Hazır giyim
54 theses under this subject heading
Hazır giyim sektöründe marka oluşturma ve bir işletmede inceleme
ÖZET Artan rekabet koşullarında ticari ve ekonomik akımların yeniden yapılanma içerisinde olduğu günümüzde, güçlü markalar yaratmanın önemi sürekli rekabet halinde bulunan iş dünyasında daha fazla hissedilmektedir. Rakiplerin benzer ürünlerle, hatta daha iyileriyle pazara girmelerinin an meselesi olduğu, teknolojinin çok kısa zamanda el değiştirip yaygınlaştığı, mal ve hizmetlerin birbirine çok benzediği bir ortamda rekabet gücünü belirleyici etkin bir silah olarak karşımıza marka kavramı çıkmaktadır. Bugün özellikle tekstil ve konfeksiyon sektörü başta olmak üzere ülkemizde pek çok firma fason üretim yapmaktadır. Bu durum ihracattan alman katma değer payının düşmesine neden olmaktadır. Önceleri uluslararası pazarda mal satmanın en önemli koşulu, o malı en düşük maliyetle üretmek iken, bugün fiyat unsurunun yanı sıra, kalite ve marka yaratma unsuru da önem kazanmıştır. Bu çalışmada Türk hazır giyim sektörünün, uluslararası pazarda rekabet edebilmesi için, marka oluşturma süreci ele alınmıştır. Türkiye hazır giyim sektörü, kalite ve moda unsurlarına marka unsurunu ekleyerek, doğru stratejiler geliştirirse, uluslararası pazarda, moda ve markasıyla etkin bir güce sahip olacaktır.
Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün Uzakdoğu ülkeleri karşısında rekabet gücü analizi
Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, dünya ticaretinde rekabetin en yoğun yaşandığı sektördür. Bu sektör gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sürecinde önemli roller üstlenmektedir. Günümüzde gelişmiş ülkelerin hazır giyim üretimi ve ticaretindeki oldukça yüksek olan payı gittikçe azalırken, gelişmekte olan ülkelerin payı da sürekli artış göstermektedir. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, Türkiye ekonomisi açısından da lider sektör olma özelliğini sürdürmektedir. Sürekli büyüme süreci içerisinde olan sektör, maliyet ve fiyat konusunda Uzakdoğu ülkeleri, kalite ve tasarım konularında ise Avrupa Birliği ülkeleriyle rekabet etmek zorundadır. Özellikle gelişme süreçleri açısından Türkiye ile benzerlik gösteren Uzakdoğu ülkeleri, Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün en önemli rakipleridir. Üretimde kullanılan, işgücü, sermaye, üretim yeri, çevresel, siyasal ve yasal özgürlükler gibi faktörlerin zenginliği, ucuzluğu, kullanılabilirliği ve verimliliği hazır giyim sektörünün bu ülkelerde yoğunlaşmasına neden olmuştur. 2005 yılında kotaların kalkmasıyla, başta Dünya Ticaret Örgütü' ne üye olan Çin olmak üzere, Uzakdoğu ülkeleri, Türkiye için çok büyük tehlike oluşturmaktadır. Yapılan çalışmada Türkiye hazır giyim sektörünün, rekabet gücünü etkileyen unsurlar ele alınmıştır. Bu unsurların Türkiye hazır giyim işletmelerdeki önem dereceleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektörü moda, marka ve kaliteyi ön plana alan bir yaklaşımla doğru stratejiler geliştirirse, gerek Uzakdoğu gerekse diğer hazır giyim üreticisi ülkelerle rekabet edebilecek güce sahiptir
Tüketicilerin hazır giyim firmalarının ilişkisel pazarlama faaliyetlerine yönelik tutumları: İstanbul ilinde bir uygulama
Günümüzdeki pazarlama anlayışı sürekli olarak yeni müşteriler elde etmekten ziyade, mevcut müşterilerle kurulan ilişkilerin devamını sağlamak ve bu ilişkiyi geliştirmek için çeşitli faaliyetlerin uygulandığı yeni bir paradigma olarak karşımıza çıkmaktadır. İlişkisel pazarlama süreci aşamalı bir deneyimdir. Bu deneyim süreci müşteri ilişkilerinin kurulması ile başlamaktadır. Ardından kurulan müşteri ilişkilerin devamının sağlanması ve geliştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, tüketicilerin hazır giyim işletmeleri tarafından gerçekleştirilen ilişkisel pazarlama faaliyetlerine tüketicilerin ne gibi tepkiler verdiklerini belirlemek ve bu tür uygulamaların tüketiciler üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Hazırlanan tez üç bölümden oluşmaktadır. İlk iki bölüm literatür taramasından, son bölüm alan araştırmasından meydana gelmektedir. Literatür bölümünde, ilişkisel pazarlama kavramına dair genel anlamda bir değerlendirme yapılmış, hazır giyim işletmelerinde uygulanan çeşitli ilişkisel pazarlama faaliyetlerinden söz edilmiş ve hazır giyim işletmeleri müşterilerinin bu tarz faaliyetlere karşı tutumları değerlendirilmiştir. Uygulama bölümünde tüketicilerin hazır giyim işletmelerine yönelik tutumları değerlendirilmiştir. İlk olarak ilişki kurma isteği ile özel ilgi beklentisi arasındaki ilişki değerlendirilmiş, ardından kurulan ilişkilerin katkısının risk alma ile olan bağlantısı açıklanmıştır. Yapılan çalışma sonucunda hazır giyim işletmelerinin yapmış olduğu ilişkisel pazarlama faaliyetlerinin hazır giyim müşterilerinin nezdinde önemi ortaya çıkarılmıştır.
Bir konfeksiyon fabrikasında seçilmiş ergonomik risklerin iş sağlığı ve güvenliği kapsamında analizi ve risk değerlendirmesi
Sanayinin hızlı bir şekilde gelişmesi ile beraber çalışma hayatında iş sağlığı ve güvenliği konusu büyük öneme sahiptir. İnsanın sağlıklı, güvenli ve konforlu bir şekilde çalışma hayatını sürdürebilmesi için ergonomi bilim dalı çalışanlar açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada hazır giyim sektöründe ergonomi ve iş kazalarının oluşmasına ait ergonomik riskler değerlendirilmiştir. Risk değerlendirme metotları arasında sıkça kullanılan Fine Kinney metodu kullanılmıştır. Ergonomi alanında yapılmış araştırmalardan yola çıkarak hazır giyim işletmelerinde ergonomik risklerin olduğu tespit edilmiş ve çözüm önerileri ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Konfeksiyon İşletmesi, Ergonomi, Ergonomik Risk Değerlendirmesi, Fine Kinney
İş sağlığı ve güvenliğinde fiziksel risk etmenlerinin bulanık hata türü ve etkileri analizi ile değerlendirilmesi-hazır giyim işletmesi örneği
Bu tez çalışmasında, bir hazır giyim işletmesinde fiziksel risk etmenlerine bağlı olarak çalışanların maruz kalabileceği riskler HTEA ve Bulanık HTEA risk değerlendirme yöntemleri ile değerlendirilmiştir. Ayrıca HTEA ve Bulanık HTEA yöntemleri ile elde edilen sonuçlar kıyaslanarak yöntemlerin etkinliği ve yeterliliği araştırılmıştır. İşletmede fiziksel risk etmenlerine dair ölçümler yapılırken ulusal ve uluslararası standartlarda yer alan yöntem ve değerler kullanılmıştır. Bulanık HTEA yönteminin modellemesi için MATLAB programının bir eklentisi olan "Fuzzy Logic Designer" kullanılmıştır. Bulanık HTEA yöntemini kullanarak işyerindeki risklerin daha etkin ve doğru bir şekilde değerlendirilebileceği sonucuna varılmıştır.
