Sectoral analysis

94 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Bankalar tarafından sunulan kurumsal kredi türleri ve sektörlerine göre kredi taleplerinin değerlendirilmesi: Örnek bir uygulama

Rekabet koşullarının yoğun olduğu günümüzde, bankaların karlılıklarını devam ettirebilmek için, kredilendirme sürecini doğru ve verimli bir biçimde yönetmeleri gerekmektedir. Tahsis edilen kredilerin sorunlu hale gelmesi, bankalara ek maliyet getirmektedir. Sorunlu kredilerin artması, bankalar açısından zaman ve gider kalemini arttırmakta ve kredi/mevduat dengesini olumsuz etkilemektedir. Bu noktada, kredi taleplerinin doğru bir şekilde değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Tezin amacı, finans sektöründe kredi açma görevleriyle faaliyet gösteren bankalarda, kurumsal kredi türleri ve müşteri taleplerinin değerlendirilmesindeki süreci ele almaktır. Bu çalışmada, farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin kredi talepleri ve bu taleplerin değerlendirilmesi hususunda bankaların göz önünde bulundurduğu koşulların incelenmesi ile kredi taleplerini değerlendirmede hangi konulara önem verdiğinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır.

Banka kredileriBankalarKredi analizi+4
Eda Gülay
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sektör-ülke açısından ihracat çeşitlendirmesi ve ihracatı etkileyen faktörler: Türkiye üzerine bir uygulama

Türkiye son yıllarda orta ve uzun vadeli ihracat hedefleri belirlemiş, bu hedeflere ulaşmak için de strateji ve planlamalar yapmıştır. Söz konusu hedeflere ulaşabilmesi için ihracatın dengeli ve sürdürülebilir bir yapıda olması gerekmektedir. Bu bağlamda Türkiye'nin sektörel ihracat yapısının araştırılması önem arz etmektedir. Bu çalışmada Türkiye'nin sektörel ihracatının ülke bazında çeşitlendirmesi ve sektörel ihracatını etkileyen temel faktörlerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda birinci aşamada Entropi Endeksi yöntemi kullanılarak Türkiye'nin sektörel ihracatının ülke bazında çeşitlendirmesi, ikinci aşamada Poisson Pseudo Maksimum Olabilirlik (PPML) yöntemi kullanılarak sektörel ihracatını etkileyen temel faktörler tespit edilmiştir. Çalışma, 2010-2019 dönemini ve SITC Rev4 Haneli 1'de sınıflandırılan 10 sektörü kapsamakta olup, toplam ihracat verileri Türkiye İstatistik Kurumu'ndan (TÜİK) alınmıştır. Çalışmada ayrıca Türkiye ve ithalatçı ülkelerin GSYİH'sı, ithalatçı ülkelerin Türkiye'den uzaklıkları, Türkiye'nin reel döviz kuru endeksi yıllık panel verileri kullanılmıştır. Yapılan çeşitlendirme analizine göre ihracat yapılan 10 sektörden 8'inde son yıllarda ülke çeşitlendirmesi söz konusudur. Bu durum pazarda ülke sayısının dengeli bir şekilde arttığını göstermektedir. Yapılan PPML analizi sonucunda ise Türkiye sektörel ihracatının ihracat partneri olan ülkenin GSYİH ile ülkeler arası uzaklığa duyarlı olduğu, reel döviz kur endeksi ile Türkiye'nin GSYİH'nin etkisinin sektörel bazda değiştiği görülmüştür. Elde edilen sonuçlar, Türkiye'nin özellikle yakın coğrafyasında ekonomik olarak gelişme potansiyeline sahip ülkelerle ticaretini artırmasının gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Sonuç olarak Türkiye'nin sürdürülebilir ihracat performansı sergilemesi ve ihracat hacminde dünya sıralamasında ön sıralarda yer alabilmesi için pazar çeşitliliğini sağlaması ve yakın coğrafyası ile iyi ekonomik ilişkiler kurması gerekmektedir.

Panel veri modelleriSektörel analizÇeşitlendirme+1
Melisa Bolat
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of fluctuation of oil revenue on real exchange rate and the structural imbalances of Iraqi economy

This thesis analyses the extent to which a boom in a particular export commodity sector (i.e., oil) affects the real exchange rate and competitiveness in the rest of the economy: This problem has been analyzed in the early stage by with the so-called 'Dutch-disease'. As a result, the booming sector (oil sector) the country's currency appreciates, thereby reducing the competitiveness of the country's traditional export sector in the international market. This thesis examines whether Dutch Disease is present in Iraq in the light of having not study about Dutch Disease phenomena. It evaluates the impact of growing oil revenues on non-oil sectors of the Iraqi economy. It produces some empirical evidence for the explanation non-tradable goods and contraction of the tradable goods sector due to the booming oil sector and appreciating real exchange rate and made tradable goods sector become uncompetitive for export. The main findings from this thesis that the Iraqi economy was subject to have the Dutch disease phenomena during the boom. Some of the indications of the disease, remarkably the increase of relative prices, the real exchange rate appreciation, contraction tradable goods sector and expansion of nontraded goods output were applicable. The study uses annual time series data sourced from home and international agencies from 1997 to 2016. Finally, The dissertation discusses briefly some policy measures that will help avoid the issue of appreciation real exchange rate and changing the structure of economy out of tradable goods to non-tradable goods sector.

Economic structureGross domestic productDutch disease+7
Soran Zaher Abdullah Abdullah
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkmenistan ekonomisi için etkin ve önemli sektörlerin belirlenmesi

Hidrokarbon rezervleri yönünden zengin olan Türkmenistan, 1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bağımsızlığını kazanmıştır. Ülkenin SSCB'den ayrılma kararı aldığı günden bu yana ihracatının önemli bölümünü oluşturan doğal gaz ve petrol sektörünün geliştirilmesinde çeşitli adımlar atılmıştır. Özellikle kaliteli ve büyük doğal gaz rezervlerine sahip olan Türkmenistan, enerji sektöründe üretim ve ihracat potansiyeline sahiptir. Tek pazara bağlı kalmanın olumsuz neticelerini tecrübe eden Türkmenistan, Rusya'ya yeni alternatif arayışına başlamış, Çin, İran, AB ülkeleri ve Hindistan ile dengeli ilişkiler kurmuştur. Kanıtlanmış doğalgaz rezervi bakımından %10,1 oranı ile dünyada dördüncü sırada yer alan Türkmenistan, büyük pazarlara doğal gaz ihraç etmek amacıyla boru hattı projeleri geliştirmiştir. Bu projelerin bazıları halen yapım aşamasında iken, bazıları faaliyete geçmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkmenistan, Enerji, Doğal Gaz, Petrol, Tarım, Pamuk, Enerji İlişkileri, Türkiye Türkmenistan bağımsızlıktan önce tarım ülkesi olmasından dolayı, bağımsızlıktan sonrasında da tarım sektörü ve tekstil sanayisinin gelişmesi amacıyla çalışmalar başlatmıştır. Türkmenistan dünyada büyük bir pamuk üreticisi olarak tanınmaktadır. Ülkenin toprak özellikleri ve iklim koşulları nedeniyle pamuk üretimine elverişli olması ülkede pamuk üretilmektedir. Pamuk üretimi, ülke içerisinde ekonomiye katkı ve istihdam sağladığından yoğunluk artmıştır.

EkonomiEkonomi politikalarıEnerji+4
Ayjemal Yazyyeva
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Makroekonomik faktörlerin sermaye yapısı üzerindeki etkisi: Sektörel bir inceleme

Sermaye yapısı, sermaye maliyeti, bütçelemesi ve firmaların piyasa değeri üzerinde etkili olduğundan, finans literatürü açısından önemli bir kavramdır. Bu nedenle firma sahip veya sahipleri servetlerini üst düzeye çıkaracak optimal sermaye yapısını belirlemek isterler. Firmaların sermaye yapısı kararlarını firma ve ülke düzeyindeki faktörler etkilemektedir. Firmaların faaliyetleri sonucu elde ettiği ve firma tarafından kontrol edilebilen değişkenler firma düzeyindeki faktörler olarak ifade edilebilir. Firma tarafından kontrol edilemeyen mevcut ekonomik duruma göre belirlenen enflasyon, döviz kuru, faiz oranı, gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) büyüme oranı gibi makroekonomik faktörler ise sermaye yapısını etkileyen ülke düzeyindeki faktörlerdir. Bu çalışmada temel makroekonomik faktörlerin sermaye yapısına etkileri araştırılmak istenildiğinden, 2011-2020 yıllarına ilişkin enflasyon, faiz, GSYH büyüme oranı ve döviz kuru ile sektörlerin finansal kaldıraç oranı kullanılarak basit doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Analizde kullanılan bağımlı değişken finansal kaldıraç (borç/varlık) oranıdır. Bağımsız değişkenler ise enflasyon, faiz, GSYH büyüme oranı ve döviz kurudur. Yapılan regresyon analizi sonucunda; GSYH büyüme oranı ile döviz kurunun genel olarak sektörlerin sermaye yapısı üzerinde istatistiki olarak anlamlı etkisi bulunmaktadır. Faiz oranı ile enflasyon oranının ise belirli sektörler açısından pozitif yönde anlamlı etkisi olduğu görülmüştür. Bulunan sonuçlar dengeleme teorisi ile paralellik göstermektedir.

Finansal kaldıraçlarKaldıraç oranlarıMakroekonomik etki+4
Canan Durum Ergel
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan'ın yabancı yatırım potansiyelinin sektörel açıdan incelenmesi

1991 senesinde bağımsızlığını kazanan Azerbaycan ekonomisi günümüzde çok kısa bir zamanda hızla gelişmiştir. Bağımsızlığının ilk yıllarında çok büyük ekonomik krizler yaşayan ve dünyanın yoksul ülkeleri sırasında yer alan Azerbaycan yürüttüğü ekonomik reformlar sayesinde 25 bir süreçde pazar ekonomisine geçişi sağlamış, Karabağ savaşında göçmen durumuna düşen bir milyondan fazla insanın sosyal problemlerini çözmüş, milli gelirini artırmış, ülkedeki altyapı sistemlerinin çoğunu inşa etmiş ve yenilemiş, döviz rezervlerini artırmış ve dünyanın en hızlı gelişen ekonomileri listesine girmeyi başarmıştır. Tüm bu gelişmelerin başında Azerbaycan ekonomisinin gelişimini sağlayan en büyük faktör sahip olduğu zengin petrol ve doğalgaz yatakları, bu yatakların işletilerek dünya piyasasına çıkışının temini için yabancı yatırımın bu sektöre büyük oranda sermaye koyuluşunu öngören ekonomik reformlar olmuştur. Petrol ve doğal gaz sektörüne yapılan yabancı yatırımlar sayesinde kısa zamanda devlet gelirleri artmış ve bu sektörden elde edilen gelirler sayesinde ülkenin başlıca ekonomik sorunları giderilmiştir. 2010-2014 yılları arasında daha da büyük bir hızla büyüyen Azerbaycan ekonomisinin temel göstergesi petrol ve doğal gaz ihracat ve gelirlerinin artması olmuştur. Artan petrol ve doğal gaz gelirleri sayesinde Azerbaycan halkının artan gelirleri ekonominin diğer dallarının da gelişimini sağlamıştır. 2014 yılından başlayarak dünya piyasasında petrol fiyatlarının düşmesiyle Azerbaycan ekonomisi daralmaya başlamış, banka sektöründeki krizler ülke ekonomisin genelini etkilemiş, milli gelirde azalmalar, devalüasyonlar bu krizi daha da tetiklemiştir. Tüm bunlar Azerbaycan ekonomisinin daha çok petrol ve doğal gaz sektöründen gıdalanarak yararlanarak büyüdüğünü ve büyümenin başındaysa bu sektöre yapılan büyük oranda yabancı yatırımların olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır. Diğer sektörlere yapılan yabancı yatırımların yeteri kadar olmaması, bu sektörlerin ülke ekonomisine katkısının az olmasına ve gelişmemesine sebep olmuştur. 2014 yılından başlayarak petrol gelirlerinin düşmesi dikkati ekonomin diğer sektörlerine yöneltse de bu sektörler yukarıda belirtildiği gibi yeterli seviyede gelişmemesi beklentileri karşılayamamıştır. Bu sektörlerin gelişerek ülke ekonomisine büyük oranda katkı sağlamsı için yapılacak yabancı yatırımların katkısı tezde daha sıkça belirtilmiştir. Yapılan araştırmada Azerbaycan ekonomisin tarihi ve bu günü incelenerek ekonominin bütün sektörlerine yapılan yabancı yatırımlar detaylı bir şekilde ele alınmış, sektördeki ithal ihraç rakamları ve bu sektöre şimdiye kadar yapılan yabancı yatırımlar, bu yatırımların kazanç ve kayıpları ve gelecek perspektifleri ayrıntılı olarak analiz edilmiştir. Tezdeki araştırmada ithalat rakamları incelendiği zaman çoğu ürünlerin diğer ülkelerden ithal edildiği ve bu ürünlerin pazar payının büyük olduğu görülmektedir. İthal edilen ürünlerin başında gelen gıda ve tarım ürünlerinin birçoğunun Azerbaycan 'da üretiminin mümkün olduğu ve bu üretim için her türlü doğal şartların mevcut olduğu araştırılmış, yabancı yatırım açısından avantaj ve dezavantajları hakkında detaylı bilgi verilmiştir. İthal olunan sanayi ürünlerinin de birçoğu için Azerbaycan 'da hammadde varlığı, bu ürünlere Azerbaycan 'da büyük xviii talep olduğu ve bu ürünlerin üretiminin yabancı yatırımcılar açısından perspektifleri öne çıkarılmıştır. Bu çalışmada ithalat rakamlarının yanında Azerbaycan ürünlerinin ihracat verileri de incelenmiş ve ihracatın birçok sektörde bir önceki yıla oranla daha da arttığı görülmüştür. Yabancı yatırım yapılan her hangi bir sektörde ülkenin iç pazarının yanında yabancı pazarlara ihracat imkanları ayrıca incelenmiş ve ihracat için en uygun sektörlere yabancı yatırım yapılmasının mantıklı olduğu fikri vurgulanmıştır. Tezde Azerbaycan ekonomisinin bu günü, halkın gelirleri, ülkeye gelen yabancı vatandaşların sayısı incelenerek gerekli sektörlerin talebi karşılayıp karşılayamadığı, yabancı yatırım açısından uygun olup olmadığı da araştırılmıştır. Son olarak 2017 yılında Azerbaycan ekonomisindeki her bir sektöre yapılan tüm büyük yatırımların listesi yer almıştır. Yer alan bu sektörler ve yatırımların büyük bir kısmı yabancı yatırımlar için uygun görülen sektörlerdir.

AzerbaycanEkonomik etkiSektörel analiz+1
Altun Yasınlı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Faktoring işlemlerinin hukuksal-finansal boyutu ve sektörü analizi

Faktoring işlemi, bir firmanın mal veya hizmet satışından doğan veya doğabilecek olan faturalı alacaklarının bir finans kurumu olan faktoring şirketine devredilmesi ve bunun karşılığında faktoring şirketi tarafından müşteriye finansman, garanti ve tahsilat hizmetlerinden bir veya birkaçının sunulması işlemidir. Ülkemizde 1980'li yıllarda bankalar sayesinde uygulamaya konan faktoring hizmeti yıllar itibariyle hızla artış göstermiş, günümüzde finans piyasasında özellikle KOBİ'lerin vazgeçilmez finansman kaynakları arasında yer almıştır. Bu tez çalışmasında Dünyada uzun yıllardır kullanılan, Türkiye'de ise 1980 yılından itibaren kullanılmaya başlanan modern bir finansman yöntemi olan faktoring işleminin ne olduğu, gelişimi, fonksiyonu, hukuksal boyutu, işleyişi anlatılmış ve sektör analizi yapılmıştır. Bu çalışmada faktoringin Türkiye'de nasıl doğduğu tarihsel ve hacimsel olarak nasıl bir gelişim süreci izlediği konularında tespit yapılırken; faktoring işleminin Türkiye'deki yasal alt yapısı hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca bu çalışmada çok ölçütlü karar verme yöntemi olan Topsis yöntemini kullanarak; 2008-2020 dönemlerinin FKB'nin internet sitesinde yer alan faktoring sektör verilerinden yararlanarak faktoring sektör analizi yapılmıştır.

FaktoringFaktoring sözleşmelerSektörel analiz
Mehmet Karakartal
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilirlik ve entegre raporlama metodolojisinin sektörel bazda karşılaştırmalı değerlendirilmesi

İşletmeler sürdürülebilirlik raporları ile iç ve dış paydaşlarına kurumlarının gerçek performanslarını yansıtmakla birlikte faaliyette bulundukları çevreye karşı sorumluluklarını da gözler önüne sermektedirler. İşletmelerin varlıklarını sürdürülebilir kılmak adına kurumsal şekilde devam etmeleri Kurumsal Sürdürülebilirlik kavramını ortaya çıkartmıştır. İşletmeler bu kavram gereğince, yalnızca kurumun çıkarını değil, sistemin çıkarını göz önünde bulundurarak hareket etmelidir. İşletmelerin hem finansal raporlama yapması hem de sürdürülebilirlik raporlama yapmaları halinde pek çok sayıda doküman oluşması, kreditörler tarafından yorumlanmakta güçlük çekilmesi neticesinde geleceğin raporlaması olarak adlandırılan entegre raporlamaya geçiş süreci başlamıştır. Türkiye'de az sayıda yayınlanan entegre raporlardan farklı iki sektör seçilerek içerik karşılaştırılması yapılmıştır. Bu kuruluşlar; T. Garanti Bankası A.Ş., Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Çimsa Çimento T. A.Ş. 'dir.

Entegre raporlamaKurumsal sosyal sorumlulukRaporlama+2
Burcu Berksoy
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kümelenme ile Isparta meyvecilik sektörünün rekabet gücünün geliştirilmesi arayışları

Kümelenme, en basit ve geleneksel tanımıyla, belirli bir sektördeki coğrafi yoğunlaşmadır. Teorik çerçevesi, Michael Eugene Porter'ın 1990'lardaki çalışmaları ile şekillenmiş ve günümüzde de hem akademik çalışmalarda hem uygulamada popülerliği devam eden bir çalışma alanıdır. Porter öncesindeki çalışmalar, kümelenmeye sadece coğrafi yığılma açısından yaklaşırken Porter kümelenmeye inovasyon ve işbirliği içinde rekabet terimlerini kazandırmıştır. Ayrıca oyuncular arası ilişkiler ile ilgili ve destekleyici kuruluşların önemine değinmiştir. Bu çalışmanın ana amacı, Isparta'da önemli bir sektör olan meyveciliğin rekabet gücünün artırılarak geliştirilmesinde kümelenme yaklaşımının uygulanabilirliğini değerlendirmektir. Bu amaca ulaşmak için Porter'ın ulusal ve sektörel rekabetçiliği ortaya koymak için geliştirdiği Karo Modeli kullanılmıştır. Bu amaca yönelik olarak öncelikle kümelenmenin teorik çerçevesi çizilmiş, Isparta'da önemli bir ekonomik faaliyet olan meyvecilik sektörünün mevcut durumu ortaya konulmuş ve meyvecilik sektörü ile doğrudan ve/ya dolaylı olarak ilişkili sektörler/iş kolları belirtilmiştir. Karo Modeli faktörleri çerçevesinde sorular belirlenerek 47 büyük meyve üreticisiyle yüz yüze anket ve ilgili diğer sektörlerin temsilcileri ile de görüşmeler yapılmıştır. Toplanan verilerin analizi ile sektörün avantaj ve dezavantajlı yönlerinin belirlendiği bir SWOT Analizi ve buna göre sektörün uygulaması gereken stratejileri belirleyen bir SOR Analizi yapılmıştır. Belirlenen bu içsel faktörlerin yanı sıra doğal afetler, petrol-fiyat şokları, dünya finans piyasalarındaki dalgalanmaların özellikle girdi maliyetlerini artırması gibi dışsal tehditler de söz konusudur. Sonuç olarak, Isparta meyvecilik sektörü ve ilişkili diğer sektörler aynı coğrafi bölgede doğal kaynağa ve girdilere yakın bir şekilde konumlanmış fakat bir yığın olmanın ötesine gidememiştir. Bu durum, sektörün bölgesel rekabet şansını azaltmaktadır. Sektörün tehditleri karşılayabilecek gücünün olduğu, fakat atağa geçebilmesi için mevcut gücünün yanında eğitim, danışmanlık, ortak bir marka ve hedefler belirleme konusunda birlikte hareket edebilmelerini ve daha kaliteli ürün ve hizmet verebilmelerini sağlayacak stratejilere ihtiyacı vardır. Birlikte çalışma kültürü gelişememekle birlikte sektördeki tüm aktörler arasında kolay ve sürekli bir iletişimin olması ve kümelenmeye yönelik devlet desteklerinden yararlanmak için zorunlu olan aktörlerin bölgedeki mevcudiyeti Isparta'da meyvecilikteki yığın oluşumunun kümeye dönüşümünde ve bölgesel rekabet gücünü artırmada önemli bir avantaj olarak değerlendirilmelidir.

IspartaKümelemeKümeleme yöntemi+6
Derya Balcı
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dünyada bölgelerarası kilit sektörlerdeki değişimin girdi- çıktı yöntemiyle analizi

Bu tezde, dünyada bölgelerarası kilit sektörlerdeki değişim ve Türkiye'nin bu değişime uyumu girdi çıktı yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışmada 1995, 2000, 2005, 2010, 2014 yılları için dünya girdi-çıktı veri tabanı (WIOD) girdi-çıktı tabloları kullanılmıştır. Birinci bölümde, ekonomik kalkınma teorileri ve kalkınmada kilit sektörün önemi üzerinde durulmuştur. İlk olarak ekonomik büyüme ve kalkınma kavramları ele alınmış, sonrasında kalkınma teorileri incelenmiştir. Son olarak da, kilit sektörün ekonomik kalkınmada önemine ilişkin değerlendirmeler yapılmıştır. İkinci bölümde, temel olarak Girdi-Çıktı analizi üzerinde durulmuştur. İlk olarak Girdi-Çıktı analizinin teorik olarak ortaya çıkışı, gelişimi ve ekonomik yönden önemi ortaya konulmuş, sonrasında girdi çıktı modelinin miktar çözümlemesine yer verilmiştir. Son olarak da, girdi çıktı analizine ilişkin kısa bir literatür taraması sunulmuştur. Üçüncü bölümde, dünya girdi-çıktı veri tabanı (WIOD) tarafından 1995, 2000, 2005, 2010, 2014 yılları için hazırlanan dünya girdi-çıktı tabloları kullanılarak Türkiye'nin ve dünyadaki 11 bölgenin yıllara göre kilit sektör değişimleri ve yatırım öncelikli sektörleri karşılaştırılarak Türkiye'nin dünyadaki kilit sektör değişimlerine uyum sağlayıp sağlamadığı incelenmiştir. Yapılan analiz sonucunda dünyanın tüm bölgelerinde yıllar itibariyle kilit sektör değişimlerinin yaşandığı ve her dönemde yeni kilit sektörlerin ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Türkiye genel olarak dünyadaki yatırım öncelikleri değişimi ile paralellik gösterse de kilit sektör açısından incelendiğinde sadece Tekstil ve Altyapı Hizmetleri sektörlerinin 2014 yılının kilit sektörleri olarak ortaya çıktığı görülmüştür.

Bölgesel kalkınmaEkonomik kalkınmaGirdi analizi+7
Muhammet Kıvrak
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de konut piyasasında arz ve talep dinamikleri: Mekânsal Panel ARDL ve makine öğrenmesi yaklaşımıyla bir analiz

Bu çalışma, Türkiye konut sektöründe arz ve talep dinamiklerini mekânsal etkileşimler ve doğrusal olmayan ilişkiler çerçevesinde analiz etmeyi amaçlamaktadır. Konut piyasası, ekonomik büyüme, finansal istikrar ve toplumsal refah açısından stratejik öneme sahip olmasına rağmen; geleneksel doğrusal ve tek-bölge varsayımlarına dayalı modeller, piyasanın karmaşık yapısını açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Bu çalışma, söz konusu sınırlılıkları aşmak amacıyla mekânsal ekonometri ve makine öğrenmesi yöntemlerini bütünleşik bir analitik çerçevede ele almaktadır. Çalışmada, Türkiye'nin NUTS-2 düzeyindeki bölgelerine ait Ocak 2013–Ocak 2025 dönemini kapsayan aylık frekanstaki panel veri seti kullanılarak öncelikle mekânsal bağımlılık yapıları ve eşbütünleşme ilişkileri analiz edilmiştir. Ardından konut arz ve talebi ayrı ayrı Mekansal Panel ARDL modeli aracılığıyla kısa ve uzun dönem dinamikleri bakımından analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, konut piyasasında mekânsal yayılma (spillover) etkilerinin hem arz hem de talep tarafında anlamlı olduğunu ve bölgesel etkileşimlerin göz ardı edilmesinin model yanlılığına yol açtığını göstermektedir. Ekonometrik analizleri tamamlayıcı nitelikte, makine öğrenmesi yaklaşımı kapsamında XGBoost algoritması kullanılarak konut arz ve talebine ilişkin tahmin modelleri geliştirilmiştir. Model açıklanabilirliği, SHAP yöntemi aracılığıyla sağlanmış; değişkenlerin marjinal etkilerinin bölgelere ve zaman dilimlerine göre farklılaştığı ortaya konmuştur. Mekânsal bilginin modele dâhil edilmesine dayanan tasarım sonuçları, mekânsal değişkenlerin tahmin performansını anlamlı ölçüde artırdığını göstermektedir. Çalışmadan elde edilen bulgular, Türkiye konut piyasasında tek tip ve talep ağırlıklı politika yaklaşımlarının sınırlı etkinliğe sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bölgesel farklılıkları gözeten kredi politikaları, arz esnekliğini artırmaya yönelik arsa ve imar düzenlemeleri ile mekânsal temelli erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, konut piyasasında istikrarın sağlanması açısından öne çıkan politika çıkarımları arasındadır. Sonuç olarak bu tez, Türkiye konut piyasasının analizine yönelik veri temelli, bütüncül ve uygulanabilir bir yöntemsel çerçeve sunmaktadır.

ARDLMakine öğrenmesiMekansal ekonometri yaklaşımı+2
Murat Celal Çınar
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İş gücünün dijital yetkinlikleri: Sektörel yetkinlik talep analizi

İş gücünün dijital yetkinlikleri, çalışanların dijital teknolojileri anlama, kullanma ve bu teknolojilere uyum sağlama becerilerini ifade eder. İş gücündeki bireylerin bu yetilere sahip olması, iş sınırlarını, rekabet avantajını sağlar ve iş kontrolünü daha etkin bir şekilde yönetmeyi mümkün kılar. Günümüzde hızla dijitalleşen iş ortamında, bu yetkinlikler giderek daha önemli hale gelmektedir. Bu araştırmada; dört farklı sektörün dijital beceri gereksinimleri ve taleplerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Yapılan çalışmada veri toplama aracı olarak; otomotiv, tekstil, perakende ve finans sektörleri özelinde orta ve üst düzey yetkililer ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Derinlemesine görüşmelerde; görüşülen sektör yöneticilerinin iş gücünün dijital yetkinliklerine ilişkin 100 üzerinden verdikleri puanların ortalaması sırasıyla şu şekildedir: otomotiv sektöründe 87,5, tekstil sektöründe 85, perakende sektöründe 77,5 olurken, finans sektörü ortalaması ise 86,25 çıkmıştır. Farklı sektörlerde çalışmakta olan profesyonellerin görüşleri doğrultusunda iş gücünün dijital yetkinliklerine ilişkin olumlu ilerlemeler olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, tez çalışmasında elde edilen bulguların, Türkiye'de, işverenlerin hangi dijital yetkinliklere ihtiyaç duyduğunu belirlemek ve çalışanların bu becerileri geliştirmeleri için doğru eğitim ve kaynakları sağlamak için rehberlik edeceği düşünülmektedir.

Sayısal teknolojiSayısal yeteneklerSektörel analiz+4
Betül Üçer Akgün
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Borsa İstanbul'da zayıf formda piyasa etkinliğinin test edilmesi: Sektörel çerçevede bir analiz

Farklı piyasalardaki yatırımlarla ortalama kârın üzerine çıkabilmenin yolu, meydana gelen herhangi bir anomaliden faydalanmaktır. Ancak, piyasa etkili bir şekilde işlerken yatırımcıların ortalamanın üzerinde kâr elde etmesi mümkün olmayacaktır. Piyasanın etkin bir şekilde işlemesi ise meydana gelen yeni bilginin anında fiyatlara yansıması ile mümkün olacaktır. Bu yüzden bilgi olgusu finans piyasalarının etkinlik seviyesini belirlemede önemli bir kriterdir. Bilgi temelli piyasalarda, etkinlik seviyesi meydana gelen bilginin çeşitlerine ve fiyatlara yansıma derecesine göre zayıf formda, yarı-güçlü formda ve güçlü formda olmak üzere üç şekilde incelenmektedir. Bu çalışma ile, Borsa İstanbul'da yer alan seçilmiş endekslerin aylık kapanış verileri kullanılarak Borsa İstanbul'un zayıf formda etkin olup olmadığının incelenmesi amaçlanmaktadır. Bunun için geleneksel birim kök testlerinden genişletilmiş Dickey-Fuller (ADF) ile Phillips-Perron (PP) ve yapısal kırılmalı birim kök testlerinden Lee-Strazicich (LS) birim kök testi kullanılmıştır. Geleneksel birim kök testleri serilerde yapısal kırılmaların olduğu durumlarda birim kökün varlığı hakkında sapmalı sonuçlar verebilmektedir. Bu yüzden bu tür hataları ortadan kaldırmak için iki yapısal kırılmaya izin veren LS birim kök testi kullanılmıştır. Yapısal kırılmalı birim kök testine ait bulgulardan XFINK endeksinin tüm anlamlılık düzeylerinde birim kök içermediği, XILTM endeksinin ise sadece %10 anlamlılık düzeyinde birim kök içermediği anlaşılmaktadır. Kalan diğer endekslerin ise tüm anlamlılık düzeylerinde birim köke sahip oldukları görülmüştür. Bulgular neticesinde, test sonuçları incelenen dönemde Borsa İstanbul'un zayıf formda etkin piyasa olduğunu göstermektedir. Başka bir ifade ile piyasada hisse senedi fiyatları geçmiş tüm fiyat bilgisini içermektedir ve hiçbir yatırımcı bu bilgileri kullanarak fazla bir kazanç sağlayamayacaktır. Anahtar kelimeler: Borsa İstanbul, Etkin Piyasalar Hipotezi, Zayıf Form Piyasa Etkinliği, Birim Kök Testi

Birim kök testleriBorsa İstanbulEtkin piyasa teorisi+3
Ferhat Karademir
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik sektörümüzün müzik hayatımız açısından durumu ve değerlendirilmesi

Bu araştırmada müzik sektörünün, müzik hayatı açısından durumu ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu amaçla, müziğin tanımı, bir sektör haline dönüşmesindeki tarihsel süreci, müzik sektörümüzün gelişimi, problemleri, bu günkü durumu ve değerlendirilmesi yapılmaya çalışılmış, topluma, dolayısı ile de toplum kültürüne etkileri incelenip, Türkiye'deki mevcut müzik sektörünün geçmişte var olmuş ve günümüzde var olan problemlerinin nedenleri ve çözümüne ilişkin görüşler öne sürülmüştür. Araştırma için bu konunun seçilmiş olmasında, etkileşim sırasına göre, müziğimizin, müzik sektörümüzün, müzik kültürümüzün ve milli kültürümüzün yaşadığı olumlu ve olumsuz gelişmelere ışık tutması ve çözüm yolları getirmesi açısından önemli olması etken olmuştur. Araştırma için gerekli verilere; derleme, konuyla ilgili eserlerin ve söylemlerin taranması yoluyla ulaşılmıştır. Bu araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, insanlık tarihi ile yaşıt olan müzik, zaman içinde dünyanın ve insanların gelişimine paralel olarak büyüyüp bir sektör halini almıştır. Müzik sektörünün ülkemizde doğuşu ve gelişimi diğer dünya ülkeleri ile paralel bir şekilde ilerlemiştir. İçerisinde birçok meslek grubu ve insanı çalıştıran müzik sektörü gelişen teknoloji nedeni ile değişim dönemlerinde çeşitli problemler yaşamış ve yaşamaktadır. Müzik sektörü, zamanın ve teknolojinin bize getirileri olan gazeteler, dergiler, televizyonlar ve internetten olumlu ve olumsuz etkileşimler almıştır. İnsanların müzik beğenilerine, eğitim durumlarına ve kültürlerine göre şekillenen müzik sektörümüz, müziğimizin ve mili kültürümüzün de bir aynası olmaktadır. Bu sonuçlar ışığında, müzik sektörümüzün mevcut problemlerinin çözümüne ilişkin, devletin yetkili organlarınca düzenlenecek olan kanunlar ve politikalar büyük önem taşımaktadır. Eğitime verilen önem, basın-yayın kuruluşlarının yayın politikaları, yasalar, cezai yaptırımlar denetlemeler ve en önemlisi bilinçlilik ve farkındalılık gibi sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde ilerleyip planlanan bir kültür politikası ile müzik sektörümüz, müzik kültürümüz ve milli kültürümüz olumlu gelişimlerine devam edecektir.

DeğişimMüzikMüzik endüstrisi+5
Mustafa Kabataş
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
20
Master'sOpen AccessTR

Adıyaman ilinin kalkınmasında öncü sektörler ve yerel dinamikler

Azgelişmişlik sorunu dünyada olduğu gibi Türkiye'de de önemli bir sorundur. Bölgesel dengesizlikler olarak ortaya çıkan bu sorun daha alt birimlere gidildikçe artmaktadır. Bunun sonucunda birçok ekonomik ve sosyal sorun ortaya çıkarken aynı zamanda mevcut kaynakların optimal kullanılması da sağlanamamaktadır.Bu sebeple azgelişmişlik sorununun çözümlenebilmesi için bölgesel ve daha alt birim bazında yapılacak çalışmaların artırılması gerekmektedir.Bu çalışmanın amacı, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan ve azgelişmişlik sorunu ile karşı karşıya olan Adıyaman ilinin sektörel yapısının incelenerek ilin üstün olduğu sektörlerin ortaya çıkarılması olmaktadır. Ayrıca yerel kalkınma dinamiklerinin etkilerini ortaya çıkarmaktır. Çalışmada, tarihsel, betimsel ve bağıntısal modeller kullanılmıştır. Araştırmada Adıyaman'ın ekonomik bir haritası çıkarılarak, ilin gelişmesinde karşılaşılan temel sorunların ortaya konulmasına çalışılmıştır.Bulgulara göre, Adıyaman'da tarım sektörü, altyapı olanaklarının geliştirilmesi ile turizm sektörü öne çıkan sektörler olmaktadır. Diğer yandan Adıyaman'da yerel kalkınma alanında örnek projelerin bulunması bir avantajdır. Ayrıca son yıllarda Adıyaman'ın ekonomik yapısında bir gelişme sözkonusudur. Ancak Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde sürdürülen projenin hızlı bir şekilde tamamlanması gerekmektedir.Anahtar Sözcükler: Azgelişmişlik Sorunu, Adıyaman, Sektörel Kalkınma, Yerel Kalkınma

AdıyamanAzgelişmişlikBölgesel kalkınma+5
Barış Aytekin
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

1970 sonrası Türkiye çizgi film (animation) sektörünün durumu ve sorunlar

Bu araştırma; Türkiye'deki Çizgi Film (Animation) Sektörünün gelişmesi ve bu süreç sırasında yaşanan sorunları tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla 1970 öncesi durumun kısaca incelenmesinden sonra 1970'li yıllardan bu güne kadar geçen sürelerdeki çalışmalar onar yıllık dönemler halinde incelenmiştir.Bu kapsamda çalışmanın ilk bölümünde, Çizgi Film (Animation)'in ne olduğu ve nasıl yapıldığı, ikinci bölümünde 1970 yılları ile 2010 yılları arasında Çizgi Film (Animation) Sektörünün gelişimi geniş bir şekilde açıklanmış, üçüncü bölümünde ise sektöre yönelik sorulan sorular çerçevesinde sorunların ortaya çıkarılmasına çalışılmıştır. Sektördeki sorunları tespit etmek amacıyla da ilgili kurum, tasarımcı, öğretim elemanı ve öğrencilerin görüşlerine başvurulmuştur. Bu görüşler doğrultusunda öne çıkan en önemli sorunun ?Projelerin yapımı için mali kaynak desteği bulunamaması? olduğu görülmüştür.Araştırmanın sonuç bölümünde ortaya çıkan bu sorunların çözümünü sağlayabileceği düşüncesi ile bazı önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Çizgi Film, Çizgi Film Projeleri, Reklam, Çizgi Film Yarışmaları.

CanlandırmaProjelerReklamlar+2
Çiğdem Uçarcan
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Senaryo yaklaşımı ve Türkiye'de sigortacılık sektöründe uygulama

Bu çalışma, senaryo analizi tekniğini sigortacılık sektörüne uygulayarak ilgili sektör için ileriye dönük tahminler yapmanın mümkün olup olmadığı veya hangi şartlarda mümkün olduğu konusunda yapılmıştır.Çalışma kapsamında, öncelikle genel tarifler ve sigortacılık genel bilgileri verilmiştir. Daha sonra senaryo kavramı, senaryo yaklaşımı ve senaryo analizi kapsamlı olarak incelenmiş ve stratejik yönetim biçimi senaryolar açısından değerlendirilmiştir. Daha çok literatüre dayalı olarak verilmiş olan bu tarif, bilgi ve değerlendirmeler için, ilgili konularda geniş bir literatür taraması yapılmıştır. Çalışmanın devamında, sigortacılık konusunda belli alt başlıkları açıklayabilecek ve ileriye dönük tahminleri yapmaya imkan verebilecek model geliştirmeleri yapılmıştır. Model geliştirmeleri için regresyon analizinden faydalanılmış, söz konusu analiz için SPSS 15.0 paket programı kullanılmıştır. İleriye dönük tahminlerin hesaplanabilmesi için ise, zaman serilerine çift üstel düzleştirme yöntemi uygulanmıştır. Çalışmanın son aşamasında geliştirilen modellerin değerlendirilmesi yapılmış ve çalışma, araştırmanın sonuçlarının irdelendiği ve eldeki bilgiler ışığında gerekli önerilerin yapıldığı ?Sonuç ve Öneriler? kısmıyla tamamlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Senaryo, Senaryo Yaklaşımı, Senaryo Analizi

Avrupa BirliğiSektörel analizSenaryo+6
Alper Nevzat Kızıltan
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
DoctorateOpen AccessEN

Return and volatility spillovers among trading partners: Evindence from Turkish market

In this thesis, the dynamic structures of returns, volatility spillovers, and conditional correlations between Turkish stock and bond indices and the relevant indices of countries with which Turkey has both high and low trade relationships in terms of exports, imports, foreign direct investment inflows, and foreign direct investment outflows during the period from January 1, 2015, to December 31, 2022, are examined. The specific indices used for the study, from each selected country include the primary stock indices representing the overall market, four sectoral indices representing manufacturing, finance, technology, and telecommunications, and a 10-year bond index. The countries in the High-Trade group are Germany, UK, Italy, Netherlands, USA, and China, while the Low-Trade group includes Australia, Sweden, and Canada. Another significant aspect of this work is the examination of how the global Covid-19 pandemic has affected the variability of returns, volatility spillovers, and conditional correlations for these indices among Turkey and its trading partners. The exact date of the Covid-19 pandemic is determined by relevant structural break tests. Finally, the effects of the returns of four different exogenous variables, namely the Volatility Index (VIX), Brent Crude Oil (BRENT), Currency Exchange (USD/TRY), and Credit Default Swap (CDS), on conditional correlations are separately examined. Structural break tests (ICSS) were applied to determine the exact date of the Covid-19 pandemic. Vector Autoregressive-Asymmetric Dynamic Conditional Correlation (VAR- ADCC-GARCH) method was used to examine returns and volatility spillovers. The Generalized Autoregressive Conditional Heteroskedasticity with External Variables (GARCHX) method was applied to analyze the effect of external variables on conditional correlations. The contributions of the study are five-fold: First, the existence of connections between Turkey's financial indices and those of countries with high or low trade volumes. Second, determining the actual break dates in each Turkish financial market instead of relying on the Covid dates announced by the Turkish Ministry of Health, and subsequently identifying the effects of Covid. Third, considering sectoral indices for portfolio diversification purposes for market makers and decision-makers. Fourth, integrating 10- year bond indices, which serve as a significant indicator of countries' macroeconomic data, into the system alongside stock indices. Lastly, measuring the impact of exogenous variables on conditional correlations between countries. The results of this study may help identifying contagion effects of spikes in returns and volatility in financial markets, and, therefore, providing investors with insights to diversify their portfolios and hedge risks effectively.

İstanbul Stock ExchangeSectoral analysisStock return+1
Burak Batmaz
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Financial analysis of Turkish hospitality and food & beverage industries at Borsa Istanbul

Organizations have been evaluating their financial situations with various financial analysis methods over the years. The best appropriate method of analysis has changed according to industry, time etc. Ratio analysis has been sizably used to evaluate financial relationships. There are many kinds of ratios and the usage of ratios depends on the situation. Ratios are calculated by the data from balance sheets, income statements and cash flow statements. The Numbers application on Macbook is used to calculate ratios and SPSS panel data application is used to analyze ratios. The aim of the study is to measure the association between liquidity, solvency, efficiency and profitability. With the respect of the aim of the study, the kinds of financial analysis and specifically ratio analysis and their kinds have been explained. The background of the financial analysis is discussed and related researches are shown within the study. In order to evaluate arguments; current ratio, accounts receivable turnover ratio, inventory turnover, total asset turnover, debt ratio, equity ratio, debt to equity ratio, profit margin ratio, gross margin, return on total assets and cash flow on total assets are calculated for thirty hospitality and food&beverage firms listed at Borsa İstanbul between the years 2012 and 2017.According to the results, for the hospitality sector, food&beverage sector and both sectors; the independent variables from the models express only 1%, 1% and 6% of the variance of the profitability variable respectively. Simply, no independent variable has a significant effect on profitability. So, in Turkey there is no significant association between the dependent variable and independent variables of the study. Keywords: financial analysis, ratio analysis, panel data

İstanbul Stock ExchangeFinancial analysisStocks+5
Merve Buğdaypınarı
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de işsizlik ve COVID-19 ilişkisi

Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve hızla tüm dünyaya yayılan COVİD-19 virüsü, yalnızca insanların sağlıklarını değil, nerede ise tüm ekonomik ve sosyal hayatı da etkisi altına almıştır. Virüsün yayılım hızını engellemek amacı ile tüm devletler tarafından alınan tedbirler, finansal piyasaları negatif yönde etkilemiştir. Küresel ve ulusal üretim hacimleri daralmış ve sonuç olarak işsizlik bir sorun olarak karşımıza çıkmıştır. COVİD-19 her ne kadar bir sağlık krizi olarak baş göstermiş olsa da sonraki süreçte bir ekonomik krizi de beraberinde getirmiştir. Tüm ülkeler, COVİD-19 süresince ekonomik küçülme ve işsizlik problemleriyle mücadele etmek mecburiyetinde kalmıştır. Bu çalışmada, COVİD-19 salgın sürecinin Türkiye'nin işgücü piyasası üzerindeki etkileri teorik olarak değerlendirilmiştir.

COVID 19Ekonomik etkiPandemiler+3
Fırat Bozdemir
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de milli gelir artış hızının otomotiv sektörünün büyümesine etkisi

Otomotiv sektörü, birden fazla sanayi kolu ile yakın ilişkisi sebebiyle ülke ekonomilerinde lokomotif sektör olarak kabul edilmektedir. Çalışmamızda otomotiv sektörünün doğuşu, dünyada otomotiv sektöründe yaşanan gelişmeler, Türkiye'de otomotiv sektörünün tarihsel gelişimi, ihracat, ithalat ve istihdam değerlerinin üzerinde durulmuş, milli gelir ve milli gelir ile ilgili kavramlarını tanımı yapılmış ve milli gelirin otomotiv sektörü ile ilişkisi üzerinde durulmuştur. Bu çalışmanın amacı, milli gelir artışının otomotiv sektörünün büyümesindeki önemli konulardan biri olduğunu, sektördeki gelişmelerin milli gelirle doğru orantılı olduğunu, milli gelir artış hızı ve otomotiv üretim verilerinin belirlenerek, ekonomiye olan etkisini gözlemlemektir. Ekonomik büyüme oranı sektörün büyümesini, teknolojik verimliliğini etkilemekte aynı şekilde otomotiv sektörünün gelişmesi ekonomik büyümeyi etkilemektedir. Bu çerçevede çalışmada yapılan analizde milli gelir artış hızı ile otomotiv sektörünün büyümesi arasında karşılıklı ilişki olduğunu inceleme amacı güdülmektedir. Türkiye üzerine yapılan bu çalışmada milli gelir artış hızı verileri TUİK üzerinden, otomotiv sektörüne ait veriler TCMB Elektronik Veri Dağıtım Sistemi (EVDS) ve Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) bültenlerinden derlenmiş olup analizler E-views 8 programı ile yapılmıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Milli Gelir, Otomotiv Sektörü, Büyüme

BüyümeEndüstriyel gelişmeGayri safi milli hasıla+5
Ali Kemal Başbuğ
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket değerleme yaklaşımları ve Borsa İstanbul'da iletişim endeksinde bir uygulama

Ekonominin yapı taşı olan şirketler iki temel amaçla kurulurlar; kar elde etmek ve piyasadaki varlıklarını sürdürmek. Ancak son yıllarda şirketler için piyasadaki varlıklarını devam ettirirken, maksimum kar elde etmek kadar, değerlerini koruma ve artırma hedefleri de önem kazanmıştır. Piyasada faaliyetlerini sürdürmekte olan bir şirketin mevcut değerinin bilinmesi ve doğru tespit edilmesi son yıllarda oldukça önemli hale gelmiştir. Şirket değerleme yaklaşımlarına baktığımız zaman değerleme faaliyetleri tahmin ve hesaplamalardan oluşur. Şirket değerleme yaklaşımları değişmese de değerlemeyi yapan uzmanlar değiştiği için değerleme uzmanlarının bilgi, tecrübe ve yeteneklerine göre değerleme sonuçları sübjektif niteliklidir. Önemli olan değerleme faaliyetlerinde uzmanların şirket içi ve şirket dışı faaliyetlerde ilkeler ve yöntemlere bağlı kalarak en başarılı sonuca ulaşmasıdır. Bu çalışmada Borsa İstanbul'da iletişim endeksinde işlem gören şirketler üzerinde uygulama çalışması yapılarak şirketlerin değerleri hesaplanmıştır. Uygulama çalışması ile Varlık Bazlı Değerleme Yaklaşımları Gelir Bazlı Değerleme Yaklaşımları ve Piyasa Bazlı Değerleme Yaklaşımları arasında karşılaştırmalar yapılarak farklılıklar ortaya konmuştur.

Borsa İstanbulDeğerlemeDeğerleme modelleri+5
Mustafa Şahin
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Küresel ısınmanın sektörler bazında oluşturduğu risk sendromları ve çözüm yolları: Kuşadası bölgesi yiyecek içecek işletmelerinde bir uygulama

Sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinde üretimden tüketime kadar olan süreçte kullanılan yöntemler ve bu süreçte ortaya çıkan sera gazları, dünyanın daha fazla ısınmasına, aşırı hava olaylarına sebep olmuştur. Küresel ısınma olarak adlandırılan bu sorun, dünyanın geleceğini tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Bilim ve teknolojideki gelişmeler, dünyanın küresel tek pazara dönüşmesi, başta enerji olmak üzere hammadde ihtiyacına olan talep yoğunluğu ve artan nüfus hem doğal kaynakların hızla yok edilmesine hem de, bu süreçte ortaya çıkan sera gazlarının etkisiyle iklimin doğal döngüsü dışında değişmesine yol açmıştır. Aşırı hava olaylarının görülme sıklığı da, tarımsal alanlardan turizme kadar tüm canlıların yaşamını olumsuz etkilemeye başlamıştır. Bu çalışmada, küresel ısınmanın kavramsal çerçevesi; tarihsel gelişimi, yürütülen önleyici çalışmalar ve gelecekteki muhtemel beklentileri ile açıklanmıştır. Tarım, sanayi ve hizmet sektöründeki gelişmeler ve riskler küresel ısınma boyutunda incelenmiştir. Önleyici tedbirlerin yanında, muhtemel çözümler ortaya konulmuştur. Tüketime yönelik olması, katı ve sıvı atıkların yoğun olarak görülmesi, sunduğu hizmetlerin tedarik boyutunda tarım, sanayi ve hizmet sektörleri ile ilişkili olması ve toplumlardaki bireylerin tamamına yakınının uğrak yerleri arasında yer alması sebebiyle yiyecek içecek işletmeleri uygulama alanı olarak incelenmiştir.

Aydın-KuşadasıKüresel ısınmaRisk+7
Ekrem Turan
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bölgesel kalkınmada yatırım teşviklerinin shift-share analizi

Bölgesel eşitsizlikler, uzun yıllardan beri kamu maliyesi literatüründe ve ekonomik kalkınma içerisinde önemli bir tartışma konusudur. Temel sorun bölgesel eşitsizliklerin sosyo-ekonomik sorunlara yol açarak ekonomik kalkınmayı olumsuz etkilediği yönündeki kaygılardır. Bölgesel eşitsizlik sorununu azaltmaya yönelik uygulanan politikalar içerisinde ise teşvikler en etkili araçlardan biri olarak ön plana çıkmaktadır. Ayrıca teşvik uygulamaları siyasi etkilere konu olması sebebiyle de sık sık gündeme gelmektedir. Bu alanlarda yapılan çalışmalardan çıkarılan ortak sonuç ise, bölgesel kalkınma bağlamında bölgelerin yatırım teşviklerinden göreli olarak yeterli pay alamadıklarıdır.Bu çalışmanın amacı 2008-2010 döneminde uygulanan yatırım teşviklerinin değişen sisteme göre etkinliğinin shift-share analizi ile incelenmesidir. Bu doğrultuda bölgeler ve iller düzeyinde uygulanan teşvikler sektörel bazda incelenmiştir. bu doğrultuda bölgeler ve iller düzeyinde uygulanan teşvikler sektörel bazda incelenmiştir. Bölgesel kalkınma çerçevesinde görece az gelişmiş bölgelerimizde yeterli ve etkin bir teşvik politikasının uygulanamadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bölgesel kalkınmaKalkınmaSektörel analiz+5
Elif Kuru
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00

Related subjects