Police organization
78 theses under this subject heading
Emniyet Teşkilatına bağlı okullardan mezun olan polis personelinin kişilik profilinin incelenmesi
Psikolojik testlerin ve kişilik envanterlerinin polis adaylarının seçimi ve elenmesinde kullanılması çok uzun bir geçmişe sahiptir. Ancak Türkiye'de polis meslek grubunda yapılan çalışmalar kısıtlıdır. Bu çalışmada, bir meslek grubu olan polislerin temel kişilik profili ve bu profilinin hangi sosyodemografik özelliklerle ilişkili olduğu konuları incelenmiştir. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görevli 39'u kadın 537'si erkek, toplam 576 polis personeli çalışmanın örneklemini oluşturmuştur. Veriler bilgi formu ve Beş Faktör Kişilik Envanteri kullanılarak toplanmıştır. Hem kadın hemde erkek polislerin en yüksek puanı Değişime Açıklık faktöründen, en az puanı ise Duygusal Tutarsızlık faktöründen aldığı görülmüştür. Sosyodemografik özelliklerden, cinsiyetin, yaşın, medeni durumun, yıllık izinlerde tatil yapabilmenin, mezun olduğu polis okul türünün, polis mesleğinde kendini başarılı görme ve polis mesleğinden memnun olma derecelerinin kişilik profili ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Çalışma, polislerde sosyodemografik özelliklerin kişilik profili ile ilişkili olduğunu göstermiştir. İleriki araştırmalarda, polislerin beş faktör kişilik özelliklerine göre farklı değişkenlerle ilgili olarak, farklı örneklemler üzerinde araştırılmasının, bu konudaki bilgi birikimine ve ilgili insan kaynakları yönetimi uygulamalarına önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.
Halka ilişkiler ve önemi: Emniyet teşkilatında bir uygulama
Günümüzün ekonomik, toplumsal ve ruhsal gereksinimlerine, kişisel amaçlarına başkalarının yardımı olmaksızın pek az kimse ulaşabilmektedir. Bu nedenle her toplum, gereksinimlerini karşılamak ve geleceğe yönelik amaçlarını gerçekleştirmek üzere çeşitli örgütlenmelere (teşkilatlanmalara) gitmektedir. Toplumun desteğini ve güvenini sağlamak, kamu kuruluşları için yaşamsal önem taşımaktadır. Toplumsal destek, kamu kuruluşlarının başarısının ilk koşuludur ve halkın, toplumsal örgütlere bu derece bağlı olması, yönetimde "halkla ilişkiler" denilen yeni bir felsefe ve fonksiyonun yaratıcısı olmuştur. halkla ilişkiler üst yönetimin danışmanı konumundadır. Günümüzde kaliteli bir hizmetin sunulması ve sürdürülmesi veya destek görmesi büyük ölçüde kuruluşların halkla ilişkiler ve tanıtıma ayırdıkları önem oranında mümkün olabilmektedir. Halkla ilişkiler kimi kez çevrenin desteğini kimi kez hoşgörüsünü kazanmak, kimi kez yardımını sağlamak gibi değişik adlar altında ideoloji asılama işlevi ve belirli bir yasam biçimini topluma alıştırma amacını güden tek yönlü bir iletişim süreci olarak tanımlanabilmektedir. Kamu kurumları için bu kadar önem taşıyan halkla iliksilerin daha geliştirilmesi ve yorumlanması gerekmektedir. Bu bakımdan, genelde Emniyet Teşkilatında halkla iliksiler uygulamaları, özelde de Emniyet Müdürlüğünün halkla ilişkiler uygulamaları bu alışmaya konu olarak seçilmiştir. Çünkü, Emniyet Teşkilatı, halkın güvenliği için çalışan ve bunu yaparken de halk ile bütünleşmek zorunda olan kamu kurumlarının basında gelmektedir. Halktan uzak bir Emniyet Teşkilatı; kendi isini zorlaştırmış ve birçok suçun ortaya çıkmasını önlemiş, aynı zamanda yapılan başarılı çalışmaları halka duyuramamış, halkın güvenini kazanamamış demektir.
Ebeveynleri emniyet mensubu olan 12-18 yaş arası erkek çocuklardaki şiddet eğilimi
Son yıllarda ülkemizde şiddet olaylarında büyük bir artış yaşanmaktadır. Şiddetin en yaygın türleri ilişki içerisinde uygulanan ve gençlerin birbirlerine karşı uyguladıkları şiddettir. Her gün medyada ölümle sonuçlanan şiddet haberleri bireylerde tedirginlik yaratmaktadır. Küresel ve bölgesel verilere göre, ergenler şiddetten etkilenen en savunmasız gruplardan biridir. Bu çerçevede çalışmanın amacı, emniyet mensubu ebeveynlerin 12-18 yaş erkek çocuklarının kimlik oluşum sürecinde şiddet eğilimlerinin pekiştirici rol model olup olmadıklarının incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2022-2023 yılları arasında ebeveyni Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü'nde çalışan ve Gaziantep'te ikamet eden erkek çocuklardan oluşturulmuştur. Çalışma 12-18 yaş arası 300 kişiden oluşmaktadır. Araştırma kapsamında Sosyo-Demografik Bilgi Formu ve Şiddet Eğilim Ölçeği ile veriler toplanmıştır. Araştırma sonunda anne ve babası emniyet personeli olma durumuna göre şiddet eğilimi düzeylerinin değişmediği tespit edilmiştir. Anne ve babası emniyet personeli olan ve anne ve babası emniyet personeli olmayan katılımcıların şiddet eğilim düzeylerinin benzer olduğu gözlenmiştir. Bu kapsamda şiddete eğilimi olan bireylerin aile içi iletişim becerilerinin güçlendirilmesi, problem durumlarında ailelerin güç kaynaklarının farkında olmaları ve sosyal çevresi ile olan ilişkilerinin güçlendirilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
Emniyet Müdürlüğünde çalışan personelin sigara kullanımının psikopatoloji, kişilik, travma ve iş doyumu ile ilişkisinin incelenmesi: Çeşme emniyet müdürlüğü uygulaması
Amaç: Bu araĢtırmanın amacı,ÇeĢme Emniyet Müdürlüğü‟nde sigara kullanımı olan ve olmayan personeli belirleyerek, sigara kullanımında etkili olan sebepleri ve sigara kullananların nikotin bağımlılık seviyelerini; iĢ doyumunun, psikolojik belirtilerin, kiĢilik özelliklerinin ve travmatik yaĢantıların sigara kullanımı üzerine olan etkilerini belirlemektir. Ayrıca diğer meslek gruplarına göre daha fazla riskli yaĢam olayları deneyimleyen Emniyet personelinin travma geçmiĢleri, kiĢilik profilleri ve psikolojik belirti durumları değerlendirilerek personeli daha iyi anlayıp yardımcı olmaya çalıĢılmıĢtır. Personelin iyi halinin sağlanması gerçekleĢtirilerek, iĢ yaklaĢımlarının olumlulaĢtırılması, iĢ doyumlarının yükseltilmesi ve teĢkilatın geleceğe yönelik iĢ koĢullarına daha iyi hazırlanması amaçlanmıĢtır. Yöntem: AraĢtırma Ġzmir Ġli ÇeĢme Emniyet Müdürlüğü‟nde aktif olarak görevli 100 polis (%8 kadın-%92 erkek) ile gerçekleĢtirilmiĢtir. AraĢtırmaya katılım gönüllülük esasına göre belirlenmiĢ olup katılımcılara sosyodemografik bilgi formunun, Minnesota ĠĢ Doyum Ölçeğinin, Fagerström Nikotin Bağımlılık Ölçeğinin, Belirti Tarama Testinin (SCL-90-R), BeĢ Faktör KiĢilik Envanterinin ve Travmatik YaĢantılar Ölçeğinin bulunduğu kitapçık dağıtılarak katılımcılardan testleri tek seferde cevaplandırmaları istenmiĢtir. Bulgular: Katılımcıların %82‟sinin sigara kullanımı vardır ve %18 katılımcı sigara kullanmamaktadır. AraĢtırma verilerine göre demografik özelliklerin katılımcıların sigara kullanımları üzerinde etkisi bulunmamaktadır. Bağımsız gruplar T-Testi ve Mann-Whitney U testi analizlerine göre sigara kullanımının iĢ doyumu, psikolojik belirtiler, kiĢilik özellikleri ve travma yaĢantıları üzerine istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmamıĢtır (p>0.05). Ancak, ortalama değerler incelendiği zaman bulgular hipotezleri destekler niteliktedir. Yapılan korelasyon analizlerinde; iĢ doyumunun, kiĢilik özelliklerinin ve travmatik yaĢantıların bireylerin nikotin VI bağımlılıkları üzerinde etkili olmadığı görülmüĢtür (p>0.05) . Nikotin bağımlılığı ile Belirti Tarama Testinin (SCL-90-R) alt boyutlarından "anksiyete" alt boyutu arasında pozitif yönde anlamlı bir iliĢki tespit edilmiĢtir (p<0.05). BeĢ faktör kiĢilik envanterinin alt ölçeklerinden dıĢa dönüklük, sorumluluk, geçimlilik, açıklık kiĢilik özellikleri ile genel iĢ doyumu arasında pozitif yönlü anlamlı bir iliĢkinin olduğu bulgusuna ulaĢılmıĢtır (p<0.05). Genel iĢ doyumu ile ruhsal belirtiler tarama testi (SCL-90-R) alt boyutlarından "depresyon" ve "öfke" alt boyutları arasında negatif yönlü iliĢki tespit edilmiĢtir. KiĢilik özellikleriyle ruhsal belirtiler tarama testi (SCL90-R) alt boyutları arasında; dıĢa dönüklük ile "öfke" ve "depresyon" alt boyutları arasında negatif yönlü iliĢki; sorumluluk ile "somatizasyon", "obsesif-kompülsif belirtiler", "duyarlılık", "depresyon", "anksiyete", "öfke", "paranoid düĢünceler", "psikotizm", "ek skalalar" alt boyutları arasında negatif yönlü iliĢki; geçimlilik ile "öfke" alt boyutu arasında negatif yönlü iliĢki; duygusallık ile "obsesif-kompülsif belirtiler", "depresyon", "öfke", "ek skalalar" alt boyutları arasında pozitif yönlü iliĢki belirlenmiĢtir. Sonuç: Mesleğe personel alımında bireylerin fiziksel, duygusal ve motivasyonel açıdan yeterliliklerinin olması, teĢkilat içerisindeki psikolojik birimlerin kalite ve iĢ gücünün arttırılması, olası problem yaĢayanlara farklı mesleki imkanların sunulması Emniyet TeĢkilatı çalıĢanları için faydalı olacaktır. Sigara ile mücadele programlarının düzenlenmesi, mesleğe özel olarak sigarayı bırakma programlarının uygulanması, gerekli bilgilendirilmelerin yapılması, eğitimlerin verilmesi gerek polislerde gerekse toplumun genelinde sigara kullanımının azaltılması ve bıraktırılması için olumlu sonuçlar doğuracaktır. Anahtar Kelimeler: Sigara Kullanımı, ĠĢ Doyumu, KiĢilik Özellikleri, Travma, Psikopatoloji
İzmir İli Emniyet teşkilatı çalışanlarının bağlanma stilleri, kişilik özellikleri, kişilerarası çatışma çözme yaklaşımlarına göre internet kullanımlarının incelenmesi
Bu araştırma İzmir ili emniyet teşkilatı çalışanlarının beş faktör kişilik özellikleri, bağlanma stilleri ve kişilerarası çatışma çözme yaklaşımlarına göre internet kullanımlarının incelendiği kesitsel ve tanımlayıcı bir çalışmadır. Dünyada ve ülkemizde genellikle öğrenciler ve gençlerin problemli internet kullanımı sergiledikleri ve bu durumun yaşam kalitesini etkilediğini ortaya koyan çalışmalar yapıldığı ve diğer grupların göz ardı edildiği gerçeğinden hareketle, her geçen gün teknolojik imkanları daha fazla kullanmaya başlayan ve bir alt kültüre sahip emniyet teşkilatı çalışanlarında problemli internet kullanımının bulunup bulunmadığı, bu durumun sebeplerinin neler olabileceği ve elde edilen veriler ışığında bu durumun ortadan kaldırılması yoluyla emniyet teşkilatı çalışanlarının yaşam kalitelerinin arttırılarak yürütülmekte olan iç güvenlik hizmetinin verimliliğinin ve etkinliğinin artırılması adına böyle bir çalışmanın yapılması gerekli görülmüştür. Araştırmanın evrenini 2013-2014 yıllarında İzmir il emniyet müdürlüğü kadrosunda çalışan emniyet teşkilatı çalışanları oluşturmaktadır. Yapılan çalışmanın örneklemini ise İzmir il emniyet müdürlüğüne bağlı 11 şube müdürlüğünde aktif olarak görev yapmakta olan 10'u kadın, 327'si erkek toplam 337 emniyet teşkilatı çalışanı oluşturmaktadır. Katılımcıların 2'si genel idari hizmetli memur, 311'i Polis memuru, 6'sı baş polis, 14'ü komiser yardımcısı, 4'ü de komiserdir. Araştırmada kişisel bilgi formu, internet bağımlılığı ölçeği, kişilerarası çatışma çözme yaklaşımları ölçeği, beş faktör kişilik özellikleri envanteri ve yakın ilişkilerde yaşantılar envanteri kullanılmıştır. Yapılan araştırmada beş faktör kişilik özelliklerinin alt boyutları olan dışa dönüklük, duygusal tutarsızlık, yumuşakbaşlılık, öz denetim/sorumluluk ve gelişime açıklık boyutları ile problemli internet kullanımı arasında ilişki bulunmuştur. Yakın ilişkilerde yaşantılar envanterinin alt boyutları olan kaygı ve kaçınma puanları ile problemli internet kullanımı arasında da ilişki bulunmuştur. Yine korkulu, saplantılı, kaçınan ve güvenli bağlanma stilleri ile iki grup yani normal ve problemli internet kullanıcıları arasında farklılık bulunmuştur. Kişilerarası çatışma çözme yaklaşımlarının alt boyutları olan özel-genel davranış ve yaklaşma-kaçınma puanları ile iki grup yani normal ve problemli internet kullanıcıları arasında fark bulunamamıştır. Kişilerarası çatışma çözme yaklaşımlarının diğer alt boyutları olan yüzleşme, duygusal ifade ve kendini açma boyutları ile iki grup yani normal ve problemli internet kullanıcıları arasında fark istatistiksel olarak anlamlıdır. Sonuç olarak yapılan çalışma ile demografik özellikler, bağlanma stilleri, kişilik özellikleri ve çatışma çözme yaklaşımlarının internet kullanım durumu ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Anahtar kelimeler: internet, kişilik, çatışma, bağlanma
Örgüt içi iletişimde iş tatminini etkileyen boyutların analizi: Aydın Emniyet Teşkilatı örneği
Bu araştırmanın temel amacı örgüt içi iletişimin, iş tatminine ve personellerin iş motivasyonuna etkisinin analiz edilmesi olarak belirlenmiştir. Bu amacın yanı sıra aynı zamanda, örgüt içi iletişimin emniyet teşkilatında ne tür yansımalarının olduğu bu araştırma kapsamında değerlendirilmeye dahil edilmiştir. Araştırmanın amacını gerçekleştirmek için Aydın Emniyet Teşkilatı seçilmiştir. Araştırmada birebir mülakat yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada tatminini etkileyen hususlar, bireysel(yaş, cinsiyet, medeni durum, çalışanın kişisel özellikleri) ve örgütsel (ücret, çalışma şartları, işin kendisi ve nitelikleri, terfi, çalışma arkadaşları, yönetim, denetim, motivasyon, takdir edilme) olarak iki başlık altında değerlendirilmiştir. Yaş faktörünün iş tatmini ile doğru orantılı olduğu, kişilerin terfi olanaklarının artması, tecrübelerinin artması ile işlerinden daha fazla tatmin oldukları sonucuna varılmıştır. Cinsiyet ve medeni durum ile iş tatmini arasında herhangi bir bağ olduğu sonucuna ulaşılamamıştır. Çalışan kişilerin beceri, yetenek ve topluma uyumu gibi hususlar, iş tatminlerinin farklılaşmasına neden olmaktadır. Örgütsel faktörler anlamında konuyu ele aldığımızda ise kişinin aldığı ücretin yeterli olması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi, işin kendisinin ilgi çekici olması gibi durumlarda iş tatmininin artmasında olumlu etki yapmaktadır. Ayrıca terfi durumunun adaletli yapılması da çalışanlarının iş tatminini arttırıcı etki yapmaktadır. Bunların yanı sıra kişinin çalışma arkadaşları ile ilişkilerinin iyi olması, yöneticilerin çalışanların fikirlerine değer vermesi ve dikkate alması, demokratik denetimlerin yapılması, motivasyonlarının arttırılmasına yönelik çalışmalar ve takdir edilme durumları da çalışanların iş tatminlerini arttırıcı unsurlar olarak göze çarpmaktadır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Emniyet Teşkilatı, İletişim, Motivasyon, Örgüt İçi İletişim, Örgüt İçi İş Tatmini.
360 derece performans değerlendirme sistemi: Malatya İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Pasaport Şubesi'nde bir araştırma
Geleneksel performans değerlendirme sistemleri sadece çalışanları değerlendirirken, 360 derece performans değerlendirme sistemi ise kişinin kendisi, iş arkadaşları, astları, amirleri ve müşterileri tarafından yapılan çoklu değerlendirme sistemidir. Bir diğer fark ise geri bildirim vererek kurum içerisindeki farkındalığı artırmaktır. Bu farkındalık ile kişi kendisinin ne ölçüde faydalı olduğunu görebilmektedir.2011 yılı içerisindeki kanuni düzenlemeler ile Kamu Kurumlarında yıllardır uygulanan sicil notuyla yapılan performans değerlendirmeye son verilmiştir. Kamu kurumları önceden onayı alınmak suretiyle kendilerine ait performans değerlendirme sisteminin uygulayabileceğinin önü açık tutulmuştur. Henüz kurumsal açıdan herhangi bir performans ölçmeye yönelik uygulama başlatan kamu kurumu olmamıştır. Fakat kısa süre içerisinde kurumların performans ölçmeye yönelik sistemlerini geliştirmesi muhtemeldir. Çünkü kamu içerisinde yöneticilik için liyakat ölçme önemlidir. Bu açıdan bakıldığında Emniyet Teşkilatı'nın da kendine ait performans değerlendirme sistemini oluşturması muhtemeldir.Uygulama bölümümüzün birinci bölümün de Performans Değerlendirme ve uygulamasına son verilen sicil sistemi ile ilgili sorular, ikinci bölüm de ise 360 Derece Performans Değerlendirme Sistemiyle ilgili sorular yöneltilmiştir. Uygulama bölümümüz 360 Derece Performans Değerlendirme Sistemi'ne Malatya İl Emniyet Müdürlüğünün iki birimininin (Trafik Tescil Şube Müdürlüğü ve Pasaport Şube Müdürlüğü) bakış açısı ve bu sistemin uygulanabilirliğine yönelik çalışanlara ve hizmet alanlar sivil katılımcılara anket uygulanmıştır.Anahtar Kelimeler: Performans Değerlendirme, 360 Derece Performans Değerlendirme, Malatya İl Emniyet Müdürlüğü, Pasaport Şubesi, Trafik Tescil Şubesi
Emniyet Müdürlüğünde çalışan polis memurlarının serbest zamanlarını değerlendirmeleri açısından örgütsel vatandaşlık davranışlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; emniyet mensuplarının serbest zamandan ne anladıkları ve serbest zaman aktivitelerini ortaya koyarak, örgütsel vatandaşlık düzeylerinin ne tür demografik özelliklerden etkilendiğini anlamak ve serbest zaman aktiviteleri ile örgütsel vatandaşlık aktiviteleri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaya çalışmaktır. Araştırmaya Kütahya ilinde görev yapmakta olan emniyet mensuplarından uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Bu araştırmaya 903'ü erkek 63'ü kadın olmak üzere toplam 966 katılımcı katılmıştır. Katılımcılardan veriler demografik bilgi formu, serbest zamanlarını değerlendirme alışkanlıklarının tespitini amaçlayan anket soruları ve Podsakoff vd. (1990) tarafından oluşturulan ve yirmi sorudan oluşan Örgütsel Vatandaşlık Davranışları (ÖVD) ölçeği kullanılmıştır. İstatistik testlerde ilk olarak dataların parametrik testlerin ön koşullarını sağlayıp sağlamadığına Skewness ve Kurtosis (çarpıklık basıklık) değerlerine bakılarak -1.0 +1.0 aralığında yer aldığından verilerin normal dağıldığı gözlemlenmiştir. Veriler normal dağılım göstermiş ve verilere çok yönlü varyans analizi (MANOVA) testi uygulanmıştır. Çalışma sonucunda, katılımcıların %57,10'u serbest zamanı dinlenme zamanı olarak görmektedir. Katılımcıların %38,30'unun iş dışında kendilerine kalan serbest zamanın 3-4 saat olduğunu belirtmiştir. Katılımcıların %40,6'sı boş zamanlarını değerlendirirken zorluk çekmemektedir. Katılımcıların %19,8'i serbest zamanlarını aile fertleriyle geçirmek için tercih ettikleri anlaşılmaktadır. Katılımcıların %65,6'sı serbest zamanlarını evde geçirmektedir. Katılımcıların %26,3'ü serbest zaman aktivitelerinin kendilerinde dinlendirici bir etki bıraktığını ifade etmektedir. Katılımcıların %12,2'si serbest zamanlarını aile ve çocuklarına vakit ayırarak geçirmektedir. Katılımcıların serbest zamanlarına katılmama nedenlerinden ise zaman yetersizliği en etkin nedendir. Katılımcıların %42,3'u günlük fazla mesailere düzenleme getirilmesini talep etmektedir. Ayrıca katılımcıların cinsiyetleri, medeni durumları, aylık gelirleri, serbest zamana katılımda güçlük çekme durumları arasında örgütsel vatandaşlık düzeyleri açısından anlamlı bir farklılık ortaya çıkmazken; EGM çalışma süreleri, serbest zamanın ne anlam ifade ettiği, serbest zaman süreleri ve boş zamanlarını nerede geçirdikleri açısından anlamlı farklılıklara rastlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Emniyet müdürlüğü, örgütsel vatandaşlık, serbest zaman
Osmanlı mizah basınında polis karikatürleri ve polis imajına etkisi
Toplumlar tarih boyunca kendi içlerinden ve diğer toplumlardan gelebilecek tehditlerden korunmak amacıyla güvenlik kuvvetleri oluşturmuşlardır. Bunlardan günümüzde ülkelerin dış güvenliklerini silahlı ordular gerçekleştirirken, iç güvenliği ve sosyal hayatın düzenini sağlamada silahlı veya silahsız görev yapan polis teşkilatı ile belediyelerin silahsız kuvvetleri olan zabıtalar bu görevleri ifa etmektedir. Tarihi araştırmaların kuşkusuz pek çok kaynakları vardır. Karikatürleri de bu kaynakların arasında görüyoruz artık. Karikatürler sadece mizah özelliği taşımayıp çizildikleri ve yayınlandıkları zaman hakkında bize bilgi de verirler aynı zamanda. Modern anlamda karikatürün Osmanlı toplumunda görülmesi 1870'li yıllarda olmuştur. Bu çalışma ile Osmanlı toplumunda polis teşkilatı mizahçılar tarafından nasıl görünüyor. Bunu tespit edebilmek için 1870'li yıllardan Cumhuriyet'in ilanına kadar yayınlanan mizah basını taranıp polis karikatürleri değerlendirilmeye sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Polis, Mizah, Karikatür, Zaptiye, Zabıta
Emniyet Teşkilatı Asayiş Şube Müdürlüğü'nde iş sağlığı ve güvenliği risklerinin değerlendirilmesi
Bu çalışmada "Emniyet Teşkilatı Asayiş Şube Müdürlüğünde İş Sağlığı ve Güvenliği Risklerinin Değerlendirilmesi" ele alınmıştır. Çalışmanın başında kavramsal ve teorik çerçeve üzerinde durulmuştur. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve Risk Değerlendirmesi kapsamında Emniyet Teşkilatı Asayiş Şube Müdürlüğünde İş Sağlığı ve Güvenliği çalışmaları ele alınmıştır. Konu ile ilgili olarak 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında risk değerlendirmesi hazırlanmıştır. Risk analizi 5x5 L tipi matris risk analizi olarak hazırlanmıştır. 5x5 L tipi matris risk analizi iş yerinde risk değerlendirmeleri yapan bir uzman ekibin tahminlerine dayanmaktadır. Hesaplanan değerler, bu analiz ile belirlenen risklerin gerçekleşme olasılığı ve bu risklerin olası sonuçlarının ciddiyetine göre hesaplanır. Yapılan risk analizi, Emniyet Teşkilatı asayiş şube müdürlüğü baz alınarak, bina bazlı yapılmış ve risk analizi EK-1'de yer verilmiştir. Risk analizi, tehlike, risk ve sonuçları ile beraber değerlendirilmiş ve tehlike grubuna göre sıralandırılmıştır. Risk analizi ile ilgili olarak varılan sonuç, Asayiş Şube Müdürlüklerinde "Güvenlik Yapısı ve Riski Analiz" eğitiminin koordineli olarak gerçekleştirilmesidir. Ayrıca merkez ve bölge başkanlıklarında görevli personellere verilmesi gereken İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimleri, Asayiş Şube Müdürlüğü Kapsamında değerlendirilmelidir. Anahtar Kelimeler: Asayiş Şube Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, İş Sağlığı ve Güvenliği, Polis Teşkilatı, Risk Analizi, 5x5 L Tipi Matris Risk Analizi, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği
Taliban öncesi Afganistan Polis Teşkilatı
Bu çalışmada; 11 Eylül Saldırıları öncesi ve sonrası ile Afganistan Polis Teşkilatı'nın 1996-2020 döneminde gerçekleşen yapısal ve işlevsel dönüşümün analiz edilmesi amaçlanmıştır. Söz konusu bu çalışma; hem 11 Eylül Saldırıları öncesini hem de 11 Eylül Saldırıları sonrasını belli bir zaman dilimini (1996-2020) dikkate alarak yapılmış olması açısından önem arz etmektedir. Çalışma kapsamında araştırma konusuyla ilgili yerli ve yabancı literatür çalışması yapılmış ve betimsel içerik analiz yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda; Taliban'ın 1996'dan 2001'e kadar Afganistan'ı kontrol ettiği dönemde Afgan Polis Teşkilatı, Taliban'ın İslam hukukunun aşırı versiyonunu uygulamada ve ideolojilerine göre sosyal düzeni korumada kritik bir rol oynadığı tespit edilmiştir. Ayrıca polis teşkilatı, Taliban'ın katı ahlaki kurallarını uygulamaya ve Taliban'ın iktidarını sürdürmeye odaklanan baskıcı, acımasız ve profesyonellikten yoksun bir yapıya sahip olduğu görülmüştür. 11 Eylül Saldırıları sonrası başta ABD olmak üzere uluslararası aktörlerin etkin olduğu Afganistan'da 2002-2020 yılları arasındaki dönem, Afgan Polis Teşkilatının yeniden inşası, reformu ve modernizasyonu ile askeri tarzdaki bir güçten sivil bir polis gücüne geçiş çabalarına tanıklık etmiştir. Zorluklara rağmen, uluslararası toplumun desteğiyle polis gücünün yeteneklerinin ve profesyonelliğinin artırılması konusunda kayda değer başarılar ve ilerlemeler kaydedilmiştir. Polis bu dönemde Afganistan'da güvenlik ve asayişin sağlanmasında, özellikle de Taliban gibi isyancı gruplara karşı yürütülen operasyonlarda önemli bir rol oynadığı görülmüştür.
Polis mecmuası yazıları (1919-1923)
1913 yılında yayınlanmaya başlayan Polis Mecmuası, suç ve suçluya dair bildiklerimize kurumun gözünden yeni bir bakış açısı getirmiştir. Emniyet teşkîlâtı hakkındaki birbirinden farklı birçok konuya değinmenin yanı sıra; dönem içerisinde meydana gelen olayları mecmuanın cinâyet vakalarını çözmedeki yeteneklerine, yöntemlerine odaklanmaktadır. İçeriği itibariyle polisiye özellikler gösteren bu yayın, aynı zamanda kriminaloji, parmak izi, antropometri gibi yöntemlerle de okuyucularını tanıştırmıştır. Bu yöntemlerin tarihi gelişimi araştırılırken, sıradan insan hikâyelerinin anlatılması amaçlanmıştır. Anahtar Sözcükler Kanun, Polis, Suç, Cinâyet, Parmak İzi, Antropometri, Kriminal
Emekli polis memurlarında Tanrı algısı
Bu araştırma; polis memurluğu görevini tamamlayarak emekli olmuş polislerin Tanrı algısı kavramına dair düşünce ve değerlendirmelerini incelemek üzere yapılmıştır. Polis memurluğunun yoğun stres ve zorluklarla iç içe olmasından dolayı tanrı algısına geçmeden önce stres ve travma kavramları ele alınmış; polislik ile stres ve travma kavramlarının ilişkisi araştırılmıştır. Tanrı algısında dinin etkileri incelenmiş, İslamiyet'te tanrı algısı ile insan arasındaki ilişkilere değinilmiştir. Yapılan anket ve ölçek çalışması ile; emniyet teşkilatının farklı birimlerinin herhangi birinde görev yaparak emekli olmuş polis memurlarının Tanrı fikrine ve Tanrı ile ilişkilerine dair cevaplar incelenmiştir. Son olarak ise sonuç kısmında bu etmenlerin polisleri üzerindeki yansımaları ve etkilerine bakılmıştır.
Emniyet mensuplarının stresle baş etme tutumlarının değerlendirilmesi
Araştırmada, emniyet güçlerinin stresle başa çıkma tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkenleri; emniyet güçlerinin yaş durumları, cinsiyetleri, mesleklerindeki görev süreleri, ekonomik durumları, medeni halleri ve eğitim durumlarıdır. Bağımlı değişkeni ise stresle başa çıkma tutum ölçeği kullanılmıştır.Bu araştırma İstanbul il merkezinde görev yapan emniyet mensupları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu emniyet mensuplarıdır. Araştırmanın örneklemi ise, çalışma grubunu oluşturan polis memurları arasından tesadüfî küme örnekleme yolu ile seçilmiş ve araştırmaya katılmayı kabul eden 46'sı bayan ve 251'i erkek toplam 297 emniyet mensupları ile birebir görüşülmüş ve Stresle Başa çıkma Tutumları Envanteriyle birlikte kişisel bilgi formunun doldurulması istenmiştir. Elde edilen verilerin istatistiksel analizinde spss paket programı kullanılarak t testi ve tekyönlü varyans analizi, farklılıkların tespiti için ise Tukey testi kullanılmıştır.Çalışmanın bulgularına göre, emniyet mensupların stresle başa çıkma tutumları ölçeği alt boyutlarında yaş, cinsiyet, ekonomik durum, eğitim düzeyi, medeni durum ve hizmet sürelerine göre anlamlı farklılıklar oluştuğu tespit edilmiştir (p<0.05; P<0,01). Sonuç olarak, emniyet mensuplarının özellikle yaş ile birlikte tecrübenin de artmasıyla stresle başa çıkmada olumsuz baş etme tarzı kullanımının azaldığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Emniyet mensubu, Stres, Stresle Başa Çıkma.
Modern yönetim anlayışında motivasyon: Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi'nde bir uygulama
İşletmelerin/kurumların amaçlarına ulaşabilmelerini sağlayan temel unsur insandır. Yöneticiler çağı yakalayabilmek için istihdam ettikleri personele önem vermek durumundadırlar. Organizasyonların gelecekleri istihdam ettikleri kaliteli insan gücüyle bağlantılıdır. Demokratik bir işletmede/kurumda yöneticilerin başarılı olmaları, çalışanlarının verimini artırarak, organizasyona bağlılıklarını sürekli kılmaları, onları motive edecek yöntemler geliştirmelerine bağlıdır.Günümüzde kamu kurumları da özel sektör işletmelerindekine benzer bir değişim süreci yaşamaktadırlar. Bu nedenle işletme yönetimlerinin yaşadığı deneyimler ve geliştirdikleri yenilikler, kamu kurumlarında da ilgi görmektedir. Kamu kurumları, kendi hizmetlerini finanse eden insanlar olarak vatandaşlara sundukları hizmetlerin kalitesinin iyileştirilmesi ve veriminin yükseltilmesi yolunda çaba sarf etmektedir. Bu nedenle kamu kurumlarında çalışan personelin motivasyonunun yüksek tutulması, bu kurumların sundukları hizmetlerin kalitesini ve verimliliğini etkilemektedir.Bu çalışma da, Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi personelinin motivasyonlarını olumlu yönde etkileyecek unsurların neler olabileceği anket tekniği kullanılarak incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde, modern yönetim yaklaşımlarının analizi verilmiştir. İkinci bölümde ise motivasyon kavramının analizi ve modern yönetim anlayışındaki yeri incelenmiştir. Üçüncü bölümde, emniyet teşkilatını yapısı genel olarak değerlendirilmiştir. Son bölümde, Kütahya il emniyet teşkilatı asayiş şubesinde çalışan personelin motivasyon düzeyini ve hangi unsurlardan etkilendiği belirleyen anket uygulanmıştır. Anket sonuçlarından elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Motivasyon, Çağdaş Yönetim Yaklaşımları, Asayiş, Polis.
Örgütlerde güven olgusu: İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde uygulama çalışması
Bireyin, niteliklerini ve yaratıcılığını kullanabilmesi için kurumsal bağlılığını pekiştirecek güven duygusuna gereksinim duyulmaktadır. Örgüte güven duyma nihayetinde, örgütsel bağlılıkta, motivasyonda, verimlilikte ve performansta artışın; bunun yanında örgüt içi stres, çatışma ve belirsizlikte azalmanın meydana geleceği kabul edilmektedir. Bu minvalde çalışmanın amacı, son zamanlarda yoğun bir şekilde incelenmekte olan, ?iş hayatında güven? olgusunun nasıl analiz edilebileceğini ortaya koymaktır.Örgütleri diğer sosyal birimlerden ayıran özelliği, sosyal yapılarının belli bir amaca yönelik olarak planlanmış olmasıdır. Belli bir amacın gerçekleştirilmesi için gerekli işlemler düşünülerek bölümlere ayrılmış, çeşitli kademeler ve mevkiler oluşturulmuştur. Bu değişik kademeler ve mevkiler arasındaki bilgi alışveriş ağı ve emir-kumanda zinciri, farklı faaliyetlerin eşgüdümlenmesini sağlayacak biçimde planlanmakla birlikte belirli kurallara bağlanmıştır. Örgüt üyeleri değişse bile, onların yerine getirdikleri görevler devam etmektedir. Bu nedenle örgütler, üyeleri gelip geçici olduğu halde sosyal yapılarını koruyabilirler.Güven; birey ve grup davranışlarının önemli bir belirleyicisidir. Güvenin önemli işlevlerinden biri de karmaşıklığı ortadan kaldırmasıdır. Özellikle modern ve sanayileşmiş toplumlar bu karmaşık yapılara sahiptir. Güvenin oluşumu bilgi alışverişinin daha doğru, daha geniş ve daha yerinde olmasına, bir deyişle davranışsal belirsizliğin azalmasına neden olacaktır. Bu çalışmada güven kavramı ve güven türleri farklı bakış açıları ile tanımlanmış, örgüt ve örgütsel güven kavramı, kavramın özellikleri ve örgütsel güven modelleri detaylı bir şekilde irdelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Güven, Örgüt, Örgütsel Güven.
Kütahya Merkez Emniyet Teşkilatında görevli polislerin boş zamanlarını değerlendirme alışkanlıklarının araştırılması
Bu çalışmada, emniyet güçlerinde görev yapan polislerin serbest zamanlarını değerlendirme alışkanlıklarının araştırılması amaçlanmıştır.Araştırmada kullanılan anket envanteri, 2010 yılında Kütahya Emniyet Teşkilatında görev yapan 72'si bayan 492'si erkek olmak üzere toplam 564 polis memuruna uygulandı. Uygulama için emniyet müdürlüğünden izin alınarak, stantlar kuruldu ve bir kısım anket elden dağıtıldı. Araştırmada polislerin mesleki kıdemlerine göre serbest zamanlarında tercih ettikleri etkinlikler, etkinliklere yönlendiren etmenler, bu etkinliklerin bıraktığı etkiler ve polislerin etkinliklere katılmama nedenleri arasındaki farka bakıldı. Araştırmada nonparametrik olarak toplanan veriler ölçeklendirme yöntemiyle parametrik verilere dönüştürüldü. Her bir ölçeğin ortalama puanları alınarak, genel özellikler için frekans analizi, fark analizleri için ? =0.05 anlamlılık düzeyinde Ki-kare testi kullanıldı.Çalışma sonuçları; polislerin serbest zamanlarda tercih ettikleri etkinliklerin, etkinlikleri tercih etme nedenlerinin, etkinliklerin bıraktığı etkilerin ve etkinliklere yeterince katılamama nedenlerinin mesleki kıdeme göre değişmediği görüldü (p>0,05). Bu etkinliklere yönelme nedenlerinin araştırılması ileriki araştırmalar ve rekreasyonun mesleki olarak rehabilitasyonda kullanılmasında yardımcı olabilir.
Emniyet mensuplarının sosyal tesislerden faydalanma memnuniyet düzeyleri: Kütahya ili uygulaması
Günümüzün zorlu hizmet koşulları, kurumları belirlemiş oldukları amaçlara ulaşmak için çeşitli düzenlemelerde bulunmaya yönlendirmektedir. Çalışanların kurum içerisinde etkin ve verimli olarak çalışmaları ise büyük ölçüde yüksek iş memnuniyetine bağlıdır. Bu nedenle kurum çalışanların iş memnuniyetlerini etkileyen faktörleri belirlemesi ve bunların iyileştirilmesi için çaba harcaması önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. İşinden memnun olmayan kişide, işin yapılış koşullarından, işte kullandığı aletlerden, maddi ve manevi olarak elde ettiği çıkarlardan, takdir edilme ve sosyal prestij eksikliğinden şikâyet ve memnuniyetsizlikler şeklinde farklı birçok memnuniyetsizlik oluşabilir. Sonuç itibariyle memnuniyetsizlik yaratan unsurlar sadece çalışanın işinden memnuniyetsizlik duymasına neden olmamakta aynı zamanda işi bırakıp yeni işler aramasına da sebep olmaktadır. Kurum çalışanlarının kendilerini teşkilatın bir parçası gibi hissetmeleri ve teşkilata bağlılık duymalarının, işlerinden memnun olmalarının da bir sonucu olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle araştırmada, emniyet mensuplarının uzun vadede iş tatmini ve iş performanslarına yönelik olarak polisevinden memnuniyetini ölçmek ve mevcut olumsuzlukları tespit etmek hedeflenmiştir.Anahtar Kelimeler: İş Tatmini, Motivasyon, İş Performansı, Müşteri Memnuniyeti, Polisevi
Halkla ilişkiler uygulamaları ve örgütsel imaja yönelik algıların analizi: Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü açısından incelenmesi
Son dönemlerde aralarında Türkiye'nin de bulunduğu bir çok ülkede polis-halk ilişkisinde ?toplumun onayladığı-desteklediği polislik? anlayışının ön plana geçtiği görülmektedir. Polisin halkla ilişkilerinde yaşadığı sorunların her zaman var olduğu, ancak günümüzde yeni çalışmalara konu olacak biçimde dikkatleri üzerine çekmesi ve kamu yönetiminde demokratikleşme aşamaları ile birlikte değerlendirilmesi, bu çalışma için fikir verici unsurlar olmuştur(Karatepe, 2004: 262).Bu düşüncelerle başlatılan araştırmanın amacı; Öncelikle, polisiye hizmetlerden yararlanan vatandaşların polis-halk ilişkilerine yönelik algılamalarını ortaya koymak, Söz konusu algılamaların araştırma kapsamındaki vatandaşların demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Ayrıca Kütahya İl Emniyet Teşkilatı'nda güvenlik hizmetleri sürdürülürken personel tarafından örgüt içi ve örgüt dışı halkla ilişkileri etkileyebilecek davranışların ne düzeyde gerçekleştirildiğini ve bu davranışların emniyet personelinin verdiği hizmeti nasıl etkilediğini, polis-halk ilişkisinde, taraflardan birisi olan; ?halk açısından? yansıtmaktır.İki aşamada ele alınan çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk aşamada, çalışmanın teorik çerçevesini oluşturan; halkla ilişkiler, imaj, örgütsel imaj gibi kavramların açıklanması, özelliklerinin vurgulanması ve teorik çerçevenin ortaya konulması için literatür taraması yoluyla ikincil veriler elde edilmiştir. Böylece çalışmanın ilk iki bölümü oluşturulmuştur. Daha sonraki aşamada ise uygun istatistiksel teknikler kullanılarak elde edilen bulgular değerlendirilmiş ve verilere göre sonuç kısmı oluşturulmuştur.Anahtar Kelimeler: Halkla İlişkiler, İmaj, Örgütsel İmaj
Klasik örgüt kuramı açısından Kütahya polis örgütünün yapısı, örgütsel sorunları ve çözüm önerileri
ÖZET insanlık tarihi Kadar eski ölen örgütler, 1800'iû yıllarda bilimsel olarak incelenmeye başlanmıştır. "Klasik0 oldukları kabul edilen ilk kuramcılar, her örgüt için geçerli olduğunu varsaydıkları deterministik kurallar ortaya koymuşlardır. 1930'lardan sonra yapılan araştırmalar, örgütlerin Klasik Kuramcıların düşündükleri gibi mekanik araçlar olmadığını, çalışanların psiko-sosyal özelliklerinin örgütlere de yansıdığını ortaya çıkarmışlardır. Bu gelişmelerin paralelinde Davranışsal Yönetim Kuramı ortaya çıkmıştır. Klasik düşünürler, örgütlerin fiziki şartlarını değerlendirip, psiko-sosyal faktörlere önem vermezken, Davranışsal Yönetim Yaklaşımı, örgütlerin fiziki şartlarına gerekli önemi vermiştir. Her yönetim birimini, hem kendi başına bir sistem, hem de içinde yer aldığı ana sistemin bir alt sistemi olarak değerlendiren Sistemler Yaklaşımı; örgütleri daha geniş perspektiflerde ele alabilmemizi sağladı. örgütleri, çevrelerinden girdiler alan ve bu girdileri uyguladığı teknoloji ile çıktılara dönüştürerek çevreye sunan birer açık sistem olarak değerlendiren Durumsallık Yaklaşımı Düşünürlerine göre, örgütün çevreyle olan ilişkileri, çevrenin nitelikleri ve örgütün dönüşüm sürecinde uyguladığı metodlar, örgütün yapısını ve yönetim şeklini etkilemektedir. Bu yaklaşıma göre her örgütte uygun yönetim ilkeleri yoktur. Her örgüt, kendi çevresinin ve teknolojisinin niteliklerine uygun yönetim ilkeleri belirlemek zorundadır. Bir örgüt oluşturmak isteyen kişiler, doğal olarak kontrol altında tutabilecekleri, deterministik kurallarla yönetilen örgütler tasarlarlar. Kütahya Polis Örgütü'nü oluşturan hükümetler de, Türkiye'de uygulanmakta olan "Katı Merkezi Yönetim" anlayışına uygun, mekanik, bürokratik bir örgüt oluşturmuşlardır.
Örgütlerde personel güçlendirme ve emniyet örgütünde personel güçlendirme yaklaşımının belirlenmesine yönelik bir uygulama
ÖZET Örgütler, verdikleri hizmetin veya ürettikleri ürünün daha kaliteli olması için değişen ortamlara uyum sağlamak durumundadırlar. Bu amaçla çeşitli yöntemler kullanmaktadırlar. Geçmişte birçok örgüt; kaliteye, ürettiği ürün veya verdiği hizmetten başlarken, çağımızda insan faktörünün öneminin artması dolayısıyla, artık bu faaliyetlere, örgütün insan unsuru olan personelden başlamaktadır. Kaliteli üretime ilk olarak; insanın örgütsel anlamda tanınması, belli başlı yeteneklerini kullanması için ortam sağlanması, gerek mesleki gerek sosyal bakımdan üst yönetim tarafından desteklenmesi gibi uygulamalardan başlanmalıdır. Kaliteli üretim yapabilmenin en önemli koşulu, o üretimi teknik olarak gerçekleştiren personelin güçlendirilmesidir. Bu tezde personel güçlendirme faaliyeti dört bölüm halinde incelenmiştir. Birinci bölümde genel olarak personel güçlendirmenin ne anlama geldiği, gelişim tarihi, oluşum nedenleri ile unsurları üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise; personel güçlendirme yaklaşımları ile yönetimsel işlevleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise personel güçlendirmenin basan kriterleri ve örgüte faydalan üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde ise genel olarak kar amacı gütmeyen örgütlerdeki personel güçlendirme unsurları incelenmiş, Emniyet Örgütünün personel güçlendirmedeki mevcut durumu analiz edilmiş ve Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Teşkilatı'nda personel güçlendirmede yaklaşım belirlenmesine yönelik bir uygulama gerçekleştirilmiştir.
Çatışma yönetimi ve Afyon İl Emniyet Müdürlüğü'nde bir uygulama
ÖZET Örgütlerin amacı insanların beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamaktır. Yönetimin amacı ise örgüt kaynaklan ve çalışanların bilgi, beceri ve tecrübelerini örgütsel amaçlar doğrultusunda yönlendirerek örgütsel amaçların daha etkin, verimli ve ekonomik bir biçimde gerçekleşmesini sağlamaktır. Bu amaçlara ulaşırken insan unsuru ön planda tutulmalı insan ihtiyaçlarının değişkenliği unutulmamalıdır. Ölçütü insan ihtiyaçları ve değişkenliği olan bir örgütün değişimin dışında kalması kaçınılmazdır. Örgütlerde değişim ve gelişimin dinamiğini ise ancak örgütsel çatışmalar oluşturmaktadır. Örgütlerde sıkça rastlanan ve iyi yönetilmediğinde örgütsel amaçlara ulaşmayı engelleyen çatışma kavramının yönetim açısından özel bir önemi vardır. Toplumun bütününe hizmet götürme yükümlülüğü olan Emniyet Teşkilatının da çatışma kavramı karşısında duyarsız kalması düşünülemez. Bu çalışma ile Afyon İl Emniyet Müdürlüğü' nde yaşanan çatışmaların ne düzeyde olduğu ve polis yöneticilerinin çatışma yönetiminde kullandıkları stratejiler tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla Afyon İl Emniyet Müdürlüğü'nde çalışan 296 kişilik basit tesadüfü örnekleme ile seçilen örneklem grubu üzerinde anket çalışması yapılmıştır. Anket neticesinde Afyon İl Emniyet Müdürlüğü personeli arasında bireysel, grup içi ve gruplar arası düzeyde çatışmaların yaşandığı, polis yöneticilerinin ise çatışmalar karşısında sorun çözme stratejisini izledikleri tespit edilmiştir. Çatışmaların yaşanmasının kaçınılmaz ve örgütsel gelişim açısından gerekli bir unsur olduğu kabul edildiğinde önemli olan çatışmalara bilinçli ve bilimsel bakış açılan ile yaklaşabilmektir. Bu da ancak her seviyedeki polis yöneticisinin çatışma konusunda eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi ile mümkün olacaktır.
Emniyet personelinin iş doyum düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı emniyet personelinin iş doyum düzeylerinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda farklı unvanda (polis memuru: 272; baş polis memuru: 6; komiser yardımcısı: 17; komiser: 11) emniyet görevlisine Minnesota iş doyum ölçeği uygulanmıştır. Bağımsız değişkenler ile ilgili bilgi toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Burada katılımcıların yaş, cinsiyet, medeni durum, görev unvanı, meslekte çalışma yılı, hanede çalışan ve yaşayan sayısı gibi tanımlayıcı bilgiler yer almaktadır. Ölçek kısmında ise Weiss, Dawis, England ve Lofquist tarafından 1967'de geliştirilen ve Oran (1989) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 20 sorudan oluşan Minnesota İş Doyum ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 20.0 programı kullanılmış olup, anlamlılık p<0.05 düzeyinde incelenmiştir. Verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edildikten sonra cinsiyet ve medeni durum değişkenleri için Independent Sample t Testi ve diğer değişkenler için One Way Anova analizleri kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonucunda katılımcıların cinsiyet değişkeni ve öğrenim durumu değişkenlerinin iş doyumu üzerinde anlamlı derecede ektisinin olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Katılımcıların iş doyumları; medeni durum, yaş, hanede yaşayan ve çalışan sayısı, Gaziantep ilinde yaşama süresi görev unvanı ve görev süresi üzerinde anlamlı olarak farklılaşmamaktadır (p>0.05). Sonuç olarak emniyet personellerinin iş doyum düzeylerinin cinsiyete ve öğrenim durumlarına göre etkilendiği söylenebilir. Bireylerin cinsiyeti ve aldıkları eğitimin meslek yaşantılarındaki iş doyum algılarına anlamlı etki ettiği söylenebilir.
International police cooperation in counter-terrorism European Union and Turkey
Terrorism has become an international phenomenon in the globalizing world where borders have been eliminated. In both Turkey and European Union countries, terrorist incidents occur and the fight against terrorism is an important place on the agenda of the countries. In Europe, a large majority of the activists carrying out terrorist acts are refugees or foreigners. It is seen that the members of the organization which is accepted as terrorist organization in Turkey are active in many European countries. In the thesis, the situation of Turkey and the European Union in the fight against terrorism in terms of police cooperation, the development of police cooperation and the general framework of its activities were discussed. In addition, there are determinations regarding the general situation of Turkey and the European Union in terms of terrorism. Thesis study consists of four main sections. The first part focuses on the conceptual framework of terrorism and discusses the reasons and types of terrorism and globalisation and terrorism. In addition, the conceptual framework of international police cooperation was discussed, focuses on the historical development of police cooperation and international police cooperation organizations. In the second part, the terrorism typology and general terror situation in the European Union were discussed and the EU's anti-terror strategy and cooperation work in the fight against terrorism and cooperation policy with third countries were discussed. In the third part, Turkey's work on terrorism and cooperation in the fight against terrorism was discussed and police cooperation between the EU and Turkey was particularly evaluated in terms of counterterrorism. In the Conclusion and Recommendations section, recommendations on the development of international police cooperation in the fight against terrorism, which is the main topic of the thesis work, are briefly discussed. As a result, the role of international police cooperation in combating crime and criminals seems to be limited. Also co-operation in counter-terrorism seems not to be desired level between Turkey and the European Union because of the political and cyclical reasons.