Mardin
102 theses under this subject heading
Kültürler arası kırklama geleneğinin antropolojik bağlamda incelenmesi Şanlıurfa-Mardin örneği
Bu çalışma, sosyal bilimlerin başlangıç tarihiyle, gelişim sürecinde ortaya çıkan ve 19. Yüzyılın en genç bilim dalı olan antropoloji bilimini tanımlayan ve insanın, insanlığın bir parçası olan, antropolojinin en önemli temel ilkesi olan kültürel farklılıkları ortaya koymuştur. Kültürün insanla olan ilişkisini ele alarak kültürlerarası etkileşimi ortaya koymuştur. İnsanlığın birikimlerini yeniden üretme biçimini, antropolojinin günlük hayattaki önemini, kültürün temel ilkelerine dayandırıp ele alınmıştır. Kültürel ve biyolojik olarak insanı tanımlayan Antropoloji disiplini bilimsel olarak yoğun bir çalışma yürütmektedir. İnsan için bunlardan bir tanesi de sayılardır. İnsanlık tarihinde inançsal bağlamda bazı sayılar kutsal değerler taşımaktadır. Bu sayılardan bir tanesi de kırk'tır. Bu tez çalışmasında Mardin ve Şanlıurfa yörelerinde asırlardır devam eden Kırk sayısının nasıl önem kazandığını, Kırk sayısının kültürel açıdan neden bu kadar etkili olduğunu açıklar. Bir insanın dünyaya geliş süreciyle doğum öncesi ve sonrası, ruhun bedenden ayrılış süresi Kırk sayısına bağlanmaktadır. Dolayısıyla kültürlerarası karşılaştırma yaparak sayıların günlük hayattaki yerini etnografik bir yöntemle incelemiştir. Anahtar kelimeler: Antropoloji, Kültür, Kırk Sayısı
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin Türk eğitim sistemine ilişkin görüşleri: Güncel sorunlar ve önerilen çözümler (Mardin ili örneği)
Sosyal bilimlerin tecrübelerinden birey kendisini ve toplum yapısını kavrayan, birlikte yaşayabilen ve sağlıklı kişilerin yetişmesi açısından yeni nesillere aktarılması gerekir. Bu çalışma; sosyal bilgiler öğretmenlerinin gözünden sosyal bilgiler eğitimine ilişkin mevcut sorunlar irdelenerek çözüm yolları sunulması amaçlanmıştır. Türk Eğitim Sistemi'nin sosyal bilgiler dersiyle ilgili sorunların değerlendirilmesi ve çözüm üretilebilmesi açısından sosyal bilgiler öğretmenlerinin görüşleri ve çözüm önerileri mevcut sorunlara ışık tutması araştırmanın yapılış gerekçesidir. Araştırmada şimdi veya gelecekteki problemleri ortaya koymak hedeflendiğinden nitel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma gurubunu Mardin ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okullarında görev alan ulaşılabilme durumuna göre seçilen 50 Sosyal Bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Nitel araştırma yaklaşımlarından söylem çözümlemesi ve içerik çözümlemesi teknikleri kullanılmıştır. Söylem çözümlemesiyle görüşlerin derinlemesine incelenerek bazı durumlarda eleştirel bakış açısı kullanılmış olunup, içerik çözümlemesindeyse araştırmadaki genel eğilimler ve görüşler betimsel olarak ortaya konulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, okulun, öğrencinin hazır bulunuşluğunu, motisavyonunu etkilediği, öğrencinin genetik/mental durumu, velinin öğrenciyi nasıl yönlendirdiği, çocuğun içinde bulunduğu maddi koşulların eğitimiyle doğru orantılı olduğu, öğrencinin yetiştiği çevrenin başarısında etkili olduğu görülmektedir. Öğrencinin yardımcı kaynaklara ulaşabilmesi başarıyı etkileyen diğer bir unsurdur. Öğretmenlerin çoğu ders kitaplarının kaliteli basılmadığını belirtmişlerdir. Veli tutumunun, sosyo-ekonomik koşulların önemli olduğu, ebeveynlerde eğitim farkındalığı oluşturulması gerektiği, velilerin okulla işbirliği yapması ve aile ziyaretlerinin artırılması sonucuna varılmıştır. Ders esnasında öğretmenler; akıllı tahtayı, soru cevap yöntemini ve sunuş yolunu sıklıkla kullanmaktadırlar. Okulların müfredatla uyumlu, fiziki açıdan desteklenmesi gerektiği ayrıca okullara bütçe ayrılmalıdır. Eğitim sistemi tasarlanırken tüm mesleklerle görüşülüp ihtiyaca uygun bir şekilde düzenleme yapılmalıdır. Eğitim sisteminin tüm kademeleri; öğretmenlerin görüşleri geri dönütleri doğrultusunda düzenletilmelidir.
Geleneksel mimari dil için geliştirilen tasarım grameri: Mardin
Dünyada çok sayına geleneksel mimari örnekleri bulunmaktadır. Bu örnekler derinlemesine incelendiğinde, geleneksek yaşamın kimliğini oluşturan birçok bileşen ve kuralın var olduğundan bahsedebiliriz. Mardin geleneksel dokusu da zaman içinde bu doğrultuda gelişmiş ve günümüzde de bu kimliğini korumaya çalışan tarihi bir mirastır. Ancak bölgede yapılan yanlış ve bilinçsiz müdahaleler, hatalı restorasyonlar ve bölgenin özelliklerini taşımayan yeni yapılaşmalar, bölgede var olan geleneksel dokunun ciddi şekilde zarar görmesine sebebiyet vermektedir. Eski şehirde var olan konutların, bakım zorluğu, çağdaş yaşama koşullarına cevap veremiyor olmaları, bölge halkını gelişmekte olan Yenişehir'e yönlendirmektedir. Ancak bu bölgede bölge halkına sunulan apartman bloklarının, Mardin'in ihtiyaç ve koşulları düşünülmeden, geleneksel dokudan tamamen kopuk gelişmesi, günümüze kadar gelen mimari dilin yok olması tehlikesini doğurmaktadır.Bu tez çalışması kapsamında amaçlanan, kural tabanlı tasarım olan biçim gramerleri formalizminden yararlanılarak, bir tasarım grameri oluşturmaktır. İki aşamalı geliştirilen bu çalışmada, ilk bölüm Mardin geleneksel dokusunu belirleyen, yapıların biçimlenmesinde etkin olan bileşenlerin çözümlenmesinde yararlanılan kavramsal ve biçimsel analiz, ikinci yani sentez bölümünde ise bu bileşenleri kullanarak, oluşturulan tasarım grameri ile bölgeye, yeni, çağdaş bir yerleşim önerisi sunmaktır. Bu amaçla, analiz bölümünde Mardin mimarisinin biçimlenmesinde etkin olan kavramlar irdelenecek ve mekanların bir araya gelişlerindeki mevcut kurallar irdelenerek, informal biçim analizi yapılacaktır. Sentez bölümünde ise, analiz sonucu ortaya çıkan kurallar yeniden yorumlanarak, bölge için sınırsız sayıda konut tipi üretebilecek bir tasarım grameri oluşturulacaktır.Sonuç olarak, geliştirilen ve Mardin geleneksel dokusundan türetilen yeni konut tipolojileri ile, Yenişehir için, bölgede hızla gelişmekte olan apartman bloklarına alternatif, geleneksel dokudan türetilen yeni bir doku önerisi geliştirilecektir.
Konut ön tasarım sürecinde kural tabanlı bir yazılım modeli: Mardin örneği
Mimari tasarım sürecinde kural tabanlı tasarımın kullanılması, bilgisayar teknolojilerindekigelismeler sayesinde hız kazanmıstır. Tasarımcının bu gelismelerden en iyi sekildeyararlanması için tasarıma oldugu kadar bilgisayar koduna da hakim olması veya bu konudadestek alması yararlı olacaktır. Kural tabanlı tasarımda belli kurallar veya kural setleriyleistenilen kriterlere uygun ürünler elde etmek amaçlanmaktadır. Dolayısıyla ürünler ortaközellikleri olan farklı ürünler olacaktır. Bu yöntemi kullanarak tasarım yapmak için uygunolan yerlerden biri de Mardin'dir. Mardin'in mimari bir dili vardır ve bu dilin kurallarınınbelirlenmesi mümkündür. Bir programcıyla ortak bir çalısma sonucunda kural tabanlı tasarımbazlı bir program gelistirilmistir. Bu program erken tasarım sürecinde tasarımcıya yönelikMardin'e özgü soyut konut plan alternatifleri vermektedir.
Gramer tabanlı mimari tasarım: Mardin'de ilköğretim okulu tipolojileri
Mardin şehri, yüzlerce yıllık tarihi birikimi ve korunmuş geleneksel mimarisiyle tümüyle kültürel miras olarak kabul gören ender bir şehirdir. Ancak bu kültürel mirasın günümüz yapısal ihtiyaçları karşısında bozulmaya uğrama ve kaybedilme tehlikesi bulunmaktadır.Özellikle konut, eğitim ve sağlık yapılarına duyulan ihtiyaç sonucu oluşturulan ve günümüz konfor koşullarını sağladığı düşünülen yapılaşmalar, Mardin mimarisini ve tarihi birikimini tehdit etmektedir. Bu yapılaşmalar sonucunda özellikle Yenişehir'de Mardin mimarisiyle bağdaşmayan bir kent kültürü oluşmaktadır.Eğitim ve sağlık sektöründeki yatırımları planlamak, gerçekleştirmek ?sosyal devlet? in asal görevlerindendir. Ancak devletin kısıtlı kaynakları, büyük bir coğrafyaya dağılmış, kalabalık ve çok da zengin olmayan ülkemiz nüfusunun ihtiyaçlarına cevap verememektedir.Ülkemizdeki çağdaş eğitim yapılarına duyulan ihtiyaç ve bu ihtiyaçtan doğan yapılaşma kültürü devlet eliyle gerçekleştirilen tip projeler eliyle çözülmeye çalışılmaktadır. Tip projeler başta bölgesel iklim farklarını görmezden gelmeleri nedeniyle türlü iklimsel sorunların ortaya çıkmasına, sosyal ve eğitsel gelişmeleri öngörmemeleri nedeniyle de türlü işlevsel sorunların ortaya çıkmasına sebep olurlar. Ayrıca her kentte tekrar tekrar kullanılmaları nedeniyle kentlerin kimliksiz ve kişiliksiz gelişmelerini tetiklerler.Hazırlanan bu çalışmayla, ülkemizdeki eğitim yapılarına olan ihtiyacı karşılamak adına, geleneksel kent dokusu tehdit altında olan Mardin'de, tarihi dokuyla uyum içinde olan kültürel mirasa saygılı, çağdaş ilköğretim okulu tipolojileri önerilmiştir. Bu nedenle, kentin mimari dilini önce anlayabilmek daha sonra yeni öğelerle zenginleştirebilmek için, kent dokusunun oluşturan öğeler teker teker incelenerek çözümlemesi yapılmıştır.Elimizdeki analiz kaynaklarını değerlendirerek geleneksel dokuda mimari tasarım üretmek, ?Biçim Gramerleri?nin kullanım alanlarından biridir. Mardin'de çağdaş ilköğretim okulları tasarımında yeni tipoloji alternatifleri belirlemek için bu metod kullanılmıştır.Anahtar Kelimeler: Mimari dil, Geleneksel Mimari Dokuda Mimari Tasarım, Mardin, Eğitim Yapıları, Çağdaş İlköğretim Okulu Tipolojileri
Mardin ve çevresinde dövme geleneği ve giysi tasarımlarına uygulanabilirliği
İnsanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahip olan dövme, is, çivit, öd, anne sütü gibi maddelerinin kullanılması ile elde edilen karışımın deri altına iğneler ile işlenmesine denir. Dövmeyi Mardin ve çevresinde kadınlar ve kızlar bedenlerinde dini ve kültürel bir simge olarak taşımışlardır. Yörede dövmeyi, bedenin bir nevi ruhunun aynası olarak görmüşlerdir. Vücuda işlenen dövmeler süslenme, nazar, tılsım, bereket ve güzellik getirdiğine inanılmaktadır. Tez çalışması 3 aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada dövme işaretlerinin (tamga, damga) tarihsel değerlendirilmesi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlarda, Orhun Yazıtları başta olmak üzere, Özgün, Turfan yazmalarındaki yazıtlara ve Uyuk Arjan Yazıtlarındaki işaretler Çağatay ve Nogay Türklerine ait para üzerindeki Türk Tamgaları, Göbeklitepe (Şanlıurfa) tapınaklarındaki dikili taşlar üzerindeki semboller ile Mardin ve çevresindeki dövmelerin bazı işaretlerin bu yazıtlardaki işaretler ile benzerlikleri araştırılmıştır. İkinci aşamada, Mardin ve çevresinde geleneksel yöntemlerle yapılan dövme sanatı ve motiflerini ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Dövme motiflerin tanımları ve uygulandığı uzuvlara göre yüzdeki dövmeler, eldeki dövmeler, ayak ve vücudun görünmeyen yerlerdeki dövmeler olarak sınıflandırılmıştır. Bu aşamada, geleneksel yöntemlerle yapılan dövmeler ile günümüz moderitesiyle yapılan dövmelerdeki değişim ve dönüşümlerindeki farklılıklar incelenmiştir. Ayrıca bu aşamada, kaynak kişilerle yapılan görüşmelerde bir dizi anket çalışması yapılmış ve elde edilen veriler analiz edilmiştir. Son aşamada ise, dövme sanatınınım giyilebilir tasarımlara uygulanabilirliği belirlenmiş ve yeni tasarım modelleri geliştirmiştir. Tasarımda geleneksel yöntemlerle yapılan dövme/dek motiflerinin genel görünümünden esinlenilmiştir. Dövmenin uygulandığı bölge ve dövme motifinin özgünlüğüne bağlı kalınarak makine nakışı ve dijital baskı tasarımları uygulanmıştır.
IX. dönem Mardin Milletvekilleri ve siyasi faaliyetleri
14 Mayıs 1950 seçimleri, Türkiye'de CHP'nin 27 yıllık iktidarının son bulduğu bir seçim olmuştur. Uzun bir süre iktidar olan Cumhuriyet Halk Partisi, 14 Mayıs 1950 seçim sonucuna göre iktidarı Demokrat Partiye devretmiştir. Bu seçimden sonra oluşan IX. Dönem (1950-1954) Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Mardin 7 milletvekili ile temsil edilmiştir. Mardin'den üç milletvekilliğini CHP, üç milletvekilliğini DP, bir milletvekilliğini de bağımsız aday kazanmıştır. 1950-1954 yılları arasında görev yapan IX. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Mardin milletvekilleri; Abdurrahman Bayar, Abdulkadir Kalav, Cevdet Öztürk, Kemal Türkoğlu, Ali Rıza Erten, Mehmet Kamil Boran ve Aziz Uras'tır. Adı geçen milletvekilleri, Meclis'te çeşitli konular üzerine yaptıkları konuşmalarla, verdikleri kanun teklifleri ve önergelerle görüşlerini ortaya koymuşlardır. Ayrıca içinde yer aldıkları çeşitli komisyonlar ve katıldıkları inceleme heyetleri olmuştur. Bunların dışında Mardin'in kalkınması için bayındırlık, sağlık, sosyal ve ekonomik birçok alanda katkılar sağlamışlardır.
Taşımalı eğitim sistemi uygulamasının öğretmen görüşlerine göre incelenmesi
Bu araştırmada, Mardin ilinde bulunan ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin, taşımalı eğitim sistemi uygulamalarında karşılaştıkları sorunlara ilişkin görüşleri incelenmiştir. Bu araştırma, karma modelli bir çalışmadır. Bu çalışmada nicel ve nitel araştırma metodu birlikte kullanılmıştır. Bu çalışmada karma modellerden ardışık yöntem kullanılmıştır. Araştırmada öncelikle nicel veriler toplanmış daha sonra daha zengin ve derin veri elde etmek için nitel araştırma metodu kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmının evrenini 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında Kızıltepe ilçesinde bulunan 20 ortaokulda görev yapan 590 öğretmen oluşturmaktadır. Örneklemini ise, ilçe merkezindeki ortaokullar arasından rastgele yöntemle seçilen 20 ortaokulda görev yapan 428 öğretmen oluşturmaktadır. Nicel kısımda elde edilen verilerin SPSS (Statistical Package for the Social Sciennes) paket programı ile analizi yapılmıştır. Verilerin analizinde; aritmetik ortalama ve standart sapmalar bulunmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Ülker (2009) tarafından, taşımalı ilköğretim uygulamasının genel durumunu değerlendirmek için geliştirilen "Taşımalı İlköğretim Uygulamasının Genel Durumu Değerlendirilmesi Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel veri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nitel veriler görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Görüşme verileri tek tek incelenmiş, ilgili görüşme ile ilgili notlarla birlikte değerlendirilmiş ve kodları çıkarılarak raporlaştırılmıştır. Yapılan analizlerde içerik analiz tekniği kullanılmıştır. İçerik analizinde kategorisel ve frekans analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, araştırmada taşımalı eğitim uygulamasının yeterliliğinin ele alındığı fiziki durum, taşıma durumu, yemek durumu ve eğitim-öğretim durumuna
Mardin milletvekilleri ve siyasi faaliyetleri (2002-2015)
Bu çalışmanın konusunu 2002-2015 yılları arasında Mardin Milletvekilleri ve siyasi faaliyetleri oluşturmaktadır. Öncelikle çalışmanın kavramsal çerçevesi, Mardin'in tarihi, coğrafi konumu, nüfusu, idari ve siyasi durumu hakkında bilgiler verilerilmiştir. Çalışmada araştırılan yirmi milletvekilinin biyografisi verilmiş, ayrıca geçmişten günümüze milletvekillerinin biyografilerine de kısaca yer verilmiştir. 2002-2015 yılları arasında Mardin milletvekillerinin meclisteki konuşmaları ve faaliyetleri araştırılmıştır. Dört yasama dönemini kapsayan on üç yıllık parlamento çalışmalarının Mardin'e yansımaları araştırılarak çalışmaya aktarılmıştır. Böylece araştırmacıların bu bilgilerden faydalanması amaçlanmıştır. Çalışmada temel kaynak olarak TBMM Arşivi, Tutanak Dergisi ve bir çok literatürden faydalanılmıştır. Milletvekillerinin bir çoğu ile birebir görüşme imkanı sağlanmış, biyografileri verdikleri bilgilere göre aktarılmıştır. Bu çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde: Kavramsal çerçeve, siyasetin tanımı ve siyasal sistem anlatılmış, Türkiye'de parlamenter sistem I. ve II. Meşrutiyet dönemleri ve Cumhuriyet dönemi anlatılmıştır. Akabinde, 2002-2015 yılları arasında Türkiye anlatılmıştır. Mardin ile ilgili genel bilgiler verilmiştir. 1920-2002 yıllarında görev alan milletvekillerinin biyografileri kısaca özetlenmiştir. 2002-2015 yılları arasında çalışmanın özünü oluşturan dört dönem boyunca görev almış yirmi milletvekilinin biyografilerine kapsamlı olarak yer verilmiş, yerellik oranları tablo ile desteklenmiştir. İkinci bölümde: çalışılan yirmi milletvekilinin mali, ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi, hukuki, askeri, eğitim ve sağlık alanlarında mecliste yaptıkları konuşmalar tespit edilmiş, konuşmaları tek tek analiz edilerek aktarılmıştır. Üçüncü bölümde: 2002-2015 yılları arasında görev almış Mardin milletvekillerinin meclisteki faaliyetleri ele alınmış olup mecliste verdikleri önem arz eden kanun teklifleri ve önergelere yer verilmiştir. Sonuç olarak çalışmamızda, emekli ve titiz bir araştırma sonucunda Mardin Milletvekilleri'nin Meclisteki faaliyetleri ortaya konularak araştırmacıların istifadesine sunulmuştur.
Yabancı ile bir arada yaşama ve ötekileştirme: Mardin halkının bakışından Suriyeli sığınmacılar
2011 yılında başlayan Suriye'de meydana gelen iç karışıklar sonucu Suriye halkının çok önemli bir kısmı komşu ülkelere iltica etmek zorunda kalmıştır. Suriyeli mültecilerin en çok iltica ettikleri ülke olan Türkiye'deki kayıtlı Suriyeli sayısı Ağustos 2019 tarihi itibarıyla toplam 3 milyon 643 bin 870 kişidir. Dolayısıyla, Türkiye'de neredeyse nüfusun %5'lik bir kısmına tekabül edecek sayıda Suriyeli mülteci bulunmaktadır. Türkiye'deki Suriyelilerin belli bir kısmı çeşitli illerde devlet tarafından kurulan sığınmacı kamplarında yaşamlarını sürdürmeye çalışırlarken önemli bir kısmı da kamp dışında yerleşik halk ile iç içe yaşamaktadır. Başlangıçta misafir olarak kabul edilen ve tanımlanan Suriyeli sığınmacıların aradan geçen sekiz yıllık süre sonrasında yavaş yavaş Türkiye'de yerleşik hale gelmeye başlaması hiç şüphesiz yerli ile yabancı arasındaki başlangıçtaki ilişkilerin de değişmesine neden olmaktadır. Zira, misafirlikten yerleşikliğe geçiş aynı zamanda yabancının yerli toplum tarafından zaman zaman birçok konuda günah keçisi olarak ilan edilmesini ve dolayısıyla ayrımcı ve dışlayıcı söylem ve davranışlarla karşılaşmalarını daha olası hale getirmektedir. Bu anlamda, Türkiye'ye gelen sığınmacıların etkileşimleri sonucunda yerel halkın tutumlarında oluşabilecek dışlama veya ayrımcılık temelindeki pratikler yaygınlaşabilmektedir. Dolayısıyla, Türkiye'de siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda derinlemesine etkiler yaratan bu kitlesel göçün ve misafirlikten yerleşikliğe doğru evrilen sürecin yerleşik halkta nasıl etkiler yarattığı ve yerel halkın perspektifinden Suriyeli sığınmacıların başlangıçtan farklı olarak artık nasıl karşılandığının incelenmesi önemlidir. Bu çerçevede, araştırmanın konusunu Suriyeli sığınmacılar özelindeki göçler sonucunda gerçekleşen toplumsal etkileşimlerin özellikle algısal boyutta yarattığı gerilimler, bunların yerel halkın gündelik toplumsal pratiklerine nasıl yansıdığı ve dış göçle gelen dezavantajlı nüfusa yönelik olası olumlu veya olumsuz algıların biçimlenmesinde rol oynayan faktörler veya dinamikler oluşturmaktadır. Başka bir ifadeyle, uzunca bir zamandır yoğun bir Suriyeli sığınmacı akınıyla karşılaşan Türkiye'de sığınmacılara yönelik inşa edilen tutumların somut söylemlere ve eylemlere yansıma biçiminin sosyolojik olarak değerlendirilmesi araştırmanın/tezin merkezi noktasını oluşturmaktadır. Bu bağlamda, araştırmada, Türkiye'ye yönelen bu göç hareketleri sonucunda sığınmacılarla ilgili yansıyan negatif yöndeki çok sayıdaki gündelik etkileşimin, haberin veya deneyimin yerel halkta "karşıt konum kimliklerinin oluşması"na ve dolayısıyla bir "karşı grup yabancılaştırması"na yol açıp açmadığı veya bu süreçte nasıl bir etkiye sahip olduğunun irdelenmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, Suriyeli sığınmacılarla yerel halkın gündelik karşılaşmalarının ve etkileşimlerinin yüksek olduğu sınır bölgesi yerleşim yerlerinden biri olan Mardin ili araştırmanın evreni olarak seçilmiştir. Mardin'deki Suriyeli sığınmacı nüfusu Mardin ilinin toplam nüfusunun %10,55'ini oluşturmaktadır. Suriyeli sığınmacıların toplam nüfusa oranı bakımından Mardin Türkiye'de yedinci en çok Suriyeli barındıran il durumundadır. Çalışmada nitel metodolojiye uygun olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla derinlemesine görüşmeler yapılmış ve katılımlı gözlem tekniği ile ampirik veriler elde edilmiştir. Teorik örnekleme ve maksimum çeşitlilik örnekleme tekniklerinin kullanıldığı bu çalışmada demografik çeşitlilik göz önünde bulundurulmakla beraber yeteri veri elde edilene kadar görüşmeler devam ettirilmiş ve toplamda 36 katılımcıyla alan araştırması tamamlanmıştır. Dolayısıyla, araştırma, genel olarak yerel halk arasında Suriyeli sığınmacılar özelinde yabancı göçmelere yönelik algıların hangi yönde olduğu ve sığınmacılara yönelik inşa edilen tutumların somut söylemlere ve eylemlere yansıma biçiminin nitel verilere dayalı olarak sosyolojik eksende sınır bölgesi olan Mardin ili örneği üzerinden değerlendirilmesini kapsamaktadır. Nitekim, bu araştırma ile yerlinin bakış açısından yabancı ile yerli arasındaki ilişkilerin detaylı olarak ortaya konulması ve henüz ne zamana kadar Türkiye'de kalacakları belli olmayan Suriyeli sığınmacıların uzun vadede Türkiye'de kalmaları ve yerleşik hale gelmeleri durumunda ileride ilişkilerin ne yönde şekilleneceğinin öngörülmesi noktasında katkı sağlaması hedeflenmiştir.
Bölgesel kalkınmada turizmin rolü: Mardin örneği
Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de bölgeler arası ekonomik dengesizlik sürekli olarak büyüyen ancak henüz çözülemeyen bir sorun haline gelmiştir. Hemen her dönemde bu farklılığı ortadan kaldırmak için kalkınma planları yapılmış ve bir kısım tedbirler alınmış olsa da yeterince etkili olamamıştır. Son yıllarda teknolojik gelişmeler ve artan seyahat imkânları insan hareketliliğini ve dolayısıyla turizmi çekici hale getirmiştir. Turizmde meydana gelen bu hareketlilik aynı zamanda ekonomik hareketliliği de beraberinde getirmiştir. Bu çalışmada, Mardin ilindeki turizmin gelişimi ildeki ekonomik faaliyetleri nasıl etkilediği ve bunun bölge ekonomisine nasıl yansıdığı araştırılmıştır. Bu bağlamda Mardin'de tesadüfî örnekleme yöntemiyle seçilen turizm sertifikalı otel yöneticilerinin bu konudaki görüşlerini belirlemek amacıyla 119 yöneticiye anket uygulanmıştır. Yöneticiler Mardin ilindeki turizmin gelişmesi direk olarak istihdamı etkilediği ve yoğun sezonlarda çevre illerden bile işgücüne ihtiyaç duyulduğu konusunda olumlu görüş bildirmişlerdir. Turizmin azalması durumunda ise hem Mardin ilinde hem de çevre illerde diğer bütün ekonomik sektörlerin olumsuz etkilendiği görülmüştür. Bu çalışmanın amacı, Mardin'in dil, kültür ve inanç turizmin ekonomik kalkınmasındaki önemini ortaya koymaktır. Turizmin gelişmesi için özellikle Mardin'in tarihi ve kültürel zenginliğinin daha çok tanıtılması gerekir. . Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Turizm, Ekonomik kalkınmada Turizm, Şehir Turizmi,
Tüketicinin otomobil satın alma davranışını etkileyen faktörler ve Mardin ilinde bir araştırma
Günümüz piyasalarında gerek örgütler gerekse tüketiciler açısından satın alma süreçleri önem arz etmektedir. Tüketiciler açısından ele alındığında elde olan finansman kaynağı ile en yüksek verim elde edilecek ürün ya da hizmetin satın alınmasına yönelik davranış sergilenmeye çalışılmaktadır. Örgütler açısından ise, yoğun rekabet koşullarında tüketicilerin kendi ürün ve hizmetlerini tercih etmelerine yönelik çabaların yoğun bir şekilde yürütüldüğü görülmektedir. Özetle piyasanın arz ve talep tarafları için bir tüketicinin satın almaya yönelik davranışı önemlidir. Özellikle örgütler, tüketicilerin satın alma davranışları üzerinde etki sahibi olan faktörleri belirlemek ve bu faktörleri etkileyecek süreçler geliştirerek, tüketicilerin kendi ürün ve hizmetlerini tercih etmelerini sağlamaya yönelik çaba sergilemektedir. Bu çabalara yönelik olarak yürütülen bu araştırmada, Mardin il merkezinde otomotiv sektöründe satın alma davranışı sergileme olasılığı olan tüketicilerin otomobil satın alma davranışlarına yönelik genel bir değerlendirme yapmak ve eş zamanlı olarak da bu satın alma davranışı üzerinde etki sahibi olması beklenen faktörleri; (i) cinsiyet, (ii) yaş, (iii) gelir durumu değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu genel amaç doğrultusunda kurulan araştırma hipotezlerinden sadece cinsiyet ile satın alma davranışı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Kadın tüketiciler ile erkek tüketicilerin otomobil satın alma davranışını farklı şekilde sergiledikleri sonucuna varılmıştır.
Destinasyon imajı ve kişiliğinin ziyaretçi memnuniyetine etkisi: Mardin'i ziyaret eden turistler üzerinde bir araştırma
Bir destinasyonun ziyaretçileri açısından memnuniyetlerini etkileyen birtakım unsurlar bulunmaktadır. Bu unsurlar arasında destinasyon imajı ile destinasyon kişiliği de yer almaktadır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı, destinasyon imajı ve destinasyon kişiliğinin ziyaretçi memnuniyeti üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Mardin kentini ziyaret eden yerli turistler oluşturmaktadır. Çalışma çerçevesinde tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme tekniğinden faydalanılmıştır. Şubat 2018 – Ağustos 2018 tarihleri arasında Mardin'i ziyaret etmiş olan 403 yerli turistten anket tekniğiyle gerekli birincil veriler toplanmıştır. Çalışma kapsamında destinasyon kişiliğini ölçmek üzere Uşaklı ve Baloğlu (2011) ile Chen ve Phou (2013) tarafından geliştirilmiş olan Destinasyon Kişiliği Ölçeği, destinasyon imajını ölçmek için Baloğlu (1996) tarafından geliştirilen Destinasyon İmajı Ölçeği,ziyaretçi memnuniyetini ölçmek için literatür taraması neticesinde oluşturulan karma bir ölçek kullanılmıştır. Hazırlanan anket formu aracılığıyla toplanan veriler SPSS 22.0 ve AMOS 22.0 programları kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın problem cümlesi; "Mardin'i kültür turizmi kapsamında ziyaret eden yerli turistlerin ziyaretçi memnuniyetleri üzerinde destinasyon kişiliği ve destinasyon imajının etkisi var mıdır?" olarak belirlenmiştir. Yaılan çalışma sonucunda, destinasyon imajı ve destinasyon kişiliğinin ziyaretçi memnuniyetini anlamlı ve pozitif şekilde etkilediği saptanmıştır. Elde edilen bu sonuçlar literatür bulgularıyla desteklenmektedir. Ayrıca destinasyon imajı, destinasyon kişiliği ve ziyaretçi memnuniyeti için kontrol değişkenleri vasıtasıyla farklılık analizleri yapılmış, örneklemin çeşitli demografik özellikleri kapsamında anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Mardin, destinasyon, Mardin destinasyonu, destinasyon imajı, destinasyon kişiliği, ziyaretçi memnuniyeti
Gastronomi turizminin alternatif turizm ürünü olarak değerlendirilmesi: Mardin ilinde bulunan işletmelere yönelik bir uygulama
Gastronomi turizmi ülkenin tanıtılması kadar turizm geliri elde etmek için de önemli bir görev üstlenir. Gastronomi turizmine önem veren ülkelerin turizm gelirlerinde büyük artışlar sağlamaktadır. Gastronomi, tarihi ve kültürel değerler bir araya getirilerek turizm merkezlerinin cazibesini ve çekiciliğini arttırmayla mümkündür. Bu çalışmada, Mardin mutfağının gastronomi turizmi çerçevesinde nasıl değerlendirildiğini Mardin'de faaliyet gösteren işletmelerle (restoranlar) araştırılmaya çalışılmıştır. Araştırma kapsamındaki işletmelerle yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleşmiştir. Bu işletmelerde aynı zamanda gözlem yapılarak, işletmelere ait menülerin doküman analizi yapılmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile değerlendirilmiş ve tartışılmıştır. Bu araştırmanın amacı, Mardin gastronomi kültürünün turistik ürün olup olmadığını tespit etmektir. Mardin gastronomi turizminin gelişmesi için reklam faaliyetlerine önem verilmesi gerektiği düşünülmektedir. Ayrıca, Mardin mutfak kültürünün ne olduğu, tarihi gibi eğitimler düzenlenmeli, bilinç farkındalığı oluşturulmaktır.
Sağlık kurumlarında algılanan hizmet kalitesi ve hasta memnuniyetine yönelik bir araştırma: Mardin ili örneği
Küreselleşme ve hızla artan rekabet ortamında işletmelerin hizmet sektöründe ayakta kalabilmeleri için üretim öncesinde ve sonrasında değişen dünya koşullarını takip ederek yeniliklere açık olmaları gerekmektedir. Gelişim ve büyüme eğilimi içerisinde yer alan hizmet sektörü, dünyada ki gelişim ve değişimden en çok etkilenen sektörler arasında da yer almaktadır. Bu çalışmada hizmet sektörü genel olarak incelenmiş olup hizmet sektöründe algılanan hizmet kalitesi ve hasta memnuniyeti tanımlanmıştır. Araştırmada veri toplanırken Mardin ili iki devlet ve iki özel hastanelerinin katılımcılarına Cronin ve Taylor (1992) Servperf algılanan hizmet kalitesi ölçeği ve Taşlıyan ve Akyüz (2010) müşteri memnuniyeti ölçeği uygulanmıştır. Gerçekleştirilen bu araştırma sonunda Devlet hastaneleri ve Özel hastanelerde algılanan hizmet kalitesi ve hasta memnuniyeti ile ilgili olarak; genelde katılımcıların memnun kaldıkları sonucuna ulaşılmış çalışma sonucunda devlet ve özel hastanelerin iyileştirilmesi için çözüm önerileri sunulmuştur.
Mardin ili kamu hastanelerinde görev yapan ameliyathane hemşirelerinin ameliyathanenin yönetimine yönelik tutumlarının değerlendirilmesi
Bu çalıĢma ameliyathane hemĢirelerinin, ameliyathanenin yönetimine yönelik tutumlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıĢtır. ÇalıĢma verileri 1 Temmuz 2019 - 29 ġubat 2020 tarihleri arasında Mardin ilinde yer alan devlet hastanelerinin ameliyathane servislerinde Sosyodemografik Özellikler Veri Formu ve Ameliyathane Yönetimi Tutum Ölçeği kullanılarak toplanmıĢtır. AraĢtırmanın örnekleminde 76 hemĢire yer aldı. HemĢirelerin yaĢ ortalaması 33.76±6.31 ve 47.4‟si kadın, % 73.7‟si evli, % 68.4‟ü lisans mezunuydu. Ameliyathane Yönetimi Tutum Ölçeği puan ortalamalarında en yüksek puan alınan alt boyut "stres ve tükenmiĢlik" iken en düĢük puanın "liderlik" alt boyutunda olduğu belirlendi. Güven alt boyutunda kadınların erkeklere göre daha yüksek puan ortalamasına sahip oldukları belirlendi (p<0.05). Ekip çalıĢması alt boyutunda ise mesleki deneyimi 7- 12 yıl arasında olanların puan ortalamaları daha yüksekti (p<0.05). Ameliyathanede çalıĢma yılına göre 5-9 yıl arasında çalıĢanların bilgi paylaĢama alt boyutunda puan ortalamalarının daha yüksek olduğu belirlendi. Medeni durum ve ameliyathanede çalıĢma konusunda eğitim alma durumu ile ölçek alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıĢtır (p>0.05). Sonuç olarak; bu araĢtırmada hemĢirelerin stres ve tükenmiĢlik durumlarının ameliyathane yönetimi tutumlarını etkilediği ve liderlik eden kiĢinin de bu tutumlarının belirlenmesinde etken olduğu görülmüĢtür. HemĢirelerin meslekte çalıĢma ve ameliyathanede çalıĢma süresi ekip üyeleri ile iĢbirliği yapma konusunda etkili bulunmuĢtur. HemĢirelerin ameliyathane yönetiminde etkili olmak adına tecrübeli olan ekip üyelerinin kliniklerde rehber rol üstlenmeleri, ekip üyelerinin verimliliğini azaltan stres ve tükenmiĢliği azaltabilmek için sürekli iletiĢim halinde olmaları ve paylaĢımda bulunmaları gerekmektedir. Liderlik yönünün geliĢtirilebilmesi için de hemĢireler mesleki geliĢimlerini arttıracak eğitimlere katılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Ameliyathane, Yönetim, HemĢirelik, Cerrahi HemĢireliği
Mardin masalları: İnceleme-metin
Mardin masallarını derleme ve inceleme olmak üzere iki aşamada ele alan bu çalışmanın amacı yörede anlatılan masalları derleyip incelemek ve aynı zamanda Mardin şehrinde masal anlatma geleneğinin günümüzdeki durumunu tespit etmektir. Tarihte pek çok önemli uygarlığa ev sahipliği yapmış Mardin, folklorik malzeme açısından zengin bir kenttir. Fakat Mardin yöresinin masalları ile ilgili yapılan çalışmalar sınırlı sayıda ve dar bir çerçevede kalmıştır. Bu bakımdan bu çalışmada "Alan Araştırması Yöntemi" ile masal metinleri kayıt altına alınmış ve masallar bağlamsal özellikler, tip, motif ve formel unsurlar yönünden incelenmiştir. Masallarda tespit edilen tipler Aarne-Thompson'ın "The Types of the Folktale" ve Eberhard-Boratav'ın "Typen Türkischer Volksmarchen" (TTV) kataloglarına göre tasnif edilmiştir. Mardin masallarında yer alan motiflerin ise Stith Thompson tarafından hazırlanan "Motif- Index of Folk-Literature" adlı çalışmaya göre karşılıkları tespit edilmiş ve Mardin masallarında nadir ve sık geçen motifler tahlil edilmiştir. Kaynak kişilerden alınan bilgilere göre Mardin'de masal anlatma geleneği zayıflamaya başlamıştır. Kitle iletişim araçlarının kırsal kesimlere ulaşması, köy ve şehir hayatındaki yaşamın birbirine benzemesi, şehre göçün başlaması ve geleneği bilen kaynak kişilerin vefat etmesi gibi nedenler bu geleneği olumsuz etkilemiştir. Mardin il merkezi ve ilçelerinde yürütülen çalışmada kaynak kişiler ile yapılan görüşmeler neticesinde 120 masal kaydedilmiştir. Fakat bazı masalların eksik olması sebebiyle 80 masal incelenmiştir. Yapılacak yeni derleme çalışmaları ile yörenin sözlü kültür ürünleri kaybolmaktan kurtulacak ve gelecek nesillere ulaştırılacaktır.
Tarihi kentlerde yürünebilirlik olgusunun kentleşme süreci içinde değerlendirilmesi: Mardin örneği
Kentlerin fiziksel yapılarındaki değişim ve bu değişimin kent formuna yansıması uzun bir zaman sürecinde meydana gelmektedir. Tarihi kentler ve onların çeperinde oluşan yeni yerleşim alanları araştırmacılara, mekânsal ve işlevsel değişimler ile ilgili karşılaştırma yaparak yeni oluşan kentsel dokunun birçok yönden incelenmesini sağlamaktadır. Bu tez çalışmasının amacı, tarihi çevredeki kentleşme süreci ile değişen kent dokusunun 'yürünebilirlik ' olgusu ile ilişkisini ortaya koymaktır. Kentin zaman içinde geçirdiği evreleri katmanlar halinde sokaklar aracılığı ile deneyimlemek mümkün olmaktadır. Sokak örüntüleri, ulaşılabilirlik, geçirgenlik, rekreasyonel imkânlar, sokak görünümü (streetscape), sosyal yaşam kent dokusunun değişimi ile paralel olarak dönüşmektedir. Bu tez kapsamında Mardin'in tarihi kent okumasında bu etmenler 'yürünebilirlik' başlığı altında ele alınarak, yerleşim dokusunun değişimi analiz edilmiştir. Çalışma alanı olarak Eski-Mardin'de Şar Mahallesi, yeni-şehirde ise Yenişehir Mahallesi seçilmiştir. Çalışmanın metodolojisini çalışma alanlarına ait haritalama, alanda yapılan kişisel gözlem, space syntax (mekân dizimi analizi), morfolojik analizler, kesit okuma tekniklerine dayalı analiz ve değerlendirmeler oluşturmaktadır. Elde edilen veriler ışığında Mardin içerisindeki tarihi kentsel doku ile günümüz kent dokusunun yürünebilirlik potansiyelleri ve yürümeyi destekleyen yapıları ortaya çıkarılmıştır. Sonuç olarak kentsel mekanların daha çok eski-Mardin'de kullanıldığı gözlemlenmiş ve yürünebilirlik bağlamında yapılı çevrenin kullanımını en çok etkileyen kriter ulaşılabilirlik ve ardından ölçek olarak analiz edilmiştir. Bu çalışma ile Mardin'in daha yürünebilir ve yaşam kalitesi yüksek bir kent olabilmesi için gerekli koşulların sağlanması hedeflenmektedir.
Mardin Müzesi'nde bulunan Safevi Hânedanının son dönemi ile Avşar Hânedanı dönemine ait sikkeler
Bu çalışma Mardin Müzesinde bulunan Safevî hânedanının son dönemi ile Avşar hânedanı dönemine ait 194 adet gümüş sikkenin tanıtımını ve incelemesini konu almaktadır. Safevî hânedanının kuruluşu ve İran coğrafyasında tesis ettikleri "On İki İmam Şi'îliğinin" bölge halkları üzerindeki etkisi ile dinin tesir ettiği alanlara kısaca değinilmiştir. Söz konusu sikkeler ile Safevî hükümdarlarından olan Hüseyin Mirza'nın dönemi ile başlayıp Safevî hânedanının fiilen yıkılışına kadar olan kısmı ve akabinde kurulan Avşar hânedanının en önemli hükümdarı Nadir Şah'ın dönemi incelenmiştir. Aynı coğrafyada hüküm sürmüş Safevî ve Avşar hânedanlarının Erivân, Herât, İsfahân, Kazvin, Meşhed, Nahçivân, Tebrîz ve Tiflis gibi farklı vilayetlerde darphanelerinin olduğunu ve yüzeylerinde hükümdar unvanları ile dini ibareler içerdiği görülmektedir. Ancak Safevî hânedanına nispeten Avşar hânedanının sikkelerinde kullanılan maddenin ağırlık ölçülerinin değiştiği ve Avşar hânedanının dini ibareleri azalttığı göze çarpmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sikke, Nümismatik, Gümüş, Para, Safevî, Avşar, Fars, İran, Şah Hüseyin, Nadir Şah.
Tek Parti Döneminde Mardin: 1923-1950
Bu çalışmada Tek Parti Döneminde CHP'nin Mardin üzerindeki etkileri ele alınmıştır. Öncelikle Mardin ve CHP tarihine değinilerek Tek Parti Dönemi'nde CHP'nin Mardin'deki siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel ve askeri etkileri irdelenmiştir. Mardin'de, feodal yapı bu denli güçlü iken Tek Parti Dönemi'nde bu sürecin ne şekilde ılımlı bir hale getirildiği üzerinde durulmuştur. Mardin tarihi ve CHP tarihi ile ilgili birçok kaynak elde edilmiş, ancak, tek parti döneminde CHP'nin Mardin üzerindeki etkileri ile ilgili çok fazla kaynağa ulaşılamamıştır. Böyle bir araştırma için en önemli kaynak; Mardin'de, 1927 yılında kurulmuş olan Matbaa ve Resmi Vilayet Gazetesi oldu. Bu gazete, 1930'a kadar önemini sürdürmüşse de verimli çalışamamıştır. Matbaa ? Gazete Müdürü M. Siret Bayar, 1933'te gazeteyi satın alarak Ulus Sesi adıyla tekrar neşretmiştir. Gazete, özellikle CHP'nin en önemli örgütlerinden biri olan Halkevleri ve CHP'nin Altı Ok'u hakkındaki bilgiler üzerinde durmuştur. Milli Kütüphane başta olmak üzere; Beyazıt, Bilkent, ODTÜ, TBMM Kütüphaneleri'nde yapılan araştırmalar sonucunda Ulus Sesi Gazetesi'nin 1936 yılından itibaren ki kayıtlarına ulaşıldı.Anahtar Kelimeler: Tek Parti Dönemi, CHP, Mardin, Halkevi, 1923-1950 Seçimleri.
Türkiye'de izlenen turizm politikaları: Mardin turizmine yansımaları
Farklı yönleriyle önem taşıyan turizm sektörü, ekonomik, sosyal, kültürel ve çevresel anlamda ülkeler üzerinde büyük bir etkiye sahip olmakta ve son yıllarda hızla gelişen sektörlerden biri haline gelerek ülkeler üzerindeki bu etkisini daha da arttırmaktadır. Ülkeler açısından bu denli önemli olan turizm sektörü, gelirleri arttıran, sosyal ve kültürel yapıyı etkileyen verimliliği fazla olan sektörlerdendir. Turizm sektörünün diğer sektörler üzerindeki etkisinin yüksek olması dolayısıyla ülkeler tarafından bir politika olarak ele alınmasını gerekli hale getirmektedir. Turizm sektörü, politika ile yakın ilişki halindedir. Ülkelerin iç ve dış politikada attığı adımlar kendi turizmleri üzerinde belirleyici rol oynamaktadır. Türkiye?de turizm sektörüyle ilgili çalışmalara bakıldığında, 1963 yılından sonra çeşitli tedbirler alınmaya başlanmış ve uygulanmaya konulmuştur. Bu çalışmada, Türkiye?de izlenen turizm politikaları ve turizm politikalarının Mardin turizmine yansımaları incelenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda birinci bölümde, turizm kavramı, turizm politikası, dış politika ve politika kavramları hedefleri ile birlikte açıklanmıştır. İkinci bölümde, Türk dış politikasının temel esasları ve turizm ilişkisi kapsamında, dış politikada özellikle 2000 sonrası dönemde atılan adımların Türk turizmine etkisinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde, Türkiye?de izlenen turizm politikaları ele alınmış bu doğrultuda planlı dönem öncesi ve planlı dönem olmak üzere iki farklı şekilde değinilmiş ve bununla birlikte Mardin turizmi için oldukça önem arz eden GAP eylem planından bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde, Mardin İli?nin turizm potansiyeli ele alınmıştır. Son bölüm olan beşinci bölümde ise, Türkiye?de izlenen turizm politikalarının Mardin turizmi üzerindeki etkisinden bahsedilmiştir. Anahtar Sözcükler: Turizm, Politika, Türk Dış Politikası, Turizm Politikası, Mardin
Terörün Türk turizmine etkileri: Mardin ve Diyarbakır örnekleri
Bu çalışmanın temel amacı, terör eylemlerinin Türk turizm endüstrisini ne derece etkilediğini incelemektir. Terörizm; küresel dünya da ülkelerin toprak bütünlüğünü veya vatandaşların can güvenliğini tehdit etmektedir. Az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkeler açısından turizm endüstrisi hızlı kalkınmanın anahtarı olarak görülmektedir. Türkiye'de de turizm endüstrisi ekonomik kalkınma açısından büyük önem teşkil etmektedir. Az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin ekonomik refaha kavuşmalarını istemeyen terör örgütlerinin destekçileri, yaptıkları ekonomik yardımlar ile terör örgütlerinin gelişmesine ve büyümesine destek vermektedirler. Türkiye'de yaşanan terör eylemleri, turizm endüstrisini ciddi anlamda etkilemektedir. Çalışma kapsamında, 2015 ve 2017 yılları arasında Türkiye'de yaşanan terör olayları ve aynı yıllarda Türkiye'ye giriş yapan turist sayıları temel alınarak zaman serisi analizi yapılmıştır. Ayrıca çalışmanın kapsamına, Diyarbakır ve Mardin'de bulunan 15 otel işletmesinin orta ve üst kademe yöneticileri dâhil edilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış, literatür taraması yapılmıştır. Araştırmanın verileri Mardin ve Diyarbakır'da bulunan üç yıldız ve üzeri otel işletmelerinin orta ve üst kademe yöneticileri ile görüşmeler yapılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda terör eylemlerinin; Dünya turizmini, Türk turizmini ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi turizmini ekonomik, sosyal ve turizm çeşitliliği gibi yönlerden olumsuz bir şekilde etkilediği anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Terörizm, Turizm, Türkiye, Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Mardin, Diyarbakır.
Karşılaştırmalı kadın dostu politikalar: Mardin, İzmir ve Samsun Büyükşehir Belediyeleri
In this thesis, the activities of municipalities in different regions and represented by different political parties within the framework of 7 areas in the Local Equality Action Plan, which was shaped within the framework of the ideal of Women Friendly Cities supported by the United Nations, were evaluated and it was discussed to what extent these activities overlap with the ideal of Women Friendly Cities. In this context, the suitability of the services provided by municipalities towards women in these thematic areas was investigated. In addition, the contents of the trainings given in the fields of economy, health and awareness raising were examined to understand whether the content of these services complies with the gender mainstreaming approach. In this context, an evaluation of the public sphere and private sphere debate over the concept of gender has been made, and current conceptual discussions about gender equality and gender equality mainstreaming strategy have been included. In addition, the approaches of the UN to women's policies are given by including the historical process and feminist theories are discussed for a better understanding of these concepts. Policies that will ensure gender equality are implemented to solve the problems of women in accessing, participating, and benefiting from local government mechanisms; to ensure equality in the society in economic, social, cultural, and political, to increase awareness and to improve the situation of women. Gender mainstreaming, which is a gender equality strategy, means bringing a perspective that will ensure gender equality to all major plans and policies and transforming changes in this direction. Gender mainstreaming aims to eliminate the backwardness of women in society, to reduce their limited access to local mechanisms, to increase their participation and utilization, and to empower women. In this context, the Women-Friendly City program, created for municipalities, purposes to provide equality in many issues such as governance, security, transportation, economic security, education, social life, and health, and to eliminate existing grievances. The sample of the research created by the criterion sampling method of the purposive sampling method. The activity reports of these municipalities between the years 2015-2020 were examined by focusing on the municipalities of İzmir, Mardin and Samsun, and the qualitative content analysis method was used. In addition, the activities of the municipalities it is assumed that all studies are included in the activity reports. The suitability of municipalities' services to the seven thematic areas included in the Local Equality Action Plans was discussed. The contents of the trainings given in the fields of economy, health and awareness were examined and it was examined whether the content of these services was suitable for the gender equality approach. In addition, the studies and trainings of these metropolitan municipalities were evaluated by comparison. As a result, it has been seen that the services and projects of the municipalities for women are suitable for the determined thematic areas. When the contents of the trainings given in the fields of economy, health and awareness are examined, it is seen that all three perspectives about equality are included to gender mainstream. In addition, it has been observed that the diversity of services varies according to the regions, the needs and demands of the citizens, the discourses of the political parties towards women, and the visions of the mayors. Finally, suggestions were made for municipalities to achieve the ideal of a women friendly city.
Challenges in access to healthcare of Syrian refugees in Türkiye: The case of Mardin
The right to health is a fundamental human right, regardless of migratory status. Access to healthcare is also crucial for refugees, since they are already traumatized by conflict, civil wars, and associated poor living conditions. In the early years of the mass migration flows, Turkish government took an emergency response towards Syrian "guests" who were in dire need for protection. Later on, under the temporary protection scheme, Syrians' access to healthcare was redesigned from a short-term humanitarian emergency to a longer-term service provision that started to include Syrian medical professionals into the frame. Currently, there are over 3.5 million Syrians under temporary protection living in Türkiye. However, access to routine and/or specialized healthcare services for refugees in Türkiye still remains challenging. The main aim of this thesis was to understand what problems are being encountered by Syrians under temporary protection (SuTP) in access to healthcare services, their expectations from healthcare in Türkiye, and what the current system provides. Fieldwork was carried out in the Mardin province in two state hospitals - one in the city center and one in Kızıltepe district of the city, and a migrant health center also located in Kızıltepe. Mixed methodology was adopted for the research. In addition to 128 surveys carried out among 35 male and 93 female respondents, 13 in-depth face-to-face interviews with Syrian patients and six key informant interviews with Turkish medical personnel were conducted. Although almost all the survey participants and interviewees noted that they were able to access to healthcare in Türkiye, they mentioned that they had a myriad of problems in accessing to healthcare services. They underlined the problems of language barrier, procedural problems (i.e. number of appointments to be taken from the hospital, limitations by legal status and common knowledge about healthcare system), discrimination, economic difficulties, and difficulty in transportation. Other than the problems faced by Syrian patients, interviews with Turkish medical personnel indicated structural challenges in the health system. The findings of this research can be grouped under two categories as obstacles and facilitators to access to healthcare. Accordingly, Syrian patients identify bilingual patient guides as facilitators, albeit they have very limited access to their services. Language can be seen both as an obstacle and a facilitator. Obviously, language barrier limits the patients' understanding of their medical condition as well as required steps for a treatment. Yet, the levels of satisfaction of Arabic and Kurdish speaking Syrians from the healthcare services are usually based on the language skills of the host community. Arabic speaking Syrians living in Mardin find relatively easy access to healthcare in Mardin due to the main ethnicity in Mardin being Arabs. The same can be said for Kızıltepe where the local community is mainly Kurdish. Therefore, language and ethnic similarities act as a facilitator enabling Syrians to overcome language barrier in their access to healthcare services. It also indicates that belonging to same ethnicity and sharing a common language result in overall easier adaptation and better social cohesion. Another major obstacle takes place due to structural problems of the health system. Turkish medical personnel already overburdened are usually left alone to take care of Syrian patients. Although SIHHAT project was devised as a facilitator by creating refugee health centers for Syrians to access to healthcare, these centers often operate either as small clinics or rather for referring patients to nearby state hospitals. Furthermore, difficulties that medical personnel face may increase the risk of malpractice. This translates into medical personnel being reluctant to treat Syrian patients, which in turn understood generally as discrimination and shaming by patients.