Political life

165 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Vedat Türkali, eserleri ve aydın konusuna farklı bir bakış

Bu tez ilk olarak, yirminci yüzyıl Türkiye'sinin en önemli komünist aydınlarından birisi olan Vedat Türkali'nin siyasal ve entelektüel portresini çizmeyi amaçlamaktadır. Ardından aydın kavramını tarihsel bir perspektifle ele alıp, tarihin kırılma noktalarında aydının dünyayı yorumlama ve bu dünyada kendine yer edinme çabasının niteliği ortaya konmaya çalışmaktadır. Burada aydına dair yapılan değerlendirme, tercüme sorununu dışsallaştırmıştır. Nitekim Türkiye'deki alanyazım içersindeki kavram dolayımlarının karşılıklılık ve tercüme sorunu bu tezin konusu değildir. Son olarak, Vedat Türkali'nin Bir Gün Tek Başına ve Mavi Karanlık adlı romanlarında 27 Mayıs ve 12 Eylül'e giden süreçlerin aydının düşünce dünyasının matrislerini belirlemedeki etkisinin açıklanması hedeflenmektedir. Türk siyasal hayatı ile Türk edebiyatını irtibatlandırmayı hedefleyen çalışma, romanların siyasal hayat çalışmalarında dönemi ve dönem insanlarını anlama açısından yakaladığı gerçeklik, başka türden bir arşiv niteliği taşımaktadır. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak literatür taraması yapılmıştır. Önce birinci dereceden kaynaklar, ardından ikinci dereceden kaynaklar okunup fişlenmiştir. Romanların siyasal hayat çalışmalarında kullanılmasına ilişkin izlenecek yöntemsel modelde iki önemli uğrak vardır. İlk evre, çalışmada ele alınan eserlerin yazarlarının dönemlerin kapsamının belirlenmesi ve sorunsalın kurulmasıdır. İkinci evre, metnin yazılma aşamasıdır. Bu aşamada, roman kişilerinin yer yer anlatıya dâhil edilmesi, konuşturulması ve roman tasvirlerinin kullanılması söz konusudur. Bu tezin iki dayanağı vardır: İlki, biyografilerin ve romanların siyasal hayat çalışmalarına katkısının ortaya konmasıdır. İkincisi, Aydınlanmanın iki farklı varyantı olarak beliren evrensel entelektüel ile Türk aydını arasındaki kopukluğun temelinde yatan soyut ve idealize edilmiş devlet anlayışının açıklanmasıdır. Bu bağlamda tez, tarihsel ve siyasal süreçlerin aydın üzerindeki etkisini hem fonda devlet siluetine odaklanan bir Vedat Türkali portresiyle hem de var olan gerçekliği yeniden dizayn eden ve gerçekliğin tutarsızlıklarını, eksikliklerini ortaya koyan romanlar üzerinden ortaya koymuştur. Böylelikle, Türk aydının evrensel anlamda bir içerik kazanmasının ancak zihinsel ve eylemsel alanda otoriteden kopuk, halkla bağlantılı görece özerk bir alan inşa etmesi ile mümkün olabileceği sonucuna varılmıştır.

AydınlarRomanSiyasi hayat+2
Tansu Özcan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Cevat Abbas Gürer (Hayatı, askeri ve siyasi faaliyetleri)

Manastır Harp Okulu'ndan Teğmen rütbesiyle mezun olan Cevat Abbas Bey Balkan Savaşları'nda yer almış ve I. Dünya Savaşının başlamasının ardından Çanakkale Cephesi'nde Anafartalar'da daha önce tanışıklığı bulunan Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın yaveri olarak vazifelendirilmiştir. Anafartalar'dan sonra da Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın yaveri olarak görevini sürdürmüş ve önemli bir tarihi şahsiyetin yaptığı işlere refakat etmiştir. Çanakkale Cephesinden sonra Kafkasya Cephesinde 16. Kolordu Komutanlığı'nda görevlendirilen Gazi Mustafa Kemal Paşa'yla birlikte Diyarbakır, Bitlis, Muş gibi Doğu vilayetlerinde bulunmuş ve Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya yaverlik vazifesini sürdürmüştür. Buradan sonra Suriye-Filistin Cephesinde kurulan Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'nda vazifelendirilen komutanıyla birlikte Adana, Halep ve Şam dolaylarında bulunmuş burada birçok başarıya muvaffak olmuştur. Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'nın kaldırılmasının ardından İstanbul'a dönerken Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın yanında bulunmuştur. İstanbul'da kurmuş olduğu temaslar sayesinde Gazi Mustafa Kemal Paşa ile birlikte Anadolu'ya geçmiş ve Milli mücadele meşalesini yakan mücahitlerden biri olmuştur. Gazi Mustafa Kemal Paşa ile birlikte askerlik vazifesinden istifa edip Mebussan Meclisine Bolu vilayetinden vekil seçilmiş ve Misak-ı Millînin kabul edilmesinde önemli bir rol oynamıştır. İstanbul'un işgale uğramasının ardından Ankara'da açılan TBMM'ye gelerek Bolu Mebusu olarak görevine devam etmiştir. TBMM adına Sofya'da diplomatlık yapmış ve aziz vatanın işgallerden temizlenmesi adına var gücüyle çalışmalar yapmıştır. Cumhuriyet'in kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın yaverliği gibi ulu bir görevde bulunan Cevat Abbas Bey 4 Temmuz 1943 yılında hayata veda etmiştir.

Askeri faaliyetlerAskeri hayatAtatürk, Mustafa Kemal+5
Özgür Akdağ
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkeleri çerçevesinde Türkiye'de seçimler (1946-1965)

Siyasi partiler ve seçimler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Seçim sistemleri, temsilcilerin belirlenmesinde başat rol oynamaktadır. Seçilmişler ülkeyi ve toplumu ilgilendiren hemen her konu hakkında karar vermekte, böylelikle ülkenin geleceğini tayin etmektedirler. Başarılı bir ülke ekonomisi ve toplumsal huzur için hükümetlerin istikrarı önemlidir. Bunun sağlanmasında seçim sistemi önem arz etmektedir. Seçim sisteminin başarılı etkileri toplumun her bölümünde kendini gösterebileceği gibi olumsuz özellikleri de aynı şekilde yansımaktadır. Tüm sorunları çözebilecek bir seçim sistemi mevcut değildir. Seçim sistemleri ve seçim tartışmaları bu sebeplerle hala güncelliğini korumaktadır. Türkiye'de seçim ve seçim sistemi ile ilgili hususlar devamlı değişim halinde olmuştur. Seçim kanunları birkaç kez tamamen yenilenmiş ve yüzlerce kez yapılan kanun değişikliği ile seçim sistemi üzerinde değişikliklere gidilmiştir. Bu çalışmada, Türkiye'de 1946-1965 yılları arasında seçim sistemleri ve seçim sistemlerine getirilen yenilikler tartışılmıştır. Seçimler ve seçim sistemleri geçmişte olduğu gibi günümüzde de en çok tartışılan konulardan biridir. Seçim sistemleri öncelikle teorik yönüyle ele alınmış, bunun pratikte nasıl uygulandığı, Türkiye siyasetine ne etkileri olduğu "temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkeleri" perspektifinde açıklanmaya çalışılmıştır. Seçim sistemlerine dair siyasi tartışmalar genel olarak temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıran bir sistemi oluşturma çabası üzerinedir. Ancak uygulanan seçim sistemlerinde genel olarak bir ilke ön plana çıkarken diğeri hep geri planda bırakılmıştır. Çalışmada, seçim sisteminde yapılan değişimin temsilde adalet ve yönetimde istikrar bağlamında etkileri, siyasal sonuçları tartışılacaktır. Bu çalışmanın amacı seçim sisteminin siyasal hayat üzerindeki etkisini incelemektir. Seçim sisteminin seçim sonuçlarına etkisinin boyutlarını temsilde adalet ve yönetimde istikrar bağlamında tartışılacak ve seçim sonuçlarına etki eden diğer unsurlarla ilişkisi irdelenecektir. Bu amaç doğrultusunda önce seçim sistemleri ve unsurları açıklanacak; ardından 1946-1965 dönemi seçimleri sırasıyla ele alınacaktır. Anahtar Kavramlar: Seçim sistemleri, Türkiye'de Seçimler (1946-1965)

Seçim sistemleriSeçimlerSiyasi hayat+4
Sevda Nur Çevik
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Makedonya, Tarihçe-i Devr-i İnkılab'a (1908) göre Balkan Milliyetçiliği ve Osmanlı siyasi hayatı

Çalışmada ilk olarak, İslami Araştırmalar Enstitüsü'nden elde ettiğimiz eserin transkripsiyonunu yaparak başladık. Bu sürece ek olarak Atatürk Kitaplığı ve Beyazıt Devlet Kütüphanesi'nden Mehmed Selahaddin, İbrahim Temo, Tahsin Uzer, Salih Münir Paşa gibi yazarların, birinci el kaynak olarak nitelendirilen eserlerini elde ettik. Böylelikle, Osmanlı Devleti'nin zor zamanlarını görmüş ve eserlerinde de bu dönem hakkında tecrübe ve fikirlerini aktaran yazarların da düşüncelerini de öğrenmiş olduk. Araştırmamızın birinci kısmına geldiğimizde; Osmanlı Devleti'nin XIX. ve XX. Yüzyıllardaki siyasi, iktisadi ve toplumsal durumuna değinmekteyiz. Bu bölüm XIX. Yüzyıl yönetici kesiminin, XV. Yüzyıldaki gibi ideal devlet düzeninde olmadığının bilincinde oldukları bir dönemdir. Osmanlı ricalinin bu bilinçle birlikte, Devlet-i Ebed-i Müdded düşüncesiyle, XIX. Yüzyıl süresince birçok değişimden geçtiğini de belirtmek zorundayız. Bu değişimleri özellikle daha iyi kavrayabilmek ve yorumlayabilmek adına Tarık Zafer Tunaya, M. Şükrü Hanioğlu, Gül Tokay, Fikret Adanır, Barbara Jelavich, Eric Zan Jurcher, gibi araştırmacıların çalışmalarından da faydalandık. İkinci bölümde ise Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde, devletin yürüttüğü politikalarda oldukça etkin rolde olan İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin doğuşu ve kökensel bağlantıları hakkında bilgiler sunduk. Bu bağlamda cemiyetin oluşum sürecine; başta İngiltere'nin, Osmanlı içişlerine müdahale etmesi ile Balkanlarda yaşanan bağımsızlık süreçleri de etkili olmuştur. Bu çerçevede ikinci bölüm ağırlıklı olarak; Osmanlı yönetimine karşı bir muhalif çizgi olarak kurulan cemiyetin daha sonraları Osmanlı Devleti'nin siyasi hayatına ne tür etkileri olduğuna da değindik. Bu bölümde de İttihad ve Terakki Cemiyeti'ni araştırmalarında yoğun bir şekilde bahseden Sina Akşin, Feroz Ahmad, Mehmet Hacısalihoğlu gibi araştırmacıların da eserlerini inceledik. Üçüncü bölümümüz ise Balkanlarda yaşanılan süreci birincil ağızdan anlatan Selanikli Şemseddin'in bizatihi yazdığı eserinde, Balkanlardaki Osmanlı Devleti politikaları ve dış devletlerin Balkanlardaki planlarının değerlendirilmesini yaptık.

Abdülhamid IIBalkanlarMakedonya+5
Media Şermet
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel basına göre Afyonkarahisar (1946-1960)

Bu araştırmanın amacı Afyonkarahisar yerel basını taranmak suretiyle Afyonkarahisar'ın siyasal, iktisadi, sosyal, kültürel yapısı hakkında bilgi elde etmektir. Araştırmada kullanılan materyal 1946-1960 yılları arasında çıkan Afyonkarahisar'ın yerel gazeteleri ve dergisidir. Yapılan basın taraması sonucunda elde edilen veriler ışığı altında şehrin siyasal, iktisadi, sosyal, kültürel yapısı değerlendirilmeye çalışılmıştır. 1946-1960 yılları arasında ülke siyasetinin Afyonkarahisar'a yansımaları üzerinde durulmaya çalışılmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi'nden sonra Demokrat Parti'nin ülke yönetiminin Afyonkarahisar üzerindeki etkileri yansıtılmaya çalışılmıştır. Yerel Basına Göre Afyonkarahisar tezinde şehrin yapısındaki değişiklik ve değişen yapının basına yansımaları üzerinde durulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Afyonkarahisar Basını, Afyonkarahisar, Demokrat Parti, Cumhuriyet Halk Partisi ra doldurulacaktır.

AfyonkarahisarEkonomik hayatGazeteler+7
Ünzile Sivri
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet bağlamında Türk siyasal yaşamında kadının yeri

Dünyada kadınların ilk kez siyasal haklar elde etmesi Batı'da feminizmin ortaya çıkması sonucu gerçekleşmiştir. Türkiye'de ise kadınların siyasal haklar elde etmesinde feminizm dolaylı olarak etkili olmakla birlikte Türk kadının siyasal haklar kazanması 1930'lu yıllarda aşamalı olarak Atatürk'ün talimatı ile TBMM tarafından verilmiştir. Türkiye'de 5 Aralık 1934 tarihinden itibaren kadınların siyasal alanda yer almasına yönelik yasal engel bulunmamasına karşın kadınların siyasal alanda yeterince yer alamaması çözümlenmesi gereken önemli sorun alanlarından biridir. Bu çalışmada kadınların siyasal alanda yeterince yer alamamasının temel nedeninin toplumsal cinsiyet algısı olduğu görülmüştür. Çalışmanın amacı Türkiye'de kadının siyasal alanda yer alamamasının nedeni olan toplumsal cinsiyetin belirleyiciliğine dikkat çekerek bu konuda farkındalık oluşturmaktır. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde toplumsal cinsiyet konusu detaylı bir şekilde incelenerek konuyla ilgili geniş teorik bilgi edinilmiştir. Son olarak da Türkiye'de toplumsal cinsiyet algısını tespit etmek amacıyla Osmanlı döneminden günümüze değin kadının aile, eğitim, çalışma ve medyadaki konumu akademik araştırmalar ve istatistiki verilerden yararlanarak araştırılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde düşünce akımlarından; liberalizm, muhafazakârlık, sosyalizm, faşizm ve feminizmin bir birey olarak kadına bakış açısı incelenmiştir. Bu düşünce akımlarından feminizme; doğrudan kadın haklarına yönelik bir akım olduğundan dolayı daha detaylı şekilde yer verilmiştir. Bu doğrultuda akademik çalışmalardan feminizm tanımları incelenerek feminizmin ne olduğu çözümlenmeye çalışılmıştır. Daha sonra feminizmin tarihsel süreci ve bu tarihsel süreç içerisinde ortaya çıkan bazı feminizm türleri araştırılmıştır. Son olarak da Türkiye'de feminizmin tarihsel süreci incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise toplumsal cinsiyet algısının kadının siyasal alandaki yerine etkisini tespit etmek amacıyla kadının siyasal alandaki yeri Osmanlı döneminden günümüze kadar konuyla ilgili akademik çalışmalar, istatistiki veriler incelenerek araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Feminizm, Toplumsal Cinsiyet Algısı, Siyasal Alan.

FeminizmKadınlarSiyasal alan+4
Nazlı Ateş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

18.yy siyasi hayatının klasik Türk şiirine etkileri

Edebî eserler, bir milletin geçmişini, medeniyet vasıflarını ortaya koyan çok önemli kaynaklardır. Bir milletin medeniyet vasfını, sanatkârlarına, yazar ve şairlerine, bestekârlarına; yani sanat eserlerine bağlı olarak değerlendirmek, yanlış bir tutum olmayacaktır.Edebî eserin bizatihi kendisi, öznel olması yönüyle, tarih bilimine kaynaklık eden yazılı metinlerden ayrılmaktadır. Bunun içindir ki; bir olayın değerlendirilmesi, vakanüvislere göre farklı şair ve sanatkârlara göre farklı olacaktır. Zira sanatkârın arzu ve telaşı, dış dünyanın mutlak gerçekliğinden ziyade, onun kendisi zâviyesinden görünümü ve yansımasıdır. Dolayısıyla, tarihî bir metindeki doğruluk, divanlarda yer alan bir manzumede, şairin içinde bulunduğu cemiyet hayatı ve bu hayatın şartları; şairin görev yaptığı makam ve o anki hâlet-i ruhiyesine göre değişecek ve şekillenecektir.Bu çalışmamızda, divan şairlerinin siyasi olay ve kişilere yaklaşımını, onlar karşısında tutum ve davranışlarını, içinde bulundukları şartları da göz önünde tutarak değerlendirmeye çalışacağız. Zira divan edebiyatına isim veren ve şairlerin şiirlerinin toplu olarak bulunduğu divanlar, özellikle bu divanlardaki kasideler ve tarih kıt'aları, sadece edebiyat araştırmacısı için değil, tarih bilimcilerinin, sosyo-kültürel alanda çalışmalar yapan araştırmacıların da faydalanabileceği hususiyetleri ihtiva etmektedir.18. yüzyıl siyasî hayatının divanlara yansıması ve etkilerini konu alan tez çalışmamızda, 54 divan üzerinde yapılan çalışmaları (kitap, doktora tezi ve yüksek lisans tezi) inceledik. Bunların dışında, bu yüzyıla ait 44 divan daha tespit etmemize rağmen, bazıları üzerinde tenkitli metin çalışmasının yapılmaması ve bazılarının da çeşitli sebeplerden dolayı YÖK tarafından kısıtlanması sonucu, bu divanları inceleme şansımız olmadı. Tespit edebildiğimiz ve inceleyemediğimiz diğer divanlar, araştırmamızın problemleri bölümünde ayrıca gösterilmiştir.Çalışmamız, dört ana bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler,1. 18.Yüzyıl Divan Şairlerinin Dönemin Devlet Adamlarına Bakışı2. 18.Yüzyıl Divanlarında Yer Alan Siyasi Olaylar3. 18. Yüzyıl Sosyal Hayatında Meydana Gelen Bozulmaların Siyasete Yansıması4. Şair ve Siyaset İlişkisibaşlıklarını taşımaktadır.Şairlerin devlet adamlarını ve siyasi gelişmeler karşısındaki tutumları, bir bütün halinde verilmiş, aynı şahıslara ve olaylara farklı şairlerin bakış açıları ortaya konulmaya çalışılmıştır.Bunların değerlendirmeleri gerek ilgili bölümde ele alınmıştır.Bu tutum ve davranışlarda,bakış açılarında bir edebî eser ile tarih belgesi arasında ne gibi farklılıklar olabileceği, olay ve kişilere bakışlardaki farklılıklardan yola çıkılarak genel değerlendirmenin yapıldığı sonuç kısmında ayrıca ele alınıp değerlendirilmiştir.Sosyal Hayattaki Bozulmaların Siyasete Yansıması bölümünde ise, halkın yaşayış ve kültür özelliklerinden ziyade, konumuz gereği, siyasi gelişmelerin ve olayların halk tarafından algılanması yönü üzerinde durulmuş; bu meyanda, idarecilerin, halkın zihniyeti, tavırları şiirlerde aranmış ve ortaya konulmaya çalışılmıştır.Şair ve Siyaset ilişkisinin değerlendirildiği dördüncü bölümde ise, şairlerin hayatları ve bulundukları mevkileri ile siyasi ilişkilerinin divanlara yansıması ele alınarak, şair-siyaset ilişkisinin manzumelerde nasıl ve niçin yer aldığı tespit edilmeye çalışılmış; her şairin, hâmisi ve diğer siyasî kişilere yönelik yazdığı manzumelerin,şiir ve beyit bazında sayısı grafiklerle gösterilmiştir.Bu durum, şair-hâmî ilişkisini ortaya koymakta şüphesiz daha yol gösterici olacaktır.Divan sahibi olup da, manzumelerinde siyasi kişilere veya olaylara yer vermeyen şairlerin durumları da,yine her şairinin ismi altında teker teker ele alınmış ve değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: 18.yy Divanları, Siyasi Olaylar, Şair, Siyaset

18. yüzyılEdebiyatEski Türk edebiyatı+6
Mesut Bayram Düzenli
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türk siyasal hayatında tarım reformları: 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu

Tanzimat döneminden sonra Cumhuriyet tarihinde yapılan Tarım Reformları, bu reformların katma değeri, ne ölçüde başarılı olduğu araştırılacaktır. Üçüncü beĢ yıllık kalkınma planı (1973-1977) içerisinde özellikle toprak ve tarım reformlarına oldukça fazla değer gösterildiği anlaĢılmaktadır. Tarımdaki üretimin sürekliliğini sağlamaya ve tarımsal faaliyetlerde bulunanların ekonomik refahını artırmaya dayalı bu reformlar, tarım sektöründe koruyucu bir rol oynayacaktır. Toprak reformu, düĢük gelirli bir çiftçilik sınıfı yerine geliĢmiĢ bir orta sınıf yaratabilir. Reformun en önemli noktalarından biri, tarım sektöründeki potansiyel iĢsizliğin ekonomik koĢullardaki değiĢiklikler ve diğer değiĢikliklere yanıt olarak diğer sektörlere kaydırılarak ele alınmasıydı. Ek olarak, kooperatifler üzerine araĢtırmalar çiftçilere gerekli desteği sağlayacak ve mahsul üretimini artıracaktır. Üçüncü kalkınma planı, tarım sektöründe iklim koĢullarına bağımlılığı azaltmak için tarımsal faaliyetlere yatırım yapılmasını öngörmektedir. Sulanabilir olan tarım arazilerinin arttırılması ve bu doğrultuda yatırımların yapılması gerekmektedir. Tarımsal yatırım alanında öncelik temel gıda maddeleri, meyveler, sebzeler ve hayvancılığa verilmektedir. ĠĢletme yatırımlarına odaklanır. Tarıma yatırım yapmanın bir diğer nedeni de tarımsal ihracatın artırılmasıdır. Bu bağlamda araĢtırmada 1973 yılında gerçekleĢtirilen Toprak ve Tarım Reformu dönemin gazete haberleri ve TBMM tutanaklarında yer alan bilgiler ışığında incelenmiştir.

Cumhuriyet DönemiReformSiyasal reformlar+5
Osman Canpolat
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mareşal Fevzi Çakmak`ın siyasal kişiliği ve Millet Partisi

Mareşal Fevzi Çakmak'm çok partili siyasi hayatı 1946 yılında DP listesinde İstanbul'dan bağımsız aday olmasıyla başlar. Uzun yıllar CHP Tek Parti yönetiminde, Genelkurmay Başkanlığı yapan Mareşal CHP'den değil de DP'den siyasete atılmayı tercih etmesinin nedeni olarak kendisini Genelkurmay Başkanlığından emekli edilmesinin tek sorumlusu olarak Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'yü görmesidir. İnönü'ye olan kırgınlığı Mareşal 'in siyasetini şekillendirmiş ve daha sonra da DP 'yi muhalefetle yeterli görmemiş ve daha sert muhalefet yapmak üzere yeni bir oluşum olan Millet Partisi (MP) bünyesinde yer almaktan ilerleyen yaşma rağmen çekinmemişti. İlerleyen yaşı ve bozulan sağlığı daha fazla siyaset yapmasına imkan tanımamış ve 1 0 Nisan 1950 tarihinde vefat etmişti. Cenaze töreni bir hayli gergin geçmiş ve aşırı kalabalıktan dolayı devlet töreni yerine getirilmemişti. Çok Partili siyasi hayatın ikinci önemli bir muhalefet partisi olan MP, CHP ve DP'ye karşı oldukça sert muhalefet yapmış ancak bu muhalefeti 1950 seçimlerinde beklediği çıkışı getirmemişti. MP, 1950 seçim sonuçları üzerine yeniden yapılanma sürecine girmiş ve önemli kongreler düzenleyerek bir çıkış yolu aramış ancak bu kongreler MP içerisinde muhafazakar- inkılapçı bölünmesine yol açmış ve neticede inkılapçı kanadın partiden ayrılmasına neden olmuştu. Muhafazakar bir yapıya bürünen MP'nin bu durumu fazla uzun sürmemiş ve 1954 yılında Ankara Sulh Devlet Mahkemesi kararı ile kapatılmış ve siyasi hayatı sona ermişti. iv

Millet PartisiSiyasi hayatSiyasi partiler+2
Şenol Zümrüt
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Türk siyasal hayatında Osman Bölükbaşı

Türk Siyasal Hayatında Osman Bölükbaşı başlıklı bu tez çalışmasının amacı, Osman Bölükbaşı'nın Demokrat Parti'de siyasete başladığı 1946 yılından aktif siyasi hayattan ayrıldığı 1973 yılma kadar geçen süre içerisinde ortaya koyduğu siyasi mücadeleyi Türk siyasi tarihi içerisinde değerlendirmek ve bu siyasi mücadelenin temel öğelerini analiz etmektir. Osman Bölükbaşı, Türkiye'nin çok partili yaşama geçişiyle birlikte başladığı siyasi mücadelesini çeyrek yüzyılı aşkın bir süre devam ettirmiş bir siyaset adamıdır. Bölükbaşı, bhbirinin devamı ve çoğunlukla ülkenin üçüncü büyük siyasi partileri olan Millet Partisi, Cumhuriyetçi Millet Partisi, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi ve yeniden Millet Partisi'nde görev almış ve birincisi hariç diğer partilerin liderliğini yapmıştır. Osman Bölükbaşı'nın D.P'deki siyasetini, tek parti rejimine duyduğu tepki belirlemiştir. Bölükbaşı, kumcularının eski birer C.ELP'li olduğu D.P'de, tek parti rejimine ve Mili Şef İsmet İnönü'ye yaptığı sert eleştirilerle öne çıkmıştır. 1946 seçimlerinde Meclis'e giremeyen Bölükbaşı, D.P'nin C.H.P iktidarı karşısında sert muhalefet yapmasını savunmuş ardından da D.P'nin C.H.P ile danışıklı dövüş yaptığını iddia ederek partiden ayrılmıştır. 1948 yılında eski D.P'li bir grupla birlikte Millet Partisi'ni kurmuştur. 1950 seçimlerinde M.P'nin tek milletvekili olarak Meclis'e giren Osman Bölükbaşı, D.P iktidarına karşı sert muhalefet izlemiştir. D.P'nin tek parti rejiminin baskı araçlarını kullanmak yoluyla CH.P'ye benzediğini iddia etmiştir. M.P, D.P iktidarı tarafından laikliğe aykırı politika izlediği gerekçesiyle kapatılmıştır. M.P'nin kapatılması dönemin demokrasi anlayışım göstermesi bakımından önemli bir örnektir. Osman Bölükbaşı'nın siyasi mücadelesini incelemek, D.P döneminin baskı politikasını ve iktidar-muhalefet ilişkilerini analiz etmeye imkan tanımaktadır. M.P kapatıldıktan sonra kurulan Cumhuriyetçi Millet Partisi, 1954 seçimlerinde Kırşehir'den 5 milletvekili çıkarınca D.P iktidarı Kırşehir'i ilçe haline getirmiştir. 1957 yılında, vııMeclis' e hakaret ettiği gerekçesiyle Osman Bölûkbaşı'nrn dokunulmazlığı kaldırılmış ve Bölükbaşı tutuklanarak cezaevine konulmuştur. Bölükbaşı, D.P iktidarı tarafından 1957 seçimleri öncesinde yeniden il haline getirilen Kırşehir'den milletvekili seçilmiş ve Meclis'e dönmüştür. D.P'nin basın ve muhalefete karşı izlediği baskı politikasını ve anti-demokratik uygulamalarını eleştiren Bölükbaşı, 27 Mayıs 1960 darbesi öncesinde D.P iktidarının meşru olmadığım savunmuştur. Osman Bölükbaşı, D.P iktidarını tasfiye eden 27 Mayıs darbesini "meşru bir ihtilal" olarak değerlendirmiştir. 27 Mayıs sonrası oturtulmaya çalışılan yeni düzeni savunmuştur. Öte yandan, askeri yönetimi tarafsız davranmamakla suçlamış, CH.P'yi ise askerlerle kurduğu ilişki nedeniyle eleştirmiştir. Bölükbaşı, parti içi tartışmalar nedeniyle C.K.M.P'den ayrılarak 14 Haziran 1962'de Millet Partisi'ni yemden kurmuş ve ordu-siyaset ilişkisi temelinde önce C.HJP'ye sonra A.P'ye karşı sert muhalefet izlemiştir. Osman Bölükbaşı, 27 Mayıs sonrası dönemde ordunun siyasetteki ağırlığım anti-komünizm temelinde meşrulaştırmıştır. Hükümetleri, komünizmle mücadele konusunda yeterli tedbirleri almamakla eleştirmiştir. Bölükbaşı, Türkiye'de milliyetçi- muhafazakar siyasetin ve sağ söylemin oluşturulmasına katkıda bulunmuştur. Bölükbaşı, ayrıca Türkiye'de siyasetin popülerleşmesinde ve popüler muhalefet anlayışının oluşmasında da pay sahibidir. İktidarlara karşı yaptığı sert muhalefetiyle ünlenen Osman Bölûkbaşı'nrn siyasi mücadelesinde parti daima ikinci planda kalmış ve liderliğini yaptığı partiler "Bölükbaşı partisi" olarak anılmıştır. M.P, 1960Tar boyunca giderek küçülmüş ve 1969 seçimlerinde üçüncü parti olma özelliğini kaybetmiştir. Osman Bölükbaşı, 1973 seçimlerinden önce parti ve milletvekilliğinden istifa ederek aktif siyasi yaşamdan ayrılmıştır. vm

BiyografiBölükbaşı, OsmanDemokratik Parti+2
Fatih Artvinli
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Neriman Nerimanov'un siyasi faaliyetleri

Bu tezin amacı Türkiye'de faaliyeti pek bilinmeyen Azerbaycanlı ay dm Neriman Nerimanov'un bulunduğu ortam, edebi, sosyal, siyasi faaliyeti, yaşadığı dönem, mühim olayları anlatmak, yazdığı mektuplar yaptığı konuşmaları sunmanın ötesinde bir aydının siyasal faaliyetinin ne kadar çok boyutlu olduğunu ortaya koymaktır. Bu çalışmada Nerimanov'un yaşadığı ortam incelenerek, sosyalist eğilimli düşüncelerin gelişmesinin nedenleri olan halkının cehalet içinde ömür sürdüğü, bir çok milletlerden geride kaldığı, Rus çar sömürgeciliğinden kurtulma gibi düşünceler ele alınmıştır. Marksizm-Leninizm düşüncesini savunan N. Nerimanov'un siyasal faaliyetini daha yalandan tanımak için yaptığım bu çalışmada onun yurtsever sol kimliğinin ön plana çıktığım müşahede ettim. N. Nerimanov'un yaşamını kronolojik dönemlere ayırarak incelediğim bu çalışmada ilk önce eğitim yılları anlatılarak sosyal, edebi faaliyetleri değerlendirmeye çalıştım. Eğitimciden siyasetçiye geçiş dönemi açıklanarak, dünya görüşünü açıklamaya çalıştım. Bağımsız Azerbaycan Cumhuriyeti (1918-1920) devrildikten sonra Bolşeviklerle birlikte Baku' ye gelen N.Nerimanov iktidar kademelerinde ki çalışmalarına yer verdim, Azerbaycan'da komünizm ideolojisi altında bağımsızlığı uğrunda mücadelesini anlattım. Tezde N.Nerimanov'un iktidarda bulunan ve çoğunluğu gayri Müslim olan yöneticilerle anlaşamaması, vatanını sömürgecilikten kurtarmaya çalışırken milliyetçi adlandırılması ve Azerbaycan'dan uzaklaştırılarak Moskova'ya gönderilmesi gibi olayları inceleyip, değerlendirdim. m

AzerbaycanMilliyetçilikNerimanov, Neriman+2
Nigar Bektaşi
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Mustafa Abdülhalik Renda (1881 - 1957)

Mustafa Abdülhalik Renda,1881 yılında Yanya'da dünyaya gelmiştir. Hem Osmanlı Devleti'nin son yıllarında hem de yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında çeşitli görevlerde bulunmuş önemli bir bürokrattır. İlk olarak doğduğu topraklarda başladığı memuriyet hayatına, dönemin şartlarına göre çok çeşitli coğrafyalarda devam etmiştir. Balkanların çeşitli bölgelerinde başladığı idarecilik hayatına Anadolu'da Siirt ve Bitlis vilayetlerinde ve sonrasında Halep, Batum gibi farklı yerlerde devam etmiştir. Bitlis'teki çalışmalarına istinaden asılsız suçlamalarla sürgüne gönderildiği Malta'dan döndükten sonra da yeni kurulan Cumhuriyetin önemli isimlerinden birisi olmuştur. Milli Mücadele zamanında Konya ve İzmir Valisi olarak görev almış, 1923 yılında TBMM'ye Çankırı Milletvekili olarak seçilmesiyle valilik yılları da son bulmuştur. Siyasi hayatında da Maliye ve Milli Müdafaa Bakanlıklarında bulunan Renda, TBMM'nin en uzun süre Meclis Başkanlığı yapan ismi olarak 1950'de emekli olmuştur. Emeklilik günlerini İstanbul'da geçiren Mustafa Abdülhalik Renda, 1957 yılında vefat etmiştir. Çalışmamızda uzun yıllar devam eden idari ve siyasi hayatı boyunca yapmış olduğu görevler çerçevesinde yakın tarihimiz mercek altına alınmıştır. Kendisi tarafından hazırlanmış olan raporlar, ailesi tarafından çalışmamızda kullanmamız için verilen kendisine ait günlükler ve çeşitli yazılarla desteklenmiştir. Sonuç olarak Cumhuriyet Tarihi açısından oldukça önemli olan bir döneme yeni bir bakış açısı getirilmeye çalışılmıştır

BiyografiBürokrasiMilletvekili+4
Gönül Türkan Demir
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Çankırı'da siyasal hayat (1923-1945)

Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte tek parti döneminin yaşandığı 1945 yılına kadarki süreçte, Çankırı'da siyasal alanda yaşanan gelişmeler, özellikle tek parti döneminin değişmez iktidarı CHP?nin Çankırı'daki örgütlenmesi ve faaliyetleri bu çalışmada aktarılmaya çalışılmıştır. Çankırı'daki hâkim siyasal güç olarak karşımıza çıkan CHP, parti örgütlenmesini köyünden il merkezine kadar silsile yoluyla her yerde yaygınlaştırmıştı. Zaten kısa ömürlü olan muhalefet ise bu örgütlenme ve otoriter güç karşısında fazla bir etkinlik gösterememiştir. Çankırı yerel basını ise iktidardan yana bir tavır sergilediğinden dolayı muhalefetin Çankırı'da varlık gösterebilme şansı olamamıştır. Çankırı'daki tüm ocak, nahiye ve ilçeler ile il merkezinde belirli periyotlarla kongreler yapan CHP, örgüt kademesini de bu sayede oluşturmuş oluyordu. Bu kongreler vasıtasıyla, en küçük yerleşim birimden başlayarak halkın dilek ve talepleri, bir üst yerleşim biriminin kongresine taşınıyor, en son olarak il kongresine gelen bu dilekler burada görüşülerek Ankara'ya, oradan da ilgili bakanlıklara ulaştırılıyordu. Bu şekilde halkın ihtiyaç ve istekleri belirlenmeye ve az da olsa cevaplandırılmaya çalışılıyordu. CHP Genel Merkezi?nden gönderilen müfettişler aracılığı ile ise, Çankırı CHP Parti Teşkilatı ilgili tüzüğe göre belirli aralıklarla denetleniyordu. Denetlemeler sonucunda görülen eksiklikler CHP Genel Merkezi?ndeki ilgili büroya iletiliyor, genel merkezdeki bu büro ise Çankırı CHP İl Teşkilatı?nı bu eksikliklerin giderilmesi yönünde uyarıyordu. Anahtar Kelimeler: Tek Parti Dönemi, Çankırı, Cumhuriyet Halk Partisi, Kongreler, Siyasi Hayat

Cumhuriyet Halk PartisiKongrelerSiyasi hayat+2
Sait Zübeyir Güleşen
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Çorum'da siyasal hayat(1923-1945)

Bu çalışmanın amacı, belirli bir dönem tek parti iktidarının tüm yurtta olduğu gibi Anadolu'nun bir vilayeti olan Çorum üzerinde nasıl bir etki bıraktığının incelenmesi olmuştur. Bu bağlamda 1923-1945 yılları arasında tek partinin genel merkezinde yaşanan siyasi gelişmelerden başlayarak Çorum ilindeki yansımaları ele alınmıştır. Çalışmada ağırlıklı olarak arşiv belgeleri, gazete nüshaları kullanılmaya çalışılmıştır. Tezde genel olarak tek parti iktidarının Türkiye genelindeki otoritesi ile yereldeki otoriter anlayışa olan etkisi araştırılmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda partinin önce mal varlığı ve maddi kaynakları ortaya konularak yerelde nasıl örgütlendiği, Yaptığı seçimler, çıkardığı milletvekilleri, halkın dilek ve isteklerin de yer aldığı ayrıca parti politikalarının da belirlendiği kongreler yapılmıştır. Burada dikkat çeken bir diğer husus ta parti genel merkezi tarafından görevlendirilen Bölge müfettişlerinin görev alanında yaptığı tetkikler ve teftişlerdir. Çorum ilinde yapılan tetkik ve teftişler arşiv belgeleri ışığında ayrıntıları ile ele alınmıştır.

Cumhuriyet DönemiCumhuriyet tarihiSiyasi hayat+4
Alaattin Soylu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Suat Hayri Ürgüplü'nün hayatı ve siyasi faaliyetleri (1903-1981)

Bu tez çalışması Türk siyasetinde önemli bir isim olan Suat Hayri Ürgüplü'nün yaşam öyküsü ile siyasi faaliyetlerini incelemektedir. 1903 yılında Mustafa Hayri Efendi'nin oğlu olarak Şam'da dünyaya gelen Ürgüplü, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra çeşitli görevlerde bulunmuş ve 26 Mart 1939'da yapılan seçimlerde Kayseri Milletvekili olarak seçilmiştir. 1942 yılında CHP İstanbul Parti Başkanlığı'na getirilen Ürgüplü, 1943 yılında II. Saraçoğlu Hükümeti'nde Gümrük ve Tekel Bakanlığı vazifesini üstlenmiştir. 1946 yılına gelindiğinde adı bazı yolsuzluk iddialarına karışmış, Meclis soruşturmasının ardından Yüce Divan'a verilmiştir. 5 Ekim 1948 tarihine yapılan duruşmada beraat etmiştir. 1950 seçimlerinde DP listesinden Bağımsız Kayseri Milletvekili olarak seçilmiştir. 1952 yılında Büyükelçilik vazifesine atanan Suat Hayri Ürgüplü, 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi'ne kadar bu görevde kalmıştır. Daha sonra oluşturulan Cumhuriyet Senatosu'nda AP listesinden Bağımsız Kayseri Senatörü olarak yer almış ve Senato'nun ilk başkanı olarak seçilmiştir. 16 Şubat 1965 tarihinde 28. hükümetin çekilmesi ile Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilmiş ve 10 Ekim 1965 seçimlerine kadar Başbakanlık yapmıştır. 1966 yılında Cumhurbaşkanlığı kontenjanından senatörlüğüne devam eden Ürgüplü, 1972 yılına gelindiğinde tekrar hükümeti kurmakla vazifelendirilmiştir. Hazırladığı kabine listesinin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından reddedilmesi ile görevini tamamlayamamıştır. Senatörlüğü 13 Haziran 1972'de sona eren Ürgüplü 26 Aralık 1981'de İstanbul'da vefat etmiştir.

BakanlarBaşbakanlıkCumhuriyet Senatosu+7
Anıl Arslan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de din ve siyaset ekseninde bir parti incelemesi: Milli Nizam Partisi

Bu çalışmada ''Türkiye'de Din ve Siyaset Ekseninde Bir Parti İncelemesi: Milli Nizam Partisi'' konusu incelenmekle birlikte; Dini hareketlerin siyaset üzerindeki etkisinin incelenmesinde Milli Nizam Partisi'nin rolü nedir? Sorusuna da yanıt aranmaktadır. Çağdaşlaşma sürecinde siyasi arenada dindar kesime yaşam hakkı tanımayı olumlu görmeyen politik rejim, MNP ile birlikte değişim göstermek mecburiyetinde kalmış; din kavramı ve dini temel alan ifadeler, politikanın ve kamunun dünyasında varlığını göstermeye başlamıştır. Türkiye'de Din ve Siyaset Ekseninde Bir Parti İncelemesi: Milli Nizam Partisi isimli çalışmada öncelikle; din olgusu tanımlanarak, dinin insanlar ve siyaset üzerindeki etkisinden, Türkiye'deki dini çalışmalardan bahsedilerek; dini hareketlerin siyasete olan etkisini açıklamak bağlamında Nakşibendilik ve Millî Görüş Hareketi irdelenmektedir. Millî Görüş Hareketi'nin faaliyetlerinden, söylemlerinden, ideolojilerinden bahsedilerek; çalışmamın da asıl konusunu oluşturan Milli Nizam Partisi'nin kuruluşu, ideolojisi ve faaliyetleri açıklanmaktadır. Bu çalışmayı Ramazan Akkır'ın ''Türkiye'de Din ile Siyaset İlişkisi Bağlamında Milli Nizam Partisi (2020)'' adlı çalışmasından ayıran fark ise konunun dini hareketler boyutuyla ele alınmasıdır. Partinin, dini hareketlerin siyaset üzerindeki etkisinin incelenmesine nasıl tesir ettiği ve bu bağlamda ne tür bir rol oynadığı açıklanmaktadır. Bu çalışmanın temel yaklaşımı; idealist (yorumsamacı) sosyal bilim paradigmasıdır. Çalışmada din ve siyaset ilişkileri yönünden kim, ne, ne zaman, nerede ve nasıl soruları yardımıyla Milli Nizam Partisi'nin bazı belli nitelikleri ortaya koyulacağından araştırmanın amacı bakımından tanımlayıcı (descriptive) araştırma modeli benimsenmiştir. Çalışmada, ikincil veri kaynağı tercih edilmek ile birlikte bunun sebebi; ikincil verilerin büyük bir kısmının geçerlilik ve güvenilirliklerinin önceden tespit edilerek kabul görmüş olmasıdır. Bunun yanı sıra zaman ve emek kaybı da önlenmektedir. Elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz yöntemine başvurulmuştur. Son olarak bu çalışma kişisel görüş, kanaat ve ön yargıların araştırmayı etkilememesine ve araştırma ve yazma etiği ilke ve kurallarına riayet edilmesine özel bir önem gösterilerek yürütülmüştür. Anahtar Kelimeler: Din, Politika, Nakşibendiyye Tarikatı, Millî Görüş Hareketi, Milli Nizam Partisi

DinDin politikasıDin-devlet ilişkileri+7
Aslıhan Özler
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Balıkesir'de siyasi hayat (1946-1960)

7 Ocak 1946 yılında Demokrat Parti'nin (DP) kurulması ile beraber çok partili siyasi hayata geçilmiş ve 23 yıldır iktidarda olan Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) rakip bir parti oluşmuştur. Kurulmasının ardından hızla tüm yurtta teşkilatlanma sürecine giren Demokrat Parti, Balıkesir'de de kısa süre içinde teşkilatlanmasını tamamlamıştır. Öyle ki 1946 seçimlerine gelindiğinde Demokrat Parti, Balıkesir'in tüm ilçelerinde teşkilatlanma sağlamıştır. Kısa zaman içinde Balıkesir halkının desteğini kazanan Demokrat Parti 1950, 1954 ve 1957 seçimlerini kazanarak Balıkesir ili için "Demokrat Parti'nin Kalesi" ünvanını almıştır. DP'nin Balıkesir'de büyük başarı elde etmesi karşısında önce CHP sonrasında ise Cumhuriyetçi Millet Partisi (CMP) ve Hürriyet Partisi (HP) ile partiler arası rekabet ortamı oluşmuş ve bu rekabet ortamı Balıkesir siyasi hayatına da yansımıştır. Bu çalışma da 1946-1960 yılları arasında Balıkesir'deki siyasi hayatta partiler arası mücadeleler, partiler arası rekabetler, önemli gün ve olaylar, partiler arası iktidar yarışı incelenmiştir. Özellikle bu dönemde Balıkesir'de CHP yanı sıra DP ön planda olsa da CMP ve HP de Balıkesir'deki seçimler ve seçmeni kazanma yarışını bırakmamıştır. Anahtar Kelimeler: Demokrat Parti, Cumhuriyet Halk Partisi, Hürriyet Partisi, Cumhuriyetçi Milliyet Partisi, Balıkesir.

BalıkesirCumhuriyet Halk PartisiCumhuriyetçi Millet Partisi+6
Nazife Kılınç
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bir politik figür, bir düşünce adamı Aydın Menderes: Hayatı, siyaseti ve düşünceleri

Aydın Menderes 1946 yılında Ankara'da dünyaya geldi. Babası ve arkadaşları o doğmadan önce Türkiye siyasetinde çok partili hayatı başlatacak olan Demokrat Partiyi yeni kurmuşlardı. Aydın Menderes tam da bu yüzden siyasetin içine doğmuştu. Bu yüzden ömrü boyunca hep "Ben iki şeyden anlarım biri ziraat diğeri siyaset." demiştir. Doğduğundan beri siyasetin içinde olan Aydın Menderes 1970 yılında Demokratik Parti Aydın İl Başkanı olarak başladığı siyaset serüvenini 2002 yılına kadar aktif siyasetin içinde kalarak genel başkan, genel başkan yardımcı, milletvekili gibi çeşitli unvanlarda sürdürmüştür. Türkiye Cumhuriyeti tarihine bir politik figür üzerinden bakma denemesi olan bu çalışmada entelektüel birikimi ve yaşadığı dönem itibariyle Aydın Menderes seçilmiştir. Babasının Türk Siyasi hayatında çok önemli bir figür olması Aydın Menderes'in kendisini Türk Siyasi hayatının çalkantıları içerisinde bulmasına sebep olmuştur. Aydın Menderes 27 Mayıs'ta çocuk, 12 Mart'ta genç, 12 Eylül'de yetişkin olarak yakın siyasi tarihimizin önemli olaylarına tanıklık etmiş, onları bizzat yaşamıştır. Aydın Menderes'in hayatı üzerinden siyasi tarihimize bakmak Aydın Menderes'i anlamaya ve tanımaya çalışmak yakın tarihin önemli sorunlarını gözlemlememize imkân verecektir. Bu tez çalışmasının amacı yakın siyasi tarihimizi bir politik figür üzerinden okumaktır. Böylelikle bir siyaset adamı, bir düşünür olarak Aydın Menderes yakından tanınacak, düşüncesi ile temas edilecek, geri planda o düşünceyi şekillendiren Türk toplumsal yapısı ve siyasi hayatı görünecektir.

Demokrat PartiMenderes, AydınSiyasetçiler+3
Zümrüt Bahadır
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Batı Anadolu Beyliklerinin sosyal ve siyasal hayatında kadınlar

Türk tarihinde kadın her daim değer görmüş ve hiçbir zaman erkeğin gerisinde kalmamıştır. Kadın evinde ana, eş olması haricinde kendisini ve yaşadığı bölgeyi koruyabilmesi ve savaş esnasında savaşa katılabilmesi için iyi bir savaşçı olarak yetiştirilmişlerdir. Eski yazıtlarda ve destanlardan da anlaşılacağı üzere kadın eşi ile hemen hemen aynı haklara sahip olmuşlardır. Moğollarda ve Türklerde hükümdarların eşlerine ve kızlarına Hatun ûnvanı verilmiştir. Kağanın isminin yanında mutlaka Hatununun ismi de yer almak zorunlu idi. Türk kadınının siyasal ve sosyal hayatında aktif olduğu anlaşılmıştır. İslamiyet öncesinde ve sonrasında da Türk kadını siyasal ve sosyal hayatında aktifliğini korurken Türkiye Selçuklu Devleti'nin son dönemlerinde Nizamü'l-Mülkün Siyasetname isimli kitabında kadınlar için söylemiş olduğu sözler nedeniyle gerileme yaşanmıştır. Anadolu Beylikleri döneminde ise Türk kadınının kendisine verilen saygınlığını ve değerini koruduğu anlaşılmıştır. Hatunların hükümdar olan eşlerinin yanında sözü geçerdi. Yönetimde bulunan beyler de herhangi bir sorun ile karşılaştıklarında ilk olarak zevcelerine danışırlardı. Hatunlar, yönetime doğrudan katılmışlardır. Hatunlar elçilik gibi görevlerde de bulunmuşlardır. Hatunların savaş sanatını öğrendikleri gibi siyasi konulara da vakıf oldukları anlaşılmıştır. Hatunların yine bu dönemde iki beylik arasındaki siyasi sorunların çözülebilmesi, beyliğin devam edebilmesi gibi ya da her iki beylik arasındaki bağların güçlendirilebilmesi için siyasi evliliklere imza atmışlardır.Siyasi faaliyetlerinde başarılı olan hatunların, isimlerini yaşatabilecekleri sosyal faaliyetlerde bulunmuşlardır. Halkın ihtiyaçları doğrultusunda hayır işlerinde bulunan hatunların: cami, çeşme, medrese, külliye, köprü, han, hamam gibi çeşitli yapılar inşa ettirerek beylik topraklarının gelişimine de katkı sağlamışlardır. Bu eserlerin ihtiyaçlarının giderilebilmesi için de vakıflar kurmuşlardır. Bu sayede kendi neslinden gelecek olanlara da gelir sağlamışlardır. Ülkenin ekonomisine de bu sayede katkı sağlamışlardır. Hatunların inşa ettirdikleri yapıların bazıları günümüze kadar ulaşabilmiştir. Hatunların yapmış oldukları her işte de başarılı oldukları görülmüştür. Tezimizde; ana kaynaklar ve tetkik eserler doğrultusunda Batı Anadolu Beylikler döneminde Hatunların hayatlarına dair bilgilere yer verilecektir. Bu hatunların siyasi faaliyetleri, yapmış oldukları siyasi evlilikleri, kendi isimlerini yaşattıkları yapıların incelenmesi ve kurdukları vakıfların incelenmesi sonucunda bu hatunların siyasal ve sosyal faaliyetlerinin Türk kadın tarihine bıraktıkları izleri ve neler yaptıklarını açıklamaya çalışacağız. ANAHTAR KELİMELER: Batı Anadolu Beylikleri, Eski Türkler, Hatun, Siyasi ve Sosyal Hayatta Kadın, Türk Kadın Tarihi.

BeyliklerEski TürklerKadınlar+3
Sema Akçe
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

II. Meşrutiyet Döneminde İzmir'de yayımlanan mizah dergilerinde sosyo-ekonomik kültürel ve siyasi yansımalar

II. Meşrutiyet'in (1908) ilanı, Osmanlı tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır çünkü bu dönemde anayasanın ilanı, meclisin yeniden toplanması, seçimlerin yapılması, istibdat döneminin sona ermesi, kadın hakları, işçi hareketleri, basın özgürlüğünün gelmesi gibi siyasi ve sosyal gelişmeler olmuştur. Özellikle istibdat döneminin getirdiği baskı ve yasakların kalkmasıyla gelen basın özgürlüğünün bir sonucu olarak, II. Abdülhamit döneminde (1876-1908), yayımlanmadan önce sansüre giden gazeteler ilk kez sansürsüz olarak okurlarıyla buluşmuş, önceden yasaklı olan kelimeler kullanılmaya, fikirler özgürce kaleme alınmaya başlamıştır. Bu özgürlük ortamı dönemin mizah dergilerine de yansımış ve ülkenin farklı yerlerinde çıkan dergilerde dönemin siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmelerini yansıtan karikatürler, resimler ve yazılar yer almıştır. Bu dergilerin en çok yayımlandığı yerlerden birisi de İzmir'di. Edep Yahu, Tokmak, Zeybek, Kukuruk, Neşter, İbiş, İğne, Efe II. Meşrutiyet döneminde İzmir'de yayımlanan dergilerdi. Bu tez çalışması II. Abdülhamit Dönemi (1876-1909) ve II. Meşrutiyet döneminde (1908-1918) meydana gelen siyasi sosyal ve ekonomik gelişmelerin İzmir'de yayımlanan ve yukarıda bahsi geçen mizah dergilerinde nasıl ele alındığını ve bu dergilere nasıl yansıdığını analiz etmeyi ve değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: II. Abdülhamit, II. Meşrutiyet, İzmir, Basın, Mizah dergileri

DergilerMizahMizah dergisi+7
Şehriban Aksoy
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de çok partili hayata geçiş: Demokrat Parti örneği ve demokratikleşme sürecine etkileri

Bu çalışmada, 1946 yılında Demokrat Partinin kurulmasıyla ile başlayan çok partili siyasal yaşamın Türkiye'nin demokratikleşme sürecini nasıl etkilediği araştırılmıştır. Türkiye'de demokratikleşmenin tarihsel arka planını daha iyi görebilmek adına araştırma kapsamının başlangıcını, Osmanlı Devletinde demokratikleşme sürecinin ilk adımı olarak görülen Sened-i İttifak oluşturmuştur. Araştırma, çok partili siyasal yaşamın 7 Ocak 1946'da DP'nin kuruluşu ile başladığı ve İsmet İnönü'nün 12 Temmuz Beyannamesi ile kalıcı hale geldiği 18 aylık dönemi kapsamıştır. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan veri toplama tekniği olarak doküman analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Türkiye'de, Demokrat Partinin kurulmasından 12 Temmuz Beyannamesine kadar 18 aylık bu süreçte, demokrasinin doğal gelişimi ve DP'lilerin demokratik süreçten vazgeçmeyen politikası sayesinde, siyasi alanda birçok olumlu demokratik değişikliklerin olduğu görülmüştür. Çok partili siyasal yaşama geçişin etkisiyle Türkiye'de gerçekleşen bu demokratik değişiklikler detaylı bir şekilde araştırmamızın içerisinde açıklanmıştır.

Cumhuriyet Halk PartisiDemokrat PartiDemokratikleşme+3
Abdullah Yarar
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Adalet Partisi İzmir teşkilatlanması ve siyasal hayatımızdaki yeri (1961-1971)

"Adalet Partisi İzmir Teşkilatlanması ve Siyasal Hayatımızdaki Yeri (1961-1971)" konulu tezin amacı; Adalet Partisi'nin, kuruluşundan 12 Mart 1971 Muhtırasına kadar geçen sürede İzmir'de teşkilatlanmasını ve Türk siyasal hayatında yaşanan siyasi olaylar ile arasındaki ilişkiyi incelemektir. Adalet Partisi, 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesinden sonra askeri idarenin sivillere devredilmesi konusundaki sorumluluğu, Demokrat Parti'nin devamı olduğu vurgusuyla halkın desteğini yanına alarak üstlenmişti. Geçen on yıllık dönemde yaşananlar Türk siyasi tarihi açısından büyük önem teşkil etmektedir. Dönemin İzmir özelinde incelenmesinin sebebi, yüzyıllar boyunca medeniyet merkezliği yapmış bir şehir olarak yeniden yapılanma sürecinde yerel siyasette gösterdiği gelişimi ortaya koymaktır. Bu çalışma, Giriş kısmından sonra dört bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında Demokrat Parti dönemi, 27 Mayıs İhtilali ve sonrasında siyasal hayatın yeniden kurulma sürecine değinilmiştir. Birinci bölümde İzmir'de Adalet Partisi örgütünün oluşumu; il ve ilçeler özelinde kuruluş çalışmaları incelenmiştir. İkinci bölümde 1961-1964 yılları arasında yapılan seçimler, Adalet Partisi'nin İzmir teşkilatının gelişimi ve seçim dışı faaliyetleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü Bölümde Adalet Partisi'nin İzmir'de propaganda çalışmaları ve seçim dışı faaliyetleri ele alınmıştır. Dördüncü bölümde ise 1969-1971 yılları arasında değişen toplum dinamiklerine ve Adalet Partisi'nin İzmir özelinde faaliyetlerine değinilmiştir. Sonuç bölümünde ise Adalet Partisi açısından İzmir'in önemli bir merkez olduğu ve İzmir'in Türk siyasetinde belirleyici bir role sahip olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Adalet Partisi, Demokrat Parti, Ragıp Gümüşpala, Süleyman Demirel, İzmir

1960 sonrasıAdalet PartisiDemokrat Parti+3
Hatice Uslu Önbay
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Haleb emiri el-Melikü'z-Zahir Gazi ve dönemi

Haleb Emiri El-Melikü'z-Zahir Gazi ve Dönemi Eyyûbî Devleti kurulduğu ve var olduğu dönemi derinden etkileyen devletlerden biridir. Bilakis Haçlı devletleriyle girdikleri mücadele ve münasebetler çağın akışını değiştirmiştir. Eyyûbîlerin, Haleb kolu kurucusu el-Melikü'z-Zahir günümüzde Eyyûbî Devleti ve şahsiyetleri ile ilgili yapılan çalışmalarda yer almış fakat kişiliği ve icraatları bütün bir şekilde aktarılamamıştır. Kaynaklarda da belirtildiği üzere Sultan Selâhaddin'in en sevdiği aynı zamanda da hükümdarlık vasfına sahip evladı olan el-Melikü'z-Zahir 30 Mayıs 1173 tarihinde Kahire'de doğmuştur. Dönemin diğer melikleri gibi Mısır'da ve Şam'da önemli alimlerden eğitim almış, 1183 yılında henüz on yaşında babası Sultan Selâhaddin kendisine Haleb'i tevcih etmiştir. Lakin kısa süre sonra bu görevinden azledilmiştir. 1186 yılına gelindiğinde el-Melikü'z-Zahir'in tekrar Haleb'in hâkimi olması ile şehrin parlak ve müreffeh dönemlerinden biri başlamıştır. El-Melikü'z-Zahir bu süreçte Sûr kuşatması, Antakya Seferi, Akka ve Yafa kuşatmalarında bizzat bulunmuş III. Haçlı Seferi süresince Haçlılara karşı pek çok defa mücadele vermiştir. 1193 yılında babası Sultan Selâhaddin'in vefatından sonra kardeşleri ve amcası el-Melikü'l-Adil arasında geçen taht mücadelesinde belirleyici taraflardan biri olan el-Melikü'z-Zahir siyasete ve politikaya yatkınlığı ile el-Melikü'l-Adil'e karşı Haleb'i ve Şam bölgesinin kuzeyini elinde tutmayı başarmıştır. Taht mücadelesinin amcası lehine sonuçlanmasının ardından başlayan IV. Haçlı Seferi sırasında ise Şam bölgesinde bulunan diğer Eyyûbî meliklerini Haçlılara karşı her daim desteklemiş, amcasının yayılmacı politikasına karşı topraklarını muhafaza edip siyasî yönetimini sergileyerek topraklarını genişletmiştir. El-Melikü'z-Zahir babası tarafından kendisine tevcih edilen Haleb'i 31 yıl boyunca yönetmiş, vefat edeceği 1216 yılına kadar Haleb kalesi ile şehrini imar ve mamur etmiştir.

El-Melikü'z-Zahir GaziEyyubilerEyyubiler Dönemi+3
Abdulkadir Barış
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyetin ilk yıllarında Salihli kazası (1923-1933)

"Cumhuriyetin İlk Yıllarında Salihli Kazası (1923-33)" adlı tez çalışmasında Osmanlı Devleti'nin son yılları, Milli Mücadele dönemi ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş yılları ele alınmıştır. Kazanın idari, sosyal, kültürel ve ekonomik yapısında meydana gelen değişim, dönüşüm yerel ve genel boyutlarıyla verilmeye çalışılmıştır. Salihli kazasının adı ve kuruluşundan başlayarak, bölgenin iklimi, bitki örtüsü, coğrafi özellikleri incelenmiştir. Bununla konunun farklı boyutlarının daha iyi anlaşılması amaçlanmıştır. Ardından Osmanlı son dönemlerinde hızla gelişen ve bir kaza kimliğine kavuşan Salihli'nin içinde yer aldığı bölgenin kısa tarihçesi verilmiştir. Salihli kazasının tarihi ile ilgili yapılan tüm çalışmalar antik Sart şehri ile başladığı için aynı yol tercih edilmiştir. Salihli kazasının, Yunan işgaline karşı hangi özelliklerinden dolayı Milli Mücadele'nin merkezlerinden biri olduğu üzerinde durulmuştur. Burada yaşanan hâkimiyet mücadelesi tüm yönleriyle ele alınmıştır. Salihli'nin işgal yılları ve kurtuluşunda yaşanan acılar, dönemin hatıralarından takip edilmiştir. Yunanlıların çekilirken verdikleri zararları ve Salihli yangınının uzun yıllar silinmeyen izleri takip edilmiştir. Osmanlı döneminde Kafkasya ve Balkanlardan gelen göçmenler ile Cumhuriyet döneminde Yunanistan ile yapılan mübadele sonunda gelen göçmenlerin sorunları araştırılmıştır. Bu göçlerin Salihli'nin sosyal ve ekonomik yapısında nasıl bir değişime yol açtığı analiz edilmiştir. Salihli kazasında eğitim, kültür ve sosyal yaşamda meydana gelen değişimler, gelişmeler dönemin gazetelerinden ve hatıralarından takip edilmiştir. Salihli kazasında bayındırlık ve imar faaliyetleri, belediye hizmetleri ile ulaşımda yaşanan değişimler işlenmiştir. Kazanın iktisadı yapısında yaşanan değişimler, gelişmeler farklı kaynaklar ve istatistikler analiz edilerek verilmiştir.

Cumhuriyet DönemiDemografik yapıEkonomik yapı+6
Süleyman Ayhan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00

Related subjects