Ornamentations

205 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Mescidleri süslemeyi yasaklayan rivayetlerin tahlili

Mescidler ya da günümüz ifadesiyle camiler, İslâm kültürünün ve medeniyetinin en önemli sembollerinden biridir. Bu yüzden tarihin her döneminde cami inşasına önem verilmiş, zamanla büyük ve ihtişamlı camiler inşa edilmiştir. Bazı âlimlerin hadis kaynaklarında yer alan ve mescidlerin süslenmesi ve gösterişli bir şekilde inşa edilmesini yeren rivayetlere dayanarak camilerin süslenme işini hoş görmedikleri bilinmektedir. Araştırmamızda mescidlerin süslenmesini yasaklayan söz konusu rivayetler tespit edilip sened ve metin açısından tahlilleri yapılmış ve böylece bunların doğru anlaşılmasına katkı sağlamaya çalışılmıştır. Araştırmamız giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Girişte araştırmanın konusu, amacı ve önemi ile metodu ve kaynakları hakkında bilgi verilmiş, bazı kavramlar ve ma'bedlerin kısa tarihçesi üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde mescidleri süslemeyi yasaklayan rivayetlerin tespiti ve senedlerinin tenkidi üzerinde durulmuş, ikinci bölümde tespit edilen rivayetlerin metin ve muhteva tenkidi yapılmıştır. Çalışma sonuç ve değerlendirme kısmıyla bitirilmiştir.

CamilerHadisMescitler+4
Mehmet Sabih Aydın
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Giovanni Zamboni Romano Op.1 eserinin analizi yöntemi ile tarihsel bilgilendirilmiş bir Diminution yöntemi geliştirilmesi

Özünde, bu tez, 18. yüzyılda yaşamış bir İtalyan besteci olan Giovanni Zamboni Romano'nun besteleri için tarihsel olarak bilgilendirilmiş bir dimunition uygulaması yöntemi geliştirmek amacıyla archlute sonatlarındaki melodik yapıları incelemektedir. Bu amaç doğrultusunda, "Tarihsel Arka Plan" bölümünde uzun saplı bir lavta türü olan archlute çalgısının Avrupa müziğine girmesine ilişkin tarihsel bilgiler verilmektedir. Sırasıyla lavtanın menşei, Avrupa ve İtalyan müziğindeki yeri ve uzun saplı lavtalar olan archlute, chitarrone ve theorbonun gelişimi sırasıyla anlatılmaktadır. Daha sonra İtalyan lavta repertuarı 16., 17. ve 18. yüzyıllar bağlamında incelenmiştir. "Tarihsel Arka Plan" bölümünde, dönemin icra pratikleri incelenmekte ve bu çalışmanın odaklandığı temel problem ortaya konmaktadır. "Yöntem" bölümünde melodik yapıların inceleneceği yönteme ilişkin bilgi verilmektedir. "Verilerin Analizi" bölümü, bestecinin archlute eserlerinin incelenmesi sürecini içermektedir. Verilerin analizi sonucunda Giovanni Zamboni Romano'nun archlute sonatlarında kullandığı süslemeler ve dimunition karakterli ezgi yapıları belirlenmiş ve ayrı başlıklar altında açıklanmıştır. Dimunition yöntemi bölümünde melodik yapıların pratikte kullanımına yönelik çalışmalar türetilmiş ve altı numaralı sonat ele alınarak uygulamanın bağlam içinde kullanımına yönelik öneriler sunulmuştur. Sonuç ve öneriler bölümünde çalışma ulaştığı sonuçlar ışığında değerlendirilmiş ve bazı önerilere yer verilmiştir.

BestelerDiminution yöntemiEzgi+7
Sarper Dağtekin
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır Şeyh Safa (İparlı) Camii yapı topluluğu

Safa (İparlı) Cami Yapı Topluluğu, Diyarbakır Sur içinde, Diyarbakır Ulu Camiinin batısında Melek Ahmet Mahallesinde Kara Cami Sokağındadır. Diyarbakır, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Toros Dağları ve Yukarı Dicle Havzası'nda konumlanır. Tarih boyunca önemini koruyan kent birçok medeniyetin egemenlik kurduğu ender şehirlerden biridir. Roma ve Bizans egemenliğinde kalan Diyarbakır, İslam döneminde valiler tarafından yönetilmiştir. Akkoyunlu Devletine başkentlik yapmasının yanında Osmanlı döneminde de önemini koruyarak askeri ve ticari açıdan önemli bir merkez olmuştur. 1401-1507 yılları arasında Akkoyunlu egemenliğinde kalan Diyarbakır'da özellikle Uzun Hasan döneminden kalan birçok eser bulunmaktadır. Uzun Hasan döneminden kalan önemli yapılardan biri de Safa Camii'dir. Diyarbakır'ın Sur ilçesinde Melek Ahmet caddesinde, Diyarbakır Ulu Camii'nin batısında bulunan Safa Cami yapı topluluğu cami, medrese, türbe yapılarından oluşur. Yapım kitabeleri bulunmaması sebebiyle cami, medrese ve türbe binalarının kesin yapım tarihi bilinmez. Birçok kez onarım geçiren yapılar orijinallikleriyle ilgili fikir verebilmektedir. Tez çalışmasında; Safa Camii, Muslihiddin Lari Medresesi ve Şeyh Abdülcelil Türbesi plan, mimari, süsleme açısından ele alınarak Diyarbakır'daki Akkoyunlu ve Osmanlı dönemi yapılarıyla karşılaştırılıp değerlendirilmeye çalışılmıştır. Günümüze sağlam bir şekilde ulaşan yapının genel anlamda Akkoyunlu üslup özelliklerini yansıttığı, üslup ve süsleme açısından Diyarbakır'daki Osmanlı dönemi mimarisine model olduğu öngörülebilir.

AkkoyunlularCamilerDini yapılar+4
Songül Barotcu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Bezeme ve bezenen kadın figür kurgusu

Bezeme olgusu, içtepisel, duyusal alana hizmet eden işleviyle, doğayı taklit etme amaçlı, zanaat etkinliği ve sanatın ilk üslupsal niteliğidir. Bu üslupsal nitelik, Worringer'e göre inorganik, geometrik -çizgisel soyutlama üslubudur. İlkel insan hissettiği, duyumsadığı biçimiyle, bedeni dahil, tüm kullanım nesnelerini ve yaşam alanını bezekleme edimiyle anlamlı kılmış, sanatın, dinsel inancın temellerini de bu yolla var etmiştir. Doğu ve Batı ekolünde, sanat- din geleneğiyle yol alan, özü betimleyen bezeme/ minyatür ve ikonaların düzlemsel mekân algısı, soyut-çizgisel üslup olarak kendini var ederken, Oklid geometrisinin perspektif açılımıyla, Antik Yunan ve Rönesans sanatı, aklın ve bilimin ışığında görünür dünyayı betimleyerek üç boyutlu mekan algısını keşfetmiş, panteist içtenlik duyduğu, özdeşleyim içtepisiyle natüralist üslubun niteliğini oluşturmuştur. Araştırmada, tarih öncesinden günümüze her iki üslubu (soyut-çizgisel ve natüralist) içeren yapıtlara yer verilmesindeki neden, sanatın varlığına kaynak olan bezemenin önemini vurgulamaktır. Modernist söylemde ilkel, akıldışı ve işlevsiz bir öge olduğu yönünde değersiz kılınan bezemenin, çağdaş sanatta yeni bir söylemle dinamik, soyut, özü betimleyen sübjektif duyusal ve aynı zamanda ileri teknolojinin dijital tasarım teknikleriyle gelişen bir ifade biçimine dönüştüğü görülmektedir. Uygulama işlerinde kendiliğinden gelişen iki kategorik aşamada, bezemenin doğasıyla örtüşen özgün bir biçeme ulaşılmış, bilgisayar destekli teknolojinin olanaklarıyla, deneysel ve çoklu varyasyonlara ufuk açmıştır.

Bilgisayar destekliBilgisayar destekli tasarımFigür+7
Meral Keleşoğlu
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sivas'taki Danişmentli, Selçuklu, İlhanlı ve Eratnalılar dönemi yapılarında yazı

Eski çağlardan beri yazı, duygunun düşüncenin ve bilginin aktarım aracı olarak, kullanılmıştır. Zaman içerisinde Arapça harfler değişik şekilde yazılarak, estetik bir görünüm kazandırılmıştır. Bu coğrafyada binlerce yıllık geçmişe sahip olan Türkler ve Göktürkler, Arap alfabesini her yerde kullanmış, harflerin farklı dizilimi ile çoğu çeşitli mesajlar ileten süsleme panoları oluşturmuşlardır. Anadolu Selçuklu döneminde Arap alfabesinin biçimsel özelliklerine uygun olarak yapım, onarım ve sanatçı kitabeleri ile yapıların işlevlerine göre programlanmış çeşitli ayet ve hadisler vb. yazılar kullanılmıştır. Bu çalışmada Sivas`taki Danişmentli, Anadolu Selçuklu, İlhanlı ve Eratnalılar döneminde inşa edilen yapılardaki yazı programı incelenmiştir. Yapılar arasında Sivas Ulu Camii (Danişmentli), Sivas I. İzzeddin Keykavus Darüşşifası (Anadolu Selçuklu), Sivas Gök/Sahip Ata Medresesi (İlhanlı), Sivas Buruciye Medresesi/Muzafereddin Burucirdi (İlhanlı), Sivas Çifte Minareli/Şemseddin Cüveyni Medresesi (İlhanlı) ve Sivas Güdük Minare/Şeyh Hasan Türbesi (Eratnalılar) sayılabilir. Sivas`taki anıtsal yapılarda çini kullanımı yoğundur. Sivas`taki yapılarda yaygın olarak sülüs ve kûfî yazı kullanımı görülür. Sülüs yazı daha çok yapıların kitabelerinde karşımıza çıkmaktadır. Kûfî ve Ma'kılî yazı yapıların dışı ya da içinde çini programı olan firuze sırlı ve sırsız tuğla kullanılan bölümlerde kullanılmıştır. Sırlı ve sırsız tuğla biçimsel özelliklerinden dolayı geometrik kurgulu/dikey hatlı kûfî ve Ma'kılî yazılar için uygun bir malzemedir. Örnek olarak Sivas Ulu Camii`nin çok cepheli minare kaidesi ve silindirik gövdesindeki yatay şeritlerde, Sivas I. İzzeddin Keykavus Türbesi`nin kuzey cephesindeki kapı ve pencerelerin alınlıkları ve üzerinde, Sivas Güdük Minare/Şeyh Hasan Türbesi`nin yüksek silindirik kasnağını kaplayan kufi yazıları verebiliriz. İncelediğimiz yapıların bazılarında sanatçı kitabeleri bulunmaktadır. I. İzzeddin Keykavus Darüşşifası`nda Marendi Ahmed ve Sivas Çifte Minareli/Şemseddin Cüveyni Medresesi`nde İranlı Kölük Bin Abdullah, Sivas Gök/Sahip Ata Medresesi`nde Konyalı Kaluyan El-Konevi adlı bir sanatçının adı okunmaktadır.

DanişmendlilerEratna BeyliğiSelçuklu mimarisi+7
Eman J.i. Zaghloul
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fatih Dönemi sivil mimarisinde çini

Tezimde Fatih dönemi sivil mimari çinilerini incelemeye odak aldım. Ayrıca bu konunun genel mimari çini tarihi üzerindeki yeri tespit edilmeye çalışıldı. Fakat çalışma esnasında 13. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar uzanan ve dönemsel olarak kesintilere uğrayabilen bir tarihi gelişim söz konusu idi. Buna rağmen hâlihazırdaki sanat tarihçilerinin, arkeologların ve çini tarihi üzerine odaklanmış diğer münevverlerin öngörüleri ve bu alanda yazılmış tezler bizim yolumuzu görmemize ciddi yardımları oldu. Tarihte Türk mimarisi, Türk çini ve seramik sanatı ve estetiği ürünleri arasında "Çinili Köşk" önemli bir yere sahip. Ayrıca belirtmek gerekir ki Orta asyadan bu yana ayakta kalabilen Türk Köşklerine tek örnek oluşu bizi bu çalışmaya daha fazla yüreklendirdi. Bunlara ek olarak "Eyüp Sultan Türbesi, Topkapı sarayı ve İstanbul Mahmutpaşa türbe" yapıları başka yapılardan toplanmış çinilerle müzeyyendir. Aynı dönemin ürünleri olsa da yapı ile bütünleşecek bir estetik olmama ihtimali söz konusudur. Tez konusu belirlememize mesnet olan önemli bir ata yadigârı olan çini sanatının ve süsleme sisteminin tek elde toplanışının bu dönemde olduğunu biliyoruz. Bir dönemin son örneklerinin üzerine yapılacak böyle bir uygulama çalışmasının da güzel bir başlangıç olacağı düşüncesi bizi bu tezi yazmaya motive etmiştir. Bu her ne kadar lokal bir çaba olsa da böyle bir fikrin önünün açılması bu tezin asıl gayesi olması ümidimizdir.

Mehmed IIOsmanlı DevletiOsmanlı Dönemi+5
Alperen Yenilmez
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel Türk süsleme sanatlarında çinicilik

Türkler yüzyıllar boyunca yaşadıkları coğrafyalarda kendine özgü sanat tarzları geliştirmişler, bu tarzların ışığı altında günümüze kadar ulaşabilen eşsiz sanat eserleri ortaya çıkarmışlardır. Geçmişten günümüze kadar gelen eserler incelendiği zaman Türklerin sanata ve estetiğe verdiği önem açıkça görülmektedir. Günümüze ulaşan eserlerin bulundukları seviye ve eski görkemleriyle bugüne ulaşmaları onların birer nadide eser olduğunun en açık delilidir. Araştırmanın birinci bölümünde, Geleneksel Türk Sanatı olan Çiniciliğin tarihi geçmişten günümüze araştırılmış örnek fotoğraflarla genel özelliklerine yer verilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde süsleme sanatlarında kullanılan motifler ve özellikleri incelenmiştir. Çini Tasarım ve kompozisyonlarda uygulanan semboller ve motiflerle araştırma boyutlandırılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde ise Çini Tasarım, Grafik Tasarım ilke ve elemanları yönünden araştırılmış seçilen örnekler ile incelenmiştir. Dördüncü bölüm Çini sanatında üslup özellikleri araştırılmıştır.Sonuç bölümünde elde edilen veriler ve önerilerden oluşmaktadır. Araştırmada, Türk süsleme sanatı olan Çinicilikte yer alan kompozisyonlardaki Grafik tasarım ilkelerinin incelenmesi, üslup tarzlarının araştırılması ile çini desen tasarımcılarının bir takım ilkelerle hareket ettiği ve Türk Grafik Tasarım düşüncesinin eskiden beri var olduğu belirlenmiştir. Bu ilke ve kuralları içeren tasarımlarla Çini Sanatını devam ettirebilmek için, öneriler sunulmuş bu alanda çalışma yapacaklara yönelik eğitim programları yapılması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türk Süsleme Sanatı, Çini, Üslup, Grafik Tasarım İlkeler.

Geleneksel Türk sanatıGrafik tasarımıSüsleme sanatı+4
Mehtap Şahin
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sultan III. Selim döneminde geleneksel Türk süslemelerinin Avrupa giysi modası ve sanatına etkisi

Avrupa'da XV.yüzyılda başlayan ve en parlak dönemini XVIII.yüzyılda yaşayan,müzikten edebiyata,sahne sanatlarından dönemin modasına kadar etkili olan Turquerie,uzunca bir süre Avrupa'da Türk temalarının taklit edildiği bir moda akımı oluşturmuştur.Türk sanatı unsurlarının ve motiflerinin yer aldığı sanat eserleri ve eşyalar Turquerie olarak isimlendirilmiştir. XV.yüzyılda korku yaratan Osmanlı Devleti,İstanbul'u fethetmesiyle Avrupa'da büyük bir tehlike olarak görülmüştür.Batı Devletleri,Osmanlı'yı korku unsuru olarak nitelendirmişler ve aynı zamanda korku duydukları imparatorluğa hayran olmuşlardır.Avrupalıların bu hayranlığı,Doğu'yu tanıma isteklerini körüklemiş ve gerek sosyo-kültürel gerek sanatsal açıdan Turquerie'nin temelleri atılmıştır.Bu çalışmada Turquerie olgusunun en parlak dönemi özellikle Osmanlı padişahı III.Selim ile ilgili incelemeler ortaya koyulmuştur.Batı ile Doğu arasındaki etkileşimler tarihsel bir perspektif ile ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde,Osmanlı'nın Batılılaşma sürecine girmesi ile Avrupa'dan örnek alarak yaptığı siyasi,askeri,ekonomik reformlar ve aynı zamanda Avrupa'da Türk imajının tanınmaya başlandığı,Batı'da Doğu etkisinin baş gösterdiği süreç incelenmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde XVIII.yüzyılda reformlarıyla kendisinden söz ettiren III.Selim'in Batı ile karşılaştırmalı yenilik faaliyetleri ve sanatsal çalışmalarına değinilmiş,ayrıca III.Selim'in kurduğu daimi elçiliklerin Turquerie modasını nasıl canlandırdığı incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise,Avrupa'nın Osmanlı'ya karşı beslediği,korku duygusunun yerini hayranlığa bırakması sonucunda Avrupa'da hızla yayılan Tuequerie'nin tarihsel perspektif içerisinde ortaya çıkmasındaki faktörler ve Avrupa'da iç mekandan sahne sanatlarına,edebiyattan modaya kadar uzanan bu akım,sebep sonuç içerisinde incelenmiştir.

Geleneksel Türk sanatıGiysilerModa+5
Aycan Öktem
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dilsiz kaval icrasında alterasyon ve süsleme işaretlerinin incelenmesi

Bu çalışmada Anadolu'da, dilsiz kavalın tanımı, tarihçesi yapısal özellikleri, yörelere göre farklılık gösteren çalım teknikleri üzerinde alterasyon ve süsleme işaretleri incelemesi yapılmıştır. Kaval Anadolu'da önemli bir yer edinmiş ve çok eski dönemlerden beri var olmuş bir enstrümandır. Dilli ve dilsiz olmak üzere sınıflandırılmaktadır ve her birinin iki farklı perde yapısı bulunmaktadır. Çalışmada çalış teknikleri hakkında dilli kaval için horlatmalı ve düz olmak üzere iki çalım tekniği olduğu ve dilsiz kaval için de 1. Ve 2. Pozisyon çalım tekniği olduğu belirtilmiştir ve bu teknikler açıklanmıştır. Dilsiz kaval için de yine ayrıca horlatmalı çalım tekniğinin olduğu belirtilmiştir. Dilsiz kaval üzerinde belirtilen tekniklerin alterasyon işaretleri ile ifadesi örneklerle açıklanmış yöresel tavırlara göre farklılık gösteren çalımların nota üzerinde gösterimi alterasyon ve süsleme işaretleri ile kaval icrasına göre ele alınmıştır. Yapılan çalışmada Anadolu'da yörelere göre kaval çeşitleri hakkında bilgi verilip konu üzerine dilsiz kaval için yapılmış metodolojik çalışmalarda alterasyon ve süsleme işaretlerinin icracının yöresel tavırları bozmadan aktarımı ve çalınacak eserlerin kaval çalım şekline göre nota üzerinde ifade edilmesinin, incelenmesinin kaval icrasında ve eğitiminde katkı sağlayacağı düşünülmüştür.

KavalMüzik aletleriSüslemeler+4
Uğur Eren Erdoğan
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi Mardin evlerinin başoda plan geleneği

Mardin, Güney Anadolu ile Kuzey Mezopotamya'nın kesiştiği bir bölgede yer almaktadır. İpekyolu'nun önemli güzergâhlarından biri olması sebebi ile erken dönemlerden itibaren önemli yerleşim alanları arasında yer almıştır. Yerleşim kültürünün özgün taş malzeme ile kendine has özellikleriyle korunduğu şehirde mimari geleneğin gelişim sürecinin takip edilebildiği alanlardan biri de Tarihi Mardin Evleri olmuştur. Tarihi Mardin Evlerinin Başoda Geleneği'nin araştırıldığı bu çalışmada, tarihi Mardin evlerinin tasarım süreçleri, plan özellikleri ile yaşam birimleri arasında önemli görülen Başoda geleneğinin plan, malzeme ve süsleme özellikleri incelenmiştir. Çalışmada Tarihi Mardin Evlerinin Başoda geleneğini yansıtan yapıların tespit edilmesi, incelenmesi, mevcut durumlarının belirlenmesi, korunması ve tanıtılması üzerinde durulmuştur. Bu amaç ile yapılan çalışmalar neticesinde incelenmek üzere Mardin İli merkez Artuklu ilçesinde 15 ev seçilmiştir. Bu evlerin seçiminde esas olarak Başoda geleneğini yansıtan unsurlar ölçüt olarak kabul edilmiştir. Evler şehrin farklı mahallelerinden tüm özellikleri ile ele alınarak araştırmaya dâhil edilmiştir. İncelenen evler arasına farklı dönemlerde çeşitli amaçlar ile ve halen kullanılan evler de dâhil edilmiştir. Araştırmaya dâhil edilen evler; plan anlayışı, malzeme-teknik ile süsleme bakımından kendi içlerinde değerlendirilmiştir.

EvlerGeleneklerGeleneksel konut+6
İbrahim Halil Karabulut
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

II. Rusa önemi kalelerinde görülen mimari süslemeler

Tez çalışmamızın amacı, II. Rusa Dönemi'nde görülen mimari süsleme öğelerini teknik ve stilistik açıdan irdelemektedir. Bu bağlamda ilk olarak Urartu Krallığı'nda süslemelerin yapıldığı materyaller ele alınmış ve süslemeleri ile ön plana çıkan yapılar tasvir edilmiştir. Böylelikle mimari süsleme öğelerinin II. Rusa Dönemi'ne gelene kadar geçirdiği değişim süreci daha açık görülebilecektir. Daha sonra ise II. Rusa Dönemi'nde inşa edilmiş olduğu bilinen beş kale ele alınarak konumları, kazı ve araştırma tarihleri, mimari yapıları gibi genel bilgiler verilmiştir. Bu bağlamda Karmir-Blur, Bastam, Toprakkale, Adilcevaz-Kef ve Ayanis Kaleleri ele alınan kalelerdir. Söz konusu kalelerin mimari süslemelerinde fresk, kabartma, kazıma, oyma, kakma ve aplike olmak üzere çeşitli teknikler kullanıldığı anlaşılmıştır. Büyük bir bölümü ünik eserlerden oluşan bu verilerin Urartu Krallığı'nın erken dönemlerinde görülmemiş olması, bizi söz konusu kralın uygulamış olduğu farklı politikaya yöneltmiştir. Mimari süslemeler hakkında elde edilen bu veriler, olasılıkla kralın uygulamış olduğu barış politikasının bir sonucu olarak değişim göstermiştir. Krallığın her döneminde yoğunlukla etkileşim içerisinde oldukları Yeni Assur Krallığı, bu dönemde de kendini oldukça hissettirmektedir. Bu sebeple elde edilen mimari süsleme öğelerinin etkilenmiş olduğu Yeni Assur sanatı ile karşılaştırmalar yapılarak, motif ve figürlerin yansımaları incelenmiştir. Tezin hazırlanma sürecinde Urartu mimari süslemelerinde kullanılan teknikler hakkında kaynakların az olması, interdisipliner araştırmalar yapmaya yönlendirmiştir. Ancak Urartu sanatı için bu kapsamda bir çalışma yapılmasının da gerekliliği öneri olarak sunulmuştur. Yanı sıra II. Rusa'nın barış politikası sürecinde özellikle Yeni Assur ve Urartu Krallıkları arasında ki etkileşimin boyutları ve ne yönde olduğu üzerine yapılacak çalışmalar da bu dönemi aydınlatacaktır.

Arkeolojik alanlarArkeolojik eserlerArkeolojik yerleşim+5
Hazal Ocak
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Muğla (menteşe), Milas ve Marmaris evlerinde bulunan kapı tokmakları

Kapı tokmağı kapıyı açıp kapamak için üzerine yerleştiren top biçiminde tutamaktan ibaret olduğu bilinmekte ve genellikle metalden yapılmaktadır. Maddi kültür varlıklarımız içerisinde ele alınması gereken önemli değerlerimizdendir. Bu folklorik değerler bir yandan Anadolu maden sanatının geldiği noktayı işaret ederken öte yandan da Anadolu'nun zengin süsleme kompozisyonlarının güzel örneklerini sergilemektedirler. Tarihi süreçte çeşitli kültürlerde, kapılarda mekanın içinde yaşayanları kötülüklerden korumak iyiliğe çekmek ve nazara karşı korumak işaretler kullanılmıştır. Kapı tokmaklarına dışarıdan gelen kişi bu tokmağa dokunur, ziyaretini evdekilere böyle duyururdu. Bazen de, kapının çekilip kapatılması için tokmağın yanına yerleştirilen şakşak veya çekecek denilen bir halka ikinci tokmağın görevini yapardı. Bu yüzden kapı tokmakları eve gelen kişiyle ilk temas burada olurdu. Tokmaklar özgün sanat eserleri olup her dönemde yeni formlar oluşturulmuştur. Yaptıran kişinin maddi olanaklarıyla bağlantılı olarak sade, gösterişsiz ya da görkemli gösterişli olurdur. Zengin ev sahiplerinin kapı tokmakları büyük ve brozdan fakir ailelerin demirden ve küçük olurdu. Kapı tokmakları maden sanatımızın önemli unsurlardan bir tanesidir. Malzeme olarak pirinç, demir, bronz kullanılmıştır. Dövme ve döküm teknikleri kullanılmıştır. Muğla evlerin kapıların çoğunda kapı tokmaklarının yerinden söküldükleri ve sadece izlerinin kaldığı gözlemlenmiştir. Muğla'da kadın eli şeklindeki tokmaklar yaygın olduğu dikkat çekmektedir. Muğla' da bulunan kapı tokmaklarının benzerleri Kastamonu, Isparta, Hatay, İzmir, Amasya, Divriği, Niğde, Tokat, Zile ve diğer birçok ilindeki örneklerle benzerlik gösterdiği ve çalışmamızda da belirtilmiştir. Muğla'daki tokmakların muhtemelen başka illerden yapılmış olup kapılarda kullanılmak üzere şehre getirdikleri düşünülmektedir. Muğla'da tarihi ve sicilli evler tespit edilmiştir. Bu evler Menteşede kentsel sit alan içeresinde yer alan Saburhane, Emir Beyazıt, Kara Ahmet, Cami Kebir, Hacı Rüstem, Müştak Bey, Milas'ta Ahmet Çavuş, Hacı Bedrettin, Gazi Paşa, Marmaris'te Kale Mahallelerinde yoğun oranda görülmektedir. Anahtar Kelimeler: 1. Kapı Tokmakları 2. Kapılar 3. Kapı Süslemeleri 4. Sanat 5. Muğla 6.Milas 7. Marmaris

Kapı tokmağıMuğla-MarmarisMuğla-Menteşe+2
Nurullah Olaş
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'ân'da ziynet kavramı

Ziynet, lügatte kendisiyle süslenilen şey demektir ve örtü / elbise, takı ya da şekil itibariyle dışarıdan yapılan bir düzenleme ile ortaya çıkar. Kur'ân'da ise kelime, süslenme, süs ve takının kendisi ve örtülmesi gereken yerler (avret mahalli) gibi farklı anlamlarda kullanılmıştır. Kur'ân'da 46 farklı âyette farklı bağlamda kullanılan ziynet kavramının fiil formunda kullanıldığı yerlerden bir kısmında özne Allah, bir kısmında şeytan bir kısmında ise edilgen formun kullanıldığı görülür. Ziynet kelimesinin geçtiği âyetlere bir bütün olarak bakıldığında yoğun olarak daha çok, güzellik, takı, süs, çekicilik, elbise, görkem ve heybet, farklı tonlarda renk (çiçeklerde) ve gökteki yıldızları ifade etmek için kullanıldığı görülmektedir. Buna göre, dünya hayatı bir bütün olarak ziynet olarak tasvir edildiği gibi, mallar, çocuklar, kadınlar, takılar, gökyüzünde yıldızlar, yeryüzünü süsleyen bitki ve çiçekler, insan vücudunda giyilen elbiseler ziynet kavramı içinde yer almıştır. Benzer şekilde, tarihin belirli dönemlerinde yaşamış bazı varlıklı kimselere ait süs eşyaları, bayram günleri, binek hayvanları, ekip diktikleri tüm tarımsal ürünleri ve insanın kendi elinin ürünü olan amelleri de ziynet kapsamı içinde yeralmıştır. Eşyada asıl olan onun mübah olmasıdır. Bu nedenle Allah, insanlık için bir nimet olarak yarattığı tüm ziynetlerin helâl olduğunu bildirmiştir. Ancak bu hususta bazı istisnalar bulunmaktadır. Kadın ve erkek için setr i avret olarak bilinen bölgelerini başkalarına göstermemeleri -ki âyette bu ziynet kavramı içinde yer alır gerekir. Hz. Peygamber erkeklere yasakladığı altın ve ipek kullanımını, yaratılıştan süse ve süslenmeye olan temayülleri nedeniyle kadınlara serbest bırakmıştır.

Kur'an-ı KerimSüslemelerSüslenme+1
Şöhret Gül
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Midyat süryani dini mimarisinde süsleme

En eski inançların, büyük dinlerin ve kültürlerin buluşup kaynaştığı Tur Abdin Bölgesi; Kadim halklardan biri olan Süryanilerin dini inançlarına, mimarilerine ve kültürlerine ev sahipliği yapmaktadır. Araştırmamıza konu olan manastır ve kiliseler, Tur Abdin Bölgesi'nde yer alan Midyat merkez ve köylerindeki Süryani dini mimarisinin önemli yapılarını içermektedir. Midyat'taki yapılar, Erken Hristiyan mimarisi örnekleri olmalarının yanı sıra çeşitli kültürel miraslarla beslenmiş özel bir mimari yapılanmanın ürünleri olarak değerlendirilmektedir. Bölgedeki anıtsal mimarlık örnekleri bugüne kadar belli başlı konularda incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Ancak, Midyat, Süryani dini mimarisinin incelendiği bilimsel çalışmalarda süslemeye yeterince yer verilmediği, yazılan kaynakların daha çok bölgedeki mimari eserlerin yapısını ele aldığı görülmektedir. Bu bağlamda "Midyat Süryani Dini Mimarisinde Süsleme" adlı tezimizin amacı; Süryani dini mimarisinde süslemeyi en iyi şekilde ifade eden yirmi iki adet manastır ve kilise örneğinin süsleme dokuları tek tek incelenerek, dönemin Süryani süsleme sanatı açıklanmaya çalışılmaktadır. Yapılan çalışma neticesinde, araştırma konumuzu oluşturan yapılarda yoğun bir şekilde geometrik motif ve kompozisyonlar (basit geometrik bezemeler, geometrik geçmeler, düğümler), bitkisel motif ve kompozisyonlar (yoğunlukla palmet motifi, asma yaprakları), figürlü bezemeler (kuş motifleri, ikonalar), yazılı bezemeler ve haç motifleri görülmektedir. Söz konusu yapıların süsleme anlayışının, özgün bir üslupta ve mahalli etkiler taşıdığı, komşu sanat çevrelerini de etkiler nitelikte olduğu sonucuna varılmaktadır.

Dini mimariDini yapılarMardin-Midyat+4
Elif Gül
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mardin Müzesi'nde bulunan Osmanlı Dönemi silah ve erkek aksesuarları

Çalışmamızın kapsamını oluşturan Mardin Müzesi Osmanlı Dönemi silah ve erkek aksesuarları olup, teknik, süsleme, form, malzeme gibi birçok açıdan incelenerek ele alınmıştır. Osmanlı yaşantısıyla bütünleşmiş olan eserler, silahlarda kılıç, kama ve hançerlerdeki yüksek kalitede çeliğin kullanılması, süslemeleri ve teknikleriyle çeşitlilik göstermektedir. Özellikle aksesuarda kendini gösteren eserler, üzerlerinde farklı yazı hatlarıyla ayetler, isimler ve lafzlar bulundurarak inancında etkisini ortaya koymaktadır. Araştırma konumuzun daha iyi anlaşılması için değerlendirme ve karşılaştırma yapılarak, Anadolu'nun çeşitli yerlerine ait örneklerle eserlerin benzer ve farklı yönleri belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın son evresinde ise tanıtılmış eserlerden yola çıkılarak, elde edilen bilgilerden bir sonuca varılıp anlatılmıştır.

AksesuarAksesuarHançer+7
Dilan Epözdemir
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ahlat Müzesi'nde bulunan İlhanlı Dönemi sikkeleri

İnsanlığın tarihsel gelişim sürecini inceleyebilmek bu konu hakkında fikir sahibi olabilmek için geçmişten-günümüze oluşturduğu medeniyetin yönetim şeklini, dinini, dilini, inancını, ekonomik yapısını, sosyal ve kültürel dokusunu iyice kavrayabilmek gerekir. Bu durumu sağlayabilmek için insanların yaşadıkları toprakların tarihsel gelişimini, coğrafi durumunu göz önüne almak; bu insanların ortaya koydukları sivil ve dini yapıları, el sanatları, taş, ahşap veya madeni eserlerinde görülen sanat göstergelerini incelemek bunlara ilave olarak kullanmış oldukları sikkeleri incelemek gerekir. Çünkü sikkeler ait oldukları medeniyetlerin tarihini, coğrafyasını, dinini, idare şeklini, hükümdarlarını, saltanat sürelerini, inançlarını, sanat etkileşimlerini, iktisadi durumlarını ortaya koyan benzersiz tarihi belgedir. Araştırma konusunun amacı; Ahlat Müzesi'nde bulunan İlhanlı sikkelerini, darp ettiren hükümdarı, darp tarihi, darp yeri, malzeme, ölçü ve bezeme öğeleri bakımından incelemek ve değerlendirilmesini yapmak olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda elde edilecek verilerin, Sanat Tarihi'nin yardımcı alanı olan Nümizmatik bilimine ve bunun yanı sıra birçok bilim dalına da katkı sağlayacağı düşünülmüştür. Bu tez çalışması hazırlanırken gerçekleştirilen metodun ilk aşamasını kaynak taraması oluşturmuştur. Çalışmaya kaynak oluşturabilecek tez, kitap ve makaleler, taranarak temin edilmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında Ahlat Müzesi'ndeki sikke envanter defterleri taranmış "İlhanlı" adı altında kayda alınan sikkeler incelenmiş ve çalışma için ön hazırlık yapılmıştır. Çalışmanın üçüncü aşamasını katalog kısmı oluşturmaktadır. Bu aşamada kronolojik bir sıraya göre düzenlenen sikkelerin darp tarihi, darp yeri, ölçüleri vb. bilgileri verilmiş ve tanımları yapılmıştır. Çalışmanın son aşamasında ise darphaneler, darp tekniği, malzeme, ölçü birimleri ve sikkeler üzerinde yer alan düzenlemeler başlıkları altında genel bir değerlendirmeye gidilmiştir. Anahtar Kelimeler: İlhanlı, Sikke, Ahlât Müzesi, Tarih, Arkeoloji, Sanat Tarihi, Darphane, Süsleme, Moğol, Nümizmatik

Bitlis-AhlatDarphaneMoğollar+4
Ahmet Namaz
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik yüzeylerde parafin kullanımı

İnsan kendini, yaşamını ve çevresini içsel - dışsal güçlerin etkisiyle yorumlamak, değiştirmek, içselleştirmek, beğenmek için süslemek ister. Bu şekilde ilk olarak kendisine daha sonra yaşamına, eşyaya ve çevresine bir mesaj iletmek, aralarında bir bağ oluşturmak ya da sadece göz zevki için dekora / süse ihtiyaç duyar. Dekor / süs, herhangi bir yüzeyde alçak – yüksek ya da düz, renkli ya da renksiz birtakım elemanlarla oluşturulan düzenlemedir. Sanat disiplinlerinin hepsinde dekor / süs etkisi vardır. Çünkü herhangi bir biçim tek başına yetersizdir. Fakat dekor / süs katkısıyla değeri artan form, biçimi de içine alarak estetik etkiyi mükemmelleştirir. Seramiklerin sadece biçimsel değil aynı zamanda yüzey değerlendirmeleri açısından da estetik kazanması dekor /süs ile yakından ilişkilidir. Biçimin yüzey süslemesi ile güçlendirilmesi, seramiğin ana bünyesini oluşturan çamurun kendi özelliklerinin ötesinde farklı ve yeni etkiler yakalayabilmesi ve ticari faktörler dekoru / süsü, seramik alanında çok önemli bir konuma getirmiştir. Seramik alanında ilk süsleme girişimleri parmaklar ve çeşitli aletler yardımıyla seramik yüzeylerde oluşturulan örgelerdir. Dünya çapında keşiflerin yapılması, her alanda önemli adımlar atılması ve teknolojinin ilerlemesi seramik dekorlarını olumlu yönde etkilemiştir. Boyama, kazıma, oyma, ekleme, çıkarma, sırın bulunuşu ve sıraltı, sıriçi, sırüstü süslemeler, teknolojinin iyice ilerlemesiyle sürece dâhil olan bilgisayar ve baskı mekanizmaları dekor / süs etkisini hem seramik sanatı hem de seramik endüstrisi için vazgeçilmez hale getirmiştir. Bu gelişmelerle birlikte, petrolden elde edilen organik parafin maddesi de seramik alanı içerisinde yerini almıştır. Yüzyıllardır seramik alanında kullanılan parafin ilk olarak seramikleri renklendirme aşamasında yüzeyde şablon oluşturmak için kullanılmıştır. Bu uygulama sıcak ve sıvı halde olan parafinin seramik yüzeyinde renklendirilmeyecek alanların kapatılması şeklindedir. Seramik yüzey süslemelerinde daima devam eden farklı arayışlar sayesinde parafinin uygulama olanaklarını da geliştirmiştir. Parafinin kullanımı sadece şablon uygulamasıyla kalmamış, seramik yüzeylerde alçak – yüksek etkiler oluşturarak, seramik dekor / süs teknikleri ile ilişkiler kurarak ve renk verici oksitleri de içine alarak gelişmeye devam etmiştir. Günümüzde seramik yüzeylerde kullanımı açısından parafine alternatif olabilecek emülsiyon, latex, tutkal ve çeşitli yapıştırıcılar gibi malzemeler ile seramik alanında çokça tercih edilen bir uygulama haline gelmiştir. Bu tez çalışmasında, seramiğin tanımı, tarihçesi ve sınıflandırılması genel olarak incelenmiş ve dekor / süs etmeni sadece seramik sanatı içerisinde değil kendi içerisinde ki özellikleriyle birlikte araştırılmıştır. Seramik sanatı içerisinde dekor / süs değerlendirilmesi yapılmış, tanımına, tarihçesine ve sınıflandırılmasına yer verilmiştir. Parafin hem organik bir madde özelliğiyle hem de seramik sanatı dekor / süs teknikleri içerisindeki kullanımıyla uygulamalı olarak incelenerek Dünya'dan ve Türkiye'den seramik yüzeylerde parafin kullanan seramik sanatçılarından örnekler verilmiştir. Tüm bu bilgiler ışığından kişisel uygulamalar yapılmıştır.

DekorParafinSeramikler+1
Selim Çınar
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Süleymaniye Kütüphanesindeki sülüs levhaların tezhib özellikleri

Bu araştırmada Süleymaniye Kütüphanesinde bulunan sülüs levhaların tezhib özellikleri incelenmiştir. İncelenen levhalar XVIII. ve XIX. Yüzyıllara ait olup Türk levha tezyinatı bakımından araştırılmaya değer bulunmuştur. Üç bölümden oluşan tezin; 1. bölümde; Hat sanatının tanımı ve tarihçesi , Aklam-ı Sitte ve diğer yazı çeşitleri,sülüs ve celi sülüs yazının tarihi gelişimi, celi sülüs bir hat levhasının hazırlanış safhaları,tezhip sanatının tanımı ve tarihçesi,barok-rokoko sanatı,tezhip sanatında barok-rokoko üslubu,tezhip sanatında kullanılan motifler,tezhip sanatında kullanılan malzemeler,ebru sanatı. 2. bölümde; levha nedir? , levha tekniğinin gelişimi, levha çeşitleri, kıt'alar, celi levhalar, hilyeler, tuğra, tekke levhaları, levhalarda kullanılan teknikler, ahşap levhalar, camaltı laevhaları, zer-endud levhalar. 3.bölümde; İstanbul Süleymaniye Kütüphanesindeki Sülüs levhaların tezhip özellikleri. Yapılan tezin ana kaynağı İstanbul Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesinde bulunan sülüs hatlı levhalardır.

18. yüzyılEl yazısıKütüphaneler+7
Burcu Toğrul
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Zeugma (Belkıs) antik kenti mozaiklerinde kullanılan bordür motiflerinin çini sanatına uyarlanması

İnsanoğlunun ilk buğday tohumunu toprakla buluşturduğu yerdir Mezopotamya. Tarihe adını "Bereketli Hilal" olarak yazdıran bu hilalin en önemli parçası Fırat ve Dicle nehirlerini doğuran Anadolu topraklarıdır. Dünyanın kadîm bilgelik ve tekniği ile bütün medeniyetleri emziren, besleyen, ismi ile müsemma Anadolu'dur. Bu Hilal'in en önemli medeniyetlerinden biri olan Zeugma'lılar, her alanda olduğu gibi sanat alanında da çok başarılı olmuşlardır. Bu başarıyı mozaiklerindeki estetik kaygısı, kullanılan teknikler ve hikâyeler zenginleştirmiştir. Zeugma mozaiklerini diğer medeniyetlerin mozaiklerinden ayıran en önemli fark kullanılmış olan on üç renk armonisidir ki bunu başka mozaiklerde göremeyiz. Bu farkı Fırat nehrinin getirdiklerine borçludur. Zeugma'lılar kentlerini eşsiz mimari eserlerle donatırken bu eserleri ustalık isteyen mozaiklerle süslemişlerdir. Tıpkı İslam tezyinatlarında olduğu gibi Zeugmalı sanatçılar da mimari süslemede motiflerin diline hâkim tasarımlar yapmışlardır. Bu tasarımlarının neredeyse tamamının etrafını bordür (kenar suyu) adı verdiğimiz çerçeveler ile süslemişlerdir. Bu iki medeniyetin süsleme sanatında kullandığı ortak bir motif vardır, bu tez bu motifin sentezi niteliğindedir. Konumuz doğrultusunda öncelikle Gaziantep ve Zeugma mozaikleri araştırılmıştır. Bu eserlerin Anadolu Mimarisindeki önemi ve çini sanatlarındaki yeri incelenmiştir. Bu doğrultuda bu iki sanatın motifleri kullanılarak yeni tasarımlar yapıldı ve bu tasarımlar çini sanatına uygulanarak çini pano ve tabaklara uygulanmıştır. Sonuç olarak yeryüzünde hiçbir şey geçmişten bağımsız değildir. Türkler fethettikleri toprakların üzerine inşa ettikleri medeniyetleri; o coğrafyanın kültür, sanat anlayışını kendi sanat, kültür, estetik ve dini anlayışını birleştirerek kültürel bir bağ kurulmuştur. Türkler eşsiz bir bilgi birikimi ile geçmişten aldığı mirası daha da geliştirerek sanata kendine münhasır imzalarını atmışlardır. İstisnasız bu imza batı sanatlarında gıpta ile bakılan ve taklitleri yapılan eserler haline gelmiştir. Anahtar Kelime: Belkıs, Zeugma, Mozaik, Çini, Mimari, Süsleme

Antik şehirlerBordürMotifler+6
Serpil Ertem
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türk hamam kültürü, hamamlarda kullanılan eşyalar ve çini sanatına uyarlanması

İnsanlık tarihi, bir sosyal evrim ve gelişimin tarihidir. Yüzyıllar öncesinden bu yana insanlar, bir yandan temel gereksinimlerini karşılama ve doğa şartları ile mücadele içindeyken; bir yandan da yaratıcı güdülerini hayata geçirme, hayal dünyasının tahayyüllerini dışa vurma eğilimi içerisinde olmuştur. Sanat dediğimiz olgu, bu bağlamda tezahür etmiştir. Yaşam biçimi, coğrafi şartlar, inanç ritüelleri, arzu ve istekler, toplumların sanatsal üretiminde belirleyici olmuştur. Bu bağlamda sanatı, toplumların estetik ve karakteristik izdüşümü noktasında değerlendirmek mümkündür. Bir toplumun sanat eserleri, o toplumun ruhunu ve sosyolojik arka planını yansıtır. Anadolu toprakları, günümüze kadar bırakmış olduğu sanat eserleri ile kadim bir bilgeliğin ve zarafetin meyvelerini sunmaktadır. Farklı kültürleri ve kavimleri bağrına basan bu kutsal topraklar, tüm renkleri ve çeşitliliğiyle bir sanat panayırına dönüşmüştür. Memleketin her karış toprağında, kültür ve sanatın gücünü ve direncini kaybetmeyen bütün zengin imgeleriyle karşılaşmamız mümkündür. Çalışmamızın temelini, topraklarımızın eşsiz sanatsal imgelerinden olan ve neredeyse bizimle özdeşleşmiş "Çini" sanatı oluşturmaktadır. Bizlere miras kalan bu topraklar, çini sanatının muazzam örnekleri ile doludur. Buradan hareketle; tarihimizin en önemli kültürel miraslarından olan eski Türk hamamları, çini sanatının yansımaları noktasında ele alınmıştır. Çini sanatı, Türk hamam kültüründe kullanılan hamam eşyalarına uygulanarak tasarlanmıştır.

HamamlarKültürSüsleme sanatı+3
Gül Tepe
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesinde bulunan mağribi el yazması Kur'an-ı kerimlerin tezhip sanatı bakımından incelenmesi

Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesinde bulunan ve Mağribi hatla yazılmış Kur'an-ı Kerim'ler arasından en güzel örneklerinin seçilerek tezhip sanatı yönünden incelemesi yapılmıştır. Seçilen Kur'an-ı Kerimler Selçuklu dönemlerine ait olup, dönem özelliklerinin aktarılması açısından müstesna bir yere ve özelliğe sahiptir. Üç bölümden oluşan tezin birinci bölümünde, Türk tezhip sanatının tanımı, tarihi gelişimi, tezhip sanatında kullanılan motifler ve yazma eserlerde tezhipli kısımlar hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde hat sanatına dair bilgilere yer verilmiştir. İncelenen Kur'an-ı Kerimlerin Mağribi hat ile yazılmış olmasından ötürü mağribi hat ile ilgili bilgilere de yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesinde bulunan E.H.220, R.27. R.33, R.43, R.53 envanter numaralı Kur'an-ı Kerimlerin tahlilleri yer almaktadır. İncelenen bu Kur'an-ı Kerimler desen, motif, renk ve cilt özellikleri bakımından ele alınmıştır. Kendi dönemini kapsayan Selçuklu tezhibi ile de kıyaslanmıştır.

El sanatlarıKur'an-ı KerimSüsleme sanatı+3
Aydan Akkök
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara Milli Kütüphanede bulunan Nevşehirli Damad İbrahim Paşa koleksiyonuna ait Kur'an-ı Kerimlerin tezyinat bakımından incelenmesi

Bu çalışmada, Ankara Milli Kütüphanede bulunan Damad İbrahim Paşa koleksiyonundaki el yazması eserlerin arasından Kur'ân-ı Kerîm'ler seçilerek tezyînât bakımından incelemesi yapılmıştır. Tezin birinci bölümünde el yazması ve Kur'ân-ı Kerîm bezemeciliği hakkında bilgi verilmiş olup, ikinci bölümde tezhip sanatının tanımı ve tarihi hakkında bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Ankara Millî Kütüphanede bulunan Nevşehirli Damad İbrahim Paşa koleksiyonundaki 50_Damad_1, 50_Damad_2, 50_Damad_3, 50_Damad_5, 50_Damad_7, 50_Damad_754, 50_Damad_815 envanter numaralı Kur'ân-ı Kerîm'ler tezyînât bakımından incelenmiştir. Bu Kur'ân-ı Kerîm'lerin tezyînâtındaki renk anlayışı, motif özellikleri ve desen anlayışı hakkında değerlendirmeler yapılmıştır.

Damat İbrahim PaşaKur'an-ı KerimMilli kütüphaneler+3
Ömer Ali Toprak
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir yapılarında bezeme unsuru olarak çini

İzmir Yapılarında Bezeme Unsuru Olarak Çini adlı çalışmamız, Geç Osmanlı Dönemi, Birinci Ulusal Mimarlık ve Cumhuriyet Dönemlerinde inşa edilmiş yirmi altı yapıyı süsleyen çinileri kapsamaktadır. Dini yapılardaki çiniler, genellikle Geç Osmanlı Döneminin 18. yüzyılında aynı anda yerleştirilenleri yansıtmaktadır. Sivil mimaride ise Geç Osmanlı Döneminin 19. yüzyıl örnekleriyle Birinci Ulusal Mimarlık ve Cumhuriyet Dönemlerinin 20. yüzyıl Kütahya üretimleri de görülmektedir. Çini süslemeli olan İzmir yapıları, katalog bölümünde yapı türü ve kullanım amacına göre gruplandırılmıştır. Yapıların mimari özelliklerinden sonra çinilerin, tarihi dönemleri, ustası, yapıdaki yeri, form, malzeme, teknik ve kompozisyonlarına değinilmiştir. Yapılardaki konumları, alınlık, duvar, pencere, kapı, konsol, kubbe kasnağı ve minare gibi çeşitli alanlardadır. Beyaz-krem hamurlu çiniler, tek renk sırlı veya şeffaf renksiz sır altına çok renk boyamalı tekniğindedir. Kompozisyonlar, bitkisel, geometrik, mimari, nesne, sembolik motifler ile beraber yazı unsurlarıyla çeşitlilik gösterir. Bütün pano kompozisyonlarının yanı sıra, panolardaki bordür, köşelik ve levha bölümlerine göre farklı kompozisyon düzenlemeleri tasarlanmıştır. Çalışmamızda değindiğimiz çiniler, tüm özellikleri ve teknikleri ile Kütahya üretimine örnekler veren nadir eserler arasındadır.

BinalarMimari özelliklerSüslemeler+4
Burcu Eray
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kanlıtaş Höyük 2015-2018 yılları arasında ele geçen kalkolitik dönem bezemeli çanak çömleği

Yukarı Porsuk Vadisi içinde yer alan Kanlıtaş Höyük, Erken Kalkolitik Döneme tarihlenen, vadi içinde yer alan kaya üstü bir yerleşmedir. Tez çalışmamız kapsamında 2015-2018 yılları arasında çalışılan alanlarda ele geçen bir grup bezemeli çanak çömlek teknik ve tipolojik olarak incelenmiştir. Höyük'te ilk yapılan çalışmalarda bezemeli çanak çömlekler hem yüzeyden hem de, yerleşmenin en derin yeri olan sondajlardan geldiği saptanmıştır. Ele geçen bezemeli malzemenin, birimler arasında birbirini takip ettiği görülürken boya bezeme türü en erken tabakalarda ele geçmemiştir. Böylelikle kardeş yerleşim olan Orman Fidanlığı I-IV. tabakalar arasında azalan boya bezemeli grubun Kanlıtaş yerleşmesinde farklı bir yol çizdiği görülmüştür. Tez kapsamında ele alınan malzemenin çok büyük bir kısmı profil vermeyen parçalardan oluşmaktadır. Açık kaplar içinde yer alan derin kaselerin ve kapalı formlar olan çömleklerin üzerinde baskı, kazıma, boya, kakma ve kabartma gibi kapların üzerinde görülen dekoratif unsurlarının varlığı, bunları yaparken kullandığı aletler ve yapım teknikleri kendi kültür bölgesi içinde oldukça tutarlı olduğunu gösterirken, bunun yanında yerleşim güney ve kuzey kültürleriyle aralarında olan organik ilişkiyide ortaya koymuştur.

Arkeolojik alanlarArkeolojik eserlerHöyükler+6
Sevim Kurtuldu
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects