Psychological counseling

132 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

10. sınıf öğrencilerinin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı 10. sınıf öğrencilerinin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinden yararlanma düzeylerini incelemektir. Araştırma evrenini Siirt il merkezinde öğrenim gören 10. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem, 2019 yılında, Siirt il merkezinde beş farklı lise türünde öğrenim gören 896 ortaöğretim 10. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada öğrencilere "Kişisel Bilgi Formu" ve araştırmada veri toplama aracı olarak Oran (2013) tarafından geliştirilen "Öğrenci Anketi" uygulanmıştır. Öğrencilerin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin ölçek alt boyutlarına vermiş oldukları yanıtlara göre incelendiği çalışmada elde edilen sonuçlara göre, öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri alt boyutlarının tümünde orta düzey katılım gösterdiği görülmüştür. Ayrıca, öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmet alanları alt boyutlarından en yüksek katılım gösterdiği yararlanma boyutunun "Danışmana güven duyma" alt boyutu olduğu görülmektedir. En düşük katılım gösterilen alt boyutun ise "İhtiyaç olarak görme" alt boyutu olduğu bulunmuştur. 10. sınıf öğrencilerinin demografik değişkenlerine göre okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin farklılıklarına ilişkin sonuçlara göre, daha önce okul rehberlik servisinden yararlanma durumu bakımından tüm alt boyutlarda farklılığın anlamlı olduğu görülmüştür. Ayrıca, not ortalaması ve anne eğitim düzeyi bakımından okul rehberlik servisinden yararlanma alt boyutlarının farklılığının anlamlı olduğu bulunmuştur. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, Siirt il merkezindeki 10. sınıf öğrencilerinin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerine ilişkin güncel durum hakkında bilgi edinilmiştir. Sonuçların sonraki araştırmalara ve okul rehberlik servisine yönelik düzenlemelere yönelik katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Okul Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Ortaöğretim, Öğrenci Kişilik Hizmetleri, Rehberlik Hizmetleri.

Eğitim kurumlarıEğitim psikolojisiOrtaokul öğrencileri+5
Mesut Yılmaz
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin kapsayıcı liderlik davranışları ile rehber öğretmen/psikolojik danışmanların örgütsel mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, Siirt ve Batman illerindeki devlet okullarında görevli rehber öğretmen/psikolojik danışman algılarına göre okul yöneticilerinin kapsayıcı liderlik davranışları ile rehber öğretmen/psikolojik danışmanların örgütsel mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Siirt (220) ve Batman (446) illerinde görev yapan toplam 666 rehber öğretmen/psikolojik danışmanoluşturmaktadır. Örneklemi ise basit seçkisiz random yöntemiyle seçilen Siirt ve Batmanil ve ilçelerinde bulunan 33 okul öncesi, 90 ilkokul, 146 ortaokul ve 153 lise eğitim kurumlarında görev yapan 422 rehber öğretmen/psikolojik danışmandan meydana gelmektedir.Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Kapsayıcı Liderlik Ölçeği" ve "Örgütsel Mutluluk Ölçeği" kullanılmıştır.Araştırmanın analizlerinde SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada betimsel istatistik, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA testi, Tukey testi, Pearson korelâsyon analizi ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır.Rehber öğretmen/psikolojik danışmanların algılarına göre okul yöneticilerinin kapsayıcı liderlik davranışlarının "sıklıkla" düzeyde olduğu saptanmıştır. Araştırma sonucunda, rehber öğretmen/psikolojik danışmanların örgütsel mutluluk algılarının ise benzer şekilde "yüksek düzeyde'' olduğu tespit edilmiştir. Araştırma bulguları, okul yöneticilerinkapsayıcı liderlik davranışları ile rehber öğretmen/psikolojik danışmanların örgütsel mutluluk algıları arasında pozitif yönde ve yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Yapılan regresyon analizi sonucunda ise okul yöneticilerinkapsayıcı liderlik davranışlarının rehber öğretmen/psikolojik danışmanların örgütsel mutluluğunu yordadığı görülmüştür. Genel olarak okul yöneticilerinin kapsayıcı liderlik davranışları öğretmenlerin örgütsel mutluluk düzeylerine ait varyansın %37'sini açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Kapsayıcı liderlikLiderlikLiderlik modelleri+6
Orhan Şahin
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik danışmanların alet çantasını geliştirmek: Sözsüz Davranış Eğitimi Programı (SÖDEP)

Sözsüz davranışları okumak ruh sağlığı çalışanları için önemlidir. Danışanların hislerini ve niyetlerini anlamalarına katkı sağlar. Bu tezin temel amacı bir ruh sağlığı çalışanı olan psikolojik danışmanların sözsüz davranışları anlama ve yorumlama becerilerine katkı sağlayabilmek için bir eğitim programı geliştirmek ve programın etkililiğini değerlendirmektir. Karma yönteme göre tasarlanan tezin deneysel boyutunda ön-test son-test kontrol gruplu tam deneysel desen (2x2'lik faktöriyel desen) uygulanmıştır. Deneysel boyut tamamlanmasını takiben, durum çalışması deseni kullanılarak katılımcıların Sözsüz Davranış Eğitimi Programı (SÖDEP) hakkındaki görüşleri alınmıştır. Deneysel çalışmanın katılımcılarını 46 psikolojik danışman oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında kişisel bilgi formu, JACFEE, Kısa Süreli İfadeleri Tanıma Testi, Sözsüz Davranış Bilgi Düzeyi Değerlendirme Testi ve yarı-yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır. Bulgular deney ve kontrol gruplarındaki psikolojik danışmanların JACFEE puan ortalamaları (F(1,44) = 18,804, p<.001, η2 = .30), Kısa Süreli İfadeleri Tanıma Testi (F(1,44) = 16,780, p<.001, η2 = .28) ve Sözsüz Davranış Bilgi Düzeyi Değerlendirme Testi (F(1,44) = 9,381, p<.01, η2 = .18) ön-test ve son-test puan ortalamaları arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark olduğunu göstermektedir. İki ay sonra yapılan izleme testi sonuçları da ölçme araçlarından alınan puanların son-testten alınan puanlardan anlamlı bir fark olmadığını ortaya koymaktadır. Araştırmanın nitel boyutu için yapılan içerik analizi sonucunda katılımcıların SÖDEP hakkındaki görüşleri dört temada toplanmıştır: SÖDEP'in özellikleri, davranış analizine katkısı, bireysel farkındalığa katkısı ve öneriler. Sonuç olarak, SÖDEP'in psikolojik danışmanların danışanlarla kurduğu iletişiminin güçlenmesine, danışanları tanımaya ve onların sorunlarını anlamaya katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

