Television advertisements
73 theses under this subject heading
Küresel reklamcılıkta adaptasyon türlerı̇: Adaptasyon reklam uygulamalarına yönelı̇k etkı̇ araştırması
Literatürde adaptasyon reklamla ilgili yapılan çalışmalar, standardizasyon ve adaptasyon karşılaştırması üzerinedir. Adaptasyon reklamla ilgili herhangi bir sınıflandırma yapılmamış, dolayısıyla adaptasyon reklam sınıflarına yönelik bir tüketici etki araştırması gerçekleştirilmemiştir. Bu araştırma kapsamında önce adaptasyon reklam türlerini belirlemek, daha sonra adaptasyon reklam türlerine yönelik tüketici tutumunu ortaya çıkarmak hedeflenmiştir. Bu doğrultuda, araştırma karma bir yöntem ile iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada, reklam yaratıcıları ile yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilerek prodüksiyonel ve masaüstü olmak üzere iki adaptasyon reklam türü belirlenmiştir. İkinci aşamada ise, prodüksiyonel ve masaüstü adaptasyon reklamlar oluşturulmuş ve bir deneysel araştırma tasarlanmıştır. Deneysel araştırmada önce reklam katılımcılara gösterilmiş ve sonra katılımcılardan reklama yönelik tutum anketini cevaplamaları istenmiştir. Daha sonra anketi cevaplayan katılımcılarla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilerek, prodüksiyonel ve masaüstü adaptasyona yönelik tutumları ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre prodüksiyonel adaptasyon reklama yönelik tutumun, masaüstü adaptasyona yönelik tutumdan tüm değişkenlerde daha olumlu olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bir adaptasyon reklama yönelik tutumu, inandırıcılık, yaratıcı yapım uygulamaları öğeleri ve kültürel öğelerin etkilediği görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Adaptasyon reklam,Küreselleşme,Adaptasyon,Küresel reklam stratejileri,Küresel reklamcılık
Televizyon reklamlarının marka imajı yönünden tüketici üzerindeki rolü
Her geçen gün artan rekabet ortamında, firmaların potansiyel ve mevcut müşterilerinin zihinlerinde farklılaştırılmış kimlikleriyle, diğer bir ifadeyle markalarıyla yer almaları gerekmektedir. Bu nedenle firmalar, markaları için imaj oluşturarak veya mevcut imajlarını yenileme yolu ile tüketici gözünde kalıcı ve değerli kalmayı amaçlar.Bir markanın imajını etkileyen faktörlerin en önemlilerinden birisi de yapılan reklam çalışmalarıdır. Hedeflenen kitleyi etkilemek ve marka imajı oluşturmak için yapılan reklam kampanyalarında firmalar genellikle televizyonu tercih etmektedir.Bu çalışmada, televizyon reklamlarının, marka imajı yönünden tüketici üzerindeki rolü araştırılmıştır. Bu kapsamda çalışmanın ilk iki bölümünde, reklam, televizyon reklamı, marka, marka imajı kavramları açıklanmış, daha sonra Kütahya Porselen çatısı atında olan Kütahya Seramik için yapılan televizyon reklamlarının etkileri, bilinirlik ve marka algısı anketleri ile elde edilen veriler çerçevesinde analiz edilerek, yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Televizyon, Televizyon Reklamları, Marka, Marka İmajı
Hareketli grafik tekniği ile TV reklamı hazırlanması (Anadolu Üniversitesi ikinci üniversite reklam filmi uygulaması)
Günümüzde reklamın hayatımızdaki yeri oldukça fazladır. Reklamın nerede yayınlanacağı, reklamda verilmek istenen mesaj kadar önemlidir. Hatta reklamın yayınlanacağı mecra, reklamda verilecek mesajın ne olduğuna ve nasıl olması gerektiğine bile etki edebilir. Televizyon reklamlarında hareketli grafik uygulaması, televizyon reklamı yapım tekniklerinden önemi ve popülaritesi gün geçtikçe artan bir tekniktir. Bunda, hareketli grafik uygulaması ile yapılan reklamların prodüksiyon ve canlı çekim reklam filmlerine göre daha kısa zamanda yapılabilmesi, ağır ışık ve kamera sistemlerine gereksinimin az olması ve maliyetleri oldukça düşürebilmesinin etkisi büyüktür fakat belki de en önemli nedenlerinden biri insan zihninde anlatılmak istenen her konuyu ve mesajı, sınırlılıklar olmadan en üst düzeyde yaratıcılık ile normal hayatta görülemeyecek görsel efekt ve animasyonlarla izleyiciye sunabilmesidir.Bu çalışmada, hareketli grafik tasarımın tarihi ve gelişimi, reklamcılık sektöründeki önemi ve reklamcılık sektöründe neden tercih edildiğine değinilmiştir. Hareketli grafik tekniği ile reklam filmi yaparken hangi konulara dikkat edilmesi gerektiği örnekolay çalışması üzerinden anlatılmıştır. Bu çalışma araştırma modellerinden biri olan tarama modelinde örnek olay tarama modeliyle yapılmıştır. Örnek olay tarama modeli ile yapılan araştırmalarda genel taramalara oranla daha ayrıntılı ve gerçeğe yakın bilgiler elde edilir. Bu çalışmadaki örnekolayda hareketli grafik tekniği kullanılarak Anadolu Üniversitesi İkinci Üniversite televizyon reklamı yapılmıştır. Örnekolaydan yola çıkarak yapım aşamasındaki hareketli grafik tekniği ile reklam filmi yapma aşamaları, hangi programların kullanıldığı anlatılmış ve bu tekniği kullanmak isteyenlere kılavuz olması amaçlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Hareketli Grafik, reklam, grafik tasarım, video, televizyon reklamı, televizyon, film, animasyon.
Sosyal içerikli reklam kampanyaları (Demokrasi ve insan hakları eğitimi kamu spotu uygulaması)
Bir fikrin ya da ürünün pazarlanması ile kar elde etmeyi amaçlayan klasik reklam anlayışının aksine, sosyal içerikli reklam, toplumun ve bireylerin yararına olan davranış biçimini kişilere kazandırmayı ve bu sayede, hedef kitlede davranış veya tutum değişikliğini hedefler. Bu uygulama, kamu spotu uygulamalarıyla kitlelere ulaşıp, toplumun ilgisini çeker ve belirlenen konularda farkındalık oluşturur. Televizyon, görüntü ve ses unsurlarını birlikte kullanabilmesiyle, iletişimde etkin bir araç olduğu ve bu nedenle davranışları ve tutumları biçimlendirmede etkili olduğu bilinmektedir. Ayrıca eğitimciler ve araştırmacılar televizyonun, çocuğa gönderdiği çok sayıda uyarıcı ile algı dünyasını ve zihinsel gelişimini şekillendirdiğini de kabul etmektedirler. Her çocuğun kendini rahatlıkla ifade edebileceği fikir ve erdemleri geliştirmesi, demokratik toplumların birincil görevidir. Bunu sağlamada en etkili yöntem ise eğitimdir. Bu sayede kişilerde bilinçlenme artacak ve hayata adapte olmaları kolaylaşacaktır. Kişilik gelişiminde formal eğitim yanında, okul öncesi eğitim süreci de çok önemlidir. Bu yüzden okul öncesi dönemde çocuğun hayatında çokça yer tutan televizyonun, kamu yararı gözetilerek sosyal içerikli reklamlar ile zenginleştirilmesi bir avantaj olarak görülebilir. Bu gerekçeden hareketle bu çalışmada okul öncesi dönem çocukların demokrasi eğitimi konusunda bilinçlenmesi amacıyla sosyal içerikli reklamların önemi üzerinde durulmuş (kamu spotu) ve bir uygulama örneği hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Reklam, Sosyal İçerikli Reklam, Kamu Spotu, Demokrasi ve İnsan Hakları Eğitimi, Grafik Tasarım
Ünlü destekçi güvenilirliği, marka güvenilirliği ve kontrollü iletişimin, tüketici temelli marka değeri üzerine etkisi
Reklam, bir pazarlama iletişim biçimidir. Reklam tüketicileri yeni davranışlar yaratmaya veya sürdürmeye teşvik etmek ve ikna amaçlı kullanılır. Televizyon reklamcılığı, eğlenceden habere birçok ihtiyacın karşılanmasına aracılık etmektedir. Hem kulağa hem de göze hitap edebilen bu iletişim aracı, geçmişten bu güne kitleler üzerinde yadsınamayacak etkiye sahiptir. Ünlü kişiler toplum üzerinde oluşturdukları etkiyle takip edilen kişilerdir. Ünlü kişilerin ürün/marka reklamlarında kullanımı da yaygın bir pazarlama stratejisidir. Bu çalışmanın temel amacı, reklamlarda ünlü destekçi kullanım stratejisini açıklamak, marka üzerindeki etkilerini ve bunun akademik kaynaklara göre ne tür bir konumda olduğunu ortaya koymaktır. Çalışmada ünlü destekçi güvenilirliği, marka güvenilirliği ve kontrollü iletişimin, tüketici temelli marka değeri üzerinde etkisi incelenmiştir. Çalışma için anket yöntemi ile veri toplanmış verilerin analizinde regresyon yönetimi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, ünlü destekçi güvenilirliğinin, marka güvenilirliği üzerinde uzmanlık ve çekicilik boyutunun etkisinin olduğu, ünlü destekçi güvenilirliğinin marka değeri üzerinde sadece güvenilirlik boyutunun etkisinin olduğu, ünlü destekçinin kontrollü iletişim üzerinde çekicilik boyutunun etkisinin olmadığı, kontrollü iletişimin, marka güvenilirliği ve tüketici temelli marka değeri üzerinde olumlu etkisinin olduğu son olarak marka güvenilirliğinin tüketici temelli marka değeri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır.
Reklamlarda erkeklik imgesinin yeniden üretimi
Bu çalışmanın amacı, toplumsal cinsiyet rollerinin değişmesiyle birlikte televizyon reklamlarında erkek imgesinin yeniden inşasını araştırmak üzerine odaklanmıştır. Kültür endüstrisi ve tüketim kültürünü yaymada önemli bir araç olan reklamlar, erkek kimliğindeki değişikliklerinde en büyük yansıtıcı durumundadır. Reklamlar tarafından ele alınan toplumsal cinsiyet rollerinin bireyler tarafından içselleştirilip, gündelik hayata adapte edilmesi daha kolaydır. Özellikle en yaygın ve en etkileyici özelliğe sahip olan kitle iletişim araçlarından biri olan televizyon reklamları ile topluma hitap etmek daha tercih edilir bir yöntem durumundadır. Reklamlarda erkek imgesinin yeniden inşasını örneklendirebilmek amacıyla literatür taraması yapılarak, ele alınan çalışmanın inceleme bölümde söylem analizi ve göstergebilim tekniği kullanılmış, televizyon reklamları aracılığıyla erkek imgesinin yeniden inşası ayrıntılı olarak irdelenmiş, değişen ihtiyaç ve yaşam tarzları reklamlara yansıyan göstergelerle yorumlanmaya çalışılmıştır. Bu perspektifte, sosyal değişikliklerin erkek imge açısından reklamlara yansıyışı ve televizyon reklamlarında yeniden inşa edilen erkek imgesi analiz edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Reklam, Kültür Endüstrisi, Tüketim Kültürü, Toplumsal Cinsiyet Rolleri, Erkek İmge.
Çocuk reklamlarının göstergebilimsel analizi
Bu çalışmada çocukların yer aldığı veya çocuklarla ilgili göstergelerin bulunduğu televizyon reklâmlarının göstergebilimsel analizi yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde göstergebilim ve göstergebilimle ilgili kavramlara değinilmiş, bu bilim dalının tarihi ve bu bilim dalına katkıda bulunan şahsiyetlere yer verilmiştir. Ayrıca bu bölümde reklâm kavramı üzerinde durulmuş, reklâm-çocuk ilişkisi de ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise çocukluğun ve tüketimin yeniden üretim aracı olarak bazı çocuk reklâm filmlerinin detaylı analizi yapılmıştır. Reklamlarda yer alan ses, yazı, görüntü, renk, nesne, ışık, açı gibi öğeler birer gösterge olarak incelenmiş göstergebilimsel çerçevede gösteren ve gösterilen düzeylerde anlamları irdelenmiştir.
Satın almanın psikolojisi motivasyonel yönlendirme; Bilinçaltı teknikler
Satış ve pazarlama üzerine geliştirilen; ürünlerin/hizmetlerin fonksiyonel faydadan ziyade duygusal faydaya yönelik yöntemlerin, başında motivasyon temelli satış yöntemleri gelmektedir. Sonra daha uç bir keşif olan subliminal etki üzerine satış yöntemleri geliştirilmiştir. Tezimizin ele aldığı konu, iki yöntemin bir arada kullanılması ve daha kapsamlı kavramlara kapı aralaması üzerinedir. Motivasyon araştırması, insanları seçimlerini yaparken en çok nelerin motive ettiğini yani güdülediğini ortaya çıkarmaya çalışan bir araştırma türüdür. Bilinçdışı veya bilinçaltı zihne ulaşmak üzere tasarlanmış tekniklerden yararlanır. Çünkü tercihlere, kişinin farkında olmadığı, bilincinin altında yatan daha önceden oluşmuş tutumlara göre karar verirler. Aslında tüketici satın alma eylemi sırasında çoğu kez duygusal ve koşullanmış davranır; ürünle ilişkili olarak bilinçaltında yatan imaj ve tasarımlara bilinçsizce tepki gösterir. Motivasyonel Yönlendirme kavramı: Motivasyon temelli olmasına rağmen, daha kapsamlı bir kavramlar topluluğudur. İnsanları belli bir hedefe doğru içsel; güdü, dürtü, duygu, huy vb. fıtri özelliklerin kullanılarak dışsal; bilinçaltı mesaj, motive ediciler, özendiriciler, uyarıcılar vb. dış etmenlerle etkileyerek insanlara yön verme olayıdır. Satın almanın psikolojik süreci hakkında yaptığım, 50 den fazla kitap taraması onlarca makale ve internet yayınlarında, eksik yanlarının başında, satın alma sürecinin işleyişinin ele alınmamasını gözlemledim. Motivasyon ve bilinçaltı bir bütünlük arz etmektedir. Tezimizde bu iki kavram temel alınarak, kaynaktan başlayıp satın almayla son bulan "Satın alma süreç diyagramı" psikolojik satın alma yöntemleri ele alınmıştır. Anahtar Sözcükler: Bilinçaltı, Bilinçaltı Reklamcılık, Motivasyon, Motivasyonel Yönlendirme, Satın Alma
İnternetin ve internet reklamlarının tüketici satın alma karar sürecine etkisi Adıyaman'daki kamu çalışanı üzerinde elektronik eşya alanında bir uygulama
Tüketici davranışı, mal ve hizmetlerin tüketimi, kullanımı, değerlendirilmesi ve elde edinmesini kapsayan karar verme süreci ve fiziksel aktivite olarak tanımlanabilir. Bu tanım, sadece tüketici davranışında ilgi çeken mal ve hizmetleri değil aynı zamanda bu sürecin, malların elde edinmeden veya satın alınmadan çok daha önce başladığını açıkça ortaya koyar. İnternet endüstrisinin hızlı gelişmesiyle çoğu işletme, interneti ve internet reklamlarını, çevrimiçi (online) teknolojilerin avantajlarından yararlanmak için kendi reklam medya karmalarının bir parçası haline getirdi. Pazarlamacıların, internetin daha fazla esnekliğe sahip olduğunu ve reklam malzemeleri üzerinde denetim sağladığını keşfetmeleriyle internet, popüler bir reklam platformu haline geldi. Bu tez, tüketicilerin satın alma karar sürecinde internetin ve internet reklamlarının etkilerini ele almakta, işletmelerin ve pazarlamacıların tüketicinin zihninde var olan satın alma sürecini internet ve internet reklamlarıyla nasıl somut hale getirebileceğini elektronik eşya alanında uygulama yaparak ortaya koymakta ve bu şekilde pazarlamacılara ve tüketicilere bir takım kolaylıklar ve ipuçları vermektedir. Bu tezin amacı, internetin ve internet reklamlarının tüketicilerin satın alma karar sürecini nasıl ve ne şekilde etkilediği sorularına bilimsel bir araştırmayla cevap vermektir. Anahtar Kelimeler: Tüketici, tüketici davranışı, müşteri, satın alım, satın alma, satın alma karar süreci, reklam, internet, internet reklamı, elektronik eşya (mal/ürün).
Cinsel çekicilik unsuru içeren reklamlar: Göçmen kadın TV izleyicilerine yönelik tutum değerlendirmesi
Günümüz teknoloji toplumunun en önemli unsurlarından biri şüphesiz reklamlardır. Tüketiciler gün içerisinde yüzlerce defa reklamlara maruz kalmaktadırlar ve hangi reklamların daha iyi algılanacağı ve hatırlanacağı o reklamın başarısını doğrudan etkilemektedir. Nasıl ki reklam verenler kendi ürünlerini satmak için rekabet ediyorlarsa, reklamlar da daha etkin olabilmek için kendi içlerinde rekabet etmektedirler. Cinsellik, reklam etkinliğini arttırmak amacı ile sıklıkla kullanılan bir tekniktir. Bu tekniğin en sık kullanılan şekli ise kadın bedeninin cinsel çekicilik unsuru olarak sergilenmesidir. İnsan doğası gereği cinsellik odaklı bir varlıktır fakat toplumsal kurallar cinselliğin bastırılmasına yol açmaktadır. Her ne kadar bastırılmaya çalışılsa da cinsellik daima dikkat çekici olmaktadır. Bunun farkında olan reklamcılar ise cinselliği reklamlarında kullanmaktadırlar. Kadın bedeninin cinsel çekicilik unsuru olarak sergilenmesi, birçok tartışma sebep olmuş olmasına karşın halen sıklıkla kullanılmaktadır. Bu da göstermektedir ki her ne kadar aksi görüşler olsa da cinsellik reklam etkinliğini arttırmaktadır. Bu çalışmada da ülkemizde Gaziantep ilinde ikamet eden Suriyeli göçmen kadın televizyon izleyicilerinin cinsel içerikli reklamlara, bu reklamlarda sunulan markalara ve reklamlarda rol alan kişilere karşı tutumları incelenmiştir. Çalışma sonucunda, literatürde sunulan diğer çalışmaların paralelinde olarak, kadın mültecilerin cinsel içerikli reklamlara olumsuz tutumlarının olduğu fakat sunulan markaya karşı tutumlarının genellikle nötr (yansız) olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların cinsel çekicilik içermeyen reklam izleyenlerin tutumlarının cinsel çekicilik içeren reklamları izleyenlere göre, daha olumlu tutumlara neden olduğu saptanmıştır. Çalışmanın ilgili literatür bağlamında ele alınışı ve örneklem evreni açısından özgün olması nedeniyle, araştırmacılara rehberlik edeceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Reklam, tüketici davranışları, cinsel çekicilik, göçmenler, göçmen kadın TV izleyicileri
Televizyon yayıncılığında gizli reklâm ve doğurduğu sonuçlar
Bedelli bir tanıtım faaliyeti olan reklâm; yayıncı, reklâm veren ve reklâmcı arasındaki ekonomik temelli ilişkisi nedeniyle gelişim göstermiş ve bugün bir sektör haline gelmiştir. Reklâm sektörünün ekonominin gelişimine olan etkileri, beraberinde reklâmcıyı ve reklâm vereni, hedef kitleye daha etkili reklâm sunabilmenin yollarını araştırmaya ve uygulamaya yönlendirmiştir. Televizyonun diğer kitle iletişim araçlarına göre kolay ulaşılabilir olması, görsel-işitsel özelliğinden dolayı izleyiciler üzerinde daha etkili olması ve nihayetinde ikna kabiliyetinin olması, televizyon yayınlarını reklâm sektörü için en çok tercih edilen ve kullanılan reklâm mecrası haline getirmiştir. Reklâm uygulamalarının daha hızlı ve etkin olabilmesi için yürütülen alternatif yöntem arayışlarının sonucunda, gizli reklâmlar ortaya çıkmıştır. Medya hizmet sağlayıcıları ve reklâm verenler temelde daha çok kâr elde edebilmek için, programlarında ürün, hizmet veya herhangi bir fikrin gizli reklâmını yapabilmektedirler. Gizli reklâmın hukukî, ekonomik ve sosyo-kültürel boyutta sakıncaları vardır. Ancak, ekonomik sakıncaların doğurduğu sonuçlar ayrı bir önem taşımaktadır. Zira, gizli reklâmı yapan yayıncı kuruluş RTÜK?e reklâm gelir payı ödemekten kurtularak vergi kaçırmakta, gizli reklâmı yapılan ürün veya hizmeti üreten firma ile yayın kuruluşu veya programdan sorumlu kişiler arasında gizli çıkar ilişkileri doğurabilmektedir. Gizli reklâm, izleyicinin reklâmın başladığını veya yapıldığını fark edememesi, ürün, hizmet ve fikrin ima edilmesi, bilgide aşırıya kaçılması ve reklâm içeriğinin temel yayın ilkelerine uygun olmaması unsurlarından oluşmaktadır. Gizli reklâm yöntemleri kullanılarak izleyiciler, ürün veya hizmeti almaya veya kullanmaya ikna edilmeye çalışılmaktadır. Böylece, izleyicide davranış değişikliğinin oluşturulması veya istenilen fikirlerin kabul görmesi amaçlanmaktadır. Gizli reklâm hukuka aykırıdır. Diğer bir deyişle; kanunlara karşı ve yasa dışıdır. Gizli reklâmlardan izleyicilerin korunması için, reklâmlar etkin bir şekilde denetlenmelidir. Gizli reklâmlar konusunda Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ve Reklâm Kurulu idarî denetimi sağlamaktadır. Ancak idarî denetim kurullarının teşkilat yapıları ve ilgili mevzuatları yetersiz kaldığı için, gizli reklâmların takibi, tespiti, değerlendirilmesi ve önlenmesinde sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu sebeple; mevzuatta ve idarî kuruluşların teşkilat yapılarında yeniden düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Gizli reklâmların önlenmesi için, izleyici bilinçlendirilmeli, konuyla ilgili toplumsal farkındalık oluşturacak faaliyetler yürütülmeli, medya hizmet sağlayıcıları azamî gayreti göstermelidir. Anahtar Sözcükler 1. Reklâm 2. Gizli Reklâm 3. Örtülü Reklâm 4. Gizli Reklâmların Etkileri 5. Gizli Reklâmların Önlenmesi
TV reklamlarının tüketici satın alma davranışı ve algısına etkisi : Libyalı tüketiciler üzerinde bir araştırma
Reklam, bugün müşterileri ürün ve hizmet satın almaya ikna etmede önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca, reklam giderleri, şirketlerin çoğundaki diğer faaliyetler ile karşılaştırıldığında dikkate şayandır. Pazarlama çalışmaları, genel bir izleyici kitlesini bombalayan kitlesel reklamlara dayanan geleneksel reklam stratejilerinin çok etkili olmadığını ve bazı durumlarda karşı üretken olma riskini taşıdığını göstermiştir. Bunun yanı sıra, pazarlamacılar ve reklam şirketleri her zaman daha etkili, daha yeni iletişim araçları ve reklam etkinliğini değerlendirme yöntemlerini ararlar. Bu çalışma;hızlı hareket eden/satın alınan tüketim mallarını (HHTM) referans alarak,TV reklamcılığının tüketici satın alma davranışı ve tüketici algısına etkisini, bu değişkenler arasındaki ilişkiyi,anlamayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında, kesitsel veri içeren 5 puanlık Likert ölçeği kullanıldı, 500 anket formu Trablusgarp - Libya'da dağıtıldı ve 360 katılımcı SPSS 23.0 programı yardımı ile analiz edildi. Veriler, tanımlayıcı istatistik, korelasyon analizi ve regresyon analizi gibi farklı istatistiksel teknikler kullanılarak analiz edildi. Tüketici satın alma davranışı, tüketici algısı ve Libya tüketicisi üzerindeki TV reklamının etkisi arasındaki ilişkilerin belirlenmesine yönelik olarak öncelikle literatür taraması yapıldı. Çalışma sonucunda elde edilen veriler, reklamların tüketicilerin satın alma davranışları ve seçimleri üzerinde önemli bir etkisi olduğunu göstermiştir.
Göstergebilim bağlamında reklamlarda bedenin tüketim nesnesi olarak metalaştırılması
Reklamlar, çeşitli mitler/söylenler ile bireyleri tüketime yönelten önemli bir enformasyon kaynağıdır. Beden de insanları, hazsal ve sembolik tüketim kalıplarına yönelten reklam öğelerinden biridir. Bu çalışmanın amacı reklamların, insanların duygusal yönlerine hitap eden yananlam içerikleriyle, bedeni metalaştıran söylenleri kullanarak farklı tüketim kalıplarını desteklediğini göstermektir. Reklamların bedeni metalaştıran söylenlerle tüketimi nasıl desteklediği, Roland Barthes'ın göstergebilimsel çözümleme yöntemi kullanılarak düzanlam, yananlam ve mit kavramları çerçevesinde, amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen reklam örnekleri üzerinden incelenmiştir. Çalışma, reklamların sunduğu tek tip idealleştirilmiş beden algısını ve insanların duygusal yönlerine hitap eden söylenler ile bedenin tüketim nesnesi olarak metalaştığını göstermesi açısından önem arz etmektedir. Ekim 2019 ve Mart 2020 tarihleriyle sınırlanan zaman dilimlerinde, televizyonda yayınlanan giyim, gıda ve kozmetik sektörlerine ait dörder, toplamda on iki reklam göstergebilimsel çözümleme yöntemiyle incelenmiştir. Giyim sektöründen; LC Waikiki, Mavi, Mizalle, Penti; gıda sektöründen Activia, Biscolata, Eti Karam Gurme, Falım; kozmetik sektöründen Avon Glimmerstick, Axe Dark Temptation, Head&Shoulders, L'oreal Paris reklamlarının, dilsel ve görsel göstergeleri çözümlenerek ideal beden algısına dair söylenleri belirlenmiştir. Kadınların dişilik, güzellik, fiziksel çekicilik; erkeklerin yakışıklı, güçlü, kaslı, modern söylenleriyle, kadın ve erkeğin toplumsal cinsiyet rollerine aykırı veya söz konusu roller dâhilinde temsil edilmeleriyle zorunlu, gösterişçi, sembolik ve hazsal tüketimin desteklendiği tespit edilmiştir.
Türkiye'de çocuk kanalları ve reklam ilişkisi: Çocuk kanallarında reklamların yapılanışı
Tüketim kültürünün yerleşmesi ve yaygınlaşmasında kitle iletişim araçları önemli bir rol oynamıştır. Özellikle televizyon yayıncılığının gelişmesi ve yaygınlaşması ile reklam endüstrisinin artan ilişkisi bu konuda ön plana çıkan temel gelişmeler olmuştur. Televizyonun görsel ve işitsel niteliği izleyiciyle kurulan etkileşimin niteliğini dönüştürmede temel bir rol oynamıştır. Bu kapsamda reklam sektörünün yeniden yapılanmasında ve reklam içeriklerinin izleyiciye ulaştırılma biçiminde de temel dönüşümleri beraberinde getirmiştir. Reklamların ticari medya yapılanması içerisindeki medya kuruluşlarının en büyük gelir kaynağı olması ise reklam ve televizyon ilişkisini hemen her dönem belirginleştiren ve bir yandan da tartışmalı kılan en temel unsurlardan olmuştur. Bu çalışmanın temel çıkış noktasını da televizyon yayıncılığı ve reklam endüstrisi arasındaki ilişki oluşturmaktadır. Özellikle 1990'lı yıllarla birlikte Türkiye'de özel televizyon kanallarının kurulmasıyla belirginleşen televizyon ve reklam ilişkisi günümüzde de incelenmesi gereken temel konulardan birini oluşturmaktadır. Kamu hizmeti yayıncılığı ile ticari yayıncılık gibi temel iki yayıncılık modeli arasında ve yayıncılığının piyasa ilişkileri bağlamında hakim bir yapılanma biçimine yönelmesi temelinde şekillenen reklam tartışmaları günümüzde de varlığını sürdürmektedir. Yeni medya teknolojileri bağlamında geleneksel televizyon yayıncılığı biçiminin dönüşüm geçirdiği ve yeni içerik dağıtım mecralarının ön plana çıktığı bu ortamda televizyon ve reklam ilişkisi daha karmaşık ve çok boyutlu bir yapıya bürünmektedir. Bu genel çerçeveden hareketle, bu araştırmada televizyon ve reklam ilişkisi özellikle reklam konusunun çok daha tartışmalı olduğu çocuk kanalları üzerinden incelenmektedir. Televizyon yayıncılığının dönüşümü bağlamında tematik yayın yapan kanalların ortaya çıkması çocuk kanallarının kurulması ve yaygınlaşmasını da beraberinde getirmiştir. Bu durum, endüstriyel yapılanma ve piyasa ilişkileri içerisinde şekillenen televizyon yayıncılığının genel mantığını çocuk kanalları üzerinden analiz etme imkanı vermesi açısından önem taşımaktadır. Televizyon kanalarının reklamla finanse edilme gerekliliği çocuk kanalları açısından da reklam endüstrisiyle yoğun bir etkileşimi beraberinde getirmektedir. Bu kapsamda, bu çalışmada çocuk kanalları yayın akışında yer alan reklamlar üzerinden televizyon yayıncılığı ve reklam ilişkisi analiz edilmiştir. Çocuk kanalları içinde reyting oranlarına bağlı olarak Cartoon Network, Disney Channel ve Minika Go çocuk kanallarının 12 saatlik yayın akışında ki reklamları ayrı ayrı ele alınarak incelenmiştir. Bu kanallardaki reklamların yapılanış mantığı çerçevesinde belirlenen kategorilere göre reklamlar içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Elde edilen bulguların neticesinde çocuk kanallarındaki reklamların sunduğu rol modellerin çocuklara uygun olmadığı, reklamların sık ve uzun süreli yayınlandığı gözlemlenmiştir. Reklamların nitelikleri bakımından çocuk kanallarında yayınlanan reklamların yapılanış mantığı genel itibariyle çocukları tüketime yönlendirdiği tespit edilmiştir. Bu çerçevede, televizyon yayıncılığının hakim piyasa mantığının ve eğlence anlayışının çocuk kanallarında da ön plana çıktığı sonucuna ulaşılmıştır.
Reklam etiği: Türkiye örneğinde televizyon reklamları
Günümüzde gelişmiş teknoloji sayesinde kendini daha da geliştiren reklamcılık, artan rekabet ortamında ayakta kalabilme mücadelesi veren işletmelerin, firmaların vazgeçilmez bir aracı haline gelmiştir. Bu rekabet ortamında ürünlerin, hizmetlerin daha fazla tüketiciye ulaşması noktasında pek çok reklamda etik ilkeler ihlal edilmiştir.Bu çalışmada, etik kavramı bağlamında reklam etiği ve televizyon reklamlarındaki etik dışı unsurlar açıklanmaya çalışılmış ve televizyon reklamlarında karşılaşılan etiğe aykırı durumlar tartışılmıştır. Ayrıca Türkiye örneğinde reklamların değerlendirildiği çalışmada, reklamlarda hangi etik öğelerin önemli olduğu ve bu öğelerin reklamlarda nasıl yer aldığı ortaya konulmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda bazı önerilerde bulunarak, televizyon reklamlarında karşılaşılan etik sorunların azaltması amaçlanmıştır.Bu çalışmada Medya Takip Merkezi'nden alınan veriler doğrultusunda 1 Ocak 2010-31 Aralık 2010 zaman aralığında 12 ay süreyle televizyonda yayınlanan reklamlar içinden yirmi reklam göstergebilim çözümleme yöntemi ile analiz edilmiş ve analiz sonucunda reklamlarda kadın ve çocuklarının kullanımının yaygın olduğu, haz, tutku, gibi unsurlar ile korku teması işlenerek insanların tüketime teşvik edildiği ve tüketicilerin aldatıldığı ve/veya yanıltıldığı gibi etik dışı unsurların kullanımı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler1. Etik,2. Reklam,3. Televizyon Reklamları,4. Reklam Etiği,5. Göstergebilim.
Televizyonda yer alan gıda reklamlarının hedonik güdüleme bağlamında incelenmesi
Modern dönemde reklâmlar daha çok ürün hakkında bilgilendirme amacı taşımakta, ürünün özellikleri, fiyatı ve nereden temin edileceği ile ilgili bilgiler vermekteyken, postmodern dönemde reklâmların daha çok bireylerin duygularına seslendiği görülmektedir. Bu durumun en önemli nedenlerinden biri, bu iki dönemde"tüketim"e yüklenen anlamların birbirinden farklı olmasıdır. Postmodern dönemde tüketim toplumu ile birlikte bireyler hedonizme yönlendirilmektedir. Bu yönlendirmede en etkin rol alan araçlardan biri medyadır. Medyada üretilen içeriklerle tüketim olgusuyla birlikte hedonizmi topluma aşılanmaktadır. Bunun en belirgin örnekleri tüketimi arttırmayı sağlayan reklâmlarda görülür. Reklâmlar, ağırlıklı olarak hedef kitlelerine tüketerek mutlu olabileceklerini öğütler. Bu çalışmada 2017 -2018 yılında televizyonda yer alan gıda reklâmlarının içerdiği hedonik iletiler incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Hedonizm, İhtiyaç, Televizyon, Gıda
Reklamlarda kadın temsili: Türkiye ve Suudi Arabistan'da yayınlanan televizyon reklamları üzerinden karşılaştırmalı bir analiz
Bu çalışmanın amacı reklamlarda ve diğer medya metinlerinde kadınların temsilinin karşılaştırmalı olarak analiz edilmesidir. Çalışmada özellikle reklam içeriklerinde, kadınların toplumsal olarak nasıl temsil edildiği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Reklam içeriğinin oluşturulmasında toplumun kültürel yapısı ile paralellikler olduğu bilinmektedir. Bu durum diğer medya metinleri açısından da geçerlidir. Yani reklam ve diğer medya metinleri bir kültürel yeniden üretim aracı olarak faaliyet göstermektedir ve kadınların temsili de bu anlamda önemli bir örnektir. Bu sebeple çalışmada iki farklı tarhisel geçmişe sahip olan Türkiye ve Suudi Arabistan televizyon reklamları ve diğer televizyon metinlerinde, kadınların toplumsal olarak konumlandırılması konusu göstergebilimsel yöntem aracılığıyla analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda farklı tarihsel ve kültürel koşullara paralel olarak, iki ülke arasında reklamlarda ve diğer televizyon metinlerinde kadınların temsili bakımından önemli farklılıklar bulunduğu ortaya konulmuştur.
Son yıllarda yayınlanan televizyon reklamlarındaki dilin göstergebilim açısından incelenmesi
Reklam, tüketicinin ilgisini çekmek ve ihtiyaçlarını karşılamasında seçim yaparak ikna olmasını sağlamak için tanıtımı yapılan ürünle ilgili yaratıcılık faaliyetlerinden oluşur. Yeryüzünün muhtelif yerlerinde XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren televizyona hâkim olan reklam; çeşitli işaretler, sesler, mimikler, jestler, hareketli resimler, albenili görüntüler, karmaşık ya da eğlenceli söz dizimleri, sanatlı sözcük oyunları vb. yollarla üreticilerin sihirli değneği haline gelmiştir. Televizyon reklamlarının oluşumunda bilim ve estetikten yararlanılırken, reklamın kendisi ticari bir ereğe sahip olduğu için kimileri tarafından aldatmaca, kimileri tarafından ise birer sanat eseri varsayılır. Bu denli tartışmaları bünyesinde barındıran reklamlar, disiplinler arası niteliğe sahip göstergebilim aracılığıyla incelenmiş; ayrıca reklamların taşıdıkları farklı gizlerin bu çalışma vasıtasıyla okuyucu / izleyen tarafından anlamlandırılması amaçlanmıştır.Anahtar Kelimeler:Gösterge, Göstergebilim, Göstergebilim Kuramları, Dilbilim,Reklam, İletişim, Kristal Elma Ödülleri, Televizyon Reklamları
Televizyon dizilerinde ürün yerleştirme perspektifinden görsel okuryazarlık becerileri: Elazığ örneği
Günümüzde kitle iletişim araçlarından televizyon, tüketiciye ulaşma noktasında etkin olarak kullanılmaktadır. Televizyondan, tüketiciye ulaşmada en etkili yol dizilerdeki ürün yerleştirme reklamlarıdır. İletişim araçlarının ve markaların çoğalmasıyla birlikte tüketiciler yoğun bir mesaj trafiğine maruz kalmaktadır. Doğal olarak tüketiciler bu durumdan kaçmaya çalışmaktadır. Buna bağlı olarak reklamcılar, mesajlara duyarsız kalan tüketicinin dikkatini çekebilmek amacıyla mesajlarını sürekli ve etkili bir şekilde iletebilecekleri farklı iletişim stratejileri bulmaya yönelmişlerdir. Dolayısıyla televizyon dizilerinde ürün yerleştirme uygulamasını başlatarak ürünü fark ettirmeden öne çıkarmaktadırlar.Bu çalışma televizyon reklamcılığında yeni bir dönemi başlatan dizilere ürün yerleştirme uygulamaları ve bu noktada tüketicilerin farkındalık duygusunu geliştirmesi açısından görsel okuryazarlık becerilerini ortaya koymayı amaçlamıştır. Çalışmanın birinci ve ikinci bölümünde televizyon ve reklamın tarihsel gelişimine yönelik teorik bilgilere yer verilirken, üçüncü bölümde görsel okuryazarlık kavramının araştırılması ve popüler dokuz dizinin izlenerek ürün yerleştirme oranlarının belirlenmesi yolu izlenmiştir. Son bölümde ise yapılan alan araştırmasıyla veriler tablolaştırılmış ve alan araştırmasının sonuçları ortaya konulmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Televizyon, Diziler, Reklam, Ürün Yerleştirme, Görsel Okuryazarlık
Ürün yerleştirme uygulamalarının tüketici tercihlerindeki rolünün araştırılması: Elazığ ili örneği
Günümüzde her ne kadar televizyon reklamları izlense ve dikkat çekse de insanlara belli bir süreden sonra reklamın uzun sürmesi nedeniyle reklamlar sıkıcı gelmektedir. Televizyon reklamlarını izlemeyen, her türlü açık reklam sunumunu reddeden tüketiciler beklenmedik bir anda beklemedikleri bir yerde veya mecrada reklam yapan bir uygulama olan ürün yerleştirme yöntemi ile karşılaşabilmektedir. Bu da ister istemez tüketiciyi etkilemekte, tüketicinin hafızasında bu yöntemle gösterilen markalar yer edinebilmektedir. Reklam sektörüne yeni bir soluk getiren ?ürün yerleştirme? kavramı, izleyicinin ürünü, markayı satın alma eğilimini artırmaya yönelik bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır.Bu çalışmada değişik rekabet ortamlarından en önemlilerinden biri olan televizyon dünyasında amaçlı, planlı, örtülü bir şekilde tüketiciye ulaşmanın yaratıcı yolu olarak karşımıza çıkan ürün yerleştirme yöntemi, uygulanma şekilleri, çeşitleri, bu yöntemle tüketim konusunda, tüketici üzerinde ne kadar etkili olduğu, tüketim davranışları gibi konularına değinilmiştir. Ürün yerleştirme uygulamasının sinema filmleri, televizyon programları, televizyon dizileri gibi yapımlara nasıl dâhil edildiği, nasıl kullanıldığı ve ürün yerleştirme uygulamalarının tüketici tercihlerindeki rolü de incelenmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Ürün Yerleştirme, Tüketim, Reklam, Moda, Fiyat Algısı, Kalite Algısı
Televizyon reklamlarında ünlü kullanımı ve y kuşağı tüketicilerinin satın alma niyetlerine etkisi: Mavi jeans örneği
Geleneksel medya araçlarından biri olan televizyon, şirketlerin çoğunluğunun kullandığı iyi bir reklam aracıdır. Televizyon reklamlarında öne çıkan uygulamalardan biri de ünlü kullanımıdır. Firmalar, tüketicilerin satın alma davranışlarını kendi lehlerinde arttırmak için sürekli çaba sarf etmektedirler. Televizyon reklamlarında kullanılan ünlünün güvenilirliği, çekiciliği ve uzmanlığı da tüketicilerin satın alma eğilimlerinde rol oynayabilmektedir. Bu çalışmada televizyon reklamlarında yer alan ünlülerin güvenilirliğinin, uzmanlığının ve çekiciliğinin bireylerin davranışsal niyetleri üzerindeki etkisini (marka bağlılığı ve ağızdan ağıza pazarlama) belirlemek amaçlanmıştır. Mavi Jeans (2015) televizyon reklamlarında yer alan bir kadın bir erkek olmak üzere iki ünlü için lise ve üniversite öğrencilerinin görüşleri değerlendirilmiştir. Veriler, Mersin ilinde bulunan bir vakıf üniversitesinde ve bir özel lisede okuyan öğrencilerden elde edilmiştir. 332 geçerli anket formundan elde edilen verileri tanımlayıcı istatistiki analizler, güvenilirlik analizi, keşfedici ve doğrulayıcı faktör analizi ile yapısal eşitlik modeli aracılığıyla analiz edilmiştir. Sonuçlar incelendiğinde katılımcıların % 59'u kadın, % 58'i lise öğrencisi ve % 60'ı için televizyon en etkili mecra olarak belirtilmiştir. Öğrencilerin % 56'sı televizyon reklamlarında kullanılan film aktris/aktörlerinin kişisel ürün satın alımlarında etkili olduğunu ifade etmiştir. İki ünlü içinde kaynağın güvenilirliği ölçeği yapısal eşitlik modeli aracılığıyla test edilmiş ve belirlenen boyutlar kabul edilmiştir. Her bir boyutun tüketicilerin davranışsal niyetine etkisi incelenmiş ve reklamlarda kullanılan ünlülerin güvenilirliğinin marka bağlılığına ve ağızdan ağza pazarlamaya etkisinin olduğu ortaya çıkmıştır.
Televizyon reklamlarında etik ve marka sadakati ilişkisi üzerine bir araştırma: Ankara ili örneği
Bu araştırmanın genel amacı, reklam etiği kavramı ile televizyon reklamlarındaki etik unsurları açıklamak ve televizyon reklamlarındaki etiğe aykırı uygulamalar ile tüketicilerin bir markaya duydukları sadakat düzeyi arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bunun yanında, araştırma kapsamındaki unsurlar dışında kalan tüketicilerin etiğe aykırı buldukları diğer unsurları belirlemek ve tüketicilerin mevcut marka sadakati tutumlarını en çok hangi etik unsurların etkilediğini ölçmek de araştırmanın alt amaçlarını oluşturmaktadır.Araştırma kapsamına Ankara ilçelerinde yaşayan 15-60 arası tüketici grubu dahil edilmiştir. Örnek çapını belirlemek amacıyla yapılan hesaplamalara göre, %99 güven düzeyi ve ±%3 hata payı ile örnek büyüklüğünün 1836'dan küçük olmaması gerektiğinden dolayı örnek çapı 2000 kişi olarak belirlenmiş, yapılan anketlerden 1895 tanesi değerlendirmeye alınmıştır. Araştırma için gerekli verilerin elde edilmesini sağlamak amacıyla, anket yoluyla veri toplama yöntemine başvurulmuştur. Tezin uygulama kısmı için Hayman, Tansey ve Clark'ın (1994) araştırmaları örnek olarak alınmış, bu doğrultuda, araştırmanın bağımsız değişkenlerini oluşturacak ve anket sorularında kullanılacak reklam etiği unsurlarını belirlemek amacıyla ön anket çalışması yapılmış, tüketiciler tarafından belirlenen beş reklam etiği unsuru araştırmaya dahil edilmiştir.Yapılan bu araştırma ve araştırmada test edilen hipotezler sonucunda etik kavramının tüketiciler için ne denli önemli olduğu ve reklamlarda kullanılan etiğe aykırı unsurların tüketicilerin marka sadakatini olumsuz etkilediği sonucuna varılmıştır. Buna ek olarak, reklamda etik unsuruna verilen önem, etiğe aykırı bulunan unsurların önem derecesi ve reklamlarda etik kurallara uyulduğunu düşünme gibi değişkenlerin demografik faktörlere göre farklılıkları üzerinde anlamlı sonuçlar elde edilmiştir.
Reklam Kurulunun "Çocuklara Yönelik Reklamlar'' başlıklı maddesine aykırılıktan ceza almış reklamların tüketicide yarattığı etik algısı üzerine bir araştırma
Pazarlama etiği ve Reklam etiği konuları pazarlama dünyasının son zamanlarda üzerinde durduğu önemli konulardandır. Reklamlar ve özellikle Televizyon reklamları taşıdığı iletişim amacı doğrultusunda izleyenlere (hedef kitlesine) bir takım mesajlar aktarmaktadırlar. Bu bağlamda reklamlarla çocuklara da birtakım mesajlar aktarılmakta ve belli bazı davranış modelleri, roller ve değerler iletilmektedir. Bunları; Kültürel değerler, Tüketim kalıpları, Cinsiyet rolleri, Alternatif yaşam biçimleri, Aile içi ilişkiler ve Rol Dağılımları şeklinde sıralayabiliriz. Verilmek istenen bu mesajlar etik ve yasa dışı boyutlara ulaşınca çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimlerini olumsuz etkilemekte ve yine çocukları ebeveynlerini zorlayıcı davranışlara yöneltmeye teşvik ettiği gözlemlenmektedir. Bu sebeple devletler tüketicilerin ve özellikle çocukların reklamlar karşısında korunmasını sağlayıcı kanunlar geliştirmişlerdir. Türkiye açısından bakıldığında reklamlar, RTÜK ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığına Bağlı Reklam Kurulu tarafından Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğünün Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğine göre denetlenmekte ve gerekli yaptırımlar uygulanmaktadır. Bu yönetmelikte başta tüketicileri yanıltıcı, haksız rekabet yaratan, toplumun temel ahlak ve değerlerine zarar veren reklamlar ile çocukların gelişimini olumsuz yönde etkileyebilecek reklamlar detaylı bir şekilde incelenmektedir. Bu yönetmeliğin 24. Maddesi ''Çocuklara Yönelik Reklamlar'' başlığında detaylandırılmış ve çocuklar reklamların olası olumsuz etkilerine karşı korunmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada ''Çocuklara Yönelik Reklamlar'' konusunda Reklam Kurulu tarafından ceza verilmiş reklamlar detaylı bir şekilde incelenmiştir. Sonrasında Reklam Kurulu farkındalığı ile ceza alan reklamların tüketiciler nezninde nasıl algılandığını anlamak ve sosyo-demografikler ile algılamalar arasındaki bağlantıyı anlayabilmek için nitel araştırma yöntemlerinden fokus (odak) grup çalışması ile bir araştırma yapılmıştır. Sonuç olarak reklam etiğinin nasıl sağlanacağı, nasıl daha iyileştirilebileceği, Reklam Kurulunun farkındalığının nasıl arttırılacağı ve çocuğa yönelik reklamların önlenmesi, azaltılması için tüm paydaşların neler yapması gerektiği detaylı bir şekilde anlatılmış, çözüm önerileri getirilerek etik ve yasa dışı reklamcılığın önlenmesine katkıda bulunulmaya çalışılmıştır.
Pazarlama etiği çerçevesinde informal eğitim aracı olarak reklamlar ve televizyon reklamlarının tüketici davranışları üzerindeki etkileri
Bu çalışma, pazarlama karması elemanlarından 'tutundurma'nın bir alt dalı olan reklamlara, daha özelde de televizyon reklamlarına odaklanmıştır. Televizyon reklamlarının pazarlama etiği çerçevesinde incelenmesi bir gerekliliktir. Çalışmanın amacı; Türkiye'deki televizyon reklamlarının tüketiciler üzerinde bırakmış olduğu etkilerin tespit edilmesi, tüketicilerin televizyon reklamlarından beklentilerinin tespit edilmesi, televizyon reklamlarının pazarlama etiğine uygun olup olmadığının ortaya konması ve pazarlama etiğine önem vermeden hazırlanan reklamların tüketiciler üzerinde olumsuz etkiler bırakıp bırakmadığının belirlenmesidir. Konuyla ilgili olarak bu çalışmada öncelikle literatür taraması yapılarak gerekli kaynaklar incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde anket yöntemi kullanılarak bir alan araştırması yapılmıştır. Anketin sonuçlan tablolara dönüştürülerek ilgili hesaplamalar yardımıyla gerekli değerlendirmeler yapılmıştır. Yapılan araştırmada elde edilen bulgulara dayanarak Türkiye'deki televizyon reklamlarının tüketiciler üzerinde olumlu ve olumsuz bir takım etkiler bıraktığı, tüketicilerin televizyon reklamlarından öncelikle eğitici ve doğru bilgiler içermesini beklediği, Türkiye'deki televizyon reklamlarının genel olarak pazarlama etiğine uygun olmadığı ve pazarlama etiğine önem vermeden hazırlanan reklamların tüketiciler üzerinde olumsuz etkiler bıraktığı sonuçlarına varılmıştır.