Socio-cultural impact

88 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Şiddetin sosyo-kültürel kaynakları ve medya metinleri aracılığıyla sunumu

ÖZET ŞİDDETİN SOSYO-KÜLTÜREL KAYNAKLARI VE MEDYA METİNLERİ ARACILIĞIYLA SUNUMU Seda YAVUZ Yüksek Lisans Tezi, Medya ve Kültürel Çalışmalar Ana Bilim Dalı Danışman: Doç. Dr. Filiz SUSAR Mart 2014 – 97 sayfa Şiddet, toplum içinde ortaya çıkan ve kültürel bir öğe olarak öğrenimi sağlanan bir olgu olma özelliğine sahiptir. Şiddet ana başlıklarıyla fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel olmak üzere çeşitli biçimlerde ortaya çıkmaktadır. Şiddeti meydana getiren kaynaklar incelendiğinde, şiddetin biyolojik ve psikolojik kaynaklarındansa sosyo-kültürel ve ekonomik kaynaklarının daha fazla etkin olduğu görülmektedir. Sosyo-kültürel ve ekonomik kaynaklara bakıldığında kitle iletişim araçları tüm dünyada en büyük paya sahiptir. Şiddet, her türlü medya metini aracılığıyla topluma sunulmakta ve toplum bunu bazen bunu takip etmekte bazen de buna maruz kalmaktadır. Medya teknolojik gelişmelerle beraber sosyalleşmenin başat araçlarından biri haline gelmiştir. Televizyon bugün, ulaşılması en kolay ve en yaygın olan medya organıdır. Televizyonun geniş kitlelere yayılması ve kolay ulaşılır olması ona toplumsal ve kültürel bir güç kazandırmıştır. Televizyon birey, toplum ve kültür üzerinde önemli derecede etki sahibidir. Şiddetin medya metinleri aracılığıyla sunumunu incelediğimiz bu çalışmada, gençlik dizileri içerisinden örneklem olarak "Güneşi Beklerken" adlı dizi seçilmiştir. Bu dizide Gerbner'in "Ekme-Yetiştirme" tezinin aşamalarından olan ileti çözümlemesi uygulanmıştır. İleti çözümlemesi aşaması için araştırmaya konu olan dizinin araştırmayı sonlandırdığımız tarihe kadar yayınlanmış olan bölümlerinde içerik çözümlemesi yapılmıştır. Çözümlenen ve sayısallaştırılan ileti özellikleri kategorilere kodlanarak dizideki ekme açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan çözümleme sonucunda araştırmada elde edilmek istenen amaçlar doğrultusunda ortaya koyduğumuz problemler test edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Şiddet, Kültür, Medya, Sosyalleşme, Gençlik

GençlerGençlikKültür+7
Seda Yavuz
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Rus avangard sanatının ortaya çıkışı ve sosyo-kültürel bağlamda evrimsel süreci

Rus avangardının evrimsel süreci Rusya'da gerçekleşen kültürel ve siyasi değişimler çerçevesinde gelişmiştir. Rus sanatçılar kendi özgün kültürel değerleriyle, Batı Avrupa'dan gelen sanat hareketlerinin bir sentezini yapmaya çalışmışlardır. Ulusal kültürü yansıttıkları Neo-Primitivizm, Kübizm ve Fütürizm etkilerini yansıttıkları Kübo-Fütürizm, stil olarak Avrupa etkilerinden özgürleşip özgünleşmeye doğru gittikleri Rayonizm ve Süprematizm sanat hareketleri devrim öncesi Rus avangardını yönlendirmiştir. Rusya'yı Batı Avrupa'dan farklı yapan sosyal, felsefi ve kültürel altyapı, yeni bir kültür yaratma düşüncesi Rus avangard sanatına çeşitli şekillerde etki etmiştir. Devrim öncesi Fütürist sanatçılar kendilerinden önceki Sembolist sanatçıların yeni bir hayat yaratımı kavramını devam ettirmekle beraber, onların dilsel ve biçimsel kalıplarını yıkarak yeni olanı formüle etmek istemişlerdir. Yeni bir kültür yaratma düşüncesi sanat kavramını her açıdan şekillendirmiş olup, Rusya'daki avangard sanat hareketleri bazı farklılıklarla beraber aynı amacı paylaşmıştır. Rus avangard sanatçılar, sanata hayatı şekillendirecek bir araç olarak bakmışlardır. Devrim sonrası ise modernizm ve teknolojiyle değişen sanat malzemesi sanatçıları endüstriyel malzemelerle çalışmaya yöneltmiştir. Rusya'da gerçekleşen devrim siyasi ve kültürel yapıda dönüşüme yol açmış olup, bunun etkileri sanata da yansımıştır. Önceden sanatsal yaratım konusunda daha özgür hareket eden Avangard sanatçılar artık üretime odaklı ve yararcı projeler üretmeye başlamışlardır. İşte bu noktada devrim öncesi ve sonrası arasındaki sanatsal farklılık, Rusya'nın geçirdiği dönüşüm, sanattaki radikal kırılma, siyasi ideolojinin sanatı ve sanatçıyı nasıl etkilediği ele alınmıştır.

Avangard sanatRus DönemiRusya+2
Beyza Darende
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şanlıurfa ilindeki suriyeli göçmenlerin gıda tüketim ve satın alma davranışlarının tüketici kültürleşmesi bazında incelenmesi

Bu yüksek lisans tezi, Şanlıurfa ilinde yaşayan geçici koruma statüsündeki Suriyeli göçmenlerin gıda tüketim davranışlarını, tüketici kültürleşmesi çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, göçmen bireylerin geleneksel beslenme alışkanlıklarından ne ölçüde uzaklaştıkları ve ev sahibi toplumun gıda kültürüne hangi düzeyde uyum sağladıkları analiz edilmiştir. Bu bağlamda, kültürleşme sürecinde tercih edilen stratejiler (entegrasyon, asimilasyon, ayrılma, marjinalleşme) ile bireylerin tüketim davranışları arasındaki ilişkiler değerlendirilmiştir. Çalışmanın temel materyalini, araştırmacı ve tez danışmanı tarafından geliştirilen, Türkçe ve Arapça dillerine uyarlanmış bir anket formu oluşturmuştur. Ölçüm aracı olarak bireylerin geleneksel ile modern beslenme alışkanlıkları arasındaki uyum düzeyini ölçmeyi amaçlayan AIDAM ölçeğinden yararlanılmıştır. Anket formunda, bireylerin sosyo-demografik özelliklerine ve beslenme kültürleşmesi düzeylerine ilişkin toplam 50 ifade yer almıştır. Çalışma kapsamında, Şanlıurfa'da geçici koruma altında bulunan yaklaşık 273 bin Suriyeli bireyi temsil edebilecek şekilde 412 kişiyle yüz yüze anket yapılmıştır. Veriler, SPSS yazılımı kullanılarak analiz edilmiş; bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü ANOVA ile gruplar arası farklar değerlendirilmiştir. Beslenme kültürleşmesi puanı, Türk tipi ve Suriye tipi beslenme uygulamalarına verilen yanıtlar doğrultusunda oluşturulan puanlama sistemiyle hesaplanmıştır. Araştırma bulgularına göre, katılımcıların büyük çoğunluğu geleneksel Suriye yemeklerine bağlılık göstermektedir. Ancak, özellikle genç, erkek, bekâr ve yüksek eğitim düzeyine sahip bireylerin Türkiye tipi beslenme alışkanlıklarına daha yüksek düzeyde uyum gösterdiği tespit edilmiştir. Bu durum, kültürel esnekliğin ve çift yönlü kültürleşme stratejisinin bazı gruplarda daha belirgin olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca Türkiye'de geçirilen sürenin artmasıyla birlikte Türk mutfağına uyumun arttığı da gözlenmiştir. Beslenme kültürleşmesi bağlamında elde edilen bulgular, göçmenlerin gıda tüketim tercihlerinin yalnızca ekonomik ya da fizyolojik ihtiyaçlarla değil; kültürel kimliğin korunması, sosyal uyum çabası ve aidiyet duygusuyla da şekillendiğini göstermektedir..

Düzensiz göçGıda tüketimiSosyokültürel değişme+3
Mahmut Kılıç
Harran University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel halkın çok kültürlü kişilik özellikleri ile turizm algısı arasındaki ilişki: Diyarbakır örneği

Turizm, bir bölgenin ekonomik kalkınmasına katkı sunan önemli sektörlerdendir. Turizmin ekonomik faydasının yanı sıra sosyokültürel ve çevresel etkileri de mevcuttur. Bu etkiler olumlu ve olumsuz olabilmektedir. Bu etkilerin yerel halk tarafından algılanma düzeyi bölge turizminin gelişimi açısından önemlidir. Yerel halkın sahip olduğu ırksal dinsel, dilsel, kültürel farklılıklar ile turizmi algılama biçiminin değerlendirilmesi, yerel halkı tanıma açısından turizmin planlamasında ve bölgenin gelişmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu tez çalışmasında, Diyarbakır'daki yerel halkın çok kültürlü kişilik özelliklerine göre turizm algıları belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın amacı yerel halkın çok kültürlü kişilik özelliklerine göre turizm algıları arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını ortaya çıkarmaktır. Bu bağlamda çalışma yerel halkın çok kültürlü kişilik özelliklerine göre Diyarbakır turizmine olan bakış açılarını, kültürel farklılıkların olduğu toplumdaki insanların turizmden etkilenme biçimlerini ortaya koymaktadır. Araştırmanın evrenini Diyarbakır'da ikamet eden yerel halk oluşturmaktadır. Bu çalışmada basit tesadüfi örneklem yöntemi kullanılmış ve yerel halka 500 adet anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler Statistical Program For Social Scientists (SPSS) programı ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, çok kültürlü kişilik özelliklerinin alt boyutlarıyla turizmin algısı arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Yine katılımcıların sosyo demografik özellikleri ile turizm algıları arasında da anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür.

Bölgesel turizmDiyarbakırEkonomik etki+7
Şilan Boğdi
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Foça'da ikinci konutların fiziki ve sosyo-ekonomik çevreye etkileri üzerine yerel halkın bakış açısı

Bu araştırmada, Foça'da bulunan ikinci konutların mekân üzerindeki fiziki, sosyo-kültürel ve ekonomik etkilerine yönelik yerel halkın algıları ve bakış açılarını ortaya koymak amaçlanmaktadır. 20. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren kıyı yerleşmeleri ve kırsal alanlarda yoğunlaşan ikinci konutlar, mekân üzerinde birtakım fiziki, sosyo-kültürel ve ekonomik etkiye sahiptir. Uzun yıllar boyunca ekonomik kaygılar sebebiyle plansız ve düzensiz şekilde gelişen ikinci konutların fiziki çevre üzerindeki baskısı giderek artmaktadır. Ayrıca ikinci konut gelişimiyle birlikte farklı sosyo-kültürel özelliklere sahip iki ayrı grubun (yerel halk ile ikinci konut sahipleri) karşılaşması neticesinde birtakım sosyo-kültürel çatışmaların yaşandığı bilinmektedir. İkinci konutların sözü edilen olumsuz etkilerinin haricinde çevre koruma bilincinin arttırılması, ekonomik gelir getirici etkisi, istihdamı çeşitlendirmesi vb. olumlu etkileri de mevcuttur. 1980'li yıllardan itibaren metropollerin çevresi ve kıyı yerleşmeleri başta olmak üzere birçok kırsal alan, ikinci konut istilasıyla karşı karşıyadır. 21. yüzyılda Akdeniz Havzası ve İskandinavya kıyıları başta olmak üzere kıyı şeridinin büyük bir kısmı, turistik kentleşme ve ikinci konutların baskısı altındadır. Literatürde ikinci konutların etkileri konusu son yıllarda popülerleşmesine rağmen hala sınırlı sayıda çalışmanın var olduğu görülmektedir. Ayrıca, ikinci konutların sözü edilen etkilerine yönelik yerel halkın bakış açılarını ortaya koyan çalışmaların da yeterli sayıda olmadığı anlaşılmaktadır. Çalışma konusunun, kıyı yerleşmeleri ve kırsal alanlar açısından önemli ve güncelliğini koruyan bir problem niteliğinde olmasıyla birlikte, ilgili literatürde fark edilen boşluğu tamamlama ihtiyacı araştırma konusunun seçilmesinde önemli rol oynamıştır. Araştırmada Foça'da yıl boyu ikamet eden 432 kişiye anket uygulanmıştır. Toplanan veriler, IBM SPSS Statisticts 25 yazılımı vasıtasıyla derlenerek analiz edilmiştir. Araştırmada, katılımcıların sosyo-demografik özellikleri ve ikinci konutların etkilerine bakış açılarını saptamak amacıyla frekans testleri uygulanmıştır. Ayrıca, yerel halkın demografik özelliklerine göre ikinci konutların sözü edilen etkilerine bakış açılarını ortaya koymak amacıyla T testi ile tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre yerel halkın, ikinci konut sahiplerinden ekonomik gelir elde etmesinden dolayı pozitif bir bakış açısına sahip olduğu görülürken ikinci konutların fiziki çevre üzerindeki olumsuz etkilerinden rahatsız oldukları anlaşılmıştır. Ayrıca yerel halk, ikinci konutların sosyo-kültürel yapıya negatif etkilerinden dolayı negatif bir algıya sahiptir. Foça'da başarılı bir turizmin ve sosyal entegrasyonun sağlanması için ikinci konutların sürdürülebilir gelişiminin sağlanması ve yerel halkla etkileşimlerinin arttırılması büyük önem arz etmektedir.

Fiziksel çevreSosyoekonomik etkiSosyokültürel etki+7
Okan Oğan
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihsel ve kültürel boyutlarıyla Bingöl'de alevilik

Tarih boyunca birçok tanımı ve yorumu yapılan Alevîliği ele alan bu çalışmada; çıkış noktası olarak İslamın ilk yılları ele alınmıştır. Tarihi süreç içinde farklı tepkimeler sonucunda günümüze kadar ulaşan süreç neticesinde oluşan olaylar ve olaylara verilen tepkiler akademik tarafsızlık ilkesine bağlı kalınarak ele alınmıştır. Çalışmanın ana konusu olan bölge Alevîlerinin nereden geldikleri, nasıl yerleştikleri, demografik yapıları, inanç ve ibadetleri, farklı kültürlerle etkileşimleri ve inançlarının sosyal yaşamlarına etkileri ele alınmıştır. Çalışma; Kârer bölgesi merkeze alınarak bölge Alevîleri hakkında bilinen doğru ve yanlışların alana inilerek, klasik ve yakın çağ kaynaklarına dayandırılarak bilim dünyasına sunulması sürecini içermektedir. Anahtar kelimeler: Alevî, Alevîlik, Bektâşîlik, Şiâ, Bingöl

AlevilerAlevilikBektaşilik+7
Abdulnasır Bural
Şırnak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

The nature of dialogic reflection on L2 spoken performances of tertiary-level students

This study aims to explore the nature of dialogic reflections of L2 tertiary level learners on their spoken performances through qualitative sociocultural research. To conduct the study, 24 tertiary level L2 learners were given six different speaking tasks throughout 12 weeks, and they did the tasks in the classroom with their pairs and audio-recorded their conversation. Then, the learners listened to their performances and reflected on them dialogically with their pair, and audio-recorded their reflections. The learners yielded 22 hours of interaction with their peers. All the tasks and reflections were recorded, transcribed, and categorized through MAXQDA, a software platform. To analyze the data, sociocultural theory-based analysis methods, which are microgenetic approach and sociocultural discourse analysis, both of which are included in microanalysis methods, were used. The findings revealed that there are two main categories occurring while reflecting dialogically. The most common one is showing regulatory behaviors, and the other one is having affective involvement. In the dialogic reflection sessions, regulatory behaviors appeared in two ways; (1) the learners either initiated a conversation by asking questions, making suggestions, asking for guidance or clarification, and raising awareness or (2) showed regulated behaviors by scaffolding their pairs, making language-related explanations, and establishing mutual understanding between each other. Besides, affective involvement happed in two ways; the first one happened when learners felt their achievement, and secondly when they wanted to praise their pairs or themselves. Finally, the findings give implications for the use of reflection with learners, learner improvement, and classroom interaction.

Language educationSpeechSpeaking skills+6
Tuğçe Temir
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk sinemasında göç temalı filmler ve kadın olgusu

Tarihsel süreç göz önünde bulundurulduğunda göç olgusunun bireyden bireye ve dahi toplumdan topluma farklı anlamlar çağrıştırdığı gerçeği görülür. Bu durum, göç olgusunu içinde barındırdığı çeşitlilikle, karmaşık bir yapıya dönüştürerek uluslararası bir sorun haline getirmiştir ki böylece, dünyada birçok ülke göç hareketlerinden eş zamanlı ve gözle görülür bir şekilde etkilenir olmuştur. Göç eden kişilerin sosyal ve fiziki çevrelerinde meydana gelen değişmeler şüphesiz ki beraberinde yeni adaptasyon sorunlarını da getirmektedir. Zaman ve mekân değişiminin zorunlu kıldığı "biraradalık" önceleri bir "filtration" tesiri yaratsa da bir müddet sonra göç eden kişileri var olma adına yaşayacağı topluluğa yeniden uyum süreciyle birleştirmektedir. Bu süreç pek tabi birçok sorunun da habercisi sayılmaktadır. Öyle ki insanların hali hazırda konakladıkları yerden bir başka yere gitmeleri durumu, sosyolojik ve psikolojik nedenleriyle derin travma süreçlerini mümkün kılmaktadır. Bu travma, olumsuz ortamı sonrasında yeni değişimleri de beraberinde getirip insanın benliğini bulmasını sağlayabilir. Şüphesiz ataerkil normların etkisi altında yetişmiş birey ve bu normların çevrelediği toplum yapısı içinde kadın olmak farklı anlamlar çağrıştırmaktadır. Dolayısıyla kadının yaşadığı çetrefilli göç süreci ve sonrasında yaşayacağı durumlar da göçün niteliğine göre farklılık arz etmektedir. Çalışmamızın da tam bu noktada şekillendiğini söyleyebiliriz. Çalışma kavramsal boyut itibariyle göç olgusunun sebebi üzerine konuşlandırılmıştır. Ardından göçün nedenlerini, geçmişten bugüne Türkiye'nin göç hareketliliğini ve kadının toplumdaki yeri, bağlam bütünselliğinde anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Bu yapılırken özellikle toplumsal konjonktürden beslenebilen sinema, dönemsel zihniyetin barındırdığı kökleri görebilmek adına yansıtıcı bir unsur olmuştur. Sinema, kadın ve göç ekseninde seyreden çalışmamız özellikle anlatısal ve görsel olarak kadın algısını irdeleyen film analizleriyle şekillenmiştir. Görülen o ki, kimileri için yeni bir hayatın habercisi olan göç, kimileri için ise zulmün ve acının ta kendisiydi…

GöçlerKadınlarKentleşme+3
Sırrı Cem
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessEN

İzmir Müzesi'nin Kuruluşu: Aziz Ogan Arşivine dayanan başlangıç öyküsü

Museums are always very significant elements in construction of identity. During the formation of the nation-states after World War I museums were used very functionally in making of national identity. During the early years of the Republican Turkey museum had a significant role in the state's agenda of homogenizing and nationalizing the society. İzmir was one of the cosmopolitan centers of Ottoman Empire. The war and the following fire transformed both the demographic and urban character of the city. İzmir Archeology Museum was constituted in this transformed city. This study aims to explore the founding of İzmir Archeology Museum, the relation between museum's role and significance and the transformation and nationalization of the city.

Archeological museumsClassical archeologyFoundation+6
Selvihan Kurt
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of Istanbul Beykoz Municipality "culture, arts and education courses" on students' lives

This qualitative study intends to investigate the impact of İstanbul Beykoz Municipality "Culture, Arts and Education Courses" on students' lives and tries to find the answer to the research question "How do the top three remedial courses offered by the municipality contribute to students' lives?". These courses consist of school subjects, arts, music classes. This study is an initial attempt to analyze how remedial courses help students improve academically, psychologically, socially, and how these courses contribute to and change the lives and future of the students. Dershanes will have been closed down by September, 2015, so these remedial courses will be an alternative to dershanes and private tutoring. This study was conducted in two locations of Beykoz via semi-structured interviews. The subjects of this study were 12 students, 12 parents and 16 teachers and administrators; 40 people in total. Each interview was transcribed, translated into English and prepared for data analysis; emergent themes were found using the constant comparative method and the interviews were studied by using content analysis. On the basis of the findings of this study, these courses had academic, social, psychological, economic and career development impacts on students' lives. The students, parents, teachers and administrators had similar views, as students' the school success improved, students learned to spend their leisure time effectively in a secure environment, got socialized, increased their self-confidence and realized their potentials.

MunicipalitiesEducationEducation services+5
Betül Betina Yolak
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyo-kültürel sınırlar ve ötekilik algısı: Çumra örneğinde Yörükler ve Dağlılar

"Sosyo-Kültürel Sınırlar ve Ötekilik Algısı: Çumra Örneğinde Yörükler ve Dağlılar" başlıklı bu çalışma, Konya'nın Çumra ilçesi ve çevre köylerinde ikamet eden "Yörük ve Dağlı" sosyal grupları üzerine gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma, "Yörük ve Dağlı" sosyal grupların oluşum süreçlerinin sebep/sonuç ilişkisini, sosyo-kültürel sınırların neliğini ve ötekilik algısının topluluklar üzerindeki etkisini anlamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmamızın odak grupları olan "Yörükler ve Dağlılar" ortak kültürel değerlere ve sosyal grup yapılarına sahip olsalar da çeşitli sosyo-kültürel etkenler nedeniyle iki ayrı grup formu kazanmış ve günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Topluluklar tarihsel süreçleri, kültürel değerleri, yaşam koşulları ve algılayış düzeyleri ile daima çeşitlilik göstermiştir. Bu nedenle "Yörük ve Dağlı" grupları üzerinde klasik anlamda bir topluluk yahut sosyal grup analizi gerçekleştirmenin ötesinde oluşum süreçlerinin ve dinamiklerinin neliği sorgulanarak, alanın sosyal gerçekliğine ulaşmak istenmiştir. Toplulukların benzer amaçlar etrafında meydana gelmesine karşılık, ürettikleri ve geliştirdikleri olgular bağlamında biricikliğini koruduğu aşikârdır. Söz konusu toplulukların varlığını sürdürebilmesi için daima bir diğerinin, ötekinin bilgisine ihtiyaç duyulmuştur. Ötekinin bilgisi yahut ötekinin algılanış biçimleri, toplulukların sosyal gerçeklik alanında kendilerini inşa edebilmelerini yahut sürdürebilmelerini sağlayan bir işlevi yerine getirmektedir. Bu nedenle araştırmamızın temel sorusu, "Yörük ve Dağlılar, hangi sosyal ve kültürel etkenler sonucunda sosyal grup kimliklerini inşa etmişlerdir? Ötekilik algısına bağlı olarak sosyo-kültürel sınırlarını hangi zeminlerde belirlemiş ve geliştirmişlerdir?" şeklinde belirlenmiştir. Bu bağlamda araştırmamızın problemlerine yanıt bulabilmek için katılımlı gözlem ve derinlemesine mülakat ile elde edilen veriler ve benzer çalışma alanlarındaki kaynaklar incelenerek, karşılaştırmalı analiz ile antropolojik ve sosyolojik yorumlama gerçekleştirilmiştir.

DayanışmaKültürSosyal hayat+7
Fatıma Kübra Bağatır
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Güney Hindistan'da tasavvufî hareketler: Bâ Aleviyye örneği

Bu çalışmada, İslâm coğrafyasında ve Türkiye'de az tanınan Güney Hindistan'ın coğrafyasının dinî ve manevî kültürünü incelenmektedir. Bölgenin İslâmla bağlantılı dönemlerinden, tarih içerisindeki idari yapısından ve ortaya çıkan önemli değişikliklerden bahseder. Güney Hindistan'da tasavvufun yeri, önemi ve katkısını ele alan bu çalışma, özellikle X/XVI. yüzyıldan itibaren etkili olan Bâ Alevîyye'nin gelişme sürecini, tarikât temsilcilerinin bölgedeki sosyo-kültürel etkisini, siyasî müdahâleleri ve bıraktığı geleneksel mirası kapsamaktadır. Bâ Alevîyye sûfi literatürü, tasavvufî görüşleri, etkilendiği temel fikir ve şahsiyetleri ele alınmıştır. Bâ Alevî mensupların; sömürgeciliğe karşı konumları, hilafet ilişkileri, çağdaş Güney Hint dinî kültürünün teşekkülünde rolleri anlatılmıştır. Son dönemlerde bölgede ortaya çıkan tasavvufî hareketler ve diğer dinî teşkilatlar üzerinde tasavvufun etkisi ve güncel Güney Hindistan kültüründe tasavvufî akımların bıraktığı eserler gibi önemli konular tezin son bölümlerinde tahlil edilmektedir.

AleviyyeDini akımlarDini hareketler+4
Musthafa Ujampady
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Female employment and intimate partner violence: Revisiting the impact of Syrian refugee inflows to Turkey

Intimate Partner Violence (IPV) continues to be a major problem in Turkey, affecting almost one in three women yearly, according to the National Survey on Domestic Violence Against Women (NSDVW) surveys conducted by the Turkish Statistical Institute (TurkSTAT) in 2008 and 2014. With this thesis, I examine the effects of female employment on IPV through an exogenous shock effective from 2012 onwards, namely the settlement of Syrian refugees in Turkish provinces. To that end, I first replicated the findings of Erten and Keskin (2021, henceforth EK), claiming that the arrival of Syrian refugees decreased IPV in Turkish provinces receiving them. Their explanation for this phenomenon was that the "instrumental theories of violence," IPV against women being positively correlated with female employment due to rent extraction purposes by their spouses, were prevalent. By employing the same Instrumental Variables (IV) methodology as EK using a distance-based instrument to account for the Syrian refugee to native population ratio in Turkish provinces, I show that the settlement of Syrian refugees, in fact, did not have a significant negative impact on IPV in Turkish provinces when accounted for the regional trends. Furthermore, I show that even if it did, we cannot conclude that it was through the effect on female employment.

Domestic violenceRefugeesSocio-economic impact+6
İlkem Gök Karcı
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The making of cultural field in Turkey and Syria in the 2010s

This thesis examines the field of cultural production in Turkey and Syria in the 2010s. Employing Pierre Bourdieu's theory of the field of cultural production, this research delves into the primary actors, institutions, and factors that influence cultural production in Turkey and Syria, as well as the challenges and transformations faced by the field. Analyzing how social crises influence the emergence and autonomy of the cultural production field in politically unstable settings, this study aims to consider how the field theory can be adapted and contextualized to address the region's distinctive features and challenges adequately. This study also seeks to comprehend the interplay between the cultural production field and the field of power by scrutinizing actors' habitus, along with their respective positions, roles, and strategies. Lastly, this thesis considers how the notion that the cultural production field inherently evolves towards autonomy might be affected by specific social and cultural conditions. This thesis is based on semi-structured interviews conducted with actors engaged in cultural production field.

CultureCultural productionSocio-cultural impact+2
Ersin Zengin
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Turizmin olumlu ve olumsuz etkileri ile turizmi destek tutumu arasındaki ilişkide mekânsal bağlılığın düzenleyici rolü

Turizmin oluşturduğu olumlu ve olumsuz etkilerin yerel halk tarafından nasıl algılandığı ve söz konusu algıların turizm gelişime ilişkin tutumları üzerindeki etkileri turizm literatüründe sıklıkla incelenen konular arasındadır. Özellikle turizmin henüz gelişmediği, turizm faaliyetlerinin yoğun olmadığı bölgelerde yaşayan halkın turizmin etkilerine ve turizm gelişimine yönelik algılarının belirlenmesi, turizm faaliyetleri konusundaki düşüncelerinin bilinmesi bölgede sürdürülebilir turizm gelişiminin sağlanabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda turizmin henüz gelişmemiş olması, o bölgede daha önce yerel halkın turizmin etkilerine yönelik algılarını ölçmek amacıyla gerçekleştirilen herhangi bir çalışmanın mevcut olmaması sebebiyle 2018 yılı itibariyle UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan hem tarihi hem de kültürel anlamda zengin bir potansiyele sahip olan Göbeklitepe çalışma alanı olarak seçilmiştir. Bu çalışma ile Göbeklitepe çevresinde ikamet eden insanların turizm algıları ve turizm gelişimi hakkındaki düşüncelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Aynı zamanda bu insanların turizmin etkilerini nasıl algıladıkları ve bölgelerinde turizm gelişimini nasıl karşıladıklarına yönelik irdelenen ilişkinin üzerinde mekânsal bağlılık algısının etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Veriler çalışmada oluşturulan anket formları aracılığı ile 391 katılımcıdan toplanmış ve paket istatistik programları ile analizi gerçekleştirilmiştir. İlk önce faktör analizi uygulanmıştır. Daha sonra değişkenler arasındaki ilişkinin ölçülmesi için korelasyon analizi gerçekleştirilmiş, turizmin etkilerine ilişkin algılar ile turizm gelişimine yönelik tutumlar arasındaki ilişki ise regresyon analizi ile incelenmiştir. Çalışmanın sonuçları, bölgede turizmin gelişmemiş olması sebebiyle turizmin olumlu ve olumsuz etkilerine ilişkin belirgin algıların oluşmadığı ve genelde turizmin geliştirilmesine destek verildiğini işaret etmektedir. Aynı zamanda yerel halkın mekânsal bağlılık duygusu arttıkça, turizm gelişimine verdiği desteğin azaldığı çalışmayla ortaya konulmaktadır.

AlgıBağlılıkEkonomik etki+5
Hilal Ersoy
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin İngilizce dersindeki akademik başarı durumlarına etki eden sosyo-kültürel faktörler

Bu çalışmanın amacı ilköğretim sekizinci sınıfta öğrenim gören öğrencilerin sosyo-kültürel özelliklerini belirlemek ve bu faktörlerin İngilizce dersi akademik başarı durumlarına etkisini saptamaktır. Araştırmada konuyla ilgili yurt içi ve yurt dışı kaynaklar taranarak yabancı dil öğretiminin önemi, yabancı dil öğretiminin tarihsel süreç içerisindeki gelişimi, yabancı dil dersi öğretim programları ve yabancı dil dersi akademik başarısına etki eden faktörler hakkında bilgi verilmiştir. Araştırmanın evreni Elazığ il merkezindeki devlet ilköğretim okullarında öğrenim görmekte olan sekizinci sınıf öğrencileridir. Evreni temsil edecek örneklem seçiminde ?tabakalı örnekleme? yöntemi kullanılmıştır. Örnekleme alınan okulların ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerine araştırmacı tarafından geliştirilen öğrenci kişisel bilgi formu uygulanmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen verilerin analizi SPSS 13.00 istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Dağılımın özellikleri incelenmiş, veriler uygun istatistiksel teknikler kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda, öğrencinin, anne ve babanın doğum yerinin, anne ve babanın eğitim düzeyinin, anne ve babanın mesleğinin, ailenin aylık gelir düzeyinin, ailedeki toplam kişi sayısının, öğrencilerin öğrenim gören kardeş sayısının, öğrencilerin çalışma odasına ve internete sahip olmasının, öğrencilerin yabancı dil sitelerini ziyaret etme, yabancı müzik dinleme, yabancı kitap okuma, yabancı film izleme, yabancı yayın yapan kanalları izleme sıklığının, öğrencilerin anne ve babalarının yabancı dil bilmesinin ve bildikleri dil türünün, öğrencilerin evlerinde dil eğitimine yardımcı kaynakların-materyallerin bulunmasının, velilerin İngilizce öğretmenleri ile görüşme sıklığının, aile üyelerinin İngilizce dersine çalışırken öğrenciye yardım etme sıklığının, öğrencilerin dershaneye gitmelerinin ve özel ders almalarının, İngilizce dersine günlük çalışma süresinin ve gelecekte yabancı dil ile ilgili bir meslek seçip seçmeyeceklerinin İngilizce dersi akademik başarı durumlarında etkili olduğu görülmüştür. Buna rağmen, öğrencilerin cinsiyetinin İngilizce dersi akademik başarı durumunda etkili bir faktör olmadığı görülmüştür.

Akademik başarıDers başarısıSosyokültürel etki+7
Nilgün Ekmekyermezoğlu
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Film turizmi faaliyetlerinin yerel halka etkisinin incelenmesi: Sivrihisar örneği

Çalışmanın temel amacı film turizmi faaliyetlerinin yerel halka etkisinin incelenmesidir. Bu doğrultuda literatür incelenmiş ve araştırma modeli geliştirilmiştir. Modelin test edilebilmesi adına Kasım 2022-Şubat 2023 tarihleri arasında gerçekleştirilen uygulamada Sivrihisar'da yaşayan yerel halka ulaşılmış ve toplam 473 kişiye anket uygulanmıştır. Eksik ya da hatalı doldurulduğu tespit edilen 27 anket analize dâhil edilmemiştir ve 446 anket formu değerlendirmeye alınmıştır. Veriler doğrultusunda kullanılan ölçeklerin geçerliliğinin tespiti için faktör analizi yapılmıştır. Faktör analizi yapıldıktan sonra, değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek için YEM kullanılmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre kişisel faydanın, turizm desteği, turizmin algılanan pozitif sosyokültürel etkileri, turizmin algılanan pozitif sosyoekonomik etkileri üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. Buna ek olarak turizmin algılanan pozitif sosyokültürel etkileri, turizmin pozitif sosyoekonomik etkileri ve turizmin algılanan negatif sosyokültürel etkilerinin turizm desteği üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Yapılan çalışmanın en önemli katkılarından birisi genel turizm etkilerinden farklı olarak film turizminin etkileri kapsamında sunulan değişkenleri tek bir modelde ele almasıdır. Toplumun kültürel değerlerinin korunarak geliştirilmesi, doğru planlama ve yönetimin sağlanarak daha fazla kişisel fayda elde edilebilmesi için yerel toplumun daha fazla dâhil olduğu aktivitelerin yapılması; turizmin algılanan negatif sosyokültürel etkilerinin en aza indirgenmesi, algılanan pozitif etkilerinin en üst seviyeye çıkarılması için bilinçlendirme, eğitim ve yerel katılımın artırılması önerilmiştir.

Eskişehir-SivrihisarFilm turizmiSosyoekonomik etki+4
Yunus Emre Toprak
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyo-kültürel etkenlerin tasarım ve tasarımcı üzerine etkileri

Yaşamımızın önemli bir parçası haline gelen tasarım, gün geçtikçe toplumda daha da önemli bir konuma ulaşmaktadır. Günümüzde yalnızca bireyin ifadesi ile sınırlı kalmayıp aynı zamanda toplumların birer kültürel kimliği haline gelmiştir. Bu nedenle kültürü doğru algılayıp, izleyiciye doğru aktaramayan tasarımın başarılı olamayacağı aşikardır. Bu çalışmanın amacı; tasarımı ortaya çıkaran bireyin, tasarımı oluşturma aşamasındaki sosyo-kültürel etmenlerin etkilerini ortaya koymaktır. Bireyin doğumundan itibaren başlayan süreç; yaşamını idame ettirdiği toplumla, toplumun kültürel özellikleriyle harmanlanarak şekil almaktadır. Beşeri faktörlerin etkisi ile ortaya çıkan tasarım anlayışı, bireyden bireye farklılık gösterdiği gibi toplumlar arasındaki farklılıkları da göz önüne sermektedir.Bireyin ve toplumun tasarım anlayışındaki bu farklılık sosyo-kültürel etkenlerin bir yansımasıdır. Bu yüzden tasarımın dilini, ruhunu, derinliğini anlamak için bireyin ve toplumun sosyo-kültürel değerlerini göz önünde bulundurmanın son derece önemli olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Tasarım, Sosyo-kültür, Bireysel Özellikler, Toplumsal Özellikler, Kültürel Kimlik

Grafik sanatlarGrafik tasarımıKültürel kimlik+6
Güler Söğütlü
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul kafelerinden örnekler üzerine bir çalışma

Dünyadaki en popüler içecek olan kahvenin ana memleketi Yemen, Moka dolaylarıdır. Dünyaya yayılması ise 15. ve 16. yüzyıllardadır. Uzun süre Araplar tarafından içilen bu içecek İstanbul'a Kanuni Sultan Süleyman döneminde getirilmiştir. İstanbul'da ilk kahvehane biri Şam'lı diğeri Halep'li iki kişi tarafından 1554 yılında açılmıştır. 17. yüzyılda kahve içiminin yasaklanmışına rağmen halk toplumsal bir mekan haline gelen kahvehanelere gitmeye devam etmiştir.Başlangıçta kahvehaneler bir tüketim mekanıyken yavaş yavaş sohbet, eğlenme, dinlenme, gazetelere bakılarak siyasi tartışmaların yapıldığı mekanlar haline dönüşmüştür. 19.yüzyılın başında kahvehanelerde kahve dışında başka içecek ve yiyecekler de ikram edilmeye başlanmıştır. İstanbul'daki kafeler isimli bu çalışmada; tarihte bu içeceğin ne denli önemli olduğu ve 16. yüzyıldan günümüze değin sosyal hayattaki etkileri incelenmiştir. İstanbul'da farklı çeşitlerde pek çok kafe bulunmaktadır. Bu çalışmada zincir kafeler ve büyük oteller içindeki kafeler olmak üzere iki tür kafe ele alınmış ve aralarındaki özellikler karşılaştırılarak kafe tasarımlan ile ilgili bazı sonuçlar çıkartılmıştır. Çalışma kapsamında Hyatt Regency- Saray, Çırağan Kempinski- Gazebo büyük oteller içindeki kafelere; Linzer, Kalamış Marina Divan ve Paul ise zincir kafelere örnek olarak incelenmiştir. Bu çalışmada giriş bölümünden sonra ikinci bölümde kahve tarihi ve kafe tarihçesi, üçüncü bölümde ise kafe tasarım prensipleri ile ilgili bilgiler derlenerek verilmiştir. Dördüncü bölümden başlayarak her bölümde söz konusu kafeler beş ana başlıkta incelenmiştir. Önce kafenin konumu ve kullanım amaçları irdelenmiş sonra mekandaki zemin duvar va tavan özellikleri, teknik donanım, mobilya grupları ve tasarımda kullanılan renkler üzerine saptamalar yapılmıştır. Bu başlıklar altında incelenen kafelerin plan ve kesiteri de çizilerek aralarındaki benzerlikler ve farklılıklar araştırılmıştır. Dokuzuncu bölümde eldeki verilerin genel bir değerlendirilmesi yapılmış, onuncu bölümde popüler bir kafenin sahip olması gereken özellikler belirtilerek çalışmada varılan sonuçlar açıklanmıştır. xıv

Boyama teknikleriKafeMekan tasarımı+7
Şelmin Yavuz Delikara
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Master'sOpen AccessEN

Turkey's approach to Northern Iraq after 1991

Iraq has been an interesting foreign policy area for the analysis of Turkish foreign policy due to the fact that security concerns have dominated the foreign policy agenda besides economic and socio-cultural issues. However, Turkish interest in Iraq is not limited to security domain; there are other aspects of Turkish interest in Iraq such as historical ties and socio-cultural bonds. Moreover, in order to understand the current relationships between the Iraq and Turkey to analyze Turkish foreign policy towards Northern Iraq, a multi-dimensional analysis on the historical and theoretical ground should be asserted. To assess the Iraq policy of Turkey comprehensively, this study tried to make the analysis of current Turkish foreign policy and its assumptions, besides sociopolitical realities of the region.

SecurityNorthern IraqKurdish question+6
Sevil Yıldırım
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The association between the concepts of organizational climate, socio-cultural dimensions and job satisfaction

Objective of this study is to understand the relationship between organizational climate and job satisfaction as well as to analyze how socio-cultural dimensions affect this relationship. Regarding socio-cultural dimensions concept, two dimensions investigated in this study were mainly; power distance and uncertainty avoidance. In order to investigate the link between these main concepts, a research has been conducted in a multinational company based in the Netherlands. Data was collected via an online questionnaire that was composed of organizational climate, job satisfaction and socio-cultural dimensions scales and 43 questions were asked in total. 150 employees participated to the survey from various age groups and functions in the organization. After missing and incorrect answers have been removed, 123 items were used in the analysis. Organizational climate and socio-cultural dimensions were treated as independent variables, whereas job satisfaction was set as dependent variable in the research. Data obtained from the survey was analyzed using descriptive, correlation, multiple regression, T-test and ANOVA analysis. Results of data analysis indicated that there is a strong and negative relationship between organizational climate and job satisfaction. Also, there is a negative moderating effect of socio-cultural dimensions among the relationship between organizational climate and job satisfaction. Concerning the difference between demographic factors, no significant difference has been found affecting the perception of main research concepts.

Socio-cultureSocio-cultural impactInternational enterprises+2
Sinem Kural Gönül
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Hatay efsanelerine sembolik yaklaşım

İnsan topluluklarının birlikte yaşamaya başladığı andan itibaren sosyal paylaşımlar içine girdikleri bilinmektedir. Yaşam alanlarını ve çeşitli aletleri paylaşmak, avlanmak amacı ile başlayan bu süreç; yaşam kaygısı azalıp yerleşimler geliştikçe "kültür" denen olguyu meydana getirmiştir. Resim ve müzikle başlayan sanat alışverişi ise şiirler, mit ve destanlarla günümüze kadar gelmiştir. Bu bağlamda sözlü kültür ürünleri, toplumların ilk edebî eserleri olması bakımından önem taşımaktadır. Kültürel paylaşımları arttıkça insanlar, millet olma sürecine geçmiş ve ilk edebî ürünlerini oluşturmuştur. Mit, destan, masal gibi anlatı türlerinden biri de efsane adını taşıyan, inanç ağırlıklı ürünlerdir. Sözlü kültür ürünleri arasından efsaneler, kadim dönemlerden günümüze varlığını koruyan zengin içerikli anlatmalardır. Efsanelerin içinde "inanç" kavramıyla beslenen olağanüstü olaylar, yerler, kişiler ve çeşitli unsurlar bulunmaktadır. Efsanelerin barındırdığı konuların arka planında ise sembolik anlamlar yer almaktadır. Duyularla ifade edilemeyen kavramları somut varlıklarla temsil eden, çağrışıma dayalı imge ve işaretler sembolleri meydana getirmektedir. Semboller yalnızca insanın değil zamanın da bilinç dışı göstergeleridir. Semboller; hayatın her alanında kullanılan, insanın hayal gücü ile yaratıcılığını ortaya koyan gizli işaretler sistemi olarak sözlü kültür ürünlerinde yer almıştır. Bu ürünlerden biri de yüzyıllardır dilden dile aktarılarak varlığını sürdüren efsanelerdir. Kültür çeşitliliği oldukça zengin olan yerlerin efsaneleri de oldukça fazladır. Köklü bir tarihe ve kültürel birikime sahip olan Hatay da efsaneleri bakımından oldukça zengindir. Hatay'ın kuruluşuyla ilgili efsanelerden itibaren tabiat unsurları, bünyesinde barındırdığı Hızır, peygamberler, evliya, şeyh, dede gibi kutsal şahısları ve bu şahıslara vakfedilen alanları vs. hakkında çok sayıda efsane anlatılmaktadır. Bölgede alt gruplarıyla beraber üç semavi dinin ve farklı etnik topluluklardan insanın yaşaması burayı inanca dair anlatmalar diye adlandırılabilecek efsaneler açısından da etkilemiştir. İnanç turizminin nadide örneklerine ev sahipliği yapan Hatay'da efsaneler üzerinden sosyal, kültürel ve tarihî/mitolojik etkileşimin izlerini sürmek mümkündür. Efsanelere sembolik açıdan yaklaşmak ise toplum ve bireylerin kolektif bilincini yansıtma açısından oldukça dikkate değerdir. Bu bağlamda Hatay efsaneleri sembolik açıdan oldukça zengin motifler içermektedir. Hatay gibi kültür mozaiği olan şehirlerin kadim bellekleri vardır. Bu bellekte var olanları anlamaya çalışmak savaş, salgın ve baş döndürücü teknolojiyle sarsılan dünyada huzur, sevgi ve barışın da olabileceğini gösterecektir.

DestanlarEfsanelerHatay+7
Nazlı Bal Hatunoğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kuruluşu ve ilk yıllarında Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası

Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası Cumhuriyetin ilk Basma Fabrikasıdır. Mustafa Kemal Atatürk tarafından açılışı gerçekleştirilen fabrika, ürettiği basmalarla ülkede tekstil alanında büyük bir açığı kapatacaktır. Bunun yanında fabrika ile Nazilli ilçesi ve çevresinde gözle görülür şekilde gelişim hareketleri fark edilecektir. Kente yeni bir kimlik kazandıran fabrika, başta kurulduğu mahalle, olmak üzere birçok yapıya ve kültürel etkinliklere ismini verecektir. Nazilli Cumhuriyet'in ilkleriyle Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası sayesinde tanışacak, bugünkü modern yapısına kavuşacaktır. Fabrikanın bünyesinde bulundurduğu sosyo-kültürel unsurlar, zamanla ilçede de etkisini gösterecek, halk daha önce adını dahi bilmediği birçok faaliyeti bizzat yaşayarak öğrenecektir. Nazilli bu sayede ülkedeki pek çok şehirden daha önce kalkınmış şehirler arasında yer alacaktır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Nazilli, Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası,Modernleşme, Sosyo-Kültürel Faaliyetler.

Aydın-NazilliDevletçilikEkonomi tarihi+4
Büşra Bigat
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
11
Master'sOpen AccessTR

Bölgesel kalkınmada turizmin rolü: Bozcaada örneği

Bölgesel kalkınma bir bölgenin sosyo-ekonomik yapısının değişim ve gelişiminin bölge bazında artışı olarak değerlendirilebilinir. Bu öngörü ile bölgesel kalkınmayı, yatırım ve istihdam düzeylerinin arttığı, bölge gelirinin pozitif yönde ivme kazandığı tüm bu ekonomik edinimlerin yanı sıra sosyo kültürel gelişim ve toplumlar arası etkileşimi kapsayan, entegre bir faaliyet, özetle zamanla bölge kaderini değiştiren bir etki şeklinde özetleyebiliriz.Yüksek lisans tez alanı olarak seçilen Bozcaada'da, temel geçim kaynağı olan bağcılık ve şarapçılık 1990 yılların sonlarına doğru yerini turizme bırakmaya başlamıştır. Turizm ile tanışması yaklaşık 15 yıl öncesine dayanan tarihinde farklı kültürler ile her zaman barış içinde yaşamış olan Bozcaada'nın turizm ile tanışıklığı şüphesiz ki yerel halk üzerinde olumlu ve olumsuz olmak üzere algı ve tutum farklılıkları doğurmuştur. Herhangi bir sektörün bölgeye dâhilinde bölgesel kalkınma oluşumunu peşinen öngördüğümüzü varsayarsak turizmin kalkınma üzerindeki etkilerini araştırmak özellikle yakın geçmişe kadar geçimini tarım ve şarapçılık ile sağlayan bölge üzerinde bir çalışma yürütmek çarpıcı olacaktır.Kalkınmanın sadece ekonomik bir gelişim süreci değil aynı zamanda sosyo-kültürel bir gelişim ve etkileşim olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda acaba Bozcaada'nın yerel halkı bölgelerinde oluşan bu değişimi ne yönde algılamakta ve desteklemektedir? Çalışmamızın temel merakını uyandıran bu soruyu öncelikle yazın taraması yaparak ardından yerel halk üzerinde anket çalışması uygulayarak cevaplamaya çalışmaktayız.Anket sonuçları bilgisayar ortamında SPSS 13.0 istatistiksel programında analiz edilmiştir. Toplam 220 denekten oluşan örneklemin görüşleri alınmıştır. Araştırma sonucunda Çanakkale İli Bozcaada İlçesi'nin bölgesel kalkınmada turizmin etkilerinin bölge halkı üzerinde algı ve tutumları ölçülmüş; elde edilen bulgular yerel halkın turizm algısı ve turizmin sosyo-ekonomik rolü olarak değerlendirilmiştir.

Bölgesel kalkınmaKalkınmaSosyoekonomik etki+4
Nahide Övgü Demiral
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00

Related subjects