Planning

165 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

The effect of modeling on the planning process: A study on reading plans of prospective English language teachers

Lesson planning plays a vital role not only in teaching but also in the teacher training process. However, lesson planning is a painful process for novice teachers and especially prospective teachers. In the English Language Teacher Training Program of Anadolu University in Turkey, prospective English language teachers prepare reading lesson plans in their third year. In order to investigate the effect of modeling on the reading lesson planning process, a research using mixed methods explanatory sequential design was conducted. For the research, 22 prospective English language teachers were asked to participate in the modeling sessions, prepare reading lesson plans, report how they planned their lessons and answer questions for the surveys. The quantitative data obtained through the evaluation of the lesson plans were analyzed using one way ANOVA for repeated measures and t-test for paired samples as a post hoc test. These statistical analyses were conducted using SPSS 21. The qualitative data obtained through lesson planning process action lists and surveys were analyzed through Constant Comparison Method. The data revealed the effects of the modeling on the lesson planning process of the prospective teachers.

Candidate teachersLesson plansModelling+5
Süheyla Ander Taşkesen
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Otel işletmeleri temizlik sürecinde malzeme ihtiyaç planlamasına yönelik bir bilgi sistemi önerisi

İçinde bulunduğumuz postmodern çağda, veri takibinin ve günlük operasyonların çeşitli yazılımlar aracılığıyla takip edildiği bilinmektedir. Emek yoğun sektörlerden biri olan oteller için de bu durum kaçınılmazdır. Tez çalışması kapsamında; veri ve stok denetimini, sipariş ve satın almayı kolaylaştıracak, malzeme tüketimlerini ve temizlik sürecinin bir bütün olarak takip edilmesini sağlayacak bir bilgi sistemi tasarımı amaçlanmaktadır. Çalışma, beş yıldızlı zincire bağlı bir şehir otel örnekleminde gerçekleştirilen bir eylem araştırması (case study) olup, çalışmanın örneği, amaçlı (yargısal) örneklem türlerinden biri olan tipik durum örneklemesidir. Veri toplama araçları; gözlem, görüşme ve doküman analizi (prosedür ve formlar) kullanılmıştır. Böylece malzeme ihtiyaç planlaması modelinin girdileri olan; tahmini oda satışları, ürün ağaçları, stok durum kayıtları ve sipariş süreci elde edilmiştir. Sistem analizi ve tasarımı sonucunda, otellerin temizlik süreci için malzeme ihtiyaç planlamasına yönelik bilgi sistemi geliştirilmektedir. Bu yazılım, Web tabanlı olup, veri tabanı yönetim sistemi olarak SQL 2008 R2 kullanılmakta, kodlamalar C #'la yapılmıştır. Model tabanında yer alan öngörü aracı rezervasyon tahminlerini yapmaktadır. Yazılımda toplam altı modül yer almaktadır. Bu modüller; Yönetim, İşlemler, Raporlar, Tanımlamalar, Çamaşırhane ve Kullanıcı'dır. Bu yazılım, otel temizlik sürecinde malzeme kullanımını ve malzeme akışını kontrol ederken; aynı zamanda stokları takip eden ve raporlar sunan, kullanıcı dostu bir sistemdir. Anahtar Sözcükler: Otel, Temizlik Süreci, Bilgi Sistemi, Malzeme İhtiyaç Planlaması

Bilgi sistemleriMalzeme akış sistemiMalzeme ihtiyaç planlaması+4
Mune Moğol
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Rekreasyon fırsat dağılımı ve planlamasında yöntem arayışları: Karaburun yarımadası örneği

Dünyada açık alan rekreasyon planlamasına ilişkin hem ekolojik dengenin gözetildiği hem de rekreasyon deneyimini yaşayan bireylerin tercih ettiği rekreasyon fırsatlarını yaygınlaştıran ve yeryüzünde her alana uygulanabilecek esnek bir planlama yöntemi ya da aracı bulunmamaktadır. Bu çalışmada rekreasyon arzı, kalitesi ve talebi temelinde, planlanan alanı belli sınıflara ayırarak ekolojik hassasiyete göre rekreasyon fırsatlarının ortaya konulması sağlanmıştır. Bunun yanı sıra rekreasyon kalitesi ve talebi de göz önünde bulundurularak; rekreasyon planlamasında alınacak kararların daha etkin ve kolay biçimde gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada nicel araştırma yönteminden faydalanılmıştır. Bu doğrultuda envanter çalışması ve kaliteye ilişkin değerlendirmeler için arazi sörveyine, rekreasyon talebini ortaya koymak için ise anket veri toplama araçlarına başvurulmuştur. Ayrıca hem çalışma alanının doğrulanması hem de mevcut verilerin kontrolü amacıyla gözlem veri toplama tekniğinden de yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda dünyanın tüm bölgelerinde uygulanabilir, esnek, ekolojik dengeyi gözeten ve aynı zamanda rekreasyon fırsatlarını maksimum oranda çeşitlendiren kapsamlı bir rekreasyon planlama yöntemi (CANROS) ortaya konmuştur. Bunun yanı sıra söz konusu yöntem İzmir-Karaburun Yarımadası'nda uygulanarak test edilmiştir. Söz konusu uygulama çalışması sonrasında Karaburun Yarımadası ve yeni rekreasyon yöntemi ile ilgili öneriler geliştirilmiştir. Bu araştırmada ortaya konan yeni yöntemin devlet, yerel yönetimler ve büyük alan işletmeleri tarafından rekreasyon planlamasında etkin bir çözüm aracı olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Rekreasyon planlaması, Turizm planlaması, Rekreasyon planlaması yöntemi, Rekreasyon fırsat dağılımı, CANROS

Açık alanlarBölgesel turizm planlamasıKaraburun yarımadası+5
Taki Can Metin
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki finansal tablo denetim planlaması uygulamalarının uluslararası denetim standartlarına uygunluğu ve bir araştırma

Denetim planlama ile başlamakta ve denetim çalışmasının her aşamasında planlama yapılırken elde edilen veriler kullanılmaktadır. Dolayısıyla planlama faaliyeti denetim sürecinin en önemli aşamasıdır.İyi bir denetim planı denetçiye en üst düzeyde zaman kazancı, optimum risk ve maliyet avantajları sağlayabilmekle birlikte, denetimin başarısını ve kalitesini arttıracaktır. Bu da ancak uluslar arası nitelikteki standartlara uygun olarak gerçekleştirilen denetim faaliyetleri ile mümkündür.Çalışmanın amacı, Sermaye Piyasası Kurulu'na bağlı Bağımsız Denetim Şirketlerinin ve 3568 Sayılı Yasaya göre denetim yapan Yeminli Mali Müşavirlerin, finansal tablo denetim planlaması uygulamalarının, uluslar arası denetim standartlarına uygun olup olmadığını ölçmek, değerlendirmektir.Bu çalışmayla Türkiye'de Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında faaliyet gösteren 12 Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. ve kendi nam-ı hesabına bağımsız olarak çalışmakta bulunan 25 Yeminli Mali Müşavir, 4 Yeminli Mali Müşavirlik LTD.ŞTİ., 2 Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. tarafından gerçekleştirilen denetim planlaması çalışmalarının, uluslar arası denetim standartlarına uygunluğu, anket yöntemiyle elde edilen verilerin yorumlanması yoluyla ortaya konmaya çalışılmıştır. Türkiye'deki finansal tablo denetim planlaması uygulamalarının uluslar arası denetim standartlarına uygun olup olmadığına yönelik olarak yapılan değerlendirme neticesinde tüm deneklerin olumlu yanıtlar verdiği tespit edilmiş ve genel olarak standartların belirlediği kriterlere yüksek düzeyde katılım olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Denetim, Uluslararası Denetim Standartları, Planlama, Denetim Planlaması.

DenetimDenetim planlamasıFinansal denetim+5
Belgin Meriç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt içi iletişimin yönetsel fonksiyonlar üzerindeki rolü ve bir alan araştırması

iletişim, insanın yaşamı boyunca devam eden bir olgu olduğu kadar, insanla örgütsel yapılar arasındaki ilişkileri sağlayan, sürdüren ve insan gibi örgütsel yapıların da varlığının devam ettirilmesinde önemli bir olgudur. Zaman içinde değişen yapısı ve araçları ile iletişim, gerek insan gerekse örgütler açısından son derece önemli olup örgütlerin varlıklarının sürdürülmesi açısından olmazsa olmaz bir gerekliliktir.Örgütler için bu kadar öneme sahip olan iletişim, özellikle yönetsel fonksiyonlar üzerinde bir takım etkilerinin bulunması gayet doğaldır. İletişimin; yönetsel fonksiyonlar üzerindeki rolünü bilmek ve bunlara hazırlıklı olmak örgütlerin iletişimden yararlanabilmelerini sağlayacaktır. Daha önceden başka örgütler tarafından yaşanan problemleri bilerek önceden tedbirlerini almak ve daha önce başka örgütler tarafından gözlemlenen en iyi kullanım şeklini bilerek hazırlıklarını ona göre yapmak örgütler için büyük kolaylık sağlayacaktır. Bu araştırmada örgütler için yaşamsal öneme sahip iletişim kavramının yönetsel fonksiyonlar üzerindeki rolü incelenecektir.Bu uygulamanın amacı iletişimin örgütler üzerindeki rolünü tespit ederek bu bulguların iletişimden yararlanmayı amaçlayan işletmelerin ve iletişimden hali hazırda yararlanan işletmelerin kendini durumlarını bir kez daha değerlendirmelerine imkan sağlamaktır.Bu çalışma üç ana bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölümde iletişim kavramı ve yapısı, ikinci bölümde ise örgütsel iletişimin kavramsal yapısı ve yönetsel fonksiyonlar üzerindeki rolü üzerine teorik bir inceleme yapılmıştır.Son bölümde ise daha önceki bölümlerde yapılan incelemeler ışığında Kütahya organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren firmalar üzerinde iletişimin, yönetsel fonksiyonlar üzerindeki rolü konulu bir anket çalışması ve değerlendirilmesi yer almıştır.Anahtar Kelimeler: İletişim, Örgüt İçi İletişim, Yönetsel Fonksiyonlar, Planlama, Denetim.

DenetimPlanlamaYönetim+3
Emre Oruç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel kariyer planlama ve iş tatmini etkileşimi ve altın çini işletmesinde bir araştırma

Çalışma yaşamı boyunca sıkça kullanılan kavramların başında gelen kariyer kavramı, çoğu kez meslekte yükselme, belirli bir statü elde etme, ilerleme ve tercih edilen bir meslek sahibi olma şeklinde ifade edilmektedir. Kariyer kavramı bireysel ve örgütsel hedeflerle doğrudan bağlantılı, bireyin yaşamı boyunca kısmen kontrol altına alacağı iş tecrübesi ve aktivitesiyle ilgili bir süreçtir.Kariyerin örgütsel boyutunu ilgilendiren kariyer yönetimi ise, bireylerin kariyerleriyle ilgili taleplerine cevap vermede, örgütte bireyin iş tatmininin ve buna bağlı olarak bireyin örgütte kalmasını sağlama tekniğidir. İnsan kaynakları yönetimi bakımından kariyer yönetiminin ayırıcı özelliği, bireylerin işletme içindeki hareketliliklerinin sağlanması, böylelikle kişilerin işlerinde motive olmalarıdır. Bireylerin iş yaşamlarında daha sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi kariyer yönetimi sayesinde olabilmektedir.Kariyer yönetiminin bir işlevi olan kariyer planlaması çalışanın sahip olduğu bilgi, yetenek, beceri ve güdülerinin geliştirilmesi ile çalışmakta olduğu örgüt içindeki ilerleyişinin ya da yükselmesinin planlanması olarak tanımlanabilir. Kariyer planlaması birey ve örgüt arasındaki ortak ilgilerin bir noktada bir araya getirilmesinde bir araç özelliği taşımaktadır. Kariyer planlaması faaliyetlerinin gerektiği gibi uygulanması ile çalışanlar ve örgüt bu durumdan olumlu etkilenecektir. Kariyer planlaması ile bireyler iş hayatında karşılaşacakları sorunları kolayca atlatacak ve ileride olmak istedikleri statüye gelmelerini sağlayacak böylelikle işlerinden gerekli tatmini alacaklardır. Kariyer planlaması ile iş tatmini arasına bir ilişki olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle örgütlerin iş tatminini arttırmak için kariyer planlama faaliyetlerine gereken önemi vermeleri gerekmektedir.Bu çalışmanın amacı, örgütsel kariyer planlamanın iş tatminin etkileyip etkilemediğini araştırmaktır. Bu amaçla birinci bölümde örgütsel kariyer planlamanın genel çerçevesi; ikinci bölümde iş tatmini kavramı ve üçüncü bölümde örgütsel kariyer planlamanın iş tatmini ile etkileşimi incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise örgütsel kariyer planlamanın iş tatmini üzerindeki etkisini belirlemek için seramik sektöründe faaliyet gösteren bir çini ve seramik işletmesinde çalışan işçilere yönelik bir anket uygulaması yer almaktadır. Anket soruları üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde demografik özellikler, ikinci bölümde iş tatmini ve üçüncü bölümde çalışanların kariyer planlama uygulamasına ilişkin davranışlarına yönelik sorular bulunmaktadır. Anket sorularının ikinci ve üçüncü bölümünde 5'li Likert tipi ölçek kullanılmıştır.Anket verilerinin analizinde SPSS 11.5 For Windows paket programından yararlanılmıştır ve frekans dağılımı, korelasyon, t testi ve faktör analizleri yapılmıştır. Sonuçlar literatür taraması ile elde edilen bilgilerle yorumlanmış ve Örgütsel Kariyer Planlamanın İş Tatminini etkilediği belirlenmiştir.

KariyerKariyer planlamaPlanlama+2
Dilek Gültekin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal kaynak planlaması (ERP) sisteminde kritik başarı faktörlerinin ve kullanıcı memnuniyetinin belirlenmesine yönelik bir araştırma

Hızlı gelişen teknoloji, artan rekabet koşulları ve küreselleşen ekonomik şartlar ile birlikte şirketler varlıklarını sürdürebilmek için maliyetlerini düşürmeye, kaliteli ürün ve hizmet üretmeye, ürün çeşitlerini geliştirerek pazar paylarını artırmaya çalışmaktadırlar. Teknolojik gelişmelere paralel olarak ortaya çıkan yönetim bilgi sistemi ürünlerinden birisi olan Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) sistemi firmalara bu koşulları gerçekleştirebilmek için önemli avantajlar sağlamaktadır. ERP firmaların geleceğine yönelik çalışmalarını yönlendirebilmek adına geliştirilen bir yönetim bilgi sistemi olarak değerlendirilirken, diğer taraftan tüm iş süreçlerini entegre eden bir yazılım sistemi olarak da tanımlanabilmektedirBaşarılı ERP uygulamaları firmalara düşük maliyet, daha iyi müşteri hizmetleri ve üretim takvimi gibi birçok yarar sağlamaktadır. Ancak firmaların bütün iş süreçlerinin yapılandırmasına olanak sağlayan bu sistemin firma maliyetlerinde azalışa neden olduğu gibi entegrasyonunda yaşanan sorunlar firmalar için önemli maliyet ve zaman kaybına neden olabilmektedir. ERP uygulamalarındaki başarısızlıklar ERP sistemlerine ayrılan maddi kaynakların kaybına ve işlerin büyük bir kısmının aksamasına sebep olmaktadır. Uygulamanın başarılı olabilmesi için güvenilir, gerçekçi ve mantıklı bir ERP projesi yürütülmelidir. ERP sistemlerinin seçiminden, son kullanıcı eğitimine kadarki tüm süreçlerde titizlikle hareket edilmelidir.Bu çalışmada Türkiye'de ERP sistemi kullanan iki otomotiv firmasında, ERP sisteminin uygulanması sırasında etkili olan kritik başarı faktörlerinin ve çalışanların ERP sistemi kullanım memnuniyetleri, ERP servis sağlayıcı kurulum memnuniyetleri, ERP servis sağlayıcı destek memnuniyetleri, çalışanların çalıştıkları firma yaklaşımına ait memnuniyetleri, ERP sisteminin kontrol edilebilirlik özellikleri ve ERP maliyet memnuniyetlerine yönelik görüşlerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır.Anahtar Kelimeler: ERP, Memnuniyet, Yönetim Bilgi Sistemi, Kritik Başarı Faktörleri, Faktör Analizi, Temel Bileşenler.

Bilgi sistemleriKaynak planlamasıKritik başarı faktörleri+7
Onur Şaylan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel faktörlerin kurumsal kaynak planlaması ve örgütsel performans üzerindeki etkisi: İMKB şirketleri üzerine araştırma

Rekabet üstünlüğü elde etmek isteyen işletmeler uyguladıkları kurumsal kaynak planlaması yazılımlarından ciddi başarı beklemektedirler. Kurumsal kaynak planlaması uygulamalarının maliyetli karmaşık ve zaman alıcı bir sürece sahip olması, bu uygulamaların yüksek düzeyde başarısız olmasına neden olmuştur.Çalışmanın amacı, kurumsal kaynak planlaması yazılımlarının başarılı bir biçimde uygulanması için dikkate alınması gereken örgütsel faktörleri tanımlamak ve örgütsel faktörlerin kurumsal kaynak planlaması uygulama başarısı üzerindeki etkisini ve KKP uygulama başarısının örgütsel performansa yansımalarını analiz ederek önerilerde bulunmaktır.Bu kapsamda çalışmada kurumsal kaynak planlaması başarısını etkileyen stratejik yönetim seviyesindeki örgütsel faktörlere odaklanılmıştır. Bu faktörler, Üst yönetim desteği, CEO-BT mesafesi, iş süreçlerinin büyümesi ve stratejik niyettir. Çalışmamız aynı zamanda KKP başarısının örgütsel performansa yansımalarını da incelemiştir. Çalışmamız Türkiye'de faaliyette bulunan ve İstanbul menkul kıymetler borsasında (İMKB) hisseleri işlem gören işletmeleri üzerine yapılan bir uygulamayla açıklanmıştır. Çalışmamız son dönemlerde yoğun kullanım alanı bulan KKP uygulama başarılarına yönelik katkılarda bulunmayı hedeflemektedir.

Kaynak planlamasıKoordinasyonKurumsal kaynak planlaması+6
Metin Uluköy
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Stratejik planlamanın kurumsal performansa etkisi: Esenler Belediyesi örneği

Kamu kurum ve kuruluşlarının daha etkili, toplumsal talepleri karşılayabilen kaliteli ve hızlı hizmetleri üretmesine olan ihtiyaç, kamu yönetim sistemlerini reformlar yapmaya yönlendirmiştir. Yapılan bu reformlarla, kamu yönetimi, yönetişim, verimlilik, hesap verebilirlik, saydamlık, vatandaş memnuniyeti gibi kavramları esas alan yeni kamu yönetimi anlayışı kavramına evrilmiştir. Ancak geleneksel kamu yönetimi yaklaşımının belirlediği kavramların yenilenmesi ve kurumsallaştırdığı statülerin değiştirilmesi yalnızca yasal düzenlemelerle sağlanamayacağından, kamu yönetiminin taraflarında bir zihniyet dönüşümü çerçevesinde, stratejik yönetimin tüm unsurlarıyla öğrenilmesi, anlaşılması ve içselleştirilmesi kaçınılmaz olmuştur. Özellikle uygulamacılar ve en başta kurumların üst yönetimleri bu değişime öncelikle direnmiş, yasal zorunluluk olarak başlatılan bu çalışmalar kısa zamanda olumlu yönde algı değişikliği oluşturarak; değişimin iyi niyetle tartışılmasını ve benimsenmesini sağlamıştır. Stratejik planların uygulanmasında, kurumların belirlenen amaç ve hedeflere ulaşabilmeleri için en önemli unsur "Stratejik Planların İzlenmesi ve Değerlendirilmesi" süreci olmuştur. Kamu kurumlarının yıllık olarak hazırladıkları eylem planları ile performans programları da, stratejik planların izlenmesi ve değerlendirilmesine esas oluşturmaktadır. Bu çalışmamızda, kamu kurumlarında görev yapan yöneticilerin, stratejik planlamanın kurumsal performansı olumlu yönde etkilediğine ilişkin yaklaşımları mukayeseli olarak Esenler Belediyesi örneğinde incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yeni Kamu Yönetimi, Stratejik Yönetim, Kurumsal Performans.

Kamu kuruluşlarıKurumsal etkinlikPerformans+5
Aydın Polat
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Belediyelerde stratejik planlamanın toplam kalite yönetimine etkisi: Tavşanlı Belediyesi örneği

Günümüzün hem kamu hem de özel sektör açısından kilit kavramları arasında yer alan Stratejik Planlama ve Toplam Kalite Yönetimi uygulamaları örgütler açısından bir turnusol kağıdı vazifesi görmektedir. Bu çalışmamızda stratejik planların örgütten hizmet alan vatandaşlara kalite aktarımı yönündeki etkileri uygulamalı olarak analiz edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde; literatür taraması yapılarak strateji, planlama, stratejik planlama, stratejik yönetim gibi kavramlar açıklanmış, özel ve kamu sektöründe yerel yönetimlerde kurumsal düzeyde stratejik planlamanın ortaya çıkışı ve süreci, stratejik planlama anlayışına geçiş süreci anlatılmıştır. Stratejik yönetim ve stratejik planlama uygulaması açısından özel sektör ve kamu sektörü arasındaki farklılıklara değinilmiş yararlarından ve güçlüklerinden bahsedilerek stratejik yönetim ve stratejik planlama arasındaki ilişki irdelenmiştir. İkinci bölümde; kalite ve toplam kalite yönetimi kavramları açıklanmıştır. TKY'nin ilkeleri, tarihsel gelişimi, amacı, özellikleri, yararları anlatılmıştır. TKY sektörlere göre incelemiş, özel kamu ve yerel yönetimlerdeki kalite anlayışları, önemi ve uygulamasındaki güçlükler detaylı olarak ele alınmıştır. Türkiye'deki kamu sektöründe toplam kalite yönetimi uygulamaları incelenmiştir. Bu kapsamda; TKY uygulamaları arasında önemli yere sahip olan ISO 9000-9001-9002 Kalite Yönetim Sistemleri, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemleri ve ISO 9001:2000 Revizyonu Yönetim Sistemlerine de değinilmiştir. Yerel Yönetimlerde TKY uygulamasının faydaları, Türkiye'deki mevcut şartlardaki uygulama uygunluğu ve uygulama zorluklarına değinilerek başarılı uygulamalarından dolayı bu yönetim anlayışının gerekliliği anlatılmıştır. TKY yönelik olumlu ve olumsuz eleştiriler anlatılmıştır. İnsan Kaynakları Yönetimi ve Toplam Kalite yönetimi arasındaki ilişki ele alınarak yönetim felsefesinin temelinin insan olduğu, insan faktörü olmadan bu yönetim anlayışının başarılı olamayacağı iki ayrı yönetim tarzı olarak görmenin imkansızlığı ve insan kaynakları yönetiminin toplam kaliteyi tamamlayıcı bir unsur olduğu anlatılmaya çalışılmıştır. Son bölüm olan üçüncü bölümde ise; yerel yönetimlerden bir örnek olarak Kütahya'nın en gelişmiş ilçesi olan Tavşanlı Belediye Başkanlığının stratejik planı uygulaması incelenmiştir. Bu kapsamda; Tavşanlı Belediyesi hizmetlerinden yararlanan 250 kişiye memnuniyet anketi uygulanmış anket sonuçları değerlendirilerek yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Stratejik Yönetim, Stratejik Planlama, Toplam Kalite Yönetimi, Tavşanlı Belediyesi, İnsan Kaynakları Yönetimi.

BelediyelerKütahya-TavşanlıPlanlama+5
Emine Yaşa Solmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İnsangücü planlaması ve sayısal bir yaklaşım

İnsan gücü planlaması işgücünün hangi niteliklerden oluştuğunu gösteren bir kavram olup, emek potansiyelinin gerek sayısal ve gerekse niteliksel olarak ortaya konulmasını içermektedir. Makro düzeyde ekonomik ve sosyal kalkınma planlarının başarıya ulaşması, işletme düzeyinde ise istenilen amaçlara ulaşmak için insan gücü kaynaklarını en etkin bir biçimde kullanmanın yollarını ortaya koyacak şekilde düzenlemeyi gerektirecektir. Bu çalışma da insan gücü planlamasının tarihsel gelişimi ve konuya yönelik temel kavramlar ortaya konulmaya çalışmış ve konuya açıklık getirmesi açısından insan gücü planlamasına yönelik temel hususlar üzerinde durulmuştur. Konuya yönelik sistematik olarak çeşitli hususlar ortaya konulmuş, çeşitli evrensel insan gücü yöntemleri farklı yöntemleri farklı yönleriyle araştırılmıştır. Çalışmanın son bölümünde Regresyon ve Korelasyon analizinin, teorik yönlerinin işletme içinde uygulaması yapılmaya çalışılmış ve yöntemin, insan gücü planlamasına sayısal olarak uygulamada olumlu katkılarının olup olmadığı üzerinde durulmuştur. Yapılan araştırma teori ve uygulamanın karşılaştırılması ve işletme içinde yapılan uygulamanın sonuç olarak olumlu ve olumsuz yönlerinin ortaya konulmasıyla tamamlanmıştır.

PlanlamaRegresyon analiziİş gücü planlaması
Ömer Erol
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1996
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde etkin zaman yönetimi ve bir ugulama

ÖZET Bu çalışmada yöneticiler için çok değerli olan zamanın etkin bir şekilde yönetilmesi için kullanılabilecek yöntemler üzerinde durulmuştur. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. İlk üç bölüm teori içerikli olup dördüncü bölüm bir işletmedeki yöneticilerin zamanı kullanma biçimlerinin ve yakalandıkları zaman tuzaklarının tespit edilmesi amacıyla yapılan bir uygulamayı kapsamaktadır. Birinci bölümde temel yönetim kavramına değinilmekte evrensel bir faaliyet olan yönetimin tanımı yapılarak yönetme işlevini gerçekleştiren kişi olan yönetici üzerinde durulup, yönetici ve yönetim fonksiyonları arasındaki ilişkiler açıklanmaktadır. İkinci bölümde zaman kavramının tanımı yapılarak zamanın yönetiminin önemi üzerinde durulmaktadır. Yöneticinin zamanını nasıl kullandığı incelenerek aile içi, örgüt içi ve örgüt dışı zaman kullanımı konularını incelenmektedir. Ayrıca zaman yönetimine yönetim teorilerinin etkisi konusuna değinilmektedir. Üçüncü bölümde etkin zaman yönetiminin önünde engel olarak duran zaman tuzakları ve bunlardan kurtulma yollan üzerinde durulmaktadır. Etkili bir zaman yönetiminin plan yapma, yetki devrini sağlama, iletişimin etkinleştirilmesi, stresin azaltılması ve çatışmaların en aza indirilmesi ile sağlanacağı düşünülerek konuların her biri bir biri ile ilişkili olarak ayrı ayrı kısımlarda incelenmektedir. Dördüncü bölüm uygulama bölümüdür. Bu bölümde önceki bölümlerin ışığında seçilen bir işletmedeki yöneticilerin zamanı nasıl kullandıkları ve zaman tuzaklarından hangilerine yakalandıkları tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla seçilen işletme deki bir direktörlüğün departman müdürlerinin zaman kullanımları ve yakalandıkları zaman tuzakları görüşmeler yolu ile saptanmaya çalışılmıştır.

PlanlamaYetki devriYöneticiler+2
Ercan Turgut
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Sanayi devrimi sonrası kentin ve toplumun distopyaya göçü: Şehir planlama üzerine bir inceleme

Sanayileşme süreci, İngiltere'de ortaya çıktığı 18. Yüzyıl'dan itibaren toplumların ve kentlerin yapısını sürekli olarak değişime uğratmaktadır. Bu değişimin yaşanmasındaki en büyük etken sanayileşme ile birlikte kentlere olan yoğun göçlerdir. Yoğun nüfus artışı barınma ihtiyacını da beraberinde getirmekte fakat kentler bu yoğunlukta nüfus artışlarına yönelik olarak yeterli konuta sahip olmadıkları için ortaya plansız yapılaşmalar çıkmaktadır. Bu sürece batıdaki örneklerinden yıllar sonra katılan Türkiye kentleri de maruz kalmıştır. Bu soruna yönelik olarak Ebenezer Howard 'Garden Cities of Tomorrow' isimli kitabında sanayi kentleri ile kırsal alanın iyi yönlerini birleştirdiği sınıfsız ve sürdürülebilir bir kent planı sunmuştur. Bu gibi planlı kent çalışmaları sanayi kentlerinde ve Türkiye'nin Ankara şehrinde denenmiş fakat alınan sonuçlar en nihayetinde amacından saparak sınıfsal kutuplaşmaları daha da arttırmıştır. Küreselleşme çağına kadar alt sınıfın yaşam alanları kentlerde ortaya çıkmaya devam ederken üst sınıf kentlerin kalabalığından, kirliliğinden ve tehlikelerinden kaçma ihtiyacı hissetmiştir. Böylece yatırımlar kentleri dışında, orta-üst ve üst sınıfın ulaşabileceği alanlara aktarılırken kentler içi boşaltılarak yatırımlardan mahrum bırakılmışlardır. Fakat küreselleşme ve neoliberalizmin etkisi ile üretim merkezlerinin ikinci ve üçüncü dünya ülkelerine, merkezi kentlerden çevre kentlere taşınması kentleri sermaye dönüşüm araçları haline getirmiştir. Böylece kentler kentsel dönüşümler, soylulaştırma, yerinden etme gibi kavramlarla sınıfsal ayrımın merkezleri haline gelmişlerdir. Bu bağlamda batıdaki örneklerde Friedrich Engels, David Harvey, Anthony Giddens, Richard Florida gibi isimlerin, Türkiye'de ise Ruşen Keleş, İlhan Tekeli, Çağlar Keyder gibi literatüre önemli katkıda bulunan isimlerin çalışmalarından yararlanılarak eleştirel bir bakış açısı ile araştırmanın yürütülmesi hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sanayileşme, kent, toplum, sınıf

DistopyaEndüstri devrimi sonrasıEndüstrileşme+5
Hasan Can Yağlı
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

İşletmelerde yönetim aracı olarak kar planlaması ve kontrolü uygulamalarında karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri

İşletmeler özellikle sürekli değişen bir ortamda faaliyetlerini sürdürmek ve başarılı olmak için faaliyetlerini planlamak zorunluğundadırlar. Temel amaç kâr elde etmek olduğu için Kâr Planlaması ve Kontrolü en önemli yönetim aracıdır. Kâr Planlaması ve Kontrolü, bir çok tekniği ve yaklaşımı içeren oldukça karmaşık bir süreçtir. Bu çalışmanın temel konusunu Kâr Planlaması ve Kontrolü oluşturmaktadır. Çalışmada Kâr Planlaması ve Kontrolü çerçevesinde; Kâr Planlaması ve Kontrolü kavramı ve süreci, Kâr Planlaması ve Kontrolü'nde yararlanılan teknik ve anlayışlar, bütçeler ve modern bütçeleme yaklaşımları incelenmiştir. Bunlara ek olarak Kâr Planlaması ve Kontrolü'nün aşamaları ayrıntıları ile açıklanmıştır. Ayrıca, Çalışmada Türkiye'nin en büyük 500 sanayi kuruluşu içerisinde yer alan tekstil işletmelerini kapsayan ankete dayalı bir araştırma ve X işletmesinde Kâr Planlaması ve Kontrolü uygulamaları, örnek olay çalışması olarak yer almıştır. Bu araştırmaların sonucunda elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi ile işletmelerin Kâr Planlaması ve Kontrolü'ne ilişkin sorunları tespit edilerek, bu sorunların çözümüne yönelik öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Sözcükler. Kâr Planlaması ve Kontrolü, İşletme Bütçeleri, Modern Bütçeleme Yaklaşımları.

BütçeDenetimKar kontrolü+5
Zeynep Türk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Planlama-programlama-bütçeleme sistemi ve Türkiye uygulaması

Bu projenin temel amacı bütçe nedir, bütçeleme sisteminin gelişimi ve devletlerin ekonomik ve mali sorunlarla karşılaşmaları neticesinde bütçe ve bütçeleme sisteminin önem kazanmasının incelenmesidir. Devlet faaliyetlerinin sürekli olarak genişlemesi ve gelirlerinin bu artışla paralel olarak genişlememesi kamu gelirlerinin sıkı bir şekilde denetlenmesini gerektirmektedir. Bütçeleme sistemleri.bu soruna çözüm bulmak için sürekli gelişme göstermektedir. Gelişmeler neticesinde Planlama-Programlama-Bütçeleme Sistemi ortaya çıkmıştır. Planlama-Programlama-Bütçeleme sistemi unsurları ve sistemin olumlu ve olumsuz yanları ile eleştirileri incelenmiştir. Bununla birlikte Türkiye'de Planlama-Programlama-Bütçeleme sistemi uygulaması örneği ve sonuçları incelenmiştir. Devlet hizmetlerinin, plan ve programlara göre yerine getirilmesi, bunlara göre parasal değerlendirmeye tabi olması ve en yüksek etkinliğin elde edilebilmesi için türlü alternatiflerin hazırlanması gerekir. Bu alternatifler arasında da amacı gerçekleştirecek en iyi olanın seçilmesini sağlayan planlama-programlama- bütçeleme sistemidir ve bu kara verme organının elindeki en iyi araçtır. Türk kamu yönetiminde Planlama-Programlama-Bütçeleme sisteminin rasyonel bir biçimde uygulanabilmesi için kamu yönetiminin yeniden düzenlenmesi, insan kaynaklarının eğitimi ve mevcut hukuki düzenin yeniden gözden geçirilmesi gerekir. Ayrıca Planlama-Programlama-Bütçeleme sisteminin uygulanmasında Planlama-Programlama-Bütçelemeyi hazırlayacak en uygun kurumdan başlamak ve alt yapıyı oluşturduktan sonra diğer kurumlarda da aynı stratejiyi izlemek gerekir. Anahtar Sözcükler: Bütçe, Planlama Programlama Bütçeleme Sistemi,

BütçelemeBütçeleme sistemleriFinans+2
Ozan Tuğrul
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Ekonomik kiriz dönemlerinde anlık alışveriş yapan tüketicileri planlı tüketicilerden ayıran özellikleri belirlemeye yönelik bir uygulama

Anlık alışveriş, pazarlama literatüründe uzun zamandır tüketici satın alma davranışının en açık vücut buluş şekillerinden biri olarak görülmektedir. Konu ile ilgili ilk çalışmaların yapılmasından yaklaşık 60 yıl sonra, bugün bile, araştırmacılar konsept ile ilgili uygulama güçlükleri ile karşılaşmaktadırlar. Bu sebeple, çalışma ile, anlık alışverişi ve anlık alışveriş yapan tüketicilerin bugünün perakendecisi açısından önemi ve doğası ortaya konulacaktır. Bunu yapmak için, bu çalışma ile amaçlanan günümüz Türkiye'sinde anlık alışveriş yapan tüketicilerin ayırt edici karakteristik özelliklerini belirlemektir. Bu çalışmada, satın alma ile ilgili kararlarını alışveriş esnasında mağazada veya alışverişe çıkmadan önce vermelerine göre iki çeşit tüketici tipi belirlenmiştir. Buna göre, anlık alışveriş yapan tüketiciler, satın alma kararlarını mağazada, ürünü gördükten sonra vermeyi tercih eden tüketiciler olarak tanımlanmışlardır. Bu çalışma, tüketicilerin tüketime dayalı kişisel özelliklerini, demografik özelliklerini ve genel tüketime dayalı durumsal değişkenleri ele almaktadır. Elde edilen bulgular, örneklemin %32'sini oluşturan anlık alışveriş yapan tüketicilere dair bilgiler ve öneriler içeren bir profil sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Ekonomik Kriz, Tüketici Davranışları, Anlık Alışveriş, Diskriminant Analizi

AlışverişAlışveriş davranışlarıEkonomik kriz+5
Deniz Müftüoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortognatik cerrahi uygulamalarının planlanmasında üç boyutlu tahmin yönteminin değerlendirilmesi

Bu çalışma, ortognatik cerrahi uygulamalarında kullanılan üç boyutlu (3D) sanal planlama yazılımının yumuşak doku değişimlerini tahmin etme doğruluğunu değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, NemoFAB (Nemotec,Spain) yazılımı ile tahmin edilen yumuşak doku değişimlerinin, ameliyat sonrası 6. ayda elde edilen yumuşak doku değişimleriyle karşılaştırılması hedeflenmiştir. Bu retrospektif çalışmaya, 2020-2024 yılları arasında Sınıf III iskeletsel maloklüzyon nedeniyle çift çene ortognatik cerrahi geçiren 20 hasta (10 kadın- 10 erkek) dahil edilmiştir. Ameliyat öncesi (T0), ameliyat sonrası 6. ayda (T1) elde edilen çok kesitli bilgisayarlı tomografi (ÇKBT) verileri ile NemoFAB yazılımında gerçekleştirilen sanal cerrahi planlamadan elde edilen tahmini (TP) yumuşak doku görüntüleri Standard Tessellation Language (STL) formatında analiz edilmiştir. Üç boyutlu görüntüler, Geomagic Control X programında voxel tabanlı çakıştırma yöntemiyle hizalanarak yumuşak doku değişimleri değerlendirilmiştir. Çalışmada 3 açısal ve 12 doğrusal mesafe ölçümü yapılmış ve elde edilen veriler istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Analizler sonucunda, toplam 3 açısal ve 4 doğrusal ölçümde TP ve T1 arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,001). Açısal ölçümler incelendiğinde, FNA (fronto-nazal açı) ve LMA (labiomentale açı) TP değerleri yüksek bulunurken, NLA (nazolabial açı) TP değerleri düşük bulunmuştur. Doğrusal ölçümler açısından, üst dudak kalınlığı (UL-U1), alt dudak kalınlığı (LL-L1), sert doku B noktası ile yumuşak doku B noktası arasındaki mesafe (B-B*) ve alt dudak uzunluğu (stmi-ME') ölçümlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gözlemlenmiştir (p<0,001). UL-U1 TP değerleri yüksek bulunmuştur (p<0,001), LL-L1, B-B* ve stmi-ME' için ise TP değerleri düşük bulunmuştur (p<0,001). Üç boyutlu sanal planlama yazılımı NemoFAB'in ortognatik cerrahi sonrası yumuşak doku değişimlerini tahmin etmede etkili bir yöntem olduğu görülmüştür. Ancak, özellikle UL-U1, LL-L1, B-B*, stmi-ME' doğrusal ölçümleri ve FNA, NLA ve LMA açıları için tahmin değerlerinin ameliyat sonrası elde edilen sonuçlardan farklılık gösterebileceği belirlenmiştir. Çalışmanın bulguları, NemoFAB yazılımında kullanılan algoritmaların daha da geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Maloklüzyon-angle sınıf IIIOrtognatik cerrahiPlanlama+2
Osman Eren Efe
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

TCDD 6. Bölge Baş Müdürlüğü personel ve eşlerinin aile planlaması yöntemlerine ilişkin bilgi, görüş ve eğilimleri

ABSTRACT Turkey's population is one of the rapidly growing population in the world and the health conditions is one of the most important problem of social life. For improving the health conditions the population growth must be strictly controlled. With using family planning programs, the growing of the population can be easily controlled. Among these programs the use öf effective and modern contraception is necessary and which is closely related to educational level. As the educational level rises, families have less children and to bring up them under better conditions. Family planning programs should not only aim at increasing the use of modern methods; they should also focus on the correct use of these methods. This study was planned and carried out in order to determine the knowledge, sight and tendency on family planning methods for the personel and personels wife living in TCDD 6 th region, In addition to this, the reasons of not to handle contraceptives, the relations of not to handle contraceptives, the relations of these reasons with demographic factors and the knowledge about the surgical contraception was studied. Type of study was intervention and sample (515) was randomly selected out of personel and personels wife living in TCDD 6 th regron, from Konya to Nusaybin. Data was collected through interviews and questionnaires, in order to realize the aim of study and the results were classified under four groups, which are as fal lows, 1- Personal knowledge, 2-Family planning knowledge before marrige and during marrige, 3-Tendency to family planning methods in future, 4-Knowledge, srght and tendency about family planning services which given in TCDD 6 th Regroval Health Directorate As a result it was shown that an incrase in the use of modern coutraceptive meth ods Is possible by using suitable educational programs and by giving consultution services in heath directorates.

Aile planlamasıNüfusPlanlama
Neşe Kayrın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1996
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okul müdürlerinin deprem ile ilgili kriz yönetimine ilişkin yeterlikleri

Çagın gereklerine uyum saglayabilecek okulların olusturulması belirli yeterlilikleri kazanmıs ve gelismeye sürekli açık okul yöneticileri sayesinde gerçeklesebilecektir. Türkiye gibi deprem kusagında yer alan ülkelerin yöneticileri, bir yandan 21. yüzyılın egitim sistemine uyum saglamaya çalısırken bir yandan da okullarını daha güvenli hale getirebilmek için çalısmak zorundadırlar. Okulların depreme hazırlıklı olmalarında, okul yöneticilerinin kriz yönetimine proaktif yaklasmaları; kriz yönetimi sürecinde planlama, örgütleme, iletisim, koordinasyon yeterliklerine sahip olması gerekmektedir. Bu arastırmanın genel amacı; okul müdürlerinin kriz yönetiminde planlama, örgütleme, koordinasyon, iletisim yeterliklerini demografik degiskenlere göre incelemektir. Arastırmada tarama modeli kullanılmıstır, veri toplamak için bir anket ve bir ölçekten faydalanılmıstır. lgili literatür tarandıktan sonra, arastırmanın anket ve ölçegi, arastırmacı tarafından gelistirilmistir. Veri toplama aracı, stanbul'da resmî lkögretim okullarında görevli olan 277 okul yöneticisine, 1894 ögretmene uygulanmıstır. Arastırmadan elde edilen veriler, aritmetik ortalama, standart sapma, Anova, Pearson Korelasyon Katsayısı gibi teknikler kullanılarak analiz edilmistir. Arastırma verilerine göre okul yöneticilerinin yönetim süreçlerinden planlama, örgütleme, iletisim ve koordinasyon boyutlarında kendilerini ögretmenlerin degerlendirmesine göre, daha yeterli görmektedirler (N=277; x:17,83; S:5,93). Arastırmaya katılan yöneticilerin yönetim süreçlerinden planlama, örgütleme, iletisim, ve koordinasyon boyutlarında yeterliligi cinsiyet degiskenine göre incelendiginde, bayan yönetici ile erkek yönetici arasında anlamlı bir farklılıgın olmadıgı görülmüstür ( t = -0,111; p>.05). Arastırmaya katılan egitim enstitüsü veya ön lisans mezunu olan yöneticilerin planlama, örgütleme, koordinasyon iletisim, süreçlerinde kendilerini diger ögrenim gruplarına göre daha yeterli gördükleri bulunmustur. 21 ve üstü kıdemi olan ögretmenlerin, okul yöneticilerini planlama, örgütleme, koordinasyon, iletisim ve boyutlarında yeterli algıladıkları görülmüstür.

DepremPlanlamaYönetim
Selminaz Adıgüzel
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye kamu yatırım ihalelerinde indirim oranlarını etkileyen faktörler ve sistemin iyileştirilmesine yönelik yaklaşımlar

Ülkemizde ekonominin lokomotif sektörü olan inşaat sektöründe en büyük işverenin kamuolduğu bilinen bir gerçektir. Kamu yatırım projeleri; yürürlükteki mevzuata (2886 sayılıDevlet İhale Yasası, yönetmelikler, şartnameler, genelgeler, vb) göre proje yönetimkapsamındaki temel süreçler olan planlama, örgütleme, yürütme ve denetimi yapan kamupersoneli ile yükleniciler tarafından gerçekleştirilmektedir.Gelişmekte olan ülkemizde son yıllarda kamu yatırım ihalelerinde ihale indirim oranlarıçok yüksek (%40 ve daha yüksek oranlar) olmaktadır.Başka bir deyişle, kamu yatırımprojelerinin yapımı, yükleniciler tarafından, maliyetin çok altında bir ihale bedeliyleüstlenilmektedir. Yüksek ihale indirim oranları ile ihale edilen kamu yatırım projeleriverilen sürede, ön görülen bütçe sınırları içinde kalınarak ve istenilen kalitedegerçekleşebiliyorsa, bu ihale bedeli, en ekonomik maliyettir ve proje yönetimi açısından daamaca ulaşılmış demektir Eğer yüksek ihale indirim oranları ile ihale edilen yatırımprojeleri verilen sürede, ön görülen bütçe sınırları içinde kalınarak istenilen kalitedegerçekleşemiyorsa, bu ihale bedeli en ekonomik maliyet değildir.291 adet yatırım projesinde yapılan incelemede, kamu yatırım projelerinin yüksek ihaleindirim oranları ile ihale edildikleri görülmüştür. Projelerin planlanmasından işletmeyeaçılmasına kadar olan süreç genellikle çok uzun olmakta ve maliyetlerde büyük sapmalarmeydana gelmektedir. İhale indirim oranı ile maliyet artışı arasında kuvvetli bir ilişkiolduğu saptanmıştır. Kamu yatırım projelerini gerçekleştiren 99 adet yüklenici ile yapılananket çalışmasının değerlendirilmesi sonucu, yüklenicilerin %25'inin taşeronlukla,%40'ının karne devir alarak yüklenici olmuş şirketler olduğu görülmüştür. İhale indirimoranları maliyet hesabı yapılarak değil, işi almak için gerekli indirim oranı tahmin edilerektespit edilmektedir. İhale indirim oranını tespit etme şekli ile müteahhitlik karnesine sahipolma şekli arasında kuvvetli bir ilişki olduğu saptanmıştır. Karne devir alan yükleniciler,devir aldıkları karnenin geçerlik süresi içinde, yüksek indirimle de olsa mutlaka en az bir işalmak, o işleri tamamlayıp, alacakları iş bitirme belgeleri ile yüklenici karnesi çıkarıpmüteahhit olmak istedikleri ortaya çıkmıştır. Ehil olmayan yükleniciler tarafından, işin,maliyetin altında bir ihale bedeli ile yapımının üstlenilmesi, kamu yatırımlarının kalitesizyapılmasına yol açmaktadır. Yüksek ihale indirim oranları ile ihale edilen kamu yatırımprojeleri verilen sürede, ön görülen bütçe sınırları içinde kalınarak ve istenilen kalitedegerçekleşmediğinden, bu ihale bedelinin, en ekonomik maliyet olmadığı ispatlanmıştır.Ülkemiz kıt kaynaklarının etkili ve verimli kullanılması, yatırımlardan elde edilecek sosyalfaydanın topluma en kısa sürede sunulması için projelerin öngörülen süre, bütçe veistenilen kalitede gerçekleştirilmesi gerekir. Bu amaçla, araştırma sonucu elde edilenveriler kullanılarak, projelerin yatırım programına alınması (Cook & Seiford), planlanması,sözleşme usulü, ihale usulü, yüklenici olma koşulları ve yüklenici seçimi (AHP) vedenetim hizmetlerini en iyi gerçekleyen bir proje yönetim modeli sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Planlama, ihale usulü, ihale indirim oranı, sözleşme usulü,müteahhitlik karnesi.xii

Kamu ihalesiKamu yatırımlarıPlanlama+3
Hüseyin Gencer
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Lojistik yönetiminde finansal analiz ve planlama

ÖZET Günümüzdeki ekonomik koşullar nedeniyle, firmalar arası rekabet artırmış ve bu rekabete karşı koyabilmek için, şirketler çeşitli çalışmalar içine girmiştir. Küresel hale gelen pazardaki müşterilerin istekleri de; daha kaliteli, düşük maliyetli mamuller üretilerek ve isteklerine zamanında cevap verilerek giderilmeye başlanmıştır. Piyasadaki bu değişiklikler, firmalardaki klasik yönetim anlayışının yerine, lojistik yönetim anlayışının yerleşmesine sebep olmuştur. Lojistiğin işletme içi sorumluluğu, hammadeyi, malzemeleri, doğru işlem sürecini ve üretimi tamamlanan mamulleri mümkün olan en düşük maliyetle, ihtiyaç duyulan yere doğru olarak, yerleştirmektir. İşletmeler bu değişimin doğal bir sonucu olarak, önemli maliyet sorunlarıyla karşı karşıya kalmışladır. Yönetimin karar verme mekanizmasında önemli bir etken olan maliyetleme konusu lojistik anlayışta Faaliyete Dayalı Maliyet Sistemi aracılığıyla giderilmeye çalışılmaktadır. Faaliyete Dayalı Maliyet Sistemi, endirekt maliyetlerin ürünlere dağıtımında geleneksel maliyet muhasebesine göre daha etkili ve doğru sonuçlar vermektedir. Bu ise; sistemin kullanımı gün geçtikçe yaygınlaştırmaya başlamıştır. Bu doğrultuda; çalışma esnasında Faaliyete Dayalı Maliyet Sistemi üzerinde detaylı inceleme yapılmış ve sistemin bir işletme üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Bu yönetim ve maliyet sisteminin, uygulanabilirliğini gösterebilmek amacıyla, birincil ihtiyaçlanmızdan biri olan sağlık hizmeti üzerinde uygulama yapılmıştır. Seçilen pilot serviste tedavi gören hastaların, maliyetleri hesaplanmış ve geleneksel maliyet sisteminden elde edilen sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Elde edilen bilgiler, Faaliyete Dayalı Maliyet Sistemi'nin daha doğru sonuçlar verdiğini göstermektedir. Bu özelliğinden dolayı da, yöneticilere, lojistik misyonun yerine getirilmesi için, yol gösterici bir sistem olmaya devam etmektedir. Anahtar Kelimeler: Lojistik yönetim, müşteri ihtiyaçları, zamanında cevaplama, faaliyete dayalı maliyet sistemi, endirekt maliyetler. IX

Aktiviteye dayalı muhasebeFinansal analizLojistik yönetim+2
Ebru Bozdemir
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Kalecik (Ankara) ve Söke (Aydın) ilçelerinde karşılaştırmalı arazi kullanımı ve planlama önerileri

Bu çalışmada "Kalecik (Ankara) ve Söke (Aydın) İlçelerinde Karşılaştırmalı Arazi Kullanımı ve Planlama Önerileri" adlı araştırma ele alınmıştır. Coğrafi konumları farklı, birbirine uzak mesafede bulunan, yer şekilleri, iklim, nüfus ve yerleşme özellikleri bakımından farklı olan Kalecik ve Söke ilçeleri "arazi kullanımı açısından farklılıklar ve benzerlik göstermekte midir?" sorusu bu tez çalışmasının temel araştırma sorusunu oluşturmaktadır. Bu noktadan hareketle yürütülen araştırmada; öncelikle Kalecik ve Söke ilçelerinin doğal ve beşeri özellikleri başlığı altında arazi varlığı, tarım, yerleşim, mera, hayvancılık, orman, sanayi, ulaşım, turizm kullanım alanları coğrafi araştırmalarının temel ilke ve prensiplerine bağlı kalınarak incelenmiştir. Arkasından, Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ortamında arazi ile ilgili problemler ve bunların çözüm önerileri kapsamında bazı bilgiler açıklanmış, arazi kullanımları bakımından karşılaşılan benzerlik ve farklılıklar irdelenmiş, doğal ve beşeri çevre şartlarının Kalecik ve Söke ilçelerinin gelişimi üzerindeki etkileri karşılaştırmalı olarak ortaya konulmuştur. Kalecik ve Söke ilçelerinde temel araştırma sorusunun ve bu soruya bağlı olarak oluşturulan cevaplandırılma sürecinde elde edilen bulgular neticesinde, ana hatlarıyla pek çok farklılığın olduğu tespit edilmiş; coğrafi özellikleri birbirine benzememesine rağmen bazı benzerliklerin de olduğu gözlenmiştir. Günümüzde Türkiye'nin hemen her bölgesi yanlış arazi kullanım problemi ile karşı karşıyadır. Bu çalışma ile arazi kullanımının mevcut durumu ortaya konularak iki ilçenin karşılaştırmalı arazileri incelenerek, nasıl bir kullanım planlamasına sahip olması gerektiği açıklanıp öneriler dile getirilmiştir. Tez beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, girişte tezin genel özelliklerine, araştırma alanlarının konumları ve başlıca özellikleri, araştırmanın amacı ve kapsamı, yöntem ve materyal, kuramsal ve kavramsal çerçeve, önceki çalışmalar, araştırma alanlarının kuruluş ve gelişimleri konularına değinilmiştir. İkinci bölümde Kalecik ve Söke'nin doğal unsurlarını ele alınmıştır. Üçüncü bölümde beşeri unsurlara Türkiye İstatistik Kurumu'ndan temin edilen nüfus verileri kullanılarak, her iki ilçenin nüfus dağılışı, grafikler ve tablolar hazırlanmış, ekonomik, sanayi, ulaşım, turizm faaliyetleri ele alınmıştır. Dördüncü bölümde araştırmanın bulgularına dayanmaktadır. Her iki ilçeye yönelik elde edilen arazi kulanım verileri karşılaştırmalı olarak ele alınmış ve başlıklar altında irdelenmiş, planlanma önerilerinde bulunulmuştur. Son bölüm olan sonuç bölümünde ise çalışmanın genel değerlendirmesi yapılmıştır.

Ankara-KalecikArazi kullanımıAydın-Söke+4
Hüseyin Kesgin
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

İçme suyu havzalarında planlama ve yönetim Ömerli içme suyu havzası örneği

Su kaynaklan, insan ve diğer canlıların yaşamındaki etkisi nedeni ile, korunarak sürdürülmesi gereken doğal kaynakların başında yer almaktadır. Ancak gelişen kentlerin su kaynaklan, ekosisteme yapılan olumsuz etkiler nedeni ile kirlenme ve tükenme sürecine girmiştir. İçme ve kullanma suyu elde edilen havzalarda sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi amacı ile yeni bir planlama-yönetim modeli araştırması bu çalışmanın konusunu oluşturmuştur. Havza ekosisteminin unsurlan ve havza ekosistemine olumsuz etkisi açısından kentsel sistemlerin andropojen unsurlan ise çalışmanın kapsamım belirlemiştir. Sistematik ve Geniş Kapsamlı Planlama Yaklaşımlan ile havza ekosisteminde parametreler ve parametrelerarası etkileşim; mevcut ve gelecekteki durum açısından incelenmiş, planlann uygulanmasında koordinasyon sağlanarak, amaçlann maksimum düzeyde gerçekleştirilebilmesi hedeflenmiştir. Ömerli İçme Suyu Havzası örnek seçilerek yapılan analizlerde su kaynaklannın kirlenmesi ve tükenmesinin, plan-yasa-yönetim sisteminin karmaşık ve çelişkili yapısından kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Türkiye dışından seçilmiş ülkelerde ve Türkiye'de havza yaklaşımı incelenerek uluslararası ve Ulusal düzeyde mevcut durum değerlendirmesi yapılmış, mevcut sistemdeki sorunlan çözümleyecek yargılara vanlmıştır. Buna göre Türkiye'de; havza planlarında; su veriminin, mevcutta ve süreç içinde optimizasyonu, kent planlannda; doğal kaynaklann yerleşim baskısından korunması hedeflenmelidir. Su havzalan yasal ve yönetsel açıdan özel statüye kavuşturulmalıdır. Yasa ve yönetimden kaynaklanan yetki karmaşası sakıncalı sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Yönetim tek merkezli olmalıdır. Havza yönetimine kullanıcıların da katılması, kimsenin kirletme hakkı olmadığının bilinmesi ve kirletenin bedeli ödemesi gerekmektedir. Uluslararası uygulamalara göre; Planlar sürekli gelişen bilimsel verilere dayandınlmaktadır. Havza yönetimi tek merkezli ve özerktir, yetki, yaptırım, yasa ve kaynak desteği vardır. Kullanıcılar yönetime katılmakta, kirleten, bedelini ödemektedir. Değerlendirmeler sonucunda ülkemizdeki mevcut yasal sistem içinde kalarak ancak bazı eklentiler ve düzenlemelerle yeni bir havza yönetim modeli önerilmiştir. Öneri modele göre, hiyerarşi şemasının üst kurumu olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı; - bilgi aktaracağı- DPT verileri doğrultusunda, alt birimleri olan DSİ Genel Müdürlüğü ve teşkilatı aracılığı ile havza yönetiminin tek yetkili ve sorumlu kurumu olarak belirlenmiştir. öneri yönetim modeli; uluslararası uygulamalarda benimsenen ilkeler ve Türkiye ile ilgili değerlendirmeler dikkate alınarak oluşturulmuştur. Aynı zamanda plan-yasa-yönetimden kaynaklanan sorunlan çözümleyici, kaynağın sürdürülebilirliğini sağlayan, tek merkezli bir modeldir.

EkosistemPlanlamaYönetim+1
Leyla Suri
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Üretim verimliliğinin artırılmasında stratejik planlamanın rolü: Sanayi sektöründe bir uygulama

Teknolojik gelişmeler, müşteri beklentilerinin niteliklerini değiştirmiştir. Bu ise küreselleşme sürecini hızlandırmış ve üreticilerin verimlilik iyileştirme konusunda ihtiyaçlarını artırmıştır. Geçmiş yıllara göre üretimdeki verimlilik, bir firmanın kullandığı emek, malzeme, makine ve sermaye gibi mal ve hizmetlere veya son çıktıya ne kadar fazla olduğunu ifade etmiştir. Ancak bugün artık girdi ve çıktı oranlarının ölçülmesiyle verimliliği artırma konusu tartışmalı olmuştur. Aynı zamanda stratejik planlama da üretim verimliği üzerindeki rolüne odaklanmıştır. Üretim stratejisi ile ilgili taranmış literatür, rekabetin avantajlı ortamını yaratmak ve sürdürmek için güçlü bir çerçeve sunmuştur. İmalat, izole bir işlev olarak görülmek yerine iş ihtiyaçları ile iç içe değerlendirmiş ve işletme politikaları üzerine rekabet etkisine önem verilmiştir. Bu yaklaşımla, uzun dönemli planlamanın sağlanması oldukça önemlidir, ancak günlük karar vermede daha az yardımcı olabileceği gibi, kısa vadeli iyileştirme yöntemleri bazen net yönlerden yoksundur. Çünkü, böyle uygulamalar arasında seçim yapabilmek için çok az kriter mevcut olabilmektedir. Bu araştırmanın amacı, üretim verimliliği üzerinde stratejik planlamanın rolüne odaklamaktır. Söz konusu stratejik planlamanın üretim verimliliğine ne kadar yansıdığını anlamak için ilgili üretici firmalara anket uygulanmıştır. Bursa'daki tekstil ve otomotiv firmaları kapsayan bu araştırmada toplam 201 tane anket toplanmıştır. SPSS 22 paketi ile analizi yapılmış olan bu çalışma sonuçlarına göre, Üretim Verimliliği ile 6 tane faktörle ilişki olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, Üretim Verimliliği ile Üretim Lojistiği, Stratejik Planlamayla Tutarlılık, Tedarikçilerle İletişim Politikası, Üstünlük Yaklaşımı, Pazarlama Yaklaşımı ve Stratejik ürün arasında ilişki bulunmaktadır. Bu ilişkinin yönü istatistiksel anlamda pozitiftir. Yani, söz konusu faktörlere ne kadar odaklanırsa, üretim verimliliği o kadar iyileşecektir. Diğer yandan, Üretim Verimliliği ile Tedarikçilerle İşbirliği ve Müşteri Beklentisi arasında ilişki olmadığına karar verilmiştir.

Endüstri sektörüPlanlamaStratejik planlama+2
Abdulmalek Abdulazız Ahmed Mohammed Al-futaıh
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00

Related subjects