Söylem analizi

150 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İttihat ve Terakki Cemiyeti ve Türk militarizminin inşası: Silah gazetesinin söylem analizi

Çalışma, genel itibariyle toplumsallığın en önemli belirleyenlerinden olan devlet denilen yapıyı ve onun iktidarını tarihsel sosyolojik bir yaklaşımdan yola çıkarak anlamaya dairdir. Anti-statik işleyiş yapısıyla türlü mücadelelerin verildiği devlet arenası, kaynakları tekelinde toplamaya çalışan kişi ve grupların çatıştığı bir alandır. Bu mücadele hâlinde de kimi zaman altyapısal kimi zaman da müstebit iktidar biçimleri galebe çalma yolunda işe koşulur. Özel olarak bu çalışma da İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin altyapısal iktidarını tahkim etmek için işe koştuğu basın faaliyetlerinin bir ürünü olan Silah gazetesinin söylemleri üzerinden tüm bu bağlamı kavramayı amaçlamaktadır. Bunları yaparken de özellikle popülerleştirilek itiyat hâline getirilen militarizmin ve sosyal Darwinizm'in kullanım biçimlerine odaklanılacaktır.

BekaDarwinizmGazeteler+7
Yasin Akgül
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İdeolojiye "Yamuk bakmak": Skyfall filminin söylem analizi

Sinema-ideoloji ilişkisine dair yaklaşımlar, her iki kavrama atfedilen anlamlara göre çeşitlilik gösterir. Marksist yaklaşımlardaki hakim paradigmada "ideoloji" kavramı, "yanlış bilinç" olarak ele alınan ve "gerçeği çarpıtıcı" rolüne vurgu yapılan bir kavramdır. Sinema ise büyük ölçüde, bu işleyiş zemininde, ideolojinin üretildiği bir aygıt olarak ele alınır. "İdeoloji" ve "sinema" kavramları, verili olarak bu anlayışla ele alındığında, sinema-ideoloji ilişkisine dair yaklaşımların da inceleme yönü tayin edilmiş olur. Her ne kadar ideolojinin "yanlış bilinç" olarak ele alınması, Marksist yaklaşımları temel alsa da, Slavoj Žižek, yine Marksist yöntem içinde kalarak, fakat "yanlış bilinç" anlayışını redderek, ideolojinin "gerçeğe yaklaştırma" potansiyeline vurgu yapar. Žižek aynı zamanda sinemayı da, ideolojinin üretildiği bir aygıt olarak değil, toplumsal bir "fantezi alanı" olarak görür. Žižek'in bu yaklaşımı temel alındığında, sinema-ideoloji ilişkisinin tekrar ele alınması da bu ilişkide ideolojinin işlevini ve yönünü tartışmaya açabilir. Bu çalışmada, Slavoj Žižek'in ideolojiye olan yaklaşımı temel alınarak, sinemaideoloji ilişkisi ele alınmıştır. Bu yaklaşım altında bir ideolojik çözümleme örneği olarak, Skyfall (Mendes, 2012) filmi eleştirel söylem analizine tabi tutulmuştur. Bunu yaparken, Skyfall filminde aranacak olan ideolojik öğeler, "yanlış bilinç" kavrayışının sınırlarının dışında değerlendirilmiştir. Žižek, ideoloji yaklaşımında Jacques Lacan'ın psikanalitik öğelerinden yararlandığı için çözümleme sırasında da benzer bir destek kullanılmıştır. Böylece Skyfall filmi üzerinden, Žižek'in ideoloji yaklaşımı çerçevesinde, sinema-ideoloji ilişkisine dair bir yaklaşım sağlanmaya çalışılmıştır.

FilmFilm çözümlemeSinema+3
Onurhan Demirkol
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Futbolda eril söylem ve bunun televizyon futbol tartışma programlarına yansıması: Yenilsen de Yensen de ve Beyaz Futbol örnekleri

"Futbolda eril söylem ve bunun Türkiye'deki futbol tartışma programlarına yansıması: Yenilsen de yensen de ve Beyaz futbol örnekleri" konulu Yüksek Lisans tez çalışmasında, erkekliğin inşasının ve kullanımının sporun en popüler dalı olan futbol'da nasıl geliştiği incelenmiştir. Futbol maçları öncesi veya sonrasında yayın yapan futbol tartışma programlarının, erkekliğin inşasına olan "desteği" bu çalışmada ele alınmıştır. Spor ve beden arasındaki ilişki sonucu kadının, erkeğin gerisinde kalması ve bu duruma spor programlarının etkisi incelenmiştir. Televizyonun, futbolu ilgi odağına almasıyla birlikte toplumdaki eril dilin futbola ve bu çalışmanın da ilgi odağı olan futbol tartışma programlarına yansıması ve çeşitli gelişmelerle birlikte kadınların da artık futbolda var olma mücadelesi bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Futbol, Futbol Tartışma Programları, Eril Söylem, Toplumsal Cinsiyet,Televizyon

Cinsel kimlikErkeklikFutbol+7
Mustafa Altıok
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasetin iki yüzü: Popülizm ve demokrasi dikotomisi

