Mardin
140 theses under this subject heading
Mardin ili ve ilçelerinde tarımsal mekanizasyon düzeyinin ve traktörlerin durumunun belirlenmesi
Bu çalışmada TÜİK verileri kullanılarak ve tarımsal mekanizasyon konusunda daha önce yapılan çalışmalar incelenerek; Mardin'in ve ilçelerinin tarımsal mekanizasyon düzeyi tespit edilmeye çalışılmış ve Mardin'deki traktörler incelenmiştir. Traktör başına düşen tarım alanı (ha/Traktör), 1000 hektara düşen traktör sayısı (Traktör/1000ha), hektara düşen ortalama traktör gücü (kW/ha), ortalama traktör gücü (kW), traktör başına düşen tarım alet ve makine sayısı (Alet-Makine/Traktör) gibi parametrelerle tarımsal mekanizasyon düzeyi tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada, 2016 yılı itibariyle traktör başına düşen tarım alanı (ha/traktör) en yüksek ilçe 708,1 ha/Traktör ile Dargeçit, en düşük ilçe 26,15 ha/Traktör ile Mazıdağı ilçesidir. 1000 hektara düşen traktör sayısı (Traktör/1000ha) en yüksek olan ilçe 38,24 Traktör/1000ha ile Mazıdağı, en düşük ilçe 1,41 Traktör/1000ha ile Dargeçit'tir. Ayrıca, bu çalışmada hektara düşen ortalama traktör gücü (kW/ha), ortalama traktör gücü (kW), traktör başına düşen tarım alet ve makine sayısı (Alet-Makine/Traktör) gibi değerler incelenmiştir. En yüksek değerlere sahip ilçeler; 1,239 kW/ha ile Mazıdağı, 50,61 kW ortalama traktör gücü ile Derik, 10 Alet-Makine/Traktör ile Dargeçit İlçesidir. Mardin'in tarımsal mekanizasyon düzeyi verileri açısından genel durumu ise 58,75 ha/traktör, 17,02 Traktör/1000ha, 0,74 kW/ha, ortalama 43,26 kW, 5,54 Alet-Makine/Traktör'dür.
Mardin kentsel sit alanında sokak sağlıklaştırma projeleri üzerine bir değerlendirme: şeyh çabuk cami ve ulu cami aksı
Mardin kenti Anadolu'nun güneydoğusunda konumlanan gerek kültürel yapısı gerekse tarihi kent dokusu özellikleriyle dikkat çeken kadim kentlerden biridir. Tarihte gerek birçok medeniyetin doğuşuna sahne olan 'Bereketli Hilal' olarak bilinen Mezopotamya sınırları içerisinde bulunması gerekse Süryanilerin önemli ibadet merkezi olan 'Tur Abdin' bölgesi içerisinde yer alması onun hem tarihi hem de kültürel zenginliğini gözler önüne serer. Tarih Öncesi çağlardan günümüze farklı birçok kültürel ve etnik grubun bir arada yaşadığı kentte çok katmanlı ve çokkültürlü yapı oldukça dikkat çekicidir. Günümüzde başta Türkler olmak üzere, Kürt, Arap ve Süryanilerin yaşadığı tarihi kent merkezi; farklı dil, din ve mezheplerin yüzyıllar boyunca bir arada yaşadığı kozmopolit bir kent olma özelliği taşıdığını göstermektedir. Barındırdığı dil, din, inanç ve yaşayış çeşitliliğinin oluşturduğu çokkültürlü yapı kentin tarihi dokusunun şekillenmesinde önemli rol oynamıştır. Çokkültürlü yapısının yanı sıra çevrenin topografik özellikleri de tarihi kentin kimliğinin oluşmasında önemli etkiye sahiptir. Doğal bir dokuya sahip olan tarihi kent bir yamaç yerleşimidir ve bu özelliğinden dolayı uzun dönemler boyunca doğrusal bir gelişim göstermiştir. Topografyaya uyum sağlamış mimari yapıları ve sokak dokusu ile tarihi kent merkezinin kendine özgü bir görünüme sahip olduğu açıktır. Eğim ile birlikte şekillenmiş olan tarihi kent merkezi, merdiven gibi dizilmiş mimari yapıları takip eden dar sokaklar ve kentin tacını andıran kalesi ile bir açık hava müzesi niteliği taşımaktadır. Kent kimliğinin bir parçası olan tarihi dokular; camiler, kiliseler, medreseler, hamamlar, konaklar, evler, abbaralar ve bunları birbirine bağlayan sokaklar ile bir bütün içerisindedir. Kent, söz konusu tarihi ve kültürel dokusu özellikleri dolayısıyla UNESCO Dünya Kültür Mirası aday listesinde gösterilmektedir. Mardin tarihi kent merkezinin sokak dokusunu konu alan bu çalışmada, koruma çalışmalarından biri olan sokak sağlıklaştırma projeleri açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Mardin Kentsel Sit Alanı'da yapılan sokak çalışmalarının mekâna etkisini inceleyen yazın ve raporlar ele alınarak bir değerlendirme yapılmıştır. Projesinin öncesinde ve sonrasında kullanılan haritalar ve görseller ile karşılaştırma yapılarak sokak dokusunun estetik görünümdeki değişimler değerlendirilmiştir. Mardin Kentsel Sit Alanı'ndan sorumlu kurumlarda görev alan ve sokak sağlıklaştırma projesinde yer alan yürütücü uzmanlar ile görüşmeler yapılıp bazı sorular yönetilmiştir. Bu bağlamda, Mardin Kentsel Sit Alanı'nda sağlıklaştırma çalışmaları genel hatları ile incelenmiş olup, Şeyh Çabuk Cami - Ulu Cami Aksı üzerinden detaylı bir değerlendirme yapılmıştır. Söz konusu aks üzerinde gerçekleştirilmiş olan sağlıklaştırma projesi temel alınarak, projenin Kentsel Sit Alanına katkısı, olumlu/olumsuz etkileri değerlendirme, sonuç ve öneriler bölümünde irdelenmiştir. Şeyh Çabuk Cami - Ulu Cami Aksı sağlıklaştırma projesi sonucu sokağın estetik görünümünde olumlu değişimler gözlemlenirken aynı zamanda sokağın işlevselliğine ve canlılığına katkı sağlamıştır.
Mardin Artuklu Üniversitesinin bölgesel kalkınmadaki rolü
Üniversiteler topluma yön veren kurumların başında gelmektedir. Globalleşen dünyada teknolojinin gelişmesi ile bilimsel ve teknolojik değişiklerin hızla yayılması nedeniyle değişimlere önemli bir ivme kazandırmış olmasıyla yapısal değişmelere neden olmuştur. Bununla birlikte Üniversiteler yerel, ulusal ve uluslararası kalkınmada bölgelerin gelişmesinde önemli roller üstlenmiştir. Ancak üniversitelerin bölgesel kalkınmadaki etkilerinin araştırılması son yıllarda önem kazandığından dolayı üniversitelerin kalkınmadaki rolü bilimsel olarak tam da anlaşılmış değildir. Buradan hareketle bu araştırmada Mardin Artuklu Üniversitesi'nin bölge üzerindeki bilgiye yönelik ve ekonomik etkilerinin kalkınma üzerindeki rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Mardin Artuklu Üniversitesi öğrencilerine ve Mardin esnafına olmak üzere iki anket yapılmıştır. İki farklı formdan oluşan anket soruları toplam 1175 Mardin Artuklu üniversitesi öğrencilerine ve 415 Mardin esnafına yüz yüze görüşme ve online olarak anket uygulanmıştır. Mardin Artuklu Üniversitesi öğrencilerine yaşadıkları şehirde yaptıkları harcamalar ve Mardin Artuklu Üniversitesi'ne yönelik görüşleri, Mardin ili esnaflarına ise üniversiteyi nasıl algıladıklarını ve ekonomiye bakış açılarına yönelik sorular yöneltilmiştir. Elde edilen veriler değerlendirilmiş olup Mardin Artuklu Üniversitesi'ne yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Dicle Kalkınma Ajansının imajı: Artuklu (Mardin) örneği
Bu araştırma, kalkınma ajansı kavramını tanımlamakta ve Mardin ili Artuklu ilçesinde kalkınma ajansının tanınırlığı, bilinirliği ve halk nezdinde imajı ile ilgili bir durum değerlendirmesi yapmaktadır. Bu durumun farklı açılardan ilçede yaşayan bireylere etkisi ve katkısının halk açısından değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Artuklu ilçesinde bölgesel kalkınma ile ilgili, özellikle bu konuda bir çalışma olmaması bu araştırmanın çıkış noktasını oluşturmuş ve bu çalışmanın yapılması gerekliliği kanaatini oluşturmuştur. Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA), TRC3 Bölgesinde faaliyet göstermekte, Mardin ili de bu TRC3 bölgesinde yer almaktadır. Kalkınma Ajansının; kamuya ait kurumlar, özel sektöre ait kuruluşlar, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve en nihayetinde toplum açısından önemi ve faaliyetlerinin ne derece tanınırlığı ve bilinirliği olduğu daha önce bu çapta bir araştırma ile ölçülmemiştir. Bu nedenle, kalkınma ajansının il kalkınmasındaki rolü merak konusu olmasından dolayı bu çalışmanın yapılması gerekliliği inancını uyandırmıştır.
Kentsel tasarım kapsamında gürültü kontrolünün Mardin örneğinde incelenmesi
Kentsel tasarımlar sadece binaları, konutları değil Kentin gürültüsünü kontrol altına almak ve bu bağlamdaki sokaklar, caddeler, meydanlar, mekanlar, ve ya parklar ile arasında ki ilişkiyi kurmaktadır. Özellikle gürültünün yoğun olduğu çevrelerde gürültü kontrolü, tasarım kararlarıyla desteklenmelidir. Tasarımcı, doğru tasarım stratejileri ile gürültü kontrolü anlamında etkin çözümler elde edebilir. Bu sebeple yapılacak olan çalışmada kent gürültüsünü azaltmak için araştırmalar yapılacak.
Moğol istilası öncesi ve sonrasında Mardin
Tarih boyunca dünyanın değişik bölgelerindeki medeniyetler farklı siyasi, iktisadi ve toplumsal özellikleri ile birbirinden çok fark+lı bir karakterde yaşam sürmüştür. Her millet tarihten getirdiği medeni birikimle, bulunduğu coğrafyaya uyum sağlamak için sergilediği davranışlar o milletin karakterini oluşturmuştur. Böylece milletlerin farklı maddi ve manevi değer, anlayış, inanç ve davranışları zamanla o milletin adeta bir kimliği haline gelmiştir. Medeniyetler süreç içerisinde kendi yaşam alanında, kendine özgü bir kültür birikimi oluşturmuştur. Tarihin ilk dönemlerinden itibaren insanlar arasındaki etkileşim devamlı olarak süre gelmiştir. Bu etkileşim bazen ticaret, bazen göç, bazen de savaş gibi etkenlerle süre gelmiştir. Etkileşim az veya çok dünyadaki bütün medeniyetlerde kendini göstermiş ve her millet belki de hiç bilmediği toplumsal özellikleri bu süreçler sonrasında görmüş, tanımış ve zamanla kendi kültüründe yaşamaya başlamıştır. Bölge coğrafyasında müstesna bir yeri olan Mardin, binlerce yıllık tarihi ile birçok medeniyetin kültürel birikiminin harmanlandığı, kültürlerin geçmişle bugün arasında ve birbirleriyle büyük bir etkileşim içerisine girerek, yeni yaşam tarzlarının oluştuğu bir mekân haline gelmiştir. 13. yüzyılda tarihin kaderini değiştirecek büyük bir güç, Asya'nın doğusundan ortaya çıkıp dünyada büyük bir istila hareketine girişmiştir. Savaşlar, yıkımlar, göçler… Bu süreç öte taraftan bahsedilen medeniyetler arası etkileşime büyük bir zemin hazırlamıştır. Moğol harekâtının ulaştığı noktalardan biri olan Mardin'de de böyle bir etkileşimin ortaya çıkması kaçınılmazdı.
Bir halkla ilişkiler ortamı olarak televizyon dizilerinde kent imajı
Bu çalışma kent imajı yaratma sürecinde televizyon dizilerinin rolünü ortaya koymak amacıyla literatür tarama, içerik analizi, anket uygulama ve odak grup görüşmesi teknikleri kullanılarak gerçekleştirildi. Kent imajı ölçüm modeli olarak Modelling of City Image; The Case Of Granada çalışmasında belirlenen 12 ölçüt kullanıldı. Mardin uzamlı "Bir Bulut Olsam", "Adını Kalbime Yazdım" ve "Aşktan Kaçılmaz" isimli televizyon dizilerinin ulusal kanallarda yayınlanan bölümlerine Granada çalışması dayanak alınarak elde edilen kategoriler ile içerik analizi uygulandı. İçerik analizi bulguları temel alınarak oluşturulan anket formu Tekirdağ ilinde 387 katılımcı ile yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak gerçekleştirildi. Örneklem kümesi en az bir Mardin uzamlı televizyon dizisini izlemiş, Mardin'e daha önce hiç gitmemiş ve 18 yaş üstü katılımcılardan oluşturuldu. Anket sonuçları SPSS programında analiz edildi. Anket uygulamasının sonuçlarına göre Mardin uzamlı televizyon dizisi izleyen katılımcıların Mardin kent kimliği öğelerinden sosyal problemler, kültür, iş kültürü, eğitim ve üniversite, kentin mimari ve kent cazibesi, yargılarına ilişkin görüş sahibi olduğu bulgusuna ulaşıldı. Buna karşılık ise katılımcıların, tarihi miras, çevre, ulaşım, trafik ve iletişim, hizmet yelpazesi kategorilerine ilişkin kimlik öğelerine ilişkin görüş sahibi olmadığı belirlendi. Anket çalışmasının yanı sıra Granada ölçütleri esas alınarak Tekirdağ'da bulunan, 18 yaş üstü, Mardin uzamlı en az bir televizyon dizisini izleyen ve Mardinli veya Mardin'de daha önce bulunan 9 katılımcı ile odak grup görüşmesi gerçekleştirildi. Televizyon dizilerinde yer alan Mardin kent imajı ile odak grup katılımcılarının Mardin kent imajı algıları karşılaştırılarak değerlendirildi. Buna göre odak grup katılımcıları televizyon dizilerinde yansıyan Mardin kent imajı bulgularına karşı eleştirel yaklaşımları kayıt altına alındı. Görüşme sonuçları ve anket bulguları sistematik biçimde sıralanırken değerlendirildi. Bu bağlamda araştırma sonucunda bir halkla ilişkiler ortamı olarak televizyon dizilerinin kent imajı oluşum sürecinde kentin sosyal problemleri ve kültürel değerleri, kentin mimari kent cazibeleri, ekonomi, ticaret ve eğitim verilerinin bilinirliği noktasında rolü olduğu verisi elde edildi.
Hukuki düzenlemeler ışığında büyükşehir belediye meclisi: Mardin örneği
İlk köy organizasyonlarından günümüz devletlerine kadar geçen süre zarfında insanlık birçok yönetim modeli belirlemek suretiyle gelişimini devam ettirmiştir. Yönetimlerin örgütlenmeleri bulundukları toplum yapısı, tarih, kültür, sosyal ve ekonomik durumlarına göre farklılık arz etmektedir. Türkiye'de ve dünyanın birçok ülkesinde devletler vatandaşlarına hizmet götürmek amacıyla merkezi ve yerel yönetimler şeklinde teşkilatlanmak suretiyle görev paylaşımı yoluna gitmektedirler. Merkezi ve yerel yönetimler arasındaki ilişki yetki genişliği ile sağlanmaktadır. Yerel yönetimler halkın mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılayan hukuk düzeni içinde meydana gelmiş kuruluşlardır. Demokrasinin yaygınlaşması, küreselleşme, Türkiye'nin Avrupa Birliğine giriş süreci gibi etmenlerden dolayı yerel yönetimler güçlendirilerek geliştirilmek suretiyle, yerel halkı yönetimin temel bileşeni haline getirilmeye çalışılmaktadır. Yerel yönetimlerin özerk yapısı Anayasa ve kanunlar çerçevesinde belirlenmiştir. Mardin Büyükşehir Belediyesi ve diğer yerel yönetim organizasyonlarında yer alan eş başkanlık uygulamaları iki kişinin başkanlık yapma durumudur. Eş başkanlık yönetmeliklerinin hukuksal altyapısını düzenlemeden uygulamaya koymak hizmet faaliyetlerinin aksamasına sebep olacaktır. Yerel yönetimlerin yetki alanında yaşayan vatandaşların hizmetlerden memnuniyeti yönetimlerin temel başarı kriteridir.
Mardin'de din değiştirme anlatıları: Kimlik ve aidiyet
Din değiştirme kişinin tüm çevresini, hatta kuşakları etkileyen bir tecrübe olmakla birlikte kalıplara sığdırılamayacak kadar komplekstir. Süreç içerisinde aidiyet, etnisite ve kimlik gibi birçok olguyu etkileyen bir eylem olan din değiştirme olgusuna konu Seyfo (1915) sırasında ve sonrasında Müslüman olan Süryaniler olunca bu kavramlar etrafındaki tartışmalar daha da derinleşmektedir. Bu tez çalışması, etnografik bir alan araştırmasına dayanmakta, Seyfo ve sonrası süreçte din değiştiren Süryanilerin hikâyelerini aktardıkları son kuşak torunlarına ve bu anlatılar üzerinden son kuşağın gündelik hayattaki aidiyet ve kimlik deneyimlerine odaklanmaktadır. Bu anlamda aile geçmişine dair anlatıların son kuşak üzerindeki etkilerini anlamayı amaçlamaktadır. Bu çalışma, bireysel hikâyelerin içeriden ve dışarıdan yapılan baskıyla nasıl gizlenmeye çalışıldığından günümüzdeki kimlik taleplerine kadar birçok duruma dikkat çekmektedir. Bu çalışma, "müslümanlaştırılmış veya müslümanlaşmış" denilerek pasif olarak algılanan Süryanilerin ve torunlarının aslında aktif özneler olduklarını göstermektedir. Son kuşağın Hristiyan ve Müslüman ve bu iki dinle özdeşleştirilen Kürt ve Süryani etnisiteleriyle olan bağlarına rağmen iki taraf içinde inşa edilen ötekiliği nasıl deneyimledikleri incelemektedir. Çalışmanın özneleri din değiştiren Hristiyan Süryani aile geçmişine sahip kişilerdir.
Nizip ve Mardin'de yetiştirilen bazı yağlık zeytin (Olea Europaea L.) çeşitlerinden üretilen natürel sızma zeytinyağların depolama sırasında kalite özelliklerinde meydana gelen değişimlerin belirlenmesi
Bu çalışmada Derik Halhalı, Melkabazi ve Nizip Yağlık zeytin çeşitlerinden soğuk sıkım (20±2 °C) tekniğiyle elde edilen zeytinyağları 100 ml amber cam şişelerde paketlenerek oda sıcaklığında ışık almayan bir ortamda 6 ay süreyle depolanmıştır. Bu kapsamda zeytinlerin pomolojik özellikleri, zeytinyağların ise serbest yağ asitliği (SYA), peroksit değeri (PD), özgül soğurma (ÖS), toplam klorofil-karotenoid, renk, toplam fenolik miktarı (TFM), toplam flavonoid miktarı (TFVM), toplam antioksidan kapasite (TAK), fenolik bileşik miktarı, yağ asitleri kompozisyonu ve uçucu bileşik düzeyleri araştırılmıştır. Tüm yağların depolama sonunda SYA, PD ve ÖS (270 nm) düzeyleri yönünden natürel sızma zeytinyağı için belirlenen yasal limitlere uygun olduğu belirlenmiştir. Melkabazi yağı 4. ay itibariyle, Derik Halhalı ve Nizip Yağlık örnekleri ise depolama sonunda ÖS (232 nm) değerleri bakımından natürel birinci zeytinyağı sınıfına girdiği tespit edilmiştir. Nizip Yağlık ve Derik Halhalı zeytinyağları yağ asit bileşimleri açısından limitlere uygunluk arz etmiştir. Melkabazi yağının oleik ve linoleik asit içeriklerinin depolama boyunca limitlere uymadığı belirlenmiştir. Tüm örneklerde TFM, TFVM, TAK ve toplam klorofil miktarlarının depolama sonunda azaldığı belirlenmiştir. 6 ay sonunda toplam karotenoid miktarı Derik Halhalı ve Melkabazi yağlarında artarken, Nizip Yağlık çeşidinde azalmıştır. L* (parlaklık) değerleri depolama sonunda Nizip Yağlık>Derik Halhalı>Melkabazi şeklinde sıralanmıştır. Nizip Yağlık ve Derik Halhalı yağlarının Melkabazi yağına göre depolama sonunda daha yeşil bir tonda olduğu belirlenmiştir. Depolama başında en yüksek b* (sarılık) değerine Melkabazi zeytinyağı sahip iken 6 ayın sonunda Melkabazi yağına ait b* değeri en düşük bulunmuştur. Oleuropein, kateşin, kafeik asit, vanilik asit, p-kumarik asit, ferulik asit, pinoresinol, luteolin ve apigenin bileşikleri 6 ay süre zarfında azalırken tirosol ve hidroksitirosol bileşiklerinin arttığı tespit edilmiştir. Uçucu aroma bileşenleri depolama sırasında önemli değişimlere uğramıştır.
Mardin'de farklı etnik gruplarda yabani gıda bitkilerinin gastronomik açıdan araştırılması
Bu çalışma 2021 ve 2022 yıllarında Mardin'in Midyat, Nusaybin, Ömerli ve Yeşilli ilçelerine bağlı 11 mahalle/köyde farklı etnik gruplar üzerinde yapılmıştır. Çalışmanın amacı yörede değişen yabani gıda bitkilerinin halk arasındaki gastronomik kullanım biçimlerini araştırmaktır. Bu kapsam Süryani, Kürt ve Arap köylerinden bazıları pilot çalışma alanı olarak seçilmiş ve farklı yaş ve farklı eğitim düzeyine sahip 66 kaynak kişi ile görüşmeler yapılmıştır. 50 farklı bitkinin halk geleneğindeki gıda bitkisi olarak kullanım şekilleri belirlenmiştir.
Mardin ili Artuklu ilçesindeki Süryanilerde ölü gömme gelenekleri ve tarihi mezar taşlarından örnekler
Sanat tarihi açısından birçok bilim dalının ana kaynakları arasında yer alan mezar taşları, yazı ve süsleme kompozisyonları ile bize bulunduğu dönemle ilgili fikirler vermektedir. Mardin'deki Süryani Kiliselerinde bulunan Süryani mezar taşlarını, konu olarak seçmemizdeki amaç; daha önce çalışılmamış olan Süryani mezar taşlarını incelemek, gün geçtikte harap olan bu mezar taşlarını katalog halinde belgelemektir. Ayrıca Süryanilerin, diğer İslami dönem mezar taşı örnekleri ile bağını belirlemek, tarihsel açıdan önemini ortaya koymaktır. Mardin İli'nde yaptığımız bu tez çalışması kapsamında 5 adet Süryani kilisesinde bulunan Süryani mezarlıklarındaki 33 adet Süryani mezar taşı incelenmiştir. Mezar taşları incelenen mezarlıkların tümü, Osmanlı Devleti'nin son döneminden (18.yy. sonu 19.yy. başları) kalma örneklerdir. Tespit ettiğimiz bu mezar taşlarının 9'u kadın, 24'ü ise erkek merhuma aittir. Hazirelerde yer alan mezar taşlarının tümünün süslemeleri, kazıma ve oyma tekniği ile yapılmıştır. Yuvarlak ya da çok dilimli kemer formundaki mezar taşlarında, kemer yüzeylerinde ve bordürlerde en çok karşılaşılan süsleme kıvrık dal ve yaprak motifidir. Mezar taşlarındaki formlar ise; dikdörtgen, kare, prizmatik sanduka, kaide kapak, dikdörtgen prizma şeklinde görülmektedir. Mezar taşlarının en erken tarihli olanı 1731 miladi yılına ait olup, Kırklar Kilisesi'nde bulunan metropolitlere ait mezarlara da rastlanmıştır. Mezar taşlarında ağırlıklı olarak kullanılan malzeme, kalker taşıdır. İncelenen mezar taşlarında doğrudan toprağa gömülenler ile kilise beden duvarına gömü şeklinde olmak üzere iki farklı gömü tarzı ile karşılaşılmaktadır. Önemli din adamları, özellikle kilise içindeki nişler içine oturur vaziyette gömüldükten sonra niş, taş malzeme ile örülerek kapatılmaktadır. Bu niş bir sonraki gömü olayına kadar kapalı kaldıktan sonra, yeni cenazenin gömülmesi için örülen duvar yeniden açılarak tekrar uygulama yapılmaktadır. Önceki cesedin kemikleri uygun bir şekilde nişin bir tarafına istif edildikten sonra yeni ceset yerleştirilmektedir. Örneğin, Kırklar Kilisesi'ndeki Metropolitlere ait mezarda 3 kişi gömülüdür. Doğrudan toprağa gömü ise, diğer toplum ve dinlerde de olduğu gibi, toprak içine açılan dörtgen formundaki mezar şeklindedir. Bu şekildeki gömüler genellikle halktan insanlar için uygulanmıştır. Kişinin sosyal, ekonomik ya da dini statüsüne göre mezar taşı ve lahitler farklılıklar göstermektedir. Kiliselerde yer alan mezar taşlarının büyük bir bölümü kitabelidir ve kitabesi celi sülüs yazı karakteri ile yazılmıştır. Süryaniler, Mardin ve bölgesinde alfabe olarak M.Ö. 2. yy'dan itibaren Süryani Ebced'ini kullanmışlardır. Süryani Ebcedi Arami alfabesinden türeyen Sami Ebced'lerinden biri olup Fenike, İbrani ve Arap alfabesi ile bağlantılıdır. Bölgede Arap ve Süryaniler bir arada yaşadıkları için Arapça'dan da etkilenmiştir. Bu nedenle Süryaniler, mezar taşlarında Arapça ve Aramice dillerini kullanmışlardır. Bazı mezar taşlarında yer alan yazılar, zamanla dış etkilerin sonucu olarak giderek kaybolmuştur. Sanat Tarihi açısından önemli veriler ortaya koyan bu mezar taşlarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasında yarar bulunmaktadır.
Tarihi Mardin evlerinin başoda plan geleneği
Mardin, Güney Anadolu ile Kuzey Mezopotamya'nın kesiştiği bir bölgede yer almaktadır. İpekyolu'nun önemli güzergâhlarından biri olması sebebi ile erken dönemlerden itibaren önemli yerleşim alanları arasında yer almıştır. Yerleşim kültürünün özgün taş malzeme ile kendine has özellikleriyle korunduğu şehirde mimari geleneğin gelişim sürecinin takip edilebildiği alanlardan biri de Tarihi Mardin Evleri olmuştur. Tarihi Mardin Evlerinin Başoda Geleneği'nin araştırıldığı bu çalışmada, tarihi Mardin evlerinin tasarım süreçleri, plan özellikleri ile yaşam birimleri arasında önemli görülen Başoda geleneğinin plan, malzeme ve süsleme özellikleri incelenmiştir. Çalışmada Tarihi Mardin Evlerinin Başoda geleneğini yansıtan yapıların tespit edilmesi, incelenmesi, mevcut durumlarının belirlenmesi, korunması ve tanıtılması üzerinde durulmuştur. Bu amaç ile yapılan çalışmalar neticesinde incelenmek üzere Mardin İli merkez Artuklu ilçesinde 15 ev seçilmiştir. Bu evlerin seçiminde esas olarak Başoda geleneğini yansıtan unsurlar ölçüt olarak kabul edilmiştir. Evler şehrin farklı mahallelerinden tüm özellikleri ile ele alınarak araştırmaya dâhil edilmiştir. İncelenen evler arasına farklı dönemlerde çeşitli amaçlar ile ve halen kullanılan evler de dâhil edilmiştir. Araştırmaya dâhil edilen evler; plan anlayışı, malzeme-teknik ile süsleme bakımından kendi içlerinde değerlendirilmiştir.
Van ve Mardin illerine bağlı bazı köylerde içme sularının fiziksel özellikleri ve mineral içeriklerinin incelenmesi
Baraj MG. Van ve Mardin illerine bağlı bazı köylerde içme sularının fiziksel özellikleri ve mineral içeriklerinin incelenmesi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Veteriner Biyokimya Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Van, 2019. Bu çalışma, Mardin ve Van'da her ilden seçilen 20 noktadan alınan toplam 40 adet içme suyu örneğinin fiziksel özellikleri, ağır metal ve mineral içerikleri bakımından incelenmesi ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda içme sularının kalitesinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. İki bölgede seçilen noktalardan 2018 yılı Ağustos döneminde su örnekleri alınmış ve gerekli analizleri yapılmak üzere uygun koşullarda laboratuvara ulaştırılmıştır. Örneklerin iyon ve metal analizleri Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Merkezi Laboratuvarı'nda gerçekleştirildi. Arsenik, Bakır, Bor, Kadmiyum, Kobalt, Mangan, Nikel, Kurşun, Selenyum ve Çinko analizleriiçin İndüktif Eşleşmiş Plazma ve Kütle Spektrometresi (ThermoScientific X II Series ICP-MS) ile, Magnezyum analizleri için İndüktif Eşleşmiş Plazma – Optik Emisyon Spektrometresi (ThermoScientificIcap 6300 DOU ICP-OES) ile yapıldı. Florür, Klorür, Nitrit, Nitrat, Bromür, Sülfat ve Fosfat analizleri de Dionex iyon kromatografisi (Dionex ICS 3000) ile gerçekleştirildi. İletkenlik, pH, ORP, TDS ve min. salt analizleri ise Myron L Company POOL PRO PS6FC cihazı ile yapıldı. Elde edilen sonuçların istatistik analizi T testi ile SPSS 20 kullanılarak yapıldı. Organoleptik olarak incelenen renk, koku ve bulanıklık parametrelerinin istatistik analizinde ise Khi Kare testi kullanıldı. Çalışma sonucunda iki ilin su örneklerine ait Florür, Klorür, Nitrit, Nitrat, Bromür, Bor, Kadmiyum, Kobalt, Çinko, İletkenlik, TDS (Toplam Çözünmüş Katı Madde), ORP (Redoks Potansiyeli) ve sıcaklık değerleri arasındaki fark anlamlı bulunmuştur. Ayrıca İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik tarafından belirlenen sınır değerlerin üzerinde ağır metal içeren içme suları saptanmış , Van'dan alınan su örneklerde Nikel, Mardin'den alınan örneklerde ise fosfat tespit edilmemiştir.2 ilde 40 farklı noktadan alınan su numunelerinde dikkati çeken konular maddeler halinde sunulmuş olup saptanan bozulukların yerel yönetimlere ve çevre ve halk sağlık birimlerine sunulmasının gerektiği , bozuklukların giderilmesinin bu yörede yaşayanlar için önemli olduğu vurgulanmıştır Anahtar kelimeler:Ağır Metal, İçme Suyu, Mardin, Mineral Madde, Su Kalitesi, Van
Mardin Müzesi'nde bulunan Osmanlı Dönemi silah ve erkek aksesuarları
Çalışmamızın kapsamını oluşturan Mardin Müzesi Osmanlı Dönemi silah ve erkek aksesuarları olup, teknik, süsleme, form, malzeme gibi birçok açıdan incelenerek ele alınmıştır. Osmanlı yaşantısıyla bütünleşmiş olan eserler, silahlarda kılıç, kama ve hançerlerdeki yüksek kalitede çeliğin kullanılması, süslemeleri ve teknikleriyle çeşitlilik göstermektedir. Özellikle aksesuarda kendini gösteren eserler, üzerlerinde farklı yazı hatlarıyla ayetler, isimler ve lafzlar bulundurarak inancında etkisini ortaya koymaktadır. Araştırma konumuzun daha iyi anlaşılması için değerlendirme ve karşılaştırma yapılarak, Anadolu'nun çeşitli yerlerine ait örneklerle eserlerin benzer ve farklı yönleri belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın son evresinde ise tanıtılmış eserlerden yola çıkılarak, elde edilen bilgilerden bir sonuca varılıp anlatılmıştır.
Mardin ili ve ilçelerindeki manastır mimarisi
Bulunduğu konum itibariyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Tur Abdin Bölgesi, bünyesinde barındırdığı Hristiyan dini mimarisine ait manastır ve kiliseler açısından zengin bir bölge konumundadır. Süryaniler için kutsal sayılan Tur Abdin Bölgesi, Hristiyanlık inancına ait öğretilerin ve Süryani kilise litürjisinin günümüzde de sürdürüldüğü manastırlara sahiptir. Araştırmamızın konusunu teşkil eden manastırlar, genel itibariyle merkezi Midyat olarak kabul edilen Tur Abdin Bölgesi'nin sınırlarına dâhil edilebilir. Süryani Ortodoks dini mimarisine ait bu taşınmaz kültür varlıkları, Hristiyanlığın erken dönemlerinden itibaren bölgenin bir inanç merkezi haline geldiğinin kanıtı olarak gösterilebilir. Mardin İli ve ilçelerinde inşa edilmiş olan manastırların bir kısmı, günümüzde varlığını sürdürmekte olan önemli birer kültür mirası olarak değerlendirilebilir. Mardin'de yer alan Süryani dini mimarisi ile ilgili birtakım araştırmaların gerçekleştirildiği bilinsede; bölgedeki manastırların plan ve mimari özellikleri açısından, komşu sanat çevrelerinde yer alan diğer manastır yapılanmaları ile kapsamlı bir şekilde değerlendirmeye tabi tutulmadıkları görülmektedir. "Mardin İli ve İlçelerindeki Manastır Mimarisi" başlıklı tez çalışmamız kapsamında ele alınan manastırlar, bulundukları konum itibariyle yerleşim yerlerine olan mesafeleri ve bünyelerinde barındırdıkları yapıların şekilleniş biçimlerine göre iki gruba ayırılarak incelenmiştir. Manastırlar, plan ve mimari özelliklerinin yanı sıra, kullanılan malzeme ve bezeme programı açısından da değerlendirilmeye çalışılmıştır. Yapılan araştırmalar neticesinde, çalışma konumuzu oluşturan manastırların yer aldığı Tur Abdin Bölgesi'nin komşu sanat çevreleriyle etkileşim içerisinde olduğu ve kendine özgü bir mimari üslup geliştirdiği görülmüştür. İncelenen manastırlarda yer alan dini mimari öğelerinin, Süryani kilise geleneği ve bu geleneğe uygun bir litürji etrafında şekillendiği ifade edilebilir.
Mardin taş oymacılığında hat sanatı
Mardin tarih boyunca birçok kültür ve inancın uğrak yeri olmuştur. Zengin bir kültüre sahip olan bölgede Müslüman, Hıristiyan, Yakûbi, Süryâni Nestûri, Yezîdi, Yahûdi, Keldâni gibi farklı din ve kültüre sahip toplumların bir arada yüzyıllarca barış içinde yaşadığı Mardin, bu özelliğini hâlâ sürdürmektedir. Tarihi ipek yolu üzerinde bulunan ve sırasıyla Emeviler, Artuklular, Akkoyunlular ve Osmanlılara ev sahipliği yapmış olan Mardin, bu dönemlerde yapılan anıtsal nitelikteki medrese, külliye ve camiler ile bir ilim kenti olmuş, birçok ilim adamı yetiştirmiştir. Bu yapıların ana yapı malzemesi yine Mardin bölgesinde çıkarılan sarı kalker taşıdır. Bölgede çok sayıda taş ocağının bulunması, çıkarılan taşın dayanıklı olması, yalıtım özelliği taşıması, işlenmesinin kolay olması gibi özelliklere sahip olan Mardin taşı, yapı ve bezemenin ana unsuru olmuştur. Mardin de yapıldıkları dönemlerin kültürel, mimari, dini özelliklerini barındıran birçok yapı bulunmaktadır. Bu yapılarda dikkati çeken özellikler, dönemin sanatının yansıdığı inşâ kitâbeleri, taş işçiliği ve zengin bezeme örnekleridir. Mardin taş oymacılığı ve kitâbe yazılarının hat sanatı bakımından değerlendirilmesini konu alan bu çalışmada taş oymacılığı ile Mardin ilinde bulunan tarihi Ulu Cami, Zinciriye (Sultan İsa) Medresesi, Zairi (Şeyh Mahmud Ezzerrar ) Cami, Latifiye (Abdullâtif) Cami, Melik Mahmud Cami ve Hatuniye Medresesi'nin günümüze kadar ulaşmış kitâberi incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Mardin, Hat Sanatı, Taş Oymacılığı, Bezeme, Kitâbe
Mardin ili lise öğrencilerinin spor yapma durumları ve bazı demografik özelliklerine göre saldırganlık ve sosyalleşme düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırma lisede öğrenim gören öğrencilerin sosyalleşme düzeyleri ile saldırganlık eğiliminin spor yapma durumlarına göre bir farklılık gösterip, göstermediğini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya 2019-2020 öğretim yılı içerisinde Mardin iline bağlı liselerde eğitimine devam eden 1036 öğrenci katılım göstermiştir. Çalışma grubunda yer alan öğrencilerin 586'sı düzenli olarak spor yapan kişilerden oluşurken 450'si ise okul içi veya dışı spor etkinliklerinde yer almamış öğrencilerdir. Araştırmada 5'li Likert tipi bir ölçek olan Şahan'ın (2007) "Sosyalleşme Boyutu" adlı envanteri ile Madran (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan 5'li Likert tipi Buss-Perry saldırganlık ölçeği kullanılmıştır. Çalışma için İl Milli Eğitim Müdürlüğünden ve öğrenci velilerinde gerekli izinler alındıktan sonra, araştırmacı tarafından anket uygulaması yapılmıştır. Sonuç olarak, spor yapan ve yapmayan öğrencilerde saldırganlık eğilimleri ile sosyalleşme düzeyleri arasında negatif yönlü ilişkili olduğu, sporun saldırganlık eğilimlerine anlamlı fark katmadığı görülmüştür. Ancak, spor yapmanın sosyalleşme düzeyine olumlu etkisi olduğu gözlenmiştir. Cinsiyet, okul türü, sınıf, ebeveyn eğitim durumu, aile gelir düzeyi, haftalık spor yapma süreleri, profesyonellik durumu, spor yaşı ve spor branşı gibi parametrelerin de sosyalleşme ile saldırganlık üzerine etkileri incelenmiş ve elde edilen bulguların istatistiksel sonuçları tartışılmıştır.
Mardin ilinden toplanan yerel nohut genotiplerinin karakterizasyonu
Bu araştırma, Mardin ilinden toplanan yerel nohut genotiplerini verim potansiyellerinibelirlemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada, bölgeden toplanan 10 yerel nohut genotipi ve 3 kontrol çeşit(Arda, Azkan ve Seçkin) olmak üzere 13 nohut genotipi materyal olarak kullanılmıştır. Araştırma, 2021 yılı Şubat ayında, Mardin'de tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Genotiplere göre değişmekle birlikte; çıkış süresi 25.3-32.0 gün; çiçeklenmeye kadar geçen süre 57.4- 73.3 gün; bakla bağlamaya kadar geçen süre 68-78 gün; olgunlaşmaya kadar geçen süre 89.7-107.0 gün; bitki boyu 24.7-43 cm; ilk bakla yüksekliği12.5-18.8 cm; bitki dal sayısı 3.2-5.2 adet; bitkide bakla sayısı 19.7-95.7 adet; bitkide tane sayısı 6.3-30.2 adet; bitkide tane ağırlığı 6.4-30.2 gr; yüz tane ağırlığı 27.9-51.5 g ve tane verimi 52.4-214.5 kg/da arasında değişmiştir. Araştırma sonucunda Mardin İlinde toplanan yerel nohut populasyonları arasında verim ve verimle ilgili özellikler yönünden önemli varyasyon saptanmıştır.
Sürdürülebilirliğin yerel turistlerin ekoturizm algısı üzerine etkisi: Kültür turizmi destinasyonu olarak Mardin örneği
Turizm, ülkelerin ekonomilerine yatırım yapmasına, iş olanakları yaratmasına ve ülkeler arasındaki ticareti arttırmasına olanak sağlayan dünya ekonomisinde önemli bir sektör haline gelmiştir. Ayrıca, turizm, ülkelerin kültürel ve doğal varlıklarını tanıtmasına ve koruma altına almasına yardımcı olmaktadır. Bu sektörün gelişmesiyle birlikte bazı ekonomik, sosyo-kültürel ve çevresel olumsuz etkilerde ortaya çıkabilmektedir. Turizmin olumlu ve olumsuz etkileri üzerinde en çok etkisi bulunan kişilerin orayı ziyaret eden turistlerin olduğu düşünülebilir. Böyle bir durumda turizm faaliyetlerine yönelik, bir bölgeyi ziyaret eden turistlerin algılarının ölçülmesi önemli ve değerli bir konu haline gelmiştir. Destinasyonların sürdürülebilir turizm gelişimi için uluslararası örgütler tarafından hazırlanan çeşitli sürdürülebilirlik göstergelerini tartışan akademik araştırmalar olmasına rağmen, bu çalışmaların çoğu ziyaretçilerin bakış açısını göz ardı ederek arz yönüne odaklanmaktadır. Dolayısıyla, destinasyonlarda sürdürülebilirlik girişimlerinin başarısı için ziyaretçilerin desteğini almak esas olduğundan, bu bireylerin sürdürülebilirliğin farklı yönlerini nasıl algıladıklarını anlamaya ihtiyaç vardır. Bu bağlamda, kültürel ve tarihi zenginlikleri farklı dini inanışların bir arada yaşadığı turizm açısından önemli yer olan Mardin ili turistik açıdan da önemli bir araştırma konusu haline gelmiştir. Bu çalışmada sürdürülebilirlik ve ekoturizm arasında ilişkiyi incelemek; yerel turistlerin sürdürülebilirliğe ve ekoturizme ilişkin algılarını ortaya koymak ve sürdürülebilirliğin ekoturizm üzerindeki etkisini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmada yapılan analizler sonucunda, sürdürülebilirlik ve ekoturizm boyutları arasında pozitif doğrusal yüksek düzeyde korelasyon olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca sürdürülebilirliğin boyutlarının ekoturizm boyutları üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Yerel turistlerin sürdürülebilirliğe ve ekoturizme ilişkin algılarının ortalamasına ilişkin yapılan farklılık analizleri incelendiğinde ise daha çok olumlu yönde katılım gösterdikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, Ekoturizm, Sürdürülebilir Turizm, Sürdürülebilir Kültür Turizmi, Mardin.
12-15. yüzyıllarda Mardin: Kültürel ortam, eğitim yapıları ve Kasımiye Medresesi
Mardin Kasımiye Medresesi, Mardin'in güney batısında Bab-ı Zeytun olarak bilinen bölgenin dışında oldukça eğimli bir arazi üzerinde yer alır. Yapı, Osmanlı Vakıf kayıtlarında Kasım Paşa Medresesi olarak geçmektedir. Kasım Paşa medresesi, "zaviye ve mescid" veya "medrese ve zaviye" olarak Osmanlı dönemi vakıf kayıtlarına geçmiştir. Tarihsel süreç içerisinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, bir ucu Akdeniz de başlayıp diğer ucu Basra körfezine uzanan Bereketli Hilal'in tam tepe noktasını oluşturan Mardin, Güneydoğu Anadolu bölgesinin ve orta çağ'ın en önemli kentlerinden biridir. Hareketli kültür ortamının ürünü olan kent, tarih boyunca önemini korumuş ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış nadir kentlerden biridir. Mardin şehir dokusu ve fiziki yapısının bölgede hüküm süren Artuklular devrinde gelişip şekillendiği ve mimari bir gelenek olarak devam ettiği görülmektedir. Artuklular'dan sonra kentte ve bölgede hâkim olan Akkoyunlu ve Osmanlı Devletleri, Artukluların kent mimarisinin şekillenmesinde önemsediği geleneği sürdürmüşlerdir. Tez çalışmamızda; Kasımiye Medresesi'nin plan, mimari, malzeme/teknik ve süsleme özellikleri açısından irdeleyerek, Mardin ve komşu kültür çevresi ile olan etkileşiminin mimariye yansıması değerlendirilmeye çalışılmıştır. Günümüzde oldukça sağlam ulaşan yapımızın Artuklu Devri'nde inşa edilen medrese mimarisi ile benzer özellikler sergilemesi nedeniyle Artuklu Devri son dönemlerinde inşa edildiği ve Akkoyunlular tarafından tamamlandığı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler Ortaçağ, Mardin, Medrese, Akkoyunlu, Artuklu, Eğitim, Mimari
9-13 yaş gruplarındaki yüzme faaliyetlerinde bulunan öğrencilerin fiziki gelişim ve fiziki uygunluk özelliklerinin incelenmesi (Mardin ili uygulaması)
Bu çalışmada yüzme faaliyetlerinde bulunan 9-13 yaş grubundaki kişilerin fiziksel gelişim ve fiziksel uygunluk özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmaya 9-13 yaş grubunda olup yüzme sporuyla ilgilenen 50 çocuk dâhil edilmiştir. Araştırmanın örneklemi Mardin ili sınırlarında olan, Mardin Spor Kulübü, TOKİ İlk ve Ortaokul öğrencilerinden oluşturmaktadır. Araştırmaya tabi tutulan aday sporculara haftada 2 gün antrenman ve her antrenman 60 dakika olmak üzere toplamda 16 hafta antrenman uygulanmıştır. 16 haftalık antrenman program öncesi ilk fiziksel ölçümler yapılmıştır. Yapılan antropometrik ölçümler ( boy uzunluğu, kilo ağırlığı, göğüs çapı, kulaç boyu uzunluğu, ayak uzunluğu, omuz genişliği, kalça genişliğidir.) Motor beceriler (Birim kuvvet, durarak uzun atlama, esneklik, omuz esnekliği, 100 metre serbest mesafe).16 haftalık çalışma ardından aynı ölçümler tekrar alınıp ilk ve son ölçümler elde edildi. İlk ve son ölçüm sonucunda elde edilen verilen matematik istatistik analizine tabi tutulmuştur. Bu analizler tanımlayıcı istatistikler ve varyans analizleridir. Bu çalışmadan elde edilen veriler il düzeyinde faaliyet gösteren antrenörlere çalışmalarında yardımcı olmakla beraber elde edilen sonuçların yüzme sporunda faaliyet gösteren tüm eğitimcilere antrenman eğitim sürecinin yönetiminde faydalı olacağına inanıyorum.
Sermiyan Midyat Sinemasında Mardin kentinin kültür ve mekân bağlamında temsili
İstanbul'a alternatif mekân arayışları, 2000'li yılların başında sinemacıları yeni mekân bulma konusunda harekete geçirmiştir. O dönemlerde Mardin sinemacılar için bu gözde mekânlardan bir tanesi haline gelmiştir. Özellikle Birleşmiş Milletler'in Mardin'i "Unesco Dünya Kültür Mirası Adaylığı" listesine eklemesi ve dönemin mevcut hükümetinin destekleyici politikaları bu noktada önemli katkılar sağlamıştır. Bu çalışmada Sermiyan Midyat'ın yönetmenliğini yaptığı Mardin temalı film-ler yansıtılan kültür ve temsil edilen mekân ekseninde incelenmiştir. Bu bağlamda Hükümet Kadın-1, Hükümet Kadın-2, Ay Lav Yu ve Ay Lav Yu Tuu filmleri gös-tergebilimsel çözümleme çerçevesinde ele alınmıştır. Çalışma sonunda incelenen film-lerde hem kültürel hem de mekânsal unsurların nasıl yansıtıldığı ve göstergelerden ne şekilde yararlanıldığı ortaya konmuştur.
Kadında dövme'nin sosyolojik dili: Mardin örneği
Dövme ile ilgili yapılmış olan bu çalışma Güneydoğu Anadolu Bölgesinde, Mardin ilinde gerçekleşmiştir. Farklı kültürlerin kaynaşma noktası olan Mardin'de de birbirinden etkilenme kaçınılmaz olmaktadır. Bu kültürlerden bir tanesi "deq" (dövme) uygulamasıdır. Hangi tarihlerde ve ilk olarak kimler tarafından yapıldığı net olarak bilinmemekle beraber "deq" olarak isimlendirilen dövme uygulaması; Bedene ve yüzün çeşitli bölgelerine uygulanan ve kişilerin içinde yaşadıkları topluluklara dair aidiyet duygusu başta olmak üzere çeşitli nedenlerle yapılan bir sanatıdır. Dövme; sosyolojik gerçekliğin anlamlandırılmasında önemli bir yer tutmaktadır. Bu açıdan bakıldığında dövmenin sosyolojik izahı bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışmada dövmenin sosyolojik izahını yapmak amacıyla nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma dövmenin tarihsel boyutunu, kültürel ve dini boyutunu ele aldığı için etnografik araştırma özelliği taşımaktadır. Araştırmada yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Veri analizi nitel araştırma yöntemine uygun bir şekilde gözlem ve görüşmeler temelinde açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan alan çalışması sonucunda dövmenin bedene işlenen yerlerde cinsiyete göre farklılık söz konusu olmaktadır. Fakat içinde bulunulan aşiretle, boyla, kimlikle ve sahip olunan inançla herhangi bir ilgisinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dövme, Dövmenin Tarihçesi, Din ve Dövme İlişkisi, Dünya'da ve Türkiye'de Dövme