Manegerial behavior
162 theses under this subject heading
Etik lider olarak okul yöneticisinin özellikleri ve davranışlarına ilişkin ortaöğretim öğretmenlerinin görüşleri (Eskişehir ili örneği)
Toplumsal yapılarda etikle ilgili sorunlar giderek artmaktadır. Bu sorunların üstesinden gelebilmek içinse araştırmacılar örgütlerin liderlerinin özellikleri ve davranışları üzerinde durmaktadır. Bu araştırmanın genel amacı ise Eskişehir Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerine bağlı ortaöğretim örgütlerinde görev yapan öğretmenlere göre etik lider olarak okul yöneticisinin nasıl olması gerektiğini belirlemektir. Bu genel amaç doğrultusunda etik lider olarak okul yöneticisinin özelliklerini, davranışlarını ve değerlerinin kaynağını belirlemeyi amaçlar. Bu araştırma nitel araştırma yöntemine dayanarak hazırlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmanın verileriyse yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde ise betimsel analiz yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2012-2013 eğitim öğretim yılında Eskişehir Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerine bağlı resmi ortaöğretim kurumlarının öğretmenleri oluşturmaktadır ve sayısı 2452'dir. Araştırmanın çalışma grubu ise 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Eskişehir Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerindeki resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapan 33 ortaöğretim öğretmenidir. Çalışma grubunu belirlerken amaçlı örnekleme yöntemi olan maksimum çeşitlilik örneklemeden yararlanılmıştır. Araştırmanın verilerinin toplanması için araştırmacı tarafından hazırlanan 'Etik Lider Olarak Okul Yöneticisinin Özellikleri ve Davranışları Görüşme Formu' kullanılmıştır. Görüşme formu demografik özellikler ve etik lider olarak okul yöneticisinin özellikleri ve davranışlarına ilişkin görüşme soruları olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Görüşme soruları etik liderlik konusuna ilişkin literatüre, daha önceden yapılmış olan araştırmalara ve araştırmanın amaçlarına göre hazırlanmıştır. Toplam 11 sorudan meydana gelmektedir. Hazırlanmış olan sorular, araştırma problemi ve amacının ne olduğunun yazıldığı bir form haline getirilerek alan uzmanlarının görüşüne sunulmuştur. Alınan görüşler doğrultusunda üzerinde gerekli düzeltmeler yapılmış ve öğretmenler tarafından soruların anlaşılırlığını sınamak içinse 3 öğretmenle pilot görüşme yapılmıştır. Bu çalışmanın sonunda, soru maddelerinin iç geçerliği saptanmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde betimsel analiz yaklaşımına dayanarak 4 aşama takip edilmiştir. Bunlar: Görüşme kayıtlarının dökümü, kodlama anahtarının oluşturulması ve kodlanması, kodlamaların karşılaştırılması ve güvenilirlik, bulguların tanımlanması ve yorumlanmasıdır. Araştırmanın güvenilirliği Güvenirlik = Görüş Birliği / Görüş Birliği + Görüş Ayrılığı, formülü kullanılarak hesaplanmıştır. Bu hesaplamaya göre güvenirlik 0,87 olarak bulunmuştur. Araştırma bulgularının tartışılmasında ise Ertürk'ün (2012), Toksoy'un (2011), Aktoy'un (2010), Aydın'ın (2010), Kılınç'ın (2010), Yıldırım'ın (2010), İskele'nin (2009), Özdemir'in (2009), Şimşek ve Altınkurt'un (2009), Karaköse'nin (2008), Gültekin'in (2008), Erdoğan'ın (2007) ve Küçükkaraduman'ın (2006), Turhan'ın (2007) ve Moorhouse'ın (2002) etik liderlikle ilgili araştırmaları dikkate alınmıştır. Araştırmann birinci alt amacı olan 'etik lider olarak okul yöneticisinin özelliklerine' ilişkin sonuçlar yönetim becerileri, insanları etkileme gücü ve insaniyeti ile ilgili özelliklerine odaklanmaktadır. Araştırmann ikinci alt amacı olan 'etik lider olarak okul yöneticisinin davranışlarına' ilişkin sonuçlar (a) okul yönetimi, (b) insan ilişkileri, (c) bireylerin haklarını koruması ve (d) okulda etik kültür oluşturması gibi davranış alanlarına odaklanmaktadır. Bu doğrultuda (a) etik lider olarak okul yönetimine ilişkin davranışları yönetim anlayışı, yönetimde karar alma, şeffaflık, hesap verme, yönetim süreçleri, kurallar ve yaptırımlar, okuldaki sinerji, okulun sorunları-ihtiyaçlar-başarısı ve öğrencinin ihtiyaçları-başarısı gibi davranış alanları ön plana çıkmaktadır. Araştırmanın ikinci amacına ilişkin bir diğer sonuç ise (b) etik lider olarak insan ilişkilerine yönelik sonuçlardır. Bu doğrultuda iletişim becerileri ve insana verdiği değer ile ilgili davranışları iki alt davranış boyutu olarak gözlenebilir. İkinci amaca yönelik bir diğer sonuç ise (c) etik lider olarak okul yöneticisinin bireylerin haklarını korumasına odaklanmaktadır. Bireylerin sosyal ve yasal haklarını koruması, adil davranması ve ayrımcı olmaması bu konuya ilişkin davranışlar olarak tanılanabilir. Araştırmanın ikinci amacına ilişkin dördüncü alt sonuç (d) okulda etik kültür oluşturmaya yönelik davranışlarını ön plana çıkarmaktadır. Bu doğrultuda örnek olan, etik kurallar çerçevesinde okulu yöneten, öğrencilerin katıldığı, etik düşünceyi geliştiren seminerler, etkinlikler, projeler düzenleyen ve ilkeli olan gibi temel nitelikler öğretmenler tarafından okul yöneticilerine atfedilen temel davranışlar olarak gözlenmiştir. Araştırmada yer alan katılımcılara göre araştırmanın üçüncü alt amacında yer alan etik lider olarak okul yöneticisinin değerlerinin kaynağı koşunda dine olan inanç, kişiliği, toplum ve toplumsal kurallar, evrensel değerler ile ulusal ve evrensel değerleri sentezlemesi temel görüşler olarak öne çıkmaktadır. Eğitim politikalarının bütünleşik bir parçası olarak eğitim yöneticilerinin seçimi, yetiştirilmesi ve geliştirilmesi süreçlerinde etik ilkeler bir ölçüt niteliği taşımalıdır. Okul kültüründe etik değer ve ilkeleri içeren davranış değer ve tutumlar başta okul yöneticileri ve öğretmenler tarafından benimsenmesi ve hayata geçirilmesine yönelik yönetsel ve örgütsel yapı ve süreçler tesis edilmelidir. Anahtar Sözcükler:Etik Liderlik, Okul Yöneticisi, Etik İlke
Kurumsal itibar yönetimi: Tepe yöneticisinin güvenilirliğinin kurumsal itibar ve çalışan olma niyetine etkisi
İtibar kavramı sübjektif bir yapı olmasının beraberinde, algılama yoluyla birey ve firmalara atfettiğimiz değeri içeren ve karar verme mekanizmamızda gömülü olarak yer alan olgudur. Birçok faaliyetlerinde kurumsal itibarlarından hareket eden firmalar bu nedenle kurumsal itibarın öncülleri ve sonuçlarının neler olduğunu ortaya çıkarmayı istemektedir. Kurumsal itibarı oluşturan öncülleri ve kurumsal itibarın yol açtığı birtakım sonuçların araştırılması ve ilgili değişkenlerin iyi yönetilmesi sonucunda firmaların rekabet avantajı sağlayacakları beklenmektedir. Bu çalışma Türkiye'de yer alan büyük ve itibarlı holdingleri bilen yanıtlayıcılar üzerinden, öncüllerden biri olan yönetici itibarından hareketle, sonuçlarından biri olan o firmada çalışan olma niyetini ölçmeye yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma üçleme üzerine tasarlanmıştır. İlgili literatürün taranması sonucu bir kavramsal model oluşturulmuş ve sonrasında modelin müşteri paydaş grubunun gözünde geçerli olup olmadığını anlamak üzere altı kişi ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşme sonuçları kavramsal modelin geçerliliğini göstermiştir. Çalışmanın son aşamasında ise önce 70 sonra 50 kişi ile pilot uygulama yapılmış, sonrasında ise amaçlı örnekleme yoluyla Türkiye'nin ilk on büyük üniversitesinden yedisine ulaşarak toplanan 561 kişilik veri üzerinden nicel araştırma gerçekleştirilmiştir. Tüm verilere keşfedici ve doğrulayıcı faktör analizi yapılarak uyum değerlerinin yakalanması sonucu Yapısal Eşitlik Modellemesi'ne gidilmiştir. Veriler toplanan her firma için ayrı ayrı çözümlenmiştir. Sonuçlar modelin genel olarak kabul edilebilir olduğunu, tepe yöneticisinin güvenilirliğinin (inanılır ve uzman olma) kurumsal itibar üzerinde istatistiki olarak anlamlı etkisi olduğunu, ancak çalışan olma niyeti üzerinde istatistiki olarak anlamlı bir etkiden söz edilemeyeceği bulgusuna ulaşılmıştır. Kurumsal itibarın ise çalışan olma niyeti üzerinde istatistiki olarak anlamlı etkisinin olduğu yönünde bulgulara ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Tepe yöneticisinin güvenilirliği, Kurumsal itibar, Çalışan olma niyeti, Üçleme, Yapısal eşitlik modeli
Örgütlerde cinsiyet bağlamında otantik lider karşılaştırılması ve çalışanların cinsiyete yönelik otantik lider davranışları algılamalarına dair bir uygulama çalışması
Bu çalışmanın amacı, örgütlerdeki otantik lider davranışlarını cinsiyet bağlamında farklılıklarını araştırmak ve çalışanların kadın ve erkek liderleri otantik davranış açısından algılama farklılıklarını ortaya koymaktır. Bu amaçla birinci bölümde liderlik kavramı ve tanımlamaları, yeni liderlik yaklaşımları, ve son olarak da otantik liderlik ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde kadın ve erkek liderlerin davranış farklılıkları başlığı altında kadının çalışma yaşamına girişi, toplumdaki ve çalışma hayatındaki yeri, çalışma hayatında karşılaştığı engeller, kadın meslekleri,kadın ve erkeğin biyolojik ve eril dişil açısından ve liderlik davranışı açısından farklılıkları, kadın ve eğitim ve son olarak da Türkiye'de Dünya'da kadın liderlerin durumu ve istatistiksel bir çalışmaya yer verilmiştir. Çalışmanın son bölümünde liderlik tiplerinden olan otantik liderlik davranışları cinsiyet bağlamında karşılaştırmasını yapmak üzere Kütahya'da bir firmaya bağlı 4 örgüt üzerindeki 3 kadın ve 3 erkek lider ve onlara bağlı çalışanlar baz alınmış,onlarla derinlemesine görüşme yapılarak yapılandırılmış sorular sorulmuş,ve alınan cevaplar deşifre edilmiş, nitel çalışma yöntemlerinden betimsel analiz kullanılarak bu elde edilen veriler karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Otantik Liderlik, Kadın ve Erkek Lider, Kadın Erkek Otantik Davranış ve algılamaları
Hizmet işletmelerinde yöneticilerin liderlik davranışları ile çalışanların iş doyumu arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik bir alan araştırması: Kütahya ili örneği
Yöneticiler, astı olarak çalışan takipçilerine ne gibi motivasyon araçları vereceği konusunda kendi düşüncelerince bazı uygulamalar benimsemektedirler. Fakat kendi ortaya koymuş oldukları liderlik davranışları ile ilgili olarak çalışanlarının neler düşündüğünü veya bu liderlik davranışlarının çalışanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığı konusunda detaylı araştırma ve çözüm yöntemine gitmemektedirler.Araştırmanın ilk üç bölümünde kavramlar ve kuramlardan bahsedilmiş, son bölümde ise çalışanların iş doyum seviyeleri ile yöneticilerin liderlik davranışlarının ne gibi bir bağlantısı olduğunu belirlemek amacıyla Kütahya ilinde rastgele seçilen 20 hizmet işletmesinde çalışan 220 kişi üzerinde ankete dayalı bir araştırma gerçekleştirilmiştir.Uygulanan anketlerin sonuçları istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Anket sonuçlarına göre, çalışanların iş doyum seviyelerini arttıran ya da azaltan faktörlerden birisinin de yöneticilerin çalışanlara karşı takındıkları liderlik davranışları olduğu görülmüştür. Örneklem olarak alınan bu 20 hizmet işletmesinde çalışanların, demokratik-katılımcı liderlik davranışı sergileyen yöneticilerle çalışmaktan hoşnut oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında otokratik liderlik davranışı sergileyen yöneticilerle çalışmaktan pek fazla hoşlanmadıkları görülmüştür.
İşletme yöneticilerinin ve yükümlülerin KDV uygulamasındaki tepkilerinin analizi Ankara ili uygulaması
Bir mükellefin vergisi başkalarına devrediliyorsa, mükellef vergisini kendisi ödemiyorsa devredilen vergi dolaylı vergi olarak adlandırılır. Diğer bir anlatımla vergi, belirli olmayan zamanlarda ve mükellefe bağlı olmaksızın tarh, tahakkuk ve tahsil ediliyorsa dolaylı yapıdadır. Dolaylı vergiler mal ve hizmetlerin tüketimi üzerinden alınırlar. Katma Değer Vergisi' de (KDV) bunlardan biridir.KDV kayıtlı mükelleflerle birlikte toplumun tümünü ilgilendiren çok geniş tabanlı ve kapsamlı bir dolaylı vergi türüdür. İnsan ihtiyaçlarının neredeyse hepsinde KDV yükümlüsünün rızası gözetilmeksizin, şart koşularak belirli ve/veya değişken oranlarda KDV istenmektedir. KDV talebinde bulunan iradenin bunu iradi bir kuvvetle istemiş olması bu uygulamanın hakkaniyetsizliğinin en çarpıcı yönü olmakla birlikte bir de bu uygulamanın ihtiyaçlar hiyerarşisine göre anlamsız ve çarpık örneklerinin olması diğer sıkıntı verici yönünü açığa çıkarmaktadır.Kuşkusuz ki KDV, zorunlu bir yükümlülüktür ve diğer tüm vergiler gibi devletin egemenlik hakkına dayanılarak yasa ile istenmektedir. Bu durumda, vergileme yetkisinin kullanımının bir sınırının olup olmayacağının veya hangi düzeyde olacağının araştırılması, hem KDV ödevinden beklenen en verimli hâsılatın elde edilmesi, hem de kayıtlı mükelleflerin ve yükümlülerin KDV'ye olan olumsuz tepkilerinin minimuma indirilmesi bakımından oldukça önem arz etmektedir. İşte bu çalışmada yapılan anket uygulamasıyla da bu önemlilik gösterilmeye ve KDV uygulamasına karşı hem kayıtlı mükelleflerin hem de tüketicilerin tepkilerinin ölçümü yapılmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: İşletme Yöneticileri, Yükümlüler, KDV Uygulaması, Tepkiler, Analiz
Kriz yönetimi ve kriz döneminde yönetici davranışlarının işletme başarısına olan etkisi
Küreselleşmenin arttığı günümüzde dünya ülkeleri daha sık olarak krizlerle karşılaşmaktadır. Finansal krizler firmaların ayakta kalmasını da etkilemektedir. Kriz döneminde işletme yönetiminin kriz becerisi işletmenin başarısını doğrudan etkilemektedir. İşletme yönetimi, kriz yönetim becerisine haiz olmalıdır. Kriz durumu yönetimin krizine dönüşmeden, yönetim krizi yönetmelidir. Yöneticilik becerisine en fazla kriz anlarında gereksinim duyulur. Çünkü kriz acil bir durumu ifade eder. İdeal olan, örgütün önceden muhtemel kriz durumlarını tespit etmesi ve gerekli önlemleri almasıdır. Fakat bir örgütün olası tüm kriz durumlarını önceden tahmin etmesi ve bunları önleyici tedbirler alması bilimseldir.. Kriz; örgütün önlem ve uyum mekanizmalarını yetersiz hale getirerek mevcut değer, amaç ve varsayımlarını tehdit eden beklemediği ve de sezemediği gerilim durumudur. Başka bir deyişle kriz; bir örgütün rutin sistemini bozan ve aniden ortaya çıkan istikrarsız bir durumdur. Yaşanan hızlı değişim ve dönüşüm içerisinde, önceden tahmin edilemeyen bazı olayların olması kaçınılmazdır. Bu durumda, yapılması gereken şey, kriz anlarına karşı hazırlıklı olmak ve krizi etkili şekilde yönetmektir.Çalışmamızda, kriz döneminde yönetici davranışlarının işletme başarısına etkisini araştırmak amacıyla, Düzce ili sınırları içerisinde farklı sektörlerde faaliyet gösteren bu 16 işletmede yöneticiler üzerinde anket değerlendirmesi yapılmıştır. Bu anket sonuçlarının değerlendirmesi için SPSS 18.0 istatistik paket programı kullanılmıştır.Anahtar kelimeler: Kriz, Yönetim, Yönetici, Başarı.
Yöneticilerin çalışanlarını motive etmesinde resmi olmayan ikili ilişkilerin yeri ve önemi
ÖZET Yönetimin vazgeçilmez temel kaynağı insandır. Bu nedenle, çalışanlar işletmenin maddi unsurlarından ayrı bir öneme sahiptirler. Yöneticinin ve işletmenin başarısı, öncelikle çalışanların olumlu yönde harekete geçmelerini isteyerek, etkili ve verimli bir şekilde çalışmalarına bağlıdır. Bunu sağlamak da çalışanları iyi bir şekilde motive etmekle mümkündür. Motivasyon ile performans çok yakından ilişkilidir. Motive olmayan personelden, performans ve verimlilik beklenemez. Bu gerçeğin farkına varan ve çalışanlarını motive etmek için çeşitli teknikleri uygulayan yönetici ve işletmelerin, daha başarılı oldukları görülmektedir. Çalışanları, diğer üretim unsurları gibi bir unsur olarak gören yöneticilerin başarılarının uzun sürmediği bir gerçektir. Yönetim tarihinde, çalışanları motive etmek için çok çeşitli motivasyon teknikleri kullanılmıştır. Bu tekniklerin başarısında, yöneticinin çalışanlarıyla yeterli düzeyde ve samimi bir şekilde resmi olmayan ilişkiler kurması önemlidir. İşletmede oluşturulan iyi bir resmi olmayan ilişki ortamı diğer bir çok maddi olanak ve ödülden daha çok motive edicidir. Bu çalışmada; çalışanlarla selamlaşmak, sorunlarına ve mutluluklarına ortak olmak, nazik bir şekilde ilişki kurma konulan incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; yönetici tarafından kendisine değer verilen, çalışanlar, motive olmaktadır. Yüksek motivasyonlu personel, daha başarılı olmakta ve aynı zamanda, işletmelerine daha yararlı olmaktadırlar. Bu nedenle yöneticiler, çalışanların motivasyonuna gereken önemi vermeli, bununla birlikte çalışanların motivasyonlarını yüksek düzeyde tutmalıdırlar.
Okul müdürlerinin benimsedikleri eğitim felsefelerine, yönetsel anlayışlarına ve davranışlarına yönelik okul müdürlerinin ve öğretmenlerin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, okul müdürlerinin benimsedikleri eğitim felsefelerinin ve yönetim anlayışları ile davranışlarının incelenmesidir. Bu temel amaç doğrultusunda öncelikle okul müdürlerinin benimsedikleri eğitim felsefeleri ve okul yönetiminde sergiledikleri yönetsel davranışlar, okul müdürlerinin ve öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda incelenmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinin uygulandığı çalışmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Hazırlanan görüşme formu; 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Osmaniye ilindeki anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürleri ve öğretmenlere uygulanmış ve elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonunda eğitim felseleri bağlamında okul müdürlerinin kendilerini; demokratik ve eşitlikçi, yenilikçi, destekçi ve işbirlikçi, adaletli ve karşılıklı iletişimci yönetim anlayışına sahip yöneticiler olarak değerlendirdikleri; öğretmenlerin ise okul müdürlerini hümanist, eşitlikçi, katılımcı, demokratik, şeffaf ve adil yönetim anlayışını benimseyen yöneticiler olarak değerlendirdikleri görülmüştür. Yönetsel anlamda ise okul müdürlerinin herkese söz hakkı vermeye çalışan, başkalarının görüş ve düşüncelerine saygılı olmaya çalışan, paydaşların fikirlerini almaya özen gösteren bir tutum sergiledikleri anlaşılmaktadır.
Yönetici görüşlerine göre sosyal medyanın öğretimsel liderliğe etkileri
Toplumsal süreç içerisinde meydana gelen kültürel ve teknolojik gelişmeler eğitim ortamlarına da yansımakta, bu durum da eğitim kurumlarının işleyiş ve rollerini sürekli değiştirmektedir. Teknolojik gelişmelerden sosyal medyanın toplumsal hayata hızlı dâhil olması eğitim örgütlerine de yansımış, böylece okul yönetimine liderlik eden yöneticilerin öğretimsel liderlik kimliklerinde dönüşüm ve değişime neden olmuştur. Bilginin aktarım ve organizasyonundan sorumlu olan öğretim liderleri, sosyal medyanın yaygınlaşması ile birlikte bilginin üretilip aktarılması, düzenlenmesi ve dağıtımına kadar her aşamasında sosyal medyayı kullanır hale gelmişlerdir. Bu araştırma ile iletişim teknolojilerinde meydana gelen gelişmeler ve özellikle sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasının yöneticilerin öğretimsel liderlik becerisi üzerindeki etkilerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırma ilkokullarda görev yapan okul yöneticilerinin dijitalleşen görev ve sorumluluklarının ortaya konulması bakımından önemlidir. Nitel araştırma yöntem ve tekniklerinin kullanıldığı bu araştırma, sosyal medyanın yöneticilerin öğretimsel liderlik rollerinde meydana getirdiği değişiklikleri ortaya koymak amacıyla fenomenolojik desen kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın amacına uygun olması açısından kolay ulaşılabilir durum örneklemesi seçilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ilkokullarda görev yapan 20 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu zamansal ve mekânsal sınırlılıklardan dolayı kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Katılımcılara görüşme tekniği uygulanmış, veri toplama aracı olarak ise yarı yapılandırılmış görüşme formu seçilmiştir. Veri analiz yöntemlerinden içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma verilerine göre katılımcılar sosyal medyanın öğretimsel liderliğin davranış boyutlarında değişim ve dönüşüme neden olduğunu vurgulamışlardır. Araştırma bulgularına göre okulun vizyon misyonunun yönetiminde, okul programının ve öğretimin yönetiminde, öğrenci gelişiminin değerlendirilmesinde, okul kadrosunun geliştirilmesinde, okul iklimi ve kültürünün yönetiminde ve okul çevresinin yönetiminde sosyal medyanın öğretimsel liderlik boyutlarını etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu bağlamda paydaşlara doğru sosyal medya kullanımı ve içerik oluşturma gibi alanlarda mesleki ve teknik eğitim verilmeli, yöneticiler sosyal medya gruplarında aktif rol almalı, yönetimle ilgili güncel gelişmeleri ve duyuruları paydaşlara aktarmalıdırlar.
Kurum kültürü ve liderlik: Kurum kültürüne uygun etkin lider davranışlarının belirlenmesi üzerine bir araştırma
Anket ve sayısal olmayan veri toplama yöntemleri kullanılarak Türkiye'deki büyük bir kamu kuruluşunda yürütülen bu çalışmada, kurum kültürü ve etkin lider davranışları ile, aralarındaki ilişkiler araştırılmaktadır. Sayısal verilerin analizi sonucunda; kurum kültürünün liderler gözündeki mevcut ve arzulanan durumları ile kuruma özgü etkin lider davranışları ortaya konulmaktadır. Araştırma sonuçları, güç mesafesi ve belirsizlikten kaçınmanın yüksek olduğu kurumda genel olarak, liderlerin; yüksek değere sahip kurum/grup odaklı toplumculuk ve toplum odaklı toplumculuk boyutlarına ilişkin uygulamalarda negatif; düşük değere sahip gelecek odaklılık, insan odaklılık ve performans odaklılık boyutlarına ilişkin uygulamalarda ise pozitif yönde değişiklikler istediğini ortaya koymaktadır. Kurum kültürünün -güç mesafesi ve girişkenlik hariç- diğer boyutları arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler görülmektedir. Arzulanan kültür boyutlarından gelecek odaklılık, insan odaklılık, performans odaklılık, toplum odaklı toplumculuk ve grup/kurum odaklı toplumculuk boyutları ile lider özelliklerinden "olumlu lider davranışları"olarak tespit edilenler arasında anlamlı ve pozitif; "olumsuz lider davranışları" ile ise negatif ilişkiler görülmektedir. Kurumda etkin olabilecek liderlik özellikleri, ikisi temel olmak üzere dokuz faktör altında toplanmaktadır. Bunlardan "takım odaklı, dinamik, vizyon sahibi ve dürüst" liderler ile "düzenli, cesaretlendirici, birleştirici ve sakin" olanların kurumda daha "etkin lider" olabileceği anlaşılmaktadır. Araştırma sonucunda; "kurumsal uygulamalarda değişiklik gereken alanlar" ile kurumun lider eğitim programlarına dahil edilebilecek "etkin lider davranışları" ortaya konulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kültür.kurum kültürü, etkin, liderlik, lider davranışları, GLOBE, kamu kuruluşu, liderlik özellikleri.
Yeni ekonomide yönetici-çalışan profili ve yönetici-çalışan ilşkilerine teorik bir yaklaşım
1990'lı yıllarda, bilgi ve iletişim sektörlerinde teknolojik anlamda çarpıcı gelişmelere tanık olunmuştur. Bilgi ve iletişim sektörlerinin çıktılarının, diğer sektörlerde sermaye girdisi şeklinde kullanılmasıyla, ekonomik ve sosyal alanlarda yapısal değişimler meydana gelmiştir. Bu değişimler, daha sonraları Yeni Ekonomi şeklinde adlandırılacak yeni bir ekonomik paradigmanın temelini teşkil etmiştir. Yeni Ekonomi, işletmelerin dış çevre koşullarını değiştirmiştir. Bu değişimler, içte insan unsurunun da değişimine yol açmıştır. Başka deyişle; Yeni Ekonomi'de yönetici ve çalışan profilleri değişim göstermiştir. Yöneticilik işi, sanal ağlara taşınmıştır. Ancak bu, yönetici profilinde köklü değişimler yapmamıştır. Daha doğru bir ifadeyle; profesyonel yönetici tipini ortadan kaldırmamıştır. Olsa olsa, yöneticinin profesyonelliğine eklenmesi gerekli yeni bir faaliyet boyutu olarak düşünülebilir. Çünkü, profesyonel yöneticiliğin özünde var olan bilimsellik, bilgi donanımhlığı, profesyonel yönetici tipini Yeni Ekonomi'de değişmez kılmaktadır. Yönetici profilinin yanı sıra, çalışan profili de değişim göstermiştir, özellikle Yeni Ekonomi'yi tüm çarpıcılığıyla yaşayan ülkelerde, bilgi işçileri çalışan kesimi içinde büyük bir çoğunluğu oluşturmaktadır. Bu nicelik yönleriyle ve bilginin birincil güç durumuna gelmesi nedeniyle, bilgi işçisi Yeni Ekonomi'de merkezi bir konuma yerleşmektedir. Yönetici ve çalışan profılindeki değişimlere paralel olarak yönetici-çahşan ilişkileri de değişim göstermiştir. Bu değişimin nedeni, Yeni Ekonomi olgusunun yayılıp geliştiği 1990'lı yıllarda yaşanan pek çok gelişmedir. Bu gelişmelere ayak uydurmaya yönelik modern sonrası güncel ve çağdaş pek çok kavram ortaya çıkmıştır. Yaratıcı bireye yönelik yenilikçi yönetim, entelektüel sermaye, öğrenen organizasyon, personel güçlendirme bunların başlıcalarıdır. Yeni Ekonomi'nin moleküler bir karakteristik taşıması, örgüt yapılarında değişimlere yol açmıştır. Bu değişimler sonucunda yönetici-çalışan ilişkileri de değişim göstermiştir. Dış kaynaktan yararlanma, değişim mühendisliği, sanal organizasyon, sıfır hiyerarşi, yığışım organizasyon, yalın organizasyon; değişime yol açan önemli örgütsel yapı kavramlarıdır. Yeni Ekonomi'nin ortaya çıkışındaki etkenlerden biri olan bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler de yönetici-çahşan ilişkilerini etkilemiştir, özellikle sanal takımlar köklü bir değişimi getirmiştir. Dolayısıyla bütün bunlar Yeni Ekonomi yöneticilerince dikkate alınması gerekli önemli gelişmelerdir. Anahtar Sözcükler: Yeni Ekonomi, Yönetici, Çalışan.
Kadın ve erkek akademisyenlerin mesleki ve sivil örgütlenme yaşamlarındaki liderlilk davranışlarının karşılaştırılması
Bu çalışmada akademisyenlerin cinsiyetlerinin liderlik davranışları üzerinde etkisi olup olmadığını analiz edilmeye çalışılmıştır.Bu araştırmanın örneklemini Türkiye'de bulunan on üniversitedeki dokuz farklı bölümde bulunan öğretim üyelerinden 145 kişi oluşturmaktadır.Çalışmada liderlik davranışlarına ve becerilerine yönelik bilgi toplamak amacıyla Kabacoff'un Lider Etkinliği Analizi'nden yararlanılarak oluşturulan anket kullanılmıştır. Verilerin analizi için ortalama, standart sapma, regresyon analizi ve çapraz tablolardan yararlanılmıştır.Analiz sonucunda kadın ve erkek akademisyenlerin sivil hayatlarında ve mesleki liderlik becerilerinde farklılıklar bulunurken, mesleki liderlik davranış boyutlarında anlamlı bir fark gözlenmemiştir.Anahtar Kelimeler: Liderlik, Cam Tavan, Yöneticilik
Etik olmayan yönetici davranışları: Öğretmenlerin olumsuz deneyimleri
Bu araştırmada, okul yöneticilerinin etik olmayan davranışları, öğretmenlerin olumsuz deneyimlerinden yola çıkarak araştırmak amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Yozgat ili Sorgun ilçesi kamuya bağlı ilkokul, ortaokul ve lisede görev yapan 20 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma nitel araştırma yönteminde ve durum çalışması deseninde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın veri toplama sürecinde çalışma için hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşmeler sonucunda, içerik analizi yapılmış, kodlar belirlenmiş, temalar ve kategoriler oluşturulmuştur. Araştırma, öğretmenlerin etik kavramı ile ilgili genel algıları, yöneticilerin etik olmayan davranışları, yöneticilerin karar sürecinde gösterdikleri etik olmayan davranışları, iletişim kurarken gösterdikleri etik olmayan davranışları ve örgüt iklimini etkileyen etik olmayan davranışları olmak üzere beş temada ele alınmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin olumsuz deneyimleri göz önüne alındığında, yöneticilerin etik olmayan davranışlar gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, etik tanımlamada eksiklik olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yöneticilerin okul işlerinde ayrımcılık yaptığı, kendi menfaatini düşündüğü, öğretmenlere mobbing uyguladığı ve nezaketsiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yöneticilerin, karar sürecinde ortak kararlar almadığı, aşırı kuralcı olduğu ve alınan kararların kişiye göre değiştirildiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenler ile yapılan görüşmeler sonucunda yöneticilerde iletişim eksikliği olduğu, iletişim sırasında nezaketsiz ve ayrımcı davrandıklarını sonucuna ulaşılmıştır. Yöneticilerin, ayrımcılık yapması, öğretmenleri desteklememesi, iletişim kurmaması, ortak etkinliklere katılmaması ve klasik denetim anlayışında olmasının örgüt iklimini olumsuz etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.
Duygusal zeka, stresle başa çıkma yöntemleri, liderlik davranışları ve işletme performansı arasındaki ilişkinin analizi: Kadın girişimciler üzerine bir çalışma
Çalışma kadın girişimcilerin sahip oldukları duygusal zeka ve stresle başa çıkma yöntemlerini belirlemekte ve bunların etkili liderlik davranışına etkisi ile etkili liderlik davranışlarının, işletme performansına etkisini incelemektedir. Çalışma kapsamında Çukurova Bölgesi'nde faaliyet gösteren kadın girişimcilere anket uygulanmış ve 535 anketten elde edilen veriler analiz edilmiştir. Çalışmada veri toplamak amacıyla Kouzes ve Posner (2002)'ın liderlik davranışları ölçeği, Chan (2003)'in duygusal zeka ölçeği, Moos (1993)'un başa çıkma ölçeği ve Zerenler (2005)'in işletme performansı ölçeğinden yararlanılmıştır. Çalışmada verilerin analizini gerçekleştirmek için; keşfedici faktör analizi, varyans analizleri ile korelasyon ve regresyon analizleri, tamamlayıcı istatistiki testlerle birlikte uygulanmıştır. Analiz sonuçları, hipotezlere ve araştırma sorularına ilişkin beklentileri destekler niteliktedir. Analiz sonuçlarına göre duygusal zekanın etkili liderlik davranışlarına, stresle başa çıkma yöntemlerini kullanma düzeyinin etkili liderlik davranışlarına ve etkili liderlik davranışlarının işletme performansına pozitif etkisi bulgulanmıştır. Bununla birlikte işletmenin faaliyet süresi, kadın girişimcinin eğitim durumu ve yaşı arttıkça duygusal zekanın, stresle başa çıkma yöntemlerini kullanma düzeyinin, etkili liderlik davranışlarının ve işletme performansının genel olarak artma eğiliminde oldukları görülmüştür.
İlkokul müdürlerinin öğretimsel liderlik davranışlarının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırmada İlkokul öğretmenlerinin, müdürlerinin Öğretimsel liderlik davranışlarını ne derece yerine getirdiklerine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Genel tarama modeli kullanılan araştırmanın çalışma evrenini Kayseri ilinde resmi ilkokullarda çalışan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise yanlı olarak seçilen Bünyan, Sarıoğlan ve Felahiye İlçelerinde 2014/2015 eğitim-öğretim yılında görev yapan 208 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada betimsel tarama modelinden yararlanılmıştır.. Araştırmacı veri analizinde betimsel analiz (frekans, yüzde, standart sapma, aritmetik ortalama) ve vardamsal analiz (Independent Sample t test, One-Way ANOVA) kullanmıştır. Araştırma sonucunda, uygulanan ölçekteki öğretimsel liderlik boyutlarının okul müdürleri tarafından "çoğu zaman" yerine getirildiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin, cinsiyetleri, ve görev yaptıkları okulların öğrenci sayısına göre büyüklüğü açısından da görüşleri arasında farklılıkların olup olmadığının incelendiği araştırmamızda, genel olarak görüşler benzer niteliktedir. Öğretmenlerin meslekteki kıdemleri ve mezun oldukları okullar hakıındaki görüşleri arasında farklılıklar vardır.
İlkokul öğretmenlerinin algıladıkları yönetici iletişim becerileri ile öğretmenlerin motivasyonu ve iş doyumu arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı ilkokul öğretmenlerinin algıladıkları yönetici iletişim becerileri ile öğretmenlerin motivasyonu ve iş doyumu arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmanın hedef evreni Sivas ili merkezinde görev yapan 1201 ilkokul öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklemi grup örnekleme yöntemi ile seçilmiş 400 ilkokul öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada ilkokul öğretmenlerinin algıladıkları yönetici iletişim becerileri ile öğretmenlerin motivasyonu ve iş doyumu arasındaki bir ilişkinin değerlendirilmesi amacı ile, öğretmenlerin demografik özellikleri hakkında bilgi edinmek için kişisel bilgi formu, Şimşek (2003) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin Okul Müdürlerinin İletişim Becerilerine Yönelik Görüşleri" ölçeği kullanılmıştır. Öğretmenlerin motivasyon düzeylerini araştırmak üzere Sultan Polat (2010) tarafından geliştirilen Öğretmen Motivasyonu Ölçeği kullanılmıştır. Öğretmenlerin iş doyumunu 1967 yılında Dawis, Weiss, England, ve Lofquist tarafından geliştirilen, Baycan (1985) tarafından Türkçe 'ye uyarlanan Minessota İş Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi için öğretmenlerin en fazla ve en az katıldıkları maddeleri bulmak için aritmetik ortalama ve standart sapma testleri kullanılmıştır. Öğretmenlerin okul yöneticilerinin iletişim becerilerine ilişkin görüşlerinin, öğretmenlerin motivasyonlarının ve iş doyumlarının cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığı belirlemek için t testi, medeni duruma göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Mann Whitney U testi, eğitim durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Kruskal Wallis testi, hizmet süresi, öğretmenlik kıdemi ve yaşa göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için ANOVA testi kullanılmıştır. Okul yöneticilerinin iletişim becerileriyle öğretmenlerin motivasyon ve iş doyumları arasındaki ilişkiyi belirlemek için ise Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda öğretmenlerin müdürlerin iletişim becerilerine yönelik görüşlerinde en çok katıldıkları "Yapıcı duygulara sahiptir" ve en az katıldıkları "Karşısındaki kişinin sosyo-kültürel durumunu dikkate alır" maddelerdir. Öğretmen motivasyonu görüşlerinde ise en çok katıldıkları maddeler "İşimin yapılmaya değer bir iş olduğuna inanıyorum" ve en az katıldıkları madde "Yemek, çay-kahve, ulaşım gibi imkanların ücretsiz sağlanması verimli çalışmamı sağlıyor" olmuştur. İş doyumu görüşlerinde öğretmenlerin en çok katıldıkları "Öğrencileri yönlendirmek için fırsat verdiğinden" maddesi ve en az katıldıkları "Terfi imkanımın olması yönünden" maddesi olmuştur. Öğretmenlerin algıladıkları yönetici iletişim becerilerinin, motivasyon ve iş doyum düzeylerinin, cinsiyet ve medeni durum değişkenlerinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğretmenlerin algıladıkları yönetici iletişim becerileri okuldaki hizmet süresi değişkenine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Okuldaki hizmet süresi "1-5 yıl" olan öğretmenlerin yöneticilerinin iletişim becerilerinden hizmet süresi "6-10 yıl" olan öğretmenlerden daha olumlu olduğu bulunmuştur. Öğretmenlerin algıladıkları yönetici iletişim becerileri öğretmenlik kıdem değişkenine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Öğretmenlik kıdemi "1-5 yıl" olan öğretmenlerin, algıladıkları yönetici iletişim becerileri, motivasyon ve iş doyum düzeylerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Öğretmenlerin algıladıkları yönetici iletişim becerileri eğitim durumu değişkenine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Eğitim durumu "ön lisans" olan öğretmenlerin yöneticilerinin iletişim becerilerinden eğitim durumu "lisans" ve "yüksek lisans" olan öğretmenlerden daha olumlu olduğu bulunmuştur. Okul yöneticilerinin iletişim becerileri ile öğretmenlerin motivasyon ve iş doyumları arasında anlamlı, pozitif ve orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin motivasyonlarıyla iş doyumları arasında anlamlı, pozitif ve yüksek düzeyde bir ilişki bulunmuştur.
Yönetici davranışlarının çalışan iş doyumuna ve örgütsel bağlılığına etkisi; sağlık sektörü örneği
Hizmet sektörünün önemli girdilerinden olan insan kaynağının, iş doyum düzeyi ve örgütsel bağlılığı şüphesiz ki sağlık hizmetinin verimini ve kalitesini etkileyecektir. Çalışanların iş doyum düzeylerini ve örgütsel bağlılıklarını etkileyen birçok faktör vardır. Yönetici davranışları da bu faktörlerden birisidir. Yönetici davranışları, çalışan iş doyumu ve örgütsel bağlılık üzerinde etkili olarak çalışanların iş hayatına yön verir. Çalışanların psikolojik durumlarından, örgütlerine bakış açısına, sektör yeniliklerine ayak uydurulmasından, hizmet alan kitlenin beklentilerinin karşılanmasına kadar geniş bir alanda etkisini gösterir. Bu gerçeklikten hareketle araştırmanın amacı, sağlık sektöründeki yöneticilerin, algılanan davranış tiplerinin çalışan iş doyumuna ve örgütsel bağlılığına etkisini ortaya koymaktır. Çalışma nicel araştırma yöntemi kullanarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın evrenini 2021 yılında Kırşehir İl Sağlık Müdürlüğü ve bağlı kuruluşlarında görev yapan sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında veriler, katılımcılar ile yüz yüze anket tekniği yapılmak suretiyle toplanmıştır. Bu çalışma araştırmaya katılmayı kabul eden 359 katılımcı üzerinden gerçekleştirilmiştir. Toplanan verilere SPSS 26.00 paket programı yardımıyla sırasıyla gruplar arası bağımsız t testi, tek yönlü varyans analizi, korelasyon ve çoklu doğrusal regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, yönetici davranışları alt boyutlarından demokratik yönetici davranışları ile iş doyumu arasında pozitif ve yüksek şiddette anlamlı (r= 0,689; p<0,05) bir ilişkinin mevcut olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca ilgisiz yönetici davranışı alt boyutu ile çalışan iş doyumu arasında negatif yönlü orta şiddette (r=-0,472; p<0,05) ve istatistiksel açıdan anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Yönetici davranışları alt boyutları örgütsel bağlılık arasında demokratik alt boyut hariç anlamlı bir ilişkinin olmadığı demokratik yönetici davranışı alt boyut ile örgütsel bağlılık arasında pozitif ve zayıf (r= ,153; p<0,05) ancak anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Yönetici davranışlarının, iş doyumunun alt bileşenlerinden olan içsel doyumun %42,1'ini, dışsal doyumun ise %48,4'nü açıkladığı tespit edilmiştir.
Satış yöneticileri gözünden marka sadakati ve İzmir ili GSM sektörü örneği
Dünyadaki teknolojik değişimler ve gelişimler sonucunda mobil iletişim sektörü çağımızın en önemli sektörlerinden biri olmuştur. Mobil iletişim sektöründeki gelişmeler pazarda faaliyet gösteren GSM operatörleri arasında da rekabet unsurunu üst sıralara taşımıştır. Oluşan rekabetin belirleyici noktası ise operatörlerin sahip olduğu müşterileri sayısı ile doğrudan ilgilidir. GSM operatörleri için müşterilerini elde tutmak ve marka sadakati oluşturmak en önemli amaçlar arasında üst sıradadır. Bu çalışmada marka, marka sadakati, marka sadakati bileşenleri, GSM ile ilgili konularda ayrıntılı olarak teorik bilgilere yer verilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise Türkiye'de faaliyet gösteren üç GSM operatörünün İzmir İli Satış Yöneticileri ile yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiş olup marka sadakati satış yöneticileri gözünden incelenmiştir. Marka sadakatinin satış yöneticileri gözünden değerlendirilmesine yönelik bu araştırmanın örneklemi, Türkiye'nin en büyük illerinden biri olan İzmir İli olarak alınmıştır ve üç operatörün İzmir İli Satış Yöneticileri ile görüşülmüştür. Araştırmada Nitel araştırma yöntemlerinden en yaygın kullanım alanına sahip olan görüşme tekniği kullanılmıştır. Toplanan veriler sonuçlandırılmış ve derlenerek düzenlenmiştir. Gerçekleştirilen görüşmeler değerlendirildiğinde marka sadakatinin işletmeler arz ettiği önemin yüksek olduğu, GSM operatörlerinin müşteri kaybını en aza indirmek ve marka sadakati oluşturmak için çalışmalarını sürekli çeşitlendirdikleri tespit edilmiştir. her üç operatör içinde marka sadakat programlarının etkin bir şekilde uygulandığı görülmüştür. Marka sadakatini etkileyen faktörler bazında operatörlerin uyguladıkları marka sadakati oluşturma stratejilerine göre birbirlerinden farklı kavramlar üzerinde yoğunlaştıkları görülmüştür. Operatörlerin uyguladıkları marka sadakat programlarıyla her geçen gün yenilik ve farklılık oluşturma hedefinde oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Marka, Marka Sadakati, GSM.
Kendi kendine liderlik stratejileri açısından kamu okulu ve özel okul yönetici uygulamaları: Gaziantep ili örneği
Kendi kendine liderlik; davranış odaklı stratejiler, doğal ödül stratejileri ve yapıcı düşünce modeli stratejileri olmak üzere üç önemli stratejiyi kapsamaktadır. Bu araştırmada, kamu ve özel okullarda görev yapan idareci personelin kendi kendine liderlik strateji düzeylerinin karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Bu çalışmanın araştırma problemi ve alt problemlere cevap aramak amacıyla karma analiz yöntemi kullanılmıştır. Zaman sıralı karma yöntem araştırmaları olarak tanımlanan bu yöntemle, araştırma örnekleminde bulunan ve anketle veri toplanan katılımcılara nicel yöntemle elde edilen bulguların sebepleri sorulmuş ve mesleğin uzmanları olarak yorumları alınmıştır. Böylece nicel ve nitel veri setlerinin karışımı ile daha geniş ve zengin hale getirilmektedir. Karma yöntem kullanılan bu araştırmanın nitel boyutunda veri toplama yöntemi olarak görüşme tekniği kullanılmıştır. Bu araştırmanın nicel verileri, Gaziantep ilinin Şahinbey ve Şehitkâmil ilçesinde görev yapan 25'i özel, 65'i kamuya bağlı okullarda çalışan toplam 230 okul idarecisiyle birebir görüşülerek anket yoluyla toplanmıştır. Nicel bulguların yorumlanması amacıyla kolayda örneklem yöntemi kullanılarak belirlenen 3'ü özel, 5'i kamu okullarından olmak üzere toplam 8 idareciyle görüşme yapılmıştır. Kendi kendine liderlik ölçeği ile toplanan veriler ile frekans analizleri yapılarak örneklemin demografik özellikleri birbiri ile karşılaştırılmıştır. Kamu ve özel okul yöneticilerinin kendi kendine liderlik seviyeleri ve uyguladıkları stratejiler açısından farklılıklar bulunup bulunmadığını belirlemek amacıyla t- testleri yapılmıştır. Yapılan testler sonucunda genel kendi kendine liderlik stratejileri ve hedef belirleme alt boyutu açısından anlamlı fark tespit edilmesine rağmen; başarılı performans hayal etme, kendi kendine konuşma, kendini ödüllendirme, düşünce/fikir değerlendirme ve kendini cezalandırma stratejileri açısından anlamlı farklılık belirlenememiştir. Anahtar Sözcükler: Liderlik, Kendi Kendine Liderlik, Kendi Kendine Liderlik Stratejileri
Ortaöğretim müdürlerinin öğretim liderliği davranışlarının incelenmesi (Gaziantep örneği)
Bu araştırma, ortaöğretim okul müdürlerinin kendi ve öğretmen görüşlerine göre öğretim liderliği davranışlarının; bazı demografik değişkenlere göre [cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, kıdem yılı, okul türü ve öğretim liderliği alanında alınan seminer-kurs sayısı] değişip değişmediğini incelemek amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır. Araştırma evrenini Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ve özel ortaöğretim okullarında 2014-2015 eğitim öğretim yılında görev yapmakta olan okul müdürleri ve öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ve özel ortaöğretim okullarında 2014-2015 eğitim öğretim yılında görev yapmakta olan okul yöneticileri ve öğretmenler arasından tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Gaziantep ili Şehitkamil İlçe merkezindeki 15 ortaöğretim okulunda görev yapan 150 öğretmen ve 100 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Şişman (1997) tarafından geliştirilen "Okul Müdürlerinin Öğretim Liderliği Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi sonucunda ortaöğretim müdürlerinin sergiledikleri öğretim liderliği davranışlarının kendi görüşlerine göre; en fazla Okul Amaçlarının Belirlenmesi ve Paylaşılması, en düşük Öğretmenlerin Desteklenmesi ve Geliştirilmesi alt boyutunda, öğretmen görüşlerine göre, ortaöğretim müdürlerinin en fazla Okul Amaçlarının Belirlenmesi ve Paylaşılması, en düşük Öğretmenlerin Desteklenmesi ve Geliştirilmesi alt boyutunda olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ortaöğretim müdürlerinin kendi ve öğretmen görüşlerine göre; orta düzeyde öğretim liderliği davranışı sergiledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Okul müdürlerinin öğretim liderliği algısı ile görev yaptıkları okul türü ve seminer değişkeni arasında anlamlı olarak farklılaşırken; cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi ve kıdem yılı arasında anlamlı olarak farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ortaöğretim öğretmenlerinin öğretim liderliği algısı ile cinsiyet, okul türü ve seminer değişkeni arasında anlamlı olarak farklılaşırken; yaş, medeni durum, eğitim düzeyi ve kıdem yılı arasında anlamlı olarak farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bulgular ilgili literatür verileri ile tartışılmıştır. Elde edilen bulgulara dayalı olarak okul müdürlerinin öğretim liderliğinin gerektirdiği davranışları gösterebilmeleri için Milli Eğitim Bakanlığı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün işbirliği ile hizmet içi eğitim programları düzenlenmesi önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Yönetim, Liderlik, Öğretim Liderliği, Öğretimsel Liderlik.
Hemşirelerin yöneticilerine ilişkin dönüşümcü liderlik algıları
Bu çalışmanın amacı devlet hastanelerinde görev yapan hemşirelerin demografik özelliklerinin yöneticileri için algıladıkları dönüşümcü liderlik özellikleri üzerindeki etkisini araştırmaktadır. Araştırmanın evrenini 2016 yılında Bursa il ve ilçe devlet hastanelerinde görev yapmakta olan hemşireler oluşturmaktadır. Örneklem ise evrende yer alan ve çalışmaya katılmaya gönüllü olan 375 hemşiredir. Veri toplama tekniği olarak anket kullanılmıştır ve oluşturulan anket formu iki bölümden oluşmaktadır. Yapılan bu çalışmada deneklerden toplanan veriler SPSS 21 paket programı vasıtası ile analiz edilmiştir. Çalışmada tanımlayıcı istatistiklerden frekans yüzde ve ortalama kullanılmıştır. Çalışmada yapılan tüm analizler %95 güven düzeyinde test edilmiştir. Araştırma sonucuna göre kadın hemşirelerin erkek hemşirelere göre yöneticilerinin dönüşümcü liderlik davranışlarını daha yüksek düzeyde sergilediklerini, evli ve bekar hemşirelerin yöneticilerinin dönüşümcü liderlik davranışlarını bir birine benzer düzeyde sergiledikleri, farklı yaş grubundaki hemşirelerin yöneticilerinin dönüşümcü liderlik davranışlarını bir birine benzer düzeyde sergiledikleri, ön lisans mezunları lisans mezunlarına göre yöneticilerinin idealleştirilmiş etki/karizma liderlik davranışını daha fazla sergiledikleri, 11-15 yıl kıdeme sahip olanların 6-10 yıl kıdeme sahip olanlara göre yöneticilerinin dönüşümcü liderlik davranışını daha yüksek düzeyde sergiledikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Dönüşümcü Liderlik, Hastanelerde Dönüşümcü Liderlik
Lider davranış özelliklerinin iş tatminine olan etkisinin ölçülmesi (Özel hastaneler üzerinde bir uygulama)
Gerçekleştirilen bu çalışma ile iş yerinde sergilenen lider davranış özelliklerinin çalışanların iş tatmin üzerinde etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Çalışma kitlesi Gaziantep ilinde faaliyet gösteren özel hastahanelerde görev yapan hastane çalışanlarından oluşturulmuştur. Nicel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada veri toplama tekniği olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda 445 anket formu çalışanlara dağıtılmıştır. Bu anketlerin 413 tanesi veri girişi için uygun bulunmuştur. Çalışma sonuçlarına göre lider davranışı ile çalışanların; cinsiyet, yaş, kurum türü, kurumdaki görevleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Diğer taraftan hastane çalışanlarının içsel ve dışsal tatminleri ile yaş, medeni durum arasında, dışsal tatmin ile kurum türü ve kurumdaki görev arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Lider Davranışı, İştatmini, İçsel Tatmin, Dışsal Tatmin
Farklı kuşakların (X, Y ve Z) iş değerleri ve yönetici davranışları algısının işe adanma tutumları üzerindeki etkisinin incelenmesi
Günümüzde kuruluşlar, hızla değişen ve gelişen teknolojik yenilikler, inovasyon sürecinin merkezinde olan rekabet koşulları, çeşitlilik kazanan işgücü, kültürel etkileşimleri artıran küreselleşme gibi faktörlerin arasında varlığını sürdürebilmek adına yeniliklere uyum sağlamak zorundadır. Yeniliklere adapte olarak teknolojik gelişmeleri kuruluş faaliyetlerine entegre eden işletmelerin gelişmeye ve büyümeye daha yatkın olduğu söylenebilir. Kuruluşlarda bu büyüme ve gelişmeyi destekleyen en önemli faktörler arasında kuruluşun çalışanları yer alır. Çalışanların farklı kültürlerden, farklı inançlardan ve farklı yaş gruplarından oluşuyor olması, organizasyonların bu çeşitliliği verimli bir şekilde değerlendirmesini gerekli kılmaktadır. Farklı yaş grupları arasındaki geniş yaş aralığı farklı kuşakların bir arada çalıştığını göstermektedir. Bunlarla beraber, çalışanların kuruluşa olan bağlılığı ve işe adanma durumu önem arz eden bir konudur. Yapılan araştırmalara göre işe adanmayı sağlayan çeşitli faktörlerin varlığı söz konusudur. Çalışmamızda bu faktörler arasında yer alabilecek farklı kuşaktan çalışanların iş değerlerinin ve yönetici davranışlarının işe adanma tutumu üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmamız, kesitsel anket çalışması ile X Kuşağı, Y Kuşağı ve Z Kuşağı iş değerleri ve yönetici davranışları ile işe adanma arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamıştır. 384 katılımcı arasında %19 X Kuşağı, %50 Y Kuşağı, %30 Z Kuşağı vardır. Anket sonucunda toplanan verilerle, iş değerleri ve yönetici davranışlarının işe adanma üzerindeki etkisini belirlemek için regresyon analizi, kuşaklar ile diğer araştırma değişkenleri arasındaki farklılaşmanın anlamlı olup olmadığını tespit etmek için ise anova analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, iş değerleri ve yönetici davranışlarının işe adanma üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Farklı kuşaklar ile iş değerleri, yönetici davranışları ve işe adanma arasında anlamlı bir farklılaşma bulunamamıştır.
Yönetici koçluk davranışı ile rol-içi ve rol-dışı performans arasındaki ilişkide iyi oluşun aracılık rolü: Bankacılık sektörü üzerine bir çalışma
Bu çalışmada yöneticinin koçluk davranışını ile rol-içi ve rol-dışı performans arasındaki ilişkide iyi oluşun aracılık rolünün araştırılması amaçlanmıştır. Söz konusu model bağlamında değişkenlerin birbiri ile değişkenleri ve aracı değişken analizi yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Adana ilinde faaliyet gösteren 336 banka çalışanı oluşturmaktadır. Araştırmada normal dağılıma ilişkin analiz, güvenilirlik, korelasyon, regresyon analizleri ve çoklu bağlantıya yönelik analiz için SPSS 26.00 programı; doğrulayıcı faktör analizi için AMOS 24.00 programı kullanılmıştır. Çalışmaya konu olan hipotezler Baron ve Kenny (1986) yöntemi temel alarak analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öne sürülen hipotezlerden beşinin desteklendiği ikisinin ise kısmen desteklendiği sonucu elde edilmiştir. Buna göre yönetici koçluk davranışının rol-içi, rol-dışı performans ve iyi oluş üzerinde pozitif etkisinin olduğu bulgusu elde edilmiş olup iyi oluşun, rol-içi ve rol-dışı performansa pozitif etkisin olduğu ortaya konmuştur. Yönetici koçluk davranışının rol-içi ve rol dışı performans üzerinde iyi oluşun aracılık rolü üstlendiği ise kısmen desteklenmiştir.