1980‟lerde Avrupa‟da başlayıp, 2000‟li yıllarda yoğun olarak hissedilen popülist siyaset ögeleri, demokrasi kavramının ve ilkelerinin önemini yitirmesine yol açmaktadır. Hükümetler tarafından uygulanan popülist politikalar demokratik olarak algılanabilmekte ve demokrasi kusurlu bir hale gelebilmektedir. Demokrasinin sürekli sekteye uğra(tıl)dığı, henüz sivil toplum alanının oluşamadığı ülkelerde popülist siyaset, demokrasinin gerekliliklerine zarar vermektedir. Antik Dönemden Modern Döneme demokrasi sürekli tartışılmış ve yönetim biçimi olarak daha iyi nasıl olabilir sorusuna cevap aranmıştır. Özellikle 20. yüzyılda farklı birçok demokrasi teorisinin tartışılması demokrasiyi daha tartışmalı bir hale getirmiştir. Demokrasinin bu çeşitliliği olumlu olduğu kadar olumsuz sonuçlara da zemin hazırlamıştır. Öyle ki demokrasinin boşluk ve çatışmalarından yararlanarak tıpkı onun gibi görünen popülizmin ortaya çıkması modern dönemin kaçınılmaz bir sonucu olmuştur. Bu çalışma da demokrasinin bir gereğiymiş gibi ortaya koyulan uygulama veya söylemlerin, aslında popülist siyaset mantığını hakim kıldığı ve demokrasinin yerleşikleşmesini güçleştirip kusurlu hale getirdiği ortaya koyulmaya çalışılmış ve bir karşılaştırma yapılarak çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Popülizm, Demokrasi, Söylem, Popülist Strateji

DemokrasiDikotomiPopülizm+4
Kerem Barış Altıntaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Katılımcı internet sözlüklerinde yabancı dil olarak Fransızca: Fransızca başlıklı girdilerin web tabanlı söylem çözümlemesi yoluyla incelenmesi

Osmanlı İmparatorluğu, Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1536) Fransa'ya imtiyaz olarak verdiği kapitülasyonlardan başlayarak Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar bu ülke ile ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel alanlarda sürekli yakın ilişkiler içerisinde olmuştur. İki büyük devlet asındaki bu çok yönlü ilişkiler dolaylı olarak iletişim dillerine de yansımıştır. Öyle ki özellikle 17. yüzyıldan başlayarak 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar, diplomasi, ekonomi, sanat ve kültür gibi pek çok alanda dünyanın en önde gelen ve saygın dillerinden biri olarak kabul gören Fransızca, gerek Osmanlı'da gerekse Yeni Türkiye'de birinci yabancı dil olma ayrıcalığını korumuştur. Böylelikle, yaklaşık beş asırlık bu zaman aralığında Türklerin Fransızlarla, doğal olarak Fransızcayla, diplomatik, askeri, sosyo-ekonomik, politik ve kültürel alanlardaki etkileşimleri neticesinde bu dile özgü, kimi zaman doğru kimi zaman yanlış pek çok görüşü, düşüncesi ve algısı oluşmuştur. Bu çalışmada, sosyal medyanın Türkiye'de en sık kullanılan mecralarından olan Ekşi Sözlük, Uludağ Sözlük ve İnstela gibi etkileşimli platformlarda üretilen ve paylaşılan "Fransızca" sözcüğü (girdisi) ile ilgili olarak genel algının incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu bağlamda, kuruldukları günden 2020 yılının sonuna kadar bu platformlarda "Fransızca" başlığı altında girilen 2215 girdi (entry)'nin tamamı derlenerek çalışmanın bütüncesi (korpusu) oluşturulmuştur. Nitel araştırma yaklaşımlarından olgubilim (fenomenoloji) desenine göre yapılandırılan çalışmada girdiler, Web tabanlı söylem çözümlemesi yoluyla incelenmiştir. Çözümleme neticesinde; Fransızcaya değin ilk sırada en sıklıkla olumlu yargıların (söylemlerin) (%25) bulunduğu, hemen ardından olumsuz söylemlerin (%24) geldiği bunları, aynı girdide bir arada bulunan olumlu vs (versus) olumsuz görüşlerin (%20) takip ettiği, kimi zaman da yansız (nötr) düşüncelerinin yer aldığı söylemlerin (%19) olduğu ve son olarak Fransızcanın kimi özelliklerinden dolayı da zaman zaman alaya alındığı yönünde söylemlere (%6) ulaşılmıştır. Sonuç olarak, katılımcı sözlüklerde "Fransızca" başlığı altında yer alan bu tür söylemlerin neredeyse tamamının sözlük yazarlarının kendi kişisel bilgi, tecrübe ve deneyimlerine dayandığı, kimi zaman da kulaktan dolma bilgilerle üretildikleri görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Fransızca, İnternet sözlükleri, entry (girdi), Web tabanlı söylem çözümlemesi, fenomenoloji

Elektronik sözlükFransızcaSöylem analizi+6
Cansu Avcı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mehmet Akif'in Fatih Kürsüsünde adlı eserinde söylem analizi (Kiplikler)

Bu çalışma Manisa Celal Bayar Üniversitesinde Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisans tezi olarak hazırlanmıştır. Çalışma esas olarak iki bölümden oluşmaktadır. Söylem-Kiplik adlı birinci bölümde söylem, söylem analizi ve kiplik kavramının açıklanması amaçlanmış ve bu kavramlar hakkında bilgiler verilmiştir. Söylem Kavramının Tarihi, Türkiye'de Söylem Kavramı ve Batı'da Söylem Kavramının Gelişmesi başlıklarıyla söylem kavramı izah edilmiştir. Söylem Analizi Kavramının Tanımı ve Türkiye'de Bilim Çevrelerinde Söylem Analizi İncelemeleri başlıkları da söylem analizinin mahiyeti açısından bilgiler içermektedir. Bunlar dışında Kiplik Kavramı Üzerinde Çalışmalar ve Metin İncelemelerinde Kiplik Çalışmaları adlı başlıkta da kipliğin ne olduğu ve metin çalışmalarında nasıl bir rol oynadığı anlatılmıştır. Mehmet Âkif Ersoy-Fatih Kürsüsünde adlı ikinci bölümünde Mehmet Âkif'in Kişiliği, Fatih Kürsüsünde, Mehmet Âkif'i Fatih Kürsüsünde Eserini Yazmaya Götüren Süreç adlı başlıklar bulunmaktadır. Üçüncü bölüm olan İnceleme bölümünde ise metinde tespit edilen bulgular tasnif edilerek incelenmiş ve sonuç bölümü yazılmıştır. Metnin incelenmesi sonucunda en çok soru kipliklerine yer verildiği görülmüştür. 14 alt başlıkla tasnif edilen soru kipliklerinin yazarın düşüncesini belirginleştirmek için en sık kullandığı yol olduğu tespit edilmiştir. Bir diğer kullanım da buyrum kipliği kullanımı olmuştur. Bu kullanım da 3 başlık altında tasnif edilerek yazarın buyrum kipliğini, alıcıda olmasını beklediği durumlar ve yapmasını istediği eylemlere yöneltmek için kullandığı görülmüştür. Gereklilik kipliği kullanımı ise 3 başlık altında değerlendirilerek, konuşucunun aslında alıcıyı harekete geçirmeye yönelik bir tutum içinde olduğu tespit edilmiştir. Bunlar dışında değerlendirici kipliği 2 başlık altında ele alınarak konuşucunun hitap ettiği topluluğa ya da o topluma anlattığı kişi, durum ve olgulara yönelik, içinde bulunduğu tavır ve değerlendirme tespit edilmiş ve yazarın en çok acıma kipliğine yer verdiği ve vaazlarında aslında alıcıda kendisine getirici bir etki bırakmayı amaçladığı anlaşılmıştır. Son olarak da düzenleme ya da bağıntılama bağlacı işlevi gören kiplikleri ise yazarın bilgi toplaması amacıyla sıklıkla kullandığı görülmüştür. Bunun sebebinin ise geniş bir alıcı kitlesine seslenmesi ve o kitledeki her kişinin metni okuduğunda bir şeyler anlaması gerektiği düşüncesiyle anlatımı pekiştirici ve açıklayıcı duruma getirdiği sonucuna varılmıştır.

Bildirme kipleriDilbilgisiDilbilim+4
Buse Başkurt
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

ABD başkanı Donald Trump'ın söylemlerinde İslamofobi

11 Eylül 2001'de meydana gelen Dünya Ticaret Merkezi'ne saldırılardan sonra artan İslam karşıtı eylemler ve devamında yaşanan olaylar İslamofobi kavramının yeniden canlanmasını sağlamıştır. Eski ABD Başkanı G.W. Bush'tan sonra yeni dönem ABD Başkanı Donald Trump'ın söylemlerinde de İslamofobiye rastlanmaktadır. Bu tezin amacı ABD Başkanı Donald Trump'ın söylemlerindeki İslamofobik unsurları incelemektir. Bu maksatla öncelikle İslamofobi kavramı incelendi ve kavramın ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve anti-Semitizm ile olan bağlantısına değinildi. Kavramsal çerçeveyi takiben, İslamofobinin Haçlı seferlerinden 11 Eylül'e nasıl bir tarihsel süreçte ortaya çıktığı, geçmişten günümüze etkileri ve şu andaki konumundan bahsedildi. Son olarak, Donald Trump'ın basılı ve sosyal medyada yer alan söylemleri incelendi ve söylemlerindeki İslamofobik unsurlar tezin önceki kısımlarında oluşturulan tarihsel, kavramsal ve kuramsal çerçeve içinde tahlil edildi.

Amerika Birleşik DevletleriAntisemitizmIrkçılık+6
Naciye Karakuş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Söylem kuramı ve XVI. yüzyıl siyasetnamelerinde söylem analizi

Bu çalışmada öncelikle söylem (discourse) terimini etraflıca tanımladık. İkinci olarak sosyal bilimlerde çok farklı bilim alanlarında çalışmış bilim insanlarının bakış açılarına göre söylem kuramını açıkladık. Bunu yaparken söylemin doğasının ne olduğunu, yüzeydeki somut yapı ile altta yatan soyut düzenin nasıl çalıştığını göstermeye çalıştık. Üçüncü olarak bu incelemede disiplinler arası çalışmaların bakış açılarından söylem analizinin ne olduğunu ortaya koyduk. Söylem analizinin çeşitlerini ve metotlarını açıkladık. XVI. yüzyıl Osmanlı Türkçesi ile yazılmış siyasetnamelerde söylemin küçük ve büyük yapısını analiz ettik. Bu analiz çalışması 1512, 1539 ve 1540 yıllarında biçimsel olarak birbirinden farklı üç siyasetnameden oluşmaktadır. Metin dilbilim (text linguistic) ve sistemli işlevsel dilbilim (sistemic functional linguistic)araştırmanın öne çıkan yöntemleridir. Bu siyasetnamelerde söylemin atıf ilişkilerini düzenleyen küçük yapısının (bağlaşıklık) birimlerinin nasıl olduğunu ortaya koymaya çalıştık. Ayrıca bu siyasetnamelerde söylemin anlamsal ve mantıksal bağıntılarını sağlayan büyük yapısının (tutarlılık/bağdaşıklık) birimlerinin neler olduğunu ve bu birimlerin siyasetnamelerdeki görünümleri inceledik.

16. yüzyılDil bilimDil kullanımı+6
Tolga Elbirlik
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Erkeklik söylemleri ve ötekileştirilenlerin gündelik pratikleri

Bu çalışma erkeklik söylemlerinin gündelik hayat pratikleri içinde nasıl inşa edildiğine dair yapılan bir araştırmanın sonucunda ortaya çıkmıştır. Öncelikle toplumsal cinsiyet çalışmaları üzerine kuramsal yaklaşımlar incelenmiştir. Toplumsal cinsiyet çalışmalarının başat sorunsalı olan gündelik davranış kodlarının oluşmasında biyolojik ve kültürel yaklaşımlar ele alınmıştır. Erkeklik çalışmalarının sosyolojinin içinden ve toplumsal cinsiyet tartışmalarından nasıl ortaya çıktığı çalışılmıştır. Kuramsal tartışmaların izleğinde bir hegemonya olarak erkeklik söyleminin nasıl üretildiğini karşılaştırmalı olarak ele alan bu çalışmanın olgusal araştırma kısmında farklı erkeklik söylemlerinin anaakım ve anaakım dışında nasıl belirdiği üzerinde durulmuştur. Normatif beklentiler, kültürel kodların gündelik hayata uygulanması ve anaakım erkekliğin söylemsel analizi üzerinden gündelik pratikler irdelenmiştir. Sosyolojik kimliklerin, toplumsal hayatta bazı göstergelerle ve imgelerle desteklendiği yaptığımız derinlemesine görüşmeler üzerinden analizlerle incelenmiştir. Türkiye'de ve dünyada erkeklik alanı görece yeni bir sosyolojik çalışma nesnesidir. Anaakım erkeklik rollerine göre hareket edenler ve hareket etmeyenler olarak incelediğimiz söylem öbekleri benzerlikler ve farklılıklar göstermiştir. Erkeklik rolleri, farklı alt-kültürlerin oluşumu, kimlik inşası ve erkeklik söyleminin yaygınlığı öne çıkan sosyolojik bulgulardır. Anahtar kelimeler: Toplumsal Cinsiyet Sosyolojisi, Erkeklik Çalışmaları, Gündelik Hayat Çalışmaları, Habitus, Hegemonya, Söylem Analizi

ErkeklikGünlük yaşamSosyolojik analiz+3
Mustafa Yaşargün
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir mesleki gelişim programı kapsamında eğitim alan sınıf öğretmenlerinin matematik derslerinde otoriter ve diyalojik söylem kullanım durumlarının incelenmesi

Bu çalışmada bir mesleki gelişim programı kapsamında eğitim alan sınıf öğretmenlerinin matematik derslerinde otoriter ve diyalojik söylem kullanım durumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Tübitak tarafından desteklenen proje kapsamında sınıf öğretmenlerine eğitimler verilmiş, eğitimler öncesi ve eğitimler sonrası kullanılan söylem türleri incelenmiş ve araştırmanın verileri bu proje kapsamında yapılan çalışmadan elde edilmiştir. Araştırmanın deseni tek grup ön-test son-test yarı deneysel desendir. Katılımcıların mesleki deneyimleri 7 ile 18 yıl arasında değişim göstermekte ve katılımcı öğretmenler araştırma süresince 2 ve 3. ve 3 ve 4. sınıf düzeyinde öğretim yapmaktadır. Çalışma kapsamında beş sınıf öğretmeninin eğitimler öncesi ve sonrası matematik dersleri video kayıt cihazları yardımıyla kayıt altına alınmıştır. Elde edilen video kayıtları yazılı doküman haline getirilmiş ve bu dokümanlarda yer alan diyaloglar otoriter ve diyalojik söylem kodları çerçevesinde analiz edilmiştir. Analizler sonucunda elde edilen bulgular eğitimler öncesi ve sonrası öğretmenlerin otoriter ve diyalojik söylem kullanım durumlarında değişim olduğunu göstermektedir. Eğitimlerden önce öğretmenlerin tamamında bu iki söylem türünden otoriter söylem kullanım oranının yüksek olduğu görülürken, eğitimlerden sonra öğretmenlerin tamamının diyalojik söylem kullanım oranlarında artış olduğu görülmüştür. Bu durum öğretmenlere verilen eğitimlerin kullandıkları söylem türüne etkisi olduğunu göstermektedir.

DiyalogDiyalojik öğretimMatematik dersi+7
Emine Aynur Gizlenci
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

12 Eylül Darbesi üzerine bir söylem çözümlemesi

Söylem, bireyin ya da ortak hedefleri olan grupların toplumsal bir olay karşısında takındığı tutum, bakış açısı, benlik dili ve ideolojisinin genel adıdır. Bir metin ya da diyalog, yazarın ya da konuşanların söylemlerini ifade etmek için araçsallaştırdıkları mekanizmalardır. Fakat bazen yazar ya da konuşmacı olaylarla ilgili gerçek niyetini sözcüklerin altına gizlemektedir. Açıkça ifade edilen ve gizlenen niyetler söylem çözümlemesi yöntemleriyle incelenir. Söylem çözümlemesi, ülkelerde meydana gelen savaş, darbe, açlık, ırk ayrımları, dinsel çatışmalar vb. toplumsal olaylarla ilgilenir. Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan günümüze çeşitli yıpratıcı süreçler atlatmıştır. Özellikle 12 Eylül 1980 Darbesi, bahsedilen süreçlere örnek teşkil etmektedir. 12 Eylül 1980 Darbesi ile milleti temsil eden sivil yöneticilerin ülkeyi idare edemeyecek duruma geldiği, ülkede anarşi ve terörün arttığı gerekçesiyle Orgeneral Kenan Evren ve dönemin kuvvet komutanları emir komuta zinciri içerisinde yönetime el koymuşlardır. Bu araştırmada Milliyet, Hürriyet, Milli Gazete, Cumhuriyet ve Ortadoğu adlı gazetelerin darbeye ilişkin ifade ve söylemlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu dönemde yayımlanan gazetelerin "darbe" kavramı etrafında şekillenen söylemleri dilbilimsel çözümlemelerden biri olan "Teun Van Dijk'in Söylem Çözümlemesi" yöntemiyle incelenmiştir. İnceleme sonucunda gazetelerin söylemlerinde anlamlı farklılıkların olmadığı tespit edilmiştir.

12 Eylül müdahalesiAskeri müdahaleDilbilim+7
Zübeyde Erkmen
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye- Avrupa Birliği ilişkilerinin Gümrük Birliği sonrası dönemde kültürel açıdan söylem düzeyinde incelenmesi

Bu çalışmada Türkiye ile Avrupa Birliği arasında kültürel anlamda tam entegrasyonun mümkün olup olmadığı araştırılmaktadır. Türkiye ile Avrupa arasında tam kültürel entegrasyonun mümkün olup olmadığıdır. Çalışmanın alt başlıkları olarak Avrupa kimliği, Türk kimliği, Türkler ile Avrupalıların ortak kültür, tarih, coğrafya geçmiş ve varlıkları tartışılmaktadır. Avrupa kimliğinin net çizilmiş sınırlarının olmaması, Yeni Dünya Düzenindeki belirsizlik, çok kültürlülük, kaos, post-modernite,Uygarlıklar Çatışması, tek veya çok kutupluluk gibi unsurlar Türkiye ile Avrupa arasında hatta Avrupa Birliği arasında tam kültürel entegrasyonundaki muhtemel engellerdir. Türkiye'nin Cumhuriyet İnkılabının öncü yıllarındaki kültür ikliminin coşkusunu yitirmesi, Türkiye'de ve Avrupa'da yükselen radikal siyasal akımlar, Aydınlanma Felsefesinden kopuşlar kültürü de etkileyen olaylardır. Diğer taraftan Avrupa ile aramızdaki alışveriş olumludur bu nedenle geliştirilmelidir. Batıdaki olumsuz Türk imgesini olumlamak anlamında yapılabilecekler vardır. Bu konuda yapılanların nitelik ve nicelik olarak geliştirilmesi gerekir. Çünkü bir bakıma biz Avrupayız bunu Avrupaya hissettirmeliyiz zira modern anlamda kimlik hissetmeye dayalıdır.

Avrupa BirliğiGümrük BirliğiKültür+4
Ebru Seda Çiçek
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Cross-border masculinities: Agentic masculinities in Europe's refugee crisis

Applying the theoretical framework of masculinity studies in association with migration studies and using discourse analysis methodology, this dissertation shall look into the methodological and practical limitations on defining and dealing with refugee men as gendered subjects in the European Union. As humanitarian border management defines the scope of engagement with refugees in the EU case, this dissertation will analyse how humanitarian border management's overemphasis of refugees as vulnerable subjects in need of protection and basic needs led to disregard over gender-based identities of refugee men especially. It results from lack of engagement between masculinity and migration studies, which cooperates only in small instances, mostly on approaching refugee women as gendered individuals. This dissertation takes the sexual harassment incidents taken place in the 2016 New Year's Eve celebrations as the case study to apply discourse analysis. Its repercussions in the European Union policymakers and public will prove incapability of the European Union engaging with refugee identities from a gender-based perspective while its repercussions among feminist circles will demonstrate how gender could have incorporated into the official and public responses. This dissertation will argue that by overemphasising vulnerability and ignoring gendered identities of refugee men, the European Union's humanitarian border management led to a harsher transformation from compassion to moral panic among the public and the European policymakers. Key Words: Humanitarian border management, refugee men, Europe, vulnerability, gender, Cologne, sexual harassment.

European UnionSexual harassmentMen+7
Özge Boztaş
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Otoriter ve diyalojik öğretmenlerin öğretmen-öğrenci rollerine dair beklenti ve inançları

Bu çalışma Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK, proje no: 108K330) tarafından desteklenen bir projenin ürünüdür. Bu çalışmanın amacı otoriter ya da diyalojik söylemi kullanan öğretmenlerin öğretmen-öğrenci rollerine dair beklenti ve inançlarının neler olduğunu araştırmaktır. Çalışmanın bir diğer amacı ise, otoriter ve diyalojik söylemin ortaya çıktığı sınıf ortamlarının karşılaştırılarak aralarındaki farklılıkların ortaya konmasıdır. Çalışmaya fen ve teknoloji alanından 15 öğretmen katılmış ve bu öğretmenler altı aylık bir hizmet-içi eğitim kursuna katılmışlardır. Bu öğretmenlerden çoğunlukla diyalojik ve çoğunlukla otoriter olan iki öğretmenin sınıf-içi uygulamaları bir video kayıt cihazı ile kaydedilmiş ve bu kayıtlar yazıya dökülerek içerik analizleri yapılmıştır (Patton, 2002). Araştırma sonunda, otoriter öğretmene göre öğretmen, bilginin kaynağı; öğrenci ise doğruyu bulmaya çalışan ve öğretmeni onaylayan kişi olarak görülmüştür. Buna karşılık, diyalojik öğretmene göre öğretmen, öğrencilerin farklı fikirlerini önemseyen, onları dinleyen, yargılamayan ve yeni fikirler üretmeleri için onları cesaretlendiren; öğrenci ise fikir üreten, başkalarının fikirlerini önemseyen, dinleyen ve tartışan kişidir.Anahtar Kelimeler: Otoriter Söylem, Diyalojik Söylem, Öğretmen Beklenti ve İnançları.

DiyalogDiyalojik iletişimOtorite+6
Aysun Akış
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni medyada nefret söyleminin üretimi: Bir toplumsal paylaşım ağı olarak Facebook örneği

Bu tez çalışmasında, yeni medya ortamlarından biri olan toplumsal paylaşım ağı Facebook özelinde dolaşıma sokulan nefret söylemi incelenmektedir. Günümüzde nefret söyleminin yayılma biçimleri, yeni medya ortamlarının gündelik iletişim pratiklerinin içinde yer bulması ve yeni medya ortamlarının özellikleri ile yakından ilgilidir. Özellikleri nedeniyle yeni medya ortamları, geleneksel medyadan farklı olarak kullanıcılarında söz üretebildiği etkileşimli kamusal alanlar yaratmıştır. Bu ortamlarda kullacı artık sadece tüketici değil, üretci ve yayıcı da olabilmektedir. Yeni medya ortamlarında herkesin söz üretebilmesi, üretilen sözün yayıma sokulması, demokratik müzakere kültürünün yeterince gelişmediği Türkiye gibi ülkelerde çoğunluk olanın ?azınlık? ve ya ?öteki? olana yönelik ırkçı, ayrımcı, yabancı düşmanı, dini temelli dışlayıcı, cinsiyetçi ve homofobik söylemlerin üretimini ve dolaşımını kolaylaştırmaktadır. Bu durum, nefret söylemi üretiminde rol oynayan etkenlere dikkat çekmeyi gerekli kılmaktadır.Bu tez çalışmanın da temel amacı da budur. Belirlenen bu amaç doğrultusunda çalışmanın Birinci Bölüm'de söylem ve nefret söylemi kavramları, nefret söyleminin üretiminde medyanın rolü ve nefret söylemine yönelik mücadele türleri değerlendirilmiştir. İkinci Bölüm'de yeni medyanın özellikleri ve çeşitli yeni medya uygulamaları incelenmiştir. Üçüncü Bölüm'de ise, araştırmanın yöntemi aktarılarak, bir toplumsal paylaşım ağı olan Facebook'ta nefret söyleminin dolaşıma girme pratikleri saptanmıştır. Sonuçta ise, yeni medya ortamlarından Facebook özelinde ortaya konulan nefret söylemleriyle mücadele yararlanılabilcek öneriler yer almaktadır.Anahtar Sözcükler: Yeni Medya, Facebook, Ayrımcılık, Söylem, Nefret Söylemi

Cinsel nefretFacebookIrkçılık+7
Eser Aygül
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessEN

A comparative discourse analysis of Indian vs. Pakistani media coverage on the Pulwama attack

This thesis aimed to find out the role played by the opposing media outlets in the evolution of the Kashmir conflict in the aftermath of the Pulwama attack in the Indian Administered Kashmir. I have tried to strictly adhere to the facts and figures published by the selected Indian and Pakistani English newspapers Indian Express and Dawn News respectively. A comparative discourse analysis has been made of the news, columns and editorials of the newspapers Indian Express and Dawn News between February 14, 2019 and August 5, 2019. The analysis of different stories, columns, and news published in Indian express and Dawn News shows the blame game against each other's state. While analyzing the answering of the question i.e. 'Did they (Dawn News &Indian Express) show biasness during publishing news regarding the Pulwama attack? It has been revealed that Dawn News and Indian Express published stories in favor of their respective states or in support of some of the statesmen which showed a partially subjective attitude of these two English Newspapers. Also, the deep analysis of the news of Indian Express and Dawn News showed that Indian Express used a larger number of words to blame Pakistan for the Pulwama attack. In this respect, the Indian Express used an aggressive approach to report the Pulwama attack and tried to prove India the victim in this incident. Dawn News and Indian Express have praised their respective governments while dealing with the incident of the Pulwama attack. Dawn News generally published the news based on denial of the Indian official claims by the Pakistan officials.

IndiaComparative analysisKashmir+5
Abdul Hamid Chohan
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The effects of ideological differences and changing political atmosphere on the representation of Syrian refugees in the media

This thesis is aimed to find out how framing styles and discourses of two ideologically different newspapers on Syrian refugees were transformed with the effect of the political atmosphere in Turkey. Yeni Şafak (pro-government) and Sözcü (opposite) newspapers have been selected for this study. Thirty news from each newspaper were collected and the method of critical discourse analysis was used to examine the detailed meanings of the words used in the news. The periods analyzed in the study are 2012-2015, 2016-2019 and 2019-2020 when political atmosphere changes in general and different phases of the Syrian civil war were experienced. When these three periods were compared, it was observed that discourses of Yeni Şafak and Sözcü newspapers varied until the third period. Sözcü objected the stay of Syrian refugees in Turkey in the first and second periods while Yeni Şafak supported the stay of Syrian refugees in Turkey in the first two periods. It was found out that despite their different ideological stances, both of the newspapers converged with each other on adopting a nationalist discourse in the third period (2019-2020). In addition, the political atmosphere during said periods played an important role in the transformation of the discourse of both newspapers on Syrian refugees. Regarding such a transformation, it has been observed that the government's immigration policies are effective due to the changing political atmosphere. As a result, the main factor that determines the framing styles and discourses of the newspapers is their ideological stance, but the changing political atmosphere has defined the way newspapers reflect and frame Syrian refugees. Keywords: Syrian Refugees, critical discourse analysis, ideological differences, political atmosphere

Critical discourse analysisJournalistsNewspapers+7
İlknur Demircioğlu Cengiz
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

A comparative discourse analysis of international media coverage on Kosovo's path toward independence

The influence of media in today's worldwide agendas is crucial and their role can take place in different forms. The main goal of this thesis is to conduct a comparative discourse analysis of the international media coverage on Kosovo's Path toward Independence. The research is focused on the five international media outlets and their coverage on the five turning points in the period of March 2004 to June 2010. The author tries to conduct a comparative discourse analysis of five international media coverage on Kosovo's Path toward Independence of the selected news, articles, columns, and editorials from BBC, New York Times, DW, Ria Novosti, and Al Jazzera. The discourse used in the news and in all the articles written by the five international media describes the events that took place in Kosovo, which were compared to find the specific position of the respective media towards the path of Kosovo to independence. The interest in analyzing the news covered by the media of these countries relies on the fact that these countries have had a major impact on making Kosovo part of international agendas. Based on the findings gained, Kosovo process toward independence is covered objectively by the majority of media analyzed in this research study and discourse differences are identified between the international media regarding the Kosovo case.

Peaceful settlementIndependenceKosovo+4
Trınga Dreshaj
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 döneminde değişen reklam anlayışı: Pandemi mesajı içeren reklamların analizi

Krizler aniden ortaya çıkan işletmeleri tehdit eden bir durumdur. Covid- 19 salgınıyla birlikte birçok işletme olumsuz olarak etkilenmiştir. Toplumsal sorunlara getirdikleri çözümlerle krizi iyi yöneten işletmeler, tüketici tarafından daha çok tercih edilir ve rakiplerine de fark atmış olurlar. Covid-19 salgını da dünya tarihinde ender görülecek krizlerden biridir. Bu krizi iyi yöneten ve hedef kitleleriyle iletişimi sürdüren markalar, kriz sonrası değerlerini de artırmaya yönelik adım atmış olurlar. Bu bağlamda da bazı markalar pandemi ilanından sonraki reklamlarını değiştirerek, salgın ile ilgili maske, sosyal mesafe, evde kalınması gibi mesajlar vererek, salgında etkin rol oynamaktadırlar. Bu çalışmada 11 Mart 2020'de DSÖ tarafından ilan edilen pandemi sonrası değişen ve YouTube' de yayınlanan ve 1 Haziran 2021' kadar bir milyonun üzerinde görüntülenen on reklam filmi değerlendirilmeye alınmıştır. Bu on reklam filminde salgın döneminde insanların evlerinde kalmaları vurgulanarak, büyüklere saygı ve hürmet, yardımlaşma ve dayanışma, minnettarlık gibi kavramlara yönelik dilsel ve görsel ifadeler kullanıldığı tespit edilmiştir. Markalar salgın döneminde ürünlerini tanıtmaktan çok, hedef kitlelerine almaları gereken önlemleri ve birlik beraberliği göstermişlerdir. Sonuç olarak bu tür faaliyetler içinde olan işletmelerin markaları, tüketiciler ve hedef kitleleri tarafından olumlu algılanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Reklam, Covid-19, Pandemi, Göstergebilim, Söylem Analizi

COVID 19Gösterge bilimMesaj+3
Pervin Demiröz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin çocuklara sordukları soruların söylem analizi ile incelenmesi

Bu araştırma, okul öncesi öğretmenlerinin sınıf içi etkileşimlerinde kullandıkları soruları söylem analizi ile incelemek adına yapılmış nitel bir çalışmadır. Araştırma kapsamında öğretmenlerin çocuklara sordukları soruların türleri belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin sorularının oluşturdukları söylem desenleri ve öğretmenlerin kullandıkları iletişim yaklaşımları da incelenmiştir. Araştırma, devlet okullarındaki anasınıflarında görev yapmakta olan amaçlı örneklem yöntemi ile seçilen 3 okul öncesi öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin sınıf içi etkileşimleri ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmıştır. Her bir öğretmenden elde edilen ses kayıtları ilk olarak transkript edilmiş ve daha sonra çözümlenmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin sınıf içi etkileşimlerinde kullandıkları soru türleri sorgulayıcı, içerik ve etiket soru türü olarak üç başlık altında analiz edilmiştir. Etkileşim sırasında oluşan söylem desenleri ise; bitişik sözce (Schegloff, 1978), zincir desen (Scott, Mortimer ve Aguiar, 2006) ve üçlü desen (Lemke, 1990) olarak incelenmiştir. Öğretmenlerin diyalogları süresince kullandıkları iletişim yaklaşımları ise; Mortimer ve Scott (2003) tarafından geliştirilen etkileşimli otoriter/diyaloglu ve etkileşimli olmayan ototriter/diyaloglu şeklinde oluşan dört çeşit iletişim yaklaşımı türü altında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, katılımcı okul öncesi öğretmenlerinin sınıf içi etkileşimlerinde genellikle içerik ve sorgulayıcı soru türlerine yer verdiği belirlenmiştir. Öğretmenlerin, diyalogları esnasında oluşan söylem desenlerinin ise genel olarak zincir ve üçlü desen olduğu tespit edilmiştir. Son olarak da okul öncesi öğretmenlerinin çocuklarla olan etkileşimlerinde sıklıkla etkileşimli diyaloglu ve etkileşimli otoriter yaklaşım türlerini benimsedikleri tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin, öğrenci merkezli yaklaşım benimsedikleri sınıf ortamlarında, etkileşimli/diyaloglu yaklaşım türü ile sorgulayıcı sorular sordukları ve zincir söylem desenini oluşturdukları sonuçlarına varılmıştır. Geleneksel sınıf içi ortam oluşturdukları durumlarda ise etkileşimli/otoriter bir iletişim ile içerik soruları sordukları ve bitişik/sözce desen kullandıkları belirlenmiştir.

Okul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklarOkul öncesi öğretmenler+4
Nagihan Kalaycı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki sanal müzelerin site özelliklerinin içerik analizi ve söylem analizi kullanılarak değerlendirilmesi

Araştırmada Türkiye'de bulunan sanal müzelerin mevcut durumunun ortaya konulması, devlet müzeleri ve özel müzeler arasındaki farklılıkların ve müze müdürlerinin sanal müzelere yönelik benzer ve farklı düşüncelerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yöntem kullanılmaktadır. Araştırma kapsamında müze ve sanal müze kavramlarına yönelik alanyazın incelenerek sanal müzelerde bulunması beklenen özellikler belirlenmiştir. Bir kategori listesi hazırlanarak belirlenen özelliklerin sanal müzelerde ne düzeyde kullanıldığı incelenerek elde edilen veriler sayısal ve yüzdelik oranlarla çapraz tablo olarak sunulmuştur. Ayrıca müze müdürleriyle görüşmeler gerçekleştirilerek elde edilen veriler söylem analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular doğrultusunda Türkiye'de bulunan sanal müzeler içerisinde örnek sayılabilecek sanal müzelerin olduğu fakat genel olarak sunulan özelliklerin yetersiz olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte müze müdürlerininde sanal müzelere yönelik genel bir fikre sahip olduğu ve genel tutumlarının olumlu olduğu belirlenmiştir. Fakat müze müdürlerinin büyük bir kısmının sanal müzenin asıl amacına ve gerekliliğine yönelik farkındalık düzeyinin yüksek olduğunu söylemek mümkün değildir.

MüzelerSanal müzeSöylem analizi+3
Fatıma Tüzzehra Albayrak
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Elazığ yerel medyasında 24 ocak 2020 deprem haberlerinin söylem analizi: Kanal 23 ve Kanal Fırat örneği

Medya tüm dünyada etkisiyle önemli bir konumda olmuştur. İçerisinde barındırdığı alt başlıklardan bir tanesi olan, belirli bir bölgede yayın yapan yerel medya; bölgesindeki insanların bilgi alma ihtiyacını karşılamasından dolayı ilgi toplamaktadır. Çeşitli zorluklardan geçerek günümüze ulaşan yerel medya bölgesinde yayın yapmanın dışında, bölgedeki sorunların çözümü için gerekli uğraşları verebilme yeteneğine sahiptir. İnsanoğlunun doğasında bilgi edinme ve merak etme vardır. Bu noktada haberin önemi ön plana çıkmaktadır. Meydana gelen bir olayı bireylere aktarma işlemi olan haber; içerisinde oluşturan kişinin ideolojilerine de barındırabilir. Bu bakımdan haber oluşturulurken ideolojiler yok sayılarak haber üretilmelidir. Aksi taktirde haberde tarafsızlık ilkesi göz ardı edilebilir. Bu bakımdan alıcı konumundaki bireyin haberi okurken iyi bir şekilde analiz etmesi gerekmektedir. Yapılan bu araştırma kapsamında Elazığ'da yayın yapan Kanal 23 ve Kanal Fırat Televizyonlarının ana haber bültenlerinde yer alan deprem temalı haberleri incelenmiştir. 24 Ocak 2020 tarihi ile 24 Mayıs 2020 tarihleri arasında yayınlanan haberler Teun Van Dijk'in eleştirel söylem analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmada Kanal Fırat ve Kanal 23 televizyonlarının haberleri işleyiş yöntemlerinin aynı doğrultuda olduğu tespit edilmiştir. İncelenen haberlerde iki televizyon kanalının aynı olaylar ve aynı söylemler üzerinde durduğu görülmüştür. Her iki kanalda da spikerlerin bazen eleştirel bazen de yapıcı bir biçimde haberleri aktardığı tespit edilmiştir. Ayrıca bazı olayları yorumlayarak, olumlu cümleler kullanarak ve belli bir ideolojiye dayanarak izleyiciye aktarmışlardır.

DepremElazığHaberler+5
Ersin Yazıcı
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

Discourse markers and spoken English: Nonnative use in the Turkish EFL setting

This dissertation aims at identifying the discourse markers used by Turkish nonnative speakers of English, their occurences in their spoken English discourse by comparing them with the ones used in native speakers? spoken discourse and their use of functions. For these purposes, the study used both quantitative and qualitative research methods. Within the quantitative side of the study, a research corpus was composed with the course presentations of the Turkish undergraduate students studying at Gazi University throughout transcription process. To compare the data, transcripts of student presentations from University of Michigan with the help of MICASE Corpus were also attained. The occurences of the discourse markers in both corpus were determined. The results show that Turkish nonnative speakers of English have a lack of variety in using discourse markers in their spoken English and use discourse markers in a limited number. As for the qualitative side of the study, the functions of the discourse markers were given examples from two corpus, which revealed that nonnative speakers do not benefit from the variety of functions of the discourse markers in spoken discourse. Along with these findings, the study highlights the importance of the need for awareness-raising of Turkish nonnative speakers in using discourse markers in their spoken English discourse and recommends considerable implications for English language teaching.

SpeechDiscourseDiscourse analysis+3
Asuman Aşık
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

TV haberlerinde siyasi aktörlerin siyasal söylem inşası (2017 Referandum örneği özelinde)

Siyaset ve medya arasında rızaya ve çıkara dayanan girift ilişkilerin hâkim olduğu hep dile getirilmektedir. Bu algının inşasında kuşkusuz siyasi söylemlerin yansıtılmasına aracılık eden medyanın dahli yadsınamaz bir gerçektir. Mesajlarını meşrulaştırarak kitlelere ulaştırmak elbette siyasi aktörlerin temel çabasıdır ve medya bu anlamda hedefe götüren en önemli temel araçlardan biridir. Söz konusu bu statüko içerisinde var olmaya çalışan siyasi aktörlerin ise, ekonomik çıkarlara paralel olarak kendini hegomonik yapıya hizmet etmekten alıkoyamayan medyada yeni kimliklerle şekillendikleri söylenebilir. Bu iletişimsel ortamlarda yer alan söylemlerin çoğu zaman siyasilerin değil, medya aktörlerinin istediği doğrultuda muhataplarına ulaştığını söylemek reele yakın bir yaklaşımdır. Söz konusu bu savı sınamak bu araştırmanın temel sorunsalını oluşturmuş ve çalışma; kitle iletişim araçları içinde en etkini ve yaygını olma konumunu hala muhafaza eden ve tarafsızlık ilkesinin uygulandığı var sayılan bir araç olması nedeniyle 'televizyon haberleri' özelinden yürütülmeye çalışılmıştır. Mecliste grubu bulunan siyasi parti liderlerinin siyasal söylem inşalarının belirlenmesinde etkin olanı/olanları saptamak amacıyla; yoğun seçim propagandalarının yaşandığı dönemlerden biri olan "2017 Anayasa Değişikliği Referandumu" sürecindeki televizyon haberleri seçilmiştir. Araştırmada ele alınan 3 örneklem kanalının (ATV, FOX, Kanal D) seçim sürecinde 13 günlük zaman dilimindeki ana haber bültenleri deşifre edilmiştir. Elde edilen veriler; kavramsal ve kuramsal çerçevede irdelendikten sonra niteliksel araştırma yöntemi olan Van Dijk'in söylem çözümlemesi esas alınarak ve gerekli durumlarda niceliksel veriler için içerik analizi yöntemine de başvurularak analiz edilmeye çalışılmıştır. Çalışma ile medyadaki oligopolistik yapı içerisinde haber aktörlerinin, siyasal söylem inşası kontekstine dayalı metaforları ve netameli semantik içerikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak siyasi aktörlere dayalı haberlerin inşasında, haber aktörleri siyasi aktörleri istediği kimlikte yansıtabilir, savını destekler mahiyette değer atfedilebilecek önemli bulgulara ulaşıldığı ve çalışmada ortaya konulan hipotezlerin birçoğunun desteklendiği belirlenmiştir.

Alan değişikliğiHaberlerReferandum+6
Elvan Toprak Sarıtaş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects