Manegerial behavior

190 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Lise yöneticilerinin paternalist (babacan) liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanı amacı, lise yöneticilerinin paternalist (babacan) liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evreni, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Siirt il merkezindeki 25 kamu ve 6 özel lisede görev yapan toplam 921 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, basit seçkisiz (random) yöntemle seçilen 16 kamu ve 6 özel lisede görev yapan toplam 386 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada "Paternalist (Babacan) Yönetici Davranışları ölçeği" ve "Örgütsel Sessizlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde; aritmetik ortalama (X), standart sapma (Ss), frekans (f), yüzde (%) değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca araştırmada, t-testi, ANOVA testi, korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, genel olarak okul yöneticilerinin paternalist liderlik davranışlarına ilişkin öğretmen algılarının orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Paternalist liderliğin hayırseverlik alt boyutuna ilişkin öğretmen algıları yüksek düzeyde, aile havası alt boyutunda orta düzeyde ve otoriterlik, müdahalecilik, yetersiz görme alt boyutlarında ise düşük düzeyde tespit edilmiştir. Demografik değişkenlere göre incelendiğinde, okul yöneticilerinin paternalist liderlik davranışlarına ilişkin öğretmen algıları cinsiyet ve okul türü değişkenine göre anlamlı şekilde farklılaştığı ancak öğrenim düzeyi, kıdem ve görev yapılan okuldaki çalışma süresi değişkenlerine göre ise anlamlı düzeyde farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin genel olarak örgütsel sessizlik düzeylerinin düşük seviyede olduğu belirlenmiştir. Örgütsel sessizliğin kabullenici ve korunmacı alt boyutlarına ilişkin öğretmen algılarının düşük düzeyde, korumacı alt boyutunda ise orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin örgütsel sessizliğe ilişkin algılarının cinsiyet ve okul türü değişkenine göre anlamlı şekilde farklılaştığı ancak öğrenim düzeyi, kıdem ve görev yapılan okuldaki çalışma süresi değişkenlerine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucuna göre, paternalist liderliğin otoriterlik, müdahalecilik ve yetersiz görme alt boyutları ile örgütsel sessizlik arasında pozitif yönde ve orta düzeyde; paternalist liderliğin aile havası oluşturma ve hayırseverlik alt boyutları ile örgütsel sessizlik arasında arasında ise negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda ise, okul yöneticilerinin paternalist liderlik davranışları öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeylerini anlamlı düzeyde yordadığı tespit edilmiştir. Genel olarak okul yöneticilerinin paternalist liderlik davranışları öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeylerine ait varyansın %36'sını açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Babacan liderlikEğitim kurumlarıEğitim yönetimi+4
Şahin Başar
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul liderliğinin öğretmenlerin örgütsel adalet algıları ve örgütsel vatandaşlık davranışları üzerindeki etkisi: Bir meta-analiz çalışması

Bu çalışmanın temel amacı, okul yöneticilerinin göstermiş oldukları liderlik davranışlarının öğretmenlerin örgütsel adalet ve örgütsel vatandaşlık algıları üzerindeki etkisini meta- analiz yöntemiyle belirlemektir. Meta-analize dâhil edilecek araştırmaları belirlemek için YÖK Tez Tarama sistemi, ULAKBİM, Dergipark, Google Akademik, EBSCO, SOBİAD, ASOS veri tabanları incelenerek literatür taraması gerçekleştirildi. Geliştirilen tarama stratejisiyle okul liderliği ile örgütsel adalet arasındaki ilişkiye yönelik 44, okul liderliği ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkiye yönelik ise 38 araştırmaya ulaşıldı. Çalışmaya dâhil edilen veriler Excel programına aktarıldıktan sonra Comprehensive Meta-Analysis programında analizler yapıldı. Tüm meta-analizlerde rassal etki modeli temel alındı. Okul liderliğinin örgütsel adalet algıları ve örgütsel vatandaşlık davranışları üzerindeki ortalama etki büyüklüğünde liderlik stilleri, okul kademesi ve yayın türü değişkenleri için moderatör analizi gerçekleştirildi. Elde edilen bulgulara göre okul liderliğinin öğretmenlerin örgütsel adalet algıları üzerinde geniş düzeyde bir etkiye sahip olduğu tespit edildi [r = .58]. Çalışmanın moderatör değişkeni olan liderlik stillerinin örgütsel adalet algısı üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu görüldü. (Qb = 20.02, p<.05) Öğretim kademesi ve yayın türü moderatörlerinin ise örgütsel adalet algısı üzerindeki istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı gözlendi. Okul liderliğinin öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde ise orta düzeyde bir etkiye sahip olduğunu tespit edildi [r = .37]. Çalışmanın moderatör değişkeni olan liderlik stillerinin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu görüldü. (Qb = 86.76, p<.05) Öğretim kademesi ve yayın türü moderatörlerinin ise örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı gözlendi.

LiderlikMeta analiziOkul liderliği+6
Özge Gücün
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Hastane yöneticilerinin hastane tabanlı sağlık teknolojisi değerlendirme yöntemine ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi

Sağlık Teknolojisi Değerlendirme (STD) yöntemi, sağlık teknolojilerinin edinimi ile ilgili kararlarda sıklıkla başvurulan araçlardan biridir. STD'nin hastanelere uyarlanmış hali ise Hastane Tabanlı Sağlık Teknolojisi Değerlendirme (HT-STD) yöntemidir. Türkiye'de de 2012 yılından itibaren STD ile ilgili faaliyetler yürütülmektedir. Hastanelerde ise HT-STD'nin kullanımı ile ilgili yeterince bilgi mevcut değildir. Ancak hastanelerde adı her ne kadar HT-STD olarak tanımlanmasa da bir tıbbi cihaz ve ekipman edinilirken karar sürecine destek olan değerlendirme modellerinin kullanıldığı bilinmektedir. Bu araştırmanın amacı, kamu ve özel hastanelerin tıbbi cihaz ekipman edinme aşamasında, HT-STD yönteminden ne düzeyde yararlandıkları, HT-STD kullanımını etkileyen kişisel ve kurumsal özelliklerin neler olduğunu ve nasıl etkilediklerini araştırmaktır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak geliştirilen soru kâğıdının geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları yapılarak, 24'ü Sağlık Bakanlığı ve 9'u özel hastane olmak üzere toplam 33 hastaneden 186 yöneticiyle görüşülmüştür. Analizler sonucunda, hastanelerde bir tıbbi cihaz/ekipman edinme aşamasında HT-STD yönteminden yararlanıldığı ve HT-STD'nin boyutlarının dikkate alındığı görülmüştür. Yöntemin önemli özelliklerinden biri olan multidisipliner yapı, değerlendirmelerde kullanılmakta, yöneticiler tarafından da tercih edilmektedir. Özel hastanelerin HT-STD'nin tüm boyutlarına, branş hastanelerinin güvenlik boyutuna, eğitim hastanelerinin ise klinik etkililik boyutuna daha fazla önem verdikleri görülmüştür. Tüm yöneticilerin klinik etkililik boyutuna, idari ve mali hizmetler müdür ve yardımcılarının ise maliyetler ve ekonomik değerlendirme boyutu ile stratejik bakış açısı ve politik yönler boyutlarına daha fazla önem verdikleri ve yöneticilerin yaşı arttıkça HT-STD yöntemine karar verme sürecinde çok daha fazla yer verdikleri bulunmuştur. Bununla birlikte, HT-STD'nin kullanımı ve yaygınlaştırılması ile ilgili ulusal düzeyde tasarlanmış sistematik bir yapının olmadığı da görülmüştür. Bu çalışma, hastanelerde HT-STD yöntem ve uygulamalarının varlığını ortaya koymanın yanında, ülke genelinde HT-STD yönteminin gelişiminin sağlık sisteminin her düzeyinde desteklenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

HastanelerSağlık ekonomisiSağlık teknolojisi değerlendirme+6
Elife Dilmaç
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çelişik duygulu cinsiyetçiliğin kadın ve erkek yönetici tercihine ilişkin tutumlara etkisi: Bir alan çalışması

Bu çalışmanın amacı çalışanların çelişik duygulu cinsiyetçi tutumlarının beraber çalışmak istedikleri yönetici tercihlerini nasıl etkilediğinin ve örgüt kültürünün bu ilişkiyi nasıl etkilediğinin incelenmesidir. Araştırmaya merkezi Ankara'da faaliyet göstermekte olan bir holdingin 20 şirketinden 245 beyaz yaka çalışan katılmıştır. Katılımcılar çelişik duygulu cinsiyetçilik, örgütlerde algıladıkları cinsiyet eşitliği ve hemcinsleri ve karşıcinsleri olan yöneticilere yönelik tutumları ile ilgili anketlere cevap vermiştir. Örgüt kültürünün eşitlikçi algılanmasının erkek katılımcılar için kadın yönetici tercihini pozitif yönde etkilediği bulunmuştur. Düşmani cinsiyetçiliğin hem kadın hem erkek katılımcılar için yönetici tercihini yordamadığı saptanmıştır. Cinsiyetçilik ve yönetici tercihi ilişkisinde örgüt kültürünün düzenleyici bir rolü bu çalışmada bulunamamıştır. Kadın ve erkek katılımcılar arasında yönetici tercihi bakımından bir fark olmadığı bulunmuştur. Hem kadın hem erkek katılımcılar kendi cinsiyetlerinden yöneticilerle çalışmayı tercih etme eğilimindedir. Bulgular, araştırmada yer alan kısıtlar ve gelecek araştırmalar için öneriler tartışılmış ve kurumlar ile insan kaynakları yöneticilerine çeşitli önerilerden bahsedilmiştir. Anahtar sözcükler: Çelişik Duygulu Cinsiyetçilik, Örgüt Kültürü, Yönetici Tercihi, Hemcinsçilik, Yönetimde Kadın.

CinsiyetçilikErkek yöneticilerGörev atama+6
Arda Can Yeşilırmak
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yöneticilerin liderlik davranışlarının çalışanların örgütsel bağlılıklarına etkisi

Yöneticilerin liderlik davranışlarının çalışanların örgütsel bağlılıklarına etkisinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen çalışma X ve Y şirketlerinde çalışan 162 personel üzerinde uygulanmıştır. Personellerin örgütsel bağlılıklarını ölçmek için Meyer, Allen ve Smith tarafından geliştirilmiş örgütsel bağlılık ölçeği, liderlik davranışlarını ölçmek için Kent tarafından geliştirilmiş olan ve liderlik davranışlarının beş boyutunu ölçmeyi amaçlayan "Liderlik Davranışları Envanteri"; Avolio, Bass ve Jung tarafından geliştirilmiş transaksiyonel ve tranformasyonel liderlik boyutlarını ölçmeyi amaçlayan "Çokboyutlu Liderlik Soruları", isimli anket formları incelenmiştir. İncelenen anket formlarından da yararlanılarak, Goleman'ın dünya çapında 3800 yöneticinin davranışlarını analiz ederek oluşturduğu "Liderlerin Davranış Repertuarı"nı temel alan liderlik davranışı soruları geliştirilerek liderlik davranışı ölçeği kullanılmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen sonuçlar, yöneticilerin vizyoner, katılımcı ve otokratik liderlik davranışları güçlendikçe çalışanların örgüte olan devamlılık ve normatif bağlılıkları artmaktadır. Yöneticilerin eğitici ve ilişki odaklı liderlik davranışları güçlendikçe çalışanların örgüte olan duygusal, normatif ve devamlılık bağlılıkları artmaktadır. Çalışanların yöneticilerin yaptıkları liderlik davranışlarına olan genel memnuniyet düzeyleri arttıkça örgüte olan bağlılıkları devamlılık ve normatif bağlılıkları açısından artmaktadır olarak tespit edilmiştir.

LiderlikYönetici davranışıYöneticiler+2
Aygün Aygün
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin mizah davranışlarına göre sergiledikleri liderlik biçimleri

Bu araştırma, okul yöneticilerinin, sergiledikleri liderlik biçimi ile mizah davranışları arasındaki bağı incelemektedir. Bu amaçla anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan yöneticilerine (49 müdür- 103 müdür yardımcısı), Kouzes ve Posner (1995) tarafından geliştirilen, Korkmaz (2010)' ın Türkçeye uyarladığı 'Liderlik Davranışı' anketi ve Babad (1074)' ın kavramsallaştırdığı dört tür mizah tarzını temel alarak geliştirilen, Philbrick (1989) tarafından kullanılan, Recepoğlu (2011) tarafından Türkçe' ye uyarlanan 'Mizah Tarzları Anketi' uygulanmıştır.Okul yöneticilerinin en fazla 'onaylayıcı mizah' ı kullandıkları bunu sırasıyla, 'mizahi olmayan tarz', 'üretici sosyal mizah', 'reddedici mizah' ve 'alaycı mizah' tarzlarının izledikleri görülmektedir. Okul yöneticilerinin liderlik davranışlarına tüm liderlik davranışlarında puan ortalamaları yüksek olduğu ve en yüksek puan ortalaması ise cesaretlendirme liderlik davranışı olduğu görülmektedir. Erkek okul yöneticilerinin kadın okul yöneticilerine göre daha çok model olma, ilham verme, zorluklarla başa çıkma, harekete geçme, cesaretlendirme liderlik davranışlarını gösterdikleri görülmektedir. Araştırmanın evreni İstanbul İlinde 2013-2014 eğitim-öğretim yılında anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan yöneticiler oluşturmuştur. Anahtar Sözcükler: Mizah, Mizah Tarzları, Liderlik, Liderlik Biçimleri, Karizmatik Liderlik

Eğitim yönetimiLiderlikLiderlik modelleri+6
Beyhan Öztürk
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin cinsel istismara uğrama durumunda ilk ve ortaokullarda çalışan öğretmen ve okul yöneticilerinin tutum ve davranışları

Çocuk istismarı karmaşık nedenleri ve trajik sonuçları olan, tıbbi, hukuki, gelişimsel ve psiko-sosyal kapsamlı, ciddi bir sorundur (Ziyalar 1999 ve Polat 2002, Aktaran: Kara ve diğerleri 2004). Çocuk istismarı türleri içinde özellikle de cinsel istismar, en zor fark edilenidir. Çocuğun kendinden yaşça büyük biri tarafından cinsel tatmin amacıyla kullanılması olarak ifade edilebilen cinsel istismara, çocukta derin izler bırakabildiği için erken müdahale etmek, hayatidir. Cinsel istismar vakalarıyla karşılaşan, pek çok meslek mensubu vardır. Tıp hekimleri, adli tıp uzmanları, psikologlar, emniyet mensupları, hukukçular ve sosyal hizmet uzmanları, bu konuda donanımlı olmasına önem ve öncelik verilen uzmanlardır. Yapılan araştırmalara bakıldığında, genel manada çocukların cinsel istismara uğrama yaşının 7-12 yaş arasını (Polat 2007) kapsadığını görmekteyiz. Yaş sınırının 6-10 ve 12-14 yaşları arası olduğunu ifade eden uzmanlar da vardır. Kesin olan şey şudur ki, bu yaş aralığı çocuğun ailesinden ilk kez ayrıldığı zamanlardır. Çocuk, özellikle de okul çağında onu koruyan 2 temel yapının etkisini hissetmektedir; ailesi ve öğretmeni. Günümüzde özellikle de çocuklara yönelik cinsel şiddet suçlarının arttığını ortaya koyan hem ulusal hem de uluslararası sonuçlar vardır. UNICEF, 190 ülkeden verileri araştırarak hazırladığı raporunda, 2012'de 120 milyondan fazla genç kızın fuhşa zorlandığını ve cinayet kurbanlarının beşte birinin 20 yaş altı genç ve çocuklardan oluştuğunu (AA, 2014) açıklayarak kitleleri sarsmıştır. Türkiye'de ise genel manada veriler üzerinden konuşmak halen çok zordur. Az sayıdaki verilerden biri Adalet Bakanlığı'na aittir. Buna göre göre, Türkiye'de çocuğa karşı işlenen cinsel taciz, saldırı ve istismar suçlarının 2008'de 7 bin 500, 2009'da 13 bin 812 iken; 2011'de 18 bin 334, 2012'de ise 33 bin 992 olduğuna dikkat (Cumhuriyet, 2013) çekilmiştir. Görünen o ki çocuk cinsel istismarı, eğitim sistemi içinde erken müdahale edilmesi gereken güncel bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Araştırmamızın amacı, çocuğun cinsel istismara maruz kalması durumunda, çocuğa sadece eğitim vermek değil onu aynı zamanda korumaktan da sorumlu olan eğitimcilerimizin bu konudaki bilgi düzeyleriyle, olası durumdaki tutum ve davranışlarını ortaya koyabilmektir. Araştırmanın yöntemi, nitel araştırma yöntemi olup, yarı yapılandırılmış olarak hazırlanan görüşme formu kullanılarak yaklaşık 17 saat görüşme yapılmıştır. Örneklem olarak seçilen okulların biri ilkokul diğeri ortaokuldur. Okul yöneticisi ve öğretmenlerden oluşan gönüllü 44 eğitimciden veri toplanmıştır. Araştırma sonucunda eğitimcilerimizin neredeyse tamamının böyle bir duruma erken müdahale edebilecek bilgiye sahip olmadıklarını ve kimlerden yardım alınabileceğiyle ilgili kafa karışıklığı yaşadıkları görülmüştür. Bu konuda eğitim almaya ihtiyaç duydukları tespit edilmiştir. Eğitimcilerimizin önemli bir kısmının, böyle bir durumla karşılaştığında okulun içindeki sistemlerin yetmediği düşüncesiyle farklı yapılara başvurmayı tercih edecekleri görülmüştür. Eğitimcilerimizin suçu bildirme yükümlülüklerinden habersiz oldukları, kimi eğitimcilerimizin ise bazı durumlarda suçu görmezden gelebilecekleri görülmüştür. Ayrıca çocuk cinsel istismarı konusunda eğitim sistemimizde hem önleyici hem de erken müdahaleye yönelik olarak özellikle de okullarda uygulanan, ulusal düzeyde bir çalışma bulunmamaktadır. 2011 yılında Aşamalı Devamsızlık Yönetimi (ADEY) isimli proje Milli Eğitim Bakanlığı'nca uygulanmaya konmuş, lakin birkaç ay sonra mahkeme kararıyla kaldırılmıştır. Böylelikle risk altındaki çocukların korunması konusu halen yeri doldurulamamış alanlardan biridir. Önerilerimiz ise tüm eğitimcilerimize bu konuda nitelikli eğitim verilmesidir. Bunun için Milli Eğitim Bakanlığının diğer bakanlıklarla ortak çalışmalar yürütmesi çok büyük önem taşımaktadır. Okullarda rehber öğretmenlerin yanında sosyal hizmet uzmanlarının da bulunması, bu tür durumlarda okulun erken müdahale etmesini kolaylaştırarak, çocuk mağduriyetlerini azaltacaktır. Müfredata bu konunun yerleştirilmesi çocuğa kendini koruma ve gerektiğinde kimlerden yardım alabileceği bilgisini kazandıracaktır. Ayrıca çocuk kitapları ve dergilerinde bu konuya yer verilmesi, çocukları bu konuda güçlendirecektir. Kamu spotları, başta olmak üzere görsel ürünlerle kitlesel farkındalığın artırılması çok büyük değer taşır. Alandaki öğretmene Hizmet İçi Eğitimlerle bu konu hakkında bilgi verilmelidir. Ayrıca hem Eğitim Fakültelerinde hem de Pedagojik Formasyon eğitimlerine bu konuyla ilgili bir ders konulması öğretmen adaylarının bilgi ve farkındalık düzeylerini artıracağı için son derece önemlidir.

Cinsel saldırı suçuCinsel tacizOkul yöneticileri+7
Dilek Özgül
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumları yöneticilerinin demokratik okul kültürü oluşturmada, okul meclisi projesine karşı tutumlarının incelenmesi: Bahçelievler örneği

Demokrasi günümüzde en işlevsel ve insana değer veren yönetim biçimi olarak kabul edilmektedir. Ülkemizde demokrasi kültürünün oluşması amacıyla çalışmalar yapılmaktadır. Okul Meclisleri bu çalışmaların bir kısmını oluşturmaktadır. Öğrencilerin katılım, oy verme, tercih yapma vb. kavramlara belirli yaşlarda hâkim olması ve yaşaması, kültürün oluşmasında önemli rol oynamaktadır. Bu araştırmanın amacı ortaöğretimde görevli okul yöneticilerinin, Okul Meclisi uygulamalarına karşı görüşlerini belirlemek ve Okul Meclisleri'nin daha sağlıklı işlemesine yönelik öneriler geliştirebilmektir. Bu araştırmada yöntem tarama modellerinden genel tarama modeli tercih edilmiştir. Araştırmanın evrenini, İstanbul İli, örneklemini ise Bahçelievler ilçesinin 2014–2015 eğitim-öğretim yılı içerisinde ortaokul ve liselerinde görev yapan yöneticileri oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri; Bahçelievler ilçesinde bulunan tüm ortaöğretim kurumlarına hazırlanan anket ve ölçekler gönderilmiştir. Veriler toplandığında 234 tane anketin yapılan çalışmanın amacına uygun bir şekilde doldurulduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın nicel verilerin toplanması amacıyla araştırmacı tarafından ilgili alan araştırması sonucu elde edilen verilerden faydalanarak "Okul Meclisi Uygulama Ölçeği" geliştirilmiştir. Hazırlanan ölçeğin yapılan araştırmanın amacına uygunluğunu belirlemek üzere eğitim yönetimi ve denetimi alanında görev yapan öğretim üyelerinin görüşlerinden faydalanılmıştır. Öneriler doğrultusunda ölçeğe son şekil verilmiş ve uygulama için hazır hale getirilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda "Okul Meclisi Uygulama Ölçeği" puanları incelenmiş ve cinsiyet, görev, kıdem, yönetici kıdemi ve eğitim düzeyleri arasında anlamlı düzeyde bir farkın olmadığı görülmüştür. "Okul Meclisi ile yöneticileri öğrencilerden yeni fikirler öğrenebilir." önermesine katılımcıların çoğunluğu "Çoğunlukla Katılıyorum" ve "Tamamen Katılıyorum" seçeneğini işaretlemiştir. Yeni fikirlerin üretilmesi ve üretilen fikirlerin kullanılması önemlidir. "Okul Meclisi ile ilgili, yönetici, veli ve öğrencilerin yeterli bilgileri olmadığı için uygulama esnasında sorunlarla karşılaşılmaktadır." önermesine katılımcıların büyük kısmı "Çoğunlukla" seçeneğini işaretlemiştir. Okul Meclisi ile ilgili, yönetici, veli ve öğrencilerin yeterli bilgileri olmadığı için uygulama esnasında sorunlarla karşılaşıldığı görülmektedir. Bu bağlamda okul yöneticilerinin okul Meclisi ile ilgili öğretmen, yönetici ve velilere yönelik seminerler düzenlemesinin uygun olacağı görülmektedir. Okul Meclisinin okul yönetimi karar alma sürecinde etkili olmaları sağlanmalıdır. Anahtar kelimeler: Demokrasi, Okul Meclisi, Yönetici, Katılım, Öğrenci.

Demokratik değerlerDemokratik tutumDemokratik öğretim+7
Süleyman Aktaş
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğretmenlerinin ve yöneticilerinin zorbalığa ilişkin tutum ve davranışları: Beşiktaş örneği

Okul ortamının huzurlu ve güvenli olması öğrencilerin gelişimi için oldukça önemlidir. Okullarda yaşanabilecek olumsuz tecrübeler çocuklar üzerinde uzun ve kısa dönemde olumsuz etkiler yaratabilmektedir. Okul ortamını oldukça olumsuz etkileyen ve okulda huzuru bozan davranışların başında kuşkusuz zorbalık olayları gelmektedir. Zorbalığa olabildiğince erken dönemde müdahale edilmesi öğrencilerin ilerleyen dönemlerde bu davranışlarından kaçınmasına olumlu etkide bulunacaktır.Zorbalık bugün önemli sayıda öğrenci nüfusunu etkileyen ciddi bir kişisel, eğitsel ve sosyal problem olarak kabul görmektedir. Bu bağlamda, öğretmenlerin ve yöneticilerin zorbalık olaylarına anında müdahale edebilecek yegane yetişkinler oldukları gerçeğine de göz önünde bulundursak, öğretmenlerin zorbalığa ilişkin tutumlarının ve bu vakalara verdikleri tepkilerin belirlenmesi oldukça önem kazanmaktadır. Öğretmenlerin zorbalık vakalarına müdahale ettiklerinde zorbalık olaylarının etkilerinin azaldığı ortaya çıkmaktadır. Bu özellikle zorbalıkla mücadele için oldukça önemlidir. Bu çalışmanın temel amacı ilkokul öğretmenlerin ve yöneticilerinin zorbalığa ilişkin tutumlar ve davranışlarını belirlemektir. Bunun için İstanbul, Beşiktaş ilçesindeki ilkokullarından 105 katılımcı ile görüşmeler yapılmış ve Okul Zorbalığına İlişkin Öğretmen Tutumları Ölçeği uygulanmıştır. Veriler Sosyal Bilimler için İstatistik Programı olan SPSS ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların okulda zorbalık davranışına ilişkin grupları oluşturan öğretmen ve yöneticilerin tutumları ile çeşitli demografik değişkenler arasında farklılık bulunmamıştır. Katılımcılar düşünce,davranış ve duygu toplam tutum puanları yüksek çıkmış olup katılımcıların istendik tutumlara sahip olduğu şeklinde yorumlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Zorbalık tutumları, İlkokul, Öğretmenler, Okul yöneticileri.

Okul yöneticileriOkul yönetimiYönetici davranışı+6
Resul Yiğit
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Halk eğitim merkezi yöneticilerinin liderlik davranışları ile çalışanların motivasyon düzeyleri arasındaki ilişki

Yapılan araştırma neticesinde halk eğitimi merkezleri öğretmenlerinin, yöneticilerinin liderlik davranışlarını nasıl değerlendirdikleri, bu davranışların öğretmenlerin motivasyonuna bir etkisinin olup olmadığı ve tüm bunların öğretmenin kişisel özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğiyle ilgili bilgi toplanmıştır. Halk eğitimi merkezlerinin daha işlevsel olmaları için çalışan motivasyonunun önemli olduğu düşünülmektedir. Bu bağlamda motivasyon düşüklüğünü ortaya çıkaran olumsuzlukların belirlenip ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bu araştırmanın liderlik davranışından kaynaklanan motivasyon sorunlarını ortaya çıkaracak olması nedeniyle önemli olduğu düşünülmektedir. Yapılan nicel kısımda elde edilen veriler tarama modeli ile değerlendirilmiştir. Tarama modelleri içinden de genel tarama modeli kullanılmıştır. İstanbul ili Avrupa yakasında bulunan halk eğitimi merkezlerinde çalışan öğretmenler araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Bakırköy, Bahçelievler, Güngören, Bağcılar, Avcılar, Beylikdüzü ve Şişli halk eğitimi merkezlerinde çalışan 142 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanması aşamasında halk eğitim merkezlerinde görev yapan öğretmenlere anket uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Ekvall ve Arvoren (1991) tarafından "Change - Centred Leadership:An Exentision Of The Two Dimensional Model" adlı çalışma için hazırlanan, dilimize Tengilimoğlu (2005) tarafından kazandırılan, 2005 yılında araştırmacı tarafından yapılan araştırmalarda da kullanılan liderlik davranışlarını belirleme anketi kullanılmıştır. Yapılan araştırma sonunda; liderlik ile motivasyon arasında pozitif yönlü bir ilişkinin var olduğu tespit edilmiştir. Yönetici davranışı ölçeğine göre yaş, eğitim durumu ve hizmet süresi değişkenleri arasından anlamlı düzeyde fark görülürken, diğer değişkenler arasında anlamlı farka rastlanmamıştır. Motivasyon ölçeğinde ise; medeni durum ve eğitim değişkenlerinde anlamlı fark görülmüştür.

Halk eğitim merkezleriLider yöneticilikLiderler+5
Şükrüye Yılmaz
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğretmenlerinin görüşlerine göre okul müdürlerinin karizmatik liderlik davranışları ve empatik eğilimleri

İlişkisel nitelik taşıyan bu araştırma ile İstanbul ili Eyüp ve Gaziosmanpaşa ilçelerinde 2014-2015 yılında ilkokullarda görev yapan öğretmenlerin, yöneticilerinin liderlik davranışları ve empatik eğilimlerine ilişkin görüşleri saptanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini İstanbul ili Eyüp ve Gaziosmanpaşa ilçelerinde 2014-2015 öğretim yılında ilkokullarda görev yapan öğretmenler oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında Kouzes ve Posner (1995) tarafından geliştirilen daha sonra Korkmaz (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış olan liderlik davranışları envanteri ve Katman (2010) tarından geliştirilen empatik eğilim ölçekler seçilmiştir. Verilerin analizi SPSS 22.0 paket programı yoluyla gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, tek örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi – ANOVA testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre; öğretmenler, ilkokul yöneticilerinin liderlik davranışlarını yüksek düzeyde gösterdiklerini belirtmiştir. Öğretmenler, yöneticilerinin liderlik davranışlarının boyutlarını oluşturan etkileme ve zorluklarla başa çıkma liderlik davranışlarını orta düzeyde; model olma, imkan tanıma ve cesaretlendirme liderlik davranışlarını yüksek düzeyde gösterdiklerini belirtmiştir. Öğretmenler, yöneticilerinin empati eğilim düzeylerine ilişkin fikrim yok düzeyinde görüş belirtmiştir. Buna karşın yöneticilerinin en çok iletişim, en az ise özdeşim boyutunda empatik eğilim gösterdiklerini düşünmektedirler. İlkokulda çalışan öğretmenlerin görüşlerine göre ilkokul yöneticilerinin liderlik davranışları ile empatik eğilimlerine ilişkin öğretmen görüşleri arasında orta düzeyde, pozitif yönlü bir ilişki olduğu görülmüştür. İlkokul yöneticilerinin liderlik davranışlarına ilişkin öğretmenlerin görüşlerinde; cinsiyetlerine, medeni hallerine, hizmet yıllarına ve öğrenim durumlarına göre anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. İlkokul yöneticilerinin empatik eğilimlerine ilişkin öğretmenlerin görüşlerinde; cinsiyetlerine, medeni hallerine ve öğrenim durumlarına göre anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Öğretmenlerin, yöneticilerinin empatik eğilimlerine ilişkin görüşlerinde; öğretmenlerin hizmet yıllarına göre 1-5 yıl hizmeti olan öğretmenler ile 11-15 yıl arası hizmeti olan öğretmenler arasında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. 1-5 yıl kıdeme sahip öğretmenlerin görüşlerinin daha olumsuz olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin, yöneticilerinin empatik eğilimlerine ilişkin görüşlerinde; öğretmenlerin öğrenim durumlarına göre önlisans mezunu öğretmenler lehine anlamlı bir farklılık görülmüştür.

Empatik eğilimKarizmaLiderlik+7
Sevinç Uysal Dönmez
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yönetimi, örgütsel iletişim ve okul yönetiminde yönetici ve öğretmenlerden kaynaklanan sorunların incelenmesi

İlköğretim okullarının gerçek amaçlarına ulaşabilmesi, öğretmen ve yöneticilerin arasındaki ilişkilerin etkili olmasına bağlıdır. İlköğretim okullarındaki ilişkilerin sağlıklı olması için yöneticiler ve öğretmenler bir sistem oluşturarak eğitim-öğretim sürecini gözden geçirerek ve daha yaratıcı, daha yenilikçi bir yol izleyebilirler. Eğitim kurumlarında yönetim, yönetici kadrosunun en tepesinde bulunan müdürler tarafından koordine edilmektedir. Okul yöneticilerinin sahip olması gereken yeterlilik alanlarından biri, insanlar arası ilişkilerde, etkili iletişim becerilerine sahip olmadır. Esas itibariyle bu iletişim yazılı ve sözlü iletişim olmak üzere iki boyutta gerçekleşir. Bunun yanında okul yaşamında sözsüz iletişim de önemli yer tutar. İletişim sürecinde düşünceleri net bir şekilde ortaya koyma ve aydınlatma, çift yönlü iletişime önem verme, iyi bir dinleyici olma, bilginin paylaşılmasını sağlama, muhataba karşı duyarlı olma ve empatik davranma, dinleyenlerin ve okuyanların ihtiyaçlarını dikkate alma, göz önünde bulundurulması gereken bazı konulardır. Okul yöneticisi, öğretmenlere yararlı olacak öğretimsel kaynakların farkında olması gereken bir öğretim lideri olarak öğretmenlerin mesleki yönden gelişmelerini sağlamak için onlara fırsatlar tanımalı ve yardımcı olmalıdır. Türk Eğitim Sisteminin problemlerini, bizzat eğitimi üreten kişiler olan okul yöneticisi ve öğretmenlerin gözünden bakarak yapılan araştırmada öğretmen ve okul yöneticilerine göre eğitim sistemimizin yapısal çerçeve sorunları, politik çerçeve sorunları, insan kaynakları çerçevesinde belirlenen sorunlar ve sembolik çerçeve sorunları bulunmaktadır. Bu sorunların tespiti, kaynakları ve sorunlar için çözüm önerileri, yönetici ve öğretmenlerle yapılan yapılandırılmış anket çalışmasıyla ele alınmış, anket sonuçları ve veriler çalışmanın ikinci bölümünde ele alınmıştır. Bu sorunlar hem öğretmenler tarafından hem de okul yöneticileri tarafından birbiriyle örtüşecek şekilde dile getirilmekte ve her iki kesim de çözüm üretmek konusunda birbirine çok yakın öneriler sunmaktadır.

Eğitim sorunlarıEğitim yönetimiOkul yöneticileri+7
Fehmi Yeşilmen
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde dönüşümcü liderlik davranışlarının örgüt kültürüne etkisi ve bir uygulama

Evrensel olguların tüm hayatımıza hâkim olduğu günümüzde, birçok işleteme yaşamını sürdürmek için örgütsel değişime ayak uydurmak zorundadır. Bu ayak uydurma prosesinde işletmelerin sahip oldukları liderlik tarzları ve kurum kültürleri önemli bir yer almaktadır. Çünkü başarılı olmak isteyen işletmeler güçlü ve etkili bir örgüt kültürüne sahip olmalıdırlar. Güçlü bir örgüt kültürü ise ancak liderlik olgusuyla mümkündür. İnsanların yönetilmesini ve yönlendirilmesini sağlayan liderlik ve örgütsel kültür işletme faaliyetlerin temel belirleyicileridir. Lider takipçileri bulunduğu yerden bulunması gereken yerlere getirebilen, onları motive eden, güven veren ve etkileyerek harekete geçirebilen kişidir. Örgütsel kültür ise kısaca, örgütte çalışan insanlar tarafından paylaşılan inanç, değer, tutum ve davranışlar bütünüdür. Örgüt kültürü ve liderlik bir birini tamamlayan iki önemli olgudur. Araştırmacılara göre örgütsel kültürün ortaya çıkmasında, sürdürülmesinde, geliştirilmesinde ve değiştirilmesinde liderin, özellikle de dönüşümcü liderin çok büyük bir etkisi vardır. Temelinde yenilik ve girişimcilik olan, dönüşümcü liderler iş dünyasının değişim dinamiğine ayak uydurup, işletmelerin yoğun rekabet içinde ayakta kalmalarını sağlayabilmektedirler. Bu tez çalışmanın amacı dönüşümcü liderlik davranışlarının örgüt kültürüne etkisini incelemektir. Araştırma gıda sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin çalışanları üzerinde gerçekleşmiştir. Anket sonuçlarının değerlendirilmesinde istatistiksel, güvenirlik ve korelasyon analizlerine başvurulmuştur. Ulaşılan sonuçlar dönüşümcü liderlik davranışlarının örgütsel kültürü büyük ölçüde etkilediğini göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Dönüşümcü Liderlik, Kültür, Liderlik, Örgüt Kültürü

Dönüşümcü liderlikKültürLiderlik+4
Sabina Mansurova
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yöneticilerin liderlik özelliklerinin çalışanların motivasyonuna etkileri

Çalışanlar fiziksel ihtiyaçlarının yanında bireysel gereksinimlerini karşılamak zorundadırlar. Motivasyon, bir işletmenin başarı veya başarısızlığını belirleyecek kadar önemlidir. Motive olmamış veya doğru motive edilmemiş çalışanlar işletmeler açısından tatmin edici sonuçlar vermemekte olup bu nedenle, yöneticilerin çalışanları motive etmeleri hayati önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı yöneticilerin liderlik özelliklerinin çalışanların motivasyonuna etkilerinin belirlenmesidir. Araştırma kapsamında veriler Türkiye'de bilişim alanında faaliyet gösteren Koç Sistem Bilgi ve İletişim Hizmetleri A.Ş şirketi çalışanlarından anket yöntemi ile toplanmıştır. Sonuç olarak liderlik davranışı ölçek alt boyutlarıyla motivasyon ölçek alt boyutlarının pozitif yönde korelasyon göstermiştir. Liderliğin motivasyonu pozitif yönde etkilediği, liderlik davranışı ölçek puanı arttıkça motivasyonun da arttığı görülmüştür.Bu kapsamda çalışmanın ilk bölümde yönetim, yönetici kavramı, önemi, yöneticinin temel liderlik ilkeleri açıklanmıştır. İkinci bölümde lider ve yönetici arasındaki farklar değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde motivasyon kavramı, önemi, temel kavramlar ele alınarak açıklanmıştır. Dördüncü bölümde motivasyonun ilişkili olduğu temel kavramlar, motivasyon süreçleri ve araçları belirtilmiştir. Beşinci bölümde araştırmanın amacı, evreni ve örneklemi, verilerin toplanması, analizi ve bulguları yer almaktadır. Araştırmanın sonuç bölümünde ise araştırma bulguları derlenecek olup bu alan da ilgilenecekler için öneriler yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Liderlik Davranışları, Yöneticilerin Liderlik Davranışları, Motivasyon

LiderlikMotivasyonYönetici davranışı+2
Özlem Ulus
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Liderlik davranışları ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin incelenmesi bir havayolu işletmesinde nicel uygulama

Küreselleşmeyi önemli ölçüde arttıran sektörlerden biri olan havayolu taşımacılığında hizmetin aksamaması, personel-amir ilişkisinin iyi olmasına bağlıdır. Personelin çalıştığı işletmeye bağlılığı ise çalışma koşullarına bağlı olduğu kadar amirinin kendisine yönelik tavırları ve idaresine de bağlı olduğu anlaşılmaktadır.Bu araştırma yöneticilerin liderlik davranışlarının çalışanların örgütsel bağlılıklarıyla ilişkisini araştırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde liderlik kavramları tanımlanmış, liderlik teorileri ve liderlik yaklaşımları üzerinde durulmuştur.İkinci bölümde örgütsel bağlılık kavramı tanımlanmış ve bu kavramın önemi belirtilmiştir. Daha sonra örgütsel bağlılık süreci, örgütsel bağlılığa etki eden faktörler ve örgütsel bağlılık sonuçları üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde bu teorik bilgilerden yararlanarak İstanbul'da bulunan uluslararası bir havayolu firmasının çalışanlarının örgütsel bağlılıklarında liderin etkili olup olmadığını yani bu iki kavram arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu ilişkiyi ölçmek için de üç bölümlü bir anket formu düzenlenmiştir. İlk bölümde çalışanların demografik bilgileri alınmıştır. İkinci bölümde Kent, Crotts ve Aziz (2001) tarafından geliştirilmiş olan ve liderlik davranışlarının beş boyutunu ölçmeyi amaçlayan "Liderlik Davranışları Envanteri"; Avolio, Bass ve Jung (1999) tarafından geliştirilmiş transaksiyonel ve tranformasyonel liderlik boyutlarını ölçmeyi amaçlayan "Çok boyutlu Liderlik Soruları" isimli anket formları ve Goleman'ın (2002) dünya çapında 3800 yöneticinin davranışlarını analiz ederek oluşturduğu Liderlerin Davranış Repertuarı temel alınarak geliştirilen ve araştırmalarda sık kullanılan "Liderlik Davranış Ölçeği" incelenmiştir. Bu araştırma için Goleman (2002)'ın kullanmış olduğu Liderlik Davranışları Ölçeği araştırma için uygun görülmüştür. Üçüncü bölümde çalışanların örgütsel bağlılıklarını ölçmek için Meyer, Allen ve Smith tarafından geliştirilmiş Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Bu anket sonucunda elde edilen veriler SPSS yardımıyla analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, yöneticilerin vizyoner, katılımcı ve otokratik liderlik davranışları güçlendikçe çalışanların örgüte olan devamlılık ve normatif bağlılıkları artmaktadır. Yöneticilerin liderlik davranışlarıyla çalışanların örgütsel bağlılıkları arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır.

Hava yolu işletmeleriLiderlikYönetici davranışı+1
Mehmet Uğur Özevin
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Algılanan liderlik tarzının üretkenlik karşıtı iş davranışlarının ortaya çıkmasındaki etkisinde örgüt kültürünün rolü: Lojistik endüstrisinde bir araştırma

Geçmişin maliyet odaklı ve seri üretim anlayışından; küresel rekabet ve değişen müşteri beklentileri ile beraber farklılaşmış, bireye hitap eden, özgün, yüksek katma değere sahip ve yenilikçi ürünleri/hizmetleri sunabilme becerisinin ön plana çıktığı bir döneme gelmiş bulunuyoruz. Üstelik her ürünün aynı zamanda çevresel duyarlılığa ve toplumsal değerlere saygılı olması da kesin olarak beklenmektedir. Söz konusu beklentilerin karşılanabilmesi şüphesiz çalışanlar ve onların davranışları ile doğrudan ilişkilidir. Buradan hareketle, işletmeler için söz konusu zorlu şartlarla baş edebilmelerini engelleyebilecek önemli bir unsur olan üretkenlik karşıtı iş davranışları araştırma problemi olarak belirlenmiştir. Ayrıca bu çalışmada, liderlik tarzı (enstrümantal liderlik, katılımcı liderlik ve destekleyici liderlik) ile üretkenlik karşıtı iş davranışları (bireye yönelik, mülkiyete yönelik ve işe yönelik) arasındaki ilişki ve örgüt kültürünün (içsel koruma kültürü ve dışa yönelim kültürü) bu ilişkide üstlendiği rol ile beraber üretkenlik karşıtı iş davranışlarının bu değişkenler vasıtasıyla azaltılabilmesinin mümkün olup olmadığı da araştırılmıştır. Çalışma alanı olarak Türk Lojistik Endüstrisi belirlenmiş ve bu alanda faaliyet gösteren 26 adet lojistik işletmede çalışan toplam 325 katılımcıdan elde edilen verilerden kantitatif yöntemlerle bulgular elde edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, bazı liderlik tarzlarının üretkenlik karşıtı iş davranışlarını azaltmakta etkin oldukları bazı örgüt kültürü türlerinin ise bu tür davranışları azaltmada düzenleyici rol üstlendikleri gözlemlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre üretkenlik karşıtı iş davranışlarının ortaya çıkmasında veya azaltılmasında liderlik tarzlarının etkisinin ve örgüt kültürünün bu ilişkide rolünün olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Örgütlerin, üretkenlik karşıtı iş davranışlarını azaltmak maksadı ile yapacakları çalışmalarda liderlik tarzları ile örgüt kültürlerine de odaklanmaları ve söz konusu bu parametreler vasıtasıyla amaçlarına daha kolay ulaşabilecekleri önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Liderlik, üretkenlik karşıtı iş davranışları, örgüt kültürü.

LiderlikLiderlik modelleriLojistik+6
Alpaslan Doğan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Yöneticilerin işyerinde dini ve batıl inançlarının karar alma tarzlarına etkilerinin örgütsel adalet algılarının düzenleyici rolü altında yerel yönetimlerde araştırılması

Var oluştan buyana, insan yaşamının her dönemi ve her boyutunda, insanların tutum ve davranışlarını etkileyerek yaşamının şekillenmesini sağlayan birçok içsel ve dışsal faktör bulunmaktadır. Bu faktörlerin en önemlisi ise çeşitli emir ve yasaklar içeren inanç sistemleridir. Günümüzde ise bu inanç sistemleri içerisinde yer alan dini ve batıl inançların insan yaşamında çok fazla etkili olduğu görülmektedir. Zira din psikolojisi, davranış bilimleri ve örgütlerin yönetimi alanında yerel ve uluslararası yazında çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Ancak insanların kıt kaynaklarla mal veya hizmet üreterek hem kendisinin hem de toplumun yaşamını sürdürmesini sağladığı işyerindeki dini ve inançlarına yönelik çok fazla çalışma yapılmadığı görülmüştür. Yerel yazında ise işyerinde dini ve batıl inançlara yönelik çalışmaya rastlanılmamıştır. Özellikle aldıkları kararlar silsilesi ile örgütlerin ve çalışanların geleceğini tayin eden yöneticilerin işyerinde dini ve batıl inançlarının karar alma tarzları üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı; yöneticilerin işyerinde dini ve batıl inançlarının karar alma tarzları üzerindeki etkisinde örgütsel adalet algısının düzenleyici rolü altında yerel yönetimlerde araştırılmasıdır. Bu araştırmanın anakütlesini, İstanbul il sınırları içerisinde yer alan 39 ilçe belediyelerinde görev yapan alt, orta ve üst düzey yöneticiler oluşturmaktadır. Araştırmada tam sayım yapılarak yöneticilere ulaşılmaya çalışılmıştır. Bu çalışma kesitsel bir araştırmadır. Araştırma öncesinde İstanbul İli Avrupa yakasında bulunun 4 ilçe belediyesinde görev yapan 313 kişiye yapılandırılmış anket uygulanarak pilot çalışma yapılmıştır. Ana çalışmamızda ise İstanbul İlinin tüm 39 ilçe belediyesinde yönetici olarak görev yapan 450 kişiye yapılandırılmış anket uygulaması ile ulaşılmıştır. Analizler ise Smart-PLS ve SPSS istatistiki paket programları aracılığıyla yapılmıştır. Araştırma bulgularına incelendiğinde yöneticilerin işyerinde dini ve batıl inançlarının karar alma tarzları üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca yöneticinin işyerinde dini ve batıl inançlarının karar alma tarzlarının alt boyutları olan sezgisel karar alma, bağımlı karar alma, kendiliğindenanlık karar alma ve kaçınmacı karar alma tarzlarının üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı bir etkisi olduğu görülmektedir. Yöneticilerin işyerinde dini ve batıl inançlarının ise karar alma tarzlarının diğer bir alt boyutu olan rasyonel karar alma üzerinde negatif yönlü ve anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Yöneticinin işyerinde dini inanç ve örgütsel adalet algısı etkileşim teriminin karar alma tarzları üzerindeki etkisinin pozitif yönde ve anlamlı olduğu belirlenmiştir. Yöneticinin işyerinde batıl inanç ve örgütsel adalet algısı etkileşim teriminin karar alma tarzları üzerindeki etkisinin negatif yönde ve anlamlı olduğu belirlenmiştir. Çalışmanın kuramsal katkıları; David Miller'ın Entegrasyon Profili (Tıp) İnanç ve İş Entegrasyon ölçeği Türkçeye çevrilerek yerel yazına katkı sağlanmış ve aynı zamanda işyerinde batıl inanç ölçeği geliştirilerek de hem yerel hemde uluslararası yazına katkı sağlanmıştır. Ayrıca yazında ilk defa çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu bir toplumda işyerinde dini ve batıl inançlara yönelik bir çalışma yapılmıştır. Anket çalışması sonuçları ise örgütlerin yönetimi, davranış bilimleri ve din psikolojisi yazınına katkı sağlamıştır. Diğer bir katkısı ise kurumsal ve kurumsal olmayan tüm inançları kapsayan bir işyerinde inanç modeli ortaya konulmasıdır. Örgütsel uygulamalar da ise ''örgütlerde dini ve batıl inançlara ilişkin farkındalığın ve duyarlılığın artması; dini inançlardan kaynaklanan özel günlere saygı gösterilmesi ve kutlanması; sevgi, saygı, empati ve hoşgörü kültürünün kurum içerisinde yaygınlaştırılıp, farklılıkların artı bir değer olduğu bilincine sahip örgüt kültürünün oluşturulması ve kalıcı hale getirilmesi; örgütsel aidiyet duygusu ve örgütsel bağlılığın oluşturulması ve bu farklılıkların etkin yönetilerek örgüt üyelerinin mevcut bilgi, birikim ve yeteneklerini ortaya koymalarını sağlaması; oluşacak motivasyonla örgütün amaçlarına ulaşması ve rekabet etme kabiliyetini artırmak'' gibi bir çok konuda örgütlere katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Batıl inançlarDini imanKarar verme stilleri+6
Servet Kaya
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlk ve ortaokul müdürlerinin canlandırıcı liderlik davranışlarının örgütsel kültürü yordaması

Bu çalışmanın amacı, ilk ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda, okul müdürlerinin canlandırıcı liderlik davranışları ile örgüt kültürü arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Bu araştırmanın evrenini, 2018 – 2019 eğitim-öğretim yılında Van ili merkez üç ilçedeki (Edremit, İpekyolu, Tuşba) resmi ilk ve ortaokullarda görev yapan öğretmenler oluşturmuştur. Van ili merkez üç ilçedeki (İpekyolu-Edremit-Tuşba) öğretmen mevcudu en az 10 ve en fazla 40 olan resmi 12 ilkokul ve 16 ortaokulda görev yapan toplamda 787 öğretmen çalışma evrenini oluşturmaktadır. Öğretmen mevcudu 10'nun altında olan okullar, 40'tan fazla olan okullar ile imam hatip ortaokulları çalışma evrenine dâhil edilmemiştir. Öğretmen mevcudu 10 ve üstü olan okullar ''küçük, orta, büyük'' şeklinde kümelendirilmiştir. İlk ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda, okul müdürlerinin canlandırıcı liderlik davranışları ile örgütsel kültür arasındaki ilişkiyi belirleyebilmek için 31 madde ve 6 boyuttan oluşan "Canlandırıcı Liderlik Göstergeleri Ölçeği'' ile 37 madde ve 4 boyuttan oluşan "Örgütsel Kültür Ölçeği'' uygulanmıştır. Verilerin analizinde, ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü varyans analizi (Anova), korelasyon ve basit doğrusal regresyon analizi gibi analizlerden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, şu sonuçlara ulaşılmıştır: Van merkez üç ilçede (İpekyolu-Edremit-Tuşba) çalışmaya katılan öğretmenlerin canlandırıcı liderliğe ilişkin algıları yüksek bulunmuştur. Çalışmaya katılan öğretmenlerin, "cinsiyet, medeni durum, görev yapılan okul kademesi, branş'' değişkenlerine göre canlandırıcı liderliğe ilişkin algılarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşma bulunmazken; "okulda çalışma süresi'' değişkeninde toplam ölçek puanında anlamlı bir farklılaşma bulunmazken, "hayal kurma'' alt boyutunda ise anlamlı bir ilişki ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra çalışmaya katılan öğretmenlerin "mesleki kıdem'' değişkenine ilişkin canlandırıcı liderlik algılarında anlamlı bir farklılaşma ortaya çıkmıştır. Çalışmaya katılan öğretmenlerin, örgütsel kültür toplam ölçek puanına ilişkin algıları yüksek düzeyde çıkmıştır. Çalışmaya katılan öğretmenlerin, "cinsiyet, görev yapılan okul kademesi, branş'' değişkenlerine göre örgütsel kültüre ilişkin algılarında anlamlı bir farklılık bulunmazken; "okulda çalışma süresi'' değişkeninde örgütsel kültür toplam ölçek puanında anlamlı bir fark bulunmazken; "güç kültürü'' alt boyutunda ise anlamlı bir ilişki ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra çalışmaya katılan öğretmenlerin "mesleki kıdem'' değişkenine ilişkin örgütsel kültür algılarında anlamlı bir ilişki ortaya çıkmıştır. Van merkez üç ilçede görev yapan öğretmenlerin canlandırıcı liderliğin toplam ölçek puanına ilişkin algıları ile örgütsel kültürün toplam ölçek puanına ilişkin algıları arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki ortaya çıkmıştır. Korelâsyon düzeyinde (r= 0,552; p=0,000 < 0,05) aralarında pozitif yönde ve orta düzeyde bir ilişki ortaya çıkmıştır. Bu araştırmada, canlandırıcı liderlik ile örgütsel kültür arasında pozitif doğrusal bir ilişki ortaya çıkmıştır. Buna göre canlandırıcı liderlikteki artış örgütsel kültürdeki artışın % 30,7'sini açıklayabiliyor. Yani örgütsel kültürün % 30,7'si canlandırıcı liderlikle açıklanmaktadır.

CaydırıcılıkEğitim yönetimiLiderlik+4
Servet Dalgıç
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin etik liderlik davranış düzeylerinin incelenmesi (Uşak ili örneği)

Bu araştırma Uşak ili Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı kamu ilköğretim okullarında görev yapan okul müdürlerinin etik liderlik düzeylerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma ile ilköğretim okulu müdürlerinin etik liderlik davranışı düzeyleri hakkındaki öğretmen görüşlerinde cinsiyet, öğrenim durumu, okuldaki öğretmen sayısı, okul müdürüyle öğretmen arasındaki mesleki ilişki düzeyi ve okul müdürüyle öğretmen arasındaki arkadaşlık ilişkisi düzeyi değişkenleri bakımından farklılık olup olmadığı ortaya konmaya çalışılmıştır.Araştırmanın evrenini Uşak ili sınırları içinde bulunan tüm devlet ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın kapsamında 175 devlet ilköğretim okulu bulunmaktadır. Bu resmi ilköğretim okullarında, 1669 öğretmen görev yapmaktadır. Evreni temsilen örnekleme girecek öğretmen sayısı 275' tir. Örneklemi oluşturan katılımcılara araştırmacı ve tez danışmanı tarafından geliştirilen `` Kişisel Bilgi Formu'', Yılmaz (2005) tarafından geliştirilen ``Etik Liderlik Ölçeği'' uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programında çözümlenmiştir.İlköğretim okulu müdürlerinin etik liderlik düzeylerine ilişkin öğretmen görüşleri cinsiyet ve öğrenim durumu bakımından anlamlı bir fark gösterip göstermediğini ortaya koymak için t-testi; ilköğretim okulu yöneticilerinin etik liderlik davranışı düzeylerine ilişkin öğretmen görüşleri okuldaki öğretmen sayısı, okul müdürüyle mesleki ve arkadaşlık düzeyi değişkenleri bakımından anlamlı bir fark oluşturup oluşturmadığını belirlemek amacıyla tek yönlü Anova testi uygulanmıştır.Araştırma sonucunda ilköğretim okulu müdürlerinin etik liderlik düzeyleri pek çok seviyede çıkmıştır. Bu sonuç okul müdürlerinin etik liderlik davranışı bakımından iyi durumda olduklarını göstermektedir. Okul müdürlerinin etik liderlik düzeylerine ilişkin öğretmen görüşleri arasında cinsiyet, öğrenim durumu değişkenleri bakımından anlamlı bir fark görülmezken okuldaki öğretmen sayısı, okul müdürü ile mesleki ve arkadaşlık ilişkisi değişkenleri bakımından farklılaştığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Etik liderlik, İlköğretim Okulu Öğretmeni, Okul Müdürleri.

LiderlikLiderlik modelleriMüdürler+3
Halil Ertürk
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel bağlılık davranışları ile okul müdürlerinin etik liderlik davranışları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, Uşak ili temel eğitim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütsel bağlılık davranışları ile okul müdürlerinin etik liderlik davranışları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemektir. Araştırma ile öğretmenlerin örgütsel bağlılıklarının düzeyi; öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerine ilişkin öğretmen görüşlerinin, cinsiyet, öğrenim durumu, okuldaki öğretmen sayısı, okul müdürüyle mesleki ilişki düzeyi, okul müdürüyle arkadaşlık ilişkisi düzeyi; öğretmenlerin örgütsel bağlılık davranışları ile temel eğitim okulu müdürlerinin etik liderlik davranış düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu araştırmada, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Uşak il sınırları içerisindeki Merkez, Banaz, Eşme, Karahallı, Sivaslı Ulubey ve bu ilçelere bağlı köylerde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 175 temel eğitim okulunda 2014 – 2015 eğitim öğretim yılında görev yapan 1669 öğretmen oluşturmaktadır. Örneklemi oluşturan katılımcılara, Yılmaz (2005) tarafından geliştirilen "Etik Liderlik Ölçeği " ve Balay (2000) tarafından geliştirilen "örgütsel bağlılık ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programında çözümlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerinin örgütsel bağlılık düzeyine ilişkin görüşlerinin ortalaması "Pek çok" seviyesindedir. Örgütsel bağlılık düzeyine ilişkin kadın ve erkek öğretmenlerin görüşleri arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Örgütsel bağlılığın, "uyum" alt boyutunda bayanlar lehine anlamlı fark bulunurken, "özdeşleşme" ve "içselleştirme" alt boyutlarına ilişkin öğretmen görüşleri arasında cinsiyet bakımından anlamlı bir fark göstermediği saptanmıştır. Öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları ile ilgili görüşlerinin öğrenim durumu değişkenine göre "uyum" ve "içselleştirme" alt boyutlarında farklılık görülmezken "özdeşleşme" alt boyutunda ve örgütsel "bağlılık" ölçeğinin tamamında anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır. Bu farklılığın yüksekokul mezunları lehine olduğu tespit edilmiştir. Okuldaki öğretmen sayısı değişkenine göre ÖBÖ' nün tamamında ve tüm alt boyutlarında anlamlı bir farklılık göstermediği belirlenmiştir. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık ölçeğinin "uyum", "özdeşleşme", "içselleştirme" alt boyutları ile tümü bağlamındaki görüşlerinin okul müdürüyle mesleki ilişki düzeyi bakımından anlamlı bir fark gösterdiğini ortaya koymaktadır. Öğretmenlerin ÖBÖ' nün "uyum", "özdeşleşme", "içselleştirme", alt boyutları ile tümü bağlamındaki görüşlerinin okul müdürüyle arkadaşlık ilişki düzeyi bakımından anlamlı bir fark gösterdiği belirlenmiştir. Okul müdürlerinin etik liderlik davranış düzeyleri ile öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri arasında pozitif yönlü yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bulunan bu ilişki, müdürlerin etik liderlik düzeyleri arttıkça öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinin de arttığını göstermektedir.

Etik liderlikEğitim yönetimiLiderlik+7
Bülent Şahin
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin yönetsel davranışlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırma, Denizli İli Çivril İlçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokul ve ortaokullarda görev yapan okul yöneticilerinin yönetsel davranışlarını belirleme ve bazı değişkenler açısından inceleme amacıyla yapılmıştır. Okul yöneticilerinin yönetsel davranışlardan; bilimsel yönetim yaklaşımı, bürokratik yönetim yaklaşımı, insan ilişkileri yaklaşımı, sistem yaklaşımı, durumsallık yaklaşımı ve Z kuramı yönetim yaklaşımlarını hangi düzeyde benimsedikleri, bunun yanısıra en yüksek ve en düşük düzeyde gösterdikleri yönetsel yaklaşıma ilişkin görüşlerin cinsiyet, branş, öğrenim durumu, kıdem, okuldaki hizmet süresi, okuldaki öğretmen sayısı gibi değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı belirlenmek istenmiştir. Araştırmanın evrenini, Denizli ili Çivril ilçesi sınırları içinde bulunan tüm devlet ilkokul ve ortaokullarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın evreninde 37 ilkokul ve ortaokul bulunmaktadır. Bu okullarda 467 öğretmen görev yapmaktadır. Bu araştırmada örneklem alınmamış evrenin tamamına ulaşılmaya çalışılmıştır. Katılımcılara Helvacı ve Keçeci (2012) tarafından geliştirilen 'Kişisel Bilgi Formu' ve 'Okul Yöneticilerinin Yönetsel Yaklaşımlarını Belirleme Ölçeği' uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programında çözümlenmiştir. Okul yöneticilerinin yönetsel davranışlarına ilişkin öğretmen görüşlerinin cinsiyet ve branş değişkenleri bakımından anlamlı bir farklılık olup olmadığını belirlemek için t-testi; öğrenim durumu, kıdem, okuldaki hizmet süresi, okuldaki öğretmen sayısı gibi değişkenlere bağlı olarak anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını belirlemek amacıyla tek yönlü varyans analizi (anova) uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre; okul müdürlerinin sergilemiş oldukları yönetsel davranışlar daha çok neoklasik yönetim yaklaşımlarına uygun olduğu ve daha az klasik yönetim yaklaşımına uygun davranışlar sergilediği belirlenmiştir. Bu bağlamda, okul yöneticilerinin "bilimsel" ve "bürokratik" yönetim yaklaşımını "az" düzeyinde; "insan ilişkileri","sistem yaklaşımı", "Z-kuramı" yönetim yaklaşımını "çok", "durumsal yaklaşımı" ise orta düzeyde sergiledikleri anlaşılmaktadır. Bunun yanısıra, okul yöneticilerinin bilimsel yönetim yaklaşımına ilişkin öğretmen görüşlerinin cinsiyet, branş, kıdem, hizmet süresi değişkenlerine göre anlamlı bir fark oluşturmadığı ancak okuldaki öğretmen sayısı değişkenine göre anlamlı bir fark meydana geldiği saptanmıştır. Yine okul yöneticilerinin sistem yaklaşımı bağlamında öğretmen görüşlerinin cinsiyet ve kıdem değişkenine göre anlamlı bir fark olmadığı; ancak branş, hizmet süresi ve okuldaki öğretmen sayısı değişkeni bakımından anlamlı bir fark gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Okul Yöneticisi, Yönetsel YaklaĢımlar, Klasik Yönetim, Neo Klasik Yönetim

Okul yöneticileriOrtaokullarYönetici davranışı+2
Ali Kozak
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin değişimi yönetme yeterlilikleri (Afyonkarahisar ili örneği)

Bu araştırma resmi eğitim kurumu (İlkokul, Ortaokul ve Lise) yöneticilerinin ''değişimi yönetme yeterlikleri'' bakımından değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma karşılaştırmalı türden tarama modelindedir. Veri toplam aracı olarak Helvacı ( 2004) tarafından geliştirilen, Okul yöneticilerinin değişimi yönetme yeterliliği ölçeği kullanılmıştır. Ölçme aracı 2016-2017 yılında Afyonkarahisar ilinde görev yapan 304 yönetici ve 419 öğretmene uygulanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde SPSS programı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde t-testi, tek yönlü Anova testi ve farklılığa neden olan grubun belirlenmesinde Tukey HSD testi kullanılmıştır. Bu araştırmanın sonucuna göre, okul yöneticilerinin kendi Görüşlerine göre değişim ihtiyacı belirleme, okulu değişime hazırlama, değişimi uygulama ve değişimi değerlendirme yeterlilikleri açısından çok düzeyde, öğretmenlerin Görüşlerine göre ise orta düzeyde bulunmuştur. Okul yöneticilerinin değişim ihtiyacı belirleme, okulu değişime hazırlama, değişimi uygulama ve değişimi değerlendirme yeterliliklerine ilişkin kendi ve öğretmen görüşleri cinsiyet, kıdem, görev, okul türü, eğitim durumu ve hizmet içi seminer değişkenlerine göre farklılaştığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Değişim, değişim yönetimi, örgütsel değişme

AfyonkarahisarDeğişimDeğişim yönetimi+4
İsa Urhanoğlu
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Yönetici ve öğretmenlerin okulun dijital yönetimine ilişkin görüşleri: Bir karma yöntem araştırması

Bu araştırmanın amacı yönetici ve öğretmenlerin dijital çağda okul yönetimine ilişkin görüş ve deneyimlerinin nasıl olduğunu incelemektir. Araştırmada nitel ve nicel desenlerin bir arada kullanıldığı karma desen türlerinden ''yakınsayan paralel desen'' kullanılmıştır. Bu bağlamda araştırmanın nitel bölümü ''durum çalışması'' yöntemi ile yürütülürken nicel bölümü ''tarama'' yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırmanın katılımcıları, nicel aşamada Ankara'nın altı ilçesine bağlı kamu okullarında görev yapmakta olan 519; nitel aşamada ise 12 yönetici ve öğretmenden oluşmaktadır. Veriler, araştırmanın nitel kısmı için yarı yapılandırılmış görüşme formu ile, nicel kısmı için ise araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan '' Okulun Dijital Yönetimi Ölçeği'' ile toplanmıştır. Toplanan veriler nitel kısımda ''içerik analizi'', nicel kısımda ise t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yöntemi ile analiz edilmiştir. Nicel analizler sonucunda, yönetici ve öğretmenlerin okulların bir işletme olarak dijital yönetimine ilişkin görüşleri düşük puan çıkarken, okullarda genel olarak dijital bir yönetim sergilendiği düşünülmektedir. Söz konusu nicel bulgular, görüşmelerden elde edilen nitel bulgular ile desteklenmiştir. Sonuç olarak, karşılaşılan pek çok zorluğa ve eksikliğe rağmen okulların tüm yönüyle dijital olarak yönetildiği ve giderek dijitalleştiği tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: Dijital, Okul, Okul Yönetimi, Dijitalleşme, Dijital Okul Yönetimi

Okul yönetimiSayısal yeteneklerSayısal yeterlikler+4
Emrah Kaya
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yöneticilerin psikolojik niteliklerinin Mevlana Celâleddîn-i Rûmî ve Muhyiddin İbnü'l-Arabî bakış açıları ile Allah esmaları bağlamında değerlendirilmesi

İnsanların öz varlığını anlama, kendini ve çevresini anlamlandırma çabası, doğasını bilmek isteme ve kendileşmesi süreci hem psikoloji hem de din bilimlerinin konularını oluşturmaktadır. İnsanın kendisine ait olan değerleri keşfetmesi ve yaşaması varoluş ile ilgili bir olgudur. Kişi, doğduğu andan itibaren yaşadığı dünyaya yabancılık çekmemek adına içinde varolduğu deneyimlerle öğrenmeye başlar. Jung'un arketipleri ve Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin Â'yân-ı Sâbite'si ve dahi Rumi'nin eserleri bunları derinlemesine ele alır. Bunun yanı sıra, insan iç dünyasında söz konusu olan gizil imgeler ile dış dünya tarafından tanınır ve dış dünyayı öğrenir. Psikoloji biliminde yapılan çalışmalar bağlamında, "teolojiyle olan yakınlık ile bilinen Jung", analitik psikolojinin temelini oluşturan ortak bilinçdışı ve arketipler kuramını, İslam dünyasında, konuyu yüzyıllar öncesinde, ilahi boyutta ele almış olan Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin Â'yân-ı Sâbite'si ile değerlendirmiştir. Dolayısıyla, insanın psikolojik niteliklerini ve dahi yönetici özelliklerini bu bağlamda ele almak oldukça önemlidir. İnsan ruhunu ve mesleklerin doğalarını "olması gereken bağlamında" eşsiz ve son kitap olan "Kur'ân-ı Kerîm" aracılığıyla ele almak mümkündür. Ayrıca, ömrünü bu kitaptaki mesajları deşifre etmeye ve "İslâm düşüncesinde sezginin bir çeşidi olarak ifade edilen ilham yoluyla elde ettiği" Allah'tan gelen hakikatleri yaymaya adamış Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ve Muhyiddin İbnü'l-Arabî bakış açılarıyla incelemek doğru kanaldan önemli bilgiler sağlayabilecektir. Her bir meslek, insanlık ve toplumlar için oldukça önem arz etmekle beraber, insanlığın varoluşundan beri olan "yönetim" bağlamında konuyu ele alıp, kültüre dayalı psikoloji akımını temele alarak, insan ve yönetici niteliklerini yaradandan insana yansıyan isimler ve sıfatlar noktasında işlemek, alana yeni ve önemli bakış açıları kazandırabilecektir. Zira, daha önce yapılmış çalışmalarda böyle bir esere rastlanmamıştır. Bu tez benzer çalışmalar için öncü olması bakımından oldukça önemli görülmektedir. İnsanlar, her zaman müte'âl/aşkın olan Yüce Yaratıcı'ya inanma, O'na sığınma ihtiyacı duymuştur. Farklı coğrafyalarda ve farklı zamanlarda inanç sistemlerinin var olması, bu gerçeği ispatlar niteliktedir. Bunun yanı sıra, bir yaratıcıya inanma ihtiyacına sahip olan insanlar, bu yüceliği aynı zamanda tanıma ihtiyacı da duymuşlardır. Zira bir varlığa inanmak, onu açıklamayı gerektirir. O halde bilinmesi gereken ilk şey, her şeyin yaratıcısı olan Allah'ın bilgisidir. İslam düşüncesindeki yaygın anlayışa göre Allah, isim ve sıfatlarıyla bilinebilir. Kur'ân-ı Kerîm'e bakıldığında; Kur'ân-ı Kerîm'in Allah'ı farklı isim ve sıfatlarla insanlara tanıttığı ve bu sıfatları "el-Esmâü'l-hüsnâ" (El-esma El-hüsna) olarak isimlendirdiği görülür. el-Esmâü'l-hüsnâ terkibi, ismin çoğulu olan "esmâ" ile, "güzel", "en güzel" anlamındaki "hüsnâ" kelimelerinden oluşmuş olup, Allah'a ait tüm isimleri ifâde etmek üzere "en güzel isimler" anlamına gelmektedir. Esmâü'l-hüsnâ, Kur'ân-ı Kerîm'de Allah'ın kutsi huzuruna layık olan isimleri olarak ifade etmektedir. Kur'ân-ı Kerîm'de çokça yer alan Esmâü'l-hüsnâ, zât-ı ilâhîyi niteleyen ve tanıtan vasıflardır. Hakikaten Kur'ân-ı Kerîm'in temel konusu insanlar olsa da Kur'ân-ı Kerîm'de sıkça geçen kavram ve isimlerden biri de Allah kavramıdır. Dolayısıyla Kur'ân-ı Kerîm içerisinde yer alan tüm konular, Allah merkezli bir ifâde örgüsü içerisindedir. İslamî kültürde yer alan Esmâü'l-hüsnâ'yı anlamak, tanımak ve tanımlamak oldukça önemlidir. Mü'minler, kendilerini yaratana bu isimler ve sıfatlar çerçevesi ile inanmaktadırlar. Seyr-u sülük (tasavvuf yolculuğu ya da manevi yolculuk) şekilleri Esmâü'l-hüsnâ'ya binaen belirlenmiştir. Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî'nin eserlerinde olan konular her daim Allah'ın güzel isimleri çerçevesi içerisinde işlenmiş ve bu isimler çerçevesince değerlendirilmiştir. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, tüm sufilerin yaptığı gibi, hayata Esmâü'l-hüsnâ penceresi ile bakmaktadır. Eserlerinde bazen Allah'ın güzel isimlerinin açıklamaları yapılmakta olup bazen de bu isimlerin eşya ve olaylar üzerindeki etkisi ele alınmaktadır. Muhyiddin İbnü'l-Arabî ise eserlerinde varlık mertebeleri ve menzilleri bağlamında Esmâü'l-hüsnâ'yı incelemiştir. Bu mertebeleri, isimleri ve insan ilişkilerini irdelemiş olan Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin düşünceleri içerisinde, Allah ve insan-âlem irtibatı vardır. Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin, Şeyh-i Ekber unvanını hak etmesinin esas nedenleri arasında; İslam akidesinin temeli olan Allah-insan irtibatını, insanlık mirasını ve düşüncelerini dikkate alması ve tüm bunları evrensel bir bakış açısı ile ortaya koyması sayılabilir. Kur'ân-ı Kerîm ise insanı, kendi nefsi ve yaradılışı ile ilgili düşünmeye teşvik etmekte ve aynı zamanda, bugün bazıları bilim olarak anılan ilimleri araştırmaya sevk etmektedir. Bu çalışmada, yöneticilerin psikolojik niteliklerinin Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ve Muhyiddin İbnü'l-Arabî bakış açılarıyla Allah esmaları bağlamında ele alınması amaçlanmıştır. Kültüre dayalı psikoloji akımı bağlamında; insanların, Allah'ın isimleri ile ifade edilmesinden hareketle Esmâü'l-hüsnâ'nın "yönetici" kişilerin özelliklerine yansıması Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ve Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin bakış açılarıyla örülmüştür.

Esma-i HüsnaMevlana Celaleddin-i RumiMuhyiddin İbnü`l-Arabi+4
Okyanus Işık Seda Yılmaz
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00

Related subjects