DuyguPsikolojik danışmaPsikolojik danışmanlık+2
Ahmet Metin
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yüz yüze ve çevrim içi psikolojik danışmaya yönelik tutum ile kişilik özellikleri ve kendini damgalama ilişkisi

Bu araştırmada, kişilik özelliklerinin ve kendini damgalamanın yüz yüze ve çevrim içi psikolojik danışma tutumunu nasıl yordadığı incelenmiştir. Araştırmanın katılımcı grubu, 500 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Veri toplama sürecinde Online ve Yüz Yüze Danışmaya Yönelik Tutum Ölçeği, Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi, Psikolojik Yardım Aramada Kendini Damgalama Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin kişilik özelliklerine göre deneyime açıklık ve yumuşak başlılık boyutlarının çevrim içi psikolojik danışmaya olan değerlerini pozitif yönde yordamaktadır. Duygusal dengesizlik boyutu ise çevrim içi psikolojik danışmadan duyulan rahatsızlığı pozitif yönde, sorumluluk ise çevrim içi psikolojik danışmadan duyulan rahatsızlığı negatif yönde yordamaktadır. Ayrıca, duygusal dengesizlik, deneyime açıklık ve yumuşak başlılık boyutlarının yüz yüze psikolojik danışmaya olan değeri pozitif yönde yordadığı, duygusal dengesizliğin ise yüz yüze psikolojik danışmadan duyulan rahatsızlığı pozitif yönde yordadığı görülmüştür. Kendini damgalama puanları ise yüz yüze ve çevrim içi psikolojik danışmaya olan değeri negatif yönde yordarken, aynı şekilde yüz yüze ve çevrim içi psikolojik danışmadan duyulan rahatsızlığı pozitif yönde yordamaktadır. Cinsiyetle ilgili olarak, kadınların yüz yüze ve çevrim içi psikolojik danışmaya verdikleri değer puanlarının, erkeklerin ise yüz yüze ve çevrim içi psikolojik danışmadan duydukları rahatsızlık puanlarının anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, daha önce psikolojik danışma alma durumu da yüz yüze ve çevrim içi psikolojik danışmadan duyulan rahatsızlık ve yüz yüze psikolojik danışmaya olan değeri açısından anlamlı farklar göstermektedir. Sonuçlar, literatür ışığında tartışılmış ve araştırmacılara ve alandaki çalışanlara öneriler sunulmuştur.

Kendini damgalamaKişilikKişilik özellikleri+7
İdil Çatalağaç
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Aktif olarak danışan gören ruh sağlığı çalışanlarının psikolojik iyi oluşlarının yordayıcıları olarak duyguları ifade etme ve psikolojik danışma öz yeterliği

Bu araştırmanın amacı, aktif olarak danışan gören ruh sağlığı çalışanlarının duygularını ifade etmelerinin ve psikolojik danışma öz yeterliklerinin, psikolojik iyi oluşlarına etkisini araştırmaktır. Araştırmanın katılımcılarını aktif olarak danışan gören 234 kadın 68 erkek ruh sağlığı çalışanı erkek olmak üzere toplam 302 kişi oluşturmaktadır. Katılımcılara veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, Duyguları İfade Ölçeği ve Psikolojik Danışma Öz Yeterlik Ölçeği uygulanmıştır. Yordayıcı etkileri analiz etmek amacıyla hiyerarşik regresyon analizi yapılmıştır. Bunun yanı sıra psikolojik iyi oluş ile belirlenen sosyodemografik değişkenler arasında anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testleri uygulanmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni olan psikolojik iyi oluş ve bağımsız değişkenleri olan duyguları ifade etme ve psikolojik danışma öz yeterlik değişkenleri arasındaki ilişkinin incelenmesi için Spearman Sıra Korelasyon analizi yapılmıştır ve betimsel istatistik tekniklerinden de faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda psikolojik danışma öz yeterlik ve duyguları ifade etme değişkenlerinin psikolojik iyi oluşun anlamlı yordayıcıları olduğu bulunmuştur. Duyguları ifade etme ve psikolojik danışma öz yeterlik değişkenlerinin birlikte toplam varyansın %31'ini açıkladığı görülmüştür. Yaş, çalışma süresi, aylık gelir, medeni durum değişkenlerine göre psikolojik iyi oluş puan ortalamalarının anlamlı olarak farklılaştığı fakat eğitim durumu ve cinsiyet değişkenlerine göre ise anlamlı şekilde farklılaşmadığı bulunmuştur. Araştırma sonuçları, ilgili literatür paralelinde tartışılmış ve yapılacak olan araştırmalara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Psikolojik iyi oluş, duyguları ifade etme, psikolojik danışma öz yeterliği

Duyguları ifade etmeMesleki yeterlilikPsikologlar+7
Özgün Özgönül
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışmanlık merkezine başvuran kadınların çocukluk çağı travmaları, yetişkinlik bağlanma biçimi ve aleksitimi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Yapılan araştırmanın temel amacı çocukluk çağı travmaları, yetişkinlik dönemindeki bağlanma biçimleri ve aleksitimi arasındaki ilişkinin incelenmesi ve kliniğe başvuran kadınların demografik özelliklerine göre çocukluk çağı travmaları, yetişkinlik dönemindeki bağlanma biçimleri ve aleksitimi düzeylerinin farklılık gösterip göstermediklerinin belirlenmesidir. Araştırmanın örneklemi Psikolojik Danışmanlık Merkezinde kliniğe başvuran 114 kadından oluşmaktadır. Araştırmanın verilerini incelemek için; Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği (CTQ); Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri-II (YİYE-II); Toronto Aleksitimi Ölçeği - TAÖ-20 (Toronto Alexithymia Scale (TAS-20); ve Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmanın analizinde IBM SPSS 23 programı kullanılmıştır. Değişkenler arasında ilişki olup olmadığını belirlemek amacıyla korelasyon analizi yapılmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerine göre çocukluk çağı travmaları, yetişkinlik dönemindeki bağlanma biçimleri ve aleksitimi düzeylerinin farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla iki kategorili değişkenler için bağımsız örneklem t testi ve üç ve daha fazla kategorili değişkenler için tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Buna göre kliniğe başvuran kadınların çocukluk çağı travmaları, yetişkinlik dönemindeki bağlanma biçimleri ve aleksitimi düzeyleri arasında istatistiksel olarak pozitif yönlü anlamlı ilişkiler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çocukluk çağı travmaları, yetişkinlik dönemindeki bağlanma biçimleri ve aleksitimi ölçeklerinin alt boyutlarının da kendi aralarında ilişkisi olduğu görülmektedir. Kliniğe başvuran kadınların çocukluk çağı travmaları, yetişkinlik dönemindeki bağlanma biçimleri ve aleksitimi düzeyleri önceden almış oldukları psikiyatrik tanılarına göre farklılık göstermektedir. Kadınların yetişkinlik dönemindeki bağlanma biçimlerinin eğitim durumlarına göre farklılık gösterdiği sonucu elde edilmiştir. Bununla birlikte aleksitimi düzeylerinde de çalışma durumlarına göre farklılık olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çocukluk çağı travmaları, Yetişkin bağlanma biçimi, Aleksitimi

AleksitimiDanışmanlıkDanışmanlık hizmetleri+7
Duhan Günay Kök
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Aile danışmanlarının danışmanlık süreçleri, becerileri, karşılaştıkları sorunlar ve öz-yeterlilik düzeylerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı aile danışmanlığı sertifikasına sahip olan aile danışmanlarının, danışmanlık süreçleri, sahip oldukları beceriler, karşılaştıkları sorunlar ve öz-yeterlilik düzeylerinin belirlenmesidir. Araştırma nicel araştırma tekniklerinden olan genel tarama modeliyle yapılmış betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın örneklemini AÇSHB'nin belirlediği 2012 yılında yürürlüğe giren Gerçek Kişiler Ve Özel Hukuk Tüzel Kişileri İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliği'ne uygun olarak aile danışmanlığı sertifikasına sahip, özel aile danışmanlık merkezleri ve özel psikolojik danışma merkezlerinde çalışan 257 aile danışmanı oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından oluşturulan anket formu ve Johnson, Baker, Kopala, Kiselica ve Thompson (1989) tarafından geliştirilen ve araştırmacı tarafından Türkçeye uyarlanan "Danışman Öz Yeterlilik Ölçeği (DÖYÖ) aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS v25.0 programı, IBM AMOS ve R programlama dili kullanılarak yapılmıştır. Araştırmada ölçek uyarlama çalışması yapıldığı için öncelikle dil geçerliliği incelenmiştir. Ölçeğin geçerlilik ve güvenirlik analizi yapıldıktan sonra anket ve ölçeğe ilişkin verilerin çözümlenmesinde frekans, ki-kare testleri, Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis testleri yapılmıştır. Araştırmada aile danışmanlarının çoğunluğunun kadınlardan oluştuğu ve 40 yaşından küçük olduğu saptanmıştır. Katılımcıların büyük bir çoğunluğunun aile danışmanlığı sertifika eğitimi dışında başka bir eğitim aldığı ve en çok aldıkları eğitimin cinsel terapi olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan aile danışmanları danışmanlık süreçlerinde çoğunlukla çözüm odaklı aile danışmanlığı kuramını kullandıklarını, kendilerini en yetkin hissettikleri konunun iletişim olduğunu ve ailelerin kendilerine en çok iletişim konusunda başvurduğunu belirtmişlerdir. Araştırma sonuçlarına göre aile danışmanları yüksek öz yeterlilik düzeyine sahiptir. Daha uzun süre aile danışmanlığı yapanların, aile danışmanlığı eğitimi dışında başka eğitim alanların, danışmanlık süreçlerinde kuram ve tekniklerden yararlananların diğerlerine göre daha yüksek öz yeterliliğe sahip olduğu bulunmuştur. Ayrıca Danışman Öz Yeterlilik Ölçeğinin (DÖYÖ) geçerlilik güvenirlik analizleri doğrultusunda ölçeğin iç tutarlılığının yüksek ve bu ölçeğe dayalı olarak verilecek kararların isabetli ve güvenilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

AileAile sorunlarıDanışmanlar+7
Merve Nur Bozkurt Karalı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışmayı erken bırakmanın danışanlar ve psikolojik danışman adayları açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Psikolojik Danışma ve Rehberlik lisans öğrencilerinin 2018-2019 bahar döneminde yürüttükleri psikolojik danışmalarda gerçekleşen erken bırakmaları incelemektir. Lisans düzeyinde psikolojik danışman eğitiminde üniversite öğrencileriyle gerçekleştirilen psikolojik danışma oturumlarının neden erken bırakıldığı çalışmada hem danışanlar hem de psikolojik danışman adayları açısından incelenmiştir. Toplam 233 danışanın psikolojik danışma aldığı bahar döneminde 142 danışan çalışmaya katılmayı kabul etmiş ve 27 danışan psikolojik danışmayı erken bırakmıştır. Nitel araştırma deseniyle gerçekleştirilen bu çalışmada psikolojik danışmayı erken bırakan 10 danışan ve oturumları birlikte yürüttükleri 10 psikolojik danışman adayıyla yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde kullanılan içerik analizi sonucunda toplam 7 tema elde edilmiştir; 1) danışanların yardım alma kararları, 2) yardım kaynaklarına erişim ve psikolojik danışman seçimi, 3) psikolojik danışmadan beklentiler ve tatmin olma, 4) psikolojik danışmayı erken bırakma, 5) erken bırakmanın danışan ve psikolojik danışman adaylarına etkisi, 6) erken bırakmayı önleyebilecek faktörler, 7) kampüste sunulan psikolojik yardım hizmetleri. Psikolojik yardım almaya kendilerinin karar verdiği süreçte danışanlar psikolojik danışma yardımını kolay ulaşılabilir bulmuştur. Psikolojik danışman adayı seçiminde danışanların yarısı cinsiyeti önemli bir koşul olarak nitelendirmiştir. Daha önce psikolojik yardım almayan danışanların oturumların nasıl ilerleyeceği ve rollerinin ne olacağı konusunda daha fazla endişeye sahip oldukları görülmüştür. Danışanlar çoğunlukla psikolojik danışmayı erken bırakmalarına gerekçe olarak psikolojik danışmadan tatmin olmamalarını gösterseler de oturumlarda bu durumu dile getirmemişlerdir. Psikolojik danışman adayları ise erken bırakmaların nedenleri arasında daha çok danışan kaynaklı faktörlere işaret etmişlerdir.

HastalarPsikologlarPsikolojik danışma+5
Burak Tuna
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

"Bireyle psikolojik danışma uygulaması" dersinde grup süpervizyonu sürecinin incelenmesi: Bir durum çalışması

Bu araştırmanın amacı, "Bireyle Psikolojik Danışma Uygulaması" dersi kapsamında grup süpervizyonu sürecinin nasıl yürütüldüğünün, hem süpervizörlerin hem de psikolojik danışman adaylarının (PDA) süreçteki deneyimleri aracılığıyla tanımlanması ve süpervizör ve psikolojik danışman adaylarına göre grup süpervizyonu sürecinin etkili ve etkisiz yanlarının neler olduğunun saptanmasıdır. Durum çalışması deseninin kullanıldığı bu araştırmada analiz birimi, "Bireyle Psikolojik Danışma Uygulaması" dersi kapsamındaki süpervizyon süreci olarak belirlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları, 16 psikolojik danışman adayı ve dört süpervizörden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu, çevrimiçi günlükler, Süpervizyon Ölçeği ve süpervizyon formları kullanılmıştır. Veri toplama işlemi yaklaşık 14 hafta süren süpervizyon süreci boyunca devam etmiştir. İçerik analizi sonucunda ulaşılan bulgular, grup süpervizyonunun; a) süpervizyonu yapılandırma aşaması, b) süpervizyonda uygulamaya hazırlık aşaması, c) süpervizyonda uygulama aşaması ve d) süpervizyonda sonlandırma aşaması olarak dört aşamadan ibaret olduğunu ortaya koymuştur. Her aşama için odaklar, psikolojik danışman adaylarının ve süpervizörlerin rolü, kullanılan süpervizyon teknikleri, değerlendirme süreci ve süpervizyon ilişkisi gibi boyutlar tanımlanmıştır. Araştırmanın bulgularından bir diğeri de katılımcıların grup süpervizyonuna ilişkin genel değerlendirmeleridir. Sonuçlar katılımcılara göre farklılık göstermekle birlikte, süpervizyonda etkisiz bulunan unsurlar; süpervizyon oturumunun uzun sürmesi, zamanın etkili kullanılmaması/sürenin yetmemesi, geribildirimlerin gecikmeli verilmesi, sözel aktarımın etkili kullanılmaması, süpervizörün olumsuz geribildirim vermesi, grupta PDA'ların birbirine geribildirim vermemesi ve danışan sayısının fazla olması şeklindedir. Katılımcıların etkili bulduğu unsurlar ise süpervizyonda rol oynamaların kullanılması, geribildirim alınması, süpervizörle güvenli bir ilişki kurulması, süpervizörün videoları süpervizyon oturumundan önce izlemesi ve süpervizyon grubunun homojen olması şeklindedir. Psikolojik danışman adaylarının Süpervizyon Ölçeği'nden aldığı puanlar da süpervizyondan duydukları memnuniyeti ortaya koymuştur. Psikolojik danışman adaylarının süpervizyondan duydukları memnuniyette özellikle süpervizyon ilişkisinin unsurlarının etkili olduğu görülmektedir. Sonuçlara göre süpervizyon; PDA'ların öz yeterliliğini artırmış, kişisel farkındalık kazanmalarına, mesleğin etkililiğinin farkına varmalarına ve mesleki kimlik kazanmalarına destek olmuştur. Süpervizyonun daha etkili yürütülmesi için katılımcıların sunduğu öneriler ise rol oynama tekniğinin kullanımının artırılması, video kayıtlarının süpervizyon oturumlarında izlenmesi, daha az danışanla çalışıp her psikolojik danışma oturumunun deşifresinin yapılması, uzun sürmesi nedeniyle süpervizyonun iki farklı günde yapılması, gruptaki psikolojik danışman adayı sayısının azaltılması ve grupta zaman kullanımının yapılandırılması, uygulamaların yürütüldüğü psikolojik danışma odalarında kayıt imkânlarının bulunması, süpervizyonun iki dönem devam etmesi ve kavramsallaştırma ile ilgili ayrı bilgilendirme yapılması şeklindedir. Söz konusu bulgular, ilgili literatür ışığında tartışılmış, süpervizörlere ve araştırmacılara birtakım öneriler sunulmuştur.

Psikolojik danışma
Melike Koçyiğit Özyiğit
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman ve psikolog adaylarının toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumları

Bu araştırmada, lisans düzeyinde öğrenim görmekte olan psikolojik danışman ve psikolog adaylarının toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin ve cinsiyetçilik tutumlarını ortaya koymak ve bu rollerin mesleki hizmetlerine nasıl etki edeceğine ilişkin görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaçla karma desende yürütülen bu araştırmada veriler, 465 lisans öğrencisinden, Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği ve Çelişik Duygulu Cinsiyetçilik ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Nitel veriler yarı yapılandırılmış görüşme ile elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde t- testi ve ANOVA kullanılmış, nitel veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Sonuçlar, kadın ve erkek öğrencilerin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutum ve çelişik duygulu cinsiyetçilik puan ortalamaları arasındaki farklılığın anlamlı olduğunu (p<.05) ortaya koymuştur. Her iki bölüm için de sınıf düzeylerine göre toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutum puan ortalamaları arasındaki farkın anlamlı olmadığı (p>.05) görülmektedir. Bir diğer bulgu ise psikoloji bölümü öğrencilerinin düşmanca cinsiyetçilik ve korumacı cinsiyetçilik puan ortalamalarının daha düşük olduğunu ortaya koymaktadır. Nitel veriler ise "cinsiyet tercihi, ruh sağlığı çalışanına ilişkin varsayımlar, danışana ilişkin varsayımlar, ruh sağlığı çalışanının müdahaleleri, ruh sağlığı çalışanının ihtiyaçları"şeklinde temalandırılmıştır. Sonuç olarak araştırmanın bulguları, birer ruh sağlığı çalışanı adayı olarak öğrencilerin cinsiyetçi tutumlarının azaltılmasına, eşitlikçi bir anlayış benimsemelerinin desteklenmesine, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalıklarını ve buna uygun beceriler geliştirmelerine ihtiyaç duydukları görülmektedir. Bu doğrultuda literatürden yararlanılarak araştırmacılara ve ilgili lisans programlarına ilişkin öneriler sunulmuştur.

Cinsiyet rolleriPsikologlarPsikolojik danışma+3
Melike Koçyiğit Özyiğit
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin okula bağlanma düzeylerinin okul yaşam kalitesi, algılanan sosyal destek ve akademik öz yeterlik açısından yordanması

Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin okula bağlanma düzeylerinin; algılanan sosyal destek, okul yaşam kalitesi ve akademik öz yeterlik değişkenlerine göre yordanmasıdır. Araştırmanın örneklemini 632 ortaokul öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak Okula Bağlanma Ölçeği (OBÖ), Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ASDÖ-R), Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği (OYKÖ) ve Akademik Öz Yeterlik Ölçeği (AÖÖ) kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan Algılanan Sosyal Destek Ölçeği'nin 5. sınıflar için geçerlik ve güvenirlik çalışması tez kapsamında gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde aşamalı çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda; okul yaşam kalitesi, algılanan sosyal destek ve akademik öz yeterlik değişkenlerinin birlikte okula bağlanma düzeyinin %51.9'unu açıkladığı, yani okula bağlanmayı anlamlı olarak yordadığı bulunmuştur. Ayrıca algılanan sosyal destek, okul yaşam kalitesi ve akademik öz yeterlik değişkenlerinin her birinin, ayrı ayrı okula bağlanma değişkeninin yordanmasına anlamlı olarak katkıda bulunduğu saptanmıştır. Bu araştırma, alanyazınında okula bağlanmanın söz konusu üç değişken tarafından yordandığını ortaya koyan ilk çalışmadır. Okul ortamında görülen birçok problemli davranışla ilişkili olan okula bağlanmanın incelenmesi gereken önemli bir değişken olduğu açıktır. Söz konusu problemli davranışların önlenmesi için öğrencilerin okula bağlanma düzeyleri ile ilişkili olan değişkenlerin belirlenmesi önem arz etmektedir. Bulgular, alanyazınındaki araştırmaların sonuçları ışığında tartışılmış ve ileride yapılacak araştırmalara ve uygulayıcılara yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur.

Akademik öz yeterlilikBağlılıkOkul bağlılığı+6
Esma Bolat Güdücü
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Danışanların psikolojik danışma sürecinde algıladıkları yaşantı ve davranış değişimi düzeylerinin bazı değişkenlere göre yordanması

Bu araştırmanın amacı, psikolojik danışma süreci sonunda danışanların göstermiş oldukları yaşantı ve davranış değişim düzeyinin danışanların algıladıkları sosyal destek düzeyi, cinsiyeti, katılmış oldukları oturum sayısı ve problem çözme tarzlarına göre incelenmesidir. Araştırma betimsel bir alan araştırmasıdır. Araştırmanın örneklemi 2011-2012 ve 2012-2013 eğitim öğretim yıllarında, 12 devlet üniversitesinde RPD lisans programında öğrenim gören psikolojik danışman adaylarının psikolojik yardım sunduğu 200 danışandan oluşmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ), Problem Çözme Envanteri (PÇE), Yaşantı ve Davranışlarda Değişim Ölçeği (YADA) ve araştırmacı tarafından hazırlanan Bilgilendirilmiş Onay Formu ile bilgilendirme mektupları kullanılmıştır. Danışanların yaşantı ve davranışlardaki değişim düzeylerinin danışanların katılmış oldukları oturum sayısı, cinsiyeti, algılanan sosyal destek ve problem çözme becerisi değişkenlerine göre yordanıp yordanmadığını incelemek için çoklu doğrusal hiyerarşik regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına bakıldığında, danışanların cinsiyetinin, algıladıkları sosyal destek düzeylerinin ve katılmış oldukları oturum sayısının psikolojik danışma sürecinde algıladıkları yaşantı ve davranış değişim düzeyini yordamada anlamsız bulunduğu görülmüştür. Danışanların aceleci problem çözme, kaçıngan problem çözme, değerlendirici problem çözme, kendine güvenli problem çözme, planlı problem çözme tarzı puanları, yaşantı ve davranışlarda değişim düzeyi puanlarını yordamada istatistiksel olarak anlamsız bulunmuştur. Bu problem çözme tarzları ile danışanların algıladıkları yaşantı ve davranış değişim düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıstır. Sadece danışanların düşünen tarz problem becerisi ile algıladıkları yaşantı ve davranış değişimi düzeyi arasında anlamlı ve olumsuz bir ilişki olduğu ortaya konmuştur.

Algılanan sosyal destekDanışmanlarProblem çözme+4
Aslıhan Gümüşkaşık
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman adaylarının yaratıcılık düzeylerinin psikolojik danışma öz yeterlik düzeylerini yordamadaki rolü

Bu araştırmada psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz yeterlik (yardım becerileri öz yeterliği, oturum yönetmeye ilişkin öz yeterlik, psikolojik danışma sürecindeki zorluklara ilişkin öz yeterlik) düzeylerini yordamada yaratıcılıklarının rolü incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 yılında Ege bölgesi üniversitelerinde öğrenim görmekte olan Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık programı son sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Veriler çoklu doğrusal regresyon analizi ile incelenmiştir.Araştırmanın sonuçlarına göre, psikolojik danışman adaylarının yaratıcılıklarının yardım becerileri öz yeterliği için anlamlı bir yordayıcı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Psikolojik danışman adaylarının yaratıcılıklarını oluşturan erken kapamaya direnme ve zenginleştirme becerileri oturum yönetmeye ilişkin öz yeterlikleri için anlamlı bir yordayıcıdır. Yaratıcılığın zenginleştirme alt boyutu oturum yönetmeye ilişkin öz yeterlik üzerinde negatif bir etkiye sahipken, erken kapamaya direnç pozitif yönlü bir etkiye sahiptir. Ancak akıcılık, orjinallik, başlıkların soyutluğu ve yaratıcı güç puanları oturum yönetmeye ilişkin öz yeterliği anlamlı olarak yordamamaktadır. Psikolojik danışma sürecinde karşılaşılan zorluklara ilişkin öz yeterlik için psikolojik danışman adaylarının erken kapamaya direnebilme yaratıcılığının yordayıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Erken kapamaya direnç yaratıcılığı arttıkça psikolojik danışma sürecinde karşılaşılan zorluklara ilişkin öz yeterlik de artmaktadır.

Mesleki yeterlilikPsikologlarPsikolojik danışma+5
Melek Sarıkaya
Ege University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışmanların okullarda karşılaşılan sorunlara ilişkin görüşleri (Manisa il örneği)

Bu çalışmanın amacı, psikolojik danışmanların, psikolojik danışma ve rehberlik faaliyetlerini yürütürken karşılaştıkları sorunları belirlemektir. Araştırma verileri ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında çalışan psikolojik danışmanlarla yüz yüze ve uzaktan görüşülerek elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilen 68 psikolojik danışman oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Görüşme formunda, öğretmenlerin, okul idaresi, okul öğretmen ve öğrencileri ile velilerin rehberlik servisine yönelik görüşlerinin neler olduğu, şeklinde altı açık uçlu soru yer almaktadır. Psikolojik danışmanlara yöneltilen sorular kayıt altına alınmıştır. Kayıtlar incelenerek elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde; psikolojik danışmanların, okul yönetimi ile çok yüksek oranda olumlu ilişkiler içinde oldukları, idarenin işbirlikçi ve yardım edici, destekleyici olduğu sonucu belirlenmiştir. Araştırmaya konu olan diğer 5 alanın 2 alanında yüksek oranda olumsuz görüşler bildirilmiştir. Bunlar, veliler ve öğrenciler boyutudur. Psikolojik danışma rehberlik programı konusunda ise olumlu ve olumsuz görüşler birbirine yakındır.

Psikolojik danışmaPsikolojik danışmanlık
Refik Yavuz
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Vicarious travmatization: An investigation of the effects of trauma work on mental health professionals in Turkey

The aim of the present study was to investigate the effects of trauma work on mental health professionals working in the trauma field in Turkey, as well as to identify protective factors and risk factors which predict vicarious traumatization. It was aimed to explore the probable association of demographic variables, level of education and special training on trauma, level of exposure to trauma work in terms of workload, caseload and experience years in the trauma field as well as the level of burnout in terms of emotional exhaustion, ways of coping in terms of active and passive coping styles, perceived social support and presence of a personal trauma history in predicting vicarious traumatization. The study was composed of an integrative methodological design; the data of the quantitative part was based on a sample of 260 mental health professionals, including, psychologists, social workers, psychiatrists and psychological counselors who work with trauma in Turkey, while the data of the qualitative part was composed of in depth interviews with 7 psychologists who work in trauma field in İstanbul, Turkey. The results of the quantitative analyses indicated that education level, profession, active coping style and emotional burnout were found as statistically significant predictors of vicarious traumatization. Especially, emotional burnout was found to be the most effective predictor. Emotional burnout fully mediated the relationship between caseload and vicarious traumatization. It was also found that the association between emotional burnout and vicarious traumatization was moderated by the coping style of the professionals. The results of the qualitative analyses supported these results, specifically indicating that workload, caseload and burnout were identified as risk factors for vicarious traumatization while education, training, support, active coping style and self-care as protective factors against vicarious traumatization; additionally and surprisingly, vicarious posttraumatic growth was also reported by the professionals who got use of these protective factors.

PsychiatristsPsychologistsPsychological counseling+3
Serap Altekin
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Okul psikolojik danışmanlarında ikincil travmatik stres ve başa çıkma: Nitel bir yaklaşım

Bu tezin temel amacı, travma ile çalışan okul psikolojik danışmanlarının deneyimlerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda katılımcıların travma yaşamış öğrencilerle çalışırken nasıl etkilendiği ve bu etkiler karşısında hangi baş etme yöntemleri kullandıkları araştırılmıştır. Çalışmada nitel araştırma türlerinden biri olan fenomenolojik araştırma deseni kullanılmıştır. Travma yaşamış öğrencilerle çalışan 34 okul psikolojik danışman ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerin analizinde "MAXQDA Analytics Pro 2020" nitel veri analiz programı kullanılmıştır. Elde edilen verilerden altı tema ortaya çıkmıştır. Bu temalar; (1) zorlanılan travma kaynakları, (2) stres kaynakları, (3) travma ile çalışmaya verilen tepki, (4) travma ile çalışırken hissedilen duygular, (5) travma vakaları ile çalışmanın yarattığı etkiler, (6) travma ile baş etme yöntemleridir. Araştırma sonucuna göre okul psikolojik danışmanları birçok travma türüyle çalışmaktadır ama en çok ihmal ve istismar vakalarıyla çalışırken zorlanmaktadır. Okul psikolojik danışmanlarının geçmiş travma öyküsüne sahip olması ve travmatik vakalarla empati kurması ikincil travmatik stres yaşamalarında risk faktörü olarak bulunmuştur. Okul psikolojik danışmanlarının mesleklerinin ilk yıllarında travmatik olaylardan daha fazla etkilendiği görülmüştür. Okul psikolojik danışmanları travma ile çalışırken üzüntü, endişe, çaresizlik, mutluluk, yetersizlik gibi duygular yaşamaktadır. Okul psikolojik danışmanlarının travma ile çalışmasının olumlu (duyarlı olmaları, güçlü hissetmeleri, olumlu bakış açısına sahip olmaları, şükretmeleri) ve olumsuz yanları (insanlara güvenlerinin azalması, hayata karşı karamsar ve şüpheci yaklaşmaları) olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre travmatik vakalarla çalışan okul psikolojik danışmanlarının eğitim, süpervizyon ve terapi alması kritik bir öneme sahiptir.

Başa çıkmaPsikolojik danışmaPsikolojik danışmanlık+3
Elif Zehra Kavaklılar
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yas belirtileri gösteren ilkokul öğrencilerine uygulanan EMDR odaklı grupla psikolojik danışma programının etkisi

Bu araştırmanın amacı, yas sürecinde TSSB belirtileri gösteren ilkokul öğrencilerine uygulanan EMDR odaklı grupla psikolojik danışma programının etkisinin deneysel olarak sınanmasıdır. Bu amaç doğrultusunda gerçekleştirilen çalışmada, öntest sontest izleme kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Konya ili Selçuklu ilçesinde bulunan bir ilkokulun üçüncü ve dördüncü sınıflarında öğrenimine devam eden öğrenciler oluşturmuştur. Bu araştırma doğrultusunda, öğrencilere araştırmanın başında travma taraması yapılmıştır. Travma taraması sonrasında benzer travmalara (yas) sahip olan öğrencilere Çocuklarda ve Ergenlerde Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirti Ölçeği (CPSS) uygulanmıştır. Ölçeğin değerlendirilmesi sonucunda TSSB belirti düzeyleri yüksek çıkan öğrenciler içinden 6 öğrenci deney grubunu, 6 öğrenci ise kontrol grubunu oluşturmuştur. Araştırmada deney grubuna EMDR odaklı grupla psikolojik danışma programı uygulanmıştır. Programın uygulanmasının hemen sonrasında ve üç ay sonrasında deney ve kontrol gruplarına Çocuklarda ve Ergenlerde Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirti Ölçeği uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, bilgisayar ortamına aktarılmış ve "SPSS 25.0" paket programından yararlanılarak analiz edilmiştir. Araştırma verilerinin analizleri için, gruplar arası karşılaştırmada Mann Whitney U Testi kullanılırken; grup içi karşılaştırmalarda Friedman Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda, EMDR odaklı grupla psikolojik danışma programına katılan deney grubu öğrencilerinin, Çocuklarda ve Ergenlerde Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirti Ölçeği'nin tüm alt boyutlarına ait puan ortalamalarının anlamlı olarak farklılaştığı görülmüştür. Farklılığın hangi ölçümlerden kaynaklandığını belirlemek için yapılan çoklu karşılaştırma testleri sonucunda, deney grubu öğrencilerinin kaçınma alt boyutu puan ortalamasının, ön testten son teste doğru; yeniden yaşantılama ve aşırı uyarılma alt boyutları puan ortalamalarının ise ön testten izlemeye doğru anlamlı olarak azaldığı görülmüştür. Bununla birlikte gruplar arası karşılaştırmada yeniden yaşantılama, kaçınma ve aşırı uyarılma puanlarının, izleme ölçümlerinde deney grubunun lehine olarak anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda EMDR odaklı grupla psikolojik danışma programının yas sürecinde TSSB belirtileri gösteren ilkokul öğrencilerinin belirtilerini azaltmada etkili olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Yas, TSSB, İlkokul öğrencileri, EMDR, Grupla psikolojik danışma, Deneme modeli

Grupla psikolojik danışmaGöz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden işlemePsikolojik danışma+6
Esra Teke
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Prospective school counselors' perceptions regarding the development of multicultural and social justice counseling competencies

The aim of this study was to investigate the perceptions of prospective school counselors at Boğaziçi University regarding the development of Multicultural and Social Justice Counseling Competencies (MSJCC). This study was conducted using a case study research methodology. It was carried out in two parts. In the first part, the Multicultural and Social Justice School Counseling Competencies Scale (MSJSCCS) was translated into Turkish and administered to 136 students in the Guidance and Psychological Counseling Program at Boğaziçi University during the 2023-2024 academic year. In the second part, semi-structured interviews were conducted with 27 volunteer students who participated in the first part of the study and were enrolled in School Counseling Practicum I (ED 477). Within the scope of this study, 11 out of 27 participants were identified as the sample for thematic analysis based on the heterogeneity of the group. Four organizational themes emerged from the data analysis: foundations of MSJCC conceptualization, experiential pathways in developing MSJCC, challenges in MSJCC integration, and identified needs in MSJCC training. Contextualized in Türkiye at a state university, this case study highlights the importance of faculty members, the university setting, multilateral supervision, and ethical understanding in parallel with experiential learning in the development of MSJCC. Strengths, limitations, implications for future research and practice as well as critiques of the MSJCC framework are discussed.

Professional skillsPsychological counselingPsychological consulting+2
Merve Başat
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Age specific experiences in middle old adulthood: Ageism, aging and coping

This study aimed to raise awareness about the multifaceted nature of aging and ageism in middle-old adulthood as experienced at the micro-, meso-, and macro-levels. It addressed the conceptualization, affirmative aspects, challenges, and coping mechanisms related to aging and ageism. Participants were 13 community-dwelling adults aged between 75 and 82 who were interviewed individually and face-to-face. Thematic analysis was utilized and the findings were verified through participant check and key informant interviews. Participants clearly differentiated between aging and being old associating being old with detachment from life, cognitive decline, and dependence on others. Although they experienced several indicators of aging, participants did not perceive themselves old. They acknowledged the benevolent aspects of ageism as respectful. Their reports of hostile ageism were based on observations of others rather than themselves and viewed as disrespectful. Despite their having strong social support, participants were not free from self-directed ageism. They were concerned about their narrowing social circles and social isolation. Social engagements and grandchildren appeared to be valuable coping means. Participants did not only report personal and relational issues, but also their concerns about society and younger generations. They pointed out needs for support in health and care services, community participation, and financial problems. Building intergenerational networks and peer solidarity were among their proposed interventions. Implications of these findings for counseling practice and social policies were discussed.

CopingPsychological counselingAgeism+3
Selen Erbay
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışma ve rehberlik bölümü öğrencilerinin üstün yeteneklilere yönelik bilgi düzeyi ve görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı psikolojik danışma ve rehberlik son sınıf öğrencilerinin üstün yetenekli öğrencilere yönelik bilgi düzeylerini ölçmek ve üstün yetenekli öğrencilerle ilgili görüşlerini incelemektir. Araştırmanın örneklem grubunu farklı üniversitelerde okuyan Psikolojik danışma ve rehberlik bölümü son sınıf öğrencileri oluşmaktadır. Verilerin toplanmasında "Demografik Bilgi Formu", 'Rehber Öğretmenlerin Üstün Yeteneklilere Yönelik Bilgi Düzeyleri Ölçeği' ve 'Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu' kullanılmış ve elde edilen veriler SPSS paket program ve içerik analizi ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonuçlarına göre psikolojik danışma ve rehberlik bölümü öğrencilerinin üstün yeteneklilere yönelik bilgi düzeyleri öğrenim gördükleri üniversitelerine göre farklılık göstermezken; cinsiyetlerine ve özel eğitim dersi alma durumlarına göre farklılık göstermektedir. Buna ek olarak Üstün yeteneklilere yönelik bilgi düzeyleri ölçeğine ilişkin olarak yapılan betimsel analiz sonuçlarından psikolojik danışma ve rehberlik bölümü öğrencilerinin üstün yetenekli öğrencilerin kişilik özellikleri, bireysel farklılıkları ve üstün yetenekliler ile ilgili yanlış bilgi ve inanışlar hakkındaki bilgi düzeylerinin yüksek olduğu görülmüştür.

Bilgi düzeyiPsikolojik danışmaRehberlik+5
Yağmur Fırat
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Rehberlik ve araştırma merkezlerinde çalışan psikolojik danışmanların iş ve yaşam doyumlarının örgütsel değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinde (RAM) çalışan psikolojik danışmanların iş ve yaşam doyumu düzeyleri ile psikolojik sermaye ve örgütsel sessizlik arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın alt amaçları; RAM'da çalışan psikolojik danışmanların iş ve yaşam doyumu düzeylerinin cinsiyet, eğitim düzeyi meslekte görev süresi, RAM'da görev süresi ve RAM'da görev yapılan bölüme göre anlamlı bir fark gösterip göstermediğinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubu, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı 203 RAM'da görev yapan 428 psikolojik danışmandan oluşmaktadır. Araştırmanın verileri Kişisel Bilgi Formu, Minnesota İş Doyumu Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği, Psikolojik Sermaye Ölçeği ve Örgütsel Sessizlik Ölçeği aracılığı ile toplanmıştır. RAM'da çalışan psikolojik danışmanların iş ve yaşam doyumlarının psikolojik sermaye ve örgütsel sessizlik tarafından yordanıp yordanmadığının incelenmesi amacıyla çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Çalışma grubunu oluşturan psikolojik danışmanların iş ve yaşam doyumlarının cinsiyet, eğitim düzeyi ve RAM'da görev yapılan bölüme göre anlamlı fark gösterme durumu İlişkisiz Örneklemler T-Testi ile incelenmiştir. Katılımcıların iş ve yaşam doyumu düzeylerinin görev süresi ve RAM'da görev süresine göre anlamlı bir fark gösterme durumu ise Tek Yönlü Varyans Analizi ile incelenmiştir. Araştırma sonucunda, iş ve yaşam doyumu psikolojik sermaye tarafından olumlu yönde ve anlamlı düzeyde; örgütsel sessizlik tarafından ise olumsuz yönde ve anlamlı düzeyde yordanmaktadır. Ayrıca RAM'da çalışan psikolojik danışmanların iş doyumu düzeyleri cinsiyet ve meslekte görev süresine göre anlamlı fark göstermektedir. Son olarak RAM'da çalışan psikolojik danışmanların yaşam doyumu düzeyleri RAM'da görev süresine göre anlamlı fark göstermektedir.

Psikolojik danışmaPsikolojik danışmanlıkRehberlik ve Araştırma Merkezi+3
Asiye Dilber
Ankara University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Expanding a counseling intake form and examining psychosocial problems of university students

This survey study attempted to determine the psychosocial problems of university students while updating an existing university counseling intake form. The updated form was expanded by adding some problem items and questions on student characteristics and prepared to be filled as an electronic form. The accessible population was students of a public university in İstanbul who were around 18-25 ages. The link to the survey form was shared to via e-mails and social media groups. The data were collected anonymously and analyzed cumulatively. Participants were 741 students, about two thirds being female. The problem areas that emerged as eight factors were career/future concerns, problems with affect, academic problems, relational issues, problems with culture, health concerns, addiction, and traumatic experiences, in order of prevalence. Females reported more problems in career/future, affect, culture, and health, while males reported more problems in addiction. English Preparatory students had less concerns about their career/future than undergraduate and graduate students. Involvement in extracurricular activities seemed to be protective factor for students' future/career, academic problems, and relational issues. Students who were interested to live abroad reported more problems with culture and addiction. Students with history of receiving psychological help, and suicidal thoughts and attempts reported more problems in most areas. The practical implication of the study was that university students had serious career/future, academic and counseling needs that await being addressed by university administrations and policy makers.

ConsultantsConsultingEducation psychology+6
Akın Cihan
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Masculinity concepts in relation to attitudes towards physical violence against women: A counseling perspective

In patriarchal societies, heterosexual men are considered superior to women and nonbinary individuals who are suppressed or marginalized. This heteronormativity structure pressures men to struggle toward establishing and maintaining dominance and puts manhood into a precarious position, needing continuous protection against perceived threats. If men perceive that their masculinity is threatened, they may resort to violence to reestablish their status. This thesis focused on how masculinity concepts related to attitudes towards violence against women as perceived by males as well as females. The concepts of masculinity included masculinity types, masculinity ideology and perceived threat to manhood. University students from three major metropolises, İstanbul, Ankara and İzmir, volunteered to participate through responding to the instruments in the Google Form. Among 405 students, 283 identified themselves as female and 122 as male. Descriptive and relational analyses revealed that both males and females with hegemonic masculinity type had more affirmative attitudes towards physical violence than to those with nonhegemonic masculinity type. Sex differences existed in masculinity ideology, perceived threat to masculinity, and attitudes towards physical violence. Except for Femininity Avoidance, males adopted a more traditional position in Head of Family, Emotional Restriction, and Dominance dimensions of masculinity ideology than females. Males perceived more threat in dimensions of Breadwinner and Protector Roles and had more favorable attitudes towards physical violence. Biological sex, masculinity ideology and perceived threat to manhood predicted violence. From a counseling perspective, preventing gender discrimination and flexing strict gender roles seem to be the first steps to achieve nonviolence.

MasculinityPhysical violenceViolence against women+4
Mehmet Çinar
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Informal learning experiences of school counselors during the COVID-19 pandemic

This study aims to investigate the challenges, opportunities, informal learning experiences, and strategies for coping with the difficulties of school counselors during the COVID-19 pandemic from the adult education perspective. Phenomenology was employed in the research as one of the qualitative research approaches. Guided interview questions were utilized during the semi-structured interviews of the thirteen (13) school counselors, one of which was a pilot study. Thematic analysis was used for the verbatim transcripts of the interviews by utilizing MAXQDA qualitative data analysis program. In the current study, seventeen (17) themes emerged: four (4) themes emerged under the title of challenges, five (5) themes under the title of opportunities, four (4) themes under the title of informal learning, and four (4) themes under the title of strategies to cope with challenges. The themes of adverse effects on well-being, communication difficulties, technology adaptation challenges, and professional/vocational procedure difficulties are challenges of the COVID-19 pandemic. The themes of flexibility in terms of time and locality, the opportunity for self-initiated professional development, convenience and comfort, facilitation of participation, and online counseling are opportunities for the COVID-19 pandemic. The themes of social media and digitalization, non-governmental organizations (NGOs), reading and researching, and social support groups are informal learning experiences. The themes of getting information from reliable sources, physical self-care activities, professional solidarity, and connectedness, and maintaining daily routines are coping strategies.

COVID 19PandemicsPsychological counseling+5
Gözde Demir Ertuğrul
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00

Related subjects