Okul öncesi çocuklar

980 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

0-3 yaş dönemindeki işitme yetersizliği olan bir çocuğun dil becerilerinin geliştirilmesinde Küçük Adımlar Erken Eğitim Programı'nın etkinliğinin incelenmesi

Bu eylem araştırmasının amacı, Küçük Adımlar Erken Eğitim Programı (KAEEP) çerçevesinde işitme yetersizliği olan bir çocuğa sahip işiten bir ailenin ebeveyn çocuk etkileşimini ve çocuğun söz öncesi iletişim becerilerini evde desteklemeye yönelik süreci incelemektir. Çalışmaya, 0-3 yaş arası işitme kayıplı bir çocuğa sahip bir aile, çocuk ve araştırmacı katılmıştır. Araştırmada veriler; aile bilgi formu, gözlem, günlük kayıtları, video ve ses kayıtları, kontrol listeleri, çeşitli dokümanlar ile güvenilirlik ve geçerlilik komitesi toplantılarından elde edilmiştir. Elde edilen bulgular, araştırma sürecinin işlevselliğini, karşılaşılan zorlukları, ebeveynlerin davranışlarını ve çocuğun gelişimini ortaya koymuştur. Aynı zamanda, araştırmacının kazandığı beceriler de analiz edilmiştir. Sistematik ve döngüsel bir analiz yaklaşımıyla yürütülen bu çalışma, aile eğitimlerinin ebeveynlerin etkileşim davranışları üzerinde olumlu etkiler yarattığını ve çocuğun iletişim becerilerinde ilerlemeler sağladığını göstermiştir. Süreç boyunca, ailenin sınırlı etkileşim davranışlarının azaldığı, çocuğun ise ortak dikkat geliştirme, karşılıklı etkileşim başlatma ve sürdürme gibi iletişim becerilerinde önemli ilerlemeler kaydettiği görülmüştür. Ayrıca, çocuğun söz öncesi iletişim becerileri ile alıcı ve ifade edici dil gelişiminde de önemli kazanımlar elde edilmiştir. Araştırmanın sonunda, ailelerin çocuk gelişimi ve ebeveyn rollerine ilişkin farkındalıklarının arttığı, doğru davranışları daha bilinçli şekilde sergileyebildikleri tespit edilmiştir. Bu onuçlar, literatürdeki benzer çalışmalarla paralellik göstermekte ve ebeveyn müdahalelerinin etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, ebeveyn katılımını teşvik eden uygulamalara yönelik ihtiyacı da gözler önüne sermektedir. Bu araştırmanın, anne-çocuk etkileşimi ve aile eğitimi alanında ulusal ve uluslararası literatüre katkı sağlayacağı, Türkiye'deki uygulayıcılar ve araştırmacılar için önemli bir rehber niteliği taşıyacağı düşünülmektedir.

Erken çocuk eğitimiOkul öncesi çocuklarÖzel gereksinimli çocuklar
Başak Seçmen Daşcı
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitim çağındaki çocukların değer düzeylerine ilişkin anne-baba ve öğretmen görüşleri

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARIN DEĞER DÜZEYLERİNE İLİŞKİN ANNE-BABA VE ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİ Bireylerin değer yargıları çocukluk çağında ebeveynlerinden ve çevrelerinden aldıkları değerlerle oluşmaktadır. Gelişim çağında olan çocukların değer yargılarını bilhassa etkileyen unsurlar aile ve okul çevresidir. Burada da ebeveynlerin ve öğretmenlerin sahip oldukları değer yargıları önem arz etmektedir. Söz konusu değerlerin çocuğa yansıma durumu da sergilemiş oldukları tutumlarla ilgilidir. Ebeveynlerin ve öğretmenlerin okul öncesi eğitim çağındaki çocukların sahip oldukları değerlere ilişkin değerlendirmelerini ve ebeveynlerin çocuklara yönelik tutumlarını belirlemeye yönelik bu araştırmada, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2016-2017 eğitim öğretim yılında Batman il merkezinde bulunan okul öncesi eğitim kurumlarında öğrenim gören 3-6 yaş grubu çocukların ebeveynleri ve öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklemini ise, elverişli örnekleme yöntemiyle seçilen 17 okul öncesi eğitim kurumunda çocuğu olan 317 ebeveyn ve çocukların bulundukları sınıfların öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Neslitürk ve Çeliköz (2015) tarafından geliştirilen "Okul Öncesi Değerler XI Ölçeği Aile Formu", "Okul Öncesi Değerler Ölçeği Öğretmen Formu" ve Karabulut-Demir (2007) tarafından geliştirilen "Ebeveyn Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Bu çalışmada verilerin normal dağılımının tespitinden sonra hem demografik hem de ölçeklere ilişkin maddelerin frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma analizlerine yer verilmiştir. Ayrıca araştırmada yer alan değişkenler arasında bir bağ olup olmadığının tespiti amacıyla karşılaştırma analizleri (bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal-Wallis H testi) yapılmıştır. Bunun dışında da değişkenler arasındaki etkiyi belirlemek amacıyla Çoklu Regresyon Analizi yapılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre; aileler, çocukların en çok dostluk-arkadaşlık değerine sahip olduklarını ifade ederken, en az ise sorumluluk değerine sahip olduklarını ifade etmektedirler. Ebeveynlerin okul öncesi eğitim çağındaki çocukların sahip oldukları değerlere ilişkin görüşleri, çocukların cinsiyet ve yaş değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmamaktadır. Öğretmenler, çocukların en çok dostluk-arkadaşlık değerine sahip olduklarını ifade ederken, en az ise dürüstlük değerine sahip olduklarını ifade etmektedirler. Öğretmenlerin okul öncesi eğitim çağındaki çocukların sahip oldukları değerlere ilişkin görüşleri, çocukların cinsiyet ve yaş değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Ebeveynler, okul öncesi eğitim çağındaki çocuklara yönelik demokratik tutumlarının en yüksek düzeyde olduğunu ifade ederken, izin verici tutumlarının ise en düşük düzeyde olduğunu ifade etmektedirler. Ebeveynlerin okul öncesi eğitim çağındaki çocuklara yönelik tutumlarının cinsiyet, aylık gelir durumu ve çocuk sayısı değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Ebeveynlerin okul öncesi eğitim çağındaki çocuklara yönelik tutumlarının, çocukların sahip olduğu değerlere ilişkin değerlendirmelerini ne şekilde yordadığını ortaya koymaya yönelik olarak yapılan çoklu doğrusal regresyon analizi sonucunda; demokratik, otoriter ve izin verici değişkenleri birlikte, çocukların sahip olduğu değerlere ilişkin aile değerlendirmelerini yordadığını ortaya çıkarmıştır.

Ana-baba tutumuDeğer ölçüleriDeğerler+4
Suna Deniz
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Karikatüre dayalı uygulamaların okul öncesi dönemdeki çocukların duygusal zekâ ve iletişim becerilerine etkisi

Bu tezin amacı, karikatüre dayalı uygulamaların okul öncesi çocuklarının duygusal zekâ ve iletişim becerilerine olan etkisini belirlemek amacıyla yapılan ve baskın-daha az baskın karma yöntem deseni ile amaçsal örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanıldığı bir araşırmadır. Araştırmanın çalışma grubunu Bitlis'in Tatvan ilçesine bağlı iki anaokulu ve bu anaokullarında öğrenim gören 5 yaş grubu çocuklar oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alan deney grubu, araştırmacının eğitim-öğretim sürecini yürüttüğü Tatvan Sahil Anaokulu'nda bulunan 5 yaş ve 20 kişiden oluşan bir grup, kontrol grubu olarak Tatvan Cumhuriyet Anaokulu'nda bulunan 5 yaş ve 20 kişiden oluşan bir grup seçilmiştir. Araştırmada karikatüre dayalı uygulamalar yapılırken, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu, duygusal zekâ ve iletişim becerisini belirlemek amacıyla gözlem formu ve doküman analizi kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde Mann Whitney U-Testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi uygulanmıştır. Ayrıca deneysel uygulamanın etki büyüklüğünü tespit etmek için Cohen d değerine bakılmıştır. Nitel verilerin analizinde yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler için ise betimsel ve içerik analizi kullanılmıştır. Nitel verilerin güvenilirliği için elde edilen veriler sayısallaştırılmış, frekans ve yüzde hesaplanmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde yapılan uygulamaların sonuçlarına göre, deney grubunu oluşturan çocukların ön test-son test duygusal zekâ ve iletişim becerilerine yönelik puanları arasında son test lehine anlamlı farklılık görülmüştür. Kontrol grubunda mevcut programa göre yapılan etkinliklerin çocukların ön test-son test duygusal zekâ ve iletişim becerilerine yönelik puanları arasında son test lehine anlamlı farklılık görülmüştür. Karikatüre dayalı uygulamalara tabi tutulan deney grubunun ve karikatüre dayalı uygulamalara tabi tutulmayan kontrol grubunun son test puanlarından elde edilen sonuçlara göre, karikatüre dayalı uygulamaların deney grubundaki çocukların duygusal zekâ ve iletişim becerilerini geliştirmede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Okul öncesi eğitim, Karikatür, Duygusal zekâ, İletişim becerileri

Duygusal zekaKarikatürOkul öncesi dönem+4
İnci Kocaman Gelir
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveynlerin çocuk haklarına ilişkin algılarının incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, ebeveynlerin çocuk haklarına ilişkin algılarını incelemektir. Araştırmada, nicel ve nitel araştırma desenlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma desenlerinden eş zamanlı desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim- öğretim yılında Van ili sınırları içinde Millî Eğitim Bakanlığı (MEB)'e bağlı anaokullarında ve anasınıflarında okul öncesi eğitime devam eden çocukların ebeveynleri oluşturmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın nicel boyutunda 618 katılımcıya, nitel boyutunda ise 70 katılımcıya ulaşılmıştır. Araştırmanın veri toplama aracı olarak; araştırmacı tarafından geliştirilen "Çocuk Haklarına İlişkin Ebeveyn Algı Ölçeği (ÇHİEAÖ)" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırmada SPSS bilgisayar paket programı kullanılmıştır. Nicel verilerin analizi için normallik testine başvurulmuş ve verilerin normal bir dağılım sergilemediği görüldüğünden non-parametrik testlerden Mann- Whitney U Testi ve Kruskal- Wallis H testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin analizinde ise içerik analizine başvurulmuştur. Araştırmanın sonucunda; ebeveynlerin çocuk haklarına ilişkin algılarında yaş ve bilgi sahibi olma değişkenlerinin anlamlı farklılık gösterdiği ancak cinsiyet, öğrenim durumu, meslek ve sosyoekonomik düzeyi değişkenlerinde anlamlı farklılığın olmadığı ve nitel sonuçların nicel sonuçları destekler nitelikte olduğu tespit edilmiştir.

AlgıAna-baba algısıEbeveynler+5
Samet Dokumacı
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Çocuklarda ekran kullanımının duygu düzenleme üzerindeki etkisinde sosyal becerilerin aracı rolü

Bu araştırmanın amacı, çocuklarda ekran kullanımının duygu düzenleme üzerindeki etkisinde sosyal becerilerin aracı rolünü belirlemektir. Araştırma Türkiye'nin Muğla ili Menteşe ilçe merkezinde özel ve resmi okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden 60-72 aylık 477 çocuk ve ebeveyni ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak: Kişisel Bilgi Formu, Problemli Medya Kullanım Ölçeği, Duygu Düzenleme Ölçeği ve Erken Çocuklukta Sosyal Beceri Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS statistics 27.0 paket programı ve SPSS PROCESS makro yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; çocukların problemli ekran kullanımlarının duygu değişkenliği ve olumsuzluğunu pozitif yönde ve problemli ekran kullanımının duygu düzenleme becerilerini negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte araştırmada çocukların problemli medya kullanımlarının sosyal becerilerini olumsuz yönde etkilediği, sosyal becerilerin çocukların duygu düzensizliği ve değişkenliğini olumsuz yönde etkilediği belirlenmiştir. Son olarak sosyal becerilerin çocukların duygu düzenleme becerilerini olumlu yönde etkilediği de görülmüştür. Bunların yanında iş birliği becerilerinin çocukların problemli medya kullanımları ile duygu düzensizliği ve olumsuzluğu arasındaki ilişkiye ve kendini kontrol etme becerilerinin çocukların problemli medya kullanımları ile duygu düzensizliği ve olumsuzluğu arasındaki ilişkiye kısmen aracılık ettiği tespit edilmiştir. Diğer yandan hakkını arama becerilerinin çocukların problemli medya kullanımları ile duygu düzensizliği ve olumsuzluğu arasındaki ilişkiye; iş birliği becerilerinin çocukların problemli medya kullanımları ile duygu düzenleme becerileri arasındaki ilişkiye; kendini kontrol etme becerilerinin çocukların problemli medya kullanımları ile duygu düzenleme becerileri arasındaki ilişkiye ve hakkını arama becerilerinin çocukların problemli medya kullanımları ile duygu düzenleme becerileri arasındaki ilişkiye kısmen aracılık ettiği belirlenmiştir. Bunlarla birlikte katılımcıların duygu düzenleme puanlarının aile gelir durumu, annenin eğitim durumu ve babanın eğitim durumuna göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte problemli medya kullanımı puanlarının aile gelir durumu ve annelerin günlük ekran süresi değişkenlerine ve sosyal beceri puanlarının anne günlük ekran süresine göre farklılaştığı belirlenmiştir. Bu araştırma, erken çocukluk döneminde ekran kullanımının olumsuz etkilerini azaltmada duygu düzenleme ve sosyal becerilerin geliştirilmesinin kritik öneme sahip olduğunu göstermektedir. Çocukların medya içerikleriyle daha sağlıklı etkileşim kurabilmeleri için ebeveynlere yönelik medya okuryazarlığı programlarının yaygınlaştırılması, aile-çocuk etkileşiminin güçlendirilmesi ve çocuk gelişimcilerin erken müdahale programlarında duygu düzenleme odaklı stratejilere yer vermesi önerilmektedir. Bu bulgular, erken yaşlarda duygusal ve sosyal becerilerin sistematik biçimde desteklenmesinin, ekran temelli risklerin önlenmesinde koruyucu bir rol oynayabileceğini ortaya koymaktadır.

Bilgi teknolojisiBilişsel duygu düzenlemeOkul öncesi çocuklar+1
Hilmi Tekin
Selçuk University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Oyun ve edebiyat temelli duygu düzenleme becerisi eğitim programı'nın çocukların duygu düzenleme becerilerine etkisinin incelenmesi

Araştırmanın amacı Oyun ve Edebiyat Temelli Duygu Düzenleme Becerisi Eğitim Programı (PALBERS-TP)'nın 5-6 yaş çocukların duygu düzenleme becerilerine etkisinin incelenmesidir. Araştırma ön test, son test ve kalıcılık testi kontrol gruplu deneysel desene göre yürütülmüştür. Araştırmaya okul öncesi eğitime devam etmekte olan 20'si deney, 20'si kontrol grubu olmak üzere 40 çocuk ve öğretmenleri dahil edilmiştir. Programda yer alan 30 oturum haftada üç gün uygulanarak 10 haftada tamamlanmıştır. Programın etkisini saptamak için araştırmacı tarafından geliştirilen Genel Bilgi Formu, Shultz ve Izard (1) tarafından geliştirilip Durmuşoğlu Saltalı, Deniz, Çeliköz ve Arı (2) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Altı Yaş Çocukları İçin Duygusal Becerilerin Değerlendirilmesi Testi (Assessment of Children's Emotion Skills- ACES) ve Shields ve Cicchetti (3) tarafından geliştirilip Batum ve Yağmurlu (4) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Duygu Düzenleme Ölçeği (The Emotion Checklist- ERC) kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda Oyun ve Edebiyat Temelli Duygu Düzenleme Becerisi Eğitim Programı (PALBERS-TP)'nın çocukların duyguları tanıma, anlama, ifade etme ve duygu düzenleme becerilerini arttırdığı saptanmıştır.

Bastırılmış duyguBilişsel duygu düzenlemeErken çocuk eğitimi+5
Pelin Ülker
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Ekran bağımlılığı olan okul öncesi çocuklarda okupasyon temelli öz düzenleme programının okupasyonel performansa etkilerinin incelenmesi

Tekeci, Y., Ekran Bağımlısı Okul Öncesi Çocuklarda Okupasyon Temelli Öz Düzenleme Programının Okupasyonel Performansa Etkilerinin İncelenmesi, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Ergoterapi Programı Doktora Tezi, Ankara, 2024. Bu çalışmanın amacı, ekran bağımlısı okul öncesi çocuklara yönelik uygulanacak olan okupasyon temelli öz düzenleme programının okupasyonel performansa olan etkilerini araştırmaktı. Ekran bağımlılığı çocuklarda öz düzenleme, yürütücü işlevler ve duyusal işlemleme gibi birçok alanda problem oluşturarak okupasyonel performansı etkilemektedir. Çalışmamıza ekran bağımlılığı olan 10' ar kişilik iki grup edilmiştir. Çalışmamızda medya cihazlarının kendi içlerinde bulunan uygulamalar ile ekran süresi ölçümü, Problemli Medya Kullanım Ölçeği, Baş-Ayak-Diz-Omuz Yönergeleri (BADO), Dunn Duyu Profili, Kısa Çocuk Roller Aktiviteler ve Görevler Profili (SCOPE) ve Kanada Aktivite Performans Ölçeği kullanılmıştır. 8 hafta, haftada iki seans şeklinde okupasyon temelli öz düzenleme programı uygulanmıştır. Müdahale öncesi ve sonrası iki grubun gelişimi karşılaştırıldığında ekran süresi, problemli medya kullanım ölçeği, işitsel işlem, görsel işlem, vestibüler işlem, çoklu duyusal işlem, endurans/tonula ilgili işlem, hareket ve vücut pozisyonu ile ilgili düzenlemeler, aktivite seviyesini ilgilendiren hareket düzenlemeleri, duygusal cevapları etkileyen duyusal girdilerin düzenlenmesi, duygusal cevapları ve aktivite seviyesini etkileyen görsel girdilerin düzenlenmesi, duyusal ve sosyal cevaplar, tepki verme eşiğini tanımlayan maddeler, kayıt, duyusal girdi arama, , dikkatsizlik/dikkat dağınıklığı, duyu hassasiyeti, hareketsiz, algısal ince motor becerileri, BADO yönergeleri, Kısa Çocuk Roller Aktiviteler ve Görevler Profili -irade ve alışkanlıklar alanları (p0,01), duyusal işlemin davranışsal sonuçları, araştırma, hassasiyet, kaçınma, duyusal tepki, oral duyusal hassasiyet, Kısa Çocuk Roller Aktiviteler ve Görevler Profili-iletişim ve etkileşim becerileri alanlarında (p0,05) olarak bulunmuştur. Okul öncesi çocuklarda ekran bağımlılığını önlemek için okupasyon temelli öz düzenleme programının etkin bir yaklaşım olduğu bulunmuştur.

Davranışsal bağımlılıkErken çocuk eğitimiOkul öncesi çocuklar+1
Yasin Tekeci
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Erken çocuklukta zorbalığa yönelik farkındalık programının çocuk ve öğretmen açısından incelenmesi

Bu araştırma, 60-72 çocukların; zorbalığa yönelik farkındalıklarını, zorbalığı diğer saldırganlık davranışlarından ayırt ederek, gerektiğinde ihtiyaç duyabilecekleri zorbalıkla baş etme ve zorbalığa müdahale stratejilerini benimsemelerine; onlara bu bilgi becerileri kazandıracak öğretmenlerin ise; zorbalığın ne olduğunu, türlerini, zorbalığı önleme ve müdahaleye yönelik bilgi ve becerileri kazanmalarına katkı sağlamayı hedeflemiştir. Bu kapsamda Erken Çocuklukta Zorbalığa Yönelik Farkındalık Programı (ZOYFA) geliştirilerek çocuk ve öğretmen açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. Çalışma grubunu, 60-72 ay arası, alt sosyo-ekonomik düzeydeki ailelere mensup 12 çocuk ve onların üç öğretmeni oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak; Erken Çocuklukta Zorbalığa Yönelik Farkındalık Çocuk Görüşme Formu, Erken Çocuklukta Zorbalığa Yönelik Farkındalık Resimli Çocuk Görüşme Formu, Zorbalıkla Baş Etme Stratejileri Problem Hikayeler Formu, Gözlem Notları, Çocuk Resimleri, Erken Çocuklukta Zorbalığa Yönelik Farkındalık Öğretmen Ön Görüşme Formu ve Erken Çocuklukta Zorbalığa Yönelik Farkındalık Öğretmen Son Görüşme Formu kullanılmıştır. Veriler tümdengelimsel ve tümevarımsal yaklaşımın bir arada kullanıldığı hibrit ve tematik yaklaşım ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular; Erken Çocuklukta Zorbalığa Yönelik Farkındalık Programının (ZOYFA) çocukların zorbalığı tanıma, anlama ve ayırt etmelerine, zorbalıkla etkin baş etme ve müdahale etme stratejilerini benimseme ve öğrenmelerine, öğretmenlerin ise, zorbalığa yönelik bilgi ve becerileri geliştirmelerine katkı sağladığını göstermektedir.

Erken müdahale eğitim programıOkul öncesi çocuklar
Şifa Kevser Çakmak
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Resimli öykü kitabı okuma uygulamalarının 48-60 aylık çocukların erken okuryazarlık ve matematik becerilerine etkisi

Okul öncesi dönem, insan yaşamında gerçekleşen pek çok davranış ve becerinin temellerinin atıldığı eşsiz deneyimlerle dolu kritik bir dönemdir. Erken dönem akademik başarının temelinde erken okuryazarlık ve erken matematik becerileri yer almaktadır. Erken çocukluk döneminde çocukların matematik becerilerini edinmelerinde etkili olabilecek farklı niteliklere sahip birçok çocuk edebiyatı eseri bulunmaktadır. Bu araştırmanın amacı, resimli öykü kitabı okuma uygulamalarının 48-60 aylık çocukların erken okuryazarlık ve matematik becerilerine etkisini incelemektir. Bu amaç ile karma yöntemin kullanıldığı bu araştırmada deneysel tasarım ve gözlem bir arada kullanılmıştır. Deneysel aşamada ön test son test kontrol gruplu desen tercih edilmiş, deney grubu çocukları ile sekiz hafta boyunca 30 kitap okuma uygulaması gerçekleştirilmiştir. Kitap okuma uygulamalarının ardından oturumlardan elde edilen gözlemler araştırmacı tarafından araştırmacı günlüklerine kaydedilmiştir. Araştırma, Çanakkale İli Kepez Beldesi'nde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı bağımsız anaokulundaki 48-60 aylık çocuklar ile yürütülmüştür. Araştırmada, "Resimli Öykü Kitaplarını Değerlendirme Ölçeği", "Resimli Öykü Kitaplarında Matematik Kavram ve Becerilerini Belirlemeye Yönelik Kriter Formu", "Demografik Bilgi Formu", "Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı (EOBDA)" ve "Erken Matematik Testi (EMAT)" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde deneysel aşamada SPSS Paket Programı kullanılmış, gözlem kayıtları ise betimsel analiz tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre erken okuryazarlık ve matematik becerilerinin geliştirilmesinde resimli öykü kitaplarının kullanılmasının faydalı olduğu görülmüştür. Buna ek olarak bu iki akademik becerinin birbiriyle ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre uygulayıcı ve eğitimcilere önerilerde bulunulmuştur.

Akademik beceriErken okuryazarlık becerileriEtkileşimli kitap okuma+7
Zehra Bilgen
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Üstün yetenekli ve normal gelişim gösteren çocukların zihin kuramı becerileri açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada, 4-10 yaş arası çocukların zihin kuramı becerilerini değerlendirmek için "Zihin Kuramı Değerlendirme Aracı'nın" geliştirilmesi, geliştirilen Zihin Kuramı Değerlendirme Aracı (ZKDBA) kullanılarak 6-10 yaş arasındaki normal gelişim gösteren çocuklar ile üstün yetenekli çocukların zihin kuramı becerilerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Geliştirilen Zihin Kuramı Değerlendirme Aracı'nın geçerlik ve güvenirlik analizi için 4 – 10 yaş arasındaki normal gelişim gösteren toplam 235 çocuktan veri alınmıştır. AFA analizi sonucunda Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) veri yeterliği değeri 0.825, yaklaşık Ki-kare [x2(66)= 1952.263] ve Sigma [p<0,05] değerleri olarak hesaplanmış ve ZKBDA'nın geçerli özellik gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. ZKBDA'nın güvenirlik analizinde Kuder-Richardson (KR-20) metodu kullanılarak iç tutarlılık analizi gerçekleştirilmiş ve Sınıf içi Korelasyon Katsayıları yöntemi kullanılarak test-tekrar test güvenirliğine bakılmıştır. Kuder-Richardson (KR-20) metodunun uygulanmasının sonucunda Cronbach's Alfa katsayısı α=0.897 (a>070) ve test tekrar test uygulamasının sonucunda en düşük Sınıf içi Korelasyon Katsayısı 0.764 (ICC>0.60) olarak hesaplanmış ve ZKBDA'nın alt boyutları da dahil olmak üzere güvenilir bir ölçme aracı olduğu kabul edilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümü olan üstün yetenekli çocuklarla normal gelişim gösteren çocukların karşılaştırılması için ZKBDA 6-10 yaş arasındaki normal gelişim gösteren 61 çocuğa ve 6-10 yaş arasındaki 61 üstün yetenekli çocuğa uygulanarak zihin kuramı becerileri kazanımları incelenmiştir. İki grup arasındaki farklılık ki kare testleri ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; üstün yetenekli çocuklarla normal gelişim gösteren çocuklar arasında ileri düzey zihin kuramı becerileri olan ikinci düzey zihin kuramı becerileri, deyimi ve ironiyi anlama becerileri arasında farklılıklar olduğu, bu farklılıkların üstün yetenekli çocukların lehine olduğu bulunmuştur.

Okul öncesi çocuklarZihin kuramıÜst düzey zihinsel beceri+2
Burcu Bülbün Aktı
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

A longitudinal conversation analytic study on L2 construction learning in a kindergarten classroom

This study documents the intricate relationship between classroom interaction and L2 learning by bringing empirical evidence for L2 construction learning in a kindergarten EFL classroom. The longitudinal video-recorded data were collected from a face-masked kindergarten classroom during the Covid-19 pandemic and examined using Multimodal Conversation Analysis. The analysis showed the emergence of two L2 constructions as the immediate learning objects and the retrospective and prospective examination of the data allowed for the documentation of their gradual sedimentation into two different learners' L2 repertoires. For the better understanding of the learners' and the teacher's roles in shaping the learning processes, the analysis was organized as (i) teacher initiated L2 construction learning (i.e., little bit) and (ii) learner initiated L2 construction learning (i.e., me too). With the examination of the cases of little bit, interactional routines, embodied explanations, translanguaging, choral repetition, understanding checks, repairing dispreferred responses, and designedly incomplete utterances were found as the teacher practices deployed strategically for the introduction and circulation of the construction to facilitate L2 construction learning. The analysis of the construction me too indicated the learners' collaborative accomplishment of resolving an interactional trouble as the point of emergence, and the focal learner's peer-prompted and finally unprompted use of the construction in situ. Accordingly, learner initiated L2 construction learning was enacted as an outcome of the prominent role of peers, thus their learner initiatives, in creating learning opportunities. The findings bring new insights into L2 learning in kindergarten classrooms and provide rich pedagogical implications to kindergarten language teachers.

KindergartensEarly child educationSpeech+7
Emel Tozlu Kılıç
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Erken çocukluk eğitimcilerine yönelik hazırlanan ön yargısız eğitim programının öğretmenler ve çocuklar üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin Ön Yargısız Eğitime yönelik bilgilerini incelemek, Ön Yargısız Eğitim Programı'nın öğretmenlere olan etkilerini incelemek, Ön Yargısız Eğitim Programı'nın çocuklara etkilerini incelemektir. Araştırma karma araştırma desenlerinden iç içe karma desen özelliği göstermektedir. Katılımcılar uygun örnekleme yöntemi kullanılarak araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmada öncelikle okul öncesi öğretmenlerinin Ön Yargısız Eğitime yönelik bilgi ve ihtiyaçları incelenmiştir. İhtiyaç analizine 54 okul öncesi öğretmeni katılım sağlamıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında uygulanan programın öğretmenler ve çocuklara olan etkisi incelenmiştir. İhtiyaç analizinde, katılımcılar görev yaptıkları yerler ile kendi kültürleri arasındaki benzerliklerin olumlu etkilerinin daha çok olduğunu, farklılıkların hem olumlu hem de olumsuz etkileri olduğunu belirtmişlerdir. Deney grubu öğretmenlerinin program uygulandıktan sonra Ön Yargısız Eğitime yönelik tutumlarının ve Öz farkındalıklarının arttığı; izleme testinde de bu tutumun ve farkındalığın korunduğu bulunmuştur. Deney grubunda yer alan çocuklar cinsiyet, aile ve sosyal yapı, engel ve kültürel geçmiş alt boyutları ile toplam puanları ön ve son testlerde farklılaşmakta; son testlerde daha yüksek tutum sergilemektedirler. Benzer şekilde, izleme testinde de toplam puan ile cinsiyet ve aile ve sosyal yapı alt boyutları son testlerine göre yükselmiş olup; engel ve kültürel geçmiş alt boyutlarında farklılık bulunmamaktadır. Kontrol grubunda yer alan çocukların program öncesi ve sonrası farklılıklara saygı tutumlarında cinsiyet ve aile ve sosyal yapı alt boyutlarında ve toplam puanda anlamlı farklılık bulunmamıştır. Engel ve kültürel geçmiş alt boyutlarında ise anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu bulgulara göre, Ön Yargısız Eğitim Programının öğretmenler ve çocuklar için etkili olduğu saptanmıştır.

Erken çocuk eğitimiEğitim programlarıFarklılıklara saygı+4
Çağla Bal
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Almanya'da yaşayan okul öncesi Türk çocuklarının karşılaştığı kültürel sorunlar: Köln örneği

Almanya'daki Türk çocukları iki kültür arasında yetişmekte ve buna bağlı olarak iki kültürün izlerini de taşımaktadır. Aile içerisinde kendi kültürel değerlerini; dilini, dinini ve geleneklerini öğrenirken, Alman anaokullarında ise yeni bir kültür, dil ve din ile tanışırlar. Bu çalışma, Almanya'nın Köln–Chorweiler bölgesinde yaşayan Türk çocuklarının okul öncesi (Kita) karşılaştıkları kültür, dil, din ve yaşam tarzı problemlerini betimlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu Almanya'nın Köln bölgesinde yaşayan 72 Türk aile ve 14 Türk öğretmen oluşturmaktadır. Karma yöntem olan bu araştırmada, Türk ailelere anket uygulanmış ve çalışmanın amacı doğrultusunda daha kapsamlı bilgiye ulaşmak için 2022/2023 eğitim-öğretim yılında farklı anaokullarında görev yapmakta olan Türk öğretmenlere hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu gerçekleştirilmiştir. Böylelikle bu çalışmada hem nicel hem de nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Türk aileler ile yapılan anketlerden elde edilen veriler SPSS programında betimsel analiz yöntemi ile çözümlenmiştir ve Türk öğretmenler ile yapılan görüşmelerden elde edilen veriler, içerik analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Çalışma sonucu toplanan veriler tablolar halinde gösterilmiş, araştırmanın sonucunda Almanya/Köln şehrinde yaşayan okul öncesi Türk çocuklarının kültür problemleri birebir incelenmiş, alınan veriler değerlendirilerek sonuçlar bağlamında öneriler sunulmuştur.

AlmanyaDil problemleriDin eğitimi+7
Zeynep Güçlü
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

36-72 aylık çocukların ev matematik ortamlarının incelenmesi

Çocukların ileri yaşlardaki matematik başarısını etkileyen bazı unsurlar bulunmaktadır. Matematik becerilerine etki eden bu unsurlardan biri evin matematik ortamıdır. Bu kapsamda "36-72 aylık çocukların ev matematik ortamı nasıldır?" ve "ebeveynlerin çocuklarının matematik becerilerine yönelik algıları nelerdir?" sorularına cevap aranmıştır. Araştırma kapsamında, Niklas vd.(2016) tarafından geliştirilen "Evin Aritmetik Ortamı Tarama Aracı (EAOTA)" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Matematiğe Yönelik Yeterlik Algıları Ölçeği (MYYAÖ)"nden elde edilen puanların güvenirlik ve yapı geçerlilikleri, 375 ebeveynden oluşan örneklem grubunda incelenmiş, elde edilen puanların geçerli ve güvenilir sonuçlar verdikleri görülmüştür. Ebeveynlerin, çocuklarına evde çoğunlukla "inşa oyuncakları ve bloklar, matematik temelli oyuncaklar, matematik temelli ev aktiviteleri," vb. materyaller sağlarken; "telefon/tablet uygulamaları, matematik kavramlarının yer aldığı televizyon programları, origami temelli oyun/oyuncaklar" vb. materyalleri daha az sağladığı görülmüştür. Ebeveynlere göre çocuklar evde çoğunlukla "nesneleri sayma/düzenleme/sınıflama, şekilleri tanıma/eşleştirme yapma, nesneleri sıraya koyma, "Orada kaç nesne var?" gibi sorular sorma vb." etkinlikler yaparken, en az "hesap makinesi ile oynama, harita kullanma, takvim kullanma" vb. etkinlikler yapmaktadırlar. Hiyerarşik regresyon analizi sonuçlarına göre çocukların yaşının ve kendine ait bir odasının olmasının hem EAOTA hem de MYYAÖ toplam puanlarındaki varyansın anlamlı bir açıklayıcısı olduğu sonucuna ulaşılırken, daha önce anaokulu/anasınıfına gitmiş olmanın sadece MYYAÖ'nün, sosyo-ekonomik düzeyin (SED) ise sadece EAOTA toplam puanlarındaki varyansın anlamlı bir açıklayıcı olduğu görülmüştür. Evin matematik ortamının değişkenleri olduğu varsayılan; "evin aritmetik ortamı, matematik yeterlik algıları, matematik temelli araçlar ve matematik temelli etkinlikler" ile kurulan modeller için yapılan yol analizinde kurulan her iki modelin kabul edilebilir uyum iyiliği indekslerine sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır.

Ana-baba algısıEbeveyn-çocuk ilişkisiErken çocuk eğitimi+7
Kerem Avci
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin matematik pedagojik alan bilgileri ile çocukların çalışma belleği arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin matematik pedagojik alan bilgileri ile okul öncesi dönem çocuklarının çalışma belleği becerileri arasındaki ilişkinin, öğretmenlerin çalışma belleği farkındalıklarının ve söyleme dayalı uygulamalarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Nitel veri toplama yöntemi olarak görüşme; nicel veri toplama aracı olarak .71 Cronbach Alfa değerli "Okul Öncesi Matematiğinde Pedagojik Alan Bilgisi Ölçeği (OMPAB) ile Cronbach Alfa değeri .975 olan "Çalışma Belleği Derecelendirme Ölçeği" (ÇBDÖ) öğretmenlere ve çocuklara yönelik olmak üzere iki farklı ölçek kullanılmış olup öğretmenlerin matematik pedagojik alan bilgilerine yönelik verilere OMPAB ile çocukların çalışma belleğine ilişkin verilere ÇBDÖ ile ulaşılmıştır. 119 okul öncesi öğretmen ve 357 çocukla yürütülen çalışmada öğretmenlerin OMPAB'dan aldıkları puanlarının yaş ve mesleki deneyime göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark göstermediği bulgusuna ulaşılmış olup lisans mezunu öğretmelerin pedagojik alan bilgi puanlarının lisansüstü eğitim düzeyine sahip öğretmenlere göre daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada öğretmenlerin pedagojik alan bilgileri arttıkça çocukların daha güçlü çalışma belleği özelliği gösterdiği sonucuna varılmıştır. Çocukların ÇBDÖ'den aldıkları puanlar karşılaştırıldığında kızlara kıyasla erkeklerin daha güçlü çalışma belleği özelliği gösterdikleri sonucuna ulaşılmış olup okul öncesi eğitim alma değişkeni yönünden 1 yıldan daha az okul öncesi eğitim alan çocuklara oranla 1 yıl ve üzeri süreyle okul öncesi eğitim alan çocukların lehine anlamlı farklılık göstermiştir.

MatematikMatematik eğitimiMatematik öğretimi+6
Gözde Sayan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Açık uçlu materyaller ile çocukların oyun davranışlarında ve yürütücü işlev becerilerinde ortaya çıkan değişimin incelenmesi

Araştırmanın amacı, açık uçlu materyaller aracılığıyla çocukların oyun davranışları ve yürütücü işlev becerilerinde ortaya çıkan değişimi incelemektir. Çalışma, eylem araştırması deseninde gerçekleştirilmiştir. Araştırmacı, öğretmen-araştırmacı rolündedir. Ankara ili Etimesgut ilçesinde bir anasınıfındaki 60-77 ay arası 24 çocuk, çocukların ebeveynleri, öğretmen araştırmacı ve İnandırıcılık Komitesi üyeleri çalışmanın katılımcılarını oluşturmaktadır. Araştırma, durum saptama, uygulama süreci olarak iki evrede yürütülmüştür. Çocukların yürütücü işlev becerileri hakkında Okul Öncesi Öz Düzenleme Ölçeği (OÖDÖ), Baş-Ayak Parmakları-Dizler-Omuzlar Görevleri (BADO), Çocuk Davranışları Değerlendirme Ölçeği (ÇDDÖ), Çocukluk Dönemi Yürütücü İşlevler Envanteriyle (ÇDYİE); oyun davranışları hakkında ise Yürütücü İşlev Becerileri Odaklı Oyun Davranışları (YİBOD) Kontrol Listesi ve Oyun Gözlem Formu (OGF) aracılığıyla veri toplanmıştır. Nitel verilerin analizinde tümevarımsal içerik analizi kullanılmıştır. Nicel verilerden kontrol listelerinin değerlendirmelerinde frekans ve ortalama değerleri hesaplanmıştır. Durum tespiti aşaması ve eylem döngülerinin tamamlanmasının ardından uygulanan ölçekler ön test- son test olarak değerlendirilmiştir. Normal dağılım koşulu sağlandığından grup içi karşılaştırmalarda "t testi" kullanılmış, elde edilen her anlamlı değer için etki büyüklüğü hesaplanmıştır. Müdahale sonrası çocukların yürütücü işlev becerilerinden işleyen bellek, bilişsel esneklik, dikkat, engelleyici kontrol, organizasyon ve planlama becerilerinde ve önemli düzeyde gelişim gözlenmiştir. Uygulanan eylem döngüleri sonrasında sergilenen oyun davranışları bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde ise gözlenen değişimin olgunlaşmış oyun davranışlarına işaret ettiği tespit edilmiştir.

Okul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklarOyun davranışı+3
Neşe Aşkar
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Oyun temelli empati programının çocukların empati, arkadaşlık ve duyguları yönetme becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı Oyun Temelli Empati Programı'nın (OTEP) beş yaş çocuklarının empati becerilerine, arkadaşlık ilişkilerine ve duyguları yönetme becerilerine etkisini incelemektir. Araştırma karma yöntem deneysel desende tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu benzeşik örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Çalışma grubu, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Ankara İli Etimesgut İlçesinde bulunan Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı bağımsız anaokulunun beş yaş gruplarında eğitim gören 69 çocuktan (34 deney, 35 kontrol grubu) ve bu çocukların aileleri ile öğretmenlerinden oluşmaktadır. Deney grubunda yer alan çocuklara yedi hafta süresince araştırmacı tarafından OTEP uygulanmıştır. Kontrol grubunda yer alan çocuklar ise öğretmenleriyle birlikte günlük eğitim rutinlerine devam etmişlerdir. Araştırmacı tarafından geliştirilen OTEP, bütünleştirilmiş on dört etkinlik ve altı aile katılımı etkinliğinden oluşmaktadır. Araştırmada kullanılan ölçme araçları "4-5 Yaş Empati Becerileri Ölçeği", "Okul Öncesi Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği (OSBED) Ana-baba ve Öğretmen Formu Arkadaşlık İlişkileri ve Duyguları Yönetme Becerileri alt ölçekleri", "Öğretmenler için Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formları" ve "Aileler için Açık Uçlu Anket Formundan" oluşmaktadır. Elde edilen nicel veriler Bağımlı ve Bağımsız Gruplar t Testi, ANOVA ve ANCOVA testleri ile nitel veriler ise betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda Oyun Temelli Empati Programının çocukların empati becerileri, arkadaşlık ilişkileri ve duyguları yönetme becerileri üzerinde istatistiksel olarak deney grubu lehine anlamlı etkiye ve kalıcılığa sahip olduğu; deney grubu öğretmenlerinin ve ailelerinin de bu sonucu destekler görüşte olduğu tespit edilmiştir.

Akran ilişkileriArkadaşlıkDuygu yönetimi+6
Selda Ata Doğan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

"0-6 yaş" çocuğu olan ailelerin özellikleri ve toplumsal cinsiyet temelli yaşadıkları sorunlar: Çözüme yönelik eğitim programının hazırlanması

Aile yaşam döngüsünün küçük çocuklu ve okul öncesi çocuklu ailelerin yer aldığı evrelerinde, ebeveynlerin çocuk bakımı ve ev içi faaliyetlerin yapılması noktasında toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle sorunların yaşandığı ve bu sorunların aileyi mikro ve makro düzeyde etkilediği bilinmektedir. Bu açıdan düşünüldüğünde bu çalışma, çocukları 0-6 yaş aralığında olan ailelerin toplumsal cinsiyet temelli yaşadıkları sorunların çözümüne yönelik aile yaşantısı eğitimi programının geliştirilmesi amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırmada betimsel ve deneysel yöntemler bir arada kullanılmıştır. Betimsel boyutta, 0-6 yaş aralığında çocuğu olan ebeveynlerin ev içi ve çocuk bakımı faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarını belirlemek amacıyla "0-6 Yaş Çocuğu Olan Ebeveynlerin Toplumsal Cinsiyet Rollerine İlişkin Tutum Ölçeği" ev içi sorumluluk paylaşımını belirlemeye yönelik ise "0-6 Yaş Çocuğu Olan Ebeveynlerin Ev İçi Rol ve Sorumluluk Paylaşımı Ölçeği" geliştirilmiştir. Araştırmanın deneysel boyutunda ise 0-6 yaş aralığında çocuğu olan ebeveynlerin toplumsal cinsiyet temelli sorunlarına ilişkin farkındalık kazandırmak, sorunlarla başetmeye yönelik bilgi düzeylerini artırmak, ile tutum ve davranış değişikliği yaratmak amacıyla "0-6 Yaş Çocuğu Olan Ailelerin Toplumsal Cinsiyet Temelli Sorunlarının Çözümüne İlişkin Aile Yaşantısı Eğitimi Programı" geliştirilmiştir. Çalışmada "Ön Test- Son Test Kontrol Gruplu Desen" kullanılmış, 16 ebeveynden oluşan deney (8 anne- 8 baba) ve kontrol (8 anne- 8 baba) grupları oluşturulmuştur. Aile Yaşantısı Eğitim Programına başlamadan önce deney ve kontrol gruplarına ön test uygulanmış, ardından deney grubuna 7 haftalık eğitim verilmiş ve eğitim sonrasında her iki gruba da son test uygulanmıştır. Deneysel işlemin etkililiği iki faktörlü ANOVA testi ile incelenmiştir. Deneysel işlemin etkililiğinin sınandığı çalışmanın deneysel boyutuna ilişkin elde edilen veriler incelendiğinde; çalışma kapsamında hazırlanan 0-6 Yaş Çocuğu Olan Ailelerin Toplumsal Cinsiyet Temelli Sorunlarının Çözümüne İlişkin Aile Yaşantısı Eğitim Programı'nın deney grubunda yer alan ebeveynlerin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarına ve ev içi sorumluluk paylaşımlarına etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. Elde edilen bulgular, konu ile ilgili alan yazın çerçevesinde tartışılmış ve 0-6 yaş aralığında çocuğu olan ebeveynlere, ailelere, aileye hizmet veren tüm kurum kuruluşlara ve sosyal politika geliştiren birimlere ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

AileAile eğitimiAile hayatı+7
Birgül Çiçek
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Reggio Emilia temelli proje çalışmalarında okul öncesi dönem çocuklarının karar verme süreçlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi dönem çocuklarının Reggio Emilia Yaklaşımı temelli proje çalışmaları yoluyla karar verme süreçlerindeki gelişimini incelemektir. İşbirlikçi eylem araştırması yöntemiyle gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubunda, bir okul öncesi öğretmeni ve 14 çocuk yer almıştır. Veriler iki eylem planı geliştirilerek dört ay süre boyunca toplanmıştır. Araştırmada veriler görüşme, gözlem, günlük, öz değerlendirme formları ile "Karar verme becerileri değerlendirme aracı-çocuk ve ebeveyn formları" kullanılarak toplanmıştır. Nitel veriler, içerik analizi tekniğiyle, nicel veriler ise wilcoxon analiz tekniğiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonunda, çocukların karar verme becerilerinin geliştiği, çocukların karar verme süreçlerinin "Amaç oluşturma", "Seçenek belirleme/ var olan seçenekleri göz önüne alma", "Oluşturulan/var olan seçeneklerden birini seçme" ve "Sonucu değerlendirme" aşamalarıyla projelerde yinelemeli olarak ortaya çıktığı görülmüştür. Bununla birlikte çocukların sürecin sonuna doğru amaç oluşturmada daha başarılı oldukları, daha az öğretmen desteğine ihtiyaç duydukları, daha çok sayıda seçenek geliştirebildikleri ve geliştirdikleri seçeneklerde tahmin yolunun kullanımı dışında geçmiş deneyimlerden faydalanma ve analojiyi kullanma şeklindeki farklı yolları kullandıkları görülmüştür. Ayrıca, çocukların sürecin sonuna doğru seçim işlemine daha aktif katıldıkları, bireysel seçimlerde kararsız kalma, önerileni seçme ve yardım isteme yerine bağımsız karar verme davranışlarını gösterdikleri, ortak seçimlerde ise arkadaşlarının söylediklerine uyma veya karşı çıkma davranışları yerine sayışmaca, ikna etme ve oylama yapma şeklinde daha demokratik davranışlar gösterdikleri görülmüştür. Öğretmenin uygulama sürecinde ise çocukların karar verme süreçlerini destekleme ve Reggio Emilia Yaklaşımı temelli proje çalışmalarını uygulama davranışlarının geliştiği görülmüştür. Anahtar sözcükler: okul öncesi eğitim, reggio emilia yaklaşımı, düşünme becerileri, karar verme süreci, proje

Düşünme becerileriKarar vermeKarar verme süreci+5
Tuğba Aydemir Özalp
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveynlerin sezgisel yeme davranışının okul öncesi ve okul çağı çocuklarda seçici yeme üzerine etkisi

Seçici yeme, çocukluk döneminde yaygın bir beslenme sorunudur. Ebeveynlerin yeme tutum ve davranışları, çocukların beslenme alışkanlıklarını etkiler. Bu kesitsel tanımlayıcı çalışma ebeveynlerin sezgisel yeme davranışlarının okul öncesi ve okul çağı çocuklarda seçici yeme davranışını nasıl etkilediğini değerlendirmek amacı 4-11 yaş arası çocuğu olan 143 ebeveyn ile yapılmıştır. Araştırmaya katılan ebeveynlere, Genel Bilgi Anketi, Yeme Tutum Testi-26 (YTT-26), Sezgisel Yeme Ölçeği-2 (SYÖ-2), Çocuk Beslenme Anketi (ÇBA), Ebeveyn Besleme Tarzı Anketi (EBTA) ve Çocuklarda Yeme Davranışı Anketi (ÇYDA) uygulanmıştır. Beslenmeden sorumlu kişi anne olduğunda (n=134) anne BKİ sınıflamasına göre çocuk BKİ sınıflamasının dağılımı istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0.002). Zayıf çocuklarda annesi zayıf olanların oranı, obez olanlara göre anlamlı olarak yüksektir. Obez çocuklarda annesi obez olanların oranı, normal olanlara göre anlamlı olarak yüksektir. BKİ'si normal olan annelerin SYÖ-2 toplam puanı ve duygusal değil fiziksel sebeplerle yeme skoru obezlere göre anlamlı derecede yüksektir. Beden-Yiyecek Seçim Uyumu alt boyutu ve ÇYDA-YS arasında düşük düzeyde bir ilişki vardır (p<0.01). Duygusal besleme ile duygusal değil fiziksel sebeplerle yeme skoru ve SYÖ-2 toplam puanı arasında negatif düşük düzeyde bir ilişki vardır (p<0.01). Normal kilolu çocukların ebeveynlerinin SYÖ-2 toplam puanı değerleri, zayıf çocukların ebeveynlerine göre anlamlı derecede daha yüksektir (p<0.05). EBTA puanlarının çocuk boya göre ağırlık ve yaşa göre BKİ Z skoru sınıflamasına göre dağılımı istatistiksel olarak anlamlı değildir (p<0.05). Ebeveynlerin çocuklarının beslenmesini düzenlerken göstermiş olduğu tutumlar çocuklarda yeme davranışlarını ve besin tercihlerini etkileyebileceği için çocukların besin alımını etkileyecek yemeyi kısıtlama veya yemeye teşvik etme gibi davranışların sonuçları konusunda ebeveynler eğitilmelidir.

Ana-babaBeslenmeBeslenme alışkanlıkları+5
Zübeyde Özge Özbak
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi aktivite kartı sıralaması ölçeğinin otizm tanılı çocuklarda Türkçe uyarlaması, geçerlilik ve güvenilirliği

Bu çalışmada, erken çocukluk döneminde aktivite katılımını ölçmek için kullanılan Okul Öncesi Aktivite Kartı Sıralaması Ölçeği' nin (OAKS) Türkçe kültürel adaptasyonu yapılarak, ölçeğin Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) tanısı almış çocuklarda geçerliliği ve güvenilirliği incelemesi amaçlanmıştır. Çalışmaya 3-6 yaş aralığında, 70 OSB' li çocuğu olan ebeveyn (çalışma grubu) ile 27 normal gelişim gösteren çocuğu olan ebeveynler (kontrol grubu) dahil edilmiştir. OAKS ölçeğinin Türkçe' ye adaptasyon sürecinde Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlemiş olduğu prosedür uygulanmıştır. Ölçek bir hafta arayla tüm ebeveynlere tekrar uygulanmıştır. OAKS ölçeğinin geçerlilik analizlerinde yapı geçerliliği; güvenilirlik analizlerinde ise iç tutarlılık, test-tekrar test yöntemleri kullanılmıştır. OAKS ölçeğinin yapı geçerliliği bilinen gruplar karşılaştırması sonuçlarında; ölçeğin bütün alt alanlarında kontrol grubunun, çalışma grubundan daha yüksek puanlar aldığı bulunmuştur (p<0,01). Eşzamanlı geçerlilik analizlerinde ev işleri, eğitim, serbest zaman (yüksek fiziksel gereksinim) alt alanları hariç, tüm alt alanlarda KAPÖ ile OAKS ölçeği arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon bulunmuştur. İç tutarlılık kat sayısı (Cronbach Alpha's =0,94) mükemmel düzeyde güvenilir olduğu bulunmuştur. Ölçeğin zamana göre değişmezlik ICC katsayıları; kendine bakım (ICC=0,98), toplumsal mobilite (ICC=0,98), serbest zaman (düşük fiziksel gereksinim) (ICC=0,94), sosyal etkileşim (ICC=0,94), ev işleri (ICC=0,95), eğitim (ICC=97) alt alanlarında mükemmel düzeyde güvenilirlik bulunurken; serbest zaman (yüksek fiziksel gereksinim) (ICC=0,85) alt alanı için iyi düzeyde güvenilirlik bulunmuştur. Sonuç olarak, OAKS ölçeğinin Türkçe versiyonu OSB tanılı çocuklarda aktivite katılımını değerlendirmek için geçerli ve güvenilir bir ölçek olarak bulunmuştur.

Güvenilirlik ve geçerlilikOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+5
Büşra Yeğiner
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Turkish verbal irony comprehension in children aged 5 and 6 years

This study aims to investigate the accuracy rate of the comprehension and processing times of ironic and literal utterances among five- and six-year-old Turkish-speaking children (N = 60) and a control group of adults (N = 30) and whether vocabulary, character dyads, morphological and syntactic complexity, and context have an effect on their comprehension. In this study, audio recordings of ten narrated stories, five of which ended with ironic sentences and five with literal sentences, were used. After listening to the stories, the participants were asked to click on teasing or real emojis to show their understanding of the speaker's attitude and their reaction times were analyzed based on the Standard Pragmatic Model and the Direct Access Model. The stories were followed by two optional close-ended questions and three open-ended questions including first-order ToM and second-order ToM questions. For the study's statistical analysis, the Wilcoxon signed-rank test, Mann-Whitney U test, and descriptive statistics were utilized. The findings of the study revealed that children performed better when answering questions about literal stories than those about ironic stories and morphological and syntactic complexity, vocabulary, word length, and character dyads in the stories had no effect on the participants' comprehension. The only explanation for their accuracy rates could be the context of the stories and their exposure to ironic and literal statements. Furthermore, it was found that the types of Theory of Mind questions had no effect on their ability to provide accurate responses. Another finding of the study was that children's reaction times were faster after listening to ironic stories than literal ones. This finding is similar to the findings of studies supporting the Direct Access Model (DAM). However, more research on the processing of ironic expressions within the context of the Standard Pragmatic Model and the Direct Access Model is required.

UnderstandingPreschool educationPreschool children+3
Sena Gizem Bodur
Hacettepe University
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi dönem serebral palsili çocuklarda motor fonksiyonun geliştirilmesine yönelik "telerehabilitasyon temelli yapılandırılmış ev programı uygulamalarının" fonksiyonel durum, aktivite ve katılıma olan etkilerinin incelenmesi

Bu çalışma rutin fizyoterapi ve rehabilitasyon hizmeti alan, okul öncesi dönem Serebral Palsi (SP)'li çocuklarda rutin fizyoterapi ve rehabilitasyon hizmetine ek olarak telerehabilitasyon temelli yapılandırılmış ev programı (TT-YEP) uygulamalarına dahil edilen çocuklar üzerinde gerçekleştirildi. Her iki grupta fonksiyonel durum, aktivite ve katılım oranlarının İşlevsellik, Yeti yitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması (ICF-CY) kapsamında karşılaştırması yapıldı. Kaba Motor Fonksiyon Sınıflandırma Sistemine (KMFSS) göre fonksiyonel seviyeleri I-V arasında değişen okul öncesi yaş grubunda, ortalama yaş 4,66 yıl [SD 1,08 yıl] olan 43 SP'li çalışma ve kontrol gruplarından birine rasgele dağıtıldı. Aktivite seviyeleri (Kaba Motor Fonksiyon Ölçütü, Üst Ekstremite Kalitesi Becerileri Testi, Segmental Assessment of Trunk Control Test, Üst Ekstremite Becerileri Değerlendirme Ölçeği [ABILHAND-KIDS], Yürüme Becerileri Değerlendirme Ölçeği [ABILOCO KIDS], Goal Attainment Scale (GAS]) kullanılarak, katılım durumları ise (Yaşam Alışkanlıklar Anketi [LIFE-H], Kanada Aktivite Performans Ölçümü [KAPÖ], Pediatrik Özürlülük Değerlendirme Envanteri-PEDI) ile ölçüldü. Çevresel ve kişisel faktörler (Avrupa Çocuk Çevre Anketi [AÇCA], Serebral Palsili Çocukların Ebeveynlerinin Ev Programına Uyumlarını Değerlendirme Ölçeği [EPUDO], Depresyon Anksiyete Stres Skalası [DASS-21]) kullanılarak tespit edildi. Değerlendirmeler çalışmadan önce, 12 hafta sonra ve 12 haftalık takip döneminin sonunda yapıldı. Rutin fizyoterapi ve rehabilitasyona ek olarak uygulanan TTYEP hem terapiden hemen sonraki dönemde hem de takip döneminden sonra rutin fizyoterapi ve rehabilitasyona göre, aktivite, katılım, çevresel faktörler bakımından daha etkin bulundu. Sonuç olarak fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamalarına ek olarak uygulanan TT-YEP'in okul öncesi dönem SPli çocuklarda aktivite, katılım, çevresel ve kişisel faktörleri iyileştirmek amacıyla kullanılabileceği düşünülmüştür.

Fizik tedaviFizik tedavi yöntemleriFiziksel aktivite+6
Sinem Asena Sel
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Preterm ve term çocuklarda serbest ve ikili görevli yürüme parametrelerinin karşılaştırılması ve nörogelişimsel sonuçlar ile ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; preterm doğan çocukların anaokulu öncesi 3 yaşındaki serbest ve ikili görev içeren yürümenin zaman-mesafe karakteristiklerini, plantar basınç dağılımlarının varyasyonlarını ve bunların 3 yaş nörogelişimsel değerlendirme parametreleri ile olan ilişkisini incelemekti. Çalışmaya dahil edilen 81 preterm çocuk, gestasyonel haftalarına göre aşırı-erken preterm (32) ve orta-geç preterm (32≤ ve 37) olarak iki gruba ayrıldı. Ayrıca 3 yaşında 31 term çocuk yürüme parametrelerinin normalizasyonu için çalışmaya dahil edildi. Yaşları 30-42 ay arasında olan preterm ve term çocukların, kendi seçtikleri hızda serbest ve elinde 22 cm çapında ve 180 gr ağırlığında top taşıyarak ikili görevli olmak üzere zaman-mesafe karakteristikleri ve dinamik plantar taban basınç dağılımları için, GAITRite yürüme platformu; preterm çocukların nörogelişimsel değerlendirmeleri için Bayley Bebek ve Çocuk Gelişimi Ölçeği – III (Bayley-III) kullanıldı. Orta-geç preterm çocuklar, serbest yürüme sırasında term çocuklara göre artmış adım genişliği (p=0,024), aşırı-erken preterm (p=0,038) ve term çocuklara (p=0,003) göre artmış adım uzunluğu değişkenliği ile yürüdükleri bulundu. Gruplar arasında ikili görevli yürüme sırasındaki zaman-mesafe karakteristikler açısından fark yoktu (p0,05). Aşırı-erken preterm çocukların ikili görevli yürüme sırasında serbest yürümeye göre medial ayak dinamik plantar tepe basıncı artarken (p=0,004), lateral ayak dinamik plantar tepe basıncının azaldığı (p=0,005) bulundu. Serbest ve ikili görevli yürüme sırasında gruplar arası dinamik plantar tepe basıncı ve zamanları açısından fark bulunmadı (p0,05). Aşırı-erken preterm çocukların serbest yürüme sırasındaki adım faktörünün, bilişsel bileşik, motor bileşik, ince ve kaba motor ile; ikili görevli yürüme sırasındaki ise bunların yansıra dil bileşik ve alıcı dil ölçek, ile ilişkili olduğu bulundu (p0,05). Aşırı-erken preterm çocukların serbest yürümeleri sırasındaki ince motor sonuçlarının ön ayak dinamik plantar tepe basıncı ile negatif, arka ayak dinamik plantar tepe basıncı ile pozitif yönlü ilişkili olduğu bulundu (p0,05). Sonuç olarak anaokulu öncesi 3 yaş preterm çocukların nörogelişimsel fonksiyon açısından olduğu kadar serbest ve ikili görevli yürüme sırasındaki performansları açısından da değerlendirilmesinin önemli olduğu görüldü. Özellikle orta-geç preterm çocuklar, serbest yürüme sırasında term akranlarına göre etkilenmiş bir yürüme performansına sahipken, ikili görevli yürüme sırasında bu farkın ortadan kalktığı tespit edildi. Nörogelişimsel problemler açısından daha fazla risk altında olduğunu tespit ettiğimiz aşırı-erken preterm çocukların, yürüme performansları ve dinamik plantar basınç dağılımlarının etkilenebileceği gösterildi. Sonuç olarak nörogelişimsel problemler açısından risk altında olduğu tespit edilen orta-geç preterm çocuklarında da aşırı-erken preterm çocuklar gibi yaşa spesifik değerlendirmeler ve izlemlerle takibinin yapılarak, ihtiyaç olabilecek durumlarda erken müdahale programlarına yönlendirilmeleri sağlanmalıdır.

Doğum-prematürNörogelişimsel bozukluklarOkul öncesi çocuklar+3
Yusuf Topal
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00

Related subjects