Information

155 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Genetiği değiştirilmiş gıdalar ve risk algısı: Sonradan edinilen pozitif bilginin tutuma etkisi

Son yıllarda yaşanan gıda panikleriyle birlikte sağlıkla ilgili olası kayıplar, tüketicilerin gıda seçimlerini etkileyen en önemli unsurlardan biri, gıda güvenliği de öncelikli bir rekabet unsuru olmuştur. Yabancılık, sınırlı bilgi seviyesi, belirsizlik ve doğala müdahale gibi etkenlerle genetiği değiştirilmiş gıdalar, fiziksel risk algısının yüksek olduğu ürünler haline gelmiştir. Tartışmalar bu ürünlerin taşıdığı riskler ve getirdiği faydalar etrafında devam ederken, tüketicilerin çoğunluğunun, risklere odaklanan negatif içerikli bilgiye maruz kaldığı da bir gerçektir. Bu gerçekten yola çıkarak pozitif bilginin genetiği değiştirilmiş gıdalara karşı tutuma olan etkisinin araştırıldığı çalışmada, katılımcılar, algılanan riskin türünü belirleyen bilgi işleme stratejilerine göre üç grupta incelenmiştir. Günlük/popüler ve bilimsel olmak üzere iki farklı türde pozitif bilgiye maruz bırakılan katılımcıların tutumlarındaki değişimin anlamlı olup olmadığı araştırılmıştır. Bilgiyi sezgisel süreçten geçiren ve sezgisel risk algısına sahip olan katılımcıların tutumunda, her iki bilgi sonrasında da pozitif yönde değişim olmuştur. Sistematik süreci izleyen ve analitik risk algılayan grupta ise pozitif yönde değişim sadece bilimsel bilgi sonrasında görülmüştür. Analitik risk algısına sahip olan ancak konuyu politik bakış açısı ile değerlendirerek karara varanlar ise politik risk grubu altında incelenmiştir. Grubun tutumunda, her iki tip bilgi sonrasında değişiklik beklenmezken bilimsel bilgi pozitif yönde değişim yaratmıştır.

BilgiBilgi işlemeBilimsel bilgi+6
Tuğçe Özgen
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan sesinin ayırt edici kapasitesinin irdelenmesi

Biyometrik tabanlı kimlik doğrulama sistemleri yaygın olarak parolalar yerine kullanılmaya başlamıştır. Bir mikrofon kullanılarak kolayca elde edilebileceği için ses biyometrisi tüm biyometriler arasında daha popülerdir. Ses biyometrisinin kullanımı gün geçtikçe artmasına rağmen konuşmacı doğrulama sistemlerinin kapasitesi ile ilgili çalışmalar sınırlıdır. Hatta bu alandaki çalışma sonuçları birbirleri ile çelişerek bu konudaki problemleri çözmek yerine konuşmacı sistemlerine olan güvenin azalmasına sebep olmaktadır. Bu nedenlerden ötürü, bu tezde, ses tabanlı kimlik doğrulama sistemlerinin diğer bir değişle konuşmacı doğrulama sistemlerinin kapasiteleri entropi açısından araştırılmıştır. Bu konu üç temel başlık altında incelenmiştir. İlk olarak biyometrik tabanlı sistemler için şimdiye kadar önerilen yöntemler detaylı bir şekilde incelenmiş ve bu yöntemlerin ses tabanlı kimlik doğrulama sistemlerine uygun olup olmadığı da araştırılmıştır. İkinci olarak konuşmacı doğrulama sistemlerinde kullanılan en gelişmiş yöntemlerden bahsedilmiştir. Konuşmalardan çıkartılan özellikler, bu özellikleri temsil etmek için kullanılan modeller ve bu modellerde kullanılan ses tabanlı kimlik doğrulama yöntemleri ayrı ayrı incelenmiştir. Son olarak kullanılan veri kümelerinin kişi ve süre gibi kısıtlarından dolayı açık kaynaklar kullanılarak 20000'den fazla kişiden oluşan veri kümesi oluşturulmuştur. Kapasiteyi ölçmek için en gelişmiş konuşmacı doğrulama sistemi ile uyumlu yeni bir yaklaşım önerilmiş ve bu yaklaşımın matematiksel alt yapısı detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Bu yaklaşım farklı durumlarda farklı veri kümeleri kullanılarak incelenmiştir. Son olarak kapasite tahmini ile ilgili yeni araştırma konularından bahsedilmiştir.

BilgiBiyometrikEntropi+1
Sinan Erkam Tandoğan
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Information sharing within organizations: Relationship to innovative behavior and informational justice

This stuԁу aimeԁ at examining the meԁiator roӏe of informationaӏ justice on the reӏationship ƅetween information sharing anԁ innovative ƅehavior. The stuԁу was conԁucteԁ in reӏationaӏ screening moԁeӏ. The sampӏe of the stuԁу consisteԁ of 606 participants from the defense industry. A weƅ ƅaseԁ questionnaire was useԁ to coӏӏect ԁata in the stuԁу. The surveу ӏink was shareԁ with the participants via sociaӏ meԁia anԁ Whatsapp pӏatforms. Within the scope of the research, reӏiaƅiӏitу, vaӏiԁitу, normaӏitу, ԁescriptive, correӏation, regression, t-test anԁ ANOVA anaӏуzes were conԁucteԁ. SPSS for Winԁows v.22 was useԁ to anaӏуze the ԁata in the stuԁу. As a resuӏt of the stuԁу, it was ԁetermineԁ that informationaӏ justice haԁ a meԁiating roӏe in the reӏationship ƅetween information sharing anԁ innovative ƅehaviors. No significant ԁifferences were founԁ in information sharing accorԁing to ԁemographic characteristics of the participants.

JusticeInformationDemographic characteristics+3
Onur Öğülmüş
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Erzurumlu İbrâhim Hakkı'nın bilgi anlayışı

Bu tez, mutasavvıf, âlim, filozof ve şair kimliğiyle 18. yüzyıl Osmanlı düşünce geleneğinin önde gelen isimlerinden biri olan Erzurumlu İbrâhim Hakkı'nın (1703-1780) bilgi anlayışını incelemektedir. Araştırmanın amacı, İbrâhim Hakkı'nın bilgiye ilişkin görüşlerini yalnızca tasavvufî perspektiften değerlendirmekle sınırlı kalmayıp, epistemolojik bağlamda da ele alarak onun düşünce dünyasının bütüncül bir tasvirini ortaya koymaktır. Bu yönüyle çalışma, literatürde çoğunlukla mârifet ve irfân kavramları çerçevesinde ele alınan İbrâhim Hakkı'nın bilgi anlayışını daha geniş bir bağlamda değerlendirmeyi hedeflemektedir. Çalışmada, İbrâhim Hakkı'nın Dîvân, Mârifetnâme, İrfâniyye, İnsâniyye ve Mecmûatü'l-meânî adlı eserleri temel kaynak olarak kullanılmış; bu eserlerin hem orijinal nüshaları hem de sadeleştirilmiş baskıları incelenmiştir. Ayrıca, ilgili akademik çalışmalar da değerlendirilerek bilgi anlayışına dair veriler desteklenmiştir. Özellikle Mecmûatü'l-meânî'deki Tertîbü'l-ʿulûm bölümü ile eğitim ve öğretim üzerine görüşleri, onun bilgi tasnifi, bilgi kaynakları ve bilginin amacı konularındaki sistematik yaklaşımının tespit edilmesinde belirleyici olmuştur. Metin merkezli analiz yöntemiyle gerçekleştirilen bu araştırmada, İbrâhim Hakkı'nın bilgi anlayışı tarihsel ve felsefî bağlamı içinde ele alınmış; tasavvufî boyutunun yanı sıra felsefî, ahlâkî ve bilimsel yönleri de açığa çıkarılmıştır. Sonuç olarak çalışma, İslam felsefesi ve Osmanlı düşünce tarihi literatürüne, özellikle de bilgi felsefesi bağlamında, özgün katkılar sunmayı amaçlamaktadır.

BilgiFelsefi kavramlarİbrahim Hakkı Erzurumi+1
Betül Arık
Siirt University
2025
00
Master'sOpen AccessEN

An investigation of metalinguistic knowledge of pre-service teachers of English in a Turkish context

This study mainly aimed at investigating metalinguistic knowledge (MLK) of pre-service teachers of English. More specifically, it sought to explore MLK of pre-service teachers of English, the effect of gender and grade levels of preservice teachers of English on their MLK, and their awareness of MLK. The study adopted a mixed methods research design, so it employed both quantitative and qualitative data collection methods in accordance with the purpose of the study. The quantitative data were collected from 120 pre-service teachers of English studying at Hacettepe University in 2017-2018 academic year spring term and 2018-2019 academic year fall term through Metalinguistic Knowledge Test used by Alderson and Horák (2010). The questions in the test intended to test the grammatical features generally encountered in the pedagogical grammar content of English language. The results of the quantitative data analysis indicated that the majority of the pre-service teachers of English had moderate level of metalanguage. While any significant effect of gender variables was not observed, grade level differences indicated a significant effect on their metalanguage. In the qualitative part of the study, the data were collected from 18 preservice teachers of English studying at second, third and fourth grade through semi-structured interviews. The obtained data were analyzed through thematic analysis. The results presented that almost none of the participants was well aware of the metalinguistic knowledge as a concept at first. When the participants were informed about the MLK and requested to express their self-perceptions on this concept, most of them stated that they did not think they had a sufficient level of MLK and that they needed further training on this domain, which was a consistent result with the quantitative data. Besides, they added that internalizing metalinguistic knowledge could be really essential for English language teachers and it could make a great contribution to their grammar teaching practices.

Candidate teachersInformationLevel of knowledge+6
Betül Mutaf
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul eğitim yöneticilerinin bilgi yönetimi yeterlilikleri (Bağcılar ilçesi örneği)

Bu araştırmanın amacı, ortaokullarda görev yapmakta olan orta okul eğitim yöneticilerinin bilgi yönetimine ilişkin yeterlilik algılarının incelenmesidir. Tekil tarama modelindeki bu araştırmada, İstanbul ili Bağcılar ilçesinden rastgele seçilen 44 kamu ortaokulunda görev yapan toplam 186 öğretmenin görüşüne başvurulmuştur. Araştırmada ortaokul yöneticilerinin (bilgi üretimi, bilgi paylaşımı, bilgiyi kullanma ve bilgi depolama alt boyutlarından oluşan) bilgi yönetimine ilişkin yeterlilik algılarını belirlemek için İkram ÇINAR tarafından geliştirilen "Eğitim Yöneticilerinin Bilgi Yönetimi Stratejilerinin Belirleme (EYBYSB) Anketi ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Alt problemlerin çözümlenmesi amacıyla, ölçekler vasıtasıyla ulaşılan veriler SPSS 17 paket programına aktarılmış, aritmetik ortalamaları, standart sapma değerleri, t-Testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. İstatistiksel analizlerde .05 anlamlılık düzeyi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır; ortaokullarda görev yapan okul yöneticilerinin bilgi yönetimi yeterlilik algıları bütün boyutlarda ortanın üzerinde nispeten yüksek düzeydedir. Ancak yinede geliştirilmesi gereken alanlar vardır. Ortaokul yöneticilerinin bilgi yönetimi algıları, yaş, mezun olunan okul, hizmet yılı, yöneticilik türü ve yöneticilik süresi değişkenlerine göre anlamlı istatistiksel olarak anlamlı derecede farklılaşmıştır. Bu araştırma teorik olarak alanyazına önemli katkılar sağlamasının yanında pratik olarak politika geliştiricilere ışık tutucu nitelikte olup araştırma sonucunda şu gruplara mensup ortaokul yöneticilerinin bilgi yönetimi eğitimine tabi tutulması önerilmektedir: 50 yaş ve üzeri yöneticiler, Fen edebiyat fakültesi mezunu yöneticiler, 21 yıl ve üzeri hizmet yılı olan yöneticiler, Müdür başyardımcıları, yöneticilik süresi 16 yıl ve üzeri olan yöneticiler. Anahtar kelimeler: Bilgi Yönetimi, Bilgi, Yönetim, Okul yöneticilerinin yeterlilikleri.

BilgiBilgi yönetimiBilgi çağı+4
Seyhan Avcı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi ekonomisine dönüşüm süreci: Türkiye açısından bir değerlendirme

Günümüzde iktisadi faaliyetler geleneksellikten uzaklaşarak bilgiye dayalı teknolojik ilerlemenin sağlandığı, rekabetin yoğunlaştığı, girişimlerin arttığı faaliyetler haline gelmiştir. Yaşanan bu dönüşümün en önemli nedeni bilginin üretim faktörü olarak kabul edilmesinden kaynaklanmaktadır. Bilgiye olan bakış açısının değişmesi ve ekonomideki yerinin farklılaşması devamında bir dizi etkileşime neden olmuştur. Bilgi ekonomisinin ortaya çıkışı ve artık bu doğrultuda hareket edilmesi gerektiğinin anlaşılmasıyla beraber bu alana olan ilginin de arttığı görülmektedir. Bilgiyi üreten ve bunu etkin bir şekilde üretim sürecine katan ekonomiler bilgi ekonomisi olarak nitelendirilmektedir. Bilgi ekonomisi araştırma ve geliştirmenin, yaratıcılık ve inovasyonun yer aldığı, tüm kritik unsurları içinde barındıran ekonomik anlayış bütünü olarak görülmektedir. Ülkeler bilgi ekonomisi anlayışını kavrayarak, gelişmiş bir ekonomi olma amaçlarını gerçekleştirebileceklerdir. Bilgi ekonomisinin gelişimin anahtarı haline gelmesi ile ekonomik yapıda başlayan değişim, ekonomik aktörleri bu doğrultuda hareket etmeye yönlendirmektedir. Bu çalışmada bilgi ekonomisi özelikleri anlatılarak, güçlü bir ekonominin sahip olması gereken nitelikler ele alınmaya çalışılmıştır. Seçili ülkelerin bilgi ekonomisi alanındaki çalışmalarından bahsedilerek, ülkelerin bu kapsamdaki ekonomi politikalarına yer verilmeye çalışılmıştır. Çalışmada Türkiye'nin bilgi ekonomisi göstergeleri doğrultusunda, bu alanda yapmış olduğu çalışmalara yer verilmeye çalışılmıştır. Türkiye'nin bilgi ekonomisi konusunda değerlendirmeleri ile beraber tasarladığı politikalardan bahsedilmeye çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Bilgi, Bilgi ekonomisi, Bilgi Teknolojileri, Türkiye.

BilgiBilgi ekonomisiBilgi teknolojisi
Melis Sipahioğlu
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Dünya'da ve Türkiye'de bilgi-veri görselleştirme: İnfografik tasarım

İnfografik Tasarım sürecinde kullanılması gereken verili bilgiler infografiği etkilemiş, infografiğe ilham vermiş ve bu mecrayı güçlendirmiştir. İnfografik ve enfermasyon tasarımı arasındaki farklardan en büyüğü ise infografiğin daha büyük bir alan olarak görülmesidir. İnfografik tasarımın kullandığı unsurlar sahip olduğu farklı özellikler ile grafik tasarımdan ayrılır. Bir grafik tasarımın (örneğin 3d tasarımı) zenginliği son gölgeye kadar her bir ayrıntının gösterilmesi, alıcıya ulaşmasıdır. Fakat bu durum infografik için zararlı yaptırımlara sebep olabilmektedir. Çünkü bahsi geçen ayrıntılar, infografiğin amacı olan bilgilendirmeyi gizleyebilmektedir. Bu yüzdendir ki, birçok alanında uzman infografik tasarımcısı el çizimlerini veya dijital olan temiz çizgileri tercih etmektedir. Unutulmamalıdır ki iyi bir illüstrasyon bazen derinleyici fakat düz bir anlatımdan daha çok ilgi çekicidir. Bu tezde infografik tasarımı ile ilgili bilgilendirmeler, açıklamalar, örneklemeler verilmiş, söz konusu alanda Dünyaca ünlü infografiklere yer verilerek bu infografikler hakkında teknik açıklamalarda bulunulmuştur. Anahtar Kelimler: Bilgi görselleştirme, infografik, llüstrasyon, Harita, Bilgi tasarımı, Grafik, Muhabir, Gazete tasarımı, Semboller

BilgiBilgi haritasıGrafik tasarımı+7
Kadir Özmen
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel düzeyde bilgi paylaşımının çalışan performansına etkisinde etik dışı davranışların aracı rolüne ilişkin bir araştırma

21. yy'ın teknolojik gelişmeleri bilgiye erişim ve bilginin değerlendirilmesi sürecini daha önemli hale getirmektedir. Bilginin paylaşımı bireysel düzeyde önemli olduğu kadar örgütsel düzeyde de önem kazanmaktadır. Örgüt üyeleri arasında bilgi paylaşımının etkin olması örgütün planladığı hedeflerin gerçekleştirilmesi hususunda pozitif katkı sağlamaktadır. Bilgi paylaşımı örgütte faaliyetlerin gerçekleştirilmesini sağlayan çalışanların performanslarını pozitif yönde etkilemektedir. Bununla birlikte araştırma bilginin paylaşılması sürecinde iletişim halinde olan bireyler arasında görülen davranışlar da etik ve etik dışı olarak sınıflandırılmaktadır. Etik dışı davranışların artıyor olması bilgi paylaşımının çalışan performansı üzerindeki etkisini azaltmaktadır. Etik dışı davranışlar, örgütün hissedarlarına, müşterilerine, tedarikçilerine, çalışanlarına ve toplumsal düzeye olan davranışlar olarak sınıflandırılmıştır. Çalışma örgütsel düzeyde etik dışı davranışların bilgi paylaşımının çalışan performansına etkisindeki rolünü incelemektedir.

BilgiBilgi paylaşımıEtik dışı davranış+4
Yasin Aksoy
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Gazetecilikte enformasyon akışları, çeşitlenen haber kaynakları: A haber ve TGRT Haber kaynakları Türkiye örneği

Gazeteciliğin yakın tarihçesi, internet geçmişi ile geri döndürülemez biçimde karıştırılmıştır. Son birkaç yılda meydana gelen büyük değişikliklerle birlikte geleneksel medya ortamları dijital mecrayla bütünleşmiş bir biçimde çalışmaktadır. Son yılların gelişen teknolojileri, medya araçları ve uygulamaları, geleneksel medya ortamları için alternatif haber toplama kanallarını çeşitlendirmiştir. Habere erişim konusunda yoğun enformasyon akışları gerçekleşmektedir. Geleneksel gazeteciliğin internet medya ortamıyla olan ilişkisi ve büyük miktarda bilgi akışı, gazetecilik mesleği için zaman bakımından büyük yarar sağlarken, kullanıcı odaklı dijital haber kaynaklarını, haber merkezleri tarafından geleneksel haber kaynakları kadar önemsenmektedir. Teknolojik gelişmelerle hem geleneksel hem dijital medya üzerinden haber kaynaklarına kolay ulaşan haber merkezleri, haber toplamada ajanslar ve muhabirler dışında farklı yollar denemektedirler. Ancak, haber merkezleri haberlerin önemli bir kısmını haber ajansları vasıtasıyla sunmakta, bu bağlamda dijital platformlardan elde edilen haber kaynakları alternatif seçenekler olarak görülmektedir. Dijital mecralardan hızlandırılmış olarak elde edilen haber kaynakları, kimi zaman haber merkezleri için güvenilirlik ve doğrulama ölçütlerini de aşmaktadır. Günümüzde haber ve enformasyonun anında iletilmesini kolaylaştıran WhatsApp ve BİP gibi dijital medya uygulamaları ("App") haber kaynaklarına hızla ulaşmaya katkıda bulunmaktadır. Bu bağlamda geleneksel gazetecilik haber kaynaklarının bir parçası olmaya başlayan WhatsApp ve BİP ihbar hatları, ana akım haber kuruluşlarında önemli istihbarat kanalı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma, ana akım haber merkezlerinin haber kaynakları içerisinde geleneksel ve dijital medyanın kullanım sayıları ve oranlarına odaklanmaktadır. Dijital medya haber kaynaklarının çok çeşitli olması nedeniyle çalışma WhatsApp ve BIP ihbar hatları üzerinde elde edilen haberler ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın tek yönlü olmaması adına küresel olarak kullanılan bir uygulama olan WhatsApp'ın yanı sıra ulusal olarak kullanımı olan BİP de dikkate alınmış, her iki dijital mecranın benzer sonuçlar ortaya koyup koymadığı incelenmiştir. Çalışma için tematik haber kanallarının incelenmesinin haber akışlarında dijitalin konumunu belirlemek adına daha aydınlatıcı olacağı düşüncesiyle A Haber ve TGRT Haber kanalları seçilmiştir. Bu iki kanalın seçilmesinin temel nedeni ise diğer haber kanallarının sadece WhatsApp ihbar hattı kullanıyor olmasına karşılık, bu iki kanalın da çalışma için seçilen tarihte hem WhatsApp, hem de BİP ihbar hatlarını kullanıyor olmasıdır. 2017 yılından önceki dönemde WhatsApp ve BİP ihbar hatlarını kullanan haber kuruluşları olmasına rağmen, 2017 yılı birçok haber kuruluşunun bu mecraları bir haber toplama aracı olarak kullanmaya başladığı yıl olmuştur. Bu nedenle çalışma için 2017 yılının temel alınmasına karar verilmiş ve ilgili kanallardan veri alınabilen dönem olan 1 Ağustos 2017- 29 Ağustos 2017 tarihleri arasındaki süreç örneklem olarak seçilmiştir. Araştırmada yöntem olarak nicel araştırma tekniğine destek olarak her iki haber kanalın haber editörleriyle röportaj yapılarak ilave bilgiler edinilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, alternatif bir haber toplama aracı olarak WhatsApp ve BİP gibi dijital mecraların Türkiye'de geleneksel gazetecilik haber kaynaklarına, ilk etapta ne oranda rakip olabildiğini göstermek hedeflenmektedir.

BilgiEtkileşimli medyaGazete haber ajansları+7
Anıl Talay
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Enformasyon, sistem ve sanat; büyük veri çağında sanat

Büyük Veri, yaşayış biçimimizi, anlayışlarımızı, öğrenme, bellek, düşünce sistemimizi ve en nihayetinden yavaşça ama köklü bir şekilde sağduyumuzu topyekûn değiştirmektedir. İnsanın evrimine etki eden diğer enformasyon teknolojileri gibi Büyük Veri de önemli paradigma olarak tarihte yerini almıştır. Bu tez postmodern temelli bir sosyo teknik modelleme olarak Büyük Veri'nin sanat anlayışımızda ve sanatın sınırlarında nasıl bir değişim yarattığını, Büyük Veri'nin kavramsal olarak sanat tarihinde, sanat felsefesinde ve epistemolojik olarak nasıl konumlandığını ve bunun sonuçlarının neler olabileceğine dair yanıtlar aramaktadır. Bu kapsamda çalışma Büyük Veri Sanatının Burnham'ın sistem estetiği ve yine erken kavramsal sanatın ruhu Fluxus hareketi ile okunması gerektiği savını ortaya koymaktadır. Çalışmada tartışılan diğer bir konu ise Büyük Veri teknolojisinin sanat piyasası, sanat izleyicisi, sanatçı ile bizatihi sanat üzerindeki etkileri ile ilgilidir. Burada dijital kültürün akışkan imge bolluğunun olduğu bir ortamda sanatın analitik, istatistiklerle yönetilmesi halinin bizatihi sanatın varoluş nedeni ile biçimini değiştirdiği savı ortaya konmaktadır. Bu çalışmada çağdaş sistemik anlayışı kullanılarak Büyük Veri'nin sanat bağlamı çok yönlü bir biçimde analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu nedenle sanat kuramı, felsefe, sosyoloji, bilgi sosyolojisi ve sosyo-teknik gibi birçok toplum doğa ve beşerî bilimin ilgili alanı içeren disiplinler ötesi bir çalışmadır. Bu doğrultuda tezde Ludwig Von Bertalanfy, Claude E. Shannon, Norbert Wiener Marshall Mcluhan, Niklas Luhmann, Deleuze ile Guattari, Foucault, Jack Burnham, Walter Benjamin, Jean Baudrillard ve çağdaş düşünürlerden Viktor Mayer- Schönberger'ın görüşlerinden yararlanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Büyük Veri, Sistem Teorisi, Sibernetik, Enformasyon Teorisi, Sistem Estetiği

BilgiBüyük veriEpistemoloji+2
Zeynep Hekim Bülbül
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dini epistemolojide akıl eleştirisi: Soren Kierkegaard örneği

Çalışmamızın amacı, din felsefesinin problem alanlarından biri olan dini epistemoloji problemini incelemek ve Soren Kierkegaard özelinde problemi tartışmaktır. Soren Kierkegaard Aydınlanma düşüncesinin getirmiş olduğu nesnelliği eleştirip öznelliğin önemine dikkat çekerek varoluşçu felsefeyi kurmuş ve kendinden sonra gelen filozofları bu anlamda etkilemiştir. Çalışmamız, giriş bölümü ve ayrıca üç ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde; çalışmamızın temel problemi, alt problemleri, amacı, konusu, önemi, araştırmaya temel olan tanımlara ve Kierkegaard'ın hayatı ile eserlerine yer verilmiştir. Birinci bölümde; dini epistemolojinin anahtar kavramları ele alınmıştır. İkinci bölümde; rasyonellik iddiası ve modern batı düşüncesi ve dini epistemolojide tarihsel yaklaşımlar incelenmiştir. Dönemin bazı filozoflarının görüşlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde; Kierkegaard'ın kilise eleştirisi ve akıl eleştirisi incelenmiştir. Kierkegaard'ın akıl eleştirisi Hegel'e yapmış olduğu eleştiriler ile öznellik- nesnellik problemi üzerinden ele alınmış; Korku ve Titreme kitabının konusunu oluşturan kurban ritüeli dini epistemoloji bağlamında tartışılmıştır. Sonuç bölümünde dini epistemoloji probleminin günümüzde de geçerli bir problem olduğu sonucuna ulaşılmış ve Soren Kierkegaard'ın düşünceleri ve eleştirileri etraflıca değerlendirilmiştir.

AkılBilgiDin felsefesi+4
Ahmet Ece
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Eş'arîlerde akıl kavramı -Teftâzânî örneği-

Eş'arîlerde akıl kavramı-Teftâzânî Örneği- adlı bu tez, aklın tanımı, mahiyeti ve ontolojik gerçekliği üzerine zikredilen görüşleri ve yapılan tartışmaları Eş'arî gelenekte Teftâzânî özelinde tahlil ve tasvir etmektedir. Girişte ana hatlarıyla Teftâzânî'nin hayatı, eserleri ve kelam ilmindeki yerinden bahsedilmiş, ayrıca akıl kavramına getirilen farklı izahları görebilmek ve ortaya konan görüşleri mukayese edebilmek için diğer düşünce ekollerinin akla bakışı değerlendirilmiştir. Birinci bölümde aklın ontolojik mahiyeti ele alınmıştır. Bu bölümde öncelikle akıl kavramının tarifi kapsamlı bir şekilde irdelenmiş, daha sonra aklın mahiyetine dair zikredilen görüşler mukayese edilmiştir. Ardından aklın insan bedenindeki yeri hususunda yapılan tartışmalar tahlil edilmiş ve aklın taksimleri ortaya konmuştur. İkinci bölümde ise aklın epistemolojik fonksiyonu ele alınmıştır. Aklın bilgiye ulaşmadaki imkânı ele alınmış ve aklın bilgi değerini inkâr edenlerin itirazları tahlile tabi tutulmuştur. Aklın istidlâl yöntemlerinden mantıki kıyas (tümdengelim), istikrâ (tümevarım) ve fıkhi kıyas (temsil), akli delil olmaları açısından değerlendirilmiştir. Ayrıca aklın bir şeyin varlığına dair "vücub", "imkân" ve "imkânsızlık" şeklinde verdiği üç hüküm incelenmiştir. Aklın iman, nakil ve ahlak ile olan ilişkisi değerlendirilmiş, problemler ortaya konmuş ve aklın bu problemlere karşı konumu belirlenmiştir. Teftâzânî, aklı nefiste bulunan bir garîze şeklinde tanımlayarak mahiyetini araz kategorisine dâhil etmiştir. Aklı mükellefiyetin temel şartı kabul etmesine karşın kişiyi ahirette sevap veya günaha götürme hususunda nakli esas almıştır. Anahtar Kelimeler: Akıl, Teftâzânî, Eş'arîler, Bilgi, İstidlâl, Hüküm, Nakil.

AkılBilgiEş`ari+6
Muhammed Ciru
Şırnak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Gölgenin sanatsal çalışmalar üzerinden araştırılması

Sanat çalışma raporunun birinci bölümünde gölge kavramı, sözlük anlamları ve kavram ile ilgili temel öğeler, çalışmanın sorun edindiği alan üzerinden açıklanmaya çalışılmış, gölgenin sanat alanındaki yeri ve sanat nesnesiyle olan ilişkisi üzerinde durulmuş, konunun tarihsel gelişimi ve değişimi incelenmiştir. Bu bölümde sanat nesnesi başlığı altında, gölgenin nesne olarak var olma süreci ele alınmıştır. İkinci bölümde, çalışmalarında farklı açılardan ışık, gölge ilişkisini ele alan sanatçılar tartışılmıştır. Üçüncü bölümde, kişisel uygulamalar ile gölgenin içinde olan kavramlar tartışılarak açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Işık, gölge, sanat yapıtı, bilgi, gerçeklik, nesne, algı, imge, dil

AlgıBilgiDil+7
Buse Çalpan
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İktidar ve internet: Dijital denetim ve gözetim mekanizmalarına siberetik yaklaşım

Bu çalışmada günümüzün en önemli meselelerinden biri olan teknoloji olgusunun bir parçası olan İnternet yoluyla ortaya çıkan etik sorunlar ve özellikle bir etik sorun olarak dijital gözetim olgusu ele alınmaya çalışılmıştır. 20. yüzyıl bilimsel ve teknolojik gelişmenin çok süratli yaşandığı bir yüzyıl olmuştur. Özellikle 90'lı yılların başından itibaren gündeme gelen "worldwide web" olgusu, salt teknik/teknolojik bir atılım olmasının çok ötesinde, (bilhassa "web 2.0" kavramı ile imlenen bir olgu olarak) farklı düzey ve düzlemlerde gelişmelere, değişim/dönüşümlere yol açmıştır. Dolayısıyla İnternet ve diğer dijital bağlamda ortaya çıkan gelişmeler, olanaklar, değişimler ve sorunlar salt bilgisayar/yazılım mühendislerinin ilgi alanını aşan bir niteliğe bürünerek, iletişim bilimcilerin, sosyologların, iş insanlarının, reklamcıların ve felsefecilerin de ilgisini çeken ve disiplinler arası çalışmalara kapı aralayan bir araştırma alanı hâline gelmiştir. Çeşitli kaynaklarda kavrama yönelik belirsizlikler olsa da ya da aynı çalışma sahası için kimi başka adlandırmalar kullanılsa da bu bağlamda ortaya çıkan etik sorunlar siberetik olarak kavramlaştırılan bir uygulamalı (pratik) etik sahası yaratmıştır. İki bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümünde, teknoloji felsefesi ve kitle iletişim araçlarının ideolojik yapısı üzerine düşünen filozof ve araştırmacıların görüşleri ile Jeremy Bentham'ın panoptikon kavramı ve Michel Foucault'nun bu kavram dolayımında geliştirdiği iktidar kuramı ve disiplin toplumu çerçevesinden yola çıkarak, gözetim kavramı ele alınmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde ise enformasyon felsefesi ve enformasyon etiği ile bu etiğin bir alt disiplini olan siberetiğin tarihsel temelleri, İnternet dolayımında ortaya çıkan "dijital hak" kavramı ve bu olguların gelişimleriyle beraber dijital çağda gözetim kavramın geçirdiği değişim ve dönüşümler ile bir etik sorun olarak dijital gözetim olgusunun irdelenmesine gayret gösterilmiştir. Sonuç bölümünde ise günümüzde dijital gözetim olgusunun teknoloji-iktidar bütünleşmesini sağlayan başlıca unsur olduğu vurgulanarak, dijital gözetimin bir etik sorun olmakla beraber, bunu aşan bir ekonomi-politik sorun olduğu vargısı üzerinde durulmuş ve bu soruna karşı etik ve insan hakları odağında bir mücadelenin imkânlarını değerlendirebilmek için çaba sarf edilmiştir.

BilgiDenetimEtik+7
Taner Bayram
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

WeFlow: We follow the flow

Web applications, such as social networking platforms and Web X.0 applications have transformed average users from consumers to producers of content. While this transition has been very successful with respect to content, the same can not be said for behavior generation. Non-savvy Web users have practically no ability to introduce any behavior on the Web. The computational powers offered by the Web are limited to those who are in the know or can afford to develop applications. Yet, there are many simple applications that average users could conceive and utilize if they were empowered to introduce behavior. This work aims to empower average web users with the ability to create simple web applications for purposeful communities. We suggest an environment with information and processes specific to a communities needs, as opposed to the ad hoc information sharing and coordination achieved via social networking platforms, in order to retain the long term value of the generated information. An interesting class of Web applications are human computation applications, where tasks are distributed among humans and computers based on their suitability for performing those tasks. Web based human computation applications seem appropriate for purposeful communities. This thesis presents a framework for the development of human computation applications for purposeful communities. In order to create such an environment, we propose a web based workflow framework. The WeFlow Framework, supports the specification, generation, and execution of community specific virtual environments. These environments are based on a workflow model, which are defined by the communities that use them. The environment is based on a workflow model, which consists of tasks, control and data flow among tasks, and people who perform those tasks. A WeFlow framework prototype is shown by examples and case studies.

InformationInformation transfer systemInformation flow+7
Nadin Kökciyan
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessEN

The role of self referencing on feeling of knowing judgments

The aim of the present thesis was to investigate the effect of self-referencing (SR) on feeling of knowing (FOK) judgments. Feeling of knowing (FOK) is a prospective memory judgment in which participants make predictions about the likelihood of future recognition for unrecalled materials. According to the accessibility model, FOK judgments are closely related to memory performance (Koriat, 1993). Since relating information to the self is one of the factors enhancing memory performance, we hypothesized that SR at encoding will produce better memory and FOK performance compared to deep processing measured by an associative condition.In Experiment 1, participants incidentally encoded 90 word pairs in the SR and associative conditions. After the retention interval, they completed cued recall, FOK rating and recognition phases. We found no significant difference between SR and associative conditions in terms of memory performance and FOK judgments. In Experiment 2, we replaced the associative condition with a common judgment condition, in which participants judged the frequency of occurrence of memoranda. These types of judgments have been considered to reflect deep processing. Our results showed that SR at encoding as opposed to the common judgment condition, resulted in better memory, higher FOK accuracy and increased recollective experience.

Semantic codingMemoryInformation+4
Didem Pehlivanoğlu
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Temporal processing of visual information and its influence on visual working memory representation

The general approach of visual information acquisition into cognition favors a coarse-to-fine order such that lower spatial frequency (LSF) information is extracted earlier than higher spatial frequency (HSF) information. An alternative approach suggests some flexibility in information acquisition: For example, top down processes may modulate the initial usage of LSF (coarse) or HSF (fine). The aim of this study was to compare these two approaches focusing on the construction of visual working memory (VWM) representations. For this purpose, we utilized a change detection paradigm. Intact faces were presented for 100 ms/500 ms durations and participants were asked to memorize these images. Then (after a brief delay), featurally or configurally manipulated distractors (together with identical matches) were presented in broadband (BB), in LSF, or in HSF. The task was to decide which of the probe faces matched the previous target. The results revealed a flexible order in VWM construction. In the first experiment, when upright faces were presented, an initial Configural-LSF and a later Featural-HSF association were observed. Further, both LSF and HSF information were available at a very initial stage, after encoding the stimuli for 100 ms. In the second experiment, when face images were presented in inverted orientations (to reduce the effect of face specific configural information), the performance of observers were reduced to chance level in the 100 ms exposure duration, for all conditions. Further, in the 500 ms condition, they had a tendency to represent inverted faces in HSF and featurally rather than in LSF and configurally. Thus, there was not a fixed coarse-to-fine order in VWM construction in face processing.

InformationInformation processingInformation recording+2
Turgut Coşkun
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoctorateOpen AccessEN

Semantic, prosodic and syntactic marking of information structural units in Turkish

This dissertation focuses on how Turkish encodes information structural units within semantics, prosody and syntax interface. Information packaging is investigated under the classification of (i) aboutness topic, (ii) contrastive topic, (iii) contrastive focus, (iv) discourse-new focus, and (v) discourse anaphoric constituents. Focus phrases are differentiated not based on a designated syntactic position or the feature of contrast but based on exhaustive identification with contrastive focus phrases. The prosodic properties of focus phrases in SOV order indicate that (i) when focus is in the immediately preverbal position, contrastive focus and discourse-new focus and broad focus sentences do not differ significantly with respect to duration or pitch height at any of the measurement points, (ii) focus in sentence initial, medial or final domains is always marked as the rightmost phonological phrase with intonational phrase level prominence, which marks the beginning of the nuclear fall. The syntactic investigation of the interaction of information structural units with negation and quantifier scope illustrate that all movement operations are driven by discourse-interpretational purposes. Additionally, vP does not show phasehood properties and the derivation of the data is captured via eventual, situational, and propositional domains and clause-internal functional projections. In the absence of TP, (i) CP does not show phasehood properties as evidenced by binding data, ECM clauses, bounding nodes, (ii) temporal information is encoded as a secondary effect of Mood.

SemanticsInformationInformation structure+4
Aslı Gürer
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Hukuki açıdan sermaye piyasasında özel durum açıklamaları

Özel durum açıklamaları, sermaye piyasalarında kamunun derhal ve sürekli olarak aydınlatılması amacına hizmet etmektedir. Hukukumuzda özel durum açıklamalarının genel çerçevesi, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 15. maddesi ile belirlenmiştir. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından anılan madde uyarınca, II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği ve II-15.2 sayılı Payları Borsada İşlem Görmeyen Ortaklıklara İlişkin Özel Durumlar Tebliği çıkarılmıştır. Çalışmamızın konusunu, anılan düzenlemelerle belirlenen özel durum açıklamaları oluşturmaktadır. Çalışmamızın birinci bölümünde, öncelikle kamuyu aydınlatma ilkesi kısaca incelenmiş ve ardından özel durum açıklamalarının kamuyu aydınlatma ilkesi içerisindeki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda özel durum açıklamalarının tarihsel süreç içerisinde Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ve Türk hukukundaki gelişimi ortaya konulmuştur. Çalışmamızın ikinci bölümünde, özel durum açıklamalarına konu olan bilgiler ve bunların özellikleri incelenmiştir. Bu kapsamda ilk olarak Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yapılan içsel ve sürekli bilgi ayrımı irdelenmiş, ardından bu bilgilerin özellikleri belirlenmeye çalışılmış ve son olarak içsel ve sürekli bilgi niteliği taşıyan özel durumlar sınıflandırılarak örneklendirilmiştir. Çalışmamızın üçüncü ve son bölümünde ise, Türk sermaye piyasası hukuku bakımından özel durumların kamuya açıklanmasına ilişkin esaslara yer verilmiştir. Bu bölümde, öncelikle özel durum açıklaması yapma yükümlülüğünün uygulama alanı ve bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde dikkate alınması gereken ilkeler ile uyulması gereken esaslar belirlenmeye çalışılmış, ardından içsel bilgiler ile sürekli bilgilerin açıklanma esasları ayrıca incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Özel Durum Açıklaması, İçsel Bilgi, Sürekli Bilgi, Sermaye Piyasası Araçlarının Fiyatı, Yatırım Kararları, Kamuyu Aydınlatma İlkesi.

BilgiKamuyu aydınlatmaSermaye piyasası+3
Esma Hazal Gürler
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi ve belge yönetimi ile istihbarat arasındaki ilişki

Bilgi ve belge yönetimi, bilgi ve/veya bilgi kaynaklarının derlenmesi, korunması, kullanılmak üzere erişimi ve yayımı süreçlerini kapsamakta ve bu amaçla verilen eğitimler ile bu işlevleri gerçekleştirecek insan gücü yetiştirilmektedir. Alan, aynı zamanda, farklı disiplinleri etkileyerek ya da onlardan etkilenerek birçok kavram ve kuramı anlamlandırmakta ve böylece disiplinlerarası (interdisipliner) bir uygulama alanı niteliği taşımaktadır. İstihbarat ise; veri, enformasyon ve bilgi toplama, analiz etme ve değerlendirme ile karar vericiler için stratejik üstünlük sağlayan faaliyetleri içeren bir süreç olarak tanımlanmaktadır. Süreç sonucunda ortaya çıkan istihbari bilgi; kâr, verimlilik, rekâbet, üstünlük, kanıt, ispat, değer, kıymet ve karar olarak farklı disiplinlerde stratejik özellikler taşımakta ve farklı anlamlarda kullanılabilmektedir. Bu kapsamda; tüm disiplinlerde alınan kararların doğru ve etkili bir biçimde sonuç verebilmesi için, bilginin nereden ve nasıl toplandığı, nasıl paylaşıldığı çok önemli olmakta, bilginin hüküm sürdüğü, bilgi savaşlarının yaşandığı günümüzde, güvenlik ve teknolojik gelişmeler ile birlikte istihbaratın üretilmesinde; bireyler, kurumlar, organizasyonlar, uluslararası şirketler ve devletler için bilgi, stratejik bir güç niteliği taşımaktadır. Bilgi ve belge yönetimi disiplininin, kütüphanecilik, enformasyon ve arşiv bilimleri ile diğer temel disiplinlerle ilişkilerini analiz ederek ve özelde istihbarat disiplini ile bağlantısını irdeleyerek önemi, amacı ve geleceğinin belirlenmesi ve böylece eğitim süreçlerinin zamana uygun şekilde geliştirilmesi, güvenlik ve teknolojik gelişmelerle birlikte bölüm mezunlarına yeni istihdam imkânlarının sunulması ve organizasyonlar için öneminin ortaya çıkarılması gerektiği, nihayetinde ise istihbarat faaliyetlerinde görev yapabilecek insan gücünü yetiştirebilen bir alan olduğu ortaya çıkmaktadır.

BilgiBilgi toplamaBilgi ve belge yönetimi+2
Remzi Cırıkoğlu
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Karl Popper'de bilgi sorunu

Bu tez çalışmasında Karl Raimund Popper'in Bilgi Görüşü irdelenmeye çalışılmıştır. Bu amacı yerine getirebilmek için öncelikle Popper'in hayatı ve entelektüel gelişimi serimlenmiş, daha sonra ise Popper'in bilgi anlayışının bazı hususiyetleri ortaya konarak bilginin yanılabilirliği, modern bilginin otoritesiz bilgi özelliği, bilgide kesinliğin bulunmayışı ve bilginin eleştirilebilirliği başlıkları altında açımlanarak incelenmeye çalışılmıştır. Bir sonraki bölümde ise Popper'in özgün konumunun ortaya daha iyi çıkarılabilmesi için Popper'in epistemolojik olmayan yaklaşımlardan sosyolojizm ve psikolojizme dair tenkidine yer verilmiştir. Sonuç bölümündeyse Popper'in aklȋ ve nesnel bilginin imkânına dair özgün ve savunulabilir bilgi anlayışı sunulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Karl Popper, bilgi felsefesi, yanılabilirlik, otoritesiz bilgi, eleştirel tutum.

BilgiBilgi felsefesiBilimsel bilgi+3
Buğra Kocamusaoğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Sina'da kesin bilgi ve kesin bilginin unsurları

İbn Sina düşüncesinde kesinlik, bilgi alanında kazanılan yetkinlik ile ilgilidir. Filozofun sisteminde bilgi, iki farklı şekilde sınıflandırılmaktadır. Bu ayrımlardan birincisi, ilk bilgiler ve kazanılmış bilgiler ayrımıdır. İkincisi ise tasavvur ve tasdik ayrımıdır. Kesinlik ile ilişkilendirilen bilgi türü, kazanılmış tasdiklerdir. Zira bu bilgiler bir yargı içermekte ve bilişsel bir başarı ile elde edilmektedirler. Kazanılmış tasdikleri elde etmenin yöntemi, kıyastır. Kıyas, kesinliği zorunlu kılmamakta ancak kesinlik, kıyasın bazı türleri ile ortaya çıkmaktadır. İbn Sina'nın kesinlik ile ilişkilendirdiği ve kesin bilgiye bizi ulaştırdığını söylediği kıyas, burhânî kıyastır. Ancak İbn Sina sisteminde burhân sadece bir kıyas türü değildir. Filozof, burhân temelinde bir teori oluşturmuş ve burhânı, kesin bilgiyi bizim için ulaşılır kılan bilimsel bir kanıtlama metodu olarak ele almıştır. İbn Sina'nın kesinlik (yakîn) anlayışı, onun bilgi tanımı ve bu tanımla birlikte ortaya çıkan unsurlar ortaya konulduğunda anlaşılırlık kazanmaktadır. İbn Sina düşüncesinde bilmeye dair hallerin, zihnî bir derecelendirme içerisinde yer aldığını söylemek mümkündür. Bu derecelendirmede en üst mertebede kesin bilgi yer almakta, aşağıya inildikçe kesinlik seviyesi azalmaktadır. Diğer mertebeler sırası ile bilgi, zan ve cehalettir. Anahtar Kelimeler: Yetkinlik, kesin bilgi, kazanılmış tasdik, burhân, bilginin unsurları

BilgiBilgi felsefesiFelsefe+4
Hacer Ergin
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Gönüllü kamuyu aydınlatma düzeyini etkileyen faktörler: Borsa İstanbul işletmeleri üzerine bir araştırma

Kamuyu aydınlatma, sermaye piyasasının açık ve şeffaf bir biçimde işlemesini sağlamak ve tüm tarafların bilgilendirilmesini temin etmek için, yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek olayların, gelişmelerin ve özel durumların kamuoyuna açıklanması olarak ifade edilmektedir. İşletmeler tarafından kamuoyuna açıklama yapılması, müşterileri, yatırımcıları ve genel anlamda tüm paydaşları ilgili bilgilerden haberdar etme eylemidir. İşletmeler tarafından ilgili bilgilerin tam olarak açıklanması, özellikle yatırımcıların bilinçli kararlar almasını sağlar ve güvensizlik ve spekülasyon hissini azaltmaya yardımcı olmaktadır. Açıklama, şirket hakkında olumsuz veya olumlu haberleri ve finansal bilgileri ortaya çıkartmaktadır. Açıklamalar, zorunlu ve gönüllü açıklama olarak iki perspektiften incelenmektedir. Zorunlu açıklamalar kanuni zorunluluk sebebiyle açıklanması gereken bilgiler iken, gönüllü açıklamalar işletmelerin kendi istekleri ile kamuoyunu bilgilendirmeleridir. Özellikle son dönemlerde piyasa yapısındaki değişiklikler, rekabet ve dünyadaki finansal hareketliliğin hızının artması, bilgi kullanıcılarının, işletmelerin açıklamış oldukları zorunlu bilgiler dışında farklı bilgilere de ihtiyaç duymasına neden olmuştur. Bu bağlamda, işletmeler zorunlu açıklamalar yanında, kendi iradeleri ile gönüllü açıklamalarda da bulunmaktadırlar. Ancak bazı işletme özellikleri gönüllü açıklamaların düzeyine etki etmektedir. Bu çalışmada, bu etkilerin neler olduğunu değerlendirmek amacıyla; gönüllü kamuyu aydınlatma düzeyini etkileyen faktörler araştırılmış ve değişkenler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Çalışmanın veri seti, 2012-2019 yılları arasında Borsa İstanbul (BIST) endeksinde kesintisiz işlem gören 4 farklı sektöre ait 156 şirketin yıllık faaliyet raporlarından oluşmaktadır. Araştırma modelindeki bağımsız değişkenler; işletme büyüklüğü, firma yaşı, kaldıraç, satış karlılığı, aktif karlılık, öz sermaye karlılığı, likidite, denetim kalitesi, borsada geçirilen süre, sahiplik yoğunluğu, yabancı sahipliği, yönetim kurulu büyüklüğü, yönetim kurulu bağımsızlığı, CEO ikiliği ve yönetim kurulu üyelerinin finans ve muhasebe bilgisi; bağımlı değişkenler ise stratejik bilgi, finansal bilgi, finansal olmayan bilgi, yönetim kurulu bilgisi ve toplam gönüllü açıklama bilgisidir. Veri analizinde panel veri teknikleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre ilk önemli bulgu, stratejik bilgi değişkeni üzerinde kaldıraç, satış karlılığı ve yönetim kurulu üyelerinin finans ve muhasebe bilgi düzeyi değişkenlerinin pozitif, yabancı sahipliği ve CEO ikiliği değişkenlerinin negatif etkisinin olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın ikinci bulgusu olarak, finansal olmayan bilgi değişkeni üzerinde kaldıraç, likidite, borsada geçirilen süre, yönetim kurulu büyüklüğü, yönetim kurulu bağımsızlığı ve yönetim kurulu üyelerinin finans ve muhasebe bilgi düzeyi arasında pozitif bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın üçüncü bulgusu olarak ise, finansal bilgi değişkeni üzerinde kaldıraç, satış karlılığı, likidite, borsada geçirilen süre, yönetim kurulu büyüklüğü, yönetim kurulu bağımsızlığı ve yönetim kurulu üyelerinin finans ve muhasebe bilgi düzeyi değişkenlerinin pozitif, CEO ikiliği değişkeninin ise negatif etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın dördüncü bulgusunda, yönetim kurulu bilgisi üzerinde kaldıraç, satış karlılığı, yönetim kurulu büyüklüğü, yönetim kurulu bağımsızlığı ve yönetim kurulu üyelerinin finans ve muhasebe bilgi düzeyi değişkenlerinin pozitif, borsada geçirilen süre ve CEO ikiliği değişkenlerinin ise negatif etkisinin olduğu belirlenmiştir. Çalışmanın son bulgusunda ise, toplam gönüllü açıklama düzeyi değişkeni üzerinde firma büyüklüğü, kaldıraç, satış karlılığı, denetim kalitesi, borsada geçirilen süre, yönetim kurulu büyüklüğü, yönetim kurulu bağımsızlığı ve yönetim kurulu üyelerinin finans ve muhasebe bilgi düzeyi değişkenlerinin pozitif, CEO ikiliği değişkeninin ise negatif etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

BilgiBilgi paylaşımıBorsa+2
Mehmet Güneş
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects