Energy resources

165 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

1980 sonrası Türkiye'nin enerji politikası

1980 yılında imzalanan 24 Ocak Kararları ile birlikte neoliberalizm ve küreselleşmenin hız kazanması ve 1973'de yaşanan Petrol Krizi sonucunda petrolün güvenilir bir enerji kaynağı olmaktan çıkıp enerji kaynaklarının çeşitlilik kazanmaya başlamasıyla birlikte 1980 sonrası Türkiye'nin enerji politikaları farklılaşmaya başlamıştır. Ülkede özel sektörün de enerji piyasalarındaki varlığı güçlenmiştir. Özellikle doğalgazın enerji karışımına girmesiyle birlikte ülkenin enerjide dışarıya bağımlılığı giderek artmış ve kömür ve hidrolik enerji gibi ülkede potansiyel anlamında bol miktarda bulunan kaynaklardan yeterli düzeyde fayda sağlanamamıştır. Özel sektörün de enerji piyasalarındaki etkisi giderek artmış, ancak özelleştirmeler genel anlamda liyakat temel alınarak yapılmadığından bu durum verimlilik artışlarını beraberinde getirmemiştir. Bu çalışmada 1980 sonrası Türkiye'nin uyguladığı enerji politikaları incelenirken; öncesinde enerji politikalarını etkileyen faktörler ve yenilenemeyen ve yenilenebilir enerji kaynaklarının geçmişten günümüze tüketim, maliyet ve çevresel etkiler anlamında dünyadaki genel durumu okuyucuya sunulmuş ve elde edilen bulguların Türkiye'nin uyguladığı enerji politikalarının değerlendirilmesinde yardımcı olması amaçlanmıştır. Sonrasında ise Türkiye'nin enerji kaynak ve potansiyelleri verilerek, bu veriler ve dünyadaki gelişmeler ışığında Türkiye'nin gelecekte yenilenebilir ve yenilenemeyen kaynaklar bağlamında uygulayabileceği enerji politikaları tartışılmıştır.

1980 sonrası24 Ocak 1980 kararlarıEnerji+6
Ceyhun Turan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Energy - security nexus in the gulf

Gulf countries, whose life is almost entirely dependent on oil exports and revenues, have been the focus of global powers, in the first place due to their strategic focal position and later on because of its rich natural resources. Lack of value added productions, but oil and oil products in these six countries, (UAE, S.Arabia, Kuwait, Bahrain, Qatar and Oman) necessity of a sub-regional security shield not only has come out during British Empire stage but also in the beginning of the American'hegomony that has commenced on the region. In this context, the subject study will try to explain and expose whether these countries using the crucial role of oil in the energy-security nexus efficiently or not and how the oil is being a shield for these countries who are consisting 65.5% of the World reserves. At the same time the study, will try to examine that very strategic raw material the oil and the vast amount of income acquired from it that has been used in the Gulf security and will be considering not only the Political Economy but also Dependency and Rentierism in these undemocratic states, who waive of their sovereignity due to for sake of their regime, and it reveals also that the Gulf Cooperation Council they have found not able to implement policies that arent against to American insterests.

EnergyEnergy securityEnergy resources+4
Muhittin Ahmedoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sektörel enerji tüketiminin büyümeye etkisi

Bu çalışma Türkiye'nin 1987-2015 yıllık verileri kullanılarak sektörel enerji tüketimi ile büyümenin gerçekleşebileceğini test etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın hipotezi Türkiye'nin tarım, sanayi, ulaştırma ve hizmetler sektöründeki enerji tüketiminin ekonomik büyümeyi sağladığını iddia etmektedir. Çalışmada sektörel enerji tüketiminin ekonomik büyümeyi sağladığını araştırmak için öncelikle modeldeki değişkenlerin durağanlık analizleri ADF testiyle yapılmıştır. Değişkenler arasındaki, uzun dönemli ilişkiler Johansen eşbütünleşme testiyle araştırılmış ardından Vektör hata düzeltme modeli kurulmuş ve Engle Granger nedensellik testi uygulanmıştır. Son olarak uzun dönem katsayıların tahmini için FMOLS, CCR ve DOLS yöntemleri kullanılmıştır. Uygulanan testlerde bulunan sonuçlar şu şekildedir: a) Augmented Dickey Fuller testi sonuçlarına göre değişkenlerin durağan olmadıkları, değişkenlere fark alma işlemi uygulandıktan sonra %5 seviyesinde durağanlaştıkları sonucuna ulaşılmıştır; b) Johansen eşbütünleşme testi ile değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişki araştırılmış ve değişkenler arasında %5 seviyesinde uzun dönemli ilişki bulunmuştur; c) Vektör hata düzeltme modeline göre uzun dönem dengesinden sapmanın %24'ünün bir dönem içerisinde dengeye geldiği tespit edilmiştir; d) Engle Granger Nedensellik testi sonucuna göre tarım sektöründeki enerji tüketimi büyümenin nedeni olduğu sonucuna ulaşılmıştır; e) FMOLS, CCR ve DOLS'a göre uzun dönemde sanayi sektörü enerji tüketiminde meydana gelen %1'lik artış GSYH'yi sırasıyla %0,2516, %0,2573, %0,3105 kadar ve ulaştırma sektöründe meydana gelen %1'lik artış ise GSYH'yi sırasıyla %0,4770, %0,5116, %0,6549 kadar arttırmaktadır.

Ekonomik büyümeEnerjiEnerji kaynakları+5
Eda Emeti Karagöz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Nükleer enerji sosyal kabul sorunu: Dumlupınar Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi öğrencileri üzerine ampirik bir çalışma

Yapısal eşitlik modellemesi (YEM), gizil değişkenlerin birbirleriyle ve gözlenen değişkenlerle arasındaki ilişkiyi ortaya koyan çok değişkenli istatistiksel bir yöntemdir. Faktör analizi ile çoklu regresyon analizinin birleşmesiyle meydana gelen YEM, bugün birçok disiplin tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışma, genç nesillerin nükleer enerji konusundaki farkındalıklarının ve kabul düzeylerini etkileyen faktörler arasındaki nedensel ilişkilerin yapısal bir model ile incelenmesini amaçlamaktadır. 2015-2016 eğitim öğretim yılında Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Evliya Çelebi Kampüsünde yer alan fakültelerde öğrenim görmekte olan 521 öğrenciye uygulanan anketle elde edilen veriler YEM ile analiz edilmiştir. Ankette öğrencilere; nükleer enerjiye yönelik algılanan enerji arz faydası, algılanan çevresel fayda, risk algısı, güven ve kabul gizil değişkenlerini, gözlenen değişkenler tarafından temsil ettiği düşünülen sorular yöneltilmiştir. Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde nükleer enerjinin tanımı, tarihçesi, avantajları, dezavantajları ile Türkiye'de nükleer enerji politikasının gelişimine yer verilmiştir. İkinci bölümde YEM ile ilgili genel bilgiler, varsayımlar ve kavramsal açıklamalar üzerinde durulmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise, araştırma modelinin ortaya konulması ile nükleer enerji kabulüne yönelik faktörler arasındaki ilişkiler YEM ile incelenmiştir. Modelde yer alan algılanan enerji arz faydası, algılanan çevresel fayda ve güven gizil değişkenleri kabul düzeyini pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde etkilerken, risk algısı kabul düzeyini negatif yönde etkilemiştir. Elde edilen veriler LISREL 8.21 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir.

Arz talep yönetimiDumlupınar ÜniversitesiEnerji+5
Ayşegül Yıldız
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji kaynaklarının Türkiye açısından swot analizi

Enerji, günümüzde insanoğlunun vazgeçilmez gereksinimlerinden olup yeterli düzeyde ve çevresel değerleri tehdit etmeyen enerji sağlama ve kullanma toplumların en önemli sorunudur. Dünya çapında giderek artan enerji talebinin büyük bir kısmı bir süre daha fosil yakıtlarla karşılanabilecektir. Ancak, petrol, kömür, doğalgaz gibi fosil enerji kaynaklarının rezervlerinin sınırlı oluşu ve zamanla tükenmesi tüm dünyayı yeni enerji kaynaklarının bulunmasına yöneltmiştir.Yenilenebilir enerji kaynakları, fosil yakıtların sahip olduğu arz güvenliğini tehdit etme, sera gazları salınımına sebep olarak iklim değişikliğine neden olma, dışa bağımlı olma, cari açığa neden olma gibi dezavantajlara sahip değildir. Aksine yenilenebilir enerji kaynakları doğal ve sınırsız olma, kaynak çeşitlendirilmesine katkıda bulunma, iklim değişikliğine neden olmama, dışa bağımlı olmama, istihdam meydana getirme gibi yönlerden olumlu özellikler sergilemektedir.Türkiye, önemli bir yenilenebilir enerji kaynak potansiyeline sahiptir. Bu çalışmada; Türkiye Açısından Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının SWOT Analizi yapılmakta, bu çerçevede güçlü ve zayıf yönler ile ortaya çıkması muhtemel fırsat ve tehditler belirlenmeye çalışılmaktadır.

Enerji kaynaklarıSWOT analiziYenilenebilir enerji
Hüseyin Koltukcu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin Kafkasya-Orta Asya dış politikasının enerji koridoru ve terminali olmasına etkileri

SSCB'nin dağılmasıyla beraber Güney Kafkasya ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri bağımsızlıklarını kazanmıştır. Güney Kafkasya ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nin petrol ve doğalgaz kaynaklarına sahip olması ve stratejik-jeopolitik önemi, bu bölgeyi küresel bir rekabetle karşı karşıya bırakmaktadır.Bu çalışmamızda, Kafkasya ve Orta Asya'nın petrol ve doğalgaz potansiyeli ele alınmış, enerji kaynaklarının çıkarılması ve taşınmasında devletlerin gizli-açık rekabetine, oynanan bu büyük oyunun bölgeye yansımalarına ve devletlerin enerji odaklı dış politikalarına değinilmiştir. Ayrıca, Kafkasya ve Orta Asya'nın petrol ve doğalgaz kaynaklarının taşınmasında yaşanan rekabette, Türkiye'nin stratejik ve jeopolitik konumu ele alınmıştır. Enerji koridoru ve terminali olmaya çalışan Türkiye'nin boru hatlarından sağlayacağı avantaj ve kazançlarla beraber ortaya çıkabilecek riskler belirtilmiştir.Anahtar Kelimeler: Boru Hatları, Doğalgaz, Enerji, Küresel Enerji Rekabeti, Petrol, Türkiye'nin Enerji Politikaları.

Boru hatlarıEnerjiEnerji kaynakları+7
Kadir Kürşat Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji kaynaklarının tarımda ve kırsal kalkınmada kullanımı: Kütahya Simav jeotermal seracılık örneği

Tarım, Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Enerji ise özellikle gelişen toplumlarda en büyük ihtiyaçtır. Bu çalışmada yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımından ve bunun tarım sektörünün daha verimli hale gelmesindeki öneminden çeşitli uygulamalar örnek gösterilerek bahsedilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde genel olarak yenilebilir enerji kaynakları ele alınarak Türkiye ve dünyadaki kullanım durumlarından bahsedilmiştir. İkinci bölümde yenilenebilir enerji kaynaklarından özellikle jeotermal, güneş ve biyogazın tarımda kullanımına değinilmiştir. Üçüncü bölümde yenilenebilir enerji kaynaklarının tarımda ve kırsal kalkınmada kullanımına yönelik çeşitli projeler ile Kütahya Simav'daki jeotermal seracılık uygulamaları incelenmiştir. Bu çalışmada; yenilenebilir enerji kaynakları ile Türkiye tarımının sorunlarına çözüm üretilmeye çalışılırken diğer yandan da bu tür kaynakların şimdiye kadar Türkiye'de yeterince uygulanmaması eleştiri konusu olmuştur. Üçüncü bölümde anlatılan uygulamalar ve özellikle Kütahya ilinin Simav ilçesindeki jeotermal seracılık faaliyetleriyle ülkemizin yenilenebilir enerji alanında aslında nasıl bir potansiyele sahip olduğu ortaya konulmaktadır.

Enerji kaynaklarıEnerji kullanımıGüneş enerjisi+7
Ömer Faruk Tunçbilek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilenebilen ve yenilenemeyen enerjinin iktisadi büyüme üzerindeki etkisi: 28 OECD ülkesi üzerine ampirik bir çalışma

Dünyada, 1970 enerji krizinden bu yana iktisadi büyümeye paralel olarak enerji kaynaklarının kullanımı da hızla artmıştır. Günümüzde ekonominin olmazsa olmazı haline gelen enerji kullanımı, daha çok yenilenemeyen (fosil yakıt) kaynaklardan elde edilmektedir. Fosil yakıtların çevre ve atmosferi kirletici dezavantajlarının olması, yenilenebilir (temiz) enerji kaynaklarını daha fazla tercih edilen konuma getirmiştir. Bu noktadan hareketle bu çalışmanın amacı, yenilenebilir ve yenilenemeyen enerji tüketimi ile iktisadi büyüme ilişkisini araştırmaktır. Bu amaçla 1990-2013 dönemi yıllık verileri ile 28 OECD ülkesi üzerine ampirik bir çalışma yapılmıştır. Uygulamada, Johansen Fisher ve Pedroni eş bütünleşme ve Granger nedensellik testleri kullanılmıştır. Pedroni FMOLS ve DOLS yöntemleri ile değişkenler arasında tespit edilen uzun dönem eş bütünleşme ilişkisinin katsayıları araştırılmıştır. Elde edilen bulgulardan, değişkenler arasında uzun dönemli bir eş bütünleşmenin olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca iktisadi büyüme ile yenilenemeyen enerji arasında çift yönlü, iktisadi büyümeden yenilenebilir enerjiye doğru ise tek yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. FMOLS ve DOLS testleri ile uzun dönemli katsayıları elde edilen OECD ülkelerinden bazılarının yenilenemeyen enerjiden olumsuz etkilendikleri görülmüştür. Yine bu iki testten elde edilen ülke katsayılarına göre yenilenebilir enerji kullanımının, 28 OECD ülkesinin tamamının iktisadi büyümesine katkı sağladığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yenilenebilir Enerji, Yenilenemeyen Enerji, İktisadi Büyüme, Panel Veri Analizi.

Ampirik dağılımlarBüyümeEkonomik büyüme+5
Volkan Aslan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Jeotermal enerjinin yerleşim alanlarına ekonomik etkisi

İV ÖZET Bütün dünya'da bir artış gösteren enerji gereksiniminin büyük bir kısmı bir süre daha fosil yakıtlar ve hidrolik enerji ile karşılanabileceği söylenmektedir. Fosil yakıtlar kısa bir süre sonra tükenecek ve bunların yerini yeni enerji kaynaklarının alması gerekecektir. Dünya genelinde son 30-40 yıldır yoğun bir şekilde araştırılmakta olan bu yeni enerji kaynaklarından birisi'de jeotermal enerjidir. Bu çalışmada, Simav'da mevcut jeotermal enerji kaynaklarından yararlanma olanakları araştırılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde mevcut enerji kaynakları ve bu kaynakların içerisinde jeotermal enerji tanıtılarak, jeotermal enerjinin yeri ve önemi anlatılmıştır. İkinci bölümünde, Dünya'da ve Türkiye'de jeotermal enerjinin uygulama alanları hakkında örnekler verilerek ekonomik analizi yapılmıştır. Bu çalışmanın son bölümde ise, Simav ilçesinde bulunan jeotermal kaynaklar, potansiyeli ve uygulamaları hakkında bilgi verildikten sonra çevredeki yerleşim alanlarına da jeotermal enerjinin götürülebilmesi olanakları araştırılmış olup, Muradınlar köyünde yapılmakta olan Fakülte binalarının ısı ihtiyacının fosil yakıtlarla (kömür, fuel- oil) veya jeotermal enerji ile karşılanması düşünülmüş, her ikisininde yatırım ve işletme maliyetleri hesaplanarak, ekonomik ve sosyal faydaları tartışılmıştır. Jeotermal enerji kullanımının yörede etkin bir şekilde yaygınlaşmasıyla ekonomik ve sosyal gelişmenin hızla gerçekleşebileceği sonucuna varılmıştır.

Ekonomik etkiEnerji kaynaklarıIsıtma sistemleri+2
Mehmet Demirel
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
DoctorateOpen AccessTR

Uluslararası sistemde güvenlik anlayışı ile iktisadi ilişkilerin enerji kaynakları bağlamında analizi ve Hazar bölgesi örneği

ÖZET Soğuk Savaş sonrası dönem için, güçlü devletlerin sadece askeri kuvvetleri ile her şeyi yapamayacakları, uluslararası sisteme yön veren bir etkililiğe sahip olmanın, ekonomik geleceğini garantilemekten geçtiği bir anlayışa doğru değişim yaşanmaktadır. Bu çerçevede, uluslararası düzeyde meydana gelen tüm çatışmaların kıt olan kaynakların paylaşımı mücadelesinden kaynaklandığı, kaynak kıtlığı ile ekonomik güvenliği ve dolayısıyla ülke güvenliğini eş tutan bir bakış açısı ile devletlerin, ekonomik varlıklarının ve bu varlıklara dayalı güvenlik stratejilerinin giderek daha önemli bir hale gelmekte olduğu tespit edilebilir. Çalışmanın birinci bölümünde uluslararası sistemin teorik çerçevesi araştırılırken güvenlik ağırlıkta teorik yapılanmalar incelenmekte, uluslararası ilişkiler sistemi ile ilgili kavramsal inceleme yapılırken, aynı zamanda Dünya Savaşları ve sonrasında uluslararası sistemi meydana getiren güçlerin güvenlik algılaması ile oluşan uluslararası politik teorilerin güvenlik yapılanmaları hakkında tespitler yapılmaktadır. Soğuk Savaş sonrasının güvenlik yapılanmaları analizinin yapıldığı ikinci bölüm, iki alt bölümden oluşmaktadır. Birinci alt bölümde Soğuk Savaş dönemi çözülüşünün hemen sonrası uluslararası sisteme getirdiği yeni yapılanmalar ile ilgili analizler yapılmaktadır. Bu bölümün ikinci alt bölümü ise, Körfez Savaşları ve 1 1 Eylül terörist saldırılan ile uluslararası hegemonyanın enerji kaynaklan temelinde nasıl oluşmaya çalıştığı yönünde yapılan incelemelerle ilgilidir. Çalışmanın üçüncü bölümünde, enerji kavramının iktisadi analizi gerçekleştirilirken, sanayileşme tarihi açısından enerji kaynaklan irdelenmekte ve günümüze kadarki süreç incelenmektedir. Ekonomik gelişimin enerji kaynaklan ile olan pozitif yöndeki ilişkisi, enerji rezerv-üretim-tüketim istatistikleri bölümünde verilen ayrıntı grafik ve tablolar aracılığı ile ortaya konmaya çalışılmaktadır. Nihayet dördüncü bölümde, Hazar enerji kaynaklarının mevcut potansiyeli ve dünya enerji gereksiniminin karşılanabilir düzeyleri ile birlikte karşılaştırmalı bir analiz yapılmış, Hazar'ın enerji kaynaklarının geliştirilmesinde ve tüketim bölgelerine ulaştırılmasında ortaya çıkan Hazar'ın statüsü ve boru hattı sorunları ayrıntılarıyla incelenmiştir. Hazar Denizi'ne komşu ülkelerden Hazar'ın enerji kaynaklan açısından önem taşıyan üç ülke Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan'ın enerji kaynakları ve bu kaynakların nakli sorunları ile birlikte yürütülen enerji-politik mücadele, bölge ve bölge dışı aktörlerin stratejileri ile birlikte ele alınarak incelenmiştir.

AzerbaycanEkonomik ilişkilerEnerji kaynakları+7
İsmail Hakkı İşcan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessEN

The role of fiscal incentives on renewable energy: Comparison of Turkey in international context

It is one of the most important missions of many countries today to make the highest contribution to the welfare of the country by using energy resources and natural resources in an efficient and environmentally sensitive manner. In this context, it is seen that countries are making intense efforts to create a secure future in energy by meeting their increasing energy needs without being dependent on the outside. Considering that fossil energy resources will be depleted in the coming future, it is obvious that energy causes many conflicts around the world, including international wars. The tendency towards renewable energy resources, which has gained momentum in the recent past, has become the priority of many countries around the world with the advantages of these resources relative to fossil resources at the national and global level. The fiscal incentives provided by the state to renewable energy investments have become one of the main actors of the progress made by countries in this area. In recent years, there have been significant developments in increasing renewable energy production in many countries such as Germany, the USA, Japan, Spain, China, and most of the members of the European Union. This thesis analyzes and compares the fiscal incentives of Turkey in an international context. The concept and types of renewable energy are addressed in detail with its advantages and disadvantages. The history and current situation of our country in renewable energy is examined in the axis of legal regulations, and performance. The fiscal incentives in the field of renewable energy is investigated in an international context and compared with Turkey. Finally the thesis confirms the important role of government in the renewable energy sector and discusses the results with policy implications.

Energy resourcesEnergy policiesComparative analysis+4
Emrah Berati Keskin
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilirlik bağlamında ekolojik tasarım prensiplerinin mimaride uygulanabilirliğinin irdelenmesi

Yirminci yüzyılda sanayileşmenin beraberinde getirdiği makineleşmeye bağlı olarak artan enerji ihtiyacı, toplumların yenilenmesi mümkün olmayan fosil yakıtlara yönelmesi sonucunu doğurmuştur. Günümüzde yenilenemeyen enerji kaynaklarının tükenmesi olgusu, bu kaynakların aşırı kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan çevre sorunları ve ekonomik olumsuzluklar, kullanılan enerjinin büyük bir bölümünü tüketen binalarda yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılmasını gerekli kılmaktadır.Binaların doğal çevreye getirdiği yükün azaltılabilmesi, mimarların çevreye duyarlı yapılar tasarlama sorumluluğunun artmasıyla gerçekleşir. Yenilenebilir kaynak potansiyeli açısından zengin olan ülkemizde, binalarda tükenmeyen enerji kaynaklarını etkin kullanma tekniklerinin kullanıcılar tarafından da öğrenilmesi ve yaygınlaşması gerekmektedir. Böylece çevreye ve ekonomiye verilecek zarar en aza indirilebilir ve doğal kaynaklardan gelecek nesillerin de yararlanabilmesi sağlanır.Ekolojik döngünün devamlılığının sağlanması, canlı yaşamı için hayati önem taşımaktadır. Enerji kullanımından doğan çevre sorunları, ekolojik döngüyü ve dolayısıyla canlı yaşamını tehdit etmektedir. Enerji tüketimindeki payı nedeniyle binaların tasarım ve yapım aşamasında görev alan meslek gruplarının, gerek kentsel ölçekte gerekse bina ölçeğinde çevreye duyarlı, enerjinin etkin kullanıldığı, sürdürülebilir yaşama birimleri ve alanları tasarlaması gerekmektedir. Bununla birlikte mevcut yapıların yapılacak çeşitli müdahaleler ile toplum yararına yeniden ve enerji etkin yapılar halinde kullanılmaları sağlanmalıdır.

EkolojiEkolojik mimariEnerji kaynakları+7
Banu Güvenç
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de alternatif enerji kaynaklarının ekonomik açıdan irdelenmesi

Geçmişten bugüne dünyanın en önemli konularından biri olan enerji kaynakları 1970'li yıllarda yaşanan petrol krizleri ile daha belirgin hale gelmiştir. Bu zamana kadar sınırsızmış gibi kullanılan enerji kaynaklarının bir gün bitebileceğinin anlaşılması küresel ölçekte enerji kaynaklarına sahip olma yarışını başlatmış ve günümüzde Orta Doğu'da yanan ateşin nedenlerinden biridir. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de kömür ve düşük miktarlarda üretimi yapılan petrol ve doğal gaz gibi fosil kaynakların ömürleri azalmaktadır. 2013 yılında Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılık oranının %73'lere ulaşması, enerji kullanımına bağlı olarak CO2 salım değerlerinin artmaya devam etmesi ve enerji fiyatlarında artışların yaşanması gibi nedenler alternatif enerji kaynaklarını gündeme getirmektedir. Enerji arz güvenliğini sağlayabilmek, ülkesel ve bireysel bazda enerji harcamalarını azaltabilmek ve enerji kullanımından kaynaklanan çevresel sorunlara çözümler üretebilmek için alternatif enerji kaynaklarının kullanımı oldukça önemlidir. Bu çalışmada alternatif enerji kaynakları PESTLE Analiz yöntemi ile incelenmiştir. Analiz sonucunda Türkiye'de alternatif kaynakların üretiminde fosil kaynakların neden olduğu çevresel olumsuzlukların azaltılabileceği ancak bu kaynaklardan daha fazla kullanımı sağlayacak teknolojik ve hukuksal yapının yeterli olmadığı ortaya çıkmaktadır. Ekonomik açıdan alternatif enerji kaynaklarının kullanılması dış ticaret açığını azaltıcı bir etkide bulunacaktır ancak kullanılacak olan alternatif kaynakların tamamının maliyetini karşılamak kısa vadede oldukça zordur.Sonuç olarak Türkiye'nin enerji sorununa çözüm olabilecek düzeyde alternatif kaynaklara sahip olması bu kaynakların değerlendirilmelerini gerektirmektedir. Türkiye'nin dış ticaret açığının yarısına yakınını enerji ve türev ürünlerin oluşturması bu gerekliliği destekler niteliktedir.

Alternatif enerjiAlternatif enerji kaynaklarıEkonomi+2
Kezban Ayran
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel ve yenilenebilir enerji kaynaklarının ekonomik açıdan incelenmesi: OECD ülkeleri örneği

Enerji tüketimine bağlı olarak fosil yakıtların gelecekte tükenecek olması, nükleer enerji gibi yenilenebilir olmayan kaynakların bilinçsizce kullanılması ile çevreye ve atmosfere zarar verilmesi sonucunda insanlar yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları üzerinde daha fazla durmaya başlamışlardır. Yaşanabilir bir dünya ve sürdürülebilir bir çevre için, enerji temininin çevreye en az zarar veren kaynaklardan karşılanması kaçınılamaz hale gelmiştir. Bu çalışma ile OECD üyesi bazı ülkelerin (ABD, Almanya, Avusturya, Danimarka, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, Japonya, Kanada, Türkiye) sahip olduğu enerji kaynaklarının dağılımı, mevcut durumları incelenmiş, gelecekteki durumları hakkında öngörüde bulunulmuştur. OECD üyesi ülkelerin geleneksel ve yenilenebilir enerji kaynakları tüketimi panel eş bütünleşme analizi yöntemi ile GSYİH (Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla) üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Çalışmada kullanılan veriler 1982-2011 dönemini kapsamaktadır. Yapılan ekonometrik çalışma sonucunda bağımlı değişken GSYİH ile bağımsız değişkenler yenilenemez ve yenilenebilir enerji tüketimlerinin GSYİH üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır.

Ekonomik etkiEnerjiEnerji kaynakları+2
Fatih Eroğlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Soğuk savaş sonrası enerji güvenliği bağlamında İran dış politikası

Enerji güvenliği, tüketici ülkelerin, makul fiyatlardan, farklı kaynaklardan ve sürdürülebilir bir şekilde arz güvenliklerinin sağlanması olarak tanımlanmaktadır. Jeopolitik istikrarsızlıklar, doğal afetler, terörizm veya yatırım eksikliği gibi nedenler bir ülkenin enerji güvenliği boyutunda sorun yaşamasına neden olabilmektedir. Bu nedenle, devletler enerji arz güvenliklerini sağlamak için farklı stratejiler geliştirmektedirler. Enerji güvenliği, özellikle hidrokarbon kaynakları bakımından zengin olan Ortadoğu için oldukça önemli bir kavram olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, Ortadoğu'nun en önemli ülkelerinden biri olan İran'ın Soğuk Savaş sonrası dış politikası enerji güvenliği bağlamında ele alınacaktır. Soğuk Savaş'ın bitmesiyle iki kutuplu sistemin sona ermesi, Humeyni'nin vefatı ve ABD'nin Irak müdahalesi gibi küresel etkileri olan olayların meydana gelmesi, İran dış politikasında önemli değişikliklere neden olmuştur. İran'ın coğrafi konumu ve zengin yeraltı kaynakları, bu olaylardan sonra enerji güvenliğinin dış politikada daha önemli bir faktör olarak yer almasına neden olmuştur. Özellikle İran'ın nükleer enerji çalışmaları, uluslararası gündemi ve İran dış politikasını meşgul eden en önemli konulardan biri olmuştur. Soğuk Savaş sonrası şekillenen yeni uluslararası sistemde enerji güvenliği, İran dış politikası açısından her geçen gün daha fazla önem kazanan bir parametre haline gelmiştir. Enerji güvenliğinin, İran'ın dış politikası açısından stratejik önemini koruyacağı tahmin edilmektedir.

Enerji ekonomisiEnerji güvenliğiEnerji kaynakları+7
Alican Ekren
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye-Avrupa Birliği enerji üretim ve tüketiminin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi

Bu tez çalışmasında, Avrupa Birliği'nin oluşumundan kısaca bahsedilerek, üye beş büyük ülkesi ve Avrupa Birliği için enerji koridoru kimliği ile önem taşıyan Türkiye hakkında kısa bilgiler verilmiş, dünya enerji görünümünden bahsedilmiştir. Avrupa Birliği'nin ve Türkiye'nin siyasal sistemlerinde enerjinin etkisini gösteren politikaları, mevcut stratejileri değerlendirilmiş, sahip oldukları enerji kaynaklarının üzerinde durulmuştur. 27 üyeli Avrupa Birliği'nin, beş büyük üyesinin ve Türkiye'nin enerji üretim, tüketim, projeksiyonları belirtilmiş, talep ve tüketimleri doğrultusunda enerji durumları karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.

EnerjiEnerji kaynakları
Özge Avcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji ve ekonomik büyüme ilişkisi: Panel GMM analizi

Enerji, insanların yaşamını sürdürmede temel ihtiyaçlardan biri haline gelmiştir. Özellikle teknolojik gelişmelerdeki artış enerjiye duyulan ihtiyacı her geçen gün artırmıştır. İhtiyaçlardaki bu artış doğada var olan enerji rezervlerini hızla azaltmıştır. Hızla artan nüfus, gelişen teknoloji, giderek daha da çok büyüyen sanayileşme ve şehirleşme enerjiye olan talebi ve önemi giderek artırmıştır. Ancak mevcut kaynakların bu artışa cevap verememesi yeni kaynak arayışına sebep olmuş, çözüm olarak da yenilenebilir enerji kaynakları gündeme gelmiştir. Enerjiye duyulan ihtiyacın artması ve teknolojiyle olan sıkı ilişkisi enerjiyi, büyümenin ana dinamiği haline getirmiştir. Bu çalışmada, yenilebilir enerji kaynaklarının dünya üzerindeki önemi ve Türkiye'nin de üyesi olduğu OECD ülkeleri için büyümede yenilenebilir enerji kaynaklarının yeri uygulamalı olarak incelenecektir. Çalışmada seçilen 15 OECD üyesi ülkenin 2000- 2017 yılları arası verileri panel GMM tahmincisiyle test edilmiş olup uzun vadede bu iki değişken arasındaki ilişkinin anlamlı ve pozitif olduğu sonucuna varılmıştır.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiEnerji kaynakları+4
Saime Uğurluoğlu
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin farklı bölgelerindeki küçük ölçekli yerleşim yerlerinin enerji ihtiyacını karşılamaya yönelik optimize edilerek tasarlanmış hibrit yenilenebilir enerji kaynağı sistemlerinin teknik, ekonomik ve çevresel yönden kıyaslanması

Hibrit enerji sistemleri üzerine yapılan bu çalışmada seçilen pilot bölgelerde (Yozgat-Karaman-Sinop şehirleri) bulunan 50 haneli yerleşim yerlerinin şebekeden bağımsız olarak 25 yıllık elektrik ihtiyacını gidermek amacıyla farklı tasarımlarda simülasyonlar yapılarak hibrit enerji sistemlerinin ekonomik, teknik ve çevresel analizleri yapılmıştır. Ortalama olarak 50 hanenin elektrik tüketimi evlerde sık kullanılan cihazların kullanım süreleri ve etiket değerlerinden faydalanılarak hesaplanmıştır. Bu elektrik ihtiyacının karşılanması amacıyla kurulması tasarlanan hibrit enerji sistemlerinin tasarımında ve optimizasyonunda HOMER (Hybrid Optimization Model for Electric Renewable) programından yararlanılmıştır. Yapılan bu çalışmalar neticesinde farklı opsiyonları bulunan sistem önermelerini program çıkartmıştır. Bu önermelerden maliyet, bölgenin enerji potansiyeli, yatırımcı tercihi gibi faktörler göz önünde bulundurularak seçim yapılabilecektir. İlk yatırım bedelinin güncel elektrik fiyatları ve gerçekleşmesi muhtemel enflasyon oranlarına bağlı olarak 11. Yılda amorti ettiği görülmekte ve CO₂ salınımının engellenmesi konusunda büyük katkı sağlayacağı öngörülmektedir. Böylece binlerce ağaç kurtarılmış olacaktır. Bu çalışma yenilenebilir enerji kaynakları alanında ülkemizin büyük bir potansiyelinin olduğunu ve bu potansiyelin hibrit enerji sistemleri ile daha verimli bir şekilde kullanılabileceğini göstermiştir. Aynı zamanda hibrit enerji sistemlerini ülkemizde ve dünyada yaygınlaştırılmasının önemli olduğunu göstermiştir.

BenchmarkingEnerji kaynaklarıHibrit enerji+1
Mesut Tokmak
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir ekonomik büyüme bağlamında yenilenebilir enerji kaynakları: Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye örneği üzerine bir değerlendirme

Enerji, hayatın vazgeçilmez unsurlarından birisidir. İnsanlık, tarih boyunca her zaman enerjiye bağımlı olmuş, hatta yerleşim alanlarını dahi enerji kaynaklarına yakın bölgelere kurmuşlardır. Ancak, günümüzde yüzyıllardır süregelen ve insanlığın kullanımına sunulan enerji kaynakları, gerek bilinçsiz kullanım ve gerekse de hızla artan dünya nüfusu nedeniyle talebi karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Bu bağlamda, yenilenebilir enerji kaynakları önem kazanmaktadır. Geleneksel enerji kaynaklarından yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelim, hem çevresel etki bağlamında tercih edilmekte hem de ülkelerin ekonomik büyüme performanslarının sürdürülebilirliğini sağlamaktadır. Fosil kaynaklarda dışa bağımlı olan ülkeler muhtemel fiyat artışları durumunda yüksek enflasyon baskısı altında kalmakta ve bu da, ekonomik istikrarı bozmaktadır. Bu tezde, yenilenebilir enerji kaynakları kullanımının ekonomik büyümenin sürdürülebilirliğine katkısı Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye ekseninde ele alınmaktadır.

Avrupa BirliğiEkonomik büyümeEnerji kaynakları+5
Aslı Şentürk
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Enerji tüketimi ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki: Panel veri analizi

Bu tez, OECD ve OECD dışı ülkelerde beş farklı enerji kaynağın (doğalgaz, elektrik, petrol, yenilenebilir enerji ve toplam enerji) ekonomik büyüme ile ilişkisini araştırmaktadır. Bu amaçla, ilk olarak serilerin ve panelin yatay kesit bağımlılığı sınanmıştır. Elde edilen bulgularda hem serilerde hem de panelde yatay kesit bağımlılığı söz konusudur. Bu nedenle seçilecek birim kök ve eşbütünleşme testinin ikinci nesil testlerden olması gerekmektedir. Bu bağlamda Pesaran CIPS (2007) testi yardımıyla serilerin durağanlıkları incelenmiştir. Serilerin I(1) düzeyinde durağan olduğu belirlendikten sonra eşbütünleşme denklemlerindeki eğim katsayılarının homojenliği Pesaran ve Yamagata (2008) tarafından geliştirilen delta testi yardımıyla belirlenmiştir. Westerlund (2008) Durbin-H eşbütünleşme testi yardımıyla beş model için uzun dönemli ilişki incelenmiştir. Eşbütünleşme ilişkisi bulunduktan sonra uzun dönem eşbütünleşme katsayılarının tahmini Common Correlated Effect (CCE) ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular enerji tüketimi ile ekonomik büyüme arasında eşbütünleşme ilişkisinin olduğu yönündedir. Kullanılan tüm modellerde esneklik katsayısı pozitif ve istatistiki olarak anlamlıdır. Bu durum hem beklentilerimizle hemde literatürle uyuşmaktadır.

Ekonomik büyümeEnerjiEnerji kaynakları+4
Tuncer Gövdeli
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

An analysis of the energy resources in the Eastern Mediterranean as a game changer in the region

The world countries experience a new practice with the globalization process. Growing trade volume and the number of population and decreasing natural resources increase the importance of fossil energy resources. The unequal distribution of fossil energy resources, as one of the most important inputs of economic and daily life, deepens its geostrategic dimension. In this context, oil and natural gas reserve discoveries in the Eastern Mediterranean and especially around the island of Cyprus are closely related to the energy supply security of the countries neighboring the Mediterranean. The aim of this study is to discuss the importance of newly discovered energy reserves in the Eastern Mediterranean region, which can already be likened to a multivariate equation. The study focuses on the role of energy resources in the Eastern Mediterranean as a game-changing factor in the region, which contains many problems, crises and cooperation opportunities.

Natural gasEast MediterraneanEnergy+4
Öykün Berk Sever
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye için birincil enerji kaynaklarının büyüme üzerine etkileri

Büyüme ve enerji tüketimi ilişkisi İktisat ve Ekonometri alanlarında birçok araştırmaya konu olmuştur. Bu konuda yapılan araştırmaların kökeni 1970'li yıllara kadar uzanmaktadır. Halen güncelliğini korumakta olan bu çalışma alanı ile ilgili son yıllarda ülkemizde de farklı yöntemler izlenerek araştırmalar yapılmaktadır. Geçmiş yıllarda daha çok toplam enerji tüketimi veri alınırken günümüzde elektrik ve yenilenebilir enerji tüketimi ile enerji kaynağı bazında büyüme ilişkisi ele alınmaya başlamıştır. Bu çalışmada Türkiye'nin birincil enerji kaynaklarından petrol, doğal gaz ve kömür tüketimi ile büyüme ilişkisi ele alınmış olup bu yönüyle özgün bir çalışma olması umulmaktadır. Araştırmada 1990-2016 dönemi verileri kullanılarak ekonometrik analizler gerçekleştirilmiştir. VAR, eşbütünleşme analizi ve diğer ekonometrik yöntemler kullanılarak petrol, doğal gaz ve kömür tüketiminin büyümeyi etkileyip etkilemediği incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde büyümeye, enerji kavramına ve enerji tüketimi ile büyüme arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde kullanılan yöntemler teorik olarak açıklanıp, dördüncü bölümde uygulama sonuçları paylaşılmıştır. Bulgularımız Türkiye'de petrol, doğal gaz ve kömür tüketimi ile büyüme arasında uzun dönemde eşbütünleşik bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Eşbütünleşik ilişki olmasına rağmen değişkenler arasında nedensellik yoktur. Kısa dönemde de Hata Düzeltme Mekanizması petrol ve kömür tüketimi için çalışmaktadır. Anahtar kelimeler: Büyüme, birincil enerji kaynakları, petrol, doğal gaz, kömür

BüyümeDoğal gazEkonomik büyüme+7
Hüseyin Ataş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yenilenebilir enerjiye yönelik vergisel teşvikler

Enerji, eski çağlardan günümüze kadar insan hayatında her zaman önemli bir ihtiyaç olmuştur. Uzun dönemler boyunca enerji için kullanılan fosil yakıtların tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kalınması ve sebep olduğu çevresel sorunlar günümüzde bu kaynakların yerini yenilenebilir enerji kaynaklarına bırakmasına neden olmuştur. Bu bağlamda pek çok devlet yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiştir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı için yeni teknolojilere ihtiyaç duyulması ve bu kaynaklara yönelik kurulum maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle ülkelerin sunduğu destekleme politikalarının önemi gün geçtikçe artmaktadır. Bu bağlamda devletler tarafından yenilenebilir enerjiyi yaygınlaştırmak ve yüksek kurulum maliyetlerini düşürmek için kullanılan çeşitli vergisel teşvik mekanizmaları bulunmaktadır. Yenilenebilir enerji konusunda öncü dünya ülkelerinde, üretim ve yatırım gibi pek çok alanda farklı vergi teşvikleri ve politikaları uygulanırken, Türkiye'de bu alana özgü teşviklerin oldukça sınırlı kaldığı gözlemlenmiştir. Buradan hareketle, çalışmada Türkiye'deki yenilenebilir enerjiye yönelik vergisel teşviklerin kapsamlı şekilde değerlendirilmesi, bu teşviklerin dünyadaki uygulamalar ile karşılaştırılması, mevcut eksikliklerin ve sorunların tespit edilerek çözüm önerilerinin sunulması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Enerji, enerji politikaları, yenilenebilir enerji kaynakları, vergi teşvikleri, Türkiye'de yenilenebilir enerjiye yönelik vergi teşvikleri

EnerjiEnerji kaynaklarıTeşvikler+3
Büşra Yılmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji ve Türkiye'de güneş enerjisi

Enerji, ekonomik gelişmişliğin ve sosyal refahın önemli göstergelerinden biridir. Günümüz toplumlarında önemli bir yere sahip olan enerji, ülkenin ekonomik büyümesinin hızlanması ile birlikte enerji tüketiminin de arttığı görülmektedir. Petrol krizlerinden sonra enerji arz güvenliği sorunu ortaya çıkmış ve yeni, güvenilir, ucuz, kaliteli enerji kaynaklarının arayışı başlamıştır. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler açısından yenilenebilir enerji kaynakların potansiyeli önem arz etmektedir. Bu çalışmada enerji politikaları açıklanmış ve yenilenebilen enerji kaynaklarının tercihindeki nedenler ile nasıl oluştukları ele alınmıştır. Dünya'da enerji üretim ve tüketim düzeyleri incelenmiş ve güneş enerjisi yatırımlarına değinilmiştir. Aynı şekilde ülkemizin enerji durumu, yenilenebilir enerji kaynakları incelenmiştir. Türkiye rüzgar, hidroelektrik, güneş, jeotermal, biyokütle gibi yenilenebilir enerji potansiyeline sahiptir. Özellikle yenilenebilen enerji kaynakları arasında, ülkemizin konumundan dolayı oldukça yüksek oranlarda faydalanılan güneş enerjisi çalışmada konu alınmıştır. Türkiye'nin yenilenebilir enerji zenginliği arasından çalışmaya konu olan Güneş Enerjisi hem çevreye dost olması hem kolay bulunabilirliği açısından önemli enerji kaynakları arasındadır. Güneş enerjisinin kullanım alanları detayları ile incelenmiştir.

Enerji kaynaklarıGüneşGüneş enerjisi+3
Elif Cihan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects