Faculty of Sports Sciences
81 theses under this subject heading
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinde madde kullanma eğilimine neden olabilecek bazı psikolojik parametrelerin incelenmesi
Araştırmanın amacı, Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin yaşam doyumu, umutsuzluk, algılanan sosyal destek ve depresyon durumlarının madde kullanma eğilimi üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırmamızın evrenini Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklemi ise basit rastgele örnekleme yöntemi uygulanarak hata payı (alpha) = 0.005, hoşgörü miktarı (d) = 0.05 ve kitledeki kişi sayısı (N) = 935 (Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğrenci Sayısı) olarak alınarak örneklem çapı (n) = 420 olarak belirlenmiştir. Çalışmada 220'si kadın 202'si erkek olmak üzere 422 öğrenciye ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Madde Kullanma Eğilimi Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği, Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Umutsuzluk Ölçeği ve Depresyon Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. İlgili literatürde, değişkenlerin basıklık çarpıklık değerlerine ilişkin sonuçların +1.5 ile -1.5 (Tabachnick ve Fidell, 2013), +2.0 ile -2.0 (George, ve Mallery, 2010) arasında olması normal dağılım olarak kabul edilmektedir. Büyük sayılar kanunu ve merkezi limit teoremine göre örneklem olarak yeterli seviyede olmasından dolayı dağılımın normal olduğu varsayılarak analizlere devam edilmiştir (Harwiki, 2013, s.879; İnal ve Günay, 1993; Johnson ve Wichern, 2002). Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek yönlü (Oneway) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda yaşam doyumu ile madde kullanma eğilimi, umutsuzluk ile madde kullanma eğilimi, gelecekle ilgili duygular ile madde kullanma eğilimi, motivasyon kaybı ile madde kullanma eğilimi, gelecekle ilgili beklentiler ile madde kullanma eğilimi arasında pozitif bir ilişki olduğu belirlenirken, aileden algılanan sosyal destek ile madde kullanma eğilimi arasında ve arkadaştan algılanan sosyal destek ile madde kullanma eğilimi arasında negatif bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bunların yanında yaşam doyumunun madde kullanma eğilimini azalttığı, umutsuzluğun madde kullanma eğilimini arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu artışta umutsuzluk alt boyutlarından motivasyon kaybının etkili olduğu belirlenmiştir. Algılanan sosyal desteğin madde kullanma eğilimi üzerine etkisine ilişkin aileden algılanan sosyal desteğin madde kullanma eğilimini azalttığı sonucuna ulaşılırken, özel insandan algılanan sosyal destek ve arkadaştan algılanan sosyal desteğin madde kullanma eğilimi üzerine etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Depresyonun madde kullanma eğilimini arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Madde kullanma eğiliminin kadınlarda erkeklere göre yüksek olduğu sonucuna ulaşılırken, madde kullanma eğiliminin yaş, medeni durum, bölüm, ortalama gelir ve sınıftan bağımsız olduğu belirlenmiştir.
Spor bilimleri öğrencilerinin okul iklimi algılarını yordayan faktörlerin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, spor bilimleri fakültelerinde lisans eğitimi alan öğrencilerin okul iklimi algılarını yordayan faktörlerin incelenmesidir. Araştırma, eğitim biliminde sıklıkla kullanılan bir durum tespiti çalışmasıdır. Betimsel bir çalışma desenine sahip olan bu araştırma, anket tekniği ile elde edilen sayısal verilerin analiz edilmesi ile sonuçların yorumlandığı nicel bir çalışmadır. Türkiye evrenindeki spor bilimleri fakültelerinde öğrenim gören tüm öğrencileri temsil edebilecek bir örnekleme ulaşılması hedeflenen araştırma, küresel salgın sebebiyle Muğla ili ile sınırlandırılmıştır. Bu bağlamda araştırmanın çalışma evrenini uygun örnekleme tekniği gereği küresel salgın nedeniyle kısıtlı imkânlarla belirlenen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi çatısı altında lisans eğitimlerini sürdüren 1239 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Araştırma uzaktan eğitim vasıtası ile ulaşılabilen 436 gönüllü öğrenciden elde edilen veriler ile gerçekleştirilmiş olup bu sayı çalışmanın örneklem büyüklüğü olarak kaydedilmiştir. Cinsiyet, sınıf, bölüm ve öğretim türü değişkenlerinin yazar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ile tespit edildiği çalışmada temel veri toplama aracı olarak Terzi (2015) tarafından geliştirilen Üniversite Öğrencilerine Yönelik Okul İklimi Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada ayrıca öğrencilerin spora yönelik tutumları ve üniversiteye duydukları güvenin belirlenmesi için Şentürk (2015) tarafından geliştirilen Spora Yönelik Tutum Ölçeği ile Özdoğan ve Tüzün (2007) tarafından geliştirilen Üniversiteye Güven Ölçeği'nden yararlanılmıştır. Normal dağılım gösteren ve yüksek derecede güvenilir olduğu tespit edilen verilere uygulanan parametrik testler sonucunda ortaya çıkan bulguların ışığında öğrencilerin spora yönelik tutumları ile üniversiteye duydukları güvenin, okul iklimi algılarını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Aynı zamanda öğrencilerin spora yönelik tutumları ile üniversiteye duydukları güvenin, birlikte, okul iklimi algıları üzerinde önemli birer yordayıcı (%60) oldukları tespit edilmiştir. Sonuç olarak, spor bilimleri fakültelerinde öğrenim gören öğrencilerin okul iklimi algılarının artırılması için spora yönelik tutumlarının ve üniversiteye duydukları güvenin, akademik ve idari personeller tarafından olumlu yönde desteklenmesinin uygun olacağı önerilmiştir.
Akademik güdülenmenin kişilik tiplerine göre incelenmesi (spor bilimleri fakülte)
daha sonra doldurulacaktır
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin liderlik yönelimleri ve iletişim becerileri üzerine bir araştırma
Çalışmanın amacı, Ege bölgesinde bulunan Spor Bilimleri Fakültelerinde öğrenim gören öğrencilerin liderlik yönelimleri ve iletişim becerilerinin incelenmesidir. Bu çalışma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Çalışma gurubunu, Ege bölgesinde bulunan Spor Bilimleri Fakültelerinde öğrenim gören Spor Yöneticiliği, Antrenörlük Eğitimi, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği ve Rekreasyon bölümlerinde öğrenimlerine devam eden öğrencilerden toplam 510 kişiden oluşmaktadır. Araştırmacı tarafından çalışma grubuna Kişisel Bilgiler Formu, Bolman ve Deal (1991) tarafından geliştirilmiş ve ülkemizde geçerlik-güvenirlik çalışması ise Dereli (2003) tarafından gerçekleştirilmiş olan ''Liderlik Yönelim Ölçeği'' kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan diğer ölçek ise; Korkut (1996) tarafından geliştirilmiş olan "İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği"dir. Elde edilen verilerin istatiksel analizinde, normallik testi, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda kadın öğrencilerin iletişim becerileri erkek öğrencilere göre daha yüksek olup, spor yılı arttıkça iletişim becerilerinin de arttığı görülmektedir. Aynı zamanda bireylerin hayat tecrübeleri, katılmış oldukları organizasyonlar, anne ve babanın bireye olan tutum ve davranışları, öğrenim gördükleri bölüm ile almış oldukları eğitimin öğrencilerin liderlik yönelim düzeylerine etki ettiği söylenilebilir.
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin üniversitelerinin örgütsel imajına ilişkin algıları
Bu çalışma Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin kendi üniversitelerine dair örgütsel imaj algılarını araştırmak amacı ile yapılmıştır. Araştırma; yaş ortalaması 21,01±2,24 olup katılımcılar 150 kadın 336 erkek Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisinin katılımı ile gerçekleşmiştir. Araştırmada kişisel bilgi formu ve "Üniversite Öğrencileri için Örgütsel İmaj Ölçeği" kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak; Cerit (2006) tarafından geliştirilmiş olan "Üniversite Öğrencileri için Örgütsel İmaj Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek "Akademik Çevre", "Fiziksel ve Sosyal Çevre" ve "Toplumsal Algılama" olmak üzere toplam üç alt boyuttan oluşmaktadır. Ölçek 5'i, likert tipi 20 sorudan oluşmaktadıe ve Cronbach alfa katsayısı ,9042'dir. Elde edilen veriler analiz edildiğinde; örgütsel imaj ölçeğine ve alt boyutlarına ait algıların cinsiyet, aktif spor yapma durumu, spor türü, anne baba eğitimi, millilik ve yaşa göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Katılımcıların bölümleri, sınıf düzeyleri ve kardeş sayıları ile örgüsel imaj puanları analiz edildiğinde; gruplar arası anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. 1 ve 2-3 kardeş olanların örgütsel imajlarının 6 kardeşli olanlara göre daha yüksek olduğu, bölüme göre akademik çevre alt boyutunda en fazla puanın spor yöneticiliği öğrencilerinin en düşük ise antrenörlük öğrencilerinin aldığı tespit edilmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucuna göre; bölüm ve kardeş sayısı ile fiziksek ve sosyal çevre, toplumsal algılanma alt boyutları, örgütsel imaj genel ölçeği arasında negatif yönlü ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin üniversitelerine yönelik örgütsel imaj algılarının olumlu yönde olduğu söylenebilir.
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin kendini sabotaj ve benlik saygısı düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin kendini sabotaj ve benlik saygısı düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmaya, Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde 2019-2020 eğitim öğretim yılında öğrenim görmekte olan 694 (441 erkek ve 253 kadın) öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmanın yapılabilmesi için gerekli Etik Kurulu İzni Hitit Üniversitesi Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulu'ndan yazılı olarak alınmıştır. Araştırmaya gönüllü olarak katılan öğrencilere bilgilendirilmiş gönüllü olur formu imzalatılmıştır. Elde edilen verilerin istatiksel analizi için SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Deneklerin kendini sabotaj düzeylerini belirlemek için Jones ve Rhodewalt tarafından geliştirilen ve Türkçe'ye uyarlaması Akın (2012) tarafından yapılan Kendini Sabotaj Ölçeği (KSÖ) kullanılmıştır. Deneklerin benlik saygısı düzeylerini belirlemek için Rosenberg tarafından geliştirilen ve Türkçe'ye uyarlaması Çuhadaroğlu (1986) tarafından yapılan Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (BSÖ) kullanılmıştır. Deneklere ait betimleyici istatistikler ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde tabloları olarak gösterilmiştir. Deneklerin kendini sabotaj ve benlik saygısı ölçeklerinden elde ettikleri puanlar ortalama ± standart sapma olarak gösterilmiştir. Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testi analizi sonucunda verilerin normal dağılmadığı görülmüş ve parametrik olmayan testlerin kullanılmasına karar verilmiştir. İkili grupların karşılaştırılması için Mann-Whitney U testi, üç ve daha fazla gruba sahip değişkenlerin karşılaştırılması için Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. İstatistiksel incelemeler için anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Araştırmaya katılan deneklerin kendini sabotaj ve benlik saygısı puanlarının öğrenim gördükleri bölüm, öğrenim gördükleri sınıf, pedagojik formasyon eğitimi alma durumu, yaşanılan en uzun yerleşim birimi, ailenin aylık ortalama gelir düzeyi, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi ve spor dalı sınıfı değişkenlerinde istatistiksel olarak farkın anlamlı olduğu (p<0,05) bulunmuştur. Bununla birlikte deneklerin kendini sabotaj ve benlik saygısı puanlarının cinsiyet, akademik başarı, anne çalışma durumu, baba çalışma durumu ve lisanslı sporcu olma durumu değişkenlerinde ise istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olmadığı (p>0,05) tespit edilmiştir. Öğrencilerin kendini sabotaj ve benlik saygısı düzeyleri arasında negatif yönde orta düzeyde (r=-0,499; p<0,001) bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kendini sabotaj, Benlik saygısı, Spor.
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin sosyal medya kullanımı ile siber mağduriyet ve zorbalık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin sosyal medya kullanımı ile siber mağduriyet ve siber zorbalık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma nicel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma, 2022- 2023 eğitim öğretim yılında Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, Beden Eğitimi ve Spor, Spor Yöneticiliği, Antrenörlük Eğitimi ve Rekreasyon bölümlerinde öğrenim gören 306 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Ayrıca "Sosyal Medya Kullanım" ölçeği ve "Siber Mağduriyet ve Siber Zorbalık" ölçeği kullanılmıştır (Deniz ve Tutgun Ünal, 2019; Çetin, Yaman ve Peker, 2011). Katılımcılardan elde edilen veriler SPSS 25 paket programına aktarılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin normal dağılım gösterip göstermediği Kolmogorov Smirnov testi ile değerlendirilmiştir. Normallik testi sonucunda verilerin normal dağıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada katılımcıları sosyal medya kullanım düzeyleri ile eğitim gördükleri bölüm, sınıf, yaş, cinsiyet, kullandıkları cihaz ve tanımadıkları kişilerle takipleşme değişkenlerinde anlamlı fark olmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte sosyal medya kullanım düzeyleri ile sosyal medyada geçirdikleri süre ve paylaşım sıklıkları değişkenlerinde anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Siber mağduriyet ve siber zorbalık durumları ile sınıf değişkenleri incelendiğinde siber mağduriyet ve siber zorbalık ile sınıf düzeyi arasında siber dilsel mağduriyet (SDM (Bana Yapıldı)) ve siber sahtecilik (SSM (Bana Yapıldı)) alt boyutlarında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Kimliği gizleme (KGM (Bana Yapıldı)), siber dilsel zorbalık (SDZ (Ben Yaptım)), kimliği gizleme (KGZ (Ben Yaptım)) ve siber sahtecilik (SSZ (Ben Yaptım)) alt boyutlarında ise anlamlı fark olmadığı belirlenmiştir. v Katılımcıların siber mağduriyet ve siber zorbalık durumları ile yaş, cinsiyet, kullanılan cihaz, sosyal medya kullanım süreleri, tanımadıkları kişiler ile takipleşme değişkenleri incelendiğinde anlamlı fark olmadığı tespit edilmiştir. Katılımcıların paylaşım sıklıkları değişkeninde siber mağduriyet ve siber zorbalık durumları arasında KGM alt boyutunda anlamlı fark tespit edilmiştir. Katılımcıların sosyal medya kullanım ortalama puanları ile siber mağduriyet ve siber zorbalık puan ortalamaları arasındaki anlamlı fark olmadığı tespit edilmiştir.
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin spora yönelik tutum ve sağlıklı yaşam becerilerinin incelenmesi
Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin spora yönelik tutum ve sağlıklı yaşam becerilerinin incelenmesi bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmanın evreni Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde eğitim alan aktif öğrencilerdir. Çalışmada öğrencilerin demografik özelliklerini belirlemeye yönelik hazırlanmış ''Kişisel Bilgi Formu'', "Üniversite Öğrencilerinin Spora Yönelik Tutumları Ölçeği" ve "Üniversite Öğrencilerinde Sağlıklı Yaşam Becerileri Ölçeği" uygulanmıştır. Araştırma bulguları, katılımcıların spora yönelik tutumları ile sağlıklı yaşam becerileri arasında anlamlı bir ilişkisi olduğu sonucunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, katılımcıların bazı demografik değişkenlere göre sağlıklı yaşam becerileri ve spora yönelik tutumların ikili gruplar ile karşılaştırılmasında farklılıklar olduğu görülmektedir. Çalışmanın, spora yönelik tutum ve sağlıklı yaşam becerileri açısından sunacağı bilgilerle literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Sporcuların ve üflemeli çalgı çalan müzisyenlerin bazı solunum parametrelerinin incelenmesi
Yapılan bu çalışmada üflemeli çalgı çalan müzisyenlerin ve farklı branşlar da spor yapan bireylerin bazı solunum parametrelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda çalışmaya tamamı Hitit üniversitesi öğrencisi olacak şekilde; Spor Bilimleri Fakültesi ve Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Müzik Bölümü öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma 3 farklı grupta sınıflandırılmıştır. Çalışmaya yaş aralığı 18-35 olan Spor Bilimleri Fakültesinden aktif spor yapan 15 kız 5 erkek olmak üzere toplam 20 kişi, Müzik Bölümü yan flüt ve klarnet çalan 15 kız 5 erkek olmak üzere toplam 20 kişi ve kontrol grubu içinde sedanter 15 kız 5 erkek olmak üzere toplam 20 kişi olacak şekilde, 60 gönüllü öğrenci dahil edilmiştir. Çalışmaya katılan katılımcıların tanımlayıcı bilgilerini elde etmek için cinsiyet, yaş, sigara kullanımı, alkol kullanımı, kronik/akut hastalığı, covid hastalığı ve aşı durumu gibi sorular sorulmuştur. Solunum fonksiyon testleri Spirometre (FEV1, FEV1/FVC, FVC, PEF Max.), maksimal inspiratuar (MIP) ve ekspiratuar basınç (MEP) Powerbreathe K5 cihazı, kullanılarak ölçümler alınmıştır. Çalışma sonunda elde edilen verilerin normal dağılıma sahip verilerden oluştuğu Shapiro-Wilk testi ile tespit edilmiştir. Yapılan analizlerde, çoklu grup karşılaştırmasında, oneway anova testi, ikili karşılaştırmalarda ise t-testi kullanılmıştır. Her üç grubun s-ındex, pıf ve volume değerlerinin karşılaştırılması sonucunda, en yüksek değerlerin spor yapan grupta olmasına karşın gruplarlar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık çıkmamıştır. Ayrıca elde edilen sonuçlara baktığımızda sigara ve alkol kullanımı, covid 19 geçirmiş ve covid aşısı olma durumlarınında solunum kas paremetrelerinde gruplar arasında anlamlı bir farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir (p> 0,05). Sonuç olarak hem spor yapmanın hemde üflemeli çalgı çalmanın kişilerin solunum kas parametlerini olumlu yönde etkilediğini bu bağlamda solunum kas kuvvetlerini geliştirecek solunum antrenmanlarına yer verilmesi konusunda öneride bulunabiliriz.
Spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin internet bağımlılık düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi
Günümüzde hızlı bir biçimde gelişmekte olan teknolojinin hayatımızın her aşamasında girdiğini ve bunun yanında her şeyin eskiye oranla daha hızlı ve basit bir biçimde yapıldığını internet ortamında görmek mümkündür. Gerek internetin gerekse de teknolojinin akıllı telefonlarla birlikte herkesin cebine kadar girdiği günümüzde, her yaştan ve her meslekten insanların kullandığı ve birçok alanda teknolojinin bize sunduğu imkânları kullanmaktayız. Hayatımıza bu kadar etkisi olan ve gün geçtikçe de etkinliğini arttıran internetin yaşamımızın her aşamasını etkileyeceği kaçınılmaz bir sonuçtur. Dolayısı ile internetin yaygın hale gelmesi ve toplum tarafından bilinçsiz bir şekilde kullanılması beraberinde birçok olumsuz sonuçlar da getirebilmektedir. Bu araştırma, Spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin internet bağımlılık düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Araştırma evrenini farklı üniversitelerin spor bilimleri fakültesinde öğrenim görmekte olan öğrenciler, örneklem grubunu ise gönüllülük esasına dayalı olarak seçilen 541 (317 Kadın, 224 Erkek) öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Young (1998) tarafından geliştirilen, Bayraktar (2001) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılmış olan "İnternet Bağımlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 26.0 paket programından yararlanılarak, yüzde ve frekans kullanılarak, Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, genel olarak büyük çoğunluğunun internet bağımlılık belirtisi göstermedikleri, yaş, cinsiyet, bölüm, aile gelir ve öğrenim gördüğü lise türü değişkenleri açısından herhangi bir farklılık görülmezken, üçüncü sınıfların internet bağımlılık düzeylerinin daha düşük olduğu, not ortalaması düşük olanların internet bağımlılıklarının da düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin akıllı telefon bağımlılıkları ve fiziksel aktiviteye katılım motivasyonları arasındaki ilişkisi
Bu araştırma kapsamında Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin akıllı telefon bağımlılıkları ve fiziksel aktiviteye katılım motivasyonları arasındaki ilişkinin tespiti amaçlanmaktadır. Öğrencilerin yaşlarına, cinsiyetlerine, öğrenim gördükleri bölümlere, lisanslı spor yapma durumlarına göre akıllı telefon bağımlılığı ve fiziksel aktiviteye katılım motivasyonları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının incelenmesi amaçlanmaktadır. İlişkisel tarama modelindeki araştırmada, Kwon ve arkadaşları tarafından geliştirilen Noyan ve arkadaşları tarafından Türkçe uyarlaması yapılan Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği ile Demir ve Cicioğlu tarafından geliştirilen Fiziksel Aktiviteye Katılım Motivasyonu Ölçeği 461 gönüllü öğrenciye uygulanmıştır. Araştırma verilerinin değerlendirilmesinde istatistiki yöntem olarak frekans, yüzde dağılımları, ikili gruplar için bağımsız örneklem t-testi, çoklu gruplar için tek yönlü varyans analizi, ilişkiyi belirlemek için ise; pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Fark testlerinde p anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda tüm katılımcıların spora katılım motivasyonlarının yüksek olduğu, demografik değişkenler açısından incelendiğinde; akıllı telefon bağımlılıklarının ise 18-21 yaş katılımcıların 22-25 yaş katılımcılara göre yüksek olduğu, fiziksel aktiviteye katılım motivasyonlarının cinsiyet değişkenine göre kadın katılımcıların erkek katılımcılara göre yüksek olduğu, bölüm değişkenine göre incelediğimizde rekreasyon bölümü öğrencilerinin motivasyonlarının yüksek olduğu, spor yöneticiliği bölümü öğrencilerinin düşük olduğu, antrenörlük bölümü öğrencilerinin akıllı telefon bağımlılıklarının yüksek, spor yöneticiliği bölümü öğrencilerinin ise düşük olduğu, lisanslı spor yapma değişkenine göre incelediğimizde lisanslı spor yapanların lisanslı olmayanlara göre akıllı telefon bağımlılıkları ve fiziksel aktiviteye katılımlarının yüksek olduğu, ayrıca katılımcıların akıllı telefon bağımlılığı ile fiziksel aktiviteye katılım motivasyonları arasında negatif anlamda ilişki tespit edilmiştir.
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin fonksiyonel olmayan mükemmeliyetçilik eğilimleri ile akademik bütünleşme ve öz yeterlilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin fonksiyonel/olumlu ve fonksiyonel olmayan/olumsuz mükemmeliyetçilik eğilimleri ile akademik bütünleşme ve öz yeterlik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada mükemmeliyetçilik eğilimleri ile akademik bütünleşme arasındaki ilişkide akademik öz yeterliğin aracı rolü incelenmiştir Araştırma grubunu üniversitelerin spor bilimleri fakültelerinde okuyan öğrencilerdir. Araştırmanın örneklemi seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olup örneklemi Bozok Üniversitesi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültelerinde yer alan öğretmenlik, yöneticilik, antrenörlük, rekreasyon bölümünde öğrenim görmekte olan 450 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmaya katılan öğrencilere demografik bilgi formu, Frost Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği (FÇBMÖ, Frost vd., 1990), UTRECH Akademik Bütünleşme Ölçeği (Schaufeli, Martinez, Marques-Pinto, Salanova, ve Bakker, 2002) ve Akademik Öz Yeterlik Ölçeği'nden (Kandemir, 2010) oluşan ölçme aracı uygulanmıştır. Analizler için SPSS 23.0 yazılımı (IBM Corp, Armonk, NY) kullanılmıştır İstatiksel analizlerde temel değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesi için Korelasyon analizi, grup farklarını incelemek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Fonksiyonel olmayan ve fonksiyonel mükemmeliyetçiliğin alt boyutlarının akademik bütünleşme ile olan ilişkisinde akademik öz yeterliliğin aracı etkisini incelemek için bir regresyona dayalı bir makro modelleme prosedürü olan PROCESS (Hayes, 2013) kullanılmıştır. Analiz sonuçları, Yüksek olumlu/fonksiyonel mükemmeliyetçilik grubunun düşük olumlu mükemmeliyetçilik grubundan anlamlı olarak daha yüksek akademik bütünleşme ve akademik öz yeterlik puanlarına sahip olduğunu göstermiştir. Düşük ve yüksek olumsuz/fonksiyonel olmayan mükemmeliyetçilik grupları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Aracılık analizi sonuçları akademik bütünleşme ile akademik öz yeterlik arasındaki doğrudan ilişkinin anlamlı olduğuna işaret etmiştir. Dolaylı etkilere ilişkin analiz sonuçları, akademik öz yeterliğin olumsuz/fonksiyonel olmayan mükemmeliyetçilik alt boyutlarından olan hata yapma endişesi, yaptığından emin olamama, ailesel eleştiri ile akademik bütünleşme arasındaki ilişkiye aracılık ederken, olumlu/fonksiyonel mükemmeliyetçilik alt boyutlarında hem kişisel standartlar hem de düzen özellikleri ile akademik bütünleşme arasındaki ilişkiye aracılık ettiğini göstermiştir. Olumsuz/fonksiyonel olmayan mükemmeliyetçilik alt boyutları akademik öz yeterliği ve akademik bütünleşme ile negatif anlamlı ilişki gösterirken, olumlu mükemmeliyetçilik alt boyutlarının tam tersi bir etkisinin bulunduğu görülmüştür.
Spor bilimleri fakülteleri öğrencileri ve akademik personelinin uzaktan eğitim hakkındaki görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, spor bilimleri fakülteleri öğrencileri ile spor bilimleri fakültelerinde görev yapan akademik personelin uzaktan eğitim hakkındaki görüşlerinin incelenmesidir. Betimsel tarama modeli ile yürütülen bu araştırmada, verilerin analiz yöntemi olarak hem nicel hem nitel veri analiz teknikleri kullanılmıştır. Nicel örneklem grubunu 2021-2022 öğretim yılında Tokat Gaziosmanpaşa ve Yozgat Bozok Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültelerinde eğitim alan, kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilmiş 405 öğrenci oluşturmuştur. Nitel çalışma grubunu ise Tokat Gaziosmanpaşa ve Yozgat Bozok Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültelerinde görev yapan, kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile belirlenmiş 26 akademik personelden oluşmaktadır. Nicel veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi formu ve Walker, Özkök ve Büyüköztürk (2009) tarafından Türkçeye uyarlanan 42 madde 7 alt boyuttan oluşan Uzaktan Eğitim Öğrenme Ortamları Ölçeği (DELES-TR) uygulanmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, ortalamalar arası fark testleri uygulanmış ve istatistikler SPSS 20.0 ve Mplus 8.5 programları ile yapılmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesi için içerik analizi kullanılmıştır. Analizler NVivo 12 programı ile yapılmıştır. Araştırmanın nicel analiz sonuçlarına göre; Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri genel olarak uzaktan eğitim öğrenme ortamlarından yüksek düzeyde memnundurlar. Öğrenciler uzaktan eğitimde öğrenme desteği, kişisel ilgi, otantik gerçekçi öğrenme, aktif öğrenme ve öğrenci özerkliği boyutlarında yüksek düzeyde destek alabildikleri yönünde görüş bildirmişlerdir. Öğrenme iletişimi ve iş birliğine ise orta düzeyde erişebildiklerini dile getirmişlerdir. Çalışmamıza katılan erkek öğrencilerin uzaktan eğitime olan memnuniyetlerinin kadın öğrencilere göre daha yüksek olduğu, yaş değişkenine göre 26-29 yaş grubunun diğer yaş gruplarına oranla uzaktan eğitim uygulamalarından daha memnun oldukları, beden eğitimi öğretmenliği bölümü öğrencilerinin antrenörlük eğitimi ve spor yöneticiliği öğrencilerine göre öğrenme ortamları kategorisinde uzaktan eğitime daha olumlu baktıkları, sınıf düzeyi değişkeni açısından bakıldığında da 2. sınıf öğrencilerin uzaktan eğitim uygulamalarından daha memnun oldukları tespit edilmiştir. Çalışmamızda internet değişkeni açısından bir farklılık olmamasına rağmen uzaktan eğitime bilgisayarla katılanların uzaktan eğitim memnuniyet düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel analiz sonuçlarına göre; Spor Bilimleri Fakültelerinde görev yapan akademik personelin uzaktan eğitime bakış açıları genel anlamda olumlu yönde olsa da özellikle uygulamalı dersler açısından tek başına yetersiz olduğu, uygulamalı derslerin tam amaca ulaşmadığı görüşü ortaya çıkmaktadır.
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin girişimcilik düzeyleri ve eleştirel düşünme eğilimlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı Yozgat Bozok Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin girişimcilik düzeyleri ve eleştirel düşünme eğilimlerini çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2021–2022 Eğitim-Öğretim yılında Yozgat Bozok Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nin Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, Spor Yöneticiliği ve Antrenörlük Eğitimi bölümlerinde öğrenim görmekte olan toplam 1098 öğrenci oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Yozgat Bozok Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim görmekte olan ve araştırmaya rastgele ve gönüllü olarak katılan 586 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcıların bazı demografik özelliklerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanmış kişisel bilgi formuna ek olarak, Yılmaz ve Sünbül' ün geliştirdiği "Girişimcilik Ölçeği" ve John Ricketts tarafından geliştirilen Demircioğlu (2012) tarafından da Türkçeye uyarlama çalışması yapılan "Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği" kullanılmıştır. İstatistiksel çözümlemelerde veriler SPSS 22 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Veriler analiz edilirken ilk olarak çok boyutlu olan eleştirel düşünce eğilimine yönelik açımlayıcı faktör analizi yapılmıştır. Sonrasında ölçeklere ait betimsel istatistik değerlerine bakılmıştır. Elde edilen istatistikler sonucunda; katılımcıların girişimcilik düzeyleri ve eleştirel düşünme eğilimlerinin yaşa ve cinsiyete göre anlamlı derecede farklılık göstermediği (P>0,05); bölüme ve sınıflara göre ise anlamlı derecede farklılaşmaların olduğu görülmüştür (p=0,014, p<0,05).
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin kariyer planlamaları ile iş bulma kaygıları arasındaki ilişki
Kariyer planlaması ve iş bulma kaygısı, üniversite öğrencileri için gün geçtikçe önem kazanmaya devam etmektedir. İş bulma kaygısının yarattığı olumsuz etkileri en az seviyeye indirgemek için kariyer planlaması yapılmasında fayda vardır. Bu düşüncelerden hareketle çalışmanın amacı, spor bilimleri fakültesinde öğrenimini sürdüren lisans öğrencilerinin kariyer planlamaları ile iş bulma kaygıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda spor bilimleri fakültesinin farklı bölümlerinde öğrenim gören 200'ü erkek, 137'si kadın olmak üzere toplam 337 öğrenci katılım sağlamıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu ile spor bilimleri öğrencilerinin iş bulma kaygısı ölçeği ve spor bilimlerinde öğrenim gören öğrencilerin kariyer planlama ölçeği kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediği çarpıklık ve basıklık testi ile sınanmıştır. İkili kategoriden oluşan değişkenler için t testi, üç veya daha fazla kategorik değişkenler için tek yönlü varyans analizi ANOVA kullanılmıştır. Ayrıca, kariyer planlama ve iş bulma kaygısı arasındaki ilişkinin tespiti için ise pearson korelasyon testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin kariyer planlama ve iş bulma kaygılarının yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Bölümden memnun olan öğrencilerin kariyer planlamalarının daha olumlu olduğu belirlenmiştir. Kariyer alanında düzenlenen eğitimlere/panellere katılan öğrencilerin katılım sağlamayan öğrencilere oranla kariyer planlamasına önem verdikleri anlaşılmıştır. Ayrıca, kariyer planlaması ile iş bulma kaygısı arasında anlamlı ilişkinin olmadığı da tespit edilmiştir.
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin internet temelli uzaktan eğitime yönelik görüşlerinin mutluluk düzeylerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin internet temelli uzaktan eğitime yönelik görüşlerinin mutluluk düzeylerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. çalışmanın evrenini Spor Bilimleri Fakültelerinde eğitim alan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini ise 2020-2021 eğitim öğretim döneminde Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri oluşmaktadır. Veriler Google Formlar üzerinden katılımcılara ulaştırılmış ve gönüllü olarak araştırmaya katılımı esas alınmıştır. Araştırmada ilgili verilerin toplanması için kullanılan anket üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde demografik bilgiler, ikinci bölümde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği, üçüncü bölümde Oxford Mutluluk Ölçeği oluşturmuştur. Elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programı kullanılarak istatistiksel analiz yapılmıştır. Veri setindeki uç değerler ve çok değişkenli normallik varsayımının karşılanıp karşılanmadığı Mahalanobis uzaklık değerleri yardımıyla incelenmiş aykırı uç değerler gösteren 3 veri, veri setinden çıkartılmıştır. İkili değişkenler için Bağımsız Örneklem T testi, ikiden fazla değişkenler ise Anova Testi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular istatistiksel olarak p<0,05 düzeyinde anlamlılık düzeyi ile test edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik, korelasyon analizi ve parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmada %95 güven aralığına göre analiz yapılmıştır. Ölçeğin güvenirliliği Cronbach's Alpha katsayısı ile belirlenmiştir. Uzaktan eğitimde kişisellik boyutunda x̄= 15,1607 ile çok düşük düzeyde; Uzaktan eğitimde etkililik boyutunda x̄= 11,1567 ortalama ile çok düşük düzeyde; Uzaktan eğitimde öğreticilik boyutunda x̄= 9,4365 ortalama ile çok düşük düzeyde; Uzaktan eğitimde yatkınlık boyutunda x̄= 6,0317 ortalama ile çok düşük düzeyde; uzaktan eğitime yönelik görüşleri x̄= 41,7857 ortalama ile orta düzeydeyken mutluluk düzeyleri x̄= 22,9504 ile düşük düzeyde olduğu görülmektedir. Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin internet temelli uzaktan eğitime yönelik görüşlerini ve mutluluk düzeyleri ile katılımcıların yaş değişkeninde eğitimde yatkınlık ve Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği arasında olarak anlamlı farklılık olduğu (p<0.05); Cinsiyet değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve tüm alt boyutlarında; Sınıf değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve tüm alt boyutlarında; Bölüm değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve tüm alt boyutlarında; Gelir değişkeninde Oxford Mutluluk Ölçeğinde; İnternette günlük geçirilen zaman değişkeninde uzaktan eğitimde öğreticilik boyutunda; İnternet sorunu yaşama değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve kişisel uygunluk, etkililik ve öğreticilik boyutlarında ve Oxford mutluluk ölçeğinde; Uzaktan eğitimden memnun değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve kişisel uygunluk, etkililik ve öğreticilik boyutlarında ve Oxford mutluluk ölçeğinde; Kullanılan cihaz değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve kişisel uygunluk, etkililik ve öğreticilik boyutlarında ve Oxford mutluluk ölçeğinde; Gelecekte de uzaktan eğitime katılma isteği değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve kişisel uygunluk, etkililik ve öğreticilik boyutlarında ve Oxford mutluluk ölçeğinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Mutluluk, Spor Bilimleri Fakültesi, Uzaktan Eğitim.
Spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında kraliçe arı sendromu
Bu araştırma; spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında çalışan kadın akademisyenlerin çalışma hayatında; hedefledikleri üst yönetim pozisyonlarına ulaşan ve kazandıkları pozisyonda rekabet ortamı oluşmasına izin vermeyip, yetkisini ve kişisel çabalarını kullanarak diğer kadınların kariyer hedeflerinin gerçekleşmesini engellemeye çalışan kadınlar (kraliçe arılar) sebebiyle, kariyerlerinin bir üst kademesine geçiş aşamasının sağlanamaması ile sonuçlanabilen engellerle karşılaşıp karşılaşmadıklarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; kadınların toplum ve iş hayatındaki yeri ile ilgili literatür sunulmaktadır. İkinci bölümde; kadınların çalışma hayatlarında karşılarına çıkan veya çıkartılan engellerden olan "cam tavan sendromu" ile "kraliçe arı sendromu" kavramları ile ilgili detaylı bilgiler yer almaktadır. Üçüncü bölümde; araştırmanın metodolojisi anlatılmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yönteminden faydalanılmıştır. Veri toplama aracı olarak; yüz yüze görüşme yöntemi seçilmiş, örneklem grubu olarak Spor Bilimleri Fakültesi ve/veya Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda çalışan kadın akademisyenler ölçüt örneklem seçme yolu ile belirlenmiş ve araştırmaya katılmaya gönüllü olan 29 kadın akademisyen ile görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler Nvivo programı ile analiz edilmiştir. Dördüncü bölümde; araştırmanın bulgularına ve yorumlarına yer verilmektedir. Beşinci ve son bölümde ise sonuç ve öneriler kısmı yer almaktadır. Araştırma sonucunda, spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında çalışan kadın akademisyenlerin çoğunluğunun kendi ön yargıları sebebiyle cam tavan sendromu yaşadıkları ve kadın yöneticileri tarafından da kraliçe arı sendromuna maruz kaldıkları bulunmuştur. Anahtar kelimeler: cam tavan sendromu, kraliçe arı sendromu, spor, üniversite, kadın akademisyenler.
Akademisyenlerin eleştirel düşünme düzeyleri ile örgütün etik iklimine ilişkin algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma spor bilimleri alanındaki akademisyenlerin eleştirel düşünme düzeyleri ile örgütün etik iklimine ilişkin algıları arasında ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma modeli olarak nedensel-karşılaştırma ve bağıntısal yöntemden yararlanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Kişisel Bilgi Formu, Kaliforniya Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği (KEDEÖ) kısaltılmış Türkçe versiyonu ve Etik İklim Ölçeği (EİÖ) kullanılmıştır. Araştırmaya Ege Bölgesi'nde bulunan Spor Bilimleri Fakültelerindeki %30'u kadın, %70 erkek olmak üzere toplam 130 akademisyen katılmıştır. Araştırma bulgularına göre; akademisyenlerin Kaliforniya Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeğinden aldıkları toplam puan ortalamasına göre orta düzeyde eleştirel düşünme eğilimine sahip oldukları belirlenmiştir. Akademisyenlerin eleştirel düşünme düzeyleri alt boyutlar açısından incelendiğinde ise; doğruyu arama, açık fikirlilik, sistematiklik, kendine güven alt boyutlarında orta düzeyde; analitiklik ve meraklılık alt boyutlarında ise; yüksek düzeyde eleştirel düşünme eğilimine sahip oldukları belirlenmiştir. Araştırmaya katılan akademisyenlerin eleştirel düşünme düzeyleri ile yaş, cinsiyet, medeni durum, hizmet süresi değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Ancak akademisyenlerin eleştirel düşünme düzeyleri ile unvan değişkeni arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırmaya katılan akademisyenlerin etik iklim ölçeği ve alt boyutlarının değerlendirilmesi sonucunda; bağlı oldukları üniversitelerin etik iklimine biraz katıldıkları ve etik iklim algılarının orta düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca yaş, cinsiyet, medeni durum, unvan ve hizmet süresi değişkeleri ile etik iklim ölçeği ve alt boyutlarına ait elde edilen puanlar incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamamıştır. Ancak egoist iklim alt boyutunda, ünvan değişkenine göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p>0,05). Son olarak; araştırmaya katılan akademisyenlerin eleştirel düşünme düzeyleri ile örgütsel etik iklim algıları arasındaki ilişki incelendiğinde negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Yani eleştirel düşünme düzeyleri artıkça örgütsel etik iklim algı düzeyleri düşmekte, etik iklim algı düzeyleri artıkça eleştirel düşünme düzeyleri düşmektedir.
Spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin kişiliklerine göre başarı hedeflerinin ve ders çalışma yaklaşımlarının incelenmesi
Amaç: Bu çalışmada, Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin kişiliklerine göre öğrenme yaklaşımları ve başarı hedefi kavramlarının önemi ve bu kavramların birbirleriyle olan ilişkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: : Araştırmanın evrenini, 2018-2019 Eğitim öğretim yılında İzmir ve Manisa İllerinde bulunan Ege Üniversitesi ve Celal Bayar Üniversitesi, örneklemini ise bu üniversitelerin Spor Bilimleri Fakültesinin 3 farklı bölümünde (beden eğitimi ve spor öğretmenliği, spor yöneticiliği ve antrenörlük eğitimi bölümü) öğrenim gören 292 kadın, 646 erkek toplamda 938 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada, öğrencilere araştırmacı tarafından hazırlanmış, kişisel bilgi formu ile 2X2 Başarı Yönelimi Ölçeği, Ders Çalışma Yaklaşımları Ölçeği ve Beş Faktör Kişilik Envanteri Kısa Formu uygulanmıştır. Bulgular: Beş Faktör Kişilik Envanteri'nin alt boyutlarını öngörme bakımından başarı yönelimi hedefleri ve ders çalışma yaklaşımlarına yönelik gerçekleştirilen adımsal çoklu regresyon analizi sonuçları incelendiğinde, öğrenme yöneliminin uyumluluk, sorumluluk ve zeka/hayalgücü alt boyutlarının en önemli belirleyicisi olduğu belirlenirken, performans yönelimi yapısının duygusal dengelilik alt boyutunu en fazla açıklayan yapı bulunmuştur. Sonuç: Uyumluluk, sorumluluk ve zeka/hayalgücü kişilik özelliklerine sahip bireylerin daha çok öğrenme yönelimini kullandıkları, duygusal dengelilik kişilik özelliğine sahip bireylerin ise daha çok performans yönelimini benimsedikleri sonucu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Başarı yönelimi, Kişilik, Derin Yaklaşım, Yüzeysel Yaklaşım
Spor bilimleri fakültesi 1. ve 4. sınıf öğrencilerinin beslenme alışkanlıkları, sporcu beslenme bilgi düzeyi ve antropometrik ölçümlerinin değerlendirilmesi
Bu çalışma, Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 1. ve 4.sınıf öğrencilerinin beslenme alışkanları, sporcu beslenme bilgi düzeyi ve antropometrik ölçümlerinin değerlendirmesi amacıyla Gaziantep ilinin Gaziantep Üniversitesinde 105 kadın, 186 erkek gönüllü öğrenciyle Şubat-Nisan 2021 tarihleri arasında covid-19 salgını dolayısıyla anketler uzaktan internet üzerinden yapılmıştır. Çalışmada "Sporcu Beslenmesi Bilgi Ölçeği (SBBÖ)" uygulanmıştır. Soru formunda demografik özellikler, sağlık bilgileri, beslenme alışkanlığı, son 1 ay için besin tüketim sıklığı ve antropometrik ölçümleri(boy, kilo, bel çevresi, kalça çevresi) yer almaktadır. Araştırmaya 1. sınıf toplam 111 öğrenci ve 4. sınıf 180 öğrenci katılmıştır. 1.sınıf öğrencilerin % 46,8'i ve 4.sınıf öğrencilerin %51,7'si öğün atladığını belirtmiştir. Öğün atlama ve öğün sayısı benzerlik görülmüş anlamlı farklılık bulunmamıştır(p>0,05). Öğrencilerin su tüketimleri incelendiğinde 1. sınıfların %46,8'i, 4. sınıfların %60'ı, 2 litre ve üzeri günlük su tükettiklerini belirtmişlerdir. Dördüncü sınıf öğrencileri daha fazla su tüketmiştir (p=0,019). Çalışmaya katılan 1. ve 4. sınıf öğrencilerin Beden Kütle İndeksi (BKİ) değeri ortalaması sırasıyla 22,9±2,3 kg/ m2 ve 23,2±2,7 kg/ m2 'dir(p>0,05). Bel çevresi, kalça çevresi, bel/boy oranı ve bel/kalça oranı öğrenim görülen sınıflarda benzerlik gösterdiği görülmüştür(p>0,05). SBBÖ'den aldıkları puanlar incelendiğinde 1.sınıf öğrencileri 40,4±26,5 ve 4. sınıf öğrencileri 48,9±33,1 puan almışlar ve öğrenim görülen sınıf ile SBBÖ'den alınan puan arasında anlamlı farklılık bulunmuştur (p=0,023). Ölçek alt boyutlarında faktör 1-ağırlık kontrolü, faktör 4-sporcu beslenmesi ve faktör 5-suplemandan alınan puan ortalaması 4.sınıf öğrencilerinde 1.sınıf öğrencilerine göre anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur(p<0,05). Sonuç olarak Spor Bilimleri Fakültesi 4.sınıf öğrencilerinin, 1. Sınıf öğrencilerine göre sporcu beslenmesi hakkında daha fazla bilgili olduğu tespit edilse de; genel olarak öğrencilerin sporcu beslenmesi bilgi düzeyi açısından yetersiz oldukları görülmüştür. Bu konu ile ilgili okullarda derslere ek olarak seminerler, konferanslar verilerek bu konuda bilgi düzeyi artırılabileceği düşünülmektedir.
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin sıkışmışlık hissi ve telefon bağımlılığı düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmada, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde bulunan öğrenci katılımcıların sıkışmışlık hissi ve telefon bağımlılığı düzeylerinin incelenmesidir. Çalışmada araştırma yöntemi olarak nicel araştırma yöntemlerinden kolaydan örnekleme modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, 97 kadın 193 erkek öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel bilgi formu, Akıllı Telefon Bağımlılığı (Kısa Form) ölçeği ve Sıkışmış Hissetme ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 25.0 paket programı kullanılmıştır. Normallik sınaması analizlerinde basıklık ve çarpıklık değerleri (+1,5 ve -1,5) dikkate alınırken (Tabachnick ve Fidell, 2013); homojenlik sınamasında Levene testi uygulanmıştır. Normal dağılım gösteren değerler için parametrik testlerden ikili karşılaştırmalar için Independent T testi, ikiden çok karşılaşma için One Way Anova testi kullanılmıştır. Ayrıca Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularında akıllı telefon bağımlılığının cinsiyet ve sınıf değişkenine göre anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Sıkışmış hissetmenin alt boyutu olan dışsal faktörler de t testi analizi sonucunda; yaş değişkenine göre anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Sıkışmışlık hissi alt boyutlarının kendileri arasında yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Sıkışmışlık hissi alt boyutları olan dışsal faktörler ve içsel faktörler akıllı telefon bağımlılığı ile orta düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışmada Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin sıkışmış hissetme ve telefon bağımlılığı arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sıkışmışlık hissi alt boyutları arasında yüksek düzeyde anlamlı ilişkinin, dışsal faktörler ve içsel faktörler ortalamalarının artmasının akıllı telefon bağımlılığının artmasını etkilediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Üniversite, Öğrenci, Sıkışmışlık Hissi, Telefon Bağımlılığı
Turizm eğitimi ile spor bilimleri eğitimi lisans öğrencilerinin spor turizmine yönelik tutumlarının incelenmesi (Düzce Üniversitesi örneği)
Turizm ve spor kavramları geçmişten günümüze hiçbir zaman ayrı düşünülmemiştir. Geniş kitleleri ilgilendiren spor faaliyetleri veya kişilerin spor yapmak amacıyla bir yerden başka bir yere seyahat etmesi turizm olayı içinde kabul edilmektedir. Spor Turizmi, ülkemiz başta olmak üzere tüm dünya ekonomilerine katkıda bulunan önemli bir turizm çeşididir. Ülkemiz bu alandan faydalanmak için yeterli doğal güzelliklere sahiptir. Yapılması gereken en önemli şey ise sahip olduğumuz genç ve dinamik insan gücümüzü doğru kullanarak spor turizminde gelişmiş bir konuma gelmektir. Bu bağlamda spor ve turizm bölümü öğrencilerinin, spor turizmine yönelik tutumlarının gerek sporculara sağladığı kişisel katkı gerekse ülkemize olan ekonomik katkılarına ilişkin bakış açılarının belirlenmesinin önemli olduğu düşünülmüştür. Böylece bu çalışmada Düzce Üniversitesi'nde turizm eğitimi ve spor bilimleri eğitimi gören lisans öğrencilerinin spor turizmine yönelik tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği tercih edilmiştir. Kardaş ve Sadık (2018) tarafından geliştirilen 'Spor Turizmine Yönelik Tutum Ölçeği' gerekli izin alınarak kullanılmış ve öğrencilerin tutumları çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir. Spor Turizmine Yönelik Tutum Ölçeği; iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde 7 adet demografik soru bulunmakta, ikinci bölümde ise 4 boyutta, 5'li likert ölçekli 14 adet kapalı uçlu ifade yer almaktadır. Organizasyon boyutu 2, kişisel katkı boyutu 5, iş olanağı boyutu 3 ve ekonomik katkı boyutu da 4 ifadeden oluşmaktadır. Tarama modeli niteliğinde yapılan bu araştırmanın çalışma grubunu turizm eğitimi ve spor bilimleri eğitimi lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma verileri SPSS 22 Paket Programı ile analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde; frekans, t testi ve one way anova testi gibi analizlerden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda Turizm Eğitimi ve Spor Bilimleri Eğitimi öğrencilerinin demografik özellikleri ile spor turizmine yönelik tutum ölçeğinin boyutları arasında anlamlı faklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Yapılan araştırmada elde edilen bulgulardan; Turizm Eğitimi ve Spor Bilimleri Eğitimi lisans öğrencilerinin spor turizmine yönelik tutumlarının genel olarak olumlu olduğu anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Turizm, Spor, Spor Turizmi, Düzce Üniversitesi, Öğrencilerin Tutumu
Qualifications of teaching and their relationship with attitudes of students in the faculty of sport sciences at firat university towards playing volleyball
In recent years, teaching approaches in higher education have become more student-centered and have required different teaching competencies. Therefore, it is necessary to have an adequate teaching competence framework that can be used for assessment purposes. This study aimed to define the relationship between the teaching competencies and the attitudes of students of the Faculty of Sport Sciences at Firat University towards playing volleyball. The researcher used an electronic questionnaire form that reveals the teaching competencies and the attitudes of university students. Electronic scales are additive scales. The answers given to the questions by university students were collected and analyzed in order to discover their general perspectives on the subject. The population of the study covered 627 students studying in two departments at the Faculty of Sport Sciences, which were the Physical Education and Sport Department and Coaching Department. The sample of the study consisted of 250 (39.87%) students (134 males and 116 females) in the academic year 2020-2021. The data obtained from the study using the SPSS software. In the analyses, the researcher conducted arithmetic mean, standard deviation, one-sample t-test, independent samples t-test, and Pearson correlation analyses. As a result, the attitudes of the students towards volleyball provided high scores with an arithmetic mean of 96.60 and a standard deviation value of 22.62. According to the attitudes of the students, the teaching competencies of the faculty members had an arithmetic mean of 138.72 and a standard deviation value of 34.25. There are statistically significant correlations between the teaching competencies of the faculty members and the students' attitudes towards volleyball. There was no significant difference between male and female students in the variables of teachers 'competencies and students' attitudes towards playing volleyball. The researcher concluded that the Faculty of Sports Sciences members at the Firat University had a significantly high level of teaching competencies according to the attitudes of the students. Students of the Faculty of Sports Sciences at the Firat University had a significantly high level of volleyball trends. A correlation between the teaching competencies of the faculty members and the students' attitudes towards the game of volleyball emerged.
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin cep telefonu kullanımı ve dijital oyun oynama alışkanlıklarının incelenmesi
Bilgisayar, cep telefonları ve dijital gelişmelere paralel olarak hızla artan teknoloji insan hayatında birçok değişimi beraberinde getirmiştir. Özellikle oyun oynama alışkanlıklarında önemli değişimler görülmüştür. İnternet kullanımına uyumlu akıllı telefonların yaygınlaşması ile birlikte cep telefonlarında oynanabilen oyunlar kullanıcılar tarafından daha çok tercih edilmeye başlanmıştır. Bu araştırma ile spor bilimleri alanında öğrenim gören öğrencilerin cep telefonu kullanım sıklıkları ve oyun oynama alışkanlıkları incelenmiştir. Araştırma tarama modelinde olup, betimsel bir nitelik arz etmektedir. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Türkiye'deki üniversitelerin Spor Bilimleri Fakültelerinde veya Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarında öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Spor Bilimleri Fakülteleri veya Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları arasında tesadüfi yöntemle belirlenmiş altı fakülteden 304 gönüllü öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğrencilerin demografik özellikleri, cep telefonu kullanım durumları, oyun oynama nedenleri ve cep telefonu kullanım amaçları olmak üzere dört ana başlıkta hazırlanmış anket formu online olarak uygulanmıştır. Araştırma verileri SPSS 24,0 paket program kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizlerinde yüzde, frekans, t testi ve varyans analizleri uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonuçları incelendiğinde katılımcıların %47'si kadın, %53'ü erkek, %34,2'sinin 8 yıl ve üzeri cep telefonu kullandığı, %35,5'inin gün içerisinde 3-5 saat telefonla zaman geçirdikleri, %66,4'ünün 1 saat cep telefonlarında oyun oynadıkları, %81,2'sinin akşam ve gece vakitlerinde oyun oynadıkları ve genellikle sportif oyun türlerini tercih ettikleri belirlenmiştir. Katılımcıların oyun oynamayı sevdikleri, oyunda başarılı olunca mutlu oldukları ve tekrar oynamak istedikleri belirlenmiştir. Oynanan oyunların bağımlılık yaptığını düşündükleri ama oyun oynamayı zamanı boşa geçirmek olarak görmediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca katılımcıların oyunların eğitim amaçlı kullanılabileceğini, şiddet içerikli oyunların kişilerde olumsuz etkiler yaratabileceği tespit edilmiştir. Katılımcıların oyun oynama nedenleri ile cinsiyet, yaş, okudukları bölüm ve spor branşları arasında anlamlı bir ilişki görülmemiştir. Katılımcılar arasında oyunlara para harcayanların ve oyunda karakteri olanların daha yüksek sürelerde oyun oynadıkları belirlenmiştir. Araştırma grubunun oynadıkları oyun türü ile cep telefonu kullanım amaçları arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Araştırma grubunun cep telefonu kullanım amaçları ile cinsiyet, yaş, bölüm ve spor branşları arasında anlamlı bir ilişki görülmemiştir. Katılımcıların cep telefonu kullanım amaçlarına bakıldığında internete bağlanma oranlarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların gelir durumu, cep telefonu kullanma süresi, günlük cep telefonu kullanım süresi, günlük mobil oyun oynama süresi, gün içinde oyun oynanan zaman dilimlerinin cep telefonu kullanma amaçları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı görülmüştür. Sonuç olarak; araştırmada yer alan üniversitelerin spor bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerin cep telefonu kullanım düzeylerinin ve dijital oyun oynama sürelerinin yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Cep telefonu, Dijital Oyun, Öğrenci