretmenlerin orta düzeyde örgütsel destek algısına sahip oldukları ve yine orta düzeyde müfettişlere karşı tutumlarının olduğu belirlenmiştir. Demografik özelliklerine göre örgütsel destek algılarında ve müfettişlere karşı tutumlarda farklılaşmalar olduğu da ortaya konulmuştur. Araştırmada öğretmenlerin örgütsel destek algıları ile müfettiş tutumları arasında anlamlı ilişkilerin olduğu ve örgütsel destek algısının yükselmesinin, öğretmenlerin müfettişlere karşı tutumlarını olumlu düzeyde artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Destek, Eğitim Denetmenliği, Müfettiş, Öğretmen
Öğretmen denetimlerinin öğretmen, okul müdürü ve eğitim müfettişi görüşlerine göre değerlendirilmesi
Amaç: Bu araştırmanın amacı devlet okullarında görev yapmakta olan öğretmenlerin, okul müdürlerinin ve müfettişlerin okul müdürlerinin öğretmen denetimi görevleri hakkındaki düşüncelerini ortaya koymaktır. Yöntem: Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri olan olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Sakarya ilinde görev yapmakta olan öğretmenler, okul müdürleri ve müfettişler oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırmalarda sıklıkla tercih edilen örnekleme tekniklerinden biri olan amaçlı örnekleme tekniği kullanılmıştır. Bu örnekleme tekniğinde araştırmacı tarafından evreni en iyi temsil ettiği düşünülen bireyler tercih edilmektedir. Araştırmanın katılımcıları okul müdürü tarafından denetlenmiş olan beş öğretmen, kendileri müfettiş tarafından denetlenmiş ve öğretmen denetimi gerçekleştirmiş beş okul müdürü ve beş müfettiştir. Veri toplama sürecinde yapılandırılmamış görüşme formu kullanılmıştır. Katılımcıların kendilerini rahat ifade edebilmeleri ve çok yönlü veri elde edebilmek amacıyla yapılandırılmamış görüşme formu tercih edilmiştir. Katılımcıların görüşleri kendi tercihleri doğrultusunda yazılı olarak veya ses kaydı yöntemi ile alınmıştır. Sonrasında ses kaydının transkipsiyonu gerçekleştirilmiş ve katılımcıların onayı alınmıştır. Katılımcıların beyanı içerik analizi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Bulgular: Araştırmanın sonuçlarına göre öğretmenler; müdür ile sürekli iletişim halinde olmaları, müdürlerin kendilerini çok yönlü tanıması ve çalışmalarını yakından takip edebilmesi, sürekli rehberliğinden faydalanabilmesi gibi sebeplerle okul müdürlerinin öğretmen denetimini tercih etmektedirler. Okul müdürleri ise; öğretmen denetimi görevlerinin kendilerine güç ve otorite sağlaması, dış denetimin rehberlik yönünün yeterli olmaması ve strese sebep olması gibi sebeplerle okul müdürlerinin öğretmen denetimi faaliyetlerini olumlu bulmaktadırlar. Müfettişler ise okul müdürlerinin denetim alanında eğitim yeterliğinin olmaması, rehberlik konusunda yetkin olmadıklarını düşünmeleri ve kişisel ilişkilerden kaynaklanan taraflılığın denetime olumsuz etki edeceği düşünceleriyle okul müdürlerinin öğretmen denetimi faaliyetlerini olumsuz değerlendirmektedirler. Sonuç ve Öneriler: Eğitimin kalitesinin yükseltilebilmesi için denetim faaliyetleri ve etkinlikleri artırılmalıdır. Denetim faaliyetleri kontrolcü-yargılayıcı faaliyetten çok rehberlik sağlayıcı bir yapıya büründürülmelidir. Elde edilen verilere göre okul müdürleri ve öğretmenler denetime yönelik eğitime ihtiyaç duymaktadırlar. Gerekli yetkinliğin elde edilmesi için lisansüstü eğitimler, hizmet içi eğitimler, seminerler sağlanmalıdır. Okul müdürlerine teorik eğitimin yanı sıra pratik eğitimler sağlanmalıdır. Ayrıca ders denetimlerine ilişkin mevzuat güncellenmeli, standartlar belirlenmeli, yapılacak denetim faaliyetleri, bu faaliyetleri gerçekleştirme yöntem ve teknikleri, zamanı gibi detaylar açık şekilde ortaya konulmalıdır. Ödül ve ceza sistemi getirilerek öğretmenleri teşvik edici denetim uygulamaları yerleştirilmelidir. Anahtar Kelimeler: Denetim, öğretmen denetimi, okul müdürü denetimi, müfettiş denetimi
Okul müdürlerinin ders denetimine ilişkin öğretmen görüşleri
Eğitim sisteminin en küçük yapısı olan okullarda eğitim öğretim faaliyetlerinin yürütülmesinden sorumlu olan okul müdürlerinin yönetimsel işlerinin yanında denetim görevleri de bulunmaktadır. Eğitimin kalitesinin artması ve geliştirilmesinde önemli yeri olan ders denetiminin gerçekleştirilmesinde okul müdürlerinin de yetkili olması okul müdürlerinin gerçekleştirdiği denetim faaliyetlerini araştırmaya açık hale gelmiştir. Bu araştırmanın amacı da okul müdürlerinin ders denetimi ile ilgili öğretmen görüşlerini ortaya koymaktır. Okul müdürlerinin ders denetimi yeterlilikleri hakkında öğretmen görüşlerinin belirlenmesi amacıyla yapılan bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Düzce ilinde görev yapan meslekte yirmi yılını doldurmuş, idareciler ve denetmenler tarafından alanında yetkin gösterilen sınıf öğretmenleri ile gerçekleştirilen çalışmada dört adet açık uçlu soru ve bu soruların içinde bulunan alt sorular ile oluşturulmuş yarı yapılandırılmış görüşme formu ile veriler toplanmıştır. Öğretmenlerle yapılan görüşmeler sonucu elde edilen veriler betimsel ve içerik analizi yaklaşımına göre analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi sonrası bulgular okul müdürlerinin halihazırda yaptıkları ders denetimi, okul müdürlerinin ders denetimi yeterlilikleri, müfettişlerin ders denetimini bırakmasının denetim faaliyetlerine etkisi ve öğretmenlere göre etkili ders denetimi temaları altında toplanmıştır. Yapılan çalışmada okul müdürlerinin ders denetimini formaliteden gerçekleştirdiği, yapılan denetimlerin etkisiz ve profesyonellikten uzak olduğu belirlenmiştir. Ayrıca okul müdürlerinin öğretmenlerle iç içe olması denetim faaliyetlerinin sürekli hale gelmesini sağlamaktadır. Bu durum nedeniyle öğretmenler okul müdürlerinin ders denetimi yapmasını tercih etmektedir.
Okul yöneticilerinin kayırmacı tutum ve davranışlarının okul etkililiği üzerine etkisi
Bu araştırma, okul yöneticilerinin kayırmacı tutum ve davranışları ile etkili okul arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, nicel araştırma yöntem ve tekniklerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak yapılmıştır. Araştırma örneklemi, 2022-2023 eğitim öğretim yılında Düzce ili Merkez ilçesinde bulunan resmi ortaokul kademesinde görev yapan 427 öğretmenden oluşmaktadır. Öğretmenlerin okul yöneticilerinin kayırmacı tutum ve davranışlarına ilişkin algı düzeyi ile ilgili veri toplamak amacıyla Erdem ve Meriç (2012) tarafından geliştirilen "Okul Yönetiminde Kayırmacılık Ölçeği (OYKÖ)" kullanılmıştır. Öğretmenlerin etkili okul algı düzeyleri ile ilgili veri toplamak amacıyla ise Abdurrezzak ve Uğurlu (2019) tarafından geliştirilen "Etkili Okul Ölçeği (EOÖ)" kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, öğretmenlerin kayırmacılık algı düzeyleri çok düşük düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin kayırmacılık algı düzeylerinde cinsiyet ve kıdem yılı değişkenlerine göre anlamlı farklılaşma mevcut iken yaş, mevcut okulda çalışma süresi, okul yöneticisi ile aynı sendikaya üye olma durumu değişkenlerine göre ise anlamlı bir farklılaşma tespit edilememiştir. Öğretmenlerin etkili okul algı düzeylerinin ortalamanın üstünde olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin etkili okul algı düzeyleri cinsiyet, yaş, mevcut okulda çalışma süresi, okul yöneticisi ile aynı sendikaya üye olma durumu ve kıdem yılı değişkenlerine göre anlamlı bir farklılaşma göstermediği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin algılarına göre, okul yöneticilerinin kayırmacı tutum ve davranışları ile etkili okul arasında anlamlı, orta düzeyde ve negatif yönlü bir ilişki söz konusudur. Diğer bir bulguya göre ise öğretmenlerin okul yöneticilerinin kayırmacı tutum ve davranışlarına ilişkin algılarının, etkili okul algı düzeyini orta düzeyde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular çerçevesinde uygulayıcılara ve araştırmacılara çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Maarif müfettişleri tarafından gerçekleştirilen ders denetimlerinin öğretmen performansındaki rolü
Bu araştırmanın amacı maarif müfettişleri tarafından önceki yıllarda gerçekleştirilen ders denetimlerinin öğretmen performansındaki rolünü ortaya koymaktır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseninde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak geliştirilen görüşme formuna uzman görüşü doğrultusunda son şekli verilmiştir. Katılımcıların belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme ve kartopu örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda, okul müdürleri tarafından önerilen, alanında parmakla gösterilebileceğini düşündükleri, idealist 15 öğretmen ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların isimleri gizlenerek çalışmada kod isimler (K1, K2…) kullanılmıştır. Görüşmeler katılımcıların onayıyla ses kayıt cihazına kaydedilmiştir. Görüşme sırasında alınan ses kayıtları araştırmacı tarafından çözümlenerek yazıya dökülmüştür. Elde edilen metinler katılımcılara ulaştırılarak, katılımcılar bu yanıtların kendilerine ait olduğunu ve onayladıklarını teyit etmişlerdir. Katılımcılardan gelen bilgiler doğrultusunda metinlere son şekli verilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenler; ders denetimlerinin olumlu yönleri olarak ders denetimlerinin faydalı olduğu, evrakları daha düzenli tuttukları, derse hazırlıklı geldikleri unsurlar ön plana çıkmıştır. Ders denetiminin olumsuz yönleri olarak, moral ve motivasyonu artırmadığı, evrak denetiminden öteye gidemediği, bir iki saat derse gelmenin yeterli olmadığı, bazen öğrenciyi olumsuz etkileyebildiğini bazen de öğrenci üzerinde etkisinin olmadığını, öğretmenlerin olumsuz etkilenebileceklerini ve öğretmenlerin performanslarını artırıcı bir etkisinin olmadığını düşünmektedirler. Ders denetimlerinin artık maarif müfettişleri tarafından gerçekleştirilmemesinin okullar üzerinde herhangi bir şekilde boşluk oluşturmadığı, bazı kaygılara rağmen okul müdürlerinin bu işi yürüttüğü, bazı katılımcılara göre ise okul müdürlerinin bu konuda uzman olmayıp bu işi öylesine yerine getirdikleri ve dolayısıyla okul müdürlerinin bu işi yapamadıkları, öğretmenlerin bu yeni sistemle birlikte genel anlamda stres olmayıp daha rahat çalıştıkları, aslında müfettişlerin tavırlarının önemli olduğu genellikle müfettişlerin önyargılı ve eleştirici bir tavır sergiledikleri katılımcılar tarafından vurgulanmıştır. En iyi denetimin aslında kişinin vicdanı olduğu, kendi vicdan muhasebesini yapan insanlar için denetime bile gerek duyulmaması gerektiği, şimdiye kadar gerçekleştirilen denetimler esnasında denetime ait standartların tam olarak belli olmadığı için her müfettiş tarafından farklı farklı uygulamaların yapıldığı ve bununda öğretmenler tarafından müfettişlere karşı olumsuz bir bakış açısıyla yansıdığı, müfettişlerin önyargısız olmaları gerektiği, aslında en iyi denetimi velinin yaptığını, öğretmenlerin de birbirlerini denetleyebilecekleri çok paydaşlı yeni bir sistemin de geliştirilebileceği katılımcılar tarafından vurgulanmıştır. Katılımcı öğretmenler denetimin kesinlikle olması gerektiği, denetim olmayan yerden iyi bir sonuç alınamayacağından bahsederken en iyi denetimi velinin sürekli yaptığını, asıl olan kişinin kendi özdenetimini yapıp vicdanı olduğu şeklinde ifade etmişlerdir.
2000 ile 2019 yılları arasında Türkiye'de ve yurt dışında eğitim yönetimi alanında yayınlanan makalelerin tematik açıdan değerlendirilmesi
Amaç: Bu çalışmanın amacı eğitim yönetimi alanında Türkiye'de ve yurt dışında 2000'li yıllardan sonra ortaya çıkan eğilimleri ve yönelimleri tespit etmektir. Bu doğrultuda Türkiye'de Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi (KUEY) dergisinde yayınlanan 503 makale; yurt dışında ise Educational Administration Quarterly (EAQ) dergisinde yayınlanan 475 makale ile Educational Management Administartion and Leadership (EMAL) dergisinde yayınlanan 766 makalenin tematik açıdan analiz edilmesi ve karşılaştırmalı sonuçlar çıkarılması amaçlanmaktadır. Eğitim yönetimi alanında önemli görülen bu yabancı ve yerli dergilerde yayınlanan makalelerin tematik açıdan analiz edilmesi ile Türkiye'deki ve genel olarak dünyadaki yönelimlerin ortaya çıkarılarak ve bu yönelimlerdeki benzerlik ve farklılıklarını incelenmesi ile genel bir durum değerlendirmesi yapılması hedeflenmektedir. Yöntem: Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Dünya genelinde eğitim yönetimi konusunda sınırlandırılmış bir araştırma bütünü belirlenmiştir ve literatürde sistematik bir arama yapılmıştır. İlgili yayınlar indirilerek makalelerden elde edilen bilgiler, çalışmalarda geçerli olan eğilimler analiz edilmiş ve sonuçları sentezlenmiştir. Bu, dünya genelinde yaklaşık son yirmi yılda eğitim yönetimi üzerine literatürde meydana gelen değişim modellerinin analiz edilmesini olanaklı kılmıştır. Bulgular: Araştırma kapsamında incelenen yerli ve yabancı makaleler 14 kategori altında incelenmiştir. Ülkemizde yayınlanan KUEY dergisinde en fazla eğitim ve öğrenme öğretme (n=165, yüzde 32,8) kategorisi incelenmiştir. Liderlik ise EAQ (n=121, yüzde 25,4) ve EMAL (n=305, yüzde 39,8) dergilerinde en sık kullanılan kategoridir. Bu makalelerde eğitim yönetimi ile ilgili yeterli sayıda çalışma yapılmadığı görülmektedir. Araştırma kapsamında incelenen KUEY dergisinde yayınlanan makalelerde yalnızca tema açısından bakıldığında en sık değinilen temanın üniversite yönetimi (n=28) olduğu ortaya çıkmıştır. EAQ ve EMA&L dergilerinde yayınlanan makalelerde en fazla ele alınan temanın ise liderlik (EAQ n=34, EMAL n= 87) olduğu ortaya çıkmıştır. Yabancı makalelerde ırkçılık, eşitlik, kadın yöneticiler, cinsiyet farklılığı gibi temalar en fazla incelenen temalar arasında iken durum yerli makalelerde tam tersi biçimindedir Yerli makalelerde örgütsel çatışmaların çözülmesine ve örgüt birliğinin sağlanmasına, örgüt üyelerinin örgüte bağlı olmalarına, okul ve sınıf düzeninin sağlanmasına ve öğrenci disiplininin sağlanmasına önem verilmiştir. Türkiye'de disiplin sağlama konusuna daha fazla önem verilirken yabancı ülkelerde daha çok okul işbirliğinin sağlanması, okul ilişkilerinin düzenlenmesi, okulun geliştirilmesi ve mesleki gelişim gibi konular önem görmüştür. Tartışma ve Sonuç: Bu araştırmanın sonucunda alanda üretilen araştırmaların eksikliklere sahip olduğu ve özgün araştırmaların sayısının az olduğu görülmüştür. Alanda yazılan makalelere tema açısından bakıldığında, üniversite yönetimi (n=28), örgütsel bağlılık (n=14), çatışma yönetimi (n=17), öğrenci gelişimi (n=17), okul kültürü (n=17), öğrenci gelişimi (n=17), bilimsel çalışmalar (n=16), eğitim denetimi (n=15), örgütsel vatandaşlık (n=13), öğretmen yeterliliği (n=13), yönetici yeterliliği (n=13), sınıf yönetimi (n=13), okul yönetimi (n=12), tükenmişlik (n=12), yönetici tutumları (n=12), ölçme değerlendirme (n=12), öğrenci disiplini (n=12), eğitim yönetimi (n=11) gibi temalarda yığılma olduğu liderlik gibi önemli temalara ise çok az sıklıkla değinildiği görülmüştür. Bu araştırma bulguları ve sonuçları doğrultusunda eğitim yönetimi alanının Türkiye'deki ve yurt dışındaki durumunun ortaya konularak alanda gerçekleştirilecek çalışmalara yön vermesi beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Educational Administration Quarterly, Educational Managemenet Administration and Leadership, Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi, Eğitim Yönetimi.
İlköğretim kurumlarında etik liderlik ile örgüt sağlığı arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı ilköğretim kurumlarında görev yapan liderler tarafından sergilenen etik liderlik davranışları ile okulların örgüt sağlığı düzeyleri arasındaki ilişkiyi öğretmenlerin algılarına göre belirlemektir.Çalışma ilişkisel ve nedensel araştırma modelindedir. Araştırmada örneklem seçiminde seçkisiz oranlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda Aksaray ili merkez ilçesinde bulunan 14 ilköğretim okulu ve 2010-2011 eğitim- öğretim yılında bu okullarda görev yapmakta olan 382 öğretmen, örneklem grubunu oluşturmuştur. Araştırmada ilköğretim okullarında görev yapan ilköğretim okulu müdürlerinin, öğretmenler tarafından algılanan etik liderlik davranışları ve bu davranışların gerçekleşme düzeylerini saptamak amacıyla öğretmenlere Brown, Trevino, ve Harrison (2005) tarafından geliştirilen `Etik LiderlikAnketi' uygulanmıştır. Ayrıca okulun örgüt sağlığını belirlemek için, Hoy, Tarter ve Kottkamp (1991) tarafından geliştirilen (OHI-E) Örgütsel Sağlık Envanteri - İlköğretim formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik yöntemlerinden aritmetik ortalama (), standart sapma (s), yüzde (%), frekans (f) işlemleri ile Pearson Moments çift yönlü korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır.Araştırmanın bulgularına göre örneklem grubunun vermiş olduğu cevaplara göreilköğretim okullarında görev yapan müdürlerin sergilemiş olduğu davranışların öğretmen algılarına göre etik ilkeler doğrultusunda olduğunu, ilköğretim okullarında görevli öğretmenlerin, okulun örgüt sağlığına dair algılarının yüksek düzeyde olduğunu göstermektedir. Bunlarla birlikte araştırmanın bulgularına göre etik liderlik davranışları ile örgüt sağlığı arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmektedir ve araştırmanın analizleri etik liderlik ile örgüt sağlığı arasındaki ilişkinin anlamlı olduğunu göstermektedir.Etik liderliğin örgüt sağlığını yordamasına ilişkin yapılan çoklu regresyon analizi sonuçları incelendiğinde ise etik liderlik ile okulların örgüt sağlığı boyutları puanları ilepozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Ayrıca etik liderlik ile örgüt sağlığı arasında anlamlı bir ilişki olmakla beraber etik liderlik örgüt sağlığının yordayıcısıdır.
Avrupa Üniversiteler Birliği Kurumsal Değerlendirme Programına katılan Ankara'daki üniversitelerin kurumsal değerlendirme raporlarının incelenmesi
Bu araştırma, Avrupa Üniversiteler Birliği Kurumsal Değerlendirme Programına katılan Ankara'daki üniversitelerin kurumsal değerlendirme raporlarının ve programın uygulama sürecinde yürütülen çalışmaların değerlendirildiği tarama modelinde bir çalışmadır.Araştırma, Ankara, Gazi, Hacettepe ve Orta Doğu Teknik Üniversiteleri kurumsal değerlendirme raporlarında; yönetim, finansman, araştırma, eğitim, dış paydaşlar ve uluslararası açılar sorun boyutlarıyla ilgili yapılan tespitleri ortaya koymakta ve üniversitelerimizde Kurumsal Değerlendirme Programı kapsamında yapılan hazırlık çalışmaları ile sonrasında yürütülen iyileştirme çalışmalarını irdelemektedir.Araştırmanın örneklemini ve veri kaynaklarını, araştırma evrenini oluşturan üniversitelerde dış değerlendirme çalışmalarında görev almış birer yönetim temsilcisi ile bu üniversitelerin eğitim, fen, sağlık ve sosyal bilimler alanlarında öğretim üyesi sayısı açısından en büyük fakültelerinde görev yapan öğretim üyeleri oluşturmaktadır. Dış değerlendirme çalışmalarına ilişkin yönetim temsilcilerinin görüşleri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile, öğretim üyelerinin görüşleri anket tekniği ile toplanmış ve değerlendirilmiştir.Ayrıca, öğretim üyelerinin dış değerlendirme süreci ile ilgili görüşleri ve beş boyuta yönelik raporlarda yer alan iyileştirme önerilerine katılım durumları arasında; görev yaptıkları üniversite, unvanları, çalışma alanları ve yöneticilik deneyimleri bakımından anlamlı bir faklılık olup olmadığı değerlendirilmiştir.Kurumsal Değerlendirme Raporlarının incelenmesi sonucunda Türk üniversite sisteminde önemli merkezi kısıtlamaların olduğu ve bu kısıtlamaların yenilikçi, dinamik bir kurumun gelişebilmesi için elverişli olmadığı belirtilmiştir. Üniversitelerin değişimi desteklemek ve bir kalite kültürü geliştirmek ihtiyacında oldukları, kalite güvencesinin henüz tam olarak içselleştirilememiş bir konu olarak önemini koruduğu, özdeğerlendirme çalışmalarının bu kültürün oluşturulmasında önemli olduğu ve mutlaka devamının getirilmesi gerektiği, kalite güvencesi çalışmalarının tüm ilgilileri kapsaması gerektiği vurgulanmıştır.Araştırma sonuçları ayrıca, Kurumsal Değerlendirme Programı kapsamında yürütülen çalışmalara öğretim üyelerinin yeterli düzeyde katılımının sağlanmadığını, programın üniversitelerimizde özdeğerlendirme çalışmalarının başlatılması ile birlikte köklü iyileştirmelere yol açmadığını ve iyileştirme önerilerine öğretim üyelerinden yüksek derecede katılım olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca beş boyuttaki iyileştirme önerilerine katılım bakımından üniversiteler arasında anlamlı bir farklılık olduğu, idari görev bakımından dış paydaşlar/uluslararası açılar boyutunda anlamlı bir farklılık olduğu, unvan bakımından anlamlı bir farklılık olmadığı, çalışma alanı bakımından ise araştırma/eğitim ile dış paydaşlar/uluslararası açılar boyutlarında anlamlı bir farlılık olduğu tespit edilmiştir.
Türkiye'de ilköğretim okullarında eğitim denetimi: Bir meta-sentez çalışması
Bu araştırma, Türkiye'deki ilköğretim okulları dikkate alınarak, eğitim denetimine ilişkin mevcut durumu, 1995-2012 yıllarında yapılan araştırma sonuçlarından yola çıkarak meta-sentez yöntemi ile ortaya koymak amacına yöneliktir. Bu çalışmada, hem nicel hem de nitel araştırma bulgularını sentezlemek için nitel araştırma deseni olan ?meta-sentez? araştırma yöntemi kullanılmıştır.1995-2012 yılları arasında Türkiye'deki ilköğretim okullarında il eğitim denetmenleri tarafından yapılan denetim uygulamalarını içeren ve dahil edilme ve hariç tutulma işlemleri çerçevesinde bu meta çalışmanın amacına hizmet edebilecek, nitel veya nicel araştırma yöntemlerini kullanarak hazırlanmış 73 yüksek lisans ve doktora tezi araştırma kapsamına alınmıştır.Bulgular, denetmenlerin, denetim sürecinde sergilemiş oldukları davranışlar ile, rehberlik, mesleki yardım ve işbaşında yetiştirme rolleri ve teknik yeterlikleri öğretmenler tarafından ?düşük? düzeyde yeterli görüldüğünü ortaya koymuştur.İl eğitim denetmenlerinin, denetmenlerin işe alınması ve yetiştirilmesi, denetim sisteminin örgütsel yapısı (yetki, iş yükü, iletişim vb.), çalışma koşulları, denetleme süresi ve hizmetiçi eğitim gibi alanlarda ?yüksek? düzeyde sorunla karşılaştıkları, söz konusu alanlarda ?yüksek? düzeyde bir yenilenme ihtiyacının olduğunu düşündükleri ve ?rehberlik-mesleki yardım ve işbaşında yetiştirme?, ?inceleme ve araştırma? rollerini gerçekleştirirken ?yüksek? düzeyde çatışma yaşadıkları tespit edilmiştir.Ayrıca, eğitim denetmenlerinin, öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin mevcut denetim uygulamalarını, çağdaş denetim ilkeleri açısından yetersiz gördükleri, bu nedenle denetim sürecine ilişkin algılarının ?düşük?, beklentilerinin ise, ?yüksek? düzeyde olduğu görülmüştür.
İl eğitim denetmen ve yardımcılarının mesleki gelişimlerini devam ettirmede e-mentorluk modeli
Bu araştırma ile il eğitim denetmen ve yardımcılarının mesleki gelişimlerini sürdürmelerinde e-mentorluk modelinin sürece olan katkılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Öncelikle tüm etkinliklerin gerçekleştirildiği uygulama sitesi (www.e-mentorum.com) hazırlanarak yayınlanmıştır. Literatür taraması ve uygulama başlangıcında uygulama sitesi kullanıcılarından gelen istekler doğrultusunda belirlenen sekiz öğrenme içeriği ile ilgili öğrenme materyalleri hazırlanarak uygulama sitesine yüklenmiştir. Uygulama sitesinde yönetici, e-mentor ve mente olarak üç farklı kullanıcı grubu tanımlanmıştır. 2011-2012 yılında, Elazığ, Malatya ve Bingöl illerinde görevli il eğitim denetmen ve yardımcılarından 59'unun katılımıyla gerçekleştirilen araştırmada akademisyen ve deneyimli il eğitim denetmenleri e-mentor, çalışma grubunda yer alan diğer il eğitim denetmen ve yardımcıları mente, araştırmacı ise yönetici olarak atanmıştır. Tek grup öntest sontest deneysel desende gerçekleştirilen araştırmada uygulama sitesi üzerinden yapılacak etkinliklerin neler olduğu ve nasıl yapılacağı hakkında oryantasyon eğitimleri verilmiştir. İlk iki hafta, oryantasyonun tam olarak sağlanması ve uygulama sitesinde olası teknik aksaklıkların belirlenerek giderilmesi amacıyla araştırma kapsamı dışında değerlendirilmiştir. E-mentorluk uygulamasının, il eğitim denetmen ve yardımcılarının başarısına etkisini belirlemek için başarı testi, tutumlarına olan etkiyi belirlemek amacıyla bilgisayar ve internete karşı tutum ölçeği, e-öğrenmeye karşı tutum ölçeği ve e-mentorluğa karşı tutum ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır.Sonraki aşamada başarı testi ile tutum ölçekleri öntestleri yapılarak uygulamaya başlanmıştır. 10 hafta süren araştırma sonunda başarı testi ve tutum ölçeklerinin sontestleri uygulanmış, il eğitim denetmen ve yardımcılarının algılarında olası değişimlerin olup olmadığını belirlemek amacıyla hazırlanmış olan görüşme formları kullanılmıştır.Araştırma sonucunda elde nicel verilerin analizi aşamasında ilişkili örneklemler t testi, Kruskal Wallis H testi ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Nitel veriler, içerik analizi yöntemi ile NVivo 9.2 programı yardımıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizi ile e-mentorluk uygulamasının, il eğitim denetmen ve yardımcılarının başarılarına, bilgisayar ve internete karşı tutumlarına, E-öğrenmeye karşı tutumlarına ve e-mentorluğa karşı tutumlarına olumlu katkı sağladığı görülmüştür. İl eğitim denetmen ve yardımcılarının e-mentorluk uygulamasına ilişkin algılarında yaşanan değişim, il eğitim denetmen ve yardımcılarının görüşlerinin özüne sadık kalınıp, alıntılar yapılarak bulgular kısmında verilmiştir. İl eğitim denetmen ve yardımcılarının görüşleriyle, iş yükünün fazla olması, zaman sıkıntısı çekmelerine rağmen, uygulama ile ciddi kazanımlar elde ettikleri sonucuna ulaşılmıştır.
Milli Eğitim Bakanlık Denetçilerinin ortaöğretim kurumlarındaki psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin denetiminde karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan yönetici ve rehber öğretmenlerin psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri alanındaki çalışmalarının Milli Eğitim Bakanlık Denetçileri tarafından denetiminde yaşanan denetim sorunlarını ve bu sorunların üstesinden gelebilmek için sunulan önerileri belirlemek; ve ulaşılan sonuçlar eşliğinde PDR hizmetlerinin denetimindeki etkililiğin arttırılması yönünde öneriler geliştirmektir. Bu araştırma nitel bir çalışmadır. Ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan yönetici ve rehber öğretmenlerin psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri alanındaki çalışmalarının, Milli Eğitim bakanlık denetçileri tarafından denetiminde yaşanan sorunları; ve bu sorunların üstesinden gelebilmek için sunulan önerileri belirlemek üzere örneklem dahilindeki bireylerin görüşleri, görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Araştırmanın evrenini, Milli Eğitim Bakanlığı?nda görev yapan, Ankara?da 262, İzmir?de 19, ve İstanbul?da 34 olmak üzere, toplam 315 başdenetçi, denetçi ve denetçi yardımcısı oluşturmaktadır. Araştırma, denetçi görüşlerinin alınması yoluyla gerçekleştirilen nitel bir çalışma olduğundan, denetçiler içinden gönüllü olanları dikkate alınarak, 40 denetçi ile görüşme yapılmıştır. Seçilen bu kişiler ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan yönetici ve rehber öğretmenlerin psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri alanındaki çalışmalarının denetiminde yaşanan sorunları; ve bu sorunların üstesinden gelebilmek için sunulan öneriler hakkında yeterli bilgiye ve tecrübeye sahiptir.Denetçilere, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile 9 soru sorulmuş, yanıtlar veri kaybının olmaması için kaydedilmiştir.Araştırmada, önemli sonuçlara ulaşılmıştır. Bakanlık denetçilerinin bir kısmının, denetim öncesi denetlenenlerle süre yetersizliğinden dolayı ön görüşme yapmadığı; ön görüşmenin denetimin amaçlarına ulaşması açısından önemli olduğu; rehberlik hizmetlerinin her zaman bu alandan mezun denetçiler tarafından denetlenemediği; rehber öğretmenlerin ve diğer çalışanların iletişim ve işbirliğinde sorunlar yaşandığı; rehber öğretmenlerin mesleki yeterliliklerin arttırılması gerektiği; okul yöneticilerinin rehberlik hizmetleri ile ilgili görev ve sorumluluğunu yerine getirmediği vb. sonuçlara ulaşılmıştır.Yapılan denetimin amaçlarına etkili şekilde ulaşabilmesi için, araştırma sonuçlarına dayalı olarak birtakım öneriler sunulmuştur. Denetimde ön görüşme yapılmasına önem verilmesi; rehberlik hizmetlerinin denetiminin bu alandan mezun denetçiler tarafından yapılmasının sağlanması; hizmet içi eğitimlere ağırlık verilerek, denetçilerin PDR alanındaki mesleki yeterliklerinin artırılması; mevzuatın güncellenmesinin sağlanması, vb. yapılan önerilerden bazılarıdır. Anahtar Kelimeler: Milli Eğitim Bakanlığı, Denetçi, Ortaöğretim, Rehberlik, Rehber Öğretmen, ?
Eğitim denetmenlerinin ve ilköğretim okul müdürlerinin sergiledikleri hizmetkâr liderlik düzeyi(Elazığ ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, Elazığ il merkezi ve ilçelerinde bulunan ilköğretim okul müdürleri ve eğitim denetmenlerinin hizmetkâr liderlik niteliklerini hangi düzeyde gerçekleştirdiklerini, öğretmen, okul müdürü ve eğitim denetmeni görüşleri açısından belirlemektir.Elazığ ilindeki tüm ilköğretim okulları araştırmanın çalışma evreni olarak alınmıştır. Evrendeki 3323 öğretmenden yansız küme örnekleme yöntemi ile seçilen 668 öğretmen örneklemi oluşturmuştur. Dağıtılan anketlerden geri dönen 445 adedi değerlendirmeye alınmıştır. Ayrıca evrendeki 150 okul müdürü ve 35 eğitim denetmeninden tamamına ulaşılmıştır. Okul müdürlerinden dönen 129 anket, eğitim denetmenlerinden dönen 32 anket değerlendirmeye alınmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak; öğretmenlerin, yöneticilerinin hizmetkâr liderlik düzeyleri hakkındaki görüşlerine ve yöneticilerin (okul müdürü ve denetmen) kendilerinin hizmetkâr liderlik düzeylerine ilişkin görüşlerinin alınmasına yönelik araştırmacı tarafından geliştirilen bir anket kullanılmıştır. Verilerin analizi için aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, tek yönlü varyans analizi gibi istatistiki işlemlerden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçları, öğretmen görüşlerine göre, ilköğretim okulu müdürlerinin hizmetkâr liderlik niteliklerini ?genellikle? düzeyinde yerine getirdiklerini; eğitim denetmenlerinin hizmetkâr liderlik niteliklerini ise ?arasıra? düzeyinde yerine getirdiklerini göstermektedir. Öğretmen görüşlerine göre ilköğretim okulu müdürleri hizmetkâr lider olarak görülürken, eğitim denetmenleri yeteri kadar hizmetkâr lider olarak algılanmamıştır. Oysa, ilköğretim okulu müdürleri ve eğitim denetmenleri ise hizmetkâr liderlik niteliklerini ?her zaman? düzeyinde yerine getirdiklerini düşünmektedirler. Öğretmenlerin, ilköğretim okulu müdürlerinin hizmetkâr liderlik düzeylerine ilişkin algılarında cinsiyet, yaş, eğitim durumu ve mesleki kıdem değişkenlerine göre anlamlı farklılık bulunamamıştır. Öğretmenlerin, eğitim denetmenlerinin hizmetkâr liderlik düzeylerine ilişkin algılarında cinsiyet ve eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık bulunmazken; yaş ve mesleki kıdem değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. İlköğretim okulu müdürlerinin kendi hizmetkâr liderlik düzeylerine ilişkin algılarında yaş ve mesleki kıdem değişkenlerine göre anlamlı farklılık bulunmazken; eğitim durumu değişkenine göre anlamlı farklılık bulunmuştur. Eğitim denetmenlerinin kendi hizmetkâr liderlik düzeylerine ilişkin algılarında yaş, eğitim durumu ve mesleki kıdem değişkenlerine göre anlamlı farklılık bulunamamıştır. Bu bulgulara göre yorumlar yapılmış, uygulayıcı ve araştırmacılara bazı öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Hizmetkâr Liderlik, Öğretmen, İlköğretim Okulu müdürü, Eğitim denetmeni
Türkiye ve Azerbaycan'daki ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin yaşadıkları yıldırma (mobbing) davranışlarının karşılaştırılması
Bu araştırmada, Azerbaycan ve Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlıklarına bağlı ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin, okulda maruz kaldıkları yıldırma (mobbing) eylemlerinin düzeyi, özellikleri ve bu eylemlerin kimler tarafından uygulandığı incelenmiştir.Araştırmanın örneklemi, Türkiye ve Azerbaycan'ın başkentleri, Ankara ve Bakü'deki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okullarında görev yapan toplam 300 öğretmenden oluşmuştur. Veriler, SPSS veri analiz programında işlenerek ankete katılan öğretmenlerin kimlik bilgilerinde frekans ve yüzde, gruplar arasındaki görüş farklılıklarını saptamada t-testi, varyans analizi yapılmış ve 0,05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir.Türkiye ve Azerbaycan'da ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin çoğunluğunun kadınlardan oluştuğu gözlemlenmiş ve bunun yanı sıra, Azerbaycan'da öğretmenlerin yaş ortalamasının kırk yaş ve üzeri olduğu, Türkiye'de öğretmenlerin mesleki kıdem süresi genellikle 1-20 yıl arasıyken, Azerbaycan'da 21 yıl ve üzeri olduğu, Türkiye'de Öğretmenlerin çalıştığı okullardaki görev süreleri 1-10 yıl arasıyken, Azerbaycan'da bu durum 11-20, 21 yıl ve üzeri olarak görülmektedir.Türkiye'deki öğretmenlere olumsuz davranış sergileyen kişilerin okul müdürleri, müdür yardımcıları tarafından yapıldığı görülürken, Azerbaycan'da bunlarla birlikte velilerin de olumsuz davranış sergilediği görülmektedir.İlköğretim okullarında yıldırma davranışlarının erkek ve daha kıdemli öğretmenler tarafından, daha çok Yabancı Dil, Sosyal Bilimler, Beden Eğitimi ve Güzel Sanatlar öğretmenlerine yönelik olduğu saptanmıştır. Her iki ülkede de olumsuz davranış sergileyenlerin içerisinde erkeklerin oranı kadınlara göre oldukça fazladır.
Okul paydaşlarının metaforlar yardımıyla okul örgütlerini algılama biçimlerinin değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, okul paydaşlarının okulu bir örgüt olarak nasıl algıladıklarını metaforlar aracılığıyla tespit etmektir. Bu amaçla çalışma, müfettiş, yönetici ve öğretmen görüşleri doğrultusunda okulun nasıl algılandığını metaforlar yoluyla ortaya koymaya çalışmıştır.Metaforlar kelimelerle ifade edilemeyen, anlaşılması güç kavramları daha anlaşılır kılmak amacıyla veya ifade edilen kavramın anlamını zenginleştirmek düşüncesiyle kullanılan benzetmelerdir.Veri analizinde frekans dağılımlarına, ortalama değerlerine ve bağımsız değişkenlerin anlamlılık değerlerine bakılmıştır. Bu değerlere bakılırken t-testi ve tek yönlü varyans analizi (anova) istatistikî işlemleri yapılmıştır.Bu çalışma, ilişki arayıcı betimsel tarama modelindedir. Tezin çalışma evrenini, Gaziantep merkez ilçelerinden ilköğretim ve ortaöğretim okulları oluşturmaktadır. Çalışmada orantısız küme örnekleme yöntemi seçilmiştir. Bu durumda içerisinde benzer özelliklere sahip kümelerin, okullar olduğu kabul edilerek, 195 okul ve 6207 öğretmen çalışma evreni olarak alınmıştır. 14 okuldan 423 kişi de (37 müfettiş) örneklemi oluşturmuştur.Araştırma sonucunda okul, fabrika, devlet, arı kovanı, tiyatro, yuva, baraj, orman, çiçek bahçesi, bilim merkezi, okyanus, kütüphane, toprak, aile, güneş, ağaç, pusula, hayat metaforlarına benzetilmiştir. Okul, cehennem, mağara, morg, hapishane, derebeylik yönetimi, mahallenin arka sokakları, mayın tarlası, sirk, otel, kuzey kutbu, antika, fildişi kule, borsa, mahkeme gibi benzetmelere olumsuz yönde; müze, askeri birlik, hipodrom, saray, sığınak, kamp, süpürge, dershane, cennet ve ev metaforlarına ise tarafsız düzeyde benzetilmiştir. Araştırma sonucunda okulun benzetildiği 93 metafor üretilmiştir.
Orta öğretim kurumlarında denetim
İlköğretim okullarında toplam kalite yönetimi uygulamalarına ilişkin il eğitim denetmenlerinin algıları (Diyarbakır ili örneği)
Bu araştırma, Diyarbakır ili merkezindeki ilköğretim okullarında yürütülen Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarına ilişkin il eğitim denetmenlerinin algılarını belirlemek amacıyla, 2009-2010 eğitim öğretim yılında görev yapan 69 ve 2011-2012 eğitim öğretim yıllında görev yapan 59 il eğitim denetmeni üzerinde yapılmıştır. Araştırmaya katılan il eğitim denetmenlerine 43 maddelik bir anket uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin çözümlenmesi SPSS 16.0 programından yararlanılarak yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesi ve yorumunda, aritmetik ortalama, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve scheffé testinden faydalanılmıştır. Araştırmadan özetle şu bulgular elde edilmiştir: İlköğretim okullarında Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarına ilişkin il eğitim denetmenlerinin algıları arasında cinsiyet, mezun olunan kurum ve TKY konusunda eğitim alma durumuna göre anlamlı fark bulunmamıştır. Çalışma süresi ve yaşa göre, 2009-2010 eğitim öğretim yılında görev yapan il eğitim denetmenlerinin algıları arasında anlamlı fark bulunmazken, 2011-2012 eğitim öğretim yılında görev yapan il eğitim denetmenlerinin algıları arasında anlamlı fark bulunmuştur. İlköğretim okullarında fiziksel ve mali koşulların iyileştirilmesi ile eğitim öğretim sürecine yönelik uygulamaları 2009-2010 eğitim öğretim yılında görev yapan il eğitim denetmenleri az düzeyde, 2011-2012 eğitim öğretim yılında görev yapan il eğitim denetmenleri ise orta düzeyde algılamıştır. Üst yönetimin liderliği, insan unsurunun geliştirilmesi, müşteri memnuniyetinin değerlendirilmesi, TKY uygulamalarının denetlenmesi, katılımın sağlanması ve takım çalışmasına yönelik uygulamaların ise iki denetmen grubu tarafından da az düzeyde algılandığı bulgusu elde edilmiştir. İlköğretim okullarında Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarına ilişkin 2009-2010 ve 2011-2012 eğitim öğretim yıllarında görev yapan il eğitim denetmenlerinin algılarının genel ortalaması ise 2.44 (az düzeyde) olarak bulunmuştur. Bu bulgulara göre, il eğitim denetmenlerinin ilköğretim okullarındaki TKY uygulamalarını istenilen düzeyde yeterli bulmadığı sonucu çıkarılmıştır.Anahtar kelimeler: Kalite, Toplam Kalite Yönetimi, il eğitim denetmeni.
Müzik öğretmenlerinin denetim uygulamalarına ilişkin görüşleri(Diyarbakır ili örneği)
Eğitimin bütün alanlarda amaçlara ulaĢması yolunda büyük sorumluluklar üstlenen eğitim denetçilerinin bir takım yeterliklere sahip olmaları gereklidir. Eğitim denetçilerinin, öncelikle kendilerinin yeniliklere açık ve yeniliklerden haberdar olmaları, kendi mesleklerinin ve öğretmenlik mesleğinin gerekleri konusunda derinlemesine bilgi ve yetkinliğe ulaĢmaları, öğretmenlere geliĢmeleri aktarırken yetkiden çok etki yollarını kullanmaları, onlara modellik etmeleri, iyi birer iletiĢimci ve iyi bir rehber olmaları gerekmektedir. AraĢtırmada, sürekli olarak tartıĢılan ve belirsizliğini koruyan müzik öğretmenlerinin amaçlara uygun denetlenmesi konusunda ilgili kiĢilerden doğrudan bilgilere ulaĢmak ve eğitim sistemimizde uygulanan denetim modelinin her alana uygunluğunu tartıĢmak hedeflenmiĢtir. AraĢtırmanın evrenini Diyarbakır ili ilköğretim okullarında görev yapan ve denetim geçiren müzik öğretmenleri oluĢturmaktadır. AraĢtırmada evreninin tamamına ulaĢılması hedeflendiğinden örneklem seçimine gidilmemiĢ, araĢtırmaya katılmayı kabul eden 96 müzik öğretmeni örneklem kapsamına alınmıĢtır. ÇalıĢmada veri toplamak amacıyla yerli ve yabancı literatür taranıp, 15 il eğitim denetmeni ve 25 müzik öğretmeni ile yapılan görüĢmeler sonunda, 25 maddeden oluĢan bir veri toplama aracı oluĢturulmuĢtur. Bu araĢtırma için yapılan ön uygulamada "cronbach alpha" güvenirlik katsayısı 0.94, asıl uygulamada ise 0.949 bulunmuĢtur. Anket yoluyla toplanan verilerin çözümlenmesinde yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi kullanılmıĢtır. Tek yönlü varyans analizinde anlamlı farkların olduğu durumlarda "Scheffe" testi sonuçlarına bakılmıĢtır. Bulunan farklar 0.05 anlamlılık seviyesine göre ifade edilmiĢtir. Bu hesaplamalar "SPSS 18.0" paket programı kullanılarak elde edilmiĢtir. AraĢtırma grubundaki öğretmenlerin ders denetimine iliĢkin algıları arasında okulun bulunduğu yerleĢim yerine göre istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu; cinsiyete, hizmet süresine, geçirdikleri denetim sayısına göre ise anlamlı bir farkın bulunmadığı saptanmıĢtır. AraĢtırma sonucunda elde edilen bulgulara iliĢkin; Ġl eğitim denetmenlerinin formal denetimden çok öğretimin akademik baĢarısını ölçmeye dönük uygulamalar konusunda kendilerini yetiĢtirmeleri ve yeni yöntemler geliĢtirmeleri; müzik öğretmenlerini denetleyecek olan il eğitim denetmenlerine müzik eğitimi alanına iliĢkin seminerler verilmesi; özellikle rehberlik ve mesleki yardım görevlerini verimli bir Ģekilde yapabilmeleri için müzik dersini denetleyen denetçilerin müzik alanını bilen kiĢiler olmaları; denetçilerin branĢlaĢmasına önem verilmesi gibi bazı önerilerde bulunulmuĢtur. Anahtar kelimeler: Sanat Eğitimi, Müzik Öğretmeni, Ġl Eğitim Denetmeni
İlköğretim okullarındaki yönetici ve öğretmenlerin eğitsel denetim ve örgüt iklimine ilişkin algılarının değerlendirilmesi (Batman ili örneği)
Bu araştırma, ilköğretim okullarındaki başarının önemli değişkenlerinden olan ve okulu amaçlarına ulaştırmada çok önemli bir yere sahip olan ?denetim ve örgüt iklimi? kavramlarının birbirlerine olan etkilerine ilişkindir. Araştırma, denetimin okul örgütlerinin iklimine etkilerinin hangi düzeyde olduğunu belirlemek ve görev değişkenine göre yönetici ve öğretmenlerin denetim ve okul iklimine olan genel yaklaşımlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaca ulaşabilmek için, araştırmanın evrenini oluşturan Batman il merkezindeki 83 resmi ilköğretim okulundan, çevrenin sosyal-kültürel-ekonomik özellikleri de dikkate alınarak homojen bir dağılım olacak şekilde 25 okul seçilmiş, bu okullarda görev yapan 2624 yönetici ve öğretmenlerden gönüllü olan 722 yönetici ve öğretmen bu araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Belirlenen 5 alt probleme dayalı olarak yönetici ve öğretmenlerin çalıştıkları okullardaki denetimlere ilişkin algılarını belirleyebilmek için 20 sorudan oluşan Denetim Ölçeği ile iklimine ilişkin algılarını belirleyebilmek için 20 sorudan oluşan Örgütsel İklimi Ölçeği kullanılmıştır. Deneklerden elde edilen verilere dayanarak deneklerin, çalıştıkları ilköğretim okullarındaki denetim ve iklime ilişkin algılarını belirlemek için Aritmetik Ortalama, iklim ölçeğinin alt boyutları ile denetim ölçeğinin alt boyutları arasındaki ilişkileri öğrenmek için Korelasyon, göreve göre denetim ve iklim ölçeğinden alınan puanlara ilişkin sonuçları öğrenmek için Mann Whitney-U Testi kullanılmıştır. Yönetici ve öğretmenlerin ilköğretim okullarındaki denetimlere ve iklime ilişkin algılarında, yöneticilerin algıları öğretmenlerin algılarından yüksek bulunmuştur. Örgütsel iklim ölçeğinin tüm alt boyutları ile denetim ölçeğinin tüm alt boyutları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Görev değişkenine göre yönetici ve öğretmenlerin denetim ve iklim ölçeğinden alınan puanları arasında, yöneticiler lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Yönetici ve öğretmenlerin denetim ile ilgili görüşlerde genelde kararsız oldukları, iklim ile ilgili görüşlere ise genelde katıldıkları; yöneticilerin ise denetim ve iklim ile ilgili görüşlere genelde katıldıkları ve olumlu baktıkları görülmüştür. Görev değişkenine bağlı olarak yönetici ve öğretmenlerin denetime karşı olan olumlu tutumlarının okuldaki iklimi de olumlu etkilediği anlaşılmıştır. Görev değişkenine göre yöneticilerin denetim ve örgütsel iklim algıları öğretmenlerin algılarından yüksektir. Yönetici ve öğretmenlerin denetime ilişkin olumlu bir tutum geliştirmeleri için denetmenlerle iletişim içinde olmaları, birbirlerini tanımaları, birbirlerine güvenmeleri gerekmektedir. Okullarda sağlıklı ve olumlu bir iklim oluşturabilmek için yönetici ve öğretmenlerin denetime karşı olan tutumlarını yüksek düzeyde tutmak gerekmektedir. Bunun için denetim faaliyetleri ve denetmenlerin davranışlarıyla ilgili olarak yönetici ve öğretmenlerin görüşlerine başvurulabilir. Anahtar kelimeler: Eğitim, örgüt, denetim, örgüt iklimi
İlköğretim öğrencilerinin yönetime katılımı ve yönetime katılımın öğrenciler üzerindeki etkileri (Üsküdar ilçesi örneği)
Bu tez çalışmasında; ilköğretimde öğrencilerin okul yönetimine katılımı ve yönetime katılımın öğrenciler üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Araştırmanın amacı Türk Eğitim Sistemi'nin güçlenmesine katkıda bulunmaktır. Araştırmanın teorik kısmında kaynak taraması yapılmış, alan çalışması kısmında da anketten faydalanılmıştır.İlköğretimin amaçları arasında öğrencilere bireysel ve toplumsal sorunları tanıma ve bu sorunlara çözüm yolları arama alışkanlığı kazandırmak da yer almaktadır. Bu amacın gerçekleştirilmesinde öğrencilerin okul yönetimine katılımı önemlidir. Fakat, günümüzde ilköğretim okullarında öğrencilerin yönetime katılımı istenen düzeyde değildir. Bundan dolayı ilköğretimde öğrencilerin yönetime katılım düzeylerinin belirlenmesi, yönetime istenilen nitelikte katılamamasına sebep olan faktörlerin araştırılması ve çözüm önerileri getirilmesi gereğini doğurmaktadır. Mevzuat olarak yeni programla birlikte öğrencilerin yönetime katılımı konusunda, okul meclisleri, öğrenci kulüpleri vb. çalışmalarla ilgili gerekli adımlar atılmıştır. Uygulamada görülen aksaklıkların nedenlerinden biri yönetici ve öğretmenlerin yeterli demokratik tutum içinde olmamalarıdır.Hazırlamış olduğumuz anket çalışmasında, öğrencilerin yönetime katılımının (okul meclisleri, kulüp çalışmaları vb.) istenilen nitelikte olup olmadığı ve yönetime katılımın öğrenciler üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin ilköğretimde yönetime istenilen düzeyde katılamadıkları görülmüştür. Yönetime katılımın ise öğrencilerin başarıları, okula bağlılıkları ve özgüvenleri üzerinde olumlu etkisi olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçları eğitimcilere ve yöneticilere öğrencilerin yönetime katılımlarının istenilen düzeye nasıl çıkarılacağı konusunda rehber olacaktır.Anahtar Kelimeler: Eğitim, İlköğretim, Okul Yönetimi, Yönetime Katılım, Özgüven.
İlköğretim okulu öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürlerinin ve eğitim denetmenlerinin liderlik stilleri
Bu çalışma, ilköğretim okulu öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürlerinin ve eğitim denetmenlerinin liderlik stillerinin düzeyini; bu algılarının bazı değişkenlere göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini ve ilköğretim okulu öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürleri ve eğitim denetmenlerinin liderlik stilleri arasında önemli bir farklılık olup olmadığını belirlemektedir.Betimsel bir çalışma olan araştırmada veri toplamak için üç bölümden oluşan bir ölçme aracı kullanılmıştır. Araştırmanın birinci bölümünde öğretmenlerin kişisel bilgilerine yönelik maddelere, ikinci bölümde okul müdürlerinin kullandığı liderlik stillerinin düzeyine, üçüncü bölümde eğitim denetmeninin kullandığı liderlik stillerinin düzeyine ilişkin öğretmen görüşlerini belirlemeye yönelik maddelere yer verilmiştir.Araştırma evrenini İzmir ili merkez ilçelerindeki 361 ilköğretim okulunda çalışmakta olan 14.461 öğretmen oluşturmaktadır. İzmir ili merkez ilçelerinden 5 ilçe, 26 ilköğretim okulu ve 380 öğretmen evreni temsil edecek biçimde örneklem kapsamına alınmıştır. Araştırma 2011-2012 öğretim yılında yapılmıştır. Veri analizlerinde frekans, yüzde (%), aritmetik ortalama ( ), standart sapma (SS), t- Testi, Anova ve LSD testleri kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre okul müdürlerinin liderlik stilleri öğretmenlerin cinsiyet, yaş, mesleki kıdem ve branş değişkenlerine göre farklılık gösterirken; eğitim düzeyi değişkenine göre anlamlı bir farklılık yoktur. Eğitim denetmenlerinin liderlik stilleri öğretmenlerin yaş, eğitim düzeyi, mesleki kıdem ve branş değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterirken; cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık yoktur.Öğretmenlerin algılarına göre okul müdürleri ve eğitim denetmenlerinin liderlik stilleri arasında okul müdürlerinin lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Liderlik Stilleri, Dönüşümcü Liderlik, Etkileşimci Liderlik.