Annelerin 0-2 yaş bebek giysilerinde aradıkları özellikler
Giyim, insanoğlunun var olduğu andan beri bir ihtiyaç olarak kendini göstermiş bir olgudur. İnsan önceleri doğa şartlarından korunmak amacı ile giyinmiş ise de daha sonraları giyim, kişinin kendini ifade etme biçimi haline gelmiştir. Giyim tarihi incelendiğinde modanın sadece yetişkinler için değil, çocuk ve bebekler için de geçerli bir olgu olduğu görülmektedir. Hatta bazı ressamların soylu çocuklarını resmettikleri tablolarda giyimin çocuklar için son derece önemli olduğu anlaşılmaktadır. Giyim çocuklar için de bir tür kendilerini ifade biçimidir. Kendi zevklerince giyinmek, giysilerini kendilerinin seçmesi hem psikolojik hem de sosyal gelişimleri için son derece önemlidir. Bebeklik çağı denilen 0-2 yaş döneminde bebekler giysilerini kendileri seçebilecek yetide olmadıklarından giysi seçimleri ebeveynleri ve hatta daha çok anneleri tarafından yapılmaktadır,Giyim, günümüzde yetişkinler için olduğu kadar bebekler için de önemli bir hal almıştır. Ebeveynler bebekleri için en sağlıklı ve en güzel olanı istemektedirler. Bu nedenle bebeklerinin giyimine kendi giyimlerinden daha fazla önem verdikleri söylenebilir. Hassas ve narin olan bebek cildi için aileler en sağlıklı ve en zararsız ürünleri seçmek istemeleri son derece normaldir. Tüm bu farkındalık ve arayışların annelerin bebek ürünleri üzerine oluşan taleplerini çeşitlendirdiği ve arttırdığı söylenebilir.0-2 yaş dönemi bebeğin en hızlı gelişim ve büyüme gösterdiği dönem olması dolayısıyla hareketleri de yatmaktan, emeklemeye ve son olarak yürümeye kadar gelişip değiştiğinden kullanılan giysiler açısından da en fazla çeşitliliğin bu dönemde yaşandığısöylenebilir. Bu noktada bebek giysisi üreticilerine büyük bir görev düşmektedir. Bebek giysisi üreticilerinin yerli üretim yapmaları için ve ayaklata kalabilmeleri için kapsamlı bir pazar araştırması yapmaları gerekir. Bebek giysisi tüketicileri olan annelerin bebek giysilerinden beklentilerini bilmek sektör için çok önemlidir. Bu araştırma, 0-2 yaş arası bebek sahibi olan annelerin görüşlerine dayanarak bebeklerine aldıkları giysilerden beklentilerini anlamak ve ileride yapılacak olan çalışmalara katkıda bulunmak amacı ile yapılmıştır. Ayrıca bu çalışma tüketici taleplerini araştırması yönüyle sektördeki bebek giysisi üreticilerine de bir kaynak niteliğindedir. Tüm bunlara ek olarak araştırma, annelerin bilinç seviyeleri hakkında da bilgi sahibi olmayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda bir veri toplama aracı ile annelerin, bebek giysilerinde dış görünüşe( estetik oluşu, modeli, rengi, üzerindeki baskılar..vb.) verdikleri önem derecesi, kullanım kolaylığı açısından, leke tutmazlık, buruşmazlık, çabuk kuruma, fonksiyonellik, ergonomiklik gibi özelliklere verdikleri önem derecesi, doğal ham maddelerden üretilmiş olması, antibakteriyel olması, organik olması, üretiminde zararlı kimyasalların kullanılmamış olmasına verdikleri önem derecesi, markası ve ürüne ödenen paranın miktarı gibi konulardaki görüşleri alınarak hem talepleri anlaşılmaya çalışılmış hem de bilinç düzeyleri hakkında fikir sahibi olunmuştur.Araştırma, Ankara ilinde gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubu, 0-2 yaş arası bebek sahibi annelere daha kolay ulaşabilmek adına, Ankara?nın Çankaya ilçesinde bulunan kreşlerde ve çocuk polikliniklerinde belirlenmiştir. Rastgele yöntemi ile belirlenmiş olan örneklem grubu 250 kişidir. Araştırma sonucunda elde edilmiş olan bulgular Ankara?nın Çankaya ilçesinde yaşayan ve 0-2 yaş arası bebek sahibi olan annelere genellenmiştir. Araştırmanın evrenini Ankara?nın Çankaya ilçesindeki 0-2 yaş grubu anneler oluşturmuştur. Evrenin, Çankaya ilçesinde yaşayan annelerden seçilmesinin sebebi, bu ilçedeki eğitim ve gelir seviyesinin yüksek olması ve alım gücü yüksek potansiyel tüketicilerin bu ilçede oturmasıdır. Bu araştırma sektöre yön gösterecek bulgulara ulaşmayı hedeflediğinden tüketici profilinin bilinçli ve alım gücü yüksek kişilerden oluşması gerekliliği düşünülmüştür. Araştırmadan elde edilen veriler E-views (Econometric Views) istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Örneklem grubunun demografik özellikleri frekans tabloları halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin yüzde ve frekans dağılımları alınmış, örneklem grubunun demografik özellikleri ile veri toplama aracında yer alan sorulara verdikleri yanıtlar arasında istatistiksel açıdananlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemek için, crosstab (çapraz tablolar) iledeğişkenler arasındaki ilişki durumu analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda ulaşılan verilere göre annelerin bebek giysilerine uygulanan ve kullanım kolaylığı yaratan bitim işlemlerini tercih ettikleri, bebek giysilerinin organik olmasını talep etmelerine rağmen, organik ürünleri ve sertifikalarını tanımadıkları, doğal ham maddelerden oluşan tekstil ürünleri kullanmayı beklenen oranda önemsemedikleri ve giysilere uygulanan boya, baskı ve kullanılan zararlı kimyasallar konularında yeterli bilgi birikimi ve farkındalığa sahip olmadıkları görülmüştür.0-2 yaş bebek annelerin, organiklik, ökotex belgesi ve sertifikasyon işlemleri, tekstilde kullanılan zararlı kimyasallar, bitim işlemlerinin gerekliliği ve önemi gibi konularda bilinç düzeyini arttırmak için devlet kurumları, dernekler, topluluklar ve diğer gönüllü kuruluşların iş birliği içerisinde çalışmaları konusunda öneriler getirilmiştir. Anahtar kelimeler; bebek giysileri, organik tekstil, ekolojik tekstil, fonksiyonel bitim işlemleri
İnternet tüketicilerinin hazır giyim satın alma davranışları üzerine bir araştırma
Son yıllarda, internet teknolojisinde yaşanan gelişmeler ve internet kullanımının yaygınlaşması günlük hayatta birçok alışkanlığı değiştirdiği gibi satın alma davranışlarında da değişikliklere ve yeni alışkanlıklara sebep olmuştur. Bu duruma bağlı olarak internet üzerinden pazarlama konusu önem kazanmıştır. Birçok sektör internet üzerinden pazarlama faaliyetlerine ağırlık vermiştir. Bu sektörlerden biri ise ülkemize büyük bir oranda istihdam ve katma değer sağlayan hazır giyim sektörüdür. İnternet üzerinden hazır giyim alışverişi yapan tüketiciler bu süreçte birtakım kolaylıklarla beraber bazı riskler ve zorluklarla da karşılaşmaktadır. Hazır giyim ihtiyacını internet aracılığı ile sağlayan tüketiciler satın alma öncesinde, satın alma esnasında ve satın alma sonrasında farklı davranışlar ve tutumlar içerisinde olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, internet tüketicilerinin hazır giyim satın alma davranışlarını etkileyen faktörleri ve demografik özelliklere göre farklılıklarını belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda öncelikle internet ortamında pazarlama, internet üzerinden yapılan alışveriş, tüketici davranışları, hazır giyim sektörü ve tüketicilerin internet üzerinden hazır giyim satın alma davranışları ile ilgili literatür taraması yapılmıştır. Çalışmanın sonra ki kısmında ise internet tüketicilerinin hazır giyim satın alma davranışları, internet üzerinden hazır giyim alışveriş yapan kişilere online olarak yapılan anket yardımıyla incelenmiştir. Çalışma kolayda örnekleme yöntemiyle, internet ve sosyal medya kullanıcıları arasından ulaşılan 449 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri tanımlayıcı istatistiki analizler (frekans, ortalama, standart sapma, çarpıklık, basıklık), faktör analizi, güvenilirlik ve geçerlilik analizi, T-testi ve Anova analizi ile test edilmiştir. Katılımcıların internet alışveriş davranışı faktörlerine yönelik algılarının, algılanan risk faktörlerine yönelik algılarının ve katılımcıların internet alışverişini etkileyen faktörlerine yönelik algılarının demografik özelliklerine göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir.
Çevik üretim sisteminin hazır giyim işletmelerinde uygulanabilirliği: Düzey 2 TR72 Bölgesel Kalkınma Ajansı (Kayseri, Sivas ve Yozgat) örneği
Bu araştırma ile çevik üretim sisteminin hazır giyim işletmelerinde uygulanabilirliği araştırılmıştır.Bu çalışmada, öncelikle üretim sistemleri açıklanarak, çevik üretim sisteminin gelişimi, temel prensipleri ve başarı unsurları açıklanmıştır.Araştırmanın evrenini, çeviklik kazanmaya çalışan hazır giyim işletmeleri, örneklemi ise Düzey 2 TR72 Bölgesel Kalkınma Ajansı çerçevesinde Kayseri, Sivas ve Yozgat illerinde faaliyet gösteren hazır giyim işletmeleri oluşturmuştur. Bu alanda faaliyet gösteren hazır giyim işletmelerinin çevik üretim sisteminin temel prensiplerine sahiplik düzeylerini, yatkınlıklarını ve çeviklik düzeylerini belirlemek amacıyla anket formu hazırlanmıştır.Hazırlanan anket formuyla ilgili uygulama pilot ve asıl uygulama olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama, 2010 yılında, örneklemi oluşturan ve Sivas ilinde faaliyet gösteren 8 hazır giyim işletmelerine gidilerek yüz yüze görüşme ile yapılmıştır. Asıl uygulama ise, 2011 yılında Kayseri, Sivas ve Yozgat illerinde, büyüklük ölçütleri göz önünde bulundurulmaksızın faaliyet gösteren hazır giyim işletmelerinde yapılmıştır. Anket uygulaması, araştırma kapsamındaki işletmelerin bir kısmına telefonla ön bilgi verilip araştırmanın amacı belirtildikten sonra e-posta yoluyla anket sorularının gönderilmesi şeklinde, bir kısmına ise yüz yüze görüşme şeklinde uygulanmıştır. Bu sayede, işletme yetkililerinin araştırmaya gerekli ilgiyi göstermeleri sağlanarak, bilgi kaybı en aza indirilmeye ve anlamlı cevaplara ulaşılmaya çalışılmıştır.İstatistiksel analiz için, anketlerden elde edilen veriler SPSS (15.0) paket programına uygun kodlama ile girilmiştir. Araştırmanın yapıldığı illerde faaliyet gösteren hazır giyim işletmelerinin tanıtılması, iç ve dış faktörlerin etki düzeylerini ortaya koymak ve uygun çözüm önerileri sunabilmek için gerekli test ve değerlendirmeler, SPSS (15.0)) paket programının ilgili modülleri kullanılarak yapılmıştır.
Hazır giyim ürünlerinin kalite kontrolünde görüntü analiz yönteminin kullanılması
Hazır giyim işletmelerinde bitmiş ürününün kalite kontrolü operatörler tarafından subjektif yöntemlerle yapılmaktadır. Gözle görülür hataların belirlenmesi için deneyimli ve bu işlem için özel olarak eğitilmiş bir operatör, kendisine verilen eğitim ve edindiği deneyime dayanarak kontrol sırasında fark ettiği hataları tespit eder ve mümkün olanları giderir ya da daha sonra giderilmesi için işaretler. Ürünün kalitesi hakkındaki karar; müşterinin belirlediği sınırlar veya deneyimler sonucu elde edilen kriterlerile karşılaştırılmasına dayanılarak verilir. Ancak insan, kontrol sırasında ve karar aşamasında hatalara, zaman ve kalite kayıplarına sebep olabilecek bazı zaaflara sahiptir. Dikkat kaybı, yorgunluk, iş yetiştirme stresi gibi etkenler kalite kontrolün niteliğini etkilemektedir. Bu noktalardan yola çıkarak gerek maliyet gerekse yapılan kontrollerin güvenilirliği ve uluslararasıkabul edilebilirliği açısından üretici ve müşteri arasında karşılıklı güven sağlayıcıobjektif, hızlı ve ekonomik kontrol sistemlerinin geliştirilmesi ve kullanılması bir zorunluluk halini almıştır.Günümüzde tekstil ve hazır giyim sektöründe çeşitli ürünlerin kontrollerinde, hızlı ve etkin bir yöntem olarak görüntü analiz sistemleri kullanılmaktadır. Literatürde lif, iplik ve kumaş yüzeylerinde yapılmış olan çalışmalar bu yöntemin verimliliğini vurgulamaktadır.ivGörüntü analiz yöntemiyle yapılacak olan kalite kontrol ile insan gözünün ve elinin yapabileceği hatalar sıfıra indirgenerek kalitenin istenen standartları sağlaması mümkün olacak, kalite düzeyinin sağlanması ve operatör sayısının azalması ile maliyetler düşecektir.Bu araştırmanın amacı, hazır giyim sektöründe, son kontrol aşamasına gelmiş olan ürünün, kalite kontrol işleminde kumaş ve ölçüm hatalarının görüntü analiz yöntemiyle tespit edilebilirliğinin belirlenmesidir.Araştırmada deneme modeli kullanılmıştır. Araştırma, laboratuvar ortamında hazırlanan sistemin çeşitli uygulamalarla geliştirilmesiyle, hazır giyim işletmesinde gerçekleştirilmiştir. Uygulama, X Giyim?de yapılan ön çalışmaların ardından, YGiyim?de, işletmenin ürettiği 38 beden sıfır yaka, kısa kollu beyaz tişörtlerden tesadüfi olarak seçilen 43 ürün üzerinde yürütülmüştür. Uygulamalarda kullanılan, bu araştırma için yazılmış ve geliştirilmiş olan görüntü işleme programının, örneklem grubun özelliklerine ve kalite kontrol parametrelerine uygun olması esas alınmıştır. Veri toplama aracı olarak; hazır giyim ürününün kalite kontrolü için geliştirilen sistemde görüntülerin elde edilmesi için çözünürlüğü 640x480 / 1024x768 piksel olan dijital kamera ve görüntü işleme için Windows ortamında çalışan Matlab Programı kullanılmıştır.Görüntü analiz yöntemiyle yapılan kalite kontrol sonuçları incelenmiş; geliştirilen program ile belirlenen ölçüm sonuçları operatörler tarafından yapılan ölçüm sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Ölçüm sonuçları arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla ikili gruplarda parametrik olmayan testlerden Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Bağımlı değişkenler arasındaki ölçümler karşılaştırılırken normal dağılmayan değişkenlerde WilcoxonSign Test uygulanmıştır.Bulgular; programın hazır giyim ürünlerinden biri olan tişörtün kalite kontrolünde kullanılmasının etkin olduğunu göstermiştir. Elde edilen veriler ölçü kontrolünde sapmaların tolerans sınırları içinde olduğunu göstermektedir. Bu da programın etkinliği açısından önemli bir gösterge olarak dikkat çekmektedir. Örneklem grubun kumaş hatalarının kontrolünde de programın etkin olduğu, hataların tespit vedildiği görülmüştür. Ayrıca kameranın çözünürlüğünün ve aydınlatmanın kumaş hatalarının tespitinde etkili olduğu saptanmıştır Sonuç olarak, bugüne kadar yapılan çalışmaların ışığında, bitmiş hazır giyim ürünlerinin kalite kontrolünde bir ilk olarak görüntü analiz yönteminin kullanılabileceğinin belirlendiği bu çalışma, literatürde yeni bir kalite kontrol yöntemi olarak yer alacak, sektörde benzeri çalışmalar için bir örnek teşkil edecektir.Anahtar Kelimeler: Hazır giyim ürünleri, görüntü analiz yöntemi, kalite kontrol
Hazır giyim işletmesinde yalın üretime geçiş: Değer akışı haritalandırma, hat tasarımı ve dengeleme
Tüketici tercihlerinin sürekli değiştiği, model çeşitliliğinin artarak üretim sayılarının azaldığı ve ürün ömrünün kısaldığı günümüz küresel rekabet ortamında hazır giyim işletmelerinin var olabilmesinin ön koşulu daima en önde yer almalarına bağlıdır. Bunu sağlamanın yolu ise çağın dinamik yapısına uyum sağlamayı, değişim ve yeniliklere açık olmayı gerektirir. Bu nedenle işletmeler gelişerek değişen üretim sistem, teknik ve teknolojilerini kendi sistemlerine uygun hale getirmelidir. Yalın üretim, kaynakları gereken zamanda ve miktarda kullanarak ürünleri en az maliyetle, en yüksek kalitede ve tam zamanında üreten, müşteri açısından ürüne değer katmayan gereksiz işgücü, malzeme, stok, taşıma vb. israfa neden olan tüm faaliyetlerin azaltılması ya da ortadan kaldırılmasıyla maliyetlerin düşürülerek kârlılığın artırılmasını sağlayan bir sistemdir.Bu araştırmanın amacı, hazır giyim işletmesinde israf kaynaklarını ve bu israfların ortadan kaldırılmasını sağlayacak iyileştirme çalışmalarını gösteren değer akışı haritalandırma, üretim hattının dengelenmesi için hat tasarımı ve dengeleme çalışmalarını yapmaktır. Betimsel özelliğe sahip olan araştırmada örnek olay yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, örneklemini Ankara'dan seçilen bir hazır giyim işletmesi oluşturmaktadır. Veriler gözlem, görüşme ve doküman incelemesi kullanılarak elde edilmiştir.Çalışma, değer akışı haritalandırma, zaman etüdü ve hat dengeleme olmak üzere üç ana aşamada gerçekleştirilmiştir. Bayan ceketi ürün ailesi için değer akışı analiz edilerek mevcut durum haritası oluşturulmuş ve gelecek durum haritası ile süreçteki israfları minimuma indirmeyi ya da ortadan kaldırmayı hedefleyen yalın üretim teknikleri aracılığıyla iyileştirme çalışmaları belirlenmiştir. Zaman etüdü uygulaması ile ceket üretimindeki işlemlerin standart süreleri oluşturulmuştur. Üretim hattının dengelenmesini gerçekleştirmek için işletme mevcut kaynaklarına uygun hat tasarımı yapılmıştır. Farklı üretim miktarları için hat dengeleme problemleri çözümlenmiştir.Hazır giyim işletmesinde çok fazla israf kaynağının olduğu belirlenmiştir. Bu israfları ortadan kaldırmak ya da en az düzeye indirmek için Kanban, 5S, TÜB, MHD, yerleşim düzenlemesi ve işgücü eğitimi uygulamalarının gerçekleştirilmesi gerektiği sonucu ortaya çıkmıştır.İşletmenin mevcut üretim hattında 27 istasyon yer alırken çözümlenen problemlerde günlük 80 adet üretim için 13 istasyon, 120 adet üretim için 18 istasyonun yeterli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda günlük 80 adet üretim için % 51,86, 120 adet üretim için % 33,4 oranında iyileşme sağlanacağı belirlenmiştir. İşletmenin mevcut üretim hattı ile çok daha fazla üretimi gerçekleştirebileceği, üretim sayısına bağlı olarak dengelenmiş montaj hatlarını kullanması durumunda işçilik maliyetinde düşüşler sağlanacağı sonucuna varılmıştır.
Hazır giyim ürünlerinde kadınların alt-üst beden ölçü farklılıklarından doğan uyumsuzlukların belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, alt-üst beden ölçü farklılığına sahip kadınların takım halindeki hazır giyim ürününü satın alırken yaşadıkları sorunları ortaya koymaktır.Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Evrenini, Ankara ilinin oluşturduğu araştırmanın; örneklemini random yöntemiyle belirlenmiş, Ankara ilinde ikamet eden 385 kadın oluşturmaktadır.Araştırma verileri anket yoluyla elde edilmiştir. Anketin geliştirilmesinde uzman görüşünden ve deneme uygulamalarından yararlanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen verilere ait sayısal değerler ve yüzdelikler, SPSS 15.0 programında istatistiksel analiz yapılarak hesaplanmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan kadınların yaş, eğitim durumu, doğum sayısı, alt- üst beden ölçüleri ile hazır giyim ürünlerinden tayyör/ döpiyes satın alırken genişlik ve uzunluk ölçülerinden, form ve model özelliğinden kaynaklanan uyum sorunları arasında istatistiksel ilişkinin ölçülmesi için x² (Ki-kare) ilişki analizi kullanılmıştır. Analiz sonuçları P< 0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.Araştırmanın sonucunda; oransız vücut ölçülerine sahip kadın tüketicilerin takım halinde satılan hazır giyim ürünlerinden, tayyör/ döpiyes satın alırken; ceket, etek ve pantolon kalça çevresi ölçülerinin dar gelmesinin karsılaştıkları en önemli sorunlardan biri olduğu belirlenmiştir. Pantolon boyunun uzun gelmesi (%68,8) ve oturuş yüksekliğinin kısa gelmesi (% 36,6) karşılaşılan diğer problemler arasındadır. Tüketiciler, tayyör/ döpiyes satın alırken beden çevresinden daha geniş olan kalça çevresi ölçüsüne uymak zorunda kalmaktadır. Bunun sonucunda da; ceket beden çevresinin tüketiciye bol geldiği (%23,6) görülmüştür. Pantolon arka ağının gergin olması, oransız vücuda sahip kadınların karşılaştığı bir diğer problemdirKadınların tayyör/döpiyes satın alırken karşılaştıkları sorunlara, satın alma esnasında giysi üzerinde gerekli uyarlama işlemlerini yaparak çözüm getiren mağazalardan alış veriş yapmayı tercih ettikleri görülmüştür. Tüketicilerin tercih ettiği diğer bir çözüm yolu ise satın aldıkları tayyör/ döpiyesi terzide kendi bedenine uygun hale getirmesini istemeleridir.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; genel olarak pantolon boyunun uzun gelmesi, oturuş yüksekliğinin kısa gelmesi, arka ağın gergin olması gibi sorunlar dikkat çekmektedir. Bu sorunların giderilebilmesi için üretici firmaların, tüketicilerden veri toplama yoluna giderek gerekli düzeltmeleri yapmaları bu sorunların çözümü için faydalı görülmektedir. Araştırmaya katılan tüketicilerin daha çok, tadilat işlemini de üstlenen firmalardan alışveriş yapmayı tercih ettikleri görülmüştür. İsraf, zaman kaybı önlenmesi ve müşteri memnuniyetinin sağlanabilmesi için bu ihtiyaçları giderebilecek özel bedenli üretimlerin yapılması üzerine öneriler geliştirilmiştir.
Hazır giyim üretim planlamasında karşılaşılan sorunlar ve bir model önerisi
Bu araştırmanın amacı, bir hazır giyim işletmesinde üretim için gerekli olan iş gücü, makine ve hammadde gibi kaynakların kullanımı sırasında karşılaşılan sorunların tespit edilmesi ve sorunların en aza indirgenerek veya ortadan kaldırılarak en verimli üretimi sağlayabilecek, işletmeye maksimum kar ve minimum maliyet sağlayabilecek bir üretim planı modeli oluşturmaktır.Araştırmanın evrenini, hazır giyim işletmesinin tüm bölümlerinde çalışan elemanlar ve üretilen tüm ürünler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise üretim departmanında çalışan 90 kişi ve gözlem yapılan süre içerisinde üretilen ürünler oluşturmaktadır. Uygulamalı olarak gerçekleştirilen bu araştırma için büyük ölçekli bir hazır giyim işletmesi ile görüşülmüş; gözlem yapma, anket düzenleme ve işletme bilgilerinin temin edilmesi için gerekli izinler alınmıştır. Araştırmanın gerçekleştirildiği hazır giyim işletmesinde üretim aşamasında karşılaşılan sorunları tespit edebilmek amacıyla anket yöntemi kullanılmıştır. Anketten elde edilen veriler değerlendirilerek, işletmeden alınan veriler doğrultusunda, işletmeye maksimum kar ya da minimum maliyetle üretimi sağlayacak doğrusal programlama modeli kurulmuştur. Aynı zamanda tespit edilen sorunların giderilmesine yönelik olarak işletmenin üretim bölümünde gözlem yapılmıştır. Bu yönüyle araştırmada betimsel yönteme giren anket ve gözlem ile uygulamaya veri oluşturan vak' a incelemesi tekniği kullanılmıştır.Çalışmada kullanılan veriler, çalışmanın yapıldığı işletmeden gözlem, anket tekniği ve ilgili birimlerden temin edilen verilerin incelenmesi yolu ile elde edilmiştir. Anket soruları hazırlanmadan önce uygulamanın yapıldığı işletmede gözlem yapılmıştır. Gözlem sonuçlarından ve konu hakkında yapılan literatür taramasından yararlanarak anket soruları hazırlanmıştır. Anket sonuçlarının değerlendirilmesinde ?SPSS 18.0? istatistiksel paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın yürütüldüğü hazır giyim işletmesine maksimum kar ve minimum maliyet sağlayacak üretim planlama modelinin kurulması için WINQSB 2.0 bilgisayar paket programı kullanılmıştır. Hazır giyim işletmesi için oluşturulan üretim planı, doğrusal programlama modeli olarak ilgili paket programda çözümlenmiştir.Bulgular, işletmede iş gücünden, makine ile teçhizattan ve hammaddeden kaynaklanan aksaklıklar incelendiğinde bunun ana kaynağının işletmenin üretim metotlarından kaynaklı olduğunu göstermektedir. İşletme çalışanlarına uygulanan anket sonucunda da çalışanların üretim aksaklıklarının ikinci sırada üretim metotlarından oluştuğunu düşündükleri sonucuna ulaşılmıştır. İşletme kesikli üretim tipinde, parti bazlı üretim yapmaktadır. Üretim planları süreklilik içermemektedir. Her üretim planında bütün unsurlar standart dışı olarak yeniden planlanmaktadır. Bu durumda işletmenin kar maksimizasyonu ya da maliyet minimizasyonu hedeflerinden hangisini seçerse seçsin kaynaklarında atıl kalma durumu yaratmaktadır. İşletmenin bu üretim metoduna devam etmesi durumunda atıl kaynaklardan kurtulması mümkün değildir. Üretim yöntemini değiştirmesi zorunludur. Bu bulgular ışığında hazır giyim işletmelerin üretim planlamasına yönelik ve ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.
Türk hazır giyim sektöründe kotaların kalkmasıyla görülen markalaşma durumu
Dünya ticaretinde her sektörde yapıldığı gibi hazır giyim sektörü üzerine yapılan uluslararası anlaşmalar ülkelerarası ithalat ve ihracatın dengesini, yönünü ve miktarını değiştirmektedir. Bu konuyla ilgili olarak yıllar içerisinde belli oranlarda kalkan kotaların, 2005 yılında %49'unun birden kalkması ve yıllar öncesinden bilinen bu gerçeğe karşı işletmelerin uğradığı kayıplar araştırmada problem durumunu oluşturmaktadır. Gelinen son durumda Türkiye'nin hazır giyim sektöründe markalaşma durumu araştırmanın amacını; bu konuda yapılan çalışmalara katkıda bulunması ise önemini oluşturmaktadır.Bu araştırma survey yöntemine dayalı betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini, Türkiye çapındaki hazır giyim firmaları oluşturmaktadır. Örneklemini ise Ankara ilinde ATO'ya 28.09.2007 itibariyle kayıtlı olarak faaliyet gösteren 102 hazır giyim firması oluşturmuştur. Bu firmalardan 65'i verilen anketleri cevaplayarak gönderdiğinden 65 firma değerlendirmeye alınmıştır. Anketlerin sonucunda elde edilen verilerin ortalaması hesaplanmış ve firmaların üretim yaptığı pazarlar, üretim durumu ve kapasitelerine göre firma yetkililerinin ankete verdiği cevaplar arasında anlamlı bir fark olup olmadığına bakılmıştır. Ayrıca anket sorularının güvenirlilik analizleri Cronbach Alpha (?) testiyle hesaplanmıştır. Anlamlılık düzeyi olarak 0,64 kabul edilmiş ve tüm sorular 0,64 değeri üzerinde çıkarak, güvenirliliği ispatlanmıştır.Verilerin analizinden elde edilen sonuçlara göre;* Çin, Uzakdoğu ve diğer Asya ülkelerinin Türkiye'den daha ucuza hammadde elde ettiği ve daha ucuz işçilik maliyetlerine sahip olması nedeniyle rekabette avantaj sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.* Türk hazır giyim sektörünün, kotaların kalkmasından sonraki sürece ve yaşanan olumsuz değişimlere karşı önceden bilinçlendirilmedikleri sonucuna varılmıştır.* Türk hazır giyim sektörünün zorlu rekabet koşuları nedeniyle 2005 öncesi gibi yabancı markaların fason pazarına sahip olmadığı görülmüştür.
Büyük beden kadınlar için hazır giyim üretiminde kullanılacak beden ölçüleri standardizasyonunun oluşturulması
Aile şirketlerinde kurumsallaşma ve markalaşma Türkiye'de ileri gelen aile şirketlerinin kurumsallaşma ve markalaşma örnekleri ile Türk hazır giyim sektöründe bir uygulama
Günümüzde yaşanan ekonomik krizlerin ve globalleşmenin yarattığı ağır rekabet koşulları şirketleri stratejik kararlar almaya zorlamaktadır. Bu kararlar şirketlerin geleceklerini belirlerken, yaşam sürelerini, biçimlerini şekillendirmektedirler.Dünya ekonomisinde önemli bir yere sahip olan aile şirketleri de varlıklarını nesiller boyu sürdürebilmek için çeşitli stratejik adımlar atma yoluna gitmişlerdir. Aile şirketlerinin en büyük sorunu olan şirketin nesilden nesile sürememesi ve/veya dağılması bundan dolayı şirketin büyüyememesi ve ağırlaşan rekabet koşulları altında yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmasıdır. Bundan dolayı aile şirketleri, bu teze konu olan iki unsurun, kurumsallaşma ve markalaşma, ışığında stratejik kararlar alma eğilimindedirler.Kurumsallaşma bir işletmenin kişilere bağlı olmadan varlığını devam ettirmesini amaçlarken, markalaşma ürün ve/veya hizmetin tüketici tarafından her bakımdan tercih sebebi olmasını amaçlamaktadır. Ancak her iki unsurun da ortak bir noktası işletmenin varlığını güçlü bir şekilde devam ettirebilmesinini destekliyor olmalarıdır. Bu iki unsur kimi işletmelerde beraber görülmekle birlikte, stratejik açıdan kuruluş aşamasında öncelik sıraları bulunmakta kimi zaman bir diğerine geçiş yapılamamaktadır. İşletmelerin kuruluş aşamasından sonra atmaları gereken en önemli adımlardan biri de burada karşılarına çıkmaktadır. İşletme önce kurumsallaşmalı mı, markalaşmalı mıdır? Yapılan çalışma da, bu stratejik sorunun cevabı aranırken, süreci etkileyen faktörler ele alınarak, markalaşma, kurumsallaşma unsurları açıklanmış, aile şirketlerinde markalaşma ve kurumsallaşma süreçleri incelenmiş, uygulamaya yönelik kısaca hazır giyim sektöründen bahsedilerek son olarak Türkiye' de ileri gelen aile şirketlerinden bazıları örneklerle anlatılmış ve hazır giyim sektöründe bir aile şirketinde yapılan uygulamayla da çalışma desteklenmiş olmaktadır.
Hazır giyim sektöründe temel ücretin belirlenmesine yönelik bir model geliştirme
Hazır giyim üretimi genel bir sınıflandırmayla, model tasarımından başlayıp, kalıp tasarımı, kesim, dikim, ütü, kalite kontrol ve sevkiyat gibi birçok bölümden meydana gelen bir süreçtir. Bu bölümlerin her biri ise, birbirine bağımlı olmasına rağmen ayrı teknik ve teknolojilerle çalışması açısından farklılıklar göstermektedir. Dolayısıyla farklı bölümde çalışan kişilerinde farklı eğitimlere, kişisel özelliklere, iş sorumluluklarına ve bilgi-beceriye sahip olması beklenmektedir. Bu durum çalışanlara ödenecek ücretlerin belirlenmesinde eşitlik sağlanmasını zorlaştırmaktadır. Bu çalışma, hazır giyim sektöründe objektiflik ve eşitlik ilkesine göre temel ücretin belirlenmesine yönelik bir model geliştirmek amacı ile planlanıp yürütülmüştür. Objektif bir ödeme sistemi; devletin ve sendikaların minimum isteklerini karşılayabilmeli, iş görenin eğitimi, yeteneği ve deneyimi ile uyumlu olmalı, işletmenin ödeme gücü ile uyumlu olmalı, güvenceli olmalı, etkin ve verimli çalışma için iş görenleri motive edebilmeli ve iş görenler tarafından anlaşılır ve kabul edilebilir düzeyde olmalıdır. Ücretlerin belirlenmesinde objektifliğin yanı sıra önemli olan diğer bir ölçüt ise eşitlik kavramıdır. İşletmede çalışanlara ödenmekte olan ücret düzeyi, diğer işletmelerde benzer işlerde çalışanlar ile eşit olmalı, aynı işletmede farklı işlerde çalışanların iş zorluk düzeylerine göre eşitlik sağlanmalı ve yine aynı işletmede aynı işi yapanlar arasında eşitlik korunmalıdır. Bu çalışma ile, çok farklı niteliklerde ve genellikle kalifiye olmayan elemanın istihdam edildiği hazır giyim sektöründe ücretlerin adil dağılımını sağlamak için iş değerleme tekniğine göre ücret sistemi kurulması ile eşit işe eşit ücret ödemesinin sağlanabilmesi hedeflenmiştir. Çalışma için büyük ölçekli bir hazır giyim işletmesi seçilmiştir. îş değerlemesinde puan yöntemine göre temel ücretlerin belirlenmesi amacı ile bu işletmenin üretim bölümünde çalışan kişiler için uygulamalı bir çalışma yapılmıştır. Hazır giyim üretim sürecinde gerçekleştirilen işlerin analizleri yapılarak, işIll sınıfları oluşturulmuş ve işlerin birbirlerine göre nispi değerlerinin tespit edilmesinde kullanılacak olan iş tanım ve iş gerekleri formları hazırlanmıştır. Hazır giyim üretim sürecinde gerçekleştirilen işlerin birbirlerine göre zorluk düzeylerinin tespit edilmesinde iş değerlemede puan yöntemi hazır giyim üretim sürecinde yer alan işler için uygulanmıştır. Uygulama aşamasında; hazır giyim üretim aşamasında yapılan işlerin zorluk düzeylerini belirlemek amacı ile işlerin birbirlerine göre nispi değerini ortaya koyacak temel ve alt faktörler belirlenmiştir. Faktörler "faktör karşılaştırma yöntemine" göre ağırlıklandırılmıştır. Her faktörün ağırlık düzeyi işlerin zorluk düzeyini belirlemede etkili olacağından faktör puan planında kullanılacak puan dizisi istatistik! yöntemle seçilmiştir. En uygun puan dizisinin seçiminde işlere ödenmekte olan ücretler bağımlı değişken, puan dizileri bağımsız değişken olarak kabul edilip çoklu regresyon analizi yapılmıştır. İstatistiki yöntemle seçilen faktör puan planına göre işler puanlanarak iş değerleme formları düzenlenmiştir. İş değerlemesi sonuçlarına göre, istatistiki yöntemlerle işletmede ödenmekte olan ücretler dikkate alınarak ödenmesi gereken temel ücretler tespit edilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, hazır giyim üretim sürecinde iş analizleri ile 12 iş sınıfı tespit edilmiştir. Çalışan kişilerin bağlı bulundukları birimlerin aynı yada yaptıkları işler birbirlerine yakın olmalarına rağmen, kullandıkları makine ve teçhizat, eğitim veya tecrübe düzeylerinde farklılıklar olduğu görüldüğünden, ücret adaleti sağlamada temel ücretlerin belirlenmesi için model önerisi getirilmiştir. Bu modeli uygulamaya koyacak hazır giyim işletmeleri, temel ücretlerin belirlenmesiyle ulaşılan sonucu, işe alma, işten çıkarma, terfi kıdem, performans ölçümü, başarı değerleme, toplu sözleşmelerde ücret anlaşmalarında performansa dayalı ücret modeli kurma ve yerleştirmede ve en önemlisi işletme içi ve işletme dışı ücret dengesini kurmak amacıyla kullanılabilecektir.
Kokunun marka bilinirliğine etkisi ve demografik faktörlere göre farklılığın incelenmesi: Hazır giyim sektöründe bir uygulama
Bu çalışmanın amacı, mağaza içerisinde kullanılan kokunun markanın bilinirliğine olan etkisinin incelenmesidir. Çalışmada hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren ve bir koku tasarım firmasıyla anlaşmalı olarak kendi markaları için özel olarak oluşturulan bir markanın kokusu kullanılmıştır. Bu koku, markanın bütün mağazalarında özel bir koku salınım cihazıyla ortama yayılmaktadır. Çalışmada kullanılan veriler, Bolu ilinde bir alışveriş merkezi içerisinde gezmekte olan, kolayda örnekleme yolu ile seçilmiş 399 kişiye yüz yüze anket uygulanarak toplanmıştır. Markanın mağazalarında kullanmış olduğu kokusu, 399 kişiye koklatılarak, katılımcılara markanın bilinirliğinin ölçülmesine yönelik sorular sorulmuştur. Elde edilen veriler SPSS programına aktarılarak; faktör analizi, ANOVA testi, t-testi ve ortalama değer hesaplaması ile analiz edilmiştir. Yapılan testler neticesinde, ele alınan örneklem çerçevesinde, kokunun marka bilinirliği yarattığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuca ek olarak, çalışmada kullanılan markaya ait olan kokunun bilinirliğinin cinsiyet açısından kadınlarda erkeklere oranla, eğitim açısından ön lisans eğitim düzeyine sahip olanların diğer tüm eğitim düzeyi sahiplerine oranla ve aylık kişisel geliri 1450 TL ve daha az altı olanların diğer tüm gelir grubu üyelerine oranla daha yüksek olduğu bilgisine ulaşılmıştır.
Tekstil konfeksiyon alanı, kalıp ve tasarımları programının uygulanmasına ilişkin sorunlar ve çözüm önerileri
ÖZET Kalıp; "Bir şeyin şekil bakımından örmeği" anlamına gelir. Giyimde kullanıldığı gibi, farklı alanlarda da kullanılır (BAYRAKTAR, 1995:78). Hazır giyim sektöründe sektörel bazda da önemliliği her geçen gün artan Kalıp ve Tasarımları dersinin istenilen seviyeye gelmesi için, sektörün ihtiyacım karşılayabilecek nitelikleri taşıması gerekmektedir. Buna dayalı olarak Tekstil Konfeksiyon alanının belkemiğini oluşturan Kalıp ve Tasarımları dersinin amacına uygun bir şekilde işlenmesinde karşılaşılan güçlükler ile bu güçlüklerin nedeni konusunda bilgi sahibi olmak ve Kalıp ve Tasarımlan dersi işlenirken yapılması gerekenler konusuna çözüm önerileri geliştirmek amaçlanmıştır. Araştırmanın amacı, önemi, sayımlar, kapsam ve sınırlılıklar, kullanılan tanımlar ve kısaltmalar açıklanmıştır. Araştırma problemleri ile ilgili literatür ile araştırmalar taranmış, araştırma problemi ortaya konmuş ve rapor halinde sunulmuştur. Araştırmanın modeli, evren ve örneklemi, veri toplama ve veri çözümleme yöntemleri açıklanmıştır. Ankara ili merkez ilçe sınırları içerisinde, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı toplam 17 Kız Meslek Lisesi ve Anadolu Kız Meslek Liseleri; Tekstil-Konfeksiyon alanında atölye ve meslek derslerine giren öğretmenler ile Tekstil-Konfeksiyon bölümü lise II ve III. sımf öğrencileri araştırmanın evrenini oluşturmuştur. Araştırma özetlenmiş ve bulgularla ulaşılan sonuçlar, açıklanmıştır. Bunun yam sıra, Tekstil-Konfeksiyon alam, Kalıp Tasarımları Programının uygulanmasında karşılaşılan sorunların giderilmesi için çeşitli öneriler getirilmiştir. Araştırma sonucuna göre, Tekstil Konfeksiyon alam, Kalıp ve Tasarımları programı uygulanırken karşılaşılan en önemli güçlükler; zamanın ders konularına göre ayarlanmaması, dersin başarısını artırıcı bilgilerin temelinin yetersiz kalması, öğrencilerin ilgisizliği ve becerilerinin yetersiz kalması, dersin amacına uygun fuar,defile,sergi,müze ve hazır giyim işletmelerine geziler düzenlenmemesi ayrıca, fiziki şartların da yetersiz kaldığı, en önemli sorunun ise; masa ve sandalyelerin ergonomik (vücut yapışma uygunluk) açıdan öğrenci düzeyine uygun olmaması, şeklinde olduğu görülmüştür. II
Hazır giyim işletmelerinde çıraklık eğitimi uygulamalarının verimlilik açısından incelenmesi
ÖZET Bu araştırma, Denizli İlinde hazır giyim üretimi yapan işletmelerde çıraklık eğitimi uygulamalarının işletme yöneticileri, çıraklar ve eğitici personel görüşlerine göre verimlilik açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini; Denizli İlinde faaliyet gösteren ve Denizli Sanayi Odasına kayıtlı büyük ölçekli hazır giyim işletmelerindeki yönetici, eğitici personel ve çıraklar oluşturmaktadır. Örneklemi ise; evrenden seçilen ve evreni temsil edici 10 işletmenin yöneticileri, eğitici personeli ve çırakları oluşturmaktadır. İşletmelerdeki çıraklık eğitimi uygulamalarının incelenmesi için gerekli verilerin toplanması amacı ile yöneticilere, eğitici personele ve çıraklara olmak üzere üç ayrı veri toplama aracı geliştirilmiştir. Yöneticilere, eğitici personele ve çıraklara anket formu araştırmacı tarafından işletmelerin bulunduğu yerlere gidilerek uygulanmıştır. Uygulama sonunda 10 işletme yöneticisi, 15 eğitici personel ve 229 çıraktan toplanan veriler, SPSS paket programından yararlanılarak bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Elde edilen bulgular; alt problemler doğrultusunda tablolar halinde gösterilmiş ve yorumları yapılmıştır. Araştırmada yönetici, eğitici personel ve çırak görüşlerinden bulgulara göre; emek yoğun denilen konfeksiyon sektöründe; işin elde yapılma süresinin uzun olması sonucu üretim girdilerin içerisinde işgücünün nitelikli olması ile verimlilik arasında direk bir ilişki vardır. Bu durum karşısında hazır giyim sektörünün eğitimli ve yetişmiş işgücüne olan talebi önem kazanmaktadır. Çıraklık eğitim sisteminin, ülkemiz adına eğitimli ve yetişmiş işgücü açısından oldukça faydalı olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak uygulamaların ve uygulama sistemi içerisinde baza sorunları olduğu tespit edilmiştir.
Ankara il merkezinde kız meslek lisesi tekstil-konfeksiyon bölümündeki öğretmen, öğrenci ve ailelerin ev ödevlerine yaklaşımları
Ill ÖZET Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla istendik değişme meydana getirme süreci olarak tanımlanmaktadır. Eğitim sadece okulda gerçekleşen bir süreç değildir. Bireyin okulda geçirdiği zamanın azlığı göz önüne alındığında sınıf dışı etkinliklerin önemi ortaya çıkmaktadır. Bu etkinliklerden biri olan ev ödevleri, öğrencilerin evde, kütüphanede veya etüd odalarında öğretmen gözetiminde olmaksızın yaptıkları çalışmalardır. Bu araştırmada Kız Meslek Liseleri Tekstil Konfeksiyon Bölümü öğretmen, öğrenci ve velilerinin ev ödevleri konusundaki görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla giyim öğretmenlerinin ev ödevi verirken göz önünde bulundurdukları amaçların ve ev ödevinin etkinliğini artırmak için kullandıkları yöntemlerin neler olduğu; öğrenci ve velilerin ev ödevleri hakkındaki görüşleri araştırılmıştır. Ayrıca giyim derslerinden verilen ödevlerle diğer derslerden verilen ödevlerin karşılaştırması yapılmıştır. Araştırmaya konu verilerin toplanabilmesi için öğretmen, öğrenci ve velilere yönelik olarak ayrı ayrı anketler hazırlanmıştır. Bu anketler Ankara il merkezinde bulunan altı Kız Meslek Lisesinin Tekstil konfeksiyon Bölümünde uygulanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayara girilerek SPSS programı ile istatistiksel açıdan analiz edilmiştir. Bu analizler frekans tabloları, çapraz tablolar ve değişkenler arası ilişkilerin araştırıldığı Ki kare testleri şeklinde olmuştur. Sonuç olarak her üç grubun da ev ödevleri konusunda işbirliğine hazır bir şekilde olumlu görüşlere sahip olduğu görülerek ev ödevlerinin daha etkin hale getirilebilmesi amacıyla bazı önerilerde bulunulmuştur.
Kız teknik öğretim tekstil-konfeksiyon alan öğretim programında kazandırılan teknik bilgi ve becerilerin iş hayatındaki uygulamalarla tutarlılığı
ÖZET Bu araştırmanın amacı; Ankara il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı Kız Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü'ne bağlı orta dereceli Mesleki ve Teknik Öğretim kurumları olan Anadolu Meslek ve Kız Meslek Liselerinin Giyim/Hazır Giyim bölümü son sınıf öğrencilerinin 3308 sayılı Meslek Eğitimi Kanunu gereğince staja çıktıkları işyerlerinde, Tekstil-Konfeksiyon Alan Öğretim Programı çerçevesinde öğrendikleri teknik bilgi ve becerileri uygulama durumlarım belirlemektir. Bu amaç kapsamında, araştırmaya 232 öğrenci ve 73 usta öğretici katılmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak anket kullamlmıştır.Anket formları hiç,az,orta,çok,oldukça çok şeklinde beşli ölçek olarak hazırlanmıştır. Verilerin analizi bilgisayar ortamında SPSS (Statistical Package For Social Science)paket programı ile yapılmıştır. Araştırma sonucunda aşağıdaki bulgular elde edilmiştir. Öğrencilerin Kalıp ve Tasarımlan dersinin içeriğinde yer alan bütün teknik bilgileri ve becerileri okulda öğrendikleri fakat işyerinde uygulama fırsatı bulamadıkları sonucuna vanlmıştır.Bunun nedeninin işletmelerin değişik kalıp elde etme yöntemlerini uygulamalan,yaygm olarak ellerinde bulunan mevcut kalıplardan yararlanarak kalıp hazırlamaları olduğu düşünülmektedir. Bilgisayarda Kalıp Hazırlama dersinin içeriğinde yer alan bütün teknik bilgi ve becerileri öğrencilerin okulda öğrendiği fakat bu dersle ilgili hiçbir teknik bilgi ve beceriyi işyerinde uygulayamadıkları sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin kesim dersinin içeriğinde yer alan bütün teknik bilgi ve becerileri okulda öğrendikleri, kesilen parçalan numaralandırmayla ilgili beceriler dışındaki teknik bilgi ve becerileri işyerinde uygulayamadıktan sonucuna vanlmıştır.11 Tasarım ve Uygulamaları dersinin içeriğinde yer alan 'süsleme amaçlı dikiş uygulamaları' ile ilgili teknik bilgi ve beceriler dışındaki diğer konulan, öğrencilerin işyerinde uygulama derecelerinin düşük olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğrencilerin okulda öğrendikleri teknik bilgi ve becerileri üretime transfer etme zorluğu çektikleri anlaşılmaktadır. Öğrencilerin Kalite Kontrol Uygulamaları dersinin içeriğinde yer alan 'üretim sırasında kontrol yapma ve dikiş kontrolü yapma' ile ilgili becerileri işyerinde uyguladıkları görülmüştür. Diğer konuları işyerinde uygulama düzeylerinin düşük olduğu sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin sipariş formu hazırlamayla ilgili hiçbir teknik bilgi ve beceriyi işyerinde uygulayamadıkları görülmüştür. Bu sonuç işyerlerinde, planlama, organizasyon ve uygulama kararlarının alınmasında işletme personelinin öğrencileri yetersiz görmesinden kaynaklandığı şeklinde yorumlanabilir. Makine bilgisi dersinin içeriğinde yer alan teknik bilgilerin çoğunu öğrencilerin okulda öğrendiği fakat becerilerin çok az bir kısmım okulda uygulayabildikleri görülmektedir.Bu bulgular doğrultusunda okullarda araç gereç ve donanımların endüstride meydana gelen değişikliklere paralel olarak yenilenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Usta öğreticilerin öğrencileri genel olarak değerlendirmeleri sonucunda; öğrencilerin iş arkadaşları ile sorunlar yaşadıkları, bu sorunları ortadan kaldırabilmek için koordinatör öğretmenlerin öğrencileri daha sık denetlemeleri gerektiği ortaya çıkmıştır.
Hazır giyim işletmelerinin tedarikçi firma seçiminde bütünleşik irdeleme yöntemimin uygulanması
Üretim sektörünün karşı karşıya olduğu başlıca problem ürünlerindekullanacağı hammadde ve malzemeleri hangi firmalardan temin edeceğidir. Ürününbüyük bir kısmını oluşturan hammadde ve malzemenin istenen kalitede olması isetedarikçi seçimi ve değerlendirilmesinin önemini de beraberinde getirir. Üretimişletmeleri satış giderlerinin % 70'ini hammadde ve malzeme alımı için harcarlar. Buda satın almada tedarikçi seçiminin mali önemini vurgulamaktadır.Sağlıklı bir şekilde tedarikçi seçimi yapabilmek için işletme, önemli kriterleritek tek değil bir bütün olarak incelemelidir. Yani bir tedarikçi firmanın yalnızcafiyatına bakılarak satınalma yapılamaz. O firmanın ürünlerinin kalitesi, zamanındateslim edip etmemesi, tasarımlarının özgünlüğü vb. kriterlerinin bir bütün olarak elealınması gerekir. Dolayısıyla bir tedarikçi firmanın kalitesi bütün bu özellikleriyerine getirip getirmediğiyle ölçülür. Tedarikçi firmalar işletmenin ilgilendiğiniteliklere göre değerlendirilip puanlandırılmalı ve birbirleriyle kıyaslanabilmelidir.Bütünleşik irdeleme analizi; daha çok yeni bir ürün, gözden geçirilen bir ürünya da hizmetin niteliklerini belirlemek, fiyatların oluşturulmasına yardımcı olmak,satış düzeyini veya kullanım düzeyini tahmin etmek ve yeni bir ürün önermekamacıyla kullanılmaktadır. Bütünleşik irdeleme yönteminin en önemli özelliğinitelikleri nicel olarak karşılaştırmasıdır.Bu araştırmada, hazır giyim işletmelerinin tedarikçilerini seçebilmeleri vedeğerlendirebilmelerine yönelik kesikli ve çok ölçütlü bir yaklaşım olan bütünleşikirdeleme yönteminin uygulanışı incelenmiştir. Hazır giyim firmalarınıntedarikçilerinde aradığı en önemli özellikler ortaya konmuş ve önceliklerine göresıralamaları ile tedarikçi puanlama modeli kurulmuştur.Elde edilen sonuçlara göre hazır giyim işletmelerinin tedarikçi seçiminde ençok önem verdikleri kriter %18,85 ile İstenilen zamanda gelmesidir. Bunu %15,82ile Bozuk malda zararı giderme hizmeti takip etmektedir. Diğer sonuçlar önemderecelerine göre sıralanmıştır.
Hazır giyim üretiminde kullanılan yan sanayi ürünleri üzerine bir araştırma
ÖZET Bir konfeksiyon ürününün ana girdisini oluşturan kumaş dışındaki, yardımcı malzeme ve aksesuarların tümü yan sanayi ürünleri olarak adlandırılır. Bu ürünler, iplik, fermuar, düğme birleştirici metaryaller, süsleme aksesuarları, vatka ve dolgu maddeleri vb. yardımcı malzemeler olup, her birinin üretimi farklı teknoloji gerektirmektedir. Hazır giyim sektöründe kullanılan yan sanayi ürünleri giysilerin kaliteli ve estetik görünümünün sağlanmasında doğrudan etkilidirler. Türkiye ekonomisi için iç ve dış pazarlarda gerek miktar, gerekse değer olarak önemli paya sahip olan Hazır Giyim Endüstrisi ile tamamlayıcısı olan yan sanayi ürünlerinin hazır giyim üretimi sırasında yan sanayi ürünlerinin temini ve kalitesini ortaya çıkarmayı hedefleyen bu çalışma 5 bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, bu araştırmaya neden gerek duyulduğu açıklanmış ve konunun önemi vurgulanmıştır. İkinci bölümde, kavramsal çerçeve ve ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, araştırmanın planlanması ve yürütülmesine temel olan metot ve materyal açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın dördüncü bölümünde, Hazır Giyim İşletmelerinde kullanılan yan sanayi ürünlerinin durumunu ortaya koymak amacıyla uygulanan anket sonucu elde edilen verilerin tartışılması ve değerlendirilmesine yer verilmiş, elde edilen veriler marjinal tablolara dökülerek, gerekli istatistiksel analizler yapılmıştır. Araştırmanın son bölümünde ise, araştırma sonucu elde edilen, işletmelerin kullandıkları yan sanayi ürünlerinin durumu ve sorunları ile ilgili bulgular doğrultusunda bir sonuca varılmış ve Hazır Giyim İşletmelerine bu konularla ilgili bazı öneriler sunulmuştur.